Hayata atılamama – Puer Aeternus – Yetişkin olmanın çok zor görünmesi

Bu konuda Dr.K’nın yaptığı detaylı yayını Patreon’a koydum: Puer aeternus – Ebedi oğlan çocuğu

Önemli noktalar

  • The Puer Aeternus (ebedi çocuk), büyüyemeyen, yetişkin olamayan genç erkek veya kadınları tanımlayan, modern Amerikan literatüründe Peter Pan sendromu denilen problemin ismi.
  • Beyin, kolay dopamin uyarımları tarafından tetikleniyor ve bu da kişinin zevki erteleme ve çok çalışma ihtimalini azaltıyor.
  • Bebek patlaması (baby boomer) neslinin çocuk yetiştirme şekli geri tepiyor: çocuklarımıza, hoşlarına gidecek işler söyledik ama bunu yapabilmek çok zor olabilir.

Çoğunuzun bildiği gibi Carl Jung, yirminci yüzyılın başlarında Sigmund Freud’un kanatları altında çalışan ama daha sonra çeşitli nedenlerle ondan koparak, Jungcu psikoloji adı verilen kendi psikoloji ekolünü yaratan bir psikologdu.

Jung, kişilik gelişimi ve arketip denilen, evrensel gibi görünen, mitolojik ve psikolojik yapılarla ilgileniyordu. İçe dönük – dışa dönük terimlerini Jung popüler hale getirdi. Gölge, Jung’un ortaya attığı ve daha önce duymuş olabileceğiniz terimlerden birisi.

Puer Aeternus ise, yetişkin olamayan kadın ya da erkek demek. Modern Amerikan literatüründe, Peter Pan sendromu dediğimiz şey, bu arketipin bir şekli. Puer Aeternus yani ebedi çocuk, yetişkin yaşamının gereklerini anlar ama bunlar onun için çok fazladır. Puer Aeternus sadece ebedi gençlik ile alakalı değil. Aynı zamanda kapana kısılma korkusu ile, her anlamlı yetişkin hayatında bulunan kuralların ve sorumlulukların korkusu ile alakalı.

Gelişim sürecine tüm insanlık katılır. Örneğin, anaokuluna başladığınızda, anaokulu sınıfına gitmek için servis otobüsüne binmeye başlarsınız. O yaşlarda anne ve babanıza çok bağlı olsanız bile, o sınıfa gitmenin bir yolunu bulmanız gerekir. Belki sınıfa gitmemek için ağlar ve annenize yapışırsınız ama zamanla kendinizi ana sınıfında veya ilk okulda bulursunuz ve orada arkadaşlar edinir, evden okula giderken sorun çıkarmayı bırakırsınız.

Anne ve babadan koparak okula gitmek, büyük bir gelişimsel başarı, çocukluğun normali olan bağlantılardan koparak ilerlemek anlamına gelir. İnsan hayatı, bunun gibi birçok gelişimsel an içerir. Bunlardan biri de yetişkin olma çağrısıdır.

Yetişkin olma çağrısı

Hayatımızın ilk 20 yılında, hemen her şey az ya da çok bizim önümüze serilidir. Eğer şanslı isek bir ya da iki ebeveynimiz bu süreçte yanımızdadır ve arkamızda bize destek olan bir komünite vardır.

Hayatın bu ilk 20 senesinde, ne yapmamız gerektiği bize söylenir, bizim için organize edilir. Okula gitmemiz, iyi notlar almamız, evde akıllı uslu davranmamız söylenir. Arkadaşlar edinmemiz, hızlı araba kullanmak gibi riskli davranışlardan, uyuşturuculardan, yıkıcı ilişkilerden uzak durmamız söylenir. Yatağa belli saatlerde girmemiz, uyanmamız ve gün içinde bunları tekrarlamamız söylenir.

Artık çocuk işçiliği yasak olduğu için, çocukluk döneminde para kazanmamız gerekmez, bir barınak bulmamız, yiyecek bulmamız gerekmez. Bunlar bize sağlanır ve yetişkinlik uzak gelecekte olan, birgün bir şekilde ulaşacağımız bir fikir olarak orada durur.

Derinlerde ise, bir kaygı vardır. Tüm gelişme anları, öncesinde bir miktar kaygı barındırır. Büyümek, evden ayrılmak isteriz ama aynı zamanda çocukluğun sağladığı tüm konforu bırakmaktan da korkarız. Bu korku kısmen bilinç seviyesindedir ama çoğu bilinç altındadır.

Genç bir insanı yıkabilecek birçok dikkat dağıtıcı var.

Örneğin yıkıcı ilişkiler. Birçok genç insan, buna hazır olmadan, draması oldukça zaman alıcı ve dikkat dağıtıcı olan ilişkilere girer. Böyle bol dramalı, bir fırtına bir sessizlik ilişki içindeyken, okula ve diğer sorumluluklara nasıl dikkat verebilirsiniz ki?

Bir diğer yıkıcı şey de uyuşturucu maddeler ve alkol. Birçok genç insan, aslında motivasyon açısından gerekli olan kaygıdan kaçmak için bu yıkıcı maddelere başvuruyor. Bu kaçış sonra daha fazla kaygı yaratıyor ve daha fazla kaygı da daha fazla uyuşturucuya ve kaçışa neden oluyor.

Son 20 yılda, gençler için yıkıcı olan dikkat dağıtıcılar listesine sosyal medya ve bilgisayar oyunları da eklendi. Dünya her geçen gün, genç insanların dopamin salgılamalarını, o bağımlılık yapıcı heyecan hissini tetikleyecek daha fazla yöntem icat ediyor. Birçok genç gecenin 2’sinde arkadaşlarına mesaj atıyor, sosyal medya kullanıyor veya oyun oynuyor ve bunu birçok gece tekrarlıyor.

Bütün bunlar, kovid karantinaları ve her geçen gün daha kullanışlı olan cep telefonları ile daha beter hale geldiler.

Dersleriniz için çok çalışmak, bir yetenek geliştirmek, bir alanda ustalaşmak, müzik ya da spor gibi alanlarda yükseklere çıkmak, istikrarlı bir çizelge ile adanmayı gerektirir. Fakat beyin kolay dopamin kaynakları ile daha fazla uyarıldıkça, bir insanın bir işe adanmak için zevki erteleme ve çok çalışma ihtimali, bir işi başarmakla zevk deneyimleme ihtimali azalır.

Bunlara bir de dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, duygu durumu bozukluğu ya da sadece yönetici işlev problemlerini ekleyin, yetişkinliğe çağrı çok daha zor bir hal alır.

Puer aeternus, gün geçtikçe büyüyen bir problem gibi görünüyor.

Değişen iş yaşamı

Başka bir problem daha var. İş yaşamı, tartışmaya gerek olmayacak şekilde, daha karmaşık bir hal aldı. Hayat boyu kolayca elinizde tutabileceğiniz 9 – 5 işler her geçen gün daha da azalıyorlar, basit stajyerlik bile eskisi gibi değil. Üniversite diploması artık bir iş garantisi sağlamıyor. Yani insanları kendilerini madde, bilgisayar oyunu, ilişki dramaları ile uyuşturdukları ya da sadece büyümenin zorluklarından kaçtıkları için kim suçlayabilir ki?

Covid-19 eve kapamaları ile bazı aileler bağlarını güçlendirdiler ve bu ailelerin çocukları online eğitimin nimetlerinden faydalandılar, izolasyona rağmen insanlardan kopmamanın bir yolunu buldular. Ama kapamala bir yandan da henüz yeni yeni duymaya başladığımız, hayatlarında bir yön bulamayan, öfke ve şüphe ile dolu, düşük özgüvene sahip, tükenmiş hisseden ve sorumluluk almaktan kaçan birçok genç insan ortaya çıktı.

Başka bir açıdan bakarsanız, bebek patlaması (baby boomer) neslinin çocuk yetiştirme stili geri tepiyor. Çocuklarımıza, hoşlarına gidecek işler bulmalarını söyledik ama bunu yapmak gerçekten çok zor ve bu, ulaşılması imkansız bir hedefe benziyor. Bu nedenle de birçok insan boşa uğraşacağıma gider kendimi uyuştururum, bilgisayar oyunu oynarım, ilişki dramalarına ve başka kaçış davranışlarına dalarım diyor. Benden beklenen şeyler çok fazla diye düşünüyor.

Bu modern puer aeternus ve gerçekten de çok acı verici bir şey.

Rekalibrasyon ihtiyacı

Artık rekalibrasyon, yeniden ayarlanma zamanı geldi. Hayatta olmak harika bir şey. Genç olmak harika bir şey. Ve büyümenin zorluğunun etrafından dolanmaya çalışmak yerine, her zor şeyde olduğu gibi içinden geçmeliyiz.

Muhtemelen genç insanlara çok fazla söz verdik. Bu konuda yeniden ayarlama yapma zamanı geldi.

Puer aeternus sınırlanmak, kendini tutmak, kurallarla bağlı olmak istememek demek. Özgür olmak istemek demek. Ama puer aeternus, insanı gerçekten özgür kılacak bir şeyler inşaa etmeden, bunun için gerekli irade ve adanmışlık olmadan özgür olmak istiyor.

Ebedi çocuk olarak kalmak, size mutluluk getirmiyor ve getirmeyecek. Büyümek diğer büyüme aşamaları gibi, birçok nedenden dolayı zor olabilir. Ama yetişkinlik, kendi özgürlüklerini de beraberinde getiriyor. Fakat büyümek, yetişkin biri olmak, kendiliğinden olacak bir şey değil.

İçinde puer aeternus bulunan her insan, aynaya bakmalı ve gördüğü insanı sevme tercihini yapmalı. O özel insanı, içinde büyüklük barındıran insanı sevme tercihini yapmalı. Çok iyi okullarda okumanız gerekmiyor. Dahi olmanız ya da çok varlıklı olmanız gerekmiyor. Sadece kendinizin iyi bir versiyonu olun. İçinizde bu yeri bulun ve ileriye doğru hareket edin. Bunu yapmakta çok büyük bir güç var.

Bkz. Jordan Peterson Türkçe – Peter Pan Sendromu, büyümek istemeyen erkekler

Bu tür konulara Daha İyi Bir Yaşam İçin Psikoloji ve Nöron Bilimi Temelli Pratik İpuçları Kitap Setinde ve bu kitaplardan derlenen Patreon daha iyi bir yaşam için yayın serisinde ayrıntılı değiniyoruz.

Kaynak: Failure to Launch: The Puer Aeternus

5 1 vote
Article Rating
Subscribe
Notify of

Yazıyla alakasız veya 500 kelimeyi geçen yorumlar cevaplanmıyorlar. "Yazıyla alakasız ama ..." ya da "en son yazı bu olduğundan buraya yazdım" diye başlamanız kurtarmıyor. Mahmut Abi ile özel görüşme yapmak isterseniz Erkek Adam Sanal Görüşme sayfasından sanal görüşme ayarlayabilirsiniz. Not: Burada soru sırası çok yüksek, Patreon destekçilerini, Patreon'da cevaplamaya öncelik veriyorum.

guest
58 Comments
Inline Feedbacks
View all comments
Hoppe Milei
Hoppe Milei
7 months ago

Mahmut Abi merhaba, 22 yaşındaki bir okurunum. Boğaziçi’nde hatırı sayılır bir bölümde okuyorum ve henüz nasıl bir kariyer yolu izleyeceğim konusunda net bir planım yok. Pek çok alana kayılabilecek esnek bir bölümdeyim, kafamın karışık olmasının sebeplerinden biri de bu. Kafamda farklı rotalar var ama bunun iyi bir şey olduğunu düşünmüyorum. Yapacağım işin en iyisi olmayı zorlamak şeklinde bir mantalitem var ve hâlen daha net bir rota çizememiş olmam bende geç kalmışlık ve kaybolmuşluk hislerine sebep oluyor. Rekabetin yoğun olduğu bir okulda olduğum için ister istemez kendimi başkalarıyla kıyaslayıp yetersiz görüyorum, yapay zekâ devrimiyle birlikte küresel paradigmada bir kayma olacağını da… Read more »

Hoppe Milei
Hoppe Milei
7 months ago
Reply to  Mahmut Abi

Teşekkürler, aslında düşüncem eleştirdiğiniz ütopyacı tayfa gibi değildi zaten ama tipik beyaz yaka yolunu olduğu gibi takip etmek de kısmen beta sayılmaz mı? Twitter’daki birçok “maskülinite” ve “kırmızı hap” temalı sayfada sürekli kendi işinizi kurun propagandası yapılıyor ama hiçbiri ticaretin zorluklarından, herkese uygun olmadığından bahsetmiyor. Bu sayfaların adminlerinin birçoğu Türkiye’deki top ünileri kazanamayacak seviyede olan, ticarete dair ne yapabildikleri de meçhul tipler ama ister istemez kitleleri etkileyip “Beyaz yakaysanız alfa olamazsınız” demeye getiriyorlar. Bu arada benim ailemde kendi işini kuran, hatta yerel çapta bayağı büyük başarı elde eden bir geçmiş olduğu için de sormıştum soruyu ama büyük ölçekte cevabınıza katılıyorum.

Hoppe Milei
Hoppe Milei
7 months ago
Reply to  Mahmut Abi

Anladım abi, teşekkür ediyorum. The Red Pill’i burası gibi doğru kaynaklardan öğrenmek gerektiğini görmüş oldum. Zaten bir önceki mesajda da bahsettiğim gibi bu çakma KH tayfa beyaz yaka olarak tutunamayacakları için b.k atıyorlar gibime geliyor.

random
random
7 months ago
Reply to  Hoppe Milei

kanka selam, ben de bir boun mezunu olarak sana yorum yapayım dedim. aynı bölüm bile olabiliriz çok iş yapabilir dediğine göre. 2-3. sınıfsın diye tahmin ediyorum. okurken yapılacak en mantıklı şey olabildiğince fazla şirkette staj yapmak. çok öne atıyor bu seni ilerde. beyaz yaka olup global kurumsallarda veya trendyolda çalışmaya bak. staja girip sonra full time kalmak en mantıklısı. çevremdekiler ortalama giriş maaşı 60-70k alıyor. 90-100 alan da var 45-50 alan da ama çoğu 60 bandında. pg unilever trendyol vs daha yüksek veriyor. 90-100 bandında. amacın bu olsun. bi noktada alfalık falan değil hayat kalitesi oluyo mevzu bence. büyak ve… Read more »

Hoppe Milei
Hoppe Milei
7 months ago
Reply to  random

Çok teşekkür ederim değerli önerileriniz için

Döner oglan
Döner oglan
7 months ago

Abi bende bundan müzdaribim, başta porno bağımlılığım yüzünden böyle olduğunu zannediyordum. Fakat 2-3 aydır bağımlılığımdan kurtulmama rağmen hala çok tembelim. 1 aylığına tüm gün çalıştığım ve internet ve pornoya takılmadığım bir zamanım oldu,gerçektende çok enerjiktim. Acabağ sosyal medya ve interneti hayatımdan çıkarmalı mıyım? Çok şey öğreniyor ve okuyorum bir yandan bana aşırı bir kayıp gibi geliyor, bir şekilde denge kurmak mümkün olabilirmi?

Döner oglan
Döner oglan
7 months ago
Reply to  Mahmut Abi

Abi senide ve daha ufuk açan pek çok şeyide böyle buldum. Bence asıl sorun sosyal medya. Bide onu çıkarıp deniycem, işe yararsa entry altına girerim. Sosyal medyayı bırakmakta Kararsız arkadaşlar varsa belki onlarda bunu düşünür.

dexter
dexter
6 months ago
Reply to  Döner oglan

abi selam 25 yaşındayım ve hukuk öğrencisiyim. bu sene erasmus kazandım gitmeyi düşünüyorum ama gidersem okul 1 sene uzayacak çünkü dersler sayılmıyor. okulu en erken 27 yaşında bitirmiş olacağım ama diğer yandan da erasmus tecrübesi var (dil öğrenmek, yurt dışı olanakları vs)
dolayısıyla gidip gitmeme konusunda hala kararsızım gidersem mezuniyet ve iş hayatına atılma açısından geç kalmış olur muyum? benim yerimde olsan ne yapardın?

Dexter
Dexter
6 months ago
Reply to  Mahmut Abi

Neden öyle düşünüyorsun abi

lazarus
lazarus
4 months ago
Reply to  Mahmut Abi

abi ben de seni instagramdan bulmuştum. doomscroll yaptığımda bana direkt faydası olmayan, yüzeysel ama ortamlarda satılabilecek veya bir ilgi başlatabilecek bilgiler denk gelebiliyor. tabii ki gününü çöp etmeye değmez orası ayrı. şirketlerin ilgi alanlarımıza göre reklam çıkarması her zaman kötü olmuyor. ekran süresini ayarlayıp telefonu kitleyen uygulamalar var onlar kullanılabilir mesela

Ali
Ali
7 months ago

Selamün aleyküm değerli hocalarım ve arkadaşlarım. Umarım iyisinizdir. Ben 32 yaşındayım . Eşcinsellim ( gay ) bu durum da diğer uyuşturucu, bilgisayar oyunu vs gibi bir kaçış mekanizması ve kolay dopamin alma durumunu mu tetikliyor acaba? 16 – 17 yaşlarımdan beri böyleyim. Ve kendimi hala böyle büyüyememiş o yaşlarda gibi görüyordum . Son 5 senedir bundan çıkmaya çalışıyorum . Hayatımı şekillendirme, yoluna koyma isteğim var. Daha doğrusu olgunlaşıyorum sanırım ve orta yaş krizi baş gösterdi diyebilirim. Ciddi bir ilişkim, kadınlarla düzgün bir ilişkim olsun istiyorum. Evlenmek istiyorum. Sorun ki şu; cinsel yönelimimi aşamıyorum . İlişki istediğim zaman kadınlara odaklanamıyorum yada… Read more »

Emre
Emre
7 months ago
Reply to  Ali

Senden 2 yaş büyük ve hemen hemen seninle aynı durumda biri olarak yazıyorum ama ne yazık ki seni pek memnun edecek şeyler söylemeyeceğim. Ben gay değilim, biseksüelim, erkeklere daha çok kayıyorum. Gaysen bir kadınla anlaşabileceğin bir ilişki kurabilirsin ama cinsellik noktasında uzun vadede seni tatmin etmeyecek ve dışarıda erkeklere açılmak durumunda kalacaksın. Benim özellikle gençken tanıdığım gaylerin önemli bir kısmının evli adamlarla ilişkisi vardı. Adamlar da kendilerini karılarını aldatıyor olarak görmüyorlardı hatta gayden bile saymıyorlardı ama bu şekilde ikili hayat yaşamak, içlerinde hep bir huzursuzluğa sebep oluyordu. Bazıları büyüyünce eskiden yaşadıkları gibi ilişkiler yaşamaya başladılar(bu sefer onlar evlendi ve karılarını… Read more »

Robert P.
Robert P.
7 months ago

Mahmut abi, Dr K.’nin Puer Aeternus videosunun çevirisini yapmayı düşünür müsün? Benim farkındalığımı artırmamda çok yardımcı oldu, diğer takipçilere de faydası olacağını düşünüyorum. Hem de bu yazıya güzel bir tamamlayıcı olur. Belki de çoktan planladın 🙂 Özellikle Puer Aeternus’un Problemi kitabından alıntı yaptığı kısmı birçoğumuzun durumunu açıklıyor: “… bu yüzden her seferinde bir kadından büyülendiğinde, onun aslında sıradan bir insan olduğunu keşfetmek zorunda kalır. Onunla yakınlaştıktan sonra tüm büyü kaybolur ve hayal kırıklığına uğrayarak geri çekilir, ta ki bu imajı bir başka kadına yeniden yansıtana kadar. Sonsuz biçimde, onu kollarına alıp her ihtiyacını karşılayacak annesel kadını özlemle arar. Bu genellikle… Read more »

montaic
montaic
7 months ago

Abi sana 3 hafta önce YKS’den nasıl sıçtığımla alakalı bir düzine yazı yollamıştım. Sonuçlar açıklanınca yaz demiştin. Önce özet geçmek gerekirse > mezuna kaldım. mezuna kaldığım halde verimli ders çalışamadım. mezun senemde hayatı ot gibi yaşadım. sınav sonuçları açıklandı ve rezaletler. evet malım. Öyle ki mantıklı olan tek seçenek tekrar mezuna kalmak ve dil, sayısaldan falan uzak durmak. sözelim iyidir ve çalışmayı severim. haliyle yeniden mezuna kalırsam gastronomi gibi bir bölüm okuyabilirim. yazları otelde çalışıyorum artık mutfak bölümüne girerim. benim esas istediğim şey ise oyun geliştirmek. s0kucam yks’ye abi ya. sevdiğim şeyi yapmak istiyorum sınav bokuna yapamıyorum. fakat sınavı sallayıp… Read more »

montaic
montaic
7 months ago
Reply to  Mahmut Abi

Yeniden merhaba abi. Sanırım yakın zamanda bir görüşme ayarlayıp veya patreon’dan abone olup öyle danışacağım. Etrafımda mantıklı konuşan bir insan yok sadece sana içimi dökebiliyorum ki bu sitede herhalde çok sıra olduğundandır tatmin edici cevaplar alamıyorum. Lütfen aklındakileri tamamen aktar. Gerçi bu yazacaklarıma nasıl cevap verirsin kestirebiliyorum çünkü çocukça. Çocukça ama kurtulamıyorum. Ağlama duvarına dönüştürdüm siteyi valla. Bende sana genel olarak yazdıklarıma ek birde gençlik dizilerine karşı bağımlılık başladı. Özellikle The OC dizisi. Medcezir’in orijinali yani. Ben sana bunu nasıl anlatayım ki abi, izlemişsindir umarım ne dediğimi direkt anlarsın. Başrol piç Ryan mesela her yönüyle çok iyi bir karakter. Ses… Read more »

montaic
montaic
7 months ago
Reply to  montaic

Kelime sınrını aşacağım diye en önemli şeyi yazmamışım. Benim ailemin daha doğrusu babamın bu yazdığım şeyleri yapma imkanı vardı. Babaannemden bize fena bir miras kalmıştı çünkü. İstese bilmem kaç tane Tripleks villa alırdı. O paranın neredeyse hepsi toz oldu. Çok uzun hikaye. Parayı aslında esas toz eden amcam. Babamda az değil ama akıllanmayıp amcamın borçlarını ödeyip durduğu için elimizdeki neredeyse her şey gitti. Çok azıcık akıllarını kullansalar The OC’nin yansımasını yaşardım. Halihazırda komple fakir bir ailede doğmuş olsam eyvallah diyeceğim. Eskiden zengin olan ama aptallık sonucu fakirleşen bir ailede doğunca ve üzerine psikolojik şiddet ile büyüyünce hiçbir sik yapasım gelmiyor… Read more »

Fethi
Fethi
7 months ago

Abi 25 yaşında mezun olucam sonra bide askerlik var. Şimdi 23 yaşındayım 3. Sınıfım. Bu yaşta okuyor olmak her sorduklarında okuyorum demek falan bir garip hissettiriyor rahatsız oluyorum geç kalmış mıyım sence yada ne yapayım

Fethi
Fethi
7 months ago
Reply to  Mahmut Abi

Napıcam abi peki? Normal yaşamaya devam mı itüdeyim enkada staj yaptım benim için seviye olarak yeterli de zaman olarak geç. Okuldan eve dönesim gelmiyor hele akrabaları göresim hiç gelmiyor

Fethi
Fethi
7 months ago
Reply to  Mahmut Abi

Abi castenadanın don juanı bu konular için şöyle diyor. “Geçmişin sana zarar vermesine izin vermek, geçmişin kölesi olmaktır. Bir savaşçı zamanı kaybettiğini düşünmez. Sadece şimdi elinde ne varsa onunla ne yapacağını bilir.” Ve “Bir savaşçı başkalarının gözündeki haliyle ilgilenmez. Sadece ruhunun gözündeki haliyle ilgilenir.
Ölüm ebedi yoldaşındır, akrabaların değil.”
Bu felsefeyle kalan vakti en iyi şekilde değerlendirmek yapılabilecek en mantıklı şey gibi duruyor ne diyorsun

Skynet
Skynet
7 months ago
Reply to  Mahmut Abi

Dostum eğer senin için imkansız değilse, madem geç kalacağını düşünüyorsun bir yandan oku bir yandan da çalış. Üniversite 2. sınıftan çalışmaya başlayan bile çok var.

Fethi
Fethi
7 months ago
Reply to  Mahmut Abi

Önümüzdeki döneme para çıksın diye fabrikada çalışıyorum hamallıkta yapıyorum abi ne kompleksi psikolojimi rahatlatmam lazım yoksa hayattan keyif alamayacağım 2 sene daha. Yazdığım şeyleri ben özelim diye yazmadım. Çoğu arkadaşım benden iyi durumda şu an. Ben de çok disiplinli yaşayıp aradaki farkı kapatmalıyım bu da sağlıklı bir psikolojiyle anca olur diye düşündüm genel özet bu

Fethi
Fethi
7 months ago
Reply to  Mahmut Abi

Lise zamanında tam böyle bir adamdım puer aternus gibi. Üniversiteye çok geç başladım. Artık uyandım alanımda uzmanlaşmaya çalışıyorum da geçmişteki peter pan sendromuyla yaptıklarımın hatasını şimdi çekiyorum. Şimdiki kafam olsa max 1 sene kaybederek bitirirdim okulu. Ortalamam 3 elimden geleni şu an yapsam da hızlıca ilerlenmiyor. Kahraman kompleksi gibi gelmedi bana valla durumumu objektif konuşuyorum abi

montaic
montaic
7 months ago
Reply to  Mahmut Abi

Abi böyle şeyleri okuyunca içim kan ağlıyor ya. Ne bok yiyeceğim ben? Şu an 18 yaşındayım. Kasımda 19. Geçen defa mezuna kaldım. Mecburen 1 kere daha kalacağım. Üniversiteye 19 yaşında başlamış oluyorum ama üniversite başladıktan 2 ay sonra 20 oluyorum. Yani kısaca 20 yaşında başlıyorum diyebiliriz. 4 sene okusam 24 yaşında mezun oluyorum. Ne okuyacağım onu da bilmiyorum abi. Öğretmenlik okusam KPSS var. Hadi üniversitenin 4. senesi bir yandan okurken bir yandan sınavı hallettik diyelim. Daha öğretmen akademisi falan varmış. Sonra doğuya atayacaklar en az 5 sene çıkamayacaksın. Hemşirelik vesaire okumak istesem kazanma kapasitem var mı bilmiyorum. Kazansam bile hemşirelerin… Read more »

fethi
fethi
7 months ago
Reply to  montaic

Ya dostum montaic, senin sınava çalışmak için 1 senen var. ben kasım gibi başlayıp itüye girdim ortalama bir bölüme. senin daha 1 senen var. Tytye başla çok hızlı bir şekilde. Eksik konuları hızlıca temizle denemelere başla. Tyt denemeleri çözerken de aytdeki eksiklerini kapatmaya başlayacaksın. Benim şimdiki aklım olsa net çok daha erken başlar boğaziçi ekonomi endüstri falan hedeflerdim. Hedef yüksek olunca istediğin gelmese de güzel bir şeyler gelir. Hayıflanacak bir şey yok senin için şu an. Önce bir karar vermen lazım ama ne karar verirsen ver tyt çalışacaksın o yüzden başla hızlıca

abc
abc
7 months ago

İş hayatına geç girmiş ve geç girdiğini acı bir şekilde anlamış birisi olarak bir an önce iş hayatına atılmak gerekiyor derim. İnsan çalışmaya başlayıp para kazanınca hayatında ne istediğini de çok daha hızlı anlıyor. Çalışmadığı zamanlarda boşa geçen zamanın ne kadar büyük olduğunu da anlıyorsunuz. Çalışmaya başlayınca kira ödeme derdiniz yoksa birçok temel ihtiyacınızı ve zevklerinizi karşılayıp dev gibi gözüken parasal sorunlarınızın ne kadar da komik ve basit olduğunu görüp büyük deniz de boğulup asıl büyük sorunlarınıza odaklanıyorsunuz. Ve en önemlisi kariyer yapma ve yükselme isteği, kendini geliştirme isteği de geliyor. Bir insanın kendisini tanıması, ne istediğini bilmesi için iş… Read more »

takiliyoz
takiliyoz
7 months ago

25 yaşındayım hiç sevgilim olmadı işsizim. Lise mezunuyum mesleğim yok asgari ücretle fabrikada çalışıyordum çıktım. Gerçekten çirkinim boyum 172 napsam bilmiyom amk. Para kazanmak benim için çok saçma zaten az harcıyorum. Elim para tutsa bile asla sevgilim olamıcsk tip yok çünkü. Bende böyle takılıyom

Inarius
Inarius
7 months ago
Reply to  takiliyoz

Bu mantıkla hareket ettiğin sürece muhtemelen hiçbir zaman sevgilin olmayacak. Bu işler tip ile olmuyor. Bu görüşü benimsemene de katılıyorum ama gerçek bu değil. Kadınlar için önemli olan unsur, erkeğin duygusal olarak güçlü olmasıdır. Kadınlar, olaylar karşısında sarsılmayan, sarsılsa bile sağlıklı bir şekilde sorunlara çözüm üretebilecek soğukkanlı adamlar arıyorlar. Sözde her zaman Yakışıklı ve Maddi Anlamda Eli Güçlü erkek aradıklarını söylüyorlar ama bilinçaltında bazen tam tersi erkeklere çekilebiliyorlar. Çünkü, arzunun pazarlığı olmaz. Maddi anlamda elinin güçlü olması bence önemli ve çekici. Ama tip konusunda Freak Show’dan fırlamadıydan, duygusal anlamda güçlü bir profilin varsa çokta fazla bir önemi yok. Kendimden örnek… Read more »

Arzuhal
Arzuhal
7 months ago

30 yaşında işsiz ve ortalama altı bir okuldan Bilgisayar Mühendisliği bölümünden mezun biri ne yapmalı ilk iş. Mezundan sonra kurumsal bir yerde hiç çalışmayan.

Mutlu
Mutlu
7 months ago

Mahmut abi 26 yaşında tıp fakültesine başlanır mı? Ailem fakir, benim de bir mesleğim yok. Hayata zaten geç kaldım. Bu eylemimle kariyerim kadınlarla ilişkim nasıl olur sence? Bugüne kadar hiç sevgilin de olmadı. Depresif umursamaz bir şekilde yıllarımı harcadım

Mutlu
Mutlu
7 months ago
Reply to  Mahmut Abi

Allâh’ ın izniyle kazanırım fen lisesi mezunuyum sadece yıllardır kendimi saldım ve sınavı umursamadım. Aileme gelince evet maddi durumları yok ama ben kazanırsam çalışarak okuyabilirim öyle bir durum var. Kararsız kaldım. Yapsam da yaparım yani ben de o potansiyel var

p456
p456
7 months ago

mahmut abi ben ailem ve genetik hastalıklarım sebebiyle zor bir çocukluk yaşamış birisiyim ve 2 sene önce antidepresan kullanacak kadar düşmüştüm o dönemi atlattım büyük oranda şu an türkiyede iyi bir üniversitede mühendislik okuyorum bölümümü seviyorum ama bazen hayata dair sebepsiz şekilde umutsuzluğa kapılıyorum ne istediğimi tam bilmiyorum çok git gel yaşıyorum psikolojik olarak, psikiyatri üzerine tıbbi yazılar vs takip ederek elimden geldiğince durumu sağlıklı biçimde atlatmaya çalışıyorum ama kısır döngü gibi geliyor hayatım boyunca bir koşuşturmacanın içindeydim ve artık sonuna geliyorum ama yetişkinlik konusunda boşluğa düşüyorum ve bunca çabam boşa gidecek gibi hissediyorum sormak istediğim şu, bu belirsizlik ve… Read more »

İbrahim
İbrahim
7 months ago

İş yaşamına atılmış, iş yaşamı dışında da spor, hobiler, arkadaş çevresi vs konularında her hangi bir sıkıntısı olmayan 27 yaşında biriyim. Ama iş evliliğe gelince arkamı dönüp son sürat kaçasım geliyor ki bir kaç aydır konuştuğum bir kız senden aileme bahsedeyim mi deyince de hızla ilişkiden çıkmak istedim şuan da aramız bozulmaya başladı zaten . Şahsen daha çok eğlenip bol bol kızlarla takılabileceğimi, bir evin sorumluluğunu almanın şu aşamada bana bir şey katmayacağını sadece exstra yük olacağını düşünüyorum.
Yaşadığım bu durumda yetişkin olmaktan korkmanın bir parçası mı?

Anonim
Anonim
6 months ago
Reply to  İbrahim

Erkekler: seveceğim kızın hayatından birilerinin geçmiş olması beni rahatsız ediyor, eskiden olmuş erkekleri kıskanıyorum, kızı o kadar değerli göremiyorum.

Gene erkekler: kızların hayatına giriyorum, kız arkadaşımın bana bir hatası olmamasına rağmen canım başkalarıyla takılmak istediği için ayrılmak istiyorum.

Runo
Runo
6 months ago

Merhaba Mahmut abi, burada anlattığınız durum bende de var. Bunu kabul etmeliyim ama bununla bağlantılı olarak her konuda özgüvensizim. Bu konuyla bağlantılı olarak hiçbir gönderinize denk gelmediğim için soruyorum. Hayatta tüm korku ve endişelerimizle nasıl başaçıkabiliriz. Örneğin bende kavga etme korkusu var. Bunun nedeni ” eğer kavga edersem başıma şu gelir,bu gelir veya ben zaten güçsüzüm,eğer kavga edersem ölebilirim.’ Gibi düşünceler beni bu konuda bu duruma düşürüyor. Ve bu hayatta böyle korkak oldunuz mu zaten sonucu çok iyi biliyorsunuz? Veya bir kızla tanışıp konuşacağım zaman ”sen zaten ezik ve güçsüzsün bu işler sana göre değil,eğer şunu söylersem kötü duruma düşerim,şunu… Read more »

Runo
Runo
6 months ago
Reply to  Mahmut Abi

Yanıt verdiğin için teşekkür ederim abi. Yazdıkların kendimdeki bazı normal olarak karşıladığım sorunlarımın farkına varmama neden oldu. Bu konuda kendim için başta vücut geliştirme ve dövüş sporlarıyla uğraşma gibi pekçok şey yapmaya ve kendimi değiştirmeyi planlıyorum ayrıca bu konuda bir uzmana gidip görünmeyi de düşünüyorum. Tekrardan teşekkür ederim abi.

İncel
İncel
6 months ago
Reply to  Runo

Abi senin korkun dünyada aşılacak en kolay korku. 3-6 ay dövüş sporu yapsan korkun kalmayacak. Tek sıkıntı bir uçtan diğer uca savrulup korkak bir adamken ben dövüşçüyüm asarım, keserim,vururum kafasında bir adama dönüşmek

Runo
Runo
6 months ago
Reply to  İncel

Bana yardımcı olmak adına vakit ayırıp yorum yaptığın için teşekkür ederim ve ayrıca Mahmut abiye de teşekkür ederim. Bu konuda fiziksel olarak güçlenmek konusunda vücut geliştirme ve dövüş sporları ile uğraşmayı düşünüyorum. Tıpkı dediğin gibi ve ayrıca bir psikoloğa gidip danışmak da istiyorum. Tabi ülkenin malum durumu ve maddiyat konusunu da göz önünde bulundurursak bu konuda elimden geleni yapmak istiyorum. Umarım bu tür sorunlarımı hallederim. Ve tekrardan teşekkür ederim kardeşim. Önerilerin kıymetli ve dikkate alıcam.

Spartan
Spartan
5 months ago

Mahmut abi, 2. dünya savaşında insan psikolojisini inceleyen Psikiyatrist Viktor Frankl hayatında yaşamaya dair anlam bulan insanların çok daha dayanıklı olduğunu diğerlerinin hemen pes ettiğini bulmuş. Dayanıklılık = hayatta anlam diyor bir nevi. Bundan sonra düşündüm benim hayatımın anlamı ne? Ben dine inanan bir insan değilim o yüzden dinen bir anlam bulamıyorum. Yaşım da 24. Bazı insanlar “çocuklarım için” diyor. ben gencim çocuğum da yok. Son birkaç senedir bununla ilgili kitaplar okuyorum, her insan kendi yaşamının anlamını yaratır bana en doğru fikir geldi. Ama ben kendi yaşamımın anlamını bir türlü bulamıyorum. Çalışıyorum, Türkiyede top seviye bir okuldan güzel bölümden mezun… Read more »

Dr.House
Dr.House
5 months ago

Puer Aeternus ve Puella Aeterna durumunu, genel bir hayat korkusu ve sorumluluktan kaçış olarak tanımlamak mümkündür. Bu kişiler vaat edilenin çocuklarıdır ve büyük bir potansiyele sahiptirler; ancak, yeteneklerini geliştirme ve kendilerinden daha büyük bir şeye hizmet etme görevini reddederler. İçlerinde, fantezi dünyasının gercekten daha iyi olduğuna dair dokunaklı bir yanılsama vardır; ama gizlice bunun sadece çocuk kalmayı sürdürmek için bir manevra olduğunu bilirler. Yine de ebedi çocukluk cennetinde bir ayağın olması, onlara gençlik enerjisi verir ve yaratıcılık, ilham ve tuhaf bir çekicilikle doldurur. İdealleriyle doludurlar ve toplumda neyin yanlış olduğunu bilirler. Yetişkinlere baktıklarında görebildikleri tek şey, “sisteme” hapsolmuş insanlar olur.… Read more »