Kadınlar erkekleri gerçekten sevemezler diyen erkek – Bir psikolojik yansıtmanın anatomisi

Kadınlarla etkileşiminizin doğal olması gerektiğini, kadınlarla iletişim kurarken kendin olman gerektiğini söylerler. Peki kadınlarla doğal olmak ne demektir? Kendin olmak ne demek?

Bunu anlamanız için, ilişkilerde doğal olmamanın, kendin olmamanın ne olduğunu anlamamız gerekli. Bir ilişkiye, bir etkileşime ne kadar çok duygusal bagaj getirirseniz, o kadar az doğal olursunuz, o kadar az kendiniz olursunuz.

Bir kadınla ilk buluşmanız olduğunu düşünün. Eğer siz bu buluşmaya, örneğin sosyal medya çöplüğünden ve kendi deneyimlerinizin çözemediğiniz hüsranından çıkan, yüklü miktarda duygusal bagaj getirirseniz, doğal olamazsınız, kendiniz olamazsınız. Örneğin buluşmaya, “tüm kadınlar şöyle böyle”, “kadınlar gerçekten sevemezler”, vs. gibi duygusal yüklerle gelirseniz, tüm bu yükü, buluştuğunuz gerçek insana “yansıtırsınız”.

Doğal ilişki demek, sizin karşı tarafa bir şey verdiğiniz ve onun da size bir şey verdiği ve karşılıklı olarak al-ver oynadığınız bir oyundur. Doğal biriyseniz, sizin tenis topunu kadının tarafına atmanız, onun sizin tarafınıza göndermesi ve sonra sizin yeniden onun tarafına göndermeniz gibi oynanır. Eğer duygusal bagajınız zihninizde dönüp duruyorsa, oyunun bu ritmi bozulur. Karşınızdaki insan mesajlarınıza geç cevap verdiğinde, onun sizi istemediğini düşünürsünüz ve onun tarafına atlayıp topa vurmaya kalkarsınız (cevap beklemeden mesajlar atarsınız). Umarım burada, önemsiz bir gecikmeye, duygusal bağajınız yüzünden, çok fazla anlam yüklediğinizi görebiliyorsunuzdur.

Eğer bu bağajı kafanızdan atabilirseniz, karşınızdaki insanı bu bagajın ete kemiğe bürünmüş hali değil de direkt bir insan olarak görürseniz, kadınlarla etkileşiminiz doğal olmaya başlar. Karşınızdaki size bir tenis topu gönderdiğinde, ona 15 tane tenis topu fırlatmayı, ya da tenis topu göndermeden beklemeyi bırakırsınız.

Günümüzde bu çok zor zira sosyal medyada çok fazla öfke var ve birçok insan karşı cinse karşı bir öfke biriktiriyor. Bu öfkeyi yine internette kusup dursa bile, öfkenin çoğunu, kendisi ile eşleşen şanssız insanın üzerine kusuyor.

Bunun tersi de doğru. Siz bir buluşmaya gidiyorsunuz ve karşınızdaki insan öfkesini size kusuyor. Burada bağırıp çağırmaktan ya da sinirli hareketlerden bahsetmiyoruz. Daha çok o öfke yükünün penceresinden bakıp, karşınızdaki insana değil de kendi kadın/erkek yansımanızı göre davranmanızdan bahsediyoruz.

Kısacası, siz karşı cinsle iletişiminize ne kadar çok psikolojik yansıtma (projeksiyon) yaparsanız, bu insana bir insan olarak değil, çoğunu sosyal medyadan öğrendiğiniz fikirlerin vücut bulmuş hali gibi davranırsınız. Bu da sizin doğal ve “kendiniz” gibi olmanızı engeller.

Bunu daha da iyi anlamak için, psikolojik yansıtmanın ne olduğunu anlayalım. Birçok alfa/sigma erkek, redpill sitesinde, kadınların çıkarcı olduğunu, şunu aradığını, bunu aradığını, en yüksek değerli erkeği aradığını okursunuz. Kadınların “gerçek sevgi” kapasitesi olmadığını okursunuz(*). “Kadınlar eskiden öyle bir sevgiye sahipti ama feminizm geldi ve bu sevgiyi bitirdi. 1950’lerdeki kadınlar severlerdi ama modern kadınlar sevme kapasitesine sahip değiller” gibi şeyler okursunuz.

Bu aslında, tam olarak klasik anlamda projeksiyon! Projeksiyon nasıl çalışır?

Hoşlanmadığınız, başa çıkamadığınız kadar yüklü bir negatif duygusal yükünüz olduğunu düşünün. Projeksiyon yaptığınızda, bunu alır ve başka insanların üstüne yansıtırsınız ve bu negatif yük için o insanları suçlarsınız.

“Kadınlar gerçekten sevemezler” diyen bir erkeğin asıl hissettiği şey, “ben sevilemeyecek, sevilmeye layık biri değilim, (bir daha) kimse beni sevmeyecek” duyguları. Ama bir insanın, “sevilmeye layık olmadığı” hissi ile, böyle temel bir negatif hisle başa çıkması çok zor, çok acı verici.

Birçok erkek, “ben sevilemem, sevilmeye layık değilim” hissini alıp, kadınlara yansıtıyor ve “sizin sevme kapasiteniz yok” diyor. Buradaki hileyi anlayabiliyorsunuz değil mi? Erkek, “ben sevilemem” hissi ile başbaşa kaldığı sürece, bu onun “suçu”, bunun için onun bir şeyler yapması lazım. Tabii ki bu erkeğin suçu olmayabilir, anne – babasının ya da geçmişte kendisini terk eden bir kadının suçu olabilir ama erkek bunu kendi “suçu” olarak görür.

Bu hissi sağlıklı bir şekilde iyileştirmek zor iş. Bunun yerine erkek ne yapıyor? “Hayır, siz gerçek sevgi nedir bilmezsiniz? Sevilmeme nedenim bu, benim suçum değil. Siz kadınların suçu”.

Bu tam anlamıyla bir projeksiyondur. Erkeğin o ağır “sevilmeye layık değilim” yükünü hafifleten ama ilişkilerde doğallığını tamamen bitiren, sağlıklı ilişki kurmasını engelleyen bir projeksiyon.

“Kadınlar para ister, paran yoksa kadın yok” düşüncesi de başka bir projeksiyon. Burada erkek aslında “yeterince para kazanamazsam, ya beklentileri yerine getiremezsem” korkusu ile boğuşuyor ve bununla başa çıkamadığında ise, bu korkuyu kadınlara yansıtabiliyor.

Doğal ve kendiniz olmak için, bu bagajdan kurtulmanız lazım. Bunun için ilk yapmanız gereken şey, internetten temel inanç edinmeyi ya da temel inançlarınızı beslemeyi bırakmak.

İkincisi, karşı cinsle ilgili negatif düşüncelerinize dikkatli bakın ve neyin yansıtmasını anlamaya çalışın. Sevilmeye layık olmadığınız hissi mi?, Beklentileri karşılayamazsam korkusu mu?

Üçüncüsü, bunlar için kendinizi suçlamayı bırakın. Evet, bunlar sizin probleminiz, sizin çözmeniz gereken şeyler. Ama suçlusu muhtemelen siz değilsiniz. Bu uyanışı kendi başınıza yapamıyorsanız, terapi alın ama bu uyanış için çaba harcayın. Kendinize yalan söylemeyi bırakın. Siz sevilmeye layık olmayan biri değilsiniz, bu bir yalan. Siz, başkalarının beklentilerini gerçekleştirmeye çalışmak zorunda değilsiniz ve muhtemelen kendinize hayatta iyi kötü bir yer edineceksiniz. Bu korku gerçeklerden çok, başkalarının beklentilerinden geliyor.

Son olarak, gelebileceğini tahmin ettiğim bir itirazı ele alacağım. Peki biz kendin olma demiyor muyduk?

Aynı şeyden bahsetmiyoruz. Orada bahsedilen “kendin” de aslında bir projeksiyon. Sevilmeye layık olmadığını düşünen bir erkeğin, “sevilemez biri olabilirim ama bir ruh ikizim var ve o beni sevecek, anne gibi sevecek” yansıtması. Bu “ruh ikisi – melek” idolü, etten kemikten kadının üstüne yansıtarak kendisini rahatlatmaya çalışması.

(*) “Kırmızı hap kadınların gerçek sevgi kapasitesi olmadığını söyler” iddiasını çok duyuyorum. Kırmızı hapı sıklıkla eleştirsem de, burada savunmasını yapacağım. O sözün aslı “kadınlar sizi, onların sizi sevmesini istediğiniz gibi sevemezler” olacak. Rollo Tomassi’nin sözü olarak bilinir ama eskiden beri forumlarda söylenir. Asıl anlamı, “kadınlar sizi sevemezler, sevgi kapasiteleri yoktur” değil, “kadınlar sizi, annenizin sizi sevmesini istediğiniz gibi sevemezler, yetişkin erkek olun ve o tür oğlan çocuğu fantezilerini bırakın” şeklindeydi. Ne ara, kim, bunu “kadınlar sevemezler” yaptı bilmiyorum. Belki de bu çocuklar bu önermeyi, kendilerine göre okuyorlar.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Kadınları nasıl etkileriz? – Kadınları etkileme yolları

“Cinsel çekim bir tercih değildir.”

Giriş

Cinsel arzunuz, temel içgüdülerinize sıkı sıkıya bağlı, büyük oranda otomatik ve düşünceye, tercihe pek yer bırakmayan bir his. Tabii ki beyninizin gelişmiş, düşünceye, planlamaya ve temel dürtüleri kendi geleceğiniz için dizginlemeye dayalı bölümlerini kullanarak, bu hissi kontrol etmeniz mümkün ve birçok durumda da kontrol etmeniz gerekli. Ama birçok durumda kontrol etmeniz gereken bu hissin ortaya çıkması, yemek yemeye ihtiyacınız varken (ve hatta çoğu durumda yemek yeme ihtiyacınız bile yokken), yüksek kalorili bir yiyecek gördüğünüzde, ağzınızın suyunun akması ve o yiyeceğe ulaşıp yeme dürtüsü kadar otomatik.

Peki bir erkek, bir kadında bu temel içgüdüyü nasıl uyandırabilir? Bir kadını nasıl etkilersiniz? Kadınları etkilemenin yolları nelerdir?

Kadınları etkileyen özellikler, erkekleri etkileyen özelliklerden farklıdır.

Bu konuda ilk anlamanız gereken şey, kadınların cinsel olarak etkilenme mekanizmasının, erkeklerin cinsel olarak etkilenme mekanizmasından çok farklı olduğu. Bir erkek bir kadına baktığında, o kadın güzel ise, anında cinsel çekim duyabilir, onunla hemen seks yapmak ya da sevgili olmak isteyebilir.

Modern bir toplumda yaşamamıza rağmen, erkek temel içgüdüsü, fiziksel olarak çekici, yetişkin bir vücuda sahip, çocuk yapma yaşlarında, sağlıklı bir kadını hamile bırakmak. İnsanın üreme ve çocuk yetiştirme süreci oldukça özel olduğu için, bir kadını hemen hamile bırakma dürtüsü, çalışan tek dürtü değil tabii ki. İnsan çocuğu çok uzun yıllar boyunca bakım gerektirdiği için, eş bağı dürtüsü de çok güçlü. Eş bağı dürtüsü nedeniyle, bir kadını tanıma, onunla iyi bir ilişki yaşama, sarılma, beraber bir şeyler yapma arzuları da güçlü ama cinsel dürtü hem daha önce ve daha güçlü çalışan bir dürtü.

Kadınların temel cinsel dürtüsü ise, erkekler kadar görsel değil. Erkeklerin özellikle anlık yeşeren cinsel isteği hemen hemen %100 görsel ama kadınların ilk yükselen cinsel dürtüsü sadece, erkeğin sağlıklı, çocuk yapacak yaşta ve iyi görünümlü olmasına bağlı değil.

Kadın için daha önemli olan şeyler, erkeğin sosyal olarak diğer insanlarla ile nasıl geçindiği, sosyal olarak istenen mi yoksa dışlanan mı biri olduğu, kendine güvenen biri mi yoksa güvensizliklerle mi dolu olduğu, hayatta başarı potansiyelinin olup olmaması, duygusal olarak güçlü, zor zamanlarda bel bağlanabilecek biri olup olmaması, zor zamanları kendi başına aşabilecek biri mi yoksa kadına bel bağlamaya, ondan annesiymiş gibi sürekli olarak duygusal destek aramaya meyilli mi olduğu gibi faktörlere bağlı. Bir kadının bu özellikleri tartması için de, erkekle konuşması gerekli.

Yani bir kadını etkilemeniz ya da tam tersine itmeniz, onun temel içgüdülerini ateşlemeniz ya da söndürmeniz, onunla konuşurken söylediklerinize ve yaptıklarınıza, daha çok yaptıklarınıza yani vücut dilinize ve ses tonunuza bağlı.

Örneğin bir kadınla konuşurken kendinizden şüphe duyuyorsanız, güvensizlik hissediyorsanız, onun cinsel dürtülerini tetiklemeniz çok zor. Böyle bir konuşma, kadının sizi bel bağlanamayacak, güçsüz ve yük olarak görmesini sağlar. Siz hayatın başka alanlarında kendine güvenli bir erkek olabilirsiniz, başarılı olabilirsiniz, yakışıklı ve uzun boylu olabilirsiniz ama kadının temel dürtüleri, bunları görmezden gelir, sadece konuşma esnasında aldığı sinyallere göre değerlendirme yapar. Düşünceye, analitiğe ve dürtü kontrolüne dayalı beyin bölümleri sizi iyi bir tercih, harika biri olarak görebilir ama kadının temel içgüdülerini ciddi oranda söndürürseniz, bu beyin bölümlerinin değerlendirmeleri çöpe gider.

Aynı şey erkekler için de geçerli. Bir kadın ne kadar iyi, sevecen, sevgililik ve annelik için uygun olsa da, eğer erkek için yeterince güzel değilse, üst beyniniz “bu kız iyi, bir şans ver” demeye çalışsa bile, sıklıkla temel içgüdünüz galip gelir.

Tem tersi de geçerli. Bir erkek kötü bir partner, çirkin olabilir. Ama kendine güvenen, duygusal olarak güçlü, sosyal olarak tercih edilen, başarı potansiyeli yüksek biri ise, temel içgüdüler galip gelebilir. Bir kadın bildiğin pavyon gülü olabilir, kafadan kontak olabilir, arkanı dönsen başkasının kucağına atlayan biri olabilir ama eğer güzel bir kadınsa, temel içgüdüleri yine de ateşler. Dayılara tarla sattırır, ergenlerin ekran başında kimyasını bozar, yetişkin bir erkeği herkes yapma sakın derken cehennem gibi bir ilişkide mahveder.

Evet, bir kadının sizden etkilenmesini sağlayan temel içgüdü, otomatik ve düşünceye bağlı değil. Tercihe de bağlı değil. Tabii ki, bir kadının temel içgüdüsü sizi istiyor diye o kadın sizin kucağınıza atlamaz. Çoğu insan, dürtülerini kendi yararlarına kontrol edebilir ama eğer bir kadının sizden etkilenmesini istiyorsanız, kontrol etmeye çalışmak için çabalamak zorunda kalacağı bu içgüdüyü yaratmanız gerekli.

Bu temel içgüdü ise evrensel olarak, kendine güvenli, duygusal olarak güçlü, sosyal ve esprili (zeka, sosyal zeka göstergesi), maskülen (güçlü, cesur, yetkin ve onurlu) olmak ile ateşlenir. Yani kadınları etkilemenin yolları bunlardır.

Bir erkek bu özellikleri kadınla konuşurken gösterir. Bir erkek bir kadına bakıp, onunla hemen yatmak isteyebilir ama bir kadın bir erkeğe baktığında, erkek görsel olarak çekici özellikler yansıtıyorsa, öncelikle onunla konuşmak ister. Evet, bazı kadınlar sadece tipe bakarak erkekle seks yapmak isterler. Ama bu kadınlar azınlıktır.

Kadın erkekle konuşurken, kadının bilinç altı şunları değerlendirir:

Bu adam kendine güvenen biri mi yoksa güvensiz biri mi?

Eğlenceli, esprili mi yoksa sıkıcı biri mi?

Gerektiğinde kollarına sığınabileceğim, duygusal olarak güçlü biri mi yoksa zor zamanlarda duygusal olarak yük olacak biri mi?

Duygusal olarak benden güçlü mü yoksa ben ondan daha mı güçlüyüm?

Burada doğru özellikleri sergilerseniz, temel içgüdüyü ateşleyebilirsiniz. Bir anda çikolatalı pastaya, baklavaya dönüşebilirsiniz. Tekrar ediyorum, siz çikolatalı pastasınız diye kadın sizi yiyecek diye bir şey yok. Toktur (ilişki içindedir) yemez, çilekli pasta tercih ediyordur (tipi değilsinizdir) yemez, diyettedir (kendini kocasına saklıyordur) yemez. Ama sizi yemesi için o temel arzunun orada olması, sizin bozulmuş yemek değil baklava olmanız lazım. Siz bozuk yemekseniz, en aç, en iradesiz kadın bile sizi yemek istemez.

Bir kadın, esprili, karizmatik, maskülen bir erkek ile etkileşime girdiğinde, açken çikolatalı pasta görmüş gibi dopamin salgılar. Dopamin, insanın dopamin salgılatan şeyden zevk almasını, onu yeniden istemesini ve onu yeniden yapmak için motive olmasını sağlayan bir hormon. Kadın sizinle konuşurken dopamin salgıladığında, sizinle konuşmaktan zevk alır, sizinle yeniden etkileşime girme arzusu duyar ve sizinle yeniden etkileşime girme eğiliminde davranır (örneğin size telefon numarasını verir).

Etkileşim devam ettiğinde, kadın beyni oksitosin de salgılamaya başlar ki bu da kadının erkeğin yanında güvende hissetmesine, erkeğe yakın hissetmesine neden olur.

Cinsel çekimi kontrol edip etmemek bir tercih olabilir ama cinsel çekimin kendisi bir tercih değildir. Kadın ya da erkek, bu insana cinsel çekim duysam mı, duymasam mı diye düşünmez. Cinsel çekimi, kendinizi analizler yapıp ikna ederek ortaya çıkaramazsınız.

Eğer bir kadını nasıl etkilerim diye düşünen, kadınları etkilemenin yollarını arayan bir erkekseniz, birden fazla sayıda kadınla seks istiyor olsanız da, ilişki istiyor olsanız da, yapmanız gereken şey, bu cinsel çekimi yaratacak şekilde hareket etmek, duygusal güce, sosyalleşmeye, espri yeteneğinize, kendine güveninize çeki düzen vermek.

Kadınları etkilediği sanılan ama asıl çekimi yaratmayan şeyler

Çoğu erkek daha fazla kendine güvenen, duygusal olarak güçlü, gerçekten maskülen olmak (kaslı ve poz kesen bir erkek değilde güçlü, cesur, yetkin ve onurlu olmaktan bahsediyorum) yerine “önce arkadaş olalım, ona duygusal tampon olayım, bilgisayarından virüs ayıklayayım, musluklarını tamir edeyim, ona hediyeler alayım, benim değerimi anlar” stratejisi uyguluyor. Bu efendi adam pozları bir işe yaramadığında ya da bu pozlarla ilişkiye girseler bile ilişki travması yaşadıklarında, en kaslı gymcel ben olayım, en yüksek değerli olayım, kızlar bana gelecek deliliğine yelken açıyorlar. Bu stratejiden ve zararlarından burada sıklıkla bahsettik. Yüksek değerli erkek ol sana gelecekler, biz buna hipergami diyoruz bro, gymcel yazılarına bakabilirsiniz.

Çoğu erkeğin kullandığı, “önce arkadaş olalım, değerimi anlasın” yöntemi, kadında cinsel dürtü yaratmaktan çok, onun onayını alma mekanizması içeriyor. Kadının onayını arayan bir erkek ise, güçlü ve kendine güvenen erkeğin tam tersi maalesef. Bundan Size acımasız görünse de, bunu yapmazsanız kadınlara çekici gelmezsiniz yazısında bahsettik. Ona çiçekler, çikolatalar alarak, sürekli jestler yaparak ve iltifatlar düzerek, Efendi Erkeğin Toksik Kırılganlığı kitabında bahsedilen birinci gizli sözleşmeyi çalıştırmaya uğraşıyorlar. Yani, “ben insanlar için, onlar bana sormadan bir şeyler yapıp durursam, onlar da ben söylemeden, benim istediğim şeyleri yaparlar” mantığı ile hareket ediyorlar.

Bu tür bir yaklaşım pek çalışmaz. Çalışsa bile, ilişkiyi devam ettirmek için sürekli olarak sormadan vermek zorunda kalırsınız, söyleseniz de pek bir şey alamazsınız.

Aslında yapmanız gereken, önce çekimi arttırmak ki bunu nasıl yapacağınıza geleceğiz, sonra da sonra daha fazla yakınlık, iyi vakit geçirme gibi şeylere odaklanmak.

Bir başka grup erkek de, haftada 5 gün spor salonuna gidip kas yaparak daha fazla fiziksel çekiciliğe sahip olmaya, yıllarını harcayarak büyük bir finansal birikime ve çok iyi bir kariyere sahip olmaya çalışıyor. Bunun sonucunda da birgün, kadınların kendisine akacağını umuyor.

Bir erkeğin daha iyi bir fiziğe, daha fazla finansal birikime ve iyi bir kariyere sahip olması çok iyi bir şey. Ama bir kadını etkilemek için mükemmel bir kariyere, finansal birikime ve harika bir vücuda ihtiyacınız yok. Bunlara aşırı derecede önem veren, hatta bunlara tapan kadınlar var ama bu kadınlar azınlıklar. Asıl ihtiyacınız olan şey, kendine güvenli, maskülen, eğlenceli, duygusal olarak dengeli bir erkek olarak ve bunu vücut dilinizden yansıtarak konuşmak.

Ne yani, daha fazla kas, daha fazla para, daha statülü bir iş, çok çekici değil mi? Bunlar çekiciliğinize pozitif etki eden şeyler ama yeterli değiller. Mükemmel bir vücut, çok para, statü, sizin kendine güvenli olmanıza katkı sağlayabilir ama özgüvensizliklerinizi dolaysız bir şekilde düzeltmezseniz, özgüvenli olmanızı sağlamaz. Daha fazla esprili ve ince zeka sahibi biri olmanızı sağlamazlar. Tam tersine, bunlara çok vakit ayırırken, sosyal zekanızı geliştirecek etkileşimlerden mahrum kalırsanız, sizin daha itici biri olmanıza neden olabilirler.

Bir erkeğin çekici olmak için yapabileceği şeyler

Şimdi dilerseniz, gerçekten etkileyici olmanızı sağlayacak şeylere gelelim. Bunlarla ilgili burada ayrıntılı yazılarımız var. O nedenle ben size kısa başlıkları vereceğim ve bu yazılara link göndereceğim.

Hoşlandığınız bir kadınla iletişime girdiğinizde, kadının onayını aramaya çalışmayı bırakın. Çoğu erkeğin, hoşlanmadığı kızlarla rahat davranırken, hoşlandığı kızla konuşurken embesil olmasının nedeni bu. Hoşlanmadığı kızlarla rahat çünkü onların onayını aramıyor.

Bunun tam tersine, umursamaz olun. Umursamaz olmak, tanıştığınız kadını umursamamak değil. Ona, “sen kimsin?” tavrında davranmak hiç değil. Umursamaz olmak demek, tanıştığınız ve hoşunuza giden kadınla “olursa güzel olur, olmazsa bir ara başkası ile nasıl olsa olur” zihin yapısında kalmak demektir.

Pozitif cinsel gerilim, kadınları etkilemenin en güçlü yollarından biridir. Pozitif cinsel gerilim nasıl yaratılır öğrenin, bu kabiliyeti öldüren özelliklerinizden kurtulun.

Duygusal güç ya da duygusal bağımsızlığınızı geliştirin. Duygusal güç, bir erkeğin sahip olabileceği en büyük güçtür.

Sosyalleşin. Hem daha az sıkıcı biri olursunuz hem de kadınlarla iletişim pratiği yaparsınız. Özellikle yeni kadınların girip çıktığı etkinliklere, sosyal ortamlara girin. Kankalarınızla kafede oturmak ya da dayılarla dağlarda avcılık yapmak da sosyalleşmek ve yapmak istiyorsanız yapabileceğiniz şeyler. Ama bir taşla iki kuş vurmak için, içinden tanımadığınız kadınların geçtiği sosyal ortamlar edinin. Yakın kız arkadaşlarınızla, kuzenlerinizle, işteki kadın arkadaşlarınızla esprili muhabbet sizi, hoşunuza giden bir kadınla etkileşime hazırlamaz. Ama tanımadığınız kadınlarla etkileşim, onlara yürümeseniz bile, sizi hoşunuza giden bir kadınla etkileşime hazırlar.

Birçok erkek, balık tutmak istiyor. Ama en yakın su kütlesinden binlerce kilometre uzakta yaşıyor. Balık tutmak için, bu konuda tecrübe için, nehir kenarına gitmeniz lazım.

Pratik yapın. Hergün bir kadına yürümeniz gerekmez ama istikrarlı bir şekilde, düzenli bir şekilde yürümeniz gerekir. Birçok erkeğin hatası, yalnızlıktan bunalınca piyasaya çıkıp hızlıca tükenmek ve yine aylarca kabuğuna çekilmek. Bu şekilde bir kazanım elde edemezsiniz. Dur kalk, dur kalk ile bir ilerleme sağlayamazsınız.

Henüz özdeğersizliklerinden kurtulamamış biriyseniz, bunların vücut dilinize nasıl yansıdığına dikkat edin ve bu yansımaların farkında olun. Farkında olun ve engellemeye çalışın. Aslına bakarsanız, bu yansımaları yani davranışları engellemeniz bile, fizyoloji ve duygu örtüşmesi prensibi sayesinde, daha rahat ve kendine güvenli biri olmanıza büyük katkı sağlar.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.