Sosyal statüler insan beynine işlenmiş

Araştırmacılar insanların yüksek ve düşük statüdeki diğer insanlara nasıl karşılık verdiğini incelemek için ilk kez beyin görüntüleme tekniklerini kullandılar. Yapılan çalışma, bu hiyerarşiye olan tepkilerimizin beynimizle sıkı sıkıya bağlı olduğunu gösteriyor.

Psikologlar insanların, insanlar arasındaki statüye nasıl tepki verdiğiyle uzunca bir süredir ilgileniyorlar. 1950’lere kadar, psikolog Leon Festinger kendimizi sürekli başka insanlarla karşılaştırarak davranışlarımızı öğrendiğimizi ve düzelttiğimizi ileri sürdü. Ulusal Ruhsal Sağlık Enstitüsünde sinirbilimci olan ve bu çalışmanın baş araştırmacılarından olan Caroline Zink, “Oldukça iyi kurulmuş olan sosyal hiyerarşiler, sosyal davranışların güçlü bir belirleyicisidir ve insan ve diğer primatların sağlığında muazzam etkiye sahiptir.” “Bu yüzden hiyerarşik bilgileri nasıl işlediğimize mevcut fonksiyonel MR gibi teknolojiler ile kimsenin bakmaması oldukça şaşırtıcı.”

Çalışma, dergide bu hafta yayınlandı. Zink ve meslektaşları oyun becerisine dayalı sahte bir sosyal hiyerarşi kurdu. Araştırmacılar insanlardan tepki süresini test eden basit bir bilgisayar oyunu oynamalarını istedi. Yeterince hızlı verdikleri her tepkide katılımcılar 1 dolar kazanabiliyordu.

Daha sonra araştırmacılar katılımcılara aynı anda yan odada iki kişinin daha bu oyunu oynuyor olacağını söyledi. Her katılımcının uygulama için birkaç dakikası vardı ve daha sonra uygulama puanına göre “iki yıldızlı” bir oyuncu olarak derecelendirildikleri söylendi. Diğer iki katılımcının “bir yıldızlı” ve “üç yıldızlı” olarak derecelendirildikleri söylendi.

Aslında diğer oyuncular hayaliydi fakat araştırmacılar her katılımcıya sözde diğer oyuncuların fotoğrafını gösterdi ve beyinlerini ne kadar aktifleştirdiğini ölçmek için fonksiyonel MR kullandı. Katılımcıların daha yüksek yani üç yıldızlı oyuncuyu gördüklerinde oksipital parietal korteks denilen, dikkati işleyen bir bölgeyi ve ödüllerle ilgili ventral striatum denilen bir bölgeyi aktifleştirdiklerini gördüler. Böylece katılımcıların daha üst dereceli oyuncuya, düşük dereceli oyuncudan daha fazla dikkat ettiklerini ve değer verdiklerini ileri sürdüler.

Araştırmacılar katılımcılara tişört rengi vb. gibi diğer oyuncular ile ilgili neler hatırladıklarını sordular. Katılımcılar “üç yıldızlı” oyuncular hakkında daha fazla şeyi hatırlıyorlardı.

Zink’e göre bulgular özellikle ilginçti çünkü katılımcılar diğer hayali oyunculara karşı aslında hiç yarışmamışlardı bile. Onlara puanlarının birbirlerini etkilemeyeceği söylenmişti.

Zink “Hiyerarşik bilgiler o kadar kökleşmiş ki bunu görmezden gelmenin imkânsız olduğunu görebiliyoruz. Onlara elimizdeki görevle hiçbir ilgisi olmadığını söylediğimizde bile ellerinde olmadan bu hiyerarşik bilginin etkisine girdiler” dedi.

İnsanlar statüye dikkat eden tek tür değildirler. Aslında primat kuzenlerimizin çoğu hiyerarşi konusunda daha da fazla takıntılıdırlar. Duke üniversitesinden nörobiyolog Michael Platt, sosyal statüye göre organize edilmiş büyük gruplar içinde yaşayan bir maymun türü olan resus makakları üzerinde benzer araştırmalar yaptı. Bir çalışmada, erkek maymunların,yüksek statülü diğer erkek maymunların fotoğraflarına bakmak amacıyla, kendilerine ikram edilen meyve suyundan vazgeçmek için istekli olduklarını gördü.

Michael Platt “Bu biraz mantık dışı gelebilir çünkü belki onların yüksek statülü maymunları korkutucu bulduklarını düşünüyorsunuz. Fakat maymunlar aynı insanlar gibi  ellerinde olmadan dikkatlerini gruptaki dominant kişiye yöneltirler” dedi.

Başka bir çalışmada, Platt maymun beynindeki sinir hücrelerinin aktifliğini izledi ve hücrelerin insanlarda yapılan çalışmada olduğu gibi aynı dikkat bölgesinde yani oksipital parietal kortekste aydınlandığını buldu.

Bununla birlikte insanlardaki statüyü anlamak rhesus maymunlarındaki statüyü anlamaktan daha zordur. Askerlik gibi bazı durumlar dışında insanlar arasındaki sosyal statüler daha az sistemleşmiştir. Birçok etken (zenginlik, yaş, cinsiyet vb.) insanların sosyal statüyü algılamalarında rol oynayabilir.

Platt “Yeni araştırmanın bu kadar ilginç olmasının bir nedeni araştırmacıların laboratuvarda açıkça tanımlanmış bir sosyal hiyerarşi oluşturmalarıydı” diyor.

“Bu statüyü yaratmalarına izin veren çok akıllıca bir manipülasyondu” dedi.

Zink ve diğerleri, insanların sosyal statüye nasıl tepki verdiklerini anlamanın halk sağlığı kadar geniş kapsamlı sonuçlar doğurabileceğini söylüyor. İnsanlar ve diğer primatlardaki çalışmalar, statüler ve stres hormonlarının aracılık ettiği statüler ile ilgili kaygılar kardiyovasküler rahatsızlıklar ve zayıf bağışıklık sistemi gibi sağlık sorunlarında payı olabileceğini gösterdi.

Zink “Sağlığa özel olarak bakmasak da bu beyin bölgelerinin, bu hastalıklardan bazılarının altında yatan nöromekanizmaları içerebilir” dedi.

Kaynak: Social Status is Hard-Wired into the Brain, Study Shows

Çeviren: Aytuğ

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Notify of

Yazıyla alakasız veya 500 kelimeyi geçen yorumlar cevaplanmıyorlar. "Yazıyla alakasız ama ..." ya da "en son yazı bu olduğundan buraya yazdım" diye başlamanız kurtarmıyor. Mahmut Abi ile özel görüşme yapmak isterseniz Erkek Adam Sanal Görüşme sayfasından sanal görüşme ayarlayabilirsiniz. Not: Burada soru sırası çok yüksek, Patreon destekçilerini, Patreon'da cevaplamaya öncelik veriyorum.

guest
11 Comments
Inline Feedbacks
View all comments
Smilee
Smilee
5 years ago

Bu bildiğimiz öğrenilmiş çaresizlik.Peki bunu tersine nasıl çevireceğiz ?

Morgan
Morgan
5 years ago
Reply to  Mahmut Abi

Peki ya bir kişi mevcut sosyal konumunu yani statüsünü korumak için çabalamaz mı ? Bu çaba Foucault felsefesindeki iktidar kavramını ortaya koyuyor ve bir yerden sonra sömürüye dönüşüyor. Burada vereceğin tavsiye güçlü olmaya yönelik olacak evet ama güç bir iktidar durumuna dönüşünce iktidarı koruma refleksi ve haliyle sömürü ortaya çıkmaya başlıyor. Diğer yandan hiyerarşik olarak üste çıkacak kişi üstteki kişi için bir tehdit olmaya dönüşecek çünkü kendi konumumuz altta.

eskilerdenbiri
eskilerdenbiri
5 years ago

Bence bu konu odaklanma ile alakalı. Ve Odak noktanız da rekabet olup olmadığı ile alakalı.
Size birileri çoğu zaman iyisin veya kötüsün diyebilir. Siz de kendinizi bir yere koyabilirsiniz ki, bu da sizi odak tan uzaklaşmanıza sebebiyet verebilir. Ve sizi rakiplerinizin veya diğerlerinin hiyerarşik düzeni içine sokar. Statü kaygısı duyarsınız. Artık beyniniz, zihniniz, duygularınız başkalarının eline geçmiştir.

OĞUZHAN
OĞUZHAN
5 years ago
Reply to  eskilerdenbiri

Katılıyorum. Fakat bu statü kaygısından kurtulmanın yolu nedir. Mesela sınavlarda birileri beni geçiyorsa bunu kafama takmamayı nasıl başarabilirim ?

eskilerdenbiri
eskilerdenbiri
5 years ago
Reply to  OĞUZHAN

Odağın sınav da başarılı olmak ise kafana takmazsın. Birileri ile yarışarak başarı ise kafana takarsın.
Hangisi olduğuna sen karar vereceksin.
Statü kaygısından kurtulmanın yolu da statüyü kafaya takmayacaksın sen zaten başarılı olursan bir yerlerde yer edinirsin.
Yani kısaca kafaya takma.

The Engineer X
The Engineer X
5 years ago

Somut bir örnek olarak, iş açısından kendi şirketini kurmuş bir Yazılım Mühendisi ile Doktor’un statüsünü karşılaştırsak mesela Mahmut Abi, bu konuda düşüncen ne olurdu?

Kaptan
Kaptan
5 years ago
Reply to  The Engineer X

İkisi de üst seviye adamlar sayılır ama önemli olan adamların alanında ne kadar tanınır olduğu mesela Amerika’da yaşayan Dr. Mehmet Öz ile bir diğer Amerikalı Elon Musk’u karşılaştırırsan Elon havada karada tokatlar ama şunu sormalısın Mehmet Öz bunu sorun eder mi ya da sen doktor olsan gayet doyurucu bir hayat yaşasan statü olarak senden üstte olan adamlara bakıp bu durumu sorun eder misin ha ayrıca şunu belirteyim Türkiye gibi fakir bir ülkede doktor,pilot, kaptan, alanında başarılı mühendis gibi bir statüde olursanız az buçuk kırmızı hap farkındalığınız da varsa ilişkiler konusunda gayet doyurucu bir hayat yaşarsınız

The Engineer X
The Engineer X
5 years ago
Reply to  Kaptan

İyi bir açıklamaydı dostum. Fakat bunu yarıştırmak amaçlı sormadım. Sadece Mahmut Abi’nin düşüncesini almak istedim.