Nişanlım evlenmeden ev almadım diye sorun çıkarıyor – vaka çalışması

Mahmut Abi merhaba. Nişanlım ve ben 29 yaşındayız ve gayet güzel giden bir ilişkimiz vardı. Önümüzdeki 2 ay içerisinde evlenecektik ama daha önceden de ilişkiye ara vermemize neden olan bir sorun tekrar gündeme geldi ve bu konuda tartışma yaşadık. Konu, benim bir evimin olmaması.

Türkiye’de 20’li yaşlarında ev sahibi olmak zor. Her zaman zordu. Ben ilk ev aldığımda çocuğum doğmuştu, 33-34 yaşındaydım, tüm arkadaşlarım ve bildiğim diğer insanlar gibi, evlenince kiraya çıktım. Gerçek hayatta bir kere bile, “evin yok” diye sorun çıkaran kız görmedim. Bunun sorun olabileceği, şu sitede soru cevaplamadan önce aklıma gelmezdi. Bu tip kızları ilk defa burada bana yazan erkeklerden duydum ve aşırı derecede anormal, azınlık, evlenmek için seçilmemesi gereken kızlar olduklarını düşünüyorum.

İstanbul’da yaşıyoruz ve ikimiz de çalışıyoruz. Kira ödeyerek yaşayacağımız bir ev halihazırda mevcut ve evlilik sonrası için eve eşyalar alınıyor şu an.

“İkimizin de işi var, ilerde çalışıp alırız, şu an almamız imkansız” diyorum, “durumumuz ve imkanlarımız sınırında hareket etmeliyiz” diyorum. Bunları dememe rağmen dün yine kavga çıkardı. Bir arkadaşımızın evi olması üzerinden tartışmaya başladık ve bana karşı ağır kelimeler kullandı.

Bir kere senin 29 yaşında bir kadına bunları anlatman, kendini açıklaman çok saçma. İkincisi, böyle saçma sapan bir nedenle ilişkiyi ara vermeye süren, nişandan önce tartışmalar çıkaran kadın ile iyi bir ilişkin olduğunu nasıl düşünüyorsun anlamış değilim.

Bu kızla evlenme. Bu nedenle sana ağır şeyler söyleyen kızla evlenme.

“Cesaretli olamadık, evleniyoruz ama şansa” dedi.

Cesaretli olamadık dediği, “benim için ağır borç altına girmedin” demek. Bu kız sana o evi aldırır, boşanır ve o evi de senden alır, haberin olsun.

“Kızdaki (evlenen arkadaşımızın karısı) şans benim yüzüme bakmadı. Ev yok ortada konuyu açmadan her şeye kafamı mı sallayacağım , Sen diyorsun ki kusurumu eksiğimi yüzüme vurma. Sen de birikim yapabilirdin , 30 yaşındasın 30 biraz birikimimiz olsaydı ev için çabalardık.”

Seni başkaları ile karşılaştırdığı için hiç acımadan, geri dönüşsüz at nişanı. Bu kız ya aptal ya da seni aptal sanıyor. Bu devirde babadan zengin değilsen ya da çok para kazanan bir azınlığa mensup değilsen, 20’li yaşlarda ev alamazsın. Bu her nesil böyleydi ama şu an çok daha zor.

Bu laflardan sonra ona ‘git o zaman evi olan birini bul benim imkanlarım bu’ dedim. O da bana ‘bana ikidir başkasını bul diyorsun bu lafları asla unutmayacağım .. ‘ diye söylendi.

Söylediğin şey aptalca ve tamamen kızın neden bu kadar kafana çıktığını gösteriyor. Sen, kızın çerçevesini yani sende ev olmadığı için eksik olduğunu kabul etmişsin, içselleştirmişsin. Kıza benden iyisini bul diyorsun.

İkincisi, kıza “beni terk et (o zaman)” demek, “ben sen bana ne yaparsan yap, ne dersen de, seni bırakamam” demektir.

Üçüncüsü, bu lafla haklı iken haksız duruma düşersin. Yapman gereken kızın kumaşının bu olduğunu anlamak ve kendin tamam mı devam mı kararı vermek.

Evliliğimize 2 ay kalmışken bütün güvenimi inancımı kaybettirdi ve onunla kuracağım evlilikte endişelerim var.

İyi olmuş, evlilikten bir sene sonra bütün güvenini ve inancını kaybettirse daha iyi mi olacaktı? Bazı takipçilerime söylüyorum, “Allah’ın ne ballı kulusunuz ki, köprüden önce çıkışı ısrarla kaçırsanız bile ısrarla köprüden önceki son çıkış gönderiyor”.

Kadının kafasında ev talebi hep var inkar etse de ‘önceliğim ev değil sensin’ dese de bu bir gerçek sanki.

Bence de gerçek sanki.

Yoksa 3-4 kere bu mevzu açılmazdı.

Kafam çok karışık ve ayrılmayı düşünüyorum çünkü bu konunun gelecekte de karşıma gelmesini istemiyorum. Siz ne düşünürsünüz Mahmut Abi?

Bu konu gelecekte karşına gelecek. O evi alacaksın, Fatma’nın kocası ona şunu almış, bunu almış diye başka şey gelecek. Onu almazsan kavga, alırsan daha fazlası. Hele bir de çocuk olursa gör, aman pardon beddua gibi oldu, umarım görmezsin.

Bu kızla evlenmeye kalkma. Şimdiden nişanı at. Bu kızın düzeleceğini falan da bekleme.

Bundan sonra da, bundan daha iyisini bulmak için kendi kafa yapını değiştir. Gördüğüm kadarıyla biri sana eksiksin dediğinde bunu sorgulamadan içselleştirmeye meyillisin. “Bu devirde kimin evi var, ne saçmalıyorsun” diyemiyorsun sanki. Eğer efendi adam eğilimlerin varsa, sürekli bu tip kadınlara kalırsın.

Tabii bitirmeden, kibarca düz adam diyeceğim elemanlar için söylemem gerekiyor. Bir kadın evlenmeden ev isteyebilir, kim istemez ki. Ama senin imkanlarına bakıp bunu 3-4 kere açmaz, arada belki iç çeker, belki keşke biz de alabilseydik der. Öyle bir kızı terk edin demiyorum ve bu kız öyle değil. Burada senin kız, seni sürekli rencide ediyor, senden daha önce bunun için ayrılmış, şimdi de ağır sözler söylüyor.

Konuyla alakalı olarak bkz Podcast – Modern, iyi kocalar ve erkeğe psikolojik şiddet uygulayan kadınlar cehennemi

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Erkek Adam Türkçe Podcast: Ekonominin Geleceği – Prof. Dr. Celali Yılmaz

Özel davetlimiz Prof. Dr. Celali Yılmaz ile dünyada ve Türkiye’de ekonominin geleceğini, bu geleceğe nasıl hazırlanabileceğimizi konuştuk.

Yayınları sitemizin Odysee kanalından ya da  spotify kanalından da izleyebilirsiniz.

Youtube yayını aşağıda. Bu yayını beğenerek ve youtube kanalına üye olarak yayınların daha fazla kişiye ulaşmasını sağlayabilirsiniz. İyi izlemeler.

Robert P. Murphy – Gençlere tavsiyelerim

Son birkaç yıldır gençlere bedavadan finansal tavsiyeler veriyorum. Tavsiyelerime ise genelde şöyle giriyorum : “Size hayatınızla ne yapacağınızı söylediğim için kendimi komik hissediyorum, ama kel olduğum için biliyorsunuz daha yaşlı ve endişeliyim.” Bu yazıda, tavsiyelerimi özetleyeceğim. Bunları daha geniş kitlelere yayılacak şekilde özetlemek konusunda rahatım zira bunlar oldukça tutucu tavsiyeler ve her durumda faydalı olabilirler. Fakat benim Batı ekonomileri ile ilgili karamsar görüşümü göz önüne alırsanız bunlar oldukça önemli tavsiyeler.

Daha fazla birikim yapın.

Bir insanda gelecek için birikim yapma bilgeliği ve disiplini varsa, bu insanın ileride daha yüksek yaşam kalitesine sahip olacağı genel bir bilgidir. Ama yüksek tasarruf oranlarının kişinin gelecekteki geliri üzerindeki etkisini görmek için sayısal bir örneğe bakmakta fayda var – kitabımın 10. Bölümünde detaylandırdığım gibi. Albert Einstein’ın dediği gibi, evrende bileşik faizden daha büyük bir güç yoktur.

Aynı zamanda insanlar, ana akım medyadan gelen telkinler yüzünden birikim yapmaktan utanmamalıdırlar.  Kitabımda açıkladığım gibi, herkes kendi yaşam kalitesini daha fazla birikim yaparak arttırabilir. Başka deyişle, Alice’in kendi gelirinin daha büyük bir kısmını biriktirmesi yüzünden bir yerlerde Bruce’un daha fazla borç içine düşmesi ve hayat kalitesinin düşmesi gerekmez. Toplum gerçekten de net olarak birikim ve yatırım yapabilir. Yani herkes çalışanları daha verimli yapan üretim araçları üzerindeki hakkını arttırabilir.

Bugünkü ekonomik gerilemede, insanların tasarruf yapıyor olması daha da önemli. Keynezci uyarıların tersine, aileler ve şirketler daha fazla tasarruf yaparlarsa ekonomik düzelme daha hızlı yaşanır.

Birden Fazla Gelir Akışı Geliştirin

İnsanlar daha fazla birikim yapın tavsiyesini duyduklarında genellikle öğle yemeklerini evden getirdikleri sandviç ile yapmak gibi tasarrufları düşünür. Daha fazla tasarruf yapmanın en bariz yollarından biri gereksiz harcamalardan kısmak olsa da, daha fazla tasarruf yapın derken kafamdaki asıl yol bu değil. Eğer bir insan her ay gerçekten daha fazla miktarda para biriktirmek istiyorsa bunun en iyi yolu giderden kısmak değil geliri arttırmaktır. Özellikle genç insanlar (benim bu yazıdaki hedef kitlem) için, zaten giderden kısacak pek fazla fırsat yoktur. Ama prensipte bir insan için ne kadar kazanabileceğinin üst sınırı yoktur. Beni yanlış anlamayın. 22 yaşında ve dişe dokunur geliri olmayan bir erkek spor arabalara ya da nezih bir mahallede kiraya büyük miktarda para harcıyorsa, daha ucuz bir yere taşınması ve aracını daha ucuz ve yakıt tasarruflu bir araçla değiştirmesi daha akıllıcadır. Ama bu tür hemen yapılabilecek şeyleri yapsalar bile herkes – özellikle de genç insanlar – nasıl daha fazla gelir elde edebilecekleri üzerinde kafa yormalıdırlar.

Şu an zaten bir ofiste çalışan adamın geceleri garsonluk yapmasından bahsetmiyorum. Kafamdaki bu değil. Bunun yerine genç insanlar bir sürü girişimci işleri denemeliler. Kendilerine başka bir patron daha aramak yerine, gençler kendilerinin patronu olmayı düşünmeliler. En azından birkaç sınırlı alanda.

Bu söylediklerim bazı insanlara korkutucu geliyor ama dikkat ederseniz pek çok genç farkında olmasalar da girişimciler : çocuk bakan veya komşusunun çimlerini para karşılığı biçen her genç bir girişimcidir. Bu çocuklar fısıltı gazetesi ile müşteri bulurlar ve sağladıkları servis için direk ödeme alırlar. Her girişimcinin yaptığı gibi.

Bu tavsiyeyi konuşma yaparken verdiğimde bazı öğrenciler bana ne yapmaları gerektiğini soruyorlar. Kısa cevap şu : “Bilmiyorum, bunu sizin bulmanız lazım”. Girişimci çevresine bakar ve insanların ihtiyaç duyduğu, halihazırda ellerinde olmayan ve ellerine geçmesi için para ödeyecekleri ürün ve servisleri bulur. Bu para eğer girişimcinin zamanına ve yatırımına değecekse girişimci kolları sıvar. İnsanın yapacağı mükemmel girişimi bulana kadar düşünmesini tavsiye etmiyorum. Tam tersine, zamanınızı çokça kapsamadığı sürece birçok girişimi denemek daha mantıklı. Gereken yetenekleri, kendine güveni, müşteri talebini ve bu talebe cevap verecek karlı ürünleri düşünme yetisini kazanmak birçok deneme – yanılmayı gerektirir.

Bu yazıdaki tüm tavsiyelerim gibi, birden fazla gelir kanalı yaratmak her zaman akıllıca birşey olmuştur. Ama günümüz ortamında bu oldukça kritiktir. Bugün “iyi ve sağlam” bir işi olan biri bile gelecek sene ne durumda olacağını kestiremez. Haftasonu girişimini bugünden başlatan bir genç, eğer  işten çıkarılırsa yarın hemen genişletebilir. Ama örneğin köpek gezdirme girişimine bu sene başlamayan genç, gelecek sene işler kötüye gidip işsizlik 12%ye çıktığında işe girişirse, binlerce işsizle rekabet etmek zorunda kalacaktır. Ekonomi hala iyi iken girişime başlayıp geliştirirseniz, ekonomi kötüye gittiğinde elinizde hazır bir müşteri tabanı olacaktır.

Tavsiyemi tekrarlayayım. Aylık bütçenize bakıp “şu kadar kazanıyorum o zaman şundan ve bundan keseyim ve kenara 250 Dolar atayım” gibi bir  yöntemle para biriktirmeniz tavsiyesini vermiyorum. Daha çok “şurada tasarruf edip kenara 100 dolar atayım ve sonra her Cumartesi 3 ev temizleyeyim. Masrafları ve her haftasonu güzel bir yemeği çıktıktan sonra elimde biriktirmek için 600 Dolar kalsın” gibi bir yöntemi tavsiye ediyorum.

Televizyonunuzu satın

“Herkes – özellikle de gençler – daha fazla para kazanmak konusunda beyin fırtınası yapmaya başlamalılar.”

Size verebileceğim en yalın tavsiye, yeni gelir kanalları bulmak için evdeki televizyonunuzu satmanız. Ben benim televizyondan master yaparken sıklıkla yaptığım taşınmalardan birinde kurtuldum. Önce bir süre psikolojik çekilme yaşadım ama şu an biri evime televizyon koysa midem bulanır. Televizyonun verimliliğimi ne kadar öldüreceğini tahmin bile edemiyorum. İnsanlar favori TV dizilerini bilgisayarda izleyebilir. (*)

En az bir aylık masraflarınızı karşılayacak kadar nakit biriktirin

Bir kişi her ay para biriktirmeye başlarsa bu parayı nasıl kullanmalı? Bence ilk adım – Dave Ramsey gibi görünmeden söylemeye çalışayım – bir ay yetecek kadar parayı biriktirmektir. Kişinin kendi tercihine göre para yastık altına ya da bankada mevduat hesabına konulabilir.

Bunu yapmanızın amacı maaş gününden maaş gününe yaşama alışkanlığını kırmanız. Bu tip bir hayat tarzı 3 nedenden dolayı zararlıdır : en barizi, böyle bir yaşam en küçük bir parasal sorunda kişiyi zora sokar. Beklenmeyen bir masraf ya da işten çıkarma karşısında bu kadarlık bir emniyet bile çok yararlıdır.

Ama bir aylık parayı kenara koymanın 2 nedeni daha var. Böyle bir paraya sahip olan kişi faturaların ay içinde birikmesine izin verip onları topluca ödeyebilir ve böylece sürekli bankaya (fiziksel ya da online) gitmek zorunda kalmaz. Kişi sürekli para akışını dengelemeye çalışmak yerine işine konsantre olabilir.

Diğer bir sebepte, maaş bordrosuna bağımlı yaşamak girişimci ruha zararlıdır. Ay sonunu getirme mantalitesi yerine bir aylık birikimi olan insan için önümüzdeki bir ayın masraflarına sahip olmak ile 2 ayın veya 3 ayın mastaflarına sahip olmak arasında fark yoktur. Kişinin bir kere tüm ödeme ve harcamalardan sonra bile elinde koca bir ay için para kalırsa, o para gizemli bir şekilde artarak daha fazla ayı karşılayacak hale gelir.

Zekat ver Ya da Bağış Yap

Size mantıksız görünebilir ama inançlı biri zekat verdiğinde (ya da inancı olmayan biri bağış yaptığında) bir şekilde insanın elinde aydan aya daha fazla para oluyor. Sanırım zekat gibi insanın elindekinin belli bir oranını bağışlamak, o insanın parasını daha iyi yönetmesini sağlıyor.

Daha genel olarak, kişinin dikkatini kendi benliğinden dışaroı yöneltmesi onun ufkunu genişletiyor ve kişinin düşünmeden harcama yapmak gibi davranışlarını kısıtlarken daha fazla gelir için yapması gereken ekstra işi yapmasını sağlıyor.

Bu son madde, depresyonda ve ciddi maddi sıkıntı içinde olanlar için çok önemli. Onları orada tutan sebeplerden biri de, bilinçaltlarında bir yerde, faturaların mutfak masasında birikmesine izin vermeyen ve hayatlarını yoluna koymuş insanlar gibi stressiz yaşamayı haketmediklerini düşünmeleri. Dini ya da seküler bağış yaparak kişi kendinden nefret etmeye harcadığı zamandan kısarak başkalarına yardım etmeye odaklanır.

Değişken Faizli Borçtan kurtulun

Kişi elinde belli bir miktar birikim yaptıktan hemen sonra tüm bileşik faizli borcunu ödemelidir. Bunun en başta geleni de her ay faiz binen ve faizi güncel rakamlardan hesaplanan kredi kartı borcudur. Eğer faizler artarsa oradaki borç bir anda ödenemez noktalara çıkabilir. Bu ise daha önce kredi kartı borcunu döndürebilen birçok kişiyi iflasa sürükleyecektir.

Değişken faizli borçtan kurtulmak illa onu ödemekle olmaz. Kişi borcu sabit faize geçirebilir.

Gümüş ya da altın alın

Bir aylık nakitten ve borç kapadıktan ve değişken faizli borçtan kurtulduktan sonra paranızın bir kısmı ile altın ve gümüş alın. Gerçekten elle tutulur yatırımlar yapma konusunda oldukça öğreticidir.

(*) – Bugün bu tavsiyeye sosyal medyadan ve bilgisayarda vakit öldürmekten uzak durun da eklenebilir.

Çeviri : My Advice to Young People