Boşanmış babalarla yaptığım görüşmelerde sıklıkla gördüğüm bir problem, babaların anneler ile yaşayan çocuklardan uzaklaşmaya başlaması. Bunun neden böyle olduğunu sorduğumda genellikle şu cevabı alıyorum: “aradığımda kızım / oğlum benimle konuşmaya pek istekli değil”.
Arkadaşlar boşandığınız zaman çocuk anne ile kalıyorsa ki genellikle durum bu, çocuk sizden uzaklaşmaya başlar. Çocuk bunu istemez ama bu akıntıya karşı hiçbir şey yapmaz. Dahası, aslında size mesafeli, soğuk davransa bile, için için sizin buna rağmen aranızdaki mesafeyi ortadan kaldıracak şeyler yapmanızı bekler. Bu konuda bir şeyler yapması gereken sizsiniz, çocuk değil.
Bu konuda baba, çocukla daha fazla ve kaliteli vakit geçirmek için çaba harcadığında, hemen her zaman çocukların baba ile görüşmeye istekli olmayan, görüşmeye pek meraklı görünmeyen yüzünün ortadan kalktığını, görüyoruz. Bu hemen olmuyor, özellikle çocuğun yaşı arttıkça daha fazla zaman alıyor ama özellikle ergenlik öncesi çocuklarda hemen her zaman çalışıyor, ergenlerde de çoğunlukla çalışıyor.
Bazen boşanma sonrası çocuk ve baba ayrı şehirlerde yaşamaya başlıyor. Bu durumda baba genellikle çocuğu ayda ya da iki ayda bir görüyor. İstediğiniz kadar görüntülü konuşun, bu kadar az gördüğünüz çocuğun sizden uzaklaşmasına şaşırmayın. Bunun çok maliyetli olduğunu biliyorum ama eğer gücünüz yetiyorsa ayda iki kere, idealinde 3 kere çocuğu almaya bakın. Sevgiliniz varsa, yeniden evlendiyseniz? Sevgiliniz ve karınız sizi böyle kabul edecek (ya da etmeyecek) maalesef. Ben boşandığım yıllarda benim için haftasonu kadın madın yoktu. Haftasonu çocukla %100 vakit geçirmek için görüşemeyeceğimizi kabul eden bir kadınla sevgili oldum. Hafta içi bekar, haftasonu tek başına küçük bir çocuk bakan bekar baba modları arasında gidip gelmek sıkıntılı bir deneyim olsa da buna değdiğini düşünüyorum, siz de ne kadar zor olursa olsun değeceğini bilerek bunu yapın. Çoğumuzun eski karısı, mazoşist olmadığı için çocuğu istediğimiz zaman bize bırakıyor. Bunu kullanın ve çocuğu sadece haftasonları değil, hafta içi de almaya çalışın.
Yurt dışında yaşayan bir takipçim ile görüşmüştüm. Kızı ile aynı ülkede yaşıyor (annesi o ülkenin yerlisi, kendisi ise seneler önce göçmüş ve orada yerleşik yaşıyor) ama ayrı şehirlerdeler. İki şehir arası tren ile 3 saat. Biz görüşmeye başladığımızda, kızının telefonlarına gelmek istemediğini söylüyordu. “Sıklıkla arıyorum ama konuşmaya gelmiyor, gelse de çok soğuk, fazla konuşamıyorum” diyordu. Kendisine çocuğu gerçekten ne kadar gördüğünü sorduğumda iki ayda bir görüyorum dedi.
Çocuğu daha sık görmeye giderse ve beraber zaman geçirmek için çaba harcarsa (yani oraya gidip çocuğu telefonuna gömülmüş şekilde bırakmak yerine beraber vakit geçirirse), çocuğun muhtemelen böyle soğuk davranmayacağını söylediğimde pek inanmadı. Aslında kendisi eski eşi toksik bir kadın olduğu için, çocuğu kendisine karşı doldurduğunu, çocuğun bu yüzden böyle davrandığını düşünüyordu ama bu konuda elinde herhangi bir kanıt da yoktu. Ben çocuğun annesi tarafından doldurulmasa bile, 2 ayda bir gördüğü babaya soğuk davranacağını iddia ettim ve kendisi için zor da olsa, çocuğu ayda 2 kere 2 gün olacak şekilde görmeye başladı. 6 saat yolculuk, 2 gece otel zorlayıcı olsa da çocuğun kendisine karşı sıcak davranmaya ve telefonda bile sıcak konuşmaya başlaması bir ay sürdü.
Şunu unutmayın ki boşandıktan sonra çocuğu çok sık görmediğinizde, çocuk kendisini istemediğinizi düşünüyor ve maalesef çocuklar bunun sebebinin kendileri olduğunu düşünüyorlar. Yani çocuk özellikle de küçük bir çocuk, “annem – babam ayrıldı, babam İzmir’de çalışıyor, annem beni alıp Zonguldak’a yerleşti, bu nedenle babam beni 3-4 ayda bir görebiliyor” demiyor. “Bende bir yanlış, eksik var ki babam beni istemiyor” diyor ve neredeyse hayat boyu taşıyacağı bir eksiklik ediniyor.
Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize özellikle de toksik ilişkiler rehberi kitabına bakabilirsiniz.

