Kızlarla Sokakta Nasıl Tanışılır | Kızlarla Tanışma Video Tam Analiz (İNFİELD]

Merhaba millet, Ben Mr. Deer.  Kadınlarla tanışırken nelere dikkat ediyorum. Neler yapıyorum tam analiz videosu sizlerle. Kadınlarla başarılı olmanız için gereken TEMEL şeyleri anlattım, dikkat bu video ansiklopedi niteliğinde. İYİ SEYİRLER!

Diğer postlarım ve yazılarım için tıklayınız.

Kadınlarla (Oyun da) 10/10 Başarı Mümkün mü? | Erkeğin Hipergamisi

Merhaba millet, Ben Mr Deer. Daha önceki yazılarımdan ve videolarımdan beni bir çoğunuz tanıyorsunuz. Bu video da, bir çok insanın sayısız kere sorduğu ”her yürüdüğüm kızın numarasını alacak seviyeye gelebilir miyim?” sorusuna cevap arıyoruz. Bir bakıma da ”abi bir kız var” soruları da aynı kapıya çıkıyor, her yürüdüğümüz kızı elde etmek güzel bir hayal ama bir ”hayal”. Bu sorunun net ama tatmin etmeyen bir cevabı var, -hayır, her yürüdüğün kızı elde edemezsin. Fazla kısa ve tatmin etmediğini biliyorum.

Bazı durumlarda bu mümkün olabilir ama bu durumda da erkek ya kendi değerinin farkında olmuyor ya da düşük değerli kızlarla birlikte olmak daha kolay geliyor. Bu söylediklerim kulağa biraz karmaşık geliyor olabilir. Erkek değerini sonradan öğrenir ya da hipergami sinin farkına zamanla varır diyerek açıklayabilirim. Ülkemizde bir çok erkek kendi değerinin farkında olmadığı için düşük değerli kadınların ayak paspası olmakta, bu durumu yaşamamak için seviyemizi bilmeli ve kendi seviyemizde kadınlara yürümeliyiz. Çok daha fazlası videoda sizleri bekliyor dostlarım, İyi Seyirler!

Flörtün İlk Adımı; Nasıl Göz Kontağı Kurulur

Merhaba millet ben Mr Deer, daha önceki yazılarımdan ve videolarım dan beni birçoğunuz fazlası ile tanıyorsunuz. Bugün konumuz Göz Kontağı kurmak. Günümüzde bir çok erkek zararsız gözükeyim derken göz kontağı kurmaktan kaçıyor ve silik bir karaktere sahip izlenimi yaratıyor kendinde. Özellikle kızlarla flört konusunda göz teması çok önemli, flört gözlerle başlar. Göz Kontağı kuramayan erkek flört konularına geride başlar. Bu video da sorunun temel sebeplerinden, neden göz kontağı kurulmalı ve kuramayan dostlarıma önerilerde bulundum. Görevimiz göz teması.. İyi Seyirler!

 

Discord Yayını – Mr. Deer Söyleşisi : Gündüz Oyunu

Mr. Deer ile 2020’de yapılan daygame (gündüz oyunu) söyleşisi.

Bir spotify hesabımız var ve bu yayınları oraya da koyuyoruz. Erkek Adam Spotify Poscast Listesi.

Yayını Youtube’da izlemek için.

Saha Raporu – Kim Yon Bacı

Dışarı çıkıp “oyun” oynadığınızda çok enteresan deneyimler yaşayabiliyorsunuz. Michael’in o zaman aktif olan blogunu ve kitabını okuduktan ve SoSuave’ye dadandıktan sonra bir gazla hayat oyunu gündüz oyunu karışık bir şeyler oynuyorum. Daha önce anlattığım enteresan deneyimlerden biri olan lezzetli börekler de bu dönemde başıma geldi.

“Av” sahalarımdan biri de Sultanahmet. Turist düşüreceğim güya. Düşürmedim değil de kolay değil. Ama İngilizce de iyi olunca yürüme konusunda sıkıntı yaşamıyorum. Yıllar sonra da kullanacağım ve ekmeğini yiyeceğim “kızlar, kaybolmuş gibisiniz” açılışımı edindiğim dönemler. Sokakta çok iş çıkmayınca o zaman Mecidiyeköy’de evde kalmama rağmen ara ara Sultanahmet’te hostellerde kalmaya başladım. Bakın oradan daha güzel ekmek çıktı ve orada kendi yaşımda genç insanlarla kalmak eğlenceliydi. Bir ara onu da anlatırım.

Bir Cuma günüydü sanırım, yürüyorum (yolda yürüyorum). Karşımdan 3 Asyalı geliyor. Harita açmışlar, açık haritayla yürüyorlar. Yani gel bize yürü diyorlar.

“Kızlar, kaybolmuşa benziyorsunuz?”

Bunu demeden önce kızlardan haritayı tutan ve güzel olan ile göz teması kurarak yanlarına yürüdüm. Konuşmalarından Koreli olduklarını anlamıştım. Ve doğru tahmin etmişim, kaybolmuşlar.

Haritadan gidecekleri yeri bulduktan sonra zaten benim de yolumun üstünde diye (yalan) kızlar aldım yürümeye başladık. Benimkine Kim Yon diyeceğim. Yol boyu biraz muhabbet ettik ama gidecekleri yere varmak da uzun sürmedi.

O zaman turistte cep telefonu diye bir şey yok. Yine de yapmamam gereken bir şey yaptım ve telefon isteyeceğime telefon verdim: “Bir daha kaybolursanız beni arayın” dedim.

Halbuki hemen orada Kim Yon’u ya da 3ünü birden bir şey yapmaya davet etmem lazımdı. O zaman olmasa bile akşam. Ama gruba yürümek bugün bile rahat yapamadığım bir şey. Sürüden ayrılmış kızlarla daha iyiydim.

Neyse kızlar sokakta kayboldular (kapılarına kadar bırakmadım) ben de işime gücüme baktım.

Cumartesi günü cepten arandım. Arayan Kim Yon:

“O gün yardımın için teşekkürler. Yarın sabah bir parti veriyoruz, seni de davet etmek istedik. Gelir misin?”

Gelmem mi Korelim? Ama tabii ikinci hata : Kızın çöplüğüne gitme. Grup buluşması yapma. Arkadaşları ile beraberken görüşme. En azından kız arkadaşın olacaksa o iş olana kadar. Kızı kibarca reddedip akşamına bir yere çağırmalıydım.

Neyse Pazar sabahı “ne partisi bu diye” verdiği adrese gittim. Sıradan bir apartmanın önüne geldim. Kızın verdiği teli aradım, bir başka kadın açtı. İngilizce aksanından anladığım kadarıyla o da Koreli.

Neyse 3 – 4 dakika sonra Kim Yon kapıda belirdi. Beni aldı ve bodrum katına inmeye başladık. “Yok lan Türkiye’de Koreli böbrek mafyası olma ihtimali ne olabilir ki” diye rahatım ama bir yandan da burada ne dönüyor diye meraktayım.

Neyse indik bodruma, kocaman bodrumda çoğu Koreli bir sürü insan. Bu aşamada Kim Yon çoğu genç kız diğer Korelilerin arasına katılıp kayboldu. Şimdiki gözler olsa neyse de hepsi aynı bir de aynı beyaz t-shirtü giymişler. Kim Yonu diğer Korelilerden ayırt etmem mümkün değil :0

Açık büfe kahvaltıyı tıkındım, bir de Koreli abiyle tanıştım. Onunla muhabbet ettikten sonra birden Kim Yon geldi. Başlıyoruz dedi ve bir kürsüye doğru dizilmiş sandalyeleri gösterdi.

Ne başlıyor, ne oluyor diye etrafıma bakına bakına otururken kürsüde Koreli bir amca belirdi ve pazar ayini başladı 😀 “Koreli misyonerler!” diye bir kahkaha atacaktım. Neye niyet neye kısmet? 😀 Partide hatuna yürüyeceğiz derken Hz. İsa yolunda yürümeye gelmişiz!

Neyse aslında ayin ilginçti. Aziz Paul’dan pasajlar, şarkılar, vs.  Sonra yine büfeye dadandık. Peder beyle de muhabbet ettik. Adam Koreli ama öyle bir Türkçe var ki, böyle Türkçe öğrenmek için Türkçe’ye gönül vermek lazım. SIFIR aksan. Telde konuşsan bakkal Osman sanarsın. Bakkal Osman’da aksan var, bu abide yok.

Bu arada ben Kim Yon’u kaybettim. Ama bir sürü Koreli var. 2 – 3 tanesine yürüdüm, bi bok çıkmadı. Çoğu doğru dürüst İngilizce bilmiyordu zaten. Tanıştığım Koreli çocuğa “birader bu kızlardan hangileri güzel, bana hepsi aynı görünüyor” diye sordum. Onun gösterdiği 2 kıza yürüdüm, onlar maalesef hiç İngilizce bilmiyorlardı.

Bu arada olayı da çaktım maalesef. Kızlar kendilerini İsa yoluna adamış, evlenmeden olmaz kızları. Lan Asyalı zaafım var (o güne kadar bir Asyalı ile birlikte olmasam da var), İstanbul’un göbeğinde bir bodrum katı dolusu Asyalı kız içine düşmüşüm, onlar da SISTERS (BACILAR)! Şansıma gülsem mi ağlasam mı bilemedim.

1 saat kadar daha takıldıktan sonra dedim buradan ekmek çıkmayacak, Kim Yon da ortalıkta yok. Ortalıkta olsa ne olur, o da BACI! Dedim ben gideyim. Peder Bey kızlara “kızlar Mahmut’u dışarı geçirin” dedi. Ben önde kızlar arkamda kapıdan çıktık. Hepsinde aynı beyaz t-shirt var. Bir düzine Koreli kız.

Hemen yan tarafta duvarda 50li yaşlarında bir amca oturuyor. Suratından anladığım kadarıyla ne kiliseden ne de Korelilerden haberdar. Zira suratında az önce bir apartmandan çıkan genç adam ve ardındaki Koreli kız sürüsünü görmenin şaşkınlığı var. Adam resmen o son kadehi içmeyecektim gözleri ile bakıyor 😀

“Bye sisters.” dedim böyle elimi hafifçe sallayarak.

“Bye Mahmut. COME BACK AGAIN! Hİ Hİ Hİ Hİ” diye bağırdılar hep bir ağızdan el sallayıp gülüşerek.

Amca ile göz göze geldik. “Senin olayın ne abiciğim?” gözleriyle baktı. Ben de “dayı, anlatsam inanmazsın” gözleriyle karşılık verdim. Yine bir gülme geldi.

Bu da böyle hüzünlü bir yürüme anım olarak kaldı. Sonraki hafta kime anlattıysam inanmadı. Kötüsü Pazar sabahı uykulu uykulu gittiğim için ben bile gerçek miydi diye şüpheye düştüm. Ama ertesi Cuma bakkal Osman pardon Peder Seo Jin arayıp da kiliseye tekrar davet edince her şeyin gerçek olduğuna bir daha emin oldum 🙂

Bu olayı şimdi gülelim eğlenelim diye anlattım ama bundan çıkaracağınız bir ders var: Götünüzü kaldırıp dışarı çıktığınızda, kızlara yürüdüğünüzde, olabilecek şeyler diye aklınıza kötü şeyler geliyor. Ama bunu düzenli yaparsanız, kötü şeyler pek olmuyor ama bir sürü ilginç şey yaşıyorsunuz.

Ev arkadaşım da o sıralar yürümelerdeydi. Onun başına daha ilginç şeyler geldi. Herif internetten tanıştığı kızı görmeye İzmit’e gidip, kız tarafından bir gecekonduya götürülmüştü. Seksten sonra herif duştan çıkmış eve gelen kızın erkek akrabaları ile başbaşa kalmış. Bu içinden Kelime-i Şehadet geçirirken, gel otur şuraya demişler. Eleman silahla mı olacak bıçakla mı diye düşünürken adamlar kıza çay koydurup elemanlar tavla atmışlar! Çok enteresan bir memleketimiz var. Kıymetini bilmek lazım.

Saha Raporu ve İncelemesi (İnfield Video)

Merhaba Mahmut Abi ve Değerli Blog sakinleri, Ben Mr. Deer. Yeni bir Pick-Up (Pua) İnfield videosu ile karşınızdayım. Mart aylarının başında İstanbul’da kanat arkadaşım (Puya) ile birlikte yolda gördüğümüz iki kızı durdurup eğlenceli bir sohbet başlatıp (set açmak) sonrasında hedefimdeki hatunla aramdaki fiziksel yakınlığı artırmam ile alakalı olayın video kaydını sizlere sunuyorum. Video da sadece hatunlar ile aramızda olanları izlemeyeceksiniz yanı sıra o an kullandığımız her türlü beden dilinden tutunda konuştuğumuz konuları dinleyip mantığını öğreneceksiniz.

Bu video ile inanıyorum ki ”bu iş Avrupa da kolay, bizim ülkede ki hatunlar kezban” vs gibi kısıtlı inançlarımızı beraber yıkmış olacağız. Önemli olan iletişimde altyapıyı kurabilmek sonrasında Özgüven ve Cesareti birleştirerek yeni tanıştığımız Hatunlar ile ”Flört” (ki bu kelime bende kusma istediğimi uyandırır) dönemi yaşamadan istediğimiz yakınlığı herhangi bir yerde ve anda kurmamızı sağlayabiliriz. Biliyorum bu video yayınlandığı günlerde dünyayı saran bir salgın hastalık  (COVID-19) ile karşı karşıyayız ve yeni insanlarla tanışmaya fırsatımız yok ve olsa dahi (alışveriş yaparken vs) dikkatli olmamız gerektiğini unutmayalım. İyi seyirler ve iyi oyunlar.

 

 

Neg’in doğru ve yanlış kullanımı

Neg, en popüler ve ilk PUA‘lardan Mystery tarafından yaratılan bir terim. Esasen, dolaylı olarak kadınların içindeki güvensizliğine hafifçe dokunarak özgüvenlerini sarsmak için tasarlanan iltifattır. Bu yorumlar genelde kızların kafasını karıştırır ilgisini çeker ve de senle daha çok konuşmak istemesine neden olur.

Genellikle neg sadece en seksi kızlarla (8-10 HB arası) kullanılır. Çünkü onlar oğlanlar tarafından bir kaide üzerine konan tiplerdir ve kendilerine yaklaşan tüm taliplerini reddederek üstünlük kompleksinden zevk alırlar.

Fakat kız eğer size karşı ilgiliyse, iyi davranıyorsa ve kaba değilse ( sözlü veya sözsüz şekilde) o neg kullanmayın. Size kaba gelebilir, ama çocuk yetiştirme kavramlarından bazıları hala burada uygulanabilir: iyi davranışlarını ödüllendirmek kötü davranışlarını cezalandırmak gibi. Saygısızlık ve kayıtsızlık hala neg’i hakeder ama bence herhangi bir durumda yararlı olup olmadığına sizin kendiniz karar vermelisiniz.

İyi bir neg in sırrı kızı kaidesinde indirmeye yetecek kadar sarsmaktır ama eğer egosunu yerin dibine sokarsanız başarmak istediğiniz şeyin tam tersi etkiye yol açabilirsiniz. Erkekler negi çok aşırı ve hızlı yaptığında sinirlenen ,savunmaya geçen hatta kinlenen çok kız gördüm. Eğer yanlış düğmeye
basarsanız veya söyleme şeklinizde başarısız olursanız neg istenmeyen incitici bir anlama gelir. Biraz ip üstünde yürüme gibi, denge gerektiriyor.

Neg de her zaman hatırlanması gereken bir numaralı kural, kadının değiştirebileceği bir özelliğiyle alay etmektir:  yani, eğer isterse biraz efor sarfederek veya hiç eforsuz kendisi hakkında değiştirebileceği şeyler üzerine olmalı. Tavırlarıyla, saç stiliyle, ojesinin rengiyle, gülüşüyle , ayakkabısıyla hatta sesi hakkında olabilir. Asla kilosuyla, burnunun büyüklüğüyle ,göğüsleriyle dişleriyle yada herhangi başka doğuştan gelen kolay değiştiremeyeceği bir fiziksel özelliğiyle alay etmeyin.

Bir arkadaşımla birbirimize wingmanlik yapıyorduk. Bize hemen bakış atmaya başlayan birkaç kızı neglemeye karar verdik. Konuşmayı bok eden o ölümcük kusurun nerede meydana geldiğini görüp söyleyebilir misiniz?

Ben:” Oldukça tatlısın ama sende biliyorsun ki bu pembe ayakkabılarla bu kıyafet gitmez.”
1.Kız : “Sen neden bahsediyorsun!? ”
Ben : “ Gay veya başka bir şey değilim. Ama pembe ve siyahın birbirini tamamlayıcı renkler olmadığını biliyorum.  Temel tasarım okulu 101 “
1.Kız:” Çok haklısın gay değilsin çünkü gay bir oğlan pembenin sıcak , siyahında soğuk bir renk olduğunu bilir ve gayette beraber gittiklerini söylerdi.”
Ben: “ siyah soğuk değil nötr renktir bi kere. Okula nereye gittiğini söylemiştin?”
1.Kız: “Söylemedim ki, ama Bla Bla lisesine gittim. Sen nereye gitmiştin?”

Arkadaşım(2.kıza) : “Bu büyük kolyeni beğendim ,o büyük vücudunla uyumlu olmuş.”
( bi süre sessizlik)
2.Kız: “ Siktir et bu götleri, hadi gidelim Jenny!”
1.Kız:” Eve gidin ve kendinizi becerin o küçük pipilerinizle!! ”

Gördüğünüz üzere, arkadaşım o koca çenesini açtıktan sonra olay oldukça çirkinleşti. Arkadaşım ölümcül bir hata yaptı ve neg in en temel kuralını çiğnedi. Kadının kilosuyla ve vücuduyla alay etti.

Batı kadınları vücutları konusunda son derece bilinçli ve genellikle görünüşleriyle ilgili de oldukça güvensizlikleri vardır. Kilo, fena halde kaçınılması ve asla şaka yapılmaması gereken bir konu.

İşte doğru yapılan bir neg örneği:

Kız dans ederken yanlışıkla ayağıma bastı.
Ben : “Ah, lanet olsun bu acıttı!”
Kız: “ İnsanlar pistte dans etmeye çalışırken etrafında durma!”
Ben: “ Sorun yok, bu seferlik sadece ayağımdı ama ya orada kalbim olsaydı”

Kız yanımda yürümeye başlar
Ben:” Dışarı topuklularla çıkmadan önce biraz alıştırma yapmalısın”
Kız: “ Yürüme şeklimin nesi yanlış??”
Ben:” Henüz denge yetin yok gibi”
Kız: ” Bu ayakkabılar yeni, henüz kırmadım da”
Ben: ”Eğer onlarla yürümeyi öğrenirsen belki bir gün seni dışarı çıkarabilirim”
Kız : “Öyle mi? Nereye çıkaracaksın?”
Ben: “ Tökezlemeden bi cadde boyunca yürüyebildiğin zaman bana mesaj at, sana söyleyeceğim”

Ona telefonumu veriyorum ve numarasını giriyor-

Neglerim ince bir iltifatla ölçüp hazırlandı. Sözcüklerin ikili doğası nedeniyle ilk başta yorumuma oldukça defansif davrandı ama sonradan çokça onay arayan bir tavır gösterdi. Kız benim sahte diskalifiyelerimi ve redlerine olan tepkisizliğimi çekici buldu.

Çeşitli neglerle denemeler yapın ve kızın savunma seviyesine göre kendinizi ayarlayın. Yeterli pratikle sınırları zorlayabilmelisiniz ve savunma hattının üzerinden geçerek havaya uçmadan yaklaşabiliyor olmalısınız.

Çeviri : The Right Way and The Wrong Way to Neg

Çeviren : Alesta

Saha Raporu – 4 yıl aradan sonra gündüz oyunu

Mayıs ayıydı sanırım veya nisan sonları, dgo_cr7 ve ben kadıköy starbucks civarlarında charlie chaplin cosplayli dayının yakınlarında -takılanlar bilir- gözlerimize komutları verip aratmalara başladık. yukarıya doğru çıkarken bir 6.5/10 gördük. 3 sn kuralını efsane bir biçimde yok ederken ‘sen mi gidiyorsun ben mi amk?’ tartışmaları yaşarken -göt korkumuzdan gidemiyoruz bu arada :D- ben kayışı kopardım ve yaklaşık 4 sene sonra ilk setime dalış yaptım. 4 sene aradan sonra ancak bu şekilde başlanabilirdi bence. yanına doğru yanaştım, hafifçe omzuna dokundum ve kafenin önünde kıvırcık saçlı eski voleybolcu ve karateci kızımızı durdurdum.

B: baksana, selam, seni şurdan geçerken gördüm de çok güzel bi’ enerjin vardı, yanına gelip selam vermek istedim.

O: ay teşekkür ederim ama benim mi enerjim güzel? çok çöküğüm şu an ama

B: enerjin güzel dedim moralin iyi veya kötü demedim ki

O: evet teşekkür ederim

B: **** ben, tanıştırayım kendimi

O: ben de ****

B: nerden geliyosun böyle ***?

O: dövme yaptırdım da orada geliyorum.

Valla yalan değil hocam ben de dövme üçüncü dövmemi yaptıracağım. 2 aydır falan arıorum ne yapsam diye. O yüzden dövme muhabbeti mükemmel oldu. 5-6 dk konuştuk dövme hakkında, enerjisinin aslında düşük olduğu ve önüne bakarak yürümeleri hakkında vs vs. tam hatırlamıyorum.

Daha sonra ben arkadaşımın yanına gitmeye niyetlendim çünkü beni bekliyordu. Ama kız bana baya into oldu sanırım, kendi açık verdi bana.

B: tamam o zaman *****, zamanın yok sanırım -kuracağım cümleyi sikeyim- ben de arkadaşımın yanı-

O: Yoo var aslında ben de kahve içmeye gidiyordum tam.

4 sene aradan sonra önümegelen set = insta date. böyle şans kimde var? 😀

B: ha tamam o zaman bi’ kahve ısmarla bana hadi.

Boğanın yukarısında tatlı kahveciye gidiyoruz, Ben erkek oğlu erkek sütlü filtre kahvemi içiyorum, kendisi latte içiyor. Konuşuyoruz, gülüyor baya, ben de eğleniyorum her şey çok güzel. Daha sonra numarasını alıp metrobüse salıyorum kendisini. ben de dgo_cr7 yanına gidiyorum. Pazartesi akşamı oluyor, ben kızımıza mesaj atıyorum whatsapptan. ‘eli kırık kız?’ eli kırıkmış voleyboldan dolayı, 5-6 sene önce kırmış ve kalmış öyle. Ben de çok dalgasını geçtim bu ve karatenin. en çok konuştuğum konuyla ilgili de mesaj attım. ‘aa cesur çocuk, evet benim?’ dedi. Tak diye aradım hemen. ‘ya ben senin dün aramanı bekliyodum, neden aramadın?’ dedi. biraz konuştuk, Kız bana çok ilgili. 1-2 dk geçti işim var şimdi ayağına kapattım. 1 saat sonra bu bana kendi mesaj attı napıypsun, nasılsın vs. konuştuk biraz. Öbür gün beni aradı ofisteyken, konuştuk.

Ben yazmıyorum veya aramıyorum beyler. Her şeyi kendi yapıyor. Sonra bana fotoğraflarını attı, ayaklarındaki dövmelerini. Tekrar aradı. Her şey mükemmel. Daha sonra date ayarlamak istedim uzatmadan. bu hafta. çarşamba günü 1 mayıstı sanırım, yanlışım varsa düzeltin. biz o gün tekrar *** ve iki arkadaş ile kanyon, özdilek takıldık. akşamında bununls beşiktaş’ta bir barda buluştuk. daha geldiğinde sarıldı ve öpüştük, her şey normal. Ama bir ibnelik, bir huzursuzluk seziyorum. gelir gelmez patlattı;

O: böyleyken böyle böyleyken böyle -önemli nokta- işte arkadaşlarımla da oraya gidicem burdan sonra

??? yani baya takılmaya gelmiş. benimle buluşmaya geliyor ama benden sonrası için de plan yapmış. herhangi bir şey bekleme davası diye düşündüm ama çok umursamamaya çalıştım. ama beni biraz düşürdü bu durum. daha sonra 1-1.5 saat içtik ve konuştuk baya. daha sonra kalktık hesapları ödedik. yakın olmadığını hissetim tüm gece, o bana into olan kız hiçbir şekilde yok gibiydi. kino vs hiçbir şey de denemedim, üstelemedim bile. en son bana sarıldı ve öptü. görüşürüz diyip ayrıldık. daha sonra sessizlik. mesaj atmadı veya başka bir şry yapmadı. ben de nextledim. anlamadığım şey neden böyle olduğu açıkçası. arkadaşlarına anlattı da onay mı aradı, onayı mı bulamadı? pişman mı oldu? daha sonrasında eski sevgilisiyle barışmış sanırım, instasından gördüm. çok uzun bir süre değildi. belki kafası karışıktı, belki ben düzgün ynamadım. ama 4 sene sonra böyle bir setle karşılaşmak… day game inancı 0 olan beni 100e çıkardı. hala bir takım approach anxiety durumum olsa da zamanla üstesinden gelebileceğime eminin. o yüzden deneyin beyler, bırakın kız sizi reddetsin. kendi kafanızda kendinizi reddetmeyin. şans verin kendinize.

Konuk Yazar : madly

Saha Raporu – Oyuna giriş

Çevirmen Hoca, Koz ve beni hiç sallamayan ama arada yorum yazan Mahmut Abimize selamlar olsun.

12 Haziranda yukarıya çıldırıyorum, yardım edin şeklinde bir mesaj bırakmıştım ve sağ olun yardımcı oldunuz gerçekten.

BEN BUGÜN İLK DEFA DAYGAME YAPARAK (ya da yapmaya çalışarak) 2 TANE HATUNA YÜRÜDÜM. HEM DE 3 DK İÇİNDE.

Şöyle ki; Çevirmen Hocam ve Koz bromuzun bana yazdığı cevaplardan sonra ben bi gaza geldim. O ilk yorumlardan 2 gün sonra dışarı çıktım ve bugün yürüycem dedim.

Gittim sokakta yürüyebilme ihtimalimin ve korkumun daha az olabieceği “SİKTİR LAN PİS SAPIK” denme ihtimalimin az olduğu bir semte. Arabayı çektim sağa. İndim güzelce de giyindim. Az ileride oturmuş elimde telefon geleni geçeni kesiyorum. Kızlar geçiyor ben korkumdan yanaşamıyorum. Derken bir tanesi geçerken bana baktı önüne döndü. Dedim YD mi acaba? Yürü ulan dedim… hooop ayaklarım hemen geri döndüüü..

Reddedilme korkusu-MAVİ HAP

Derken yine kızla geçmeye devam. Ben bakıyorum hangisi daha az korkutucu diye( gözlerim de bozuk 2 numara uzağı göremiyorum ama gözlüğü çıkarmışım janti görünücem diye)

Sonra bir kız daha geçti esmer güzeli. Benim kalbim küt küt atıyor göğsümden fırlayacak. Takıldım peşine…derken bir araç yanaşıp kornaya bastı.. babası sandım.. ama herif ona çalmamış ve benim zaten zar zor bulabildiğim cesaret sıfıra indi.. öyle 1 saat takıldım eve döndüm.

Reddedilme Korkusu-Mavi Hap

Derken bugün. Masturbasyon yapmayalı 1 hafta olmuş. Testosteron 7. Günün zirvesinde. Ağırlıkta kaldırmışım 1 gün öncesinden şiş şiş geziyorum (ya da bana öyle geliyor)

Dedim ki hazır boşum saat 8 de boks var şuan 5 arabayı az ileri götürüp caddeye park edeyim kızlara yürüyecem bugün.

Aynen dediğim gibi saat 7 ye kadar ben bi o tarafa bi bu tarafa yürüyorum, kızlar geçiyor, ben bakıyorum. Yine tam takılıyorum peşlerine gidicem konuşucam, ya telefona bakıyolar, ya kulaklık var, ya karşıya geçiyolar ya da yanlarından yürüyen adamları onlarla sanıyorum olmasa bile konuşsam ve beni terslese sapık dese ne bok yicem diye kafada kurdukça kuruyorum ama hepsi BOŞ BAHANE!! Aslında olan;

Reddedilme korkusu-Mavi Hap

Derken baktım saat 7 olmicak böyle, boks falan da 8 de binip gideyim en iyisi eve. Bindim gidiyorum tam sonra dedim ki “bugün antremanı kaçırıcam belki ama o zaman birşeye deysin, kızlara yürümüş olayım ki kaçırdığım antreama deysin, yoksa eve gidip mal mal 31 çekmek için deymez, Beta olma, sen Beta mısın?! Salak mısın?! Dön geri! Bunların hepsi MATRİX, o seni eve geri yolluyor. Hiç bir zaman kızlarla aran iyi olmicak, sen yapamicaksın sanırım bas eve git..”

Laan dedim eve arabayı sağa çektim,”yürüyecem ulan bugün beeeen!!!” dedim. Sonra 45dk boyunca yine aynı tarane yukarı aşağı yukarı aşağı derken. ”Hadi eve git Daves..”

Ben karşıdan karşıya geçtim arabanın yanına tam arabaya yöneldim ki, sol taraftan deri etekli, dolgun bacaklı bir HB 7-7.5..

Sonra kafamda aynen şunlar çaktı;
“Mahmut abi?! MATRİX! BETA MISIN SEN AMK?! Mahmut abi?! ÇEVİRMEN HOCA?! KOZ! MATRİX ŞUAN KADIN SİLUETİNDE DAVEEEEEESS!!”

Yallah dedim bir yardırdım hatuna, sağından yanaştım kaldı aramızda 1m benim zaten tuvaletim var 2 saattir tutuyorum orada bıraktım bırakacam derken benim elim havaya kalktı bir anda dedim napıyorum ulaan beeen!! Ve ZIBAAAM!!

REDDEDİLME KORKUNLA YÜZLEŞ-KIRMIZI HAP..

Merhaba dedim, kulaklık vardı çıkardı kaşlarını çatarak “ne oluyor yahu?” bakışı ile bana baktı. Gözlerimin bozuk olduğunu söylemiştim. O 19-20 yaşında sandığım HB7 meğersem 30lu yaşlarda çıktı.

Merhaba, az önce şurada dururken (elimle arkayı gösteriyorum-London Daygame) sizi(neden seni demedim bilmiyorum heralde büyük olduğunu görünce) farkettim ve çok hoş görünüyordunuz geliş merhaba demek istedim.

Duruşum, yüzümün şekli, falan tırt..ama ses tonum kalın ve tok bi ses konusunda iyiydim.

Hatunda” ayy sağ olun iyi akşamlar” dedi ve gitti.

Bende kusura bakmayın dedim. Gittim.

Benim ağzım götümde mutluluktan uzaya çıkıp yörüngeye oturucam. Bir insan reddedildi diye mutlu olur mu ya? Bir kızla konuşmuşum ve reddetmiş, ana avrat sövmeyip sapık demedi diye ben baya gaza geldim. Arabaya bindim çalıştırdım tam gidicem, sağdan başka bir HB 6-6,5.
Dedim ulan yürü ve yapıştıııır…
Yine kızın sağından omzuna dokunarak merhaba dedim. Bu sefer “napıyorum lan ben falan olmadı”
Kız korktu irkildi, kulaklık vardı.

D:Daves ,H:Hedef

D: merhaba korktuttum sanırım özür dilerim.
H:.. ay uyy falan filan
D:az önce şurada duruken(elimle gösteriyorum) seni fark ettim çok hoş görünüyorsun ve gelip merhaba demek istedim.
H:merhaba.. :))) (kız şoke olur, deli gibi garip bir gülümseme)
D: böyle birşey başına gelmedi heralde
H: hayır ilk kez oluyor. (Yere bakar, büyük gülümseme devam eder U şeklinde deniliyor buna heralde)
D: hmm.. nereye gidiyosun? (Evet ne diyeceğimi şaşırdım bir an)
H: eve gidiyorum..
D: anladım..peki o zaman sadece çok hoş göründüğünü söylemek istemiştim. İyi akşamlar ?
H: iyi akşamlar der U şekilde gülümseme ile ve gider

REDDEDİLME KORKUSU YENİLDİ-KIRMIZI HAPA GİRİŞ

Hepinize selam olsun..

Konuk Yazar : Daves

Saha Raporu – Işıkları Kapatın !!!

Merhaba Mahmut Abi ve Değerli Blog sakinleri, Ben Mr.Deer. Önceki yazılarımda yaklaşma korkumu yenmemi ve  sonrasında olanlardan bahsetmiştim. Yaklaşma korkumu yendim ve sınır tanımıyorum artık. Şunu da not düşmeliyim oyun ne Eskişehir de kolay, ne Adana da zor önemli olan mentalite ve teknik. Elimden geldiğince açık ve detaylı yazmaya çalışacağım ama hatırlamadığım kısımlar için üzgünüm. İki rapor birden yer alacağı için yazının biraz uzun olacağını şimdiden söylemeliyim. Önceki yazılarımda kullandığım teknik yüzünden insanlar beni Dark Triad bozuntusu birisi zannetmişti. Ben Robert Baker ’ın Sperm Wars kitabındaki gibi olayları betimleyerek ve yapabildiğim kadarıyla psikolojik çözümlemeler yapmaya çalışıyorum. Bu pek alışa gelmiş bir teknik değil sanırım ya da ben bu tekniği henüz sağlıklı kullanamıyorum. Yazardan farkım o olayları kurguluyor ben ise yaşıyorum.  Dip not saha raporunda ki tüm sözler Arsız-Komik tavırlarla söylenmiştir. Sağlık bakanlığına sesleniyorum ışıkları kapatın aq 😎 .

‘’Ciddiyet sığ insanların biricik sığınağıdır.’’

                                                                                                                  ~ Oscar Wilde ~

Saha Raporu; Migros Yürümesi ve Fclose

Günlerden 16 Nisan Pazartesi benim İf (intermittent fasting)’de Dört saatlik açlık günüm, ekibimle Rock Fest öncesi toplantı yapmak için telefonlaştım. Normalde o gün evden çıkmak istemiyordum çünkü açlık günlerinde benim enerjim olmuyor. Sabah günlük antrenmanımı yapmış ve birkaç saat de ders çalışmıştım. Açlık yüzünden huzursuz hissediyorum kalbim arada çarpıntı yapıyor ve arada hafif sarsılmalar hissediyorum.  Öğrenci Kanadım ile Adana ‘nın en işlek semtlerinden biri olan Baraj yolunda buluştum ve Ghost ‘ın spordan çıkıp gelmesini beklerken biraz gezinelim ve benden iş çıkmaz düşündüm bari Öğrenci Kanadım set açsın bende izlerim hatalarını falan düzeltirim diye düşündüm. Biraz yürüdükten sonra Migros‘a bir şeyler almak için girdik. Reyonların arasın da gezinirken kızın biri dikkatimi çekti göz göze geldik gülümsedim, kızda gülümsedi. Kız 1,70 boylarında sarışın, kıvırcık saçlı balık etli Hb5 ama tatlı suratı, konuşması ve dar alanda ki göstermiş olduğu performans için +0,5 daha Hb 5,5 diyelim. Neyse bakışı aldım ve ‘’Kanat vur ben buna gitmezsem olmaz, kalp krizi geçirirsem suni teneffüs sende hehehe’’ dedim. O vur kelimesi aramızda bir tür motivasyon ve destek mesajı, evrimsel psikolojik olarak maymun atalarımızda da görüldüğü gibi dokunmanın (kino) verdiği rahatlık birbirimizin omzuna hafifçe vurunca uçuşa geçiyoruz. Neyse fazla uzatmadan ben kızın arkasından çikolatalı atıştırmalıkların olduğu reyona gittim yanında yürürken yarım metre önünde kafamı çevirip seti açtım.

H: Hedef            D: Ben

D: Merhaba (sakin ve yumuşak bir sesle)

H: Merhaba (heyecanlı ve samimi bir sesle, vücut dili beni beklediğini anlatıyor.)

D: Az önce seni gördüm, tanımaya değer biri olduğunu düşündüm ve işte buradayım. Tarzından çıkardığım kadarıyla öğrencisin edebiyat falan mı.

H: Hayır anestezi bölümünde okuyorum sen ?

D: Bilmem tahmin et.

H: Konservatuar veya güzel sanatlar olabilir. (Tavus kuşu tarzıma ithafen)

D: Hayır bilemedin, Hogwarts ta Harry ‘nin sınıf arkadaşıyım ehehehe.

H: Nasıl yani büyücü falanmısın.

B: Büyüde yapabiliyorum ama hayır sokak sihirbazıyım. Söylesene anestezist olmak nasıl bir duygu insanları bayıltmak falan biraz da Nuri amca geldi aklıma ama. (gülüşmeler)

Ondan sonra kız başladı bölümünü anlatmaya, hastanede çalışıyormuş. Bir kız arkadaşı oradaymış (iş arkadaşı) onunla tanıştırdı sonra bende Öğrenci Kanadımı çağırdım kızlarla tanıştırdım. Hedefim bir şey almıyormuş onunla önden çıktık, bir iki sihir numarası yaptım ve neşeli bir sohbet ediyoruz. Öğrenci Kanadım ve hedefimin arkadaşı ortalıkta yok, kanadım içeride işimi kolaylaştırmak için diğer kızı lafa tutmuş. Sohbet arasında kız fazla soğuk kanlı olduğumu söyledi, bende bugün açlık günüm ve şuan modumun düşük olduğunu normal de eğlenceli bir insan olduğumu söyledim. (HATAAA) Orada biraz sıçtım tabi kafa yerinde değil ki ama kız da çok umursamadı. Normalde eğlenceli bir insanım ne aq. Neyse diğerleri geldi. Hedefim arkadaşına benim sihirbaz olduğumu falan söyledi. Tabi arkadaşı da numaralarımı görmek istedi, iskambilleri Öğrenci Kanadıma verdim gösterdi bir iki numara. Sonra hedefimden numarasını alıp yarın kendime gelince eğer müsait olursam onu arayacağımı ve bir şeyler içmek için buluşabileceğimizi söyleyip yanlarından ayrıldık. Ghost ile buluştuk bir mekana oturup hem olanları anlattım hem de Fest için planlama yaptık. Biraz zaman geçti saat 7.30 PM kızı numaramı alması için aradım.

D: Merhaba ***** ‘mı görüşüyorum.

H: Evet benim buyurun.

D: Ben yakışıklı sokak sihirbazı Deer

H: Eheheh senin olduğunu tahmin etmiştim. Ne yapıyorsun neredesin.

D: Arkadaşlarımla oturuyorum. Sen?

H: Alışverişi bitirdik, arkadaşımla geziyoruz. Hala yakınlardaysan bugün de bir şeyler içebiliriz.

D: Olabilir ama biliyorsun enerjim düşük sohbeti fazladan neşelendirmen gerekecek. (kafami s*kem boş ver yarın buluş sana aq o nasıl bir cümle.)

H: Hmm neşelendirmek diyorsun tamam o iş bende senin için elimden geleni yapmaya çalışacağım.

Bla bla bla bla

Ekibimle biraz yürüdük ve ATM den para  çekip geri dönüyorduk kızlar gelmiş, bana doğru yürümesini söyledim yolda karşılaştık direk sağ elimi beline koyarak yanaklarından öptüm (bu vazgeçilmez hareketim sayesinde, setten sonra ister günler ister saatler geçsin şaşmaz yakınlık kurarım) . Ghost ve Öğrenci Kanadım gitti ben kızları alıp yakınlardaki bir kafeye oturduk samimi söylüyorum ben gece boyu sıçtım kız topladı. Mekâna girince yüzümde kocaman bir gülümseme ve tanımadığım garsonlarla el sıkışma, ayak üstü hâl hatır sorma (full charge) falan, güzel bir yer seçtim ve oturduk vücut dilim iyiydi yalnız bazen teknikten uzaklaştım, çok sorun yaratmayacak shitleri umursamadan battım. Bu mekana çok sık gelir misin, garsonlarla samimi gibisin (bunlar dan biri İngilizce gecesinden tanıdığım çüksüz garson) falan basit shitler. Çeşitli sihirbazlık ve zihin oyunları yapıp geceyi bir şekilde atlattım. KissClose yapma fikrim vardı ama yarın sakin kafa ile daha iyisini yaparım diyerek vazgeçtim. Birkaç saat sonra kalktık kızlarla durağa yürüyüp yanaklarından öptüm, oradan da kanatlarımı arayıp yanlarına geçtim olanları anlattım.

“Başarıya ulaşamayanların yüzde doksanı yenilgiye uğramamış, sadece pes etmiştir.”

                                                                                                                     ~ P.MEYER ~

Evvelsi gün akşam üstü 5.00 PM gibi hedefimi aradım. Naber, nasılsın falan biraz lafladık sonra kız‘’ kapamam lazım yemek sipariş etmeliyim’’ dedi. Dedim ‘’dur akşam 8 gibi hazır ol alırım seni’’. ‘’Nereye gideceğiz’’ dedi. Dedim ‘’sürpriz’’ ve kapattım. Bu ‘’sürpriz’’ kelimesi çok kral bir şey kızları ikileme sokuyor kız diyor acaba eve mi çağıracak veya hangi mekan güzel mi vs. Yanında arkadaşının da gelme ihtimaline karşı Öğrenci Kanadımı da aldım yanıma aksi bir durumda bir bahane bulup geri yakınlarda bir yerlere bırakırım diye düşündüm. Saat 8:30 falan aradım meşgule attı ve mesaj attı;

H: Hastanedeyim istersen buraya gel. Çikamiyrum jsghhsjfsd.

D: Bende uyuşturulması gereken biri olarak yoldayım.

H:  İyi bakalım. 😀

Vardıktan sonra aradım açmadı. (biraz shit birazda mesaiye kalmış ameliyattaymış)

D: Lokasyon ver kurtarmaya geliyorum seni.

H: Amaliyathane 2.kat.

Kapıya gittim güvenlik var bırakmıyor.

D: Son bölüm canavarını geçemedim, Gel yanıma.

Mesajı attım ama yarım saat falan cevap yok, o sırada Öğrenci Kanadım acıktı, açık bir büfe bulmaya gittik. İçimden diyorum ‘’şuna bak benimle oyun oynuyor şapşal şey pıttığını yerim senin eheheheh’’. Sonra aradı ameliyatta olduğunu o yüzden arayamadığını söyledi. Yanına gittik ve ilk çalımı attım ‘’beni beklettiğin her 5 dk için bir öpücük borcun var’’ dedim. Kız güldü hoşuna gitti aşüftenin gülerek ‘’hastanede olmaz ama’’ dedi.  Dedim ‘’bakacağız artık’’ 😎 . Sonra beni ameliyathane kısmına götürdü sette tanıştığım arkadaşı ile saçma sapan bir sterilize ameliyat önlüyü giydirdiler yetmiyormuş gibi bone ve terlikte giydirmeye kalktılar kabul etmedim galoş getirttim. İçeride hemşire odasına aldı. Burası beni dardı dışarı çıkalım asistanım tek başına dedim. Aşağıdaki kafeterya ’ya giderken hastanenin altındaki karanlık bir alandan geçiyoruz sağa sola baktım yandaki sütunun altı tenha çektim kızı dudağından öptüm ‘’mal’’ oldu. Sonra Öğrenci Kanadımın yanına geçtik biraz sohbet ettik, kız arkadaşına arayıp aşağı kafeterya ya çağırdı. Kıza ‘’arkadaşın gelir asistanımla otururlar sen beni gezdir’’ dedim. Hastanenin içerisinde gezinirken kızı sohbete tutuyorum otoparka giden koridoru arıyorum bulamadım ve kızda bilmiyormuş. Binanın dış kısmın dan dolaşırken neden oraya gittiğimizi sorduğunda bende yavru ceylanımı orada bıraktığımı ve yanlış park ettiğim için kimse çarpmasın diye düzeltmem gerektiğini söyleyerek oyaladım. Sonra arabanın yanında kızı öpmeğe niyetlendim ama yok neymiş millet görürmüş işyerinin otoparkında elit değilmiş bende arabanın koltuklarını öne çektim, oturdum içeri ve kızı da yanıma çağırdım. Sonra öpüştük falan gitmek istediğini söylüyor ama öpüşmeye devam ediyor (SDD), sevişmeye giden planlı yoluma girdim artık. Konuşarak rahatlatıp kucağıma oturttum sonra vajinasına elimi attım, ne itirazlar (tamamen naz) ne shitler atıyor aşüfte ama ben yermiyim daha rahat olması için arabayı yakınlardaki bir ağaçlık alana çektim. Son sürat devam ettik memeleri ile oynuyorum, sütyenini çıkarmaya yeltendim naz yapıyor çok hızlı gidiyoruz diyor. Durdum ve ‘’ben hızlı değilim dünya yavaş’’ deyip öpüşmeye devam ettim. Bir iki dakika sonra sütyenini önlüğün altından çektim çıkardım. Sonra önlüğünü çıkarırken yok falan diyor, bende bir dakika rahatla çıkarmayacağım dedim ama tabi ki çıkardım her şeyini, üzerimdeki ameliyat önlüyünü kıza giydirdim rahat olsun millet görür derdi olmasın diye sonra blowjop yapmak istemedi eliyle kaldırdı, taktım kondomu aldım kucağıma işlem tamam. Sonra arabayı otoparka park ettim ve gençlerin yanına geri dönüyorduk çizmelerimin büyük gözüktüğünü ve kaç numara olduğunu sordu. 47 numara olduğunu söyledim, aşüfte ‘’ayağı büyük olanların şeyide büyük olurmuş lafının gerçekliği yok mu acaba eheheh’’ (shit) dedi. ‘’Bilmem ağızına alınca ölçersin‘’ dedim. Gençlerin yanına gittik. Hedef kahve ısmarlamak istedi oturduk kafeteryada sohbet ediyoruz iki kız iki erkek, biz yokken Öğrenci Kanadım doktorun birine sihirbaz seti açmış kendine abur-çubur aldırmış orasından burasından bisküvi, kek falan çıkarıyor gülmekten yarıldık. Kahveler bitti falan kalktık ayrıldık hastaneden.

‘’İnsanın yaptığı yanlışlardan en büyüğü başkaları karşısında gülünç olmaktan korkmasıdır.’’

                                                                                            ~ Fyodor Dostoyevski ~

Pazar gününe kadar kızı ne aradım ne sordum. Pazar öğlen arayıp akşam onu almak istediğimi evde takılacağımızı söyledim ‘’tamam’’ dedi. (HATAAAA). Saat yaklaştı aradım arkadaşının bir sorunu olduğunu ve başka zaman buluşmak istediğini söyledi. Telefonu kapattıktan birkaç dakika sonra Chianski‘nin yıllar önceki benzeri bir olayla alakalı söylediği laflar kulağımda çınladı ‘’Kıza orospu gibi davranma ilgi ver’’. Kızı dışarıya çağırıp bir şeyler içip öyle eve getirmeliydim. Sonra telefon konuşmasında yanımda olan Ghost ile bu konuyu konuşup next kararı aldım. 9 gün sonra bir sonraki saha raporu ile alakalı olan kızla buluşmaya Öğrenci Kanadım ile giderken aradı telefonu açmadım, birkaç dakika sonra yürürken şansıma edim o sırada oturduğu mekânın yanından geçerken görmezden geldim ama o beni fark etmiş ki aradı beni gördüğünü söyledi bende onu fark etmediğimi söyledim sadece on metre ileride olduğumdan yanına biraz ilgi vermek için döndüm o sıra buluşacağım kızı arayıp bir işim çıktı 10 dk gecikeceğimi belirttim. Yanına vardığımda kalkıyordu yanında gene aynı arkadaşı vardı. Biraz yürüdük Öğrenci Kanadım hemen diğer kızı önden götürüyor sohbet ediyor. Birkaç gündür şehir dışında seyahat ediyormuş bunu anlattı, yolda  yürürken durup dudağına öpücük falan kondurdum. Ona ayırmış olduğum 10 dk ’nın sonuna gelince sarılıp boynundan öptüm ve seni bir iki güne arayacağım değip yanından ayrıldım. Bu arada bu kız manyak bir şey bir ara gel seni ameliyata ziyaretçi olarak aldırayım diyor fuck yeahh. İşte bu böyle tabağa can kurban ilimle bilimle besliyor beni 😀

‘’Kadınlarla başarılı olmak istiyorsan Kedi gibi ol, ancak sen istediğin zaman yaklaşabilsinler.’’ (çerçeve)

                                                                                                                              ~ Mr.Deer ~

Tinder ‘dan Hastane bahçesine BClose;   

              

Öncelikle Tinder ve Whatsapp konuşmalarını ss olarak koyacağım, yazı fazla uzamasın. Ss ‘lerde sağ taraftakiler benim, soldakiler kızın mesajlarıdır. Özellikle dikkat edilmesi gereken kısımlar zaman dilimleri, bir kızla günlük mesajlaşma sayısı 2-3 hadi en fazla 6 mesaj olmalı kız kankalarından farklı olunmak isteniyorsa ve telefonun başında bekleyip hemen ardına cevap atmak aşırı duygusal yatırımdır zaten erkek adamın her dakika telefonun başında olacak boş vakti de yoktur. Bu arada kızın sesi ilk karşılaştığımızda biraz toktu olay sonrası daha kadınsı oldu, herhalde tıkanıklığını açtık. İlk defa resimlerde Hb 4,5 olup ta reel de Hb 6 olanı gördüm genelde ters olurdu. Sağlam vücut varmış kız da, bu arada 19 yaşındaymış hanım kızımız 😀

   

Önce 6.30 PM civarı kızı aradım.                                                                                            H: Hedef            D: Ben

H: Alo efendim.

D: Merhaba, ne yapıyorsun.

H: x kafede oturuyorum arkadaşımla sen ?

D: Evdeyim ufak tefek ev işleri falan. Saat 8 de Barajyolun ‘da buluşuruz eve git de hazırlanmaya başla anca biter ehehehehehe.

H: Geç kalmam merak etme hazırım zaten.

D: okey görüşmek üzere by by.

H: By by.

****10 dk sonra geri aradı açmadım işim vardı. 7 PM gibi geri aradım.

D: Efendim beni aramışsın.

H: Evet bir şey soracağım, bir arkadaşım da benimle gelebilir mi senin için sorun olur mu.

D: Niye babası dışarımı atmışta yanından ayrılamıyor mu. 😀

H: hayırr gelsin işte. (bebeksi konuşma ile)

D: Seni bıraksın beni görsün geri gitsin  Ehehehe.

H: Bebeğimi çalmandan korkmuyor öyle bir şey değil eheheheh.

D: Nerden bilim böbreğimi çalmayacağınızı ikinizle baş edemem.

H: Yok yok bir şey olmaz hehheheh.

D: Umarım arkadaşın eğlenceli biridir akşamım mahvolmaz eheheheh.

H: Allah Allah özgüvene bak yaaa.

Bla bla bla bla

Öğrenci Kanadım ile önceden buluşup bir iki set açıp öyle gidelim dedik. 15 dakika önceden buluştuk yürüyoruz kızların yanına doğru yukarıda anlattığım olay yaşandı tabağıma rastladım falan geçiyorum oraları 8.20 PM civarı oldu kızlarla buluştuk. Elimi uzattım kız ‘’böyle samimiyetsiz selamlaşmaları sevmiyorum’’ dedi. Elimi beline koydum çektim yanaklarından öptüm. Geç kalmam ile alakalı bir iki shit attı savurdum. Yolda aklımda ki mekana yürüyoruz nereye gittiğimizi sordu ‘’sürpriz’’ dedim. Neyse mekana geçtik. Hareketli bir sohbet başladı bir iki ilizyon ve sihirbazlık yaptım. Kızlar yalvarıyor bunların sırrını anlat falan yemezler. Arada göğüs kaslarımı oynatıyorum dikkat dağıtmak için kızların bayağı hoşlarına gitti. İki tane Numarayı öğrettim  hedefe, dedim ‘’her numara için bana bir öpücük borcun var’’. İkinciyi öğrenemedi çok uğraştırdı dedim üç oldu. Kız da öpücük borçlarına ‘’tamam’’ diyor, o anda zaten fark ettim bu kız da iş var. Sonra biraz vakit geçti dedim kalkıp biraz yürüyelim.

Çıktık yürüyoruz ilerde kavşaktan ‘’L’’ yapıp diğer taraftaki sessiz yoldan yürüyecektik Öğrenci Kanadım diğer kız ile önden karşıya geçti hedef ve ben yakınlardaki büfeye gittik. Sonra bizde karşıya geçtik diğerlerine bakınıyoruz. Dedim ‘’arkadaşın asistanımı kaçırdı gitti gül gibi çocuk eheheh’’. ‘’Asıl benim arkadaşıma bir şey yapmasında ‘’ dedi. ‘’ Arkadaşının gözü göz değil’’ dedim. Aradık telefonla bunlar kavşaktan ‘’U’’ çekmişler geri dönmelerini söyledik. Arabanın birine yaslandım hedefte yanıma yaslanmıştı, ‘’şu borcun birini alim ama sadece şu anlık yanağımdan öpebilirsin’’ dedim sırıttım. He aq bırakırım ya bende yaklaşırken yapıştım dudişlere kız mal gibi kaldı. ‘’Çok hızlısın ’’ (shit) dedi. ‘’Ben hızlı değilim dünya yavaş’’ dedim ardına piç gülümsemesi ve shit geçildi. Bizimkiler geldi devam ediyoruz arada onlara laf atıyorum falan hoş bir sohbet var. Apartman aralarından giderken diğeri önden gidiyor tuttum çevirdim yapıştım hedefin dudağına bir daha. Diğerleri neler olduğundan habersiz önden gidiyorlar az daha ilerledik hedefe ‘’gel benimle onlara yetişiriz’’ dedim. Önce bir duraksadı ‘’sakin ol bir şey olmaz gel iki dakika rahat ol’’ dedim, ‘’Bende public ’ciyim ama ne bilim daha yeni tanıştık’’ falan dedi ben tabi public ne bilmiyorum ama umursamadımda.  Çektim karanlık sokakta ağacın altına sarılıp öpüştük ve sağ el götte 😎 . Sonra gittik bizimkilerin yanına, meraklı gözlerle bakıyorlar dedim ‘’kedi seviyorduk’’, ha yediler mi bilemem ama hedefin dudağındaki ruj yok olmuş. O sırada dağılırız diye düşündüğümden ortaya ‘’bi ara beraber göl kenarında bisiklet sürmeye gidelim’’ dedim.  Sonra diğer kıza ‘’asistanımla ile birbirinizin numarasını alın, asistanım planlar haber verir’’ dedim. Gencimiz numarayı aldı. Sonra dağılmıyormuşuz kızların vakti varmış devam ettik. Yolda tuttum hedefi park halinde ki otobüsün arkasına çektim yapıştım dudağına, diğerleri önde devam ediyorlar. Birkaç dk sonra yetiştik bizimkilere, kıza sordum ‘’public’’ neydi diye başladı anlatmaya.

‘’Mümkün olduğu kadar çok düşün düşündüğünü de hep yap.’’

                                                   ~ Napoléon Bonaparte ~

Sonra bir hastanenin yanından geçiyoruz ‘’hadi içeriyi gezelim’’ dedim. Girdik içeri Öğrenci Kanadım ile diğer kız kafeterya ya giderken ben hedefi çektim hastanenin karanlık köşesine ayakta öpüştük falan, cinsel sohbetler sonra hastanenin kapalı kafeteryasına gittik. Duvar dibindeki banka oturduk kucağıma alacağım, hadi gidelim arkadaşımın eve gitmesi lazım, hızlı gidiyoruz falan diyor. ‘’Rahat ol gel bakim Noel babanın kucağına’’ dedim. Aldım kucağıma öpüşürken bir iki dakika sonra attım elimi pantolonun üzerinden vajinaya önce izin vermedi elimi çekti (SDD). Biraz sonra bir eli sırtımda diğerini de tuttum tekrar elimi attım bu sefer tepki vermedi. Elimi  donuna soktum ovaladım biraz, memelerini falan öptüm neyse, dedim ‘’beni rahatlat yoksa sonra taşaklarım ağrıyacak’’, dedi ‘’ya biri gelirse’’, ‘’gel buraya korurum seni’’. Karanlığın içindeki kamelyaya geçtik bastırdım kafasına aşağı aldım. Çözdü kemeri çıkardı çükü ben oturdum o dizlerinin üzerinde yaklaşık 20 dakika blowjop yaptı. Arada kafasına bastırıyorum ‘’yapma canım açıyor falan diyor’’. Hiç sikimde olmaz kapıdaki ite vuru gibi sikeceksin. En son ‘’geliyorum’’ dedim, ‘’nereye boşalacaksın’’ dedi. ‘’Bir damla nimet damlamayacak yere ’’ dedim. Diyor ‘’bu kadar rahatsak içime de girebilirsin’’,  ‘’ o sonra pantolonunla olmaz’’ dedim. Sonra kalktık toplandık gittik. Öğrenci Kanadımı aradım kızı evine bırakmış KissClose yaptım diyor, bende dedim ben bir üst leveldeyim. Kızla ana yola doru yürüyorduk telefonuna mesaj geldi kızın kuzeni gelip alacakmış. Yolda bana shitler savuruyor. Aklı sıra benden iltifat koparmaya çalışıyor.  Bana ‘’insanların beynini okumak nasıl bir his ’’ dedi. Dedim ‘fena değil’’. ‘’Bence güzel değil herkesi basit ve değersiz görüyorsundur’’ dedi. Tuttum kolundan çevirdim ve gözlerinin içine baktım ‘’ben sana değersizsin demedim’’ dudağına buse kondurdum ‘’değerlisinde demedim’’ dedim, sonra yürümeye devam ettik. Burnu estetikli gibi gözüküyordu sordum doğalmış. ‘’Hadi biraz burnumu öv ’’ dedi bana, bana la bana vay aq. Dedim ‘’övmek!! yermediğime dua et sen’’. Durakta bıraktım, biraz ilerledim aradım telefonda ‘’bu açıdan popon hoş gözüküyor’’ dedim. ‘’Sapıksın eheheheheh’’ dedi, ‘’evet eheheheh’’ dedim. (Alfie fliminden)

THE END

 

Tinder Rehberi