Hipergamiyi lehine kullanmak

Bolluk zihniyetinin dorukları  yazısında dreex şu yorumu bırakmış :

hocam selam, ben bu bolluk zıhnıyetını kendıme asılamak ıcın suan kendı sevıyemın altında gordugum 3 farklı kızla takılıyorum. 3 ude 10 uzerınden gozumde 4-5 lık kızlar. Bunlardan ıkısı ile fbyım istediğim zaman sevisebılıyorum …

Orada yazdım ama yorumlarda kalmasın diye buraya aktarıyorum zira bu önemli. Hipergami hakkında o kadar yazıp çizdik ve bunu da genelde erkeklere uyarı olarak yaptık. Dedik ki, kızlar statü olarak kendilerinden aşağıda erkeklere ilgi duyamazlar o nedenle ilişkiye girince salıp kendi statünü düşürme, hipergaminin farkında ol, riskleri bil, alfa siker beta öder denkleminin sağ tarafı olma, vs … Oysa hipergamiyi bilmenin bir yararı da, nasıl çalıştığını bilirsen, yararına kullanabilecek olman.

Skeptico Kızlarla Özgüvensizlik Problemi Nasıl Aşılır? yazısında yazmıştı :

Erkekler için reddedilmeleri azaltmak içinse sürekli söylediğimiz Hipergamiyi tatmin etme hadisesi var. Yani yazdığınız kızın hipergamisini ne oranda tatmin ediyorsanız o kadar az reddedilirsiniz. Maslak plazalarda beyaz yakalı olarak çalışan hafif kilolu 170lik erkek Levent Zorlu center’da gezinen manken kızlara yazdığı zaman reddedilecektir, ama Bağcılarda kafede kızlara yazsa daha az reddedilecektir. Hipergamiyi kendi avantajınıza çevirin – kendinizi her açıdan geliştirerek hiyerarşide yukarı tırmanmaya böylece reddedilmeyeceğiniz karşı cins havuzunu mümkün mertebe büyütmeye çalışın.

Katılıyorum.  Hipergamiyi kullanmanın bir yolu, kendini geliştirerek erkek egemenlik hiyerarşisinde daha yukarı çıkmak. Böyle yaparak, kendinize daha geniş bir avsahası yaratırsınız.

Hipergamiyi kullanmanın bir başka yolu da, kendi rahat alanından, sosyal çevrenden çıkarak, statünün daha yüksek olduğu alanlarda avlanmaktır. Bize mesaj atan arkadaşların çoğu kendi sosyal çevresinde avlanıyor. Bu çok kısıtlı bir av sahası ve eğer kızlarla başarılı değilseniz, sosyal statünüzün lehinize çalışacağı ortamlarda avlanın. Üniversite öğrencisi iseniz üniversite mezunu olmayan ve o yaşlarda çalışan kızlara yürüyün. Ya da örneğin 25 yaşında işi, arabası olan bir adamsanız ve Maslak’da Plaza hatunlarına hitap edemiyorsanız, gidin 20 yaşında, aynı yaşta akranları ev, araba ve maaşın getirdiği rahatlıklar sağlayamayacak üniversite öğrencilerine yürüyün.

The Last Samurai şöyle bir yorum yapmış :

Benim tavsiyem; ligini yükseltmeye başla. Rahibelerle de uğraşma (eğer çok sıradışı bir fantazin yoksa). Bir erkeğin zamanı değerlidir.
Rastgele “Day game” olayına gir. Tinder kullan. Daha üst seviyelerde yeni tabaklar edin.

Katılıyorum ama 2 tane uyarı koyacağım :

1) Ligi hemen başında yukarda tutmak ama elinde tabak yokken geleni HB7 değil diye reddetmemek lazım. Yani hedefi başından yukarda tutun ama HB 5 – 9 arasına yürüyün, 5 – 6 değil.

2) Burada dreex’in bahsettiği spesifik kızları bilemem ama özellikle kızlarla başarı geçmişi olmayan erkekler HB seviyelerini çok karıştırıyor. Tamam HB görece bir kavram, özellikle erkeğin kendi CPD‘sine göre göreceli değerlendirilen birşey.  Ortalama bir erkek HB7 ve üstü olmayan kızlara bakmama ve HB 6.5 görse HB 4.5 görme eğiliminde. Öyle adamlar var ki, İrina Shayk’dan aşağı olmaz diye diye yıllarca ellerine kadın eli değmez. Benden söylemesi, kriterleriniz olmasın demiyorum hatta olsun. Ama yıllarca yalnız gezip, ellerinizde nasırlar, gözünüzde yaşlar denize doğru sigara tüttürmek size ne kadar çekici gelirse gelsin, biraz büyük de olsa çıplak kalçalara yaslanıp uyumak, çok daha iyidir.

Yörüngeye kameralar önünde fırlatılan uydu erkek

Bir kadının erkek arkadaşı ve kız arkadaşları vardır. Bir kadının erkek arkadaşı değilseniz, kız arkadaşısınız.

Uydu erkek (ya da Umut Sarıkaya’nın Türkçeye kazandırdığı ismi ile meriç), erkek dünyasında en çok yerilen ama ezici çoğunluğun yine de içine düştüğü bir durum. Bu konuya biz de çok değindik ve mekanizmasını az çok anlatmaya çalıştık. Meriç, sadece kendisine değil, kadınları karşılıksız ilgiye boğarak kadın milletinin ruhunu, kişiliğini bozduğu için tüm erkek milletine kötülük eden bir mahlukattır.

Dün kiss cam’de alfa kurtların nasıl davrandığını göstererek, alfa erkeklere örnek vermiştik. Şimdi de kiss cam’de koca bir ülkenin gözü önünde yörüngeye fırlatılan şu aşağıdaki merice bakalım.

 

3 … 2 … 1 … and lift off! 😀

Kimsenin görmediği bir yerde uydu erkek yörüngesine fırlatılmak zaten taşaklara iyi bir tekme etkisi yaratır, ama böylesi … erkeğin ruhundaki masküliniteyi söker atar 🙁

Bu elemanın vücut diline ve özellikle de suratındaki gülüşe bakın. Bu sahibinden bir dal muz almış sirk şempanzesi sırıtışı, iyi çocukların güzel kadının yanında olmakla bile sergiledikleri bir kepazeliktir. Vücut dili ile ilgili biz yazmayalım. Size bolluk zihniyetinin doruğundaki alfa kurtlarla karşılaştırın. Alfa vücut dilinin ve oturuşunun önemini daha önce anlatmıştık. Bu vücut dilinin tek başına testosteron salgılatacağna değinmiştik. Bu elemanın düşük omuzlarla oturuşu beta vücut dilinin en önemli öğelerinden ve bol bol kadınlık hormonu salgılatıyordur.

Kıssadan hisse : Bir kızla beraberken her hareketiniz sanki televizyondan canlı yayınlanıyormuş gibi hareket edin. Sokaktaki sade vatandaş seyredince sizin için utanacağı hareketler yapmayın.

 

 

Kadınları para ile elde etmek

Erkeklerin çoğunun yüzde 100 inandığı birşey var. Kadınlarla başarılı olmanın anahtarı çok paranın olmasıdır, özellikle de tipin iyi değil ise.

Yanlış.

Neden peşinen yanlış dedim anlatayım. Evet, kadınlar bilinçaltında gücün her şeklini çekici bulurlar ve para da gücün bir şeklidir.

Ama gücün her şekli aynı şiddette arzu yaratmaz. Aslına bakarsanız para, nasıl kullanıldığına da bağlı olarak erkeği kadınlar konusunda diğer erkeklere göre avantajsız konuma bile getirebilir.

Kadınlarla başarılı olmanın anahtarının para veya tip değil dominant ve maskülin davranışlar olduğunu, maskülin davranışlar ile sadece para veya tipe yaslanan erkeklere göre çok daha avantajlı durumda olacağınızı iddia edeceğim.

Peki dominant, maskülin ve özgüven sahibi olmak neden paraya göre daha avantajlı?

Zira karar verici, dominant, maskülin ve özgüven sahibi olmak dolaysız yoldan kadının bilinçaltında ham arzu yaratırken, para dolaylı olarak bilinçaltına etki eder. Bu çok da anlaşılmaz birşey değil. Sonuçta insanlık tarihinin yüzbinlerce yıllık geçmişinde, acımasız doğa koşullarında, kimse kimseden daha zengin değilken, erkekler arasındaki rekabette belirleyici olan şey karar verici, dominant, maskülin ve özgüven sahibi olmak idi.

(Bazılarınız “hayır efendim, daha adeleli ve güçlü olan kazanır” diye düşünebilir ama bilimsel araştırmalar öyle göstermiyor. İnsanların en yakın akrabası şempanzelerde mesela grubun alfası en güçlü şempanze değil, en lider özellikli, özgüven sahibi, politik şempanze. Siz istediğiniz kadar güçlü olun, sosyal gruplaşmanın olduğu bir toplulukta ufak tefek ama lider olan biri 4 – 5 elemanın aklını çeldi mi sizi toprağa gömer.)

Şimdi yüzbinlerce yıldır bu maskülin özellikleri güç olarak algılayıp evrimleşmiş bir devre var. Bu devrenin parayı tanıması birkaç bin yıllık tarihi olan birşey. O kadar kısa sürede dolaysız olarak paraya bakan bir devre evrimleşemez. Yani para dolaylı bir güç simgesi. Dolaysız güç simgesi de maskülin özellikler.

Kadında HAM CİNSEL ARZUYU doğrudan yaratan en önemli güç, bir erkeğin kontrolü elinde tutan, duygusal olarak güçlü ve dominant bir ERKEK olmasıdır. Ham cinsel arzu ise para ile oluşan çekimden kat be kat daha güçlüdür. Hatta yukarıda bahsettiğimiz ve duygusal gücün ve sağlamlığın dışa vurumu olan simgeler bana sorarsanız iyi genlerden bile daha güçlü arzu coşturucuları.

İyi genler araştırma ardı araştırma sonucunda erkeklerin bağışıklık sisteminin gücüne işaret ettiğinden kadınlar tarafından çekici bulunuyor. Dünyada tarih boyunca en çok insanı, özellikle de çocuk yaşlarda öldüren yaratıkların Barbar Konanlar değil virüs ve bakteriler olduğunu düşünürseniz bunun önemli bir eş seçme kriteri olduğunu görebilirsiniz. Fakat bence kadınların dominant ama tipsiz erkekleri, iyi fizikli ve yapılı ama dominant olmayan erkeklere tercih etmesi bize birşey anlatıyor.

Daha önce bahsetmişimdir, 20li yaşlarımda kadınlar konusunda en çok gözüme çarpan çelişki bana ilişkilerde genç kadınlar için dominant ve maskülin olmanın daha önemli olduğunu gösterdi. Örneğin bir keresinde fiziksel olarak gayet iyi ve iyi para kazanan tipik bir yazılımcı arkadaş ile bir bara gitmiştik. Bu arkadaşın tipi de fena değil. Yine de bu arkadaş kızlar için görünmez iken, arkadaşlarının salon koltuklarında yatan çulsuz ve tipsiz bir herif o gece tanıştığı ve kendisine vermeye hazır hatunlardan hangisini götürsem, grup yapsam mı diye düşünüyordu. Sonra iki kızla çıktı gitti ama ondan sonra ne yaptı bilmem (ya da hatırlamıyorum).

Yazılımcı arkadaşım tipik bir Clark Kent sendromu yaşıyordu. Yani süperman fiziğine sahip olmasına rağmen Clark Kent gibi ürkek ve kararsız davrandığından (en azından kızların yanında), Süperman için eriyip bitecek bir Lois Lane ile yan yana gelse, hatun kendisinin yakında olduğunu bile fark etmiyordu. İş paraya, tipe ve genlere kalsa, benim arkadaşın kızları götürmesi lazımdı ama durum öyle değildi.

Bu dinamiğe sonra sıklıkla şahit oldum. Bunu Reddit’in meşhur Michael’in Hikayesi yazısındaki sünepe Michael de anlatır. Michael bugün 32 yaşında ve Miami’de deniz kıyısında kondoda kalan, iyi para kazanan bir genç ve üniversite yıllarını hatırlarken şöyle bir hikaye anlatır :

“Hatırlıyorum da bir keresinde bir kız tarafından reddedilmem kalbimde derin bir yara açmıştı … Çok ortak noktamız vardı. Ona tam bir centilmen gibi yürüdüm ama sonunda kız beni reddetti. Beni reddettiği haftasonu ise onun yurtta yan odada hayvan gibi sikilirken bağırışlarını dinlemek zorunda kaldım. O odada yaşayan çocuk, inanılmaz tipsiz ve uyuşturucu bağımlısı, baştan aşağı dövme kaplı bir “müzik çalışmaları”öğrencisi idi. Bu kız güzel, ince ve hayatının baharında bir taze idi. Hiçbir şey demedim ama böyle bir herifle tek gecelik ilişkiyi bana tercih etmesi beni yıktı. Bu adam kızla yaptıklarını sonradan bana anlattı ve fazla üzülmememi zira bildiği hemen her erkeğin bu hatunun üstünden geçtiğini söyledi.”

Hikayesinden görebildiğimiz kadarıyla Michael iyi tipli, avukatlık okuyan ve gelecek vaadeden bir çocuk ama karakteri dominant ve maskülin olmanın tam tersi bir yerde. Bu nedenle de, dominant ve maskülin ama ne bir gelecek vaadeden ne de tipi olan bir erkeklere 20li yaşları boyunca yenilmiş durmuş.

Yazının başında para, nasıl kullanıldığına da bağlı olarak erkeği kadınlar konusunda diğer erkeklere göre avantajsız konuma bile getirebilir dedik. Eğer bir erkek kendi maskülin benliğini geliştirmek yerine kadın stratejisini paraya dayandırırsa, IQsu yüksek bir gold diggerın ATMsi olmaktan öteye geçemeyebilir. Ya da Michael gibi o kadar paranın ve lüksün içinde yalnız ve öfkeli bir erkek olarak kalabilir.

Aslında bu doğal dinamik bence pozitif birşey. Tamam kadınların ilkel dürtüler yüzünden efendi adamlarla nezih nezih koklaşacağına piç erkeklerin peşinde heba olmaları kötü ama maskülin olmak sadece zengin bebelere değil daha geniş bir kesime açık. Yanlış anlamayın. Duygularını kontrol altında tutabilen, en stresli durumlarda bile soğukkanlığını koruyabilen birine evrilmek, zengin olmaktan daha zor birşey. Ama en azından herkese daha açık birşey.

Jordan Peterson – Göz Teması

Jordan Peterson’ın bir dersinde kaydedilmiş bu ilginç videodaki erkeklere güzel kadın yüzlerini gösterdikleri çalışmadan bahsettiği bölüm özellikle dikkatimi çekti. Erkek deneklere gözleri sağa, sola ve direk erkeklerin gözlerinin içine bakan güzel kadın yüzleri gösteriyorlar. Araştırmacılar bunu yaparken de deneklerin beyinlerindeki dopamin merkezlerindeki aktiviteyi gözlüyorlar.

Kadınların gözlerinin içine baktıkları fotoğraflarda bu merkezler ışıl ışıl oluyor. Ve bu merkezler, kadın kırmızı elbise giyiyor ise daha da ışıldıyor. Daha da komiği, erkeklere biçimli hatları olan spor arabaları gösterdiğinizde de aynı ışıldamayı yaratabiliyorsunuz 🙂

 

Dopaminle ilgili daha önce yazmıştık :

Dopamin beynin ödül devresi (reward circuit) ismi verilen bir kısmını ateşleyen bir kimyasal. Bu devre sizin arzu ve zevk hissettiğiniz ve aynı zamanda bir şeye bağımlı olduğunuz bölge.

Dopamin’in evrimsel görevi sizi genleriniz için iyi olan şeyi yapmaya itmek. Ne kadar çok dopamin salgılarsanız isteğiniz de o kadar şiddetli oluyor. Hiç dopamin yoksa, karşınızdaki şeyi / kişiyi tamamen es geçiyorsunuz. Çikolata, kremalı kek ve dondurma ile dopamin seviyesi tavan yaparen kereviz dopamin salgılatmayacaktır bile. Cinsel uyarı ise ödül devrenizde en çok dopamin salgılanması sağlayan doğal uyaran.

Dopamin’in göbek adı “bağımlılık molekülü” zira bağımlılık konusunda merkezi bir rolü var. Dopamin “zevk molekülü” olarak da bilinse de bu isim teknik olarak pek uygun değil aslında. Dopamin aslında tamamen ödül arama, tahmin ve isteme ile alakalı bir kimyasal. Dopamin uzun dönemli hedefler için potansiyel ödülü arama istek ve motivasyonu sağlıyor sadece. Bu konu tartışmalı olsa da, ödül ve zevk ise opioid denilen kimyasallar sayesinde.

Göz teması önemli. Göz teması ilgi göstergesidir ve prensipte yaklaşabilme ihtimalini gösterir. Yaklaşma ise dopamin tarafından düzenlenen pozitif bir duygusal durum yani. Hatunun bakışları bir şekilde sizi buluyorsa, beyniniz motivasyon hormonunu salgılayıp sizi yaklaşmaya itiyor bir şekilde.

Toronto Üniversitesi Psikoloji Profesörü Jordan Peterson,  ilkin Social Justice Warrior‘larla (SJW) girdiği başarılı mücadele ile gündeme gelse de, genç erkeklerin hiç duymadıkları, ama eksikliğini derinden hissettikleri sorumluluk ve hayatına yön verme mesajları ile kısa zamanda erkek popülasyonu tarafından yoğun takip edilen biri haline geldi. Peterson’u erkekler arasında bu kadar meşhur eden şey, erkeklerin babalarından duymaları gereken ama artık hiç duymadıkları mesajları veriyor olması. 12 Rules for Life: An Antidote to Chaos adlı kitabı Ocak 2018'de piyasaya çıkacak olan Peterson'un Maps of Meaning: The Architecture of Belief  adlı bir kitabı da mevcut. Jordan Peterson'un Türkçe çevirilerini burada Jordan Peterson Türkçe etiketinden takip edebilirsiniz.

Oyun adı üstünde bir oyundur

Kızlara yürürken ve Oyunu icra ederken güvenli ve rahat olmak için takınacağınız en iyi perspektif bu olaya oyun olarak bakmaktır. Neden? Bütün bu olay gerçekten de bir oyun olduğu ve aslına bakarsanız stresi bırakırsanız oldukça eğlenceli olabileceği için.

Bu oyunda kadınlar ve erkekler karşı cinsten ilgisini çekebilecekleri en iyi erkek veya kadınları etkilemeye çalışırlar. Bir erkek için bu oyunda iki tip oyuncu vardır – rakipler (diğer erkekler) ve hedefler (kadınlar).

Bu oyunda birden fazla kazanan olabilir. Bu oyun da diğerleri gibi şanstan ziyade yeteneğe, pratikle kazanabileceğiniz bir yeteneğe bağlıdır.

Oyun yeteneğinizi hergün aşamalı olarak küçük basamaklar tırmanarak arttırın. Bu, başarı için önünde durulamaz bir momentum yaratmanın tek yoludur. Başlarda telefon numarasını sormadan güzel ya de değil her kadına takılın. Bir kez bunda başarılı olduktan sonra sadece güzel kadınlara takılın ama yine telefon numarası istemeyin. Bu aşamada da rahatlık sağladıktan sonra da telefon numarası sormaya başlayın. Bu konuya daha ayrıntılı olarak Kızlar konusunda çekingenliği ve utangaçlığı aşmak için ne yapmalı? yazımızda değinmiştik.

Maalesef güzel bir kızın yanında özgüven problem yaşayan birçok erkek, kızlarla tanışma konusunu aşırı ciddiye alır. Konuya oyun olarak değil tatsız bir deneyim olarak bakar. Bu ciddiyet kendi başına büyük problemdir. Bu ciddiyet, kadın ve erkek arasındaki elektriği ateşleyen doğal oyunculuk / şakalaşma atmosferini öldürür.

Güzel bir kadını kim istemez, bu konuyu ciddiye almak neden kötü olsun diyebilirsiniz. Bu konuyu aşırı ciddiye aldığınızda, bu “ciddiyet” titreşimleri kadın tarafından algılanacak ve anında “çaresizlik” ve “yokluk içinde olmak” olarak algılanacaktır. Neden? Çünkü bu ciddiyet gerçekten de çaresizlikten, daha doğrusu erkeğin kendisini kadınlar konusunda çaresiz hissetmesinden kaynaklanır. Dünya üzerinde yüzbinlerce güzel kadın varken bir erkeğe tek bir kadına yürümeyi aşırı ciddiye aldırabilecek tek şey, erkeğin kadınlar konusunda kendisini çaresiz hissetmesidir.

Bunu oyun olarak görmenize çok yardımcı olacak bu gerçeği hemen kavrayın ve hiç aklınızdan çıkarmayın. Şu an sizinle beraber olabilecek ve bekar yüzbinlerce kadın var ve daha da iyisi hergün onbinlercesi 18, 19, 20 ve 21 yaşına giriyor ve yine hergün onbinlercesi bir ilişkiden çıkıp bekar hale geliyor.

Güzel bir kadına yürürken bu kadının tek, özel veya alternatifsiz olmadığını aklınızdan çıkarmamanız, sizin bu yürümeyi aşırı ciddiye almanızı engelleyecektir. Tek yapmanız gereken oyunu öğrenmek, bir kadında uygulamak ve o kadında sonuç vermiyorsa hemen o kadını geride bırakıp bir sonraki “hedefe” odaklanmak.

Daha da güzeli, bir erkeğin tek bir kadına yaklaşmayı aşırı ciddiye alması nasıl “çaresizlik” belirtisi ise, bu yaklaşmayı çok kafaya takmamak ve bundan zevk almak da “bol seçeneğe sahip olmanın” belirtisidir.
Bu önemlidir zira kadınlar birbirlerinin fikirlerine çok önem verirler ve birbirlerinin seçimlerinden ister istemez etkilenirler. Önseçim, yani bir erkeğin başka kadınlar tarafından çekici bulunuyor olması, o erkeği bir kadının gözünde tek başına çekici yapabilir. Kadınlar, seçenekleri olan erkekleri seksi bulurlar. Bu etkiyi yaratmak için en iyi yöntem birden fazla aday hedefinizin olmasıdır. Fakat yukarıda bahsettiğimiz binlerce alternatifi aklınızın bir köşesinde tutarak flörte zevk alacağınız bir oyun gibi bakmanız da, bu etkiyi yaratacaktır.

Kızlara yürüme sürecine neşe ile bakıp zevk alın derken palyaçoya dönün demek istemiyorum. Kıza yürürken sürekli gülümsemenizi de tavsiye etmiyorum. Bu aslında kötü bir strateji zira sürekli gülümsemeniz kızı sürekli memnun etmeye çalışıyorsunuz ya da kıçını yalıyorsunuz izlenimi verebilir. Ben kontrolün sizde olduğu ve sizin de rahat olduğunuz bir yaklaşmadan bahsediyorum. Kontrollü ve rahatsınız zira bu bir oyun ve siz de oyunu çok iyi oynayan birisiniz 🙂

Türk Kızı çok rererö

Red Pill‘i keşfetmeden önce kadınlara öfke duyuyordum. Hatta sık sık, Türk kızı başlığını okuyup öfkemi pekiştiren entryleri beğeniyordum. düşüncelerimin aksini yazanlara da sinir oluyordum. Türk kızı masum olamazdı. Kendini beğenmiş, kokoş bir kezban olmalıydı ve biz çok şanssız olmalıydık. Tabi ki param olmadığı için tercih edilmediğimi düşünüyordum. İlişkilerim kısa sürüyordu ve çoğu, sevgili olma aşamasına gelmeden bitiyordu. Uzun zaman bunun sebebini düşündüm. Bir yerlerde yanlış yapıyordum ama nerede yanlış yaptığımı bir türlü bulamıyordum. Bu konuyu genç, yaşlı bir sürü kadınla konuştum. Söyledikleri şey, doğru zaman geldiğinde doğru insanın beni bulacağıydı.

Üniversite hayatım boyunca doğru zaman bir türlü gelmedi. Doğru kadın da öyle… Bir süre sonra, gerek zeka, gerekse entelektüel açıdan diğer insanlardan üstün olduğumu düşünmeye başladım. Kadınlar cahil ve geri kafalıydı. İşleri güçleri evlilikti. Kendilerini ilişkileri üzerinden tanımlıyorlardı ve ilişkiler dışında konuşacak şeyleri yoktu. Bense o zamanlar Alfred Adler, Jung, Freud, Nietzsche okuyup Dünya Sinemasının sanatsal filmleriyle kafayı bozmuştum. Kadınlardan da umudumu kesmiştim. Belki abartı gelecek ama kadınları ölene kadar hayatıma dahil etmemeyi bile düşündüm. O zamanlar MGTOW ya da Red Pill’den haberim yoktu. Meğer MGTOW kafasıyla düşünüyormuşum.

Red Pill’le tanışmam Skeptico sayesinde oldu. Uzun zaman söylediklerine inanmadım. Aşırı abartı geliyordu fakat tecrübelerim Skeptico’yu haklı çıkarıyordu. Onun perspektifinden bakınca nerede, ne hata yaptığımı anlayabiliyordum. Beni Red Pill’e bağlayan esas şey, Red Pill’e yönelik hakaretler ve aşağılamalar oldu. Hiçbiri tutarlı değildi. Öfke ve nefret dolu feminaziler ve meriçler adeta Red Pill’den ve erkeklerin uyanışından rahatsız oluyorlardı. Bunun başka bir izahı olamaz. Bir şeye sürekli hakaret edip o şeyi savunanları aşağılıyorsanız bu öfkenizin sebebi o şeyin gerçek olabilme ihtimalinden rahatsız olmanızdır. Karşıt fikirleri Red Pill’den daha çok okudum ama bu mantıksız, tutarsız eleştiriler beni Red Pill’in içine çekti. Bu aşamadan sonra Türk kızına dair hiçbir öfke ve kızgınlık duymamaya başladım. Evlilik ve çocuk yapma arzusunu anlayabiliyordum. Kadın doğası buydu. Bunu inkar etmek, doğayı ve milyonlarca yıllık evrimi inkar etmekti. Çocuk doğurmak isteyecekti, çocuğunu emzirdiğini, büyüttüğünü hayal edecekti. Topluma ve aileye şekil veren geleneklerini benimseyecekti. Çalışmak yerine evde durup kendi çocuğuna bakmak isteyecekti. Bundan doğal ne olabilir ki?

Kadın vücuduna bakın. Narin ve zayıf. Kastan ziyade yağdan oluşuyor. Kemikleri ince. Kadının zihnine ve düşünce yapısına bakın. Duygusal, hassas, ürkek, kararsız. Bir kadın, yorucu ve uzun mesai saatlerine, iş yüküne, iş yerindeki psikolojik baskıya ve katı kurallara nasıl dayansın? Böyle bir ortama kadınlığından ödün vermeden nasıl adapte olsun? Emekli erkeklerin evde durmak istememesi, çabucak sıkılıp kendilerini dışarıya atmaları da yine bu sebepten. Erkek, doğası gereği mücadeleci ve savaşçı. Kadın, doğası gereği edilgen ve stabil. Dahası; Türk kızı, ailesine ve evine düşkün. Diğer milletten kadınlara göre daha anlayışlı ve sadık. Türkiye’deki boşanma oranları Avrupa ile kıyaslanınca devede kulak gibi kalıyor. Yine Türk kızı, hipergamisini baskılamakta diğer ülkelerin kadınlarına nazaran daha başarılı çünkü Türkiye’de hala gelenekler, din, örf ve adetler önemli bir yer tutuyor. Aldatan kadın orospu ile eş tutuluyor.

Peki Türk erkekleri bu kadınlardan neden bu kadar şikayetçi? Aslında bu şikayetler, tipik yetersiz, tercih edilmeyen erkek şikayetlerinden pek farklı değil. Hatta birkaç istisna dışında neredeyse diğer ülkelerdeki erkeklerin şikayetleriyle aynı. Bunlardan en çarpıcı olanı, sekse ulaşımın zor ve aşırı maliyetli olması ki, bu bence 10 sene önce tarih oldu. Artık Türkiye’de sekse ulaşım, toplumun her kesimi için neredeyse Avrupa ile aynı seviyede. Sekse ulaşamayan ya da çok zor ulaşan biri, bu noktada kendi değerini ve yeterliliğini sorgulamalı.

Sorun sende değil hormonlarımda – Testosteronun Etkileri

Vücuttaki hormon seviyelerindeki dalgalanmaların insanların davranışları ve ruhsal durumları üzerindeki etkileri daha yeni yeni anlaşılmaya ve araştırılmaya başlanan bir konu. Bu aşağıdaki videoda Lisa Welling, testosteron seviyesinin, kadın ve erkeklerde karşı cinste çekicilik konusunda nasıl etkili olduğu konusunda örnekler veriyor.

İnsan çekiciliğinde 3 çeşit steroid hormon öne çıkıyor : Progestinler ki anahtar hormonu progesterondur, temel olarak hamilelik sürecinde yer alırlar. Estrogenler ki anahtar hormonu estradioldür, temel olarak kadınların ikincil cinsel karakteristiklerinin gelişiminde rol oynarlar. e son olarak androgenler ki anahtar hormonu testosterondur, çoğunlukla erkek ikincil cinsel karakteristiklerinin gelişiminde rol oynarlar. Farkedilen ana fonsiyonlarına rağmen bu üç sınıf hormon da hem kadınlarda hem de erkeklerde bulunur (fakat çok farklı oranlarda).

Welling’in bahsettiği örnek, hemen her erkeğin kadının koruyup kollama konusunda bilmesi gereken birşey : adet döngüsü. 28 günlük ortalama adet döneminde, adet birinci günde foliküler denilen evre ile başlar. Adet 5 gün sürerken, folliküler evre yumurtlamaya kadar devam eder ki bu aşamada yumurtlanır ve döllenme olabilir. Yumurtlamadan sonra luteal diye bilinen evre vardır ki bu evrede döllenmiş yumurta uterus duvarına yapışabilir ve hamilelik olabilir. Hamilelik olmazsa, hormon seviyeleri düşer ve döngü yeniden başlar.

Aşağıdaki grafikte gördüğünüz gibi estrogen, testosteron ve progesteron, adet döngüsü boyunca tahmin edilir oranlarda salgılanırlar.

Geç Foliküler Evre – Alfa siker günleri 

Adet döneminin değişik evrelerinin değişik hormon profilleri var. Örneğin cinsel ilişkinin döllenme sonuçlanabileceği geç foliküler evrede estrojen ve testosteron seviyeleri yüksek iken, progesteron seviyesi çok düşük. Ama döllenmenin olmayacağı luteal fazın ortasında ise yüksek estrogen seviyesi var (ama yine de daha az), düşük testosteron ve çok yüksek progesteron seviyeleri var.

Araştırmalar gösteriyor ki kadınlar, yumurtlamaya yakın dönemde erkeklerde maskülin karakteristikleri daha çekici bulduklarını söylüyorlar. Yani kadınların bu genetik sağlık göstergelerini olan çekimi, döllenme ihtimallerinin en çok olduğu dönemde daha artıyor.

Bu tercihleri hormonlar yönetiyor. Unutmayın, yumurtlamaya yakın testosteron seviyesi yüksek, estrogen seviyesi yüksek ve pregesteron seviyesi düşük.  Süslü bir matematiğin de yardımı ile her bir hormonun tek tek katkısını hesaplamışlar ve görünen o ki testosteron bu maskülin erkek seçme etkisini yaratıyor. Kadınların testosteron seviyesi yumurtlamaya yakın yüksek iken maskülin erkek tercihi aynı kadının testosteron seviyesi daha düşük olduğu zamana göre daha fazla.

Evet sevgili dostlar, alfa siker, beta öder hipergamisi, hormonların da etkisi ile 28 günlük periyotlar halinde sürekli tekrarlanıyor. Bu nedenle hatununuzun adet döngüsünün bilmeniz çok önemli. Hatununuzun adet döngüsünü bilin ve bu yumurtlama penceresinde kıskançlık seviyenizi arttırın. Bırakın kızlarla dışarı çıkıp kız kıza başka bir zamanda eğlensinler. Hem bu döngüyü bilirseniz sürekli kıskançlığa da gerek yok. Sadece o alfaya meyilli dönemde gözünüz açık olsun yeter :))

Ve toy, alfa özellikleri gelişme aşamasında erkeklere tavsiyemiz ise hedefteki kadının adet dönemini bilebilirlerse bu beta öder kısmında yatağa atlayabilirler. Şimdi bulamadım ama beta erkeklerin en çok bu dönemde seks bulabildiğini (hamilelik olmayacak bu dönemde) gösteren bir araştırma okumuştum.

Erkeklerde Testosteron ve kadın çekiciliği

Son dönemlerde erkeklerin hiç de kadınsı olmayan kadınlara çekilebilmesini açıklayan bir bölümde var videoda. Erkeklerin testosteron seviyesi arttıkça, feminen kadınlara yöneliyorlar. Ama gençlerin testosteron seviyesi tabanda olduğu için, tam tersi geçerli.

Erkeklerde başarı ve testosteron

Videonun en son bölümü ise bence çok önemli bir bilgi içeriyor. Testosteron seviyesi, erkek rekabete dayalı bir oyunda kazandı mı tavan yapıyor ama kaybetti mi yerlerde sürünüyor. Bu önemli ve gerçekten de yaptığınız işin rekabetçi olması ve bunda çok iyi olacak şekilde kendinizi geliştirmeniz, testosteron seviyenizi tavanlara çıkaracaktır.

Zayiatlar

Benim bildiğim ve kadın için intihar eden ilk erkek kayınbiraderimdi. Bu konu halkında çok detaya girmek istemiyorum zira manosphere’e bu nedenle girdiğim düşünülebilir ama bu intiharın 20 yıllık bir evlilik ve 2 çocuktan sonra geldiğini söylemem yeterli. Baldızım daha adam toprağa verileli 1 sene geçmeden, ilişki yaşadığı milyonerle evlendi. Bu onun ile ailesinin ve benim aramda ciddi bir problem fakat kayınbiraderimin kendini asmasının asıl suçlusu kendi amansız betalığı / ONEitis koşullanması idi. İçimdeki psikolog bana bir insanı intihara iten birçok dengesizlik olduğunu söylüyor ama kişinin bu konuda harekete geçme ihtimalini arttıran birçok dış etken olduğunu da biliyorum.

Kayınbiraderimin kendini asma sebebi, hiç aklına gelmeyecek birşeyin olmasından dolayı idi ; hayatının kadını, ruh ikizi, gözünden sakındığı kadın, 20 yıllık evlilikten sonra kendisini terkediyordu (sonradan keşfettik ki bir milyoner için). Bu kadın onun hayatında TEK seks yaptığı kadındı (bilebildiğim kadarıyla) ve kayınbiraderim 18 – 19 yaşında evlendiklerinden itibaren çok sadık ve güvenilir bir koca ve baba idi. Kız 17 yaşında hamile kaldığında “doğru olanı” yapmış ve onunla evlenip ona sadık kalmıştı. Tüm hırslarını bir kenara koyup çocuklarını üniversiteye göndermek için eşek gibi çalışmıştı – kendisinin hiçbir zaman gidemediği üniversiteye. Tabii ki bir aziz değildi ve baldızımın motivasyonunu tartışmayacağım zira benim değinmek istediğim nokta bu değil : benim değinmek istediğim nokta, kayınbiraderimin hiç yüzleşmediği AFCliği ve hayatının sadece hayatının kadını ile tam olacağı inancı. Kelime anlamı ile onsuz yaşayamadı ve içindeki betayı öldürmediği için (içindeki betadan haberi bile yoktu gerçi), kendisini öldürdü.

Kayınbiraderim hiçbir ruh hastalığı belirtisi göstermedi ve hayatında terapist yüzü görmedi. İntihar ettiği gün de dahil hiçbir zaman depresyon sorunu olmadı ve çoğunlukla hayatı boyunca hep kendi işlerini yolunda tuttu. Deliye deli diyebiliriz ama 16 yaşında bir oğlanın “alınlarında yazıldığı gibi beraber olabilmek” için 14 yaşındaki kız arkadaşının anne ve babasını vurup öldürdüğünü okuduğumuzda, burada sadece ruh hastalığından başka birşey olduğunu da düşünmemiz lazım.

Hastalık

AFClik / Betalık (daha iyi bir terim bulamadık) benim görüşüme göre bir tür koşullanma. Bir erkek hayatı boyunca “hayatında bir kadın olmadan yaşayamayacağına” inanırsa, en hafif bir kendine güven sorunu ya da kişilik bozukluğu ile bile kelime anlamı ile kızarkadaşı ya da karısı olmadan yaşayamaz.

Hayatına son veren ve tanıdığım ikinci kişi ise Nick adlı bir radyo DJ idi. Nick hayatında o BİR kadın olmadan yaşamaktansa kendi ağzına mermi sıkmayı tercih etti. Burada Nick’i terk etti diye kızı suçlamıyorum, tam tersi. Erkeklerin AFCliğe / betalığa yatkın bir şekilde sosyalleşmesi bu tür öldürücü hareketlerin nedeni. Üniversitede iken eğitimin bir parçası olarak eski erkek arkadaşı kendisini uğruna terk ettiği erkeği 30 bıçak darbesi ile öldüren 17 yaşında bir kıza psikolojik danışmanlık yapmıştım. Ömür boyu parmaklıkların ardında kalacak zira “o kız onun ruh ikizi” idi. The Game kitabında usta PUA Mystery’nin içindeki AFC ile yüzleşmediği için nasıl intiharın eşiğine geldiğini okuyunca kafamı sallamıştım.

Baştan açık açık belirteyim, kesinlikle bu kadınların bu ölümlerden en ufak da olsa bir sorumluluğu olduğunu söylemiyorum. Onlar sadece hipergami ve kendi durumları neyi gerektiriyorsa onu yaptılar. Bu erkekler kendi ölümlerinden %100 sorumlular. Ölümlerindeki tüm suç onların kendi betalıklarına ve ONEitislerine yaptıkları ego-yatırımı. Onları intihara iten içlerindeki AFC.

Bu nedenle ONEitis’in aşırı durumlarında ölümcül olan bir ruh hastalığı olduğunu iddia ediyorum. Daha önce belirttiğim gibi, eğer bir erkek hayatının büyük bir kısmında “bir kadın olmadan yaşayamam” düşüncesini içselleştirirse ve de üstüne az da olsa bir psikolojik veya kendine güven problemi varsa, gerçekten de bir kız arkadaş ya da eş olmadan yaşayamayacağı bir noktaya gelebilir. Bu durumda ben kadını suçlamam – kadınları kendilerinin durumuna göre ne yapmaları gerekiyorsa onu yapıyorlar. Bir kadın bir AFC ile eşleştiğinde ve daha sonrada çok da anlaşılmaz olmayacağı gibi kendi iyiliği ya da daha iyi bir opsiyon için onu terk etmek istediğinde, bu AFC aşırılığı görülür. Bu tip bir AFC zihniyeti, sinir hastalığı bulunan kadınlardaki borderline kişilik bozukluğuna denktir.

Manosphere’de yazma nedenim, eğer erkekleri (ve kadınları) bu tür yıkıcı ideolojilerden kurtarmak hayat kurtaracaksa, çabaya değer olmasındandır. Bunu kelime anlamıyla söylüyorum. Bu engelleme yakın ve hızlıca can alan intiharı engellemek ya da AFC evliliğinden yavaş yavaş ölmek şeklinde de olsa.

İntihara meyilli AFClerin temel sanrısı, BİR KADIN yanılgısı. Bu erkekler ONEitis’e yatkınlar, taa eline kadın eli değmemiş bakir oğlan oldukları günlerden beri. Biliyorum bu dediğim, ONEitis’in tek bir kadına bağlanmak olduğu ile ilgili inanca ters. Bu AFC’nin bir etten – kemikten ONEitis’e kendini adayacağı bir uzun süreli ilişkide olması gerekiyor anlamına geliyor fakat bu sadece elmanın bir yarısı. Birçok erkek ONEitis koşullanmasını daha hayatlarında tek bir uzun süreli ilişki olmadan önce kazanıyorlar. Temel olarak feminize toplumun onlara bir erkeğin sorumluluğu diye aşıladığı şeye kendi kendilerini hazırlıyorlar. Bir kez bu amaç ellerinden alındı mı, bir kere en hafifinden bile hipergami ile başa çıkamadılar mı, feminen buyruk tarafından koşullanan erkek, intiharı bir opsiyon olarak düşünmeye başlıyor

Çeviri : Casualties

Reçetesiz antibiyotik red pill

Kadın-erkek ilişki dinamiği üzerine yazılan kitapları, yapılan fimleri, tv programlarını, ailenizin, dostlarınızın tavsiyelerini düşünün. Muhtemelen bunların gerçekçi ve işe yarar tavsiyeler olmadıklarını anlamaya başladınız. Bu zamana kadar başarısız ilişkileriniz oldu hatta belki de ilişkiniz bile olmadı. Kadınlara dair birçok söz duydunuz. Bir kısmı mantıklı geldi. Kendinizi bir dönem kadınlardan bile soyutladınız. Türk kızını Avrupalı kızlarla kıyaslayıp çok şanssız olduğunuzu düşündünüz. Yanlış bir coğrafyada doğdum, eyvah! Türk kızı çok… cümlenin sonunu kafanıza göre tamamlayabilirsiniz. Bu, tamamen öfkenize ve hayalgücünüze kalmış.

Şöyle dediğinizi duyar gibiyim: ” paran varsa, dış görünüşün ortalamanın üzerindeyse şanslısındır, zaten istediğin hatunu elde edersin. ikisine de sahip değilsen hatunlar için böcekten farkın yoktur. onlar elini sallasa ellisi. istediği erkeği istediği zaman elde edebilecek bir canlı beni ne yapsın? ” Kendinize zulmetmeyin. Kendinizi ezmek için bahane aramak ve sonunda öğrenilmiş çaresizliğe boyun eğmektir bu.

Nasıl ki erkek için kadını değerli kılan kıstaslar varsa, kadın için de erkeği değerli kılan kıstaslar var. Bunlar çoğunuzun inanmak istemediği, reddettiği, kendini kandırmak için görmezden geldiği kıstaslar. Hayatta bazı şeyler vardır. Bu şeylerin doğruluğu yadsınamaz ama kimse bu doğrulardan bahsetmez, bahsedemez. Buz gibi ortada olan gerçekler de olsa konuşulmaz bunlar. İşte red pill böyle bir şeydir. İnsanın en gizli kalmış, konuşmaktan en çok imtina edilmiş yanıdır. Babanız, abiniz, arkadaşınız size gerçekte nerede hata yaptığınızı söyleyemez. Sadece kendi tecrübelerinden yararlanarak bazı öğütler verebilir ve çoğu zaman bunlar işe yaramaz.

Red pill kavramına şudur, demek namümkün. Tek bir şey değildir, birçok şeyi içinde barındırır. en doğru tanım, erkeklerin uyanma hareketi, olacaktır. Bir erkeğin, çocukluğundan beri toplumsal, dini, siyasi, sosyal normlarla doğasını yadsıyacak şekilde yontulmasına isyan etmesidir. Tepki akımıdır. Kişi, red pill’i almak ya da almamakta özgürdür, kimse zorlanamaz. İyileşmek isteyen red pill’i alır ve tavşan deliğinin gittiği yeri görür. Bu süreçte de sorularının hepsine yanıt bulur. Hasta olduğunun farkına varamayanlar ya da varmak istemeyenler kendilerini neyin, nasıl yıprattığını bilemezler. Bu insanlar, red pill’i alan azınlığın başarılı olma şansını inanılmaz derecede arttırırlar ve insanlar arası rekabette daima mağlup olurlar.

Uzaktan alfa

Sözlerinin Erleri yazısında, Tristan rumuzlu okurun şu yorumu üzerine birkaç şey yazmak istiyorum zira bu çok yaygın bir durum :

“Hocam bendeki sıkıntı çoğu zaman şu: Böyle fırıldak hatunlar, istedikleri ilgiyi veya alakayı gördükleri andan itibaren hemen pasif-aktif bekleyen konumuna alıyorlar kendilerini. Sonra da etraftaki bir başka erkekte aynısını deniyorlar. Bir tür ego tatmini herhalde.”

Ben de şöyle bir yorum ile bu konuya açıklık getirmeye çalıştım :

“Hocam o sıkıntı bizim e-mail ile en çok soru aldığımız sıkıntı. Maalesef genellikle hatunların fırıldaklığı ile ilgili değil. Hatunların istedikleri ilgi ve alakayı görmeleri ertesi pasif – aktif olmalarından ziyade olan maalesef şu : Uzaktan cool ve alfa görünen birçok erkek, elinde çok opsiyon yok iken bir kız ilgi gösterince o kız karşısında betalaşır. Heyecanlanır, fazla ilgi gösterir, duruşu – sesi pasifleşir falan.

Burda ego tatmini de vardır ve bazen hatunlar fırıldaktır muhakkak ama asıl olan maalesef benim dediğim dinamik. Unutma, kadınlar erkeklere göre çok daha fazla sıklıkta tabak çevirir (onların farkı az bir kısmı hariç kadınlar tabaklarıyla paralel yatmazlar, bir tabak esas oğlan olur diğerleri Plan B) ve sen ilgi karşısında betalaşırsan, betalaşmayan öne geçer.

O yüzden ya opsiyonlarını arttıracaksın ya da yapamadığın zaman (ki çoğu zaman durum budur) opsiyonların varmış gibi davranacaksın.”

Tristan’un şu devam yorumu üzerine bir yorum atıyordum ama uzun uzun yazınca bunu ayrı bir post yapmaya karar verdim. Dediğim gibi bu çok yaygın bir şey ve bu konuda çok e-posta alıyoruz:

Burada yapılması gereken şey, başta takındığın tavrı takınmak mıdır? Öyleyse pek başarılı olmuyorsun, çünkü başta neysem, kendimi bozmuyorum. Çoğunlukla reddedilmekten çok, kızlar sıkılıp gidiyor. Etrafta tabak çok nasılsa.

Uzaktan size ilgi gösteren kızın sizin onun ilgisini farkedip iletişime geçmenizin ardından size ilgisini kaybetmesi çok yaygın bir durumdur. Özellikle tipi ve fiziği iyi ama içten toy erkeklerin sık olarak başına gelir. Hatta bu gençlerin bir kısmı için olay şöyle gelişir : sikerim bu ilişkileri deyip yalnız kalmaya çalışırken bir kız çıkar erkeğe ilgi gösterir ya da erkeği ilişkiye çeker (bunun bir başka yaygın versiyonu da erkeğin yalnız iken alfa olup, ilişkide beta olmasıdır) ama bu erkek iletişimde / ilişkide kızı hemen ONEitis yapar ve betalaşır ve ilişkiden ağzı yanar yine. Bu döngü devam eder.

Kızların sıkılıp gitmesine gelelim. Bu genellikle erkeğin işi bir üst seviyeye taşıyıp olayı hızlıca bağlayamaması ile olur (bazen de başka bir erkeğin çok daha şanslı ve hızlı olması ile). Genç ve güzel kadınların çevresinde, çevirebilecekleri çok tabak vardır ama bu tabakların çoğu uydu erkektir. Burada erkeklerden farklı bir dinamik olsa da (aşağıda değineceğiz) kadınların bu meriç sürüsünü hayal güçleri ile lehlerine kullanma yeteneklerinden alınacak dersler yok değildir. Aslında bu meriçlerin çoğu alternatif olmasa da (bir meriç kadına, çok şişman ve bakımsız bir kadın erkeğe nasıl görünüyorsa öyle görünür) ve meriç olmayan erkek az bulunur olsa da kadınlar bu erkeklerin hepsi alternatifmiş gibi hissedip “aman elimi sallasam ellisi” diye kendilerini gazlayabilirler.

Ama burada hiç unutmamanız gereken nokta, kadınlar ve erkekler arasındaki çok önemli bir ayrım.

Kadınların ilişkilerde ödül birimi ilgidir, erkeklerin ise seks.

Kadın sekse erkek kadar ihtiyaç duymaz (bunun aksini iddia edenler size yalan söylüyor ve bu konuda sıradaki bir yazı), erkeğin ilgiye kadın kadar ihtiyaç duymaması gibi. Bu nedenle kadının çevresinde dönen uydu erkekler (seks almadan yakın ilgi veren erkekler), erkeğin elinin altında tuttuğu fuckbuddy kadınlara (ilgi almadan seks veren kadınlar) denktir. Bu nedenle uydusu olan kadınların ( eşittir güzel kadınlar) tatmin seviyesi, fuckbuddysi olan erkek tatmin seviyesindedir. Eğer bir erkeğin düzenli pompaladığı ya da pompalama ihtimali olan kadınlar olsa idi (uydu erkekler kadar yaygın değiller ve bu da erkeklerin hanesine yazılacak bir utançtır) onun egosu da tepelerde olurdu. Fakat tabii ki çoğu erkeğin böyle bir lüksü yok. Kötüsü, uydu erkek sayısı hızla artıyor ve özellikle sosyal medya ile kadınların bu ego şişmesi kronikleşti.

(NOT : İşte tam bu yüzden ilginize karşılık vermeyen kızı hemen bırakın. Toplam kadın egosunu şişiren sürüye katılıp işleri daha da zorlaştırmayın)

Burada yapılması gereken şey, başta takındığın tavrı takınmak mıdır?

Burada yapılması gereken ilk şey, tabak çevirmektir. Erkekler, opsiyonları kadar güçlüdür ve uzaktan alfa erkeklerin kadın ilgisi ile betalaşma sebebi ellerinde opsiyon olmadığı için ilgi gösteren kadına çölde su muamelesi yapmalarıdır.

Tabak çevirme ile ilgili yanlış anlaşılan birşey var. Tabaklarınızla yatıyor olmanız gerekmez. O çeşit tabak çevirmek daha iyi ama elinizde tek bir opsiyon yokken bile birden 2 – 3 kadın bulup yatmaya nasıl başlayacaksınız ki? Hele bunu yapamayacağınız yerleşim yerlerinde. Şuradaki kırmızı haplı çocuk gibi opsiyon sayısını yüksek tutmak, opsiyonlardan ilgisi az olanları hemen düşürmek ve kadından karşılığını görmeden ona ilgi vermeyerek diğer kadınlara daha açık olmak da tabak çevirmektir. Yalnızken alfa ve kız görünce beta olan erkekler, mavi haplı çocuklardır genelde.

Yani birincisi, fiziksel olarak olmasa bile zihinsel olarak tabak çevirmek, kadın ile elinizdeki kartları eşitleyecektir. Eğer kızdan başka opsiyonununuz yoksa şu an en hızlı yapabileceğiniz şey bu kız ile olmazsa olmaz psikolojisine girmektir (ama bunu kıza karşı adım atmama bahanesi olarak kullanmayın).

İkincisi, muhtaç olduğunuz kudret damarlarınızdaki asil kanda mevcut mu diye düşünmeniz lazım. Testosterondan bahsediyorum. Genç erkeklerin testosteron seviyeleri genellikle acınacak seviyelerde ve bu eksiklik hem onların bir kadına dominant ve çerçeveyi korur bir şekilde yürüme dürtülerini baltalıyor hem de kadınlar testosteron yüküne olumlu tepki verdiklerinden kadınlar tarafından çekici bulunma ihtimalini azaltıyor :

  • Eğer düzenli olarak gyme gitmiyorsanız ve ağırlık kaldırmıyorsanız,
  • Yediğinize içtiğinize dikkat etmiyorsanız (özellikle de aşağı doğru bakınca göbeğinizden pipinizi göremiyorsanız emin olun testosteron seviyeniz çok çok kötü durumda),
  • Uykunuz düzenli değilse,
  • Hayatta bir iş / sanat / zanaat hırsınız yoksa,
  • Porno ve mastürbasyon tam gaz ise,
  • Televizyon ve bilgisayar karşısında saatlerinizi harcıyorsanız,

işiniz yaş. Bunu ikinci yazdım ama aslında hem ilk başta yapmanız gereken şey testosteron dostu bir yaşama geçmek hem de bunu yapmamak için bahaneniz çok çok az. Genelde fiziksel bir engeliniz yoksa bunları yapmamanın suçu size ait. Eğer daha bu temel taban yok ise tavsiyemiz rahip modu.

Ve üçüncüsü evet, burada yapılması gereken şey dominant davranışları ve çerçeveyi kızla iletişimde bilinçli bir şekilde devam ettirmektir. Uzaktan alfa görünüp, yakından betalaşmamaktır. Erkekler bunu zilyon şekilde yaparlar :

  • Kızla konuşurken fazla gülümsemek,
  • Fazla konuşmak ki özellikle ara ara olacak sessizlikleri idare edecek yüreğe sahip olmadığı için sürekli konuşmak,
  • (Sanki kimse kendinden böyle birşey istiyor gibi) kıza kötü çocuk / azgın teke olmadığını göstereyim derken zararsız bir tavşan gibi görünmek
  • Kendisi ilgili çok şey anlatarak kızın hayalgücü ve gizem ihtiyacını baltalamak
  • Kendi çekiciliğinden emin olmadığı için cool konuşmalara, ilginç konularda engin bilgisini gösterme vs. gibi gereksiz kasıntılara girişmek (özellikle başında konuşmayı hafif tutmak gerekirken),
  • Shit testleri geçememek (bkz. standard shit testler )
  • Göz teması kuramamak,
  • Kızın her dediğini onaylamak,
  • Kıza karşı çıkamamak, karşı fikir belirtememek,
  • beta vücut dili,
  • Kızı ONEitis yapmak,
  • Kızla ilgili hayaller kurmak ve kızla ilgili fazla düşünmek,
  • Kızı takip etmek (özellikle sosyal medyada ki betanın dibi bir davranıştır)
  • Bir kız ilgi gösterince radardaki diğer kızları hemen unutmak ve radarı komple kapamak
  • Kızdan başka opsiyonunun olmadığını açık açık kıza göstermek (örneğin kızı sürekli mesajlamak ve aramak, kıza bir mesaj atmak ve kız hemen cevap vermeyince ardından “yanlış birşey mi attım?”, “neredesin” gibi bir mesajla takip etmek, …)
  • vs … vs …

Bunlar çerçeveyi ve dominantlığınızı kızın ayaklarının altına attığınız anlamına gelir. Bunları yaptınız mı, kız sizi uzaktan yanlış anladığını ve aslında bir beta olduğunuzu anlar ve sizden hemen sıkılır. Erkeklerin yüzde 90%i böyledir zaten ve böyle elinin altında bir sürü erkek vardır, neden sizden sıkılmasın ki!