Hayal tuzağı ile gerçek hayattan kaçmak

Bu bölümde, gerçek dünya yerine hayal dünyasındaki sorunları çözmeye uğraşmanızın, hayatınızı iyileştirmenize nasıl engel olduğunu konuşacağız. Ben bu duruma “hayal tuzağı” diyorum.

Depresyonda olduklarını söyleyen bazı insanların bir takım pişmanlıkları oluyor. Depresyonları, geçmişte yaptıkları bazı şeyler hakkında pişmanlık duymalarından geliyor. Bu insanlar geçmişe bakıyorlar ve “her şeyi mahvettim. Şunu yapsaydım, şunu yapmasaydım, her şey çok güzel olabilirdi” gibi şeyler düşünüyorlar ve şimdiki hallerinde çok çaresiz hissediyorlar. Çaresizlikleri, geçmişte olan ve oldukça belirleyici, hayatları boyunca kaderlerini belirleyecek, değiştirilemez olarak gördükleri olaylara dayanıyor. Zihinleri gerçekten bu pişmanlığa, geçmişte yapılan hataya odaklanıyor.

Bu insanlarla konuştuğunuzda, “o zaman şunu yapsaydım ya da yapmasaydım, her şey çok daha farklı olurdu” gibi şeyler söylüyorlar ve aynı zamanda bir çeşit fantezi dünyasında yaşıyorlar. Sürekli olarak, “bugün her şey ne kadar da farklı olabilirdi”, “o zaman o hataları yapmasaydım, şu an hayatım ne kadar harika olabilirdi” diye düşünüyorlar. Zihinleri bu fantezi içinde yaşarken, bu konuda gerçekten bir şeyler yapmak yerine, hayal tuzağının içinde debeleniyorlar.

Burada ilk anlamamız gereken şey, fantezinin zihnimizde nasıl çalıştığı. Bunun için de, kendi geçmişimden bir örnek vereceğim.

Çocukken çok fazla hayal kurardım. Küçüklüğümde cılız bir çocuktum ve okulda çok fazla zorbalığa uğrardım. Benden daha iri ve bazen bir iki yaş daha büyük çocuklar, beni zorbalarlardı ve bu da bende büyük bir utanç yaratırdı, kendimi çok kötü hissetmeme neden olurdu.

Bu durumda da zihnim, “dövüş sporları öğreneceğim”, “super karate çocuk olacağım ve birgün bu zorbalara günlerini göstereceğim” düşüncelerine dalardı. “Birgün bu zorbaları yere sereceğim ve herkes beni alkışlayacak”.

Orada çocuk parkında, az önce zorbalığa uğramış bir şekilde otururken, bu hayallerle garip bir şekilde zafer hissi hissetmeye başlardım. Birden kendimi çok iyi ve haklı hissederdim.

Burada olan şeye bakalım. Bir çocuk başka çocuklar tarafından pataklanmış bir şekilde, çocuk parkında oturuyor ve kendisini berbat hissediyor, büyük bir utanç hissediyor. Çocuk bunca negatif duygu ile dolu iken, zihni ona bir oyun oynuyor ve hayal kurmaya başlıyor. Hayal kurma ile birlikte de, negatif duygular yerini zafer hissi gibi pozitif duygulara bırakıyor.

Bu tür hayaller, zihnin negatif duyguları pozitif duygulara dönüştürmek için kullandığı araçlar.

Peki bunda ne problem var diyebilirsiniz. Hayallere dalmak, işlerin nasıl daha farklı olacağını kurgulayarak negatif duygularla baş edebilmeyi sağlıyorlar, bunun nesi kötü ki?

“Hayatımı boşa harcadım, kendimi çok kötü hissediyorum. Eğer zamanında farklı davransaydım, nasıl da çok arkadaşım olurdu, ne kadar da çok başarılı olurdum? O zaman farklı davransaydım, belki de başarılı bir teknoloji şirketi kurabilirdim ya da ilk kripto parayı icat edebilirdim!”

Bir insan bunları hayal ederek kendini iyi hissediyorsa, bunda ne problem var ki?

Sorun şu: Hayattan ders alarak ilerlememizin, motivasyonumuzun çoğu, negatif duygulardan geliyor. İnsanları hayatta ilerlemeye zorlayan şeyler, genellikle negatif duygular. Beynimizde negatif duyguları deneyimleyen bölümler, öğrenme merkezlerine hem çok yakınlar hem de bu bölgelerle çok yoğun bağlantıya sahipler.

Negatif duygular, çok güçlü motivasyon kaynakları. Bir restorana 10 kez gitseniz ve hepsinde de memnun kalsanız bile, bir kere gidip gıda zehirlenmesi yaşamanız, orada bir daha yemek yememenize neden oluyor.

Hayal tuzağına sıkışmış insanların, hayatlarında bir noktaya saplanıp kalmalarının sebebi, negatif duyguların enerjisini, hayatta ilerlemek için kullanmak, davranışlarını ve hayatlarını gerçekten değiştirmek yerine, bu duyguları fantezi ile yok etmeleri.

Bu aslında insanların sadece fantezi dünyasına, hayallere dalmaları ile de olmuyor. Bilgisayar oyunları ve bağımlılık yapıcı maddeler de, insanların kendilerini kötü hissettiklerinde, kendilerini iyi hissetmek, beyinlerindeki duygu merkezlerinin fişini çekmek için kullandıkları şeyler. Ve bunu yaparken de hayatlarında anlamlı hiçbir değişiklik yapmıyorlar.

Hayal tuzağı, negatif duyguları, pozitif duygulara çeviriyor ama bunu yaparken de, hayatımızda pozitif değişiklikleri gerçekten yapmak için kullanabileceğimiz büyük miktarda yakıtı yok ediyor.

Geçmişteki davranışlarınız yüzünden, şu an kötü ve üzgün hissediyorsunuz. “Ne kadar da çok hata yaptım! Bir kaybeden olarak yaşamak benim kaderim” diyorsunuz. Hayal kurmaya başlıyorsunuz ve bu fanteziler ise, tarihi yeniden yazıyorlar. Zihninizde yarattığınız bu “alternatif geçmişiniz”, geçmişte farklı davrandığınızda, bugün çok daha iyi durumda olduğunuz bir hayali hayata neden oluyor. Sadece bunu yapmanız bile, kendinizi daha iyi hissetmenize neden oluyor ama aslında gerçek hayatta lehinize kullanabileceğiniz negatif duyguları yok ediyor.

Burada, enerji konusunda, başka bir mekanizma daha var. Zihninizin kısıtlı miktarda enerjisi var ve belli bir zaman aralığında, sadece bir şeyi çözmeye zihin enerjisi harcayabiliyoruz. Siz hayal tuzağına düştüğünüzde, zihin enerjinizi, tarihi yeniden yazmaya harcıyorsunuz.

Şimdi söyleyeceğim şey kafa karıştırıcı olabilir çünkü aslında çok basit bir şey. Tarihi yeniden yazmanız, hayatınızı daha iyi hale getirmeyecek. Aslına bakarsanız, tarihi yeniden yazamazsınız. Şimdiki zaman şimdiki zamandır. Sizin hayatınız şu an neyse o.

Siz geçmiş böyle değil de şöyle olsaydı diye 10-15 dakika zihin enerjisi harcadığınızda, enerjinizi problem çözmeye harcıyorsunuz. Ama zihniniz, problem çözme enerjisini, geçmişi, hayali bir şimdiye çevirmek için boşa harcıyor. Boşa harcıyor çünkü, bunu yaparak bir problem çözebileceğiniz yok. Problem çözebileceğiniz yok çünkü zihninizi çalıştırdığınız şeyler gerçek değiller.

Zihniniz geçmişinizi yeniden yazdığında, sahte bir şimdi yaratıyorsunuz ve tüm enerjinizi, gerçekte var olmayan ve olmayacak bir şimdiye harcıyorsunuz.  Ama bu sahte şimdiden, herhangi bir geleceğe gitme şansınız yok.

Peki eğer hayal tuzağına düşmüş biriyseniz, bu tuzaktan çıkmak için ne yapabilirsiniz?

İlk yapmanız gereken şey, negatif duygulara toleransınızı arttırmak. Negatif duygulara, onlardan kaçmadan maruz kalacak toleransınızın olması lazım. Kendinizi kötü hissettiğinizde, zihninizin geçmişe gittiğini ve geçmişi yeniden yazdığını gözlemleyin. Yapmanız gereken, bu geçmişe gitme ve geçmişi yeniden yazma hayallerine dalmaya karşı koymak. Bunun yerine, negatif duyguları hissetmeye devam edecek şekilde şimdide kalın. Bunu yaparken de “evet, bir sürü hata yaptım ve hayatım şu an hiç de iyi durumda değil. Ama bu konuda şimdi, burada, gerçek hayatta ne yapabilirim?” diye sorun.

Zihniniz, “neyi daha farklı yapabilirdim?” sorusuna kayıyor ama siz bunu engelleyin ve zihninizi, “şimdi, burada, gerçek hayatta, bu durumu düzeltmek için ne yapabilirim?” sorusuna odaklayın.

“Neyi daha farklı yapabilirdim?” sorusu, kendinizi iyi hissetmenizi sağlıyor olabilir ama bu soruyu ne kadar çok sorarsanız sorun, bugün içinde olduğunuz durumu değiştirme konusunda kesinlikle işe yaramayacak. “Ne yapabilirdim?” sorusunu bırakın. “Bundan sonra ne yapabilirim?” sorusuna odaklanın.

Depresyon altında, zihniniz geçmişe, işlerin yolunda olduğu zamanlara odaklanır. Sonra bugüne kadar olan geçmişi yeniden yazarak, hayali bir gelecek yaratır. Siz ise bu enerjiyi, direkt olarak geleceğe bakmaya odaklamalısınız.

“Şimdi, bu kötü durumdayım ve bundan sonra bunu değiştirmek için ne yapabilirim?” Bilişsel enerjinizi harcamanız gereken soru bu. Bilişsel enerjiniz, şimdiye odaklanmalı.

Evet, “şimdi ve buraya odaklan birader”, “şimdiyi yaşa birader” lafları oldukça klişe laflar. İnsanların bunu söylerken farkında olmadıkları şey ise, şimdi ve burada yaşamanın zor, oldukça acımasız bir deneyim olduğu. Çünkü şimdi ve burada yaşadığınızda, geçmişte yaptığınız tüm o acı verici davranışları ve deneyimleri kabul etmeniz ve şu an içinde bulunduğunuz durumu kabul ederek ileri doğru yürümeniz gerekiyor. Bu da hiç kolay bir şey değil.

Şimdi ve burada yaşamanın bu kadar zor olmasının nedeni, şimdi ve burada yaşamanın zor, hatta berbat bir deneyim olması. Ama ne kadar berbat olursa olsun,  yine de şimdi ve burada yaşamak zorundasınız.

Aslına bakarsanız, şimdi ve buradadan başka bir zamanda ve yerde de yaşayamazsınız. Bir dakika önce yaptığınız şeye geri dönemezsiniz, bir dakika sonra yapacağınız şeyi, şimdi yapamazsınız. Aksiyon alabileceğiniz tek zaman, şimdiki zaman.

Hayal tuzağına düşmenizin temel sorunu, sizin şimdiden kaçmanıza olanak vermesi. Şimdi ile başa çıkıp, geleceğe ilerleme zorunluluğunuzu ortadan kaldırması. Hayal tuzağında, gelecek ile ilgili fanteziler yaratabilirsiniz, “şimdi şunları yapsam var ya, gelecekte neler olmaz neler?” diyebilirsiniz.

Problem şu ki, tüm aksiyonları, şimdi almanız gerekiyor. Hayal tuzağından kaçmanız için de, geçmişten geleceğe atlamanız değil, şimdide kalmanız gerekiyor. Soruyu hatırlayın:

“Tamam, şimdi buradayım ve hayat kötü. Bu konuda bugün ne yapabilirim?” Gelecek ve sonuç hakkında endişelenmeyin. Kendinize, bugün atabileceğiniz ilk adımı, ikinci adımı ve sonraki adımı sorun.

Daha iyi bir yaşam için nöron bilimi ve psikoloji temelli pratik ipuçları setinde derlediğimiz Dr.K’nın sette olmayan son yayınlarından birini çevirdik.

Kaynak: Dr.K Explains The Fantasy Trap

4.3 24 votes
Article Rating
Subscribe
Notify of

Yazıyla alakasız veya 500 kelimeyi geçen yorumlar cevaplanmıyorlar. "Yazıyla alakasız ama ..." ya da "en son yazı bu olduğundan buraya yazdım" diye başlamanız kurtarmıyor. Mahmut Abi ile özel görüşme yapmak isterseniz Erkek Adam Sanal Görüşme sayfasından sanal görüşme ayarlayabilirsiniz. Not: Burada soru sırası çok yüksek, Patreon destekçilerini, Patreon'da cevaplamaya öncelik veriyorum.

guest
13 Comments
Inline Feedbacks
View all comments
Climp
Climp
4 months ago

selam abi. Dr K. yazılarının ve podcastlerinin tümü kitaplarda mevcut mu? Yoksa kitaplarda olmayan çevirileri podcastler de mi işliyorsun?

Lyku
Lyku
4 months ago

Zor bir süreçten geçtiğim bir dönemde psikoloğa gitmiştim. Bir kaç seans sonra şunu fark ettim; sen neticeni kaldırıp sorunlarını çözmek için uğraşmıyorsan başkalarının yapacağı bir şey yok.

Ayağa kalk, o savaşı ver, gerekirse yen, yenil ama kafanda bitir bazı şeyleri. Para orada kazanılmasa da başka yerde kazanılabilir, o kadınla mutlu olamaman başka kadınla mutlu olamayacağın anlamına gelmez, o göbek yağları o sporla erimediyse, bu sporla erir… Ama mesele o mücadeleyi vermen.

mehmet
mehmet
4 months ago
Reply to  Lyku

ben de psikoterapi almak istiyorum ama mükemmelliyetçi tavrım yüzünden bir türlü başlayamadım,psikoloğa para verilmez gibi düşünüyorum, alanında iyi ve kırmızı hapı bilen bir erkek psikolog bulmam lazım. Siz online mı terapi aldınız

Lyku
Lyku
4 months ago
Reply to  mehmet

Yok hocam ben kanlı canlı olarak gittim. Doktorla beraber benim sorunumun psikolokluk olmadığına karar verdik. Bir şekilde odağımı toplamam gerektiğini gördüm günün sonunda.

Psikologa para verilir. Gayet de işe yarar. Senin bakman gereken, hangisi dobra, hangisi benim derdimi çözmeye çalışıyor olmalı. Sonra da kendini bırakacaksın. Zaten gerçekten işinde uzman, sadece para peşinde birisi değilse bunu sana peşin peşin söyleyecektir. Senin sorununun çözümü onda mı değil mi?

Bunu da çoğu zaman ne yazık ki bizler bilemiyoruz. Gidip işinde uzman birisine sorup beraber karar vermen lazım.

Enigmatic
Enigmatic
4 months ago

Abi sitedeki rastgele makaleler kısmı geri dönecek mi?

Patisa
Patisa
4 months ago

Ben insanlar ve özellikle de kızlar konusunda sürekli Hayal kırıklığına uğruyorum. Beni seviyorlar sanarken onlara yaklaşınca O kadar da sevmediklerini anlıyorum. Benim sorunum ne? Ezik bir insan mıyım?

Monk46m
Monk46m
4 months ago

Çok iyi bir yazı. Bu durumu hayatinin normali haline getirmiş biri olarak bundan kurtulmanin yolunun hic de kolay olmadigini soylemek istiyorum. Cok zor bir sey. Yazi icin de ellerinize saglik. Guzel yazi.

Rrr
Rrr
4 months ago

Maladaptive dream deniyor buna psikolojide, bunun kötü yanı zihnin gerçekle hayali ayırt edemeyip fantezi dünyasındaki zaferler gerçekmişçesine beyne dopamin serotonin falan salgılaatması. Bağımlılık yapabilir niye yapmasın ki, kişi tüm yenilgilerin zafere dönüştürüyor fantezi dünyasında. Genel nedeni özgüvensizlik vs. Ancak travmatik durumlarda buna yol açabiliyor, hatta ileri seviyesi dissosyasyon vs. Yetişkin olup bilgisayar ps oyun bağımlılığının nedeninin de aynı mekanizma olduğunu düşünüyorum, popüler kültür medya vs de bunu yoğun şekilde besliyor. Efendi beyin gündüz düşleri yazısı ile aynı mekanizma.

Mert
Mert
4 months ago

Mahmut abi sınava hazırlanırken ben calıssam en yuksek notu alırım diye takılıyorum ve calışmıyorum ve basarısız oluyorum kendimi başarısızlığa ugratmaktan tam anlamıyla kendimi verip kaybetmekten korkuyorum ne yapabilirim