İkinci bölüm için Hem borderline hem narsist kadınlar – Bölüm 2.
Bu ilişkinin sizi mahvettiğini kabul ettiğiniz bir noktaya geldiniz. Aynı toksik döngünün sürekli olarak tekrarlandığını gördünüz ve artık bu ilişkiyi bitirmeye karar verdiniz. Ama bu kararınızı uygulamaya başladığınız zaman, toksik partnerinizin çok radikal tepkileri ile karşılaştınız. Bir dakika önce size yalvarırken, değişeceğine dair sözler verirken, bir dakika sonra size öfke kusmaya, sizi tehdit etmeye ve utandırmaya başladı. Sonra birden bire düğmeye basılmış gibi değişerek, sizinle seks yapmaya çalıştı, bu da çalışmazsa sizi herkesin önünde küçük düşürmeye, imajınızı mahvetmeye ve sizden intikam almaya çalıştı.
Toksik eski sevgilinizi engellediniz ama bu onu durduramadı. Belki iş yerinizin, belki de evinizin kapısına dayandı, sürekli yeni numaralardan, sahte hesaplardan sizinle iletişime geçti. Ama sonra siz tam sonraki fırtınaya hazırlanırken, ortadan kayboldu ve sizi daha da kötü bir ruh halinde bıraktı.
3 bölümlük serimizin bu son bölümünde, sizinle hem borderline hem narsist bir kadına işaret eden son iki belirtiyi paylaşacağım. Bölümün sonunda da, birinci bölümden itibaren hikayesini paylaştığımız erkeğe ne olduğunu anlatacağım.
Birinci ve ikinci bölümü okumadıysanız, önce o bölümlere bakmanızı tavsiye ederim.
Bir kadının hem borderline hem de narsist olduğuna işaret eden dokuzuncu belirti, benim çifte çarpıtma tuzağı dediğim şey.
Sadece sınırda kişilik bozukluğu (borderline) olan kadının duyguları, gerçekliğini çarpıtır. Bir dakika önce sizi mükemmel bir erkek, hayatının aşkı olarak görürken, bir dakika sonra sizi düşmanı, ona ihanet ettiğinden emin olduğu biri olarak görür. Bunlar sizin gerçek davranışlarınızın değil, kadının duygu durumunun tamamen değişmesinden kaynaklanır.
Borderline kadın korku, utanç ve öfke ile dolup taştığında, algısı bu duygulara paralel olacak şekilde değişir. Sizin oldukça nötr sözleriniz bile, ona reddedilme gibi görünür. Örneğin basit bir sınır çizmeyi ya da kendinize ait bir süre istemeyi bile, onu terk edeceğinizin işareti olarak görür.
Borderline kadın bu anlarda sizi manipüle etmeye çalışmıyor ya da davranışları sahte değil. Hissettiği şeylere gerçekten inanıyor. Yani borderline kadının seven tarafı da gerçek, sizden nefret eden tarafı da.
Borderline kadının duygusal fırtınası geçtiğinde, sinir sistemi yatışır. Duyguları taban seviyesine döner ve algısı değişir. Duygu fırtınası sırasında nasıl da ekstrem davrandığını görebilir, bu konuda pişmanlık duyar ve bunu düzeltmek ister. Özür dileyebilir, içten bir mesaj gönderebilir ya da sizinle arasını düzeltmek için başka şeyler yapabilir. Sorun şu ki, borderline kadın duygularını etkili bir şekilde düzenlemeyi öğrenmediği sürece, bu döngü devam edecektir.
Sadece narsist kadında çarpıtma duygulardan değil egodan gelir. Narsistin kibri ve öz imajı, gerçeklik algısını şekillendirir. Narsist duygular tarafından değil, haklı olma, hayranlık duyulma ve kontrol ihtiyacı tarafından yönetilir. İmajına ya da kontrol hissine yönelik hiçbir tehdide tolerans gösteremez. Bu nedenle de kendini korumak için, hikayeyi çarpıtır.
Narsistin konuşmaları döngüseldir, suçlamaları savuşturmak ve kendine uymayan doğruları reddetmek üzerinedir. Patlamalar bittiğinde narsist pişmanlık duymaz, sorumluluk almaz ya da gerçek bir “ben ne yaptım?” eleştirisine girmez, özür dilemez. Narsist ya hiçbir şey olmamış gibi davranır ya da ısrarla karşısındakini suçlar. Sessizlik, soğukluk, birden bire yeniden başlamak, tamamen kontrol ve imaj koruma amaçlıdır.
Borderline kadının gerçekliği, duygularının, narsist kadının gerçekliği ise egosunun esiri olur. Ama hem borderline hem de narsist kadında iki çarpıtma kaynağı da aynı anda olur ve bu nedenle de partnerin kafası fena halde karışır. Borderline taraf duygularla dolup taşar, gerçek dışı bir algı yaratır, partnerinin modunu, niyetini, davranışlarını ve sınırlarını yanlış yorumlar. Ama fırtına dindiğinde, kadın sakinleşmek ve her şeyi olduğu gibi görmek yerine, narsist tarafın eline düşer ve narsist taraf çarpıtılmış gerçekliği savunmaya devam eder. Yanlış yaptığına dair suçlamaları kabul edemez, kendinden başka herkesin suçlu olduğunu düşünür.
Duyguların algıları çarpıtması olarak başlayan durum, ego savunmasına dönüşür. Duygular kanıta dönüşür ve narsist savunma bunları gerçeklikmiş gibi dayatır, hikayeyi zihinde somutlaştırır. Bundan sonra da çarpıtılmış gerçeklik bir silah olarak kullanılır, suçlamalara karşı kalkan olarak kullanılır. Borderline – narsist kadın, sizi hikayenin kötü adamı yapmak için başkalarını manipüle eder, mağdur rolünü oynar.
Onuncu ve son işaret, sahte umut tuzağıdır.
Sadece sınırda kişilik bozukluğu olan kadında, gerçek bir umut vardır. Borderline kadın çoğu zaman yanlışın kendisinde olduğunu bilir, duygusal patlamaları konusunda derin bir utanç hissedebilir, insanları kırdığı için pişmanlık hissedebilir ve gerçekten değişmek ve iyileşmek isteyebilir. Birçok borderline kadın, ciddi bir ruhsal bozukluğu olduğunu kabul edebilir, terapi yardımı arayabilir, araştırma yapabilir ve tedavi için çaba harcayabilir. Diyalektik Davranış Terapisi gibi kanıta dayalı teknikleri sabırla uygulayabilirse, gerçekten iyileşebilir, duygularını düzenlemeyi öğrenebilir ve daha stabil ilişkiler kurmayı başarabilir.
Borderline kadının değişme isteği, doğru yönde adımlarla birleşirse, zaman ve sabır gerektirse de, iyileşme mümkün.
Sadece narsist kadın için, bunu söylemekten nefret ediyorum ama, umut çok azdır.(*) Narsist kendisinde bir problem olduğunu kabul edemez çünkü bunu yaparsa, korumak için büyük bir yatırım yaptığı ve çaba harcadığı mükemmellik öz algısı darmadağın olur. Bu, narsist için aşırı korkutucu bir şeydir.
Narsist terapiye gidebilir ama bunu daha çok partneri veya başka insanlar hakkında yakınmak, onay almak ve haklı olduğuna dair kanıt aramak için yapar. Terapisti ve terapiyi, kendi anlatısını güçlendirmek için kullanmaya çalışır. Terapist kendisini zorlarsa,kendi tarafını tutacak birini bulana kadar terapist değiştirir. Narsist, gerçek bir içgörü, alçak gönüllülük ve sorumluluk gösteremez.
Hem borderline hem narsist kadında işler daha da çetrefilli çünkü içgörü ve sorumluluk işaretleri, göz yaşları, özürler ve yardım almak için somut adımlar görürsünüz. Bunlar size çözüm mümkün hisse verir ama narsist savunma devreye girdiği anda, hikaye değişir. Terapi alması gereken kişi siz olursunuz, o da yanlış anlaşılmış bir kurban olur. Size karşı davranışlarında %100 haklı olduğunu düşünür.
Bu oldukça acımasız bir tuzak çünkü borderline taraftaki kabulleniş ve normallik, sizi bir değişimin oldukça mümkün olduğuna, işlerin bu sefer farklı olacağına inandırır. Ama gerçekleri görebilen tarafı uzun süre devrede kalamaz. İçgörü gider, savunma devreye girer ve döngü tekrar eder durur. Bu durum da sizi hiçbir zaman gerçekleşmeyecek değişim umuduyla ilişkiye saplanıp kalmış bir durumda tutar.
Bu da bizi, hikayemizin kahramanı erkeğe geri getiriyor.
Erkek ilişkinin başından itibaren, evrenin onları bir araya getirmek için çalıştığı inancı hakim. Sanki beraber olmaları bir kader gibi. Bu nedenle kadın “sen benim gerçekten sevdiğim tek kişisin” dediğinde, erkek ona inanıyordu.
Ama bu sözlerden kısa bir süre sonra, erkek kahramandan kötü adama dönüşüyor ve öfke nöbetleri, sessizlikle cezalandırma, gaslighting hızlıca ve hiç uyarı vermeden devreye gidiyordu.
Erkek kendisini bu bitmeyen idealizasyon – değersizleştirme – terk edilme – yeniden iletişim – rahatlama – takıntı – bir araya gelme döngüsünde kapana kısılmış gibi hissediyordu.
Her döngüde erkeğin kendine güveni, gönül rahatlığı, benlik algısı daha da yok oluyordu. Düşünceleri hep onunla ilgili olmaya başlamıştı, sinir sistemi bir an için bile durmuyordu. Duyguları onun nasıl hissettiğine bağlı olarak yükseliyor ve dibe çakılıyordu.
İlk başlarda onun, kırılgan narsist bir kadın olduğunu düşündü. Davranışları, kırılgan narsizm ile uyumluydu. Gaslighting, suçu erkeğin üzerine atma, duygusal zorbalık gibi tüm davranışlar vardı. Ama bunlarla bitmiyordu. Aynı zamanda gözyaşları, çılgınca özür dileme, terk edilme korkusu, kavgadan sonra çaresizce yeniden iletişime geçmeye çalışma, idealizasyon da vardı. Bu davranışlar ise, sadece narsizm ile uyuşmuyordu.
Erkek, kadında sınırda kişilik bozukluğu olabileceğini düşünmeye başladı ama davranışlar sadece sınırda kişilik bozukluğuna da uymuyordu çünkü ortada sadece duygusal dengesizlik yoktu. Kadın aynı zamanda son derece hak sanrılı, kontrol manyağı biriydi.
Birgün erkek, sonunda her şeyi açıklayan bir şeyle karşılaştı. Borderline ve narsizm aynı anda olabiliyordu. Bu keşif, yap-bozun kayıp parçası gibiydi ve sonunda erkek her şeyi anladı. Bu, değişebilecek bir durum değildi.
Kız arkadaşının değişmeyeceğini görmek kalbini kırsa da, erkeğin özgür hissetmesine neden oldu. Kız arkadaşından ayrılmaya ve ne olursa olsun geri dönmemeye karar verdi.
Ayrılık sonrası içine düştüğü durum onu gerçekten mahvetti. Ne yemek yiyebiliyordu, ne uyuyabiliyordu ne de bir şeye odaklanabiliyordu. Bir dakika önce ona karşı derin bir öfke duyarken, bir dakika sonra tüm bu kırmızı alarmları görmezden geldiği ve bu kadar uzun süre ilişkide kaldığı için kendisine öfke doluyordu.
Haftalarca iletişimi kesmiş olmasına rağmen, sürekli olarak ondan bir mesaj gelir umuduyla ve aynı zamanda böyle bir mesajın korkusu ile telefonunu kontrol ediyordu. Bunlar, travma bağının sonucu. Travma bağı sizi, onu terk ettiğinizde mahvolacağınıza inandırır ama aslında terk etmek değil kalmak mahvedicidir.
Erkek çektiği yoğun acıya rağmen, iletişimi kesmeye kararlı bir şekilde devam etti. Bir kapanış aramadı, geri dönmedi. Bunun yerine, kendi iyileşme sürecine odaklandı. Arkadaşları ile daha çok görüştü, günlük tuttu, spor yaptı, duygularını işlemeye devam etti. Sonunda, gerçeklik algısı düzelmeye, travma bağı zayıflamaya başladı. Zihin sisi ortadan kalktı ve uzun zaman sonra ilk defa huzurlu hissetmeye başladı.
Tam her şeyi geride bırakmaya başladığını düşünürken, eski sevgilisi ona yeniden ulaştı. “Seni çok özledim” mesajlarını, beraber çekildikleri fotoğraflar takip etti. Kadın, değiştiğine dair sözler vermeye başladı. Terapiye gittiğini, Tanrıya döndüğünü söyledi.
Fakat erkek bu sefer bunları olduğu gibi gördü. Bunlar birer tuzak, aynı toksik döngünün yeni bir başlangıcıydı sadece. Gerçeği unutmadı, sınırlarını korudu ve onu değil kendini seçti.
Siz de belki bu döngüye defalarca, belki beş belki yüz kere girdiniz. Asıl soru, bu durumun değişmeyeceğine inanmak için, kaç toksik döngüye girmeniz gerekiyor? Çünkü ne kadar çok döngüye girerseniz girin hiçbir şeyin değişmeyeceği (daha doğrusu daha kötüye doğru değişeceği) gerçeğini kabul ederseniz, iyileşme süreciniz başlar.
Eğer bu durumdaysanız bu tür travmalarda uzman bir terapistle görüşebilirsiniz.
(*) Kaynağın ve birçok uzmanın görüşü ama değişimin çok zor olduğunu söyleseler de, çok düşük ihtimal olmadığını söyleyen uzmanlar da var.
Toksik ilişkiler rehberimize de bir göz atabilirsiniz.
Kaynak: When She Has Borderline and Narcissistic Traits — The Most Dangerous Combo

Bunun tam bir erkek karşılığı var mı? Aklıma duygusal olduğunu egosuna yediremeyip de iyileşmeye/değişmeye adım atamayan tipler geliyor. Ama belki sitede daha önce yazmışsınızdır.
Narsizm erkeklerde daha fazla, borderline kadınlarda. İkisinin de olduğu erkekler de var tabii.
47 yaşındayım. Eğer Mahmut Bey’ e durumumu haftalarca anlatsam ancak cevabı olacak bir yazı bu olurdu.. Anlatılan tüm yollardan geçtim. Eski kız arkdaşım bir kırılgan narsist diye tanı aldığımız psikolog yolları bile birebir örtüşüyor. Merak ediyorum… Bu kızlar neden hep çok güzel? Benim belam bir HB9 idi (1.79 boy 53 kg, yeşil göz , gür sarı saçlar ).. Güzel kadınların %90′ ı narsisttir diye bir hipotezim var. Yazı çok aydınlatıcı. Çok teşekkürler
Bu kızlar neden hep çok güzel? Bu kızlar hep çok güzel değil. Bu tür hedonist tuzaklara düşenler aynı zamanda güzellik budalası olduğundan, güzel olanlar iş yapıyor muhtemelen.
Güzel kadınların %90′ ı narsisttir diye bir hipotezim var. Güzel kadınlardan başkasını gözün görmüyor olabilir. Ya da güzellik budalalığı, güzel kadınlara özel bir statü verdiğinden, onların narsizmini çekiyor olabilirsin.
Abi selamlar. 23 yaşındayım. Yeni mezun bir mühendisim. Okul bittikten sonra bir erasmus projesi için Çekya ya gittim. Bu projeler 1 hafta veya 10 gün sürüyor. Yakın bir erkek arkadaşımla beraber başvurup projeye gittik. 2 yıllık ilişkimden yeni ayrılmıştım bu süreçte. Proje sonunda Intercultural Night etkinliğinde iken daha önce fiziksel temasta bulunduğum bir eğitmenle dans ederken boynuna birkaç öpücük kondurmuşum. Ardından o gece ve ertesi gün olaylar gelişti. Kızdan bahsedeyim italyan 28 yaşında prag da yaşıyor ve bu projelerde düzenleyici tarafta. Dövmeli ve biseksüel ayrıca body count 30+ olduğunu düşünüyorum. Son gece sevişme esnasında senden fazla kızla sevişmiş olabilirim gibi… Read more »
500 kelimeyi geçmeyin ricama rağmen “kim takar senin 500 kelimeni, zamanını” diye yazan arkadaşlar, yazdıklarınızı 400 kelime altı diye chatgptye özetletip cevaplıyorum. Chatgpt halüsinasyon gördüyse artık benim suçum değil. Son gece birlikte olduğumuzda sana fwb/fb tarzı bir ilişki önerdi, ben de İstanbul’a dönünce hayatıma odaklanmayı planlıyordum. Kadının her tarafında alarm çalıyor ama korunarak böyle bir şey yapılabilirdi. Ama yüzüne gülene aşık olacak yoksunluktaysan tavsiye etmem, bu kadın seni ayakta şeyeder. Fakat daha havalimanına bile varmadan senden hoşlandığını gösteren nude fotoğraflar göndermeye başladı. Her gün mesaj atıyor, yataktan ve duştan pozlar yolluyordu. Ve seninle paralel yattığı, yatacağı adamlara da yolluyor. Kadın… Read more »
Mahmut abi selamlar, ben de buna benzer bir ilişki içindeyim. Başlarda bpd tarafı daha ağır basıyordu (70%-30%) ama daha sonra mezun oldu ve işe başladı, bpd-narcisistic oranı 51-49% gibi olduğunu gözlemliyorum. Bir tartışmamızdan ötürü yine bu duygusal krizlerinden birini yaşarken anlamsız sözler sarf etmişti orada no contact yapıp görüşmedim ertesi gün akşamına lütfen gel vs. diye ağlayarak aramıştı orada da arkadaşını benden kıskanmıştı ve başta acayip hak sanrılıydı yazıdaki gibi. Sonra baya hediyeler vs. aldı WAT’a abd’ye gidecektim. Orada barışmak için baya uğraştı diye bir şans daha vermek istemiştim. ABD’deyken bana doğum günümde ACME’den pasta falan yollattı gözlüğüm kırıldığı için… Read more »
Benim için fedakarlık yaptı yani o yüzden seviyorum ve anlatıldığı gibi,kötü bir insan olduğunu düşünmüyorum bpd’lerin. Kötü insan değiller, kendi kaosları ile amaçları o olmasa da senin hayatının içine edebilen insanlar. Sen kötü olduğu için değil, hayatına değer verdiğin için bırakmalısın. Sevmesi de yeterli sebep değil, genelde sevgiye aç bir insan değilsen, fazlası da lazım. Bir kadın size huzur vermiyorsa, isterse sizi hayatta en çok o sevsin önemli değil. Ayrıca giyimle alakalı bir soru sormak istiyorum,dış görünüş olarak ortalama sayılan biri, aşırı açık giyinmeye meyilli (ki çalıştığı iş yerinde 11 erkek var küçük bir start-up). Ben her daim böyle revealing… Read more »