The Red Pill, Geleneksel sentez – 1

Toplumsal uzlaşı araçları olan din, yurtseverlik, ahlak, gelenek, görenek gibi kavramları ortadan kaldırmaya çalışmak ve buna özgürlük, çağdaşlık demek son 50 yıldır hızla dünyaya yayılan neo-marksizmin saçtığı zehirlerden en kötü olanı. İnsan, yaşamını tehlikeye atacak yazılı ya da yazısız hiçbir kuralı kendi rızasıyla benimseyebilecek bir varlık değil. Bugün birçok mecrada eleştirilen ve çağdışı olduğu düşünülen kavramlar sayesinde insan bugünkü halini aldı. Evrimle birlikte gelişen toplum olma anlayışı, beraberinde bir takım kuralları getirdi. Böylece her insanın hayattan aldığı tatmin duygusunun maksimize edilmesi ve huzurlu ölürken geride değerli şeyleri miras bırakabilmesi mümkün kılındı. İşte bu değerli şeylerden biri de aile. Feminizmin sürekli yıkmaya çalıştığı ve son 50 yılda inanılmaz bir şekilde zarar verdiği, toplumun temelini oluşturan kurum.

Boşanmaların artması, kadının ve erkeğin doğasından uzaklaşması, kadınların iş yaşamında kendini heba etmesi ve sonucunda hiçbir netice elde edemeden yaşlanarak ölmesi, erkeğin zayıf ve sorumsuz yetiştirilmesi, insanların aşırı bireysel paradigmalara saplanıp kalmasının temelinde hep bu var. Çevrenize baktığınızda kanaatkar olan ve kendini huzurlu hisseden kaç insan görebiliyorsunuz? Orta sınıf, eğitimli nüfusa ” iş yaşamı yorucu ve kesinlikle kadınlara göre değil” dediğinizde aldığınız tepki, durumun vehametini ortaya koyuyor. Cahil ve geri kafalı olmakla mı suçlanıyorsunuz? İnancınızı ya da sizi siz yapan gelenekleri savunduğunuzda çomar mı oluveriyorsunuz? O halde sizi suçlayanların mutsuzluktan ölmek üzere olan, yalnız, aciz tipler olduklarını düşünün. Size böyle ithamlarda bulunanlar tam da böyle tipler işte. Dahası, başarısız, korkak ve nefret dolu tipler. İşte feminizmin ve marksizmin beslendiği şey bu: öfke ve nefret.

Bunları yazan kişi, koyu marksist bir ailede büyümüş, 25 yaşına kadar da komünizm dışında bir ideoloji olmadığını savunan kişi, yani ben. Feminizm için aynısını söyleyemem, zira o topa hiç girmedim. Daha çok yalnız bir kurt gibi yaşadım. Şimdi düşününce zamanında MGTOW’un tüm özelliklerini gösterdiğimi düşünüyorum. Gerçekten de manevi duygulardan yoksun bir ailede büyüdüm. Bununla kastettiğim şey sadece din değil. Saygı, hoşgörü, sadakat, aidiyet, aile olma bilinci… Ailesi dağılmış biri olarak, kadının da erkeğin de ayrı ayrı mutsuzluğa sürüklendiğine tanıklık ettim. Geleneksel aile yapısının bozulduğu yerde kimsenin huzurlu olamadığını gördüm. Bizi biz yapan en önemli şey, aidiyet zarar görüyordu.

Size tavsiyem, sizi siz yapan şeylerin asla karşısında durmayın. Değerlerinizi küçümsemeyin. Milyon yıllık süreçte ortaya çıkmış, insanların tecrübeleriyle şekil almış kavramları, önemsiz diye hayatınızdan çıkarma gafletinde bulunmayın. Dahası, bu kavramların topluma ve insanlara zarar verdiğini söyleyen aptal solculara kulak asmayın. Onlar için yeni olmayan her şey yıkılmalıdır. Yeninin, eski ve şimdinin senteziyle oluştuğunu gözardı edecek kadar cahil ve kör tiplerdir bunlar. Baskıyı, şiddeti ve şövenizmi eleştirip aynı şeylerin kılıf değiştirmiş halini savunurlar.

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Sonsuzluk ve Bir Gün

Sonsuzluk ve Bir gün, Türkçe kırmızı hap camiasının en bilinen ve takip edilen yazarlarından biri. Kendisini buradan olduğu gibi twitter hesabından (@sonsuzluk_vbg) ve Ekşi Sözlükten (@sonsuzluk ve bir gun) takip edebilirsiniz.

33
Leave a Reply

Yazıyla alakasız veya 500 kelimeyi geçen yorumlar cevaplanmıyorlar. "Yazıyla alakasız ama ..." ya da "en son yazı bu olduğundan buraya yazdım" diye başlamanız kurtarmıyor. Mahmut Abi ile özel görüşme yapmak isterseniz Erkek Adam Sanal Görüşme sayfasından sanal görüşme ayarlayabilirsiniz. Not: Burada soru sırası çok yüksek, Patreon destekçilerini, Patreon'da cevaplamaya öncelik veriyorum.

avatar
14 Comment threads
19 Thread replies
1 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
19 Comment authors
SamjosephÖnemsiz BiriSedatRodero Recent comment authors
  Subscribe  
Notify of
hasan
Guest
hasan

Din öncelikle insanlara işbirliği yapabilmeleri için müthiş bir araç olmuş. H.Sapiens’in (hatta erkeğin) başarısının sırrı da işbirliği yapabilmesi Harrari’ye göre ve çok mantıklı.
Ancak içeriklerinde her türlü istismara açık durumlar olduğunu şahsen göz ardı edemiyorum. Çocuk çağda verilen dini eğitimin düşünme sistemi üzerinde ciddi zararları olduğunu düşünüyorum. Özellikle nineler,dedeler belli zamanlarda bir köşeye çekip bu eğitimi verirdi biz çocukken. Benim için atlatması kolay olmadı. Ahlak ve diğer konularda bahsettiğiniz herşeye katılıyorum ve bunların din olmadan da çalışacağını düşünüyorum.

BayDooku
Guest
BayDooku

Katılıyorum insanın doğru yanlışı ayırt etmesi için küçüklükten bu yana sürekli bir manipülasyon yapıldı. Ben daha 10 yaşlarımdayken din üzerine zorla dini içerikli olan tüm şeylere gönderiliyordum, kitapları onları bunları vsvs sürekli ezberlemek zorundaydım.(1-2 yılım sadece bunun üzerinde geliştirildi). Okullardada aynı sistem var ama lise yıllarımda kabul etmem gerekirki din derslerini sadece 1-2 kızdan başka hiç kimse umursamıyordu. Sanırım zorla öğretilen bilgi bir yerden sonra patlak veriyor. (keşfederek, isteyerek öğrenmek daha kalıcı sizinde bildiğiniz gibi)

Tristan
Guest

Günümüzde inançları ya da savunduğu şeyler üzerinden linç yiyen çok. Günümüz hükümetinin dini kullanarak deyim yerindeyse tüm otoriteyi ellerine geçirmeleri, bu güya “aydın, eğitimli” kesimi dine karşı inanılmaz saldırganlaştırdı. Sekülerlik, tüm dünyayla birlikte Türkiye’de son zamanlarda oldukça arttı; sosyal medyada görebiliyorsunuz. Meriçlerin de hatunları etkilemek için bu yola başvurduğunu söylememe gerek yok. Burada bahsedilen şeylere normalde çok ama çok önem veririm. Aile kelimesine artık insanlar, özellikle de gençler gülüyor, ağır şekilde taşşak yapıyorlar hatta. Buralarda cebini doldurmak, ilerleyip gelişmekten daha önemlidir. Osmanlı’dan kalma bişey bu. Artık öyle şeyler oluyor ki, inanılmaz bir hızla değişiyor tüm dünya. Hükümeti dibine kadar eleştirip,… Read more »

BayDooku
Guest
BayDooku

Hocam ben daha karamsar düşünüyorum :d Dinazorların dünyayı ele geçirdiği ve sistemin belli olduğu bir dünya direk göktaşıyla iptal oluyordu. Şuanki sistemimizide ona benzetiyorum. Yukarıdaki gavat kişilikler ve onların menfaatçi arkadaşları her geçen gün dünyayı dahada zehirliyor. Şahsi düşüncem artık şu amk savaşı çıksında dünya bir restorasyon yaşasın. Ha bu iyi yöndede kötü yöndede gelişebilir ama cidden artık nasıl oluyorsa olsun .

Tristan
Guest

Kardeşim, dünya cidden kritik bi süreçten geçiyor. Bildiğimiz dünyanın bildiğimiz değerleri artık tükenmek üzere. Yeni değerler için, yeni bir düzen gerekir. Ya savaşla, ya uzaylı istilasıyla (ABD’nin yakında bu tip bir Hollywood kurgusuyla tüm dünyada yine işleri istediği gibi yoluna koyması ile ilgili bir komplo teorisi okumuştum, terörist muhabbeti baydı çünkü) ya da kitlesel bir biyolojik silahla (Flakka yazıp Youtube’da bi aratsanıza) yeni düzen bu şekilde kurulacak bence. Dünyadaki kaynaklar da sınırlı. Hepsinden önce temiz su kaynakları asıl sıkıntı. ABD ve Avrupa şu anda başta Ortadoğu, Afrika ve Çin’deki nüfusun hayvani ve gereksiz olduğunu düşünüyor bence. Yaptıkları muameleden de anlaşılıyor… Read more »

Önemsiz Biri
Guest
Önemsiz Biri

Tristan selam,yazdığın durum yaşandı. 🙂

joseph
Guest
joseph

sen kahin misin? (bakınız: covid-19)

Çevirmen Hoca
Member

Mesele Marksizm ya da komünizm değil. Mesele feminizm de değil. Mesele suçu sürekli başkasına atan ve kendi iddialarını yanlışlayan örnekler olduğu halde hala fikirlerini körü körüne savunmaya devam eden kişilerin olması. Mesele bu kişilerin özgürlükçü olduğunu iddia edip en ufak karşıt fikri hasır altı etmek istemesi.

Mahmut Abi
Admin

Sosyal ölçekte mesele Neo-Marksizm (Kültürel Marksizm). Bu derin mevzuu, bir ara yazmak lazım ama 1950 sonrası feminizmin “ataerkil sistem – erkek – kadın” üçlüsünün Marksizmin “kapitalizm – burjuva – işçi sınıfı” üçlüsüne benzer şekilde “baskıcı sistem – ezen – ezilen” üzerinden kurgulanması tesadüfi değil. İşin içinde Nancy Fraser gibi Frankfurt okulunun (kültürel marksizm) üçüncü neslinden feministler var.

suçu sürekli başkasına atan ve kendi iddialarını yanlışlayan örnekler olduğu halde hala fikirlerini körü körüne savunmaya devam eden kişiler

bu kişilerin özgürlükçü olduğunu iddia edip en ufak karşıt fikri hasır altı etmek istemesi

Ve sıkça duyacağın faşist suçlaması. Bunlar öyle havadan gelmiyor.

Çevirmen Hoca
Member

Mesele o değil derken temel zihniyeti kastediyorum, yoksa senin de dediğin gibi benzer kurgular var. Zaten solcu feminist kız sayısından uyanmamız lazımdı 😁😁

jakoben
Guest
jakoben

ben de halen bir Marksist olarak bahsettiğiniz neo-Marksizm dene ucubeliğin – aslında biz ona postmodern sol diyoruz onlar da kendilerine radikal demokrasi diyorlar türkiyede hdp az çok temsil ediyor olabilir sanırım- savunuları yerellik, çok kültürcülük, mikro politika, kültürel çatışmalar, kadın hakları vs. bunları karikatürize etmekten ibaret özünde anti-Marksist amaçla uydurulmuş (herbert marcuse) saçmalıklardan ibarettir. Feminizmin de içini boşaltıp saçma sapan bir erkek düşmanlığına çeviren yine bu dangalaklardır. Literatürü araştırırsanız Sovyetler birliğini ağır eleştirdiklerini göreceksiniz (eşcinsellere hak verilmemesi, cinsel devrim ve serbestlik olmaması üzerinden) yani dönüp dolaşıp faturayı sola kesmek doğru değildir. Ben de bir Marksist olarak neo-feminizme son derece karşıyım… Read more »

Mahmut Abi
Admin

Bu bahsettiğin argümanı İngiliz Marksist Brendan O’Neill bence gayet sağlam bir şekilde ortaya sürüyor. Ben sol görüşlü biri değilim ama neo-Marksizmin O’Neill gibi Marksistler tarafından da garip bir ucube olarak görülme nedenini anlayabiliyorum.

jakoben
Guest
jakoben

karl marks din, aile vb kurumların kapitalizm içerisinde zamanla sönümleneceğini öngörmüş bunları savunmak amaçlı yazmamış öngörü yapmış sadece. Aldatma, ensest, boşanma vs istatistiksel olarak muhafakazar kesimler de oldukça fazla çıkacaktır. Geleneksel aile yapısı denen şey o kesimlerde de kalmadı emin olun. Benim ayrılmak üzere olduğum eşimin ailesi de muhafazakardır oldukça ama iş kızlarına geldi mi gayet arkasındalar, o nasıl mutlu olacaksa… onun kararı… diyebiliyorlar artık.
Bunları taksim Beyoğlu Beşiktaş üçgeninden ibaret düşünmeyelim yani.

brksgn
Guest
brksgn

TRP külliyatının kadın -erkek ilişkilerinde neredeyse %100 haklı ve doğru olduğunu düşünüyorum, en azından tecrübelerim ve gözlemlerimle örtüşüyor. Ancak TRP ne zaman bir ideolojik düzlemde ele alınsa, kişisel düşünceler ile harmanlanmaya çalışılsa tarif edemeyeceğim bir soğukluk hissediyorum. Öncelikle neo-Marksizm dediğin şey aslında liberal sol, ve Marksizm ile alakası pek yok. Hatta hiç yok. Din-milliyetçilik-gelenek vs. bunlar evrimin bize mirasları falan da değil, Hariri kitabında tek tanrılı-organize dinlere geçişin neden tarım devrimi sonrasına denk geldiğini çok güzel açıklıyor. Hepsi kendi zamanında insan toplumuna fayda sağlamış “araçlar” ancak din bundan 1000 yıl önce ilerici bir rol oynadı diye bunu bugün savunmanın akla-mantığa… Read more »

Mahmut Abi
Admin

Selam. Burada hepimiz herşeyde aynı görüşte değiliz. Gerçi bu yorum bana yönelik değil ama fırsatı çıkmışken kendi görüşümü paylaşayım, ben (Erkek Adam rumuzlu yazar) anti-eşcinsel değilim. Nereye varacağım, bu adamlar da erkek , ve “erkek hakları ” onlar için neden geçerli olmasın ? Petrol kuyularında, madenlerde onlar da çalışıyor, onlarda asker oluyor ve savaşlarda ölüyor, onlar da “harcanabilir”. Bir çoğu heteroseksüel erkeklerle ortak kadere sahip . Eşcinsel erkeklerin de erkek olduğuna ve birçoğunun heteroseksüel erkeklerle ortak kadere sahip olduğu savına ben şahsen katılıyorum. Eğer yurt dışını takip ediyorsanız feminizm – maskülinite savaşında maskülinite tarafında sesi en güçlü çıkan erkekler eşcinseller.… Read more »

brksgn
Guest
brksgn

Selam, Yurtdışını yoğun olmamakla beraber takip ediyorum, Milo’dan haberdarım. Gerçekten efsanevi yazılara sahip, ancak kendisi sıkı bir cumhuriyetçi ve hatta Hristiyan, hafızam beni yanıltmıyorsa. Bolca çelişki barındırıyor kendi içerisinde ve sağ söylemlerini sığ ve provakatif buluyorum ancak bu çok doğru noktalara parmak basmadığı anlamına gelmiyor. 3. dalga veya neo-feminizm denen saçmalık bu liberal Sol’un içinde türeyen parazitlerden sadece biri. Yakında kendileri hariç herkesi faşist ilan edecekler 🙂 Gerçi bu gerzeklikleri bi yandan da insanların kafalarını açmaya yaramıyor değil, oldukça tutarlı ve mücadeleci bir solcu dostum, Vatan Şaşmaz cinayetinin ardından ortaya atılan o saçma sapan yazılardan sonra feminizm ile olan düşüncelerinin… Read more »

Sam
Guest
Sam

Dostum kesinlikle katılıyorum hala buralardaysan iletişim bilgilerini yaz lütfen. Redpillci marksistlerle konuşmak ayrı bir keyifli oluyor. Ne yazık ki Mahmut Abinin yaptığı hata özellikle sağcı muhafazakarlar tarafından çok sık yapılan bir hata. Sol liberalizme kültürel marksizm demek. Bu insanlar hep vardı ve hatta solcular onlara liboş derdi. Sayıları 1990lardan itibaren fena halde arttı. Batıdaki kızıl korku propagandasının yarattığı travma yüzünden böyle sağcılar. Kötü olan her şeye işte komunizm bu demek. Tabi sol liberallerin sayısının batıda çok artmasıyla birlikte bir çok batılı solcunun bolşevik (anti woke, sınıf siyaseti) çizgiden ayrılıp kızıl liberalizme (woke) saptığıda yadsınamaz bir gerçek. Mesela bizim ülkede TKP… Read more »

jakoben
Guest
jakoben

İslamcı muhafazakar kesimin söylemiyle red pill söylemleri sanki benziyor gibi ama önemli bir ayrım var bu da kadının kadın olma özelliğini red pill ıskalamıyor İslamcılar ise kadını insan olarak görmüyorlar zaten onlara göre eksik akıllı güçsüz bir varlık red pill e göre ise kendine özgü özellikleri olan bir insan..
İslamcılar kadının tüm hayattan soyutlanmasını savunurlar ve en açık örneği suudi arabistandır red pill ise asla bunu savunmaz tam tersini savunur ancak kadının rolünü ve değerini abartan yaklaşımlara karşı çıkar, cinsiyet eşitliği adı altında yürütülen erkek düşmanı propagandaya karşı çıkar. benim anladığım red pill öğretisine göre yorumladım tabii ki..

Storm
Guest
Storm

Burda görüşümü yansıtmak istemiyordum ama bu yoruma kayıtsız kalamayacağım.Şahsen yanımda kız arkadaşım diye gezdirdiğim kızın giyimini kesinlikle sınırlarım.İki üç tane ekşi sözlük yazarı bana yobaz demiş, çomar demiş umrumda olmaz.Bugün hepimiz önümüzden geçen mini etekli kızdan gözümüzü alamıyoruz, çünkü biz böyleyiz.Erkeğiz.Özümüz bu ve bunu reddedemeyiz.Benim kız arkadaşım, hele de benim yanımdayken kısa kısa etekler, dar dar pantolonlar giyerse kapıyı göstermek yapacağım ilk iş olur.İnanırsınız, inanmazsınız beni ilgilendirmez ama sırf bu yüzden kadın düşmanı damgası vurmak kesinlikle saldırıdır.Hatta benim gözümde TRP hareketine kadın düşmanı demekle aynı şeydir.

VinceWild
Guest
VinceWild

Kısa etek, dar pantolon giymeyen genç kız mı var? Ne saçmalıyorsun?

hasan
Guest
hasan

Şu an küreselcilerle silikon vadisi arasında ciddi bir savaş var, bitcoin bunun en önemli kanıtı gibi duruyor. Hangisi kazanır veya ortaya yeni bir sentez mi çıkar onu zaman gösterecek. Dinin gördüğü işlevi dikkate alırsak yeni bir din peydah olması ve bunun teknolojiye dayalı olması mümkün görünüyor. Şu an herhangi bir dine mensup olanların çoğunun da bu yeni dine koşarak gitmesi muhtemel.

Cem
Guest
Cem

Yüzlerce yıldır süregelmiş ve kültürümüzü oluşturan şeyler halkın dinamikleridir. İçinde bulunduğumuz coğrafyanın değerleri bizi evvela biz yapan şeylerdir. Bunlara katılıyorum. Fakat bunları tümüyle “doğru” kabul etmenin ve hayatın ilerleyişinde, insanın medeniyeti içselleştirmesinde tümünün değişimden uzak kalmasını savunmanın bilimsel bir yaklaşım olmadığını kanaatindeyim. Onun haricinde bugün “inkar kültürü”nü oluşturan yine kapitalizm değil midir? Kapitalizm bunu yarattığı gibi yönetiyor, kendi lehine kullanıyor. İnsanlar bir şeyleri kendileriyle özdeşleştirmenin yanısıra, bunları kendilerine bir etiket olarak alıyor ve prim sağlamaya çalışıyor. Kendinin “solcu” olduğunu iddaa eden gençler hippicilik oynuyor ve hippi eşofmanına 300-400 lira para veriyorlar. Gençler barlara Karl Marx kitaplarıyla hatun kaldırmaya gidiyorlar. Bağımsızlığı,… Read more »

brksgn
Guest
brksgn

Selamlar, yazınızda haklı bulduğum ve kesinlikle katılmadığım noktalar var. Devrimcilik “toplumsal değerlere” sahip çıkılarak yapılamaz, çoğu zaman bu değerler köhnemiş, çürümüş ve/veya gerici olmakta. Eğer öyle olsaydı Mustafa Kemal, Türk halkının “değerlerini” korumakla meşgul olsaydı onlarca devrimi yapmazdı, devrimcilik aksine o değerlere ne kadar kutsallık atfedilirse edilsin eğer ki geri-çürümüş ise yıkıp geçmektir. Bu her daim de böyle olmuştur, Fransız ihtilalinde de ,Rus İhtilalinde de … Sol’un anti-emperyalist olması gerektiği konusu mühim bir konudur, bu konuda çok kafa patlatılmıştır da, özetle kesinlikle anti-emperyalist olması gerektiği aksinin mümkün olmadığı kanısındayım. Toplumu aşağılama meselesi ise değişik bir başlık evet yukarıdan bakmak hiçbir… Read more »

Cem
Guest
Cem

Hocam dediklerinizin bazılarına katılırken bazılarınaysa katılamıyorum, şöyle; Çağdaşlaşma yolunda Mustafa Kemal de geri kalmış birçok kurumu yıkmış ve yerine çağın ötesinde kurumlar yerleştirmiş, devrimler yapmıştır bu konuda haklısınız. Lakin devrim yapmak bir coğrafyada var olan değerleri yok etmek değil bu değerlerin oluşturduğu geri kalmış kurumları yıkıp yerine çağa uygun kurumları getirmektir. Fakat çağa uygun yahut çağın ötesinde gördüğümüz kurumlar da yine kendi coğrafyasına hitap eder. Sonuçta devrimcilik çağın ötesinde görülen bir kurumu olduğu gibi almak değil, bunu kendi coğrafyasına uyarlamaktır. Nedeni coğrafyalarda var olan değerlerin, kültürün birbirinden farklı oluşudur. Bununla da ilgili Mustafa Kemal’in, devrim eleştirilerine karşı “Efendiler biz benzememekle… Read more »

Benibilenbilir
Guest
Benibilenbilir

Toplumsal uzlaşma her erkeğe 1 eş sistemini ayakta tutmaya çalışıyon ama yok o dönem geçti. Kadınlar uyandı yani daha elde tutamazsın. Piyasa artık serbest oldu. %20’lik erkek grubu hatunların tadına bakıyor. Tuttuğuna vur kaç yapıyorlar. Hatunlar bu erkek grubuyla yemediği bok yok. %30 erkek grubu arada kısa süreli ama çoğu zaman uzun süreli ilişkilerle takılıyo. Hatunlar bu adamlara belki veriyor biraz zaman geçince seks oluyor. %50 grup ise amsız geçiriyor hayatını çoğu bakir sefil erkekler. Sen şimdi bu sistemde ezilen 2 erkekten 1 tanesini kurtarmaya çalışıyon ama yok öyle bi dünya daha kurtaramazsın. Evlense ne olucak bu adamlara karıları saygı… Read more »

Mahmut Abi
Admin

Birader anladık tepe 20%de en acayip pompayı sen yapıyorsun (!) ama nedense günde 5 posta masturbasyon yapan adam gibi diline vurmuş sürekli bir 50% kurtuluş yok diye tutturdun.

Senin o yüzde 50 bu siteyi okumuyordur bile… boşuna onları yazma derim.

Benlark
Guest
Benlark

Ya yeter ahahshhshssjjsjs pareto analizini de geçtim yeni bir şey bu
Seni kimse bilmesin kardeşim bu nasıl bişey aq

Altanus
Guest
Altanus

Bir yazının içinde sadece bir damla kadar Marxsizm kelimesi koyarsanız, en ufak bir eleştiriye dahi tahammülü olmayan solcular ortaya çıkmaya başlar. Yazı doğru veya yanlış fark etmeksizin, mutlaka bir yerinden tutup eleştiri yapmaya çalışırlar. Bir de komünist / sosyalist ülkelerde diktatörlük yok diyorsunuz. Arpa tanesi kadar eleştiriyi yok etmek için dağlar kadar laf yetiştiriyorsunuz, bir de gücü elinize aldığınızda yapacaklarınızı düşünsenize…

brksgn
Guest
brksgn

Eleştiriye tahammülüm gayet var, o yüzden de her şeyi ve herkesi eleştirebilirim, eleştirilebilir olduğunu düşünürüm. Ben yazımda ne yazarı ne de yorumcuları herhangi bir şekilde itham etmedim. İtirazımı ve sorularımı belirttim, tartışma dediğin, düşünce dediğin böyle olur zaten. Bomboş bir yazı yazmışsın, varsa söylediklerime itirazın buyur okuyalım seni yoksa sana ayıracak fazladan bir saniyem bile yok, bomboş bir iş çünkü seninki. He bir de not olarak, teoride zaten sosyalizm ” proleterya diktatörlüğüdür”, iktidarın sermayeden alınıp işçi sınıfına devridir, komünizm zaten bundan sonra sınıfsız topluma evrilmesidir. Her kim ki bundan gül bahçesi gibi bahsediyorsa romantiktir, siyasal tarih ve iktisadi bilgisi yoktur.… Read more »

de bruyne
Guest
de bruyne

Benibilenbilir,yeter be birader,boynuz mu yedin? nedir bu sinir? yorumun baştan aşağı saçma. türkiye’de bu konular hakkında ilk defa böyle güzel bir site gördüm,onu da bu ergenler yorumlarıyla berbat ediyor.

VinceWild
Guest
VinceWild

Ben bu yazıya çok katılamayacağım. Zira gelenekselliğin medeniyeti (medeni olma durumu) engellediği gün gibi aşikar. Geleneksel kafa yapısına sahip olup da medeni olmak öyle çok olabilecek bir şeymiş gibi gelmiyor bana.

Rodero
Guest
Rodero

Eleştirmek için değil gerçekten yanlış ve zararlı bir düşünce bu. Geleneklerden ya da geçmişten tamamen kopuk bir toplum ya da toplumsal değişim bilimde önceki bulguları yok sayarak çalışmaya benzer. Bir başka açıdan da tabular modern klişelerin söylediği gibi tamamen öcü ve yok edilmesi gereken şeyler değildir. Tabular, gelenekler, adetler bir nevi bilincin refleksidir ve kimi zaman faydalı kimi zaman zararlıdır. Toptan tabularını yıkan bir insan bu nedenle çok da mümkün değildir. Konu daha uzun bir sohbet gerektiriyor ama sonuç olarak devrimin bir soykırım gibi düşünülmesi tarihin o günden başlamasını beklemektir.

Sedat
Guest
Sedat

Yazdıklarınız çok doğru ben 21 yaşındayım işsizim üniversite terkim bu halde olmamın büyük çoğunluğu benim suçum öyle olmasada bundan kurtulmak için öyle görmeliyim AMA
İstediğim bölümü okulu kazanana kadar aşırı bireyselci olmak zorundayım kendimi kurtarmadan aileme yurduma faydam olmaz çünkü insan ilişkileri akrep gibi kendimi düzeltmeye çalıştığımda insanlar sizi aşağı çekiyor.