Saha raporu – Daygame,Fuckclose -Biletci Kız

Öğlen saat 2 gibi derse yetişmeye çalışırken, hoş 1,60 boylarında sarışın önümü keserek bilet satmaya çalıştı.Ben acelem olduğunu, dönüşte alacağımı söyleyerek geçiştirdim ve yoluma devam ettim.Tabi dönüşte de bilet almaya niyetim yoktu asıl ilgilendiğim kızın kendisiydi.Dersten çıkıp eve dönerken yolda kızı göremediğim için eve gittim.Gereksiz Detayları geçiyorum.

akşam oyunu öğretmeye çalıştığım arkadaşımı yanıma aldım 1 2 set açıp bişeyler anlatmayı hedefliyordum.Tesadüfen,Yürürken aynı kızın sokakta birilerine bilet satmaya çalıştığını fark ettim.Yanından geçerken kolay gelsin diyerek beni tekrar fark etmesini sağladım ve yoluma devam ettim. 15 dakika sonra tekrar kızın olduğu yerden geçerken yanına giderek açılışımı yaptım.
BEN :B
KIZ: K

B:Sen bu işi beceremiyorsun (suratımda piç bir gülümseme )
K:Anlamadım…? (gülümsüyor yanında ki arkadaşına bakıyor şaşırmış bir tavırla)
B:Ya böyle bilet mi satılır, kimse seni dinlemiyor bile.Durduruşun yanlış, konuşman yanlış, bu iş böyle olmaz ..
K:Çok iddaalısın falan, nerden çıktın sen gibi şeyler söyledi tam hatırlayamıyorum.(dik duruşum,ses tonum, rahat haraketlerimden etkilendiği belli oluyordu.)
B:Ne bileti bunlar ?
K:Tiyatro.Engelli arkadaşların hazırladığı bir oyun size de vereyim birer bilet diyor(wingim yanımda bu arada)
B:Ben tiyatro sevmem.Bir iki bilet ver de sana nasıl satılır göstereyim.madem engelli arkadaşlara destek oluyorsunuz benim de katkım olsun, sen de bu işin nasıl yapıldığını görmüş olursun(tabi bunu eğlenceli bir dille söyledim)
K:tamam göster izliyorum (gülerek)
5 dakika civarında bana verdiği 3 biletin 2 tanesini yoldan geçen 2li kız grubuna sattım.(Belki tesadüf o an denk geldi) Tabi biletleri satarken bi yandan da o kızlarla açılış yapar gibi konuşuyorum, kızın birinin kolunda dövmeleri var ona dokunuyorum,güzelmiş, nerde yaptırdın, ben de yaptırcam falan diyerek laflıyorum kızlarla.(Bir yandan biletçi kızın MERİÇ arkadaşı dik dik bana bakıyor)Biletleri sattığım kızlar gittikten sonra

B:Parayı ve elimde kalan son bileti,biletçi kıza vererek.Al bunlar senin dedim
K:Ohaaa nasıl yaptın,harikasın o kız seni yiyecek gibi bakıyordu diyor.Teşekkür ediyor falan(DHV nin *mınakoydum burada tabi eheh )
B:Artık ne yapman gerektiğini öğrendiğine göre bizim işimiz var gitmemiz lazım diyorum.
K:Yarın işin yoksa bana yardım eder misin.Lütfeeeen diyor küçük bir kız çocuğu gibi
B:Engelli arkadaşlara destek olmak için yaparım.Müsait olursam görüşürüz diyerek telefonumu uzatıyorum ve numarasını yazıyor.Sarılıp ayrılıyorum.

yaklaşık 2 saat sonra Ben Epavarman diye bir mesaj atıyorum.Tamam kaydettim diye cevap yazıyor.(mesajlaşma sadece bu kadar)

Bir sonra ki gün ne zaman geleceksin diye bir mesaj atmış. ben de akşam görüşürüz ben seni ararım diyerek sonlandırıyorum mesajlaşmayı.Bir kafe de buluşuyoruz biraz birbirimizi tanıyoruz. sevgilisi falan varmış, boş muhabbetler falan, buraları geçiyorum yoksa çok uzayacak.Neyse kafeden kalkıp bilet satmaya başlıyoruz.Tabi o gün satılan biletlerin çoğunu ben satıyorum. sevgilisi olduğuna aldanmadan kıza takılıyorum, hafiften flörtöz davranıyorum, hem bilet satıyoruz hem eğleniyoruz.
Saat 10 11 gibi sevgilisi almaya geldi kızı arabasıyla, birlikte eğlenmeye gideceklermiş, beni de davet ettiler,konser varmış kız çok ısrar etti bira ısmarlıyım sana, bana o kadar yardım ettin falan deyince ben de kabul ettim(Satılan biletlerden pay alıyormuş kaltak,Ben engellilere destek oluyoruz zannediyordum).Arabayla ilerlerken,kızın evine geldik.Kız üstünü değiştirmeye gitti.Biz de çocukla arabada bekleyip sohbet ediyorduk, kız üstünü değiştirmeye gidince,bana millete güvenmediğinden, kızın sokakta bilet satmasını istemediğinden falan bahsediyor,erkekler sarkıntılık ediyormuş,fasofiso… zırvalıyor yani,Ama kız bunu dinlemiyormuş tabi satmaya devam ediyormuş (sözünü dinletemeyen,Gereksiz kıskançlıklara kapılan meriç). Ama bana nedense kanı çok ısınmış falan.Tabi ben de merak etme sevgilin bana emanet diye teselli ediyorum Meriçimizi (tabi kız bu çocuğa beni yıllardır tanıdığını, çok yakın arkadaş olduğumuz yalanını söylemiş.Kızımız da sevgilisi gelmeden önce, yeni tanıştığımızı söyleme diyerek beni uyarmıştı).Neyse konser,içki falan takıldık o gece öyle bitti.Ben de sevgilisi olduğu için kızın üstüne düşmedim, normal arkadaş(friendzone gibi değil) olduk, arkadaşça eğlenceli bir şekilde birbirimize komik capsler atıp,taşşak muhabbeti yaparak arada sırada konuşuyorduk.2 hafta civarı zaman geçtikten sonra.Bi ara eski arkadaşının erasmustan döndüğünü söyledi ve çocuğun öğrenci evine beni davet etti. gel içelim Serhat çok kafa çocuktur, eğleniriz falan diyerek. ben de ara ara fuckbuddy takıldığım kızla plan yapmıştım.Fuckbuddy mi de yanıma alıp Serhatın evine gittik bir yandan içiyoruz, bir yandan sohbet falan.(Serhatta harbiden kafa çocukmuş yani öyle meriç falan değil)serhatın erasmus anılarını dinliyoruz, bir yandan bize Polonya dan getirdiği içkilerinden ikram ediyor. Tabi benim fuckbuddy alkole pek alışık değil. kafayı bulunca uydularından birini bizim yanımıza çağırdı.Ben çok sinirlendim tabi, siktir git nereye gidiyosan, alsın seni gidin diyerek postaladım bunu, zaten kafası da çok güzel hiç uğraşasım yoktu.benim için de çok iyi oldu bu :D.

benim fuckbuddy gidince, arkasından saydırıyor tabi biletçi kızımız.Shit test yağmuruna tutuyor beni adeta.Sen bununla mı birliktesin.erkek değil misiniz.size delik olsa yeter,bu kız çok kalitesiz falan filan diyip duruyor.(benim fuckbuddy de güzel ama öyle çirkin falan da değil yani, tamamen kıskançlıktan kudurmuş gece boyu hiç saklayamamıştı zaten belli ediyordu.)Bütün bunların üstüne, benim fuckbuddy başka erkekle gidince de bak seni nasıl ekti.diyerek dalga da geçmeye başladı.Benim hiç umrumda değil tabi o saydırıyor ben serhata polonyalı kızların nasıl olduklarını soruyorum.o anlatıyor falan 😀

Ben eve geçeyim artık diyerek, ben de kalktım (biraz daha bira içmek istiyordu canım).Marketten bir bira aldım eve gittim yavaş yavaş içiyordum yarım saat sonra biletçi kızımızdan mesaj geldi.
K: Eve gidince haber ver demiştim neden vermedin(saat gecenin 4ü)
B:Sen uyumadın mı?
K:uyuyamadım,bu koltuk hiç rahat değil(serhatın evinde ki koltuktan bahsediyor).Serhat yatağını vermemiş buna gitmiş uyumuş.(adamım serhat başka bir meriç olsa yatağını verir nevresimini değiştirir üstüne de oda parfümü sıkardı eheheh)
B:Marketten 2 bira al gel :).Bizim evin altında ki market 24 saat açık.
K:olabilir ev çok uzaksa gece korkarım almaya gel beni
B:Yakın yakın, bişey olmaz ben sana pencereden el sallarım 😀
adresi tarif ettim bir yandan telefondan konuşuyoruz, yürürken korkmasın diye.eve geldikten sonra biraz sohbet ettik,baş başa kalınca sevgilisinden ayrıldığını anlattı bana (ben tamamen arkadaşça davranıyorum)biram bitince ben uyuyacağım artık diyerek odama gittim ve yatağın üstüne oturuyorum.Kızda hemen arkamdan odama gelerek eğilip dudağıma yapıştı(böyle bir şeyi hiç beklememiyordum).Napıyosun sen biz arkadaşız diye ittim bunu.(Kızın yüz ifadesini görmeniz lazımdı.Hayatında ilki yaşadı belki de ehehehe )Sonradan ben öptüm tabi bunu daha fazla detaya gerek yok siz gerisini tahmin edebiliyorsunuzdur zaten NOFAPta ki arkadaşlardan küfür yemeyelim 🙂

Bu kız aslında bizim birlikte olduğumuz geceden sonra ayrılmış sevgilisinden(daldeğiştirme olarak algıladım),o gece bana ayrıldık demişti,sonradan itiraf etti yalan söylemiş(sonradan bana ayrılmadık ama aramız kötüydü, görüşmüyoduk….vs bahaneleri hiç bitmez tabi,kaşar gibi hissetmemek için,yermiyim ben bunları). 2 hafta sevgili takıldıktan sonra ben yaz tatili için memleketime gideceğim, beni beklemene gerek yok diyerek ayrıldım bundan, istediği kişiyle takılabileceğini söyledim.Tabi hala beni bekliyor telefondan nude falan atıyor orası ayrı bir konu(belki başkasıyla yatıyor da olabilir güvenmiyorum hiç, zaten umrumda da değil).

Ve bu kızın bana biz arkadaş gibi takılırken sürekli söylediği bir şey (shit test) vardı. Ben kısa erkeklerle asla birlikte olmam diyordu.Burada oyunun, Tipten ve Paradan daha önemli olduğunu belirtmek istiyorum!!!Bu Kızın benim için terk ettiği erkek arkadaşının arabası var benim yok.Çocuk Besyo okuduğundan Manken gibi fiziği var, kaslı ve boyu 185in üstünde maddi durumu da benden iyi olduğunu varsayıyorum.Benim ise normal bir vücudum,ailemin gönderdiği öğrenci gelirim ve 172 boyum var.Umarım anlatabilmişimdir.

EPAVARMAN

Yorumlar üzerine edit:Ben bu raporu hatırlayıp yazabilmek için 2 saat uğraştım.İçerisinde ders çıkarılacak şeyler barındırdığı için.Tipim yok param yok arabam yok diye bahaneler uyduranlara ders olsun motive olsunlar diye,valla insanı bazen çileden çıkartıyorsunuz.
Biri bu kadar plan yaparak düşürdüğün kızı adam doğal haliyle yatağa atmış demiş.Ne planı güzel kardeşim bu olay spontane gerçekleşen bir olay.Rapor çocuğun sevgilisini elinden çalmaya çalıştığım bir senaryo değil amk.spontan gelişen olaylar silsilesi…Sen zira oyunu plan yapıp kız düşürmek olarak anladıysan siteyi en baştan okuyup iyice anlayana kadar tekrar et.
Orda defalarca belirttim sevgilisi olduğu için kızla arkadaş olduk diye.
kızı yatağa atmaya çaıştığım bir plan yok,defalarca belirttim arkadaşım olarak görüyordum diye.Bak bunlar rapor da yazıyor.Ya götünle okuyorsun ya da provakasyon yapıyorsun.Ayrıldık dediği için devam ettik haberim mi var amk. kız yalan söylemiş
Biri de parazit demiş lan götünüzle okumayın..
Burada ahlak dersi vereceğinize örnek çıkartın birlikte olduğunuz kadınları iyi gözlemleyin..Maskulen davranın ki kız sizi aldatmayı aklından geçirmesin..Bu karakterde ki insanlar illa ki ilişki içerisinde kendilerini ele veren davnışlar sergiler bu insanlara yol vermeyi bilin diye paylaşıyoruz..

Saha Raporu – Putin’e Selam Olsun…


Merhaba Mahmut Abi ve Değerli Blog sakinleri, Ben Mr. Deer. Önceki yazılarımdan beni fazlası ile tanıyorsunuz. Bu aralar İstanbul’ da bir düzen kurmaya çalışıyorum ve ilk yazımda da bahsettiğim gibi eğitim (danışmanlık ve grup dersleri) konusuna ağırlık vermeye başladım. Bir süredir YouTube kanalımda sesli saha raporları ve podcastler de yayınlıyorum. Bu yazının konusu yakın zamanda twitter hesabımdan atmış olduğum ‘’ Putin’e selam olsun. Bu ara halkı ile yakın temastayım ‘’ başlıklı resimli Tweet  ile alakalı. Resim Marmaris’ te çalıştığım otelin bana tahsis etmiş olduğu evde bir Rus hatunla birlikte takılmamın sonrasında çekildi. Olayın garip tarafı ne hatun İngilizceyi doru düzgün biliyor, ne ben 2-3 kelimeden fazla Rusça biliyorum. Ee diyeceksin nasıl konuştun da ayarttın hatunu işte tuhaf olanda o, pek konuşmadık.

 

‘’Kadının kocası genelde bir tür yedektir. Hiçbir zaman doğru erkek değildir.”

~ Sigmund Freud ~

 

Saha Raporu; Putin’e Selam Olsun

Uzatmadan olaya gireyim artık. Daha animasyonda 5. Günüm (hem otelde, hem meslekte) çoktan full charge pratiğim sayesinde neredeyse tüm FMB çalışanları ile samimiyet kurmuştum. Öğlen yemeğinde bir garson arkadaşım bana gelip misafir bir hatunun küpelerimi beğendiğini falan söyledi. Hatun buna mı söylemiş bu mu duymuş neymiş neyse çok umursamadım. Dedim akşam yemeğinde göster ayarı vereyim eheheheheh. Akşam yemeğini misafir (para veren adam müşteridir aq) ile birlikte yememiz gerekiyor. Akşam restorana gittiğimde sordum gösterdi. Masa da yaşlı bir teyze ve küçük bir çocukta vardı. Yemeğimi aldım masalarına gelip ‘’Can I sit’’ dedim.  Hatun önce bir iki saniye buga girdi beni karşısında görünce ‘’yes yes’’ dedi ama nasıl bir istekli söylüyor o an fark ettim kadın benden hoşlanmış. Masadakilere kendimi tanıttım ve tanıştım. Hatuna nereli olduğunu ne iş yaptığını falan sordum. Daha bir iki kelime konuştum hemen instagram hesabımı istedi. Konuşurken Hatun beni anlamakta zorlanıyordu dedim ‘’do you have translate application’’. Google çeviriyi açtı ne iş yaptığını anlattı ben nereli olduğumdan ve burada yeni olduğumdan falan bahsettim. 10-15 dakikalık kısa bir sıradan misafirlerle ettiğim sohbet geçti aramızda sonra ben hızlıca yemeğimi bitirip kalktım. Sahnede dans ederken falan sürekli gözü üstümdeydi gece boyunca, arada kısa bakışlar atıyordum sahneden hatuna. Akşam saat 11′ de mesai bitti otelden çıkarken hatuna mesaj attım;

D: Ben

H: Hedef

D: Otelden ayrılmam gerekiyor saatim doldu.

H: Üzgünüm, ben seni görmek istiyorum.

D: Gece için bir planın var mı.

H: Hayır.

D: Sahile gel.

H: Tamam.

Ve hatun geldi. Dedim merkezdeki sahile gidelim. Olur dedi. Tuttum elinden atladık dolmuşa ücreti ödemek istedi karışmadım. Yolda resim falan çekmek istedi. Sokuldu kolumun altından sarıldı falan. Yolda dedim sahil yerine bana geçelim mi önce bir 10-15 saniye düşündü sonra tamam dedi. Eve geçerken biraları da o aldı. Eve geçtik önden ben girdim hatuna kapıda durmasını söyledim beraber kaldığım iki arkadaşımı balkonda buldum ve hatun geldi odaya gelmeyin dedim sonra hatunu içeri aldım. Eve girerken tedirgindi odaya soktum rahat hissetmediğini ve sahile gitmemizi istedi. Sakin olmasını söyledim ve biraları açıp sohbet ederken ufak ufak öpmelerle başlayıp devamında muhteşem bir ön sevişme yaşadık. Elimi donuna attığımda hiçbir engel ile karşı karşıya kalmadım garip gelmişti SDD den eser yoktu. Seks sırasında neredeyse ikimizde bir birimizin dediği kelimeleri anlamıyorduk ama sağlam bir uyum yakaladık. Arada sadece ‘’change position’’ diyordum ayağa kalkıyordu kukla gibi isteğim şekle giriyordu. Saat gece iki gibi yatakta uzanırken bana iyi bir anne olduğu için artık gitmesi gerektiğini ve kendisini taksiye bırakma mı istedi. O an akşam yemeğinde masadaki veledin hatunun çocuğu olduğunu anladım.

 

Hatunu taksiye bıraktım ve şoföre de nerede indireceğini söyleyip eve döndüm. Ev arkadaşlarım döndüğümde beni bu kadar az sürede otelden hatun çıkardığımla alakalı tebrik ettiler. Nereden bilsinler benim Mr.Deer olduğumu, zaten hem evde hem işte etliye sütlüye karışmıyorum sessiz takılıyordum. Sabah hatun gece ile alakalı teşekkür ve günaydın mesajı atmış hiç umursamadım. Otelde hiç yanaşmadım adeta iki yabancı gibiydik. Sadece arada bakış atıyordum.  Öğlen mesajlaştık kendisinden giderken bana herhangi bir hatıra eşya bırakmasını söyledim. Hatunun son günüydü gece uçağı vardı dönüyordu. İş çıkışı yine aldım eve geçerken yine dolmuş ücretlerini ve biraları kendisi ödedi. Dolmuşta bana seni seviyorum, ilk görüşte aşık oldum, Rostov ’a  gel bende kal falan diyor ben sadece gülüyorum kafamı çevirip dışarıyı izliyorum. Bizim otelden bir garson instagram dan buna yazmış onu söyledi yine aynı tepkiyi verdim. Bizim animasyon şefi ekipten bir kızı benim hatuna yollayıp instagramını istemiş, erkek arkadaşım var demiş (benden bahsediyor) sadece güldüm. Belli etmesem bile o an içimde garip bir sinir duygusu hissettim iki nedenden dolayı. Birincisi Şefin mesai saatleri içinde ekip den birini böyle bir şey için yollamış olması, ikincisi çok daha garipti hatuna karşı cinsel çekim dışında herhangi bir şey hissetmeme rağmen o an bir kıskançlık ve koruma iç güdüsü hissettim. Bu düşünceler birkaç dakika sonra dolmuştan indiğimde tamamen aklımdan gitmişlerdi zaten hayat normale dönmüştü. İnstagram dan yazan garson umurumda olmayıp da neden şef söz konusu olunca bu garip duyguların açığa çıktığı konusunu biraz düşününce fark ettim. Birincisi şef benden daha fazla yetkiye sahip ve benden fazla yabancı dil bilgisi var orada ‘’alfa özelliklere’’ sahip lider o. İkincisi garsona kıyasla ben daha eğlenceli ve daha göz önünde bir mesleğe sahiptim. Hatuna hiçbir şey hissetmiyor bile olsam ister istemez evrimsel psikolojik, genlerimde ki kodlar fuckboddy hatunumu birkaç dakikalığına da olsa koruma iç güdümü harekete geçirmişti. Hatun gecenin sonunda boynundaki taşlı kolyeyi çıkardı bileklik gibi taktı bileğime.

Sanırım bir ‘’Alfa siker Beta öder’’  durumu söz konusuydu. Bu hatunun o kadar seçeneği varken bana ilgi duymasının nedeni görülen üzere sözlü oyunumdan dolayı değildi. Birçok insanın görmezden geldiği benim ‘’Sessiz Oyun’’ olarak nitelendirdiğim konu.

Peki Sessiz Oyun ne; senin dışarıya verdiğin sessiz mesajlar çerçeve, beden dili, kılık kıyafet, aksesuarlar, vücut ölçülerin, yüksek enerji ve güler yüz vs yani senin fiziksel yanın.

 

‘’Konuşursam beni sadece İngilizce bilenler anlayacak ama sessiz bir filmi herkes anlayabilir ve dünya Amerika’dan ibaret değil.’’

~ Charlie Chaplin ~

 

Bozuk beden diline örnek olarak kambur yürümek, adım atarken ayaklarının karşıyı göstermemesi, dik duruş sağlamaya çalışırken horoz gibi yürümek (belin içe doğru kıvrılması), topluluk içerisinde otururken veya ayaktayken ellerini oraya buraya koymaya çalışmak, masaya eğilerek oturmak, konuşurken sesli konuşmaktan çekinip hem sessiz konuşup hem karşıdaki insanın dibine girmek ya da ayakta konuşurken ilgi almaya çabalarcasına direk karşı karşıya durmaya çalışmak vb. Ben özellikle beden dilinde kendime fazlasıyla güvenirim üzerinde çok çalışmamın sonuçlarını iyi aldım, ister karşımda milyonluk şirket sahibi misafirler ister otelin sahibi ister animasyon ekibimizin bağlı olduğu şirketin sahibi otursun yine de arkama yaslanıp onun beni rahat duyabileceği şiddette bazen de biraz daha yüksek sesli konuşurum. Bu yüksek ses konusu bazen karşımdaki insanalar için sorun yaratabiliyor açıkçası ayak üstü yolda durdurduğum hatunlar ile konuşurken birkaç kere biraz sessiz olur musun tanıştığımızı insanların duymasını istemiyorum diyorlar ya da mekânda otururken de etraftakilerin ne konuştuğumuzu duymalarından çekiniyor yanımdakiler. Bu tutumumun düşüncesizlik olduğunu düşünenler olabilir belki ama hem insanların o anda podcastimde bahsettiğim gibi kendi işleri ile uğraştığının farkındayım ve ağzımdan çıkan her kelimenin sorumluluğunu ne olursa alabilmemi sağlayan ‘’Duygusal Güç’’ mekanizmam beni rahatlatıyor. Eskiden sesimin çok çıkıyor olmasından dolayı birisi uyarınca utanırdım ama artık eğer karşımadaki bir kadınsa daha çok yaklaş o zaman sessiz olmam için derim ve göz kırparım ya da erkekse ne var aq kimin umurundayız şu an rahat ol derim. Ben masada arkama yaslanıyorum konuştuğum kişi eğer kucağımda değilse beni nasıl anlasın işte o masaya eğilme iç güdüsü bu yüzden beliriyor. Eskiden insanlarla iletişimim zayıftı özellikle benden yaşça büyük insanlar ile konuşurken gerilirdim. Sonra iletişim konusunda nerede yanlış olduğumu düşünürken konuşurken gözlerimi kaçırdığım için sohbetten zevk almadığımı, insanları dinlemediğimi, hızlıca kendi fikirlerimi söylemeye çalıştığımı ve bildim bir konu anlatılırken hemen atlayıp bende bunu biliyorum deyip karşımdakini dinlemeyi bıraktığımı fark ettim. Özellikle bu sonuncu bir bozuk değer ve çok fazla insan buna sahip, bu alışkanlığı değiştirmeye çalışırken benden yaşça fazlası ile küçük insanlardan tutun da okuma yazması olmayan insanların bile çok iyi bildiğimi sandığım konularda bana farklı işe yarar bakış açıları katabileceklerini fark ettim. Özellikle kadınlar ile başarılı olmak için susabilmenin ne kadar etkili bir faktör olduğunu öğrenmek beni şaşırtmıştı.

Kılık kıyafet konusunda da illede tavus kuşu giyinin demiyorum ama kendi zevkinizi yansıtan şeyleri giyin özellikle gençler için söylüyorum. Önemli olan giydiğin şeyleri kendin isteyerek giymek, içine sinmese sırf ciddi gözükeceğim diye babasının damatlığını giyen ne 18 likler gördüm elde tespih falan. İçine sinmeyen, üzerine tam oturmayan bir şeyler giydiğin zaman sürekli kafanda insanların senin kıyafetlerin hakkında ne düşündüğünü düşünüp durursun, birisi şakadan da olsa kıyafetlerine bir şey dese hemen kafana takılır günün mahvolur. Bununla bağlantılı olarak sosyal ortamlarda rahat hissetmezsin sürekli duruşunu kontrol edersin sanki İngiliz kraliçesi var karşında artık şu insanları fazla umursamayı bırakın. Kendi işinize bakın emin olun o sizin kıyafetlerinizle alay edenlerin hepsi kendilerini rahat hissetmek için sizinle uğraşıyorlar. Kendinize gülün evet yanlış duymadınız kendinize gülün hatta hatunlardan reddettiğinde kahkaha atın kendinize. Günde 5 dakika ayırıp dik duruş egzersizleri yapmazsan o bel ağrıların geçmeyecek ilerde daha büyük sıkıntıların olacak başlarda belki garip gelecek ama emin ol bedeninin içerisinde daha rahat hissedeceksin, daha rahat gülümseyeceksin. Bu söylediklerim çok zor şeyler değil ama ertelemeye çok meraklıyız oturup sorunlarımızdan şikayet etmeye bayılıyoruz ama iş sorumluluk almaya gelince öylece erteliyoruz.

 

“Hatuna kraliçeymiş gibi davranırsan sana saray soytarısıymışsın gibi davranır. Hatuna cariyeymiş gibi davranırsan sana kralmışsın gibi davranır.”

~ Eski bir PUA atasözü ~

 

Gelelim aksesuar konusuna kadınlarla oyunda ille de şart diyemem ama dikkat çekmek iyidir bu da o kıyafetlerin önce içine sinsin sözümle bağlantılı çünkü günümüzde ki, insanların birçoğu başkalarının kendileri hakkında ne düşündüğünü o kadar çok kafasına takmış durumdaki aksesuar takmaktan korkuyorlar kendilerine yakışmayacağını, abartı olacağını veya erkeklerde özellikle kadınsı damgası yemekten korkuyor. Ben çoğu zaman annemin bilekliklerini takarım ve onların bende nasıl durduğuna dair kadınlardan bilgi alarak set açarım çoğu zaman kadınların bu bilekliklerin başka erkeklerde feminen görünebilir ama sende maskülen durmuş dediğine şahit oldum çünkü giydiğim her kıyafeti, taktığım her aksesuarı kendim için takıyorum ve mantalitemde ne giyersem giyeyim ne takarsam takayım bana yakışır düşüncesi kemikleşmiş durumda (bunun diğer bir adı Duygusal Güç). Ne giydiğim önemli değil bazen saçlarım dağınıkken veya üzerimde alakasız şeyler bile varken set açtım sonuçlar şaşırtıcıydı. Örneğin iki buçuk sene önce falan göğsümün sağ alt tarafındaki dövmemi ilk yaptırdığımda hava çok sıcak, hava alsın ve krem sürmesi kolay olması için tişörtümün yan tarafına bir karışlık bir delik açmıştım ve o gün ünide arkadaşlarımın fakültesinde ki konferansa katılmıştım. Fakültede terasta çüklü bir arkadaşım ile sigara içerken yanımızda bunun yanaştığı ama friendzone düşürüldüğü Hb 6 lık bir hatun vardı. Kız moda takıntılı bir hatundu benim ceket altından tişörtü fark etti markasını falan sordu bende hatırlamadığımı bir arkadaşımın hediye ettiğini falan söylemiştim, kendim kestim diyemedim ama etraftaki insanlar çok beğenmişti bende ceketi çıkarmıştım bir anda ortamda gözde olmuştum ve tahmin edileceği üzere kızlada 2 gün sonra arabada işi hallettim. Bu olay mantalitemin tohumlarını atmıştı. Tabi o zamanlar yeni yeni mevzulara giriyordum hayatımda Redpill de yoktu. Vücut ölçüleri ayrıntısı giymiş olduğun kıyafetleri üzerinde düzgünce taşıyabiliyor olman için gerekli yoksa bir deri kemik veya şişman isen kıyafetler üzerinde garip durabilir. Yanı sıra kası olmasa bile en azında fit olmak dışarıya sağlıklı gen mesajını veriyor. Bu bahsettiğim mesajlar bilinçsizce açığa çıkar ve bilinçsizce anlaşılır. Teorik olarak bu anlattığım şeyleri birçok kişi bilmesine rağmen pratiğe dökemiyorlar çünkü ya sabırlı değiller ya da kafalarını meşgul eden şeyler yüzünden özellikle dik durmayı unutuyorlar. Kafan doluyken beden dilini kontrol etmek zordur iyi bilirim. Benim bunarı sürekli hale getirmiş olma sebebim sabırla sürekli sürekli kendimi kontrol ederek düzeltmiş olmam. Birçok insan sabır konusunda eleniyor benim omuzlarımı dik tutma alışkanlığını edinmem 6 ayımı, beden dilimi oturtmam yaklaşık 2 yılımı aldı. Bu süreler insandan insana değişir.

‘’Nasıl yaşamam gerektiğini anlamaya başladığımda, Nasıl ölmekte olduğumu gördüm.’’

~ Leonardo Da Vinci ~

 

 

Rus Hatuna geri dönersek sürekli mesajlaşıyoruz hala seni seviyorum, gel benimle yaşa tek yaşamaktan sıkıldım, seni özledim falan diyor ama hiç umurumda değil, bundan bir sene önce olsa çoktan hayallere kapılırdım. Aklımda kış tatili var o ayrı. Burada çerçeve devreye giriyor kendi hayatımdaki hedefleri ve işleri erteleyip öylece hatuna gidemem. Şunun farkındayım hatun 30 yaşında ve hiç uğraşmadan sürekli cinsel arzularını bastıracak dinamik bir genç erkeği elinin altında tutmak istiyor. Bana Rusya da ‘’girl is girl’’ diye bir sözden bahsetmişti yani kadın kadındır, hepsi aynıdır gibi bir şey. Daha önce o taş gibi Rus kadınlarının boş egolu olmadıklarını duymuştum.  Belli ki Rusya da genç ve dinamik erkek bulamamış beni transfer etmeye çalışıyor. Kendisini ve çocuğunu koruyacak bir erkek istemesi içgüdüsel bir şey zaten. İlk görüşte aşk diyor yer miyim la ben senin bu kafesleme çabalarını şunu bir kez daha tecrübe ettim ne Türk’ ü, ne İngiliz’ i, ne Rus’ u hepsi teoride aynı. Sevişmenin ardından gerçekten bana karşı daha samimi duygular besliyor olabilir yalnız bu sürekli mesaj ve resim atacağım anlamına gelmiyor. Bu meşguliyet durumu sadece kadınlara karşı değil hayatımda ki çüklü çüksüz tüm insanlar için gerekli sürekli kendimi daha fazla daha fazla gelişmek için zorluyorum ve bu yüzden somut bir meşgul olma durumu söz konusu ve bazen ailem bile mesaj attığı zaman hemen cevap veremiyorum. Benimde zamanında yaptığım en büyük hatalardan birisi sürekli kafamda teoride mükemmellik derecisinde fikirler ve planlar üretmem ama pratiğe dönüştürmememdi veya bir şeyleri göstermelik yapmamdı. Farkında mısınız birçok şeyi resmen yapmak için yapıyoruz.

 

Son bir buçuk senedir kendimi duygusal olarak zayıf ve yorulmuş hissettiğim zamanlarda rahatlamak için günlük tutar gibi telefonumun ses kaydını açar koltukta yuvarlanarak kendi kendime konuşurdum kafamdaki tüm her şeyi ortaya döker kendimle yüzleşirdim. Çünkü bir çoğumuz şu hatayı zamanında ya yaptık ya da yapıyoruz sürekli kendimizi anlatacak birilerini arıyoruz, arkadaşlarımızı psikolog gibi görüyoruz ve enerji vampirliği yapıyoruz. Bunun sonucunda hem insanların gözünde duygusal olarak zayıf ağlak biri oluyoruz ve hem de zayıf yönlerimizi ortaya döktüğümüz için her türlü psikolojik saldırıya ve şantaja açık oluyoruz, bu şartlar altında sosyal saygı yok olup gidiyor.  O ses kayıtlarına baktığım zaman aslında temel sorunum ya bir şeyleri sırf yapmak için yapıyormuşum veya kafamdaki planları işleme koymak yerine sürekli daha da çok geliştirmeye çalışıyormuşum ‘’mükemmellik’’ algısı. Sırf yapıyormuş gibi yapmanın kötü olan tarafı; aslında evet eylem yerine getiriliyor yani kazanç var ama başka taraftan ya kayıp veriyorsun ya boşa eylemi gerçekleştiriyorsun. Örneğin akıntıya karşı kürek çekmek deyimini ele alalım, akıntıya karşı kürek çekersin ama maksimum kazanç yerinde sayarsın geriye gitmezsin yanı sıra enerji kaybı verirsin.

Mesela çok sık gördüğüm hatalardan biri adam spor yapıyor ama şekeri, abur cuburu, alkolü, sigarayı ve benzeri zararlı maddeleri bırakmıyor. Çerçeveye sahip çık diyoruz haklısın diyor hatun mesaj attım mı anında dibinde bitiyor. Ödül sensin diyoruz tamam diyor anladım diyor, hatunun teki ile resim çekiniyor ama hatun suratını kapatmış bunu sosyal medya da paylaşıyor neden çünkü kafasında hala çüksüz biri ile resim çekilmenin ödül olduğunu düşünüyor ama itiraf etmiyor bahane uyduruyor, ben onu kardeşim gibi görüyorum diyor. Eskilerin bir lafı vardır ‘’kardeş ayağı göt ayağı’’ diye hepimiz iyi biliyoruz kardeşim dediğiniz kızlar dönüp dudağınıza yapışsa sen ne yapıyorsun değil, nasıl yapıyorsun diyeceğinizi.

 

‘’Hiçbir erkek birlikte olmak istemeyeceği bir kızla yakın arkadaş olmak istemez.’’

~ Sigmund Freud ~

 

Yazılarımda birçok kez beni bu işlere sokan akıl hocam Chianski den ve sözlerinden bahsetmiştim bu; kızlarla arkadaş olma konusunda da bana şunları söylemişti. Erkek ile kadın yakın arkadaş olamaz çünkü bir süre sonra aradan cinsiyetler kalkar ve özellikle kadın erkeğe bacım gözüyle bakar, erkekse eğilse kalksa da bir frikik verse diye bakar. Kadın ile erkek arasında yakın arkadaşlık değil yalnızca cinsel çekilim olur. Ya sevişirsin ya sevişmezsin. Birçok kez açtığım dolaylı setlerde hatunlar ‘’kanka’’ dedikleri erkekleri aslında bacıları gibi gördüklerini söylemişlerdi. Şahsen bir kadın beni kadın gibi görsün istemem ve çoğu kez kızların kanka ayağına erkekleri sadece kullandığını ve ücretsiz ilgi bankası gözü ile baktığına şahit oldum. Örnek olarak daha önce paylaştığım ‘’Hatalarla geliş ve geliştir’’ adlı yazıda Eskişehir’ deki yaşamış olduğum ibretlik olayları örnek verebilirim orada da bu tarz bir kızdan bahsetmiştim. Şuna da değinmeliyim çevrende hiç kız olmamalı demiyorum illaki iş arkadaşın, sınıf arkadaşın, sosyal ortamındaki arkadaşların kız olabilir ama onlar erkek olduğunu bilmeli. Benimde çevremde ara ara konuştuğum sohbet ettiğim kızlar var ama hepsi erkek olduğumun farkında illa sikecen diye bir şey yok ama bir erkekle nasıl konuşuyorsam onlarla da aynı konuşuyorum, arsız-komik şakalar yapıyor cinsel içerikli şakalaşmalar yapıyorum ve emin olun sinirlenmek görüşmeyi kesmek yerine daha fazla benimle vakit geçirmeye çalışıyorlar yani üzgünüm bir çoğunuzun yaptığını; kızlara sözde centilmen davranışlar sergileme, boş iltifat etme gibi şeyler yapmıyorum. Birçok erkeğin centilmen ve kibar görünerek aslında ‘’meriç’’ (gizli amcı) olduğunu kadınlar bile fark ediyor artık. Her dalda oku diyoruz sadece daygame ile alakalı kitapları ve makaleleri okuyor. Soruyorum teorin ne durumda adam diyor çok okudum, diyorum ne okudun bana daygame ile alakalı siteleri gösteriyor. Her şeyi kadınlar için yapar olduğunuzu kabullenmiyorsunuz sonra olmuyor yapamıyorum diye mesaj atıyorsunuz bunalıma giriyorsunuz, oyuna-redpille-bizlere düşman oluyorsunuz. Sorun ne ailen de, ne bizde, ne arkadaşlarında, ne de başka birilerinde sorun sende ilerlemek istiyorsan önce kendi önünden çekil. Bu ara çok moda oldu karı kız konusunda başarısız olan bize sallıyor, saha tecrübesi olmayan adam bize laf sallıyor, adam beni tanımıyor mesaj atıyor mesajın girişinde hocam diyor sonunda bana ayar vermeye kalkıyor tepki verince beni eleştiri çekemez biri olmakla suçluyor sığır.

 

‘’Hiç kimse başarı merdivenini elleri cebinde tırmanmamıştır.’’

~ Konfüçyüs ~

 

Bir konu hakkında düşünmekle ne kadar vakit harcanırsa o kadar yetersiz/başarısız olunur. Kafanı ne kadar hatunlarla yorarsan o kadar çok başarısız olursun, sürekli saha raporu okuyarak, videolar izleyerek daygame öğrenilmez gelişilmez, götünü kaldırıp sokağa çıkmalısın. Ne kadar çok diyet ve spor programları araştırılırsa ya o kadar fazla ertelenir ya da o kadar fazla gelişime engel konulur. Engel konulmaktan kastım spor yaparken sürekli spor programı değiştirmekten bahsediyorum ondan bundan duyma işlerle sürekli daha fazla verimi almaya çalışarak sürekli yeni rutinler denemek boşa kasları yormaya sebebiyet verir. Sürekli diyet değişimi kas kaybından tutunda birçok rahatsızlığa sebebiyet verebilir. Kısaca sabit rutinler sıkıcıdır ama sabit ve disiplinli olunmadan sadece başarı ertelenir ve boşa enerji/zaman kaybı yaşanır. Son zamanlarda çok kullandığım bir cümle ‘’istiyorsan yapabilirsin ama önce iste’’. Sanırım yine yazı biraz uzun oldu umarım okurken sıkılmamışınızdır, umuyorum bu yazılar birilerine bir şey katıyorduk bir başka yazıda görüşmek üzere ‘’KENDİNİZE İYİ DAVRANIN DOSTLARIM’’. Bu yazı burada biter.

THE END

Saha Raporu – 4 yıl aradan sonra gündüz oyunu

Mayıs ayıydı sanırım veya nisan sonları, dgo_cr7 ve ben kadıköy starbucks civarlarında charlie chaplin cosplayli dayının yakınlarında -takılanlar bilir- gözlerimize komutları verip aratmalara başladık. yukarıya doğru çıkarken bir 6.5/10 gördük. 3 sn kuralını efsane bir biçimde yok ederken ‘sen mi gidiyorsun ben mi amk?’ tartışmaları yaşarken -göt korkumuzdan gidemiyoruz bu arada :D- ben kayışı kopardım ve yaklaşık 4 sene sonra ilk setime dalış yaptım. 4 sene aradan sonra ancak bu şekilde başlanabilirdi bence. yanına doğru yanaştım, hafifçe omzuna dokundum ve kafenin önünde kıvırcık saçlı eski voleybolcu ve karateci kızımızı durdurdum.

B: baksana, selam, seni şurdan geçerken gördüm de çok güzel bi’ enerjin vardı, yanına gelip selam vermek istedim.

O: ay teşekkür ederim ama benim mi enerjim güzel? çok çöküğüm şu an ama

B: enerjin güzel dedim moralin iyi veya kötü demedim ki

O: evet teşekkür ederim

B: **** ben, tanıştırayım kendimi

O: ben de ****

B: nerden geliyosun böyle ***?

O: dövme yaptırdım da orada geliyorum.

Valla yalan değil hocam ben de dövme üçüncü dövmemi yaptıracağım. 2 aydır falan arıorum ne yapsam diye. O yüzden dövme muhabbeti mükemmel oldu. 5-6 dk konuştuk dövme hakkında, enerjisinin aslında düşük olduğu ve önüne bakarak yürümeleri hakkında vs vs. tam hatırlamıyorum.

Daha sonra ben arkadaşımın yanına gitmeye niyetlendim çünkü beni bekliyordu. Ama kız bana baya into oldu sanırım, kendi açık verdi bana.

B: tamam o zaman *****, zamanın yok sanırım -kuracağım cümleyi sikeyim- ben de arkadaşımın yanı-

O: Yoo var aslında ben de kahve içmeye gidiyordum tam.

4 sene aradan sonra önümegelen set = insta date. böyle şans kimde var? 😀

B: ha tamam o zaman bi’ kahve ısmarla bana hadi.

Boğanın yukarısında tatlı kahveciye gidiyoruz, Ben erkek oğlu erkek sütlü filtre kahvemi içiyorum, kendisi latte içiyor. Konuşuyoruz, gülüyor baya, ben de eğleniyorum her şey çok güzel. Daha sonra numarasını alıp metrobüse salıyorum kendisini. ben de dgo_cr7 yanına gidiyorum. Pazartesi akşamı oluyor, ben kızımıza mesaj atıyorum whatsapptan. ‘eli kırık kız?’ eli kırıkmış voleyboldan dolayı, 5-6 sene önce kırmış ve kalmış öyle. Ben de çok dalgasını geçtim bu ve karatenin. en çok konuştuğum konuyla ilgili de mesaj attım. ‘aa cesur çocuk, evet benim?’ dedi. Tak diye aradım hemen. ‘ya ben senin dün aramanı bekliyodum, neden aramadın?’ dedi. biraz konuştuk, Kız bana çok ilgili. 1-2 dk geçti işim var şimdi ayağına kapattım. 1 saat sonra bu bana kendi mesaj attı napıypsun, nasılsın vs. konuştuk biraz. Öbür gün beni aradı ofisteyken, konuştuk.

Ben yazmıyorum veya aramıyorum beyler. Her şeyi kendi yapıyor. Sonra bana fotoğraflarını attı, ayaklarındaki dövmelerini. Tekrar aradı. Her şey mükemmel. Daha sonra date ayarlamak istedim uzatmadan. bu hafta. çarşamba günü 1 mayıstı sanırım, yanlışım varsa düzeltin. biz o gün tekrar *** ve iki arkadaş ile kanyon, özdilek takıldık. akşamında bununls beşiktaş’ta bir barda buluştuk. daha geldiğinde sarıldı ve öpüştük, her şey normal. Ama bir ibnelik, bir huzursuzluk seziyorum. gelir gelmez patlattı;

O: böyleyken böyle böyleyken böyle -önemli nokta- işte arkadaşlarımla da oraya gidicem burdan sonra

??? yani baya takılmaya gelmiş. benimle buluşmaya geliyor ama benden sonrası için de plan yapmış. herhangi bir şey bekleme davası diye düşündüm ama çok umursamamaya çalıştım. ama beni biraz düşürdü bu durum. daha sonra 1-1.5 saat içtik ve konuştuk baya. daha sonra kalktık hesapları ödedik. yakın olmadığını hissetim tüm gece, o bana into olan kız hiçbir şekilde yok gibiydi. kino vs hiçbir şey de denemedim, üstelemedim bile. en son bana sarıldı ve öptü. görüşürüz diyip ayrıldık. daha sonra sessizlik. mesaj atmadı veya başka bir şry yapmadı. ben de nextledim. anlamadığım şey neden böyle olduğu açıkçası. arkadaşlarına anlattı da onay mı aradı, onayı mı bulamadı? pişman mı oldu? daha sonrasında eski sevgilisiyle barışmış sanırım, instasından gördüm. çok uzun bir süre değildi. belki kafası karışıktı, belki ben düzgün ynamadım. ama 4 sene sonra böyle bir setle karşılaşmak… day game inancı 0 olan beni 100e çıkardı. hala bir takım approach anxiety durumum olsa da zamanla üstesinden gelebileceğime eminin. o yüzden deneyin beyler, bırakın kız sizi reddetsin. kendi kafanızda kendinizi reddetmeyin. şans verin kendinize.

Konuk Yazar : madly

Insel zihin yapısı

Biri redpill=bluepill rumuzu ile şunu yazmış :

Bu çocuğu https://i.hizliresim.com/00kB3Z.jpg sahaya çıkartıp cidden kadın tavlıycağına inandırıyosunuz ya işte birsürü girişimden sonra o çocuk çok büyük bir depresifliğe girecek. Sizin yaptığınız bu çocuğa mavi hap vermektir.

Asıl acı gerçekleri kabul etmeyen sizsiniz.

Şimdi kırmızı hapı oyuna indirgeme basitliğini es geçelim. Oyun paradan önemlidir gibi bir şey yazsak altına çöpten atık toplayan çocuğun fotosunu koyup “nasıl para lazım değil lan” diye itiraz edenler gibi atlamasını da es geçelim (biri buraya gelip “bu yazdıklarını Irak’ta kampta yaşayan çocuk nasıl yapsın, sen boş umut satıyorsun” gibi bir laf etmişti). Zira verdiği örnek ilginç. Kimi örnek verdiğini biliyor mu acaba?

Fotoğraftaki adam St.BlackOps2cel yani İnsellerin En Üst mertebe azizi 😀 Bu fotoyu koymuş bize siz mavi hapsınız diyor ?

Bu adam insel azizidir, buna kız bulduranı Allah çarpar.

İnsel nedir biliyorsunuz. Burada birkaç yazıda değindik. Bunlar kötü genetik ile sonsuza kadar sekssizliğe mahkum olduklarını düşünen, involuntary celibate elemanlar (zoraki seks yapamayan). Bunlardan biri olan Elliot Roger’ın ruh halini detaylı analiz etmiştik.

Bu çocuğu sahaya çıkartıp cidden kadın tavlıycağına inandırıyosunuz ya işte bir sürü girişimden sonra o çocuk çok büyük bir depresifliğe girecek.

Bu çocuk dediği incel forumlarının en meşhur, insellere göre kızların en korkunç kabuslarındaki öcülerden daha tiksindirici bulacağı adam. Bildiğim kadarıyla Bosnalı bir gamer ve inseller tarafından meşhur edilse de kendisinin insellerle alakası yok. Bu fotoyu avatar yapmış ve olaylar gelişmiş.

Şimdi bu çocuk bu şekilde pat diye sahaya sürülmez. Bu saçla, ölü balık gibi bir surat, gülümseme yok, gym görmemiş, black ops t-shirt sahaya çıksın kızlar bunu döver tabii. Bunu o t-shirtle dövüp giyimine el atmak lazım. Saçları halletmemiz, 6 – 7 ay gyme sokmamız lazım. Gülmesi de lazım. Önden çok işi var ama Allahtan ölümüne obez değil. O tarafın işi daha zor.

Bana inanmayın, oğlumuzun daha iyi saç ve gülüş ile haline bakın (adamın Facebook’undan):

Hala gym şart, full sakal daha iyi gider yani bir 3 – 6 ay ön çalışma lazım ama bunu çevirebilirsin. Bir Amerikan futbol takımı kaptanı tipinde piliç mıknatısı olmaz belki ama şu halinden çok daha fazlası olur.

Ne dersiniz arkadaşlar, kendine el atsa düzelir değil mi?

Bu arada reklam yapayım. Ey ahali. Bu elimde görmüş olduğunuz hap, yukarıdaki gibi bir elemanı şuna çeviriyor. Yanında da bir adet kalem, bir adet çakmak ve bir kutu prezervatif veriyorum. Hepisi sadece 5,000 Lira! Mahmut pazarlama. Bu fırsat kaçmaz.

Bitmedi. 5,000 TL daha verene kırmızı fitil veriyoruz. Şuna döndürüyoruz 😀

Saha Raporu – Oyuna giriş

Çevirmen Hoca, Koz ve beni hiç sallamayan ama arada yorum yazan Mahmut Abimize selamlar olsun.

12 Haziranda yukarıya çıldırıyorum, yardım edin şeklinde bir mesaj bırakmıştım ve sağ olun yardımcı oldunuz gerçekten.

BEN BUGÜN İLK DEFA DAYGAME YAPARAK (ya da yapmaya çalışarak) 2 TANE HATUNA YÜRÜDÜM. HEM DE 3 DK İÇİNDE.

Şöyle ki; Çevirmen Hocam ve Koz bromuzun bana yazdığı cevaplardan sonra ben bi gaza geldim. O ilk yorumlardan 2 gün sonra dışarı çıktım ve bugün yürüycem dedim.

Gittim sokakta yürüyebilme ihtimalimin ve korkumun daha az olabieceği “SİKTİR LAN PİS SAPIK” denme ihtimalimin az olduğu bir semte. Arabayı çektim sağa. İndim güzelce de giyindim. Az ileride oturmuş elimde telefon geleni geçeni kesiyorum. Kızlar geçiyor ben korkumdan yanaşamıyorum. Derken bir tanesi geçerken bana baktı önüne döndü. Dedim YD mi acaba? Yürü ulan dedim… hooop ayaklarım hemen geri döndüüü..

Reddedilme korkusu-MAVİ HAP

Derken yine kızla geçmeye devam. Ben bakıyorum hangisi daha az korkutucu diye( gözlerim de bozuk 2 numara uzağı göremiyorum ama gözlüğü çıkarmışım janti görünücem diye)

Sonra bir kız daha geçti esmer güzeli. Benim kalbim küt küt atıyor göğsümden fırlayacak. Takıldım peşine…derken bir araç yanaşıp kornaya bastı.. babası sandım.. ama herif ona çalmamış ve benim zaten zar zor bulabildiğim cesaret sıfıra indi.. öyle 1 saat takıldım eve döndüm.

Reddedilme Korkusu-Mavi Hap

Derken bugün. Masturbasyon yapmayalı 1 hafta olmuş. Testosteron 7. Günün zirvesinde. Ağırlıkta kaldırmışım 1 gün öncesinden şiş şiş geziyorum (ya da bana öyle geliyor)

Dedim ki hazır boşum saat 8 de boks var şuan 5 arabayı az ileri götürüp caddeye park edeyim kızlara yürüyecem bugün.

Aynen dediğim gibi saat 7 ye kadar ben bi o tarafa bi bu tarafa yürüyorum, kızlar geçiyor, ben bakıyorum. Yine tam takılıyorum peşlerine gidicem konuşucam, ya telefona bakıyolar, ya kulaklık var, ya karşıya geçiyolar ya da yanlarından yürüyen adamları onlarla sanıyorum olmasa bile konuşsam ve beni terslese sapık dese ne bok yicem diye kafada kurdukça kuruyorum ama hepsi BOŞ BAHANE!! Aslında olan;

Reddedilme korkusu-Mavi Hap

Derken baktım saat 7 olmicak böyle, boks falan da 8 de binip gideyim en iyisi eve. Bindim gidiyorum tam sonra dedim ki “bugün antremanı kaçırıcam belki ama o zaman birşeye deysin, kızlara yürümüş olayım ki kaçırdığım antreama deysin, yoksa eve gidip mal mal 31 çekmek için deymez, Beta olma, sen Beta mısın?! Salak mısın?! Dön geri! Bunların hepsi MATRİX, o seni eve geri yolluyor. Hiç bir zaman kızlarla aran iyi olmicak, sen yapamicaksın sanırım bas eve git..”

Laan dedim eve arabayı sağa çektim,”yürüyecem ulan bugün beeeen!!!” dedim. Sonra 45dk boyunca yine aynı tarane yukarı aşağı yukarı aşağı derken. ”Hadi eve git Daves..”

Ben karşıdan karşıya geçtim arabanın yanına tam arabaya yöneldim ki, sol taraftan deri etekli, dolgun bacaklı bir HB 7-7.5..

Sonra kafamda aynen şunlar çaktı;
“Mahmut abi?! MATRİX! BETA MISIN SEN AMK?! Mahmut abi?! ÇEVİRMEN HOCA?! KOZ! MATRİX ŞUAN KADIN SİLUETİNDE DAVEEEEEESS!!”

Yallah dedim bir yardırdım hatuna, sağından yanaştım kaldı aramızda 1m benim zaten tuvaletim var 2 saattir tutuyorum orada bıraktım bırakacam derken benim elim havaya kalktı bir anda dedim napıyorum ulaan beeen!! Ve ZIBAAAM!!

REDDEDİLME KORKUNLA YÜZLEŞ-KIRMIZI HAP..

Merhaba dedim, kulaklık vardı çıkardı kaşlarını çatarak “ne oluyor yahu?” bakışı ile bana baktı. Gözlerimin bozuk olduğunu söylemiştim. O 19-20 yaşında sandığım HB7 meğersem 30lu yaşlarda çıktı.

Merhaba, az önce şurada dururken (elimle arkayı gösteriyorum-London Daygame) sizi(neden seni demedim bilmiyorum heralde büyük olduğunu görünce) farkettim ve çok hoş görünüyordunuz geliş merhaba demek istedim.

Duruşum, yüzümün şekli, falan tırt..ama ses tonum kalın ve tok bi ses konusunda iyiydim.

Hatunda” ayy sağ olun iyi akşamlar” dedi ve gitti.

Bende kusura bakmayın dedim. Gittim.

Benim ağzım götümde mutluluktan uzaya çıkıp yörüngeye oturucam. Bir insan reddedildi diye mutlu olur mu ya? Bir kızla konuşmuşum ve reddetmiş, ana avrat sövmeyip sapık demedi diye ben baya gaza geldim. Arabaya bindim çalıştırdım tam gidicem, sağdan başka bir HB 6-6,5.
Dedim ulan yürü ve yapıştıııır…
Yine kızın sağından omzuna dokunarak merhaba dedim. Bu sefer “napıyorum lan ben falan olmadı”
Kız korktu irkildi, kulaklık vardı.

D:Daves ,H:Hedef

D: merhaba korktuttum sanırım özür dilerim.
H:.. ay uyy falan filan
D:az önce şurada duruken(elimle gösteriyorum) seni fark ettim çok hoş görünüyorsun ve gelip merhaba demek istedim.
H:merhaba.. :))) (kız şoke olur, deli gibi garip bir gülümseme)
D: böyle birşey başına gelmedi heralde
H: hayır ilk kez oluyor. (Yere bakar, büyük gülümseme devam eder U şeklinde deniliyor buna heralde)
D: hmm.. nereye gidiyosun? (Evet ne diyeceğimi şaşırdım bir an)
H: eve gidiyorum..
D: anladım..peki o zaman sadece çok hoş göründüğünü söylemek istemiştim. İyi akşamlar ?
H: iyi akşamlar der U şekilde gülümseme ile ve gider

REDDEDİLME KORKUSU YENİLDİ-KIRMIZI HAPA GİRİŞ

Hepinize selam olsun..

Konuk Yazar : Daves

Kırmızı Hap Sohbetleri – İlk buluşmada kızı eve çağıran erkek

Öğrenen adam bu bölümde Mahmut Hoca’dan hızlı çıkıyor 🙂

Öğrenen Adam : İzmirdeyim. Hatta hatunla buluşmaya gidiyorum su an.

Mahmut Hoca : Bu sefer hangi uzak diyardan? 🙂

Öğrenen Adam : İzmir’den. ama benim kino olayini cozmem lazim yoksa eve atamam. gerci kendisi kahve icelim dedi 🙂

Mahmut Hoca : kahveden sonra nereye goturuyorsun? Ambiyansi iyi mi? yerin evin bos mu? Evde sarap?

Öğrenen Adam : sonra ev, ev bos, alkol almiyorum. ama bildigim iyi bir köfteci var bana gecip siparis verriz dicem. ev bos olmasa bulusmazdim :p

Mahmut Hoca : ya abiciğim kahveden eve zor atarsın. Önce ambiyansı güzel bir yere git. Atamazsın demiyorum ama zor.

Öğrenen Adam : ben o havayi hissettim ama bilmiyorum. resmen heycan yaptim amk.

Mahmut Hoca :Evet hedefte amk var 😀

Öğrenen Adam : Off abi kız çok güzel var ya …

Mahmut Hoca : X. Onun güzelliğini görmezden gel – Amcığın 16 Buyruğu

Bir süre geçer …

Öğrenen Adam : abi TV showlardan falan konustuk. ortak izlemek istedigimiz TV show cikti. baska mekana da gidemiyoruz. bana gel bende var beraber izlemeye başlayalım dicem. desem mi?

Mahmut Hoca : kıza eşiği aşırtmadıysan deme. aşırttıysan de.

Öğrenen Adam : mutlu mesut gorunuyor ya.

Mahmut Hoca : başka mekanı ayarlamazsan gidemezsin tabii.

Öğrenen Adam : icki icmiyor.

Mahmut Hoca : hahaha.

Öğrenen Adam : muhafazkar degil canim 🙂

Mahmut Hoca : ben hep öptükten sarıldıktan sonra eve gidelim derim bilemeyeceğim. ya da eve yakın canım kahve çeker. muhafazkar degil ama içki yok. püüü.

Öğrenen Adam : eve çağırasım var.

Mahmut Hoca : ben olsam canım o TV showu çekti evde download ama daha izlemedim derdim. bir ara beraber izleyelim der tepkisine bakardım.

Bir süre daha geçer …

Öğrenen Adam : hatunla evdeyiz.

Bir gün geçer …

Öğrenen Adam : Oh yeah bu iş oldu 😀

Mahmut Hoca : Gördüğün gibi ilk gecede oluyormuş. Kahveden direkt iyiymiş yalnız.

Öğrenen Adam : abi naber? superdi ya.

başlarda isteksiz gibiydi, ben bu iş olmayacak sandim. sonra ben hic bozuntuya vwermedim. bi an yakinlastik, opustukflaan sonrasi tavsanlar gibi…

Mahmut Hoca : İyi iş çıkardın çekirge. Ama kız dediğin milf 75 değildi umarım 😀

Öğrenen Adam :Yok abi 93li.

Mahmut Hoca : Aferin çekirge.

Öğrenen Adam : ya bizim bu sevismedigimiz zamanlarda durmadan opusup yigismemiz normal mi? ben yanasmazsam kiz geliyor, o gelemzse ben opmeye basliyorum.

Mahmut Hoca : kendini kaptırıp 3 güne seni sevmek aşkların en güzeli böcüklüğüne girme de … azmışsınız. sonra kıçını dönüp yatarsın.

Öğrenen Adam : ya ben orda da biraz amatorluk yaptim. kiza sen benim hatunumsun dedim sevistikten sonra. optum, kokladim falan. kiz zaten paralize oldu. durmadan cok tatlisin, cok iyisin vs vs. bundan sonra ben varim dedim. sevgilimsin falan dedim.

Mahmut Hoca :Ulan aferin dedik kursağımızda bıraktın 😀 sen var ya sen kimseye mavi haplı meriç falan deme.

Öğrenen Adam : yav yine zıçtik mi? simdilik iyi gidiyoruz ama.

Mahmut Hoca : istikrarlı bir şekilde böyle yaparsan 3 aya falan sıçarsın merak etme. şimdilik iyi gidiyoruz diyor ya 😀 Kaç saat oldu ki kötü gidecek 😀

Öğrenen Adam : kiz kedi yavrusu gibi sokulup benim hayatimda 2 kisi oldu. hic dogru duzgun bi iliski yasamadim vs dedi. aşirı ilgiliydi bana. ben de sevgili iliskisi dusunuyordum bir hatunla, karsima sen ciktin dedim.

Mahmut Hoca : Ağlıyacağım lan … aggghhhh.

Öğrenen Adam : e ama duzenli bir iliski istiyordum?

Mahmut Hoca : Ya 3 4 ay koklaşıp ağzını açmasan bari.

Öğrenen Adam : dur ben buldum nerde sictigimi. belki hatun, iliski materyali degil..nerden biliyorsun? 1 gunde nasil karar verdin diyeceksin

Mahmut Hoca : düzenli bir ilişki istemek problem değil. problem senin seninle beraber olan ilk kıza ilk gecede atlaman.

Öğrenen Adam : abi kiz cok hoslandigini hem sozleriyle hem hareketleriyle belli etti. seks yaptik deli gibi ve sonrasinda bir daha goruscekmiyiz falan dedi.

Mahmut Hoca : daha kötüsü sen kafa olarak hemen o bir önceki kızdaki gibi kapılıp aşk böcüğü olma kafasındasın.

abi kiz cok hoslandigini hem sozleriyle hem hareketleriyle belli etti. seks yaptik deli gibi ve sonrasinda bir daha goruscekmiyiz falan dedi.

Eee? Tek kriter bu mu yani? Kız seni istiyorsa bitti. Senin bir kriterin yok. Sana he desin yeter?

Öğrenen Adam : ben de biz baya uyumluyuz, kafa dengisin. birlikte bir cok sey yapariz dedim.

Mahmut Hoca : kısmetse olur … ne diyeyim başka çekirge 🙁 ne dediğinden çok senin kafa yapın tehlikeli.

Öğrenen Adam : sen ne disinuyosun dedim. ben de istiyorum ama istekli gorunmemeye calisiyorum seni urkutmemek icin dedi. yani beni siktin, hemen nikahina alacaksin moduna girmemden tirsmis.

Mahmut Hoca : sen kıza aslında ne kadar efendi çocuk olduğunu 2 güne gösterirsin merak etme :((

Öğrenen Adam : ben o kafayı aştım aslında. o onceki aşk bocugu kafasina hayatta girmem. onun sebebi surekli iletisimdi. hani senin, en kisa yoldan oneitise girme yolu dedigin.  bir ton shit testten gectim, her seferinde benim dedigim oldu. hani senin yazinda dedigin gibi ne oneitis olacak kadar efendi, ne de sikip atacak kadar alfa…

Mahmut Hoca : sen olayı pek anlamıyorsun maalesef.

Öğrenen Adam : yani kizi urkutmemek icin efendi adam kafasina girme diyorsun. bundan tam olarak kasit nedir?

Mahmut Hoca : ben cicim aylarının tadını kaçırmayayım. sen nasıl olsa geleceksin sonra.

Öğrenen Adam : insallah tesekkur etmeye gelirim 🙂

Mahmut Hoca : Umarım.

Öğrenen Adam : kiza iliskiyi cok cabuk mu sundum?

Mahmut Hoca : “yani kizi urkutmemek icin efendi adam kafasina girme diyorsun” dedin ya. Frekansımız tutmuyor bir türlü. Sen kadın merkezli düşünmemeyi beceremedin bir türlü. o nedenle benim tavsiyemin bir yararı yok. sen nasıl olsa uygulamayacaksın.

Öğrenen Adam : olmaz olur mu abi ya, dinliyorum.

Mahmut Hoca : yok dinleyemiyorsun. kız tavlama mekaniğini dinliyorsun sadece. gerisi için pişmen lazım. bence cicim aylarının tadına bak ve umarım kendini çok kaptırmadan yavaştan alırsın.

Öğrenen Adam : hatam ne?

Mahmut Hoca : hep aynı. kadın merkezli olmadan düşünemiyorsun, yokluk zihniyetine göre davranıyorsun, ilişkiye dünden razı erkek modundasın ki seninle ilişkinin bir değeri olmuyor.

Öğrenen Adam : tam dusundugum sey, hemen iliskiyi veren ve degersizlik algisi yaratan kisi.

Mahmut Hoca : bak işte bak bu görüyor musun? aklın fikrin imajı çizmekte. derdin bu. algısı yaratmak diyorsun.bunca zamandır konuşuyoruz ama sen bu konuda hiç ilerlemedin. sıfır. aklın fikrin kadına nasıl görüneceğinde. ben sıkıldım bunu dile getirmekten. senin elinde yeterince tavsiye var. ne yaparsın bilmem ama bir şekilde içselleştir.

Öğrenen Adam : ödül olma fikri, bana tam anlamıyla sirayet etmemis? kanıtlama ve imaj yaratma çabası evet, benim zayıf yönlerimden biri. biraz daha açık olsana. benim nasil dusunmem gerekirdi? carpe diem deyip bir sey dusunmyerke anin tadini cikarmam mi?

Mahmut Hoca : benim bu konuda muhabbet etme motivasyonum yok. aynı şey etrafında dönüp duruyoruz. nasıl düşünmen gerektiğini çok tartıştık. sana tavsiyem artık pratiğine odaklan.

Öğrenen Adam : bol tecrube… daha da bol tecrube. bakıs acisi en iyi bu sekilde degisir. galiba konusarak olmayacak evet ama tecrubelerimi yazıp akıl alcam.

Mahmut Hoca : senin muhabbet motivasyonun pek farkında değilsin ama aynen böyle mavi masallarda kalıp kadında algı yaratma taktiği. ilişki kapısını koruyup kibarca ağırdan almak yerine yattığın ilk kıza bedavadan peşkeş çekmişsin ama derdin değerli algısı yaratmak. olayda merkeze kendini koymayı öğrenmen lazım.yoksa bu kızla 1 ay koklaşınca kendini kaptırırsın. benden söylemesi. radarları da açık tut.

Öğrenen Adam : ya ama benim de duzenli iliskiye ihtiyacim yok mu? bana seksi sunmuş işte, ben de ilgimi sundum.

Mahmut Hoca : sen muhtaçsın. Muhtaç olmak ile ihtiyaç duymak aynı şey değil.

Öğrenen Adam : nasıl değil? simdi ic sesim diyordu ki hic sevgili mevgili muhabbetine girme. op, kokla, sevis. sonra yeniden bulus, keyfini cikar, duruma gore sevgili.

Mahmut Hoca : bak uzun süreli ilişki mi istiyorsun? iste dert değil. hatta hedefi bilmek iyi.

Ama ilişki istiyorsan ilişki materyali hatun lazım. bu öyle mi? bilmiyorsun. seks hariç masaya bir şey koydu mu henüz? Yok. Koyacak belki ama çok erken.

Öğrenen Adam : tamam kadinmerkezli dusundum farkindayim. iliski materyali gibi gorunuyor. utangac, anac, dusunceli, feminen.

Mahmut Hoca : 3 – 4 ay geçmeden bilemezsin. dikkat et kızın maskülen bir erkekten beklentisi de o. sen ne disinuyosun dedim. ben de istiyorum ama istekli gorunmemeye calisiyorum seni urkutmemek icin dedi dedin. kız erkek adamın ne olduğunu biliyor zaten. ona göre hareket edecek. ama sen çok aşaüılamayı sevdiğin “meriç” gibi davranıp erkek adam olmayabileceğini gösterdin.

Öğrenen Adam : bunu, duzenli iliski istiyorum diyerek mi yaptim?

Mahmut Hoca : gerçek bir erkeği kadın yavaş yavaş ürkütmeden ilişkiye çekmesi gerektiğini bilir. senin kızın dediği gibi: sen ne disinuyosun dedim. ben de istiyorum ama istekli gorunmemeye calisiyorum seni urkutmemek icin dedi

Öğrenen Adam : yani bu bizim amacimiz olmamali.

Mahmut Hoca :erkek adamın ilişkiye çekilmesi lazım. meriç ise dünden razı. sen hangisisin? zaten senin bu meriç dediğin adamlara öfken de bundan. Sana ayna tutuyorlar. O aynada kendini görmezsen öfkelenmezsin. içindeki mavi haplı capcanlı.

Öğrenen Adam : kadin bizi ikna etmek icin caba harcayarak, caba sarf ederek almali. tipki bizim seksi almamiz icin caba sarf etmemiz gibi?

Mahmut Hoca : Cevabı şurada : “sen ne disinuyosun dedim. ben de istiyorum ama istekli gorunmemeye calisiyorum seni urkutmemek icin dedi”

Öğrenen Adam : yani?

Mahmut Hoca : bunu düşün.

Öğrenen Adam : benim ustte yazdigim degil mi? senin beni sekse ikna etmek icin sarf ettigin cabayi benim de iliski icin sarf etmem lazim.

Mahmut Hoca : bir kere kırmızı hapı sindirmek istiyorsan bu şeylerin öznesi kadın değil “ben” olmalı. kadın bizi ikna etmek için bla bla değil. Ben onun ilişki için ne yapacağına bakacağım ve masaya seks hariç koyduğu ekstra çabaya göre bu iş gelişecek. erkek adam olsaydın kızın dediği gibi ilk geceden ürkerdin. ama kıza sıradan bir beta olduğun konusunda garanti verdin. o da sana ürkmüştüm ama ürkmeme gerek yokmuş dedi.

sorman gereken şu : ben beta mıyım mavi haplı mıyım olay bu değil. olay ben neden hemen atlayıp efendi çocuk garantisi verme ihtiyacı hissediyorum. kendini merkeze koyup düşün. cinsel kimyanın etkisi ile 3 5 ay bunların zararı hissedilmez ama sonra patlama ihtimali yüksek.

Öğrenen Adam : ben bunu demistim? yani efendi gorunmek= kizi ve iliskiyi garantilemek. yanlis olan bu. bundan kurtulmak lazim. kiz basta, bu beta degil, bunu iliskiyi ortaya koyup urkutmemem lazim demis ama sonra heaa gerek yokmus demis,evet dogru olabilir.

Mahmut Hoca : kız demedi yahu. sen dedin. kızcağız seni takip ediyor.

Öğrenen Adam : 3- 4 ay seks kimyasi yuzunden anlasilmamis da olabilir ama sunu iyi idrak etmek lazim. alfa kafasi bize cok uzak. biz efendi cocuklar olarak, şovalye ruhuyla buyuduk.

Mahmut Hoca : biz dediğin siz kimlersiniz?

Öğrenen Adam : biz, erkekler. genel anlamda.

Mahmut Hoca : yoo her erkek böyle değil. ve sen yaş olarak buna da sığınamazsın artık. alfa kafası sana çok uzaksa neyin muhabbetini ediyoruz? zira alfa kafası dediğin şeye uzak zihniyet sende zaten otomatik analize gerek yok.

Öğrenen Adam : tamam yas olarak buyugum de yillarca beta kafasiyla yasamisim. bu dogrultuda dusunmusum, her neyse peki benim, hatunun elini tutmak istemem, ona sarilmak istemem falan benim beta zihniyetimi mi yansitiyor? bunlari yapmak istiyorum.

Mahmut Hoca : Herneyse değil ama … her neyse. Dediğim gibi sen kafanı değiştirme ile değil kafanı değiştirmeden sonuç elde etmeyle uğraşıyorsun. Hatunun elini tutmak, sarılmak vs … bunları gecelik veya tabak kızlarla bile istersin. Sorun bu değil. Sorun senin yokluk zihniyeti ile seninle yatan ilk kızla hemen ilişki ponçikliği düşünmeye başlaman. Ağzını açıp aylarca ilişki demeden de yapardın bunu. İstediklerin değil motivasyonun problem. O nedenle de bir kız yokken öfkeli ve kadınlar şöyle böyle modundasın, kız varken ponçikleşeceksin. Sonra o kız seni bırakınca yeniden kadınlar şöyle böyle.

Kısacası senin böyle hemen ilişki moduna girme nedenin elele, kucak kucağa ilişki isteğin değil … sen erkek olarak yeterli olmadığını düşünüyorsun ve hemen ilişki ile ödeme yapmazsan kaybedeceğinden korkuyorsun. Motivasyonun bu. Yoksa el ele, dudak dudağa istemek betalık mı şeysi bahane.

Sen el ele, dudak dudağa ol, tadını çıkar ama bir yandan da yapman gereken dur bir iki ay bak bakalım masaya seks hariç ne koyuyor diye takip etmek, yatırıma değer bir kız mı, akıl sağlığı yerinde mi, daha da önemlisi aramızda sorun çıkınca nasıl hallediyor – beni mi suçluyor, sorumluluk alıyor mu – diye bakmak.

Senin sorunun şu ki senin kafanda bir erkek ilişki öncelikli kafayla bir aya kalmaz aşk böcüğüne dönüşür ve bunları yapmaz bile.

Öğrenen Adam : bunlar o kadar dogru ki. bakış açisı iste. hemen iliskiye atlamak yanlis. belki de psikopat ya da saglikli olsa bile sadece seks veriyor.

Mahmut Hoca : Yoksa öp kokla ne olacak. Benim 3 tabağım varken hepsini el ele öpe koklaya seviyordum. Bu tabak çevirmeyi 1F tarzı kafasına vurup siker kapıya koyarım sanıyorsun sanırım.

Bir de Allah aşkına seks veriyor lafını dağarcığından çıkar.

Öğrenen Adam : hayir hayir allahtan o aşamayi gectim. iki tabakla opusme, koklasma yapmam ama. bana etik.gelmiyor.

Mahmut Hoca : Mavi haplı aptallığından sünepe davranmaz, korkusundan davranır. Bunu unutma.

Öğrenen Adam : bende bu korku var. inkar etmiyorum. bunu da yakin zamanda ascam.

Mahmut Hoca :Bunu aşacağım diyerek aşamazsın. Korkmana rağmen doğru olanı yaparak aşarsın. Bu kızla ne olur bilemem. Ama 3 – 4 ay değerlendirip fazlaca kapılmadan ve değerlendirmen sonucu eğer kız iyi çıkmazsa yalnız kalmayı göze alıp bırakacak cesaretin var mı?

Öğrenen Adam : yalniz kalmaya cesaretim var mi? bunu 4-5 ay once sorsan hayir derdim ama simdi var. hem de edebiyat yapmadan, nazikce durumu izah edip ayrilirdim. eskiden olsa ben sana sunu yaptim vs vs edebiyatina girerdim.

ama sanki hemen iliski sunmazsam degersiz sayilip terk edilecekmisim gibi.

Mahmut Hoca : Evet mavi hap kafası bu işte. gerçi maskülen ve erkek olarak yeterli değilsen elin mahkum. Ya ilişkiyle, ya parayla ama bir şeyle farkı vermen lazım. O yüzden zaten görünmek imajı çizmek yerine kafanı değiştirmen, kendine değer katman lazım.

Saha Raporu – Işıkları Kapatın !!!

Merhaba Mahmut Abi ve Değerli Blog sakinleri, Ben Mr.Deer. Önceki yazılarımda yaklaşma korkumu yenmemi ve  sonrasında olanlardan bahsetmiştim. Yaklaşma korkumu yendim ve sınır tanımıyorum artık. Şunu da not düşmeliyim oyun ne Eskişehir de kolay, ne Adana da zor önemli olan mentalite ve teknik. Elimden geldiğince açık ve detaylı yazmaya çalışacağım ama hatırlamadığım kısımlar için üzgünüm. İki rapor birden yer alacağı için yazının biraz uzun olacağını şimdiden söylemeliyim. Önceki yazılarımda kullandığım teknik yüzünden insanlar beni Dark Triad bozuntusu birisi zannetmişti. Ben Robert Baker ’ın Sperm Wars kitabındaki gibi olayları betimleyerek ve yapabildiğim kadarıyla psikolojik çözümlemeler yapmaya çalışıyorum. Bu pek alışa gelmiş bir teknik değil sanırım ya da ben bu tekniği henüz sağlıklı kullanamıyorum. Yazardan farkım o olayları kurguluyor ben ise yaşıyorum.  Dip not saha raporunda ki tüm sözler Arsız-Komik tavırlarla söylenmiştir. Sağlık bakanlığına sesleniyorum ışıkları kapatın aq 😎 .

‘’Ciddiyet sığ insanların biricik sığınağıdır.’’

                                                                                                                  ~ Oscar Wilde ~

Saha Raporu; Migros Yürümesi ve Fclose

Günlerden 16 Nisan Pazartesi benim İf (intermittent fasting)’de Dört saatlik açlık günüm, ekibimle Rock Fest öncesi toplantı yapmak için telefonlaştım. Normalde o gün evden çıkmak istemiyordum çünkü açlık günlerinde benim enerjim olmuyor. Sabah günlük antrenmanımı yapmış ve birkaç saat de ders çalışmıştım. Açlık yüzünden huzursuz hissediyorum kalbim arada çarpıntı yapıyor ve arada hafif sarsılmalar hissediyorum.  Öğrenci Kanadım ile Adana ‘nın en işlek semtlerinden biri olan Baraj yolunda buluştum ve Ghost ‘ın spordan çıkıp gelmesini beklerken biraz gezinelim ve benden iş çıkmaz düşündüm bari Öğrenci Kanadım set açsın bende izlerim hatalarını falan düzeltirim diye düşündüm. Biraz yürüdükten sonra Migros‘a bir şeyler almak için girdik. Reyonların arasın da gezinirken kızın biri dikkatimi çekti göz göze geldik gülümsedim, kızda gülümsedi. Kız 1,70 boylarında sarışın, kıvırcık saçlı balık etli Hb5 ama tatlı suratı, konuşması ve dar alanda ki göstermiş olduğu performans için +0,5 daha Hb 5,5 diyelim. Neyse bakışı aldım ve ‘’Kanat vur ben buna gitmezsem olmaz, kalp krizi geçirirsem suni teneffüs sende hehehe’’ dedim. O vur kelimesi aramızda bir tür motivasyon ve destek mesajı, evrimsel psikolojik olarak maymun atalarımızda da görüldüğü gibi dokunmanın (kino) verdiği rahatlık birbirimizin omzuna hafifçe vurunca uçuşa geçiyoruz. Neyse fazla uzatmadan ben kızın arkasından çikolatalı atıştırmalıkların olduğu reyona gittim yanında yürürken yarım metre önünde kafamı çevirip seti açtım.

H: Hedef            D: Ben

D: Merhaba (sakin ve yumuşak bir sesle)

H: Merhaba (heyecanlı ve samimi bir sesle, vücut dili beni beklediğini anlatıyor.)

D: Az önce seni gördüm, tanımaya değer biri olduğunu düşündüm ve işte buradayım. Tarzından çıkardığım kadarıyla öğrencisin edebiyat falan mı.

H: Hayır anestezi bölümünde okuyorum sen ?

D: Bilmem tahmin et.

H: Konservatuar veya güzel sanatlar olabilir. (Tavus kuşu tarzıma ithafen)

D: Hayır bilemedin, Hogwarts ta Harry ‘nin sınıf arkadaşıyım ehehehe.

H: Nasıl yani büyücü falanmısın.

B: Büyüde yapabiliyorum ama hayır sokak sihirbazıyım. Söylesene anestezist olmak nasıl bir duygu insanları bayıltmak falan biraz da Nuri amca geldi aklıma ama. (gülüşmeler)

Ondan sonra kız başladı bölümünü anlatmaya, hastanede çalışıyormuş. Bir kız arkadaşı oradaymış (iş arkadaşı) onunla tanıştırdı sonra bende Öğrenci Kanadımı çağırdım kızlarla tanıştırdım. Hedefim bir şey almıyormuş onunla önden çıktık, bir iki sihir numarası yaptım ve neşeli bir sohbet ediyoruz. Öğrenci Kanadım ve hedefimin arkadaşı ortalıkta yok, kanadım içeride işimi kolaylaştırmak için diğer kızı lafa tutmuş. Sohbet arasında kız fazla soğuk kanlı olduğumu söyledi, bende bugün açlık günüm ve şuan modumun düşük olduğunu normal de eğlenceli bir insan olduğumu söyledim. (HATAAA) Orada biraz sıçtım tabi kafa yerinde değil ki ama kız da çok umursamadı. Normalde eğlenceli bir insanım ne aq. Neyse diğerleri geldi. Hedefim arkadaşına benim sihirbaz olduğumu falan söyledi. Tabi arkadaşı da numaralarımı görmek istedi, iskambilleri Öğrenci Kanadıma verdim gösterdi bir iki numara. Sonra hedefimden numarasını alıp yarın kendime gelince eğer müsait olursam onu arayacağımı ve bir şeyler içmek için buluşabileceğimizi söyleyip yanlarından ayrıldık. Ghost ile buluştuk bir mekana oturup hem olanları anlattım hem de Fest için planlama yaptık. Biraz zaman geçti saat 7.30 PM kızı numaramı alması için aradım.

D: Merhaba ***** ‘mı görüşüyorum.

H: Evet benim buyurun.

D: Ben yakışıklı sokak sihirbazı Deer

H: Eheheh senin olduğunu tahmin etmiştim. Ne yapıyorsun neredesin.

D: Arkadaşlarımla oturuyorum. Sen?

H: Alışverişi bitirdik, arkadaşımla geziyoruz. Hala yakınlardaysan bugün de bir şeyler içebiliriz.

D: Olabilir ama biliyorsun enerjim düşük sohbeti fazladan neşelendirmen gerekecek. (kafami s*kem boş ver yarın buluş sana aq o nasıl bir cümle.)

H: Hmm neşelendirmek diyorsun tamam o iş bende senin için elimden geleni yapmaya çalışacağım.

Bla bla bla bla

Ekibimle biraz yürüdük ve ATM den para  çekip geri dönüyorduk kızlar gelmiş, bana doğru yürümesini söyledim yolda karşılaştık direk sağ elimi beline koyarak yanaklarından öptüm (bu vazgeçilmez hareketim sayesinde, setten sonra ister günler ister saatler geçsin şaşmaz yakınlık kurarım) . Ghost ve Öğrenci Kanadım gitti ben kızları alıp yakınlardaki bir kafeye oturduk samimi söylüyorum ben gece boyu sıçtım kız topladı. Mekâna girince yüzümde kocaman bir gülümseme ve tanımadığım garsonlarla el sıkışma, ayak üstü hâl hatır sorma (full charge) falan, güzel bir yer seçtim ve oturduk vücut dilim iyiydi yalnız bazen teknikten uzaklaştım, çok sorun yaratmayacak shitleri umursamadan battım. Bu mekana çok sık gelir misin, garsonlarla samimi gibisin (bunlar dan biri İngilizce gecesinden tanıdığım çüksüz garson) falan basit shitler. Çeşitli sihirbazlık ve zihin oyunları yapıp geceyi bir şekilde atlattım. KissClose yapma fikrim vardı ama yarın sakin kafa ile daha iyisini yaparım diyerek vazgeçtim. Birkaç saat sonra kalktık kızlarla durağa yürüyüp yanaklarından öptüm, oradan da kanatlarımı arayıp yanlarına geçtim olanları anlattım.

“Başarıya ulaşamayanların yüzde doksanı yenilgiye uğramamış, sadece pes etmiştir.”

                                                                                                                     ~ P.MEYER ~

Evvelsi gün akşam üstü 5.00 PM gibi hedefimi aradım. Naber, nasılsın falan biraz lafladık sonra kız‘’ kapamam lazım yemek sipariş etmeliyim’’ dedi. Dedim ‘’dur akşam 8 gibi hazır ol alırım seni’’. ‘’Nereye gideceğiz’’ dedi. Dedim ‘’sürpriz’’ ve kapattım. Bu ‘’sürpriz’’ kelimesi çok kral bir şey kızları ikileme sokuyor kız diyor acaba eve mi çağıracak veya hangi mekan güzel mi vs. Yanında arkadaşının da gelme ihtimaline karşı Öğrenci Kanadımı da aldım yanıma aksi bir durumda bir bahane bulup geri yakınlarda bir yerlere bırakırım diye düşündüm. Saat 8:30 falan aradım meşgule attı ve mesaj attı;

H: Hastanedeyim istersen buraya gel. Çikamiyrum jsghhsjfsd.

D: Bende uyuşturulması gereken biri olarak yoldayım.

H:  İyi bakalım. 😀

Vardıktan sonra aradım açmadı. (biraz shit birazda mesaiye kalmış ameliyattaymış)

D: Lokasyon ver kurtarmaya geliyorum seni.

H: Amaliyathane 2.kat.

Kapıya gittim güvenlik var bırakmıyor.

D: Son bölüm canavarını geçemedim, Gel yanıma.

Mesajı attım ama yarım saat falan cevap yok, o sırada Öğrenci Kanadım acıktı, açık bir büfe bulmaya gittik. İçimden diyorum ‘’şuna bak benimle oyun oynuyor şapşal şey pıttığını yerim senin eheheheh’’. Sonra aradı ameliyatta olduğunu o yüzden arayamadığını söyledi. Yanına gittik ve ilk çalımı attım ‘’beni beklettiğin her 5 dk için bir öpücük borcun var’’ dedim. Kız güldü hoşuna gitti aşüftenin gülerek ‘’hastanede olmaz ama’’ dedi.  Dedim ‘’bakacağız artık’’ 😎 . Sonra beni ameliyathane kısmına götürdü sette tanıştığım arkadaşı ile saçma sapan bir sterilize ameliyat önlüyü giydirdiler yetmiyormuş gibi bone ve terlikte giydirmeye kalktılar kabul etmedim galoş getirttim. İçeride hemşire odasına aldı. Burası beni dardı dışarı çıkalım asistanım tek başına dedim. Aşağıdaki kafeterya ’ya giderken hastanenin altındaki karanlık bir alandan geçiyoruz sağa sola baktım yandaki sütunun altı tenha çektim kızı dudağından öptüm ‘’mal’’ oldu. Sonra Öğrenci Kanadımın yanına geçtik biraz sohbet ettik, kız arkadaşına arayıp aşağı kafeterya ya çağırdı. Kıza ‘’arkadaşın gelir asistanımla otururlar sen beni gezdir’’ dedim. Hastanenin içerisinde gezinirken kızı sohbete tutuyorum otoparka giden koridoru arıyorum bulamadım ve kızda bilmiyormuş. Binanın dış kısmın dan dolaşırken neden oraya gittiğimizi sorduğunda bende yavru ceylanımı orada bıraktığımı ve yanlış park ettiğim için kimse çarpmasın diye düzeltmem gerektiğini söyleyerek oyaladım. Sonra arabanın yanında kızı öpmeğe niyetlendim ama yok neymiş millet görürmüş işyerinin otoparkında elit değilmiş bende arabanın koltuklarını öne çektim, oturdum içeri ve kızı da yanıma çağırdım. Sonra öpüştük falan gitmek istediğini söylüyor ama öpüşmeye devam ediyor (SDD), sevişmeye giden planlı yoluma girdim artık. Konuşarak rahatlatıp kucağıma oturttum sonra vajinasına elimi attım, ne itirazlar (tamamen naz) ne shitler atıyor aşüfte ama ben yermiyim daha rahat olması için arabayı yakınlardaki bir ağaçlık alana çektim. Son sürat devam ettik memeleri ile oynuyorum, sütyenini çıkarmaya yeltendim naz yapıyor çok hızlı gidiyoruz diyor. Durdum ve ‘’ben hızlı değilim dünya yavaş’’ deyip öpüşmeye devam ettim. Bir iki dakika sonra sütyenini önlüğün altından çektim çıkardım. Sonra önlüğünü çıkarırken yok falan diyor, bende bir dakika rahatla çıkarmayacağım dedim ama tabi ki çıkardım her şeyini, üzerimdeki ameliyat önlüyünü kıza giydirdim rahat olsun millet görür derdi olmasın diye sonra blowjop yapmak istemedi eliyle kaldırdı, taktım kondomu aldım kucağıma işlem tamam. Sonra arabayı otoparka park ettim ve gençlerin yanına geri dönüyorduk çizmelerimin büyük gözüktüğünü ve kaç numara olduğunu sordu. 47 numara olduğunu söyledim, aşüfte ‘’ayağı büyük olanların şeyide büyük olurmuş lafının gerçekliği yok mu acaba eheheh’’ (shit) dedi. ‘’Bilmem ağızına alınca ölçersin‘’ dedim. Gençlerin yanına gittik. Hedef kahve ısmarlamak istedi oturduk kafeteryada sohbet ediyoruz iki kız iki erkek, biz yokken Öğrenci Kanadım doktorun birine sihirbaz seti açmış kendine abur-çubur aldırmış orasından burasından bisküvi, kek falan çıkarıyor gülmekten yarıldık. Kahveler bitti falan kalktık ayrıldık hastaneden.

‘’İnsanın yaptığı yanlışlardan en büyüğü başkaları karşısında gülünç olmaktan korkmasıdır.’’

                                                                                            ~ Fyodor Dostoyevski ~

Pazar gününe kadar kızı ne aradım ne sordum. Pazar öğlen arayıp akşam onu almak istediğimi evde takılacağımızı söyledim ‘’tamam’’ dedi. (HATAAAA). Saat yaklaştı aradım arkadaşının bir sorunu olduğunu ve başka zaman buluşmak istediğini söyledi. Telefonu kapattıktan birkaç dakika sonra Chianski‘nin yıllar önceki benzeri bir olayla alakalı söylediği laflar kulağımda çınladı ‘’Kıza orospu gibi davranma ilgi ver’’. Kızı dışarıya çağırıp bir şeyler içip öyle eve getirmeliydim. Sonra telefon konuşmasında yanımda olan Ghost ile bu konuyu konuşup next kararı aldım. 9 gün sonra bir sonraki saha raporu ile alakalı olan kızla buluşmaya Öğrenci Kanadım ile giderken aradı telefonu açmadım, birkaç dakika sonra yürürken şansıma edim o sırada oturduğu mekânın yanından geçerken görmezden geldim ama o beni fark etmiş ki aradı beni gördüğünü söyledi bende onu fark etmediğimi söyledim sadece on metre ileride olduğumdan yanına biraz ilgi vermek için döndüm o sıra buluşacağım kızı arayıp bir işim çıktı 10 dk gecikeceğimi belirttim. Yanına vardığımda kalkıyordu yanında gene aynı arkadaşı vardı. Biraz yürüdük Öğrenci Kanadım hemen diğer kızı önden götürüyor sohbet ediyor. Birkaç gündür şehir dışında seyahat ediyormuş bunu anlattı, yolda  yürürken durup dudağına öpücük falan kondurdum. Ona ayırmış olduğum 10 dk ’nın sonuna gelince sarılıp boynundan öptüm ve seni bir iki güne arayacağım değip yanından ayrıldım. Bu arada bu kız manyak bir şey bir ara gel seni ameliyata ziyaretçi olarak aldırayım diyor fuck yeahh. İşte bu böyle tabağa can kurban ilimle bilimle besliyor beni 😀

‘’Kadınlarla başarılı olmak istiyorsan Kedi gibi ol, ancak sen istediğin zaman yaklaşabilsinler.’’ (çerçeve)

                                                                                                                              ~ Mr.Deer ~

Tinder ‘dan Hastane bahçesine BClose;   

              

Öncelikle Tinder ve Whatsapp konuşmalarını ss olarak koyacağım, yazı fazla uzamasın. Ss ‘lerde sağ taraftakiler benim, soldakiler kızın mesajlarıdır. Özellikle dikkat edilmesi gereken kısımlar zaman dilimleri, bir kızla günlük mesajlaşma sayısı 2-3 hadi en fazla 6 mesaj olmalı kız kankalarından farklı olunmak isteniyorsa ve telefonun başında bekleyip hemen ardına cevap atmak aşırı duygusal yatırımdır zaten erkek adamın her dakika telefonun başında olacak boş vakti de yoktur. Bu arada kızın sesi ilk karşılaştığımızda biraz toktu olay sonrası daha kadınsı oldu, herhalde tıkanıklığını açtık. İlk defa resimlerde Hb 4,5 olup ta reel de Hb 6 olanı gördüm genelde ters olurdu. Sağlam vücut varmış kız da, bu arada 19 yaşındaymış hanım kızımız 😀

   

Önce 6.30 PM civarı kızı aradım.                                                                                            H: Hedef            D: Ben

H: Alo efendim.

D: Merhaba, ne yapıyorsun.

H: x kafede oturuyorum arkadaşımla sen ?

D: Evdeyim ufak tefek ev işleri falan. Saat 8 de Barajyolun ‘da buluşuruz eve git de hazırlanmaya başla anca biter ehehehehehe.

H: Geç kalmam merak etme hazırım zaten.

D: okey görüşmek üzere by by.

H: By by.

****10 dk sonra geri aradı açmadım işim vardı. 7 PM gibi geri aradım.

D: Efendim beni aramışsın.

H: Evet bir şey soracağım, bir arkadaşım da benimle gelebilir mi senin için sorun olur mu.

D: Niye babası dışarımı atmışta yanından ayrılamıyor mu. 😀

H: hayırr gelsin işte. (bebeksi konuşma ile)

D: Seni bıraksın beni görsün geri gitsin  Ehehehe.

H: Bebeğimi çalmandan korkmuyor öyle bir şey değil eheheheh.

D: Nerden bilim böbreğimi çalmayacağınızı ikinizle baş edemem.

H: Yok yok bir şey olmaz hehheheh.

D: Umarım arkadaşın eğlenceli biridir akşamım mahvolmaz eheheheh.

H: Allah Allah özgüvene bak yaaa.

Bla bla bla bla

Öğrenci Kanadım ile önceden buluşup bir iki set açıp öyle gidelim dedik. 15 dakika önceden buluştuk yürüyoruz kızların yanına doğru yukarıda anlattığım olay yaşandı tabağıma rastladım falan geçiyorum oraları 8.20 PM civarı oldu kızlarla buluştuk. Elimi uzattım kız ‘’böyle samimiyetsiz selamlaşmaları sevmiyorum’’ dedi. Elimi beline koydum çektim yanaklarından öptüm. Geç kalmam ile alakalı bir iki shit attı savurdum. Yolda aklımda ki mekana yürüyoruz nereye gittiğimizi sordu ‘’sürpriz’’ dedim. Neyse mekana geçtik. Hareketli bir sohbet başladı bir iki ilizyon ve sihirbazlık yaptım. Kızlar yalvarıyor bunların sırrını anlat falan yemezler. Arada göğüs kaslarımı oynatıyorum dikkat dağıtmak için kızların bayağı hoşlarına gitti. İki tane Numarayı öğrettim  hedefe, dedim ‘’her numara için bana bir öpücük borcun var’’. İkinciyi öğrenemedi çok uğraştırdı dedim üç oldu. Kız da öpücük borçlarına ‘’tamam’’ diyor, o anda zaten fark ettim bu kız da iş var. Sonra biraz vakit geçti dedim kalkıp biraz yürüyelim.

Çıktık yürüyoruz ilerde kavşaktan ‘’L’’ yapıp diğer taraftaki sessiz yoldan yürüyecektik Öğrenci Kanadım diğer kız ile önden karşıya geçti hedef ve ben yakınlardaki büfeye gittik. Sonra bizde karşıya geçtik diğerlerine bakınıyoruz. Dedim ‘’arkadaşın asistanımı kaçırdı gitti gül gibi çocuk eheheh’’. ‘’Asıl benim arkadaşıma bir şey yapmasında ‘’ dedi. ‘’ Arkadaşının gözü göz değil’’ dedim. Aradık telefonla bunlar kavşaktan ‘’U’’ çekmişler geri dönmelerini söyledik. Arabanın birine yaslandım hedefte yanıma yaslanmıştı, ‘’şu borcun birini alim ama sadece şu anlık yanağımdan öpebilirsin’’ dedim sırıttım. He aq bırakırım ya bende yaklaşırken yapıştım dudişlere kız mal gibi kaldı. ‘’Çok hızlısın ’’ (shit) dedi. ‘’Ben hızlı değilim dünya yavaş’’ dedim ardına piç gülümsemesi ve shit geçildi. Bizimkiler geldi devam ediyoruz arada onlara laf atıyorum falan hoş bir sohbet var. Apartman aralarından giderken diğeri önden gidiyor tuttum çevirdim yapıştım hedefin dudağına bir daha. Diğerleri neler olduğundan habersiz önden gidiyorlar az daha ilerledik hedefe ‘’gel benimle onlara yetişiriz’’ dedim. Önce bir duraksadı ‘’sakin ol bir şey olmaz gel iki dakika rahat ol’’ dedim, ‘’Bende public ’ciyim ama ne bilim daha yeni tanıştık’’ falan dedi ben tabi public ne bilmiyorum ama umursamadımda.  Çektim karanlık sokakta ağacın altına sarılıp öpüştük ve sağ el götte 😎 . Sonra gittik bizimkilerin yanına, meraklı gözlerle bakıyorlar dedim ‘’kedi seviyorduk’’, ha yediler mi bilemem ama hedefin dudağındaki ruj yok olmuş. O sırada dağılırız diye düşündüğümden ortaya ‘’bi ara beraber göl kenarında bisiklet sürmeye gidelim’’ dedim.  Sonra diğer kıza ‘’asistanımla ile birbirinizin numarasını alın, asistanım planlar haber verir’’ dedim. Gencimiz numarayı aldı. Sonra dağılmıyormuşuz kızların vakti varmış devam ettik. Yolda tuttum hedefi park halinde ki otobüsün arkasına çektim yapıştım dudağına, diğerleri önde devam ediyorlar. Birkaç dk sonra yetiştik bizimkilere, kıza sordum ‘’public’’ neydi diye başladı anlatmaya.

‘’Mümkün olduğu kadar çok düşün düşündüğünü de hep yap.’’

                                                   ~ Napoléon Bonaparte ~

Sonra bir hastanenin yanından geçiyoruz ‘’hadi içeriyi gezelim’’ dedim. Girdik içeri Öğrenci Kanadım ile diğer kız kafeterya ya giderken ben hedefi çektim hastanenin karanlık köşesine ayakta öpüştük falan, cinsel sohbetler sonra hastanenin kapalı kafeteryasına gittik. Duvar dibindeki banka oturduk kucağıma alacağım, hadi gidelim arkadaşımın eve gitmesi lazım, hızlı gidiyoruz falan diyor. ‘’Rahat ol gel bakim Noel babanın kucağına’’ dedim. Aldım kucağıma öpüşürken bir iki dakika sonra attım elimi pantolonun üzerinden vajinaya önce izin vermedi elimi çekti (SDD). Biraz sonra bir eli sırtımda diğerini de tuttum tekrar elimi attım bu sefer tepki vermedi. Elimi  donuna soktum ovaladım biraz, memelerini falan öptüm neyse, dedim ‘’beni rahatlat yoksa sonra taşaklarım ağrıyacak’’, dedi ‘’ya biri gelirse’’, ‘’gel buraya korurum seni’’. Karanlığın içindeki kamelyaya geçtik bastırdım kafasına aşağı aldım. Çözdü kemeri çıkardı çükü ben oturdum o dizlerinin üzerinde yaklaşık 20 dakika blowjop yaptı. Arada kafasına bastırıyorum ‘’yapma canım açıyor falan diyor’’. Hiç sikimde olmaz kapıdaki ite vuru gibi sikeceksin. En son ‘’geliyorum’’ dedim, ‘’nereye boşalacaksın’’ dedi. ‘’Bir damla nimet damlamayacak yere ’’ dedim. Diyor ‘’bu kadar rahatsak içime de girebilirsin’’,  ‘’ o sonra pantolonunla olmaz’’ dedim. Sonra kalktık toplandık gittik. Öğrenci Kanadımı aradım kızı evine bırakmış KissClose yaptım diyor, bende dedim ben bir üst leveldeyim. Kızla ana yola doru yürüyorduk telefonuna mesaj geldi kızın kuzeni gelip alacakmış. Yolda bana shitler savuruyor. Aklı sıra benden iltifat koparmaya çalışıyor.  Bana ‘’insanların beynini okumak nasıl bir his ’’ dedi. Dedim ‘fena değil’’. ‘’Bence güzel değil herkesi basit ve değersiz görüyorsundur’’ dedi. Tuttum kolundan çevirdim ve gözlerinin içine baktım ‘’ben sana değersizsin demedim’’ dudağına buse kondurdum ‘’değerlisinde demedim’’ dedim, sonra yürümeye devam ettik. Burnu estetikli gibi gözüküyordu sordum doğalmış. ‘’Hadi biraz burnumu öv ’’ dedi bana, bana la bana vay aq. Dedim ‘’övmek!! yermediğime dua et sen’’. Durakta bıraktım, biraz ilerledim aradım telefonda ‘’bu açıdan popon hoş gözüküyor’’ dedim. ‘’Sapıksın eheheheheh’’ dedi, ‘’evet eheheheh’’ dedim. (Alfie fliminden)

THE END

 

Tinder Rehberi

Rebound Safhası

Çevirmen Hoca, kendi Saha Raporu‘nda, ilk buluşmada bekâret konusunu açıp önceki ilişkisinde “değer verdiği” adamın “tüm çabalarına rağmen” kendisiyle “zorla” beraber olduğunu ve bu yüzden bakire olmadığını anlatan kızla yaşadığı ilişki hakkında şöyle bir teşhis koymuş:

Olayın aslı şuydu: Adamın muhtemelen maskülen karakterine dayanamayıp bekaretini verdi, ama ardından adam kendisini terkedince alfa dul oldu. O arada ben karşısına çıktım, beni adamın yerine yara bandı olarak kullandı. Ama adamın ilk iletişiminde tabii eski hipergamik yaralar depreşti ve ben unutuldum.

Doğru teşhis yapmış, olay tam olarak bu.

Günlük dilde “yara bandı olmak” deniyor, fakat kadının Rebound Safhası‘ndaki erkek olmak dersek daha doğru olur. Zira ikisi aynı şey değil.

rebound safhası, buluşma, ilk buluşma, shit test
The Game

Rebound safhasında, alfa-dul olmanın anhedonisini yaşayan kadının mevcut hipergami eşiğini birkaç tık daha yukarı taşıyan bir adam olamazsan, kadın için psikolojik açıdan yıkıcı şekilde biten ilişkinin ardından yara bandı erkeği görevini üstlenmiş oluyorsun. Kadının buradaki esas amacı, eski ilişkisinin psikolojik yıkıntısının ardından tekrar duygusal bir ilişkiye girip giremeyeceğini anlamaya çalışmak ve bu sayede kendi özgüvenini toparlamaktır. Böyle bir kadınla yaşadığınız ilişki süresinde duyacağınız “bana çok iyi geldin/geliyorsun” benzeri lâflar bu durumun dolaylı fakat önemli işaretleri ve itiraflarıdır. Bu tip bir ilişkide, ilişki sanki uyum ve tutku içinde akmıyor da, önceki ilişkinin gölgesiyle savaşıyormuşsunuz, kızı rehabilite ediyormuşsunuz gibi tuhaf bir hisse kapılırsınız. Ki bu his tamamıyla gerçektir, olan biten de tam olarak budur.

Bu süreçte, kırmızı hap farkındalığı olmayan erkekler genelde böyle bir tablo karşısında korumacı ve sahiplenici güdülerine yenilip farkında olmadan Kurtarıcı Şeması‘nı takip ederler ve Captain-Save-A-Hoe moduna girip “ben o adam gibi pis kaka değilim, sana ihtiyacın olan duyusal yatırımı yapacağım, seks benim için birinci planda değil vs.” altmetini taşıyan mesajlar verirler. Kadınlar bu altmetni çok iyi okur ve sizi “beta öder” kategorisine atılabilecek bir erkek olarak değerlendirmeye başlar. Bunun tipik göstergesi ise sizden gittikçe artan dozda duygusal yatırım talep edilmesi ve seksin henüz kazanılmamış bir ödülmüş gibi sürekli ertelenmesidir.

Rebound safhasında, kırmızı hap farkındalığı olan bir erkek, yara bandı vazifesi gördüğünün içten içe farkında olmasına rağmen, önceliği seks olduğu için, kurtarıcı şemasına girmeden ilişkiyi sekse taşımaya çalışacaktır. Nitekim Çevirmen Hoca da bunu yapmış. Amacı ilişki ise, zaten böyle bir kadınla uzun süreli ve sağlıklı bir ilişki yaşanamayacağını bilmelidir. Bilmiyorsa, bunu öyle veya böyle öğrenecek ve dersini alacaktır. Çevirmen Hoca’nın hikayesinde, kadın ilişki materyali olmadığını 3 ay sonra tüm süreci giyotinle kesip atacak şekilde kendisi açık etmiş. Bana göre bu şaşırtıcı değil, sadece kaçınılmaz olan gerçekleşmiş. Bu durumda, kadının istediği “duygusal anlayış”ı gösteren erkek, ideal bir “beta öder” olduğunu alenen ilân etmiş olacaktır.

Erkeklerin hayatında en az bir kere karşılaştıkları, sayısız başka erkeğin de benzer olaylar raporladıkları, ilişkinin başlangıç safhasında tekrar..tekrar..tekrar..tekrar….önümüze gelen bu “geçmişte ben bi boklar yedim” hikâyesi bir tesadüf veya istisna değildir, aksine çok yaygındır.

Öncelikle, uzun ilişki materyali olmadığı zaten belli olan bir erkekle hipergamiye yenik düşüp ilişkiye girerek terk edilmiş ve bunun sonucunda duygusal olarak yıpranmış bir kadın olmak, kadının kendi sorunudur ve aklı başında bir kadın bu sorunu kendi içinde halletmesi gerektiğini bilir, erkeğe mümkün olduğunca yansıtmaz. Bu sorunu kendi içinde halledemiyorsa, ya halledene kadar başka bir ilişkiye başlamaz, ya da eski ilişkinin olumsuz etkilerini silip atacak hem daha maskülen hem daha stabil bir erkekle ilişkiye başlar. O erkeği kaybetmek istemeyeceğinden dolayı da uzun ilişki materyali olduğunu ona ispat etmeye çalışır, mal gibi kırmızı bayrak sallamaz. Aklı başında olmayan, dersini almamış, psikolojik olarak “damaged goods” kadınlar ise, ya battı balık yan gider deyip lunaparkta cock-carousel yolculuğuna çıkar, ya da bir tane “beta öder” bulmanın onu mutlu edeceğini zannederek beta öder arayışına çıkar.

İlişkinin daha başlangıcında, hele ki ilk buluşmada durduk yere “ben bi boklar yedim” hikayesini anlatmak, bekaretten filân bahsetmek kırmızı bayrağın ta kendisidir. Bu konuda erkeğin radarları duyarlı olmalı ve pozisyonunu ona göre almalıdır. Dürüstlük kisvesi altında ilişkinin başında kadının masaya bunu koyması, Nükleer Shit-Test seviyesinde bir “beta mısın?” testidir ve önünüze tüm maddelerini bilmediğiniz gizli bir antlaşma sürmesi anlamına gelir.

Erkek böyle bir kırmızı bayrak karşısında, pozisyonunu Tabak Teorisi‘ne uygun olarak almalı ve Seks ve İlişkilerin Temel İlkesinde anlatıldığı şekilde rütbe ataması yapıp rütbe sistemine riayet ederek hareket etmelidir.

Saha Raporu – Hatalarla geliş ve geliştir

Merhaba Mahmut Abi ve Değerli Blog sakinleri, Ben Mr.Deer.  Önceki yazımda kendimden ve yaklaşma korkumu nasıl yendiğimden bahsetmiştim. Bu yazıda sonrasında yaşananlardan ve yeni öğrenci wingman’ımı geliştirirken olanlardan bahsedeceğim. İlk yazımın yayınlanmasının ardından Twitter hesabıma onlarca Dm geldi. Tebrik, eleştiri ve kendi hayatlarından kesitleri aktarıp yorum/öneri isteği içerikli mesajlar geldi. Benim en çok ilgimi çeken nokta yorum/öneri yaptığım insanların olumlu geri dönüşleriydi. Benim nezdimde en önemli husus bir şeyi ne kadar bildiğin değil ne kadar aktarabildiğindir. Hala o kadar süre geçmesine rağmen yine mesajlar alıyorum.

“Bir adamın büyü dediği şey, diğer adamın tekniğinden ibarettir.”
~ Robert Heinlein ~

O mesajların arasında şimdilerde ekip arkadaşım olan iki insanında mesajı vardı : Ghost ve Yeni Öğrenci Kanadım. Ghost doğrudan yaklaşımda ustalaşmış şimdilerdeki kanadım ve onun destekleri ile hem ben iyiden iyiye sahada direk açılışlara alıştım hem de kısıtlı zamanım da Öğrenci Kanadımı gözle görülür şekilde yetiştirdim. Daha önceleri Adana da dört kişiyi eğitme, kendime kanat geliştirme girişimlerim oldu ama onları şuan ki Öğrencimden dan ayıran nokta teorik bilgisi ve konuya olan inancıydı. Diğerleri benim potansiyelli ve istekli arkadaşlarımdı, hiçbir bilgileri yoktu ve ben kuralları çiğnemiştim ‘’ Kırmızı hapın birinci kuralı, çeneni kapalı tut. Dövüş kulübü hakkında asla konuşma.  Dövüş kulübü hakkında asla konuşma.  Dövüş kulübü hakkında asla konuşma. Kendi sikine sıkma ‘’. Onlar benim dışarıda sosyal ortamlarımda nasıl kadınları baştan çıkardığıma ya duymuş ya da bir şekilde şahit olmuş kişilerdi. İlk iki tanesinin bünyeleri kabul etmedi bu gerçekleri, bir tanesi biraz gelişim gösterdi ama eğitimin ilk kuralını çiğnedi ve baştan çıkardığı ilk kıza bağlılık gösterdi. Yaklaşık bir buçuk yıl ona sadakat yemini etti ama bilin bakalım ne oldu? Kız geçenlerde bunun götüne tekmeyi koydu bu aptal da saçını sakalını kestirdi depresyon önlüğünü giydi. İlk üç tanesinde bakıyorum da benim de bir hayli hatalarım varmış, birini yetiştirmek için yeterli bilgi ve birikime sahip değilmişim. O zamanlar RedPill ya hayatımda yoktu ya da sindirememiştim.

”Cahillik nedeniyle yapılmış bir hata yahut taksir, kasten suç işlemekten daha kötüdür.”
                                                                                                                          ~ Joseph Fouche~

Bir diğeri ise on yıldır beraber büyüdüğüm kardeşimden ayrı görmediğim genç dostum Güllü (yazı boyunca bu isimle anılacak). Bu dünya ya girdiğimden beri yaşamış olduğum olaylar nedeniyle hiç kimseye güvenmez herkesle arama mesafe koyardım ama Güllü farklıydı belki de nedeni genç yaşlarda anne sevgisinden mahrum kalmış olmasıydı bilemiyorum hiç düşünmedim bunu.

“Hatalarından utananlar asla gelişemezler, kendinle yüzleş ve derinlere dal.”
~ Mr.Deer ~

Vaka Çalışması-RedPill ve BluePill Bir Çatı Altında.

Yazın Bodrum da görev yaparken telefonum çaldı. Hattın diğer uçunda Güllü vardı. Bana Eskişehir de üniversite kazandığını ve Eskişehir’in ucuz, eğlenceli bir öğrenci şehri olduğundan bahsetti. Gelecek yıl planlarım için Eskişehir’ in bir alternatif düşünce olabileceğini söyledi. Hatalı bir düşünce olduğunu söylemek içimden pek gelmese de (üniversiteye tekrar dönmek için sınava hazırlanacakken) o zamanlar artık Adana’dan ailemin yanından taşınıp başka bir yerde ayaklarımın üstünde durmam gerektiğini düşünüyordum. Kendi evimi kurmak ve hem bir işte part-time çalışıp hem de sınava hazırlanırım diye düşünüyordum. Kasım ayının sonları önce Adana’ ya sonra Eskişehir’e geçtim. Taşınma öncesi Güllü ile oraya gelince sözümden çıkmayacağı ve hayatını düzene koymak için adımlar atacağı hakkında uzun bir telefon görüşmesi sonrası yapıp sözünü aldım. Bir buçuk günde sıkı bir disiplinle neredeyse bir ayda bitirilecek öğrenci evi temizliğini bitirdik. İlk hafta her şey yolunda, Güllü ye evde yemek yapma alışkanlığını kazandırmaya başlıyorum arada antrenman yapıyorum. Akşamları tek başıma setler açıyor hem şehir’e alışıyor hem geniş bir çevre kazanıyordum. Bu arada Discord grubundan tanıştığım (Eskişehir deki wingmanın) Travis ile tanışmış vakit buldukça takılıyorduk. Bir akşam üstü Güllü beraber takıldığı üç arkadaşını benimle tanıştırması için beraber evden çıktık. İki tanesi ile anayol üzerinde buluştuk. Bir erkek ve “içine şeytan kaçmış arsız” kız kankası Düldül (bu yazıda böyle anılacak). Düldül oturunca katlanan itici göbeğini gösteren kısa bir kazak giymiş hemen ilk dakika bastım negi. Dedim “kaç derecede yıkadın da çekti böyle söyle de ona göre dikkatli olalım” kazağını göstererek. Kız “yaa Güllü ne diyor bu kötümü olmuş” dudağını büzerek. İşte tam bu anda Robert Greene ‘nin “Baştan Çıkarma Sanatı” adlı kitabında Marilyn Monroe’ dan bahsettiği Seksi Deniz Perisi kısmı geldi aklıma.

Döndüm göz kırptım Güllü ’ye ,o da cevap vermeden gülümsedi. Beraber Eskişehir ’in tadı damağım da kalmış olan barlar sokağına doğru gidiyoruz. Yolda kızı arsız-komik çıldırtırken diğer erkek Alfalığımı (dip not; alfalığı kafaya takmış bir Dark Triad değilim betimleme yapılması kolay olsun diye kullandım) hemen den kabul etmiş aramızda sağlam bir bağlantı oluşmuştu. Anladığım kadarıyla Düldül gurubun iplerini elinde tutuyordu. Yolda kızla muhabbet cinselliğin çevrisinde geziniyor bir şey oldu tam hatırlamıyorum Güllü ‘nün götünü göstererek ‘’bak işte göt dediğin böyle olmalı nice kızlara taş çıkarır’’ deyip şaplak attı . Belli etmesem de nutkum tutuldu. On beş yıllık arkadaşım Güllü lan Güllü arada homofobik şaka yaparak kızdırdığım adam yohhh amk. Güllü ’ye baktım mına koduğumun mavi haplısı gülüyor hemen fırsatı gole çevirdim durdum geriye doğru eğilerek yanımda ki Düldül’ün götüne bakarak ‘’haklısın seninkin den daha iyi biraz squat yapmalısın böyle kız mı olur aq’’ dedim. Kız kızardı bana bir bakışı var aynı Arsız-Komik ustam Chianski ‘nin daire teorinde ki (buna ayrı başlıkta değinilecek ) bakışı resmediyor. Kız bunlardan harem kurmuş resmen, ne zaman istese avuçluyor çocukları. Neyse bara geldik ve benim oyunum başladı. Numaralarımı sergiledim masanın kontrolü bende kızda bana yürüyor tabi. Normalde aşırı yüksek sesli ortamlarda eğer mekana alışık değilsem gerilir her an tetikte hissederim. Kortizol seviyem tavan yapardı bu sefer hiç bir şey yok rahatım. Kıza bir iki zihin falı ve nlp numarası yaptım dudağıma yanaşıp duruyor “bak diyorum benim tikim var bir buçuk karış sonrası yapışırım bak” falan. Bu arada masa altından Güllü ‘ye mesaj attım “merak etme ellemeyeceğim sadece biraz eğleniyorum”. Kızın neredeyse suyu aktı sıcaklık tavan, dedim artık yeter kız 18 yaşında hb max 4 amk. Fazla genç olmaz soğuttum dışladım kız dönüp bana shit attı. “İstediğin her kızı alabileceğini mi sanıyorsun sen” sadece gül ve shiti geç. Biraz vakit geçti muhabbet sıktı beni etrafı süzdüm mekanın diğer köşesinde ki Hb 6,5’ luk iki kıza gözüm takıldı. Güllü ’nün kulağına ‘’ben biraz oyun oynayacağım bir şey olursa beni tanımıyorsunuz’’ değip göz kırpıp gittim.

Önceki yazımda bahsettiğim klasik Mystery açılışım ile açtım seti oturdum yanlarına değişik numaralar yapıyorum. İlk beşinci dakikada hedef bana ben kazan-kazan oyunlarımdan birini yapmadan bira ısmarlamayı teklif etti. Sette her şey yolunda kahkaha kinolar gırla yaklaşık kırk dakika sonra Düldül geldi elinde ceketim gözünden ateş atıyor resmen. Kalkıp yakındaki bilardo salonuna geçiyorlarmış gelip gelmeceğimi sormak ve gelmeyecek isem de ceketimi vermek için gelmiş. Sete dönüp soruyu onlara yönetircesine baktım gitmemi istemediklerini belirttiler. Dönüp cevabını aldın dercesine baktım Düldül ’e ve aldım ceketimi elinden. Setteki kızlar aynı evde yaşıyorlarmış prizlerini bana güzel bir akşam yemeği yapmaları karşılığında tamir edebileceğim konusunda anlaştık ve sözleştik. Biraz vakit geçti yavaştan bizde kalktık sokağın başında hedefim olan kız bana bilardo salonunu tarif ettikten sonra son bir nlp numarası yapıp sonra cebimden çıkarttığım ufak kağıttan kayığı verdim ve bir daha ki görüşmemizde o kayığa atlayıp onu tüm bu hayatın ızdırap ve acılarından uzaklaştıracağımı söyledim (tohumlama). Sonra bizim gençlerin yanına geçtim ve Güllü ’nün üçüncü, çüklü arkadaşı ile de tanıştım. Gece boyu Düldül gözleri ile bana nefret savurup shitler savurdu.

Evvelsi gün market alışverişinden dönerken Güllü bana ‘’dün neden Düldüle öğle davrandın kızın doğal hali o’’ falan zırvaladı bir şeyler, tartışma evde de devam etti. Bir gün evin yakınlarındaki parkta antrenman yaptıktan sonra eve dönmüştüm hemen banyo da elimi yüzümü yıkayıp nefes açıcımı içmeyi düşünüyordum ki, banyo ya girdiğim anda bulutların arasından beyaz ışığı gördüm ciğerlerim beton kesti resmen 25-30 sn nefes alamadım. Bilin bakalım neler oluyor. Güllü tüm uyarılarıma rağmen banyoda sigara içmiş. Birkaç dakika sonra kendime geldim ayağa kalkıp yanına gittim. Bronşitim olduğunu ve sigaradan rahatsız olduğum halde nasıl bu düşüncesizliği yaptığını sordum. Bağırıyordum ama küfür yok. O kadar sözden sonra bana tarihe geçecek bir cevap verdi “ne bağrıyon ki” (Adana şivesi). Beynimde şimşekler çarptı gözüm bi mutfak ta ki oklavaya, bıçağa gidiyor bi arkadaşın daki pencereye gidiyor çıldırıyorum. Ama derin nefes aldım karşımdaki adam benim dostumdu ve küçüktü sakin olmalıydım. Güllü nün tavırların da gözle görülür bir değişim vardı hissediyordum ama anlamıyordum. Çok sonralarında olayın barda yaşananlar ile alakalı olduğunu anlayacaktım. O sıralar Güllü söz dinlemiyor ne zaman şunu yapma demesem yapıyor sıçıp batırıp kafasın öne eğip geliyor. Yardım istiyordu bazen de bile bile göz göre göre hata yapmasını susarak izliyordum.

Üçüncü hafta evin küçük olmasından dolayı daha büyük bir eve geçme kararı aldık. Genç dostumun sebepsiz acelesi ve benim bazı şeylerin önünü alamamamdan kaynaklı iki gün içinde hemen bir yer bulup taşındık. Taşınmaya ve yerleşmeye yardıma Güllü ‘nün o yukarda bahsettiğim 3 arkadaşı da yardıma geldi. Görev dağılımını ben yapıyordum ama birisi bu durumdan rahatsız bilin bakalım kim ‘’bar faciası Düldül’’. İki gruba ayrıldık erkeklerden biri benimle mutfağı diğerleri ise üs kattaki 2 odayı ve banyoyu temizleyecek. Biraz zaman geçti üst kata kontrole çıktığım da benim odam tamam ama genç dostumun odası ve banyo rezalet. Biraz söylenip aşağı indim. Biraz zaman geçti bana yardım eden gençle mutfağı yerleştiriyorum ki diğerleri mola vermiş yandaki boş dairede sigara içiyorlar. Sesleri geliyordu. İşte o an bir şeyler yerli yerine oturuyordu kafamda. Düldül, Güllü ye neden büyük odayı benim aldığımı falan soruyordu. Güllü, Düldül ile aralarında bir çekim hissettiğinden bahsetmişti. Garip ama ne zamandır sadece arkadaşı olan kız Güllü ye yaklaşıyordu. Bu arada yılbaşı yaklaşıyordu Güllü ile paramızın azaldığını yılbaşında dikkatli harcama yapması hakkında konuşuyordum ki daha hesaplı olması için arkadaşları ile evde kutlama yapmak üzere benden izin istedi. Bende hiç değilse gözümün önünde olur diye izin verdim. Gece için sadece 100 tl ayıracağını total de ise 400 tl ye yakın bir harcama yapacaklarmış öküz deviriyorlar sanki tabi uyarılarımı dikkate almadı. Yılbaşı dışarda hava -10, kar var aq evde doğalgaz daha bağlanmamış küçük bir elektrik sobası ile ısınmaya çalışıyoruz normalde montla gezen Güllü nereden bulduysa dar bir basket şortu giymiş neden? Düldül götün güzel demiş mal aq. Bunlar bir on bir bundan karıştırırken zaten uzun zamandır içmiyorum bir tane bira aldım yudumluyorum yanı sıra gençlerin ısrarını kıramadım bir iki shot attım. İlerleyen saatlerde Düldül, Güllü ’nün dudağına yaklaşıyor ama bizimki bitirici vuruşu yapamıyor ben tribe girdim arkadan işaret ediyorum öp mına koyum artık diye. Baktım tık yok dedim ‘’gidin yukarıya şunun odasını toplayın’’ bunlar gitti. Ortalama yarım saat geçti ben hafif çakırım yanımdaki iki çük lü kusmaya falan başladı gittim diğerlerini çağırmaya kapıyı çaldım. İki saniye sonra kız kapıyı açtı Güllü ayağımın dibine kustu. Neyse bir dizi kötü olay yaşandı sabahına öğlene doğru kalktık Güllü geldi yanıma yumurtalarım ağrıyor diyor dedim. ‘’sikemedin dimi ‘’ , ‘’nasıl nerden anladın’’ dedi. ‘’Boşalamamışsındır aq git elle boşalt’’ dedim. Kız buna ‘’hislerimin bu şekilde kullanılmasını istemiyorum’’ demiş içine almamış bunu. Akşamına hemen bilet alıp evvelsi gece Adana ’ya döndüm çünkü farkındaydım kız eve çöreklenmek ve Güllü ile arama girmek istiyordu önceden durumu kestirip kendimi korudum.

‘’Bilgi edinmenin üç temel aşaması vardır; doğayı gözlemlemek, yansıma (derin düşünüş), ve deney. Gözlem gerçekleri toplar, yansıma onları birleştirir ve deney bu kombinasyonun sonucunu doğrular.’’
         ~ Denis Diderot ~

Gelişim Gelişim ve Yine Gelişim

Öğrencimle ilk tanışıp bilardo oynadığımız günü anımsıyorum da bayağı bir yol almışız adeta yeni bir insan yarattık. İlk başta temel dinamiklerden ve kısıtlı hasarlı düşüncelerden bahsettik. Tavus kuşu teorisinden ve uygulanmasından konuştuk ve bir süre sonra ilk küpesini taktırdık ama sağ kulağını deldirmişiz. Oldu bir yanlışlık tabi ben farkında değilim. Kulağını deldirdikten bir gün sonra kampüste yemek yerken bana bir arkadaşının sağ kulağına küpe takanların gay zannedildiğinden bahsettiğini söyledi. Kahkahayı bastım dedim daha iyi işte kızlara gidip bunu sorabilirsin dedim. Yüzü kızarmıştı. Akşam üstü Ghost ile birlikte kampüste gezerken bu konuyu açtım. Kahkahalar gırla baktım çaprazdan yaklaşık 10 kişilik bir kız grubu geliyor. Öğrencime dönüp git şunlara sor dedim küpe olayını ama ciddi değildim. Bir baktım hızlandı gidiyor. Ghost ile birbirimize baktık birbirimize ‘’wtf neler oluyor ‘’ bakışı attık evet daha bir buçuk ay önce Avm de Londra Gündüz oyunu alıştırması yaparken beni izleyen çocuk o an kızlara gidip ‘’hey kızlar bir konu hakkında fikrinizi almalıyım sizce sağ kulağa küpe takanlar eş cinsel oluyormuş duydunuz mu daha önce’’ dedi. Vay aq.  O sıralarda kampüste iki tane kıza çevre kirliliği hakkında sorular sorup set açıp şansı yaver gidip hb3 lük (benim gözümde) bir kızla fclose yaptı aynı günün akşamına. Akşam bu işi bitirmiş tatlı tatlı durakta kızın dolmuşunu beklerken bulduk Ghost ile bunu. Bizde o sırada sokakta açılışlar yapıyorduk. Kızı bindirdi arkasından gidişine bakıp yanımıza geldi ben hiçbir şeyden habersiz ‘’o ne aq sen artık kırmızı haplısın lider maymunsun kızla öyle tatlı tatlı sarılıp millete neden poz veriyorsun bide gidişini bekliyorsun’’ diyeceğim. Gözünde bir mutluluk ‘’sabahki anlattığım kız bu Fclose yaptım’’ dedi. Evet kabul ediyorum tebrik etmeliydim ama hayır ben gene eleştirimi yaptım. Gidiş yoluna puan yok bende :D. Çünkü önemli olan içsel oyun durakta yaptığı hareketler içsel oyununun zayıflığındandı. Bende böyle gördüm iyi bir şey yapınca ağız dolusu tebrik yersizdir. Haa ama gerekten tarihe geçecek bir şey yapar tamam sözlü olur ama genelde maymun atalarım gibi sırtını sıvazlarım.

Buna çelikten bilenmek diyorum; iyi bir şey yaptığında sırtını sıvazla belki bir defa aferin de , hata yapınca ölesiye göm bu sayede hırslandırırsın. Bende aynı eğitimi gördüm o yüzden şuan eskiye göre çok çok daha az hata yapıyorum. Bu yaptığım daha çok evrimsel psikolojiye giriyor maymun akrabalarımızın kafalarındaki böcek ve bitleri temizlemeleri gibi. Ama şu bir gerçek bu ölesiye göm işinde bazen ters tepmeler yaşanabiliyor ama sürekli övmek gibi bir kötülük yapmaktansa arada bir tartışma iyidir. Öğrencim benden sadece pick-up eğitimi değil redpill eğitimide görüyor. Mesela bazen kendi geniş arkadaş topluluklarıma yanımda götürüp, masanın hakimiyetini nasıl alacağını öğretiyor onu izliyor sesli ya da sessiz olarak uyarıyorum. Bunlara bir sonraki yazılarımda detaylı olarak değineceğim. Öğrencim ile mekan açılışları üzerine çalıştığım bir gün şansına bir Gear ‘ı nasıl alt ettiğimi izleme şansıda yakaladı.

‘’Yetenek, sonsuz acıları göze alma becerisidir.’’
~Oscar Wilde ~

Mentalist Açılış

Kampüsteki bir kafeye Öğrencimi  içeriğe zar zor sokmuştum. Bir masaya oturup gözlerimle olası hedefleri seçiyordum ki arka masada oturan kızı gördüm. Öğrencime ben kıza açılış yaparken izlemesini söyleyip gittim ve bu arada rahatlaması için telefonda endişe ve stres seviyemin arttığı zamanlarda bir nevi meditasyon yapmak için hazırladığım ses kaydını açıp gittim.

D: ben
H: hedef (kız)
Kızın yanındaki direk sandalyeye oturdum ve yüzüme dostça bir gülümseme takınıp başladım açılışa;
D: Merhaba ben sokak sihirbazı mr.xxxxx. Elimi uzattım. (Bu arada sihirbazlık için günlük hayatta kullandığım başka bir lakabım daha var. ?)
K: Merhaba ben …..
D: El yazısı falı üzerine çalışıyorum ve sende açık fikirli ve astrolojik konulara meraklı birine benziyorsun üzerinde deneme yapmak istedim.
K: Bilmem ki nasıl olur gerek yok bla bla bla. (Sıradan utangaçlık ve giriş shit i)
D: Çok zor bir şey değil sadece sıradan bir cümle yazacaksın ve ben senin nasıl biri olduğunu tahmin etmeye çalışacağım. Hadi tesadüfen ömrünün herhangi bir zamanında böyle bir şey yaşayacaksın.
K: Bilmem ki neyse ne yazacağım.
D: Aklına gelen herhangi bir şey ne olursa, ister yorucu bir gün geçiyorum yaz, ister başka bir şey, ister bu adam çok garip ve yakışıklı falan yaz.

‘’Sanırım aklıma hiçbir şey gelmiyor’’ yazdı bende birkaç soğuk okuma cümle salladım inandı tabi. Ben devam ediyordum ki telefonu çaldı her zaman dikkat ederim ponçik bir şeyler yazıyordu 😀 . Telefonu kapadı dedim ‘’sanırım arkadaşın geliyor’’. Anlamıştım erkek arkadaşı geliyor hızlıca finali yapıp kalkacağım kapı açıldı döndü baktı bakışından anladım erkek arkadaşı mekâna girmişti. Çocuk geldi bunu yanağından öptü bana bakıyor kız deftere bakıyor vay aq. Hemen atıldım Merhaba ben Mr.xxxx sokak sihirbazıyım el yazısı falı üzerine çalışıyorum ve arkadaşının üzerinde deneme yapıyordum. Tabi bu sırada tamamen sağlam bir vücut dilim vardı. Elimi uzatırken de avuç içim aşağı bakıyordu üstünlüğümü çocuğun bilinçaltına kavratmıştım. Adı Ayhan mış. Hemen övdüm ‘’havalı bir isim anlamı ne’’.  Çocuk ‘’bilmiyorum dedem koymuş’’ dedi. ‘’Deden zeki adammış nadir ve özel isim vermiş’’ dedim. ‘’Öyleydi rahmetli’’ dedi ani duygu değişimi tamam. Bir yakınlık kuruldu sonra silahını düşüren darbeyi vurdum. ‘’Sanırım gözlük kullanıyorsun burun kenarların kızarmış ‘’ dedim. ‘’Evet dedi burnuna dokundu ’’ kız arkadaşına gösterip onay aldı. İşlem tamam yüzündeki ifadeden de özgüvenin düştüğünü anladım. Tanıştığıma memnun olduğumu belirtip, kıza teşekkür edip masadan kalktım. Oluyor böyle aksilikler hiç unutmam bir keresinde kampüste otobüste beni süzen kızı otobüsten iner inmez doğrudan açmıştım kız tıp asistanıymış her şey güzel ama sonra gün içerinde kampüste açılış yaparken görmüş ve her şey batmıştı. Oluyor böyle aksilikler sıçışlar ama en çok onları seviyorum.

‘’Bilmek her şeyin sonu olur. Çekici olan bilememektir. Sis her şeye harika bir güzellik katar.”   

~ Oscar Wilde ~

Chianski Daire Teorisi

Geçenlerde kampüste ustam ile buluştum çay içiyoruz. Masada bölümden arkadaşı iki kız da var. Arada kızları arsız-komik negliyorum ustam onaylarcasına gülüyor. Üç yılın ardından bunlar olabildi yanında tamamı ile rahattım. Rahatlık konusu diğer yazıda detaylıca bahsedilecek. Aklımda kalan bir örnek. Kızlardan biri bana festivalde çalışan arkadaşım olup olmadığını sordu. Döndüm ustama ‘’bu benden yardım mı istiyor, ben kızlara yardım etmem’’ dedim. Kız bana ‘’ bunu tam olarak bir kıza yardım gibi düşünme’’dedi. Ve işte goooollll döndüm Chianski ‘ye ‘’ne diyor bu çükümü var bunun’’ dedim. Kızın tabi ki hoşuna gitti. Chianski ile biz gülmekten yarıldık. Sonra bir ara konu benim sokak sihirbazı olmama geldi. Kızları kandırmanın daha kolay olduğunu ve salak olduklarını söyleyip ortamı kızıştırdım. Kızlardan biri atladı ‘’Ne alaka kızlar daha zeki’’ dedi. ‘’Öyle bir şey yok seni kandırmışlar’’ dedim. Kız hala diretiyordu ki Chianski araya girdi. ‘’Kadınlar daha kurnaz’’ dedi. ‘’Bizim erkekler mal benim sakallarımı kes peruk tak bende kandırırım bunları’’ dedi Sensei. Kız bir şeyler dedi falan Chianski devam etti ‘’siz kadınlar dairenin içindeki erkekleri parmağınızda oynatabilirsiniz ama daire dışında ki bir erkeği görünce ananı sikim erkek mi la o vay amına koyim değip kalıyorsunuz’’ dedi. Kız ‘’dairenin dışında erkek olmaz’’ dedi. Chianski ‘’nasıl olmaz olur’’ dedi. Kız ‘’dairenin dışında kız da olur’’ dedi. Chianski ‘’yok öyle bir şey dairenin dışında kız mı olur ’’ dedi. Tüm bunlar olurken kızın mimiklerinden Chianski nin her lafını onayladığını ve karşı çıkışlarında söylediklerine kendinin bile inanmadığını da okuyabiliyordum.

‘’İki şey sever gerçek erkek ,tehlike ve oyun. Bu yüzden kadını en tehlikeli oyuncak olarak görür.’’
                                                                                       ~ Friedrich Nietzsche ~

Kısaca Chianski; toplumun bir daire içinde olduğunu düşünürsek. Dairenin içindeki erkekler manipülasyon edilebilen basit (iğdiş edilmiş, mavi haplı, beta) erkekler ve kadınlar onları oyuncak gibi görüyor. Kadınlar daire dışındaki güçlü bir erkekle (Alfa) karşılaşınca şaşırıp aptala bağlayıp silahlarını kaybediyorlar. Bu kadınların aptala bağlamaları genelde aniden ilk öpüldüğü zamanlar basitçe gözüküyor yüzlerinden. Ha şunu da ekleyim kadınlar asla silahını bırakmaz sağlam bir oyunla sen alırsın. Daire dışında bir kadının olması herhangi bir alfa erkek tarafından silahlandırılamayacak kadar kurnaz bir kadının var olması demek ki böyle bir şey olamaz belki lezbiyendir ama en feminist kadın bile güçlü bir erkeğe boyun eğmeyi arzular.

THE END

 

 

Saha Raporu – Feminist Kız’a İnstagram Close

Tramvayda sevimli bir kızın yanında oturdum gidiyordum. Kız elinde bir dergiye göz atıyordu. Dikkatlice baktım ve ne göreyim feminist dergisi! ? ?
“Dur şu feministle bir kafa bulayım.” dedim ve sohbete başladım
S:Samurai
F:Female (şaka şaka feminist kız :D)

S:Dergiyi baya baya okuyorum yanından ama rahatsız olmadın umarım ? (sakin ses tonu ve 7saniyeden uzun lazer göz teması (Rsd Julien)

F:Hahaha hayır okuyabilirsin tam tersine hoşuma gitti. ( dergiyi elime verir) Al hatta oku biraz.

S:(Dergiyi inceler) Hmm bu dergi feminizmle alakalı bir şeye benziyor. Feminizm nedir?

F:(Yemi yuttu ve uzun uzun anlattı. Karşıyı konuşturmak social hook pointe girmek için etkilidir)

S:?Hmm sen bir feminist misin? Adın ne? ?

F:(Bir an duraksadı) Ben Femininur :DD Evet ama yani (Açıklama yapacaktı +1 puan)

S:(Açıklamasını keserek) Harika! çak bakalım (çakarız ve elini elimin üstünde bir kaç saniye tutar. İLİ) Ben de Samurai.

F:Hehehe. Memnun oldummmm :)) (yavru köpek gülüşü)

S:Feminizm erkek haklarını da koruyor değil mi? Mesela bir Kuzey Avrupa ülkesinde bir kadın kocasını aldatıp başkasından çocuk yapmış. Bunun üstüne de yüzsüzce mahkemede “Çocuğun babası biyolojik olmak zorunda değildir. Bir aile olduğumuz için sosyal babası konumunda olarak çocuğa ve bana para göndermek zorundadır” diye iddiada bulunmuş ve adamdan yüklüce nafaka almış. Adam sonrasında intihar etmiş. Bu gibi durumlar hakkında ne düşünüyorsun? (Piç sırıtışı)

F:(Tam bu noktada benim onunla uğraşan bir tatlı serseri olduğumu fark etti ve gözlerindeki parıldamayla ve 6 yaşındaki kızların munzur gülüşlerini suratına takmasıyla bana bunu belli etti. Biz flört ediyorduk. Flörtün böyle bir şey olduğunu anlamak yüzlerce hatamın sonucuydu. Onu azdırdığımı fark ediyordum onun beden dilinden)

Heheheheehe tabi ki Samurai’cığım… böyle şeyleri yanlış buluyorummmm hihihihihihi ?

Tüm vücudunu bana döner bileklerini aşağı çevirerek kolunun içini bana gösterir ve gülümseyerek göz teması kurar.

-Burada önemli bir not geçmek istiyorum. Bu kız dişil enerjiye sahipti ve sevimliydi. Neden feminist olsundu ki?
2 sebep vardı bildiğim.
1- Çok şişman çirkin olur erkeklerden rağbet görmezsin
2-Ağır bir travma yaşarsın (tecavüz vb) ve psikolojin bozulur erkeklere karşı cephe almaya başlarsın.

İkincisi kesinlikle değildi. Çünkü travmatik bir kadın yeni tanıştığı biriyle böyle güzel sohbet etmezdi. Bu kız DHVsi yüksek erkeklerden ilgi görmüyordu!!! Ama nasıl! Çok sevimli! Nofapin mi etkisi yoksa derken… sonra instagramına göz atmamla sebebini anlayacaktım…

S:Femininur ben bir sonraki durakta ineceğim. Seninle bir ara kahve içelim.

F:Olurr ?

S:(Telefonu çıkarırım. İnstagram açar eline veririm. O da kendini arayıp takip eder.Sormaktansa bu hamleyi yapmak her zaman daha etkili oluyor.Numarada da bunu uyguluyorum. Özellikle İnstagram almanın sebebi DHV dolu video ve foto oluyor bu yüzden genelde İnstagram tercih ediyorum. RSD Max “İnstagramın senin ekürindir.” der.

S:Bir sonraki durakta iniyorum. Çok memnun oldum enerjin güzel. (Kısaca ve düşük temasla sarılırım o da karşılık verir sarılır) görüşürüzzz ?

Tramvaydan inince salonda İnstagram fotoğraflarına baktım. Bu kızın doğuştan yüksek dişil enerji ve anaçlık potansiyeli olmasına rağmen lise çağına kadar erkek gibi yetişmiş. Metal müzik dinlemeler (5 sene elektro gitar çaldım Dream Theaterdan tut Slayer’a Kadar solosuyla çalarım size ama kardeşlerim metal erkek müziğidir. Kız arkadaşımın dinlemesini asla istemem. Eskisen böyle düşünmezdim ama metalci kardeşlerim beni linç etmeden önce bunun bir tecrübe sonucu olduğunu bilin :).
Kız evde tek kız çocuğu bir sürü erkek kardeşi var. Okulda da erkek kankaları olmuş hep. Falan ama yüksek dhvli sevgilisi hiç olmamış belli çünkü böyle makyajına dikkat eden, güzel hanım hanımlık giyinen davranan bir moda üniversitede anca girmiş. 2015’de gotfather gibi dizini bacaklarının üstüne atıp arkasına yaslandığı fotoğrafı var hahahaha ?

Ertesi gün: merhaba Feministnur. Bugün sana bir kahve ısmarlayım bir 20 dakika Pablo’da oturalım.

10 dakika sonda cevap:
F:Selammm ? Bugün HD’de hödö projesi var müsait olmicam ama yarın zaman ayırabilirim ?

(bu güzel bir cevaptı bence. Kızın ilgisini buluşma soruma verdiği cevaptan anlıyorum genelde. Reddettiklerinde Yüzde 80 “O gün doluyum” diye cevap veriyorlar. Ama eğer “O gün doluyum ama şu gün boşum” diyorsa bu 3 ilgi işareti değerinde bir İLİdir bana göre.

S: Ama ben yarın taşınıyorum ? (Cidden taşınıyordum hahaha şu an bu postu uçağı beklerken bavullarımın yanında yazıyorum. Kız feminist olduğu için koz arkadaş materyaline çok sokmamıştım ama bir deneyim olarak yürümüştüm. İyi kızmış ama sohbeti güzeldi.)

Konuk Yazar : Samurai