Yalnızlıktan nasıl kurtulursunuz?

Bu yazıda, çevirilerini Daha İyi Bir Yaşam İçin Psikoloji ve Nöron Bilimi Temelli Pratik İpuçları Kitap Setinde derlediğimiz Dr.K’nın oldukça faydalı bir yayınını ele alıyoruz.

Bu bölümde, şu an dünyada gördüğüm en büyük problemlerden biri hakkında, yalnızlık hakkında konuşacağız. Bu problem bence her geçen yıl daha da kötüye gidiyor ve neredeyse sessiz bir salgın halini alıyor.

Yalnız birçok insan Youtube videoları izleyerek, kurslara katılarak ya da dışarı çıkıp insanlarla tanışmaya çalışarak yalnızlıktan kurtulmak için büyük çaba gösteriyorlar. Yalnız insanlarla daha çok karşılaştıkça, bu insanların yalnızlıktan kurtulmak için büyük çaba harcadığını ama bu çabanın bir çözüm üretmediğini öğreniyoruz. Birçok insan “dışarı çık ve başkaları ile karşılaş”, “şunu yap, “bunu yap” diye birçok tavsiye veriyor. Yalnız insanların bunları yaparak daha az yalnız olacaklarını söylüyor.Yalnızlığı çözme yükünü bireylerin sırtına yüklüyoruz zira çoğu zaman kullandığımız problem çözme yaklaşımı bu. Mesela kişinin kilolu olması gibi bir problem varsa kişiye spor salonuna git gibi bir tavsiye veriyoruz. Bunu sen çözmelisin diyoruz. Ama yalnızlık, bireyin tek başına çözebileceği bir problem değil ve başka insanların da çaba göstermesini gerektiriyor. Problemin en önemli noktası da bu.

Şimdi önce, yalnızlık salgınını besleyen makro seviyede, dünyada olan değişiklikleri anlayalım. Birincisi toplum olarak her geçen gün, daha fazla bağımsızlık bağımlısı oluyoruz. İnsanlar artık insan topluluklarına bel bağlayamıyorlar. Toplum bize bağımsız olmayı öğretiyor ve bağımsız olmayı çok daha kolay hale getiriyor. Bu olurken de diğer insanlarla beraber nasıl hareket edeceğimizi öğrenmemeye başlıyoruz. Aslında başka insanlarla bağlantı kurmak da her geçen gün zorlaşıyor.

İkinci problem de, dünyanın her geçen gün daha stresli bir yer haline gelmesi. Ben bunun bir problem olarak kabul edildiğini göremiyorum. Şimdi dünya daha kötü bir yer olmaya başladı demiyorum, sonuçta bugün market alışverişini evimizden yapıp kargo ile evimize alabiliyoruz. Ama insanların, dünyanın nesnel bir şekilde daha stresli olduğunu görebildiklerini sanmıyorum. 30 yıl önce en büyük insani ızdırap ve ölüm sebepleri kalp damar hastalıkları ve kanserdi. Bugün bir numarayı ruh sağlığı almaya başladı.

Bunun neden olduğunu görebiliyoruz. Daha çok şeyi evimizden yapabilir hale geldikçe, insanlar evimizden daha çok şeyi yapmamızı talep ediyorlar. Peki insanlar strese nasıl adapte oluyorlar? İnsanlar güvenli alanlara (safe space) sığınıyorlar.

Aynı zamanda internetin toksikliği teşvik ettiğini de görüyoruz. İnternet duygusal etkileşime bağımlı ve internette tıkladığınız içeriğin büyük bir kısmı sizi duygusal olarak daha kötü yapıyor. Bu platformlar insanları duygusal olarak daha fazla etkileşime çektikçe ve daha stresli hale getirdikçe, insanlar güvenli alanlara kaçıyorlar.

İnternet, sizinle %100 aynı fikirde olan binlerce insanı bulmanıza olanak sağlıyor. 3 yıl boyunca her gün değişik bir kişiyle konuşsanız bile, sadece zaten inandığınız şeyleri duyabiliyorsunuz. Bunlara yankı odası (echo Chamber) deniyor. Yankı odası, kapalı bir grupta görüş bildirilmesi ve bilgilerin sürekli aynı fikirlere sahip kişilerle konuşulmasından dolayı, bir yerden sonra fikirlerin ekstremleşmesi ve karşıt görüşlere sağırlaşılması durumunu tanımlıyor.

Yankı odaları illa kötü şeyler olmayabilirler ama bunlar toplumda artan tahammülsüzlüğü besliyorlar. Güvenli alanların amacı, belli davranışlara tolerans gösterirken ve başka davranışlara tolerans göstermemek.

Yalnız birçok insan var ama insan toplumu bu insanlara “senin problemini kabul ediyoruz ama bunu düzeltmek benim değil başkasının sorunu” diyor. “Ben başka bir insandan sorumlu değilim” diyor ki bu da aslında doğru. Ama yalnızlık, kişinin tek başına çözemeyeceği bir problem ve bu konuda sorumluluk herkesin üstüne düşüyor. Toplumda bir problem olduğunda bunun çözümünü bireye yüklüyoruz ve başka kimsenin sorumluluk almamasını sağlıyoruz. Bu, birçok sorun konusunda mükemmel çalışıyor. İnsanlar evlerinden sadece internete bakarak lastik değiştirmeyi, sağlıklı beslenmeyi, ekmek pişirmeyi, vs. öğreniyorlar. Ama yalnızlık, internetten kendi başınıza çözebileceğiniz bir şey değil. Bu yönde gitmeye devam ettiğimiz sürece de yalnızlık konusu daha da kötüye gidecek. İnsan toplumundaki temel değişimlerden birisi, artık birbirimize karşı sorumluluğumuzun kalmamaya başlaması. Ama bir insanın yalnızlığını çözmesi için birçok insan gerekiyor.

Peki o zaman yalnızlık konusunda ne yapabiliriz? Toplum olarak gittiğimiz yönün iyi olup olmadığına karar vermemiz gerekiyor. Bence bu konuda gerçekten yapabileceğimiz birkaç şey var ama bunları yapmak istemiyoruz.

İlk yapmamız gerekn şey daha fazla hoşgörülü olmak. İnternet hoşgörüsüzlüğü körüklüyor. İnternette tartışmalı bir şey söylediğinizde, sizin gibi düşünenlerin alanları hariç her alandan engel yiyorsunuz. Bu da tahammülsüzlüğü hızla arttırıyor. Oysa bir insan sizinle aynı fikirde değil diye onu dışlamanız gerekmiyor. Başka insanları da dinlemeye çalışmalısınız.

Bundan sonra da bir insanın yalnızlığını tek başına çözemeyeceğinin farkına varmalıyız. Problem çözme stratejimiz tamamen bağımsız olmak üzerine kurulu olduğu sürece yalnızlık sorununu çözemeyeceğiz.

Peki bunun sizin için anlamı ne? Bazı toplantılara aslında davet etmeyi düşünmeyeceğiniz ve hatta istemediğiniz insanları da çağırın. Tabii ki kimi çağırıp kimi çağırmayacağınız sizin kararınız ama ben kendinizi birini davet etmeye zorlamanızdan bahsetmiyorum. Sadece canınızın istediği, hakkınız olduğunu düşündüğünüz şeyleri yapmanın sonuçlarını düşünmenizden bahsediyorum. Biraz daha şevkat, sevecenlik çerçevesi kazanmanızdan bahsediyorum. Çünkü almaya hakkımız olanı alma perspektifi genellikle bencil bir perspektif ve bencilleşmemizin sebebi de artan oranda bağımsız hale gelmemiz. Kimse bize yardım etmeyeceği için kendimize yardım etmemiz gerekiyor ve bu da uzun vadede bir felaket reçetesi özellikle yalnızlık konusunda.

Yani kendi yalnızlık probleminizi çözemeyebilirsiniz ama başka birine yalnızlık problemini çözmesi için yardım edebilirsiniz. Size yapmanızı tavsiye edeceğim şey, eğer yalnız hissediyorsanız, temel bir değişiklik yapın ve başka birine kendiniz için değil onun için ulaşın.

Yalnızlığın psikolojisine baktığımızda, yalnız kişinin içinde büyük bir savaşın olduğunu görüyoruz. Kişi bir yandan “yalnızım ve yalnız olmak istemiyorum. Bu nedenle de birilerine ulaşacağım” diyor, bir yandan da birilerine ulaştığında bir sürü duygusal direnç ile karşılaşıyor. Bazen insanların yaptıklarını, düşündüklerini ve söylediklerini aşırı analiz ediyor ki yalnız olmasının sebeplerinden biri de bu.

Yalnızken bile başkalarına kendi faydanız için ulaşmaya çalışıyorsunuz ve yalnız olmayan insanların yaptığı hatayı yapıyorsunuz: kendinizi, kendi faydanızı düşünüyorsunuz. Kendi faydanızı düşündüğünüzde de kaygı gerçek bir probleme dönüşüyor. Çünkü kendi faydanızı düşünerek başkalarına ulaştığınızda, sizden hoşlanmayacaklarından korkuyorsunuz ve kaygıya kapılıyorsunuz. Ve kaygı konusunda da en kolay şeyi yapıyorsunuz yani yalnız kalmaya devam ediyorsunuz.

Yalnız kişinin içsel halat çekme mücadelesi şu: birgün yalnızlık tavan yapıyor ve artık tolere edilmez oluyor. Bunun üzerine dışarda insanlara ulaşmaya başlıyor ama bu sefer de sosyal kaygısı, yalnızlığının üstüne çıkıyor. Bu nedenle de yalnızlığına geri çekiliyor.

Eğer dışarıda insanlara ulaşma amacınız kendinizi iyi hissetmekse, sonuçta kontrolü kaybedeceksiniz. Zira yalnızlık azaldıkça kaygı artacak yeniden yalnızlığa kaçacaksınız. Yalnızlığa kaçtığınızda da kaygınız sıfıra inecek ve bu sefer yalnızlık sizi yine rahatsız etmeye başlayacak. Yalnızlığı kendiniz için çözmeye odaklandığınız sürece de bu döngüye devam edeceksiniz.

Peki bu döngüyü nasıl kıracaksınız? Bir dahaki sefere yalnız olduğunuz için biri ile etkileşime girdiğinizde, kendi yalnızlığınızı gidermek yerine, karşınızdakinin yalnızlığını gidermeye çalışın. Karşınızdakinin hayatına katacağınız şeyleri düşünün. İşin güzel tarafı, içinde yığınla negatif duygu olan insanlar başkaları için bir şeyler yaptıklarında, bu eylemleri aslında kendi duygularını fethetmelerine yardımcı olur.

Bunun çok garip geldiğini biliyorum ama kendinizi düşünmeyi bırakın. Bu çok zor zira tüm toplum, sadece kendinizi düşünmenizi, bağımsız olmanızı dikte ediyor. Kendi problemlerimizin sorumluluğuna batıyoruz ve daha da önemlisi, kendinizi başkalarının problemlerinden soyutluyoruz. Ama yalnızlık sadece başkalarının yardımı ile çözülebiliyor.

Eğer yalnızlık çekiyorsanız, yalnızlık çekiyor olsun ya da olmasın üç kişiyle etkileşime geçin. Bu insanlarla muhabbet edin ve onları bir şeyler yapmaya çağırın. Burada zihniniz size “ya benden hoşlanmazlarsa” gibi şeyler söyleyecek. Bu sorun değil. Zaten size bulabileceğiniz en kötü insanları seçin demiyorum. Gri alandan insanlar seçin. “Bu aralar nasılsın?” ve “bir şeyler yapalım” gibi şeyler söyleyin. Bu arada zihninizde akan negatif düşüncelere kapılmayın. Zihniniz “ama bu insanla uzun süredir konuşmuyosun ki” diyebilir. Ama şöyle düşünün. Eğer yalnızsanız ve uzun süredir görmediğiniz biri, sizi bir şeyler yapmaya çağırırsa ne hissedersiniz? Bu size iyi hissettirir değil mi? 3 kişiye ulaşın ve kendi yalnızlığınızdan çok onların hayatına ne katabileceğinizi düşünerek konuşun.

Kaynak: Loneliness – The Silent Struggle We All Feel

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz.

3 2 votes
Article Rating
Subscribe
Notify of

Yazıyla alakasız veya 500 kelimeyi geçen yorumlar cevaplanmıyorlar. "Yazıyla alakasız ama ..." ya da "en son yazı bu olduğundan buraya yazdım" diye başlamanız kurtarmıyor. Mahmut Abi ile özel görüşme yapmak isterseniz Erkek Adam Sanal Görüşme sayfasından sanal görüşme ayarlayabilirsiniz. Not: Burada soru sırası çok yüksek, Patreon destekçilerini, Patreon'da cevaplamaya öncelik veriyorum.

guest
37 Comments
Inline Feedbacks
View all comments
Broccoli
Broccoli
2 years ago

Yazı çok iyi fakat birkaç sorum olacak:
1- Kendimizin değil başkasının yalnızlığını giderme amacıyla biriyle konuşacağız ama (pek sağlıklı bir kafa yapısı değil fakat) bahsi geçen başkaları yalnız değillerse bu ne anlama gelecek ki?
2- Eğer kendimi değil karşı tarafı düşünürsem zaten “ya beni sevmezse” moduna geçildiği için kendimizi düşünmek daha mantıklı değil mi?
3- Tanımadıklarımız veya aramızın nötr olduklarıyla iletişime geçtik diyelim, karşı taraf samimiyeti ilerletmeyi istemedikten sonra (kız erkek farketmez) buluşma vs. talep etmek veya buluşma esnası sosyal kaygıdan ötürü işi batırdığın kişilerle devam etmek ne kadar sağlıklı olur?

Broccoli
Broccoli
2 years ago
Reply to  Mahmut Abi

Talep kelimesini yanlış kullanmışım yazım hatası ama onun haricinde çok haklısın abi. Ve dürüst olayım ikinci paragrafta yazdığın kafa yapısı hiç aklıma gelmemişti, bu şekilde yaklaşmayı deneyeceğim.

Saçma iki soru geliyor: Yeni kişilerle sohbet ardından (kız-erkek/ilişki-arkadaşlık farketmez) buluşma teklif eden tarafın sürekli biz olması ne kadar doğru? Ve diyelim ki buluşma teklifi karşının meşgaleleri yüzünden reddedildi, “sonra tekrar konuşuruz” diyip karşının hatırlatmasını beklemek ne kadar aptalca bir davranış?

emn
emn
2 years ago

Dr. K çok iyi bir gözlemci ve analist bence. Çektiğim sorunların çözümlerini bu yazılar sayesinde bulabiliyorum. Benim yaşamadığım ama arkadaşımın yaşadığı sorunlar konusunda ona yardımcı olabilecek fikirler elde edebiliyorum.

Yazılar ve çeviriler için teşekkür ederim Mahmut abi.

Doksapram
Doksapram
2 years ago

Abi merhaba, bende şöyle bir sorun var. Geçen seneki depremden önce sosyal bir insandım ve depremde çok büyük kayıplar yaşayıp kendimi insanlardan soyutladım, yalnızlaştım. Uzun ilişkim vardı 3 senelik, iyi kötü gidiyordu ama ben kendimi soyutlayınca kız da saygısızlık yapmaya başlamıştı, ayrıldım. En yakın arkadaşlarımla arama baya mesafe girdi, sadece ben değil kimse birbiriyle görüşmüyor.Şuan üniversitede 4.sınıfım seneye üniversite bitecek. Kendimi çok yalnız hissediyorum, özellikle herkes çimlere oturup kızlı erkekli sohbet ediyorlar ben onları görünce daha da yalnız olduğumu düşünüyorum. Böyle bir insan değildim, yurtta tanımadığım odalara gidip selam verip sohbet kuran biriydim. Ne olduysa o depremden sonra asosyalleştim. Nasıl… Read more »

Thorun çekici
Thorun çekici
2 years ago

Evet bu insanlar tarafından hala görünmeyen bir salgın.Kalp Damar hastalıkları da eskiye göre daha fazla çünkü yediğimiz herşey GDO lu işin Türkiye ayağı daha da rezil.Mesela yurt dışına ihraç edilen domates eğer sağlık açısından riskliyse gümrükten geçemediyse bizimkiler yahu bunlar çöp mü olacak bizimkilere verelim yesinler diyebiliyorlar.Ha inanın o gelen domatesler bile o kadar lezzetli ki…tabi çöp olarak geri dönenler lezzetliyse bizim yediklerimizi tahmin edin.Şimdi sorunun asıl kaynağı sistem.. Dünya kapitalist sistem tarafından yönetiliyor kominizm olsaydı da eksi-artılarıyla aynı olacaktı.Bizim asıl hedefimiz masküleniteye dayalı “demokratik cumhuriyet “ rejimi olmalı.Zira soslu cumhuriyet te feminizm etkisiyle yine sinsi kapitalizmi dayatıyor.Zaten feminizm kapitalist… Read more »

eskilerdenbiri
eskilerdenbiri
2 years ago

ver elini.
al elimi.
arasındaki fark .
bu konuyu kafaya tak.

Kadir
Kadir
2 years ago

Yazıyo ve yorumları okudum ama kafama takılan bir şey var.

İnsanların, arkadaş gruplarının yanına gidip bir şeyler yapmayı teklif etmek, bir şeyler anlatmak, sorular sormak (ilgi gösterir) işe yaramadığını düşünüyorum. Bu onlara sanki yaranmaya çalışıyormuşum gibi geliyor. Sonuç olarak iletişim orada kalıyor, ilerlemiyor, o samimiyet gelişmiyor.

Bu konuda görüşlerinizi merak ediyorum, bu şekilde nasıl samimiyet gelişir ve aynı zamanda alfa olunur?

Kadir
Kadir
2 years ago
Reply to  Mahmut Abi

Mahmut abi teşekkürler öncelikle cevabın için.

Özdeğerli olmaktan bahsetmişsin ama ben bu konuda ikileme düşüyorum.

“Kendime değer veriyorsam ve yalnız olmaktan sıkıldıysam başkaları ile sosyalleşmeye çalışırım” mı doğru yoksa “sırf tek kalmıyayım başkalarının samimiyetini kazanmaya çalışmak, özdeğerimi çiğner” mi doğru?

İnsanlar çıkarının uyuştuğu kişilerle samimi olmaz mı? İnsanlarkn çıkarına yetişmeye çalışmak özsaygımı zedelemez mi?

Abadaki
Abadaki
2 years ago

Mahmut Abi yalnızım ve mutlu değilim. Olabildiğince kısa şekilde anlatacağım durumumu tavsiye verirsen çok iyi gelir bana. 18 yaşında keşfettim bu işleri pua, red pill, inci sözlükteki yazılar vs. ve uygulamaya başladım bu süreçte 4 yıllık ilişkimde oldu, 6 aylık uzak mesafe ilişkimde oldu, aynı günde 3 kızla date yaptığımda oldu, oneitis krizine tutulduğumda oldu, tek gecelik ilişkiler, aynı anda 4-5 kızı yürüttüğümde oldu ve şuan 27 yaşındayım etrafımda kimse yok. Kimse yok derken şuan konuştuğum buluştuğum vakit geçirdiğim kızlar var ama bunlar keyif vermiyor bana hatta belli bir zaman sonra (özellikle yatağa attıysam) hemen soğuyorum ve mesajlarına geç cevap… Read more »

Kadir
Kadir
1 year ago

Mahmut abi merhaba. 32 yaşındayım, kamu kurumunda beyaz yaka olarak çalışıyorum. Yaklaşık 1.5 yıldır yalnızım. Bu süre zarfında farklı kadınlarla görüştüm, birlikte olduklarım da oldu ancak şöyle bir sorunum var. Bu kadınlarla ilgili ileriyi düşündüğüm zaman değerler konusunda uyuşmadığımı düşündüğüm için görüşmeleri kestim. Şimdi ise görüştüğüm bir kadın yok. Bu sefer de kendi elimle kendimi yalnız bir pozisyona soktuğum için pişmanlık yaşıyorum. O kızlara yine yazabilirim muhtemelen aralarında kabul edenler de olacaktır reddedenlerde. İşte tam burada çıkmaza giriyorum. Yukarıda bahsettiğim gibi değerler konusunda uyuşmadığım bu kadınlardan biriyle iletişimi devam ettirirsem ne yalan söyleyeyim boşluktan bağlanabileceğim korkusu da var içimde. Şöyle… Read more »

Kadir
Kadir
1 year ago
Reply to  Mahmut Abi

Bir düşüneyim

kkkkkk
kkkkkk
1 year ago

Biraz içimi dökeceğim: iyi bir genetiğe(sac yapısı, kalın ses, uzun boy, geniş omuz vs.) sahibim. Vücuduma saygı duyarak spor yapıyorum, beslenmeme dikkat ediyorum. Kitap okuyorum, daha okuduğum kitap bitmeden yenilerini araştırıyorum, bu blogu okuduğum gibi başka bilimsel makaleleri vs. de okuyorum. Porno izlemiyorum, mast aklıma gelince(bazen haftada 2, bazen ayda bir) yapıyorum. Ara ara yabancı dilimi geliştirmeye çalışıyorum. Evet, bok gibi ancak en azından belki de yalnız birine göre bütün gün yatmayıp bir şeyler yapıyorum. Belki de kendimi avutuyorum. Sitede “rpyi hiç bilmeyen ama sosyal olan adam rpyi bilip harekete gecmeyen adamdan çok daha fazla şey yapar” diye şey görmüştüm.… Read more »

kkkkkk
kkkkkk
1 year ago
Reply to  Mahmut Abi

1-…spor yapıyorum, beslenmeme dikkat ediyorum. Kitap okuyorum, daha okuduğum kitap bitmeden yenilerini araştırıyorum, bu blogu okuduğum gibi başka bilimsel makaleleri vs. de okuyorum. Porno izlemiyorum, mast aklıma gelince(bazen haftada 2, bazen ayda bir) yapıyorum. Ara ara yabancı dilimi geliştirmeye çalışıyorum. Kendini geliştirme robotuna dönüşmüş olduğuma işaret mi bunlar? 2-Arkadas sayım 2, aslında 3. Üçü aynı şehirde ancak ben farklı şehirdeyim. Birisiyle sürekli konuşuyoruz ancak farklı şehirler olduğu için az görüşüyoruz ve çok samimiyiz. Biriylee üniversitede yakındık ama sonrasında hiç görüşmedik, bu benim eşekliğim sanırım, öyle mi abi? Diğeri ise sadece ben yazarsam konuşuyor, birbirimizle samimiyiz ve buluşunca çok keyif alsak… Read more »

kkkkkk
kkkkkk
1 year ago
Reply to  Mahmut Abi

Yani tüm gün eve kapanıp sadece kitap okuyup spora gitmiyorum tabii ki ancak dışarı da çıksam metroda falan sağa sola bakar, sonra kitap okurum. Kafede otururum, sağa sola bakarım sonra yine kitabımı elime alırım çünkü yapacak şey yok, telefona da çok bakmamaya çalışıyorum. Dediğim gibi laf olsun, biraz sesim çıksın diye esnafla, yoldan geçenle(saat, adres, ürün vs, sorma) konuşuyorum o kadar. Spor dışında gerçekten evden uzak kaldığım dışarı çıkma sayım haftada 1-2. Bu hafta istisna oldu haftada 3-4 kez falan dışarı çıkıp gezdim tozdum ama hepsinde yalnızdım tabii. Sosyalleşemiyorum. Bir kere bir gezi etkinliğine gittim onda da herkes sevgilisyle, karısıyla,… Read more »

Mhoper
Mhoper
1 year ago

Mahmut abi bu site sayesinde terk edildiğim zaman güçlü bir erkek olmayı öğrenmiştim aradan 2 sene geçti ve şuan ki ilişkimi bitirmek istiyorum ama bu bana terkedilme acisindan daha zor olacak gibi geliyor cesaret edemiyorum. Bu güce nasıl kavuşacağım

The next
The next
1 year ago

Mahmut abi merhaba küçüklükten beri annem sürekli kızlarla konuşmayacaksın diye baskı yapıyordu ve bu nedenle kızlara karşı bir fobim oluşmuştu ve aşırı özgüvensiz bir anne ve baba tarafından yetiştirildiğim haliyle bende de özgüvensizlik oluştu bunu lisede yavaş yavaş yendim ve şimdi yaşım 26 o kadar yalnız hissediyorum ki dostum diyebilecegim kimse yok internetten kızlarla konuşuyorum yalnız hissetmiyim diye. Dışarıda kızlarla tanışabileceğim hiçbir ortamım yok. Hayatım işten eve evden işe şeklinde genellikle. Ne yapmamı tavsiye edersin ?

Teğmen
Teğmen
7 months ago

Abi 19 yaşındayım lise biteli 1 sene oldu mesleki eğitim lisesinde okuduğum için haftada 1 gün okula gidiyorduk yani okulda ne arkadaş edinilebiliyordu nede ders öğrenebiliyordum 4 sene it gibi çalıştım kaporta ustası oldum ama ben bu mesleği istemiyordum asker olmak istiyordum şimdi ders görmediğim için ne askeri okulu kazanabiliyor ne de arkadaşım var abi kimse ben aramadığım sürece beni aramıyor ama herkes aile dahil hergün böyle geçiyor gece 10 da 11 de spor yapmaya çıkıyorum dövüş sporu yapıyorum bi sosyalistim o normalde herkesle arkadaş olabilirim kapalı biri değilim komiğimdir biliyorum ama hiç öyle ortamlara giremedim hep it gibi araba… Read more »

Ertan
Ertan
3 months ago

Uzun süre sevgilim yoktu. Bir kızla tanışıp 2 ay kadar birlikteliğin ardından ayrıldık. Ayrılığın ardından 2 ay kadar süre geçti. Ara sıra kızla beraberken hissettiğim duygular aklıma geliyor. O yaşadığım duyguları özlüyorum. Kızdan ziyade kızın yaşattığı duyguları özlüyorum.

Şu an hayatımda birini istemiyorum. Fakat duygu yoksunluğu yaşıyorum. Biri tarafından sevilmenin ve değer verilmenin yoksunluğunu hissediyorum. Bu duygu yoksunluğu aklıma iş yerinde gelip beni boğuyor. İş yerinde boğuluyorum, kimseye belli etmeden tuvalete gidip yüzümü yıkıyorum. Bu durumdan nasıl kurtulabilirim abi ? En azından şu an hayatımda kimseyi de istemiyorum. Eski acısız yalnızlığıma tekrar nasıl alışırım ?

Ertan
Ertan
3 months ago
Reply to  Mahmut Abi

Sevgili yapmak zorunda mıyız peki abi ? Hayatımızda kesinlikle bulunması gereken bir şey mi ?

Enigmatic
Enigmatic
3 months ago
Reply to  Ertan

Bu yaşadığın kıza çok düştüğünden oluyor onunla beraberken hissettiğin duygular değil. Ya kız love bombing uyguladı ya da sen kendini çok kaptırdın ortası yok çünkü 2 aylık bir kızın sende bu kadar duygu yoğunluğu yapmaması gerekirdi.

İki ay süre geçmiş yavaş yavaş yeni kadınlarla tanışmaya çalış şu an hayatımda kimseyi istemiyorum triplerini bırak.

Dak
Dak
1 month ago

Sen erkeklere hep belli taştan sonra evden ayrılın diye tavsiye veriyorsun ya, ayrı eve çıkın diye, ayrı eve çıkmanın erkeğe Kattığı şeyler ne, çünkü maddi olarak zorlayıcı, kazancı ne