Abi merhaba. Çalıştığım iş yerinde çok az sayıda kadın var ve bu kadınlardan birine ilgi duymaya başladım.
Birçok insanın aynı iş yerinden partner edindiklerini biliyorum ama iş yerinden partner sıkıntılara gebe bir olay. Reddetse sürekli görüşüyorsun, bırakman zor olabilir. Aranızda ilişki olsa ve ayrılsanız bu sefer yine yüz yüze bakıyorsunuz. Sizin unutamamanız dert, onun unutamaması ayrı dert.
O da bana yakın davranmaya başlayınca, benimle bir ilişkiye istekli olduğunu düşündüm. Birgün onu dışarıda bir şeyler içmeye çağırdım. Kabul etti ve iş çıkışı gidip bir şeyler içtik. Sonra tekrar edelim dediğimde, tekrar buluşmaya sıcak değildi ama yine de biraz uğraştım mı dışarı çıkıyordu.
Yakın çevrende olan bir kadının sana sıcak olmasının sebebi arkadaşlık mı, yoksa duygusal ilgi mi, anlamayabilmen zor. Ayrıca hayırdan anlamayıp ısrar etmen, seni itici yapar. Seninle çıkıyor olsa bile itici yapar.
Aslında istekli olmama sebebinin, iş yerinde dedikodumuzun çıkma ihtimali olduğunu söyledi. Sürekli mesajlaşmaya başladık. Yardım istediğinde, beni çağırıyordu ve gidiyordum. Her şey güzel gidiyordu.
Şu ana kadar anlattıklarından, neyin güzel gittiğini anlamadım. Neticede seviştiniz mi?
Ama her çıktığımızda ona teklif ediyordum, o ise teklifimi reddediyordu. Bu beni çok kötü etkilemeye başladı.
Şimdi bir dakika. Sen her çıktığınızda kıza çıkma teklif ediyorsun ve reddediliyorsun sanırım. Bunun “her şey güzel gidiyor” denilecek bir şey olduğunu nereden çıkardın? Sürekli açılıyorsun ki açılmak pişmanlıktır. Sürekli reddediliyorsun. Seninle buluşmaya geliyor diye “bir umuttur maymun eden insanı” modunda yaşıyorsun sanırım. “Buluşmaya geliyorsa bir ihtimal vardır” diyerek yaşıyorsun.
Abi ben 30 yaşındayım ve ilk defa bir kadınla bu kadar yakınlaştım. Kız 25 yaşında bu arada.
Bu yaşa kadar neden böyle aç kaldın?
İkinci buluşmada arabada 2-3 kere uzun uzun öpüşmüştük.
Neticede sevişmemişsin ama yiyişmişsin. Bu da tabii seni hayal dünyasına fırlattı. Sürekli efendi adam modunda peşinde koşarak kızı soğuttun. Buradan anladığımız, kızın başta ilgisinin olduğu. Sen belki fazla onay peşinde koştun, fazla nazik davrandın. Kızın peşinden koştuğun zaten bariz, sürekli teklif ediyorsun. Bunlar en hoşlanan kadını bile soğutma gücüne sahip davranışlar.
Yapman gereken, buluşma ayarlamak ve bir iki kere yoklamak için kızdan daha fazla mesaj atmana rağmen, ilişki hızı olarak kızdan bir tık yavaş gitmekti. Sen bir kadına, kadının sana düştüğünden fazla düşersen, kadının sana düşmesini engellersin.
Benim ailem çok muhafazakar, ben de yakın zamana kadar öyle olduğum için daha önce bir kadınla bu kadar yakınlaşmamıştım.
Çok muhafazakar insanların erkenden evlenmesi lazım. 27-28 yaşına kadar muhafazakar yaşamışsın. Evlilik öncesi yakınlaşmaya karşı olabilirsiniz ama 27-28 yaşına kadar seks yapmadan yaşamanız hem doğal değil hem de çok zor. O nedenle eğer evlilik hariç yakınlaşma olmuyorsa, evlenmeniz lazım.
Bir süre sonra beni üzmek istemediğini, her buluşmamızda beni reddettiği için kendini çok kötü hissettiğini ve beni hak etmediğini söyledi.
Benden uzak durun kibarcası.
Ben ısrar ettim abi. Bana benden uzak dur demeye başladı.
Bir insanı önce kibarca reddedersin ama kibarca hayır denilmesinden anlamıyorsa, o insana karşı kabalaşmak gerekir.
O uzak dur dedikçe ben daha fazla yaklaşmaya çalıştım.
Kaygılı bağlanan insanların trajedisi de bu. Uzaklaşma gördüklerinde, otomatik olarak yapışıp, sarılıp bırakmama davranışlarına başlıyorlar. Aslında uzaklaşanın uzaklaşmasına izin verseler olabilecek şansı ise, bu şekilde çöpe atıyorlar.
Senin temel problemin, en ufak uzaklaşma sinyallerini, hatta uzaklaşma sinyali bile olmayan sinyalleri aldığında, otomatikman daha da yakınlaşmaya çalışman. Önce ufak ufak başlayan bu davranışların, kızın bu davranışlar ile ufak ufak daha fazla soğumasına ve senin de daha fazla yapışmana neden olur. Bu yapışmayı davranış seviyesinde kesmezsen, bu soğuma – yapışma döngüsü çığ gibi büyür ve “ben seni hak etmiyorum” ile başlar, engellenmene kadar gider.
O kadar üzgün hissediyordum ki, hafta sonları şehir dışında kırlara gidiyor ve oralarda hüngür hüngür ağlıyordum.
Aşkından kırlara düştüm, vicdansız Sabuha. İster kırlarda ister çöllerde ağla, ister yatağına kıvrıl ağla. Ama bu kıza yakınlaşmaya çalışmayı bırakmadığın sürece düşmen durmayacak. Bana danışanlara hep dediğim bir şey var. Gidin helada hüngür hüngür ağlayın ama kızdan uzak durmayı bilin, yine de güçlenirsiniz. Uzak duracak duygusal gücü ve davranış kontrolünü bul, hergün rıhtımda pardösü ile denize karşı ağla önemli değil.
Artık ruh gibiyim. Kimseyle konuşasım gelmiyor, dalıp gidiyorum.
Böyle hissetmene rağmen insanlarla sosyalleşmeye çalışsan, dalıp gitmeye karşı durmaya çalışsan, iyileşmeye de başlarsın.
Bu kızın beni her reddetmesine tecrübe olarak baktım …
Hayır! Bu bahaneyi çok duyuyorum. Zayıflığın tecrübesini tekrarlamak sizi daha güçlü değil daha zayıf yapar. Tecrübe etmen gereken şey, güçlü durup seni istemeyenin peşinden koşmaya karşı durmandı. İnsan kendiliğinden, karşı koyamadan yaptığı şeyi (kıza açılıp durmak) yapa yapa güçlenmez. Dürtüsel olarak yapmak için yanıp tutuştuğu şeyin baskısına karşı durarak güçlenir.
… ve onu duymazdan geldim.
Biraz centilmen olun arkadaşlar. Karşınızda bir insan var, kendi istekleri ve ihtiyaçları var. Size hayır diyorsa, sizden bir şey istiyorsa, bunu görmezden gelmeyin. Kızın tercihlerine zerre saygın yok, kıza resmen “sikerim senin istememeni, ben istiyorum, ben üzülüyorum, tek önemli olan bu” diyorsun. Efendi adamlara bundan tırnak içinde “iyi” çocuk diyorlar. Bunda iyi tek bir şey yok. Tamamen bencil, narsist bir davranış bu.
Simp nedir, kime denir yazısındaki şu bölüm çok önemli:
“Klasik olacak ama olay sadece sevgi olsa, karşınızdaki insanın sizi bırakma, sizi kabul etmeme kararını kabul edip o kişiden uzak durursunuz. Ama o kişiye yaptığınız aşırı yatırım, karşılığında hissettiğiniz aşırı uyarılma ve dopamin yani bağımlılık sizi bunu yapmaktan alıkoyuyor.
Yani kısacası simp aslında kendi bağımlılığına, sabitlenmiş takıntısına odaklanmış bir insan. Arzu öznesi olan kişiye duyduğu ilgi sevgi değil bağımlılık. Karşılık görmeden yaptığı yatırım, sürekli düşünme, hayal, vs. ile yarattığı aşırı uyaran – dopamin ortamı içinde düştüğü bir bağımlılık.
Simp karşılıksız ilgisini, karşılıksız fedakarlıklarını, kendi duygusal ihtiyaçlarını karşılamak için yapar. Simp kendi duygusal ihtiyaçlarını doyurmak için sürekli fedakarlık yapar, almadan verir. “Benimkisi trajik bir aşk”, “seni benim kadar seven olmaz”, “senin için her şeyi yaptım/yaparım” romantikliği içinde kendisini iyi hisseder. Ama bu sevgi değil, açlıktır.”
Burada hemen sonra senin durumunun çözümünü de yazılı:
“Simp olmaktan kurtulmanın yolu, bu açlığınızı, bağımlılığınızı doyurmayı bırakmaktır. Bunu yaptığınızda ortaya çıkacak olan yoksunluk sendromunun acısını yaşayıp, yoksunluk sendromununu bağımlılık yapıcıya hiç bulaşmadan atlatmaktır.”
Hep kendine bir haklılık çıkartıp kızdırıp işte sen böylesin demeye getiriyordu, sonra bi kaç kez sabredemeyip çok kötü ağız dalaşı yaşadık.
Kızın tek hatası, seninle buluşup durması. Canını sıkacağım ama bunu senin ilgini sömürmek için değil de, başta hoşlandığı için öpüştüğü erkek geri geri gelir, dönüştüğü saçma sapan simplikten kurtulur ve yeniden erkek olur diye çaresiz bir beklentiyle de seninle buluşmuş olabilir.
Ego yaptım, hırslandım ve daha da peşinden koştum.
Azıcık egon olsaydı “beni istemeyeni ben niye isteyeyim” derdin.
Bu şekilde 10 ay kadar süründüm.
Çok beah!
Bana “başka insanlarda tanıyacaksın”, “bu durumu unutacaksın” dedikçe kahroldum.
Doğru söylemiş ama seni tamamen ghostlasa daha iyi ederdi. Ama ghostlamadı diyelim, sen kendi esenliğini başkasının eline bırakamazsın. Senin bu kızdan tamamen uzak durman lazımdı.
Sonra beni her yerden engelledi.
Çok geç kalmış.
Normal mesaj açıktı, oradan “seni bir daha rahatsız etmeyeceğim ama seni hiç unutmayacağım” yazdım.
Şimdi arkadaşlar, biri suratınıza kapıyı çarpıp da kapıyı kilitlediğinde, “aaa bak bacayı açık unutmuş” diye oradan girmeye kalkmayın. İkincisi, yazdığın şey romantik değil, korkutucu. Kendine ve, veya kadına zarar veren adamlar, bu yazdığın kafadan çıkarlar. Böyle devam edersen polislik olursun.
Normalde birisine teklif edip ret yedim mi arkama bile bakmazdım, bu iş yerinde olduğu için mi bilmiyorum hep peşinden koştum hemde bütün gururumu yerler altına sererek.
Bir kere teklif etme çocukluğunu acilen bırakman lazım. İkincisi, normalde zaten hemen herkes arkasına bakmaz, asıl maharet, duygusal olarak yoğun olduğun kadınla iletişimde, onurunu ve gururunu koruyarak devam edebilmek. Yoksa, o kadar hoşlanmadığına herkes alfa. Kendini geri çekebilmeyi, duygusal yatırımı kararında yapabilmeyi, istenmediğinde arkanı dönebilmeyi, asıl hoşlandığın kadına yapabilmen lazım.
Çok ilgi gösteriyordum, hep yanımda telefonumda olsun iletişim kopmasın istiyordum. Sonra sıkılmaya başladı ve ilgiye boğdum.
Olmaması için çok emek harcamışsın. Acı olan şey, kızın aslında senden hoşlanıyorken, zayıflıkların yüzünden hoşlanmamaya başlaması. Ama sanırım ne hata yaptığını biliyorsun.
Artık aynı iş yerinde değiliz. Uzak durmak istiyorum. Sosyal medyada takipte olduğumu anladığı an engelliyor.
Bakın arkadaşlar, stalklamayı bırakmadığınız sürece, sizden asla ama asla olmaz, olamaz. “Stalklayıp duruyorum abi, onu bırakamam sen bana başka tavsiyeler ver” diyen adamlara rastlıyorum. “Stalklayıp durduğun sürece sana hiçbir şey yardım edemez” diyorum.
Ulaşma, asla bilgi alma ve zorla da olsa kendi hayatına odaklan. Bunları istersen ağlaya ağlaya yap, ister meyhanelerde sürün. Bunları yaptığın sürece muhtemelen hızlıca iyileşirsin.
Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

