Sitemizi yeni keşfetmiş, 25 yaşında bir arkadaş, yazdığı e-postayı “sevgilisi olan kızı kendime nasıl aşık ederim?” başlığı ile atmış. Ben e-postadan özel soru cevaplayamıyorum ve e-posta atanlara ya erkekadam.org sitesinde uygun bir yazı altında sorun (uygun yazı bulamazsanız soru – cevap yazıları var onların altında sorun), ya özel görüşme ayarlayın ya da (eğer konu ilginç ise) vaka çalışması yapayım diyorum.
Arkadaş, vaka çalışmasını seçti. E-postada “sen yetkili bir abiye benziyorsun, bu derdimi sen çözersin” gibi bir şey yazmıştı. Şimdi izninizle kendisini zevkle hayal kırıklığına uğratacağım. Atış serbest ?
“Merhaba, ben Erkan sitenizi yeni keşfettim. 25 yaşındayım ve bir üniversitede master yapıyorum. Üniversitede kantinde sıra beklerken, çok güzel bir kız gördüm ve onunla göz teması kurdum. Kendisine gülümsedim ve o da bana gülümsedi.”
Klasik yürüme davetiyesi. Göz teması kurarsınız, kız gözünü kaçırmadan gözünüzü kaçırmazsınız ve gülümsersiniz. Kız normalde “bakma işim olmaz” kafasında ise, refleksif bir şekilde gözlerini hafif yukarıya çevirerek kaçırır. Eğer “bir konuşsak mı” kafasında ise refleksif bir şekilde gözlerini aşağı kaçırır ve/veya gülümser.
“Ben ona nasıl yaklaşacağımı düşünürken, kız kahvesini aldı ve gitti. 3 gün sonra kampüste yine karşılaştık. Bu sefer de göz teması kurup gülümseyince gittim açılış yaptım.”
Evet her zaman yürüyemezsin ve ikincisinde doğru şekilde yürümüşsün. Sanırım, kadınlarla tanışma sanatını biraz da olsa biliyorsun.
“Teşekkür etti ama bir erkek arkadaşı olduğunu söyledi ve hatta çıkarıp fotoğrafını gösterdi. İlk defa böyle birşeyle karşılaşıyorum, bu davranış bana garip geldi.”
Garip ama “seni reddetmek için yalan söylemiyorum gerçekten erkek arkadaşım var” demeye çalışıyor.
“Bana arkadaş olabileceğimizi söyledi.”
Erkek arkadaşı var ama dışarda karşılaştığı ve kendisine rastgele yürüyen erkekle “arkadaş” olan bir kız. Tam ilişkilik(!). Tam kendine aşık etmelik(!). Ne güzel ?
“Biraz muhabbet ettik ve çok tatlı ve sıcak bir kız olduğunu görünce ondan daha fazla hoşlandım.”
Düşünsene bir kız arkadaşın var. Dışarda karşılaştığı ve kendisine rastgele yürüyen erkekle “arkadaş” oluyor, ona çok tatlı, çok sıcak. Ne kadar tatlı (!), ne kadar sıcak (!).
“Telefon numarasını aldım ve mesajlaşmaya başladık.”
Çok tatlı (!). Açlık, yokluk, güzellik budalalığı sen nelere kadirsin? Erkek arkadaşı varken rastgele adamı yedekleyen kızı tatlı gösteriyorsun.
“Şimdi ben bu kızla kantinde birkaç kez buluştum, dışarıda buluşmayı daha teklif etmedim. Kızdan hoşlandım, kızlara yürümek sorun değil ve kısa süreli ilişkiler yaşıyorum. Ama uzun süredir kız arkadaşım yok.”
Uzun süredir “yalnız” olduğun belli.
“Niyetini anlamaya çalışıyorum. Erkek arkadaşı var ama bana da ilgili gibi. Siz bu konularda bilgili birisiniz, ne yapmalıyım?”
Kızın niyetini söyledin zaten. Erkek arkadaşı var ve sana da ilgili. Nesi anlaşılmıyor Mr. Side Chick, Mr. Erkan-Sat? Tut kenarda belki lazım olur. Ya da belki, “eskinin dalından atlayacağım ama yeni dal lazım. Ben yalnız kalamam. Yeni dal belki sensin, belki de sinemada arkadaş olduğum çocuk.”
Bu vakada ilginç bulduğum, kızın niyeti değil. Bu kız seninle ya da senin gibi çevirdiği birkaç arkadaş-sat elemandan biri ile, eğer şartlar müsait olursa kazara birlikte olabilir. İlginç olan, mektupta “ne yapmalıyım” demişsin ama attığın başlıkta “sevgilisi olan bir kızı kendime nasıl aşık ederim?” diye sormuşsun.
Bu kızın sana aşık olduğunu ve kız arkadaşın olduğunu düşün. Aylar sonra bir yerde bir adamla karşılaşıyor, adam kıza yürüyor. Hemen hepimizin kız arkadaşına ara ara birileri yürür, kızların alnında erkek arkadaşım var yazmıyor, herkes yürüme davetiyesi de beklemiyor ki bu kız davetiye atmış.
Kız adama gülümsüyor, adam kıza yürüyor ve kız adama senin fotoğrafını gösterip “erkek arkadaşım var” diyor. Sonra sıcak muhabbet, telefon değiş tokuş ve ara ara mesajlaşma ve buluşmalar. Tamamen arkadaşça.
Ne hissederdin? Çünkü amacına “ulaşırsan” olacak şey bu.
“Ne yapmalıyım?” sorusu sanırım, “şimdi mi yürüsem erkek arkadaşından ayrılmasını mı beklesem” gibi bir şey. Cevabı ise bu kızı tamamen pas geçmen.
Burada endişe verici olan şey senin kişiliğin. Kız gözünün önünde, erkek arkadaşının arkasından, başka bir eleman ile flört edip, telefonunu paylaşıyor. Sen ise bu kızın tatlı, sıcak ve çekici olduğunu düşünüyorsun. Ondan daha da hoşlanıyorsun. Onu aşık etmeyi, sevgili yapmayı düşünüyorsun ki “uzun süredir sevgilim yok” demenden anladığım, kızla yat – geç yapmaya değil ilişkiye meyillisin (yat – geç de yapma ama oraya geleceğiz).
Açlık öyle tavanda ki, bir erkek, erkek arkadaşının ardından iş çeviren kızdan hemen oracıkta soğumak yerine ondan daha da hoşlanıyor. Yetmiyor, onu kendine aşık etmek için ne yapacağını internette araştırıyor. Ve bu kızı kendine aşık edip sevgili yapsa bile, aylar sonra o adamla aynı durumda olacağını düşünmüyor.
Birçok erkek maalesef Hollywood filmlerindeki “ruh ikizini bulduğu anda maalesef sevgilisi veya nişanlısı olan mahsun kız ve onu gerçek aşka taşıyan romantik erkek” vıcıklığını satın alıyorlar. Bunun kızın karakteri olduğunu, tekrar tekrar yapacağı bir şey olduğunu göremiyorlar. Jack Titanik’te ölmese, Rose büyük ihtimalle ona da aynısını yapacaktı (ya da belki Rose 25 yaşına geldiğinde Jack Rose’u terk edip daha genç birini bulacaktı :)) ama o kısımları filmlerde göremiyoruz. Görsek de Notebook filminde olduğu gibi, nişanlısını 15-20 gün takıldığı eleman için terk eden kadının, “ah ne doğru tercihmiş” diye anlattığı anılarını izliyoruz.
Çöldesin, susuzsun ve bir şişe meyve suyu buldun. Koşuyorsun, şişeyi açıyorsun ve şişenin içindeki meyve suyunun içinde irin olduğunu, berbat koktuğunu görüyorsun. Buna rağmen ne güzel meyve suyu, çok tatlıdır bu diye heyecanlanıyorsun. O kadar susuzsun yani. Susuzluktan gözün dönmüş.
Ormanda geyik avlarken bir peri kızı gördün. Çok tatlı, çok güzel. Peşine takılıp kızı yakalıyorsun ve konuşmaya başlıyorsunuz. Kız birden, her tarafından irin akan bir cadıya dönüşüyor. Seni parçalayıp yiyecek. Ama sen soğuyup topuk topuk kaçmak yerine, bununla nasıl muradıma ererim diyorsun. O kadar açsın.
Bu kızın erkek arkadaşı olmasına rağmen sana telefon vermesi, seninle sıcak konuşması, seninle “arkadaş” olup mesajlaşması, buluşması yetişkin bir erkek adamı kızdan soğutacak şeyler. Sen ise sığ bir güzellik budalalığı ve açlıkla, kızdan refleksif olarak soğuyamıyorsun. Soğumayı bırak, daha da düşüyorsun.
Şimdi bazıları sana “abi bu kızdan kız arkadaş olmaz, bas geç” diye tavsiye verecekler ya da benim tavsiyemi dinlersen, bunu yapmayı düşüneceksin.
Bazı özdeğer yoksunu erkekler, kadın tavlama mekaniğini öğrenirlerken, erkek arkadaşı ya da kocası olan kadınla birlikte olmayı bir güç gösterisi, bir başarı olarak görüp böbürleniyorlar. Bunun ahlaki problemleri ve fiziksel tehlikeleri bir yana, açlık ve yokluk olduğunu, kaç kızla olurlarsa olsunlar kendilerini eksik, yoklukta hissettiklerini açık ettiğini göremiyorlar.
Şimdi sana “ya bırak ahlakı, tehlikeyi, açlığı moruk. Bu kız peri kızı iken basarım, cadı oldu mu kaçarım” kafasına girenlerin anlamadığı bir şey var. Bu davranışın bir bedeli var, size verdiği büyük zararlar var. Hemen ortaya çıkmadıkları için farkında değilsiniz ama sonradan sizden misliyle çıkacak iki bedel var.
Böyle bir karakter ile kısa süre bile (günler belki saatler boyunca) birlikte olmanız, sizi böyle bir karaktere doğru değiştirir. İlişkilik olmayan kadınlarla yatmak sizi emin adımlarla ilişkilik olmayan bir adama çevirir. Sonra 10 sene geçer ve neden hiçbir uzun süreli ilişkide dikiş tutturamıyorsunuz diye merak edip durursunuz.
İkincisi, aldatan kadınla birlikte olan adamlar, daha sonra aslında aldatılmadıkları bir ilişkide bile olsalar, aldatılma paranoyası ile acı çekip duruyorlar. Evet birileri bir yerlerde sürekli olarak birilerini aldatıyor ama bunu bilmek ile bizzat görmek aynı şey değil. Cinayet işlendiğini bilmek ile görmek aynı şey değil. Bilmek canınızı sıkar, görmek ise travma yaratır. Belki birinin sevgilisi, nişanlısı veya karısı ile yatarken bu travmanın farkına varmazsınız ama 1-2 sene sonra kendi sevgiliniz telefonda, o kadınlardan birinin kocasına söylediğine benzer bir cümle kurduğu anda tetiklenir, hayatınız kabusa döner. Genç yaşlarında “eki eki başkasının karısına kayıyorum, bu betaların karılarını ziken alfayım” diye şişinen ezik adamların sonra beni “karım beni aldatıyor paranoyası ile acı çekiyorum lütfen yardım et” diye aramaları, az rastladığım bir olay değil. Bu adamlara yardım etmek de zor, resmen travma yaşıyorlar, paranoyak durumdalar, uzman gerektiriyorlar.
Son olarak da diyeceğim, “bros before hoes” yani “biraderler / kardeşlik, kevaşelerden önemlidir”. Bu tip narsist, hastalıklı kadınları beslemeyin. Birkaç kez “abi bu kızı o adamdan ayırıp basacağım ve kapıya koyacağım. Kız gününü görür” gibi abukluklar duydum. Bir kere bunu söyleyen, kızdan kopamamanın ezikliğini, bu şekilde büyüklenerek bastırmaya çalışıyor ama asıl önemlisi hayal aleminde yaşıyor. Ben buna “sen hangi Yeşilçam filminde büyüdün” diyorum. Böyle bir kadına basıp geçmek, bu kadını ırgalamaz, tam tersi “oh seks yaptım” der geçer. Böyle bir kadın sizi gerçekten önemsiyor mu sanıyorsunuz? Ha, arkanızdan koşuyor numarası yapabilir ama böyle birini bu şekilde cezalandırabileceğinizi mi sanıyorsunuz?
Böyle bir kadınla ilişki veya kısa süreli seks zararlı. Hem size zararlı, hem topluma. Bunu yaparsanız, tek kazançlı çıkacak kişi, karşınızdaki ahlaksız insan olur. Böyle bir insanlar saatler, günler ve Allah korusun aylar geçirip de, bozulmayacağınızı sanıyorsanız, aşırı safsınız. Bok çukuruna biraz dalar çıkarım ama mis gibi kokmaya devam ederim diyorsunuz ama farkında değilsiniz. Böyle bir kadınla beraberlik, sizin tatlı tatlı bozulmanıza neden olur. Bonus olarak da sadece bozulmakla kalmazsınız, bu kan emici sizin enerjinizi emer, yeterince uzun süre birlikte zaman geçirirseniz, sizin posanızı çıkarır.
Günümüzde sosyal medya denilen bok çukurunun da etkisi ile, ayağına gelen kıza basıp geçmemenin aptallık olduğunu, “sen yapmazsan başkası yapacak bro manyak mısın?” kafasının hakim olduğunu biliyorum ama asıl bolluk, her önüne gelene atlamayacak tokluktan geçer, size bolluk diye satılan açlıktan değil. Etrafa “şuna koydum, şu kadar ziktim” diye hava atarak içinizdeki muhtaçlığı bastırmaya çalışıyorsanız, o muhtaçlığı besleyerek daha da muhtaç biri oluyorsunuz, haberiniz olsun.
Konuyu çok dağıttım, sana geri dönelim. Ey şaşkın insan, sen bir de bu kızı kendine aşık etmeyi, sevgili yapmayı düşünüyorsun! Belki de zihnin, “ruh ikizine geç rastladığı için başkası ile beraber olan ama artık ruh ikizini bulmuş” kız masalı ile dolu. Ama bu kızın karakteri bu ve karakteri kötü. Bu kızdan anında ve doğal bir şekilde soğumadığın için, senin karakterin de kötü. Kızın karakteri kendine ama sen kendi karakterinle yaşayacaksın ve bu nedenle bu karakteri iyileştirmen lazım. Karakteri bırak, bu kızın muhtemelen hiç kullanılmayacak yedeklerinden birisin ama diyelim ki sevgili oldunuz. Bu kız seni ilerde aynı şekilde bırakınca belki yıllarca kendine gelemeyeceksin.
Bir kadının güzel ve sıcak olması, güçlü bir çekim yaratıyor, insanın kodlarına işlenmiş bir çekim. Ama insanoğlu, erkek kedi değil. Bas – geç, çocuklara dişi baksın türü değiliz. Birçok kuş gibi, insan çocuğu uzun süre çift bakımı gerektiriyor. Bu da eş bağı gerektiriyor. Evrimsel olarak hayatta kalma ihtimalimiz, toğumlarını genetik olarak sağlıklı, doğurgan dişilere aktarma ile uzun süre eş bağı dengesini kurmaktan geçiyor. O nedenle dış güzellik ile (doğurganlık / sağlık), iç güzellik (eş bağı kurabilme), yetişkin bir erkeğin ilişkide ve evlilikte dengelemesi gereken bir denklem. Bir kadının heyecan / cinsel çekim ile eş bağını dengelemesi gerektiği bu camiada size çok söyleniyor (erkek olan sizen neden çok söyleniyor bilmem) ams sizin de heyecan / cinsel çekim ile eş bağını dengelemeniz gerektiğine yeterince vurgu yapılmıyor.
Sadece dışsal güzellik ile erimek, sizin henüz yetişkin bir erkek olmadığınıza işaret. İçsel çirkinliğin, dış güzelliğin ışıltısının altında kaybolabilmesi, özellikle ilişki konusunda sizi soğutmaması, henüz yetişkin bir erkek olmadığınıza işaret. Henüz yetişkin bir erkek olmamanız sizin suçunuz değil, ama bu kafayla yaptığınız yanlış seçimlerin cezasını siz çekeceksiniz. O nedenle en hızlı şekilde büyümeye, yetişki bir erkek olmaya bakın.
Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Abi ilahıyatta okuyorum kız memleketinden gelmiş sevgilisi var ama benimle konuştu 1 hafta date yaptık sonra kıza ben ciddi ilişki adamı değilim diye dedim ama önce kino yaptım bu da normal olarak elinin tutulmasından falan hoşlanmadı sonraki gün bir elemanın yanına oturdu onunla konuşmaya başladı ben de gelince yanlarına ikisi de dışladılar sonra hala takılıyorlar üstelik arkadaşlar mı bilemem başka kızlarla konuşuyorum ama akljma geliyor
Abi cidden eline ağzına sağlık. Özellikle son dönemdeki bas geç olaylarına düşündüğün şeyler olsun bu arkadaşa verdiğin cevap olsun uzun zamandır okuduğum yazılardan en çok beğendiğim bu oldu.
Başka bir erkeğe sadık ve feminen olmayan sana ızdırap olur.
Büyüklerin his ve heves kördür akıbeti görmez. Bir dirhem hazır lezzeti ileride bin batman lezzete tercih eder. Düsturu ne kadar doğru olduğu aşikar. Eskiden bir adet vardı belki bazı yerlerde halen vardır. En yakın arkadaş dahi olsa eşler arası fazla samimiyet olmaz kadın kadınla erkek erkekle otururdu. Buna gericilik , yobazlık deyip utandırdılar. Cıvık cıvık ilişkileri, mesafesizligi medeniyet diye diye yedirdiler. Bir kadın ve erkek iş arkadaşıyla , evli olan kadın ve erkekle arasındaki mesafeyi korumalıdır. Kaldı ki insan midesine gireni seçtiği kadar kafasına gireni de seçmeli. Böyle ilişkiler bir lezzet verse peşine bin azap verir.
Hahaha bazi cumleler tanidik geldi sizleri de bu camiada gormek guzel 🙂
Mahmut bey selamlar motorsikletimle yolda seyahat ederken aniden bastıran yağmurun etkisiyle yoldaki ağaç kenarına motosikleti çekip yağmurun dinmesini beklemeye başladım o sırada yoldan geçen bir hanımefendiye iyi günler diyip gülümseyerek yağmura yakalandım ne tarafa gidiyorsunuz fakülteye mi diye sordum evet dedi ve gülümsedi bende aynı yere gittiğimi söyledim ve ekledim şemsiyenizi benimle paylaşırmısınız dedim Oda tabiki dedi gülümsedi ismini sordum ismimi söyledim ve memnun olduğumu söyleyip tokalaştım şemsiyeyi sen tut istersen dedi tabi bende onu diyecektim daha iyi olur dedim sonra ayaküstüm kaçıncı sınıf bölüm vs üniversiteyi nasıl bulduğunu vs ileride ne düşündüğü sordum konuşmaya istekliydi ve direk uzun uzun… Read more »
Kıza açık açık yürümüşsün, o da seninle görüşmek istememiş. Yürüme kısmı iyi ama istediğin kadar iyi ol, çoğunlukla reddedileceksin.
Neden ? Peki
Neden ne demek?
Çoğunlukla reddedileceksin dediniz kadınların genel olarak yabancı bir kişiye olumlu dönüş yapma olasılığı düşük olduğu için mi ?
onu mu kastediyorsunuz ?
Hoşlandığın bir kadının da senden hoşlanma ihtimali %20-25’i geçmez.
Bu oran kadınlar için de aynı mı peki Mahmut abi? Yoksa sadece biz yürürken mi başarma oranımız düşük
Kadınlar için de az çok geçerli. Hoşlandığı adamların kendilerinden hoşlanma ihtimali %25’i geçmez.
Dostum en pua adam bile zaten çok büyük bir yüzde ile yaşamıyor. Deneyeceksin, bazısı olacak, bazısı olmayacak… çok da takılmamak lazım.
bir erkek bir kızın sevgilisi olduğunu bildiği halde ona yazılmaya devam ediyorsa orospu çocuğunun tekidir