Saha raporu – Mcdonalds yürüyüşü

Beta vücut dili – Buluşma / yürüme esnasında en çok sergilenen beta sinyalleri yazısını okurken geçmişte ki tecrübeleri aklına gelip “hay aq daha geçen yaptım aynısını” diyen kardeşlerim nerdesiniz bakiyim ?

Göğüs ileri, omuzlar geri, eller cepte değil dışarıda ve yavaş bir duruş-yürüyüş önemli.

Bunu geçenlerde Taksim’de test ettim. Atatürk Kütüphanesi var bilirsiniz, oraya ders çalışmaya gidecektim de, önce şöyle bi turliyim dedim İstiklâl Caddesinde.

İlk başta hafif kambur, eller cepte ve hızlı bir şekilde yürüdüm.

Yolda bana bakan kız: 0

Dönüşte ise dik, göğüs ileri, yavaş ve kendinden emin adımlar ile ilerledim. Yüzümde ki ifadenin az önce piyangodan 50 milyon lira tutturmuş gibi olmasına dikkat ettim. Gözler ağlamış gibi kapalı değildi, içinden heyecan-macera-hayat fışkırıyor gibi açıktı dudaklarımda tatlı bir tebessüm vardı. Sempatik bir yüz ifadesi kısaca. Çevreyi ve insanları gülümseyerek süzen,yürürken bile hayattan keyif alan bir insan gibi ilerledim ağır ağır.

Hem fiziksel olarak hem de mental olarak dışarı olumlu sinyaller vermeye çalışıyordum diyeyim. Mekanın sahibiyim edasıyla ilerliyordum.

Etrafı biraz süzünce şunu fark ettim. Hangi kız buraya yeni gelmiş, kim takılmak için gelmiş, kimin işi var, kime yürünür kime yürünmez inanın anlıyosunuz biraz gözlem ile.

Takılmak için gelen ve “bundan iş çıkar” tespitini yaptığım kızların hepsinin gözünün içine baktım, neredeyse tamamıyla kesiştim diyebilirim. Yanımdan geçerken bana şöyle bi bakıp devam eden çok kız yakaladım.

Burgerking önünden geçerken 3’lü kız grubu beni durdurdu:

– Pardoon. Ya Mcdonalds’a daha çok var mı yoksa buraya gireceğiz de?

Kızın boyu kısaydı ve biliyosunuz ses çok. Burda bi hata yapıp konuşmanın ortasında ona doğru eğildim. Eksi puan, beta hareketi. Düz durup üstten bakmam ve kızın sesini bana duyurmak için çaba göstermesi gerekiyordu. Ancak refleks gibi yaptım o an düşünemedim. Fakat yaptıktan hemen sonra cidden aklıma geldi doğruldum tekrar. Nasıl kazıdıysam beyine. Daha önce de çok yapıyordum çünkü.

Tabiki de muhabbeti bitirmeyecektim. Çünküüü adres bahane daygame şahane. Kız mıymıy ederken arkasında duran iki kızı da şöyle bi kestim, daha güzellerdi.

İlk amaç tabiki de ilişkiyi soru-cevap aşamasından diyalog-muhabbete dönüştürmek. Sorduğu konudan yürümek iyi bir başlangıç.

+ Imm.. Bence yürümeye değer kızlar, geçen yedim burda inanın hiç güzel yapmıyorlar. Bayat ekmeği dişimi kırıyordu az daha ? (Gülümseyerek)

– :O Hadi yaa

+ Kesinlikle! (Yavasca ve Tebessüm ile) (Bunu derken sesimi daha kalınlaştırdım ve kafamı yukarı-aşağı yaptım hıhı dercesine. İnanın etkisi 2 kat artıyor söylediğiniz cümlenin vurgulu ses tonu ve beden dili ile desteklenince, şüphe etmiyorlar.)

(Devam ediyorum)

+ Hadi ilerleyelim.

Bunu sadece kıza desem dönüp arkadaşlarına bakıp gözleriyle “napalım,yiyelim mi burda yüruyelim mi? Gibi sorular soracaktı. Grupla konuşurken iletişimi hepsiyle sağlamaya çalışın en azından konuşurken hepsine bi bakın.

Ayrıca söylerken, kafamla yolu işaret edip bir adım attım.

Burada yaptığım hareket önemli. Sorumluluğu kızların üstünden alıyorum. “İlerleyelim isterseniz?” , “Kararınız ne? Götürebilirim.” Gibi onay bekleyen beta soruları sormak yok.

Bu tarz onay soruları sorarsanız cevapları evete meyilli olsa bile hayır derler genellikle. Kızlar sorumluluk almaktan nefret ederler. Kararı verin ve harekete geçin. Evet derken her kız “of acaba kaşar mi oldum, çok mu basit kızım” tribine girer ayrıca az çok. Bunu onlara yaşatmayın.

Harekete geçiyorum ve onlarıda geçiriyorum, birden yürürken buluyorlar kendini.

Burda kızların bana katılmasının sırrı şu aslında. Hatta bütün daygamelerin sırrı şudur: OLUMLU CEVAP ALACAĞINIZDAN %100 Eminmiş özgüveni ile davranın. Ufacık bi terettüd bile yasarsaniz inanın bana sesiniz kırılıyor, hemen yansıyor dışarı.

Bu düşünce yapısı ile söylediğinizde özgüvenli ve sanki önceden bunu hangi kıza demişseniz hepsi sizinle gelmiş, sıfır reddedilen; dolayısıyla değerli birer erkek gibi yansıtıyorsunuz kendinizi. Kötü tecrübeleri hiç olmayan, özgüvenini kiracak hiçbir olay yaşamamış bir erkek gibi. Kızların özünde istediği adam bu aslında.

Yorum yine uzun oldu özetliyorum. daha sonra yürümeye başladık. Önce burger king hakkında bahsedilen kötü şeylerden falan konuştuk (3 günlük yağlar kullaniliyo bilmem ne). Her lafimin sonuna 1-2 espri ekledim diyebilirim. Daha sonra güzel olan her şeyin zararlı olması falan derken kişisel muhabbete girdim yeni mi geliyosunuz vesaire. Bana sordukları kişisel sorulara hiçbir doğru cevap vermedim. “Benim mekan burası, part time pezevenklik yapıyorum travestilere illa ki görmüşsünüzdür. Harun abilere talep çok.” Bunları söylerken suratım gayet ciddi fakat konuşma şeklim Cem Yılmaz gibi. Yeni tanıştığın birine bu tarz seksist bi olaydan yaklaşmak ve komik bi şekilde muhabbeti devam ettirmek kızlara sizi sanki 10 yıldır tanıyormuş gibi hissettirir. Utansalarda yüzlerindeki gülümsemeleri tutamıyorlardı trolar hakkında benden bilgi alırken :D.

Olayın özü şu beyler kendiniz hakkında bilgi vermeyin, gelen her soruyu eğlenceli bir muhabbete açılacak KAPI olarak DEĞERLENDİRİN. Her türlü muhabbet açılabilir ancak önemli olan meriçlerin yapmaya götünün yemeyeceği biraz cesur sohbetler.

Kızlar alışveriş için gelmişlerdi ve yemek yiyip döneceklermişmiş.. Mcdonalds önüne geldiğimizde gözlerinde hüzün vardı. “Çok eğlenceliydin ya keşke mcdonalds daha uzak olsaydı, bitiyor mu şimdi” sinyalleri aldım ben. Kasadaki elemanı gösterip bakın bu bizim Süleyman abi, gece sultana dönüşüyor gizli travesti o dikkat edin konuşurken ses tonundan anlarsınız zaten tanıyorum onu falan sallıyorum ölümüne. Ee numara almadan bırakmak olur mu?Olmaz.

Numclose ardından 5 dakika sonra telefona gelen mesaj:

“Ya Allah belanı vermesin Neym. Adama sipariş verirken gülme tuttu üçümüzü rezil olduk travesti olduğu aklımıza geliyo falan ????”

Cevap: “Selamımı söyleseydiniz patatesleri bedavaya büyük boy yapardı kızım… Şaka maka şaşırıp Sultan Abla demediniz umarım adama ?”

Hahahah falan diye devam ediyor gerisi. Bu saha raporundan öğreneceğiniz şeyler, benim bahsettiğim vücut dili ile yürüyün ve dediğim şekilde düşünün, (örn:milyoner gibi) bunlar inanın yüzünüze yansıyor. Mekanın sahibiyim sinyali veriyorsunuz ve gördüğünüz gibi size rahatça güvenip bir şeyler bildiğinizi düşünerek sorular geliyor. Hızlı-Kambur yürüyüş tamamen elenme sebebi. Ve Muhabbetiniz eğlenceli olsun. Kendiniz hakkında bilgi vermek yerine gelen soruya sallayın bir şeyler. “Aslinda Mcdonalds’da çalışıyorum ben aslında burger daha güzel ama ben daha çok kazaniyim diye buraya getirdim sizi.” Mesela bir örnek. Bunu söylerken kizlarin %100 tebessüm edeceğini düşünerek ve o özgüven ile söyleyin. Karşılığını alıyorsunuz. Olay ne dediginizden çok korkmadan istediğinizi söyleyebilmeniz. Ve ciddi sıkıcı muhabbetlerden uzak durmanız. Siz eğlenin, kızlar dahil olsunlar. Olmayan NEXT. Eğlendirmeye de çalışmayın.

Konuk Yazar : Neym

Beta vücut dili – Buluşma / yürüme esnasında en çok sergilenen beta sinyalleri 2

Daha önceki Beta vücut dili – Buluşma / yürüme esnasında en çok sergilenen beta sinyalleri yazısına, burada fotoğrafla anlatması zor ama çokça yapılan beta vücut dili problemlerini ekleyelim. Bu arada, bazı okur yorumlarına da değinelim ve cevap verelim.

Bazı okurlar, güzel eklemeler yapmışlar. Playboyokulu, hızlı ( = tedirgin) davranışlarla ilgili şu yorumu yapmış :

Bir de arkadaşlar hareketlerinizi mümkün olduğunca yavaşlatın. Ben ilk bu işlere başladığımda kendimi videoya çekmiştim ve hareketlerimin çok hızlı olduğunu gördüm. Etrafa hızlı bakıyorum, gözlerim fıldır fıldır dönüyor. Ve bu hızlı hareketler heyecanlı, gergin, panik imajı veriyor. Light erkek Selamiyi düşünün ? Ben de hareketlerimi yavaşlattım, zamanla yavaş hareketlerime alıştım.
Başınızı sağa doğru çevirmeden önce bir düşünün ve yavaşça çevirin. Daha şık görüneceğinden emin olabilirsiniz. Jest ve mimikleriniz de yavaşlamalı. Hızlı hareketler = panik. Yavaş hareketler = rahatlık, unutmayın.

Hafiften tembel gözükmenin kimseye zararı olmaz abartmamak kaydiyla. Birisi size bir şey dedi ve siz onu anlamadınız mı? Bir dahaki sefere aniden kafanızı o kişiye çevirip “efendim anlamadım bir daha söyler misin?” demek yerine; biraz bekleyin, sonra yavaşça o kişiye kafanızı çevirip “hıı?” deyin. O kişinin ne dediğini öğrenmek için acele etmenize gerek yok. Dünyanın en önemli bilgisini size vereceklermiş gibi davranmayın.

Neym şöyle yazmış :

Göğüs ileri, omuzlar geri, eller cepte değil dışarıda ve yavaş bir duruş-yürüyüş önemli.

benim bahsettiğim vücut dili ile yürüyün ve dediğim şekilde düşünün, (örn:milyoner gibi) bunlar inanın yüzünüze yansıyor. Mekanın sahibiyim sinyali veriyorsunuz ve gördüğünüz gibi size rahatça güvenip bir şeyler bildiğinizi düşünerek sorular geliyor. Hızlı-Kambur yürüyüş tamamen elenme sebebi.

Yin, Daily Mail yazısının absürtlüğünü yakalamış :

Şu dailymail’deki orijinal metni okuyan bir beta, kızı böyle etkileyeceğini umarak tam olarak oradaki “ilgiyi belli eden” duruşları sergilemesi gerektiğini düşünecektir. Yazı kadınlara hitaben yazılmış, erkeğin size ilgisinin olduğunu nasıl anlarsınız diyor, kadınların erkekte çekici bulduğu beden dili nedir bunu söylemiyor. İlgiyi belli eden beden dili diye resmettikleri tablonun muhtaçlık dili olduğunu söylemiyor.

BenLark şunları eklemiş :

1) Kendi yaptığın espriye gülmek
2)Gülerken yada başka şekilde ağzını elinle kapatmak
3)Çok göz temasına girmek
4)Göz temasındayken gereksiz yere sırıtmak
5)Buluşma esnasında yada sonrasında kızla TOKALAŞMAK
6)Sinemadasınız diyelim kızı öpmeye çalışıyorsun yada buna benzer şeyler falan,
Kıza doğru EĞİLMEYİN ASLA
O başını yaslayabilir omzunuza yada göğsünüze ama siz dik durun ve yönünüz ileri baksın
7)Kızla yürürken onun sizden daha hızlı ve ilerden yürümesine müsaade etmeyin .Bu aslında bir shit test
Bu olayla karşılaştığım 2 kıza da
“işin var galiba koş istersen “ demiştim ve koluma girip usulca yanıma gelmişlerdi.Bir adım ötemden gitmediler daha sonra

Beta erkek hareketleri şunları da içerir :

durmadan kımıldamak

ağırlığını bir ayaktan diğerine verip durmak

kambur durmak

kolları kavuşturmak

ellerle oynamak (ovuşturmak gibi)

Beta vücut dili – Buluşma / yürüme esnasında en çok sergilenen beta sinyalleri

Kızla konuşurken kıza doğru eğilmek oldukça bağıran bir beta hareketidir. Aşağıdaki eleman gibi. Bu bariz ilgi gösterir ki özellikle daha yeni karşılaştığınız bir kadına yapmanız, sizin muhtaç / aç olduğunuzu, yokluk zihniyeti ile kıvrandığınızı sinyaller. Aşağıdaki elemanın ellerinin beline doğru cebinde olması da, duygusal olarak stres altında olduğunu ve ezik hissettiğini sinyaller. Ya da en azından kendine güvensizlik hissettiğini.

Aşağıdaki iki duruş daha iyi. Maskülin ve kadına hiçbir şekilde ilgi sinyali vermiyor. Bu bir vücut dili nötrlüğü başlarda oldukça iyidir.

Kızla buluştuğunuzda en iyi oturma pozisyonu, yan yanadır. Zira bu pozisyondan kıza yakınlaşma, kino, vs. daha kolaydır. Kızla yan yana oturabilmeniz için daha önceden, yan yana oturmaya mecbur kalacağınız mekanlar belirleyip bunlarda buluşma ayarlamanız gerekli.

Ama bu şekilde otururken erkeklerin yaptığı en büyük hata, “öyle güzelsin ki senin için böbreğimi veririm” oturuşudur. Aşağıdaki oturuş.

Kadının vücudu erkekten uzağa dönük ama erkeğin tüm vücudu tamamen kadına dönmüş vaziyette. Burada erkek vücut diliyle aşırı bir ilgi sinyali veriyor. Ama kadının vücut dili ise adama ısınmadığını gösteriyor (adamın bu ilgisi ile de muhtemelen hiç ısınamayacak). Burada erkeğin ağzından çıkan ne olursa olsun hatuna verdiği mesaj şudur : “aman Allah’ım. O kadar güzelsin ki. Seninle birgün geçirmek için böbreğimi verirdim.”

Barlarda yapılan önemli beta vücut dili hatalarından biri de yürür yürümez tüm vücudunu kıza dönmektir. Bunun kıza sinyallediği, sen hiçbir çaba göstermesen de benim tüm ilgim sendedir. Bu gibi sinyaller ise, erkeğin kadınlar konusunda pek opsiyonu olmayan bir beta olduğunu sinyaller.

Bu duruş yerine, ilk yürümede aşağıdaki duruşu tutturmak daha avantajlıdır. Eğer kadın ilgiye pozitif tepki verirse yavaş yavaş ona doğru dönülebilir.

Bar demişken, içkili mekanlarda yapılan bir diğer beta hatası da içki bardağını havada, göğüs hizasına gelecek şekilde tutmasıdır. Erkeğin dik ve omuzlar geride durması, göğsünü ileri atması, onun duygusal olarak meydan okuması ve kolay kolay hiçbir şeyden etkilenmem manifestosudur. Aşağıdaki eleman gibi göğüsü kısmen ya da ortasından kapatan içki bardağı, erkeğin savunma pozisyonunda ve duygusal olarak zayıf olduğunu sinyaller.

Yukarıdaki fotodaki ölümcül hatalardan biri de pipet. Erkek adam pipetten içmez. Bunu sadece barlarda değil, her yerde hatırlayın. Pipet yok. Nokta.

Diğer yaygın beta erkek vücut dili hareketi de, nedensizce yüzünü veya boynunu ellemektir. Aşağıdaki iki fotoğrafta olduğu gibi. Bu tür hareketler, erkeğin kendisine güvensizliğinin, vücudu tarafından dışarı sinyallenmesidirler. Yüzünüzü ve boynunuzu kaşımak da dokunmakla aynı anlamdadır.

El ile ağız kapamak, klasik olarak kişinin dediği şeyin yalan olabileceğini sinyaller ama kadın – erkek ilişkilerinde, erkeğin kendine güvensizliğinin bir diğer dışa vurumudur.

Fotoğraf Kaynakları :

Alfa Male vs Beta Male

Eliminating Beta Male Body Language

How to tell he is into you.

2 Common Body Language Mistakes (Dating)

Kağıttan kaplan

Bir okur genç erkeklerin kırmızı hapla ilgili en çok yaptığı hatayı şöyle özetlemiş :

Mahmut Abi,

Senin, hayatınızda ipleri elinize almadan, önünüzde aşmanız gereken çok daha ciddi meseleler varken karı, kız toplarına çok girmemeyi tavsiye ettiğini biliyorum gençlere.

Misal, adamın ösym sınavı var, ya da hayatında tam sorumluluklarını eline alamamış, bağımlılıklarından tam anlamıyla kurtulamamış, disiplin kazanmamış vs. gidiyor burada okuduğu ilişki dinamikleri hakkında yazılarla, maskülin, alfa olmak ile ilgili şeylerle hemen “ava” çıkıyor. Eee oğlum senin hayatın akıp gidiyor boşuna, bi hedefin yok, ziyandasın… sitede okudukların arasında bunu mu anladın bir tek?

Ben red pilli ve bu siteyi, skeptico nun sitesini bazı genç arkadaşlara tavsiye ediyorum çevremde. fakat kadın erkek ilişkilerinin gerçek yüzünü görüp, sonra bunu bir kenara/cebine koyup, asıl yapmaları gereken hayatta güç kazanmak, iyi bir yerlere gelmek, sorumluluk almak olması gerekirken, gidiyorlar kız peşinde koşuyorlar güçlü bir karakter ve hayat inşa etmeye girişmeden.

Bu konuda bir yazı yazmanı ve bunu “14 – 18 yaş arası gençlere tavsiyeler” ile beraber en tepeye sabitlemeni çok isterim. çünkü bu “ben anlatırım isteyen mgtow olur, isteyen oyunu oynar veya bu bilgileri başka türlü kullanır buna karışamam” şeklinde düşünmenden çok daha farklı. bilhassa gençler kırmızı hap’tan öğrendiklerini nasıl kullanacaklarını bilmiyorlar, hata ediyorlar. bu adamlara nasıl kullanırsanız kullanın demek (bunu dediğini görmedim. kendilerine tatlı geldiği ve gerçeği göremedikleri için böyle yapıyorlar) çok büyük bir hata.

Gençlerin en eften püften sorularıyla bile ilgilenen birisin. bu konu dikkatini çekebilir diye düşündüm. benim zeki bildiğim arkadaşlar bile bu tuzağa düşüyorsa bunu es geçmemeli.

“14 – 18 yaş arası gençlere tavsiyeler” yazısı bence yeterli değil sözünü ettiğim nokta için. başlı başına bunun üzerinde duran, “gençler dikkat-danger-ölüm tehlikesi” girişiyle “1. amacınız hayatta başarılı, güçlü, disiplinli, çalışkan olmak olsun. sonrasında zaten kızlar kendiliğinden gelecektir. kız konusunu erteleyin, hayatınızı ve geleceğinizi rayına koyup, ayaklarınız yere sağlam basana kadar” minvalinde bir yazı çok iyi olur.

Çok sevdiğim bir sözü de buraya bırakayım.

“sorunlu insanları düzeltmek yerine, güçlü çocuklar yetiştirmek daha kolaydır.” Frederick Douglass

Ben önce hayatınızı disiplin altına alın sonra kızlar zaten gelir yolunu değil de hem hayatınızı yoluna koyun hem de aktif olarak avlanın diyen biriyim. Ama bunun çoğu erkek tarafından hayatını yoluna koymadan ava çıkmak şeklinde uygulandığını biliyorum.

Bu sitedeki kişisel gelişim ve disiplin tavsiyelerini uygulamadan, sadece PUA teknikleri ile kız tavlamayı öğrenebilirsiniz. Aslında teknikler işin kolay tarafı. Asıl zor olan işin kendi hayatını kontrol altına alma kısmı. O kısım olmadan sürekli yapana kadar yapıyormuş modunda takılırsınız. Eninde sonunda ya bir kadını oneitis yaparsınız ya da 40larında amaçsız bir erkek olarak kalakalırsınız.

Kadınlarla ve hayatta gerçekten başarılı olmak için dominant / egemen olmak zorundasınız. Daha kendi hayatına ve düşüncelerine egemen olamayan erkek, başkalarına egemen olamaz. Olsa olsa zorba ya da götün teki olur.

Mesela, buraya gelip ya da eposta atıp “abi acil yardım” diye kız meselesi / sorunu çözmek için tüyo / yardım isteyen ama bahsettiğimiz disiplin ve spor hayatını ısrarla yapmayan adamlara tek kelime yazmak israf. Siz gerekli ağır antrenmanı yapmadan ringe çıkan boksörlere benziyorsunuz. Biz size kenardan en iyi gardı, en seri yumruk kombinasyonlarını bağırsak ve siz hepsini tek tek yapsanız bir işinize yarayacak mı sanki? O tıfıllıkla isterseniz en teknik gardı alın, en seri yumrukları atın. Dayak yemeye ve nakavt olmaya mahkumsunuz. Ve süpriz süpriz süpriz … Bu maçtan çıkıp da yine ağır antrenman yapmadan ringe çıkarsanız, bilin bakalım ne olacak?

Aynı örnekten gidersek, o dayağı önemli bir toplantıdan birgün önce de yemek istemezsiniz. İnsanın hayatındaki önemli dönemeçlerde, benim hem hayatını düzene koy hem de kızlara yürü felsefem (tam olarak paralel değil, belki disiplin 4 – 6 ay pratik edildikten sonra yürümeler başlayabilir) zararlı olabilir. Bunun sebebi şu. Siz ne kadar öğretiyi hatmedip disiplini sağlarsanız sağlayın, ilişkilerde alfa davranışlar gösterecek kadar çelikleşmek, bir iki tavında dövülme gerektirir. Yani ilk bir – iki ilişkinizde sağlam betalık yapıp tekme yiyeceksiniz. Yılların betalığını öyle düşünce gücüyle sakin sakin atamazsınız. İşte bu yanmaların üniversite sınavı gibi bir şeyin hemen öncesinde olması sınavda ayağınızı kaydırabilir. Bu nedenle yürüme kısmını yapmamanız daha hayırlı.

Yanlış anlamayın. Tehlike yürümelerin başarısız değil başarılı olması. Reddedilmek sizi pozitif bir MGTOW dönemine bile sokabilir. Bende öyle olmuştu mesela. Lisenin ve aile ile yaşamanın kısıtlayıcı hayatından kurtulmak ve ortaokuldan bozma bir üniversiteye değil de iyi bir üniversiteye gitme motivasyonunu ateşleyen lisedeki abazanlığımdı ve derece yapıp üniversite kazanmamı sağladı. 16 – 17 yaşlarımda zoraki MGTOW yaşamamı boşa giden zaman olarak görmüyorum. Şimdi olsa yine aynısını yaparım. O sayede 23 yaşından itibaren kendi parasını kazanan, kendi evi olan ve bekar bir erkek olarak hayatın tadını çıkarabilen biri oldum. Üniversitede part – time çalışmadan okuyamayan biri olmama rağmen.

Rollo Tomassi’nin dediği gibi oyun tekniklerinin problemi, kırmızı haplı olmayan erkeğin herhangi bir kızı tavlaması :

Ama PUA idealinin en önemli problemlerinden biri, AFCizm’in temel sorununa hiç değinmemiş olması. Bu da şu : AFC (beta), AFC (beta) olmayı bırakmak istemiyor ki! Çoğunlukla istedikleri ONEitislerinin (ya da hayallerinin kadınının) kendileri ile uzun süreli beraber olmalarını ve böylece de yan gelip yatacakları şekilde “kendileri olmak” istiyorlar. Oyuna göre PUA Tanrısı Mystery bile PUA senaryosunun kendi ONEities’i olan Katya ile uzun süreli ilişkiye girmek için işe yaramadığında intihara meyilli, zavallı bir AFCye dönüşüyor. Tarihin en meşhur PUAsı bile hala AFC zihniyetinde zira o zihniyeti öldürmek için birşey yapmamış – içindeki AFCyi öldürmemiş.

Başka çok yaygın birşey de reform olmuş ve OYUN yolunda iyi ilerleyen AFCnin, oyun sayesinde hayallerindeki kızı tavlaması ve bunu başarır başarmaz onunla eski AFC çerçevesi temelli bir uzun süreli ilişkiye girerek onu kaybetmesidir. Ben büyük bir Ross Jefferies hayranı değilim ama zamanında dediği bir laf çok doğru : “PUA yeteneklerini bu kalaslara öğretmek, küçük çocukların eline dinamit vermek gibi birşey”. Bu laf kendi tahmin edebileceğinden daha doğru muhtemelen, çünkü felaket potansiyeli çok fazla. Birçok erkek, hedefteki kızı kapatabilecekleri sihirli değnek ya da sihirli formül peşinde. Ama bu onların uzun süredir fantaziledikleri tembel ve beta uzun süreli ilişkiye onları hazırlamak konusunda hiçbir şey içermiyor. Bu adamlar erkek adam değil, ellerinde dinamit olan oğlan çocuklarına dönüşüyorlar. Sonra OYUNu öğrenmek sayesinde hayallerinin kadınının kalbini çalan arkadaş, “başına gelmiş en güzel şey” olan bu hatun kendini terkedince yıkılıp, intihara meyilli bir hale gelince şaşırıyor muyuz? Ya da sevgili ONEities’i bipolar bozukluktan müzdarip çıkınca ve elemanın hayatı OYUN sonrası uzun süreli ilişkiye hazır olmadığı için tepetaklak olunca?

Herhangi bir kadını tavlamak için sadece PUA yeteneklerini kullanmanın problemi, bunun bazen gerçekten HERHANGİ bir kadını tavlaması. Önden araştırma yok, muhakeme yok, düşünmek. AFC oyun sayesinde güzel bir kızı ya da eskiden uydusu olduğu kızı tavlayabilmeye başlayınca o kadar kendilerinden geçiyorlar ki, nasıl bir kadınla beraber olmaları gerektiği konusundaki kriterleri boşveriyorlar. Bu nedenle duygu manipulasyonu yapan kadınlara karşı tamamen hazırlıksız oluyorlar, özellikle de bu kadınlar çok güzelse. Bu nedenle kısa zamanda bu kadını takıntı ve ONEitis haline getiriyorlar.

Bu teknikleri daha pişmemiş bir oğlan çocuğu olarak kullanıp, bir erkeğin girmeyeceği ilişkilere (sorunlu kızlarla) ya da anca yetişkin bir erkeğin başa çıkabileceği ilişkilere girmeleri. Bu durumda ya bir kızı kız arkadaş tutmaya çalışarak ya da kız tarafından terk edilip bunalıma girerek hayatının en önemli fırsatlarından birini heba etmesi.

Kendi hayatınızı kazandığınız ve kendi evinizde yaşadığınız dönemde, eğer o döneme iyi kazanan biri olarak girmişseniz, kadın – erkek ilişkileri daha güzel. Eğer aceleniz varsa hayata hemen atılmaya bakın (okulu uzatmayın, askere gitmemek için master yapmayın ve askerliğinizi yapın, iyi bir iş hayatına sahip olmak için çalışın, vs …). Tamamen kızlaran uzak durun demiyorum ama odağınızdan kızlar için sapmayın. Kızlar kaçmıyorlar.

Saha Raporu – Bir gündüz oyununda 35 set

Selanikerkeği rumuzlu okuyucu, kendisinin saha raporu ile ilgili yazıda “25.03 tarihinde yani pazar günü tam 50 kızın yanına gideceğim artık ölür müyüm sakat mı kalırım bilemiyorum ama bu korkumu yenmek ve alfa yolunda çok büyük bir adım olacak” demişti. Kendisi yorumlarda bir kerede 50 kıza yürümesinin yaklaşma korkusunu yenmek için olduğunu söylese de ben “bir günde 50 kıza yürürsen hiçbir şey öğrenemezsin, günde en fazla 3 – 5 kıza yürü (bardan bara atladığın bir gece bu sayı biraz daha fazla olabilir) ve hergün yürüme” demiştim.

Kendisi o yürümeyi yapmış ve saha raporunu göndermiş (imlayı düzeltmeye vaktim yok, olduğu gibi yayınlıyorum). Ben eleştirimi bu yazıda yazacağım. Siz yorumlarla eleştirebilirsiniz :

Arkadaşlar Merhaba;

Daha önce bugün daygame yapacağımı söylemiştim. 50 kıza gidemedim zamanım yetmedi fakat 35 kıza gittim. Beta olarak yaptığım bu daygame’de psikolojik olarak neler yaşadım ne cevaplar aldım nasıl shit testlere karşı karşıya geldiğimi anlatacağım.

Saat 16.00 da Kanyon AVM’de gözüme kız kestirmeye başladım ve 2 tane boş mağazada çalışan kız buldum. Oturuyorlardı. Tam 15 dk boyunca konsantre olmaya çalıştım omega olan arkadaşım (Rrumuzu ‘erkek’)
beklemeye devam ettikçe zorlaşacak dedi ve gerçekten de öyle oldu. Konsantre olmaya çalışmam da şu : çıplak kız düşündüm hepsi benim hepsi beni istiyo gidersem hepsini alıcam dedim. Avına sinsice yaklaşan kaplan kurt düşündüm ve gittim bi anda. Kapıyı açtım kızlara baka baka gittim ama giderken inanın abartmıyorum başım döndü vücudum benden bağımsız hareketlerde bulundu heyecandan bayılacaktımmmm..

Herşey’e rağmen o kapıdan girdim o korkuyla girdim. Merhaba dedim onlarda merhaba karşılığı verdiler. tanışabilir miyiz dedim bir şok oldular birbirlerine bakıp bana baktılar falan ismin ne dedim söyledi diğeride söyledi el tokalaştım fakat bunları söylerken dudaklarım titredi aklıma HİÇ BİR ŞEY gelmedi ve gittiğim mağaza iç çamaşırı satan mağazaydı bende bahane buldum anneme iç çamaşırı alıcam doğum günü falan dedim 😀 😀 😀 😀 😀 bi kaç bişi gösterdi neyse başka yerden bakıyım bura baya pahalı dedim ve gittim ama bu benim psikolojimi sikti o mağazadan çıktığımda gözlerim yaşardı kusucak gibi oldum arkadaşım kahkaha atarken ben elim midem’de ‘olum kusucam çok kötüyüm diyordum :D’ ikinisin de tanıştığım kişi evli çıktı ama gözlerime bakamıyordu sorun değildi ben amacıma ulaşıyordum yavaş yavaş. korkumu yenerek kızlarla konuşup tanışıp gidiyordum. 3, 4, 5, 6 falan derken 21 e kadar normaldi. (15 inci gittiğim 3 kız vardı nedense onlarla çok rahat konuştum gidiyorken tekrar çağırdılar bende noldu bırakamıyosunuz beni gibi şeyler söyledim. biraz daha makara gırgır shit testler derken gayet iyi geçti ve tekrar giderken geri çağırdılar beni. tekrar gittim ve aralarından en kaşarının numarasını aldım . mağazadan çıkarken seni engellerim bak gibi shittestler uyguladı o kaşar. bende karşılığında baş parmakla yapılan okey işareti yaparak piç bi gülüş attım ve gittim arkama bile bakmadım)

Gelelim 22.nci KAŞARAAAA. beni yıktı ezdi geçti köpek. yaptığı shit test size hafif gelebilir ama beni tam 45 dk boyunca kitledi başımı döndürdü. bu mağazada çalışan bir kadındı telefonla oynuyordu. Merhaba diyip karşılığında merhaba aldım ve nedense ilk kez heyecandan evli misin dedim. oda şok geçirerek evet dedi bende tamam kolay gelsin dedim 2 adım attım gidiyordum. Oda kahkaha atarak bu ne yaaa dedi. onu der demez ben döndüm NE NE YAAA dedim. sen herkese böyle gidiyor musun dedi evet dedim. Daha beni ilk kez simdi gördün dedi. bende 4 – 5 kez gelip seni görmem mi gerekiyo dedim. tekrar kahkaha attım bende gittim bişi demeden ama o kahkahalar o yaptığı surat ifadeleri BU NE YAA diyişi beni mahvetti küçük sinek gibi ezik gördüm kendimi.

35. kıza kadar normal gittim sadece bir kez numara almaya çalıştım ve aldım. Diğer kızlardan da numarasını almamı isteyenler oldu o kadar belli ediyolardı ki ben bilerek almadım amacım dışı olduğu için. Arkadaşlar bugün öğrendiğim en önemli şey düşünmeden gitmeniz avınızı yüksek görmemeniz. Benim hatalarımdan biriside mağazada çalışan ve yanında erkek olan kızlara cesaret edip gidemedim. Eğer bunu beta olarak okuyorsan kıza git ve merhaba beni kovar mısın yanından de bu şekildede çok etkili olduğunu gördüm ve kızlara bu şekilde gittiğinde de kovmuyorlar neden kovayım seni falan diyorlar ordan muhabbete’de girebilirsiniz. aldığım kötü cevapta hayır diyip önüne bakan oldu.. okuduğunuz için teşekkür ederim arkadaşlar yorumlarınızı bekliyorum.

Ben yine aynı şeyi söyleyeceğim. Daygame’in sayı oyunu olması yanlış anlaşılıyor. Selanikli’nin burada yaptığını öneren PUAlar var ama bence bu yanlış. Bunun yanlış olmasının birkaç nedeni var :

  1. Bu iş kas geliştirmeye benzer. Gerçekten de geliştirdiğin bir tarafın var. İlk başta 100 kg kaldıramıyorsun ama azimle çalışırsan sonradan kaldırmaya başlıyorsun. Ağırlık yine yüz kilo (korku var), ama sen artık daha güçlüsün. Selanikli’nin bahsettiği ardı ardına yürüme, “madem 50 kere de gelişeceğim, o zaman gym’e hergün sabah akşam 50 kere gidip gelirim ve hızlıca gelişirim” demek gibidir. Kasların gelişmez ve ciddi şekilde yaralanabilirsin. Gym de bakarsan bir sayı oyunu ama aslında azim oyunu. Her hafta 3 – 4 kere ama sürekli giderek gelişirsin.
  2. İlk yürümeden itibaren her yürümeden başarı hedefi koymanız ve başarı planlamanız lazım. Daygame’de o başarı, telefon numarası almaktır. Yürüme korkusunu yenmek değil. Evet yürüme korkusunu yenmeniz önemli ama yürümelerinizde amaç bu değil. O başarı ise zaman alır. Kızla 4 – 5 dakika konuşma gerektirir ki bu da yürümeyi ciddiye almanızı gerektirir. Bir günde bir düzine kadına yürüyen adam, tek tek yürümeleri ciddiye alamaz. Unutmayın, her yürümeyi çok ciddiye alıp korkmak başarısızlık getireceği gibi, sokakta kendi yaklaştığın kadına “ya güzelim aslında sikimde değilsin ..” ciddiyetsizliği ile gitmek de başarısızlık getirir.
  3. Başın belaya girer. Bir AVM’de önüne gelene yürüyerek günde 50 yürüme yapayım dersen, bugün olmazsa yarın şikayet edilirsin ve sadece güvenlikle uğraşırsan şanslısındır.

2 tane boş mağazada çalışan kız buldum.

Mağazada çalışan kızlarla konuşma alıştırması yapın ama onlara daygame yapmanızı tavsiye etmem. Mağaza çalışanı bir başka erkeğin beyaz şövalyeliği tutarsa başınıza gereksiz iş alırsınız.

15 inci gittiğim 3 kız vardı nedense onlarla çok rahat konuştum gidiyorken tekrar çağırdılar bende noldu bırakamıyosunuz beni gibi şeyler söyledim. biraz daha makara gırgır shit testler derken gayet iyi geçti ve tekrar giderken geri çağırdılar beni. tekrar gittim ve aralarından en kaşarının numarasını aldım . mağazadan çıkarken seni engellerim bak gibi shittestler uyguladı o kaşar. bende karşılığında baş parmakla yapılan okey işareti yaparak piç bi gülüş attım ve gittim arkama bile bakmadım)

Öncelikle kullandığınız kelimelere dikkat edin. kaşar, kaşaar, dişi (kadını insan bile saymayan ve en gıcık olduğum kelimedir), köpek, kancık, vs … gibi kelimeleri kullanmayın. Size bu kelimeler kızları kafanızda önemsizleştirerek sizi avantajlı konuma getiriyor gibi gelebilir ama düşüncelerinizi bu tür saçma kelimelerle kirletmeniz (a) hala bir beta kuyruk yarası taşıdığınızı gösterir, (b) kızlarla sağlıklı bir ilişki kurmanızı engeller ve (c) sizin kendi kendinize düşük statülü bir erkek olduğunuz sinyali gönderir.

15. denemede telefon numarası alman güzel.

Gelelim 22.nci KAŞARAAAA. beni yıktı ezdi geçti köpek. yaptığı shit test size hafif gelebilir ama beni tam 45 dk boyunca kitledi başımı döndürdü. bu mağazada çalışan bir kadındı telefonla oynuyordu. Merhaba diyip karşılığında merhaba aldım ve nedense ilk kez heyecandan evli misin dedim. oda şok geçirerek evet dedi bende tamam kolay gelsin dedim 2 adım attım gidiyordum. Oda kahkaha atarak bu ne yaaa dedi. onu der demez ben döndüm NE NE YAAA dedim. sen herkese böyle gidiyor musun dedi evet dedim. Daha beni ilk kez simdi gördün dedi. bende 4 – 5 kez gelip seni görmem mi gerekiyo dedim. tekrar kahkaha attım bende gittim bişi demeden ama o kahkahalar o yaptığı surat ifadeleri BU NE YAA diyişi beni mahvetti küçük sinek gibi ezik gördüm kendimi.

Eğer sindire sindire 22 yürüme gerçekleştirseydin (örneğin haftada 6 yürümeden 4 haftada) böyle ezik hissetmezdin ya da yıkılmazdın. Tanımadığın birine yürüyünce ve heyecandan saçmalayınca, karşındakinin seni aşağılar tepkiler vermesi anormal değil. Gülüp geçeceksin. Tekrar ediyorum, daygame’de takip, kızla ağız dalaşı, kendini açıklamaya çalışmak, sinirlenmek vs … insanın başını belaya sokar.

Benim hatalarımdan biriside mağazada çalışan ve yanında erkek olan kızlara cesaret edip gidemedim.

Bu hata değil. Gitmeyin zaten. Başınıza iş alırsınız.

Aldığım kötü cevapta hayır diyip önüne bakan oldu …

Takip, ısrar, ağız dalaşı, saçma sapan bir açılış ve aşırı korkak beta vücut dili olmadığı sürece, kızlar çok sinir bozucu tepkiler vermez. Ağzını açmadan el işaretiyle bana bulaşma ya da hayır en çok duyacağınız şey. Daygame’de bunu hemen kabul edip yürümeyi keserseniz sorun olmaz. Kızlar uçan tekme ya da Osmanlı tokatı atmıyorlar. En fazla yapacakları, eğer birden fazla iseler, birbirlerine bakıp seni aşağılar şekilde gülüşmeleri olacaktır. Ortalama bir duygusal güç ile hiç de sorun olacak bir şey değil.

Bu beta vücut dili olayına dikkat edin. Eğer aşırı beta yaklaşırsanız, kadın kendisine bu kadar ezik birinin yaklaşmasını, kendi CPDsine hakaret olarak algılayıp sinirlenebilir. Vücut dilinizi kontrol edin.

Evet, bence bu kadar ardı ardına yürümeden öğrenebileceğiniz, aynı sayıyı zamana yayarak elde edeceğinizin çok çok azıdır. Ya da daha kötüsü zararlı olabilir. Üstat Rollo Tomassi’nin bu konuda dediklerini tekrar edeyim :

“Oyunu şöyle sanıyorlar : Çık dışarı, 100 tane kıza yaz, şansın yaver giderse biri sana yüz verir ve birlikte olursunuz. Ben de diyorum ki Oyun sayı oyunu değil azim / kararlılık oyunudur, devamlılık oyunudur. Her hafta sadece 1 kere yürüseniz, yılda 52 kere yürürsünüz. Buna kararlılık denir. Bu aynı zamanda ortalama bir erkeğin hayat boyu yürüdüğü kızdan daha fazlasına yürümüş olursunuz. Oyun bu kararlılık ve hatalarından ders çıkarma ile ilgilidir. Olay makineli tüfek gibi yürü .. yürü … yürü .. değil. Biliyorum bazı PUAlar var “çık dışarı makineli tüfek gibi ol” diyorlar. Bundan hiçbir şey öğrenemezsin. İki çeşit öğrenme vardır : bir şeyi içselleştirirsin ve senin bir parçan olur ya da hareketleri ezberlersin. PAU’yı eleştirenlerin çoğu bu zeber şeklini eleştiriyorlar. Bu rol yapmak, kendin olmamak, ezberleyip okumaları gereken bir senaryo.”

 

Plan

Çok uzun süre hiç bir planım olmamıştı. Tabii ki hayatta ne yapmak istediğimi biliyordum, böyle sanatsal, herkes tarafından farkedilebilir ve gösterişli birşeyler olmalıydı. Fakat bu gerçekliğe girme yolu 17- 18 yaşındaki birisinin zihni için asla yeterince somut değildir. Herşeyden önce milli olmak istiyordum. Tutkularım vardı, yeteneklerimin farkındaydım ama bir planım yoktu.

Başta şartlandırılmış betaların 17 yaşında yaptığı şeyi yaptım. Feminist buyruk tarafından onaylanan senaryoyu takip ettim. İyi çocuk  > uyum > rahatlık > bağlılık > tek eşlilik ve eğer bu bölümlerin birinde kaderime çizilmiş seks bana lütfedilirse ki bu tamamen herhangi bir betanın olmanın gerektirdiği onay süreci sayesindedir. Fakat benim hala bir planım yoktu. Bu durum hala bana bir plan gibi geliyordu fakat aslında bir plan değildi.

ONEitis kız arkadaşlı bir seri monogami bir plan gibi gözüküyordu ki bu feminist buyruğun desteklediği bir şeydi ve mantıklı gözüküyordu. Aynı anda birkaç kadını idare etme kapasitesinde olan erkeklerden nefret ederdim. Kadınlar feminist buyruğun resmi onaylı senaryosundan sapan böyle oyunculardan nasıl büyülenebiliyordu? Bu kadınlar kendi yollarından sapmanın ne kadara hatalı olduğunu göremiyorlar mıydı? Kadınlar bu adamları neden seks ve yakınlıkla ödüllendiriyorlardı ve feminist öğreti tarafından onaylanmış önkoşullar olmaksızın neden yapıyorlardı? Feminist buyruk bana kadınlara her zaman saygıyla davranılmasını öğretmişti- cinsiyet olarak ve mantıklı şekilde benim bağımsız bir etkenim olarak. Kadınlar neden feminist buyruğun hepimizden önce uygulamaya koyduğu plandan sapan adamları neden ödüllendiriyordu ? Kadınlar neden benim gibi mantıklı düşünemiyorlardı ?

O zamanlarda farketmemiştim fakat kadınların doğuştan gelen hipergamisinin feminist buyruğun planı ile çeliştiğini göz önünde bulundurmakta başarısız olmuştum. Daha sonra hayatta, feminist buyruğun erkek ürünleri olan betalar buyruğun asıl planının farkına varacaklardı. Onların rolleri diğer erkeklerin genetik miraslarını büyütmekte olan kadınları desteklemek olacaktı. Çoğu beta erkek, kendini gerçekleştirme ya da öz farkındalığa varmayla feminist buyruğun planının farkına varabilirler. Bazıları için bu üzücü bir farkına varıştır zira artık çok geçtir ve yapılacak tek şey kötü etkisini azaltmaktır. Diğerleri içinse boşanma sonrası sadece eşlerinden ayrılma özgürlüğü değil aynı zamanda buyruğun palnından bir kaçıştır. Ve diğerleri için bu hayat etkileyen ideolojinin sonuçlarından sıyrılmanın rahatlığıdır.

Plan Yapmak

Zekice bir Yahudi deyişi vardır, “ insan plan yapar, Tanrı sadece güler.” Bu şefkatli asilzade sözüdür., fakat aslında dünyanın en ünlü betasının “sen planlar yapmakla meşgulken, hayat olur “deyişi ile aynı anlama gelir. Ya da başka bir deyişle “yapacak bir şey yok” ve aslında senin şu anki durumuna yol açan olaylar üzerinde hiç bir etkin yoktur.

Eskiden buna inanırıdm. Eskiden bir planımın olmasının az çok alakasız olduğunu düşünürdüm, çünkü eninde sonunda senin aslında sana olan şeylere üzerinde asla kontrolün olmamıştır. Annem eskiden benim fit olmamla ve vücut gelistirmeyle uğraşmamla ilgili takıntılı olduğumla konusunda beni devamlı eleştirirdi. Annem bana “ Yarının ne getireceğini asla bilemezsin, kanser olabilirsin,veya bir otobüs tarafından ezilebilir ve sonrasında üzerine titrediğin vücudun boşa harcanabilir” derdi. Ona “evet” dediğimi hatırlarım ama bu benim şimdi nasıl görünmek istediğimle alakalı, bir tabutun içinde iken bu umrumda olmayacak.

Bunlar her zaman ilginç konuşmalardı fakat işin aslı kendim için bir planım yoktu.

Plan Yapmamak

Plan yapmamak, başarısız olma planı yapmaktır. Deniz piyadesi arkadaşlarım bu sözü severler. Bu sözün orduda muhteşem bir mantra olduğuna eminim. Fakat kaçımız planımızın olmaması ya da plana bağlı kalmamamız sonucunda başımıza bir şeyler gelmesine izin verir ? Bizim başımıza gelen şeyler üzerinde tam bir kontrolümüz olduğunu söylemiyorum. Fakat bizim bir planımız olmadığında, başkalarının planları bizim başımıza gelecekleri etkiler. Yukarıda resmettiğim üzere, genç bir adamın planı olmadığında Feminist Buyruk zaten kendi planı ile oradadır – boşluğu kendi amaçları ile doldurmaya ve genç erkeği feminen planın erkeğin kendi konsepti olduğuna inandırmaya hazırdır.

Sosuave forumlarındaki liseli okuyuculara her zaman tavsiye ettiğim şey hoşlandıkları bir kıza yürüdüklerinde, başarı için plan yapmalarıdır. Bu genç adamların pek çoğu bir kıza çıkma teklif etme mekaniklerini ve korkusunu o kadar içselleştirmişlerdir ve kızla yakınlaşmak için manevralara dalmışlardır ki başarılı olduklarındae ne yapacaklarının planını yapmazlar.Onlara sonucun başarılı olmasını beklemelerini ve bu olunca ne yapacaklarını planlamalarını söylerim. Ve bunun için temel bir neden var.

Kız birden genç adamın teklifini kabul ederse çocuğun buluşma için hiç bir planı yoktur. Bu plansızlığın kıza verdiği mesaj, kızın buluşmadan sonrasını aklına getirmeyen bir erkekle buluşmaya, potansiyel yakınlığa ve hipergamik değerlendirmeye evet dediğidir.  Bir planının olmaması erkeğin beta özünü ele verir – erkek başarılı olacağını beklememektedir. Kız bunu derinlerde sezer ve buluşmanın bağlamı ve çerçevesi beta önkoşullarında çalışır.

Alfanın zihin yapısı başarılı olmayı bekler. Oyunun anahtar doktirinlerinden birisi rasyonel olmayan derecede özgüvendir ki bu oyunun ana elementidir. Bunun başarılı olması planın takip edilmesine bağlıdır ve planın takip edilmesi de bir planın olmasına bağlıdır. Bu plan ister PUA’nın yürüme sonrası ayaküstü buluşması şeklinde olsun ya da balayı gecesi bekaretini eşine çakmak için saklayan bir adamın planı olsun koşul hep aynıdır. Alfalar ne istediklerini çok önceden bilirler ve gitmek istedikleri nokta ile ilgili sağlam bir planları vardır.

Kendine güven

Sosuave forumlarında bana sık sık sorulan sorulardan biri de şudur;

“Rollo, erkeğin özgüvene sahip olması kadınlar için en çekici özelliği,  özgüvenimi nasıl geliştirebilirim ?”

Özgüven ilginç bir kavram, sadece kadınlara uygulanmasında değil, hayatın geneli için ilginç bir kavramdır. Özgüven mistik bir aleme çıkarıldığı için şöyle okuruz. “Başarısız olma sebebin kendine yeterince inanmamandır.” Bu anlayış sadece kendin ol sözünün akıl yürütmesiyle benzer bir mekaniğe sahiptir. Bu insanların başka söyleyecek bir şeyleri olmadığı zaman söyledikleri bir şey – “Ooo, adamım o kız konusunda sadece kendine güvenmen gerek, sürtüklerin istediği bu, sadece PoF (dating sitesi) profillerine bak, özgüven, özgüven, özgüven, …” Özgüven hakkında söylemedikleri şey, özgüvenin geçmiş başarılardan ve o başarıları tekrar edebileceğinizi bilmenizden türediğidir.

Hayalkırıklığını anlıyorum; kadınlar sadece kendin olmanı, erkekler sadece kendine güvenmeni söylerler. Her iki grup da sadece gerçekten mevzuyu anlayanların bildiği net olmayan özelliği ima ederler. Daha önce SKO presibinden bahsetmiştim, fakat kadınların talep listesinde bu kadar önemli olan özgüveni nasıl elde ederim ?

Özgüven, opsiyonlarından ortaya çıkar.

Geçmiş başarılarını tekrar edebildiğini bildiğinde veya bu başarıların tekrarı için elinde kaynağın olduğunda özgüvenin olur. Bu, kadınların güven istediklerin iddia ettiklerinden istedikleri koddur: “Diğer erkeklerin olmak istediği ve diğer kadınların kendisiyle yatmak istediği bir adam istiyorum.”

Bu durumun büyük ironisi ise kadınların istediği erkek özgüveni, bir kadının layık olan özgüveni aşan özgüveni, her zaman kibir olarak algılanacaktır. Neden?  Zira bu özgüven Feminist Buyruğun planıyla çelişir. Bu delicesine seksi bir şey, fakat aynı zamanda Feminist Buyruğa büyük bir tehdit teşkil eder.

Tabak teorisi serisinde bahsettğim üzere “siklemiyorum tavrı gerçekten siklemediğinde çok daha kolaydır. Eğer kadınlarla bağlılık olmama tavrını devam ettirirseniz, Feminist Buyruğun deli gömleği planı gevşemeye başlayacaktır. Senin PLANINDA olan, seninle birlikte olmak için samimi istek duyan kadınların örneklenmesi ve filtrelenmesidir. Bizim işimize yarayan yatıştırılmış veya mecburi bir arzu değil, fakat senin potansiyelini temsil ettğin özgüvenli, geleceğe dair beklentisi olan ve seksi olanla bağlantı kuran samimi bir istekdir. Bu senin bilişsel olarak mükemmel eşi aramandaki filtreleme veya gözden geçirme gibi gözükmez. – Mükemmel eş kendini sana sunar.

Çok sayıda erkek birden brden fazla tabak çeviremeyeceğini düşünür. Bu adamlar tabak çevirmeyi, çevrelerinde uygun durumda olan her kadını sikmek olarak düşünürler ve tabak çevirmenin hedefinin amaçsızca seks olduğunu sanarlar. Bu, beni eleştirenleri tabak teorisini yaftalamayı umdukları bir hatadır :

“ Rollo hareket eden her şeyi sikin diyor, bu korkunç !”

Hayır, fakat birliktelik sözü vermeme kavramı temel olarak Feminist Buyruk planıyla çelişir ki bu nedenle Feminist Buyruk ve onun etkenleri buyruğun sosyal dominasyonunun devamlılığı için bu tarz hedef saptırmalara bel bağlar.

Eğer geçmişte tahmin edilebilir düzende başarılı olmaktan gelen özgüvene sahipseniz, gelecekte o görevi tekrar edebileceğinizi makul bir beklentiyle söyleyebilirisiniz. Kariyer, spor, belirli bir sosyal etkileşim bağlamında veya bir yetenek, beceri durumunda hepimiz ayağa kalkıp bireyin başarısını alkışlarız. Bu bireyler başarıyı çok kolay bir şeymiş gibi gösterirler. Kadınlar konusunda özgüvenlisiniz diyelim, geçmişte onlarla başarılı olduğunuzu, bir oyuncu olduğunuzu varsayalım – yıllarca sadık bir koca olarak aileni beslemiş olsan bile. Bunu açıkça söyle, kandırılmış tipik bir erkeksindir.

-Fakat özgüven piliçlerin aradığı şeydir Rollo, WTF ?

Aradıkları şey özgüven değil, plan. SENİN planın. Erkeklerin bir kadına yürümenin ötesinde buluşma planları hakkında örneklemeler vermek kolaydır fakat bu bir erkeğin hayatında sahip olması gereken kapsamlı planlamanın sadece bir örneğidir. Alfalar planlar. Bilinçli veya değil alfaların özgüvenleri, o planların olduğunu söze dökülmeden farkeden kadınlardan evrilir.

Çerçevenin Tomassi’nin ilk demir kanunu olmasının sebebi, gerektiğinde çiftleşme potansiyeline sahip kadınları bile dışarıda bırakacak, sağlam bir plana sahip erkeğe bel bağlamasıdır. Bir erkeğin planı onun seks arzusunun da üstünde olmalıdır, ama aynı zamanda seksi planını etkilemek için kullanmayı da içerir.

Aman Tanrım Rollo, bir erkeğin kadınla uzun dönem bağlılık niyeti olmasa bile seksin o erkeğin planına dahil olmasını mı öneriyorsun ?

Plan bağlamında, evet. Bu beni ahlaksız ve canavar gibi gösterebilir, fakat bir an durun ve bunun hakkında düşün. Peki kişisel ölçekte bu planın Feminist Buyruğun planından daha ahlaksız ve insanlıktan çıkmış olduğunu söyleyebilir misn ? Ya da küresel veya kanuni ölçekte ?

Hipergaminin uçukluğundan da mı kötü?

Sonucu da düşünerek başlayın

Fakat biz bundan daha iyiyiz değil mi ? Bizler asil, yürekli onurlu cinsiyetiz. Bizim görevimiz kadınların düşmesini önlemektir zira onlar kendileri için neyin iyi olduğunu bilmezler (buraya Arturcu bir düzyazı koyun(*))

Bu güzel bir nesir olabilir ama bir plan değildir. Kadınların erkeklerde aradığı tüm o yönlendirme ve kontrol (dominantlık demenin kibar bir yolu), aslında erkeğin vizyonunun yönlendirmesinden kaynaklanır. O kadın sana güveniyor mu ? Bir erkek olarak karşılaşabileceğin en büyük meta – SHIT test, kendi planın yerine  Feminist buyruğun planını koymandır. Ne küstahça ! Ne kadar kibirli! Nasıl cüret edersin!

Kafada sonucu düşünerek başla. Tomassi’nin ilk demir kanununun dediği gibi, kadın senin çerçevene girer. Senin gerçekliğine girer, o meraklı bir aktör, araştırmacı olandır, kadın onun için yarattığın dünyayı keşfeder, senin arkadaşlarınla, ailenle ve grubunla karşılaşır. Eğer uzun dönem ilişkinde bunun tersinin doğru olduğunu hissediyorsan, kadıının gerçekliğine ve hikayesine girmişsin demketir ve kimin planın yürürlükte  olduğu sorusu senin için cevaplanmış olur.

(*) – Ortaçağ romantizminin merkezindeki Kral Artur ve şövalyeleri mitinden bahsediyor.

Çeviri : The Plan

Çeviren : Icarus Everyman

Tek odağınızın kadınlar olması – Kadınlarla başarısız olmanın garantili yolu

Çoğu erkek kadınlar konusunda tekrar tekrar başarısızlığa uğruyor. Her seviyede. Ya kız arkadaşları yok, ya da bir tane kız arkadaşları varsa bile kız kısa sürede ilişkiden soğuyor ve saldırganlaşıyor, ilişkiler erkeğin isteği dışında bitiyor, vs. Bu erkeklerin anlamadıkları ise her ilişkide (ya da ilişki öncesinde) aynı hataları aynı tip kadınlarla yapıyor olmaları.

Çoğu erkeğin kırmızı hapı bulması, kadına odaklanmanın artık içinden çıkılamaz hale gelmesinden kaynaklanıyor. Kırmızı hapı bulan hemen herkesin kafasındaki sorular kadın – erkek ilişkileri ile ilgili ama biraz eşeleyince, bu kişilerin hayatının diğer alanlarında da büyük bir disiplinsizlik, duygusal zayıflık, finansal problemler, hedonist zevklerin ağında kıvranma (porno, video oyunları, mastürbasyon, vs …) gibi problemler olduğunu görüyoruz. Fakat çoğu erkek bunlara değil, en son sevdicekle ayrılması, ortalama bile diyemeyeceğin ve normalde 2 güne “adı neydi lan bu karının” diyeceğin hatunu uzaktan oneitis yapması gibi şeylere odaklandığı için kırmızı hapa geliyor. Aslına bakarsanız, bu aşamada durum yumurta – tavuk haline geliyor. Evet, kadınlarla başarısızlık aslında diğer alanlarda başarısızlığın bir belirtisi, hastalığın kendisi değil. Ama bu, aşağıda da bahsedeceğimiz “birbirini tamamlama miti” nedeniyle erkek bu belirtiye hastalığın kendisi imiş gibi o kadar fazla odaklanıyor ki, diğer alanları daha da boşveriyor ve kadınlara odaklanmak, hastalığın kendisi olmaya başlıyor.

İşte bu nedenle buraya gelince size pratik olarak yapmanız gereken şeylerin çoğunun (disiplin, ağırlık kaldırmak, kendi hayatına düzen vermek, vs …) kadınlarla alakasız olduğunu görüyorsunuz. Bunun, kadın – erkek ilişkileri konusunda “ona küçük süprizler yapın – çömelip kafanıza oturtun” tadında ana akım sitelerden farkını yakalamışsınızdır.

Bu odaklanmadan kurtulmak için şunu anlamak gerekiyor.

Kadınlar, erkeğin hayatının ana yemeği değil, olmamalıdır. Kadınlar, hayatın tatlılarıdır.”

Tatlı güzel şey, olması çok iyi, hayata renk katar. Ama yemesek ölmeyiz.  Kötüsü, tatlıyı ana yemek yaparsak, hayatımız kısalır, 40ını göremeden kalpten gideriz.

Kadınlar, mutluluğunuz için gerekli değiller. Bu, olmasalar daha iyi demek değil tabii ki. Evet, kadınlar hayatı gerçekten daha zevkli kılıyorlar. Evet, iyi bir kadınla beraber olmak erkeğe çok şey katıyor. Ama kadınlarla başarılı olabilmeniz için, hayatınızda kadın olmadan da mutlu olabilecek biri olmanız lazım.

Hayatınızda kadın olmadan da mutlu olabilmeniz için de, size ana akım medyadan, toplumdan ve kültürden pompalanan “kadın erkeği tamamlar” yalanını kafanızdan atmanız lazım.

Kadın erkeği tamamlamaz. Kadın, erkeği tamamlayamaz. Kadının böyle bir şeye ne kapasitesi vardır, ne de niyeti.

Her erkek gibi, özellikle de her genç erkek gibi, tam hissetmiyorsunuz. İçinizde bir boşluk var. Toplum ise bu boşluğu, hayatınızın kadınının dolduracağını söylüyor. Her dizide bu var, her romanda, her şarkıda. Buna inanmamak zor. İnandığınızda ise doğal olarak kadını hayatınızın odağı yapıyorsunuz.

Evet, yarımsınız. Doğru.

Ama diğer yarınızı, kendinizi disiplin, çalışma azmi ve duygusal güç ile inşaa ederek tamamlayacak kişi yine sizsiniz.

Başka biri değil, ve tabii ki bir kadın değil.

Kadınlar, bu tamamlama rolünü oynayamazlar ve kendilerinden bu rolü oynamasını bekleyen erkeklerden tiksinirler. İşte bu nedenle “sana ihtiyacım var”, “sensiz yaşayamam” gibi romantik ağıtların (!) realitede bir değeri yoktur.

Kendi içindeki boşluğu kendisinden başka dolduracak kimsenin olmadığın anlayan erkek, bu konuda çalışmaya başladığında, şu mucize ile karşılaşır : tabak çevirmeye bile ihtiyaç duymadan bolluk zihniyeti. O, elinin altında yiyebileceği birkaç tabak tatlı olan erkek kadar hatta ondan daha fazla bolluk zihniyetindedir. Tek farkı, onun kendine güveninin bir tabak tatlıya ihtiyacı olmamasından gelmesidir, elde şunu yiyemezsem bunu yerim diye tatlı opsiyonları tuttuğundan değil.

Hazır yeri gelmişken söyleyelim, kadını odağına koyanlar sadece mavi haplı erkekler değiller. Fişten çekilebilen ve Oyunu başarılı olan birçok erkek, özellikle bu devirde (Tinder gibi uygulamalar sayesinde) hatundan hatuna atlama sürecine girebilir.  Bu sürece girmek doğaldır fakat normalde bu süreç yerini yavaşlamaya ve hayatta daha anlamlı bir şeyler yapmaya bırakır. Tabii ki yavaşlamaktan illa ki uzun süreli ilişkiyi ve evliliği kastetmiyorum. “Am peşinde koşmak” da bir çeşit kadını hayatının odağına koymaya dönüşmeden, odağa kendini koymaktan bahsediyorum.(*)

Zamanla göreceksiniz ki kadınlarla başarılı olan erkekler, onları asla öncelikleri yapmayan erkeklerdir. Tekrar edeyim : Kadınları (sevgilisini, karısını, hatunlara yürümeyi) önceliği yapmayan erkekler, kadınlarla en başarılı olan erkeklerdir. Bu o kadar ilginç bir doğa kanunu ki, kadınları hayatınızın odağından çıkarıp kendinize odaklandığınızda, genellikle kadınlar hayatınıza girmek için uğraşmaya başlar. Siz kadınsız da mutlu yaşayabilecek hale gelirsiniz ama kadınlar kadınsız yaşamanıza izin vermezler.

III. Önceliğin kendi misyonun olmalı, kadının değil

Esas oğlanın kendisini tamamlayan kadına ilanı aşk ettiği tüm o romantik klişeleri unutun. Bunun her fırsatta aksini iddia etmelerine rağmen kadınlar bir erkeğin “herşeyi” ya da varlığının merkezi olmayı istemezler. Tam tersine değerli bir erkeğin hayat amacına itaat etmeyi arzularlar, o erkeğin amacını gerçekleştirmesine yardım eden dişil güç olmak ve o erkeğin gösterdiği yolu takip etmek isterler. Bir kadının bütünlüğüne saygı gösterin ve ona “benim herşeyimsin” diye yalan söylemeyin. O sizin “herşeyiniz” değil, ve eğer öyle ise, yakında öyle olmayacak merak etmeyin.

Amcığın 16 Buyruğu

(*) – Çok erkekle yatmanın kadının ruhunu bozacağı ama çok kadınla yatmanın erkeğe güç katacağı söylenir. Bence bir yere kadar. Tayland’da bu “çok kadın” rakamının 3 hanelilerde olduğu adamlarla karşılaşmıştım. Hepsi bir başka dejenere idi. Katoilere (travesti) dalanların çoğu da bunlardan çıkardı. Tabii bu adamlar zaten dejenere olduklarından mı bu kadar yüksek rakamlara çıkıyorlar yoksa yüksek rakamlara çıktıkları için mi dejenere herifler tartışılır. Ama bu kadar skor iyi bir şey değil.

Neden çoğu erkek kırmızı hapı reddeder?

Hepimizin bildiği gibi, kırmızı hap bir erkeğin hayatına, sadece onu aradığında giriyor. Eğer kırmızı hapı aramayan bir arkadaşınıza kırmızı haptan bahsederseniz, kırmızı hap linki gönderirseniz ya da kadın – erkek ilişkilerinin gerçek doğasını anlatmaya çalışırsanız, büyük ihtimalle kırmızı hapı reddedecektir. Özellikle de bu arkadaşınız adamın enerjisini ve erkekliğini emen bir ilişki içinde ise veya oeitisin doruklarındaysa, size düşmanca davranacaktır. Ben olsam bir bak diye gösterirdim ama bu ne saçmalık diyenle de tartışmazdım.

Peki suç kimde, neden böyle? Bunun kısa cevabı, çoğu erkeğin kırmızı hapa hazır olmadığı ve bunların da çoğunun hayatları boyunca hiçbir zaman fişten çekilmeye hazır olmayacakları. Yani kırmızı hapı, sadece bunu arayan erkekler yutabilir. Kimsenin elinde istatistik yok ama kırmızı hapı yutmaya çalışan erkekler, bu gibi sitelere (çoğu yanlışlıkla da olsa) gelen erkeklerin küçük bir kısmıdır.

Şimdi de uzun cevaba gelelim. En önemli neden bence kırmızı hap öğretisinin gerçeklerini ile başa çıkamayacak olmaları. Mavi haplı olmanın en büyük faydası, mavi hap evreninin sağladığı umuttur. Bu umut gerçek dışı, gerçekleştirmesi zor ve gerçekleştirdiğini sansan bile vadettiği doyumu sağlamayan bir umut olabilir. Ama yine de bir umuttur ve insan ümit etmeden yaşayamaz.

Eğer kendin olursan, gerekli çabayı gösterirsen ve aramaya inanırsan, seni performans göstermeni beklemeden, eşitlikçi ve karşılıksız bir aşkla sevecek olan ruh ikizini bulacaksın umudu, sürekli performans göstermekten ve kadının aşkının erkeğin aşkından farklı olduğunu kabul etmekten daha kolay. Bugün yüzüne bakmayan 20liklerin 30 yaş civarı akıllanıp (!) senin değerini anlayacakları (görünürde de gerçekleşen) umudu, yılların abazanlığını bu masala inanarak hemen şimdi karşında olan yeniden doğmuş azize (!) İle giderme ihtiyacı, kırmızı hapı yutup gerçekte olanı kabul etmekten daha kolay (en azından kadının acil bebek ihtiyacını karşılayan beta öder rolünü icra edip, ayak paspası rolüne terfi edene kadar). Yanılıp şaşırıp yüzüne bakan ortalamanın altı sıradan bir hatunu oneitis yapmak, dışarıda reddedilmeye göğüs gererek opsiyonlarını değerlendirmekten daha kolay.

Bu olaya boşuna kırmızı hap demiyorlar. Konforlu, neyin ne olduğu senin için kararlaştırılan bilindik Matrixten, her şeyi senin inşa etmen gereken ve yeni bir umut yaratman gereken bir dünyaya uyanıyorsun. Daha bir eski sevgiliyi düşünmeme ya da sabah erken kalkma iradesi gösteremeyen adamdan beklemesi çok güç bir uğraş bu.

İkincisi neden ise, mavi hapın feminen propagandası ile kadın milletini günahsız melekler statüsüne koyan bir erkek için, kadınların bırakın kaka şeyler yapabileceğini söylemek, onların erkekler gibi sıradan insanlar olduğunu söylemek bile kadın düşmanlığı olarak algılanıyor. Bu algıya, mavi haptan tam çıkamamış kırmızı haplıların, “kadın beni olduğun gibi seven, performans beklemeyen, daha iyisini aramayan bir melek değilse, yaraktan yarağa atlayan orospudur, pisliktir, vs …” kadın düşmanlığı da oldukça yardımcı oluyor. Bir nedenden dolayı kadının aşk stratejisinin, erkeğin salak saf aşk kavramına uymaması, prenseslere hakaret olarak algılanıyor.

Günümüzde erkekler doğumdan 20li yaşlarına kadar hemen hemen tamamen kadınlar tarafından (anne, büyük anne, anaokulu / kreş öğretmeni (çoğu kadın), ilköğretim ve lise öğretmenleri (çoğu kadın)) yetiştirildikleri ve bu kadınlara sürekli itaat etmeye alıştıkları ve bu kadınların hep kendilerinden yüksek statüde olması nedeniyle, kadınların doğası diye gösterdiğiniz gerçekleri hakaret olarak algılıyorlar. Türk aile yapısında baba, tüm çocuk yetiştirme işini anneye bıraktığı için, bir maskülin rol modeli de yok. Ve son olarak artık medyada ve görsel sanatlarda maskülin rol modeli de olmadığını düşünürsek, kadın tornasından çıkmış bu adamlara kadın doğasını anlatmanın zorluğunu anlamış oluruz.

Yukarıdaki dinamik, erkeğin kurtarıcı şeması yazısında bahsettiğimiz, kadını koruma içgüdüsünü resmen hackleyip erkeğin aleyhine ve kadının yararına kullanıyor.

Ve son olarak da bir erkek, kırmızı hapın gerektirdiği disiplin ve itkiye sahip olmadığını bildiğinden kırmızı hapı reddederler. Kendi hayatını kendi ellerine almama stratejisinin gözden kaçırmamanız gereken bir yararı var : sonunda başkalarını suçlayabilme ve “istesem yapardım” diyebilme mastürbasyonu. Eğer hapı kabul ederseniz, kendinize sadece bir hedef durumu değil, yenilgi durumu da tanımlıyor, sorumluluğu elinize alarak başkalarını suçlama, harekete geçerek de “istesem yapardım” diye avunma lükünüz ortadan kalkıyor.

Kırmızı hap farkındalığına erişmek için ne yapmalı?

Bir okur sormuş :

Hocam selamlar, yanlış anlamayacağınızı düşünerek size birkaç soru sormak istiyorum. Erkek adam bloğundaki yazıları yeni yeni okumaya basladım. Daha önce kırmızı hap düşüncesi ve felsefesine dair hiçbir şey bilmiyordum. Kırmızı hapla ilk kez ne zaman karşılaştığımı hatırlamıyorum. Muhtemelen internet üzerinde bir şekilde denk geldi. Şimdiye kadarki ömrümü “sağlam” bir beta erkek olarak yaşadığımı itiraf etmeliyim. Gerçi günümüz toplumunda birçok erkeğin benim durumumda olduğunu düşünüyorum. Bu bütünüyle benim seçimim olmadığı için bunu söylerken utanmıyorum aslında. Yazıları okumaya başladığımdan beri Şimdiye kadar doğruluğundan zerre kuşku duymadığım düşünceler yavaş yavaş yerle bir olmaya başladı. Gerçeği görüp sorunu tanımlamak bir taraftan bana güven aşılayıp gaz verirken bir taraftan da derin bir boşluğa sürüklüyor. Çünkü kırmızı hapı yutmak sizlerin de belirttiği gibi kolay bir süreç değil. Belki birçok kişinin altından hakkıyla kalkamayacağı bir süreç. Yıllardır bu toplumun içinde yaşamış olmak bile bunu zor kılan etkenlerden biri sadece. Kırmızı hap farkındalığına erişmek sadece blogdaki yazıları okumakla ne ölçüde başarılır? Başkaca neler yapmak gerekir? Bu farkındalığı erişip mutlu alfa erkekler olmamız için ne önerirsiniz? Bu öğretinin hitap ettiği bir yaş aralığı var mı? Belirli bir yaştan sonra (27 yaşındayım) karakterde bazı şeyler oturduktan sonra değişim ne ölçüde mümkündür ya da mümkün müdür? Kişinin sahip olduğu ve ruhuna tabiri caizse perçinlenen toksik betalık düzeyi her çabayı beyhude kılabilir mi? Biraz uzun oldu ama geri dönüş yaparsanız çok sevinirim.

Sırayla cevaplayacak olursak :

Kırmızı hap farkındalığına erişmek sadece blogdaki yazıları okumakla ne ölçüde başarılır? Başkaca neler yapmak gerekir? Bu farkındalığı erişip mutlu alfa erkekler olmamız için ne önerirsiniz?

Sadece okuyarak öğrenilecek birşey değil bu. Araba kullanmak için de bir sürü ehliyet kursu kitabı okumak faydalıdır ve hatta gereklidir ama araba sürmeyi, direksiyona geçmeden öğrenemezsin. The Red Pill öğretisinin pratiği – Önce kendine odaklanmak ve Maskülin benliğini geliştirmek yazılarını uygulamak şart. Eğer hayatında disiplin yoksa Nasıl Disiplinli Olunur yazısı da iyi bir uygulama rehberi. Belki beta salgınının nedeninin testosteron ile bağlantısından, belki de disiplin kazandırdığından, ağırlık kaldırmak, kırmızı hap pratiğinin temel taşı. Haftada 3 – 4 kere gymde canını çıkarmadan, alfa davranışlarını arttırman gereksiz zor.

Bu öğretinin hitap ettiği bir yaş aralığı var mı? Belirli bir yaştan sonra (27 yaşındayım) karakterde bazı şeyler oturduktan sonra değişim ne ölçüde mümkündür ya da mümkün müdür?

Bir yaş sınırı yok. 30undan hatta 50sinden sonra kırmızı hap öğretisi ile tanışıp dönüşenler var. Aslına bakarsan, yaşı 40 civarı ve üstü olanların işi daha kolay zira onlar eskinin daha sert erkek neslini, en azından çocukken gözlemleme şansına sahipti. 27 ise hiç de geç bir yaş değil. Bakın, bu iş kolay değil. Pratik uygulamalara başladıktan sonra değişim görmeniz 6 – 12 ay, tam kırmızı haplanman ise 2 – 3 yıl ister. 27 yaşında biri için bu 30una gelmeden (CPD tırmanışının hızlandığı yaş), ustalaşmaya başlaman anlamına gelir.

Kişinin sahip olduğu ve ruhuna tabiri caizse perçinlenen toksik betalık düzeyi her çabayı beyhude kılabilir mi?

Nefes aldığın sürece o zehiri atabilirsin. Çoğu erkeğin betalıktan kurtulamama sebebi a) kırmızı hapı düşmanca bir şey görüp reddetmeleri ve b) eğer öğretiyi kabul etseler bile yeterince uzun süre pratik uygulamasını sürdürememeleri. İçindeki alfayı cilalayıp parlatmak yazısını okumanı tavsiye ederim.

Saha Raporu – Benim gibi betalıktan kurtulmak isteyenler adına cesaret verici daygame

Selanikerkegi rumuzlu okur şu mesajı gönderdi :

Merhaba, yaklaşık 1 sene önce kırmızı hapla tanıştım fakat pek önemsemedim (ta ki çevremdeki bütün kızlardan red yiyene kadar). Boyum 1.80 yeşil gözlü ve sarışınım ve dışarıda çoğu kızla kesişirim fakat iş konuşmaya gelince beta olduğum için benden kaçarlar.

Bu olaylar baya bi canımı sıktı ve 1 aydır teoride kendimi geliştirdim sıkı bir okur oldum. Kendimi geliştirmek için Haribo standında çalışan bir kızın yanına gittim (yanına giderken heyecandan başım dönüyordu 😀 ). Ben kıza “merhabalar çok tatlısın tanışabilir miyiz” dedim ama bunu söylerken gözlerim karardı dudaklarım titredi ve bayılacak gibi oldum. Ona rağmen kız güler yüzlülükle merhaba diyip elini uzattı ve konuşmaya başladık. Ben cevap verememeye başlayınca da müşteri rolü yapan omega arkadaşım olaya el atıp toparladı ve kızın instagramını aldım.

İlk gün beni tekrar görmek için can atan kız 1 hafta sonra “sülük gibi yapıştın yeter” dedi bende küfür edip sildim numarasını yani anlayacağınız betalığım bu kızı da mahvetti. Bu olaydan sonra tamamen kendimi kırmızı hapa vermiş durumdayım. Ben çok utangaç birisiyim kızlarla tanışmaya gittiğimde resmen ağzım yamuluyor ve dudaklarım titriyor, gözlerim kararıyor. Bu utangaçlığımı korkumu yenmek adına 25.03 tarihinde yani pazar günü tam 50 kızın yanına gideceğim artık ölür müyüm sakat mı kalırım bilemiyorum ama bu korkumu yenmek ve alfa yolunda çok büyük bir adım olacak.

Kızlarla yaşayacağım konuşma diyaloglarını, aldığım en olumlu ve en olumsuz cümleleri sizinle paylaşacağım. Betalığı yenmek isteyen diğer arkadaşlarada bu Daygame cesaret getirsin. Pazar akşamı neler yaşadığımı tek tek anlatacağım ve sizden tek isteğim betadan alfalığa attığım büyük adımda bana YÜRÜÜ BEEE BU ADAM OLACAKKK demeniz ve verebilirseniz de ufak tüyolar 🙂

Öncelikle, reddedilme korkusunu aşmanın tek yolu, kendini gönüllü olarak reddedilmeye maruz bırakmaktır. O nedenle kıza yürüdüğün için tebrikler.

Boyum 1.80 yeşil gözlü ve sarışınım ve dışarıda çoğu kızla kesişirim fakat iş konuşmaya gelince beta olduğum için benden kaçarlar.

Bu, yakışıklı ama beta davranan erkeğin çok başına gelir. Çok YD alırsın, ya da cold approachda yürümene olumlu tepki verilir. Ama ağzını açtıktan sonra kız soğur. Yaygın bir problem. Aslında ilginçtir, oyunun tipten daha önemli olduğunun kanıtı.

İlk gün beni tekrar görmek için can atan kız 1 hafta sonra “sülük gibi yapıştın yeter” dedi bende küfür edip sildim numarasını yani anlayacağınız betalığım bu kızı da mahvetti.

En azından bu kızı geri kazanırım diye sormadan bir sonraki yapmışsın. Ama bir kızı bir haftada soğutmak da başarı, ne yaptın da böyle oldu 😀 Asıl ibretlik olay o.

Bu utangaçlığımı korkumu yenmek adına 25.03 tarihinde yani pazar günü tam 50 kızın yanına gideceğim artık ölür müyüm sakat mı kalırım bilemiyorum ama bu korkumu yenmek ve alfa yolunda çok büyük bir adım olacak.

Daha yeni yazdık :

“Oyunu şöyle sanıyorlar : Çık dışarı, 100 tane kıza yaz, şansın yaver giderse biri sana yüz verir ve birlikte olursunuz. Ben de diyorum ki Oyun sayı oyunu değil azim / kararlılık oyunudur, devamlılık oyunudur. Her hafta sadece 1 kere yürüseniz, yılda 52 kere yürürsünüz. Buna kararlılık denir. Bu aynı zamanda ortalama bir erkeğin hayat boyu yürüdüğü kızdan daha fazlasına yürümüş olursunuz. Oyun bu kararlılık ve hatalrından ders çıkarma ile ilgilidir. Olay makineli tüfek gibi yürü .. yürü … yürü .. değil. Biliyorum bazı PUAlar var “çık dışarı makineli tüfek gibi ol” diyorlar. Bundan hiçbir şey öğrenemezsin. İki çeşit öğrenme vardır : bir şeyi içselleştirirsin ve senin bir parçan olur ya da hareketleri ezberlersin. PAU’yı eleştirenlerin çoğu bu zeber şeklini eleştiriyorlar. Bu rol yapmak, kendin olmamak, ezberleyip okumaları gereken bir senaryo.”

Yani bir günde 50 kıza yürürsen hiçbir şey öğrenemezsin. Günde en fazla 3 – 5 kıza yürü (bardan bara atladığın bir gece bu sayı biraz daha fazla olabilir) ve hergün yürüme. Güzel bir Zen hikayesi vardır :

Çaylak rahip, usta rahibe “hergün 10 saat meditasyon yaparsam, kaç yılda uçarım”. Usta demiş 1o sene. Çaylak heyecanlanmış : “o zaman günde 20 saat meditasyon yapsam kaç senede uçarım”. usta cevap vermiş : “20 senede”.

Son olarak da, ağırlık kaldırıyor musun?