Mektup arkadaşı modu ile kendini friendzone’a atmak

Saha raporu – Hapı Yutmak yazısında Hank Moody şöyle yazmıştı:

2 ay sonra taşınacaktım ve kızı “sıcak” tutmalıydım. Her gün mesajlaşmaya başladık, tabi o zaman oyun falan da yok, mal gibi aklıma ne gelirse yazıyorum falan. 1 ay kadar sonra Mahmut abi ile denk geldiğimizde kızı sordu, “süper gidiyor her gün konuşuyoruz” dedim, “oğlum her gün mesajlaşmak iyi birşey değil kızı soğutursun kendinden” dedi. Hala unutmam içimden “siktir lan ordan sen ne biliyon sanki” dedim. Pişmanım!

Bir kadınla tanıştığınızda yapabileceğiniz hataların en geri dönüşsüzlerinden birisi, nedeni ne olursa olsun o kadınla buluşup yürümek yerine uzun uzun mesajlaşıp konuşmaktır. Bu süreç sizi her zaman olmasa bile büyük ihtimalle pipisiz mektup arkadaşı (Corey Wayne’in daha ağır tabiri ile gay erkek kız arkadaşına – gay male girlfriend) çevirir. Öyle ki, kadın aslında başında sizden hoşlanıyor olsa bile kendi kendinizi friendzone’a atarsınız.

Yani çoğunuzun sandığının aksine hergün saatlerce konuşup mesajlaşmak iyi bir şey değil. Burada yorumlarda bunun yüzlerce örneği var ve yaptığım görüşmelerde de onlarca kere karşılaştığım bir şey:

aynı gün sohbetin sonunda instagramdan da takip etti beni.sonraki 2-3 gün iyice samimileşince numarasını istedim ve whatsapptan devam ettik.ayrıca her akşam da discorddan sesli konuştuk … (günler sonra) … ama dün bana şöyle bir mesaj attı: ben daha fazla yapamıyorum ilişki insanı olmadığımı,özgürlüğüme düşkün olduğumu biliyordum yine de denedim olmadı.

2-3 ay önce bir kızla konuşmaya başladım sonra muhabbet ilerledikçe ben ona karşı farklı duygular hissettiğimi belli etmeye başladım ama baktım ki bu arkadaş olarak düşünüyor yani öyle diyordu

Bu kapanmalar bitene kadar kızı sıcak tutmak için hergün konuşuyorduk öyle ki bazen sabahlara kadar saatlerce konuştuk … Bana karşı bir şey hissetmiyormuş.

Burada birkaç problem var. Birincisi ve daha az etkili de olsa sıklıkla başınıza gelecek olan, sizden daha hızlı bir erkeğin (ki şu şekilde telin öbür ucunda kalan adamdan hızlı olmak marifet değil) öne geçmesi. Yani geride kalma ihtimaliniz çok yüksek.

İkincisi, telefonda veya mesajda tüm hayatınızı ortaya döküp sizinle ilgili bir merak veya gizem bırakmıyorsunuz.  Bu, kızla buluştu mu çenesi düşen ve tüm gizemi öldürüp başından kaybeden adam ile aynı şey.

Üçüncüsü ve en önemlisi, sizin oyununuzun ve cinsel çekimin %80’i vücut dili, koku ve fiziksel olarak tenlerinizin birbirinden birkaç santim uzakta olması. Bunlar olmadan sadece konuşup mesajlaşmak kızın kızlarla yaptığı bir şey ve farkında olmadan kızın kız arkadaşı olmakla özdeşleşiyorsunuz.

Dördüncüsü, bir kızla hergün saatlerce konuşabilen veya sürekli mesajlaşan bir adamın hayatında ne yoktur sizce? Bir amaç yoktur. Başka bir kız yoktur. Farkında olmadan amaçsız ve tercih edilmeyen biriyim diye sinyalliyorsunuz. Gerçi bir çoğunuz öylesiniz ama bunu sinyallemeseniz daha iyi olmaz mı?

Ama abi kız sürekli konuşmak ve mesajlaşmak istiyordu!

Olabilir ama bu bahane değil. Kızlar da biriyle ilişki potansiyelini bok etme potansiyeline sahipler ve kızın bunu bok etmesine izin vermeyecektiniz. Ayrıca bunu bir çeşit shit test olarak algılayın. Kızın bilinçaltı algoritmaları sizin saatlerce mesajlaşacak kadar içine düşüp düşmeyeceğinizi test ediyor.

Buna karşı koyun. Sürekli mesajlaşabileceği biri olmayın. Ayrıca daha önce bahsetmiştik, kırmızı hapın birinci işlevi iyi kızın içindeki iyiyi, bozuk üzümün içindeki bozukluğu hemen açığa çıkararak kızları elemektir. Yani sürekli mesajlaşmamaya siz kibarca direniyorsanız kötü tepki veren kız, testi geçemez ve kendi kendini eler. Yani “kırmızı hapı uyguladım kız mesajlaşmıyorsun diye kayboldu, nerede bu devlet?” diye isyan etmeyin. Kırmızı hap tasarım olarak en öncelikle erkekleri sürekli beta öder bir konumda acı çekecekleri ilişkilerden uzak tutmak için var, her kızla oldurmak için değil. “Ben yalnızım arkadaşım, kırk yılda bir kız buluyorum, bir kız olsun da çamurdan olsun, kuruşu kuruşuna öderim” diyorsanız yanlış sitedesiniz.

Bakın tekrar ediyorum, haftalarca mesaj / telefon iletişiminde kalıp buluşmazsanız, başında size ilgisi olan kızın friendzone’una girebilirsiniz. Kızlar erkeklerin liderliğini takip ederler ve siz “ben mektup arkadaşıyım” moduna girerseniz bir süre sonra kız “mektup arkadaşım” diye hissetmeye başlayabilir.

Ama abi Eylül’e kadar buluşamayacağız, kızla sürekli mesajlaşmazsam beni unutmaz mı?

Kızın sizi unutmaması için haftada bir iki mesajlaşmanız yeterli ama evet kız sizi unutabilir. Fakat gerçek hayat tecrübesi birçok durumda kızı buluşma gününe kadar ara ara yoklamanızın ya da hatta unutup buluşabileceğiniz zaman aramanızın daha etkili olacağını gösteriyor. O zaman hala boşta olursa buluşursunuzü, boşta değilse başkasına yönelirsiniz. Kız beni unutmasın diye arkadaşa dönmenizin bir manası yok.

Der Algorithmus

Şu algoritma oldukça basit ve sizin fazla ilgi / kaynak / zaman harcamadan kadın – erkek ilişkilerinde başarıya ulaşmanız için önemli. Basit derken anlatması basit, uygulaması zor. Özellikle “ama ödemezsem giderse, bir adım daha atsam belki olacak” ruh haliyle.

Kızla tanıştınız ve mesajlaşıyorsunuz. Ya da telde konuşuyorsunuz. Aranız çok sıcak. Eğer gündüz oyunu, hayat oyunu, Tinder, Instagram gibi bir yerden tanıştıysanız en geç bir hafta içinde buluşma teklif edin. Buluşma teklifi kabul olmazsa biraz daha iletişim kurun ve 5 – 7 gün içinde bir daha buluşma teklif edin. Önceki teklif hiç olmamış gibi. 2 kere reddedilirseniz next. Size ulaşmaya devam ediyorsa bir süre sıcak ama kısa kesin ve ona buluşma teklif etmek için şans verin. Eğer bir hafta içinde bu gelmiyorsa salın gitsin. Diğer kızlara odaklanın.

Buluşuyorsanız 3 -4 buluşmada kıza yürüyün. Bir iş çıkmıyorsa nextleyin.

Peki kızla yakın zamanda buluşma şansınız yoksa? Buluşma olacak zamana kadar bırakın. O zaman aklınıza gelirse yeniden mesajlaşma başlatın. Buluşabilirseniz, buluşursunuz. Buluşamazsanız, kızı biri kaptıysa, kısmet değilmiş. Birbirinize yazılı değilmişsiniz demek ki 🙂 Sizin de eliniz armut toplamıyor ya da beş kız kardeş ilişkisi için yok herhalde. Daha olabilir, buluşabilir, buluşmaya istekli kızlara zaman ayırıyorsunuz.

İlginç misin yoksa abaza mı?

Kadınlar senden daha çok, kafalarında sana ait olduğunu düşündükleri imajla beraber oluyorlar. Kadın için seviştiği erkekten daha önemli olan şey muhtemelen o erkeği kafasında koyduğu kategoridir. Bunun anlamı şu: birçok durumda seninle değil, senin başarılarınla, toplumdaki yerinle sevişiyorlar. Ya da senin ait olduğun sosyal zümreye ait biriyle sevişmek onlara makul geliyorsa seninle bu yüzden sevişiyorlardır. Bu yüzden erkekler bir şeylerini kaybettiklerinde genelde kadınları tarafından eskisi gibi sevilmiyorlar.

Çünkü kadınlar başarı objesi erkekle beraber olmak isterler. Kadınlar ellerinde olsaydı beta erkeklerin onlara yürümesini yasadışı hale getirmek isterlerdi. Zaten bunu statüsü düşük ama onlara yürüyen erkekleri sosyal medyada bir suç işlemiş gibi ifşa ederek ya da basit bir muhabbet başlatmayı taciz sayma gibi hareketlerle yapıyorlar. Çünkü bu erkekler kafalarındaki imaja, kategoriye uymuyor. Oysa beta erkeği sapık konumuna sokan aynı hareketler başarılı imaja sahip erkeğin ilginç olarak yorumlanmasına neden olabiliyor.

Kadınların erkekleri en çok kategorize ettikleri şeylerin başında erkeğin mesleki statüsü ve sosyal statüsü gelmektedir. Belirli bir mesleki etikete sahip olduğunuzda aynı şeyleri yapsanız da kadının tepkisi 180 derece değişiyor. Tersi durumda, başta güzel bir iletişim kurduğunuz bir kadın size işinizi sorduktan sonra her şey negatif anlamda 180 derecede de değişebilir. (Kadın o an size çaktırmasa bile bu oluyor).

Bu yurtdışında Türk olduğunuzu söylemek gibi bir etki yaratıyor. Maalesef yurtdışında bazı ülkelerde Türklerin imajı oldukça kötü ve siz güzel bir iletişim kursanız da ön yargıya takılabiliyorsunuz. (Ukrayna’da kızlar nereli olduğumu sorduklarında, verdiğim cevap sonrasında yüzlerinin düştüğünü defalarca gördüğümde buna emin oldum. Diğer ülkelerde daha farklıdır belki)

Kadınlar sizin belli bir zümreye ait olmanızla, değerli olduğunu düşündükleri bir mesleki sınıfa ait olmanızla vb. kısacası etiketinizle sizden fazla ilgileniyorlar. Kadın için “dün akşam başarılı bir (etiket her neyse) ile  seviştim” demek önem arz ediyor. Birçok kadın sizden daha çok etiketinize önem veriyor.

Aklın aşırı uçlara gitmesin. Bu anlattıklarımdan “etikete sahip olmayanlar sonsuza kadar sevişemeyecekler” gibi bir anlam çıkarman için oldukça yıkık ve isyankar bir erkek olman lazım. Kadına kafasında seni başarılı olarak algılayacağı bir kategoriye koymasına yardımcı olacak bir etkilet sunamıyorsan mevcut olanı parlatmalısın. Parlatamıyorsan da yenisini inşa etmelisin. İnşa etmek içinde kendini yatırım yapmalı ve çalışmaya başlamalısın. Etiketi sadece satrançta güçlü bir taş gibi düşün. Oyunu kazanmanı ne kadar  kolaylaştırdığını bilirsin ve o taşı kaybetmek istemezsin.

Var olan özelliklerini iyi bir şekilde pazarlamalısın. Kadının anlayacağı şekilde anlat ve mümkünse iyi bir gelir sağladığının/sağlayacağının işaretlerini göster. Oyun eskisinden çok daha kolay olacaktır. Şunu da ekleyeyim kadınlardaki bu beklentide bir yanlışlık yok. Çünkü kadındaki güzelliğin karşılığı erkekte başarıdır.

Yazar:Secret

Başarı objesi erkeği tüm yönleriyle anlattığım son kitabıma buradan ulaşabilirsin:

Erkeğin Kişisel Başarı Rehberi Kitabı

 

Geçmişe dönmeliyiz!

Twitter’daki gelenekçileri en iyi özetleyen kelimeler “geleneğe bağlılık”. Bu, genellikle şu şekilde ortaya çıkan gayri resmi bir yanılgı:

“Bunu böyle yapmak doğru çünkü biz bunu ezelden beridir böyle yaptık”.

Bu yanılgının varsayımları ve ne gibi problemler yarattığı  konusunda daha derinlere inebilirim ama ben bunu bir benzetme ile anlatmayı daha ilgi çekici buluyorum.

Buralarda takılmadığım veya çalışmadığım zamanlardaki eğlencelerimden biri, çocukluğumdaki eski oyunları oynamak. Bu oyun toplulukları içinde, her zaman “o tip bir adam” var: Küçüklüğünde oyunda yenilip durmuş, 5-15 yıl sonraysa oyunda egemen olmak için mükemmel bilgi ile donanıp,  intikamını ve hak ettiği statüyü almak üzere oyuna geri dönmüş. Fakat bu adamın bir problemi var: oyunun ve oyun çevresindekilerin statik kaldığını ve sadece  kendisinin dinamik değişken olduğunu sanması. Demek istediğim, eğer şu anki farkındalığıyla geçmişe yolculuk yapsaydı, en iyi oyuncu o olabilirdi. Ama yıllar içinde oyunun dinamikleri değişti:

  • İnsanların oyunu oynama şekli değişti,
  • oyunu oynayan insan tipi değişti,
  • meta oyun için yeni stratejiler yaratıldı,
  • ve yeni oyun modelleri getirildi.

Bu oyuncu tipi bunların farkına vardığında, oynamak yerine şu şikayetleri etmekle meşgul oluyor: “Bu oyun nasıl eskisi gibi oynanmaz?”, “İnsanlar oyunu mahvediyorlar” vs. Gerçek şu ki diğer oyuncular onun yapmayı planladığı şeyi yani oyunda hakimiyet kurmayı deniyorlar ama o, hala oyunda hakimiyet kurmayı başaramıyor. Ve temel gerçek şu ki,  bu oyuncu diğerlerinde olmayan bir avantajın peşinde ve bu avantaj sayesinde oyuna egemen olacağını düşünüyor. Ve oyuna dönüp de tekrar yenilince de genellikle şu tip duygusal tepkiler veriyor: “hepinizi sikeyim, oyun geliştiricilerini sikeyim, oyunu da sikeyim, ben çıkıyorum”.

Bu görece uzun anektodu yazdım çünkü bu anektod gelenekçi zihin yapısını çok iyi gösteriyor. Genellikle bunlar son 70 yılda ortaya çıkan “yeni oyun özelliklerine” adapte olmakta zorluk çeken insanlar:

  • Artık kadınlar üzerinde ekonomik güce sahip değiller.
  • Modern çağda hayat boyu tek bir şirkette çalışmak büyük oranda mümkün değil.
  • Artık liseden sonra bir fabrikada çalışmaya başlayıp, daha sonra bir eve, 2.5 çocuğa ve hayat boyu bir kadına sahip olmakta mümkün değil.

Ama, oyunun değiştiğini kabul etmek yerine bu tip elemanlar oyunun eski oynandığı şekline dönmesi gerektiğini savunuyor yani oyundan anladığını, oyunu bildiğini ve bilgi avantajının olduğunu düşündüğü zamana.

Bu dürtüyü anlayabiliyorum, nostaljik gözlükler taktığında,  geçmişte mükemmel bir  şekilde adapte olabileceğin ‘’mükemmel’’ zamanların olduğunu hayal etmek kolay. İnsanların inançlı, çalışkan, ülkesini ve ailesini önceliği yapan bir “babayı” takdir ettiği zamanların. Şahsen ben de sevdiğim sağlıksız yiyeceklerin brokoli ve yumurta gibi besin değerlerine sahip olmasına bayılırdım ama maalesef şu an oynamak zorunda kaldığımız oyun bu.

Eğer eskinin değerlerine dönebilseydik bile, mesela 1950’lere, onlar yine 1950 olmazlardı, artık akıllı telefonlarımız, internet, diğer teknolojiler ve fikirler  var ve bunlar tüpüne geri sokamayacağın diş macunu gibiler. Eğer mucize bir  yöntem bulup 70 yıl geriye gitseydik,  senin gelecekteki “iyi eşin” de  telefona sahip olacaktı  ve sence ayak bileklerinin fotoğrafını instagrama atmaya başlaması ne kadar sürecekti ?

Özet ve Son Düşünceler

Kendimi sıklıkla geçmişe ışınlandığımı  ve buna nasıl tepki verdiğimi düşünerek eğlendiririm. Bunun cezbediciliğinin sebebi eğer şu anda sahip olduğun tüm bilgi birikimini elinde tutsaydın, kendini yüksek statülü ve epey servetli bir pozisyonda bulabilecek olman. Eğer 2016 yılına gidebilseydin ve 380 dolardan bir bitcoin alsaydın ve 2017 yılı 19 Aralık’a  kadar elinde tutsaydın380 dolardan bir bitcoin alsaydın ve 2017 yılı 19 Aralık’a  kadar elinde tutsaydın ve bitcoin short pozisyona girip 18 Aralık 2018’de shortu kapatarak günümüze gelseydin milyoner olabilirdin.  Finans alanında tanıdığım insanlar genellikle bu gibi teorik hareketlere gülüyor, çünkü bunlar teorik şeyler. Hayatında 1 kere bu kadar şanslı olabilir misin ? Tabii, uçan ya da yere düşen bir bıçağı  yakalama girişiminizle piyasayı karıştırmanız daha mı olası ? Kesinlikle.

Yeni şeyleri seviyorum ama her yeni şey iyi değil ve yeni fikirlerin uygulanması makul ve  kontrollü bir şekilde yapılmalı. Ama ilerlemeyle savaşamayız, sen kabul etsen de etmesen de dünya yeni şeyler geliştirecek,  bu yüzden en iyisi adapte olmak. Dünyamız, değişen durumlara en iyi adapte olabilenlerin yanında. Bu durumun bana göre en komik tarafı, bütün tarafların kendilerine çalışıp para kazanmadan avantaj sağlayabilecekleri bir dünya oluşturmak için savaşıyor olması. Oyunu öğrenmek yerine oyunu değiştirmek için çok sıkı çalışıyorlar:

  • Eğer oyunu oynamakta sıçıyosan büyük ihtimal anlaşmalı evlilikler ya da devlet zorunlu kız arkadaş istiyorsun, böylece birisi problemlerini senin için çözebilir.
  • Eğer para kısmında sıçıyorsan kominizmi veya Evrensel Temel Gelir gibi şeyleri destekliyorsun böylece birisi senin için para problemlerini çözebilir.
  • Eğer ağırlık kaldırma kısmında sıçıyosan 18 yaşında stereoid alıyorsun ve instagram profilin için sahte ağırlıklar kullanıyorsun.

Sporcu futbol oynamak ister, inek öğrenci satranç oynamak ister ve kötü çocuk… kötü çocuk  ne olursa olsun sevişmenin bir yolunu bulur. En önemlisi de bütün bunlar, yapmak konusunda sorumlu olduğun ama yapacak yetkinliğe sahip olmadığın şeyleri, senin yerine dışarıda birinin ya da bir kurumun çözmesini sağlamak için stratejiler. O  yüzden oyununu bir adım yükseltmek , çalışmak ve efor sarfetmek yerine, işi “kutsal anlatılara” havale etmek istiyorsunuz. Sonuçta da şuna varıyorsunuz:

HERKES, HEPİNİZ benim HAK SANRIMI destekleseniz her şey ne kadar da güzel olurdu!

Çeviri: We have to go back!

Çeviren: asderehler

Kızlarla Sokakta Nasıl Tanışılır | Kızlarla Tanışma Video Tam Analiz (İNFİELD]

Merhaba millet, Ben Mr. Deer.  Kadınlarla tanışırken nelere dikkat ediyorum. Neler yapıyorum tam analiz videosu sizlerle. Kadınlarla başarılı olmanız için gereken TEMEL şeyleri anlattım, dikkat bu video ansiklopedi niteliğinde. İYİ SEYİRLER!

Diğer postlarım ve yazılarım için tıklayınız.

Saha Raporu – Kütüphanede açılış

Az sonra okuyacağınız saha raporu, koronavirüsün Türkiye’de peydah olmasından hemen önce yaşandı. Şubat 2020 sonları olması lazım. Mart ayından sonra yaşanacakları tahmin edebilseydik, peygamberliğimizi ilan ederdik. Vaziyetten pek haberimiz yok. Neşeliyiz, coşkuluyuz ama biraz da telaşlıyız. Spor Bilimleri öğrencisi olduğumdan anatomi gibi ezber gerektiren dersler alıyorduk ve kafamız da başka yerlerde olduğundan zorlanıyorduk. Vaktimizin çoğunu kütüphanelerde geçirmeye başladık; haliyle açılış maçılış peşinde değildik. Aklı fikri Bitcoin, sanal para gibi şeylerde olan bir arkadaşımız vardı, PUA işleriyle en çok o ilgilenirdi. Diğer arkadaşın da başka sıkıntıları vardı. Kısacası saha raporumun yan karakterleri, karı kız işleriyle uğraşacak durumda değildi. Her neyse, fazla uzatmadan raha raporuna geçelim.

Öğle yemeği için kampüse gittik, karnımızı bir güzel doyurduk. Kütüphaneye gidelim de ders çalışalım, yoksa anatomi belamızı okuyacak havasındaydık. Yanımızdaki kızlar kütüphaneye gitmek istemeyince üç erkek kalakaldık. Neyse dedik, gece akarız alemlere şimdi işimize bakalım. Kütüphanenin alt katında grup çalışmaları için bir araya gelebildiğiniz bir yer vardır. Orada biraz gürültü patırtı olur. Biz de oturduk, Kalf kaslarının Latince isimlerini falan çalışıyoruz. Ortam sıcak, yok Soleus yok bilmem maximus yok şunun lif tipi derken beynimiz muşmulaya döndü. Ara verdik. Tam o esnada arkamdaki masada bir hareketlilik oldu. Şöyle göz ucuyla döndüm baktım esmer bir hatun masaya katılmış. Önce pek dikkatimi çekmedi, arkamda kalıyor çünkü.

Önümdeki arkadaş kızı süzdü etti, vücudunu beğendi. “Kalçaları küçük ama böylesine daha iyi çakılır” minvalinde bir şey söyledi. Yetiştiği ve girdiği ortamlardan gelen bir rahatlığı vardı.

Diğer arkadaşla “az sessiz ol, kız duyacak” dedik. Sonra döndüm tekrar baktım, şöyle bir kızın vücudunu avcı gözüyle süzdüm. Döndüm arkadaşa “Hacım, bunun her yeri küçük” dedim. “Üflesen kırılacak, şu kollara bak.”

Gerçekten de ufacık tefecik bir şey. Bizim diğer Bitcoinci arkadaş, “El falına bakma bahanesiyle bir yanaşayım kızlara, siz de arkamdan gelirsiniz.” dedi. Biz boşver moşver derken arkadaşı ikna ettik, vazgeçti. Kısmet banaymış tabii, haberim yok. Kızı mızı boşver, kalf kasına dön birader derken kız sandalyeme çarptı, ofladı pufladı. O an dedim tamam, bu iş bende. Benim çantada çikolata vardı, dedim kız pası verdi çikolata ile golü atarım. Çıkardım çantadan çikolatayı, döndüm arkamı uzattım kıza.

“Al abi bi snicker ye” dedim hafif gülümseyerek. Herkes güldü tabii, ortam bi ısındı. Kız “yok diyetteyim ben, tatlı, şeker yemiyorum” minvalinde bir söyledi. Aha dedim, ben Spor Bilimleri öğrencisiyim. Beslenme dedim mi bana soracaksın. Bizim Bitcoinci arkadaş da biliyor işleri tabii, rekabet istiyor.

“Sen biraz fazla kalmışsın diyette.” deyiverdi. Çalı çırpıdan farkın kalmamış, ne olacak bu halin?” Bir anda kızların odağını kendisine kaydırdı. Bir şeyler söylemem gerekiyordu, aklıma geleni pat diye söyleyiverdim.

“Kızın doktoru benim birader, hastayla doktor arasına girme.”

Aslında Bitcoinci eleman orada bir şeyler diyebilirdi ama hafif güldü, mevzuyu çaktı. Kısacası kızı bana bıraktı. Kız tüm vücudunu bana döndürmüştü artık. Suratında aptal bir gülümseme vardı, bunu pasif ilgi işareti olarak attım cebe. “Allah allah, bak sen.” dedi. “Sanki tıp okuyorsun ha!” dedi, orada bana bir shit test atmış oldu.

Tabii arkadaşları da durmadı. Onlardan da bir ton laf geldi. Ben de şöyle bir gevşedim. Vücudumun yarısı kıza dönük, yarısı bizim masaya. Ama kafam olduğu gibi kızın suratına bakıyor. Göz kontağı kuruyorum ama en fazla 3 saniye. 2 saniye başkasıyla göz kontağı kuruyorum, sonra 3 saniye yine kızla. O hafif, alaylı gülümsememi ve gözlerimdeki kısık bakışı koruyorum. Hatta bazen dudaklarımı vesaire yalıyorum. Kızın shit testine verdiğim cevap “O zaman hastan olayım, tedavi et beni.” oldu. Orada açılış ve tanışma kısmını koparmış oldum bence; orada kızla iletişimin kapısı açıldı. Adın ne, memnun oldum, hangi bölüm, hangi hoca vesaire klişe soru cevaplarla tanıştık. Masaları birleştirdik, ben doğal olarak kızın yanına oturmaya yeltendim ama başka bir arkadaşı hemen kapıverdi orayı. Kız evi naz evi meselesi anlayacağınız. Sana kızı kolay vermeyiz diyorlar akıllarınca. Ama kızın ilgisini çekmeyi başarmışım ki kız pasif ilgi işaretleriyle gel beni tavla diyor. Bakışları bende, elleri hiç durmuyor. Ya saçlarında, ya elindeki bileklikte, vücudu hafif bana dönük. Bir ara dudaklarını yaladı. Dedim normaldir yalar, olabilir. Hemen sazan gibi atlama. Ancak vücut dili her şeyi anlatıyor. Hem göz kontağı kuruyor hem de dudaklarını yalıyor. Bilinçsizce yapılan bir flört hareketidir bu.

Masada muhabbeti artırdık ama kıza tam ilgi gösteremiyorum. Rahatlık, vücut dili, muhabbet vesaire tamam ama zamanlama ve bağ kurma konusunda sıkıntı var; kızın yanındaki cadaloz taş koyuyor. Bitcoinci arkadaşı yendik, kızın arkadaşına yeniliyoz. Oğlum malafatı masaya vurman şart dedim kendime. Kütüphanenin çıkışında langırt masası vardır. Millet kahve sigara içer, langırt oynar. Döndüm kıza, “Gel seninle langırt oynayalım.” dedim. Yanındaki arkadaşı “Biz bostan korkuluğu muyuz burada?” deyiverdi.” Şöyle bir benim arkadaşlara bakış attım. Biraz yardımcı olun, wingman falan olun; bu kız kıskançlık krizine girdi yol vermiyor bana. Ama yok, onlar diğer kızlarla bilmem nerenin kahvesi şöyle böyle muhabbeti yapıyor. O an aklıma bir cümle geldi, dedim söyle gitsin. “Langırt oynayabilmek için ehliyetin olması lazım. Var mı senin langırt ehliyetin.”

Kızların “sen ne diyon oğlum” bakışı vardır, bilirsiniz. O bakışla “Langırt ehliyeti ne lan, kıçından uydurma. Hadi diyelim ki öyle bir şey var, arkadaşım X’in (esmer hatun) ehliyeti var mı?”  Haydi, oğlum dedim kendime, bitir şu işi. “Ben langırt federasyonu başkanının çaycısıyım. Ben ehliyetini verdim ona, sen karışma.” O zaman benim esmer hatun da bir shit test atıverdi. Gülerek, “Önce doktorum dedin olmadı, sonra hasta oldun şimdi de çaycı oldun; az kolpacı değilsin sen de hee” dedi. “Ben de her türlü meslek var, sen langırt oynamaya gel anlatırım.” diye yanıt verdim. Benim esmer hatun bayağı güldü buna, pasif ilgi işaretlerinden aktif ilgi işaretlerine geçti. Benim tarafıma geçmeler, bana espriler yapmalar, şakalarıma gülmeler. Biz masada bir süre daha sohbete devam ettik. Ben bazı şakalar, komik sözler söyledim. En sonunda kızla masadan kalktık, langırt oynamaya gittik. Kız tam beceremiyor, ben de yardım bahanesiyle vücuduna dokunuyorum. Orada kino dediğimiz şeyi bolca yaptım. Ama belli belirsiz. Sonradan diğerleri de katıldı, malum iki kişi langırt oynanmaz. Ben kızı yanıma aldım, o kaleci oldu. Öyle oynadık. Dedim oğlum Alduin, açılış ve bağ kurma tamam. Bokunu çıkartma kapanışı yap. Kızın numarasını almaya kararlıyım. “Doktorun olarak söylüyorum,” dedim “durumun kritik. Seni bir ara tedavi etmem lazım numaranı verirsen bir randevu ayarlarım.” Kız bana şimdi hatırlayamadığım hafif argo bir ifadeyle shit test attı. “O zaman hastan olarak söylüyorum, durumum kritik. Beni bir ara tedavi etmen lazım, numaranı verirsen randevu alayım.” dedim.

Olay benim için orada kapandı zaten. Şakalaştık, gülüştük, kız telefon numarasını verdi. Numarayı alır almaz döndüm bizimkilere, dedim hayde gidiyoz ben işimi hallettim. “Akşam kulüp toplantısı olacak, biz kaçıyoruz.” dedik, çıktık okuldan. Tabii kızın numarasını alırken dikkat edersiniz biraz üsteliyorum. Yani ısrar ediyorum. Burada şu önemli; kızın zaten telefon numarasını verme niyeti vardı, bunu bildiğimden üzerine gittim. Eğer niyeti olmasaydı ve tabii ben kızla önce bağ kurmamış olsaydım o ısrar bildiğiniz muhtaçlık göstergesi olurdu. Burada kız flört oyununu oynamak istiyor, numarayı vermek için son kez direncinin kırılmasını istiyor.

Peki, Alduin, sonra ne oldu derseniz. Kızla onlarca kez buluştuk, hem ortak arkadaş ortamında hem de baş başa bir şeyler yedik içtik. Flört ediyorduk aslında ama işi cinselliğe getirmedik. Nedeni korona söylentisinin iyice yayıldığı zamanlara denk gelmesi. Yok devlet hastanesinde korona virüslü varmış, sağlık bakanlığı söylemiyormuş muhabbetleri dönüyor. Okullar da kapanacak gibi. Kız öyle hemen yatağa atılacak ya da tek gecelik olacak biri değildi. Flört ederken kızı tanımaya çalıştım, gözlemledim. Uzun sureli ilişki için bir potansiyeli vardı ama kızlara pek güven olmaz, biliyorsunuz. Bir-iki buluşmadan sonra anladım ki kızın cinsellik yaşamak için partnerine güvenmesi gerekiyor. Zaten ben de kızdan hoşlanmıştım, tam benlikti. Şu flört aşamasını sevgililik aşamasına getirelim, sonra hayır ola dedik. Dedik ama önce korona, sonra YÖK vurdu. Okullar kapandı, ben de kızla kurduğum bağı kaybettim. Bakalım, ne olacak.

Konuk Yazar: Alduin

Eğlenceli erkek nasıl olunur?

Sanal İlişkiler podcastında gelen bir soru üzerine birçok erkekte gözlemlediğim bir problem olan sıkıcılıktan bahsetmiştim:

Online’da kendimizi nasıl ön plana çıkarabiliriz?

İnstagramdan ara sıra takipçilere bakıyorum. Sosyal medyadan yansıttığınız ve çekici olan şeyin tipiniz, kaslarınız, vs. değil. Çekici olan şey oradan yansıttığınız hayat tarzı. Senin hesabına baktığı zaman kıza şunu demen lazım:

Follow my popo live your life. Yani takıl kıçıma hayatını yaşa.

Çoğunuzun hesapları çok sıkıcı. Her yerinden sıkıcılık akıyor. Öncelikle yapmanız gereken şey bunu halletmek.

Hayatında kadın olmayan erkeklerle yaptığım konuşmalarda, adamlara hayatında bir şey var mı diye soruyorum.

Bazıları hayatlarındaki güzel şeyleri yansıtmıyorlar. O yayında ondan bahsettim. Ama yine o yayında bahsettiğim gibi, bir çoğunun hayatında eğlenmek, iyi vakit geçirmek adına yaptıkları şeyler ya yok ya da oldukça antisosyal şeyler (bilgisayar oyunu, sosyal medyada gezinmek, arkadaşlarla çene çalmak, vs.)

Yalnız adamlarla yaptığım konuşmalarda fark ettiğim şey şu: adam çok sıkıcı. Önce bu problemi çözmesi lazım. Adam kendinden sıkılıyor. Önce kendini eğlendirmeyi öğrenmesi lazım. Bir şeyler yapması lazım. Bilgisayar başı hariç hiçbir hobisi yok. Zevk aldığı hiçbir şey yok. … Sen kendinden sıkılıyorsan kız senden sıkılacak. 100%. Kız sana eğlence vermeyecek. Kız ya sana yanaşmayacak ya da ikiniz de sıkılacağınız için iyi bir ilişki içinde olmayacaksınız.

Pook’un Kitabındaki şu mesaj, Pook’un en önemli mesajlarından biri:

Yasa. Gül. Sev.
Sıralamayı görüyor musunuz? Önce hayatını düzene sok ve kendini mutlu et. Sonra hatunların pesine düş.
Arzuyu yok etmeli mi?, Pook’un Kitabı

Tabii bunu söyleyince ilk tepki savunmaya geçip, “ama kadın için bu kadar uğraşmak mı lazım? Sırf kadını eğlendireceğim diye …”

Kadını eğlendireceğim diye mi? Sen neden kendini eğlendirmiyorsun? Hayatın sıkıcı ve bu sıkıcı hayat hoşuna gitmediği için buralarda bir şey arıyorsun. Kendini eğlendirmen lazım. Sen kadın gelecek ve hayatıma zevk ve eğlence katacak sandığın için zaten bir kadın istiyorsun. Bir premsesin erkek ihtiyacını karşılamaya hevesli bir aziz olduğundan değil.  Sıkıntıdan patlayan sensin ama sen sıkıcı biri olduğun sürece bir kadın hayatına girdiği zaman beraberce sıkıntıdan patlamaktan başka bir şey yapmayacaksınız. Sen önce kendini eğlendirmeyi, yaşamayı öğrenmelisin. Sonra o hayata bir kadın girecektir.

Peki abi eğlenceli bir erkek olmak için ne yapacağım?

Öncelikle sen kendini eğlendirmeyi öğreneceksin. Şimdi bu yazının yazıldığı dönem, yaşamdan yaşam sevincinin topyekün çekip alındığı bir dönem. Ama ben daha genel olarak ne yapmanız gerektiğini söyleyeceğim.

Partilerden partiler akan, eller havaya bir amigoya dönüşmekten bahsetmiyorum.  Ortamı kırıp geçiren bir yavru Cem Yılmaz olmaktan da bahsetmiyorum. Basit şeylerden bahsediyorum. Mesela biri ile konuşurken arkadaşlarım beni çağırmamaya başladı demişti. Sen neden onları çağırmıyorsun? Atıyorum evde 5 – 6 kişilik bir mini parti ayarla, arkadaşlarını çağır ve yemek yap. Ben eskiden canım sıkıldığında arkadaşları eve çağırıp Asya yemeği yapıyordum mesela. İçkiler onlardan, mekan – yemek – film ve müzik benden. Genelde yanlarında başkalarını da getirmelerine hayır demediğimden bu, bir sürü yeni insanla da tanışmamı sağladı.

Bir ara kupon siteleri vardı mesela. Haftasonları işletme tanıtımı için ücretsiz ya da aşırı indirimli kupon veren ilginç aktivitelere katılıyordum. Pasta kursundan at biniciliğine, İstanbul gezi turundan eğlence parkına bir sürü aktivite ucuz oluyordu. Hem eğleniyor, hem yeni bir şey yapıyor hem de sıklıkla yeni insanlarla tanışabiliyorsun. Bu tür aktiviteleri bulabilirseniz atlayın. Artık trekking, kampçılık, balık avlamak, vs. gibi birçok şey yapabilirsiniz.

Üniversite öğrencisi iseniz ve üniversitenizde klüpler varsa katılın. En az iki klübe katılmanızı tavsiye ederim ve bunlarda aktif olun. Sonradan faydasını çok görüyorsunuz. Özellikle bir sene içerisinde ağabey oluyorsunuz ki bunun ekmeğini üniversite bittikten sonra bile yersiniz (örneğin benim eski bir kız arkadaşım, mezun olduktan sonra ders vermek için gittiğim üniversite klübünde tanıştığım ve üniversiteye yeni gelmiş bir kızdı).

Sabahları insanların spor yaptığı yerlerde spor yapın, eve kapanacağınıza gidin açık havada bir yerde oturup kitap okuyun, hobi gruplarına katılın, gönüllü yardım gruplarına katılın, vs. Evde bilgisayar ve cep başında oturmayın.

Arkadaşlarınızla buluşmayı ihmal etmeyin. Eğer onlar bir şey yapmıyorlarsa siz bir aktivite ayarlayın ve onları çağırın. Klasik halı sahadır, beraber içmedir, pikniktir, vs. gibi aktiviteleri ihmal etmeyin.

Ekşi sözlük yazarıysanız mesela onun küçük zirveleri (bizde Kore filmi izlemece gibi) oldukça sosyal ortamlar sunuyordu.

Bunlar benim ilk aklıma gelenler. Eminim biraz düşünürseniz, kendinizi nasıl eğlendirebileceğinizi bulabilirsiniz. Hem de iki üç değişik şekilde.

Kendinizi özellikle reel hayatta sosyalleşerek eğlendirirseniz, eğlenceli ve insanlarla rahat biri olursunuz. İnsanlar ve kızlar, sizin eğlenmenize katılarak kendilerini eğlendirirler. Yoksa siz kızı nasıl eğlendireceğim, insanları nasıl eğlendireceğim diye düşünmezsiniz. O mantıkla ancak soytarı olursunuz, eğlenceli değil.

Kadınların yasayabilecekleri en iyi hayatı istemeleri ve kendilerine en iyisini verebilecek adamları seçmeleri konusunda …

Bu kesinlikle dogru degil. Kadınlar evlenecekleri adamı seçerken, mantık sınırlarını zorlayan sayısız bahane ile, inanılmaz derecede aptal seçimler yaparlar … Bence bu, ülkedeki yüksek bosanma sayılarının nedeni.

Kadınların erkekleri rasyonel bir sekilde degerlendirdigini kim söyledi? Kadının zihninde, o kaybeden kaybeden degildir. Kendi bayık hayatına spontane heyecan katan biridir. Kadınlar her seyi tolere edebilirler: mutluluk, üzüntü, korku, dehset, eglence, vs. ama bir seyi tolere edemezler: SIKINTI.
Cinselliğin Doğası Üzerine, Pook’un Kitabı

Saha Raporu – Rus kızı ile öpüşme kapanışı

Merhaba abi öncelikle yaptığın işler için teşekkürler bir kaç yıl önce böyle bir olayı başkası anlatsa inanmazdım ama artık başıma geliyor.

İkimizde 20 yaşındayız. Kız zaten rus, Türkiye ortalamasının çok üzerinde HB 8-8.5 Tinder da super like atmamdan bir-iki gün sonra eşleştik. İlk mesajı o attı ve merhaba yazdı. Peşine bir kaç dakika sonra çok yakışıklısın yazmış. Nasıl gidiyo falan derken 5-6 mesajda buluşmayı ayarladım. Türkiye numarası olmadığı için sonraki konuşmalar İnstagramda geçiyor. İnstagram dan kahvecinin konumunu ve saati gönderdim.

K:Buluşunca ne yapıcaz ?
B:kahveleri aldıktan sonra helikopter turu yaparız
K:ciddimisin
B:evet hatta uslu bir kız(good girl) olursan şirinleri bile görebilirsin.

Ertesi gün, kız “1 saat erken buluşalım mı, kaldığım yere erkenden dönmem gerek” dedi. Bakarız diye cevapladım. Buluşmaya bir kaç saat kala “saat 3te orada olurum” yazdım.(Kızın sorduğu gibi daha erken yani). Buluştuk tanışma, bağ kurma faslı vs. kızın yarım yamalak ingilizcesiyle birer kahve içip kaynattık. Ben bu sırada arkama yaslanıp göz teması kurmaya odaklandım. Bu sırada konuşurken ilk 15-30 dakikada falan ben kızın ne iş yaptığını anladım. Daha önce pavyona da striptiz kulübüne de gittim. Kızın bu sektörde olduğunu söylediği şeylerden anladım, zaten barizdi. Bütün süreç boyunca bunu bilmeme rağmen kıza hiç konuyu sormadım ya da
bildiğimi belli etmedim.

Kahvem bittikten sonra canım sıkıldı yakında bir park var hava almaya oraya gidelim dedim. Parkta hep elim kızın belindeydi, burada öpmeyi planlıyordum ama olmadı. Üşüdüğünü söyledi, içkili bir mekana gittik. Arabayla giderken aynada makyajını tazeledi, “benim için yeterince güzelsin daha makyaj yapmana gerek yok” dedim. Soğuktan bozuldu
falan dedi galiba, bende güldüm.

Önce karşılıklı oturduk, 5 dakika sonra video gösterme bahanesiyle yanıma oturttum. Daha önceden ilk Tinder buluşması olduğunu heyecanlı olduğunu söylemişti, yanımda otururken bilekliğiyle oynuyordu. Elini alıp niye oynayıp durduğunu sordum utandığını söyledi, utanmana gerek yok tarzı bir şey söyledim.

Bu bahaneyle elini tuttuktan sonra genelde benim elimi iki eliyle birden tuttu oturduğumuz süre boyunca. Ne içersin dediğimde seninle olduktan
sonra fark etmez, Türkiye de ilk defa bu kadar iyi zaman geçiriyorum tarzı iltifatlar etti.

Mekanda yan yana otururken bana bakıp bakıp sırıtmaya başladı bir şey konuşmasak bile, bende aşık gibi sırıtmaya başladığını görünce öptüm. Ağzını iyi kullanıyorsun, kokunu beğendim diye iltifat etti. (Parfüm falan değil doğal kokudan bahsediyordu) Saat 7de mekanlar kapandığı için çıktık arabanın arka koltuğunda yiyiştik. Sonra gitmesi gerektiği için
kaldığı yere bıraktım. Ne yazık ki kendi evim yok olsaydı oraya davet ederdim.

Mahmut’un yorumu: Maalesef yiyişince kız tahrik oluyor ama sonra bir yere götürüp birlikte olamadığın için kızla yatamamış oluyorsun ve bu da senin eksi hanene yazılıyor. Normalde de sorun ama normalde bunun işi bitirme şansı daha az. Ama HB 8 üstü Rus kız ve Tinder’da. Kızın bu bahsettiğin günden sonraki günler içinde en az iki erkekle buluşması ve bu adamların senin lojistik nedeniyle yapamadığın kapamayı yapması çok büyük ihtimal. Ondan sonra da kız birden buluşmalara gelmemeye başlar.

Çapkınlığın başarıya ulaşmasının yüzde 60 – 70’i lojistiktir. Gençsen ve yerin yoksa yeri olan bir arkadaşından anahtarını alacaksın, kız eve gelirse adama mesaj göndereceksin ve adam evden 2 – 3 saat çıkıp dolaşacak. Sonra geldi mi ev arkadaşım de kim bilecek?

Burada çoğunuzun yaptığı bir hata da yiyişmeye fazla kapılıp absürt abazanlıklar yapmanız. On dakika sonra içinde olmayacağınız kızın memelerine veya vajinasına ellerinizle abanmayın (sikeceğiniz kızın da vajinasını ellemenize gerek yok, sikerek tahrik edebilirsiniz merak etmeyin), silah arkadaşınızı pantolon üstünden bacak düdüklemeye çalışan fino gibi sürtüp durmayın. Kadını öpmek, belinden kalçalarından tutmak, vs. tahrik eder zaten.

Arabada vedalaşırken oyalandı “bir daha görüşecek miyiz” dedi, “daha sonra mesaj atarım” dedim. Çok sarhoşum falan deyince -“Do you NEED me to come with you?” dedim tabii böyle kızların kaldığı mekana bu şekilde
gitmek kötü bir fikir ama o an mantıklı geldi 😀 Kız “Do you MEET me?” diyorum sandı 😀 (biliyorum bir anlamı yok ama onun İngilizcesi
kötüydü zaten)

“Evet buluşalım” falan dedi, arabadan inip kaldığı yere gitmek istemedi pek.

2 Gün sonra nasılsın diye mesaj attım.

Mahmut’un yorumu: 2 gün çok değil ama Tinder gibi ortamda ve günümüz iletişim çağında 24 saat yeter.

K: O gün çok içtiğim için bana hiç yazmıycaksın sandım.
B: Bu sefer beraber içeriz. Günü ve saati yazdım.

Kabul edilebilir bir bahane sunup ertesi gün buluşalım dedi.

B: Ertesi gün erken saatlerde müsaitim 12 de buluşalım.
K: Saat 1de buluşalım uykuya ihtiyacım var.
B: 1 uyar.
K: niye bu kadar erken?
B: akşam işim var.
K: yarın olmaz mı?
B: hayır üzgünüm.

İkinci buluşmaya bir gün kala iptal etti. “Çarşamba boşmusun” dedim. “umarım perşembe” diye cevap verdi. “Perşembe 2de görüşürüz” dedim.

Perşembe gece 3te mesaj atmış yorgunum uyumam lazım gelemem diye 😀 Öğlene doğru ok diye cevapladım.

Bu konuşmadan 3 gün sonra nasıl gidiyo diye mesaj attım.

Mahmut’un yorumu: Can alıcı hatan bu. Kız seni iki kere ekmiş (reddetme). Üstelik dikkat et ikisinden de alternatif gün belirtmiyor. 2 kere reddedilince ne yapıyoruz. NEXT. Sen ne yaptın? Peşine düştün. Next eyleyip nadasa bıraksan sonradan gelme ihtimali 30% ise sen bu hareketinle 10% yaptın.

Bunu yapmayın. Kızı şimdilik başkası kapmış olsa bile o başkası 90% mavi haplı. 3 – 4 haftaya kalmaz kızı kaçırtacak. Eğer nextlesen bu kız o zaman sana gelirdi. Kızla zaten işinden dolayı çok ciddi takılamazdın. Geldi mi güzel bir tabak olurdu sana. Ama nextlemediğin için bunun olma ihtimali az.

Fazlaca kızla buluşursanız siz de bazen kızla iyi gitse de kızı sonra ekiyorsunuz. Zamanında Tinder’dan 25 yaşında çok güzel bir kadınla çok iyi bir akşam geçirmiştim ama ilk gece hemen eve gitmesi gerektiğini söylediğinden bize gidemedik. Sonra aradığımda buluşmaya istekliydi ve ertesi güne sözleştik. Fakat ben kızla ilk buluşmadan sonra başka bir kızla buluştum ve onunla şahane geçti ve sonrasında bir hafta tavşanlar gibi olduğundan ilk kızı ektim.  İlk kız aslında gayet iyiydi ve niyetim de vardı. Mahmut bunu yapıyorsa, HB 8 kızı misli yapabiliyordur.

K: Artık bilmiyorum, sıcak hava istiyorum veya kendi şehrime dönmek istiyorum.
B: ben seni ısıtırım.

Bu mesajı beğendi ve cevap olarak kalp attı (bu noktada kızın nice girl olduğunu düşünmedim değil)
B: Montumu vererek yani?
B: Sen ne sanmıştın yaramaz kız:)

Mahmut’un yorumu: Son iki mesaj çok yapılan bir hata. Cüretkar bir mesajdan sonra onu fazla ileri gittim diye geri almak. Ya da başka bir versiyonu cüretkar bir espri yapıp sonra ardından gülücük, dil göndermek (o mesajla yazsan sorun olmayabilir ama ardından göndermek zayıf bir hareket). Burada senin amacın bu olmasa bile böyle görünmüştür.

Görüldü attı.

Ertesi gün aklıma gelince seninle takılmak eğlenceliydi tekrar yapmak istersen haber ver demeyi düşünüyorum.

Mahmut’un yorumu: Yani tam peşine düşüp bir daha kızı görmemeyi garantilemek istiyorsun. Olabilir. Çoğu erkek bunu yapıyor zaten 🙂

İlk buluşmadan sonra kızı düşünmedim değil (bence bu oneitis değil, kıskançlık vs. hissetmedim) aklıma gelince refleks topuyla boks yaptım kitap okudum kendi işime baktım kafamı dağıtmak için. İlk andan itibaren kendime kurtarıcı moduna girmememi söyledim ve girmedim. Bu kadar ilgili bir kızla neden ikinci buluşmayı ayarlayamadım bilmiyorum, casual dating ayarında takılmak isterdim, o kadar iltifat hoşuma gitmedi değil.

Mahmut’un yorumu:

Bu süreçte ben hiç iltifat etmedim. Belki Ukrayna-Rusya sınırında ki gerginliktendir. Belki aramızda başka bir şey olmaması benim için iyi olmuştur, kızın güzelliğinden etkilenmedim ama kendimi kaptıracak gibiydim sanki.

Mahmut’un yorumu: Stiprizci kıza kendini kaptıracaksan zaten evet olmaması iyi olmuş. Hep derim. Birçok erkeğin beta davranışları aslında onları koruyor. Bir kafese kapatıp aç bırakarak koruyor ama pavyon çalışanı kıza kendini kaptıracağına kafeste aç kal daha iyi.

Saha raporu MIAVICE nickli okurdan. Kendisi daha önce kütüphane diye bir saha raporu daha göndermişti.

Kızlarla tanışırken çerçeveyi kurmak

Kızla muhabbet yüzeyde eğlendirici ve ikna edici olabilirken alt katmandaki çerçevemiz zayıfsa yüzeyde yapacağımız şeyler boşa gidecektir. Ayaküstü neredeyse stand-up yaptığım ve kızın aşırı eğlendiği birkaç tanışma girişimimi hatırlıyorum. Normalde öyle espriler düşünsem aklıma gelmezdi. Ancak çerçevemde sorun vardı. Çünkü çerçevem genel olarak daha istekli olan ve çabalayan tarafın ben olarak göründüğü şekildeydi.

Öncelikle “kızla tanışmaya giden sensin, bu durumda daha istekli taraf olanın senin olman normal değil mi?” diye sorulacaktır. Evet öyle ama zaten tanımadığın bir kızla tanışacaksan bu var olan bir dezavantaj. Eğer kızlar bizle muhabbete başlasalardı bunu yaşamazdık 🙂

Yabancı pua kaynaklarında hep tanımadığın bir kızla tanışmaya gidiyorsan, böyle bir özgüven gösterdiğin için 1-0 önde başlıyorsun gibi şeyler söyleyebiliyorlar. Bu tamamen yanlış. Gerçekte olan onunla konuşmayı talep eden sen olduğun için 0-1 geride başladığın (Bu söylemin nedeni bence işin biraz pazarlama yönü biraz da erkekleri şevklendirmektir). Ancak o kadar da dezavantajlı değiliz, sadece birazcık ve bu aşılıyor.

Tüm bu yüzeydeki oyunun altında bir çerçeve var. Tabi ki oyununla bu çerçeveye etki ediyor ve onu değiştiriyorsun, zaten tüm olayda burada. Daygame yaparken kadınla ilk başta konuşmak isteyen benim, sonrasında ondan numara talep eden benim. Bunlar çerçevemi zayıflatan şeyler. Ama bunu oyun ile dengeliyorum. Muhabbetim güzelse ilk baştaki dezavantajlı durumumu dengeledim bile. Çoktan 1-1 olmuşumdur.

Ancak bazı durumlarda erkekler bu çerçeveyi çok kötü kuruyorlar. Tüm bunlarla skoru dengelemeden önce kendi kalesine çok gol yiyorlar. Erkeklerin en fazla gol yedikleri 4 yer şunlar:

  • Daha istekli taraf olmaları
  • Kızdan çok daha fazla çabalamaları
  • Kızı ikna etmeye çalışmaları
  • Talepkar olmaları

Bunları yaparken yüzeyde iyi oynasanızda skor olarak öne geçemezsiniz. Çünkü çerçeveni mahvetmiş oluyorsun. Olay da burada 1-0 geride başlığının bilincinde olmak ve çok fazla negatif olarak içeri kaçmadan başlayabilmek (erkekler çabalayarak, fazla istekli olarak, ikna etmeye çalışarak iyice içeri kaçıyorlar). Öncelikle şunu söyleyeyim bir kadını ikna etmeye çalışmanın hiçbir mantığı yok. Bir kadını ikna ederek numarasını almak, ikna ederek buluşmaya çağırmak kendi topuğuna sıkmaktır. Bir kere kadını ikna etme sarmalının içine düştüğünde işin çok zorlaşır. Çünkü çerçeven kötüleşir. Ne seninle 1 dakika daha fazla konuşması için, ne telefonunu vermesi için, ne de seninle buluşması için bunu yapmalısın. (Eğer kız sadece göstermelik bir direnç göstermiyor ve shit test atmıyorsa-bunu da kızın genel tavrından anlarsın). Çünkü arzuyu kızla pazarlık ederek uyandıramazsın. Bunun yerine kadının ikna olacağı bir görüntü sergilemelisin ve teklif ettiğinde kadının “evet” diyebilmek için nedeni olmalı.

İkna ederek buluşmaya getirdiğin kıza karşı 3-0 geriden başlıyor olacaksın, kız muhtemelen senden bir şeyler bekleyecektir, ona pahalı bir yemek ısmarlaman gibi. Öyle olmasa bile “çok fazla peşimde koştu, böyle devam edip egomu beslesin bakalım” diye düşünecektir. Burada ödül kadın, sense kendini tercih edilmeyen bir ürün olarak konumlandırdın. Çerçeve olarak hiç olmak istemeyeceğin bir yerdesin.

Kızı ikna ederek telefon numarası aldıysan da, kız aslında ikna olmadı. Burada kızın sana telefon numarası vermesinin senin için bir ödül olduğu düşüncesini vurguladın, yani çerçeveni mahvettin. Kız sana cevap vermeyecek, cevap verse bile muhabbete yatırım yapmayacak, buluşma sözü verse bile ekecek, ekmese bile mutlaka başka bir şey olacak.

Peki burada ne yapılabilir? Yapman gereken şey, ikna etmenin, orantısız çabalamanın kıyısından geçmeden kendini pazarda tercih edilen bir ürün şeklinde konumlandırmaktır. Bu aslında bu sitede ödül olmak dedikleri şey. Bunu yapmak için özgüven göstermeli, eğlenceli muhabbet yapmalı ama bu tarz çerçevelere dikkat etmelisin. Kız bolca shit test atarak ve genel tavrıyla seni o çerçeveye sokmak isteyecektir. Ne de olsa burada kızın hipargamik filtresi çalışıyor. Kızın sunduğu bu kötü çerçevelere girmemen gerekir. Shit testleri zaten mümkün mertebe geçmek gerekiyor. Ona burada değinmeyeceğim.

Şimdi sana tanımadığın bir kıza tanışırken çerçeveni güçlendirmek için birkaç tavsiye vereceğim. Şu çok önemli bir detay: Kızı çabalamaya iten her türlü hareket çerçevemizi güçlendirir. Yabancılar bu yüzden “kıza işini tahmin ettir, yaşını tahmin ettir” vb. diyorlar. Burada amaç kızın bilişsel olarak enerji harcaması, senin hakkında bir şey bulmaya çalışırken çaba harcaması çünkü kızın enerji harcadığı şey zihninde değerli hale gelir.

Mesela yapabiliyorsan kız sorduğu halde hakkındaki bazı şeyleri söylememek ve gizemli bir şekilde bırakmak bu çerçeve için etkilidir. Diğer türlü sorguda bildiği her şeyi dökülen acemi bir suçluya benzeyebilirsin. Gerçekten kızın sana soracağı sorular karşından yüksek değer göstergesi bir bilgi vermeyeceksen bildiğin her şeyi kıza anlatmak sana toplamda faydası “0” olacak bir şey. Hatta eksisi olan bir şey.

Buraya tanıştığım bir kızla olan örnek bir yazışma bırakıyorum. Yüz yüze tanıştığımız zaman sorduğu halde ona mesleğimi söylememiştim:

Kız: Hala işinden bahsetmedin
Ben: Buluşmada son derecede şeffaf olacağıma emin olabilirsin 🙂
Kız: Zaten beni durdurup tanışmak istedin 1.gizem burada başladı. Kime çalışıyorsun 🙂
Ben:Bir ipucu olsun. X’e :))
Kız:Tatmin olmadım pek. Başıma ilk kez geliyor. O kadar gezdim dolaştım tek başıma.
Ben:Şaşırmadım buna. Herhalde kafaya martı pislemesi gibi bir şey benim de 2 hafta önce başıma gelmişti. Şans demek ki.
Kız:Hayır, daha bilimsel ve gerçekçi bir neden olmalı. Benim genel izlenimim dışardan burnu havadadır.
Ben:Demek ki bazı erkekler benim gibi bunu meydan okuma olarak görebiliyorlar.
Kız:Sevdim bunu.

Tanıştığım bu kıza işimi söylememiştim, hala söylemiyorum. İşin güzel tarafı da şurada: Merak ediyor, tahmin etmeye çalışıyor, kendini anlatmaya çalışıyor, bunları yaparken aslında bana değer katıyor, çerçevem daha iyi hale geliyor.

Bunun tersi kızın çabalamadığı ama senin ondan daha fazla çabaladığın, kızın çabalamadığı içinde ikna edilmeyi beklediği, adeta bir mülakatta sana sorular soran, senin de doğru cevapları vermek için çabalar halde olduğun durum bulunabileceğin en kötü durumdur.

Tanımadığın bir kızla konuşurken çerçeveni iyileştiren şeyler:

  • Kıza istediği her bilgiyi vermeme, eksik verme (bunu susarak değil, kızla dalga geçerek, bir yandan eğlendirerek yapmak)
  • Kızın kendini sana anlatması (kız kendini anlatarak bir çaba gösteriyor-kendi reklamını iyi yapmaya çalışıyorsa çok daha iyi)
  • Kıza ancak kahve ısmarlarsa gelebileceğini söylemek (bu aslında oyuncu bir şey, kahveye paran olmadığı için değil – ama bunu öncesinde oyuncu bir tavır sergilemediysen söyleme)

Tanımadığın bir kızla konuşurken çerçeveni kötüleştiren şeyler:

  • Shit testlerden kalmak (bu shit testler daha çok davranışsaldır, kızın peş peşe sana 3 soru sorması ve seni gayret ederek bu sorulara cevap verir hale sokması da shit testtir-çerçeveni bozar)
  • İkna etmek (numara almak için, buluşmak için)
  • Pazarlık yapmak
  • Komik olsa bile kendini küçülten, kendini komik duruma sokan espriler yapmak
  • Tek taraflı olarak konuşman (konuşmak çabalamaktır ve efor sarf etmektir, bir şey satmak isteyen satıcılar çok konuşur. Bunu tek taraflı yapman sana kötü bir çerçeve kurar)
  • Soruları kızın sorması ve senin sürekli cevap vermen (“Ne güzel kız bana soru soruyor, demek ki ilgili” diye sevinme, kız burada soruları soran taraf olarak patronluk taslıyor, sen de bir mülakata girmişsin ve mülakatı geçmeye çalışan kişi konumunda kalıyorsun)
  • Kızın dümdüz sorularına, dümdüz doğru yanıtları vermen (Bazı normal sorulara normal yanıtlar ver ama bunlardan yarısı için esprili yanıtları kullan – unutma kızın o soruların doğru cevabını alması sana hiçbir artı kazandırmayacak, kaçırdığın şey ise dalga geçme, espri yaparak kızı zorlama şansı)
  • Kızın şüpheyle seni sorguladığı durumlarda önüne çıkan çukurlardan zıplamaya çalışan Mario gibi tepki vermen (Mario olma, ispat etmeye çalışma, dalga geç)

Son olarak kızlarla tanışma girişiminde bulunmuş “KÜÇÜKÇEKMECELİ KEİRAN LEE” nickli okuyucunun yorumuna cevap vermiştim, konuyla bağlantılı olduğu için buraya da taşıyorum.

Yorum şuydu:

“Abi bugün bir tane kıza yürüdüm. Selam tanışabilir miyiz? Ile girdim. Tabi dedi sonra sevgilim var dedi kız. Bende bozuntuya vermeden heeee yaptım. Ve kız dedi “ben bu tür yurumeleri doğru bulmuyorum. Işte karşındakinin yaşını bilmeden yürüyorsun falan dedi. Bende “yaşın kaçtı?” dedim. Benden 3 yaş büyükmüş. Sonra bende dedim “çok güzel bakıyordun bende yürüdüm” dedim. Oda” öyle… normal bakıyordum” dedi. Sonra benim yaşımı sordu bende söyleyince “iste bak yaşın küçükmus benden”dedi. Bende” ne olmuş yani insanlık hali değilmi, ama tabi sevgilin olunca olay daha farklı gelisiyor” dedim. Oda bana ” yinede ben böyle insanları kötü karsilamam dedi . Bende ” teşekkür ederim :)))) ” dedim .sonra bozusmadan ayrıldık oradan. Kız tamamen sosyal ortamımda olmayan bir kızdı ve onun negatif cevaplarına karşı çok rahat ve dik başlı konuşdum. Onun redlerine güzel cevap verdim rahat olunca. Oda benim rahatligimdan yararlandı ve bozmadan beni konuyu kapattık. Abi boyle sevgilim var diyenlere karşı nasıl tepki vermeliyiz.?Bazen de abi red aldıktan sonra sabah oyunu motivasyonum düşüyor. Böyle zamanlarda ne yapmalıyım. Teşekkürler.”

Cevabım şöyleydi:

1-Kıza asla “tanışabilir miyiz” deme, bu kıza çok fazla insiyatif yüklüyor ve kız normalde tanışmak istese bile özgüvenli bir kız olsa bile buna hayır der.
2-Kızlar “doğru bulmuyorum” gibi şeyler derlerken aslında betalara kural koyuyorlar senin bu kuralları yiyen bir beta olup olmadığını anlamak istiyor.
3-Kızın sana yaşının küçük ve bu yüzden aranızda bir şeyin zaten olmayacağıyla ilgili ifadesine karşı verdiğin “ikna etme” çabası o kadar yanlış ki. Burada kızı ikna etmeye asla çalışmamalısın, dünyanın en mantıklı argümanını masaya koysan da kendini çerçeve olarak kızdan aşağı bir yere çekmiş oluyorsun! Karşındakini ikna etmeye çalışan değeri düşük bir ürün olarak konumlandırmışsın kendini. Kendine harakiri yapmışsın.
4-“Sevgilim var” diyen kızlara cevap vermek konusunda da şunu söyleyeyim: bu bir reddetme cümlesi, baştan kendini reddettirmeyecek şekilde oynayacaksın. Bazı nadir durumlarda da shit testtir ve dalga geçerek 1 kez şansını deneyebilirsin bu soruya mantıklı bir cevap vermeden.
Kolay gelsin.

Yazar: Secret

Bu arada tanımadığın kızlarla etkili bir şekilde tanışma ve muhabbeti ilerletme konusunda kendini iyi bir şekilde geliştirmek istiyorsan bu yazıdakine benzer ve çok daha kapsamlı bilgileri eğitim setimden öğrenebilirsin.

Bakire Kız Arayışı ve Evlilik | Bakire Kız Miti

Selamlar Dostlarım ben, Mr. Deer. Bu sefer konumuz Bakire kız miti. Konuyu Kırmızı Hap yazarı Karanlık Ruya ile birlikte ela alıyoruz. Erkeklerin neden evlilik için ilk kriteri bakireliktir? Bu strateji doğru mudur? Bir kadının geçmişi uzun dönemli ilişkide ne kadar önemdir? Geçmişini nasıl öğrenebiliriz, evelenmeyi düşündüğümüz bir kadında nelere dikkat etmeliyiz; Sorularını ve daha fazlasını aşağıdaki podcast de inceliyoruz.  İyi Seyirler!

Kadınlarla (Oyun da) 10/10 Başarı Mümkün mü? | Erkeğin Hipergamisi

Merhaba millet, Ben Mr Deer. Daha önceki yazılarımdan ve videolarımdan beni bir çoğunuz tanıyorsunuz. Bu video da, bir çok insanın sayısız kere sorduğu ”her yürüdüğüm kızın numarasını alacak seviyeye gelebilir miyim?” sorusuna cevap arıyoruz. Bir bakıma da ”abi bir kız var” soruları da aynı kapıya çıkıyor, her yürüdüğümüz kızı elde etmek güzel bir hayal ama bir ”hayal”. Bu sorunun net ama tatmin etmeyen bir cevabı var, -hayır, her yürüdüğün kızı elde edemezsin. Fazla kısa ve tatmin etmediğini biliyorum.

Bazı durumlarda bu mümkün olabilir ama bu durumda da erkek ya kendi değerinin farkında olmuyor ya da düşük değerli kızlarla birlikte olmak daha kolay geliyor. Bu söylediklerim kulağa biraz karmaşık geliyor olabilir. Erkek değerini sonradan öğrenir ya da hipergami sinin farkına zamanla varır diyerek açıklayabilirim. Ülkemizde bir çok erkek kendi değerinin farkında olmadığı için düşük değerli kadınların ayak paspası olmakta, bu durumu yaşamamak için seviyemizi bilmeli ve kendi seviyemizde kadınlara yürümeliyiz. Çok daha fazlası videoda sizleri bekliyor dostlarım, İyi Seyirler!