Saha Raporu – Üç silahşör gündüz oyunu raporu

Üçsilahşör rumuzlu bir okuyucu Retired PUA saha raporları yazısına ufak bir saha raporu bırakmış ve değerlendirme istemiş :

Bugün 3 arkadas day game için çıktık. Bi hatuna cakmak istemeye gittim durmadılar devam etmedim.
Çok sağlam bi hatuna denedim daha sonra yol yiyeceksek değsin ayağı.
*Ben
#hatun
Merhaba ben üçsilahşör cok etkilendim tanismak istedim naber?
# memnun oldum (durdu tokalastim)
* Eee napiyorsun Kadıköy’de?
# (biraz duraksadiktan sonra) arkadasimla bulusucam
* Erkek arkadaş mı?
# evet
* Şansıma kusuyorum o zaman iyi günler
# iyi günler
Evet arkadaşlar degerlendirme alabilir miyim ilk day game çıkışım.

Ben değerlendirmemi yazayım :

Bugün 3 arkadas day game için çıktık.

En güzeli wingman’dir. Sen iki kanatla çıkmışsın, daha da iyi.

Bi hatuna cakmak istemeye gittim durmadılar devam etmedim.

Türkiye Cumhuriyeti sınırlarında hiçbir hatun kişiden çakmak istemeyin, saat ya da yol sormayın. Memleketin en abazan kısmının aciz yürüme tekniğidir bunlar. Sizin gerçekten çakmağa ihtiyacınız varsa bile bu hem yürüme olarak algılanır hem de niyetini belli edecek kadar taşağı olmayan bir sünepenin yürümesi olarak algılanır.

Merhaba ben üçsilahşör cok etkilendim tanismak istedim naber?

Giriş cümlen bir çoğuna biraz fazla göt kaldırır gibi görünecektir ama aslında sağlam girmişsin (vücut dilin daha önemli ama onun iyi olduğunu varsayıyorum):

  • Kızın hayır cevabı ile savuşturabileceği bir soru ile girmemişsin.
  • Tanışmak için izin istememişsin.
  • Niyetini açıkça göstermişsin.
  • Ve tam bir iyi satışçı gibi “satışı yapmış” (assume sales) varsayarak “haber” demişsin.

Sözel açıdan güçlü giriş!

Eee napiyorsun Kadıköy’de?
# (biraz duraksadiktan sonra) arkadasimla bulusucam

Burada tahmin oyunu oynasaydın daha iyi. Ama burda ölümcül bir hata yok.

* Erkek arkadaş mı?
# evet

Ani sıçış 😀 Erkek arkadaşımla buluşuyorum kendi ağzından pat diye çıksa neyse. Sen erkek arkadaşı sormuşsun! Kızın erkek arkadaşı olmayabilir, sadece durumdan kendini azad etmek için bu fırsatı kullanmış olabilir. Sen ise bu çıkışı elinle vermişsin. Ayrıca bu başlarda asla sormaman gereken tipte bir “evet / hayır” sorusu.

“Ama abi kız çıkıp gidiyorsa demek ki ilgisi yok ne farkeder?” diyebilirsiniz! Daygame iki taraf için de, özellikle ilk 30 saniyesinde, çok rahat bir durum değil. Kız ilgilenebilecek olsa bile ilk bir dakikada gergin hissedecektir. Hatta çoğunuzun bu ihtimal aklına bile gelmez ama bazen kız sizi çok beğenir ve heyecandan eli ayağına dolaştığı için ordan kaçmak ister! Çıkış bileti verirseniz kaçar da!  Aslında olabilecek kız bileti alıp gider.

Fakat bu olayı yazıya taşırken asıl yazmak istediğim dinamik şu : kıza yürüdünüz mü o etkileşimden bir an önce çıkıp gitmek isteyen bir kişi daha var : kendiniz! Ben “erkek arkadaş”, “seni rahatsız mı ediyorum” gibi soruların genelde kendinizi o setten çıkarmak için sorduğunuz sorular olduğunu düşünürüm hep.

* Şansıma kusuyorum o zaman iyi günler
# iyi günler

Bu da yanlış. Ben şahsen erkek arkadaşı olan kıza yürümem ama kızın erkek arkadaşı olmayabilir. Bu nedenle de “erkek arkadaşım var” tepkisi ile karşılaştığınızda, bunun shit test olabileceği ihtimalini değerlendirmenizi tavsiye ederim. Erkek arkadaşım var cevabına söyleyebilecek bir sürü şey var. Roissy’nin efsane cevapları var bu konuda (o yazıyı da çevirelim), camiada çok kullanılırlar.

Kız : Erkek arkadaşım var.
Erkek : Sorun değil.

Kız : Erkek arkadaşım var.
Erkek : Sorun değil, ben kıskanç biri değilimdir (söyler söylemez piç bir sırıtış ile desteklenmelidir).

Kız : Erkek arkadaşım var.
Erkek : Dur ya, daha tanışalı 5 saniye olmadı bana problemlerini anlatmaya başladın (buna dalga geçer bir gülüş iyi gider)

Kız : Erkek arkadaşım var.
Erkek : Dur ya daha yeni konuşmaya başladık, beni hemen erkek arkadaş kabul etme. (Seni tanımam lazım diye sırıtarak ekleme yapın).

Kız : Erkek arkadaşım var.
Erkek : Benim kız arkadaşımın da erkek arkadaşı var ama bak ne haltlar çeviriyor.

Kız : Erkek arkadaşım var.
Erkek : Benim kuzenim havada 8 top çevirirken bisiklet sürebiliyor.
Kız : Ne diyorsun ya?
Erkek : Pardon birden önemsiz insanlardan konuşmaya başladık sandım da …

Kız : Erkek arkadaşım var.
Erkek : Güzel, artık en azından lezbiyen olmadığını biliyorum.

Yukarıdaki örnekler bu sette geçerli değil zira erkek arkadaşı konusunu kendin açmışsın. Ama aklında bulunsun. Sakın şansıma küsüyorum deyip çekilme. Ha kızın gerçekten erkek arkadaşı vardır ve senin yürümen sonuç vermeyebilir. Ama sen aksini test etmelisin.

Bence ilk açılışı böyle yapabilen adamda ışık vardır. Devam et.

Retired PUA saha raporları

 

1- Geçmiş saha raporlarımı yazmak aklıma sahalara geri dönme düşüncesini koymuştu. Yaklaşık 1 yıldır oyundan uzak kalan ben(day game için arada başkalarına gösteriş yapmak için açtığım bir iki seti saymazsam 1.5 yıl) , tabii ki paslanmış ve kir tutmuş bir haldeyim. Yine de yeni bir saha raporu yazmak bana evden çıkacak cesareti verdi ve büyük bir alışveriş merkezine doğru yola çıktım.

Karşılaştığım şey çok zordu; oyuna ilk başladığım zamanlardaki gibi bir gerginlik (AA) hissetmesem de beynim sürekli bahane bulma modundaydı. Sadece denemenin bile başarı sayıldığı çaylakları dönemlerimi geçtiğimi düşündüğüm için, numara alamadığım bir set benim için başarısızlıktı. Daha önce bu durumla ilgili videolar izlemiş olmama rağmen kendimi ikna edemedim. Sürekli bir mükemmel set arama modunda 15-20 dk mal gibi gezindim ve gördüğüm her setle iligili bir bahane üretip açamadım. Daha sonra yemek katında bir yere oturdum, kendimi sakinleştirmek için. Bu sırada yemek yiyen iki hatundan birisyle kesişmeye başladım (ya da bana öyle geldi). Kısa bir süre sonra yürüme davetiyesi aldığımı düşünüp yanlarına gittim ve

*Merhaba, ben retired_pua. Açıkçası tarzınızı çok ilgi çekici buldum ve yanınıza gelip sizinle tanışmak istedim.

-(yancı hatun) ??!!!! Biz evliyiz !!??

* Ah .. ben … ımmm .. neyse… size mutluluklar diliyorum o zaman.

Biraz açılmıştım, bir alt kata inip sigara içilen bölüme çıktım. Tek başına sigara içen bir hatunun yanına oturdum.

*Eşlik edebilir miyim ?

– Gerek yok.

*(burda error verdim) Sadece seninle tanışmak istemiştim.

-(Kız kalkıp uzaklaştı)

Biraz daha yürüdüm, bir iki seti durdurmaya kendimi ikna edemedim (başarısızlıktan başka bir olasılık göremiyordum o sırada) ve pes edip eve döndüm. Day game için önemli olan açılabilir set yoğunluğunun burada iyi olmadığını düşündüğüm için bir daha burada sahaya çıkmayacağıma dair kendime uyarı notu koydum.

2- Bir arkadaşımla üniversite yakın bir meskende buluşmak için sözleştik. Bu yeri bilerek seçmiştim, zira amacım oraya bir yarım saat önce gidip birkaç set açmaktı. Oraya vardığımda tam 27 dk vardı, buluşma zamanına. Etrafı süzüp, yoğunluğu ölçtüm; adeta bir cennet gibiydi, etrafta sürekli tek başına dolaşan HB ler vardı ve sirkülasyon gayet iyiydi. Yürüyen seti durdurma konusundaki başarısızlıklarım aklıma geldiği için birkaç setten caydım. Tek başına bekleyen bir HB8 i gördüm. Bir süre kendimi ikna etmeye çalıştıktan sonra tam harekete geçmişken iki kız daha geldi ve selamlaştılar. Pas geçtim, 3 kızı idare edecek cesaret ve özgüvenim kesinlikle yoktu. Başka bir duran hedefi bir süre gözledim; bu sırada erkek arkadaşı geldi, öpüşüp devam ettiler.

Yer değiştirdim; bankta tek başına oturan bir kız vardı. Yine 1-2 dk heba edip gözetledim, telefonunda bir oyun oynuyordu. Sonunda yanına gittim.

*Hey merhaba, kimi bekliyorsun acaba?

-Öğretmenimi.

* Ok, ben de arkadaşımı bekliyorum. (5-10 sn geçiyor, bayağı paslanmışım). (sonunda el uzatarak) Ben retired_pua.

– (Ağzını oynatıyor ama ses çıkmıyor)

*Efendim ?

– Ben HB 7

* (Kızın bayağı heyecanlandığı belliydi, kötüye yorup korktuğunu düşündüm) Endişelenme gerek yok, sadece tanışmak istemiştim.

-(Çantasını toplayıp ayağa kalktı)

*Dur dur .. kaçmana gerek yok.

-Yok kaçmıyorum (gözümün içine bakıyor, tam olarak ne hissettiğini aklıma tartıyorum)

* Şöyle diyim, normalde 2-3 dk laga luga yaptıktan sonra senin numaranı isteem gerekiyordu. Numarını isteyimmi ? (lol)

-Hayır. (Göz kontağımız sürüyor. Bu bakışı bir yerden hatırlıyorum sanki … Evet evet sik beni bakışı bu)

*( Bir önceki sorduğum soru yüzünden setin kaçtığını düşünüyorum… Belki de fazla teorinin zararları, biraz daha ısrar etmeliydim. Büyük hata)

Baştan mı başlasak ? (lol, iyice düşüyorum)

-(Hala göz kontağını tutuyor)

* Peki canım kendine iyi bak.

Bu sırada arkadaşımı görüyorum. Seti kaçırdğım için üzgün olsam da aklımda düşünecek birkaç şey var. Zira sadece cold approach ın bile değerinizi 1-2 puan artırdığını unutmuşum. Yoksa korkulacak bir tip, vücut duruşu ya da mekanda değildik. Kızı resmen “intimidate” etmiş olduğumu düşündüm. Aklıma eskiden yaşadığım benzer setler geldi, setlerin yatak kapanışına gitme yüzdesi ilk 1 dk da öpüşmeye başladığım setlerden bile daha iyi olduğunu bir yerlere not ettiğimi hatırladım. Bundan sonra day game mekanım olarak aynı yere gitmeyi kafamda kesinleştirdim.

Seti yanlış okumuş da olabilirim, yorumlarınızı bekliyorum.

Konuk Yazar : retired_pua

Geçmiş saha raporları

 

1-

Küçük bir sahil kasabasındayım, yazlığa yakın yerdeki plajlarda daha çok emekli amca ve teyzeler oluğu için sıkılıyorum, ben de daha merkezdeki plaja gittim. Kendimi suya atıp serinledikten sonra plaja dönüp etrafı kesmeye başladım.

-(Cold approach yöntemiyle) Kızlarla tanışmak için en iyi yerlerden biri olduğu düşünüyorum, hele yanınızda plaj topu, frizbi vs gibi oyuncaklar varsa; hem ortak aktivite de olur. Giriş için de fazla düşünmenize ve heyecan yapmanıza gerek kalmaz.

Sol çaprazımda tek başına oturan bir kız vardı, bir kitap okuyordu. Gülümseyerek yanına gittim, “emekli teyzem de sahilde tek başına kitap okumayı sever” diyerek oturdum. İfadesiz bir suratla hıhıh gibi bir gülme efekti verdi. “Ama belki sen daha eğlencelisindir, tanımam gerekli “dedim. Arkada oturan erkek arkadaşımın hoşuna gitmeyebilir bu düşüncen dedi (arkada bir bar var, gölgelik yerde insanlar oturup bira içiyorlar). Kahkaha atıp, sanırım dedim ve kendi yerime geçtim. Bu sırada biraz ileride iki tane hatunun(HB 8.5 – HB 8) denize girmekte olduklarını görünce ben de denize atladım. Biraz ilerde denizde bir ip ve şamandıralar var, oraya yaklaşınca hatunlara bağırıp “sakın bu ipi geçmeyin ileride köpekbalıkları dolaşıyormuş” dedim. Birbirlerine baktılar, bir süre sonra güldüler.
Sen geçiyor musun diye sordu birisi, o sırada diğeri de dalga geçiyor be inanma dedi. Bir süre cesaret ile ilgili bir muhabbet döndü, bu sırada kızların aslında Hollanda’da yaşadıklarını ve kardeş olduklarını öğrendim. Kızlar güle güle deyip çıktılar, ben de 5 dk sonra çıktım. Üstüme bir t shirt geçirip (ki bence hataydı, kendi vücudumdan utanıyor izlenimi bıraktım) yanlarına gittim. Fiziksel temas ve olayı cinselliğe çekemedim ve ortamdaki duygu durum seviyesi çok statik kaldı. Yine de genç olan kızın numarasını akşam bir ara çıkmak üzere aldım. Birlikte kalktık, kızları bırakmayı teklif ettim (arabayla gelmiştim), gerek olmadıklarını söyleyip güle güle ile veda ettiler. Daha sonra olayı mesajlaşmada hiçbir yere bağlayamadım.

2-

Ufak bir banka işini hallettikten sonra metroya binmeden istasyonun önündeki parkta bir sigara içiyorum. O sırada yandaki banklarda tek başına oturan bir kızı gördüm, birisini bekliyor gibiydi. Yaklaşık 3 dk kendimle mücadele ettikten sonra yanına gidip ‘kim bekletiyor seni” diyebildim. Bir arkadaşım dedi, 15 dk oldu bekliyorum ve çok sıkıldım. Kızın vücut dili çok olumluydu, ben de yanına oturdum. Klasik kimsin necisin sorularını fazla geçemedim. Bu sırada onunla konuşma nedenimin onu beğenmiş olduğum için olduğum söyledim. Açıkçası çok kötü bir set olduğunu düşünüyordum, çünkü kendimden emin değildim ve rahat konuşamıyordum. Fakat kız gelen bir telefon sonrası kalkıp giderken yine de numarasını istedim. Numarasını verdi ve bende çaldırdım; kaydetmek için ismimi sordu, “Ah ama hatırlamıyorsan beni hak etmiyorsun” diye cevapladım. Söylemedin ki dedi (Gerçekten söylememiş olabilirim, o anda hatırlamıyordum) , neyse deyip ismimi söyledim ama giderken “Görüşürüz ….” onun ismini yanlış söyledim . Gözlerini kısıp şakacıktan kızarmış gibi baktı.

Mesajlaşma oyununu beceremediğim düşündüğüm için bir arkadaşıma verdim, onunla 1-2 gün yaklaşık 1 saat yazıştıktan sonra, öğlen vakti evimin bir sokak önündeki cafede bir şeyler içmek için buluştuk. Cafe de bir süre sonra oturduğu sandalyeyi yanıma çektim, fiziksel teması kurdum ve 1-2 dk içinde öpüşmeye başladık. Konuyu hobilere getirdim, tabii ki yanıtladıktan sonra aynı soruyu bana sordu. Gözlerine bakarak ve ufak bir sırıtışla, pul koleksiyoncusu olduğumu söyledim; bu sırada kızın tepkisine göre eve götürme hamlesini yapmayı düşünüyordum. Dalga mı geçiyorsun dedi beklemediğim şekilde ama “Yoo, hayır, evim 1 dk mesafede hemen gösterebilirim cevabını yapıştırdım”.Güldü, çok beklersin dedi.

Umursamaz bir ifadeyle “Hıhı” diyerek geçiştirdim.

Bu sırada hesabı istedim ve ayağa kalktım; kız bu sırada sözde itiraz etsede içten heyecanlandığı belli oluyordu. Kısa süreli bir öpüşme seansı daha yaşadık ve ona pul koleksiyonumun küçük olduğunu ve beklentiyi yüksek tutmamasını söyledim. Görücez diye yanıtladı ve hiç LMR ile karşılaşmadan eve geçtiğimiz anda sevişmeye başladık.

3.görüşmeden sonra, kızın ilgisini kaybettim ve bir daha görüşemedik. Zira benim en büyük problemlerimden biri, baştaki enerjiyi kalan sürede çok düşürüyorum ve kız bunu ki yüzlülük olarak görüp soğuyor. PUA taktiklerinin bir sonucu bence; başta bir takım “gimmick”ler ile kızı etkileyip, fiziksel oyun ve hızlı vites yükseltme ile ne koparırsam kardır mantığıyla yürüyorum sürekli. Uzun vadede sohbet, statü ve sosyal becerilerime güvenmiyorum çünkü. TRP ‘nin faydalı yönlerinden biri de bu olabilir, gerçi tam tersine ne kadar kızla birlikte olursanız o kadar gelişirseniz diye bir düşünce de var. Evet gelişiyorsunuz ama zaten iyi yaptıklarınızı daha iyi ve özgüvenli yapıyorsunuz, yapamadıklarınız yine aynı kalıyor.

3-

Berlin de bir hosteldeyim, birlikte dolaştığım İspanyol arkadaş lobide bir kız grubuyla (3 italyan kız) sohbeti başlatmış. Gece takılmak için dışarı davet ediyor ancak kızlar yorgunuz deyip geri çeviriyorlar; yalnız içlerinde birisi istekli, diğer ikisi onu bastırıyor. Bu sırada arkadaş dillerini benzerliğinden faydalanarak bir şeyler söylüyor ben anlamıyorum; o sırada partiye hevesli kızın önünde hafif vücut temasıyla dans edermiş gibi yapıyorum. Kızın hoşuna gittiğim belli (HB 5.5-6), bu sırada tütün vs çıkarıp sigara sarmaya başlıyor. Aa bana da sarsana deyip, bodrum katındaki sigara içme odasına gitmeyi öneriyorum(Dışarısı çok soğuk). Aşağıda kız sarıyor, ben de parti mevzunu tekrar gündeme getiriyorum; ancak arkadaşlarını bırakmak istemediğini söylüyor. Bu sırada odada kimse yok ve kimse gelecek gibi de değil gibi hissediyorum ve ilginç bir şeyler denemeye karar veriyorum.

-Biliyorsun, parti sadece club lar da olmaz.

*Başka neresi mesela?

-Benim olduğum her yer. Burası da parti için uygun bence, baksana bayağı kalabalık

* … (gülüyor) Aklında ne var?

Burada kızla öpüşmeye başlıyoruz. Ben kızın ileri gideceğini düşünmüyorum, odam da boş değil, işi nasıl ilerleteceğim diye düşünürken, kız sikimi ellemeye başlıyor. Bu sırada telaşa kapılıyorum, evet onu orada sikmek istiyorum ama birinin gelme düşüncesi ben de anksiyete yaratıyor. 2-3 dk öpüşüp elleşiyoruz, ben de biraz rahatlıyorum zira kimsenin geleceği yok gibi yine de L şeklindeki odada en azında kapı önünde olmasın deyip kuytuya çekip, yeteri kadar soyunuyoruz. İşlem tamam, lobiye döndüğümüzde kimse bize naptığımızı da sormuyor ama bir gülüşme oluyor. Kız beni Face’den ekliyor ve odalarına çıkıyorlar. Hayatımdaki en kısa/kolay yaptığım seks budur. Kızın çok güzel olmaması ve zaten DTF olması işime geldi ama fırsatı değerlendirdiğim için de mutluyum.

Konuk Yazar : retired_pua

Day Game saha raporu ( birlikte değerlendirelim. )

Son 1 aydır tatil ve finaller dolayısıyla paylaşım yapamadım, daha doğrusu paylaşacak bir şeyim yoktu. Dün 1 tane set açabildim, onun raporunu paylaşıyorum arkadaşlar.

Akşam saat 11 civarı yalnız başına yürüyen kıza arkasından hızlı adımlarla
yaklaştım. Durup “merhaba ben epavarman’ diyerek güler bir yüzle selam verdim.
Duruşum, ses tonum, enerjim gayet yerindeydi.

Çok hoş göründüğünü ve az ilerde bir kafe de otururken onu fark ettiğimi söyledim.
2 – 3 dakika konuştuktan sonra acelesi olup olmadığını öğrendim. Gecenin o vakti başka bir kafeye kahve içip fal baktırmaya gidiyormuş. Tabii ben bakayım gel
diyerek kendi oturdugum cafeye davet ettim onu ilk önce. Sonra bilen biri baksın gibi bir bahane ile reddetti. Sonra görüşmek için telefon numarasını istedim.
Telefon numarasını vermek istemeyince instagram hesabından takipleştik her şey buraya kadar çok güzel. Karşılıklı gülüşmelerle geçen güzel bir setti.

Gelelim instagram da ki konuşmalara kafam burada çok karıştı. Acaba shit teste mi maruz kaldım yoksa red mi edildim kararsızım oyun da en çok tıkandığım noktalardan bir tanesi tam da burası.

instagram da geçen konuşma tam olarak böyle
1 – 2 saat aralıklarla gerçekleşiyor.
Ben : Falında çıkmışımdır bence 😀
Kız : Valla çıkmadın.
Ben : Yanlış olmuş o, dedim sana ben bakayım diye 😀
Kız : Ahahahahah keşke ya beğenmedim.
Ben : Peki o zaman kabul etmemeni şaşkınlığına veriyorum ben de bakarım sana başka bir gün 🙂
Kız : Keşke gerçekten bakabilsen.
Ben : Bakarım bu akşam.
Kız : Olur.
Ben : Akşam haberleşiriz o zaman.
Kız : Tamam.
Ben: Saat 9 da çıkalım olur mu 🙂 (saat akşam 7 civarında gönderilmiş bir mesaj ve bir daha mesaj gelmedi görüldü de yapılmadı ben de tabi ki kızın bu tavrına karşılık tekrar mesaj atmadım)

Anlamadığım nokta tam olarak şu mesajımın görülmemesi cevaplanmaması bir test midir yoksa reddediliş midir ? Bu durumdan sonra nasıl davranmalı. Oyun da tecrübeli arkadaşların yorumlarını bekliyorum herkes fikrini paylaşabilir.
Epavarman

Kariyerini bahane edip ayrılan kadın

Ekşi sözlükten ibretlik bir hikaye geliyor. Tam bir vaka çalışması olduğundan buraya taşımadan duramadım. Ben susayım, yazar anlatsın.

nereden başlayacağımı bilemiyorum.

çaresiz ve kimsesiz hissediyorum. Boğazımda düğümlenen o şeyin nasıl hissettirdiğini anlatmam mümkün değil sanırım.

6 yıllık ilişki acısıyla tatlısıyla bitti sözlük üstelik ben istemesem de böyle birşeyi bitti. o çok sevdiğim küçük parmaklım saçlarını her duştan sonra kuruttuğum uçtu gitti. gözlerinde gözlerimi görmekten kendimi alamadığım gitti be sözlük.

sebebini sorduğumda daha da çok üzüldüm. tıpta uzmanlık sınavı var ya işte o. evet evet o, ona çalışmak istiyormuş kariyeri daha önemliymiş.. neye tercih edildim nasıl edildim bilemedim. ellerim titriyor nefes alamıyorum. yoruldum, bu kadar yıl sonra bunu duymak ve terkedilmiş hissetmek çok koyuyor be sözlük. üstelik haziran ayında evlilik kararı almıştık. ailelerimiz de tanış olmuşlardı..

evdeki eşyalarını toplayıp gideli neredeyse üç hafta olacak. kimsesiz olduğuma mı yanayım çaresiz hissetmeme mi ne yapacağımı bilememe mi? yemin ederim herşey üstüme geliyor. çok koyuyor bu kadar zaman sonra böyle acımasızca ortada bırakılmak.

yazamıyorum, kendimi alelade cümlelerle izah etmemek isterdim ama duygularımı dile getirecek mecalim dahi kalmadı. titriyorum. dalıp gitmelerim de arttı. ne yapacağımı bilmiyorum. boş boş bakıyorum etrafa. bu işkencenin artık son bulmasını istiyorum. acılar belki paylaşılırsa azalır diye sana yazdım sözlük.

Öncelikle söyleyeyim ki bu yazıyı dalga geçmek için buraya koymuyorum. Erkeklerin çoğu bizimle işte böyle tanışıyor. Büyük darbe yemeden kendine gelip ben ne yapıyorum diyemiyoruz maalesef. Nickinden anladığım kadarıyla arkadaş doktor.

Bu kadar üzülmesinin sebebi ise, masalsı ilişki ideali yüzünden kızın ayrılığa doğru salladığı kırmızı bayrakları görememesi. İşte kırmızı hapın diğer faydası da bu: hem ilişkiyi elde tutmanızı sağlıyor, hem de kız bıraksa bile hatalarınızı bildiğiniz için böyle yıkım yaşamadan gereken dersleri çıkarıp daha çabuk ayağa kalkıyorsunuz. Yoksa eğitim seviyeniz süper olsa da kadınların elinde oyuncak haline gelirsiniz.

Peki yaptığı hatalar neler?

1. Arkadaş bildiğin oneitis olmuş. Kıza bu kadar bağlanmasının başka bir açıklaması yok. Erken yaşta hayatımın aşkı moduna girerseniz ya böyle darbe yiyorsunuz, ya da evlenip her gün dırdır çekiyorsunuz.

2. İlk maddeyle bağlantılı olarak kızla evlenmeden aynı evde yaşaması. Ne diyordu Tomassi’nin demirden kanunları: evlilik dışında bir kadınla aynı eve çıkma. Çünkü kadına “hayatımdaki tek hatun sensin” mesajını vermiş oluyorsun, o da rekabetin getirdiği gerilimden kurtulup seksi koz olarak kullanmaya başlıyor. Sonucunda da saygısını yitirip terkediyor.

3. İkinci maddedeki hatayla bağlı olarak tek kıza 6 yıl zaman ve emek harcayıp tabak çevirmemesi. Daha yeni yayınladık bak duygusal yatırım serisini. Orada anlattığımızın tam tersini yapmış arkadaş.

4. Kızın hipergamisini tatmin edemez hale gelmesi. Bu da muhtemelen ikisi de doktor olduğu için. İki tarafta eşit sosyal statüde olduğu zaman oyun daha da önem kazanıyor. Böyle durumlarda duygusal gücünüz sağlam değilse kız “zaten ben bununla aynı seviyedeyim, o zaman niye bu mıymıntıyı bırakıp aynı seviyede daha alfasını bulmayayım ki?” diye düşünüyor.

5. Kadının bahanesine inanıp kendini harap etmesi. Sizi cidden seven bir kız bırak TUS’a girmeyi ABD başkanlığına aday da olsa ter-ke-de-mez! Nokta. Bu sınav ve kariyer bahanesi, kadınca-türkçe sözlüğün en başına yazdıklarımdan biriydi. Ben genelde ilişki öncesinde duyardım bunu ama demek ilişkide de gelebiliyormuş.

Bakın bu adamı tanımıyorum, adını bile bilmiyorum. Ama hikayesi ve yazısından yansıttığı ruh hali kırmızı hap açısından o kadar klasik ki hatalarını şıp diye bulmamak mümkün değil.

Özellikle 15-25 arası genç arkadaşlar, “tabak çevirin, uzun dönem ilişkiye girmeyin” derken sizi böyle travmalardan kurtarmaya çalışıyoruz. Daha kadınları tanımadan oturup şirket kurar gibi karşılıklı güvene dayalı ortaklık kurmaya çalışıyorsunuz. Yapmayın etmeyin, okuyunca cidden üzülüyorum. Çünkü eski mavi haplı günlerim geliyor aklıma. Hep yaşayarak öğrenmeye çalışmayın, biraz da etrafınızda olanlardan ibret almaya bakın.

Umarım bu kardeşimizin de yolu kırmızı hapa ve bu siteye düşer de nasıl bir hata yaptığını anlayıp kendine çekidüzen verir.

Her Erkek Aslında Eğlenen Ustadır

Tabii feminist propagandaya maruz kalmadan önce.

Bildiğiniz gibi kırmızı hap camiası her erkeğin aslında doğuştan az veya çok maskülen karakter özelliklerine sahip olduğunu, ancak bunun maalesef son 40-50 senedeki 3. dalga feminist hareket nedeniyle büyük ölçüde yok edildiğinden bahseder. Dolayısıyla eğlenen ustalık diye adlandırdığımız şeyi kullanılmaz hale gelecek şekilde törpüleyen de bu süreç.

Bunun kanıtlarından birisi küçük çocuklardır. Bir ilkokul bahçesine veya parka giderek oradaki küçük erkek çocuklarının kendi yaşıtı kızlarla nasıl uğraştığına bir bakın. Ve tabii kızların şikayetçi olmasına rağmen nasıl hala onlarla oyuna devam ettiğine… Benim diyen yetişkin erkek, hiçbir kıza bu kadar korkusuz ve özgüvenle yaklaşmaya cesaret edememiştir. Saç çekme, silgi atma, basit tekerlemelerle karşı tarafa takılma gibi bize şimdi çocukça gelen eylemlerin aslında eğlenceli ustalığın güzel bir versiyonu olduğunu düşünüyorum.

Peki nasıl oluyor da 8 yaşındaki halimiz kızlara yaklaşım konusunda 28 yaşımızdaki halimizden daha başarılı? Çünkü feminizm odaklı okul müfredatı henüz beynimize işlenmemiş. Sonucunda da bu ustalık “doğal” olarak ortaya çıkıyor, çaba göstermemize gerek kalmıyor. Erkekte fabrika çıkışı bir özellik kesinlikle.

İşte dün Tomassi’nin eğlenen ustalık yazısını  çevirirken çocukluk dışında da bu ustalığın doğal olarak ortaya çıktığı bir süreç daha keşfettim: hoşlanmadığımız kızlar. Ve bilin bakalım bu kızların çocukluğumuzda saçını çektiğimiz kızlarla ne gibi bir benzerliği var?

İkisinde de kızlara “yaranmak” gibi bir derdimiz yok. Kız hayatımızda olsa da olmasa da keyfimizden gram taviz vermiyoruz. Yani feminist propagandanın aksine kadına el pençe divan durup saygı gösterince değil, tam aksine ona çocuk muamelesi yapınca başarılı bir eğlenen usta oluyoruz. Hatırlarsanız Tomassi de bu ustalığı kızıyla arasındaki ilişkide keşfettiğinden bahsediyordu. O kız çocuğu olduğu için yaranma gibi bir kaygısı yok, bu da ustalığın rahat bir kafayla uygulanmasını sağlıyor.

Kendi hayatımdan bir örnekle destekleyeyim. Geçmiş bir saha raporu da diyebiliriz.

Bundan yaklaşık 6 sene önce ilk iş yerimde benden 2 yaş büyük bir hatunla tanıştım. Aynı hafta göreve başlamıştık. Bana göre güzel bir hatun değildi, HB5 diyeyim. Bu yüzden hatuna yürümek gibi bir niyetim yoktu. Zaten siz çok güzel bile olsa yine de iş veya okul gibi sosyal ortamlarda birine yürümeyin, reddedilme veya bir şeyler başlasa bile ilişkinizin yürümemesi durumunda itibarınız düşer. Bir hatun için riske girmeye değmez.

Lafı uzatmayayım, bu hatun işe resmen evlenecek adam bulmak için gelmiş. Her hareketinden bunu anlıyordum. Ortamda benim gibi 2-3 bekar adam daha var, yaş olarak en ufak bendim,  belki de bu yüzden ilk bana yürüdü. Fakat bu yürüme değil bildiğin tahrik etme hareketiydi.

Daha tanışmamızın ilk haftasında odama geldi, üzerinde dar bir pantolon, hatlar ortada. Odada sandalye mevcutken geldi benim masaya oturdu, kalçalar yarım metre yakınımda. Ben tabii içimde “oha amk napıyor bu?” diye düşünsem de aradaki resmi nezaketi bozmak istemedim. Önce bunun gözüme soktuğu kalçalara baktım, ardından kafamı kaldırıp gözlerine. O 4-5 saniyelik bakışmada yüzümdeki gülümseme ile ne yapmaya çalıştığını farkettiğimi ona gayet iyi hissettirmiştim. Ardından hemen “kusura bakmayın işim var” diyerek bilgisayarıma döndüm, pek de memnun olmayan bir ifadeyle odamı terketti.

Aradan birkaç hafta geçti, denk geldikçe yine konuşuyoruz. Ben tabii kendimi beğendirme gibi bir derdim olmadığı için şapkasına, kıyafetlerine, bazen de odasındaki eşyalarına takılıyorum. Gülüyor ama yüzündeki memnuniyetsizliği de farkediyorum, zira istediği iltifatlar etmek yerine sürekli kendiyle dalga geçen biri var karşısında.

Derken bir gün çalıştığımız yerden yaklaşık bir saat uzakta olan şehir merkezine gideceğini ve ben de orayı iyi bildiğim için kendisine rehberlik etmemi istedi, nasıl olsa ben de o haftasonu gideceğim diye kabul ettim. Hiç aklımda yokken 3-4 saatlik başbaşa bir buluşma gibi oldu, şehirde yeni olduğu için biraz gezdirip etrafı tanıttım. Tabii yine elini omzuma koymak, karşıdan karşıya geçerken güya beni korumak amacıyla elini belime atmak, söylediklerime kahkahalarla gülmek gibi ufaktan tahrik etme çabalarını hunharca sergiliyordu. Kıyafet yine şık ama malzemeyi belli eden cinsten. Fakat ben kafamda yürümek gibi bir düşünce olmadığı için yine esprili ve iğneli konuşmalara devam ettim. Yaptığı her flörtöz hamlenin ardından benden gelen umursamaz şakalardan sonra bardağı taşıran son damla, şehri tanımadığı için yaptığı saçma bir yorumla dalga geçmem olmuştu. Son yarım saatte beyaz bayrağı sallayıp konuşamayacak halde geldi. Yüzünde “ne yaparsam yapayım bundan ilgiyi koparamadım” der gibi bıkkın bir ifade vardı.

Ertesi hafta bu arkadaşın gezimiz sırasındaki acemiliklerini diğer iş arkadaşlarımızın da olduğu bir sohbet ortamında anlattım, o anda kendi de orada. Ben anlatırken zoraki gülse de meğer hassas ve narin egosu çok kırılmış. Kıyamam.

Bir sonraki gün gelip bana çok kırıcı olduğumu, kendisini üzdüğümü ve insanların içinde küçük düşürdüğümü söyledi. Anlaşılan o ki beni kendine çekmek için yaptığı flörtöz hatun taktikleri tutmayınca bu sefer de devreye acındırma ve suçlama yöntemi girmişti, böylelikle benim sempatimi kazanmak ve sevgili olamasa bile özür dileterek kendini reddedilmiş hissetmemek istiyordu.

Tabii ki özür dilemedim. “Ben böyle biriyim, daha dün takılmama gülerken bugün niye kızdın? Yanlış bir şey yaptığımı düşünmüyorum, zaten böyle alıngan biriyle arkadaş da olamam” deyip yanından ayrıldım. Klasik “bir kadına nasıl böyle yaparsın?!” utandırma taktiği de elinde patlamıştı. Zaten ondan sonra da merhaba, nasılsın gibi havadan sudan konuşmalar dışında pek görüşmedik.

Ve işin ilginci ne biliyor musunuz? Bütün bunları yaparken eğlenceli ustalık ve kırmızı haptan zerre haberim yoktu, henüz fişten çekilmiş olduğum bir dönem değildi. Ama kızın cinsellik kokan hareketlerle yaptığı her atağa verdiğim esprili ve umursamaz cevaplar ağzımdan otomatik olarak çıkıyordu, çünkü kadına karşı duygusal hislerin etkisi altında değildim. Ona “yaranmaya” çalışmıyordum.

Benim anlattığım eğlenen ustalığın boku çıkarılmış versiyonu, siz bu kadar abartmayın tabi. Romantizm yazımda da belirttiğim gibi sürekli geri çekilerek başarılı olamazsınız, arada kıza ödül verip ateşi harlamak gerek. Ben bunu hiç yapmadığım için kız doğal olarak dayanamayıp kaçmak zorunda kaldı. Halbuki eğlenen ustalıkta karşı tarafı aşırı gücendirmeden dalga geçmek var, ama benim onunla ilişki amacım olmadığından bunu dengeli uygulamadım.

Kıssadan hisse: Bunu yapmak zor olacak biliyorum ama yürüdüğünüz hatunlara sanki hoşlanmadığınız ve dünyada varlığı zerre umrunuzda olmayan bir kızmış gibi davranın. Her erkeğin geçmişinde mutlaka kendisine yazdığı halde beğenmediği bir kız vardır, o kıza karşı umursamaz ve alaycı davrandıkça nasıl sizin peşinizde gezdiğini düşünün. İşte bunu yerinde ilgi ve seyrek buluşmalarla soslayıp beğendiğiniz hatunlara da uyguladığınızda eğlenen ustalığı nirvanaya çıkarma yolunda en büyük adımı atarsınız. Çünkü bu yetenek zaten erkeğe verilmiş, özünüze dönün.

 

 

Flörtöz hatun: Dereyi görmeden paçayı sıvamak

Bugün size çok tehlikeli bir kadın türünden bahsedicem (sanki tehlikesiz olanı varmış gibi). Flörtöz hatun.

Kadınların doğal tabak çeviriciler daha önce burada bahsedilmişti. Lakin bu tabakla ilgili şöyle bir ayrıntı var. Kadınlar ne kadar yedek kulübesinde adam tutmayı sevse de her zaman takımın yıldız oyuncusunu bilirler, yani bir tabak mutlaka diğerlerine göre fazla ilgi görür.

Lakin bu flörtöz hatun dediğimiz model, tüm tabaklara eşit ilgi gösterir ve tabii ki tahmin edeceğiniz üzere hepsi de kendini özel sanır. Ancak kızımızın esas amacı ilgi çekmektir. Siz olayı ciddiye bindirmek yani yatağa götürmek istediğiniz anda arkadaş kartını çekerek sizi mahcup etmeye ve aldığı ilgiyle egosunu depolayıp kaçmaya başlar.

Erkeği burada tuzağa düşüren durum ise yürüme davetiyesi denilen sinyallerin kız tarafından dağıtıldığını görünce hemen harekete geçmesi, yani kızın ilgi toplamak için flörtü kolaylaştıran hareketlerini kendine özel sanmasıdır.

“İyi de hani yürümek erkeğin göreviydi?”

Evet hala bu görevimiz var (zaten hep vardı) ama sinyal aldık diye hepsi aslında sonuca gidecek anlamına gelmiyor. Dereyi görmeden neden paçalar sıvanmaz, ufak bir saha raporuyla örnek vereyim.

Bir Avrupa ülkesinde Güney Amerika kökenli bir hatunla tanıştım. 21 yaşında, esmer tatlı bir şey. Hatta kedi canını onun. En baştaki nerden geldin nereye gittin muhabbetinden sonra tanıştığıma memnun oldum deyip dışarı gezmeye çıktım (ara not: yeni tanışılan hatunla ilk 4-5 dklık konuşma sonrası amele sümüğü gibi yapışmadan ve kesinlikle numarasını alıp uzamak başarının başlangıcıdır, ama ben nasıl olsa otelde tekrar denk gelirim diye numara almamıştım).

Akşam üstü otele döndüğümde kız aşırı istekli bir vücut diliyle (dokunma ve pişmiş kelle gibi sırıtma vb.) bir yerlere gidip içmeyi teklif etti, “alkol kullanmıyorum ama sana eşlik edebilirim” diye kabul ettim. Zaten kafamda bu yazının da konusu olan mesele vardı, bu hareketler bana mı yoksa herkese mi diye merak ediyordum. Sosyal deney gözüyle bakınca acaba kız ne diyecek stresi de kayboluyor, böylelikle karşı tarafa yokluk içindeki beta izlenimi de verme ihtimalini düşürmüş oluyorsunuz kanımca.

Neyse bir yere vardık, oturduk sohbete. Ben de ilk görüşmelerin kuralına uygun olarak yüzde 70 dinleyip (ve yönlendirici sorularla kızı konuşturup) yüzde 30 oranında ufak esprilerle ortamı ısıtıyorum. Aramızda yaş farkı da olduğu için amused mastery uygulamaya da çalışıyorum, kızın bozuk ingilizcesi üzerinden ufak ufak dalga geçiyorum. Tabii hatun sürekli kakara kikiri konuşup durdu.

Bu arada, ben bizim kızlara çok konuşuyor derdim ama bu Güney Amerikalı kızlar acayip çenesiz. İstemeseniz de konuşmanın çoğunu onlar yapıyor zaten, dırdırdır susmak bilmedi amk anadan kıza nesil bunlar herhalde.

Gece gayet güzel devam ederken şüphelerimi doğrulayan hareketler kızdan gelmeye başladı.

İlk olarak bana Fas’ta tanıştığı birinden bahsetti. Eleman buna bir yandan mesaj atıyor, sonra görüntülü konuşma falan yaptılar. “Çok sevdiğim bir ‘arkadaşım’, her gün konuşuruz böyle” dedi. “Ne zaman tanıştınız?” dedim, bir hafta olmuş. Eh daha gündüz tanıştığı adama kakara kikiri yapan bir hafta önce tanıştığıyla bu kadar samimi olmuş çok mu? Benim yanımda başka erkekle konuşması zaten faul de bu hareketler aynı zamanda onun iflah olmaz bir ilgi fahişesi olduğunun kanıtıydı.

Beş dakika sonra ikinci bomba geldi. Bu kez de Norveç’te tanıştığı ve görür görmez aşık olduğu bir elemandan bahsetti, yanak yanağa fotolarını beraber seyrettik. Gittiğinde hep elemanın evinde kalıyormuş ve onu “arkadaş olarak” çok seviyormuş. Bak hem ilk görüşte aşk hem arkadaş. Vay amk!

Fakat kız durmuyordu, kız adeta Messi çıktı beyler ve üçüncü golü de atıp hattrick yaptı. Biz bardan çıktıktan sonra bu sefer de yarın yine çok sevdiği bir “arkadaşıyla” (tabii ki tinder’dan tanışalı iki üç hafta olmuş) bizim bulunduğumuz şehirde yarın akşam yemeğine gideceğini ve kıyafet seçmekte kararsız olduğunu söyledi. Arkadaşıyla yemeğe gidecek, sanki hayatının aşkıyla buluşacak gibi kıyafet seçiyor, düşün artık.

Çok geçmeden dördüncü bomba da geldi. Zaten ben artık yürümeyi falan bıraktım kızın performansını ayakta alkışlıyorum ve kırmızı hap gözlemi yapıp ibret alma peşindeyim. Yolda gelirken tinder üzerinden biriyle yazışıp ondan da gitmeden buluşma sözü aldı. Tabii yazışırken yine suratta sırıtma, arada bana ne yazayım diye soruyor.

Kızımızın performansı ibretlikti, bu artık tabak çevirmekten de öte bir şeydi, adeta bir resitaldi. Hani tabak çevirmenin Oscar’ı olsa altın tabak bu kızımıza giderdi bence. Dikkat ederseniz hepsiyle de can ciğer kuzu sarması ama hepsiyle de “arkadaş”. Ama ben durumun farkında değilmiş gibi emin olduğum şeyi ona söyletmek istedim ve sordum.

Ben: Hımm peki aralarında hoşlandığın var mı? Belki sevgilin olur.

Kız: Sevgili istemiyorum. Bir erkeğe ayıracak vaktim yok.

Ben: Bu kadar arkadaş niye o zaman?

Kız: Aslında yeni insanlarla tanışmayı ve arkadaş edinmeyi seviyorum. Faydası oluyor. Mesela Norveç’teki arkadaşım oradayken bana para harcatmadı, çok yardımcı oldu. Ya da mesela sen iyi İngilizce biliyorsun, ileride bir çevirim olsa sana danışabilirim.

Ben: Ebenin amı artık!

Tabii ki böyle demedim, Çocuklar Duymasın’daki psikolog Sinan Bey gibi anlıyorum deyip kapattım konuyu.

Vay arkadaş, bu kız milletinde hiç utanma kalmamış. Eskiden bizi çaktırmadan meriç yaparlardı, şimdi alenen söylüyorlar!

Diyeceksiniz ki “Bu kız birilerine mutlaka veriyor, onlar nasıl yapmış? Senin beceriksizliğin.”

Kısmen doğru. Şunu kere diyeyim ki bu kızdan zaten uzun ilişki malzemesi olmaz. Fakbadi bile olmaz, en fazla tek gecelik. Ancak bu olay da tamamen değilse de büyük ölçüde tiple alakalı. Yani bu anlattığım tarzda kızların zamanında kaslı ve uzun boylu, yakışıklı elemanlarla yükselen hipergamisini tatmin edemiyorsanız, büyük ihtimalle elleriniz boş dönersiniz (ya da dolu mu deseydim ehehe).

Dolayısıyla böyle aşırı flörtöz ve başta sinyal verdiği halde sürekli arkadaşlığın anlam ve önemini vurgulayan kızlar meriç kadrosunu boş bırakmak istemiyordur, tipten işi götürmüyorsanız pek uğraşmaya değmez. Rollo Tomassi’nin de dediği gibi sizinle seksi erteleyen kızdan bir cacık olmaz. Etrafta gördüğü herkese gülücükler dağıtan, aşırı enerjik hatun modeli genelde bunu ilgi toplamak için yapar, ilk buluşmadan sonra ciddi bir fiziksel yakınlaşma yoksa next deyip devam edin. Hatta böyle bir durumda kızın gösterdiği sahte ilgiye rağmen gittiğinizi görmesi, onda sizin elde edilmesi zor bir adam olduğunuz izlenimini bile yaratabilir. Yoksa kaldığınız her saniye aleyhinize işler, sizi mericin önde bayrak taşıyanı yapmadan da bırakmaz.

Sözlerimi Emel Sayın hanımefendinin güzel bir şarkısıyla bitirmek istiyorum:

Onda bunda şundadır,

Şunda bunda ondadır,

Mavi boncuk kimdeyse,

Benim gönlüm ondadır…

 

 

 

Saha Raporu – Bu Sefer Hatun İşleri Değil

Selam dostlar. Ben Jagdpanzer. Uzun zaman zamandır forumun takipçisiyim ve yazıları ekseriyetle her gün okuyup uygulamaya çalışıyorum var gücümle. Son zamanlarda artan saha raporları üzerine bende bir tane yazayım dedim. Ama bu sefer day game night game falan değil, kariyerimde yaşadığım dönüm noktasını anlatmak istiyorum sizlere. Zaten Red Pill‘in asıl amacı da bu değil miydi ? Nasıl ki mavi haplıyken istediğimiz o çok özel (!) kadının üstünden biz hariç herkesin çatır çutur geçmesi bir sonuç değil semptom ise, kırmızı hap sonrası istediğimiz kadını elde edebilmemiz de bir semptom değil midir ? Asıl sonuç kendimizin nereden nereye geldiğidir diye düşünüyorum. Neyse uzatmadan konuya gireyim.

Kırmızı hap ile tanışmadan önce sevgilimle aynı evde yaşayıp bütün günüm okul hariç bilgisayar oyunu, fastfood ve sadaka seksi ile geçiyordu.(Beraberinde gelen tombiş bir göbek). Okulda ise tam bir görünmez erkektim bir yarış arabası projesine şef mühendsilik yapıyordum. Bu iyiydi ancak sadece bu vardı. Derslerim kötüydü. Red Pill ile tanışınca kendime sağlam küfürler ettim ve bütün hayatımı değiştirdim. Steam ve Origin hesaplarımı sildim. Spora yazıldım direkt falan filan vs (sevgiliden ayrıldım bir de tabi ).

Bir gün spordan çıktım okula geçtim direkt elimde spor çantam spor sonrası şişmeye başlamış kaslarım ve Red Pill sonrası yaptığım agresif tarz değişikliği ile daha önce hafiften bakışları üzerime çekiyordum ama bu yetmiyordu tabi. Merdivenleri çıkıp derse girdim. Dersi de okulun en uyuz, en egoist profesörlerinden biri veriyordu. Adam o kadar uyuz ki kimse doğru düzgün tez bile alamıyordu heriften siz düşünün.

Sonra işte dersin ortalarında konu yarı iletken ve elektronik üzerine herkesin atıp tutup prof.un gözüne girmeye çalıştığı bir ortam oluştu. Hocanın hiç bir konuşulan umrunda değildi. Yaslandım geriye bacak bacak üstüne atıp rahat bir vücut diliyle ve ‘Müsade ederseniz anlatayım’ diye araya girdim ve aniden makineli tüfek gibi saydırmaya başladım tahtadaki devrenin nasıl çalıştığını. Hoca dahil herkes susup bana bakmaya ve dinlemeye başlamıştı. Kendimden emindim skeptico‘nun da dediği gibi ne olurdu ki yanlış olsa bile ‘Canımı mı alırlardı ?’ Konuşmayı bitirdiğimde herkes şaşkınlık içindeydi. Tamamen disiplin dışı bir konuydu. Hocanın aldığı cevap karşısında memnuniyeti yüzünden okunuyordu. Sonra ne mi oldu dersiniz ? Milletle tez bile çalışmayan taşaklı bunak profesör bana laboratuvarda bir proje üzerinde çalıştıklarını ancak yeterli nitelikle lider öğrenci bulamadığını ve bu görevi bana vermek istediğini söyledi. (Bu esnada yere düşen kalemler oldu). Sonrası malum işi aldım şu an CV me altı tane patent başvurusu yazdım, tek sayfaya sığmaz oldu.

Şimdi buraya kadar biraz MGTOW görünüyor ama bu muhabbet olurken sınıfın HB8 lik hatununun bana gülümsediğini fark ettim. Onu da iki biradan sonra yatakta nasıl çıldırtacak hale getirdiğimi sonra anlatırım 🙂

Uzun lafın kısası kendinizin farkında olun ve mücadele ederek hiyerarşide yukarı tırmanın ve spor yapıp ağırlık kaldırın. O hipergamik dürtüleri avantajınız haline getirin. Ha bir de değer yaratın gençler/abiler isminizi ölümsüzleştirin.

Konuk Yazar : Jagdpanzer

Saha raporuyla birlikte, Muhteşem oyun planı

Finaller dolayısıyla yazmaya pek fırsat bulamadım arkadaşlar, size Daygame açılışıyla başlayıp güçlü bir oyun planıyla elde edilmiş bir hedef anlatacağım ve bu plan kadın – erkek ilişkilerin de tavlama dediğimiz sürecin tam olarak yansıması olacak.

Bir kafede çalışan garson bir kızı gözüme kestirmiştim ama çalıştığı yerde onu zor durumda bırakmamak ve gereksiz sosyal baskı hissetmemek için sokakta, iş çıkışında karşılaşmayı hedefliyordum. Ama bu karşılaşma tabii ki tesadüf eseri olmalıydı. Olmasa bile onun bunu böyle bilmesi gerekli ..! ( Takip eden bir sapık damgası yemesek bile en kötü ihtimal onu orada bekleyerek çok yüksek bir değer kaybı yaşayacağımız kesindir.)

İstediğim gibi karşılaşma gerçekleştiğinde; önüne çıkıp açılışımı yaptım onu daha önce kafede gördüğümü, çok tatlı olduğunu ve insanlara servis yaparken yüzünde yapmacık zoraki bir gülümseme olduğunu söyledim. Sonrasında sohbet duruma göre akıcı bir şekilde devam etti. 3 – 4 dakika orada ayak üstü sohbete devam ettik. Arkadaşlarımın yanına gideceğimi söyleyerek, numarasını istedim vermeyi reddedince İnstagramdan eklememi söyledi. Ben de istesem araştırıp onu İnstagramdan bulup ekleyebileceğimi ama yüz yüze konuşmanın benim için daha iyi olduğunu, sanal alemde takılmadığımı belirterek eklemeyi reddettim. Sonra kız, yarın kafeye gelip konusabileceğimi söyledi ve ayrıldık.(Benim açılışlarda kullandığım yöntem 2 yorum bir soru şeklinde sohbeti yönlendirmeye çalışırım. Önce duruma göre ya da dikkatimi çeken konuya göre olabildiğince yorum yaparak giriş yaparım sonrasında 1 soru sorma hakkı elde etmiş olarak onu sohbete çekebileceğim bir soru yöneltirim.)

Bir sonra ki gün kafeye gittiğimde hiçbir şey umduğum gibi olmadı ve bana bir ilişki istemediğini söyledi ama arkadaş kalabileceğimizi söyleyerek beni reddetti (bir çoğumuz burada hedeften vazgeçer). Ben de durumu kabul edip o an kafede oturan başka bir arkadaşımı gördüm ve onunla 10 – 15 dakika sohbet ettikten sonra kafeden ayrıldım. 3 gün sonra o kafeye tekrar gittim ve gittiğimde kızın içten içe beni kestiğini de fark ediyordum, bakışıp göz göze gelince birbirimize gülümsüyorduk. Diğer günler arada sırada kafenin önünden geçerken bile göz göze geldiğimizde kızın bana ilgisi olduğunu fark ediyordum ve bir akşam cafenin önünden geçerken İnstagramını istedim hiç beklemediği bir anda olmuştu ve o an hemen birbirimizi ekleyerek oradan ayrıldım. Buluşmaya yönelik İnstagramda konuştuk. Bir sonraki gün o kafeye gittiğimde birlikte güzel vakit geçirdik ve numarasını aldım. Bundan sonrasını anlatmaya gerek yok zaten 🙂 Umarım size sıfırdan sizi hiç tanımayan birini baştan çıkartmanın aşamalarını aktarabilmişimdir.

Şimdi kendi sosyal ortamınızda bile uygulayabileceğiniz güçlü bir tavlama oyun planından bahsetmek istiyorum. Bunun büyük bir örneği yukarıda da mevcut umarım hikaye ile planı bağdaştırabilirsiniz.

İlk önce ÇEKİCİ ve KALİTELİ BİR ERKEK olarak hedefimizin bizi fark etmesini sağlıyoruz. Ben bunu yukarıda iş çıkışı yaptığım daygame açılışıyla yaptım. Siz sürekli karşılaştığınız bir kadına daha önce hiç iletişiminiz olmasa bile, (yani sizi görmüş ya da ilgisini cekmediğiniz birinin) başka birgün farklı olarak, ona bugün çok farklı göründüğünü, iyi bir enerji yaydığını özgüvenli bir şekilde söyleyin, vaktiniz olmadıgı için kısa tutarak oradan ayrılın. Durup sohbet etmenize gerek yok. Sonrasında ki gün emin olun o kızın size bakışı değişecektir. İlgisini çektiniz ve kafasına “acaba benden hoşlanıyor mu?” düşüncesini yerleştirdiniz. Sonra ki günlerde hiçbir şey olmamıŞ gibi davranın ve onu görmezden gelin. Bunu yapmamızın nedeni kafasına karmaşık sinyaller göndermek. Sizden emin olamasın hiçbir zaman, kafasında ne kadar çok yer ederseniz size karşı o kadar çok çekim hissedecektir (onu görmezden gelmemizin nedeni bizi fark etmesini sağlayıp, ondan hoşlanıp hoşlanmadığınızdan emin olamamasını sağlamak.İnanın bana bundan emin olduğu anda oyununuz biter.)

Günler geçtikçe artık yeterince ilgisini çektiğinizi fark ettiğiniz de ve havadan sudan sohbet edip onu dışarıda bir yerlere davet ettiğiniz de büyük ihtimalle, sizinle buluşmak, bir şeyler içmek için can atacaktır. Bunu sağlayan şey sizin ona olan davranışınızı anlamlandıramaması, sizin onun hakkındaki düşüncelerinizden “acaba benden hoşlanıyor mu “sorusuna cevap bulamaması olduğundan size karşı çekim hissetmeye başlar. Ama şu yanılgıya düşmeyin şu an sizden hoşlanmıyor sadece onun gözünde çekici bir erkekseniz (tabi herşeyi doğru yapabilen kalibrasyona sahip olmak gerekli. Bunu sağlamanın en kolay yolu düzenli olarak set açmaktır ve yaklaşım korkunuzu yenmektir!!). Sizden deli gibi hoşlanmasını sağlayacak olan tek anahtar ise KADININ TESTLERİNİN FARKINDA OLUP ONLARI GEÇMEKTİR.

Testleri de geçtiğiniz de ise artık fiziksel birlikteliğin de zamanı gelmiş demektir. Artık birbirinizden hoşlanıyorsunuz. Ve önemli bir not : Bir kadınla cinsel birliktelik yaşamak onu elde ettiğiniz anlamına gelmez. İlk başlarda değerli yansıttığınız karakterinizi ilişki içinde olduğunuz kadına yansıtmaya devam etmeniz gerekir. Bunun en iyi yolu da ona hiç bir şekilde MUHTAÇLIK göstermemektir.

EPAVAR MAN

Saha Raporu – Sadece Tecrübe Et

Herkese selamlar.

Kırmızı hapı alan biri olarak hayatımda yaşadığım değişimlerden bahsetmek istiyorum. Spora başladım kilo verip kas yaptım.
Kitap okudum kendimi geliştirmeye adadım ama her erkekte olduğu gibi porno ve mastürbasyon batağındaydım. Onları azalttım hatta yok ettim. Hayatımın ilk 20 senesi böyle ezik betalıklarla geçti Robert Greene ile tanışmak hayatımı değiştirdi. Haziran gibi kırmızı hapı aldım. Bütün yazıları ve blogları okudum. İngilizcem sayesinde redditi takip etmeye başladım, kendimi çok geliştirdim diyebilirim. Hocamız sağolsun ondan da çok şey öğrendik. Neyse konumuza dönecek olursak , her haliyle değişiyordum ama yürümüyordum kızlara sonra Yetti aq diyip başladım yürümeye.

İnternetten 20 küsür kıza yazdım. 2 tane ile devam etti konuşmamız. En son biri ile muhabbettimizi çok ilerlettim. Cold approach (soğuk yürüme) yaptım.  Cocky funny (ukala – eğlenceli) ile kızı baya etkiledim. Hatta ilk gece konuştuğumuzda baya da güldürmüştüm , bir şeyler içme sözü aldım kızdan. 1 hafta sürdü görüşmemiz internetten. Aynı anda 3-4 kızla beraber görüşüyordum ama paralel olarak (Tabak Çevirmeye başlamıştım).

Muhabbet ederken kızın kesinlikle etkilediğim bir özelliğim vardı. Fazla kendini beğenmiş , özgüveni yüksek biri olmak. Ayrıca kızı baya da şaşırtıyordum. Arada yapılan shit testleri baya tersleyerek savuşturuyordum. Beni test ettiğinde; beğenmediysen defolup gidebilirsin, diyerek ağırlığımı ortaya koyabiliyordum. Bakın bunlar sadece yazışmalarımızda yapılan şeyler. Sinemada öpeceğimi elleyeceğimi falan dedim. Komiktim, piç imajı verdim. Sonra kızı birşeyler içmeye çağırdım. Buluştuk bir yerde ama aslında baya vazgeçecek gibi oldum çünkü kızı uzaktan gördüm ama o beni hiç görmemişti. Tipini çirkin geldi sonra vazgeçtim eve geri gidiyordum ki düşündüm reddedilme korkusu ile ilgili hocamızın yazdığı önemli bir not vardı: REDDEDİLME VE YÜRÜME OLAYLARINI BİRAZ TECRÜBE KAZANANA KADAR DIŞARDA, BAŞKA ORTAMLARDA DENEMEK. OKULUMDAKİ DAHA GÜZEL KIZLAR İÇİN BUNA KATLANMAM GEREKİYORDU.Sonra sikerler amk deyip geri döndüm (Özgüvenimi yıllarca kıran orospu çocuklarını söve söve yürüyerek ) Kızı gördüm merhaba dedim büyük bir ciddiyetle. Sonra bir şeyler içmeye götürdüm onu.

Kızın tipini beğendim, fiziği de gayet iyiydi.

Cool takıldım , kendini beğenmiş hafif egolu modumu sürdürdüm. Aniden gelen sessizlikleri siklemedim. İçeceğimi içip insanları seyrettim kendisi soru soruyordu. Shit testlere karşı uyanıktım yaşımı ailemi falan sordu. Hepsini salladım. Kaç kardeş olduğumuzu da sorunca
KİMLİĞİMİ AL İSTERSEN DEDİM. Genel olarak BAĞIMSIZ EGOLU KARİZMA TAKILDIM. Shitlerin çoğunu savurdum. Sanane lan , Seni ilgilendirmez aq gibi tavırlardaydım ve bunu hem yazarak hem yüzüne söylüyordum.(Barzo erkeklerin belki de en büyük silahı SHİTLERİ HAYVANCA KOVMALARI VE FRAMELERİNİ ÖLÜMÜNE SAVUNMALARI ). Bunu mesajlaşırken de sık yapmıştım (skeptico ya selam çakıyorum buradan BANA KİMSE BİR ŞEY YAPTIRAMAZ HERKESİN AMINA KORUM -skepticonun öğütlediği – modundaydım. Hayatım boyunca sevgilim olmamış aq özgüvenime bakın … )

Bana içeceği bitince sonra “Şimdi ne yapacaz ” diye sorunca sinemaya gidiyoruz dedim .Sinemaya gittik. Hafiften elime dokunuyor gibiydi ama 30 dk sonra kafaya koymuştum öpüşecektim yada elleşme olacaktı kesinlikle. Sonra sarıldık öpüştük alt dudağımı ısırdı aq, göğüslerine dokundum ve elimi içine attım kendisi açtı düğmesini her yerine dokundum. Parmaklarımı ellerimi öptü hatta ısırdı . Amına elimle bastırıyordum titriyordu ,bacaklarını baya açtı. Dakikalarca kasıldığını hissedebiliyordum. Elimi en derinlerle götürdüm (Kaybedenler Kulübü sinema sahnesinin aynısı ) filmi izleyemedim bile zaten. Aşk filmiydi ,her öpüşme yada sevişme sahnesinde kızla yiyişiyorduk. Salon kalabalıktı ama buna rağmen film boyu memelerinin ucunu sıktım.

Öpüşürken çok zevk alıyordu kız gözünü kapatıyordu ama benimki açıktı anlamaya çalışıyordum bu duyguları. Ben zerre zevk almıyordum zerre… Onu okşarken gözlerin defalarca kapattı titriyordu. Ben de sadece nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalışıyordum. O da benim sikimi eliyle falan sıkıyordu defalarca. Sonuçta neredeyse film boyunca durmadan yiyiştik. Filmin sonuna doğru öptürmemeye başladı ama yine öpüştük. Film bitti falan bu sefer shit testler gelmeye başladı . Yürürken önümde gidiyordu. Hayırdır amk acelen varsa git dedim sonra durdu koluma girmeye başladı. Bir yere oturmaya gittik birşeyler içmeye.

Göz kontağı kurmuyordum canım istemedikçe , modum devam ediyordu. Esprili küstah şakalar falan yapıyordum sürekli. Sonra işim var dedim yolladım onu. İsmini söylemedi bana ben de ona yalan söylemiştim ismimi. Benden büyük bir hatundu arada devam edecek onunla.

Sonuç Olarak;
1) Mesajlaşmada cinsel imalı hafif şakalar çok önemli
2) Shit testleri kovma için BOYUN EĞDİRİLMEZ
KİMSE BANA BİR ŞEY YAPTIRMAZ AMINA KOR modu önemli
3) Küçük ayrıntılara dikkat et : kızın önden yürümemesine falan dikkat et yada filmin Erotizm çağrıştırması önemli
4) Onu kaybetmekten korkma BOLLUK MENTALİTESİ ÇOK ÖNEMLİ. Tabak çevirme çok önemliyimiş… Şuan hali hazırda 3 kızla daha görüşeceğim mesela hatta birinde kahve içecem evind. Ayrıca gerektiğinde taşağını ortaya koyacak cesareti göster.
5) Hard seks çok önemli kıza ne kadar sert davransam o kadar hoşuna gidiyordu.
6) İplemez OL.
7) FAKE IT TILL YOU MAKE IT!
8) Sniper değil de shotgun tekniği çok önemli.
9) Kız bana baya ukala diyordu ama benden hoşlandı .DEDİKLERE DEĞİL YAPTIKLARA BAKIN.

Öpüşmeyi ve elleşmeyi sevmediğim bir hatunla yaptım ama bana iyi bir tecrübe oldu sadece BLUE BALLS oldum sjjsdm .Zerre zevk almadım ayrıca .Tecrübe çok önemli mesela öpüşmenin tadını aldım ve o kadar da siklemiyorum böyle şeyleri bundan böyle , artık oturup işime bakacağım spor ,ders neyse artık onlarla uğraşacağım.Ama tabak çevirmeye devam edeceğim. Kızlar gelir geçer yaşanan heyecan hep aynı. Önemli olan kendimize yatırım yapmamız ve GELİŞTİRMEMİZ. Hayatım boyunca kendimi şişman çirkin bir ucube olarak görmüştüm ama ilk yiyişme hepsini yok ettiajsjsjsn.

Diyeceklerim bunlar
ÜSTAD SAĞOLUN
KOLAY GELSİN HERKESE

Konuk Yazar : BenLark