Erkek aslanlar vahşi, kana susamış ve odaklanmış canavarlar olabilirler. Zehirli (toksik) eğer böyle tanımlamak isterseniz.
Fırsat verildiğinde, erkek aslanlar kontrolünü ele geçirdikleri sürüdeki yavru aslanları öldürürler. Çocuk katliamı yaptıklarında, yeni çocuksuz kalmış dişi aslanlar, yeniden kızışırlar. Kızışan dişi aslanlar yeniden hamile bırakılırlar. Bu, hepimizin üstünde hemfikir olacağımız üzere, oldukça rahatsız edici bir özellik ve bazı insanların aslanları daha kötü görmesine neden olabilir.
Fırsat verildiğinde, modern insan erkeklerinin büyük çoğunluğu böyle bir şey yapmayacaktır.
Erkeklerin kalıtsal olarak zehirli (toksik) olduğunu iddia edenler, ironik olarak, biyolojik özcülük yapıyorlar. Ve bu konuda da oldukça kötüler. Aslanları olduğu gibi insanları da evrim inşaa etti. Ama insanların çok daha uzun çocukluk dönemleri var ve nesiller birbirleri ile daha uzun süre içiiçe yaşıyorlar. İnsanlar daha karmaşık ve daha çok fikri paylaşıp aslanlardan çok daha istikrarlı topluluklarda yaşıyorlar. Evrim insanlara gelişim süresince kişiliklerini geliştirme konusunda diğer türlere göre çok daha fazla derecede kapasite verdi. Bu nedenle ve çok az insan kültürü böyle davranışları tolere edebileceği için, erkeklerin büyük çoğunluğu bebekleri öldürmez ve öldüremezler veya onların yas tutan annelerine tecavüz etmezler.
* * *
30 yıl önce, Los Angeles’ta genç bir kadındım. LA’de genç bir kadın olmak demek sürekli izlenmek demektir – normlardan sapıyor musun diye izlenmek, gelecekte meşhur olma potansiyelin var mı diye izlenmek, zayıflık işaretleri için izlenmek. Bir kadına sadece görünüşü için bakılabilirdi. Maalesef şimdi veya geçmişte LA’in en meşhur endüstrisi kadınların sürekli dikkatli olması gereken bir mekan yaratıyordu. Gözüm hiçbir zaman film endüstrisinde olmadı ama bu kültür her yerde idi.
2 anektod yeterli olacaktır. Birgün güneşli bir Batı LA mahallesi olan mahallemde yürürken bir filmin plaj sahnesinde figüran arayan biri yanıma yaklaştı. Daha ağzımı açıp soru sormaya fırsat bulamamışken, bana nereye gideceğimi, günlük ücreti ve benden bekleneni söyledi : diğer benzer şekilde giyinen insanlarla ortalıkta bikinili dolaşmak. Kelimenin tam anlamı ile beni yukarıdan aşağıya süzdü ve kaşlarını çatarak bana üniversite okumaya ihtiyacım olmadığını söyledi. Plaj sahneleri benim geleceğim imiş ve oradan kim bilir nerelere gidebilirmişim – kim bilir? Daha iyi plaj sahneleri muhtemelen.
İkinci anektod : lisede iken dondurma satmak veya VHS kiralamak yanında yaptığım part-time işlerden birisi de kalburüstü organizasyonlarda garson olarak çalışmaktı. Kokteyl saatinde klasik siyah – beyaz elbise içinde ortalıkta tepsi ile dolaşırdım ve yemek saatinde de yemekleri masalara taşırdım. İç mekanlarda olan organizasyonlarda erkek katılımcılar beni sıklıkla durdurup muhabbet ederler ve telefon numaramı isterlerdi. Bunu yapmamalarını dilerdim ama ortada bir risk de yoktu. Bir gece Universal Studios için bir organizasyonda çalışıyordum. Hollywood ile alakası olmayan bir grup tarafından düzenlenen organizasyonda klasik görevimi daha geniş bir alanda yapıyordum. Mutfak daha uzakta idi, katılımcılar daha uzak aralarla mekana yayılmışlardı ve onları bir arada tutacak duvarlar da yoktu. Masa servisi başlamadan iş arkadaşlarımızla tepsilerle ufak atıştırmalar taşıyorduk. Bu organizasyonda duvarların olmaması ise tehlikeliymiş meğer. Genç bir erkek – benden yaşlı ama 30undan genç – beni bir şekilde kalabalıktan kopardı. Ortamda çok aydınlık değildi ve adam bana çok yakın duruyordu. Bana yırtıcı gözlerle baktı ve köşeye sıkıştırıp üstüme yaslandı. İşler daha ileri gitmeden kaçmayı başardım.
Bu olay, o zamanlar henüz bu kelime icat edilmemişti ama zehirli erkeklik (toxic masculinity) idi.
Evet, zehirli erkeklik diye bir şey var. Ama terim silah olarak kullanılmaya başlandı. Hiçbir özen gösterilmeden her erkeğin üzerine atılmaya başlandı. Terim ilk ortaya çıktığında oldukça odaklı idi – birçok erkek grubunda, fırsatını buldu mu elini izni olmadan bir kadının kıçına koyacak bazı erkekler vardır değil mi? Zehirli / toksik diye ayrıştırılan bu adamdı. Böyle adamlar – ve çok daha kötüleri – varlar. Tabii ki. Ama her erkek grubunda böyle bir adam var mı? Hayır yok. Bu zehirli erkeklik (toksik maskülenite) artık ayrım gösterilmeden kullanılıyor ve dayatılıyor. Artık özensizlikten bahsetmiyoruz, tamamen yanlış kullanımdan bahsediyoruz.
Çoğu erkek toksik değil. Erkek olmak onları toksik yapmıyor, bir insanın “beyaz” olmasının onu ırkçı yapmadığı gibi. Bir dakikalığına terimler üzerinde uyuştuğumuzu varsayalım : erkeklik toksik maskülenite ile dişilikten daha fazla ilişkili mi? Evet. Fiilen terimin kendisi erkek olmak ile alakalı ve erkekler bu şekilde, kadınlara göre daha fazla davranacaklardır. Burdan yapılan mantık sıçraması ise tüm erkeklerin toksik olduğu. Ama toksik maskülenitenin tartışıldığı topluluklardaki erkekler tam tersine anlayışlı, eşitlikçi ve tamamen toksik olmaktan uzaklar.
İyi erkeklere toksik demek herkes için zararlı. Mağdur edebiyatı ile gücü ele geçirmeye çalışanlar hariç.
Gerçek mağdurların olmadığını iddia etmiyorum ya da bu mağdurların duygusal, fiziksel, yasal, tıbbi vs desteği haketmediğini söylemiyorum. Kadınların çoğunun ve belki hepsinin erkeklerin bir alt grubu tarafından rahatsız deneyimlere maruz bırakıldıkları gerçeğini de küçümsemiyorum. Ama tüm kadınlar mağdur değiller. Ve de tahmin ediyorum ki bir erkeğin elinde gerçekten mağdur olan kadınların çoğu da kendilerini dünyada kurban olarak tanımlamak istemiyorlar.
Bütün bunlar bizi pek de tartışılmayan bir konuya getiriyor : zehirli / toksik dişilik.
Seks ve cinsiyet rolleri yüzbinlerce yıllık evrim süreci tarafından şekillendirildi. Aslında hayvansal soyağacını da katarsanız yüz milyonlarca yılda. Bu rollerin özellikler şu an hızlı değişim halinde ama antik gerçekler hala varolmakta. Tarihsel iştah ve arzular hala yerlerini koruyorlar. Heteroseksüel erkekler güzel kadınlara bakmaya devam edecekler özellikle de o kadın a) güzel ve ateşli ise ve b) aktif olarak güzelliğini sergiliyorsa. Sergilemek bakışlara davetiye çıkarır.
Ateşli olmaya vurgu yapan dişilik kendini tamamen vitrine koyar ve hem doğurganlığın hem de acil cinselliğin reklamını yapar. Bu örneğin daha fazla vücut bölümü göstererek ya da cinsel alıcılık sinyallerini boyayarak erkek bakışlarını çeker. Bunun ise belaya davetiye çıkarmak olduğunu iddia edeceğim. Hayır, hatunun kendisi aranıyordu demedim. Ama şunu dedim : hatun kendisini daha fazla gösterirse tabii ki daha fazla bakış çeker.
Çekiciliğin vurgulanması ve öne çıkarılması kendi başına toksik değildir ama şahsen ben buna saygı göstermiyorum ve hiçbir zaman da saygı göstermedim. Çekicilik solar gider, bilgelik ise büyür – aklı çalışan genç kadınlar ise buna göre yatırım yaparlar. Dişilik erkeklerin provokatif bir vitrin gösterisine bakmaları üzerine tepki gösterip erkekleri iğdiş etmeye çalıştığında ise zehirli hale gelir.
Sınırı nerede çizeceğimiz aklı başında insanların bile üzerinde anlaşamayabilecekleri bir soru ama iki kalın, parlak çizgi üzerinde çoğu insan hemfikirdir : her kadının eğer istemiyorsa dokunulmamaya hakkı vardır; ve zorla alınan taviz, muhtemel kariyer ilerlemesi için cinsel faydalar istenmesi kabul edilemez. Ama kadınlar cinsel olarak seçilmiş anatomik bölgelerine vurgu yapan çok fazla cinsellik sergileyen elbiseler giydiklerinde ya da eli kulağında bir orgazma işaret eden makyaj yaptıklarında, erkeklerin buna bakmamalarını talep etmek zehirlidir – evet zehirli.
Genç kadınlar çok büyük bir cinsel güçleri var. Kendisine karşı dürüst herkes bunun farkında : kendi kültürlerinin güzellik normlarına yakın ve cinsel baharlarındaki kadınlar başka hiç kimsede olmayan bir çeşit güce sahipler. Ve kesinlikle bu gücü yönetebilecek bilgelikten de yoksunlar. Zehirli dişilik, çekiciğilin en yüksek oranda sergilenmesi ve erkekler kendilerine akranları gibi davranmayınca mağdur ayağına yaymak şeklinde, bu gücün kötüye kullanılmasıdır.
Aktif bir şekilde erkek bakışı çekerek erkeklerde açlık yaratmak ve sonra erkeklerden böyle bir açlık duymamalarını talep etmek- bu zehirli dişiliktir. Erkeklere boyun eğdirmek, fiziksel, entellektüel, vs güç sergilediklerinde onları iğdiş etmek – bu zehirli dişiliktir. Erkeklerin sadece erkek oldukları için toksik olduklarını söylemekte ısrar etmek ve sonra da kadın – erkek ilişkilerinin gerginleşmesine şaşırmak – bu zehirli dişiliktir. Bu, çok az kişinin faydalandığı ama faturanın hepimizce paylaşıldığı bir oyun.
* * *
Yurt dışında çalışma gezilerinde birinde, giyinme ile daimi problemi olan bir öğrencim vardı. Hiçbir zaman yeterince giyinmiyordu. Zeki, fit ve güzel bir kızdı ama her zaman çekiciliğini afişe etme peşindeydi. Latin Amerika’nın balta girmemiş ormanlarında saha çalışması yaparken bana geldi ve yerel halkın erkeklerinin kendisine bakıp durmalarını bana şikayet etti. Diğer hepimiz oldukça aseksüel ve sıradan saha giyisileri içinde iken kızımız mayo ile geziyordu. “Üstüne bir şeyler giy” dedim kendisine. Donakalmıştı. Benim erkekleri değiştirmemi istiyordu, onlara gözlerini nereye çevirmeleri gerektiğini söylememi bekliyordu. Burası onların evi idi, biz ise misafir. Ve adamlardan bir misafir çıplak olarak yanlarında belirince erkeklerin değişmesini talep ediyordu.
Bu olaydan bir süre önce, tropik ormanlarda yürüyüp zehirli kurbağaları inceliyordum. Zehirli kurbağaların seks yaşamını araştırıyor, cinsel partnerlerini ve yaşadıkları bölgeyi nasıl seçtiklerini bulmaya çalışıyordum. Çocuklarına nasıl baktıklarını ve bunun genel olarak evrim açısından ne anlama geldiğini araştırıyordum.
Araştırmam sonucunda, kısmen de olsa, erkek kurbağaları için ne kadar çok bölgelerini koruma ve başarılı olma yöntemi olduğu ortaya çıktı. Zehirli Madagaskar kurbağalarının başarıya giden bir sürü değişik yolu vardı. Hem doğal hem de cinsel olarak erkek kurbağalar yüksek kalitede bölgeleri ellerinde tutabilerek ya da hiç bir bölgeye sahip olmayarak da (fakat daha sinsi olarak) başarılı olabiliyorlar. Stratejilerdeki bu büyük çeşitlilik ve değişik koşullar altında değişik stratejiler kullanabilme, hayvan davranışları ve oyun teorisi alanlarında üzerinde iyi çalışılmış şeyler.
Bunun hayvanlarda doğru olduğunu biliyoruz, insanlar neden daha az esnek olsunlar ki? Kadın olmanın bir sürü yolu var, erkek olmanın da. Bunlardan bazıları kendilerini kullanan bireyler dışındaki insanlar için kötü olan yollar. Dünya ekolojisine egemen olmuş sosyal bir tür olarak sadece bencil ve rekabetçi değil, işbirlikçi bir şekilde de davranabiliriz ya da davranmalıyız. Toksik erkeklik ve toksik dişilik, özleri itibarı ile bencil modlar ve bunları kullanmayanlar için yok olması gereken davranış modları.
* * *
Toksik maskülenite terimini popüler hale getiren hareket ile baktıkları her yerde “beyaz ırk üstünlüğü” gören hareket aynı araç ve sonuçları paylaşıyorlar. Kesişimciselciler (Intersectionalists) şu retorik hile konusunda hep aynılar : tarihi olarak ezilen bir grubun bir üyesi tarafından ortaya atılan her iddia sorgulanamaz bir doğrudur. Bu iddiayı sorgulamak ise bir ezme hareketidir.
Bu da güç elde etmek için yalan söylemeye hazır herkes için kapıları açar. Eğer iddiaları sorgulayamazsan, her türlü iddia ortaya atılabilir.
Sonuç? Irkçılık yaygın bir şeydir. Tüm erkekler toksiktir. İtiraz ediyorum – ama itiraz etmene izin verilemez. Oyun teorisini bilen herkes bu oyunun nasıl biteceğini bilir : masum kişiler sahte iddialar ile şeytanlaştırılırlar ve cadı avına maruz kalırlar. Cinsel saldırı gerçektir ama bu her cinsel saldırı iddiasının gerçek olduğu anlamına gelmez.
Bunu söylemek zorunda olmak bile çok korkunç ama dünya zeki ve merhametli, kadın ya da erkek başka insanlarla diyaloğa açık erkeklerle dolu. Cinsiyete özgü toksik davranış, benim şahit olduğum kadarıyla, çoğunlukla kadınlar tarafında. Tüm erkekler toksik ve tüm kadınlar kurban mı? Hayır.
Çeviri : On Toxic Femininity
Heather E. Heying Evergreen State College’un eski bir çalışanı ve evrimsel biyoloji profesörü. University of Michigan’dan Biyoloji doktorası alan Heying, Madagaskar’daki araştırmalarını ve hayatını yazdığı Antipode kitabının yazarı. Twitter @HeatherEHeying