Erkek Adam Türkçe Podcast – Secret ile gündüz oyunu (daygame) nasıl yapılır?

Gündüz oyunu yapmak isteyen ama nasıl yapılacağını, nereden başlanacağını bilemeyenler için yaptığımız bu yayın, doğaçlama oldu ama umarız bu konuda çekinceleri olanlara, bilgi edinmek isteyenlere faydalı olur.

Yayınları Odysee ve Spotify kanallarından da izleyebilirsiniz.

Centilmen Kulübü Çekici Erkek Eğitim Seti burada.

Aşağıda Youtube linki var. Youtube kanalımıza henüz üye değilseniz, kayıt olmayı ve uyarıları (çan işareti) açmayı unutmayın.

Daygame felsefem / Daygame nedir ve ne değildir ?

Merhaba, bu daygame ile alakalı detaylı ve ayrıntıya inen bir yazıdır. İçerikte şunları bulacaksın:

  • Kızlarla tanışabilen erkek karakterini edinmek
  • Kızla tanışma korkusunu yenme
  • Daygame nedir ve ne değildir?  / Apaçi kime denir?
  • Daygame’in 3 önemli aşaması
  • Daygame’in sana kazandıracağı dolaylı faydalar
  • Ben neden hala daygame yapıyorum ?
  • Daygame ile alakalı çarpık algı

Daygame tanımadığın kızlarla tanışmanı, sohbeti ilerletmeni, kızın numarasını almanı ve kızla görüşmeni sağlayan bir yöntemdir. Ancak daygame’in bana ifade ettiği şeyi söyleyecek olsaydım şunu söylerdim: daygame beni heyecanlandıran kızlarla beraber olma sanatıdır.

Uygulaması ilk başta biraz uğraş istiyor ancak az az olarak hayatın içine yedirilerek yapıldığında getirisi yüksek ve üstelik insanların ilk bakışta görmediği çok fazla dolaylı faydasını da size hissettiren bir yöntemdir.

Bir yerde görüp beğendiğin kızlarla gidip ne yaptığını iyi bilen bir tavırla muhabbeti ilerletme becerisi kazandırmasının dışında en göze çarpan dolaylı fayda ise bunun harika bir konfor alanının dışına çıkma pratiği olmasıdır.

Daygame’i yeni duyduysan senin için birkaç satır temel bilgi vermeye çalıştım. Şimdi tanımlamalardan biraz uzaklaşalım. Şimdi sana sağlam bir daygame başarısı için yıllar içinde yarattığım daygame sistemimden ya da felsefemden önemli gördüğüm bazı esintiler sunacağım.

Kızlarla tanışabilen erkek karakterini edinmek

Bir dönem yapıldığında daygame’in sağladığı en güzel faydalardan biri karakterine kızlarla girişken bir şekilde konuşabilme özelliğini kazanmana yardım etmesidir. Ya da bu kızlarla bu tarz etkileşimleri eskisi gibi korkulacak ve anormal bir şey olarak algılamazsın diyelim. Peki, normalde bunu yapamıyorsan bu zor şey nasıl olacak ki? Hadi konuya direkt ortasından dalayım:

Benim adım Ahmet diyelim. Daygame’in çok faydalı bir şey olduğunu duydum, birkaç yazı okudum ve daygame öğrenmeye karar verdim. Şimdi sokakta hoşuma giden bir kız gördüm ve onunla konuşmak istiyorum. Ama bu durum benim için hiç de olağan değil. Bu erkeklerin her zaman yaşayacakları ortak bir zorluk. Peki, erkekleri gazlayarak o kızla konuşmalarını sağlamak dışında daha kalıcı seviyede bu problem nasıl çözülebilir?

Yıllar içinde ben şunu fark ettim: hem stres duymadan daygame yapmak hem de başarılı olmak için en azında kızlarla ilk tanışma aşamasında bir karaktere giriyor olduğunu düşünmek işe yarıyor. Tıpkı bir tiyatro oyununda karaktere girmek gibi. Bu o an kızlarla tanışma girişiminin bir oyun olduğunu unutmamanı sağlıyor.

Karaktere girmek konusunu daha iyi açıklamak için bunu bir metaforla anlatayım. Bu arada şimdi anlatacağım hikayedeki gözlemlerim gerçek. Benimle benzer zamanda Kadıköy’de bir yürüyüşe çıkanlar benzer manzarayı görmüş olabilirler. Güneşli bir akşamüstünde Kadıköy’ün insan trafiğinin bol caddelerinden birinde yürüyordum. Ve Şarlo’yu gördüm. İnsanları eğlendiriyordu. Şarlo’yu biliyorsun, 1900’lü yılların sinema oyuncusu Charlie Chaplin’in yarattığı bir karakter. Büyük şapkası, komik bir bıyığı olan, elinde bastonunu döndüren, tek kelime bile etmeden insanları sadece hareketleriyle güldüren bir karakter.

İşte o günde Kadıköy’deydi ve insanları güldürüyordu. İnsanlar onunla fotoğraf çektiriyorlar, karşılığında da Şarlo bahşiş alıyordu. Ama hatırlatayım gerçek Şarlo karakterinin canlandırıcısı Charlie Chaplin 45 sene önce öldü. Oradaki herkes bunun bir oyun olduğunu ve bu Şarlo’nun orijinalinin bir kopyası olduğunu biliyordu. Kimse onu gerçek sanmıyordu ve herkes mutluydu.

Hikayeyi şuna dikkat çekmek için anlattım: ister gerçeği olsun, isterse de buradaki orijinalinin kopyası olan Şarlo olsun, bu karakter insanlarla iletişime geçmek için bir araç! Aslında sen de ilk tanışma aşamasında kızlara bir karakter yaratarak gidiyorsun çünkü normal halin o kızlarla tanışmaya falan gitmezdi!

Sen bunun bir oyun (aynı Şarlo’nun sokakta gerçekleştirdiği mini bir performans gibi düşün) ve yaptığın şeyin o oyunda bir karaktere girmek olduğunu anlamazsan eski alışkanlıklarından kuvvetle yaptığın şeyi çok ciddi algılar ve gereksiz strese girersin.

Bahsettiğim gibi düşünmek kızlarla tanışma olayını çok ciddiye almanı engeller. Alt tarafı geliştireceğin bir karakter uzantının üzerinde çalışıyorsun. Birkaç dakikalık bir performans yapacaksın. Bu sana kendinden bir şey kaybettirmez. Bu durumda o ciddi ve yaptığın şeyi hayati olarak algılayan tutumunun iplerini biraz salman gerekir.

Peki, bu oyun performansını sergilerken, tutumumuz ne olacak? Şunu aklından çıkarma sen kızı tavlamaya falan çalışmıyorsun, sadece onunla konuşma başlatarak kızın ayağına gelen bu muhabbet fırsatını değerlendirmesi bekliyorsun.

Eğer “ben bir avcıyım, o da av. Şimdi ne yapıp edip onu etkileyeceğim” diye düşünürsen kendini kötü bir zihin yapısına konumlandırmış olursun. Yaptığımız tek şey var, kıza bir muhabbet fırsatı sağlamak, kız isterse bu fırsatı değerlendirir.

Yani işin içinde “tüm cesaretimi topladım kıza gittim, Aman Allahım!” diyeceğin ciddi bir durum yok. Kız yüzünü çevirip başka bir yöne gidiyorsa, bu kızın ayağına gelen muhabbet hakkını kullanmak istemediği anlamına gelir.

Benim kendi daygame felsefemin içinde ilk olarak eğer bunu doğal bir şekilde yapamıyorsan bir karaktere girmek ve oyunu doğru bir tutumla yapmak var. Tabi bu karakter zamanla senin gerçek karakterinin gerçek bir uzantısı oluyor!

Tabi karaktere girmek derken, sana Şarlo gibi davran demiyorum. Şarlo’yu konuyu anlaman için bir metafor olarak kullandığımı hatırlatayım çünkü bildiğin gibi Şarlo aslında insanları palyaçovari şekilde eğlendiren bir karakter. Ben senin palyaço olmanı istemiyorum, senin bürüneceğin karakter ilk adımı atma inisiyatifini alabilen, kızın biraz sıra dışı bulabileceği ama aslında normal olan kıza selam vermeleri yapabilen, görmezden gelinirse bununla ilgili bir sorunu olmayan, kız onunla konuşmayı tercih ederse de aklına ne gelirse ondan konuşan biri olmandır.

Bu denemelerin getireceği şey bir süre sonra kızlarla rahatça konuşabilme özelliğinin senin karakterine doğal bir şekilde eklenmesi olacaktır. Dediğim gibi bu yeni davranış şeklin tekrarlarla zamanla karakterinin bir uzantısı oluyor. Ve tanımadığın kızlarla muhabbete girmek sana Starbucks’dan bir kahve almak kadar doğal gelmeye başlıyor.

Aslında burada yapmayı öğrendiğin şey alt tarafı bir kızla tanışmak için bin bir zorluğu aşmayı öğrenmek değil, zihin yapını erkeğin düşünmesi gerektiği şekilde düzeltmek. Böylece her şey çok daha kolay gerçekleşiyor. Toplum biz erkekleri bunlardan korkutuyor ama kendi yurttaşın bir kızla konuşmaktan daha doğal bir şey yok. Burada anlattığım aslında amaç olarak kızlarla tanışma gibi görünse de, aynı derecede öneme sahip olarak aslında kendi kendine yaptığın bir meydan okumadır. Kendi konfor alanını genişletip hayatı daha az korkarak yaşıyorsun.

Şimdi korku konusunu biraz daha deşeyim çünkü bu daygame yapan erkeklerin genel bir sorunu. Sonrasında daygame’i size daha detaylı anlatacağım.

Kızla tanışma korkusunu yenme

Sana gazlamalar, teoride çok mantıklı gelen ancak asla uygulayamayacağın kişisel gelişim tavsiyeleri vermeyeceğim. Onun yerine benim bu korkuyu nasıl yendiğimden bahsedeceğim. Yani direkt işime yarayan kendi bulduğum tekniği seninle paylaşacağım. Bunun sende de işe yarama ihtimali çok yüksek.

Şöyle düşün sokakta yürüyorsun, yanından güzel bir kız geçti. Kız güzel bir fiziğe sahip, şık giyinmiş, hatta giydiği kıyafetler o kadar özenli ki bir an gözünü korkutuyor. Onunla konuşmak istediğinde içindeki ses muhtemelen şöyle şeyler diyecek: “Sen değersizsin ve o sana bakmaz. O yüzden onunla konuşursan absürt bir şey yapmış olursun!”.

İçindeki sesin sana değersiz olduğunu söylemesi birçok kişinin ortak sorunudur. Herhangi bir sebepten dolayı bir psikoloğa gidersen muhtemelen ilk seanslardan birinde psikoloğunun seninle konuşmak isteyeceği konulardan biri değersizlik hissi olur. Değersizlik insan hayatında o veya bu şekilde oluşan temel negatif duygulardan biridir. Yani çok yaygın bir durumdur. Şimdi sana “kendi değerinin farkına var”, “sana kendini değerli hissettiren 10 tane şeyin bir listesini yap, buzdolabına as” gibi şeyler demeyeceğim. Şimdilik neden değerli olduğunun farkına varmasan da sorun değil.

Benim burada uyguladığım şey değersizlik duygusu hissedersem bunu bir kenara bırakmak ve kendime kendi başarımı oranımı hatırlatmaktır. Daha önce bunun gibi kızlarla konuşurken aşağı yukarı yüzde kaç oranında başarılı olduğumu bilirim.

Onun gibi birçok kızla konuşma başlatmayı denedim, bazıları hiç yüz vermedi, bazıları gönülsüzce konuştu, bazılarıyla iyi muhabbet oldu ama sonu gelmedi, bazıları ise sevgilim oldu. Ne demek istediğimi anlayabildin mi? Bu demek oluyor ki değersizlik hissinden bağımsız olarak benim bir başarılı olma oranım zaten mevcut. Sen henüz bu oranı tespit edememiş olabilirsin ama aslında oran sende de var ve üstelik zamanla yükselecek. Benim burada yaptığım şey oranıma odaklanmak oluyor. Bu düşünce şekliyle değersiz hissetme durumu o kızla konuşma eylemi için denklemin dışında kalıyor.

Bu durumda değersizlik hissi o kızla başarılı olma konusunda artık bir kriter olmaz. O sese şunu diyorum: “şimdi izin verirsen kendi başarı oranıma odaklanacağım, eğer ‘değersizsin’ diyerek beynimin içinde konuşmaya devam edersen senin yüzünden var olan başarı oranımı da yakalayamam. Gerçekten değersiz olsaydım bile bazı kızlar bana bakıyorlar işte! Kabul et bunu! Şimdi kapat çeneni!”

Kafanın içinde sana değersiz olduğunu söyleyen düşünce muhtemelen orada zaten 10-15 senedir var ve eski sana ait bir düşünce. Ona şöyle söyle “sen bundan 15 sene öncesine ait bir düşüncesin, ben değersiz olsam bile belli bir başarı oranım var, diyelim ki gerçekten değersizim, neden %20’lik olan başarı şansımı da hiç edeyim ki, şimdi izin verirsen bana bakacak olan %20’lik kızlara denk gelmek için çalışacağım”. Bu argüman değersizlik hissini önemsizleştiriyor çünkü değersiz olsan bile harekete geçince belli oranda başarıya sahip olacaksın.

Ancak kendine bunları hatırlatmazsan ve değersizlik hissiyatını çok umursarsan, kıza yaklaşınca baskın gelen değersizlik hissiyatı gözünden bile okunur ve başarısız olursun. Her zamanki başarı oranının da altına düşersin. Bunun yerine gözünde başarı oranının farkında olan bir kendinden eminlik olmalı. O yüzden bu duyguya mantıklı bir şekilde isyan et ve bu duyguyu devreden çıkar.

Daygame nedir ve ne değildir?  / Apaçi kime denir?

Daygame’in ne olduğunu ve ne olmadığını birbirinden ayırmak istiyorum. Apaçi’nin argoda sokak serserisi gibi bir anlamı var. Amacım kimseyi gücendirmek değil, hepimiz bir zamanlar apaçilik yapmış olabiliriz. Bu tanımlamayı kullanmamın nedeni bunun toplumda belli bir stereotipteki kişileri yansıtmasıdır. Bu kişilerin genelde niteliği azdır ama özgüvenleri yüksektir.

Daygame’e yabancı olan insanlar, özellikle olayı çarpıtmak isteyen kadınlar sokakta birçok kızla konuştuğunuzu duyduklarında sizi bu stereotip’deki insanların içine koymaya meyilli olabilirler. Benim daygame felsefemdeki daygame oyuncusunu tanımlama şeklim çok farklı. Şimdi söyleyeceklerim oyunu apaçi şeklinde oynayan kişilerle, stratejik davranan ve oyunu zekasıyla oynayan bir daygame oyuncusunu ayıran şeylerdir:

İyi bir daygame oyuncusunun gününün akışında yaptığı en önemli şey daygame değildir. Daygame’i bir hobi, hayatta yaptığı şeylere bir ek olarak devam ettirir. Oyundan ve konuştuğu kızlardan ne beklediği açık ve tutarlıdır. Konuştuğu kızlarla ilgili tutumu sağlıklıdır: kızla konuşarak kıza değerlendirmesi için şans verdiğinin farkındadır. Yaptığı oyunu gözlemler, nerelerde hata yaptığını tespit eder, ısrarın hiçbir işe yaramadığını bilir, kızın hareketlerini okuyarak nerelerde muhabbeti kesmesi gerektiğini ve arkasını dönüp gitmesi gerektiğini çok iyi bilir. Kızın kendisinin önüne attığı kemikleri kabul etmez, daha fazlası için kıza meydan okuyabilir. Daygame oyuncusu kendine farklı konularda altyapı oluşturur. Kendini kitap, film, aktiviteler ve tecrübeler anlamında besleyerek kızla muhabbet aşamasında işini kolaylaştırır.

Apaçi tipi yapılan daygame ise zekadan, teknikten yoksun olarak saldıran ve ne kadar umarsızca fazla yaparsa o kadar sonuç alacağını düşünerek yapılan oyundur. Bu kişi kendine bir altyapı ve tutum oluşturmaya zaman ayırmaz. Durup düşünmesi gereken noktalarda nefes almak yerine bir değerlendirme yapmadan aynı yaklaşımı günde 30 defa dener. Kız ona yarım ağızla ve bir ayağı dışarıda şekilde yanıt verse bile ısrar ederek bir şey elde edeceğini sanır. Kızların ondan kurtulmak için verdiği sosyal medya adreslerini bir başarı sayar, oysa kızla ayaküstü bir bağ kurmadığı için bu sosyal medya adresleri bir işe yaramaz. Oyunu okuma becerisini ve tekniğini geliştirmez. Apaçi tipi oyunda oyuncu “kimsenin ne düşündüğünü umursamıyorum ben” gibi aşırı uç söylemler kullanabilir. Bu anlayış devam ettirilebilir değildir, bu kişiler eninde sonunda çevreden negatif anlamda çok dikkat çeker ve sorun yaşarlar. Oyunu bırakırlar.

Apaçi tipi oyuncu kıza odaklanır, kaliteli bir daygame oyuncusu ise oyuna odaklanır. İyi bir daygame oyuncusu güzel iletişim kurabilmenin bir amaç olduğunu bilir. Bu iletişim tarzının zaten kendisine birçok kızı getireceğini bilir. Kız sadece bir sonuçtur, güzel iletişim oluşturmayı öğrenmenin ise kendisine bir kızla sevgili olmaktan çok daha fazla faydası olacağını bilir.

Ben senin bu oyunu makul ve mantıklı şekilde yapmanı istiyorum. Serseri mayın gibi davranmanı istemiyorum. Kurduğun cümlelerin robot gibi değil, senden cümleler olmasını istiyorum. Bunun yerine apaçilik de yapabilirsin ve buna daygame yapmak da diyebilirsin ama iyi bir iletişim kurmuş olmazsın ve iyi sonuçlar alamazsın.

Daygame’in 3 önemli aşaması:

Bu kısımları temel seviyede anlatacağım çünkü anlatacak çok fazla şey var, aksi halde bunlar hakkında uzun bir kitap yazmak gerekir. Eğer bu sistem aklına yatarsa ve fazlasını öğrenmek istiyorsan o kitabı zaten yazdım :=) Şuradan edinip okuyabilirsin.

Daygame’in başlangıç aşaması: Bu aşamada en iyi sonuç rahat bir enerji yayan göz teması ile başlamakla mümkün olur. Aynı şekilde iyi bir göz teması ile başlamayan her günlük hayat etkileşimi zayıf bir şekilde başlamış sayılır. Daygame de bunun bir istisnası değildir. Daygame’de etkileşime kötü bir göz teması ile başlarsan iletişimin sakat doğmuş olacağını söyleyebilirim. Tabi “zayıf sonuçlar da beni idare eder” diyorsan illa böyle yap diyemem. Gene de arada birkaç balık tutarsın. Ancak unutma ki güçlü sonuçlar istiyorsan iyi bir göz teması ile başla, öğrenmeye hatalı bir şekilde başlarsan hatalı olana alışırsın.

Bir yabancıya iyi bir göz teması ile yaklaşmak eğer kendini alıştırmadıysan sandığından daha zordur. İdeal olan şudur ki başın dik, gözlerinin içi gülerken, emin bir göz temasıyla ona içinde tereddüt barındırmayan bir selam vermendir. Bu muhtemelen en zor kızda bile mucizevi bir şekilde etkileşimde seni çok avantajlı bir yerden başlatacaktır. Çünkü bu diğer erkeklerin yaptığı yaklaşımdan çok farklıdır.

Tabi bunu yapabilmek için rahat hissetmen lazım. Eğer gerginsen yazının başında verdiğim tekniklerle (karaktere girme + değersizlik hissi tekniği) gerginliğin aşabildiğin kadar aşmanı, sonra da deneyerek en aza indirmeni tavsiye ederim.

Resimdeki: Todd Valentine

Daygame’in orta aşaması: Bu aşamada olay kızla karşılıklı konuşmaya döndüyse sonuçtan bağımsız olarak başarılısın demektir. Çünkü eğer bunu yapabiliyorsan bu kızla olmasa bile çok geçmeden başka bir kızın numarasını alabilirsin ve buluşabilirsin demektir.

Olay karşılıklı konuşmaya döndüğünde artık gerisi çoğunlukla kıza bağlı şeylerdir. Oyunun orta kısmında dikkat etmen gereken yer kanca noktasıdır. Kanca noktası: Kızın o an senin varlığından memnun olmasıdır. Kız kanca noktasına geldiyse yaptığın şeyden hoşlanmıştır ve büyük ihtimalle seninle tekrar görüşmek isteyecek demektir.

Kız senin orada olmandan memnun değilse, gene de seni dinler ama bir ayağı hala dışarıda olabilir, gözü gideceği yola bakıyor olabilir. Bu durumda yaptığın oyun başarısız olmuş demektir, bu kızla on dakika daha konuşmanın bir anlamı olmaz, kızdan numara alsan da anlamsız olur.

Unutma ki sen kıza ona verdiğin şansı değerlendirmesi için bir şans veriyorsun, onu iknaya çalışmıyorsun. Şansını değerlendirmemekte ısrar ediyorsa bırak değerlendirmesin. Ben genelde bu tarz kızlarla karşılıklı konuşma yapsam bile numara istemem. Çünkü numara alsam da bir sonuç gelmeyeceğini bilirim.

Daygame’in son aşaması: Bu aşamada kızlara direktif verdiğin bir dili kullanmanı tavsiye ederim. Yani “tamam telefonunu ver / telefonunu yaz”, “hafta sonu görüşüyoruz” gibi bir dilden bahsediyorum. Bu noktada tereddüt eden oyuncu şansını düşürür. Zaten kızın ona telefonunu vereceğini düşünen adam telefonu kızdan rahat bir şekilde ister ve kazanır. Unutma sen isterken tereddüt edersen kız da verirken tereddüt eder.

Bu aşamalarda zamanla geliştireceğin birçok ince ayar vardır. Mesela “hafta sonu kahve içelim mi?” demek yerine “Ee kahveden haber ver ne zaman içiyoruz?” demelisin. Bunu dediğimde kızlar önce yüzüme bakıyorlar. Kurduğum iddialı cümle ile yüzüm arasında bir uyumsuzluk var mı diye bakıyor. Henüz tanıştığı bir adam bu iddialı cümleyle blöf mü yapıyor diye kontrol ediyorlar. Oyun pokere benziyor bu anlamda. En sevdiğim daygame oyuncularından biri olan Todd Valentine eski bir poker oyuncusu. Oyunun pokerle bazı benzerlikleri şunlar: Mesela kızın seninle konuşacağını farz ederek konuşmaya başlamazsan şansın düşer, pokerde de oyuncu elini dolu göstermelidir. Telefon istiyorsan  da %100 emin görünsen iyi olur, %80 değil. Pokerde de tereddüt kendini rakibine karşı ele vermek demektir. Bu aşamada da çok fazla ayrıntı ve nedenler var. Bunları kadınlarla tanışma rehberi setinde anlattım.

Daygame’in sana kazandıracağı dolaylı faydalar

Şimdi daygame’in sana kazandıracağı dolaylı faydalardan bahsetmek istiyorum. Bunları bilmek eğer o gün hiç güzel bir kızla tanışmadıysan yaptıklarının boşa gitmediğini bilmek açısından önemli. Şahsen ben numara alamadığım zamanlarda da eve normalde döndüğümden daha mutlu dönüyorum.

Birincisi, daygame genel iletişimi becerisini geliştiriyor ve girişkenliği arttırıyor. Sosyal ortamında ve diğer ortamlardaki karşılaştığın insanlarla iletişim kurmak her zamankinden çok daha kolay olmaya başlıyor.

Hayatta kendine güvenmek zorunda olduğunun farkına varmana yardımcı oluyor. Çünkü kendine güvenerek gidip konuştuğun kızların sevgilin olduklarında hayatına keyif ve güzellik getirdiğini, korkup poponun üstüne oturduğunda da hiçbir şey elde edemediğini, kimsenin sana bir şey vermediğini görüyorsun. Gerçekten kendine güvenmekten başka pek de bir alternatifinin olmadığını anlamanı sağlıyor.

Korkularının çoğunun yapay olduğunu ya da toplum tarafından yaratıldığını anlıyorsun. Özellikle korku ortamının çoğunun gençliğini yaşamamış mutsuz insanların sana da aynı mutsuzluğu aktarmasından ötürü olduğunu görüyorsun.

Her zaman dünyanın en mantıklı şeylerini yapmanın gerekli olmadığını anlıyorsun. O an mantıksız da görünse senden geldiği için bu davranışların değerli olduğunu anlayabiliyorsun.

Başkaları ne düşünür diye değil kendi isteğin için hareket etmeyi öğreniyorsun. Başkalarına kalsa sana biçtikleri değerin sadece bir piyon kadar önemsiz olacak olduğunu fark edebiliyorsun.

Bunun yanında daygame sana olumsuz duyguya rağmen harekete geçmeyi, sana bu dünyada düşündüklerin kadar değil yaptıkların kadar var olduğunu hatırlatma açısından çok şey anlatır. Bana bakmaz dediğin kızlar sana bakarlar şok olursun, bu düşüncende bir hata olduğunu öğrenirsin. Güzel bir günde sokakta gezerken, havaya doğru konuşarak mutlu ve şarkı söyleyerek gezebilirsin.

Ben neden hala daygame yapıyorum ?

Son olarak bundan biraz bahsedeyim. Ben daygame’e neden başladım ve neden hala devam ediyorum. Benim hayatımda da daygame birçok insanda olduğu gibi neden hayatımın belli bir döneminde yaptığım bir şey olarak tarihin tozlu sayfalarında kalmadı? Bunun sebebi belli aralıklarla tanıştığım yeni ve güzel kızlardı. “Lan bu bana bakmaz!” dediğim birçok kızla beraber oldum. Bu yüzden yazımın başında daygame’in tanımı olarak “beni heyecanlandıran kızlarla beraber olma sanatı” ifadesini kullanmıştım.

Ben gençlik yıllarımda daygame’e başlarken gerçekten utangaç bir çocuktum. Genel seviyedeki iletişimde dahi problem yaşayabiliyordum. Bu durumda bir gençken daygame’in bir performans sergilemekten ibaret olduğunu fark ettim. Yani daygame bu yönüyle bana şunu söylüyordu: “geçmişte silik biri olmanın önemi yok. 5 dakika güzel bir şekilde konuşursan kızın numarasını alabilirsin.”

Nihayetinde kızlarla tanışmak için birçok yöntem var. Daygame de onlardan biri. Burada kişisel tercihler işin içine giriyor. Ben biraz daha olağanın dışında yolları seçmeyi sevdiğim için daygame’i tercih ettim. Şunun da farkında olun, kızlarla tanışmak için size gece oyunu yapın tavsiyesi verenlerin çoğu gece oyunu yapmıyorlar. Sizi bu pahalı, uyku düzeninizi bozan, alkolle iç içe olan sağlıksız ve Türkiye’de damsız girilebilen uygun mekan bulmanın zor olduğu oyun stiline yönlendiriyorlar çünkü kafalarında “kızlarla barda/gece kulübünde tanışılır” gibi bir bilgi kalmış. En son 5 sene önce bir gece kulübünün önünden geçmiş olmaları bu bilgiyi size aktarmalarına engel olmuyor.

Daygame ile alakalı çarpık algı

Daygame ile ilgili zaman zaman çeşitli çarpık algılar dillendirilebiliyor. Bunu ünlü daygame oyuncusu Tom Torero’nun intihar haberinde okumuştum. Haberi yapan havuz medya sitesi şöyle yazmıştı: “sokakta kadınları hedef alıyorlar”.

Sanki daygame oyuncusunun elinde silah varmış ve birini hedef alıyormuş, kızları manipüle edip ağına düşürüyormuş gibi. Yani daygame öyle bir şey değil. Eğer öyle olsaydı aslında tüm iletişim türlerinin birer manipülasyon sayılması gerekirdi. Bu insanlar sanıyorlar ki ezbere birkaç tane manipüle edici tavlama cümlesi var ve üstelik karşı taraftaki kız da bu cümleleri yiyecek kadar aptal, böylelikle bunlar kolaylıkla işe yarıyor ve kızı yatağa atabiliyorsunuz.

Daygame konuşmada inisiyatifi alma ve doğal muhabbet etme becerisi üzerine kuruludur. İçinde kimseyi kandırmak yoktur. Size daygame’den daha garip ve manipüle edici olan şeyi söyleyeyim: Bu günümüzde çok yaygın olarak kullanılıyor, evet sosyal medya tanışmaları. Birincisi sosyal medya tanışmaları manipülasyona çok açıktır, senin olmayan şeyleri sosyal medya hesabına koyarak seninmiş süsü verebilirsin, gerçekte olduğundan farklı bir imaj çizebilirsin, kendini orada her şekilde farklı göstermek çok kolaydır. İkincisi olarakta hayatında hiç iki gözünle görmediğin birine yürümek ise sosyal medya tanışmalarını garip sınıfına sokar.

Böyle sağlıksız bir yöntem toplumun doğalı ve konfor alanı olmuş durumda. Feministlere göre internette bin tane kıza aynı mesajı kopyala yapıştır olarak göndermeniz sorun değil ama sokakta aynı şeyi birkaç kıza söyleyince kızları hedef alıp manipülasyon yapmış oluyorsunuz.

Bu çarpık algının desteklenmesinin nedeni sosyal medya tanışmalarının ağırlıklı olarak kadınların avantajına çalışmasıdır. Kadınların bu ortamda elleri daha güçlü. Kadını karşı cinste değerli kılan şey görseldir, görseli bu ortamlarda geniş erkek kitlesine çok kolay bir şekilde pazarlayabilirsiniz.

Bunun yanında daygame ile ilgili topluma korku pompalayan insanların ortak bir özelliği de çoğunun mutsuz olması ve kendinden farklı şeyler yapanlara saldıran insanlar olmaları. Bir kız görünce gidip konuşulabilir. Ve böylesi internetten tanışmaktan daha sağlıklıdır. O an konuşmayıp internetten o kızın izini sürmek ise sağlıklı değildir.

Daygame ile ilgili konuşulacak çok şey var, bu benim özel ilgi alanım olduğu için fazla detayına inebildim, gerçekten çok fazla detay var. Bana göre daygame her zaman kızlarla tanışmaktan fazlası ve bir erkeğin kendi korkularından kurtulmasını ifade ediyor. Bu konuda life game üzerine Mahmut abiyle bir yayın yapmayı düşünüyorduk, bu yazı beğenilirse ve yeterince istek gelirse onu da yapabiliriz.

Yazar: Secret / CentilmenKulübü

Bir kadın gibi ilgiye boğulsaydın ne olurdu ?

Büyük şehirlerdeki güzel kızlar internet aracılığıyla, barlarda, sokaklarda ya da sosyal çevrelerinde erkekler tarafından direkt ya da dolaylı olarak ayda 1000 defadan fazla seks talebi alıyorlar.

Bir kız basit bir sosyal medya profiline sahipse, biraz sosyal çevre oluşturmaya zaman ayırmışsa, haftada birkaç kez dışarı eğlenmeye çıkıyorsa sana garanti ederim ki geçmişteki çok ünlü bir kadına teklif edilenden daha fazla penis teklifine maruz kalmış demektir.

Bir kadın ona teklif edilen seksin %99’uyla ilgilenmeyecektir ancak bu durumun onun psikolojisine olan etkisini düşünün.

Bu durumu tersten düşünelim. Eğer ayda 1000 kadın seninle seks yapmaya çalışsaydı bu seni nasıl bir insan haline getirirdi ? Eğer ben ayda 1000 kereden fazla seks teklifi alsaydım nasıl biri olurdum söyleyeyim:

Kökten bir şekilde bozulmaya, şımarmaya başlardım, tüm o kadınları sadece var olduğum için hak ettiğimi düşünürdüm. Kadınları ekerdim, buluşmalarımı sıklıkla iptal ederdim çünkü en iyi olan seçeneğin hangi kız olduğuyla alakalı sürekli kafam karışık olurdu.

Beynimin içini okuyamayan ve bana tam istediğim şekilde davranma konusunda başarısız olan kadınlara karşı ukala (bitchy) hareketler sergilerdim. Çünkü, “ne yani bu kadınlar istediğim anda yüzlerce diğer kadınla yatabileceğimi bilmiyorlar mı ki?” diye düşünürdüm

Moduma göre değişken, kaprisli hareket ederdim. Kadınlardan aldığım reaksiyona göre hareket ederdim. Eğer bir hafta diğer haftadan daha az ilgi aldıysam, öfke nöbetine girerdim ve hemen bir tatmin beklerdim. Aynı zamanda çok kolay sıkılırdım.

Çok fazla kadın sürekli olarak beni eğlendirmeye çalışırken, sıkıcı ve bunun için bir şeyler yapmayan bir kıza 5 dakikadan daha fazla dayanamazdım. Son olarak, istikrar ve güvenilirliktense çeşitliliğe önem verirdim. Bir yeni kızdan diğerine zıplamayı deneyimlemeye bağımlı olurdum. Ve tüm bu heyecan ve eğlencenin bir kızdaki istikrar ve güvenilirlikten daha değerli olduğunu düşünürdüm. Dikkat sürem küçük bir çocuğunkine dönüşürdü.

Az önce modern kadını tarif etmedim mi?

Bizim büyük bir bölümümüz genetiğimizle şekillenmiş olsa da çevre de bu şekillenmede büyük bir rol oynar. Ve çevre sizinle seks yapmak isteyen binlerce insandan durmaksızın devam eden bir ilgi sunuyorsa, kişiliğiniz hatta insanlığınız gerileyecek ve başkalarıyla anlamlı bağlar kurmanız zorlaşacaktır.

Modern kadında kalıcı bir sevgi, huzur ve güvenilirlik bulmaya çalışmak zeminde hareket eden kırmızı lazeri kovalamaya odaklanmış bir kediyle derin bir sohbet geliştirmeye çalışmak gibidir.

Eminim siz de barda, gece kulübü ya da başka bir ortamda kızın ilgisini hızlıca kaybetmesine ve sadece 10 dakika sonra başka bir adam tarafından açılış yapılması durumunu gözlemlemişsinizdir.  Hatta küçük kasabalardaki kadınlara bile çok fazla yazıyorlar. Avrupa’nın tenha kasabalarından kızlarla tanıştım. Bu kızlar yerel beta ve kızın yörüngesinde dönüp duran erkeklerin sürekli onlarla yatmaya çalıştığını söylüyorlardı. İspanyol, İngiliz turistler onlara sürekli avm’lerde yaklaşıyorlardı. Ve internetten sürekli olarak karşılıksız hediye ve sadece bir buluşma koparmak amacıyla ücretsiz seyahat teklifi alıyorlardı.

Kadınların bu kadar fazla flört fırsatının olduğunun anlaşılması bizim oyunumuzu nasıl kuracağımızın temellerinden biri olmalı. Kadınlar daha fazla seçeneğe sahip oldukça, oyunumuz daha metodik olmalı.

Çeviri kaynağı: Roosh V

Benim yorumum: Roosh V’nin kitaplarından birini okurken bu bölüm hoşuma gitti ve sizlerle paylaşmak istedim. Roosh V burada karşınızda bir rakibiniz varsa ve sürekli elini güçlendiriyorsa, sizin de buna göre kendi oyununuzu güncellemenizin gerekliliğinden bahsetmiş. Oyun sabit değildir ve zamana, kültüre göre değişir.

Kızların fazla ilgiden sağlıklı düşünme yetileri bozulmuş durumda. Onlarla yatmaya çalışan erkek sürüsüne bakıp, kendilerinin sadece var oldukları için ilişkide masaya hiçbir şey koymadan erkek tarafından sunulacak her şeye layık olduklarını düşünmeye başlıyorlar. Sonuçta ortaya dengeli bir ilişkidense erkeğe baskın, dominant gelmeye çalışan, erkekten sürekli çerçeve çalmaya çalışan kaprisli, tavırlı kadınlar çıkıyor. Ve bunlardan bıkmış erkekler.

Flörtte ve tanışmalarda kadınla erkeğin stratejisi çok farklıdır. Bir kadın stratejisi olarak ayağına geleni beklemek çok etkili olabilse de, erkek için hüsrandır. Bir erkeğe takılı kalmak seçenek bolluğundan kadın için daha uzak bir ihtimal olsa da, erkekler seçenek darlığından bir kadına aşırı anlamlar yüklemeye daha yatkındır. Bu yüzden bizlerin tutarlı ve düzenli bir şekilde kızlara yürümesinin önemli olduğunu savunmuşumdur. Kızlar zaten modern zamanda teknolojinin coşturduğu bolluğu ve hipergamiyi dibine kadar yaşıyorlar. Sen bu konuda kendini nasıl güncelliyorsun?

Ben de bazen geçmişte söylediğim şeyleri bir kenara bırakıyorum.  Çünkü daha iyi işe yaranını bulmuş oluyorum. İngiltere’deki gündüz oyunu yapan oyuncuların (Rahmetli Tom Torero gibi) oyun stilinin tam olarak bizim toplumumuzdaki kızlara uygun olmadığını düşünmüş ve uzun yıllar deneme-yanılma çalışmalarıyla Türkiye kültürüne uygun olarak yazdığım gündüz vakti kadınlarla tanışma rehberi ‘ni çıkarmıştım. Tabi her zaman oyunum daha iyiye evriliyor, zaman zaman erkekadam’da yaptığımız bunun gibi podcastlerle öğrendiğim yeni bakış açılarını güncel bilgi olarak sunuyorum.

Kadınlarla Asla Tartışma | Bağıran Kadınlar (video)

Merhaba millet. Ben Mr. Deer. Daha önce mutlaka durup dururken sesini yükselten veya bağıran kadınları görmüşsünüzdür. Özellikle kendine her şeyi hak gören bu sesi ile insanları etkisi altına almaya çalışan kadınların rezillik videoları internette epey dolu. Belki de sizin başınıza da gelmiştir. Benim başıma mutlaka geliyor. Tamam bende bazen eğlencesine özellikle feministlerle alay etmeyi ve tatlı kızları tatlı tatlı kızdırmayı seviyorum. Bazen de hiçbir alakam olmasa da bu çığırtkan kadınları mıknatıs gibi çekiyorum. Bunları ciddiye almak boşa uğraş. Zaten genel olarak kadınlarla tartışmak ve ciddiye almak saçmalık. Çünkü kadınların doğası Solipsist’dir. Kadınlarla mantıklı tartışma mümkün değildir.  Başta bahsettiğim saygısız, çırğırtkan kadınlarla ve genel olarak kadınlarla tartışma konusunu sizler için başıma gelen olaylarla ele aldım, İyi Seyirler.

Konu ile alakalı Sonsuzluk ve Bir Gün ‘ün yazısına da göz atamak için; link

 

Kendi Kırmızı Hap Vaka Analizim

Bu yazıda kendi kırmızı hap vaka analimizi yapacağım 🙂

2 yıldır beraber olduğum Ukraynalı kız arkadaşım (Son yıllarda her yaz tatile Antalya’ya giderim ve oradaki yabancı hatunlarla daygame’den tanışırım, bu kızla da o şekilde tanıştım) ilerleyen yaşından kaynaklanan evlenme telaşı içindeydi. Bir yandan da daha iyi bir hayat için Türkiye’ye taşınmak ve burada çalışmak istiyordu. Kendisine evlenme konusunda pek yardımcı olmadığım için sonunda bana “ara vermek” 🙂 istediğini söyledi. Bu beklentilerini karşılayamadığım ve artık bana dert olmaya başladığı için ayrılmak benim için de güzel bir seçenekti ve buna itiraz etmedim. Zaten itiraz etmiş olsam da sonuç değişmezdi.

Onunla bir daha hiçbir şekilde iletişime geçmedim. 6 ay kadar sonra bana ulaştı. Bana neden haber verdiğini bilmediğini ama Antalya’ya taşınıyor olduğunu ve orada iş arayacağını söyledi. Benimle güzel giden ilişkisini mahvettiğini de ekledi.

Yaşı gereği olan bu telaşının (kadınların duvara toslama evresi) yanında ona gelecek vadetmeyen bana daha fazla zaman ayırmak istememesini anlayışla karşılaşmıştım zaten. Şimdi tam olarak neler dediğini hatırlamıyorum ama kız aslında benden bayağı kavgalı ve saldırganlaşarak ayrılmıştı. Ben de bu ilişki miadını doldurduğu için ona ulaşmamıştım bile. Aslına bakarsanız bu kadar kavgalı giden bir kızın bana ulaşmasına şaşırmıştım. Demek ki “no contact” yapınca bu durumdayken bile ulaşabiliyorlarmış. Neyse, Antalya’da ev tuttuğunu ve olurda görüşme şansımız olursa çok sevineceğinden bahsediyordu.

Ben de o sıralar motosikletle yarım Türkiye turu yapmak üzereydim ve rotam Antalya’dan da geçiyordu. Yanına uğrayacağımı söyledim. 1 ay sonra yanına gidene kadar zaten konuşmadık. Arada “ne zaman geliyorsun?” diye soruyordu. Sonunda oturduğu eve gittim, ben yakınlaşmak istedim ama aramızda bir şey olmadı. Artık arkadaş olduğumuzu söyledi. Ben biraz zorlayınca yeni bir ilişkiden çıktığını söyledi. Tabi böylesine gözden çıkardığım bir kız da olsa, hatırı sayılır bir geçmişim olan bir kızın başka bir erkekle olduğunu duymak beni biraz sarstı. Çıkıp gittim. Antalya’ya tatil için gitmiştim, yeni yabancı kızlarla tanışmak için bu her sene benim için kaçırılmayacak bir fırsattı. Bu tatili zaten eski sevgilimle harcamak istemiyordum. Ona gitme amacım da bir skordu sadece.

Neyse… Kıza benden sonra başka bir erkekle beraber olduğu için artık onunla bir ilişkiye başlamamızın imkansız olduğunu ve bunu kabul etmeyeceğimi söyledim. Kız “bu durumu anlamıyorum, seni bekleyemezdim ki tabi ki kendime bir ilişki arayacaktım. Ne önemi var ki başka biriyle beraber olmuş olmamın ?” gibi konuştu.

Kırmızı Hapta kızların sizle ilişkilerine “ara vermek” istediklerini söyleyerek başka erkeklerle beraber olup, umduklarını bulamayınca tekrar size dönmek istemeleri çokça işlenen bir konudur. Ama bir erkeğin bu noktada doğru seçimi yapması için kırmızı hap okumasına gerek yok. İçgüdüsel olarak onu kabul etmemeniz gerektiğini biliyorsunuz çünkü bu durumu mideniz kaldırmıyor. Artık başka birinin olmuş eski sevgilinizi kabul etmek kendinize aşırı bir saygısızlık olarak geliyor. Ben de bu durumu söyledim, tabi ki salağa yattı. Güya bu durumda nasıl bir yanlışlık olduğunu anlayamıyordu. Kız başka limanlara açılmıştı ama aradığını bulamamıştı. Şimdi ayrıldığı liman ona daha mantıklı geliyordu. Alternatifsiz bir erkek bu durumda onu kabul ederdi tabi. Bir erkek için onu tekrar kabul etmenin gurur kırıcılığını yaşamaktansa elime kadın eli değmemesi daha güzel bir seçenek.

Antalya’ya geliş amacım tatil yapmanın yanı sıra rus ve ukraynalı kızlarla tanışmak demiştim. Artık hangisi denk gelirse :)… Bu kızla görüşmemizden 1 gün sonra daygame (gündüz oyunu) sayesinde bir otelde animatör olarak çalışan Kiev’li bir kızla tanıştım. Avm’de gezerken kızı gördüm, biraz muhabbetten sonra Starbucks’ta kahve içmeye davet etim ve kabul etti. Akşamına bu kızla canlı müzik dinlemeye gitmek falan derken bayağı eğlendik. Tabi samimi fotolarımız da oldu. Fotoğraflardan birinde Antalya’daki tarihi Hadrian kapısının önünde kızla ayakta ve yan yana poz verirken, ben kızın belinden tuttum, kızda bir dizini kırıp bacağını kaldıraraktan benim vücuduma yapıştırdı. Dansçı olduğu için bu tarz hareketlerde kıvraktı 🙂 Tabi bu fotoğrafı hemen instagrama attım.

Normalde benden ayrılınca eski kız arkadaşımı instagramdan engellemiştim ancak dün gene onunla instagramda ekleşmiştik. Beklediğim üzere bu fotoğrafı görür görmez bana mesaj attı. Bana tekrar bir ilişki için şans vermek istemiş güya, ama şimdi gerçek yüzümü görmüş. Yeni kız arkadaşımla mutluluklar diliyormuş falan. Böyle diyordu.

Bu kız onun benden sonra başka bir adamla olmasının onunla bir ilişki kurmamı net olarak engelleyecek olması durumunu bir türlü anlamıyordu. Yani hayal dünyasında geziyordu. Ya da anlamamazlıktan geliyordu! Ne de olsa birçok kadın bir erkeği ne kadar betalaştırabileceklerini görmek için bu tarz şeyleri hobi olarak dibine kadar denerler.

Neyse bu yeni ve güzel dansçı Ukraynalıyla takılınca eski kız arkadaşımın başka bir adamla beraber olması fikrinin rahatsız ediciliğinden ışık hızında uzaklaştım. Onun bana geri dönerek ilişkiyi altın tepside gibi sunma durumuna da güzel bir cevap vermiş oldum.

Kırmızı hapı bilmesem, kızlarla tanışmayı (daygame) bilmesem ve kadınlarla tecrübesiz bir erkek olsam kabus bir senaryo yaşamam çok olasıydı. Oysa oldukça sarsıcı olabilecek bu olayı çok hızlı atlatmayı başarmıştım.

Öncelikle bu kız beni bırakıp gittiğinde alternatif yaratabileceğime güvenim olmasaydı ona daha fazla yapışırdım. Sonrasında no contact yapamayarak onu arar ve reddedilirdim. Ve bana ulaşmasına fırsat vermemiş olurdum. En önemlisi başka bir adamla takılıp, umduğunu bulamayarak bana geri gelmek istediğinde bunu kabul etmek durumunda kalabilirdim. Başka kızlarla hızlı bir şekilde tanışarak kafamı bana değer veren başka kızlara odaklayamazdım ve tatilim zehir olurdu. Mutlu tatil anıları biriktiremeden eve dönerdim.

Sonuçta benim de başıma kırmızı hap camiasında yaygın olarak yaşanan bir olay geldi. Ve kadınların başka limanlara açılıp tekrar eski sevgilisine geri dönüp erkeği betalaştırması gibi şeyleri kestirebiliyordum. Aslına bakarsanız bu olayı ilk elden kırmızı hapta okumamıştım, başıma geldikten sonra bu konseptten Dr.Redpill’in youtube kanalında bahsettiğini duydum. Bu yalnızca içgüdüsel olarak reddettiğim bir durumdu. Duygusal olarak yıkılmamak ve başka kızlarla tanışma becerimin yüksek olması da beni güçlü kıldı.

Diğer tanıştığım Kiev’li kızla olan macerayı bir sonraki yazımda anlatacağım.

Yazar: Secret

Hemen her sene Antalya’da dünyanın en güzel kızlarıyla tanışıyorum. Gerçekten öyleler. 5 yıldızlı otellere ya da gece kulüplerine gitmeme gerek kalmıyor. Tek yapmam gereken güneş yanığı olmamaya dikkat etmek 🙂 Tabi ki bunları daygame sayesinde yapıyorum. Daygame konusunda bildiklerimi mezara götürmek istemediğim için bu konuyla ilgilenenler için detaylı bir eğitim seti hazırladım. Şimdiye kadar çok beğenildi. İsterseniz buradan inceleyebilirsiniz.

Erkek Adam Podcast – Secret ile kadınlarla nasıl tanışılır söyleşisi. Gündüz Oyunu (Daygame)

Erkekadam sitesine de katkıda bulunan Secret ile (Centilmen Kulübü), kadınlarla nasıl tanışılır ve daygame üzerine konuştuk.  Secret sitede bu konularda yazıyor ve bu konuda oldukça kapsamlı Centilmen Kulübü Çekici Erkek Eğitim Setini yazdı.

Yayınları sitemizin Odysee kanalından ya da  spotify kanalından da izleyebilirsiniz.

Youtube yayını aşağıda. Bu yayını beğenerek ve youtube kanalına üye olarak yayınların daha fazla kişiye ulaşmasını sağlayabilirsiniz. İyi izlemeler.

Tanışma Korkusundan Kurtulmanın Gerçek Yolu

Bir erkeğin tanımadığı bir kızla konuşma başlatmaya çekinmesine sebep olan birçok akla yatkın gerekçesi vardır. Şunun haberini vereyim: Bu korkuların çoğu deli saçması değil. Bu yazıda senden duygusuz ve soğukkanlı bir robot olmanı beklemeden bu korkuları en az düzeyde hissederek nasıl harekete geçeceğini anlatacağım.

İster gündüz oyununu biliyor ol ya da hiç bu gibi şeyleri okumamış olarak şurada burada gördüğün bir kızla tanışmak istemiş ol erkeklerin bu gibi durumlarda ilk yaptıkları şey korkuyla pazarlık yapma yolunu izlemek oluyor. Uzun seneler harekete geçmek için korkularımla bu pazarlığı yapmış biri olarak söyleyebilirim ki bu çok etkisiz bir yöntem ve üstelik korkuyu arttırıyor.

Bunun nedeni psikolojide… Psikolojide kötü bir duyguyu veya travmayı bastırırsanız daha farklı sorunların ortaya daha farklı şekillerde çıktığı bilinir. Yani bastırılan rahatsız edici duygu kendini başka bir şekilde mutlaka belli eder ve kişinin hayat kalitesini düşünür. Somatik rahatsızlıkların birçoğu da böyle ortaya çıkar, negatif duyguların bastırılmasıyla. Yapılması gerekense negatif duygu oluşturan bu travma gibi şeylerle yüzleşmek ve kötü duyguların enerjisini boşaltmaktır. Eğer onları kabul etmez, aksine bastırsan bu enerjiler boşalmaya fırsat bulamaz ve sıkışarak sana rahatsızlık vermeye devam ederler. Konu dışı olacak ama bu boşaltma yöntemlerinden etkili olduklarına kanat getirdiklerim şunlar: eft tekniği,  bu durumla kendi içinde yüzleşip kabul etme,  birine anlatma, kağıda dökerek kendine anlatma vb. Bunların hiçbiri negatif hissi bastırmadığı ve yavaş yavaş enerjisini boşaltmaya yaradıkları için etkililer.

Aynı şeyi kızlarla tanışma korkusunu bastırma biçiminde de yapmamalıyız. Kızla tanışma konusunda korkuyla pazarlık edip korkuyu bastırmak için genelde şu iç konuşmalara başvurulur:

  • Konuşmamanın üzüntüsü, konuşmanın yarattığı stresten daha büyük olacak
  • Asıl garip olan gidip bu kızlarla konuşmamak
  • Bu kızlarla konuşmam son derece normal
  • Zaten bir daha onu görmeyeceğim, yani kötü bir intiba oluştursam bile önemli değil

Bunlar evinizdeki rahat koltukta otururken aklınıza gelecek süper mantıklı argümanlar olmakla beraber az önce bahsettiğim psikolojik nedenlerden dolayı korkuyu azaltmıyorlar. Çünkü korkuya çok önem yüklemene neden oluyorlar.

Öncelikle sahip olman gereken bakış açısı, ister bir kızla konuşmak ya da işin ile ilgili bir girişim yapmak olsun buna benzer korkuların hayatında olmasının doğal olduğunu kabul etmek. Korkusuz davranmayı beklemek gerçek dışıdır. İlk yapman gereken şey bazı şeyleri biraz korka korka yaparak başlaman gerektiğini bilmendir. Eğer böyle yaparsan tecrübeyle o korku minimuma inecek ve zamanla yerini neşeye bırakacak. Ama ufak korkularına duyar kasarsan ve onlara çok önem verip, bastırmaya çalışırsan sürekli büyüyecekler.

Şunu da ekleyeyim, ben korkma duygusunun kendisiyle ilgili değilim. Sorun şu ki korktuğun zaman kızlarla kurduğun iletişimin kalitesi bozuluyor ve yaptığın tanışma girişimleri boşa gidiyor. Ne kadar rahatsan ve neşeliysen o kadar iyi iletişim kuruyorsun. İletişim dâhisi biri bile korktuğunda bu becerilerinin büyük bölümünü kullanamaz. Bu yüzden korku duygusuyla alakalı bu yazıyı yazıyorum.

Bakınız: Todd sevdiğim ve başarılı bulduğum gündüz oyuncularından biridir.

Korkunun varlığını abartmayan ve garipsemeyen zihin yapısını benimsedikten sonra yapman gereken şey tecrübe kazanarak bu korkuya son darbeyi vurmaktır. Ne demek istiyorum ? Bir kızla tanışacakken korkmana neden olan temel şey o kızla konuşmayı denersen başına gelecek en olumsuz senaryoları düşünmektir. Bunları düşünmekte haklısın, herhalde bunları hiç düşünmemiş olana deli diyebilirdik.

Burada yeri gelmişken bir parantez açmak istiyorum. Özellikle bizim kültürümüzde konu gündüz oyunu gibi şeylerle kadın-erkek tanışmasına gelince insanlar daha paranoyak ve korku temelli hareket edebiliyorlar. Bunun nedeni bu tarz tanışma girişimlerinin pek yaygın olmaması, normalleşmemesidir. Bizim kültürümüz demişken yabancı pua kaynaklarda açılış korkusuna çok büyük yer verilmiyor. Bunun nedeni de buna gerek olmaması. Yurtdışında açılış korkusu yaşaman için daha az neden var. Çünkü kültürel yapı tanımadığın bir insanla konuşman için daha elverişli. Ve “small talk” denilen alışkanlıktan dolayı kadın-erkek fark etmeksizin genelde iki yabancı insanın konuşmaya başlaması daha normal olarak kabul ediliyor.

Bu dediklerimden Türkiye’de gündüz oyunu yapılmaz dediğimi sananlar olacaktır. Öyle olsaydı ben +10 senedir bunu uyguluyor olmazdım. Ancak yurtdışında çıkıp ülkemize gelen akımı (gündüz oyunu da yurtdışından gelmiştir) tamamen aynı kültürlermiş gibi aynı şekilde devşirmek saçmalık. Bu konuyu anlamayan insanlar İngiltere’deki adamların yaptıkları gibi kızların önüne tavşan gibi zıplayıp muhabbet etmeye çalışıyorlar. Tabi ki kendi hayatları ancak benim bu gibi konularda söylediğim şey “açılışın / tanışmanın en güzeli dışarıdan zaten kızı tanıyormuşsunuz gibi görünenidir” olacaktır. Yani oyun konusunda birçok şeyi Türkiye’ye göre uyarlamak gerekiyor. Açılış korkusu konusu da öyle çünkü ortalama bir Türk gencinin açılış korkusu hissetmesi için İngiltere’deki yaşayan akranına göre daha fazla nedeni olabilir. Neden ise tamamen kültürel kabuller. Hani çoğu insanın kabul edip “ama zaten herkes böyle düşünüyor” diye hiç sorgulamadığı şeyler. Ancak bunlar hiçbir zaman engel değil ve dediğim şeylerle bunları aşabiliyorsunuz.

Tanışma korkusunu gidermek için bahsettiğim zihin yapısını benimsedikten sonra yapman gereken şeye geleyim. Kızla tanışma korkusu şunlardan kaynaklanıyor: kötü senaryolara en baştan engel olacak stratejileri bilmemekten ve olur da kötü senaryolar başına gelirse durumu kontrol etmeyi bilmemekten.

Bunun için kafanda bir çıkış planın olmalı. Kızla konuşmayı nerede keseceğini bilmen gerekiyor.  Gündüz oyunu yapan erkekler çıkış planlarının olmamasından dolayı kızla konuşmak istediklerinde far görmüş tavşan gibi kalıyorlar. Çünkü olabilecek en kötü senaryolara kitlenip kalıyorlar. Ama çıkış planı olan kişi böyle bir şey olmayacağını bilir. Çünkü negatif durumları yaşamadan iletişimi kesebiliriz ya da bunları yönetebiliriz.

Burada gene dediğimi yanlış anlayanlar olacaktır. Kızlarla tanışmak mayın tarlasında yürümek gibi bir şey değil. Başına nadiren de olsa ve nasıl davranacağını bilmezsen böyle şeyler de gelebilir diye anlatıyorum. Ve bunlar kafanda açılış korkusu yarattığı için. Kafandaki o felaket senaryolarını yaşamanı engelleyecek birkaç tavsiye vereceğim.

Öncelikle bir kızla tanışmaya gittiğinde ona selam verip sonra hiç duraksamadan soluksuz bir şekilde ona iltifat etme. Öncelikle selam ver, kıza gülümseyerek bak ve birkaç saniye kızı tart. Eğer bu aşamada kız sana karşı sosyal özürlü bir surat ifadesi takınırsa ya da negatif, agresif bir tutum takınırsa iltifat etme. Dikkat ettiysen burada kızın ilk tepkisini ölçüyor ve göğsünde yumuşatıyorsun. Çünkü eğer nadir de olsa karşına gelecek bu tarz arıza (hayatında mutsuz olan ve acısını senden çıkarmak isteyen,  erkeklerden nefret eden, evde kalmış ve erkeklerden nefret eden, normalde senin ona bakmayacağını bilen ve bu yüzden aşağılık kompleksi duyan, kocasıyla sorunlar yaşatan vb.)  kızlara yazdığını belli edersen sonuç hiç değişmeyecektir: kız seni eleştirecek, kabahatli çıkarmaya çalışacaktır. Bu kızlara karşı bir açıklama yapmak ya da başladığın cümleyi bitirmek zorunda hissetme. İyi günler deyip kızın yanından uzaklaşabilirsin. Bu durumda bile ona zaten hak ettiğinden fazlasını vermiş oluyorsun.

Yani sosyal özürlü tepki verecek arıza kızları bu gibi yöntemlerle kolayca tespit edip eleyebilirsin. Bu gibi yöntemleri kullanmak seni kamikaze gibi kızlarla konuşan biri olmaktan çıkartıp olayın kontrolünü tamamen elinde bulunduran bir oyuncu haline getirir.

Kendini olası olumsuz senaryolardan uzak tutma becerin yoksa bunlardan korkman çok normal. Son yaptığım 1000 açılışta / tanışmada herhalde sadece birkaç mutsuz kadın yaptığım şeyle alakalı bana vaaz vermeye kalkmıştır. Kadınlar negatif tavır alıp, böyle şeyler söylediğinde genelde ben çoktan 5 adım kadar ileriye gitmiş oluyorum bile. Gene birçok kadın bir erkeğin ona selam vermesini suç sayan bir çarpık algıya da sahip olabilir. Bu kızları ben 5 dakikada ayaküstü tedavi edemeyeceğimi biliyorum. Sen de denememelisin. Çünkü zaman değerli ve uzaklaşmalısın.

Bunların hiçbiri yabancı kitaplarda yazmıyor çünkü yurtdışında bunlara ihtiyacın yok. Yanlış anlama, bu kadınlardan ülkemizde çok var demiyorum ama dikkat etmezsen az da olsa sana denk gelme şansları var. Ben bu kadınlara denk gelirsem baştan onları elemiş oluyorum ya da acımayıp iletişimi direkt olarak kesiyorum. Gördüğün gibi bu tarz bir tecrübeyle her şey daha kolay ve açılış korkusu yaşamak için daha az nedene sahipsin. Artık korku yerini neşeye bırakabilir ve bu seni çok daha başarılı yapar.

Bu beceriye sahip olmanın sana katacağı diğer şeyse bir kızla konuşma başlattığında sadece 2 olasılık algılamaktır. Kız ya seninle konuşmaya başlar ya da seni görmezden gelir / konuşmak istemeyen bir tavır sergiler. Bu gibi ne yaptığını bilen kontrol stratejileriyle düşünmen gereken üçüncü bir felaket senaryosuna gerek duymazsın.

Bir kızla konuşmaya giderken saydığım sebeplerden dolayı genelde kafamda sadece iki olasılık olur. Benim iki olasılıkta da yapacağım şeyler çok basit. Pozitif ya da nötr bir tavır görürsem kızla konuşmaya devam ederim. Ancak beni vücut diliyle bile dışarıda bırakan bir kızla dahi bağlantımı keserim. Üçüncü bir senaryo olarak kötü şeyler olacağını düşünmek için nedenim yok. Çünkü çirkef olma potansiyeli olan ya da konuşmaya gönülsüz kızları göğsümde yumuşatıp eliyorum. Ya da negatif şeyler konusunda gene daha başka çıkış stratejilerim var.

Konuşmayı nerede bitireceğini ve nasıl çıkacağını bilmek tanışma korkusunu neredeyse bitiriyor. Söylediğin şeyi negatif olarak algılayan bir kızla tartışmayıp “peki, iyi günler” deyip uzaklaşınca salaklaştığını görmek komik. Ona selam verdik ve biraz laflamak istedik diye şimdi kendisine bir açıklama borçlu olduğumuzu düşünüyor ama zamanımız değerli, bize bunun için para ödemiyor, ona bir şeyler öğretmeye çabalamamalıyız, onu kendi haline bırakmak en iyisi.

Son bir örnek verip yazıyı bitireceğim. Starbucks’ta yan masadaki kızlara dönüp “ne içiyorsunuz?” dedim. Söylediler. Sonra bir yorum yaparak konuşmayı devam ettirdim. Kızlarda kapalı bir vücut dili, isteksizlik ve rahatsızlık belirtisi yoktu. Eğer kızlar göz kaçırma, asık surat gibi konuşmaya isteksiz tavırlar gösterselerdi önüme dönüp işime bakardım. Gördüğün gibi reddedilme ya da risk gibi şeyler böyle bir oyunda yok.

Daha konuşacak çok şey var, şimdilik burada kesiyorum. Kızlarla nasıl doğal bir şekilde tanışabileceğini öğrettiğim çok beğenilen kitap setime göz atmak istersen seni buraya alalım.

Kızlarla Sokakta Nasıl Tanışılır | Kızlarla Tanışma Video Tam Analiz (İNFİELD]

Merhaba millet, Ben Mr. Deer.  Kadınlarla tanışırken nelere dikkat ediyorum. Neler yapıyorum tam analiz videosu sizlerle. Kadınlarla başarılı olmanız için gereken TEMEL şeyleri anlattım, dikkat bu video ansiklopedi niteliğinde. İYİ SEYİRLER!

Diğer postlarım ve yazılarım için tıklayınız.

Kadınlarla (Oyun da) 10/10 Başarı Mümkün mü? | Erkeğin Hipergamisi

Merhaba millet, Ben Mr Deer. Daha önceki yazılarımdan ve videolarımdan beni bir çoğunuz tanıyorsunuz. Bu video da, bir çok insanın sayısız kere sorduğu ”her yürüdüğüm kızın numarasını alacak seviyeye gelebilir miyim?” sorusuna cevap arıyoruz. Bir bakıma da ”abi bir kız var” soruları da aynı kapıya çıkıyor, her yürüdüğümüz kızı elde etmek güzel bir hayal ama bir ”hayal”. Bu sorunun net ama tatmin etmeyen bir cevabı var, -hayır, her yürüdüğün kızı elde edemezsin. Fazla kısa ve tatmin etmediğini biliyorum.

Bazı durumlarda bu mümkün olabilir ama bu durumda da erkek ya kendi değerinin farkında olmuyor ya da düşük değerli kızlarla birlikte olmak daha kolay geliyor. Bu söylediklerim kulağa biraz karmaşık geliyor olabilir. Erkek değerini sonradan öğrenir ya da hipergami sinin farkına zamanla varır diyerek açıklayabilirim. Ülkemizde bir çok erkek kendi değerinin farkında olmadığı için düşük değerli kadınların ayak paspası olmakta, bu durumu yaşamamak için seviyemizi bilmeli ve kendi seviyemizde kadınlara yürümeliyiz. Çok daha fazlası videoda sizleri bekliyor dostlarım, İyi Seyirler!

Discord Yayını – Mr. Deer Söyleşisi : Gündüz Oyunu

Mr. Deer ile 2020’de yapılan daygame (gündüz oyunu) söyleşisi.

Bir spotify hesabımız var ve bu yayınları oraya da koyuyoruz. Erkek Adam Spotify Poscast Listesi.

Yayını Youtube’da izlemek için.