Alfa Erkek – Kısa boylu üniversite öğrencisi modu

Fotoğraftaki kadın ABDli gazeteci Megyn Kelly. Tipik narsisist, cinsel devrim sonrası ortamın ürünü bir bimbo. Fotoğrafta ise oldukça mutlu görünüyor. Sanki fotodan biraz önce iş görmüşler gibi. Bu fotoğrafta ciddi alfa alametleri var. O nedenle bu senaryoya inanmaya eğilimliyim.

Aranızdaki bazı merdümgirizler “adam kısa lan, Megyn’i düdükleme şansı yok” (kadın 1.68 boyunda) diyor eminim. Bu siteye gidip geliyorsanız, hiç mi bir şeyler öğrenmediniz? Alfa erkeklik fiziksel yapıdan çok çok daha fazlasıdır. Kısa erkekler ortalamada uzun erkeklerden daha avantajsız olabilirler ama eğer bunu kişilik temelli çekicilik öğeleri ile telafi ediyorlarsa richter ölçeği ile 8-9 şiddetinde vajina sarsıntıları yaratabilirler. Bu oğlumuz da kadından kısa ve genç. Üniversite öğrencisi. Bu tip narsisist bir kadınla bu pozu vermesi kendisi ile ilgili bir şeyler söylüyor.

1) En bariz alfa alameti eli. “Havada asılı el”in tam tersi. Adam, sahiplenme kavrayışı ile kadını omuzundan tutmuş.

Havada asılı el (hoverhand). Çok yakın ama aslında çoook çook uzak :((

2) Alfa Erkek – God Mode ve Alfa erkek – Steve MOTHERFUCKING McQueen mode yazılarında değindik. Adamın vücudu ileriye, kadından öteye dönük. Kameraya bakıyor. Kadını kavramış ama ondan öteye dönük. Kadına eğilmemiş. Bunun şu aşağıdaki damadın geline tamamen teslim olmuş vücut dili ile karşılaştırın. Kafasını kadının saçlarına gömmüş, tüm vücudu ona dönük. İkisi yüzlerini birbirine dönük olsalardı belki belki romantik bir poz derdik ama kadın tabii ki kameraya ve adamdan öteye bakıyor. Tek artı nokta kızın adama doğru yaslanmış olması ama o da bu elemana ilerde çok iyi bir boşanma aukatı dilememizi engelleyemiyor.

3) Kadına umarsızca vücudunu yaslamış, kadın da aynı şekilde. Kalçadan omuza aralarında boşluk yok.

4) Adamın kemeri. Sanki tuvaletteki hızlı seksten sonra fotoya yetişmek için aceleyle bağlanmış gibi.

Kaynak : Spot The Alpha Male Tell

Sevgili miyiz?

Bir okuyucu sormuş :

Benim merak ettiğim bir konu var :

Kız “sevgiliyiz artık” , “beni kullanmıyorsun değil mi “, “sevgili olunca yaparım” … gibi sevgililik testleri atıyorsa ve biz bunlara tamamen siklemez cevap verirsek , ” ben sevgililik düşünmüyorum”, ya da “senle ben arkadaşız” gibisinden kız şöyle hissetmez mi :

“bu çocuk beni orospu gibi kullanıyor sevgili olacağı yok işini görmek için benle beraber” gibisinden düşünüp hissedip soğuyabilir veya hızın artmasına engel olabilir.

Biz sevgilin olucam dersek yalan söylemiş oluruz , veya sen sadece bir kızsın gibi şeyler söylersek bu seferde ağır öküz oluruz

Bakarız , belki oluruz , emin değilim gibi yarı yollu cevap mı vermek lazım bu testleri nasıl geçtin , veya mahmut abi böylr durumlarda sözel olarak nasıl tepki vermeliyiz hem yalan olmayacak şekilde hemde işleri ilerletebilmek için ?

Öncelikle bu sorulara cevap, “tabii canım, sen kendini rahat hissettiğin zamanı bekleriz”, “tabii sevgiliyiz” gibi şeyler değil. Bunlar gerçekten soru ama aynı zamanda shit testler. Sizin efendi çocukluk ölçünüzü gösteren. Piç olmanız şart değil ama efendi çocuk olmayın.

Ben bunla çok karşılaşmadım. Karşılaştığım kıza da gülerek “bunları konuşmak için çok erken” deyip hala sorulara devam ediyorsa bir daha bir şey demeden bıraktım. Bir kızı “sevgili oluruz tabii yavrum” diye kandırmak bence hem  yokluk zihniyetidir ve hem de ahlaksızlıktır. Eğer bu kızı potansiyel sevgili olarak görüyorsan doğrusu yukardakini söylemek ve ne yapacağını kıza bırakmaktır. İlerletmekten kastın hem yalan söylemeyeyim ama hem de öyle bir şey yapayım ki kalsın düdükleyeyim ise bunun olabileceğini sanmam.

Bu şeyle çok karşılaşmadığım konusuna dikkatini çekerim. Bunlarla çok karşılaşıyorsan fazla saldıray gitmiş olabilirsin, kısmen efendi çocuk izlenimi veriyor olabilirsin, kız gerçekten sevgili olmadan yatmıyordur ya da kız alfa siker dönemi geçirmiş ve beta öder arıyordur.

Bazen mesela “abi nasıl çıkma teklif edilir?” diye soruyorlar. Ben hayatımda çıkma teklif etmedim, bilmiyorum. Benimkisi anormal bir durum mu bilmem ama benim için hep buluşmalar öpüşmeye ve sonrasına gitti. Ağızdan kelimeler çıkmadı. En fazla “senden hoşlanıyorum” demişşimdir (o da hata). Hafif bir şekilde başladığın kızlardan sonradan kız arkadaşın olan kız, bu soruları soran kız değildir. Benim tecrübeme göre bu soruları ısrarla soran kızlardan kız arkadaşı çıkmıyor.

Örneğin tabak çevirmenin doğal akışı, kızlardan birinin kız arkadaşın olması ve diğerleriyle bağını doğal bir süreçle (kızların birbirinden haberi olmamalı) koparması şeklinde olur. İzlemesi çok şirin bir süreçtir. Kız arkadaşa evrilen kız, tek kelime etmeden azar azar hayatınıza yerleşir. Evinde saklı köşelerde eşyalarını “unutmaya” başlar (nedense sen değil diğer hatunların bulacağı şekilde unutulur bunlar :)), konserler ve tiyatrolar planlar, sabah işe gitmeden sana kahvaltı hazırlar, akşam bana gelsene yemek yaptım der, vs … Eğer sen karşı çıkmazsan (ki bazılarına çıkarsın) hayatına tek kelime etmeden yerleşir. Diğerlerine zamanın ve isteğin kalmaz (kızların birbirinden haberleri yoktur ama hissederler) falan. Sen karşı koymazsan ve maskülinsen süreç hemen hemen her zaman budur. Ben bu şekilde kız arkadaşım olanların hiçbirinden direk “sen beni kullanıyorsun”, “sevgilimiyiz” lafı duymadım. Duyduklarımla da hiç sevgili olmadım. Sessizce hayatına yerleşen kızların daha zeki ve daha geçmişi güvenli olduğunu düşünyorum. Çok fazla “sevgili miyük” baskısı yapan kızlardan geçmişi arıza olan daha fazladır.

Aslına bakarsan, ben bu soruları ve ısrarı aklımın bir köşesine kırmızı alarm olarak not alıyorum. Bu kızın iffetinden bunu yapma ihtimali kadar, geçmişte kötü çocukların kucağından kucağına atlamış bir kız olma ihtimali de var. Hatta ne kadar ısrarcı ise o kadar ikincisinden şüphelenirim. İkinci tip kadınlar ise feminist dönemin hak sanılı aptallığı sayesinde bunu ağızlarından eninde sonunda kaçırır. “onca kötü ilişkiden sonra iyi biri ile beraber olmak istiyorum“. Acınası mavi haplılar buna beyaz şövalyeler olarak aptal aptal atladığından herhalde, çekinmeden konuşabiliyorlar.  Ama kırmızı haplı kulaklara sahipseniz, bunun “senden önce piç erkeklerin (onca kötü ilişki) kucağından kucağına atladım” itirafı olduğunu bilirsiniz.

Saha Raporu – Tinder ilk buluşmada S-kapanışı

Erkek Adam kitapları serisinden Erkekler İçin Tinder Rehberi kitabı için tıklayınız.

Kırmızı hapla tanışalı 2 ay kadar bir zaman oldu ama geçmişte de pek beta sayılmazdım. Şimdi berrak zihinle düşününce betalığın en yükseği ile alfalığın alt sınırlarında bir yerlerde konumlandırıyorum geçmişimi. Yaşım 30. Şu an ki maddi durumum özel durumlar dolayısıyla pek parlak olmasa da statüsü fena olmayan bir işim var. Ayrıca ilişkiler konusunda da öyle pek toy sayılmam. Eğlenen ustalığı içsel olarak bilirim; “kendi ligimde” (amk feminen buyruğu, erkek neslini mahvettin) gördüğüm bir hatuna cesaret edip yürüyebildiğimde onu genelde alıp -lanet olsun- ONEitis yapmışımdır.
Bunları neden anlatıyorum? çünkü kırmızı hapla yeni tanışmış bir genco iseniz bu kadar kısa zamanda ve ilk kurşunda hedefi vurmanız pek olası olmayabilir fakat yılmayın. Hap gerçekten çalışıyor ve tinder uygulamasını bu blogta verilen cok hayati bilgilere göre kurgularsanız bu uygulama ciddi anlamda derya deniz.

Blogtaki bütün tinder yazılarını okuduktan sonra öğrendiğim her şeyi birebir uygulayarak profil oluşturdum ve kaydırmaya başladım. 3. gün fotoğrafında hb 6-6,5 görünen ( kesinlikle sağ elinizden iyi) bir hatunla eşleştim ve tam da, ”profilde yazandan yürümek” konusunu uygulayarak biosunda edebiyat öğretmeni olduğunu belirten hatunumuza edebiyat bahsi açtım.

Biraz genel kültür gerekiyor gençler. bu işler “Filiz sevişelim mi?” ya da “slm nerden??? olacak işler değil gibi geliyor bana. Biraz kendimize bir şeyler katmak şart. Büyük çoğunluğu hayatında 50 sayfa metin okumamış insanların oluşturduğu bir toplumda yaşıyoruz. Edebi ya da bilimsel bir değeri olan bir kitabı okumak sizi bir çok kişinin önüne geçirecektir.

Fişten çekilmemiş ve siteyi hatmetmemiş olsam muhtemelen o tinder geyiğine 15 gün devam eder hatununu sıkar ve kaçırırdım. Ama artık haplıyım ve erkekadam bloğu gibi bir hazinem var… Hemen whatsappa geçmem gerektiğini biliyordum ve hatundan numara istedim. Ufak bir shit testten sonra numarayı verdi whatsappa geçtik.

Kıza, whatsappa geçtikten 5 mesaj ve 15 dakika sonra buluşma teklif ettim! Cesarete bak… Bunu kırmızı haptan önce aklımdan bile geçirebilecek birisi değilim. “ne münasebet yahu, tinder kullanan herkes aranıyor mu?” (amk mavi hapı – aranıyor tabi aranmasa ne işi var tinderda. Gerçi koca arayan da var ama, o da sonuçta bir şey arıyor).

Buluşma teklifime home office calıştığını aksam 22:00 a kadar bilgisayar başında kalması gerektiğini söyledi. Saat 22:00 den sonra birşeyler yapabilirmişiz. O günkü date’i mesafe uzaklığı ve araçsız olmam sebebiyle kaçırdım.

Bundan 3 gün sonra (aradaki 3 gün o yazmadıkça bir şey yazmadım, o da fazla geyik yapmadı) geçtiğimiz Cuma akşamı mesai bitimine 1 saat kala birden bire aklıma esip (abazanlık) hatuna yazıp ertelediğimiz date’i gerçekleştirmeyi teklif ettim ve bingo! Hatun tam mesai bitimine işyerime çok yakın bir avmde randevu verdi!

Şimdi, maddi durumumun pek parlak olmaması( aracım yok, cebimdeki para kısıtlı) ve date ile ilgili fazla bir hazırlık yapmamış olmam sebebi (kıyafetim pek özenli sayılmaz, saç tıraşım gelmiş kafam papaz gibi) ile pek umutlu değildim. Hatunu sıkmaz en azından bir sonraki date için bir potansiyel gösterebilirsem yeter diye gittim ve seks ile ilgili hiç bir umudum yoktu.

Bulusmaya gittiğimde karşımda 1.73 boyunda ( uzun boy sevdiğim için bu hatunu benim için hb 7 ye cıkardı) hafif fazla kilosu olan ama fiziksel olarak pek de fena durumda sayılmayacak bir hatun buldum. Mesai bitimi olduğundan açtım ve yemek yemeyi teklif ettim. Avm içinde vasat bir yerde vasat bir yemek yedikten sonra vakti var ve eğer oturduğum semte gelirse güzel bir barda tekila içebileceğimiz söyledim (tekrar ediyorum, İstanbul’un yeni ve uzak bir semtinde oturuyorum ve aracım yok!) Hatun biraz düşünüp kıvrandıktan sonra kabul etti. Ve buraya dikkat, hatunla belediye otobüsüne binip 50 km yol gittim! (“kızlar paraya bakıyor yeaaaa, arabasız çapkınlık olmaz yeaa.” hassiktir ordan!).

Hatun barda içkinin de etkisi ile iyice gevşedi ve bana neyi var neyi yok anlattı. Biraz dert dinlemek durumunda kaldım tabii ama istediğimi alamayacağımı anladığım an da dert falan dinlemem.

Yine siteden öğrendiğim fiziksel temas taktiklerini kullanmaya başladıktan yarım saat sonra hatunla dilli milli öpüşürken buldum kendimi! ( baba büyük adamlarsınız) Haptan önce birkaç saattir tanıdığım bir kadını öpmeye yeltenmek de aklımdan geçirebileceğim bir olay değil. Ne salakmışım neler kaçırdım bu salaklık yüzünden…

Eh dil attığın hatunu gece yalnız yatırmak da yiğitliğe sığmaz. Hatuna eve geçelim, evde bir şişe tekilam var daha rahat devam ederiz dedim ve nazsız testsiz kabul etti. Bardan eve yürüttüm hatunu, taksi bile tutmadım lan!

Bu arada yalnız yaşamıyorum ailem ve kardeşim var. Ailem o gece evde değil ama erkek kardeşim de ilişki materyali ile evde o gece (pederi valideyi gönderdik ev boş hesabı) hatunla eve geldikten sonra iki shot daha ve sabaha kadar 4 posta!

Sonuç: İlk atışta 12 den vurma! Ama harekete geçmek lazım. Yürüme ve reddedilme korkusunu tamamen aşmış değilim hala. Ama çabalıyorum. Sırf kırmızı hap külliyatını okuyabilmek için bu yaşımdan sonra İngilizce kurslarına para döktüm. Fazla kilom var 1,5 aydır aç geziyorum ve ağırlık çalısıyorum. Ben bu yaşımda bunları yapıyorsam 20 li yaşlarındaki kardeşlerimin mazereti olmamalı. Kendi değerinizi yükseltin. Ve sokağa çıkın! sokakta hayat var….

Konuk Yazar : D’artagnan

Saha raporu – Konuş, dokun, öp ve baştan çıkar

Herkese selamlar,

İlk saha raporumu bilenler bilir, Sadece Tecrübe Et yazısını. Bu seferki saha tecrübemde hatalarımı düzelterek daha iyi bir başlangıç yaptığımı düşünüyorum.

Tanımadığım bir kıza instagramdan yazdım. Cold approach yaptım yürüme amacı olmadan basit bir giriş cümlesiydi sadece. Başta 2 kızla konuşuyordum ama birini saygısızlık etti diye nextlemiştim.

Baştaki muhabbetlerimiz normal düzeyde gidiyordu ama vitesi artırmak gerektiğini farkettim. Hafif ukala eğlenceli bir moddaydım yani diğer adıyla eğlenen ustalık. Bana sürekli geveze diyordu ve sürekli shit test yağıyordu. Cidden kızı nextleyecektim ama hoşuma gidiyordu shitleri savurmak. Telefon numarasını istedim ama verirken naz yaptı sonra kendisi verdi. Instagram ve whatsappta fotoğrafım olmadığı için baya shit teste maruz kaldım. Neden foton yok nerden buldun beni gibi sorular falan…

Telefondaki konuşlarımızda kendimden pek bahsetmedim. Genelde. Muhabbetler genelde onun etrafında dönüyordu. Dediği hiçbir şeyi kişisel algılamadan hepsini eğleceli siklemez cevaplar veriyordum. Sonrasında dalga geçme sataşma ile dozajı artırmıştım. Cinsel imalı hafif şakaları geçen de yaptım bu sefer de yaptım .

Cesur seksüel mizah iyi kesinlikle.

İlk yazdıktan 5 gün sonra buluştuk ama başlarda kızın bazı hareketlerinden şüphelenmiştim benimle dalga mı geçiyor diye öyle değişmiş aslında.
Mesajlarda sürekli kızın daha fazla yazmasını sağladım. Onun ilişkiye yaptığı yatırım benimkinden fazla olmalıydı. Sürekli mesaj atar hale gelmişti artık. Bunun sebebi UMURSAMAMAZLIK DÜZEYİ YÜKSEK ,SERSERİ PİÇ İMAJIMDI.

Buluşma ayarladım bizim fakülteye geldi kız. Onu bilerek beklettim 5-10 dk.
Normal sade giyinmiştim ama fit bir fiziğim var yani yakışmıştı. Siyah giyilebilir ilk buluşmada daha sade ve absürt durum riski az. Onunla konuşurken gerekmedikçe yüzüne bakmıyordum ve dalga geçmeler , neglemeler ile cinsel gerilimi sürekli artırdım.

Üniversiteyi gezdik onunla. Etkinlik vardı okul da kalabalıktı. Daha önce gitmediğim bir kafeye gittik. Bilenler bilir genelde üst kat köşe taraf çiftler içindir. Kimse yoktur orada sakindir. Giriş taraf kalabalıktı kız bir tarafa oturalım dedi ama tam kabul edecekken garson kız üst taraf boş dedi bize (beni iyi kurtardı garson bu durumdan 🙂

Kıza ne istediğini sormadan bir kahve türü istedim ikimize de .Karşımda oturuyordu kız ama yanıma geçmesi için yönlendirdim. Kız kahveyi içmedi mekana güvenmediği için (!) ama aslında benle alakalıydı belki de bilemiyorum.( Burada sıçış var kabul. Kıza sormadım bu konuda, özellikle yardım bekliyorum sipariş falan isterken yani ne yapabiliriz burada ? )

Kinolara karşı başta olumsuz tepki veriyordu sonra konuşmaya başladıkça açıldı kız. Elini omzuna atıyordum elimi geri atıyordu öpmeme izin vermiyordu .

Bir ara sohbet esnasında daldığını ve bazı sorularda beni iplemediğini farkettim hafiften sıçtığımı düşündüm ama çaktırmadan oyunumu sürdürdüm. Konuşma esnasında hep temas halinde olmaya başladım .Elim hep bacağındaydı arada bir elimi çekiyordu. Bana sürekli sorular soruyordu ailemi kendimi falan anlatmamı istiyordu.

Başlarda siklemedim ama farkettim ki kız bağ kurmaya çalışıyor ben de yarı gizemli modda cevapladım sorularını. Hayatımdan bahsettim ama bazı özelliklerimi bırakmamı ısrar etti.

Sosyal çevre gibi birçok konuda kısıtlamak istediğini söyledi. Hayatıma karışamayacağını söyledim. Benle anlaşmak istediği konuların hepsini umursamadan tersledim. Bana güvenmek istediğini söyledi defalarca ve üzülmek istemediğini söyledi.

(Kendi kendime üzülse ne olur aq diyordum)

Bunların hepsinin betazie etmek isteği olduğunu anladım ve kendimden zerre taviz vermedim. Sohbetin sonlarına doğru el ele tutuştuk. Birkaç defa elinden ve yanaklarından öptüm ama engellemeye çalışıyordu (Orospu Kalkanı !!!)

Ama kiss close yapmadan dönemezdim.

Sonunda mekandan çıktık kahveleri ben ödedim ama hesabı öderken kasiyer kızın içine girdiğimi söyledi kıskanıp trip attı ?

Tekrar üniye geri döndük biraz turladık oturduk bir köşede ama tensel teması sürdürdüm . Ve seksüel dille onu uyarmaya devam ettim.Bazı noktalarda konuşma işe yaramaz dokunmak lazım … Kadınlar daha hassas dokunmaya. En son öğrenci meydanında çıkıp boş amfilerden birine girdik. Shit testler çok azalmıştı.

Amifide ışığı bile açmadık en köşeye oturduk. Öpmeye çalışıyordum onu ama kendini benden kaçırıyordu başlarda. Sürekli bana güven vermiyorsun diyordu. Üzülmek istemiyorum dedi ve benim hayatımla ilgili bazı şeyleri düzeltmek istediğini söyledi yoksa sevgili olamayacağımızı söyledi.

Yine taviz vermedim duruşumdan ve sevgili olmayı düşünmediğim imasını verdim. Ben senin bildiğin kızlardan değilim dedi defalarca. Biz sevgili değiliz , biz uygun değiliz biz arkadaşız gibi cümleler kurdu. Shit test olduğunu bilmesem elim ayağıma girerdi ama hepsinin boş muhabbet olduğunu biliyordum zaten.

Konuşurken aniden kızla yakın mesafedeyken dudağından öptüm .
Defalarca beni engelleyen kızı öptüm ama bu kızın bu kadar iyi tepki vereceğini tahmin etmemiştim defalarca öpüştük ama rahat durmadım olmaz dediği her yere ÖZELLİKLE dokundum.Framesini paramparça ettim
5-6 tane hafif tokat attı bana ileri gittiğim için, ama ben de onun kalçalarını tokatladım 3-4 defa :))

Normal bir yiyişmede olabilecek her şey oldu hatta çok daha fazlası oldu ama nofaptaki arkadaşlar için gerisini anlatmayacağım.

Bu kız bana defalarca geveze dedi ilk zamanlarda yani .Sonra ben kendimi gerçi çektim bu sefer o kendisi geldi. Ona iyi geceler demedim diye defalarca sitem etmişti ama bir sefer bile İyi geceler dememiştim mesajlaşma sürecinde. Başlarda soğuk davranan kız , benim onu öpmemden sonra alt dudağımı ısırdı az kaldı kopuyordu amk. Bana öküzsün diyordu .Neden hep böyle değişik insanlarla tanışıyorum diyordu kendi kendine :))

Öğrenci meydanında beraber müzikleri dinledik elimi sırtına attım. Yanımdan ayrılmadı. Arada bir sevgiliyiz artık gibi imalı cümleler kuruyordu ama oltaya düşmedim ve siklemedim. Adımı nasıl kaydedeceksin diye sordu. Adını X instagram diye yazacağım ki diğer X lerle karışmasın dedim (bunu ekşideki trpci bir abiden öğrenmiştim ). Kız çıldırdı.

Sürekli etraftaki minili kızlar için gitsinler buradan gibi şeyler diyordu ve ben de o kızları kesiyordum sürekli . Kaybetme anksiyetini canlı tutmadım direkt anksiyetenin amına koydum 😀 Beni arkadaşlarına tanıtırsın sevgilim diye artık diyordu ama oralı bile olmadım.

Herkesin yanında yanaktan da öptü beni.

Tabi bunları anlatırken bizim sınıfta gözüme kestirdiğim ve sürekli bakıştığımız birkaç güzel kız sürekli bizi kesiyordu. Tanımadığım kızlar da kesiyordu ilginç bir şekilde ama ben aynı bendim farklı olan tek şey bir kız tarafından beğenilmiş olmam sosyal onay belirtisiydi ve dikkatlerini çekiyordum.

Yolda yürürken sürekli koluma giriyordu. Onu yolcularken beni öpmek için beni tuttuğunu gördüm ve öpüp vedalaştım.

Sanırım artık bir sevgilim var :((

Kız kendini zorla sevgili yaptı aq tabak çevirmeye devam edeceğim umarım düşmezler ?

Ayrıca bu sevgili işleri basit bir zihniyet değişikliği biraz spor ve piçlikle halloluyormuş yıllarca boşuna fırsat kaybetmişim diye üzüldüm

Sonuç olarak :
1) Umursamaz Cool İmajı mutlaka lazım.
2) Seksin sorumluluğunu alan dominant, piç ve serseri erkek olduğunu hissettirmelisiniz.
3) Cinsel imalı hafif şakalar çok önemli !!!
4) Kendinizle ilgili bir değişim isteği büyük oranda shit test .Asla taviz yok
5) Dediklerine değil yaptıklarına bakın!!! Sevgili değiliz, arkadaşız , insan arkadaşını öper mi diyordu. Sonrası malum 🙂
6) Kızdan üstün olduğunuzu hissettirmeniz lazım.
7) Kinolar çok önemli !!! El falı mı önerirsiniz , masaj mı yaparsınız bilmiyorum ama o eli tutun aq.
8) Geçici süreli de olsa beraber olduğunuz süreyi güzel yapın eğleceli olun
Kızın bağ kurma isteğini anlayın duruma göre bir şeyler yaparsınız artık orası size kalmış.
9) Her kıza aynı teknikle gidilmez. Kimi başta sıcak olur sonra öpüşür kimi başta sevgili değiliz arkadaşız der sonra alt dudağı morartır. Erkeğin çıkarması lazım kızın içindeki canavarı.
10) Sakin cool eğlenceli modu kazanmak için uğraşın ve bu modda kalın
11) Shit testlere ani ve sert tepki vermek yok. Öfke = Güçsüzlük Kişisel algılamadan hiçbir şeyi , takır takır cevaplayabilirsin.

Doğaçlama espri yeteneği ve hazırcevaplık çok önemli . Tolga Çevik in gösterileri var. Arkadaşım Hoşgeldin , Müdür Naptın, Tolgashow gibi programlar mükemmel. İzleyince zamanla sizin de böyle komik ve umursamazlık düzeyiniz artıyor ve bu çok etkili.

İlk 2 buluşmamın ikisi de kiss close ile kapandı. Belden aşağısına ve göğüs dokunuşlarıyla devam etti evim olsaydı fuck close ile biterdi ama şimdilik mümkün değil. Ayrıca erkekadam hayatımızı değiştirdin
Sağol varol dağ ol ??

Kolay Gelsin herkese.

Konuk Yazar : BenLark

Kızlar kel erkeklerden hoşlanır mı?

Başlığı kızlar soruyor başlığı gibi açtım ama olaya kırmızı hap açısından bakacağız. Tristan İlteriş’in Rahip Modu yazısına şu yorumu bırakmış:

… Ağırlık konusunu sormuştum. Demek ki şüphelerim doğruymuş. Saçlarım zaten dökülüyor, olanlar gitmesin diye uğraşıyorum. Tam da başlayacakken kötü mü oldu, iyi mi oldu bilmiyorum. Malum kel adamı bizim toplumda hatunlar itin götüne sokuyor…

Öncelikle şunu söyleyeyim, “kel adamı kızların itin götüne sokması” malumunuz falan değil. Israrla kel erkek istemeyen bir grup kadın tabii ki var. Ama çoğu kadın bunu takmaz ve hatta kellikte özel bir durum var : Kel kesinlikle istemeyenden fazla kel erkeği (özellikle saçını kazıtırsa) seksi bulan kadın vardır. Evet. Memleketimizde. Sırf kel diye adamı tercih edecek kızlar. Yani bu konuyu konuşmak bile absürt. Yok böyle bir şey.

Fakat burayı yoğun takip eden birinin hala kadınların (bu durumda bazı kadınların zira kızlarsoruyor sitesinde bile çoğu kadın takmam ya da özellikle severim diyor) ne dediğini kutsal kanun gibi alması ve yayması bana çok ilginç geliyor. Kadınlar her yerde kel istemem, 180 altı olmaz, zengin olacak, salamı jumbo olmalı, vs. diyebilir. Bu, aşağıda da açıklayacağım gibi Lig mekanizmasına benzer bir feminen sosyal gelenek. Çoğu erkek bu geleneğin farkında değil.Kadınları kutsal saymalarının da etkisi ile, kadınların ağzından ve klavyelerinden çıkanları uslu uslu gerçek kabul ediyorlar.Günümüzde durum daha da vahim zira internetin gizliliğinde ya da sosyal medyanın ilgi yağmurunda, her kadın forumlarda sanki Elf diyarı güzellik kraliçesiymiş gibi isteklerini saydırıyor. Erkeklerin bunları ciddiye alma nedeni muhtemelen Senin kendi ligin yazısındaki sosyal fenomen : kadın milletinin kollektif CPDsi, erkek milletinin kollektif CPDsinden yüksek algısı (beyin yıkaması) var.

Fakat yiğidi öldürün, hakkını yemeyin. Bu sosyal geleneğin ne kadar zekice olduğuna bakalım.

“Malum kızlar kel erkeği itin götüne sokuyor” sanan erkek kıza yürüdüğünde kafasında daha başından kellik kompleksi olacak. Kızın erkeğin kendine güvenen bir erkek olup olmadığını anlaması için shit test atması gereğini biliyoruz. Giyiminden, dediğinden, görünüşünden vs. bir şey kullanmalı. Bu durumda kullanacağı şey belli 🙂 Gözünün önünde nasıl kullanmasın? Shit testin teması kellik olacak.

Kendi kendini uslu uslu elemeye programlanmış erkek bu shit testi yiyince “şirineye bak duygusal gücümü test ediyor” diyeceğine “aha bak bu da kelliği takıyor amk …  ühü ühü … Müslüğm Babaağ” diye dağılır. Aslında kız özgüven ve duygusal güç test ediyor. Kellik bahane. Karşısında gördüğü de daha yeni tanıdığı kadının tek lafından duygusal olarak etkilenen ve özgüvensiz bir erkek. Kızın milyon yılda evrimleşmiş algoritması hızla değerlendirmeyi yapacak : “bir kadının tek lafından etkilenen erkek diğer erkeklerce alaşağı edilebilir, hayatın daha büyük zorlukları karşısında darmadağın olabilir, eğer ben bu erkeği seçersem ben ve çocuklarım da onunla beraber darmadağın oluruz , vs …”. Bunlar bilinç altında işleyen mekanizmalar ve insanın dilinin gelişmesinden de eski oldukları için çıktılarını “his” olarak verirler ve kız adamdan o anda soğur ve NEXT eder.

Tabii kadın erkek ilişkilerinin gerçek dinamiğinden (kırmızı hap olarak da bilinen gerçeklikten) bihaber erkek kellik konusundan sonra kız buz gibi olunca ne diyecek? “Malum kadınlar keli itin götüne sokuyor”.

Tekrar edeyim : Senin Ligin yazısındaki “erkeklerin uslu uslu kendini elemesi” mekanizması bu. Kellik, boy, para, vs. araç sadece. Asıl amaç duygusal gücü olmayan ve kendine güvensiz erkeğin bunlardan birine bakarak kendini pazardan elemesi.

Tristan’ın yorumunda da gösterdiği gibi gayet tıkır tıkır çalışan ve zekice kurgulanmış bir mekanizma bu … Maalesef sayenizde çalışıyor. Tristan hipergami fobisine rağmen farkında olmadan hipergami propogandasını yayıyor. Kendisini özellikle yaftalamıyorum. Çoğu erkek bunu çeşitli derecelerde yapıyor.

Rollo Tomassi’nin 8 numaralı kanununa ve Senin Ligin yazısında belirttiği “kendi CPD değeriniz ile ilgili algınız ne kadar doğru” sözüne çok iyi bir örnek bu :

Kel olduğu için CPDsinden puan kırılacak sanan her erkek, 8 numaralı kanuna birer örnek. Daha kızla buluşmadan kızın kendisiyle neden yatmayacağını kafasına kazınmış. Tek yapması gereken şey bu kompleksle bir shit teste takılmak.

Vaka Çalışması – İlteriş rahip modu

Abiler merhaba, yazı yazmayı pek bilmiyorum ama yazmam gerektiğini düşündüm. Bir söz var “dinlemeyi bilirsen, en aptaldan bile birşeyler öğrenebilirsin” O hesap benimki de..

11 yıllık ilişki sonrası “artık seni sevmiyorum” sözüyle terkedildim. Ben çok seviyordum, onun da beni çok sevdiğine emindim. Bu kadar emin olmam beni rahatlığa sürükledi. 178 boyum var. 80 kilonun üstüne çıkmışım o ara. Saçlarım iyice alarm veriyor. İş ve aile hayatımda sorunlar var. Ekonomik durumum Allah’a emanet. Efendi olacağım diye eziğin biri olmuşum falan baya sıkıntılıyım yani o dönem. Tabii bir beta olarak bütün bu problemlerimi sevdiceğime anlatıyor onun beni anladığını, bana destek verdiğini düşünüyordum.

Neyse abiler o dönem kız arkadaşım okulu bitirdi ve kpss dersanesine başladı. Benimle çok ilgisiz. Zorla buluşuyoruz. Buluştuğumuz da gereksiz yere gerginlik yaratıp kavga çıkarıyor, ağlıyor, sızlıyor. Ben de bir bok anlamıyorum tabi. Şimdi buraya dikkat! Birgün iş yerime geldi, konuşuyoruz falan şöyle dedi ; ” meriç var ya dersanede, çok komik taklidimi falan yapıyor benim”.  Ben de güldüm çok takılmadım.. Neyse kavga dövüş devam ediyoruz ilişkiye. Mesaj attı birgün “bitti artık yapamıyorum. seni artık sevmiyorum”. Ben dedim ” böyle mesaj ile olmaz gel yüzüme söyle”. Hay hay dedi. Buluştuk. Çatır çatır saydırdı suratıma : “senin dertlerinden bıktım, kendi hayatını mahvediyorsun benimkini mahvetmene izin vermiycem. Artık sevmiyorum seni. Zorla mı devam edeyim? Acıdığım için mi yanında olayım ? ” ben aptal oldum tabi sokak köpeği gibi inleye inleye dinliyorum sadece. “Bitti ilteriş dedi. Çık git hayatımdan ve sakın bana pişmanlık yaşatma. “Peki” dedim ilerledim. Ocak 2016 bir kar yağıyor o gün efsane.

İlteriş durur mu? Alkol sigara ver yansın ediyorum amk. İlyas Yalçıntaş, Oğuzhan Koç, Orhan Ölmez, arabesk rap (ulan yazarken kendimden utandım) ılık ılık akıtıyorum hergün. Arkadaşlarım geliyor “unut oğlum şu kızı” , “ben unutmak için sevmedim” falan kafasında yürüyorum. Sabahın köründe arabesk ile başlıyorum. Hatta bir gün ofiste yarak kürek şarkılar dinlerken bir kadın “ilteriş ağlıyor musun sen yeaaa” dedi. Yerin içine girmek istedim o an.

Daha sonra (en az 6 ay) bu durumu kabullendim. Uyku uyuyabilir hale geldim. Bu sefer de neden diyorum neden? Neden sorusunun cevabı aklıma geliyor aslında, adım gibi biliyorum neden terk edildiğimi fakat bu sefer de bunu kabullenmek istemiyorum. Ufak bir araştırma yaptım ve sonuç “meriç var ya dersanede, çok komik taklidimi yapıyor benim ” dediği o meriç var ya, he işte o meriç ile sevgili olmuş evlilik hazırlığı yapıp çeyiz diziyormuş (babayın düşmanlarını sikeyim).

Burada bir şeyler oldu abiler.. Burada işler nefrete dönüştü. Burada anladım ki mesele BENİM mesele BEN ile BENİM aramda. Orada burada kadın- erkek ilişkileri hakkında okurken MGTOW ile tanıştım. oradan da ERKEKADAM.ORG ile ve hikaye burada değişti (haziran 2017 ).

Sıralı liste okurken RAHİP MODU benim dönüm noktam oldu..

Neleri hayatımdan çıkardım ;
-İçki sigara uyuşturucu yok (az var )
-Porno, tatmin yok
-Arabesk/slow saçmalığı yok.
-Kimsenin hayatına bok atmak, özenmek yok.
-Gereksiz arkadaşlar, boş sohbetler yok
-Bir günümün diğeri ile aynı geçmesini sağlayacak hiçbir şey yok.
-Karı gibi mızmızlanmak ona buna dert yanmak yok.

Neler var ;
-Ağırlık kaldırmak var.
-Bir konu hakkında araştırma yapmak, okumak, bir şeyler hakkında bilgi toplamak var.
-Kılık kıyafeti yenilemek var.
-Eksikliklerini kabul edip onları zırh haline getirmek var.
-Saçma bir özgüven var.
-ağılık kaldırmak demişmiydim AĞIRLIK KALDIRMAK var.

Burada çoğu kişi şöyle düşünüyor; “ne değişecek amk”, “değiştiğini nasıl anlayacağım” , “kadınlar paraya gelir,paradan haber ver”. Ben böyle düşünmedim, sadece yaptım. KENDİME yaptım. Ne yaparsam KENDİM için yaptım. Tabi bu süreçte ERKEKADAM.ORG sıralı listeyi tekrar tekrar okuyorum. Not alıyorum. Altını çiziyorum. Çıktı alıp A4 kağıttan beğendiğim kısımları kesip duvarlarıma asıyorum. İnanın dostlar, değişim sürecini anlayamadan kendimi sahalarda buldum. Göz göze geldiğim her kız gözlerini önüne eğiyor, geceleri sürekli bir yerlere davet ediliyorum (çoğunu spora gitcem diye reddediyorum ama çoğu zaman param olmuyor). Kızlar benimle konuşmak için can atıyor. Abartmıyorum bakın iş ortamında, sosyal ortamlarda çoğu kadını ıslatıyorum. Hipergamisini kontrol edebilen duduklarını ısırmakla yetinirken, kontrol edemeyen (eski kaşar tipler) kucağımda zıplarken “ilteriş, ben ne zaman bu kadar aşık oldum sana” diyor. Gülüp geçiyorum. “Ne olur gitme bütün gün sevişelim” diyor kadın akşam daha genç bir kızla buluşacağımı, dinlenmem gerektiğini söyleyerek reddediyorum yine. Ve bu tarz, kadınlarda büyük bir arzu/istek/yanma /ıslanma ne derseniz onları uyandırıyor. Hatta yakın zamanda şöyle bir teklif aldım. Sana ben bakarım. Evini tutarım. Benim param ikimizi de yeter. (bunları diyen kadın 11 yaş büyük benden) ben özgürlüğüme düşkünüm diyerek bu teklifide reddettim.

Buradan sonra ki kısım saha raporları, hatun avı bölümü ve ne sıklıkla seks yaptığıma giriyor..

Son olarak; Benim sevdiceğim başka abi, bu kız bana değer veriyor abi, beni seviyor abi, evlencez abi, onun yaşadıklarını bilmiyorsun abi diyen parazitler için de şöyle bir dip not; geçen hafta bestekar da bir kızla tanıştım. Memur imiş kendisi. 2 erkek 3 kız oturuyorlardı. Tanımıyorum hiç birini. GİRDİM, HATUNU ALDIM ÇIKTIM masadan. Geceyi beraber geçirdik. Uyandığımda çıkmak için hazırlanıyordu. Acelen ne gibi bir soru sordum.. ve efsane bir cevap geldi.. “NİŞANLIMIN ABLASI İLE ALIŞVERİŞE GİTCEZ” …

Yazımı Mahmut Beyin efsane cümlesi ile bitiriyorum.

Not : Bu yazılanlar saçma geldi ise, sizi şuradan dışarı alalım hanımefendi.

Senin kendi ligin

“Rollo, Oyun farkındalığıyla ve kırmızı hapla yeni tanıştım.  Dönüşümümden beridir her geçen gün daha fazla kızla görüşüp daha başarılı oluyorum ama gerçekten çok güzel kızların benim seviyemin (ligimin) çok üstünde olduğunu hissetmekten kendimi alamıyorum.

Bu konuda tavsiyen var mı?”

Tomassi’nin 8 Numaralı Demirden Kanunu

Bir kadının seninle niye yatmayacağını anlamasını HER ZAMAN kadına bırak, asla bunu onun için yapma.

Feminen buyruğun sosyal buyruk olarak devam edebilmesinin önemli bir parçası, kadınların temel cinsel seçiciler olmasını muhafaza edebilmektir. Daha önceki yorum ve yazılarımda detaylandırdığım gibi bunun anlamı,  bir kadının cinsel stratejisinin gereksinim duyduğu şey, kadının çekiciliğinin izin verdiği ölçüde en iyi erkeği seçebilmesidir.

Bu tam anlamıyla hipergaminin tanımıdır ve bireysel seviyede, en damardan fişe takılı erkekler hariç tüm erkekler bunu çeşitli seviyelerde bilirler. Fakat, birçok erkeğin kaçırdığı şeyin, hipergaminin sosyal ölçekte ne kadar karmaşık olduğudur. Hipergaminin toplumda egemen pozisyonunu muhafaza edebilmesi için, feminen buyruğun varolan karmaşık sosyal gelenekleri muhafaza etmesi, yenilerini icat etmesi ve normalleştirmesi gerekmektedir. Bu geleneğin kapsama alanı, hayatın başından itibaren devam eden bireysel koşullanmadan, büyük ölçekli sosyal mühendisliğe (örneğin feminizm, din, hükümet, vs.) kadardır.

Kişiselden sosyal ölçeğe çalışan sosyal geleneklerden biri de “ligler” (seviyelerdir). Sosyal Eşleşme Teorisinin temel fikri şudur : “diğer herşeyi eşit alırsak, bir birey kendi çekiciliğine yakın ya da benzer bir bireyi çekici bulup, onunla eşleşir.” Başka her şeyden soyutlandığında, liglerin arkasındaki temel fikir budur. Lig mantığının sosyal geleneği, “diğer herşeyin eşit olmadığı” yerde, feminen buyruğu desteklemek için kullanılan ve aynı zamanda sosyal eşleşme teorisini destekleyen bir gelenektir.

“Lig”lerin gizli fonksiyonu ise, erkekleri kadınların cinsel onayı için kendi kendilerini önceden elemelerine teşvik etmektir.

Sosyal durum gelişip karmaşıklaştıkça, erkeğin kaynak ve güvenlik sağlayıcı birinin kişisel özelliklerini taklit etme yetenekleri de gelişip karmaşıklaştı. Başka deyişle, daha düşük seviyede erkekler bile kadınların cinsel filtrelerini yanıltacak ve cinsel stratejilerini by-pass edecek kadar akıllı hale geldiler. Hızla artan karmaşıklık nedeniyle kadın için, gerçekten uygun adayı rol yapandan, sapla samanı  birbirinden ayırmak güçleşti. Her yeni nesilde, bu dedektiflik işini kadınların kendi başına yapmaları beklenemez hale geldi. Bu nedenle de feminen buyruk erkekleri yardıma koştu ve feminen tanımlı toplumda varolabilmeleri için takip etmeleri gereken, içselleştirilmiş sosyal doktrinler yarattı.

Lig konsepti de bu doktrinlerden biri. Bir kadının cinsel yakınlığını hakedecek biri olup olmadığınızla ilgili şüphe, önceden koşullanmış, “onun seviyesinde / liginde olmadığınız” fikrinden kaynaklanır. “Eğer yapamayacağını düşünürsen, (yapamazsın ve ) doğru düşünmüş olursun” sözü burada geçerlidir. Yürüme korkusunun çoğu, kendi kişisel imajınızdan gelir – Ben HB9 bir kıza yürüyecek kadar yakışıklı, varlıklı, eğlenceli, kendine güvenli, ilgi çekici, iyi giyimli biri miyim? HB 6? Karşı karşıya olduğumuz tehlike çok yükseği hedefleyip başaramamak değil, çok alçak bir noktayı hedefleyip başarıya ulaşmaktır.

Cinsel pazarın değerlendirmeye dayanan standartlarının gerçekliğini tartışmıyorum – cinsel pazar çoğunlukla zor ve acımasız bir gerçeklik. Yapmaya çalıştığım, en fazla HB7 bir kızın seviyesine çıkabileceğinizi düşünme sebebinizi size göstermek. Yakışıklılık önemlidir. Oyun, para, kişilik, yetenek, vs. de önemlidir. Ama kendi öz değerlendirmeniz gerçekçi mi? Yoksa feminen buyruğun sizi inandırdığı lig mentalitesini baz alarak, cinsel pazarda değerinizi gönüllü olarak ve kendi elinizle mi azaltıyorsunuz?

Ligin Ekonomisi

Lig Mentalitesinin erkekler tarafından içselleştirilmesi, erkeklerin kendi kendilerini eleyerek kadınlar için daha iyisini daha kötüsünden ayıklamalarını sağlamaktır. Fakat bunun yanında, lig mentalitesi kadın milletinin toptan değerinin arttırılmasına da hizmet eder. Tüm ekonomik varlıklar gibi, feminen buyruk da piyasa değerini arttırma yeteneği üzerinde yaşar ya da batar. Feminen buyruk aslında bir pazarlamacıdır. Buradaki üzücü ironi ise şudur : geçtiğimiz ve şimdiki yüzyılda feminen buyruk kadın milletinin cinsel pazar değerine büyük değer atfederken, birey olarak kadınların değerine vurgu yapmamaktadır. Erkeklerde ise durum tam tersidir : erkeklerin CPDleri oldukça bireyselleşmiş iken, erkek milletinin cinsiyet olarak toptan CPDsinin değeri düşmüştür.

Demek istediğim, kollektif olarak kadın cinselliği, “ödül” olmaktan daha azına razı olmayı kaldıramaz. Tüm vajinalar altın standart olursa, erkek cinselliğinin değeri daha düşük olacaktır. Tanım gereği, erkeklerin kollektif cinselliği, kadınların cinselliğinin seviyesinin / liginin altındadır.

Bunu daha da açıklamak için, çoğu (değişik derecelerde beta) ortalama erkeğin, ortalama bir kadının “mucizevi bir ödül” olan ilgisi ile “kutsandığını” düşünelim. Güç dengesi başından feminen çerçeve içinde tanımlanmıştır. Erkeklerin nesnel olarak ortalamadan öte olmayan kadınları bile ONEitis yapabilmelerine şaşmamalı. Zaten lig şemasının amacı da budur – erkeklerin öznel bir şekilde, nesnel koşullarda aynı seçiciliğin yanından geçemeyecek kadınlara bağlanmasını sağlamak. Roissy zamanında, bir erkeğin sağlıklı bir ilişki yürütebilmesi için kadını tarafından 1 – 2 CPD puanı yukarıda algılanması gerektiğini varsaymıştı. Feminen buyruğun kadın cinselliğinin daha değerli olduğunu vurguladığı günümüzde, bu oldukça zor bir koşul. Ve daha buna, günümüz kadınının, yükselen sosyal medya tarafından aşırı şişirilmiş özdeğer algısını katmadık bile.

Ligi Oyuna Getirmek

Yukarıdakilerin hiçbirisi, lig / seviye kavramında gerçeklik payı yok demek değildir. Gerçek sadece erkeklerin “inandırıldıkları” şeyden farklıdır. Feminen buyruk erkekleri lig / seviye kavramına inandırırken, kadınların seviyesini toptan bir değere ortalayıp, tek tek kadınların aynı lig hiyerarşisini bypass etmesine çalışır. Erkeklerin kendi derecelendirme sistemleri olduğunu söylemeye gerek yok – bunlardan en popüleri fiziksel özelliklere dayanan HB 10 ölçeğidir. Söylemeliyim ki feminen buyruk içinde erkeklerin kadınları derecelendirdikleri her sistem, alay edilecek, utandırılacak ve şeytanileştirilecektir. Ama biz bunları zaten biliyoruz.

İrrasyonel kendine güven, Lig kavramını kenara atmak ve bu kavramdan kurtulmak için iyi bir başlangıçtır. Oyun farkındalığı olan erkek, biraz kurnazlık ile lig kavramını lehine bile kullanabilir. Bir kadına lig / seviye zihniyetini takmadan, neredeyse bir Zen ilgisizliği ile yaklaşarak, feminen gerçekliğin kontrol edebileceğinden fazlasına sahip olduğunuz mesajını gönderirsiniz. Alfayı çekici yapan, feminen buyruğu tam da bu şekilde sikine takmamasıdır; küçük yaşlarda koşullanması gereken kurallardan ya bihaberdir ya da bu kuralları zerre sikine takmaz. Görünür derecede “liginizin / seviyenizin üstünde” bir kadını oyuna getirmeye çalışmanız, feminen senaryoya şüphe tohumu ekerek onu alaşağı eder ve sizin algılanan değeriniz konusunda hayalgücünü tetikler. Şüphe çok güçlü bir silahtır, aslına bakarsanız Lig konsepti zaten erkeğin kendi değeri hakkında şüphesi üzerine inşaa edilmiştir. Lig gibi kadınların dayattığı sosyal geleneği reddederek bu aleti avantajınıza kullanın.

Rollo Tomassi : Kırmızı Hap camiasının en önemli figürlerinden biri olan Rollo Tomassi'nin The Rational Male kitabı her erkeğin okuması gereken başucu eseri. Oldukça popüler olan The Rational Male bloğunun da sahibi de olan Rollo, The Rational Male - Preventive Medicine (Volume 2) ve The Rational Male - Positive Masculinity: Positive Masculinity (Volume 3) adlı kitapları ile ilk kitabındaki fikirleri daha da geliştirdi. Rollo Tomassi'yi burada Rollo Tomassi etiketinde de takip edebilirsiniz.

Çeviri : A Leauge Of Your Own

Sosyal dominantlık ve dominant olmanın yolu

Dominant olmak konusunda çok soru geliyor ve çoğu sorudan anlaşıldığı kadarıyla dominant olmak oldukça yanlış anlaşılıyor. Bu sadece bize özgü bir problem değil. Global kırmızı hap camiasında oldukça yanlış anlaşılan bir kavram dominantlık. Çoğu erkek dominantlığı astlarına ya da içinde bulundukları grubun daha az dominant erkeklerine karşı emirler yağdırırken yanlarındaki kadının onları izlemesi ve bunu sosyal statünün bir kanıtı olarak görüp o adamla hemen yatma isteği duyması gibi algılıyor. Arkadaş grubunda nasıl dominant olurum sorusu soranların çoğunun bu yanlış anlamaya sahip olduğunu düşünüyorum.

Nasıl sosyal dominant olunur sorusu mesela Eğlenen Ustalık yazısında çok gelmişti. Bir başka sıkça sorulan soru da erkeklerin erkeklere nasıl davranması gerektiği konusu. Bunlar genelde dominantlıkla ilgili ve soruların cevapları basit, ama uygulaması çok zor.

Dominantlığın en önemli 2 kaynağı ve geliştirme yöntemi vardır : Disiplin ve duygusal dokunulmazlık.

Disiplin

Disiplinli olmak, kendine egemen olmak demektir. Kendine egemen olamadan dominant olmaya çalışan erkek dışarda anca dominantlık taslar. Sonunda da tabii grup tarafından ağzının payı verilir. Nasıl daha dominant olurum sorusunu soran adam eğer disiplinli değilse, yani yapmak istediği şeyleri (örneğin ağırlık kaldırmak, derslerine çalışmak, vs.) yapması gereken zamanda yapmayı ve yapmaması gereken şeyleri yapmamayı beceremiyorsa (sigara içmemek, porno izlememek, vs), sorusunun cevabı basit : disiplin. Disiplin yoksa, dominant olmak da yok. NOKTA. En azından kendini disiplin altına almadan dominant olman mümkün değil. Hayatının disiplin altına alamadıktan sonra, şöyle kazak erkek davranayım, şöyle sert erkek olayım diye tüyolar aramak nafile çaba. Tekrar ediyorum. Disiplin yoksa dominantlık da yok. Eğer grup içinde ezilen biriyseniz tabii diklenmeniz gerek ya da grubu terk etmeniz. Ama disiplinsiz biriyseniz, ne yapacağınız ya da yapmanız gereken şey belli. Disiplinli olmak. Disiplin yoksa, niye dominant değilim diye sormak çok absürt. Ya da disiplinli olma kısmından kaytarıp yine de dominant olmanın yollarını aramak.

Duygusal Dokunulmazlık

Dominant olmanın çok sevdiğim bir tanımı daha var :

DOMİNANT OLMAK demek en temelde kadınların ve aslında diğer herkesin üzerinizde, özellikle ama özellikle, psikolojiniz ve duygularınız üzerinde, hiçbir ETKİ VE GÜCÜNÜN OLMAMASI demektir.

DOMİNANT OLMAK demek sizin üzerinizde sadece sizin gücünüzün olması demektir. Ben buna DUYGUSAL DOKUNULMAZLIK da diyorum. Duygusal gücün bir alt kümesidir.

Bu ikisi üzerine ek olarak sorumluluk almaktan ve karar vermekten de çekinmezseniz, grup içinde dominant biri haline gelirsiniz. Unutmayın, insan topluluğu kurt sürülerinden çok daha karmaşık bir sosyal grup. Özellikle kaba ve açık güç gösterileri şeklinde dominantlık, topluluk tarafından reddedilir.

Dominant olmak, emir ve istek yağdırmaktan ya da insanlarla ağız dalaşına girip zaferle çıkmaktan çok daha fazlasıdır. Dominantlık disiplin ve duygusal dokunulmazlıktan geldiğinde konuşmanıza, suskunluğunuza, kıyafetinize, kariyerinize, sosyal statünüz gereği muhatap olduğunuz insanlara karşı tavırlarınıza, hoş gördüğünüz veya görmediğiniz şeylere yansır. Hareketlerimiz ne kadar dışa dönük olursa insanların (ve özelinde kadınların) o kadar dikkatini çekeriz gibi bir düşüncemiz var; fakat aslında insanlar hareketlerimizin ince ayrıntılarına düşündüğümüzden çok daha fazla dikkat ediyorlar. Yani az hareketle çok iş başarmak mümkün ki dominant ve karizma birinin alametifarikası budur.

Bu açıdan baktığınızda, dominant olmanın neden kontrol manyağı ya da aşırı kıskanç olmak ile ilişkili olmadığını anlarsınız. Kontrol manyağı ve aşırı kıskançlık ÖZGÜVEN eksikliği göstergesidir. Bir erkeğin kadınını kendine gerçekten bağlayacak arzuyu onda uyandıramaması / uyandıramayacağına inanması ve bunun yerine o bağı zorla kurma ihtiyacının sonucudur. Dominantlıkla da alakası yoktur.

Bu dışa dönüklük ve güç gösterisi yanlış anlamalarını şu tür sorularda hissedebilirsiniz:

hocam peki alfa erkeği arkadaşlarına karşı nasıl davranıyor?? Bütün betaları etkisi altına mı alıyor yoksa onların yanında normal mi takılıyor? Veya arkadaşlarını vezir/rezil yapabiliyor mu? Kısaca arkadaşlarının yanında nasıl davranıyor.

Öncelikle bu sitede defalarca belirttik. Alfa davranışlara sıfattır, insanlara değil. Tamam alfa erkek lafını biz de çok kullanıyoruz ama bunu kullanırken bu ayrım hep aklımızda. Alfa davranışlar ve alfa davranışları çok daha fazla ve tutarlı şekilde sergileyen erkekler vardır ve biz bunlara alfa diyoruz.

İnsan alfası deyince kafanızda kurt sürüsünün alfası gibi bir erkek canlanmasın. Birincisi, insanda alfa davranışları, alfa kurt gibi arada sırada diğer kurtları ısırıp haddini bildirerek olmaz. Yukarıdaki gibi disiplin ve duygusal dokunulmazlıkla, grup içinde ittifakları koruyup beslemek ile olur.

İkincisi, insan gruplarında birden fazla alfa karakterli erkek olabilir. Elit komando takımlarını düşünün. Hepsi alfa, bir liderleri olmasına rağmen. Öyle ben lider olacam, gruba sözümü geçireceğim yoksa betayım, ben lidersem alfayım gibi absürt düşüncelere en güzel cevap.

Şu bir gerçek : Eğer karakter olarak kadınların “iyi çocuk” diye tanımladığı bir insansanız, sadece kadınlarla değil herkesle dominant olmalısınız. Ama dominantlığın anahtarı disiplin ve duygusal güçte (duygusal dokunulmazlık). Boş efelenmelerde ya da ezme / ezilme mekanizmalarında değil.

Sosyal Eşleşme Teorisi

Erkeğin zengin olduğunu nasıl anlarsın …

Bu şakaya çok güleriz ama şaka neden bu kadar komik? Komik çünkü insanlar, diğer tüm yüksek seviyeli hayvanlar gibi, bilinçaltında algısal karşılaştırmalar yapacak yetenektedir. Bu şaka komik zira sistemdeki dengesizliği görebiliyoruz ve kişisel duruma göre çıkarsamalar yaparak sonuçlara varabiliyoruz. Sosyal Eşleşme Teorisi’nin temelinde bu vardır.

Sosyal Eşleşme Teorisi, temek olarak şöyle tanımlanabilir : diğer herşeyin eşit olduğunu varsayarsak, bir birey kendisiyle aynı ya da benzer derecede fiziksel çekiciliğe sahip birine çekim duyup onunla eşleşecektir.

Bu oldukça bilinen bir sosyal psikoloji teorisidir, Oyun teorisyenleri tarafından yaratılmış bir kavram değil. Fakat, teori cinsel pazar dinamiklerinin oyun ve statü gibi değişkenleri eklenmeden önceki çerçevesine vurgu yapar.

Bu, birçok kültür ve toplumda doğal olarak ortaya çıkan bir şeydir. Teorinin püf noktası ise tabii ki “diğer herşeyin eşit” olmasıdır. Fakat saf bir şekilde, cinsel çekimin ve eşleşmenin herşeyden soyutlanmış bir ortamda gerçekleştiğini varsaymayacağım. Tam tersine, bilinç altında çalışan bir psiko-biyolojik prensibin kişisel (mikro) seviyeden bütün bir kültürün (makro) sosyal psikolojisine etki eden diğer psikolojik şemaları nasıl ortaya çıkardığını göstermek istiyorum.

“Kadınlar neden aldatır” ya da erkekler neden arketip şekilde güzel kadınlarla seks yapmak istemeye meyillidir gibi konularda daha önce forum postlarında yazdığım gibi, bu arzunun temelinde psikolojik olarak evrimleşmiş bir fırsatçılık vardır. Bu fırsatçılık, kendimizin ve çocuklarımızın hayatta kalması için, bu tür doğal karşılaştırmaları yapma ve onlardan sonuç çıkarma yeteneğimiz üzerine kuruludur. Bu bize bin yıldan fazla süredir o kadar yarar sağlayan bir mekanizmadır ki, doğal karşılaştırmalar yapabilme kapasitesi, çevremizi deneyimlememizin otonom ve bilinçaltı bir öğresi haline gelmiştir. Hayatta kalma açısından, daha büyük elmayı yememizin daha küçük elmayı yememizden daha iyi olduğunu biliriz. Biyolojimizin bizi ittiği şeyleri istemeye eğilimliyiz. Ve bunun üzerinden bu tür isteklerimizi en iyi şekilde tatmin edeceğini düşündüğümüz idealler geliştirmeye meyilliyiz.

Daha önce belirttiğim gibi, çekiciliğin ve cinsler arasındaki ilişkinin herşeyden soyut bir ortamda gerçekleşmediğini ve (çoğu tahmin edilebilir) değişkenlerce etkilendiğini anlıyorum. Ama Sosyal Eşleşme Teorisi, cinsel çekim ve eşleşme sürecinden çok seçim motivasyonları ile ilgilidir. Fiziksel görünüm, cesaret, vs. gibi şeylerin cinsel çekim üzerindeki etkisinin önemi konusunda sürekli soru alıyorum. Kendi tecrübelerime göre söyleyebilirim ki bunların cinsel çekim üzerinde tabii ki etkisi var. Şişman bir erkek, Fitness America yarışmacısını, bu ikili arasında başka özel bir etkileyici faktör yoksa, cinsel olarak etkileyemeyecektir. Bu cinsel çekimin şişman erkeğe yönelik nitel ve gerçek bir arzu üzerine kurulacağını da savunmayacağım. Ortada ciddi olarak dengesiz bir sistem var.

Sosyo-ekonomik, entellektüel, duygusal seviye, vs gibi şeyler eşit alındığında, kendiniz ile benzer fiziksel görünümde insanlardan etkilenip, onları etkileyebilmeye meyillisiniz.  Bu, “o kız / erkek benim seviyemin / ligimin üstünde” zihniyetininin temelindeki psikolojik şemadır. Bunlar daha idealize fiziksel özelliklere sahip özellikteki kişileri etkileme ve onlarla eşleşme ihtimalinin azlığının bilinçaltında anlaşılmasının göstergeleridir. Kişi dengesizliği kendi algılar ve ihtiyaçlarını karşılamak için (burada seks) daha olabilir fırsatlar için kendi kendini kısıtlar.

“Zengin erkek” fotoğrafına bir daha bakın. Bu dengesizlikteki kadının “servet avcısı” (golddigger) olduğunu varsayarız. Bunu da Sosyal Eşleşme Teorisinin içselleşmiş anlayışı ile yaparız. Başka ne sebeple, tanga giyen (cinsel olarak boşta olduğunun göstergesi) görece çekici ve iyi vücutlu bir kadın,obez bir erkekle olsun ki? Eğer erkek bunu dengeleyecek başka şeylere sahip değilse nasıl olabilir? Fotoya  bakar ve güleriz. Kadınlar, fotodaki kadının erkeği gerçekten arzulamadığını ama başka ‘kaynaklar” sağlayabilmesine aşık olduğunu düşünerek olayı rasyonelleştirir. Yüzeysel mi? Belki. Ama bu yine de özellikle kişilerin bireysel durumlarını bilmediğimizde kullandığımız doğal karşılaştırma içgüdülerine sahip olduğumuzu gösterir. Kadının erkeği gerçekten seviyor olma ihtimali vardır ama bizim ilk aklımıza gelen bu değildir. Aslına bakarsanız, bu ihtimali düşünmek bile önemli miktarda eğitim ve zihinsel çaba gerektirir çünkü Sosyal Eşleşme karşılaştırması bizim doğal fabrika ayarımızdır.

Son olarak da, Sosyal Eşleşme Teorisi’nin AFCizmin ve ONEitis‘in üzerinde yükseldiği ana ayaklardan biri olduğunu söyleyeyim.  Bu iki şemadaki reddedilme korkusunun temelinde, Sosyal Eşleşme Teorisi’nin bilinçaltı kavrayışı vardır. ONEitis özellikle “ben bir daha bu kadından / adamdan daha iyisini bulamayacağım” fikrine neden olan, dengesizlik öz algımızdan kaynaklanır. Bir kişi ilişkisinin Sosyal Eşleşmede bir dengesizliği temsil ettiğini düşünürse, o ilişki ne kadar kötü olursa olsun kalıp onu tolere edebilir. İdealize edilmiş bir partnerden gelen suistimal, daha az idealize edilmiş ve anonim birinden gelen reddedilmeye yeğlenir.

Bu yazıyı neden yazdığımı düşünebilirsiniz. Geçenlerde kendisini feminist olarak tanımlayan biri ile tartıştım. Modern insan toplumunda cinsel pazarın olması fikrini tamamen reddediyordu. Cinsel pazarın altındaki cinsel dinamiği reddetmiyordu. Bunun insanlığa, insanlık dışı ve uygunsuz bir etkisi olduğunu düşünüyordu. Bu tartışmaya kadar, ben cinsel pazarın ve cinsel pazar değerinin kişilere uygulanması fikrinin herkesçe kabul gördüğünü düşünüyordum.  Cinsel pazar evrensel olarak çalışan ve bazılarının başarılı, bazılarının başarısız şekilde manevra yaptığı bir yerdi.  Bu fikrin reddedilmesi ya da onu sosyal olarak değiştirmeye çalışmak, bu pazarda oynanan oyunun acımasız olduğunu kabul etsem de bana absürt geliyor. Benim karşı argümanım, Cinsel Pazarın insanlığın daha isabetli bir temsilcisi olduğu ve insan olarak başarılı evrimimizin Cinsel Pazarın acımasız gerçekleri sayesinde meydana geldiği idi. Hatun dinlemedi bile.

Çeviri : Social Matching Theory

Rollo Tomassi : Kırmızı Hap camiasının en önemli figürlerinden biri olan Rollo Tomassi'nin The Rational Male kitabı her erkeğin okuması gereken başucu eseri. Oldukça popüler olan The Rational Male bloğunun da sahibi de olan Rollo, The Rational Male - Preventive Medicine (Volume 2) ve The Rational Male - Positive Masculinity: Positive Masculinity (Volume 3) adlı kitapları ile ilk kitabındaki fikirleri daha da geliştirdi. Rollo Tomassi'yi burada Rollo Tomassi etiketinde de takip edebilirsiniz.

Tek boynuzlu at (Unicorn) nedir?

Kırmızı hap camiasında “tek boynuzlu at” (unicorn) olarak tabir edilen bir kadın tipi vardır. Bu bataklık gülü, feminizmin kıyamet sonrası nükleer çölünde açan bir çiçek, nadide bir hatun tipidir. Feminizm veya feminen buyruğun ahlaksızlığı bulaşmamış, bu devirde kendini bozulmadan saklamayı başarmış, hipergamisi 100% kontrolü altında, otomatikman evlenilecek kadın olan kadındır. Karşına çıktı mı ONEitis manaytis demeden yapışacan,kaçırmayacaksın hacı(!) …. derler.

Bu konu bize gelen maillerde sıklıkla tekrar edildiği için bir süredir yazmayı planlıyordum ama dün Twitter’da Family Alpha’nın tweetlerinden birinde görünce kendi görüşümü belirteceğim. Bazı arkadaşlar, kırmızı hapı özümsemiş (!) oldukları için KH teknikleri ile, tam zor bulunur olan bu kızı nasıl elde ederim diye soruyorlar. Aşağıdaki kısım size.

Unicorn’a unicorn denilmesinin bir nedeni var. Çünkü gerçek hayatta yoklardır. Nasıl tek boynuzlu atlar, Noel Baba ya da biz küçükken öğretmenlerimize bizden haber taşıyan küçük kuşlar yoksa, bunlar da yoklar.

Yanlış anlamayın. Evlenilecek kadın – evlenilmeyecek kadın ayrımı yok demiyorum. Ya da kız arkadaşı materyali olup olamayacak kadın ayrımı. Bu ayrımlar bariz varlar ve buna çok iyi dikkat etmeniz lazım. Ama o idealize tek boynuzlu kısraklar yok diyorum. Hani olsalar bile Anadolu Parsı gibi yaratıklar. Nesli tükenmedi ise bile görüp görebileceğiniz tek yer başkasının kafeslediği hayvanat bahçeleri veya bir avcı tarafından vurulduğu fotoğrafları. Pratik olarak gerçek hayatta / belgesellerde karşılaştığınız kedinin Anadolu Parsı olma şansı sıfırdır.

Sizin unicorn sandığınız şey, ONEitis.

Peki abi bazı çiftler görüyorum böyle kadın resmen adam için yaratılmış, ideal feminen bir kadın. Bu da mı unicorn değil be … Peki değilse ne hakim bey?

Sizin gördüğünüz şey gol pardon unicorn değil. Çerçeveye bakıyorsunuz. Evliliğinin ve ilişkisinin çerçevesini başından belirlemiş ve kadını bu çerçeveye çekmiş bir erkeğe bakıyorsunuz, tek boynuzlu kısrak olan bir hatuna değil.

Kırmızı hap Disney masallarını bile elinin tersi ile iterken, Antik Yunan mitolojisi ve sihirini mi bünyesine katacaktı? Unicorn, erkeğin dünyanın şartlarına göğüs gerebilen, güçlü ve gerçekçi olgunluğa ulaşmak için göstermesi gereken çabayı göze alamayıp, bir yerlerden bulup içmek istediği sihirli haplardan biridir. Gerçek dünyada böyle haplar yok maalesef.

Peki ne var?

Çerçeve var. Herşeyin üstünde.

Kadını hayatının merkezi ve misyonun yapmamak var. Hangi kadını olursa olsun. Bkz. Amcığın 16 Buyruğu (III. Önceliğin kendi misyonun olmalı, kadının değil)

Oyun var.

Çekici ve maskülin olmak var.

Ağırlık kaldırmak var.

Kırmızı hap var.

Bir de eğer bu unicornu uzaktan seviyorsanız, havanızı almanıza rağmen peşinde koşuyorsanız, o özel kadının peşinde koşmayın.