Mahmut Abi, başıma çok kötü bir şey geldi. Üniversitenin kütüphanesinde ders çalışıyordum, mola vereyim dedim dışarıya çıktım. Güzel bir kız gördüm, 2 kişilerdi. Yani 2 kızdı ve gözüme kestirdiğim kişiyle göz teması kurarak merhaba diyerek başladım ve biraz sohbet ettikten sonra kahve içmeye davet ettim.
Kız benle gülümseyerek konuştu, sonra erkek arkadaşım var dedi.Ben de tamam dedim ve tekrar ders çalışmaya döndüm. Tam oturacakken omzuma birisi dokundu arkama baktım 4 kişilerdi. Gelsene birader sen bizle dedi ve gittim.
Üniversitede direkt ve hızlı oyunun tehlikelerinden biri de bu.
İşte soru sordular sen daha yeni dışarda mıydın diye evet dedim. Yürü gel kantine gidiyoruz dedi kantin ne alaka dedim gel görürsün dediler. Gittik işte.
Gitmesen daha iyi.
Bu erkek arkadaşı olan kahveyi aldı. Al onu eline şimdi gidip tekrar o kızdan özür dileyeceksin dedi. Ben bilmiyordum erkek arkadaşı olduğunu bilsem yanına zaten gitmezdim karaktersiz birisi değilim dedim. Sonra zaten kütüphanenin bahçesinde tekme attılar 4 kişilerdi bir şey yapamadım.
4 kişiye bir şey yapamazdın.
Kız ayırmaya çalıştı da tabi olan oldu, sonra kızdan özür dilettirdiler ben de çıktım gittim.
Mide bulandırıcı kız arkadaş tipi. Yani sen psikopata olsan, azıcık medeni olmasan, biri kendisine yürüdü diye erkek arkadaşını bıçaklatacak saçma sapan bir kız. Erkek arkadaş da ayrı saçma sapan biri.
Abi çok kötü travma oldu bu bende ben 20 yaşındayım.
Tabi az rastlanır iki öküze denk gelmişsin, kötü olmuş. Ama olayı yükseltmeden atlatmışsın, bence bir daha direkt ve hızlı yürüme yapma. Memlekette böyle hanzo – öküz çift var. Ben o adam yerinde olsam, o adam adam değil gerçi, o kızı terk ederdim. Arada görüyoruz, böyle hırt kızlar adamı öldürtüyorlar.
Lisedeyken kız arkadaşlarım çok oldu ama üniversitede böyle bir şey yaşayacağımı düşünmezdim.
Üniversitede böyle hırtların daha az olması lazım.
Yani kızlara yürüyecek cesaretim de özgüvenim de kalmadı artık. Baya moralim bozuldu, gururum kırıldı. Sence ne yapmalıyım ne tavsiye edersin?
Geçmiş olsun, az rastlanır bir olaya denk gelmişsin ama bu hatalı yürüme şeklini bırakırsan bir daha böyle bir olaya denk gelmen zor. Olayı yönetilmesi gerektiği gibi yönetmişsin. 4 kişi kıstıran hayvanlarla dalaşılmaz.
Kızın erkek arkadaşı tam bir SIMP bu arada. Böyle simplikler yapacak biri varsa uyarayım. Kızı rahatsız eden, taciz eden adama yapsa anlarım ama bu olayı bu şekilde yönetmek, kız arkadaşının kıçını yalamak oluyor. Yarın kız arkadaşınızın kıçını yalayım derken, böyle birini dövüp sonra dövülen adam tarafından ne olduğunu anlamadan bıçaklanmak da olası.
Bir erkeğin bu soruyu sorması doğal çünkü spor salonu önemli miktarda vakit geçirdiğiniz ve oldukça çekici kadınların olduğu bir yer. Birçok erkek, spor salonunda güzel bir kadınla göz teması kurduktan sonra hayallere dalabiliyor. Zaten testosteron seviyesi de yüksek iken, insan daha fazla tanışma azimli olabiliyor.
Spor salonu, bir bardan çok sosyal ortam olarak nitelendirebileceğiniz bir yer. Buraya düzenli olarak gidiyorsunuz ve insanlar sizi tanımasa bile sizi sima olarak biliyorlar. Yani bu bariz olmasa bile, spor salonu az çok sosyal bir ortam, sosyal kuralların geçerli olduğu bir ortam.
Spor salonunun sosyal bir ortam olmasının önemi şu: Burada direkt açılış yapmak -soğuk yaklaşıp daha ilk muhabbetten kızı dışarı çağırmak – ortama uygun bir açılış değil.
Bir barda ya da sokakta bir kıza açılış yaptığınızda, o kızı muhtemelen bir daha hiç görmeyeceksiniz. Direkt olmanız, ilk muhabbette kızın telefon numarasını almanız ya da dışarı çağırmanız bar ya da sokak ortamında göze alabileceğiniz bir şey ama spor salonunda akıllıca değil.
Ayrıca gece kulübü ya da bar ortamında, kadınlara yürümek daha kabul edilebilir bir şey. Spor salonunda ise kadınların orada olması, yürünmeye açık oldukları anlamına gelmiyor. Burada önemli farklardan biri de, spor salonunda yanlış açılış ve reddedilme, sadece açılış yaptığınız kadınla aranızda olan bir şey değil, o ortamdaki tüm herkesin sizinle ilgili algısı üzerinde etkili bir şey. Spor salonunda ya da genel olarak sosyal ortamlarda direkt ve hızlı tek bir açılış bile, sizi “şu herkese yürüyen adam” yapabilir.
Yani spor salonunda direkt ve hızlı değil dolaylı ve yavaş oyun çok daha etkili ve akıllıca. Yani spor salonunda sosyal oyunu, sosyal ortamlarda beğendiğiniz kıza nasıl yürüyebilirsiniz yazısında bahsettiğim oyunu kullanmanızı tavsiye ederim.
Düzenli olarak spor salonuna gidin ve insanlarla arkadaşça iletişime geçin. Beğendiğiniz kadının sizin diğer erkek ve kadınlarla da sosyalleştiğinizi görmesini sağlayın. Bu tür bir dolaylı yürümenin haftalar, bazen birkaç ay sürmesine izin verin.
Bu süreçte kadınla ufak muhabbetler edin ve ilgisini ölçün. Sizinle konuşmaya istekli mi yoksa kısa kısa cevaplarla geçiştiriyor mu? Eğer geçiştiriyorsa, ne kadar hoşunuza giderse gitsin, bir şansımı deneyeyim mantığı ile kıza yürümeyin. Eğer sizinle konuşmaya istekli ise, bir sonraki adıma geçebilirsiniz.
Bir sonraki adım derken, kahve içmeye çağırmayın. Yapmanız gereken şey, kızla konuşurken kızın hoşlandığı, ya da sizin hoşlandığınız ve kızın ilgi gösterdiği ya da ortak hoşlantılı bir şeyler yakalamak. Bunu yakaladıktan sonra, eğer kız da sizinle konuşurken sıcaksa, daha da iyisi sizinle konuşmaya istekliyse, kızı bu üç kategoriden birinde bir şeyler yapmaya davet edin.
Abi spor salonunda kızı bir daha görmeme ihtimalimiz yüksek diyeceksiniz. Kısmet artık. Sosyal oyunda her hoşunuza giden kıza yürüyemezsiniz.
Sosyal oyunda yürüyebileceğiniz kadın sayısı, direkt oyunda yürüyebileceğiniz kadın sayısından çok daha az olsa da, sosyal oyunda yaptığınız yatırımın dönüş oranı çok daha yüksektir. Örneğin gündüz oyununda birkaç ayda 50 kıza rahatça yürüyebilirsiniz ama 50 kızda bir iş çıkarabilirsiniz, belki 30 kızda bir. Sosyal oyunda belki aylar içinde sadece 5 kıza yürüyebilirsiniz ama 5’te bir iş çıkarabilirsiniz.
Bu yazıda tanımadığınız kadınlarla nasıl konuşulur konusunu ele alıyoruz. Burada yazdıklarımız kadınlarla nasıl mesajlaşılır konusu için de geçerli.
Erkeklerin kadınlarla konuşma denemelerinde yaptıkları en büyük hatalardan birisi, soru ardına soru sorup durmaları. “Nasılsın?”, “adın ne?”, “ne içiyorsun?”, “nerelisin?”, “buraya sık gelir misin?” “hangi bölümde okuyorsun?”, “burayı beğendin mi?”, “müziği beğendin mi?” diye ardı ardına sorular sıralıyorlar.
Bir kadınla konuşurken soru ardına soru sıralamanın problemlerinden birisi, erkekle kadın arasında iki taraflı bir diyalog yaratmaması. Bu tip bir konuşma genellikle tek taraflı sorgulama yaratıyor. Kadın “bu adam neden bana soru ardına soru soruyor?” diye düşünüyor ve size karşı temkinli ve mesafeli olmaya başlayabiliyor.
Böyle bir konuşmanın problemlerinden bir diğeri ise, erkeğin kadınlarla konuşmayı bilmediğini göstermesi. Erkek burada soru ardına soru sorarak, bir şekilde ikili bir diyalog başlayacağını, kadının birden bire ısınıp uzun uzun konuşmaya başlayacağını umuyor. Ama genellikle umduğunun aksine, kadının kalkanları kalkıyor ve konuşma tıkanıyor.
Bir kadına soru soramazsınız demiyorum ama bir kadınla konuşmanın ve o kadını konuşmanın içine çekmenin, size karşı bir çekim hissetmesinin çalışır yolu, sorudan önce bir şeyler ifade etmeniz.
Bir sorudan önce ifade kullanmanın nasıl yapılacağı hakkında size bazı örnekler vereceğim. Ama şunu da söyleyeyim ki bir kadına sorduğunuz her sorunun önünde bir ifade olmak zorunda değil. Bu biraz da kadının size karşı ne kadar çekim duyduğuna bağlı. Çünkü bir kadın size karşı görece yüksek çekim duyuyorsa, siz ona basit bir soru sorsanız bile, o size cevabında birçok şey söylemeye çalışır ve sonrasında size sorular sorar. Ama kadının size olan ilgisi yüksek değilse, konuşmanın akması için size yardım etmez. Daha çok önce size karşı bir şeyler hissedip hissedemeyeceğini, sizin onda bir çekim yaratıp yaratamayacağınızı görmek ister.
Göz önünde bulundurmanız gereken bir başka gerçek de, bazı kadınların daha nazik, bazı kadınların ise daha kaba oldukları ya da en azından nazik olmadıkları. Bu durum siyah – beyaz değil yani bir kadın nazik – kaba ekseninde herhangi bir seviyede olabilir, ya naziktir ya da kabadır diyemezsiniz. Ama kibar bir kadına denk gelirseniz, bu kadın sizi çekici bulmasa bile, konuşmanın akmasına yardımcı olur. Soru ardına soru sorsanız bile o soruları cevaplayabilir, konuşmaya katkıda bulunabilir. Buradan çıkarmanız gereken sonuç, bir kadının konuşmanın akması konusunda size yardımcı olması, konuşmaya katılması, gülümsemesi ve sıcak olması, otomatik olarak o kadının size karşı çekim hissettiği anlamına gelmez.
Şimdi örneklere geçelim. Bir barda olduğunuzu ve bir kızla konuşma başlattığınızı düşünün. Basir bir “merhaba, nasılsın?” dediniz ya da başka şekilde açılış yaptınız ve kendinizi tanıttınız. Peki bundan sonra ne söyleyeceksiniz, nasıl konuşacaksınız? O konuşmayı nasıl devam ettireceksiniz?
Eğer kadına soru ardına soru sorarsanız, muhtemelen size karşı kapanmaya başlar. Ama soru önüne bir ifade koyarsanız, size dair biraz bilgi alır ve sizin bir kişiliğinizin olduğunu görür. Sizle ilgili ilginç şeyler olduğunu görür, sizin nasıl hissettiğinizi ya da düşündüğünüzü anlar. Bu durumda da sorunun cevabından sonra size bir şeyler söyleyerek ya da sorarak, konuşmaya katılma ihtimali artar.
Bu nedenle açılıştan sonra “bu akşamki müzik hakkında ne düşünüyorsun?” diye sorup, cevabını aldıktan sonra, sonraki soruya geçmeyin. Önce sizin bu konuda ne hissettiğinizi gösteren bir ifade kullanın. “Bu akşamki müziğe bayıldım, bar da çok güzel. Ya sen? Bu akşamki müzik hakkında ne düşünüyorsun?”
Bunu yaptığınızda öncelikle kadın, kendi fikrinizi belirtecek kadar kendinize güvendiğinizi hisseder. Onun “ben müziği sevmedim, barı hiç sevmedim?” deme potansiyelinden korkmadığınızı görür. Birçok erkek, böyle ifadeler kullanırlarsa, kadının bu ifadeye ters bir şey söyleyeceğinden ve kadınla şansını kaybedeceğinden korkar. Ama kadının erkeğe duyduğu çekim bu şekilde çalışmaz.
Peki kadın gerçekten de “ben burayı sevmedim, aslına bakarsan başka yere gitmeyi planlıyoruz” derse, ne yapacaksınız? Bir çuval inciri berbat mı ettiniz?
Birçok erkek burada u dönüşü yapar, kıvırmaya çalışır. “Ya aslında evet, bar da müzik de o kadar iyi değil” anlamına gelecek şeyler söylemeye çalışır. Aslında uyumsuz olmadıklarını, onunla ne kadar uyumlu olduklarını göstermeye çalışır.
Bunu yapmanıza gerek yok, bunu yapmamalısınız. Bu, bir kadınla etkileşimdeyken kesinlikle yapmamanız gereken onay arayışıdır. Bir kadın onun onayını almak için kıvırmanızı, onu kopyalamaya çalışmanızı oldukça itici bulur. Sizin tam tersini yaparak, ifadenizi değiştirmemeniz ama daha da önemlisi, bu tür fikir ayrılıklarını fazla ciddiye almamanız gerekli. Yani orada ayaküstü, kadınla bar – müzik güzel ya da değil tartışmasına da girmeyin. Bu da, onu ikna etmeye yani başka bir şekilde onayını almaya çalıştığınızı gösterir.
Bunun yerine eğlenceli bir şekilde ve gülümseyerek “gerçekten mi? Barla ilgili neyi beğenmedin?” diye sorabilirsiniz. Bu, sizin kendinize olan güveninizi devam ettirdiğinizi gösterir ve aynı zamanda onu ikna etmeye çalışmadığınızı görür. Aslında onunla eğlenceli ve ciddi olmadığı belli olan bir tartışmaya da girebilirsiniz ama önemli olan, “ben bir şey dedim, o tersini söyledi, uyuşmuyoruz, benden hoşlanmayacak” diye panik ve kaygıya kapılmamanız.
Aslına bakarsanız, bu tür ufak çatışmalar oldukça iyi birer fırsatlar. Kadınların size karşı çekim duymasına en çok katkıda bulunan şeylerden birisi, bu tür uyumsuzluk durumlarını, konuşmada ortaya çıkabilecek fikir ayrılıklarını erkek adam gibi paniğe ve kaygıya kapılmadan yönetebildiğinizi görmeleridir. Bir diğeri de, sürekli olarak onunla uyumlu olmaya, onunla %100 aynı fikirde olmaya çalışmadığınızı görmektir. Bu, sırf çekim yaratayım diye yapay uyumsuzluklar yaratın demek değil, birbirini tanımayan iki insan arasında doğal olan uyumsuzluğu erkek gibi yönetin yeter. Bu şekilde davranmanız, kadının size olan saygısını arttırır, sizin ilginç ve kişilikli biri olduğunuzu düşünmesini sağlar.
Burada cesareti yüksek ve kendine güvenen bir erkek, kıza oyuncu bir şekilde sataşabilir de. Bu, abartılmadan yapıldığında, pozitif cinsel gerilim yaratmak için en hızlı yöntemlerden birisi. Örneğin burada, “oyunbozanlık yapıyorsun ama?” diyerek gülümsemek mesela. Ya da “nesi var ya buranın? Söyle not alayım da istek kutusuna ben kendi ellerimle atayım” gibi.
Bir kadın uyumsuz olduğunuz yerlerde kendisine oyuncu bir şekilde meydan okuduğunuzda, burada sergilediğiniz güven ve cesarete saygı duyar. Daha önce defalarca gördüğü, kendi onayını almaya çalışan efendi erkeklerden farklı biri olduğunuzu görür.
Efendi erkek/iyi çocuk genellikle “hımm, evet belki de o kadar güzel bir yer değil”, “evet aslında biraz dar bir yer ve sandalyeler pek rahat değiller”, “ya evet aslında müziğin sesi yüksek değil mi?” gibi şeyler söyleyerek kıvırmaya çalışır. Onunla aynı fikirede olduğunu gösteren bir şey söylemeye çalışır. Bu panik, kaygı, özgüvensizlik hali ise kadının ona saygı duymamasına neden olur.
Kadınlara oyuncu, eğlenceli ve hafif bir şekilde meydan okuyan, kadının üzerine bir miktar kendini onaylatma ihtiyacı yükleyen erkek çekicidir. Bu erkek bu tür meydan okumalar yapmasa bile, kendi duruşunu, kadının onayını almaya çalışmak için bozmaz. Kadınla bazı konularda aynı fikirde olmadıkları için, kadınla aralarında bir şey olamayacak diye düşünmez.
Başka bir örnek vereyim. Birçok erkek bir kadınla konuşmaya başladığında şu şekilde sorular sorar:
“Ne içiyorsun?”
“Buraya sık gelir misin?”
“Eğleniyor musun ya da kız bir grup arkadaşı ile beraberse, kızlar eğleniyor musunuz?”
Burada dikkat ederseniz bu adam kadının dünyasına girmeye çalışıyor, onun dünyasında kendisini rahatsız, istenmeyen biri gibi hissediyor. Bu nedenle soru sormaya devam ederse, kadının dünyasına kabul edilebileceğini, kadının kendisine açılacağını umuyor.
Erkek “evet bugün arkadaşlarla biraz eğlenmek için dışarı çıktık. Ya sen? Seni buraya getiren nedir?” gibi bir şey söylediğinde, erkek sosyal durumun içinde daha rahat hissettiğini gösterir, dışarıdan kadının kabul etmesi için beklemediğini gösterir. Oraya ait olduğunu, “kızlar ne haber, ne içiyorsunuz?” demekle yetinen erkek gibi dışarıdan içeriye girmeye çalışan bir erkek olmadığını gösterir. Erkek burada kendi başına ya da arkadaşları ile zaten iyi vakit geçirdiğini bildirir. Fakat burada abartmamak, olayı şova dönüştürmemek lazım. Mesela şöyle ifadelerden kaçının: “Arkadaşlarla dışarı çıktık, harika vakit geçiriyoruz. Gel sen de partiye katıl, ama bakalım bize katılmayı hak edecek kadar eğlenceli misin?”
Bir başka dikkat etmeniz gereken şey de, ifadeler kullandıktan sonra soru sormaktır. Örneğin sürekli olarak “Ben bugün şunu içiyorum” gibi soru ile devam etmeyen şeyler söylemeyin. Neden? Çünkü karşılaştığınız bazı kadınlar kaygılı veya utangaç olacaklar. Bazı erkekler maalesef bu gerçeği bilmezler ve tüm kadınların kendilerine güvenli olduklarını, kaygılı veya utangaç olmazlar sanarlar. Ama bazı kadınlarla konuşmaya başladığınızda, bu kadınlar bir şeyler söyleyemeyecek kadar kaygılı ya da utangaç olabilirler. Bu nedenle sadece bir şeyler ifade etmekle yetinmeyin. Sorduğunuz soru, böyle bir kadının konuşmaya devam etmesine yardımcı olur.
Bu şekilde davranmanın bir artısı da, bu şekilde davranmanın çekici olması. Bu şekilde kendinizle ilgili bir ifadeden sonra soru sormanız, kendine güvenli bir davranıştır. Eğer pozitif cinsel gerilim kullanırsanız, bu da kendine güvenli bir davranıştır, orada onunla konuşmaktan kaygı duymadığınızı ifade eder. Pozitif cinsel gerilim ya da eğlenen ustalık, kadına, onunla dalga geçmeden oyuncu bir şekilde sataşmaktır ve kendine güven, rahatlık sinyaller.
Örneğin üniversitede hoşunuza giden bir kadın ile tanışmak istiyorsunuz ve bir üniversite etkinliğinde kadınla konuşmaya başladınız. Kızla bir muhabbetiniz yok ama mühendislik okuduğunu biliyorsunuz. Yine soru ardına soru sormak yerine, kendinizle ilgili bir bilgi verip soru sorun.
“Hangi bölümdesin?” diye sormak yerine “ben işletmedeyim. Sen hangi bölümdesin?” diye sormak daha doğru. Ama daha iyisi, olaya pozitif cinsel gerilim eklemektir.
Burada örneğin tahmin oyunu oynayabilirsiniz. Diyelim ki kız uykusuz görünüyor. “Ben işletmedeyim. Sen … dur tahmin edeyim … sende mühendis tipi var? Mühendislik misin?” Bunu ciddi ciddi değil, şakacı bir yolla yapın. Kız “evet nereden bildin” gibi bir şey söyleyerek karşılar. Bu durumda gözlerini göstererek “uykusuz her gece, yorgun ölesiye” şarkısını mırıldanın.
Ya da kız psikoloji okuyor diyelim (uykusuz değil). “Ben işletmedeyim. Sen … dur tahmin edeyim … kesinlikle mühendislik değil. Mühendislik olsa burada olmazdın” diyebilirsiniz.
Bu tür bir muhabbet, yani sizin bir insan olarak belli özelliklerinizi ifade etmeniz, sonra soru sorup fikir bildirmeniz, sonra belki bir daha soru sormanız, sürekli soru sorup konuşmanın bir yere gitmesini uman çaylak erkeklerden ayrışmanızı sağlar.
Bazı durumlarda ard arda soru sormanız sizi arıza bir tip bile yapabilir. Örneğin iş yerinde bir kızla konuşuyorsunuz ve kızı tanımasanız da az çok gördüğünüz bir kız. İnsan kaynakları departmanında çalıştığını biliyorsunuz. Ard arda soru sormaya başladığınızı düşünün:
“Selam, ben Mahmut. Ne haber?”
“Hangi bölümde çalışıyorsun?”
“Kaçıncı katta?”
“Hilmi Bey’in ekibi mi?”
Kadın, bu adam bu kadar detayı neden soruyor, amacı ne diye düşünmeye başlayabilir. Çünkü öyle bir amacınız olmasa bile sanki birazdan adresine kadar sorup kızın stalker belalısı olacak bir adam gibi soru soruyorsunuz. Bunun yerine kendinizle ilgili bir ifade, soru, bir fikir – gözlem, sonra soru şeklinde gitmeniz, daha doğal ve kadının daha rahat hissedeceği bir konuşma tarzı.
Örneğin,
“Selam, ben Mahmut ne haber?”
“2 aydır bu şirketteyim, ilk şirket aktivitem. Bu aktiviteler eğlenceliymiş. Ya sen? Ne zamandır buradasın?”
“Ben satıştayım, sen hangi departmandasın?”
“Kadınlar matinesi (şirket içinde oraya verilen ve bilinen ad). Gerçekten öyle mi birgün gelip görmek istiyorum 🙂”
Bir süre konuştuktan sonra, kızla ilgili garip kaçmayacak bir şeyi bildiğinizi de belirtebilirsiniz.
“Ben doğa yürüyüşleri yapmayı seviyorum. İş arkadaşım Aslı bana şirkette ara ara doğa yürüyüşü organize ettiğiniz söylemişti. Benim gelecek ay bir organizasyon planlıyorum, şirketten gelmek isteyen olursa nasıl ayarlarız?”
Son olarak konuşmada kullanabileceğiniz bir başka yöntem de, ilk buluşmada ne konuşulur yazısında bahsettiğimiz bilgi tohumları.
Üniversitede etkinlikte bir kızla konuşuyorsunuz ve ona hangi bölümde okuduğunu sordunuz. Soru – cevap gitmediğinizde ve kız da sizinle konuşmaya devam etmek istiyorsa, cevaplarına ekstra bilgi koyar:
“Ben buraya ilk defa geliyorum. Sen?”
“Ben de. Zaten okula yeni başladım.”
Burada okula yeni başladığı bilgisi, ekstra bilgi, yani bilgi tohumu. Sizinle konuşmayı devam ettirmek istemeyen kız, ekstra bilgi verip konuşmayı uzatmaktan kaçınır. Burada ise okula yeni başlamış olması, konuşmayı uzatmanız için size verilen bilgi tohumu.
“Hadi ya, ben 3. Sınıfım. Okula nereden geldin, İstanbullu musun?”
Ya da “Ben 3. Sınıfım. Okulu, ortamı nasıl buldun?”
“X’den geldim.”
“X’e geçen yıl gitmiştim, çok sevdim.”
“Bence çok sıkıcı bir yer.”
“O zaman X’e 3 gün Y’ye 5 gün ayırarak iyi etmişim desene.”
Bu son cevabınızda da birdenbire çark etmiyorsunuz, kızla “ama çok güzeldi” diye tartışmaya girmiyorsunuz (ki “o kadar acımasız olma ya” diye şakasına tartışmaya girmek de yöntem).
1) 40 yaşında erkek için nerelerde avlanmak en verimlisi olur. Aynı yaşlarda sayılırız bu konulardaki tecrübeleriniz benim için çok değerli olacaktır.
40’larımda hiç “avlanmadım” ama 30’larımın ikinci yarısından tecrübemle sanırım bu soruyu cevaplayabilirim 🙂
35 yaşı bir erkeğin gündüz oyunu yapmak isteyeceğini sanmıyorum. En azından benim görüştüklerimin hepsi bunu yapmak istemeyen adamlardı. Açıkçası ben de gündüz oyunu yapmazdım.
Üçüncüsü, mutlaka uygulamaları deneyin. Bizim gibi abilerin uygulamalarda şöyle bir şansı oluyor: normalde bizim yaşımızdaki adamlardan hoşlanan ama bizimle tanışacak ortamı olmayan kızlarla tanışabiliyorsunuz. Bu tür uygulamalarda daha yaşlı adamların (bir yere kadar) gençlere göre daha fazla şansı var.
Ama daha fazla kadına ulaşmak için yaşınızı 4 yaş altına ayarlayın. Denendi ve görüldü ki kızlar buluşmada asıl yaşınızı öğrenince pek takmıyorlar. Tabii bu sizi bazı kızların radarından çıkaracak ama yine de nette daha fazla kızla özellikle daha fazla genç kızla eşleşiyorsunuz. 4 yaşın üstüne çıkmayın, sorun olabilir yani 10 yaş gençmiş gibi davranmayın. Bu da gereksiz buluşmalara gitmenize neden olabilir.
Ayrıca meetup.com gibi sitelerdeki etkinliklere katılabilirsiniz. Çalışan erkekler için iş toplantı etkinlikleri verimli olabiliyor özellikle de şehir dışından gelenler oluyorsa.
2) En çok takıldığım konu. Flört aşamasında kızla yazışırken ya da buluşunca ne yapmam gerektiği kırmızı hap çerçevesinde bilmeme rağmen sanki kız taktik yaptığımı anlayacakmış gibi hissediyorum ve oyunu tam oynayamıyorum. Kesin oyundan haberleri vardır gibi geliyor.
Öncelikle buluşmalarda yaptığın şeyler oyundur, kırmızı hap değil. Ve maalesef senin kafandaki oyun kavramının, oyunun gerçekte ne olduğu ile hiçbir alakası yok.
Oyun kelimesini duyunca insanlar hile-manipülasyon düşünüyorlar. Oyunun kelimesinin öyle bir anlamı da var (oyuna gelmek) ve ayrıca gerçekten de özellikle eski tip PUA oyunlarında çokça hile de vardır. Ama oyunun anlamı bu değil.
Kadın erkek ilişkilerinde kadınlarla tanışma sanatı anlamında oyunu kitapta açıklamıştım. Buraya da yazayım:
Bu kitap boyunca oyun derken, neyi kastettiğimi çok iyi anlamanız gerekiyor. Oyun deyince insanların aklına genellikle hile, düzenbazlık ve manipülasyon gelir. Biz bu kitapta oyun derken, bu tür bir oyundan değil, çocukların ve gençlerin oynadığı, hem rekabet hem işbirliği içeren aktiviteden bahsediyoruz. İki tarafın da isteyerek, manipülasyon olmadan katıldığı, iyi vakit geçirdiği ve bitmesini istemediği aktiviteden bahsediyoruz. Birçok hayvan türünde olduğu gibi insanlarda da karşılaşmadan çiftleşmeye giden yol, genellikle iki tarafın karşılıklı olarak oynadığı bir çiftleşme dansı şeklinde. Oyun derken bu dansı ve bu dansın erkek tarafınca yapılan figürleri kastediyoruz.
Bu nedenle burada öğrendiğiniz şeyleri kadınları kandırmak ya da onlara zarar vermek için kullanmaya çalışmayın. Kadınları baştan çıkarma sanatı (pick up) camiasında sürüyle manipülasyon, hile ve düzenbazlık taktikleri var ama bu kitapta onları bulamayacaksınız. Bu tür hilelere, zayıf, aslen itici erkekler ihtiyaç duyarlar ve bu erkekler hile kullanarak pek bir başarı elde edemezler veya çok kısa süreli başarı elde edebilirler. Aslına bakarsanız eğer bu tür eğilimleriniz varsa, kadın erkek ilişkilerini de aşan bir zayıflığın pençesindesiniz ve bundan kurtulmak için terapi de dahil elinizden geleni yapmanızı tavsiye ederim.
Bu kitapta size öğreteceğim oyun, pozitif cinsel gerilim temelli oyun olacak. Bir kadını kandırmadan, manipülasyon yapmadan ve kendi isteğiyle oyuna dahil edebilirsiniz. Kadın sizinle iyi vakit geçirerek oynayabilir ve sizinle arzu ile birlikte olabilir. Bu kitapta, bu tür bir baştan çıkarma ve oyundan bahsedeceğiz.
Senin oyun öğrenmen, dans öğrenmekle, tenis öğrenmenle, golf öğrenmenle hemen hemen aynı şey. Öğrendiğin şey hem bir kas – hareket bilgisi hem de bilişsel bir bilgi. Öğrenme şeklin de aynı. Oyunun ya da dansın kurallarını öğreneceksin, adımları doğru atmayı, ellerini kollarını ayarlamayı, vücudunu ayarlamayı, dönüşleri, dans ettiğin kadını yönetmeyi öğreneceksin. İlk başlarda kötü dans edeceksin ve bir süre dans ederken her hareketini bilinçli ve doğal olmayan şekilde yapman gerekecek. Ama dans ettikçe (kaslarını ve bilişini otomatiğe bağlayan devreler oluşunca) hiç bilinçli düşünme olmadan dans edeceksin.
Bu konuyu sonradan öğrenip içselleştirdin mi, önemli olan iyi dans etmen, iyi tenis oynaman, iyi golf oynaman. Kimse ya bu adam kuralları sonradan öğrendi, doğal hali bu değil demez. İnsanlar oyunundan etkilenirler.
Yani oyun derken böyle bakman lazım. Sen oyunu hile hurda taktiği sanıyorsun ve öyle baktığın için de başarılı olma şansın düşük. Biz burada fizyoloji – ötrüşme, nöroplastisite tabanlı bir eylem planı yapıyoruz, taktik değil.
Birde bu yaşlarda neg atmak eğlenen ustalık dalga geçmek falan biraz garip geliyor. İçimdeki mavi hap daha oturaklı seviyeli davranmamı söylüyor.
Bunlar asıl olgun adamlara doğal. Belki bazı olgun kadınlar bunlara test tepki verebilirler ama kızla yaş farkın oldukça, açık söylemek gerekirse aranızda bir yandan daddy – baby ilişkisi kuruluyor. Kızlar senin eğlenen ustalığına daha iyi tepki veriyorlar. AMA eğlenen ustalığı sululuğa götürmene toleransları, genç bir erkeğe gösterecekleri toleranstan daha az.
Ben eğlenen ustalığı genelde hafif bir dalga geçme ve İngilizce’de dry humor denilen ve duygusal tepki göstermeden ya da gülmeden (gülümseyerek olabilir) espri şeklinde yapmayı tercih ediyorum. Muhtemelen de 90’lar ve 2000’ler ABD sitcomlarının mirası.
Neg ile ilgili söylediğin neg konusunu da anlamadığını gösteriyor. Oyunu, negi ve eğlenen ustalığı, bir kadın erkek çiftleşme dansının figürleri olarak gör. Dans benzetmesi hoşuma gidiyor zira dansların çoğunda erkeğin kadını yönetmesi gerekir. Çoğu dansta kadın, erkek yönetmezse ne yapacağını bile bilemez. Bu nedenle bir erkeğin dans öğrenmesi, kadına göre daha zordur, kadından daha fazla düşünür (sonraki hareketleri düşünmek). Lider / kontrolde olmanın sıkıntıları ama getirisi de büyük.
Bu yazıyı 40’lık abilere yazdım ama gençler erkekler için de geçerli.
Gündüz oyunu yapmak isteyen ama nasıl yapılacağını, nereden başlanacağını bilemeyenler için yaptığımız bu yayın, doğaçlama oldu ama umarız bu konuda çekinceleri olanlara, bilgi edinmek isteyenlere faydalı olur.
Birçok erkek kadın erkek ilişkileri konusunda oldukça acemi ve başarısız. Hayatın bu önemli alanında başarısız olmak da birçok erkeğin diğer alanlardaki başarısını etkiliyor. Kendi tecrübelerim, erkekler için kadın – erkek ilişkilerinin doğası hakkında yazdığım bu site ve yaptığım görüşmeler neticesinde edindiğim deneyim ile verdiğim tavsiyeleri, Oyun kitap serisinde toplamaya karar verdim.
Serinin ilk kitabı olan Oyun – Kadınlarla Tanışma, 5 yıldır gerek yorumlarda gerek de telefon görüşmelerinde verdiğim tavsiyelerden derlendi. Özellikle yaptığım konuşmalar sırasında verdiğim tavsiyelerin birçoğunun, erkekadam.org sitesinde yazılmadığını ya da derli toplu bir şekilde bulunmadığını fark ettim.
Bu kitabın dörtte biri, erkek adam sitesinde ya da erkek adam kitaplarında bulunan içerikten oluşuyor. Ama %75’i yeni içerik. Eldeki malzemeyi kitaba koyma nedenim, o içeriğin bu içeriğin akışında önemli bir yeri olmasıdır.
Bu kitap, bu serinin ilk kitabı ve ikinci kitap uzun süreli ilişkilerde oyun konusunda. Baştan çıkarma sanatı şeklinde oyun ve uzun süreli ilişkilerde oyun birbirlerinden farklılar ve aynı zamanda bir erkek için medeni durumuna göre birine ya da diğerine ihtiyaç oluyor. Bu nedenle, iki farklı oyun, iki kitap halinde olacak.
Bizi bilmeyen ama bir şekilde bu sayfaya düşenler için site hakkında da biraz bilgi vereyim. erkekadam.org sitesi, 5 yıldan uzun süredir yayında olan, 1000’den fazla yazı ve 60 binden fazla yorum soru – cevap ile, erkeklere kadın erkek ilişkileri, disiplin, maskülenite, başarı, spor konusunda tavsiye veren bir site. Aylık 450 – 500 bin sayfa görüntülemesi ile alanında en çok ziyaret edilen sitelerden biri olan sitemizde, 5 yılda on binlerce erkeğe yol gösterdik, göstermeye devam ediyoruz.
Kitapla ilgili sorularınızı aşağıda yorumlara ya da erkekadamblogu@gmail.com adresine sorabilirsiniz.
Bu kitapta neler öğreneceksiniz bir fikir edinmek için, kitabın içindekiler aşağıda. Kitapta sahip olmanız gereken zihin yapısını, kadınlarla nerelerde tanışabileceğinizi, nasıl tanışabileceğinizi ve tanıştıktan sonra neler yapmanız gerektiğini uzun uzun anlattım. Özellikle hiç tanımadığı kadınlarla nasıl konuşacağını bilmeyen erkekler için bir başucu eseri.
Önsöz 7 Giriş 8
Erkeğin cinsel isteğinden utanması 9
Bir çiftleşme dansı olarak oyun 10
Kadınlar ve erkekler aynı değiller 11
Birinci uyarı : Kadın Merkezli Kültür 12
İkinci Uyarı: Kadınlara nefret duymak 13
Üçüncü Uyarı: Arzunun pazarlığı 14
Oyunda yapılan hatalar 15
Alternatifler 17 Baştan çıkarma Sanatı 19
Baştan çıkarmanın tanımı 20
Oyun 20
Baştan Çıkarmanın Psikolojisi 24
TEMEL Prensip: Baştan çıkarma sürecinden zevk almayı öğrenin 24
Temel Prensip: Uzun süreli, tek eşli ilişki, önceliğiniz olmasın. 25
Temel Prensip: Ödül sizsiniz 28
Temel Prensip: Arzusu, bir seçim değildir. 30
Temel Prensip: Çoğu kadını baştan çıkaramayacaksınız 31
Temel Prensip: Tek bir kadına takılıp kalmayın. 32
Temel Prensip: Duruşunuz, dediklerinizden daha önemli 33
Temel Prensip: Pozitif bencillik 36
Temel Prensip: Ne dediğine değil, ne yaptığına bak 37
Temel Prensip: Kontrol alanı – Etki alanı 39
Temel Prensip: Piç erkek sendromu 42 Oyuna Hazırlık 44
Temel Prensip: Baştan çıkarma dansı 45
Süreklilik 48
Anima yansıması 48
Başarı oranları 50
Kendine güven 51
Başarısızlıklar 54
Davranışlar, örtüşme ve özgüven 57
Fizik, giyim ve özbakım 58
Fizik 58
Sosyal beceriler 60
Dışa dönüklük ve içine kapanıklık 60
Beyin modifikasyonu 63
Sosyal kanıt 65
Ön seçilim 66
Düşünce kontrolü – Gündüz Düşleri 67
Porno ve mastürbasyon 69
Uyku 70
Ortalama başarısız erkeğin oyunu 70
Ortalama umutsuz erkeğin olta avı oyunu 70
Paralel olarak birden fazla kadınla oyun 72
Kadınlarla Tanışmak 76
Sosyal çevrenizi genişletmek 77
Kadınlarla nasıl tanışılır? 83
Hangi kadınlarla tanışacaksınız? 83
Bakış testi 84
Yürüme davetiyesi 85
Oyunun başlangıcı – Yürüme 91
Etkinliklerde Yürüme 91
Hayat oyunu 97
Doğrudan Oyun / Gündüz Oyunu 100
Doğrudan Oyun Önüne Gelene yürümek (spam) mi, ilgi işareti beklemek mi? 103
İçsel Oyun 103
İçsel Oyunun Evrimi 104
Önemli olan duruşunuz, dedikleriniz değil 107
Açılış öncesi hazırlık 109
Açılışlar 111
Fikir isteyerek açılış yapmak 111
Bağlamı kullanan açılışlar 112
Doğrudan açılışlar 112
Rastgele yürümek ya da yürüme davetiyesini zorlamak 113
Oyunun Başlangıcı – Yığma, Paslaşma, Yatırım ve Kapanış 116
Yürümede yapmamanız veya dikkat etmeniz gereken şeyler 121
Mesaj Oyunu 124
İlk mesaj ne zaman atılmalı? 125
İlk mesaj 126
Ne zaman buluşma teklif edilmeli? 127
Kadının arama veya mesaja cevap vermemesi 128
Mesaj Oyunu 130
Mesaj sıklığı ve uzunluğu 130
Marşa basma tekniği 130
Doğru Espri Anlayışı 132
Çok Fazla Soru Sormayın. 136
Kendinizi tamamen ortaya dökmeyin 136
Kızların hesaplarını sessizce izlemeyin 136
Bir kadın ile mesajlaşmak, günün en önemli olayı olmasın 138
Genel mesajlaşma prensipleri 141
Buluşma 152
Buluşma Teklifinin Reddedilmesi 154
Giyim ve Temizlik 155
Buluşma Saati ve Mekanı 155
Kadının buluşma gününü teyit etmemesi 157
Buluşma mekanı 159
Buluşma Sırasında 161
Kadınlarla Konuşmak 162
İlk buluşmada kadınla konuşmalı? 162
Çok Konuşmayın. 163
Bilgi Tohumları 163
Dinlemenin Önemi 165
İlgiyi En Yüksek Seviyede Tutacak Konuşma 166
Hayalgücü 167
Sözel Olmayan İletişim 170
Göz Teması 170
Fizyoloji 170
Dokunma 171
Fitness / Shit Test 172
Standart Fitness Testleri 174
Senden Sonra Arkadaşlarımla Buluşacağım. 174
Fotoğraflarındaki gibi değilsin 175
Sen hovarda biri misin? 175
Boyun kısa / sandığımdan kısaymışsın 176
Kendinin yemeği varken sizin tabağınızdan yemek alması 176
Kadının Başlangıçta Sessiz Olması 176
Kadının Başlangıçta Telefonuna Gömülmesi 177
İlk buluşmalarda konuşmamanız ve yapmamanız gereken şeyler 177
İlk buluşmada yapmanız gereken çok önemli bir şey: alfa oturuşu 178
Öpüşme 182
Başbaşa Kalabileceğiniz Bir Yere Gitmek 183
Kadının buluşmaya geç kalması 184
Kadının buluşmaya gelmemesi 184
Buluşma ve kadının arkadaşları 187
İlk buluşma sonrası 188
10 saat kuralı 190
Fiziksel Yakınlaşma 191
Son Dakika Direnci 196
Anahtar kelimeler:
bir kızla nasıl tanışılır
bir kızla nasıl konuşulur
kadınlarla nasıl konuşulur
kadınlarla nasıl konuşulur kitap
kadınla nasıl konuşulur
bir kadınla nasıl konuşulur
kadınlarla nasıl flört edilir
bir kadınla nasıl flört edilir
kadınlarla nasıl tanışılır
internette kadınlarla nasıl tanışılır
kadınlarla nasıl mesajlaşılır
bir kızla nasıl mesajlaşılır
bir kızla nasıl flört edilir
bir kızla nasıl tanışılır dm
bir kızla nasıl tanışılır ilk mesaj
bir kızla nasıl tanışılır instagram
Merhaba millet, Ben Mr. Deer. Kadınlar genel olarak dırdır eder, söylenir. Bu o kadar bilindik bir şey ki mizahta bile kullanılır. Kadınların söylediklerini direk ciddiye almak ve duygusal tepki vermenin hatalı bir davranış olduğundan daha önce çok kez bahsettik. Aslında kadınları duymazdan gelmeyi bir çok insan biliyor ama çoğu insan saygısızlık ve küçük görme karşısında ne yapmaları gerektiğini bilmiyorlar. Bilmedikleri diğer bir şeyde ilgi yönetimi, olaydan sonra ilgiyi azaltmak. Başımdan geçenlerle birlikte bunlardan bahsettiğim bir video hazırladım. Bir önceki postumda ilişki içerisindeki olmadığımız kadınlarla tartışma konusunu ela almıştım. onun içinde; link
Merhaba millet. Ben Mr. Deer. Daha önce mutlaka durup dururken sesini yükselten veya bağıran kadınları görmüşsünüzdür. Özellikle kendine her şeyi hak gören bu sesi ile insanları etkisi altına almaya çalışan kadınların rezillik videoları internette epey dolu. Belki de sizin başınıza da gelmiştir. Benim başıma mutlaka geliyor. Tamam bende bazen eğlencesine özellikle feministlerle alay etmeyi ve tatlı kızları tatlı tatlı kızdırmayı seviyorum. Bazen de hiçbir alakam olmasa da bu çığırtkan kadınları mıknatıs gibi çekiyorum. Bunları ciddiye almak boşa uğraş. Zaten genel olarak kadınlarla tartışmak ve ciddiye almak saçmalık. Çünkü kadınların doğası Solipsist’dir. Kadınlarla mantıklı tartışma mümkün değildir. Başta bahsettiğim saygısız, çırğırtkan kadınlarla ve genel olarak kadınlarla tartışma konusunu sizler için başıma gelen olaylarla ele aldım, İyi Seyirler.
Konu ile alakalı Sonsuzluk ve Bir Gün ‘ün yazısına da göz atamak için; link