Bağlanma Stilleri ve Kaygılı Bağlanma
Kadınlarla nasıl mesajlaşılır konusunu ele alırken, bağlanma stiliniz ve bağlanma stilinizin mesajlaşmaya etkisi hakkında konuşmazsak, en temel problemi kaçırmış oluruz. Evet, belki de hemen öğrenip uygulayabileceğiniz stratejiler peşindesiniz ama kadınlarla mesajlaşma konusunda problem yaşıyorsanız, bu problem muhtemelen bağlanma stilinizden geliyor ve bu konuyu atlamamanızı tavsiye ederim.
Bağlanma stili, bireylerin özellikle erken çocukluk döneminde birincil bakım verenleriyle (genellikle anne-baba) kurdukları duygusal bağın niteliğine dayanan; yetişkinlikteki romantik ilişkiler, arkadaşlıklar ve duygusal yakınlık kurma biçimlerini belirleyen psikolojik kalıplardır. Bu konuya İlişkilerde Bağlanma Stilleri kitabında ayrıntılı olarak değindim ve bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.
4 çeşit bağlanma stili var:
- Güvenli bağlanma
- Kaygılı bağlanma
- Kaçıngan bağlanma
- Kaygılı – Kaçıngan bağlanma
Kadınlarla mesajlaşma konusunda problem yaşayan birçok erkek, kaygılı bağlanma stiline sahip. Mesajlaşmada mümkün olduğu kadar takip etmeniz, örnek almanız bağlanma stili ise güvenli bağlanma.
Güvenli bağlanan bir insanın temel inancı, “yakınlık güvenlidir, hem ben değerliyim hem de karşı taraf” şeklindedir. Güvenli bağlanan insanın bu temel inancı, “bu insanla yakın olmayı isterim ama bu yakınlık olmazsa, olur da biterse, ben başka bir yakınlığı kuracak değerdeyim” inancını doğurur.
Kaygılı bağlanma stiline sahip bir kişinin temel inancı ise, “yakınlık her an gidebilir zira ben yakınlık için değerli biri değilim” şeklindedir. Böyle bir insan ilişkide sevgi ve yakınlığı derinden arzular ama aynı zamanda bu yakınlığı her an kaybetme ihtimaline karşı sürekli tetikte yaşayan bir iç dünyaya sahiptir.
Bu bağlanma biçiminde kişi, bir mesajın geç gelmesini bile “Benden uzaklaşıyor mu?” diye yorumlayabilir; küçük belirsizlikleri kafasında büyük senaryolara dönüştürür. Sevildiğini hissettiğinde rahatlar, fakat bu rahatlık uzun sürmez; çünkü zihnin bir köşesinde her an terk edilme ihtimali, korkusu vardır. Bu yüzden kaygılı bağlanan biri, ilgiyi yalnızca istemekle kalmaz, aynı zamanda onu sürekli doğrulamak ister: “İyi miyiz?”, “Beni seviyor musun?”, “Benden sıkıldın mı?” gibi sorular bazen açıkça sorulmasa bile davranışların içine sızar. Bir yandan yakınlık arayışı vardır, diğer yandan bu arayışın getirdiği yoğun kontrol ihtiyacı ilişkiyi yorabilir.
Mesajlaşma kaygılı bağlanan insanların ilişki yaşayamama ihtimalini nasıl arttırdı?
Günümüzde mesajlaşmanın ilişkilerde önemli bir yer tutmaya başlaması, aslına bakarsanız kaygılı bağlanan insanlar için hiç de iyi olmadı. Mesajlaşma, eskiye oranla flört eden ya da ilişki yaşayan insanların çok daha fazla iletişime geçmesini sağlarken, kaygılı bağlanan insanların çok daha fazla tetiklenmesine de neden oluyor.
Kaygılı bağlanan kişi, karşı tarafın yazma hızını, emojisini, noktalama işaretlerini, hatta cümlelerin sıcaklığını bile bir anlam testi gibi okur. Kısa bir cevap “soğukluk”, görüldü atmak “değer verilmemek”, çevrimiçi olup yazmamak “başkasına ilgi duymak” gibi algılanabilir. Bu algılar çoğu zaman gerçeğin kendisinden çok, geçmişte yaşanmış güvensizliklerin bugüne taşınması olsalar da, sonuçta kişi ya peş peşe mesaj atarak güvence arar, ya da kırılıp aniden geri çekilir. Bu da karşı tarafta kafa karışıklığı yaratabilir.
Kaygılı bağlanan insanın, kendi ilişkisini baltalayan kendi kendini gerçekleştiren kehanet döngüsü, mesajlaşma ile sıklaştığı için, mesajlaşmanın yaygınlaşması, kaygılı bağlanan insanların ilişkiye girebilme sıklığını ve girdikleri ilişkide kalabilme süresini büyük oranda azalttı.
Kendi kendini gerçekleştiren kehanet döngüsü şu şekilde:
Uzaklaşma işareti (çoğu zaman gerçekdışı) ile “işte bak sonun başlangıcı” tetiklenmesi → karşı taraf sıkıştırma → karşı tarafın irite olarak uzaklaşması → uzaklaşma işaretinin (kaygılı kişinin kendi davranışları yarattığı durum nedeniyle) doğrulanması (!) → daha fazla yapışma → krizin büyümesi.
Mesajlaşma, kaygılı bağlanmanın en hassas olduğu 3 şeyi aynı anda tetikler:
- Belirsizlik (ne düşündü, neden geç yazdı?)
- Erişilebilirlik (anında ulaşabilme beklentisi)
- Onay ihtiyacı (seviliyor muyum, önemli miyim?)
Bu yüzden kaygılı bağlanan kişiler için mesajlaşma, sadece iletişim değil; çoğu zaman duygusal güvenlik ölçüm aracı gibi çalışır.
Kaygılı bağlanma stilinde mesajlaşma nasıl yaşanır?
Kaygılı bağlanan bir insan, mesaj = değer denkliği oluşturur. Kişi gerçeklikten kopuk ya da aşırı bir, “hızlı cevap veriyor, o zaman seviyor / ilgili / yakın”, geç cevap veriyor o zaman soğudu / ilgisi azaldı / uzaklaşıyor” bağlantısı kurar. Bu nedenle kaygılı bağlanan bir insan, gerçek hayatta sıklıkla olan iş yoğunluğu, cevap vermeyi unutma, yorgunluk – uykuya dalma gibi basit nedenlerle meydana gelen gecikmelerden, “uzaklaşıyor” diye tetiklenir ve önemsiz bir olayı, karşısındakini gerçekten uzaklaştırabilecek bir krize dönüştürebilir.
Kaygılı bağlanan bir insan için ilişkiler güvenli değildir. İlişki veya flört içinde olduğunda, karşısındaki insanın her an kendisinden uzaklaşabileceği tehditi vardır, çünkü kişinin kendisinin sevilmeye layık olmadığını düşünen bir temel inancı vardır.
Bu nedenle kaygılı bağlanan kişi, mesajlarına geç cevap verilmesini tehdit olarak görür. Mesajlaşmada gecikme ya da kısa kısa mesajlar, “bir şey mi oldu?”, “benden uzaklaşıyor mu?”, “beni bırakacak mı?” alarmlarını ateşler. Tehdit altında ise beyninin düşünme, planlama, mantık merkezleri kapanarak, kaç – savaş – don merkezleri aktif hale gelir.
Kaygılı bağlanan kişi ilişkide güvenli hissedemediği ve bağlanamadığı için, sürekli avlanma tehditi altındaki av hayvanları gibi, sürekli olarak tetikte dururlar ve mikro işaretleri okumaya, aşırı analize odaklanırlar.
Örneğin mesajlaşmada geçici olarak ton olmaması gibi güvenli bağlanan birinin umursamayacağı bir durum, kaygılı bağlanan kişi tarafından anında tehdit işareti olarak yakalanır. Zihin, mesajlaşmada ton olmamasını, negatif bir şekilde doldurmaya başlar: “Kısa yazdı, o zaman kızgın”, “emoji koymadı o zaman soğuyor”, “görüldü attı, beni cezalandırıyor”, “online ama yazmıyor, başka biri var galiba” gibi.
Duygusal regülasyonun mesaj üzerinden yapılması
Kaygılı bağlanan kişinin ilişkiler konusundaki en büyük problemi, güvenli bağlanan bir yetişkinin kendi kendisine yapabildiği duygusal yatıştırmayı, kontrolü ve regülasyonu, ebeveyni kendisini yatıştırsın diye ağlayan bir çocuk gibi, karşı tarafa yaptırmaya çalışmasıdır.
Mesajlaşma, kaygılı bağlanan kişinin çoğu zaman duygusal regülasyonu karşısındakine yaptırarak sakinleşmek için kullandığı bir araca dönüşür. Kişi, gizli veya açık motivasyonu “neredesin?”, “bir şey mi oldu?”, “benden uzaklaşıyor musun?”, “iyi misin? (aslında sen iyi olmadığın sürece ben iyi değilim)”, “beni bırakacak mısın?”, “beni bırakmayacağını göster (ki sakinleşeyim)” olan mesajlar atmaya başlar. Burada amaç iletişim değil; kaygıyı karşısındakinin sırtına yükleyerek düşürmek olur.
Mesajlaşmada karşısındaki kişiyle iletişim kurma amacının yerini, yoğun bir duygusal ihtiyacı karşılama amacı aldığında, saatlerce mesajlaşma, hemen günaydın mesajları atmak, iltifatlar, iletişimin içinde bulunduğu seviyenin son derece üstünde yoğun etkileşimi devam ettirme çalışmaları, uzun süredir açlığı hissedilen samimiyet, yakınlık ve cinsel istek gibi duyguların hemen ve anında karşılanması isteği alır. Kişi hem karşındakini bunları karşılayacağı, daha doğrusu yapışıp somuracağın kaynak olarak atar hem de mesajlaşmanın kolaylığı sayesinde bu kaynağı sömürmeye başlar. Kişi karşısındakine “bana ihtiyacım olanı hemen ver” diyerek yapışır.
Protesto davranışları
Kaygılı bağlanan kişi, mesajlaşmada protesto davranışlarına başvurabilir. Protesto davranışları, suçluluk hissettirme ya da ince ince sopalama, cezalandırma davranışlarıdır.
Protesto davranışları pasif agresif davranışlardır ve partneri cezalandırma amaçlı uygulanırlar. Kendini geri çekmek, kıskanç davranmak, utandırma, vs. gibi partnerle direkt anlaşmazlığa girmeden, onu ufak ufak sopalamak için yapılan davranışlardır.
Kişi mesajlaşmada trip atabilir, karşısındakini iğnelemeye çalışabilir, “tamam boşver” diyerek kendini geri çekebilir, geç cevap vererek ya da cevap vermeyerek “ders vermeye” çalışabilir.
Kişinin duygusal kendi regülasyonu için karşı tarafı mesaja boğmaya başlaması, mesajların ilişkinin seviyesinin çok üstünde talebe sahip olması ve protesto davranışları, karşı tarafı korkutur ve soğutur.
Mesajlaşma neden özellikle tetikleyicidir?
Çünkü mesajlaşmadaki bildirim – rahatlama ikilisi anlık dopamin verir, kişinin rahatlamak için tekrar mesaj atması ile bağımlılık döngüsü yaratabilir. Bunun sonucunda güvenli bir iletişim yerine, takip ve kontrol mekanizması üretir.
Mesajlaşma ayrıca belirsizliğin daha çok olduğu bir ortamdır. Ses ve mimik yoktur, karşı tarafın görece uzun süre cevap vermeyebileceği bir iletişim ortamı yaratır. Kaygılı bağlanan kişinin belirsizlik toleransı halihazırda düşüktür ve kişi, mesajlaşma ile ortaya çıkan belirsizliğe hiç dayanamaz.
Prensip #1: Kişisel algılamayın.
Zihin Kuramı (Theory of Mind)
Zihin Kuramı (Theory of Mind), insanın başkalarını anlama gücüdür, insanların kendileri ve diğer insanlar hakkında düşünme ve anlama yeteneğini ifade eder. Bu kavram, bir bireyin diğer insanların düşüncelerini, inançlarını, niyetlerini, duygularını ve perspektiflerini anlama yeteneği üzerine odaklanır.
Başka bir insanın kendi düşünceleri, kendi duyguları ve kendi öznel deneyimleri olduğunu anlamamız lazım ama, güvensiz bağlanan, flört ettiği veya ilişkide olduğu insanı kendi duygusal ihtiyaçlarını yatıştırmak için kullanan bir insanda, zihin kuramı oldukça zayıftır.
Örneğin daha güvenli bağlanan bir insan geç cevap aldığında, flört ettiği kişinin meşgul olduğunu (onun kendine ait bir hayatı var) düşünmeye eğilimlidir. Böyle bir insan mesajı ilişki değeri ile, kendine verilen değere eşitlemez. Bu insan naif değildir, bunun soğuma ve istememe anlamına geldiğini de düşünebilir ve kaygılanabilir de. Ama bu kaygısını kabul edebilir, karşı tarafı suçlamadan, karşı tarafa kendisini sakinleştirmesi için “ne oldu?” diye sormadan kendi kendine sakinleştirebilir, soğuma ve uzaklaşma ile ilgili daha fazla veri görene kadar bekleyebilir.
Güvenli bağlanan kişi, eğer soğuma ve uzaklaşma ile ilgili veriler artarsa, pasif agresif protesto davranışları yerine, güvenli iletişime geçer. “Tamam sen de hep bana meşgulsün” diye iğnelemek yerine, “gün içinde yoğun olunca iletişimimiz çok azalıyor, akşam konuşalım mı?” diyebilir.
Kadınlar size, sizin istediğiniz şekilde mesaj atmayabilirler
Özellikle yeni tanıştığınız ve flört ettiğiniz bir kadının telefonunda en önemli şahsın (henüz) siz olmadığını kabul edin. Siz önemli olsanız da başka önemli insanlar olduğunu kabul edin. Belki de sizden başka mesajlaştığı erkekler de var ama daha da büyük ihtimalle işi var, ailesi var, arkadaşları var.
Bu kızdan hoşlanıyor olabilirsiniz ama özellikle başlarda, özel ilgi ve dikkat beklemeyin. Siz ondan cidden hoşlanıyorsunuz diye, o sizden o seviyede hoşlanacak diye bir kural yok. Belki henüz o kadar hoşlanmıyor, belki hiç öyle hoşlanmayacak.
Siz ondan çok hoşlanıyorsunuz diye, o size öncelik verecek diye bir kural yok. Size hızlıca cevap verecek ya da cevap verecek diye bir kural yok.
Kadınlar mesajlarınıza çoğu zaman, sizin istediğiniz seviyede cevap vermeyecekler. Ve siz bunu kişisel algılamamalısınız. İstediğiniz gibi cevap vermiyor diye gücenmek, pasif agresif ya da agresif mesajlar atmak, kadınları sizin istediğiniz seviyeye, hizaya getirmeyecek. Tam tersi, aslında sizinle ilgilenen, arzu seviyesi henüz yüksek olmasa da yükselebilecek kadınları sizden uzaklaştıracak. Pasif agresif veya agresif mesajların tek başarabileceği şey, artık cevap alamamanız ya da Twitter’da yayınlanıp dalga geçilmeniz olabilir.
Muhtaçlık, özellikle de saldırgan muhtaçlık, son derece iticidir. Tüm iletişimi kendinizle ve kızın karşılayamayacağı doyurulmamış ihtiyaçlarınızla ilgili yaparsanız, kıza tek göstereceğiniz şey zayıf, dengesiz ve arıza biri olduğunuz. Evet belki arıza değilsiniz ama bu tür davranışların işaret ettiği şey o. Ve arıza değilken arıza davranmamak sizin sorumluluğunuzda. Arıza değilken arıza mesajlar atmak, arıza biri gibi algılanmak sizin suçunuz.
Mesajlaşmada asla ama asla bu pozisyona düşmeyin. Bu çok aptalca ve çocukça bir davranış. Karşınızdaki kadın sizinle iletişimi sessizce koparsın daha iyi. Her şeyi kişisel algılayıp pasif – agresif veya agresif davranışlar sergilemeniz sadece kadının sizinle iletişimi kesmesine neden olmaz, aynı zamanda sizinle iletişimi keserek ne kadar da doğru bir tercih yaptığını gösterir. En asgari durumda, karşınızdakine bu zevki vermeyin.
Şunu unutmayın. Hiçbir kadının, sizinle iletişimde diye, size telefon numarasını ya da Instagramını verdi diye, size mesaj, sizin istediğiniz sıklıkta mesaj borcu yok. Size bir borcu yok.
Bu tabi ki, kadının sizi küçük düşürmesine izin verin anlamına gelmiyor ve bu konuya daha sonra detaylı bir şekilde değineceğiz. Ama bir numara veya Instagram almanız, “sen ne istersen onu sana vereceğim” vaadi değil.
Özellikle yeni iletişime geçtiğiniz bir kız, hazır olduğunda size cevap verir, eğer hiç hazır olmazsa da cevap vermez. Bu ihtimali her zaman kabul edebilmeyi, kendi işinize bakabilmeyi öğrenin. Eğer sizinle gerçekten oyun oynuyorsa, sizinle o kadar da ilgilenmezken size ekmek kırıntıları atıp sizi yörüngede tutuyorsa, pasif – agresif ya da agresif bir şekilde kızı hizaya getirmekle uğraşmayın. Mesajlaşmayı, iletişimi siz kesin. Sizinle ilgilenen bir kız bulmak kolay olmasa bile, sizinle ilgilenmeyen bir kızı ilgilenir hale getirmekten daha kolay, daha onurlu ve uzun vadede sizi daha çekici yapacak bir davranış.
Bir kadın size sürekli olarak geç cevap vermesi, %90 ihtimalle sizin onun hayatında yeterince önemli bir yere gelmediniz anlamına gelir. Bu gerçeği, tatsızlık çıkarmadan kabul edebilmeyi öğrenin. Ama şunu da bilin ki, eğer itici bir muhtaçlıkla kadına yapışmadıysanız, çoğu zaman bunun sizinle, sizin değerinizle de bir alakası yok. Kendi değerinizi spesifik bir kadının hayatındaki öneminize bağlamayı bırakın.
Kadınlar da sizin gibi insanlar. Kendilerine ait ve ne zaman nelerin değişeceğini bilmedikleri bir hayatları var. Belki sizinle mesajlaşmaya ayrılık sonrası başladı ve eski sevgili yeniden resme girdi. Belki bir anda hayatında bir kayıp oldu, işi yoğunlaştı. Belki size cevap vermeyi unuttu. Belki sizinle iletişimde, sizi değerli buldu ama gerçekten birbirinize uygun olmadığınızı fark etti.
Bir kızdan telefon ya da instagram aldınız ve onunla mesajlaşmaya başladınız diye, kızın hesabının başında nöbet beklemeyi bırakın. Gidin başka kızlarla tanışmaya devam edin.
Bağlanma stilleri ve kaygılı bağlanma stili gibi güvensiz bağlanma stillerinden nasıl kurtulacağınız konusundaki ayrıntıları, İlişkilerde Bağlanma Stilleri kitabında bulabilirsiniz.
Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Mahmut Abi selam. 1.5 senelik uzak mesafe ilişkimde okul ve işte olduğumdan dolayı kız arkadaşımla mesajlaşamadım. Sabahleyin günaydın-günaydın oldu ve akşamına bana neden gün içinde mesaj atmadın diye azarlarcasına konuştu. Bunu daha önce de tekrarladığımı söyledi ve buna karşılık yoğun olduğumu bilerek yaptığım bir durum olmadığını söyledim. Hala azarlamaya devam edince konuşmaya devam etmek istemedim ve telefonu kapattım. Bir gün konuşmadık ve ardından yazdım. Çok konuşmaya meyilli olmadığını görünce uzatmadım sonrasında 4-5 gün konuşmadık. Tekrar iletişime geçtiğimizde sessizliğin onu çok kırdığını ve üzdüğünü söyledi. Ben de sessizliği kendimin yaratmadığını söyledim. Yaptığı şeyin hoş olmadığını ve bir insanın mesaj atamamasına böyle… Read more »
Çişe gitmeye vaktiniz varsa kız arkadaşınıza bir mesaj atmaya da vaktiniz vardır. Çok yoğunum kısmı tamamen bahane. İçinden gelmiyor. Kız haklı o konuda. Terk edildin, artık no contact. Ama uzak mesafe ilişkiyi toparlamak, yakın mesafeden daha zordur. Benim gördüğüm ihmal etmişsin, belki içinden gelmedi, ve kız da yapmasi gerektiği gibi terk etmiş. Bunlar bu noktaya gelmeden durdurulması gereken, geldi mi de dönüşü pek olmayan hatalar. Bağırma hata, 4-5 gün ara hata, buluşmak isteyecektin ve bu araya girerken “tamam hazır olduğunda konuşalım” diyecektin orası hata. Kız sessizlik kırdı dediğinde trip atmak yerine, “konuşmak istemediğini gördüm ve sen hazır olana kadar seni… Read more »
Bu bahsedilen profilin karşı cins versiyonuyla birkaç aylık bir ilişki yaşamış biri olarak etimle kemiğimle öyle tiksinmişim ki, en ufak mesajlaşma draması yaratan hatun olduğu anda, boşa harcadığım zaman aklıma gelip direkt buz gibi soğuyorum flörtten ve sınırı net bir şekilde kırmızı çizgiyle çekiyorum.
Genetik kodu, spermini en yüksek sayıda dişiye dağıtmak olan bir erkek bile bu denli tiksiniyorsa, her şeyi ölçüp biçen, seçici taraf konumundaki kadınlar nasıl tiksiniyordur bir düşünün. Sadece bu bile bu hareketlerden kaçınmanıza yeterli olur.
Sadece birkaç ay ilişki yaşadığın kadının, ayrılık sonrası bile senin ilişki yapabilme kapasitesini düşürmesi, buna izin veriyor olman çok talihsizce değil mi?
İlişki kapasitemi düşürmesi olarak değil, bu tarz red flaglere daha duyarlı olmamı sağladı. Alarm daha erken çalıyor ve bu tarz itici davranışlara ilişkim olsun diye katlanmak zorunda hissetmiyorum kendimi.
5 dk geç cevap yazıldı diye ilgi krizi ve bazen paranoya geçiren, olmayan bir olaydan drama yaratmaya veya tartışma çıkarmaya çalışan, hissettiği değersizliği aynı bu yazıda anlatılan şekilde bastırmak için sürekli benden ilgi dilenen hatunlara sınır koymak niye talihsiz olsun?
Bu tarz kaygılı bağlanan biriyle ilişkide kalmak daha yorucu ve eninde sonunda ilişkiyi hep sabote ettikleri için sonuçsuz. Bu şekilde en azından baştan eleyip boşa zaman kaybetmiyorum.
Gereksiz yere normal kızları da eliyorsun muhtemelen
Önce bir vetting sürecinden geçiriyorum öyle 1-2 günde değil en az 1-2 haftada bu sonuca varırsam ve uyarıya rağmen aynı davranışları sürdürürse eliyorum.
Son örneklerden iki kişi var iletişimi kestiğim, onlara tekrar ulaşacağım gibi bir imada bulunmadım, böyle devam ettikleri için anlaşamayacağımızı ve iletişim kurmak istemediğimi söyledim, beni engellediklerini bile, engellendikten 1 ay sonra falan fark ettim çünkü hayat devam ediyordu ve noktayı koyduğum için umurumda değillerdi.
Bu davranış bile nevrotik geldi bana ve kararımın doğruluğunu gösterdi. Ben tantanalı ayrılık yaşadığım en uzun süreli ilişkimi bile engellediğimi hatırlamıyorum ya da onun tarafından engellendiğimi.
Şu sıralar böyle bı kızla konuşuyorum, mesela ufak bı noktalama eksiginden bile soğuk olduğum çıkarımını yapıyor. Sıkıcı bı durum
1 ay olmuş umarım kaçmışsındır o hatundan. Anlattığım vakalar içerisinde bile öyle ekstrem bir vaka görmedim, baya uç nokta olmuş noktadan emojiden anlam çıkarmak. O tarz birinden sana hayır gelmez.
Bahsettiğin herşeyi yaşayan biriyim abi. kaygılı bağlanma şuan yeni başlayan ilişkime zarar vermesin diye çok direniyorum buda beni fazlasıyla yoruyor. Hatanın ve kendinde olan sorunların farkındayım ama çözüm noktasında eksiğim sence neler yapmalıyım abi beni nasıl yönlendirirsin ?
Devam et, bir iki ilişkiyi bok edince aklın başına gelir. Gelmezse artık terapi lazım. Bazı erkekler bunu kendi başlarına asamiyorlar
Doğru zihin yapisini yani guvenli bağlanmayı mental olarak benimseyip gerisini tecrübe etmem gerekli sanırım. Şuan derdim beni daha fazla yormaması ve şuan ki ilişki bok olacaksada bu sebepten olmasın. Bu problemi geç fark ettim ve şu zamana kadar baya şeyleri bok ettim. Akıllanmam için farkındaligi geç kazandim
Doğru zihin yapisini yani guvenli bağlanmayı mental olarak benimseyip gerisini tecrübe etmem gerekli sanırım. Böyle bir şey yok. Tam tersi olacak.
hocam bende senin gibi (biriydim mi desem biriyim mi bilemedim,ama söyleyeceğimden anlaşılır diye düşünüyorum) en ufak şeyde “ulan aha sıçtım mı ulan kızı kesin soğuttum” tarzı panik devreye giriyordu ben şahsen çözümü akışına bırakarak buldum,Mahmut abi (veya bunu onaylayacak moderatörler) okurken üzerine alınmasın,amacım yazılara saygsızılık değil, fakat bence ilişkiler bazı temel şeyler haricinde futbol maçı gibi sürekli teknik taktik üzerine yürüyecek işler değil,yok şunu dedi kesin shit test uyguluyor yok onu yaptı bunu yaptı diye düşünürsen Pep Guardioladan kel olur çıkarsın karşındaki kişi zaten sana şans vermek istiyorsa,hoşuna gidiyorsan batırdığın noktaları bir yere kadar tolere ediyor kaldı ki,yeter ki devasa… Read more »
Burada ilişkileri sürekli teknik ve taktik üzerine yürütme öğretilmiyor.
Teknik taktik üzerine bir öğretin olduğu yazmıyor yazıda ama yine de sen bilirsin abi 😀 Gerçek hayatta bu siteyi okuyan arkadaşlar sanki teknik taktikle her kızı elde edebileceğini sanıp insaniyetlerinden uzaklaşıyorlar,anlatmak istediğim oydu
hahah yaklaşık 3 hafta önce 10 aylık bir ilişkim bitti ve galiba benim bağlanma stilimin de bunda katkısı olmuştur yeni yeni oturuyor kafamda çok güzel başlayan (o başlattı) ve her şeyi çok hızlı yaşadığımız bir ilişkim vardı. ama son 1-1,5 ay giderek benden uzaklaştı ben de işler ciddileşti diye benden uzaklaşıyor sanıyordum (nişan sürecine girmiştik) sürekli tartışıyorduk sonraki gün dünyanın en iyi çifti oluyorduk. bir kere ulaşamadığımda 10 kere aradığımı hatırlıyorum art arda. halbuki ilk başta durum tam tersiydi ve en sonunda bu durum beni de çok yıprattı ve bitirmek istedim belki de kendini gerçekleştiren kehanet gerçekleşti. ilk başta umursamayan… Read more »
Kaygılı bağlanmaninda seviyeleri var, bir kacingan,kaygılı baglananin, çok hızlı dengesini bozabilir, bir güvenli baglanani kaygılı hale getirebilir, gizli borderline bir kaygiliya , takla artırır.. demem o ki, kaygılı bağlanma stilin olduğunu bilmen bir avantaj, ama gözlerin açık olsun, karsidakindede neler var ,ona da bir bak
Yüreklere su serptin abi
Bunların gerçekten anlatılması gereken konulara dönüşmesi çok korkutucu. Yazıdan yeni hiç bir şey öğrenmedim. Ama bu yazının burada olması bu bilgilere ihtiyaç duyanların varlığına işaret. Eline sağlık abim.
Mahmut Abi Merhaba, 4 aylık güzel giden bir ilişkide( bir erkek olarak beta davranışlar sergilemeden) kadın aniden soğuk yapıyorsa bir erkek olarak duruşumuzu bozmamamız gerekiyor diye kendi kendime düşünüyorum. Bu tarz durumlarda ilgi artırmak veya ilgiyi çekmek yanlış diye yorumluyorum kendimce. Tahminimce(ben daha sormadım) ailevi problemleri var ve bunu bana daha açmadı. Bunu sormak biraz ” noldu ” diye baskılamak gibi olacağından biraz çıkmazda kaldım. Bu tarz ani soğumalarda yaklaşımımız tam olarak nasıl olmalı ?
Bkz. Uzun süreli ilişkilerde iletişim sanatı
https://shorturl.fm/8O5JR