Eski sevgilimi kocası ile gördüm, kendime gelemiyorum – Vaka Çalışması

Mahmut abi merhabalar. 8 yıl önce 2 yıllık bir birlikteliğim oldu. İlk kez aşık olmuştum ve gerçekten değer veriyordum. İlk sene aynı şehirdeydik ama 2.sene farklı şehirlerde üniversiteye başladık.

İlişki 18 yaşında başlasa, bittiğinde 20 yaşı civarındaydınız.

Her şey güzel devam ediyordu, evlilik hayallerimiz vardı,onun sınırlar koyduğu bir cinsel hayatımız da vardı.

Şirin ama o yaşlarda iki öğrencinin ilişkisi, genellikle 2-3 seneyi geçmez.

Neyse zamanla tartışmalarımız arttı, ben de biraz saçmaladım ve bolca hata yaptım ve ayrıldık. O benden ayrılmaya cesaret edemedi ama artık beni bitirdiğini hissettiğim için ben ayrıldım. Susan kadın için bitmişsinizdir olayını tam anlamıyla yaşadım yani.

Bittiğinde bazı kadınlar susar, bazı kadınlar seslerini açarlar.

1 ay gerçekten dibine kadar aşk acımı yaşadım ve sonra içime gömerek devam ettim. O, biraz zaman geçince; fake hesaplardan yazdı bana ama çok sallamadım ilk zamanlar. Aslında canım çok acıyordu ama gurur yapıyordum sanırım.

Bence Fake hesaptan yazılıyorsa, “o” yazıyor diye düşünmeyin. O yazıyor olsa bile.

Aradan 6-7 ay geçti bir vefat ile iyice duygusallaştım ve ona baya destan yazarak içimi döktüm. O,beni kötü hatırlamadığını,üzmek istemediğini falan söyleyerek reddetti. Ben de onun için aynı dilekleri ileterek hayatıma devam ettim.

Sonradan öğrendiğime göre o bu sürede yeni bir ilişkiye başlamış. Üstelik ayrılmak üzere iken instagramda görüp kim bu diye sorduğumda arkadaşım dediği biriyle. Bu beni biraz soğuttu ve uzunca bir süre çok düşünmeyip işlerime odaklandım. Elbetteki ara sıra aklıma geliyordu ve benim için çok özeldi tabi orası ayrı.

Neyse aradan yıllar geçti ve evlendiğini öğrendim, hafif bir burukluk yaşadım ama çok da sallamadım. Ancak; bundan 14 gün önce kocası ile el ele bir AVM’de karşılaştık. Bambaşka şehirlerdeyken nasıl denk geldik bilmiyorum ama sanırım benim yaşadığım şehre yerleşmişler. Bu görüntü ilk 2 gün bendeki bütün eski travmaları,aynı ayrılık acısını geri getirdi. 3.günden sonra kendimi iyi hissetmeye başladım,bir yazılım mühendisi olarak işlerime odaklandım ama online çalıştığım ve çok sosyal bir ortamım olmadığım için sık sık aklıma geliyor.

Yaklaşık 28 yaşlarında, karısı ve çocuğu olmayan bir adamsın. Akşam eve karına ve çocuklarına gitmen gerekmiyor. Gelirinin önemli bir kısmı ailene gitmiyor. Evden çalışmak bahane değil, evden çalışmak aslına bakarsan sosyal hayat için avantajlı. Senin profilinde bir adamın sosyal hayat edinememesinin sebebi zamansızlık, evden çalışma falan değil, asosyalliktir.

Senin sorunun, sosyal olarak, belki de ilişkisel olarak kızın bıraktığı yerde donmuş vaziyette olman. Derdin bu kız değil. Bu kız sana ne kadar renksiz, duygusal ve sosyal olarak çöl bir hayatın olduğunu hatırlattı. Hem de bunu, gerçeği suratına kamyon gibi çarparak hatırlattı.

Bu çektiğin çileyi hüsranı, fırsata çevir ve asıl problemini, sosyalleşmeyi hallet. Burada bu konuda yazdım, Patreon’da devam yayını da yaptım.

Bu süreçte ben hep kısa ilişkiler yaşadım ve ciddi ilişkiye mesafeleydim ama artık ben de ciddi bir ilişki istediğimi ve o duyguları tekrar hissetmek istediğimi anladım.

Kısa süreli ilişkiler belli bir tecrübe ve doyum yaratabilirler ama özellikle 25 yaşın üstündeki  çoğu erkek için, uzun süreli ilişkinin yerine geçmezler. Kısa süreli ilişkilerde, hemen hemen her zaman sizden 5 kat daha fazla erkekle yatan bir grup kadınla yatarsınız ve bu kadınlarla duygusal bağ kurmazsınız, kuramazsınız.

Sen, alt tarafı 2 senelik bir ilişkiden travmaya uğrama başarısı(!) göstermişsin. Bu nedenle uzun süreli ilişkilere girmekten korkar hale gelmişsin ve hayatın duygusal çöle dönmüş.

Bu kız masum,anlayışlı,iyi biriydi ve onun gibi birini bulamayacağımı düşündüm sanırım uzun bir dönem.karşıma da hayalimdeki gibi biri çıkmadı zaten.

Son günlerde ilk gördüğümde hissetiklerimi tekrar hissetmeye başladım. Sanki ayrılık acısı gibi acı çekiyorum.

Sanmam. Olay 8 sene önce olup bitmiş. Daha çok yerinde saymış olduğunun farkına varmak acı veriyordur.

Saçmalık olduğunun farkındayım ama keşkeler, pişmanlıklar kafamdan çıkıyor. Hayatımda başka kimseye aşık olmadım.

Ve bu tamamen senin suçun. 2 sene ilişki sonrası 8 sene geçmiş. Benim sık söylediğim bir şey var. Piyasada ve böyle bir ilişkiye açık bir adamsanız, uzun süreli ilişkilik ve aynı zamanda anlaşabildiğiniz kız karşınıza 1.5 senede bir çıkar. Yani sen bu tür bir ilişkiye açık olsaydın, 3-4 kere daha “aşık olabilirdin”.

Onları 2 sene önce de görmüştüm ve 5 dk şaşırıp sonra çok sallamamıştım. Bu sefer böyle olmadı,sanki bütün acılarım flashback ile geri döndü.

2 sene önce 25-26 yaşında daha kafana dank etmemiş demek ki.

Ben bu bataktan nasıl çıkarım çok huzursuzum. Evde bile duramıyorum duvarlar üstüme üstüme geliyor. Günümüzdeki kadınları gördükçe onun gibi birini bulamayacağımı düşünüyorum.

Eskiden, kısa süreli ilişkileri abartan adamlar bile “günümüz kadınları şöyle böyle” diye düşünmezdi. Beraber oldukları kadınların, kadın milletini temsil etmediğini bilirlerdi. Siz kısa süreli ilişkiler yaşadığınızda, çoğunlukla sizden daha da çapkın kızlarla beraber oluyorsunuz. Bana bazen çok genç çocuklar gelip ağlaşıyorlar. “Abi adam 100 kadınla yatıyor, onun gibi 10 bin adam olsa 1 milyon kadın böyle kötü çocuklarla yatıyor” gibi absürt matematikler öne sürüyorlar.

Her biri 100 kadınla yatan 10 bin adam genellikle, her biri 200 adamla yatan kadınlarla yatarlar. Yani sizin 10 bin kötü çocuğunuzu, 5 bin kötü kız çeviriyor. Arada tabii ki bu olayla alakasız kızlar da olur ama bu adamların elinden geçen kız sayısı, bu adamların sayısından azdır! Yani bunu bu “özde” kötü çocuklar da bilirler ama nedense aslen efendi erkek olan ve kafası hep öyle kalan elemanlar, fazla sayıda kızla olurken bu gerçeği göremiyorlar.

Son zamanlarda sosyal medyada ciddi bir redpill mankafa akım çıktı, yıllarca dejenere kısa süreli ilişki yaşayıp, oradan kadınlarla ilgili bilgelik çıkarmaya çalışan adamlar türedi.

Günümüz kadınları arasında senin eski kız arkadaşından çok var ama sen yaşam tarzın, uzun süreli ilişkiden kaçarak dejenere olan zihin yapın nedeniyle o kızlara ulaşamazsın, ulaşsan da onlar seni istemezler. Yaşam tarzını ve zihin yapını değiştirmen lazım. “Ya hacı günümüzde öyle kız yok” demek kolay ve egonun kıçına gökkuşağı üflüyor ama hem gerçek değil hem de gerçek olsa zaten yapacak bir şey yok. Günümüzde az sayıda “iyi kız varsa” o az sayıdaki iyi kızın senin gibi birine kalma ihtimali SIFIR. “Günümüzde kızların birçoğu böyle, ben ulaşamıyorum” dediğinde, olduğun düşük seviyeyi kabul edip acı çekmen lazım ama bu durumda güç sende zira bunu değiştirebilirsin.

Sen şu an böyle kızlardan çok az var diye kendini kandırıyorsun, az ise zaten hayatta bir kere karşına çıkar, o zaman bir daha asla bulamayacağına emin olduğundan duvarlar üstüne üstüne geliyor. Zira senin zihninde o kızı kaçırdın, bir daha asla olmayacak.

“Günümüz kadınları bozdu, düzgün kız çok az” olayına bir inandıktan sonra bunun nasıl kendi kendini gerçekleştiren kehanete dönüşeceğini bir düşünsenize! Buna inanan adam, bir şekilde düzgün bir kız bulduğunda, ona bulunmaz Hint kumaşı gibi davranacak, onu büyük bir ödül olarak görecek ve önünde efendileşip terk edilecek (bu tür masallara inanan çocukların, sonradan “kötü çocuğu” oynayan iyi çocuklar olduklarını unutmayın). Hem de zayıf davranışları yüzünden muhtemelen kaba bir şekilde terk edilecek. Ve “bu kız düzgün sanmıştım, ama o da değilmiş” diyerek, “günümüz kadınları çok bozdu, düzgün kız çok az” inancını pekiştirecek.

Tekrar ediyorum. Senin derdin bu kız değil. Senin derdin, asosyalliğin, kısa süreli ilişkilere kapılıp duygusal olarak doyamadığın ilişki hayatın. Eskiden mutlu olduğun bir kızın seni aşıp kendi hayatına devam etmesi, yaşının gerektirdiği ilişki aşamalarından geçmesi, senin 20 yaşından beridir olduğun yerde saydığını suratına çarptı.

Sorularınızı bana uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

İyi bir ilişkim var ama toksik eski sevgilim aklımdan çıkmıyor. Ne yapmalıyım? – Vaka çalışması

Abi sana genel bir durum soracağım, 29 yaşındayım aktif bir ilişkim var.

Pasif ilişki nasıl oluyor?

5 aydır devam ediyoruz. Her şey on numara gidiyor. Kız birçok erkeğin hayalinde isteyeceği tarzda güzel, alımlı, naif bir kadın. Fakat abi ben eski sevgilimi unutamıyorum, kendisi ile ilgili cinsel fanteziler kuruyorum kafamda zaman zaman. Eski sevgilim sizin borderline diyeceğiniz tipte ciddi ruhsal sıkıntıları bulunan bir kadındı.

Travmatik bir biçimde karşılıklı aldatma, kavga kıyamet son buldu ilişki.Aradan 3 ay geçtikten sonra yeni ilişkime başladım. Eski sevgilim cinsellik konusunda çok daha çılgındı deyim yerindeyse sabahlara kadardık.

Bazı insanlar psikolojik ve/veya genetik nedenlerle bağımlılığa yatkınlar. Ya da kişilikleri yetişkin bir erkekten çok uzak olduğu için, zevke hayır diyecek iradeye sahip değiller.

Toksik kadınların bu tip zayıf erkekler üzerindeki etkisi, ağır uyuşturucularla aynı. Senin eski sevgilin uyuşturucu, yeni sevgilin ise sağlıklı yaşam. Ama sen, kendi hayatını zevk peşinde mahvetmeye meyilli bir müptezel olduğun için, uyuşturucu istiyorsun, zevk (dopamin) zirvesi istiyorsun. O geçici zirvelerden geriye kalan ilişki seni maymun ediyor, kukla ediyor, aşağı bir erkek yapıyor ve büyük acı veriyor ama sen müptezel olduğun için sürekli o zirvelerin peşindesin.

Bu arada bazıları gerçekten farkında olmuyorlar ve bu da bana çok gülünç geliyor ama senin eski sevgilin muhtemelen 100 tane adamın altından geçtiği için öyle “zevkli”. Erkeğe neyi nerede nasıl vereceğini öğrenmek için iyi mesai harcamış bir kız. Önüne gelene veren, aldatmaya meyilli deli tabii ki yatakta normal bir kadından iyidir. Sen de zaten aldatmışsın yani sen de eski sevgilinden farkın yok ama eski sevgilin, kendine azıcık saygısı olan bir adamın elini sürmeyeceği bir kız ama işte sen öyle olmadığından, fantezilere boğuluyorsun.

Mevcut kız arkadaşım ise bu konularda çok daha geleneksel. Eskiye yönelik bir duygusal isteğim de yok. Yaptığımın yanlış ve saygısızca olduğunun farkındayım. Verebileceğin bir öneri var mı kafada bitirmek için? Bu tip eğilimlerin azaltılması için nadiren başka bir kadınla cinsellik yaşamak hakkında ne düşünüyorsun?

“Karşılıklı aldatma” ve son yazdığın cümle, senin kendini olduğundan çok daha kaliteli sandığına işaret. Sen de eski sevgilin gibi, sevgili değeri olmayan, aşağı birisin. Öyle “yaptığımın yanlış ve saygısızca olduğunun farkındayım” falan diye olayı hafifletme. Sen tamamen yanlış birisin, seninle çıkmak kızın kendisine yaptığı bir saygısızlık.

Verebileceğim tavsiye?

Bağımlılık tedavisi görmen lazım. Büyümen lazım. Çikolatalı pastaya karşı iradesi sıfıra yakın olan 6 yaş altı çocuk olgunluğundasın. Yetişkin bir erkek, senin eski sevgilin bir kadından tiksinir, sen ise orospuyu tepene çıkarmışsın. Büyü biraz, 29 yaşındasın. Azıcık kendinden utanmayı öğren.

Bu tip eğilimlerin azaltılması için nadiren başka bir kadınla cinsellik yaşamak hakkında ne düşünüyorsun?

Yapman gereken en önemli şey, şimdiki kız arkadaşından ayrılmak.

Sen bir müptezelsin, henüz iyileşmemişsin de. Kız arkadaşın düzgün birine benziyor. Sen berbat birisin aynı zamanda erkek olarak da düşük rütbelisin. Senden daha iyisini hak ediyor. Kızı bırak, yalnızken kendi kendini tedavi et. Kızı bırakman kız için iyi ama asıl senin için iyi. Senin gibi toksik kadın mütezeli adamların en önemli sorunlarından biri de kadın onayı bağımlısı olmaları. Genelde anneleri ile sorunları olan insanlar ama bu tür bir düşkünlük sadece anne sorunundan ortaya çıkmıyor. İyileşemeden kıza atlamışsın, hala da başka kızlarla iyileşebileceğini sanıyorsun.

iddiyim, kız arkadaşını bırak. O kız senden daha iyisine layık. Ama en önemlisi, kızı bırakman, senin iyileşmen için de çok önemli bir adım. İkinci adım da bağımlılığını uyuşturucu ile gidemek gibi gülünç yöntemler yerine (bu tip eğilimlerin azaltılması için nadiren başka bir kadınla cinsellik yaşamak), uzun süre (6 ay gibi) yalnız kalman lazım. Yoksa senden iyi bir sevgili olmaz, sen de toksik kadınların elinde inim inim inleyen kukla olarak yaşamına devam edersin.

Yeri gelmişken de söyleyeyim, bazı gerçekten kafası iyice erimiş adamlar “ne yani, sen bize sıradan ol, bayat bir hayata razı ol mu diyorsun” diye karşı çıkıyorlar. Toksik kadınların verdiği zevk zirveleri gerçekten yüksektir, normal kadın bu kadar büyük zevk vermeyebilirler. Diyelim ki sıradan kadınla zevk zirven 10 ise, toksik kadın ile 100’dür. AMA sıradan kadınla sürekli zevk zirven 10 ise, geri kalan zamanlarda zevk 5’tir mesela. Toksik kadın ile zevk zirvesi 100 ise, acı dibi de -100’dür ve zamanla zevk zirvesi 50’ye düşerken, acı dibi -200’e düşer ve daha uzun sürer. Yani toksik bir kadınla 2 sene geçirdiğinizde, bir sürü zirveye rağmen toplamda net -10,000 acı yaşarsınız, normal bir kadınla +1000 zevk.

Toksik kadının ne kadar da uyuşturucu batağına benzediğini fark edebiliyorsunuz değil mi? Maddeyi kullanmanın verdiği zevki başka hiçbir şeyden alamazsınız ama toplam olarak acı içinde kıvranır durursunuz.

Daha da beteri, toksik kadınla ilişki, dopamin zirveleri nedeniyle sizin zevk algılarınızı da köreltir ve artık normal kadınla hiç zevk de hissedemezsiniz. Uyuşturucu bağımlılarının hayatın normal zevklerinden zerre zevk alamamaları gibi. Hayatın normal zevkleri yine zevkliler ama bağımlının alıcıları artık körelmiş vaziyette. Senin içinde olduğun durum da bu yani sen artık normal bir kadınla 2 senede toplam 1000 zevki bile alamayacak durumdasın. Zevk alır durumda olmak için de müptezelliği bırakman ve uzun bir süre içerisinde alıcılarının iyileşmesini beklemen lazım.

Sorularınızı bana uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

28 yaşındayım, hiç sevgilim olmadı, görücü usulü evlilik için görüşsem mi? – Vaka çalışması

Mahmut Abi, 28 yaşındayım ve şu ana kadar hiç sevgilim olmadı. Son zamanlarda bu konuda, senin sosyalleşme ile ilgili tavsiyelerini uyguluyorum ve yavaş yavaş ilerleme de kaydediyorum. Sorum şu. Annem bir yandan da bana kız bakıyor. Geçen gün bana üniversite mezunu, 23 yaşında bir kız bulmuş. Kızın ailesini tanıyor ve aynı zamanda üçüncü kaynaklardan da kız hakkında bilgi almış.  Kızın fotoğrafını gösterdi ve kız güzel, iyi bir bölümden mezun.

Sana sorularımı yazayım. Birincisi görücü usulü evliliğe nasıl bakıyorsun?

Ben bu kızla tanışmalı mıyım?

28 yaş evlilik için erken mi?

Tanışıp da bu kızla ilerlersem ve evlenirsem, kendimi ilişkiler konusunda başarısız hissedeceğim. Sonuçta hiç sevgilim olmadı ve kızı da kendim bulmadım. İlerde pişman olur muyum?

Şimdi anektod gibi olmasın, tek vakadan örnek alamazsın ama ben kendi bulduğum kadınla değil de, annemin bulduğu ve “ya 26 yaşında ne evliliği” diye görüşmeye bile gitmediğim kadınla evlenseydim, muhtemelen çok daha iyi bir evlilik yapardım 😊 Fakat benim şimdi yazacaklarımda bu olaydan dolayı bir ön yargı yok, daha çok çevremde gözlemlediğim şeyleri ve bazı araştırma sonuçlarını konuşacağım.

Önce, görücü usulüne nasıl baktığım sorusunu cevaplayayım. Ben, görücü usulüne olumlu bakıyorum. Bugüne kadar görücü usulü evlenmiş bir sürü çifti tanıdım, aynı zamanda birbirlerini sevgili olarak bulmuş bir sürü çift de tanıdım. Görücü usulü çiftlerin daha mutsuz, kötü durumda, vs. olduklarını görmedim. Aslına bakarsan, bir miktar daha iyi durumda olduklarını bile söyleyebilirim.

Benim birçok danışanım beni görücü usulü tanıştığı bir kızla olan etkileşimi konusunda arıyor. Hemen hepsinde gördüğüm, tanışma olduktan sonra işin evlilik hedefli sevgililik gibi olması. Beni görücü usulü tanıştığı kızla ilgili arayan erkeklerin çoğunda, kız sonradan ilgisini kaybettiği için vazgeçmiş oluyor yani bilmeyen varsa söyleyeyim, görücü usulü öyle “babam uygun görmüşse bana söz düşmez” şeklinde olmuyor. Çift tanıştıktan sonra, erkeğin yine çekici kalması, burada bahsettiğimiz oyuna sahip olması gerekiyor.

Görücü usulünde tabii ki evlilik odaklı buluşmalar yapıyorsunuz ve bizim tavsiye ettiğimiz buluşmadan nikaha minimum 18 ay kuralını uygulamanız çok zor. Ama kızı tanımak için gereken sürenin kısalmasının dezavantajını, ailelerin kızı ve ailesini bilmesi ile kapayabilirsiniz.

Evlenmeye niyetiniz varsa, istediğiniz kadar modern olun, görücü usulüne de bir şans verin derim. Yalnız görücü usulü evlilik, günümüz insanının sahip olduğundan farklı bir zihin yapısı gerektiriyor.

Dr.K buna kararsızlık ile ilgili yayınında değinmişti. İnsanlar bir ilişkinin veya evliliğin çalışması için, en baştan en doğru kişiyi bulup, işin olurunu daha çok tercihin iyiliğine bırakmaya meyilliler. Görücü usulünde ise, münasip birini seçip, onunla ilişkinin çalışması için emek harcamak gerekiyor. Kararın “doğru” olmasının yarısı münasip kişiyi doğru seçmek ise, yarısı seçimin çalışması için emek harcamak.

Ben bu kızla tanışmalı mıyım? 28 yaş evlilik için erken mi?

Bence bir erkek için ideal evlilik yaşı 30 – 32 arası ama 33 – 35 yaş evlenmek için nasıl geç değilse, 27-29 yaş da evlenmek için erken değil (şimdi ha desen 29 yaşında evleneceksin, 28 değil).

Ben aslında 30-32 yaşı, günümüz erkeklerinin geç olgunlaşmasından ve 30 yaş altında yanlış kararlar verme riskinin yüksek olmasından söylüyorum. Yoksa “30’una kadar girebildiğiniz kadar ilişkiye girip tecrübe kazanın” olayından değil. Bir insan ilişki tecrübesini 2-3 sevgilide kazanabilir. 20 tane kadınla yatmanızın uzun süreli ilişki ve evlilik dinamiği konusunda size sağlayacağı tecrübe ve bilgi de kısıtlı. Yani bana göre bir erkek 25 yaşında duygusal ve zihinsel olarak olgunsa, 25 yaşında evlenmesi de erken değil. Günümüzde maalesef çoğu erkek 25 yaşında ama zihin ve duygu dünyası 18 yaşında.

Bu kızla tanışmalı mısın? Yani kız evlenmek için uygun birine benziyor ise tanışman iyi olur bence.

Tanışıp da bu kızla ilerlersem ve evlenirsem, kendimi ilişkiler konusunda başarısız hissedeceğim. Sonuçta hiç sevgilim olmadı ve kızı da kendim bulmadım. İlerde pişman olur muyum?

Şimdi bu zor bir soru. Aslında eğer görücü usulü iyi bir kız bulup evlenirsen, iyi bir evlilik yaparsan, ilişkiler konusunda başarılı olursun, başarısız değil. Yani iyi bir ailen varsa, geçmişte 2-3 sevgilin olmadı diye neden başarısız olacaksın ki? Ayrıca kızla arkadaş çevrenin çevresinde tanışman başarı, aile tanıştırınca neden başarısızlık olsun.

“Kızı kendim bulmadım, bu başarısızlık mı” derken kafanda kızın görücü usulü tanıştırıldığı için, sana hemen evet diyeceğini sanmak gibi bir yanılgı var sanırım. İlk telefonlaşmadan itibaren, kızla bir etkinlikte tanışan adamın oyunu neyse, sen de onu oynuyorsun. Yani tamam, birinde evlilik odaklı olduğundan oyun daha farklı ama oyun zorluğu farklı değil.

İlerde pişman olur musun? Olabilirsin ama ben evlilik konusunda kendi bulup evlenenlerin daha iyi durumda olduklarını görmiyorum ama öyle evlenen hiç kimse “acaba görücü usulü olmadığı için pişman olur muyum?” diye sormuyor nedense.

Şimdi soru neden zor ona gelelim. 28 yaşına kadar hiç sevgilinin olmaması bazı spesifik nedenler dışında normal değil. Kadınlarla olan bu başarısızlığın yüzünden, uzun süreli bir açlık içinde olman kaçınılmaz. Bu açlık, senin görücü usulünde tanıştığın kızı doğru değerlendirmene engel olabilir. “E abi kendi tanışsa da engel olmaz mı” diyebilirsin ama kendi tanışmandan hemen evliliğe atlamıyorsun.

Benim kendi görüşmelerimde çok karşılaştığım bir problem var. Oğlan 30’una dayandı, hemen evlendirelim acelesi ile, aileler kızı gerçekten araştırmadan buluyorlar, aceleden birçok kırmızı alarm gözlerine görünmüyor. Yani görücü usulünde “bizimkiler tanıyorlar, bilgi almışlar, o konu dert değil” diye salmayın hemen. Bu kulaklar, herkesin “çok feminen, sadık, tecrübesiz” diye bildiği kızın erkek arkadaşının, oğlumuzu “birader bu hatun 2 senedir sevgilim, bana ailem görücü buldu ama buluşmadım dedi, siz görüşüyor hatta yatıyormuşsunuz” diye araması tadında ne hikayeler dinledi 😮 Ya da “ya bizim Mustafa’nın kızı, elimizde büyüdü, çok şekerdir” diye bilinen kızın, adama bıçakla saldırıp “seni bana tecavüz etti diye polise şikayet ederim, hayatını kaydırırım” diye tehditler savurması tadında hikayeler. Bana anlatılan bu hikayelerin hepsinde, kırmızı alarmlar aylardır orada çalıyorlar ya da aile azıcık ciddi sorup soruştursa olayı bilecek ama hem adam hem de ailesi kafalarını kuma gömmüş vaziyette evliliğe gidiyorlar.

Yani birincisi aileni kızı iyi araştırıp araştırmadıkları konusunda sıkıştırıp işe koyacaksan, kendin de toksikliğe gözlerini kapamayacaksan, hemen tanışır tanışmaz 2-3 ayda nişan yaparız diye atlamayıp en az bir 6 – 8 ay kızı tanımak için zaman koyacaksan, açlığının farkında olup onun gözünü boyamasına izin vermeyeceksen bence bu işe girebilirsin. Sana nacizane tavsiyem, bu süreci dışarıdan gözlemleyebilecek, ailenin dışında bir bilen adam bulman ve ona danışman. Güvendiğin bir büyüğün en iyisi, o yoksa bir iki kere bana ulaşıp durum değerlendirmesi yapabilirsin ve böylece ilk görüşmemizin “Mahmut Abi afedersin sıçtım” şeklinde olma ihtimalini azaltabilirsin.

Yani kısacası, hiç kız arkadaşın olmasa bile, görücü usulü iyi bir evlilik yaparsan başarısız sayılmazsın, pişman olma ihtimalin de kendin bularak bir iki sevgiliden sonra evlensen pişman olma ihtimalinden fazla olmaz. AMA, görücü usulü, senin 28 yaşına kadar sevgilisiz bırakan “şeytanların” ile yüzleşmekten kaçman için bir fırsat değil. O şeytanlarla yüzleşmen yine gerekecek, bu sefer daha ciddi bir ilişki yolunda yüzleşmen gerekecek. Ama merak etme, günümüzde görücü usulü ile tanışıp evlilik yoluna girdin diye, hemen hiçbir kadın senin zayıflıklarına tolerans göstermeyecektir. Yani bu kızla görücü usulü tanış ama daha ilk buluşmadan elektrik alamaması ya da  iki ay sonra ben hissetmiyorum diye çark etmesi gibi olaylara hazırlıklı ol.

İlk buluşmada neler yapılır ya da neler yapılmaz konuları ile ilgili bir podcastımız var. Discord kayıt sisteminin dandikliği sağolsun, kayıt kalitesi düşük ama faydalı bilgilerle dolu bir yayın. Onu tavsiye ederim. Bu işin ayrıntılarına da, erkekler için ilişkiler seti içindeki kadınlarla tanışma kitabında girdim.

Reddedilme korkusu ve kadınlarla tanışmayı küçümsemek

Asosyal medyada biri şöyle yazmış:

“(Kadınlara yürümede) sonuçlardan korkmak diye bir şey yok. Sorun, yapılacak bir şeyin olmaması. Varoluşun normal durumu, rastgele kadınlarla konuşmak değil, rastgele kadınlarla konuşmak için bir neden yok.”

Alexander’da şöyle demiş:

“Erkeklerin bir kadını buluşmaya çağırmamalarının en büyük nedeni, reddedilme korkusu. Blackpilled olduğunu söyleyen erkeklerde reddedilme korkusu çok daha büyük (bkz. Reddedilme duyarlılığı).

Ben “normal varoluş şeklinin”, etrafındaki herkesle konuşabilmek olduğunu söyleyeceğim.

Ama aynı zamanda şunu biliyoruz ki, günümüzün genç yetişkin erkekleri, geçmiş nesile göre farklı hareket ediyorlar. Tanımadıkları insanlarla konuşmuyorlar, daha az arkadaşları var ve gerçek yüz yüze sosyal aktivitelere daha az katılıyorlar. Daha fazla nevrotik ve izole yaşıyorlar. Etraflarındaki insanlarla konuşma başlatmakta daha çok zorlanıyorlar. Bu, 90’larla bile karşılaştırdığınızda muazzam bir değişim.

“Doğal hal” nedir anlamak istiyorsanız, primatlara ve avcı-toplayıcı toplumlara bakmanız yeterli. Zamanlarının çoğunu birbirleri ile etkileşim halinde geçiriyorlar. Genç nesillerin kendi kendilerine uyguladıkları aşırı izolasyonun normal ya da doğal olmadığını söylemek daha doğru.

Kadın – erkek ilişkileri, bu konudan ayrı değil. Birçok erkeğin kadınlarla tanışamamasının sebebi, kadınlarla etkileşime girmelerine neden olacak sosyal aktivitelere ya da akran gruplarına sahip olmamaları. Erkeklerin romantik bağlamda olmayan akran ilişkilerinin çok az olması hakkında, romantik ilişkilerinin olmaması hakkında endişelendiğimiz kadar endişelenmeliyiz. Akran grupları, hayatın çok önemli bir parçası ama genç erkekler akran grupları konusunda, romantik ilişkiler konusunda oldukları kadar geri kalmış durumdalar. Birçoğunun bunun yerine sahip olduğu şey, sosyal medya etkili kişileriyle (influencer) kurdukları parasosyal ilişkiler (ünlülere/sosyal medya fenomenlerine aşırı derecede yakınlık duyma).”

Bir başka yorum da şöyle:

“Kadınları buluşmaya çağırmak, sadece düşük statülü erkeklere uyan, evrensel olarak küçük düşürücü ve aşağılayıcı bir davranış. Bu da bana, erkeklerin kadınları buluşmaya çağırmasının (kadınlara yürümesinin) doğal olmadığını söylüyor. Antik çağlarda insanlar bunu yapmıyorlardı.”

Burada da Rob Henderson, böyle şeyleri söyleyenler konusunda aklımdan geçeni özetlemiş:

Aptalca!. Bu (tür şeyleri söyleyen) insanların, birer kaybeden oldukları için ızdırap çektiklerinin ve kendi perişanlıklarını başka insanlara yaymaya çalıştıklarının farkına varın. Bunun yanında, evrimsel eşleşme paraziti stratejisi ile, sizin moralinizi bozarak, bir kız arkadaş bulmak için çaba harcamanıza engel olmaya çalıştıklarını belirtmeye gerek yok.

“Evolutionary mating interference strategy” (Evrimsel çiftleşme ya da eşleşme paraziti/karıştırıcısı stratejisi), genellikle kendileri cinsel pazarda başarı sağlayamayan bazı insanların, başkalarının başarı sağlamasını engelleyecek şekilde karışıklık yaratma stratejisi. Örneğin bir incel için görmesi en depresif şey, çekici bir erkeğin kız arkadaş yapması değil zira bu, incelin yaşam felsefesini ve varoluşunu doğrulayan bir şey. Bir incel için görmesi en depresif şey, sıradan, kendisi gibi bir erkeğin kızlarla az çok başarılı olması. Bu nedenle de asosyal medyanın azgın azınlığı, ortalama erkeklere kadınlara yürümeyi anlatan sitelere gelip, “bunlar çalışmaz, bunlar paran yoksa, 190 değilsen çalışmaz, 170 adam nerede kız buluyor, kızların egosu tavan, vs.” diye trollüyorlar.

Özellikle asosyal medya, sesi çok çıkan böyle bir azınlığa sahip ve sürekli olarak birçok açıdan kendileri gibi olan insanların, kendi başaramadıkları şeyleri başarmasına engel olmaya çalışıyorlar.

Bu insanlar başka insanları da kaybeden yapmaktan büyük zevk ve onay alıyorlar. Kendi önyargılarını destekleyecek videolar izleyip duruyorlar. Örneğin sürekli olarak kadınların kendilerine yürünmesine aşırı tepki verdiği ya da kadınlara yürüyen erkeklerle dalga geçtikleri videoları izliyorlar.

Bu insanlar normal ve sağlıklı insan etkileşiminden o kadar kopuklar ki, bir kadınla hoş bir muhabbet etmeyi, karşılıklı bir çekim ortaya çıkmasını ve sonra o kadını bir şeyler yapmaya davet etmeyi hayal bile edemiyorlar.

Nietzsche’ye göre soylu ruh halinin özelliklerinden birisi de, yaşam sevgisi ve enerjisi. Bu tür insanlar ise yaşamdan nefret ediyorlar. Bu insanlar, yaşamın güzel anlarını bile “aslında bunlar kötü şeyler” diye kötülemeye meyilliler. Başkaları için eğlenceli ve heyecanlı olan şeylerden korkuyor ve nefret ediyorlar.

Gerçek şu ki, bunlar asosyal medyada sesi çok gür çıkan ama aslında çok ama çok küçük bir azınlık. Örneğin inceller üzerinde bilimsel araştırmalar yapan William Costello bir araştırmaya göre, online incel forumlarındaki nefret dolu yorumları %90’ının, o forumlarda aktif olan hesapların %10’u olduğunun görüldüğünü söylemişti.

Bu insanların temel amacı, diğerlerini yengeç sepetindeki yengeçler gibi sepetin içinde tutmak, kendileri ile beraber acı çeken erkek nüfusunu arttırmak. Oldukça hastalıklı ama üzücü olsa da, böyle insanlar varlar ve asosyal medyada çok fazla sesleri çıkıyor.

İngilizcede “misery loves company” diye bir laf var. Bunun bir anlamı, “mutsuz insanların sorunlarını başkaları ile paylaşması, kendileri gibi mutsuz insanlarla arkadaşlık etmeleri. Ama bir anlamı daha var: (bazı) mutsuz insanların başkalarının da mutsuzluğunu istemesi.

Erkek Adam Patreon ücretsiz üyelere özel yayınlar

Merhaba, Patreon kanalımıza ücretsiz üyelik de mevcut. Ücretsiz üyeler soru – cevap yaptığımız muhabbet bölümüne ve ücretli yayınlara ulaşamasalar da, ücretsiz üyelerin ulaşacağı yayınların sayısı da artıyor.

Patreon kanalıma ücretsiz üye olarak hem Patreon’da görünürlüğümü arttırmama yardımcı oluyorsunuz hem de ücretli olmayan yayınlarımı dinleyebiliyorsunuz.

Sizi Patreon’a bekliyorum. Şimdiden teşekkürler.

Ücretsiz üyelere yönelik son 5 yayın (aramada filtreleyebiliyorsunuz):

İlk buluşmadan sonra ilk mesajı kim atar, ne zaman atar, mesaj olarak ne yazar?

Buluşmadan sonra ilk mesajı kim atar, ne zaman atar, mesaj olarak ne yazar?

Bu soruları çeşitli yazı ve yayınlarda defalarca cevapladım ama sürekli sorulduğu için kendisine ait bir yazısı olsa iyi olacak.

İlk buluşmayı yaptığınızda ya buluşma bittiğinde ayrılırsınız ya da buluşma baş başa kaldığınız bir yere ve sabaha uzar. İkinci durumda, gece sporları da olabilir. Bu iki durumu ayrı değerlendireceğiz.

Çoğu çift için ilk veya ilk birkaç buluşma, birkaç saat sürüyor ve aynı gün bitiyor. Bu durumda genel kural (1) erkeğin aynı gün kıza ulaşmaması ve (2) en geç ertesi gün kıza ulaşmasıdır.

Eski bilgi, ilk buluşma sonrasında 2-3 gün bekleyip kıza ulaşmayı tavsiye ediyordu ama bu bilgi doksanlardan, telefonların tuşlu ve kablolu olduğu zamanlardan kalma. Günümüzde 2 gün beklemek bile geç, 3-4 gün beklemek ise ciddi hata. Eğer kızın size ilgisi yüksekse tabii ki bekleseniz de problem olmayabilir ama problem çıkmazsa, beklemenize rağmen çıkmaz, beklemeniz sayesinde değil.

Birçok erkekten kızın kendisine ulaşmasını beklediğini duyuyorum. Bu da çok yanlış. Kızlar karşı taraftan ulaşmasını beklerler, erkekler değil. İlk ulaşımı özellikle başlarda hep siz yaparsınız. Ama bakın hergün ulaşırsınız demedim. Yeni tanıştığınız bir kızla hergün görüşmenize gerek yok ve sürekli siz ulaşıyorsanız hergün ulaşmanız zararlı. Haftada bir iki ulaşmanız ve bunlardan birinde bir sonraki buluşmayı ayarlamanız yeterli. Ama tabii kız size ulaşırsa mesajlaşın ve kız size birden fazla kez ulaşırsa siz de bu bir iki ulaşma sayısını arttırın.

İlk buluşma günü siz mesaj atmayın ama kız mesaj atarsa da kızı görmezden gelmeyin. Kızla mesajlaşabilirsiniz.

İkinci durumda yani geceyi kızla geçirdiğiniz durumda, ertesi gün ayrıldıktan sonra birkaç saat içinde kıza ulaşabilirsiniz. Özellikle de seks yaptıysanız çok gecikmenizi tavsiye etmem. Bazı arkadaşlar bağlama bakmadan ertesi gün mesaj atacağım diye anlıyorlar yani kızla diyelim Salı buluşuyorlar, Salı’yı Çarşamba’ya bağlayan gece beraber oluyorlar, Çarşamba sabahı da kızdan ayrılıyorlar. Bu durumda da Perşembe’ye kadar kıza ulaşmıyorlar. Bu yanlış.

Peki ilk buluşma sonrası ilk mesaj ne olmalı? Öyle çok özel bir şey yazmanıza gerek yok. Buluşmanın iyi geçtiğini ya da en azından kötü geçmediğini varsayarsak, dün iyi vakit geçirdiğinizi ve en kısa sürede tekrarlamak istediğinizi söyleyerek, bir sonraki buluşmayı teklif edersiniz. Bundan önce ya da sonra biraz muhabbet edebilirsiniz ama uzatmayın.

Nedendir bilinmez, bazı erkekler ilk buluşma sonrasında hiç buluşma teklif etmeden günlerce mesaj arkadaşına dönüyorlar. Oysa bir kızla ilk başlarda haftada bir – iki (en fazla iki) buluşmanız, olayı gerçek bir şeylere götürmenin en hızlı ve sağlam yolu.

İlk buluşmada neler yapılır ya da neler yapılmaz konuları ile ilgili bir podcastımız var. Discord kayıt sisteminin dandikliği sağolsun, kayıt kalitesi düşük ama faydalı bilgilerle dolu bir yayın. Onu tavsiye ederim. Bu işin ayrıntılarına da, erkekler için ilişkiler seti içindeki kadınlarla tanışma kitabında girdim.

3 hafta flörtleşilen kızın sevgili yapması – Vaka çalışması

3 haftalık ama hızlı gelişen bir flörtüm vardı. Çok iyiydik anlaşıyorduk ve 3 hafta boyunca neredeyse her gün buluştuk. Bazı günler günde iki kere buluşuyorduk.

Neredeyse her gün buluşmanız iyi bir şey değil ki! Her gün buluşacak kadar boş biri olmak, alternatifsiz olmak ve daha da önemlisi tahmin edilebilir olmak, sevgililiğe ya da yakın temasa değil, arkadaşlığa çıkar. Bir kızla özellikle başlarda, haftada 2-3 kere buluşmanız yeterli, daha fazlası zararlı.

Yani bazen iki gün ard arda buluşulur ama sürekli olarak buluşmak kötü. Aynı şekilde telefonda saatlerce, gece yarılarına kadar konuşmak da kötü.

Her şey çok iyi gidiyordu fakat sevgili değildik.

“Sevgili gibiydik ama değildik” tadında laflar bana bir erkeğin hayal alemine daldığını, kendi fantezisini kıza yansıttığını (projeksiyon) ve kızın kendisini arkadaş olarak gördüğünü algılayamadığını söylüyor. Tabii ki bu her zaman geçerli değil ama genellikle durum bu. “Sevgili gibiydik” dediğiniz yerde bir durup gerçeklik kontrolü yapın.

“Sevgili gibi ama sevgili olmadan” yakın temas, öpüşme ve hatta seks varsa (buraya yazanların çoğunda olmuyor ama), kız sizinle takılırken sizin çok fazla ilişki isteği ile dolduğunuza işaret.

Sonra aramız boş sebeplerden ve benim kız çevremden dolayı biraz bozuldu.

Senin kız çevren nedir bilmem ama kanka kız arkadaşların varsa, uzun süreli ilişki bulmakta zorluk çekersin. Çoğu erkek yakın erkek arkadaş istemez ve çoğu kadın da yakın kız arkadaş istemez.

Ve bir türlü eski hale dönemedik. En son da benim 1 hafta il dışına gitmem gerekti ve bu süreçte hiç konuşmadık, belirsizlikteydik.

Sen belirsizliktesin ama kız acaba öyle mi?

Geri döndüğümde yılbaşını başka bir erkekle geçirdiğini öğrendim, ama bu kadar kısa sürede yani 10 günde birisini bulması imkansız.

İmkansız değil ama tabii siz görüşürken görüştüğü biri olma ihtimali yüksek.

Sanırım belirsizlik dönemindeyken bile hayatına birisini almış.

Kız için belirsiz bir şey yokmuş demek ki.

En son konuşmak için mesaj attığımda, benim hayatımda birisi var mutluyum artık beni rahatsız etme şeklinde cevap aldım.

Sadece bir kere mesaj attıysan ve bunu söylediyse, kabalık bu. “Beni arama” dese tamam ama “rahatsız etme” nedir? Ama hayırdan anlamayan biriysen ve birkaç kez ulaştıysan hak etmişsin.

Şimdi asıl problem şu ki, yılbaşını bir erkekle geçirdiğini öğrendiğin kızla ne konuşacaksın çok merak ettim. “O kim?” mi diyeceksin, “onu bırak beni al” mı diyeceksin, “bana bunu nasıl yaparsın mı?” diyeceksin? Yani olayın ne olduğu belli, kıza ulaşmadan kızı silecektin.

Ama 3 hafta boyunca her gün beraberdik il dışına vs. gezmeye gitmiştik o yüzden onunda bağlandığını düşünüyorum.

Bu kadar samimiyet genellikle arkadaşlığa çıkar, bağlanmaya değil. Bağlanmak için kadının sizden uzakta zaman geçirmesi, sizi düşünmesi, özlemesi ve merak etmesi yani duygusal yatırım yapması lazım. Ortak tecrübe de duygusal yatırım yaptırır ama fazlası arkadaşlığa çıkar.

Bu kızın geri dönme ihtimali nedir?

Başkasıyla birlikte olan kızın geri dönme ihtimalini sorman çok kötü. Kendini küçük düşürme. Sen kızın hiçbir şeyi değildin, kız da senin hiçbir şeyin değildi. Nereye dönecek? Kız başkası ile hoplaşırken sen “geri döner mi?” sorusu ile mi uğraşacaksın?

Beni rahatsız etme mesajından sonra no contact uygulamaya başladım cevap dahi vermedim.

O mesaja cevap vermemen, bu anlattığın hikayede yaptığın en doğru şey. Sana tavsiyem, bu aşamaya geldiğin kızı ghostlaman. Normalde kıza ulaşıp o lafı yemesen ilerde belki takılabilirdin ama “beni rahatsız etme” diyen kızın sana ulaşamaması lazım.

Fakat twitter hesabımı biliyordu ve ara sıra baktığını biliyorum, orada da tamamen sessiz mi olmalıyım yani twitterda mesela yeni iş değiştirdin farklı bir şirkete geçtim o şekilde bir paylaşım yapmam no contactı bozar mı?

Bu soruyu “eski sevgili nasıl geri döner” yazısına yazmışsın. Birincisi bu kız eski sevgili değil. Flört gibi insanlara bir sonraki (next) yapılır. İkincisi, sorduğun sorular, “nasıl davranırsam geri dönme ihtimalini arttırırım” tadında. Bilinçaltında ya da üstünde, “kız adamı bıraksın bana gelsin” gibi bir akbabalık var.

Sen istediğin gibi sosyal medya kullan, istediğini paylaş. Bu kıza yönelik şeyler paylaşıp kendini küçük düşürme yeter. Senin “geri döner mi” kafa yapın tamamen fantezi dünyası. Zaten sana bir daha ulaşma ihtimali çok düşük. Yok diyebilirsin.

Twitter’la ilgili nasıl aksiyon alınmalı? Instagram hesabım zaten gizli. Numarasını da sildim, kendi yoluma bakarak no contact uyguluyorum.

İletişimi kes (no contact) değil, “bırak geç” (next). Bu kızın sana ulaşmasına da izin verme.

Sosyal medyayı nasıl kullanmalıyım bu süreçte?

Kızı takipten çık, sonra da kız hiç olmamış gibi davran.

Bir daha da böyle duygusal yatırım yapmamayı öğren. Böyle duygusal yatırım yapmamayı öğren, hiç duygusal yatırım yapmamayı öğrenme.

Sorularınızı bana uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Bakire veya ilişki yaşamamış kız, otomatik olarak sadık, iyi bir kız değildir

Uzun süredir görüşmelerde rastladığım bir konu var. Pek makalelik bir şey çıkmayacağı için yazmamıştım ama önemli bir konu olduğu için, kısa bile olsa burada değineceğim.

Bazı erkeklerde, bakire = temiz, bulunmaz hint kumaşı gibi saçmasapan bir romantizm var. Kız duygu durumu bozukluğuna sahip, triplerle, kavgalarla, vs. adamın hayatını cehenneme çeviriyor. “Abiciğim bırakman lazım” dediğinde “abi ama bakire kız (hiç ilişkisi olmamış), ben onun gibisini bir daha nereden bulacağım” diyor!  Böyle düşük seviye boktan bir kızı bulamamayı nasıl başaracak hiçbir fikrim yok ama adam “bakire” kısmına takmış bir kere, bırakamıyor.

Bunun daha çok rastladığım versiyonu da “bakire ama yollu” kızlar. Kız bakire, adamla da yatmıyor. Ama geçmişi seri veya bazen paralel flört dolu, bazen sosyal medyası erkek dolu, adam onunla bununla konuşurken yakalıyor. Böyle bir kız, önüne gelenle yatan kızdan pek de fazla güvenilir değil, sağlam ayak değil. Birçok durumda kız bakire ama penis vajinaya girmemiş, başka her şey olmuş bakiresi. Yani yersen, saftiriksen bakire.  Ama diyelim ki gerçekten hiçbir şey yapmamış bir bakire olsun. 20 yaşında 20 adamla flört etmiş ya da hala ara ara ne olduğu belirsiz erkekler ekliyor, bazen konuşuyor, vs. Bu kız temiz, bulunmaz hint kumaşı, onun gibisini nasıl bulacağım bir kız değil. Yahu 20 yaşındaki kızların kaşar olanlarının yarısı böyle kaşar zaten, neyi nereden bulamıyorsunuz?

Bakın bakire kız isteyebilirsiniz, ben bunu istemeyin demiyorum. Ama bir kız bakire diye o kız bulunmaz hint kumaşı denklemine sahipseniz, bundan bir an önce kurtulun. Adam bir iki tane erkek arkadaşı olmuş, bunlardan biri ile seks yapmış kıza “kirli” diyor, 10 tane flörtle anal sekse varan şeyler yapmış kız “temiz” çünkü bakire! Bakın bakire olmayan kızı istemiyorum diyebilirsiniz ama bu flörtlerin efendisi bakire kız temiz, bir iki erkek arkadaşı olmuş kız kirli falan değil.

Ya da adam erkek arkadaşından başka erkeğe bakmayan, flört geçmişi kabarık olmayan kıza bakire değil diye burun kıvırıyor ama gidiyor önüne gelenle “flört” etmiş ve ediyor gibi görünen kız bakire diye bırakamıyor. Kıza güveni yok, acı çekiyor ama kız bakire diye bırakamıyor.

Bana itiraz etmeden önce, böyle bir kafa yapısının sizi nasıl büyük bir yokluğa sürükleyeceğini, ruhsal problemlere  sahip kızların elinde oyuncak edebileceğini bir düşünün. Asosyal medyadan zehirlendiyseniz size göre zaten piyasada “bakire” kız kalmadı.  Bu az bulunur sandığınız kızlardan birini bulduğunuzda, onu tepenize çıkarmama, kaybetme korkusu ile yaşamama ve bu nedenle de ezilip büzülüp kaybetmeme şansınız çok düşük zaten. Bulunmaz bir prenses önünde eğilip büzülerek kızın gerçekten size saygı duymamasını sağladığınızda, ilişkiniz canınız yanarak, saygısızlığa uğrayarak bittiğinde, “bak işte iyi kız gerçekten yok” diye, kendi kendini gerçekleştiren kehanetin kabusunda debelenip gidiyorsunuz.

Bakın arkadaşlar, örneğin borderline ya da narsist kişilik bozukluğuna sahip bir bakire, sırf bakire olduğu için iyi bir eş olmayacak ve çok muhtemel ki hayatınızı kabusa çevirecek. Önüne gelenle flört eden kız, bakire olduğu için ya da ilk defa sizinle yattığı için, güvenilir bir iyi kıza dönüşmeyecek. Bir kadın, bakire olarak ve kalarak da sokaklara ait olabilir.

Bakın tekrar ediyorum, bakire kız istiyor olabilirsiniz, sorun bu değil. Sorun, “bakire = yeşil bayraklı / bulunması zor kız” fikrini aklınızdan çıkarın. Bence Türkiye’de bulunması en kolay kız (sayıca en çok olduklarından değil piyasada çok aktif olduklarından) “yollu bakire” kızlar. O yüzden adam bana “instada bir sürü erkek eklemiş, çıkarmadı kavga ettik” diye anlattıktan sonra “ama abi kız bakire, bakire kızı nasıl bulacağım” dediğinde bana bir gülme geliyor. Abiciğim böyle “gönlü zengin” kızlar, sen bul, o bulsun, o da bulsun diye piyasada 2-3 tanenizi idare ediyorlar merak etme.

Sorularınızı bana uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Sürekli trip atan kızı alttan aldım, sonunda istemiyorum dedi – Vaka çalışması

Merhaba Mahmut Abi yaklaşık 1 ay önce otobüsde gördüğüm, aynı universitede okuduğum kıza itiraf yazdım. Kız bana instadan mesaj yazdı, baya bi konuştuk. Üniversitede büfede buluştuk, ama daha önemlisi üniversite dışında 1 kere buluştuk.

Konuşmanızın ayrıntısını bilemem ama buraya kadar iyi gitmişsin.

Whatsappa geçtikten sonra “Görüldü” nü neden kapattığımı sorguladı, ben de görünce okuyorum zaten falan düşüncesini uzun-uzun savundum.

Uzun uzun savunmak “ne olur anla beni” diye yalvarmaya girer. Bir veya iki kere sebebini söylersin belki ama ondan sonra hiçbir şey yapmana gerek yok.

Bunun gibi birçok şeyde trip yiyordum ama 2-3 iltifatla falan kendisine geliyordu.

Kız karın ağrısı bir şeye benziyor. Sen de tribe karşı yalakalık yaparak kızı daha fazla trip atmaya teşvik ediyorsun. Bana yazdığına göre “aman kızı kaybetmemeyim” diye yaptığın saçmalıklara rağmen kız seni bırakacak.

Buluşunca mükemmel beden dilimle bankta oturdum elimi arkaya attım. Yakın durdu hava soğuktu, daha yakın durmasını söyledim itiraz falan hiçbir şey olmadı. Hatta bir ara dudaklarına ruj falan sürdü onun hakkında konuştuk. (Ah benim mal kafam, kiss close yapamadım ve 2 ci defadır bunu yaşıyorum).

Fırsat olduğunda öpüşe gitmek önemlidir ama hayati bir şey değil.

“Biz neyiz”, “Beni alacakmısın” sorusu da geldi, “İki yakın insan” “Hadi gel şimdi gidip kağıtları imzalayalım” tarzı cevaplarla geçiştirdim.

Burada bir yerde, kızla sevgili olmayı hiç istemediğiniz durumda çerçeve ile ilgili bir örnek yazmıştım. Herkes onu kopyalıyor ama bu tavrın aynı zamanda kızların %80’inin sizi bırakması ile sonuçlanacağını biliyorsunuz umarım. Öyle de olmalı zaten, siz sevgili istemiyorken, bu %20 azınlığı arıyorsunuz.

Kalkınca koluma falanda girdi yani herşey mükemmeldi.

Uçtu uçtu, takipçi uçtu. Buluşma iyi geçmiş olabilir ama bunun nesi mükemmel? Bu tür yüklü kelimeler, buluşmanın çok iyi olduğundan çok senin kendini fazla kaptırdığına işaret.

Buluşma esnasında 70% o konuştu bazen kendimin sıkıcı olup konu açamadığımı farkettim, sadece onun söylediği şeylerden sorular sorarak konuşturuyordum.

Yeni yıla girince 00:00 da kıza tebrik mesajı yazmadım, dışarıda olduğum için, ama bunun tripi gerçekten çok ağır oldu. Buna baya bi takıldı, baya konuştuk açıklama falan verdim ( Çerçevem gg ), bende konuşmamızın yarısında ona cevap vermeyi durdurdum.

Kız karın ağrısı, özdeğeri düşük (her haltı kendi kişiliğine saldırı olarak algılayıp atar yapıyor). Ben bunlara beta erkeğin kadın versiyonu diyorum. İstediği kadar güzel olsun, böyle bir kızı bırakmanız lazım. Bırakmazsanız, çoğunlukla önce kendinizi küçük düşürüp sonra siz bırakılırsınız.

Burada bu kızın sana trip atmaya hakkı yok, öyle bir statüsü yok. Bu kıza yerini ve haddini kibarca bildirmek yerine açıklama yapıyorsun? Çerçeve darmadağın tabii.

1 gün dişimi sıkıp bekleye bildim …

Çerçeve gg ama yetmedi gg olan çerçeveyi açmaya çalışıyorsun.

Bu aşamada bu kızı salman lazımdı. Aşırı abazansın sanırım. Bu aşamada “bu nasıl saçmasapan bir karın ağrısı, en iyisi ben kaçayım” diyerek, ipleri eline alman ve kızın artık istese de sana ulaşmasını engellemen lazım.

ve “Nasılsın, bence sen bu tebrik mesajı yazmamamı boşver, bende bundan sonra daha dikkat göstereyim böyle şeylere, sorunumuz çözülsün” yazdım.

Bu şekilde %90 omurgasızlığınız ile başbaşa kalırsınız ve size yol verilir ama Allah korusun bu tavırla böyle bir kızla ilişkiye girerseniz, ayak paspası olduğunuz berbat bir ilişki yaşarsınız ve terk edilirsiniz.

“Istemiyorum” dedi. Bu kızın büyük ihtimalle geri dönüşü yoktur ( Keşke olsaydı ), ama ben burada kendimi analiz yapmak istiyorum.

Bu karın ağrısı ile keşke olsa diyorsan, fazla açsın muhtemelen.

Biraz analiz yaptıktan sonra bu kız beni rebound yapmış ola bilirmi düşüncesi aklıma geldi. Bide neden bu kadar herşeye takılıyordu anlamadım.

Kız karın ağrısı, özdeğeri düşük. Özdeğerini dışarıdan ilgi ile almaya çalışıyor, en ufak şey bile kırılgan egosunun tepkisi ile (kendi üzerine alınarak) atara, tribe dönüşüyor. Daha önce de çok bahsettim, böyle kızlar kendi ilişkilerini mahvetmeye programlıdırlar. Erkek bunların isteklerine boyun eğerse ayak paspası olur ve aşırı zayıf ve itici olduğundan terk edilir. Erkek bu kadına omurga gösterse, kadın bu seferde ego savaşına girer, yine erkeği terk eder. Ama bu tabii beta tipi erkekler için geçerli. Bu kızlar genellikle daha doymuş erkeklerden tekmeyi yer dururlar.

Uzun zamandır kızlarla da doğru düzgün iletişimim olmadı, bu en yakın olduğum kızdı. Kız olunca tüm redpill teorilerini unutduğumu farkettim.

Uzun süredir abazan olduğun belli. Bunu kendinize yapmayın yani kendinizi çölde bırakmayın. Zihniniz “bu adam kızlarla iletişimde değil, bu son şansı” diyerek sizi muhtaç hale getiriyor. Çölde bir bardak su bulsanız ve ufukta da başka su görünmüyorsa, o su için her türlü maymunluğu yaparsınız. O su burada olduğu gibi çamurlu olsa bile içersiniz. Oysa ufukta başka bardaklar görseniz, o suya muhtaç olmazsınız.

Bakın muhtaçlıktan kurtulmak için hemen birini bulmanız, birileriyle görüşmeniz bile gerekli değil. Bazı erkekler kadın ilgisine muhtaçlar ve 1 hafta kadın olmazsa, kendilerini aşağı hissederler ama çoğu erkek, sadece yakın gelecekte kız bulmaya gidecek yola girse bile, muhtaçlığın çoğundan kurtulur.

Ben bunu üniversitede birkaç kere deneyimlemiştim. Muhtaç his ve davranışlarım, kızlı erkekli yeni insanlarla sosyalleşmenin artması ile beraber, gerçekten bir kadınla bir şeyler yaşamadan aylar öncesinde giderdi. Hatta o zamanlar “önce muhtaçlığın gittiğini, sonra kadın geldiğini” gözlemlemiştim.

Hem yaşım 20 ve şuan ciddi bir ilişki düşünmüyorum, bazen bir şeyi anlamıyorum.

Ciddi ilişki düşünmüyorsun, kızlarla doğru düzgün iletişimin yoksa herhangi bir ilişkin de olmaz. Yani yalnız devam edersin.

Kızın bizi ilişkiye sokmaya çalışıp seks vermemesi, bizim ilişki vermeyip seks almamızdan daha kolay mı?

Konuyla alakası ne? Senin bir sokabiliten olsun önce. Ayrıca kızlar size seks vermezler, siz kızlarla seks yaparsınız. Siz de onlara ilişki vermezsiniz, onlarla ilişkiye girersiniz.

Yoksa bu tür şeyler benim beynimin yuyulduğunu mu gösteriyor?

Beynin fazla hap dolmuşa benziyor. Ama bir yandan da klasik abazan gibi davranıyorsun. Yani buraları hiç okumasan da daha kötü davranmazdın herhalde. Ya da belki buraları okuduğun için peşinde koşmuyorsun. O da iyi bir şey ama asıl kızla iletişimde doğru ve güçlü davranman lazımdı.

Sorularınızı bana uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

 

Narsistin zırt pırt engelleyip sonra engeli kaldırmasının 10 yaygın nedeni

Bu bölümde, bir narsistin sizi neden ara ara ya da sıklıkla engelleyip iletişimi kestiği ve sonra engeli açıp sizinle iletişim kurduğu hakkında konuşacağız.

Bir narsistin engelle – engeli aç döngüsü, sürekli bir kafa karışıklığı ve duygusal fırtına yaratarak, sizi duygusal olarak dengesiz hale getirerek üzerinizde egemenlik kurmak için oynanan bir güç oyunudur.

Narsist partner, sizin narsist olduğunuz sanar, kendi narsist özelliklerini ve eğilimlerini sizde ve başkalarında görür. Bu nedenle de toksik davranışlar sergileyenin siz olduğunu düşünür.

Bu tür bir psikolojik yansıtma (projeksiyon), narsistin suçlamalardan kaçmasını ve kendi “mükemmel” öz imajını korumasını sağlar. Sizi engelleyerek, kendisini sizden koruduğuna inanırken, kendi sorunları ile karşı karşıya kalmaktan kaçar.

Sizi engelleyen narsist, ya başkalarından yeterli narsist yakıt alamadığından ya da istediği zaman sizin ilginizi yeniden alıp alamadığını görmek için bir süre sonra engeli açar.

Narsistin sizi sıklıkla engellemesinin ikinci nedeni de, bunu bir güç ve egemenlik gösterisi olarak görmesidir. Sizi engelleyerek, ilişkide ve ilişkinin nereye gideceği konusundaki gücün onda olduğunu size göstermeye çalışır. Narsistin engellediği partner, kendini güçsüz hisseder, ilişkinin ne durumda olduğu konusunda belirsizliğe düşer.

Narsist daha sonra engeli açarak, engellediği partnerin yeniden oyuna katılıp katılmadığına bakar. Eğer partner yeniden devam ediyorsa, bu narsisti ilerde daha fazla engelle – engeli aç manipülasyonu oynamaya teşvik eder. Narsist her döngüde, kendisini daha güçlü, üstün ve egemen hisseder.

Narsistin partnerini engelleme nedenlerinden üçüncüsü de, kendi “kurban” anlatısını desteklemektir. Bu partner kırılgan narsist ise, partnerini engeller, iletişimi keser ve kendisini mağdur göstermek üzere partnerinin arkasından bir karalama kampanyası başlatır. Ama daha sonra engeli açarak, partnerinin onun yokluğundan etkilenip etkilenmediğine bakar. Bu aşamada narsist, aslında nasıl da yanlış anlaşıldığı ya da istismara uğradığı konusunda yeni bir anlatı yaratır. Ama kendisi “çok nazik ve bonkör biri olduğu için”, partnerine kendisini kanıtlaması için yeni bir şans(!) daha verir.

Narsistin partnerini engellemesinin dördüncü nedeni, partnerini cezalandırmak istemesidir. Narsist, saygısızlığa uğradığını ya da kendisine yanlış yapıldığını düşündüğünde, misilleme olarak partnerini engeller. Haklı olsanız da olmasanız da, engelleme, size duygusal olarak acı vermek ve kafanızı karıştırmak için yapılan bir misillemedir.

Narsist daha sonra, sizin “dersinizi alıp almadığınızı” ve size uyguladığı cezanın acı çekmeniz ve kafa karışıklığına düşmeniz gibi amaçlarına ulaşıp ulaşmadığını kontrol etmek için engeli kaldırır.

Narsistin sizi engellemesinin beşinci nedeni, sizde duygusal reaksiyon yaratmaktır. Bir narsist genellikle herhangi bir duygusal reaksiyon almaktan da mutlu olur ama en çok yaltaklanma tepkisinden yani partnerinin peşinde koşup özür dilemesinden, yalvarmasından ve onayı peşinde koşmasından zevk alır. Partnerine kötü davransa bile partnerinin ona olan duygusal yatırımını sergilemesi ve ona bağımlı olması, narsistin ilgi ihtiyacını karşılar, özdeğerini onaylar.

Narsist, partnerini engelleyerek partnerinde kaybetme, reddedilme, ortada bırakılma duygularını tahrik eder ve partnerinin bu duygulara kapılıp verdiği duygusal tepkileri, partnerini kontrolü altında tutmak için kullanır.

Narsist daha sonra engeli ve iletişimi açarak, partnerinin reaksiyonunu ölçer. Narsist bazen daha fazla kafa karışıklığı, çatışma ve kaos körüklemek için de engeli açabilir.

Narsistin partnerini engellemesinin ve sonra da engeli kaldırmasının altıncı nedeni, gizlilik ve mesafeyi korumaktır. Narsist bazen birdenbire kavga çıkarıp partnerini engelleyerek, bir bedel ödemeden başka sömürü kaynaklarını kullanabilir.  Bu sayede narsist partnerinden geçici olarak uzaklaşabilir ve başka kaynakları sömürürken bunun hesabını vermek zorunda kalmaz. Bu sahte ayrılıklar sürecinde narsist, partnerinin haberi olmadan başkaları ile iletişime geçebilir. Bu aynı zamandan başka kaynakların da partnerden haberlerinin olmamasını sağlar. Böylece hiçbir şeyin hesabını vermeden istediğini yapabilme imkanına kavuşur.

Narsist gönlünü eğlendirdikten sonra, partnerinin engelini kaldırır ve ilişkiye devam eder. Partner bu süreçte narsistin ne yaptığını sorguladığında, narsist partnerinin ayrı olduğu zamanların hesabını vermek zorunda olmadığını iddia eder.

Narsistin partnerini engellemesinin ve sonra da engeli kaldırmasının yedinci nedeni, partnerini kendisini ve dönüşünü beklemeye ve merak etmeye güdülemektir. Bu engelleme – engel açma döngüleri sonucunda, partner narsistin öngörülemez davranışlarına tolerans göstermeyi, birgün yeniden bir arada olacakları beklentisi ile sürekli narsistin yörüngesinde kalmayı öğrenir.

Narsistin partnerini engellemesinin ve sonra da engeli kaldırmasının sekizinci nedeni, narsistin sağlıklı bir ayrılık için gerekli duygusal olgunluğa sahip olmamasıdır.  Sağlıklı bir insan, ayrılığın duygusal yönünden, kendi iç dünyasını gözlemlemekten ve sorumluluk almaktan kaçmaz. Narsist ise partnerini ard arda engelleyerek, herhangi bir açıklama gereği kalmadan, partnerine bir kapanış vermek zorunda kalmadan, çoğunlukla zaten kenarda hazır bekleyen başka sömürü kaynağına atlar.

Narsist arada (eski) partnerinin engelini açarak, kendisi başka kanı emilecek eleman ararken, hala onu bekleyip beklemediğini ya da ona kanını emdirmeye devam edip etmeyeceğini görmeye çalışır.

Dokuzuncu neden, itibar yönetimidir. Narsist için imaj her şeydir.  Partnerini engelleyerek, ayrılık hikayesini istediği gibi yazabilir ve başka insanların gözündeki imajını koruyabilir. Böylece insanlara nasıl görünmek istiyorsa, öyle görünmeyi garantileyebilir.  Örneğin ayrılıkta kendisini mağdur olarak gösterebilir, sizden ayrıldıktan sonra mutlu mesut bir şekilde hayatına devam ettiğini gösterebilir.

Bu nedenle engelleyen narsist engeli açtığında, kendi anlatısının tutup tutmadığını, ortak tanıdıklarınızın tepkilerini ölçmeye çalışır. Engelle – engeli kaldır döngüsü ile, başkalarının sizi nasıl algıladığını manipüle etmeye çalışır. Böylece üstünlük tiyatrolarını, imajlarını korumaya ve kendi sosyal çevresinden gelecek eleştirileri savuşturmaya çalışır.

Onuncu neden ise dürtüselliktir. Narsist çoğunlukla dürtüsel davranır. Duyguları yükseldiğinde, tamamen siyah – beyaz düşünmeye başlarlar ve bu da partnerlerini çok hızlı bir şekilde şeytanlaştırabilmelerine neden olur. Narsist kızdığında ya da kırıldığında, partnerini engellemek, negatif duygularını sağlıklı bir şekilde işleyememe ve gerçeklikle bağı devam ettirmekte zorlanma gibi nedenlere dayanır.

Narsistin duyguları soğuduğunda, engeli açıp sanki hiçbir şey olmamış gibi ya da partneri bunu sonuna kadar hak etmiş gibi davranır. Partneri, işleri düzeltmek için bir şans kazandığından için ona minettar olmalıdır.

Narsistin eski sevgilisini engelleyip sonra engeli açması çok sık görülen bir şey. Eski sevgilinizi engellediniz ve engeli açtınız diye siz bir narsistsiniz demiyorum ama bu sizin sık yaptığınız ve size göre olağan bir şey ise, kendi duygusal olgunluğunuzu ve altta yatan motivasyonunuzu sorgulamanızı tavsiye ederim. Aynı zamanda duygularınızı yönetmenin ve ihtiyaçlarınızı diğer insanlara belirtmenin daha iyi yollarını öğrenmenizi tavsiye ederim.

Son olarak bir narsist kurbanıysanız, narsizm ve narsist istismar hakkında araştırma yapmanız önemli. Ama bu, deneyiminizin her ayrıntısını analiz etmeye çok fazla zaman harcadığınız ve narsist davranış ve motivasyonlar konusunu takıntı yaptığınız seviyelere giderse, kendi iyileşmenize odaklanmanızı engelleyebilir.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize (özellikle konu ile ilgili olan Toksik İlişkiler Rehberi kitabına) bakabilirsiniz. Sorularınıza Patreon chat alanında daha hızlı cevap verebiliyorum.

Kaynak: 10 Reasons A Narcissist Keeps Blocking You!