Tinder Mesajlaşma Taktikleri – Kızın numarasını vermesi

Erkek Adam kitapları serisinden Erkekler İçin Tinder Rehberi kitabı için tıklayınız.

Tinder hesabımdaki bazı mesajlaşmalarımın screenshotlarını yayınlarım diye almıştım. Bir dosyada öylece unutmuşum. Aslında o zaman bir sürü mesajı arşivlemişim ama bu siteyi bolca hatun da okuduğu için Türkiye’de olan çoğunluğu es geçeceğim. Yurt dışında yatağa giden (veya gitmeyen) mesajlaşmalarımı örnek olsun diye yazacağım.

Aşağıdaki örnekteki hatun telefonunu kendisi vermişti. Olay yatağa gitti. Biliyorum, Türkiye’de işler daha zor ve hatunlar genelde daha soğuk. Asya’da HB7.5 – 8 bir hatunla nasıl hoş bir muhabbet geliştiğini görünce gösleriniz de dolacak. Ama hatun hatundur ve aynı mekanizma az çok burada da işler. Türkiye’nin tek problemi – bence – bazı öküz kızlar çok kabalaşabiliyorlar ve onların da çözümü tek tuşla unmatch!

Neyse, kızımız Pinay güzeli. Süper bir poposu olduğundan süper like atmıştım, çok da hoş bir kız çıktı. Negleri abartıyorum, shit test yiyorum diyenler için olayın nasıl ince iş ama neşe ile yapılabileceğine örnekler var. Ayrıca olayın “merhaba ben Saldıray … telefon numarasını ver” şeklinde değil de hatunla bir muhabbet kurma olduğuna (bu muhabbeti iyi çocuk tarafına hiçbir zaman fazla kaydırmadan) örnek.

Mahmut (M), Nicole (N):

M : Selam Nicole. Mahmut ben. Ne haber? Kendine karşı çok acımasızsın (profiline ugly bitch – çirkin orospu yazmış). Hadi Nicole’u yeniden güzel hissettirelim (Let’s make Nicole feel cute again – Trump Reis oyunu).

Yukarıdaki mesaj 08:40’da atılmış. Kız 10:30’da yazıyor.

N : İyiyim. Kendime karşı neden acımasızım?

M : Kendine çirkin orospu demişsin?!?

N : Evet sevmeyenlerim öyle derler … Sanırım beni elde edemeyen erkekler bana çirkin, şişman orospu diyorlar 😀 (ben bunu deyince profilinde bio’yu sweet and innocent girl olarak değiştirmiş)

M : Hahahaha . Ama ben tatlı ve masum bir kız görüyorum . Neyse o elemanların hiçbirinin seni elde edemediğine sevindim.

N : Evet. Şimdi daha dikkatliyim. Çünkü daha önce başıma bir şey geldi.

M : Oh zavallı kız, ne oldu?

N : Bir oğlum var. Ama evlenmedim hiç. Hey, bu arada sen nerelisin?

Burada erkeklerin çoğunun kurtarıcı şemasına girip elendiğini bilmek acı. Oysa karşımda sorumsuz ve dürtü kontrolü zayıf bir kadın var muhtemelen. Ben ağlama Melis olayına girmeden olayı espiriye ve fırsattan istifade ilk cinsellik imasını masaya vurmuşum.

M : Oh dur çok hızlısın 😀 (buna bir şey deniyordu unuttum şimdi, kendi niyetini kıza yansıtma). Hamilelikten korunmak şart ama ben henüz senin kalbini çalmadım. Türk’üm. Sen Pinay mısın (Filipinli)?

N : Evet. Kaç yaşındasın? Burada ne yapıyorsun?

M : Sana CV yollayayım en iyisi 😀 İş gezisindeyim. Sen ne yapıyorsun?

N : Hahaha … Sorumu yanıtlamadın. Kaç yaşındasın? Ben hemşireyim. Huzur evinde çalışıyorum.

M : Ben yaşlıyım … Ama babacık olacak kadar yaşlı değilim (not daddy old). 39 yaşındayım (burada dalga geçmek için yaşımı yükselttim).

N : Hahahaa ihtiyar … Ben sadece 28 yaşındayım. (shit test) Evli misin?

M : Eğer hoşuna gidecekse bana daddy diyebilirsin 😉 (onayla abart) Hahaha, “sadece” 28 yaşında mısın? (neg) Küçük kız seni …

N : Hahaha … Peki evli misin?

M : Artık değilim ama bana evlenme teklif edeceksen avcunu yalarsın. Yeniden evlenmek için çok gencim ben. Bu ihtiyarın bakımını yapabilir misiniz huzur evi hemşiresi hanım?

N : Hahahaha …. Çok eğlencelisin. Ne kadar süre önce boşandın ve neden artık evli değilsin? …. Merak etme sana evlenme teklif etmeyeceğim … Hahahaha.

Burada iş görüşmesi modunu kırmak şart oldu ve genelde kırdığım şekilde bitiriyorum.

M : Çok derin konulara giriyorsun, bunlar sadece bir bira eşliğinde muhabbette konuşulacak konular. Bunlara cevap istiyorsan benimle bir çıkman (date) lazım … küçük kız (neg).

N : Pahalı bir restoranda şarap içeceksek tabii ki! …

Burada iş yüzünden muhtemelen bir ara 10 dk vermiştim sanırım.

N : Korktun mu? (shit test)

M : Hahaha …. pahalıyı tanımla 😀

N : 😀 😀

M : (Tinder’da ilk fotosunda şahane poposuna vurgu yapan çok güzel, dar bir siyah elbisesi var. Hatunun surat HB7, vücut HB 8.5). Eğer şu ilk fotondaki siyah elbiseyi giyip geleceksen tabii ki. Ama bak o halin çok seksi, senin ihtiyarlardan bir iki kalp ilacı araklayıp getir bana.

N : Tabii ki hoş bir elbise giyeceğim. Hahahaha. Espri anlayışına bayıldım. Whatsapp’ın var mı? Numaramı alabilirsin.

(Seni seviyorum Asya!)

M : Evet bebek (bundan sonra hatuna hep bebek dedim). Kullanıyorum. Numaran ne?

N : +852 XXXX XXXX

Hatunla whatsapp’tan buluşma ayarladım. Starbucks’ta buluştuk, sonra da Hong Kong Adası’nda merkezde IFC civarında güzel bir rooftop bara gittik. Ordan da otele. Arsız bana gece boyu ihtiyar veya daddy deyip durdu.

Tinder Rehberi

Saha raporu – Olmuyor, yapamıyorum – Mahmutun buna bir şey yapması lazım

Kerem yazmış daha doğrusu yardım çığlığı atmış:

Mahmut Bey;
Tüm samimiyetimle söylüyorum ki.. OLMUYOR YAPAMIYORUM!
1 yıldır erkekadam sitesini yalayıp yuttum.. Teorik olarak aslında çoğu şeyi anladım ama olmuyor…
Arabam var… 5 Bin TL maaş var. Kamuda Mühendisim. boy: 175 Kilo:71 fitim.. Tek başıma eve de çıktım.. (bunlar varsa olmalı demiyorum ama bunlar önemsiz de değil o manada ifade ettim.)

Objektif unsurları hemen hemen hepsini yerine getirdim ama iş buluşmaya gelince boş!
En son dün iki kızla AYRI AYRI buluştum. (Çelişki gibi gelecek ama ikisini de asla kendime yakıştırmıyorum!)

İkisinde de konuşmaların yüzde 70 ini ben yaptım onlar benden daha rahattı ve kaçınılmaz son:
Birinden buluşmadan sonra telefon istedim hazır değilim dedi bitirdim. (Aslında o bitirmiş oldu.)

Diğeri mesaj atsam Lütuf olarak cevap yazıyor pek takmıyor Onu da siktir ettim.

Bu kadar okuyup, spora gidip, iyi giyinip GÖTÜ BOKLU KIZLAR TARAFINDAN RDDEDİLMEK itiraf ediyorum aşırı bir şekilde ZORUMA GİDİYOR

VE ARTIK ASLA KIZLAR KONUSUNDA BAŞARILI OLAMAYACAĞI HİSSİNE CİDDİ BİR ŞEKİLDE KAPILIYORUM.

YARDIMCI OLURSANIZ ÇOK SEVİNİRİM.

Dışarı çıkıp adım atmadan ağlayanlar baydı ama dışarı çıkıp çabalayan adama yazdığı absürt de olsa vakit ayırırım.

Şimdi Kerem Bey, 1 yıldır erkekadam sitesini yalayıp yuttuğunu sanabilirsin ama kendi kontrolün içinde olan şeyleri doğru yapıp sonra buraya gelmen lazımdı. Kendini zerre analiz etmeden yardım istiyorsun. Ama ben sana analiz edeceğim. Fakat dediğim gibi bunu senin yapman lazımdı!

<em>İkisinde de konuşmaların yüzde 70 ini ben yaptım onlar benden daha rahattı ve kaçınılmaz son</em>

Nein nein nein! Kadın gibi sussa da kafa dinlesek bir yaratık nasıl oluyor da 30% konuşuyor? En fazla 50% – 50% olabilir. Sen sorarsın o nezaketen de olsa cevap verir. Eğer kız arıza ise ve sorularına bile cevap vermiyorsa (sorular kızı stalk edecekmişsin gibi yer bilgileri olmamalı) sen de konuşmayacaksın. Sessizliği bozmak zorunda değişlsin, sessiz kalmaktan korkma.  Sessizliği bozma dürtün mavi hap, maalesef yalayıp yutmamışsın henüz. Kızın ne yaptığını kontrol edemezsin ama kendi davranışların 100% kendi elinde. Önce kendi tarafını doğru yap.

Sorular öyle havadan sudan olmamalı. Sorular onunla ilgili olmalı. Ya aslında bu zor değil zira kadınlar kendilerinden konuşmaya bayılırlar, susturman zor hatun kısmını. Emin ol, beta davranışlardan kurtuldun mu, hatun senden elektrük alamasa da çok konuşur. Hele de senin bir daha görüşmeseniz onu yarın unutacak bir adam olduğunu vücut dilinden anladıktan sonra.

Kız 10 dk içinde muhabbete girmiyorsa oradan sonra sen de aç telefonunu ve youtube’dan sessizde haftanın maç özetlerini izle. Ben olsam öyle yapardım mesela kız eğer arıza sessiz ise ama bu utangaçlığından değilse. Farkı anlarsın merak etme. Ama sen kendi mavi haplılığınla sessizliği bölme dürtüne yenilmesen çoğu kız böler.

Birinden buluşmadan sonra telefon istedim hazır değilim dedi bitirdim. (Aslında o bitirmiş oldu.)

Diğeri mesaj atsam Lütuf olarak cevap yazıyor pek takmıyor Onu da siktir ettim.

Nein nein nein! Gündüz oyununda ya da buluşmada konuşamadığınız, bağlantı kuramadığınız ya da kurdurmayan kadından telefon istemeyin diye ağlayacağız neredeyse! Sırf bu yüzden sokak saha raporlarını incelemeyi bıraktım. Hatun sizin taşaklarınıza tekme atsın daha iyi! Ben olsam ikisinden de telefon istemem. Bak kızlar seni beğenir beğenmez onun bir kısmı kızın elinde ama senin davranışların tamamen senin elinde. Sen kırmızı hapı özümsemiş olsan o telefonları istemezdin. Kız senin onun telefonunu aramanı sağlayacak ve senin zamanını hakedecek bir şey yapmamış. Nasıl ödülsün ki bir de telefon istiyorsun. Kendini zorla vermeye çalışan bir ödül!

VE ARTIK ASLA KIZLAR KONUSUNDA BAŞARILI OLAMAYACAĞI HİSSİNE CİDDİ BİR ŞEKİLDE KAPILIYORUM.

Bana zaten hep bu hisse sahipmişsin gibi geldi. Dedim ya, kendi analizin aşırı yüzeysel.

Bugüne kadar kaç kızla buluştun, ne tür sorular soruyorsun, neden sessizliği bozma ihtiyacı hissediyorsun (özellikle soruları zaten soran sensen), o masada nasıl oturuyorsun, neden rahat değilsin (yanlış bir şey söylesen seni masaya yapıştıracak Tekwando şampiyonu hatunlarla mı buluşuyorsun, yoksa kızdan korkma), neden kendi tarafını doğru oynamıyorsun, neden aç gibi muhabbeti illa devam ettireceğim, illa telefon alacağım diye kasıyorsun?

Kırmızı hapı yalayıp yutmuş olsan hikayen şöyle bir şey olurdu : “Abi kızla buluştuk, 5 – 10 dk muhabbet edeyim dedim ama olmadı, sonra ben sessizliği bozmam gerekliliği dürtüsüne yenilmedim ve soru sormayı bıraktım. Böyle 10 dk sessizlik oldu. Ben de açtım telefonumda haftanın en iyi 10 golünü izlemeye başladım.

a) Kız o arada bir şeyler geveledi ve kalktı gitti.

b) Baktım kız kalkmıyor, konuşmuyor da. İzin isteyip kalktım, hesabı ödedim ve çıktım gittim.

Hocam eğer sen kendi tarafını iyi oynarsan kız seni beğenmese bile en azından bir muhabbet olur. Senin anlattığından anlaşılan sen alt tarafı tanıyıp etmediğin bir kadın önünde fazla ezilip büzülüyorsun. Kendi tarafını mekanik olarak bile iyi oynamıyorsun.

Kaç kızla buluştun bilmem, muhtemelen bir düzine bile değildir, ama daha kendi oyununu oynayamazken 1000 kızla buluşsan iş çıkmaz.

Fotoğraflarındaki gibi değilsin shit testleri

Birgün shit test ansiklopedisi yazıp tanesini 10,000 TLye satana kadar her shit testi yazabilme lüksümüz yok. Zaten shit testleri aşmak için gerekli olan şey her türlüsünü bilmek değil genel mantığını bilmektir.

Fakat Kerem’in şu sorusunu yazıyla yanıtlayacağım zira burada genel olarak defalarca işlediğimiz bir zihin yapısı problemi var :

Selam Mahmut Bey;
Buluştuğum bir sürü kızdan şunu duydum:
“Fotolardaki kadar havalı değilsin” bunu söylerken bu durumdan hoşnutmuş gibi söylüyorlar ama…
Havalı olmadığım için hayal kırıklığı yaşadıklarından adım gibi eminim.
Nasıl daha havalı biri olabilirim? Ve nasıl daha az “makul ” bir erkek olabilirim?

Kerem Bey, bu bir shit test. Kız gerçekten hayal kırıklığı da yaşamış olabilir ama sen kızla buluşuyorsan çerçeveni sağlam tutacaksın ve “kızın hayal kırıklığı varsa bile kızın problemi” deyip takmayacaksın. Yani sen shit test sayacaksın.

Senin mesajindan tahminim bunun shit test olduğunun bile farkında değilsin (kendi zihin merkezinde kizlar var ve hala havalı olmadığım için hayal kırıklığı yaşadıklarından gibi abuk subuk seyler soyluyorsun) ve bu nedenle de cuvallamişsındır.

“Sen fotoğraflarındaki gibi X değilsin” özellikle sosyal medyadan ya da Tinder‘dan tanıştığınız kızlardan çok duyacağınız bir şey.

“Sen fotograflarındaki kadar havalı değilsin” diye duysam mesela “sen de fotoğraflarındaki kadar güzel değilsin” diye gelişine çakarım, hiç acımam.

“Ya sen amcaymışsın ya” diyene “bana amca diyorsan göster bakalım kimliğini sen reşit misin …. ufaklık” diye yapıştıracaksın.

Kendini kadınların dediklerine göre ayarlama. “Sen fotoğraflarındaki gibi uzun değilmişsin” dese gelip buraya nasıl uzarım diye mi soracaksın? Kız kısaysa “bu boyla basketçi mi arıyorsun” diye güleceksin ya da kız uzunsa “he ya, tam kolunun altına alıp sarmalığım” diyeceksin.

Şimdi sen bu shit testleri aşıyor musun bilmem. Eğer bunlara eğlenen ustalıkla karşılık vermiyorsan, kızın dediğinde gerçek payı var. Alt tarafı kızın birine cevap yapıştıramayacak kadar heyecanlanıp, Prensesin huzurunda tedirgin, ürkek, kapalı, vs … davranıyor olabilirsin. Eğer kızla buluştuğunda heyecanlanıyorsan, ya da bu tür shit test cevaplarının kızı kaçıracağını düşünüp korkuyorsan, kızı tepeye, kendini aşağı koyuyorsundur. O nedenle de vücudun bir asilzade huzurundaki toprak kölesi davranışını belirtiyordur.

Havalı ne demek hiçbir fikrim yok. Maskülen ama centilmen davranıp gerisini boşvereceksin. Shit testlere böyle gelişine vurabilirsen zaten daha az makul olursun.

Mistik Feminenlik

Muhtemelen yüzyıllardır kadınların sahip oldukları en kullanışlı şey, “ bilinmezlik” olmuştur. Bu kelimeyi uydurdum ama kullanışlı bir kelime. Yüzlerce yıldır kadınlar, kuşaktan kuşağa bu bilinmezliği, bilerek ya da farkında olmayarak geliştirdiler. İşte bu, mistik feminenlik, kadınsı ayrıcalıkla elden ele geçen şey oldu. – Her kadının fikrini değiştirme hakkı vardır. –  kadın sezgisi ( efsanesi)- Mesela “ Kadınlar bilir “ diye bir söz vardır. Bir erkek hiçbir zaman bu kadar saygı görmezken ve kararlı görülmezken – onlara, kastettiğin şeyi söyle ya da söylediğini kastet denirken- kadınların zor anlaşılır olmaları toplum tarafından ödüllendirilir ve destek görür. Şunu da söyleyeyim, bu oldukça mantıksızdır. Aslında, doğru yapıldığında bu anlaşılmazlık kadını hem etkileyici hem de çekilmeyecek derecede sinir bozucu yapar. Bunu elde etmek için bir kadın anlaşılamaz olmalı ya da öyle görünmeye çalışmalıdır. Tüm erkekler, kadınların anlaşılmaz canlılar olduklarına inandırılmışlardır.

Aynı sebeplerden ötürü mistik feminenlik, kadın ruhuna çekici gelir ve PUA tekniğinde karı kız tavlama konusunda baya işe yarar. Din, batıl inanç, sezgi vb. metafizikle bağlantılı bazı “ gizli güç” dinamiklerine çok çekici gelir. Birinin, kadınların içindeki dedikodu aşkını görmek için çok uzağa bakmasına gerek yoktur. Kadınların gizli güçleri vardır. Bunca zamandır feminenliğin cadılıkla ilişkilendirilmesi boşuna değildir. Tarihsel olarak erkeğin domine ettiği kültürde, gizliliğin ve mistisizmin gücüne erkeği etkilemek ve kontrol altına almak için bir kaynak olarak ihtiyaç duyulmuştur. Bu bazen bir kadının kazıkta yakılarak öldürülmesiyle sonuçlanmıştır ama daha çok, tahtın arkasındaki güç anlamına gelmiştir ve kadının etkilediği erkeğin statüsüne bağlıdır.

Bu mistisizmi cinsellikle birleştirdiğinizde feminen mistisizmini elde edersiniz. Bu, uygun hipergami arayışı için feminen zorunluluğun sahip olduğu en kullanışlı araçtır.

Mistik feminenlik, cinsiyetler arası iletişime nüfuz eder. Her forumda, her blogta, her Facebook postunda ve bir kadın tarafından yazılan herhangi bir yazıda mistik feminenliğin bir kalıntısı vardır. Bir kadın, kadınlar hakkında yazılmış kötü bir gözleme sert yanıt verirken verdiği cevaptaki standart yanlış yönlendirme HER ZAMAN öngörülmeyen, kaprisli, kadınsı bilinmezliklerle doludur. Mistik feminenliğin ilk ( ve ikinci) dövüş klübü kuralı, kadının efsanevi, bilinemez yapısını korumaktır. Kız kardeşlik, buna ihanet edenlere acımaz. Roissy’nin deyişiyle, siz gerçeğe ne kadar yakınsanız, kadınlar size seslerini o kadar yükselteceklerdir.

Yıllarca kadın davranışlarını gözlemleyerek kafa karışıklığını gidermeye ve yaygın sorunların üstesinden gelmeye çalıştım. Kadınlar, erkeklerle az çok aynı temel mantığa ve yönteme sahip canlılardır. Esas mesele şu ki, kadınlar da erkekler kadar sıradışı ya da sıradan ama fark şu, istisnalar hariç, erkekler kadınlar gibi mistik maskülenliğin tadını çıkarmıyorlar. Biz kendimizi efsaneleştirmiyoruz çünkü kadınlar gibi bunu yaptığımızda ödüllendirilmiyoruz. Bunu yapmaya da ihtiyacımız yok. Kadınlar kendilerini efsaneleştirdiklerinde ona sahip olan erkek, ödül kazandığını sanıyor ve bu da kadına ilgi olarak geri dönüyor. Bir kadın delirdiği zaman herhangi bir sebepten delirdiğine emin olabilirsiniz. Kadınlar da erkekler kadar kurnazdır hatta iddia ediyorum, kadınlar erkeklerden daha kurnazdır çünkü bu mistisizmin arkasına saklayacakları çok günahları vardır. Mantıksız değillerdir. Bir kadının hareketlerini, davranışlarını ve bunların arkasındaki gerçek sebebi görebilmek için sadece yeteneğinizi geliştirmeniz gerekir.

Modern çağda erkekler kadınların irrasyonel yaratiklar olduklarini söyleyerek kestirip atmaya çok hevesliler. Freud bile kadınların histerilerine kanıp gelişigüzel şekilde kadınların aciz ve sahtekar olduklarını yazdı. Yaşını başını almış bir adamdan “ kadınları hiçbir zaman anlayamayacağız” gibi bir söz duymanın ne kadar sinir bozucu olduğunu anlatamam. Bir arkadaşınızın şu soruyu sorduğunu kim bilir kaç kere duydunuz : “Dün gece Kristy ile şansın yaver gitti mi?” Bu soruyu pek sorgulamayız ama soru öyle kurulmuştur ki erkekler bu mistik (feminen) mitini farkında olmadan yayıp dururlar. Sizi (kadinla) yatağa götüren şey şans değildir. Doğru zamanda doğru erkek olmanın rolü tabi ki var ama burada işleyen mekanizma o değil. Ama şanslı olduğumuzu, piyango kazandığımızı, nadir ve değerli bir ödül aldığımızı düşünürsek bu bizim neyi doğru yaptığımızı anlamamıza yardımcı olmaz. Üstelik bu, kadınları esrarlı birer ödül dağıtıcısı olarak düşünmemize neden olur ve kadınları dolaylı yoldan kaybetmekten korktuğumuz ödülün ete kemiğe bürünmüş hali olarak kurgulamamıza ve onların konuma gelmelerine neden olur.  Bu mistik kadınla seks yaptığın için şanslısın. Bu nadir ve değerli bir şey olmalı!

Mistik feminenlik cinsiyetler arasındaki süreçleri ve motifleri sorgulamamızı zorlaştırır. Erkekler, bilinemez, gizemli, anlayamadığı ve zor bulunan bir kadını elde ettiği için bile mutlulardır. Cinsel yokluk ile birleştirildiğinde şans faktörü, seksi daha ilgi çekici yapar. Erkeklerin bu “şans”koşullanması ve bunun kadınlarca teşvik edilmesi, yokluk zihniyetinin ve sıklıkla ONEITIS’in nedenidir. Bir erkeğin mistik feminen mitini özümsemesi, kadınlara hizmet eder. Cinsellik bir kadının ilk ve en iyi aracıdır ve bunun değerini arttıran her mekanizma teşvik edilecektir.

Kaynak: The feminine mystique

Bana bak güzelim, henüz farketmedin ama, ben alfa bir erkekim

“Ültimatom, zayıflık / çaresizlik bildirimidir.” – Rollo Tomassi

Dominant ve maskülen olmak konusunda erkeklerin yaptığı en talihsiz hatalardan biri, bir kadın kafalarındaki kaf dağındaki alfa erkek imajına ters bir hareket yaptığında ya da kendilerinin ne kadar ERKEK olduğu anlaşılmadığında hatuna ültimatom vermeleridir.

Aşağıdaki yorumu yazan arkadaş, çok sık yapılan bu hatayı yapmış. Bu sitedeki birçok saha raporunda ya da yorumlarda “abi bir kız var …” etkileşimlerinde bulunan bir hata. O nedenle bu tecrübesiz arkadaşı parmakla göstermek ya da yermek için değil örnek olsun diye paylaşıyorum. Çok yapılan ve yapıldığında bir çuval inciri berbat etme oranı 99% olan bir hatadır bu :

Mahmut Abi selamlar,
İnstada dışarı çağırdığım bi hatunla diyaloğu paylaşmak istiyorum seninle, doğru ya da yanlış yaptığım yerleri yorumlarsan sevinirim, bi acemi olarak hatalarımı görmüş olurum.
+ben
-Kız

+selam
-Selamm
+nasılsın
-İyiyim teşekkür ederim sen nasılsın
+İyiyim
+çarşamba günü napiyosun
+x’te saat 5 gibi bi şeyler içelim
-Olabilir o gün bir planım yok
+Anlaştık
+Numaranı ver haberleşiriz
-burdan haberleşiriz ya yazdığında görürüm o gün
+dinle, işler kötü gittiğinde ağlayacak küçük bi çocuk değilim
+o gün sana WhatsApptan yalnızca bir mesaj yazarım, gelmek istersen vakit geçirmek istersen cevap verirsin
+diğer durumda ben yoluma bakarım, hepsi bu
-diğer durumda dediğin ne bekliyorsun ki ben arkadaşça oturup bi kahve içeriz diye düşünmüştüm, sadece numaramı sosyal medyadan tanıdığım birine vermek istemiyorum

Ültimatomu tekrarlayalım :

+dinle, işler kötü gittiğinde ağlayacak küçük bi çocuk değilim
+o gün sana WhatsApptan yalnızca bir mesaj yazarım, gelmek istersen vakit geçirmek istersen cevap verirsin
+diğer durumda ben yoluma bakarım, hepsi bu …

Errrrrrrrrkkkkeeeeke bak beah! Ama sonuna O KADAR eklemeyi unutmuş! Burada erkek telefon numarası alamadığında Büyüklük Yanılsaması yazısındaki, kendi ayağına sıkmasına neden olacak aşırılığa kaçıyor :

eğer bir kadın 100% senin istediğin gibi davranmadı ise bunun nedeni yeterince alfa olmamandır” pozisyonudur. Bu yaklaşımı benimseyen erkekler, tüm dünyanın kendi kontrolleri altında olduğu gibi yanlış bir fikre kapılırlar. Her ne kadar bu yaklaşım diğerine göre tercih edilir olsa da, bu yaklaşım da erkeği başarısızlığa iter zira sadece her şeye kadir bir varlık bu çeşit bir iradeye sahip olabilir. Eğer hayatınız üzerinde 100%e yakın bir kontrol istiyorsanız, tamamen yalnız yaşamanız lazım. Başka birileri hayatınıza girdiği an, beraber varolmanız için kendi iradenizden ve onların iradesinden ödün verme başlar.

Bu durumda genellikle erkek, kendi dominant ve maskülen kişiliğini anlamamış olan kadına sözel olarak ültimatom atar ki arkadaşımız hemen bunu yapmış.

Sorun şu ki bir erkeğin bunu yapmak zorunda hissetmesi, genellikle söze döktüğü şeylere sahip olmamasından kaynaklanır. “Bak güzelim, ben senin bildiğin erkeklerden değilim” demenin 10,000 çeşidinin de anlamı aynıdır : sen tam olarak kızın bildiği erkeklerdensin.

Oysa temel kırmızı haplı oyun tekniklerini ucundan bilen biri için burada bir shit test var ve shit test en iyi eğlenen ustalık, onayla – abart gibi taktiklerle karşılanır. Shit test görünce anında ciddileşen ya da ültimatom veren erkek, kadının beyninin evrimsel olarak en bilge ve güçlü derinliklerine “ben (duygusal olarak zayıf) / tecrübesiz bir erkeğim” diye bağırır.

-burdan haberleşiriz ya yazdığında görürüm o gün

Telefon alamamanız shit test ya da kız için o aşamada birinci tercih olmayabileceğinizin göstergesi. Muhtemelen her ikisi de. Kız arkadaşınızın ya da yüzyüze buluştuğunuz hatunun birinci tercihi olmamanız ayrı konu ama Instagramda yeni yürümeye başladığınız kadının birinci tercihi olmamanızda bozulup dağılacak bir şey yok. Siz bunu ne kadar cool olduğunuzu göstereceğiniz bir shit test olarak algılayıp ona göre cevaplayacaksınız :

-burdan haberleşiriz ya yazdığında görürüm o gün
-Telefonundan yerini tespit edip birgün önceden pencerenin altında gitar serenatı yapamayacağım yani 😀

Aklıma ilk gelen şey bu … Daha dobra da olabilir ama bu şekilde dolaylı olarak arkadaşça duygularınız olmadığını da vurgularsınız.

Aslına bakarsanız, sosyal medyada yeni yeni yürüdüğünüz hatun telefonunu vermiyorsa shit test topuna bile girmeyebilirsiniz. Yani buradan haberleşiriz dediğinde shit testi görmezden gelip mesajlaşmaya devam edebilirsiniz (tamam demeyin, tamam ile onun çerçeveye girersiniz).

Ültimatomlar özellikle sevgili ya da evlilik hallerinde erkeğin karizmasına zarar verici şeylerdir. Bu konuda sevgilim bana karşı saygısız yazısındaki örneği verebiliriz :

Saygı, bir erkeğin kazandığı birşeydir, sorarak aldığı ya da kızı “ya saygı ya ben” diye seçime zorlayarak elde ettiği birşey değildir. Bu nedenle de kıza bunu sözel olarak sorarsanız, kızın size saygısı daha da azalır. Aslına bakarsanız kız belki de size saygısını kaybettiğinin farkında bile değildir ve bunu konu ederek kızın bilinçaltında giden bir olayı ona da farkettirip daha da hızlandırabilirsiniz.

Peki abi ne yapacağız?

Öncelikle bu durumu konu etmiyoruz. Dedik ya, saygısızlığını söze vurup, bunu onaylayıp onun sizin kadın saygısı dilenen bir erkek olarak saygıyı haketmediğinizi düşünmesini sağlamak yapılacak şey değil.

Buradaki “ya saygı göster ya ben” bir ültimatomdur. Söze dökülmüş dilenmedir. Bu tür ültimatomları genelde bilinçsizce veriririz ve böyle bir ültimatom kadın tarafından her zaman zayıflık olarak algılanır. Zira öyledir. Kendinizi ültimatom verirken yakalarsanız, bu size kendi zayıflığınızı – üzerinde çalışmanız gereken şeyi – gösterir.

Kıssadan hisse : “Ben senin bildiğin erkeklerden değilim” ya da “alfayım ben saksı değilim” ültimatomları, sizin bildiğimiz erkeklerden ya da saksı olduğunuzu gösterir 🙂

Şimdi son olarak da şunu yazmam lazım zira buraya gelen birçok erkeğin kafası radikal uçlarda çalışıyor. Ultimatom yok dedik ya, bu yazıyı okuduktan sonra canı bir şeye sıkılsa ağzını açmayacak bir sürü erkek var. Rahatsız olduğunuz bir şeyi belirtmek ültimatom değildir (ilk başta eğlenen ustalık daha iyi bir cevap olsa da), eğer bunu yapmayı bırakırsan şunu yaparım diye tehdit etmek ültimatomdur. Kıza haddini bildirmeniz gerekirse bildirin ama tehdit etmeyin. Tehdit diye söyleyeceğiniz şeyi sonra aynı şeyi yapmaya devam ederse yapın. Söylemeyin.

BONUS : Doğrular

1 – Instagramdan yürümeyi buluşmaya getirmiş.

2 – Çoğu erkeğin çuvalladığı buluşma ayarlamayı tam dengesinde yapmış.

çarşamba günü napiyosun
+x’te saat 5 gibi bi şeyler içelim

Ne kıza “ne zaman müsait olursun, nereye gitmek istersin” diye sormuş ne de “Çarşamba, 5te Yedi kule zindanlarına geleceksin kadın” diye kabalaşmış. Günü, saati ve yeri söyleyip sormuş. Bir şeyler içelim mi de dese bu dominant (egemen – lider) olmaktır.

 

 

20’lerindeki Erkekler: Güç Yolunda, İmparatorluğun 10 yılı

Gücü kovalamak, hiç bir istisna tanımayan, temel bir insan güdüsüdür. Her insan gücü ister, hepimiz rekabet içindeyiz, işbirlik içinde, planlayarak, tasarlayarak en büyük rekabete katılıyoruz – domine ederek,  genetik mirasını kim aktarma hakkını kazanacak oyununu oynayarak ve bunları yaparken eğlenerek hayatta kalmak.

Hepimiz başarıyı ararız, ancak başarı bir bedelle gelir – kişisel fedakarlıklar yapmak;  özdisiplin ister, lezzet ve motivasyon gerektirir, boyun eğmez bir bencillik ister. Keskin, güçlü bir zihin ister ama bunların yanında en şeytani şey, gücü diğerlerinden alırken bir şey hissetmemeni ister. Bir zamanlar bir hocanın anlattığı gibi – 30larını yarısında duvar sonrası KHlı bir hatundu – “bu hayatta herkes kazanamaz, eğer herkes kazansa idi sokakları kim temizlerdi?”

Ortada sınırlı miktarda güç vardır, güç görecelidir; gücün diğerlerinin sahip oldukları güce göre ölçülür. Eğer herkes neredeyse eşit derecede akıllı ve zengin olsaydı, senin aklın ve paran en uçta olsa bile farkedilmez olacaktı. Güç denge ile alakalıdır ve sonuç olarak “eğer boğayı boynuzlarından yakalayıp fırsatı değerlendirirsen, bu başkası için kaçmış olan bir fırsattır, eğer o kişi direkt sana meydan okumuyorsa.

Güç diğer herkesten daha iyi olmaktır ve gücü kovalamak bir erkeğin temelindedir, tamamen temelinde, eğer biri kendine saygı duymak veya diğerlerinin saygısını kazanmak istiyorsa, eğer lider, şöhretli, kayda değer, belki de efsanevi biri olmak istiyorsa gücü elinde bulundurmalıdır. Bir erkeğin yaşamı gücü elde etmek yolunda olmalıdır ve gücün eldesi sonrasında o gücü sürdürmek, savunmak yolunda ilerlemelidir.

Bazıları güç istemediklerini söylerler. Yalan söylüyorlar, ya sadece size ya da eğer bir yanılgıdalarsa hem kendilerine hem size. Herkes gücü ister. Kadınlar bile. Bir maskülen gücün boyundurluğuna girmekten hoşlansalar da, o gücü yönetmekten de hoşlanırlar. Kadınların gücü dolaylıdır, güçleri erkeğin gücünü kendi yararlarına kullanmaktan gelir.”power by proxy theory”, bunu gençliklerini kullanarak ve erkeklere vücutlarına erişme izni veren bir ticaret ile sağlarlar. Bunun feministlerin canını sıkmasının sebebi de feminen gücün kadının yaşı ile ters orantılı olması, kadınlar her zaman başkalarının gücünü kullanırlar, kendilerininkini değil. Ancak konuyu saptırıyorum, bu başka bir makalenin konusu olmalı.

20’lerinin başlarında gençliklerini uygun bir talibi (tercihen 20’lerinin sonunda ya da 30’larının ortalarında başarılı bir erkek)  kapamak için kullanması gereken kadınların aksine genç bir erkek 20’lerini sosyal pazardaki pozisyonunu artırmak için ne gerekiyorsa onu yapmak için uğraşmalı. Tabi sadece birileriyle yatmak için değil, kendi kalıtsal potansiyelini tam olarak kullanıp şu anki kendinden çok daha iyi biri haline gelmek için. Ortalama, kendine güvensiz 20 yaşındaki halinin, kendine saygı duymak, üretken hissetmek ve bir erkek olma yoluna adım atmak için yapması gereken şeyleri yapmalısın.

Sizin tüm 20leriniz kendinizi gerçekleştirmekle, geliştirmekle, fırsatları kovalamakla, kendini zenginleştirmekle geçmeli. Sorumluluklardan, aile yaşamının yüklerinden uzak, kız arkadaş ya da eş gibi zincirleriniz olmadan seks için tabak çevirirken Allah korusun uzun süreli kız arkadaşınız olmadan geçmeli. Tabii ciddi bir güç istiyorsanız. Eğer halinizden memnunsanız, tebrik ederim. Kişisel hırslarınız gerçekleşmiş demektir. Ama bu yazı en tepede olmak isteyen, en büyük hıslara sahip, gücü avlamak isteyen erkekler için yazıldı.

Kadınlar size beklenti, drama ve lüzumsuz stres dışında bir şey getirmeyerek kendinizi geliştirmeniz yolunda size yük olacak, ket vuracak ve çabalarınızı boşa çıkaracak yüklerden başka bir şey değiller.  Neden henüz olmak istediğin erkek bile değilken kendine bir ilişkiyi sürdürebilecek sorumluluğu yükleyesin ki? Eğer 30’larındaysan ve aile kurmayı düşünüyorsan ve zaten bir erkek gibi 20’lerindeyken kazançlarla, ter ve tecrübe ile bir güç temeli kurmuşsan ve 30’ların eğlenceli geçiyorsa fena bir fikir değil -Anlamsız bir şekilde geçen ve değersiz bir ölümle sonuçlanacak bir başka dönem değilse eğer…  Basit bir yaşam, yerine getirilmemiş bir yaşamdır.

Gücü nasıl inşa edersin? Açık ve içselleşmiş bir kırmızı hap felsefesi ile başlayacağım ki yeterince güçlendirici, senin onları görmek istediğin gibi değil de oldukları gibi görmek günümüzün topluca kendini kandırma toplumunda çok değerli bir varlıktır.

Aşağıda yazacaklarım bir erkeğe gücünü sağlayacak temel köşe taşları.

 Oyun

Bu bir erkeğin en önemli kişisel gücüdür, sadece kadınlarla değil tüm insanlarla. Oyuna sosyal yetenekler de diyebiliriz. Oyunu oynamak ve çekimi oluşturmak sadece cinsel olarak algılanmamalı, insanların size değer vermesi ve sizi kabul etmesi tabirince düşünün. Bu sizin sosyal çevrenizi kurmanızı, diğer sosyal çevrelere erişiminizi, network yapmanızı ve mülakatlarda işi kapmanızı sağlar. Tamamen kişiliğinizi nasıl ekip biçtiğiniz ve bunun gerçek olması ile alakalı, kendinizi olduğunuz gibi sevmediğinizden rol yapma ihtiyacı duymamak değil, aksine kim olduğunuzu bilerek daha güçlü ve çekici olmak için geliştirdiğinizden kaynaklanır.

Oyun birinin ömrünün bir döneminde gelişir ve hiç bir zaman alakasız ve demode olmaz. Şimdi oyunu birbirleriyle ilintili bir kaç alt gruba ayıracağız.

-Makyavelizm- Eğer bir durumu kavrar ve bu durumda nasıl oynayacağınızı görürseniz galip çıkarsınız, neyin gerçek neyin olmadığını bilmek, insanların neyi neden yaptığını bilmek, bir başkasının oyununda bir piyon olarak ya da teatral bir budala şeklinde oynatıldığını görmek.

-İnce zeka- Shit testleri geçmenize olanak verecek yegane şey, hayatta bir yere gelmeniz için bir mihenk taşı. İnsanlar sizin değerinizi yüzeysel bir şekilde anlayabilmek için ilk tanıştıklarında size sürekli shit test yapacak. Cevap hızınız, iletişiminizdeki yaratıcılığınız ve başarılı bir şekilde bunu iletme tarzınız hep ince zekanızın elementleridir. Güçlü bir çerçeve için mihenk taşıdır ve genel olarak shit testleri aşmanız için gerekli bir stratejidir(onayla ve abart gibi). Eğer ince zekanızın kötü olduğunu düşünüyorsanız size bol bol stand-up izlemenizi öneriyorum. Güzel bir başlangıç noktasıdır. Ne demek, rica ederim.

-Cazibe- Basitçe narsisizm, özgüven, kendinden emin olma durumudur. Bu sinsice karşıdakine tek kelime etmeden yüksek değerli olduğunu empoze eder. Doğuştan üstün olduğu hissini yaratır ve bunun atıp tutmaktan daha çok gerçeğe dayanması tabi daha iyidir zira bunu gerçekleştirmek için çok çalışmışsınızdır ve bazı şeylerde iyisinizdir. Ancak kişisel gelişimlerinin başındaki elemanlara benimsetmek istediğim tek yanılgı: fake it until you make it! (yapana kadar yapıyormuş gibi yap!)

-Mizah- Güçlü bir çerçevenin bir başka mihenk taşı. Mizah genellikle negatif bir durumdan türer. Negatif enerjiyi pozitife çevirir ve karşıdakilere bu başarısızlıktan/ kötü durumdan etkilenmediğini empoze eder. Mizah kimin taş gibi sinirlere sahip kişiler olduğunu gösterir ve diğer erkeklere shit test uygulamak için kullanışlı bir erkek aracıdır. Soyut kelimelere bile aşırı duyarlı olan zayıf, sinik ve duygusal olarak zayıf erkekler, gerçek hayatın gerçek sorunları ile başa çıkamazlar. Eğer mizahınızın sınırları varsa onları aşın. Mizah gücün ve etkilemenin mihenk taşıdır ve cazibe ile ilintilidir. Mizah onayla ve abart ile bir çok yerde kullanılabilir. Örneğin: “Evet o kadar rahatsız edici ve kadınsıyım ki insanlar beni Justin Bieber mı Miley Cyrus mu diye çağırsak karar veremiyorlar. Ama bence Miley’in saçları Justin’e göre daha erkeksi umarım bana onun takma ismini koyarlar.”

Para:

İyi bir oyun size para kazanmanızda yardımcı olabilir. Bağlantılar oluşturmak ve kişisel favorilerini veya sırtını kaşıyanları işe alan ve onları terfi eden acımasız networklere girmek için de paraya ihtiyacınız var. Hepimizin güç arayan insanlar olmasından ötürü meritokrasinin de limitleri var. Hiyerarşinin bir noktasındaki her lider kendi tarafında birinin olmasını daha iyi eğitilmiş ancak birlikte çalışılması rahatsız edici birine ya da tehdit olarak görünen birine tercih eder(şu aşırı kalifiye olduğundan işten red almak buna bir örnektir.) Burayı ay sonunu getiremeyen, birikim yapmamış bir şekilde okurken meritokrasiyi ortaya koyarak savunabilirsiniz ya da bla bla, ama ruhsuz aptal bir denyonun şampanyayı diktikten sonra koca bir Moet şişesini bacaklarının arasından sallandırarak herkese sözsüz bir şekilde “Koca bir yarrağım var kızlar, baksanıza!”diye haykırdığını görür ve belki meritokrasi hakkında idealize ettiğiniz şeyin gerçek olmadığını anlarsınız.

Para, oyundan daha fazlasını gerektirir. Oyun tamamen sizin bilişsel bağlantılarınıza bakarken, para bunun yanında diğerlerinin yararlanabileceği ayrı bir yetenek gerektirir. Ekonominin ihtiyacı olduğu ve bu yüzden bize ödeme yapacağı bir şey gerektirir. Eğer üniversiteye gidecekseniz hiç para getirmeyecek veya para getirmesi için %50’den az şansınız varsa boşu boşuna gitmeyin. Tabi ben de felsefeyi bir başkası kadar seviyorum ve psikoloji de cool bir şey. Ama ömrünüzün sonuna kadar A-101’de çalışmak istemiyorsanız ve hayatta kalmaktan ziyade iyi bir rekabetçi olmak istiyorsanız iyi para kazandıran bir departmana girin ya da boşuna kasmayın. Eğer yaratıcı yazarlık üzerine lisansınızı yapıyorsanız ay sonunu getirebilmek için yaşayıp kredinizin sınırlarınca basit bir hayat yaşayabilirsiniz (*Amerikan üniversitelerinin yüksek eğitim ücretinin borçları içinde yaşayanlar hakkında konuşuyor). Çünkü ben bile yeterince yaratıcı yazılar yazabiliyorum ve bu boktan lisansta bir diplomam yok, çoğu diğer yazarın da olmadığı gibi.

Ekonomik yeteneklerin akademik olmak zorunda değil.  Eğer bunlar size uygun değil ve ellerinizi sanayide, inşaatta kirletemeyecek kadar narinseniz o zaman pişirmeyi öğrenin. Kesinlikle herkes yemek yapmayı öğrenebilir ve uzun ve zor uğraşlar sonucunda gelişse de imkanları sınırsız! İnsanlar her zaman yemeğe ihtiyaç duyar yani aşçılıkkaybolup gidecek bir sektör değil. Üstelik yeterince tutkulu olursanız ve bu sanata dönüşür. Elinizin uzandığınca iş saatini harcarsanız belki bir gün bir restoran açarsınız ya da belki bir kitap yazarsınız-Sadece siz kendinizi, aklınızı viyonunuzu ve inançlarınızı sınırlarsınız.- Uğraşmayarak gücünüzden feragat etmeyin. Para getiren bir disiplinde odağınız olsun ve ona sıkı tutunarak ilerleyin. Yoksa “yanında patates kızartması ister misiniz?” ya da “Başka bir içecek ister misiniz”den ileri gidemezsiniz. Bunun olmasına siz izin vermiş olursunuz.

İnsanı motive etmek için savuşturulan hakaretler bir yana, oyun para getirir ve para da daha iyi oyun. Gelişen oyun daha çok paraya ulaştırır ve bir pozitif feedback döngüsü kurarsınız.  Züğürtlük baskılayıcıdır, söylediğimin tam tersidir ve negatif feedback döngüsüyle sonuçlanır. Sizi müthiş olmanın ne anlama geldiğinden alıkoyar, fakirlik köleliğin sosyal olarak kabul edilen formudur. Sizi bu konumdan ileriye götürmeyecek bir maaş uğruna tüm zamanınızı vermenizi sağlar. Fakir insanların bir çoğu kendi konumlarını kabul ederler ve sefalet içinde ömürlerini harcarlar. Kendilerini bu süreçte porno ucuz oyunlar ve alkol ile uyuştururlar zira pes etmişlerdir. Onlardan olmayın, bir rekabetçi olun.

Daha çok para daha çok imkan, daha çok imkan daha çok gelişim demektir. Para varlıktaki en güçlü sezgisel olmayan nesnedir. Her insanın varlığını sürdürebilmesi için gerekli, gücün ondalık sisteme çevrilmiş bir ölçüsüdür. Para kazanın, tomar tomar kazanın. Felsefi olarak azıcık, gücün ölçüsü olarak herşeyi ifade eder. Hiç parası olmayanlar için azıcık herşey, çok parası olanlar için hiçbir şey ifade etmez.

Estetik/Güzellik:

Bu bir kadın için çok önemli ama sakın bir erkek olduğunuz için bunun alakasız bir konu olduğunu düşünmeyin, güzellik ayrıcalığı gerçek bir şeydir, güzel gözüken bireyler çirkinlere göre daha çok ikramiye alırlar. Çirkin bir orospu çocuğu olup uygun koşullarda yaşayabilirsiniz ya da tek gecelik ilişkilerde iyi olabilirsiniz ama şu an biz güç hakkında konuşuyoruz, sadece rastgele gecelerde lojistik uygunsa birileriyle yatıp kalkmayla değil. Güzel görünerek bir çok alanda yüksek bir değer sunarsınız.

Neden güç yolundaki bir mihenk taşını imkanımız varken görmezden gelelim ki? Hemen söyleyeyim, spor salonuna gidin, sadece fiziksel gücünüzü artırmanın yanında nasıl göründüğünüzü iyi bir noktaya getirir. Size bakabileceğiniz ve saygı duyacağınız bir vücut verir. Testosteronunuzu ve isteğinizi / itkinizi arttırır. Sizi güçlendikçe ve güçlendikçe mental olarak canlandırır.

Saçınızı ve sakallarınızı bakımlı tutun. Kötü tıraşlı biri çirkin biridir. Güzel giyinin, kötü giyinmiş biri resmen düşük sosyal statülüyüm, aptalım ve fakirim diye bağırır. İnsanlar yüzeysel özelliklerimizi sürekli yargılar yani üzerinde kontrol sahibi olduğunuz herşeyi düzelttiğinizden emin olun. Eğer tıfıl biriyseniz ya taşaklarınız küçüktür ya da  bir çeşit kronik bir bozukluğunuz vardır ve bununla yüzleşmek zorundasınız. Yaşam böyle, diğer yönlerinizle farkınızı koyun, böyle şeyler sizin mükemmeliyetçi ideallerinizi bloke edecek çünkü dezavantajları oldukça göze çarpıyor. Ama bu sizi doğru bir zihin yapınız varsa güçlü olmaktan alıkoyamayacak bu yüzden bunu bir bahane edinip pes etmeye kalkmayın. Eğer pes ederseniz güçsüz olmaktan zevk alın zira kimsenin sikinde değilsiniz.

Pratik yetenekler

Gençken daha hızlı öğrenirsiniz. Yaşlandıkça yeni yararlı şeyler öğrenme süreciniz yavaşlayacak ve zorlaşacak.(örneğin yabancı diller) Yani demektir ki bu hemen bunları aşın ve öğrenin. Öğrenmeyi, bir kadının biyolojik saatine göre yumurtalarının bitmesi gibi algılayın. Hemen yap! Koşullar en uygun zamanda iken yap! Neden uygun zamandayken yapabilirken hayatınızı gereksiz yere zorlaştırasınız ki?

Sosyal pazar değerinizi artıracak yeteneklerden bazılarını derledim.

-Bir disiplinde bir kavrayışınız olsun- Örneğin yemek yapmak, inşaat, tesisat, araba mekanizması vs.

-Dans etmek, insansı bir eşleşme çağrısı- Tarzınıza uyanlardan birini seçin.

-Bir kaç dil konuşmak- Zekayı, çok yönlülüğü gösterir. Normalde dil bariyeri yüzünden kapalı olacak sosyal çevreler açar. “İspanyol tayfam”,”Benim Araplar” falan filan. Cahil İngiliz kümesine karşın hayatınızı zenginleştirecek İngilizce bilmeyen bir sürü insan ve tabiki de koca bir okyanus dolusu amcık.

-Fiziksel gücünüzün uygulanması ve gösterilmesi- spor sanatları, fiziksel bir disiplin olmasına rağmen listelediğim diğer disiplinlerden psikolojik olarak ayrılır. İnsanlara nasıl tekme tokat dalınabileceğini bilmek insanın güveni üzerinde önemli bir etkiye sahiptir, yani çevresindekiler için güzel bir çekim yaratır. Kendini ve kendilerininkileri koruyabilirsin. Sana veya arkadaşlarına bulaşan kimse yüzleşmek zorunda kalacağı bir fiziksel kuvvetle karşı karşıyadır. Eğer bir zombi istilası olacaksa bir kaç kafa patlatabileceğin anlamına gelir. Üstüne uğraşan her insanın öğrenebileceği böyle bir yeteneği görmezden gelmesi akla mantığa uymaz.

Böylesi hedefleri ciddi uzun süreli bir ilişki ile hayata geçirmenin ne kadar zor olduğunu anlatmadan olmaz. Kız arkadaşınız sizin değerli nöronlarınızı kendi gereksiz dırdırları, irrasyonel duygusallığı ve vizyonsuz endişeleri ile tekeline alır.

Büyük resme bakın hele, sizin ortalama 20’lik kızınızın aklındaki şeyler bir alfa tarafından bir güzel sikilmek, ne giyeceği, az önce nasıl hissettiği ve şöyle şöyle yaparsa nasıl hissedeceği, arkadaşlarının onun hakkında ne düşündüğü, bla bla sikeyim bla. Şu gürültüyü siktir edin, onları tabak olarak çevirin ve bağlılığınızı 30’larınıza gelene kadar kimseye vermeyin. 30’larınıza vardınız artık, artık seksi 20’lik çıtırlarla takılır ve çıtanızı çer çöpten çok daha yukarılara çıkarırsınız çünkü artık CPD’niz uçlarda geziyor.

Erkek olmak zordur. Bunun için çok çalışmanız lazım. Hayata adımınızı 18 yaşında toplumun belki %50’sinin gözdesi bir yakışıklı olarak atmıyorsanız, ekonomik ve kişisel olarak üste çıkmak için çok kan, ter ve gözyaşı dökmelisiniz. İşte bu yüzden 20’leriniz sizin genç olduğunuz için eğlenmeniz gereken yaşlar değil aksine olmak istediğiniz erkek olmak için hayatınızı inşa edeceğiniz yaşlar. Eğer şimdi yapmayacaksanız hangi en enerjik, şekil verilebilen zaman aralığında yapmayı planlıyorsunuz? 30’larınızda mı? 40’larınızda mı? Yoksa sürekli Xbox’a bağımlı porno yayınlarını izleyip 31 çeken ergen halinizle mi kalmayı planlıyorsunuz. Bunu yapabilirsiniz, kısıtlı varlığınızda sadece eğlenmeyi seçebilirsiniz. Böyle olarak asla güçlü biri olamayacaksınız ama belki kendi monoton, tek düze yaşamınızda zevki tadarsınız.

Özetlemek gerekirse: 20’lerinizi olmak istediğiniz adam olmak için çalışarak, gücün peşinde koşarak harcayın. 30’larınızı ise kazandığınız güçten, kendi inşa ettiğiniz sizden zevk alarak geçirin. Gücünüzü korumakla ve desteklemekle geçirin ki 40’larınızda da hala sefasını çekebilesiniz. Güç peşinde koşma görevi hiç bitmez ama 20’lik bir adam en üstteki %5’te(Hedeflerinizi yüksek tutun piçler!) olana kadar oldukça uzun bir yola sahiptir.

Büyükleriniz, özellikle başarılı kişiler, sizden korkabilirler ama kartlarınızı düzgün oynayın ve size tecrübe ve kaynaklarla mentorluk edeceklerdir, sizin içinizde kendilerinin genç halini görerek. Yolunuz açık olsun kardeşlerim!

Kaynak : 20’s Men – The Quest for Power, The Decade of Empire

Çeviren : Olaf

NOT: Bu yazı üzerine podcast: Erkek Adam Discord Yayını – 20’lerinden 30’larına Erkekler (12 Aralık 2020)

Saha raporu – Tinder acemi şansı

Erkek Adam kitapları serisinden Erkekler İçin Tinder Rehberi kitabı için tıklayınız.

Tinder’ı ilk kullanmaya başladığımın ertesi günü tamamen acemi şansı denebilecek bir şekilde s – kapanışı yapmıştım. Hatta Tinder’da bu başıma gelmese idi muhtemelen kullanmaya devam etmezdim.

Uygulamayı yurt dışında iş seyahatinde iken bir Cuma akşamı otelde kurdum. Yeni boşanmışım ve daha taze bekarlığımı sadece bir iki kez özgürce kullanmışım. Beraber çalıştığım genç çocuklar muhabbetini ederken bana da gösterdiler ben de neden olmasın diye kurdum. Sağa – sola ata ata belki bir 100 hatuna baktım ve uygulamayı kapatıp yattım. Tinder alarmları ancak Cumartesi öğleden sonra gördüm. 5 hatunla eşleşmiştim. Sonra biraz sağa sola kaydırınca bu sayı 10’a çıktı. Hayırdır inşallah diyerekten iki üç tanesi ile mesajlaşmaya başladım.

Hatunlardan biri 30lu yaşlarının başında, isminden ve üniversitesinden bariz Filipinli bir hatundu. Efsane vücut, daha efsane ve gayet güzel bir fotosu olan bir popo ile yarışmaya benden 3 km öteden katılıyordu. Sanırım sadece 5 – 6 mesaj yazmıştım ki pat diye “Tinder kullanmaktaki amacın ne?” diye sordu. Yılların emektarı shit test dedektörü anında devreye girdi. “En taze BFF’imi bulmak tabii ki” gibi bir cevap verince de “daha iyisi friends with benefits hahaha” dedi. Ben de içimden “Mahmut bu hatun yollu” diyerekten “yeni yetme gibi chatleşecek miyiz, gel bir kahve içelim” diye otelin dibinde bir Starbuck’a çağırdım.

Hatun fotoğraflarındaki gibi bir şeydi. Fakat çok resmi giyinmişti. Meğersem benim otele yakın bir yerde fotoğraf çekilmeye gelmiş. Yaş 32, 13 yaşında bir kızı olan (hiç evlenmemiş) bir bekar anne. Kanada’ya göçmenlik başvurusu yapmış ve Hong Kong’da 15 gün o işlerle uğraşıyormuş. AirBnb bir odada kalıyormuş falan.

Starbucks’tan sonra açız deyip hemen yan tarafta yemek yedik ve sonra bir şeyler içelim diye güzel manzaralı ve sarılma bahaneli bir çatı katı barına doğru yola çıktık. Fakat hatun lokantanın kapısından çıkarken kolumu kavradı. Erkekliğin unutulmuş kitabı der ki “hatun kolu böyle kavrıyorsa bu penisi kavramanın sembolik bir göstergesidir”. Hatunun bilinçaltından gelen vites topuzunu kavrama işareti üzerine ben de vites arttırdım. “Çok erken daha, bende şarap var, manzaranın kralı var, gel otelde içelim biraz” diyerek odama çağırdım.  Bende şarap falan yok aslında yani var da otelin şarabı. Hamburgerin 30 USD olduğu otelde o şarabı açarsam mantarını çıkışta götüme sokarlar. Neyse hatun kısık bir sesle “ok” dedi sadece. Kendisini aslında otelin hemen dibine çağırdığımı fark ettiğinde biraz affalladı ama asansörde de kolumdaydı. Odaya girdiğimizde pencereden biraz manzaraya baktı, sonra arkasında durmakta olan bana döndü. Tek kelime etmemiştik ve bundan sonra öpüşmeye başladık. Beni üstüne çekerek yatağa uzandı ve sonra olaylar gelişti …

Tinder kurduktan sonra daha 24 saat geçmeden s – kapanış yapmıştım. Üstelik ilk buluştuğum hatunla. Tamam, klasik hatunu seks eşiğinden aşırma modunda gittim ama acemi şansım şuydu ki hatun zaten o gün uygun ise bir erkeği yatağa atma modundaydı. Shit test olmadan, fazla konuşmadan yatakta idi. Pazara kadar bende kaldı ve Pazar’dan sonra bir daha hatunu hiç görmedim. 3 gün sonra iki satır mesajlaştık o kadar.

Yurt dışında Tinder gerçekten de böyle nokta atışı olabiliyor. Daha önce Asyalı Kızlar yazısının sonunda Filipinli başka bir kızdan bahsetmiştim :

Tinder çıktığından beridir o işe bulaşmıyorum zira gerek yok. Bu akşam, 200 metre ötedeki otelde kalan ve tatil için Bangkokta olan 29 yaşında bir Filipinli ile buluşacağım, bakalım ne çıkacak.

O da mesela hemen hemen aynı şekilde sonuçlandı. Onu da belki saha raporu olarak yazarım.  Tinder’ı gereksiz küçümsemeyin. Zira gündüz oyunundan daha verimli olabiliyor ve her ne kadar mesajlaşmanın yüz yüze konuşmaktan daha kolay olacağı düşünülse de, kızla buluştuğunuz andan sonrası bildiğin fiziksel oyun.

NOT : Şarabı açmadım tabii. Şarap hatunun aklına bile gelmedi. İnip bira aldım onu içtik. Fiyatını sonradan sordum 300 USD imiş zaten!

Tinder Rehberi

Saha Raporu – 1 aylık set açma raporu

Day game’e 1 ay önce başladım. Yazları ilçedeyim.

Açılan set sayısı : 15
Yaklaşılan yalnız kız sayısı : 7
Yaklaşılan ikili kız grubu sayısı : 7
Yaklaşılan üçlü kız grubu sayısı : 1
Başarılı set/tanışma sayısı : 3
Alınan numara/instagram sayısı : 2
Seks skoru sayısı : 0

Tecrübeler;

  • Bazen yaklaşsam mı yaklaşmasam mı düşüncesi.
  • Özgüvenli atmaca gibi yaklaşınca hakaret etmiyorlar tokat atma tersleme olayı hikaye. Kibarca reddediyorlar.
  • Reddedilince olumsuz bir duygu oluşmuyor içimde nedenini bilmiyorum ve önemsiz. Bakış açısı muhtemelen.
  • Kız/kız grubu yürürken yanlarına yaklaşarak iletişime geçmek verimli değil.
  • Gruba yürüdüğünde diğer kız bok atıyor muhtemelen kıskançlık.
  • Yürüdüğümde aşırı düzeyde olmasa da stres oluyorum.
  • Türk kızı ürkek tedirgin.
  • Etraftakiler cockblock yapamıyorlar göt yemiyor ancak kıskanıyorlar belli bakışlardan.
  • Sokaktan iş çıkmadı AVM’de de reddedildim ancak üçü tanışma da AVM.

erkek adam org da okuduklarımı birebir tecrübe ettim:

  • Kızın sana bakakalması tecrübesiz hatunlarda daha fazla görülüyor.
  • Sen böyle her gördüğün kızla tanışıyor musun, shit test klasik.
  • İstemiyorum anlamında telefonuyla oynamaya başlaması
  • Hipergami yanılmıyor abi.
  • Siyah tişört kutsaldır.

Enteresan olaylar:

  • 28-30 yaşlarında bi abi bi hatun tarafından ciddi terslendi karı bağırdı, eleman pek dominant değildi uysal gibiydi karşı kaldırımdan gördüm, muhtemelen ablamız bana özgüvensizler yaklaşıyor diye gururuna egosuna yediremedi.
  • Otogarda bi kızın masasına oturdum oturabilir miyim demeden, içimden izin istemek gelmedi, yemek yemek için oturdum, ilerleyen dakikalarda kız set açtı garson senin kolanı unuttu galiba diyerek. otobüs saatinden dolayı iş çıkmadı konu kapandı.

Konuk Yazar : Hoodie

Kadınlarla tanışma konusunda ayrıntılı bir sistemi, Çekici Erkek Kitabı Serisinde bulabilirsiniz.

Tinder’da eşleşme taktikleri – 2 Tinder hilesi

Tinder’da daha başarılı olmak ve öne çıkmak için daha fazla bilgi için: Erkekler İçin Tinder Rehberi.

Tinder’da eşleşememe Türkiye’de Tinder kullanmaya yeltenen erkeklerin büyük çoğunluğunun sorunu. Bunun temel ve derin nedenini Tinder’da neden eşleşme olmuyor yazısında yazmıştık. Ama umutsuzluğa kapılmanıza gerek yok zira Tinder’ın nasıl çalıştığını anlar ve buna göre nasıl kullanacağınızı belirlerleyip bizim daha önce yazdığımız Tinder profili nasıl olmalı yazısına uyarsanız, tepeye çıkmanız mümkün.

Fakat yine de eşleşme alamıyorsanız, bu yazıda size iki Tinder hilesi göstereceğim.

Elo Puanını yurt dışında arttırmak

Tinder her kullanıcıya ne kadar arzu edilir olduğunu gösteren bir elo puanı atıyor.  Bu puan uygulamaya ilk girdiğinizde ortalama olurken sizin performansınıza göre azalıp artıyor. Genelde erkekler elo puanlarını katledecek şekilde hareket ettiklerinden (herkesi sağa atmak gibi) çoğu erkeğin elo puanı zamanla düşüyor.

Elo puanı bir kullanıcıya tinderı açtığında gösterilecek profillerin sıralamasını etkiliyor. Çekici bir kadını erkeklerin hemen hemen tamamı sağa attığı için, düşük elo puanı bu kadının uzun listesinde arkalarda olmak, onun sizi muhtemelen hiçbir zaman görememesi demek.

Eskiden Tinder ilk açıldığında kullanıcıya ilk başta kendini beğenenleri gösterirdi. Ama bu çekici bir kadının her sağa attığı ile eşleşmesine ve yüksek değerli ve henüz kendisini sağa atmamış erkekleri görmek için yüzlerce kez sağa atmasına neden olduğu için değişti. Artık sağa atanların arasına henüz sağa atmamışlar da konuluyor.

Bu ne demek? Diyelim ki ortalamanın üstü bir kızı beğendin. Kızı muhtemelen 200 kişi daha beğendi. Araya serpiştirilenleri de sayarsan yaklaşık ilk 500desin. Eğer elo puanın düşükse o listede sonlardasın. Kızın bırak seni görüp sola atmasını, karşısına çıkma şansın çok çok az.

Asya ziyaretlerimden sonra Türkiye’de eşleşme sayımın arttığını farketmiştim. Bunun nedeninin şu olduğunu düşünüyorum (yanlış düşünüyor olabilirim).  Bende Tinder Gold Plus var ve bu özellikte seni beğenmiş olanların bir listesini görebiliyorsun. Bangkok gibi bir şehirde birgün Tinder’a dokunma bu listeye 50 kişi yığılıyor. Bunların üçte biri çirkin kız ise üçte biri travesti. Geriye kalan 16 kız ise güzel. Daha sağa sola atmadan sadece bunlarla eşleşip muhabbet kurabiliyorsun. Yani sıfır reddedilerek 16 tane yüksek elo puanlı kızla eşleşiyorsun. Bu da senin elo puanını arttırıyor.

Buna benzer birşeyi şöyle yapabilirsiniz. Paralı üyelik ile lokasyonunuzu bir Doğu Avrupa ülkesine çevirin. Beyaz Rusya, Polonya, vs … Bırakın kızlar sizi beğensin. Ben Minsk’i denedim ve aldığım beğenme Bangkok’a yakındı ama Minskte kızların 70%si güzel ve hiç travesti görmedim. Neyse, eğer Gold Plus iseniz direk beğenenler listesinden eşleşin, değilseniz sağa sola atarak kızlarla eşleşin.

Abi eşleşip ne yapacağım, Minsk’e mi gideceğim? Gitmeyeceksin – gerçi git – ama orada arttırdığın elo puanın ile Türkiye’de avlanacaksın.

Dediğim gibi bu benim çıkarımım ve işe yaradığını düşünüyorum.

Arka planda tersine evrim geçirip size dönüşen yakışıklı hilesi

Bu hileyi TRP redditte gördüm ama sonra kaldırdılar. Bana mantıklı geldi. Ben eşleşme alabildiğim için denemedim ama eşleşme alamayanlar deneyebilir.

Burada olay şu :

1 – Kendi isminizle bir profil açıp buraya sizin yaşlarınızda ve pek tanınmayan bir amatör modelin ya da yakışıklı gencin instagram sayfasından seçtiğiniz çok da abartı olmayan 3 – 4 foto koyuyorsunuz.

2 – Mesleğinizi söyle havalı ve paralı birşeyler giriyorsunuz.

3 – Sağa sola ata ata bir iki günde 100 – 200 kadar hatunla eşleşiyorsunuz ama hatunlara mesaj atmıyorsunuz ve onların mesajlarına cevap vermiyorsunuz.

4 – 2 – 3 hafta bu hesabı nadasa bırakıyorsunuz. O arada zaten birkaç yüz tane daha hatun sıraya giriyor.

5 – Nadas bitince girip elemanın fotoları kendi iyi fotolarınızla değiştiriyorsunuz ve mesleğinizi de kendi mesleğinize değiştiriyorsunuz.

6 – Sağa sola atarak  (Gold Plus varsa beğenenler listesinden) eşleşmeleri topladıktan sonra elinizde düzinelerce hatta belki 100 plus eşleşme kalıyor.

7 – Kızları mesajlamaya başlıyorsunuz. Çoğu hatun sizi sağa attığını hatırlamayacak ama o yakışıklıyı da hatırlamayacak ya da bağlantıyı kuramayacak. Kimi sağa kimi sola attığını nereden hatırlasın? Bazıları belki bu kim lan deyip eşleşmeyi kaldıracak ama bir çoğu ile eğer Tinder profilinizi iyi hazırladıysanız sanki normal eşleşmişsiniz gibi olacak.

Evet başlangıçta kandırmaca var ama asıl mesajlaşmadan itibaren herşey dürüst. Gerisi size kalmış.

Erkekler için Tinder Rehberi

Erkekler için Tinder Rehberi

Red Man Group Episode 21 Notları – Kendine güven, özgüven nasıl kazanılır?

The Red Man Group Episode #21 – $$$ vs. Looks vs. Game grubun en bomba bölümlerden biri idi. Bu önemli kısımda çokça sorulan kendine güven, özgüven nasıl kazanılır sorusu cevaplanıyor.

Rollo : Özgüven nasıl kazanılır, kendine güvenimi arttırmak için tavsiye verir misiniz gibi soruları alıyorum. Eskiden beridir özgüvenin gerçek ve elle tutulur opsiyonlardan türediğini düşünüyorum. Kendine güven düşünce gücü ve doğru düşünce şekli ile içinizde türetebileceğiniz sihirli bir duygu değildir. Bu deli saçması bir düşünce. Özgüven opsiyonlardan ve bu opsiyonlar üzerinde kurduğunuz başarılardan gelir.

“Artık kırmızı hap farkındalığına sahibim ama şimdi ne yapacağım?” Her zaman tavsiye ettiğim şey bir tür yarışma ortamına girin. Neyde iyi iseniz. Satranç ya da güreş olması umrumda değil. Atletik ve fiziksel birşey olmasını tercih ederim ama bir şeyde iyi olun. Robert Greene’nin Ustalık adlı kitabında dediği gibi bir şeyde çok iyi olun. Bir şeyde, o şeyde kazanan biri olacak kadar iyi olun. Elinizde “herşey boka sarsa bile en azından bunda iyiyim” diyebileceğiniz birşey olsun.

Günümüzde rekabetçi olmayan bir ideolojiye düşmek çok kolay. Günümüzde daha çok “işten eve gidince kendimi rahatlatmak için ne yapmalıyım” diye düşünüyoruz. “Kendimi geliştirmek” ya da “bir şeyde kazanmak” için ne yapmalıyım diye düşünmüyoruz.

Zira diğer insanlarla rekabet etmediğiniz sürece birşeyde  kazanan olamazsınız. Ne yapıyor olursanız olun bir rekabet içindesiniz. Her zaman söylediğim kendinize iyi olduğunuzu düşündüğünüz birşey bulup o şeyde rekabetçi olmayı öğrenin. Benim için bu dövüş sanatı ve esktrimdi. Bunlara spor olarak girdim ve eskrimde uzun süre çok iyi idim.

Bir erkek kazandığında, bir rakibi yenerek kazandığında, hatta bir erkeğin tuttuğu takım kazandığında ve “evet kazandık” diye sevinçten uçtuğumuzda kanımızdaki testosteron seviyesi artıyor. Kaybettiğinde ise testosteron seviyen düşecek. Bu bilimsel bir bulgu. Bunun nedeni “kazanan” erkeklerin evrimsel bir fonksiyona sahip olmaları. Bunu şimdi size söylüyorum : kadınlar erkeklerdeki bu testosteron artışının yarattığı bilinçaltı iletişim ipuçlarını, kendine güveni ve ukalalığı hissederler.

Sanırım bunu Rossie söylemişti : erkeklerin irrasyonel bir kendine güvene sahip olması lazımdır ve bu irrasyonel kendine güven için de rekabet etmek zorundasınız.

Kendinize iyi olduğunuzu düşündüğünüz bir alan bulun. Bu alanda profesyonel seviyede iyi olmanıza gerek yok. En minimumda dışarı çıkıp ve rekabete giriyor olun. O zaferler size gerekli kimyasal itkiyi verecekler.

Bence günümüzde çok fazla erkek, özellikle MGTOW topluluğundaki erkekler, rekabetçi olmak istemiyorlar. Rekabeti kenara itip eve gitmek ve rahatlamak istiyorlar.

Bir de şu eğer hayatında bir kadın yoksa bu seni diğer tüm o fantastik şeyleri yapmak için özgür bırakacak fikri var. Eğer rahip moduna girecekseniz girin. Ama rahip modunda iken gidin yeni bir dil öğrenin, programlamayı öğrenin, ya da başka birşey yapmayı öğrenin.

Ben çok ama çok az MGTOW erkeğinin bunu yaptığını görüyorum. “Artık benim böyle bir derdim yok, siz kaşkavallar gidin ve kadınlarla uğraşın. Ben eve gidip kendimi geliştirmeye, içsel gelişimime veya çakralarımı ayarlamaya vs … gideceğim” diyorlar. Ama rekabet etmek zorundasınız.

MGTOWlar ile her konuşmamda, bende hiç rekabetçi olmadıkları izlenimini bırakıyorlar.

Karl (Black Label Logic) : MGTOW ile ilgili çokça olan şu : Robert Greene’nin Güç Kurallarından biri der ki “insanlar elde edemediklerini küçümserler”. Rekabetçi olmak istemediklerinden, istedikleri şeyi elde edemediklerini kabul etmek yerine onu küçümsüyorlar.

Uzun süreli ilişkiye girmeyeceğim ve evlenmeyeceğim gibi şeylerde MGTOW ile paralel düşünüyorum ama yine de gidip yavrulara yürüyüp para kazanacağım ve gyme gideceğim. Evde oturacağım, ot içeceğim ve Counter Strike’da 12 yaşında veletleri tokatlayacağım MGTOWcuları ile paralel değilim. Bunlar bir açıdan üzüntü verici adamlar zira erkek istese de istemese de rekabetçidir. Eğer bu Xbox oyunundaki skoru bile olsa rekabetçidir. Sadece gerçekten önemi olan birşeyde rekabetçi değildir. Zira önemi olan birşeyde rekabet etmek demek dışarı çıkıp yenilme riskini göze almak demektir. Bilgisayar oyununda kimseye görünmeden yenildiğin ve oyun hesabını silip yeniden açabildiğin için aslında yenilme riskin yok.