Tinder’da daha başarılı olmak ve öne çıkmak için daha fazla bilgi için: Erkekler İçin Tinder Rehberi.
Tinder’da eşleşememe Türkiye’de Tinder kullanmaya yeltenen erkeklerin büyük çoğunluğunun sorunu. Bunun temel ve derin nedenini Tinder’da neden eşleşme olmuyor yazısında yazmıştık. Ama umutsuzluğa kapılmanıza gerek yok zira Tinder’ın nasıl çalıştığını anlar ve buna göre nasıl kullanacağınızı belirlerleyip bizim daha önce yazdığımız Tinder profili nasıl olmalı yazısına uyarsanız, tepeye çıkmanız mümkün.
Fakat yine de eşleşme alamıyorsanız, bu yazıda size iki Tinder hilesi göstereceğim.
Elo Puanını yurt dışında arttırmak
Tinder her kullanıcıya ne kadar arzu edilir olduğunu gösteren bir elo puanı atıyor. Bu puan uygulamaya ilk girdiğinizde ortalama olurken sizin performansınıza göre azalıp artıyor. Genelde erkekler elo puanlarını katledecek şekilde hareket ettiklerinden (herkesi sağa atmak gibi) çoğu erkeğin elo puanı zamanla düşüyor.
Elo puanı bir kullanıcıya tinderı açtığında gösterilecek profillerin sıralamasını etkiliyor. Çekici bir kadını erkeklerin hemen hemen tamamı sağa attığı için, düşük elo puanı bu kadının uzun listesinde arkalarda olmak, onun sizi muhtemelen hiçbir zaman görememesi demek.
Eskiden Tinder ilk açıldığında kullanıcıya ilk başta kendini beğenenleri gösterirdi. Ama bu çekici bir kadının her sağa attığı ile eşleşmesine ve yüksek değerli ve henüz kendisini sağa atmamış erkekleri görmek için yüzlerce kez sağa atmasına neden olduğu için değişti. Artık sağa atanların arasına henüz sağa atmamışlar da konuluyor.
Bu ne demek? Diyelim ki ortalamanın üstü bir kızı beğendin. Kızı muhtemelen 200 kişi daha beğendi. Araya serpiştirilenleri de sayarsan yaklaşık ilk 500desin. Eğer elo puanın düşükse o listede sonlardasın. Kızın bırak seni görüp sola atmasını, karşısına çıkma şansın çok çok az.
Asya ziyaretlerimden sonra Türkiye’de eşleşme sayımın arttığını farketmiştim. Bunun nedeninin şu olduğunu düşünüyorum (yanlış düşünüyor olabilirim). Bende Tinder Gold Plus var ve bu özellikte seni beğenmiş olanların bir listesini görebiliyorsun. Bangkok gibi bir şehirde birgün Tinder’a dokunma bu listeye 50 kişi yığılıyor. Bunların üçte biri çirkin kız ise üçte biri travesti. Geriye kalan 16 kız ise güzel. Daha sağa sola atmadan sadece bunlarla eşleşip muhabbet kurabiliyorsun. Yani sıfır reddedilerek 16 tane yüksek elo puanlı kızla eşleşiyorsun. Bu da senin elo puanını arttırıyor.
Buna benzer birşeyi şöyle yapabilirsiniz. Paralı üyelik ile lokasyonunuzu bir Doğu Avrupa ülkesine çevirin. Beyaz Rusya, Polonya, vs … Bırakın kızlar sizi beğensin. Ben Minsk’i denedim ve aldığım beğenme Bangkok’a yakındı ama Minskte kızların 70%si güzel ve hiç travesti görmedim. Neyse, eğer Gold Plus iseniz direk beğenenler listesinden eşleşin, değilseniz sağa sola atarak kızlarla eşleşin.
Abi eşleşip ne yapacağım, Minsk’e mi gideceğim? Gitmeyeceksin – gerçi git – ama orada arttırdığın elo puanın ile Türkiye’de avlanacaksın.
Dediğim gibi bu benim çıkarımım ve işe yaradığını düşünüyorum.
Arka planda tersine evrim geçirip size dönüşen yakışıklı hilesi
Bu hileyi TRP redditte gördüm ama sonra kaldırdılar. Bana mantıklı geldi. Ben eşleşme alabildiğim için denemedim ama eşleşme alamayanlar deneyebilir.
Burada olay şu :
1 – Kendi isminizle bir profil açıp buraya sizin yaşlarınızda ve pek tanınmayan bir amatör modelin ya da yakışıklı gencin instagram sayfasından seçtiğiniz çok da abartı olmayan 3 – 4 foto koyuyorsunuz.
2 – Mesleğinizi söyle havalı ve paralı birşeyler giriyorsunuz.
3 – Sağa sola ata ata bir iki günde 100 – 200 kadar hatunla eşleşiyorsunuz ama hatunlara mesaj atmıyorsunuz ve onların mesajlarına cevap vermiyorsunuz.
4 – 2 – 3 hafta bu hesabı nadasa bırakıyorsunuz. O arada zaten birkaç yüz tane daha hatun sıraya giriyor.
5 – Nadas bitince girip elemanın fotoları kendi iyi fotolarınızla değiştiriyorsunuz ve mesleğinizi de kendi mesleğinize değiştiriyorsunuz.
6 – Sağa sola atarak (Gold Plus varsa beğenenler listesinden) eşleşmeleri topladıktan sonra elinizde düzinelerce hatta belki 100 plus eşleşme kalıyor.
7 – Kızları mesajlamaya başlıyorsunuz. Çoğu hatun sizi sağa attığını hatırlamayacak ama o yakışıklıyı da hatırlamayacak ya da bağlantıyı kuramayacak. Kimi sağa kimi sola attığını nereden hatırlasın? Bazıları belki bu kim lan deyip eşleşmeyi kaldıracak ama bir çoğu ile eğer Tinder profilinizi iyi hazırladıysanız sanki normal eşleşmişsiniz gibi olacak.
Evet başlangıçta kandırmaca var ama asıl mesajlaşmadan itibaren herşey dürüst. Gerisi size kalmış.



Ama olay kadınlarda böyle çalışmaz. Bir kere kadınlar hemen her zaman bir şeye üzülürler ve bu üzüldükleri şeylerin çoğu gülünç şeylerdir. Bir güzelin gerçekten üzüntü duyduğu durumlar enderdir. Çoğunlukla ağlayan Melis’in derdi, “kötü çocuk”la olan inişli çıkışlı ilişkisinin sonucudur ve ağlamak ve sızlamak bu kadın için kendi başına çok zevkli birşeydir. Bu nedenle beta uydulardan sempati sağan ağlayan Melisler hariç kızlar erkeklerden gelen sempatiye aynı sıcaklıkta yaklaşmazlar.
Böyle bir soruyu duyduğumda aklima, bir ara beraber çalıştığım Moldovyalı bir kızın işteyken sorduğu şu soru gelir :
“How many times do I need to say no to a Turkish man to mean no?”
(Türk erkeğine hayır anlamı vermek için kaç kere hayır demem lazım).
Naz ile reddedilme arasında arasında aslında çok fark var ama yokluk zihniyeti ile fazla düşünmek yerine tarafsız gözlemlemek lazım. Naz dediğin hafif bir neşe ve gülümseme ile olur. Bazı aptal kızlar bunu kibirle yaparlar ama kırmızı haplı bir erkek böyle kızlarla uğraşmaz.
Hiç gülümseme yoksa reddir (gülümseme olması illa evet anlamına gelmez).
Shit test ve yürüme davetiyesini öğrenen çoğu genç bunları çok yanlış bağlamlarda kullanıyorlar. Shit testi öğrendikten sonra bunu abartıp kadının reddedişini shit test sayan çok. Aradaki farkı anlamak istemeyen için olaya shit test demek çok kullanışlı. Öyle ki kız adamın suratına tükürse “yarabbi şükür shit test” diyecek.
Yürüme davetiyesi de aynı. Yürüme davetiyesi anlık ve o an yürüyüp yürümeyeceğine karar vermene yardım edecek bir cesaretlendirici şey. Sonradan üzerine düşünülüp de fırsat kaçınca bir daha çıkar mı diye beklenecek bir şey değil. O an cesaret edip kullanmadıysan, unutacaksın. Eğer “acaba neden sağa doğru 45 derece açıyla göz bebekleri 0.5 mm saniye büyürken benle 0.01 saniye göz göze geldi” diyorsan gider konuşur anlarsın. Bunun YD mi değil mi olduğunu, sana özellikle olayı görmemiş kimse söyleyemez. Açık bir YD olmadığı sürece.
Temel problem yokluk. Fazla analiz ve sürekli düşünme.
Kırmızı haplı çocuk (şu yazıyı okuyun) bir kıza mesaj attıktan sonra kız kendini hatırlatana ya da mesajın içeriğinde belirlenen buluşma gelene kadar kızı unutur.Bakın bu mümkün ve doğal olarak yapabileceğiniz bir şey. Öyle ki bazen kızı istemeden tamamen unutabilirsiniz.
Kıza mesaj attın ve kız cevaplamazsa olay basit : bir ya da iki gün sonra bir tane daha mesaj atarsın. Bir önceki mesaja niye cevap vermediğini sorarak kıza “ben kocaman bir kaybedenim” diye bağırmadan ve o mesaj atılmamış gibi yaparak. Örneğin kıza birşey yapmayı tavsiye etti isen, ikinci mesajda birincisi atılmamış gibi aynı şeyi yazabilirsin.
2 kere şans verdiğin kız eğer sana ilgisi varsa senin için fırsat yaratır. Bir kız iki kere dışarı çağırıyorsan ve ikisinde de kızın planı varsa o kızdan büyük ihtimalle iş çıkmaz. Bakın iş çıkma ihtimali sıfır değil ama böyle kızları NEXTlediğinizde on tane ilgisiz kızla vakit kaybetmeyi engellerseniz biri aslında ilgilidir ama vakti yoktur. Ama o da büyük ihtimal sonra sizi arar. Herhangi bir kızın özel olmadığını bilen kırmızı haplı için 1 kere ilgili kızı kaçırabilirim belki ama 10 kere vaktimi kurtaracağım tercihi akıllıcadır.
ONEITIS mitini kafasından atan erkek için kadın – erkek ilişkileri istatistik işidir. Erkek istediği sonucun olma ihtimalini arttıracak seçenekleri tutar, diğerlerini ise bırakır.
2 İleri sonra geri dönüşsüz bir geri
Soru hep şu : “mesaj attım cevap vermedi. Ne yapayım?” Sonra bir mesaj daha at ve kızı unut. Cevap verirse devam. Vermezse unutmuş olman lazım zaten. Kız gibi “acaba cevap verecek mi” diye sürekli düşünüyorsanız (böyle şeylere nasıl vakit buluyorsanız) o sizin feminenliğiniz.
Böyle unuttuğunuz kızı sonra bir vesileyle bir ay sonra hatırladığınızda red yediğiniz kesin anlarsınız. O da hatırlarsanız.
Yürümede de olay basit. Kız soğuksa, gülmüyorsa ve muhabbeti sürdürecek adım atmıyorsa bunu otomatik shit test sayıp 2 dk istifini bozmadan konuşursun. 2 ya da 3 dakikada (eğer yürüme değil buluşma ise 10 dk) içinde ısınmıyorsa red yediğin kesin. Hemen uzaklaş (eğer buluştuysanız kısa kes).
Arada bir nazı red sanıp kızı aramazsam? Kızın kaybı. Daha iyi sinyal verseydi ya da hızlı davransaydı. Kendi kaçırdı. “Ben ödülüm” mantalitesinde isen kızın gerekli sinyalleri açıkça vermeyerek kaybettiği bir değerli erkek olman lazım.
NOT 1 : Burada tabii şu acımasız gerçeği de yazmak lazım : Kadınlar yüksek değerli gördükleri erkeklere karmaşık sinyal verip onu başka kadına kaybetmekten korkarlar. Naz mı red mi anlayamama sebeplerinden biri kadının erkeği olsa olur olmasa da olur görmesidir. CPDniz yüksekse daha direk mesaj alırsınız.
Eğer kağıttan kaplan değil de gerçek bir kaplan olmak için çabalarsanız, sinyaller daha barizleşmeye başlar.
NOT 2 : Rollo üstad yazmış, okuyun (3 Buluşma):