“Sosyal durumlarla ilgili zorluk çekiyorum. Arkadaşlarım var ama ben arkadaşlarım için çok da önemli değilim. Beni bir partiye ya da hafta sonu gezisine çağırıyorlar. Ama eğer davet ettikleri etkinliğe katılmazsam, bu onlar için hiç önemli olmuyor. Yani arkadaşlarım var ama beni pek umursamıyorlar. Onların hayatında merkezi bir rolüm yok. Ben onları çok düşünüyorum ve bir yerlere davet ediyorum. Ama onlar beni pek düşünmüyorlar.
Bazen bir grup insanın içindeyken, oraya ait değilmişim gibi hissediyorum. Kendimi garip hissediyorum ve bu konu hakkında ne yapacağımı bilmiyorum.”
Bu danışana ilk sorduğum soru şu oldu: Bu senin için ilk ne zaman problem haline geldi?
Danışanın cevabı şu oldu:
“Bir ay önce doğum günümdü, bir parti düzenledim ve arkadaşlarımı davet ettim. Yemek hazırlayacağımı, çok iyi bir parti olacağını söyledim. Hepsi mutlaka geleceklerini söylediler. 3 gün boyunca yemek hazırladım, tatlı hazırladım, sosları bile ben yaptım. Ama partiye kimse gelmedi! Bu konuda ne yapacağımı, ne düşüneceğimi bilemedim.”
Bu danışanla biraz daha konuşunca, insanları yakınında tutmak için çok fazla şey yaptığını, hatta onlara dolaylı olarak rüşvet bile verdiğini fark ettim. Bir etkinliğe davet edilmeyi istediği her zaman, o etkinliğe davet edilmek için aşırı çaba gösteriyordu. Mesela bir haftasonu gezisi planlandığında, “ben şunu yapacağım, şunu halledeceğim” diye bir sürü söz vererek gruptaki değerini yükseltmeye çalışıyordu.
Bu kişi, bilinçaltında, gruptan dışlanacağı paranoyası ile yaşıyordu. Gruba, grubun dış hatlarında tutunmaya çalışıyor, grupta kalmak için çok fazla çaba gösteriyordu.
Bu kişinin temel sorunu, özdeğer, sosyal bağlantı ve sosyal yetenek eksikliği. Ve bunlar iyileştirilebilir şeyler. Birçok insan maalesef, aslında patoloji olmayan ve görece kolay iyileştirilebilecek ama hayatlarında büyük problem yaratan şeylerle boğuşuyor.
Bu danışan ile çalışmaya devam ettim ve problemini nasıl çözebileceğimi buldum.
Burada temel sorun şu: bir grubun dış çevresinde o gruba tutunan insanlar, gruptan dışlanmamaya yönelik çok fazla şey yapıyorlar. Bunu yaparken de çok fazla kendilerini küçülten espri yapıyorlar, grubun merkezindeki insanların önüne geçmemek için özel çaba harcıyorlar ve genel olarak aşırı uysal davranıyorlar. Bu tür davranışların hepsi, tutunmaya yönelik davranışlar ama tüm enerjinizi tutunmaya harcarsanız, yükselmeye enerjiniz kalmaz.
Asıl sorun şu ki, bir gruptan dışlanmamak için büyük bir çaba harcadığınız sürece, o grupta kalmayı başarabilirsiniz ama size duyulan saygı asla artmaz.
Sosyal ağ geliştirme ile ilgili birçok araştırma var. Bu alanda ise Özvektör Merkeziliği (Eigenvector Centrality) denilen bir kavram var.
İnsan bağlantıları ile ilgili diyagramlara bakarsanız, bazı insanların diğerlerinden daha merkezi, bazı insanların ise diğerlerine göre daha merkezden uzak, uçlarda olduğunu görürsünüz. Gruplarda genellikle bir veya birkaç lider kişi olur ve örneğin etkinlikleri genelde bu insanlar ayarlarlar. Bu insanlar grubun bir etkinliğine gelmezlerse, o etkinliğin değeri çok azalır ve bu insanlar bir parti düzenlediğinde, herkes bu partiye gitmek için çaba gösterir. Yani bazı insanlar grup içinde sosyal olarak saygı gören, herkesin arkadaş olmak istediği insanlardır. Tabii bazen bu insanlardan gerçekten de hoşlanmayız ama grupta önemli insanlardır.
Peki, bir sosyal grup içinde daha merkezi bir pozisyona gelmek, artık tutunmaya enerji harcayıp durmamak için neler yapabilirsiniz?
İlk yapmanız gereken şey, toplam bağlantı sayınızı arttırmak. Sosyal olarak güçlü, saygı gören, sevilen ve yaptıklarının karşılığını alana insanlar olmakta zorlanan danışanlarıma baktığımda, genellikle temel bir karşılıklılık aradıklarını görüyorum. Örneğin birine bir doğum günü hediyesi aldıklarında, o insandan da doğum günü hediyesi bekliyorlar. Bu insanlar genellikle bir grup içinde daha sayılan ve sevilen biri olmak için çok büyük çaba harcıyorlar.
Yapmanız gereken şey ise, bu enerjinin büyük bir kısmını başka ağlar kurmaya yöneltmek. Bir grup içinde daha sayılan ve sevilen biri olmak tabii ki mümkün ve bu konuya geleceğiz. Ama bunu yapmadan önce, dışsal gruplarla zayıf bağlantılar geliştirmeye başlamanız gerekiyor.
Burada birçok insan, “yahu benim zaten zayıf bağlantıdan bol neyim var?” diye itiraz edecektir. “Daha fazla zayıf bağlantı oluşturmanın ne anlamı var? Şu an kendi grubumda da insanlarla bağım zayıf, bana saygı ve sevgi duydukları yok. O diğer insanlar da saygı ve sevgi duymayacaklar ki! Kötü bir gün geçirdiğimde beni aramayacaklar ki.”
Başka gruplardan insanlarla zayıf bağlantılar kurmak ilk adım. Ama olay burada bitmiyor. Zayıf bağlantıları, bir şekilde güçlü bağlantılara dönüştürmeniz gerekiyor. Siz ne kadar çok güçlü bağlantılar kurarsanız, o kadar sayılan ve sevilen biri olursunuz.
Özellikle grubun dış çevresindeki insanlarla birebir ya da küçük gruplar halinde daha fazla vakit geçirmeye başlayın. Bu sizin o insanlarla bağlarınızı ve etrafınızdaki insanlardan aldığınız desteği arttırır.
Üçüncü prensip, başka insanlar arasında bağlantı kurmak.
Özvektör Merkeziliği yüksek olan, örneğin merkezde olan grup üyesine duyulan saygı, başka herkese olan bağlantısından gelir. Sosyal olarak, başka insanların da bağlantıda olduğu insanlara değer veririz. Bu da, ağ/bağlantı kurmanın özüdür.
Bağlantılar kurma konusunda yapılan çok büyük bir hata var. İnsanlar bağlantı kurmak için etkinliklere gittiklerinde, insanlara “bu kişinin bana nasıl faydası olur?”, “şu kişinin bana ne yardımı olur?” şeklinde bakıyorlar.
Benim gördüğüm en faydalı ağ kurma yolu, iki insan arasında bağlantı kurmak. İki insan arasında her bağlantı kurduğunuzda, onların zihnindeki statünüz artar çünkü bunu yaparken karşılığında bir şey istemezsiniz, bir şey almazsınız. Araştırmalar da, insanlar arasında bağlantı kurmanın, sosyal olarak merkezde olmanıza büyük katkı sağladığını gösteriyor.
Size tavsiyem, insanlarla bağlantılarınızı geliştirmek için büyük bir parti düzenleyip, insanların o partiye gelmesi için çabalama yolunu bırakmanız. Bunun yerine küçük bir organizasyon yapın ve buna A grubundan birkaç kişiyi, B grubundan birkaç kişiyi ve C grubundan birkaç kişiyi çağırın.
Sosyal gruplarda daha merkezi ve saygı duyulan biri olmanızın yolu, grubun dış sınırlarındaki insanlarla bağlantı kurmak, tekrarlanan etkileşimler kurmak ve farklı gruplardan insanları bir araya getirmektir. Peki bunları pratikte nasıl yapacaksınız?
Yeni insanlarla tanışın. Küçük, kendi sosyal grubunuzun parçası olmayan insanları da içeren organizasyonlar yapın.
Dördüncü olarak, grubun dış çevresindeki insanların sıklıkla yaptığı ve kendilerine olan saygıyı azaltan davranışlar. Burada gruba yapışmak ile grup içinde tırmanmak arasındaki farka geri dönüyoruz.
Bu konuda yardım etmeye çalıştığın çoğu insanın, sosyal grubun merkezindeki insanlardan korktuklarını, aynı zamanda kendilerine saygıyı azaltan davranışlar içine girdiklerini görüyorum. Bu davranışlardan birisi, kendilerini küçük düşüren espriler. Grup kendisine gülüyorsa, gruba katılıp kendilerine gülüyorlar çünkü grubun merkezindeki insanlara “ben tehdit değilim” mesajı vermeye çalışıyorlar.
Grubun çevresinde olan insanların kendilerini daha zararsız göstermek için yaptıkları bir başka şey de kendi uzmanlıklarını olduğundan daha önemsiz göstermeye çalışmak. Grubun merkezinde olan insanlardan belli alanlarda daha iyi olduklarında, bu insanlar için tehdit oluşturup dışlanmaktan korkuyorlar.
Grubun merkezindeki insanlar tarafından gruptan atılma korkusu ile kendini küçük ve zararsız göstermeye çalışmak, gruba yapışma amaçlı bir davranıştır. Bu davranış sizi grubun dış çevresinde tutabilir ama merkeze yaklaşmadan orada durmanıza neden olur.
Burada size çok ama çok önemli iki tavsiye vereceğim. Mikroskopik perspektiften bakarsak, kendinizle dalga geçmeyi, kendinizi küçük gösterecek davranışlardan uzak durun. İkincisi, eğer bir şeyde iyiyseniz bunu gösterin. Eğer insanlar bunun değerini bilmiyorlarsa, bunu tehdit olarak görüyorlarsa, bu onların problemi.
2024 tarihli bir araştırmanın gösterdiği, kendiniz hakkında nasıl hissettiğiniz, kendi etkinliğinize olan inancınız, başka insanların size nasıl tepki vereceklerini belirliyor. Yani eğer siz kendinizi küçültürseniz, başkaları da sizi küçük görürler.
İyi olduğunuz konuları gösterin, bu sayede grup içinde size duyulan saygı artar. Eğer sosyal grubunuzda merkezi olan insanlar bunu tehdit olarak görürlerse, unutmayın ki o grup dışında bağlantılar da geliştirdiniz.
Yetkinliklerinizi göstermeniz ile, kendinize olan inancınız da artar. Çeşitli gruplardan insanların çevresinde olduğu yeni bir merkez yaratırsınız ve artık grubun en önemsiz elemanı olmazsınız.
Daha iyi bir yaşam için nöron bilimi ve psikoloji temelli pratik ipuçları setinde derlediğimiz Dr.K’nın sette olmayan son yayınlarından birini çevirdik.
Kaynak: Why You’re The Least Valuable Friend

