Sözlerinin erleri

Geçenlerde 25 yaşında bir genç bana kendi kendisi ile ne kadar hayalkırıklığı yaşadığını anlatıyordu. Bu yeni kızla çıkmaya başlamış, onunla tekeşli uzun süreli ilişki sözü vermişler ve bunun gibi birçok betanın bu tip bir evliliğimsi ilişkiye girerkenki soylu niyetler falan … Sorun şu ki elemanın bu “meşru” ilişkisinden önce birkaç aylık bir fuck buddy’si (FB) var ve maalesef bu kızla çıkmaya başlayınca onunla tüm ilişkiyi kesmek zorunda kalmış. Tahmin edebileceğiniz gibi, FB bayağı üzülmüş, çok az duygusal yatırım ile yapılan onca seks yatırımı boşa gittiği için. Eleman yeni kız arkadaşı ile yaşadığı ilişkiyi olması gerektiği gibi devam ettirmeye kararlı imiş ama FB oldukça ısrarcı bir kız çıkmış ve çok daha duygusal olarak bağlanmış, ikisi sonunda “arkadaş kalalım” formülünü bulana kadar.

Bir hafta sonra, elemanın kız arkadaşı ile ilgili şüpheleri olmaya başlamış ve FB de arkadaş ya, bu şüpheleri tartışmak için buluşmuşlar. Bu buluşmanın daha sonra güvenli, rahat bir seks ile devam ettiğini söylemeye gerek yok. Ve bu nedenle de oğlumuz şu an pişmanlık ve hayal kırıklığı içinde. Bunu 25 yaşında bir gencin kendi cinselliği için neyin iyi neyin kötü olduğunu bulma yolu, tekeşlilik ve alternatiflerinin kafasındaki mücadelesinin doğal bir parçası sayabilirsiniz ama elemanın hayalkırıklığının sebebi bu değil :

“Kendimi bok gibi hissediyorum zira 10 yıl önce kendime söz vermiştim, böyle birşeyi asla yapmayacağım diye. Kendime verdiğim tek söze ihanet ettim.”

15 yaşında bir veledin, gelecekteki kız arkadaşı (ya da karısına) sadakat sözü verme “ileri görüşlülüğü” bana ilginç geldi. Tahmin edebileceğiniz gibi gencimiz bana pek dindar biri gibi görünmedi – parmağında da bu söz yüzüğünü göremedim. O zaman neydi bu şimdi?

“Kızları yavlayıp yatağa atabilirim, artık sorun değil. Ama iş ilişkiye geldi mi, ben tamamen kafam karışık. Ve evet, şimdiki kız arkadaşımla bir şeyler eksik, bunu biliyorum.”

Bu durumu kısmen açıklıyor. Yalnızken alfa, ilişkide iken beta olmak, bugünün feminize olmuş gençliği için çok yaygın bir tema. Yalnızken alfa / ilişkide beta çelişkisi beklenebilir birşey ama bu hala söz olayını açıklamıyor.

“Bok gibi hissediyorum. 10 yıl önce babam annemi aldattı. Kendime asla babam gibi olmayacağım ve aldatmayacağım konusunda söz verdim. Bu geceye kadar da hiçbir kızı aldatmadım. Kafam karışık, ne yapacağımı bilmiyorum”

Babayı Katletmek

Danışmanlık verdiğim ateşli beta beyaz şövalyeler arasındaki ortak temalardan biri, bunların neredeyse fanatizm seviyesinde kendi “aşağılık herifin teki olan” babalarının tam tersi olma azmi. Devam etmeden belirtmeliyim ki bu elemanların çoğunun gerçekten ciğeri beş para etmez, alkolik ve hem çocuklarına hem de karılarına fiziksel ve duygusal şiddet uygulayan babaları var. Diğerlerinin ise babaları hakkındaki bilgileri, “güçlü ve bağımsız” bekar annelerinden ya da babalarının boşanma sonrası içine düştükleri beta eğilimlerden geliyor. Sebep ne olursa olsun, bu erkeklerin hepsinin misyonu, babalarından daha iyi bir erkek olmak, anneleri korumak ve tabii ki bu anneler arasında ileride çocuklarının anaları olacak kız arkadaşları ve karıları da var. Babalarının kişisel yenilgileri, onların kişisel zaferleri olacak.

Bu modern zaman Oedipus senaryosunun problemi de, Feminen Buyruğun onu çekinmeden kendi avantajına kullanıyor olması. Feminizasyon ve mavi hap koşullaması ile erkek çocuklar, feminen kültür tarafından ne kadar kabul edilebilir olurlarsa o kadar iyi erkek olurlar, beyin yıkamasına maruz bırakılıyorlar. Ve burada cinsiyetler arası sınır bulanıklaşıyor, oğlan çocuklarına bekar anneleri tarafından oturarak işemek öğretiliyor çünkü “senin aşağılık herifin teki olan baban hep ayakta işer ve klozeti kirletirdi”. Daha iyi “erkek”, feminen ve kabul görür erkek, kadın gibi işer ne de olsa.

Babasından nefret eden erkek büyüyünce maskülinden nefret eden yetişkin beta erkeğe dönüşür. Feminen şartlanma acımasız tabii, ama bu şartlanmayı bir erkeğin nasıl olmaması gerektiğinin yaşayan bir örneğinden daha iyi kimse kökleştiremez. Daha önce de belirttim, bu şartlanmalar meşru olabilir, ama sonuçları aynı : kadınlara sürekli “ben diğer serseriler gibi olmayacağım, hele hele de götün teki olan babam gibi hiç olmayacağım” adanmışlığının kadınlar tarafından takdir edilip ödüllendirileceğini sanan bir beta erkek.

Bu aslında Beta Oyununun varsayımı olan “feminen ile ne kadar özdeşleşirsem diğer “çoğunluk” erkeklerden o kadar ayrı ve eşi bulunmaz bir erkek olurum” fikrinin uzantısıdır. Tabii ki kadınların çoğu da bu betanın “daha iyi bir erkek olma sözü”nü takdir etmek yerine kendi doğaları gereği dominant alfa özelliklerinin peşine takıldıklarında, betanın gözünde “düşük kalitede” kadınlar olurlar.

Bahsettiğim 25 yaşındaki elemanın temel çelişkisi budur. Babasının annesi ve diğer kadınlarla deneyimi konusunda daha olgun bir anlayışa evriliyor ve bu onun ergenken doğru olduğunu düşündüğü şeye olan bağlılığı ile çelişiyor :

“Eğer babamdan daha iyi bir erkek olursam, hayal ettiğim gibi aşık olunmayı hakedeceğim ve takdir edileceğim. Böylece de yaptığım bu ilişki yatırımı sayesinde hipergami önemsiz birşey olacak.”

25 yaşında aşamalı olarak farkettiği ise sadece bir insan ve erkek olduğu, babası gibi.

Oedipus’un Ötesi

Tahmin edileceği gibi bu tür uzun süreli bir yatırımdan bir betayı çekip çıkarmak zor bir iş. Kadınların hep olduklarına inandırıldığı gibi olmadığı konusunda birinci el deneyimler yaşasa ve kırmızı hapı alsa da, bu “daha iyi erkek olma” sözü inatçı bir şekilde içinde kalır. Buna sosyal olarak alaya alınan ve küçümsenen erkek imajını ve annesinin babasını sürekli olarak negatif anlatmasını ekleyin, elinizde ölene kadar beta kalmaya aday bir beta kalır.

Fakat, sözünün eri bu erkekleri fişten çekmek yine de imkansız değildir. Acımasız ve deneyime dayanan gerçekler ile ergen bakış açısının bu zehirinden çıkmaları mümkün olabilir. Bu erkeklerde kırmızı hap farkındalığı yaratmak zor bir iş, ama bu erkeklerin iç gözlem yapmaları bir sonraki aşama. Eğer böyle bir baba deneyiminiz varsa “kötü baba”nın ve ona karşı sizin reaksiyonunuzun bir muhasebesini yapmanız ve bunun sizin kadınlarla etkileşiminizi nasıl etkilediğini anlamanız gerek. Sözünün eri bu erkekler için annelerinin de kendilerini reddeden ve böylece de onların ergen varsayımlarını yıkmaya yardım eden kadınlar kadar sıradan olduğunu kabul etmeleri çok zor. Bu tip ergen sözler (bilinçli ya da bilinçsiz) veren erkekleri sarsıp duran iki şey var : kadınları dedikleri ve yaptıkları arasında sürekli olan uçurum ve kendi ergen varsayım ve sözlerinin kendi cinsel yararının karşısında nereye konulacağı konusu

Çeviri : Promise Keepers

Rollo Tomassi : Kırmızı Hap camiasının en önemli figürlerinden biri olan Rollo Tomassi'nin The Rational Male kitabı her erkeğin okuması gereken başucu eseri. Oldukça popüler olan The Rational Male bloğunun da sahibi de olan Rollo, The Rational Male - Preventive Medicine (Volume 2) ve The Rational Male - Positive Masculinity: Positive Masculinity (Volume 3) adlı kitapları ile ilk kitabındaki fikirleri daha da geliştirdi. Rollo Tomassi'yi burada Rollo Tomassi etiketinde de takip edebilirsiniz.
Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Erkek Adam

Sitenin 30luk abisi ve admini. Üşengeçliğinden admin hesabından yaza yaza rumuzu erkekadam kaldı. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

27 thoughts on “Sözlerinin erleri”

    1. Bekaretin artık bir işlevi kalmadı bence. Yani erkeği hipergamiden korumak için. Çok fazla erkekle birlikte olan alfa dul ama hiç tecrübesi olmayanın da sonra “lan hayatımda hiç deneyim yaşayamadım birşeyler mi kaçırdım” deme ihtimali çok. Birkaç ilişkisi olmuş kadın bence daha makul.

  1. Milletin derdine bak.Ben kız bulamıyorum herif fb mi sevgili mi seçim yapamıyor.Dışarda alfa alfa geziyorum ama bi işe yaramıyor 😝

      1. Hocam zaten yürüyebilsem ED gibi yazıları pompalayacağım size ama bir türlü yürümeyi beceremedim.Dışarı çıkıyorum göz teması kuruyorum , gidip konuşamıyorum.Bu işin sırrını biliyorum aslında, utanmaz olmak ama hala yapamadım.Bugün yine dışardayım.Bakalım avlanabilecek miyim, durumları yazarım.

        1. Hocam yürümeyene meme yok … Yürümeden olmaz. İstediğin kadar alfa takıl, kızlar sana zor yürür. Ya da şöyle diyeyim işi kızların yürümesine bırakırsan o iş yaş.

          Hocam ilk başta eğer korkudan kilitleniyorsan bizim Kızlar konusunda utangaçlığı aşmak için ne yapmalı? yazımızdaki gibi adım adım gitmeyi denedin mi?

          Bu arada geçenlerde biri email ile en kötü nasıl reddedildin sokakta diye sormuştu : Şu elemana “siktir” diyen kız gibi 🙂

          https://www.youtube.com/watch?v=DmP1ier3R30&t=2s

          Ama 80%si de diğer kızlar gibi konuşmadan yürümeye devam ederek reddeder 😀 O kadar korkutucu değil yani.

          NOT : Kıza gidip “saatiniz var mı” diye indirek sorarsan siktir yersin. Merhaba, seni uzaktan gördüm, çok beyaz geldin bana, merhaba demek istedim desen daha iyi (niyetin başından belli).

          1. Erkek Adam haklı. Yürümeden alfa olunmaz. Aslında sadece yürüyerekte alfa olunmaz bence. Ama hatunlara yürüyüp her reddedilişte oyun zincirine yeni halkalar takarsın. Ondan sonra başarı oranın artar zaten.
            Bu arada sokakta en baba reddedilişimi geçen yıl yaşamıştım . Hatun benim ondan önce başka kızlara da yurudugumu görmüş ve sokağın ortasında bağırarak “bu jigolo benimle 5000 ruble karşılığında birlikte olabileceğini söylüyor. Ne dersiniz. Sizce bu kadar eder mi?” Diye bağırdı.)) Daha kötüsü olur mu bilmiyorum)

          2. Hahaha, kötüymüş. Bak ben böyle görünme korkusundan sürekli yürüyerek yazıyorum. Aynı mekanda ikiden fazla yürümem, günde 5 kereden fazla yürümem ve genelde her hatun yürüme noktası arasında bir kat (alışveriş merkezi ise) ya da 100 metre olur.

            Günde 3 – 5 kereden fazla yürümeyin. Çözün uçkuru salın çayıra, yürüyün en düzinelerce hatuna PUAlarına karşıyım. Öyle gerekli ciddiyeti kaxanamıyorsun zira her yaklaşmayı bir 5 dakika değerlendirmek lazım ne iyi idi ne kötü idi diye.

          3. Bu arada bir süre Tayland’da takıldım. Bu biraz uçuk gelecek ama İngilizce bilen ve imkanı olan utangaç arkadaşlara ilkin Tayland ya da Filipinlerde yapmalarını tavsiye ederim bu işi. Türk Lirası çok düştüğü için buralara gitmek çok pahalı ama yanılmıyorsam, 1.5 yıllık günde bir paket Malboro sigara parasına bir hafta tatil yapılır Bangkok’ta (uçak bileti ve otel dahil). Bu ülkelerde pek oyuna ihtiyacın olmuyor kibar olman yeterli. Utangaçlığı bir haftada atarsın.

  2. Bugün bi kızla konuştum.Kızı 2-3 dakika takip ettim sonra yanına gittim ve pardon bakar mısın dedim.Deli değilim veya birşey satmıyorum sadece seni yolda gördüm ve merhaba demek istedim , dedim.Birkaç dakika eşlik etmeme izin verdi.Sonra gitmem gerektiğini ve numarasını istediğimi söyledim ama beni yeterince tanımadığını söyledi.Kendine iyi bak o zaman dedim döndüm arkamı gittim.Bugün 2. kez denersem kızın kollarında bayılırım herhalde.Ama güzel bi his. 😀

    1. Fena gitmemiş. Çok fazla takip iyi değildir gereksiz heyecanlanırsın. Deli ve satıc açıklamasına da gerek yok. Bence gerisi ok ama tabii neler dedin kıza bilmem. Israr etmemen de iyi.

    2. Başlangıçta küçük bir iltifat et açıklama yerine. Mrhaba. Seni yolda gördüm. Çok tatlısın bir merhaba demek istedim gibi. O zaman satcı olmadığını anlar. Deliyi bilemem 🙂

      1. Tamam hocam saol yarın öyle yaparım. 😀 Bu deli ve satıcı meselesini youtube’da day game yapan bi yabancıdan görmüştüm o an çıktı ağzımdan.Zaten fazla ısrar eden tipler de rezil bi görüntü veriyo , alfalıktan eser kalmıyor yani.Adını falan sordum o an heyecanla.Aslında yalan değil flört olayını biraz yapsaydım daha iyiydi belki de.

        1. Küçük bir ipucu : soru sormak yerine gözlem – tahmin daha iyi sonuç verir. Eğer imkan varsa. Yani “elinde kitap var okuyor musun?” gibi birşeyden daha sağlam muhabbet çıkar.

          Kendi kendine kritik değerlendirme ile bir süre sonra oturuyor bu iş. İlk yaklaşma korkusunu aşmak zor ki sen onu aştın şimdi.

          1. Bunu da kesinlikle kullanırım hocam.Hatta kütüphaneye gittiğim de mükemmel malzeme döner.Buraya kadar gelebilmek güzeldi ancak asıl mesele burdan sonra başlayacak muhtemelen.Shit testler , gizemli erkek modları , rütbe düşürme , hipergami , tabak çevirme bunları iyice içselleştirmek lazım yoksa friendzone durumuna düşerim.Friendzone olmaktansa MGTOW olmayı tercih ederim.O yüzden titizlikle blogu tekrar tekrar okuyorum.Bakalım neler olacak. 🙂

          2. Hocam sayıları bilmek de önemli. Her 5 – 10 yanasmadan bir numara cıkar. Her 5 – 10 numaradan bir ilişki. Daygame’in doğası bu. Yani arka arkaya olmamalar moral bozmasın.

          3. Hocam eskiden bir arkadaşım vardı bana kız arkadaş bulmasını söyledim , çok samimiydik çocukla.Bu çocukta kendini playboy sanıyor.Tonla dalga geçti benimle.Çok oturdu içime , zaten erkek olamamanın verdiği ezikliğe dayanamıyodum , beta olmak katlanılmaz birşey.Bu olayların ardından TCMA’nın yazılarını falan okudum gerçekçi gelmedi en sonunda aradığımı buldum.Kırmızı hap bir dönem acı veriyor ama mavi hap ömür boyu.

            Vesselam hayatımda 10 çift meme olsa da olmasa da erkek adam gibi hissetmek onur verici.Kendini ezdirmemek gurur verici.İnancı uygun olan , olmayan , cinsellik isteyen veya istemeyen , kısa olan uzun olan farketmez herkesin bu öğretiyi bilmesi gerekiyor.Daha alacağım çok yol var ama bence Red Pill’le tanışmak bile çok büyük bi mesafe kat etmek anlamına geliyor.Reddedilmek konusunda da pek takılmam sanıyorum.Utangaçlıkla ilgili yazı bu işin bir sayı oyunu olduğunu çok iyi kavratıyor. 🙂

  3. Yaklaşık bir haftadır yan taraftaki markette kasiyer olan kapalı hatun, ben geldiğim zaman saçmalama derecesinde konuşuyor, ama ben oralı olmadım. (MGTOW ümitsizliği iliklerime işlemiş amk) Daha sonra, iş çıkışı sırt çantam ve elimde kitabımla tekrar markete gidip, bilinçli şekilde kitabı tezgaha bıraktım ve cüzdanımı karıştırmaya başladım. O anda cüzdana bakarken, aynı anda kızın da kitaba doğru elini ürkekçe uzattığını, kitabı almaya çalıştığını gördüm. Muhtemelen benim onayımı bekliyordu. Bilerek hiç tepki vermedim. Kitabı aldı. Şöyle bir karıştırdı. “Yaa, bende de kitap hastalığı var biraz ya.” dedi. Kitap, korku kitabıydı kısaca bahsettim. Giderken durup, uzun uzun gözlerine baktım ve “istersen okuyunca sana verebilirim. geri alırım ama” diyerek ciddi ama sevimli bir gülüş attım. “Olur” diye yanıtladı. Erkek Adam, burda mısın?:)

    1. Bir ışık gördüm)
      Ama bu adımda dikkatli olman lazim dostum. Çünkü senin içinde bulunduğun MGTOW durumuysa dediğin gibi duygusal hassasiyetin düşüncelerini ele gecirmesine izin vermemen lazim bence. Sen aslında bu olayda 3-0 önde basliyorsun hatuna yurumeye. Kız senin ilgini çekmeye çalışıyor. Bunu iyi değerlendirmen lazım.

    2. Guzel olmuş bu. Hatun sana yürümüş sen de bir sonraki adımı çok iyi kurmuşsun.

      Kafanı kaldırıp çevreni daha iyi gözlemle. Muhtemelen sana yaklaşma sinyali vermek için bekleyen çok daha fazla hatun göreceksin.

      1. Hocam bendeki sıkıntı çoğu zaman şu: Böyle fırıldak hatunlar, istedikleri ilgiyi veya alakayı gördükleri andan itibaren hemen pasif-aktif bekleyen konumuna alıyorlar kendilerini. Sonra da etraftaki bir başka erkekte aynısını deniyorlar. Bir tür ego tatmini herhalde.

        1. Hocam o sıkıntı bizim e-mail ile en çok soru aldığımız sıkıntı. Maalesef genellikle hatunların fırıldaklığı ile ilgili değil. Hatunların istedikleri ilgi ve alakayı görmeleri ertesi pasif – aktif olmalarından ziyade olan maalesef şu : Uzaktan cool ve alfa görünen birçok erkek, elinde çok opsiyon yok iken bir kız ilgi gösterince o kız karşısında betalaşır. Heyecanlanır, fazla ilgi gösterir, duruşu – sesi pasifleşir falan.

          Burda ego tatmini de vardır ve bazen hatunlar fırıldaktır muhakkak ama asıl olan maalesef benim dediğim dinamik. Unutma, kadınlar erkeklere göre çok daha fazla sıklıkta tabak çevirir (onların farkı az bir kısmı hariç kadınlar tabaklarıyla paralel yatmazlar, bir tabak esas oğlan olur diğerleri Plan B) ve sen ilgi karşısında betalaşırsan, betalaşmayan öne geçer.

          O yüzden ya opsiyonlarını arttıracaksın ya da yapamadığın zaman (ki çoğu zaman durum budur) opsiyonların varmış gibi davranacaksın.

          1. Burada yapılması gereken şey, başta takındığın tavrı takınmak mıdır? Öyleyse pek başarılı olmuyorsun, çünkü başta neysem, kendimi bozmuyorum. Çoğunlukla reddedilmekten çok, kızlar sıkılıp gidiyor. Etrafta tabak çok nasılsa.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *