Merhaba Mahmut abi. Yıllardır yazılarını okuyorum ve kadınları bazı konularda çok iyi anlıyorsun gerçekten empati yapabiliyorsun hayat tecrüben de var. Abi bende 20 yaşında bir genç kız olarak sana danışmak istiyorum. Evlilik istiyorum ama okumadan zor ve beğendiğim aday da yok.
Erkekler de, kadınlar da genellikle kendi eğitim durumlarının altında insanlarla evlenmezler. Hangi eğitim seviyesinde erkek istiyorsan, o eğitim seviyesinde olman gerekli.
Çok utangacım ama, herkes çok güzel olduğumu, hatta insanların yaklaşamadığını söyler.
Benim hayallerim var ama evlenmeden de yapmak istemiyorum. Bu yaşıma kadar düzgünce yaşadım ama birine güvenme konusunda zorlanıyorum. Ya da geçmişlerini görünce soğuyorum. Yaşıtlarım o kadar kötü durumda ki abi. Üniversiteye saçma sapan şeyler yapmak için gidiyorlar, hayırlı bir iş için değil. Hayatımın aşkını nasıl bulabilirim? Böyle yapmayanlar bile evlenince yapıyor ya da hayallerinde. Herkes bana her erkek aldatmak ister diyor. Beni iyice korkuttular, evlilikten soğuttular. Yalnız hissediyorum kafam karıştı.
Senin durumunda olan, kendi narsist mağaralarında, kendilerini çöpe dönmüş ortamın nadir bulunan pırtlantası olarak kurgulayan gençler buraya çok düşüyorlar. Objektif gözlem sandığınız şeyler, tamamen sizin çarpık algıda seçicilik süzgecinizden geçmiş, gerçek dışı fanteziler. Sizi bu zihin yapısına ne getirdiyse artık o sebeple çarpık bir algınız var.
Aslında algıda seçiciliğinizin sebebi o kadar gizemli değil. Bunu senin durumundaki erkek ve kadınlar için anlatayım, bazılarınıza bir yararı olur belki.
Senin gibi kaygı seviyesi yüksek, fazla duyarlı (tehdit sistemi sürekli aktif yani sürekli psikolojik tehdit altında yaşayan) bir insan, tehditlere aşırı odaklanır ve görüş alanı at gözlüğü takmış gibi bu tehditlerle sınırlanır. “Yaşıtlarım o kadar kötü durumdaki abi üniversiteye saçma sapan şeyler yapmak için gidiyorlar”, “herkes bana her erkek aldatmak ister diyor beni iyice korkuttular evlilikten soğuttular” senin kaygı bozukluğun ya da yüksekliğin nedeniyle odaklandığın dar bir alan. Aslında üniversiteye normal okumaya ve mezun olmaya giden insanlardan çok daha fazla var ama senin sürekli tehdit hisseden beynin, bunlara odaklanmıyor, odaklanamıyor.
Senin üniversitedeki insanlardan bağımsız, muhtemelen çocukluktan gelme, ailenden ya da 12 yaş öncesi deneyimlerinden kalma bir kaygı yükün var. Sıradan insan topluluğu içinden sürekli tehdit algılayıp, bu tehditlere odaklanarak, sürekli tetikte olarak hayatta kalmayı öğrenmişsin. Sen bunu alıp üniversitede gördüğün öğrencilere yansıtıyorsun. Bundan kurtulmazsan yarın iş yerine de yansıtacaksın.
Buraya gelip tüm kızlar bozdu abi diye ağlayan erkeklerle aynı soruna sahipsin. Takipçilerimin önemli bir kısmı, bu durumun kızlarda da yaygın olduğunu bilmiyor maalesef (bu erkekler de kendi yüksek kaygılarından sadece en avcı, en pırıltılı kızlara odaklanıyorlar ve diğer kızları görmüyorlar).
Senin durumundaki genç insanlara, bu kaygı yükünden, sürekli tetikte olma durumundan kurtulmalarını öğütlerim. Bunun için ilk adım asosyal medyadan ve ” herkes bana her erkek aldatmak ister diyor” gibi doom scrolling (berbat haber ve dedikodular peşinde koşma durumu) uzak durmak. Herkes bunu asosyal medyadan öğreniyor, sen asosyal medyadan uzak dursan bile gerçek hayattaki diğer insanlardan sana akmasını engellemen lazım.
İkinci ve en önemli adım, ortalamanın üstünde bir pırlanta olduğunu düşünmeyi bırakıp gerçeği görmek. İstediğin kadar güzel ol, kendi kaygılı ruh halin yüzünden ortalamanın altındasın ve bu kaygılı durumdan kurtularak ortalamanın bir tık üstüne çıkmalısın.
Senin yaptığını yapan erkekler üzerinden anlatsam, ne demek istediğimi daha kolay anlarsın. Buraya gelen ve senin gibi kaygı yüklü erkekler uzun bir “ben yetersizim” geçmişine sahipler. Bu yorucu bir psikoloji. Bu insanlar bir yerden sonra asosyal medyadan ya da başka kaynaklardan, “sen yetersiz olduğundan değil, çivisi çıkmış kadınlar ortalama erkeğe bakmadığından yalnızsın” propagandasını öğrenip içselleştiriyorlar. Bu adamlar internette “kadınlar ortalama erkeğe bakmıyor” derken “ben yetersiz değil ortalamayım ve bana bakmamaları kadınların suçu” demeye çalışıyorlar.
Sen de bu erkekler gibi yetersizliğini kabul edip ortalama veya bir üst seviyeye çıkmak zorundasın. Yani kaygını sürekli kendini pırlanta – başkalarını dejenere bir yığın olarak görme gibi sağlıksız başa çıkma mekanizmaları ile yönetmeyi bırakıp, daha sağlıklı mekanizmalar ile yönetmeyi öğrenmelisin. Üniversite revirinde varsa bir psikolog ile konuşmalısın. Ailenle yakınsan onlardan psikolog için yardım isteyebilirsin.
Bu zor zira bazı güvensiz ve kaygılı insanlar narsistik özellikler geliştirebilir. Az önce bahsettiğim gibi telafi (compansation) mekanizması ile narsist birine dönüşebilir. Derinlerdeki “ben yeterince iyi değilim” inancı acı verici olduğundan, “hayır aslında ben üstünüm, sorun bende değil diğer insanlar yetersiz” hikayesine sarılabilir.
Senin kendi kaygı bozukluğunu iyileştirmeye çalışman. Terapi mi alırsın, bizim burada önerdiğimiz gibi teknikleri kendin mi uygularsın bilemem ama bu senin işin.
Eğer kaygın soğursa, tehdit – tetik durumundan çıkıyorsun ve daha sağlıklı insanlarla daha sağlıklı ilişkilere zaten doğala yakın bir şekilde giriyorsun.
Hayatımın aşkını nasıl bulabilirim? Asıl sorun yukarıda bahsettiğim şeyken, bu tür süpermen – beyaz atlı prens fantezileri ile bir yere varamazsın.
Sizce hem kriterleri yüksek olup hemde aldatmayan iyi eş olacak sıkılmayacak biri beni bulabilir mi? Genç kızlara ne önerirsiniz eş bulma konusunda?
Senin durumundaki genç erkek ve kadınlara, yetersizlik hissinin içsel olduğunu, dışarıdaki insanları yetersiz ya da kıymet bilmez dejenere mahlukatlar olarak tasarlamayı, kendilerini bu berbat ortamda soylu eşini arayan bir nadide pırlanta olarak görmeyi bırakmalarını tavsiye ederim. Kendi yetersizlik inancınızı dışarı yansıtıp ruhsal mastürbasyon yapmak yerine, yetersizlik inancı ile başbaşa kalıp acı çekerken, bundan kurtulup gerçekten rahatlamayı hedefleyin.
Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Saol Mahmut abi düzgün tespitler yapmışsın. Dediklerinin bende farkındayım ama işte insan duygusal ya da stresli düşününce kendini engelleyemiyor. Hani sadece güzelim diyip kendimi üstün görmüyorum tabiki. Hep kendimi geliştirmeye çalıştım mükemmeliyetçi yapımdan dolayı. Kadınların sadece dış görünüşten ibaret sanılmasına hep sinir olduğum için kişiliğimi öne çıkararak yaşadım. O yüzden buradakilerin ortalamasından daha üstte olduğumu düşünüyorum ama narsist değilim aksine mütevazi biriyim ve iltifatları bile kabul etmem utanırım ama insanlar hep ediyor içten bir şekilde. Ama dediğin gibi bu korkuyla kendimi aşağı çekiyorum. Psikoloji okumayı düşünüyorum ama her şeyden önce fedakarlığı bırakıp birazda kendimi iyileştirmem lazım. Terzi kendi söküğünü de… Read more »
Narsist değilim ya da ben tabii ki kendimi daha üstün gormuyorum tepkisi standart zaten, şaşırtıcı değil. ilk mesajında yazdıkların narsist eğilimli şeyler.
Fakat burada asıl mesele bu değil. Asıl mesele kaygı bozukluğu ve onu düzeltmeye bak.
Haklısın abi düzeltmek için ugrasicam. Ben zaten umutluyum milleti görünce böyle panikliyorum insani hayattan bezdiriyor gordugum örnekler sanki sadık olan insanları aptal gibi gösteriyorlar yanlış algi yapiyolar çok kişiyle olan aldatan herkes mükemmelmis gibi saçma sapan işler. Biraz narsistlik var demisin de o kad olsun abi ama dimi içi boş değil merak etme senn 🙂 ekşi atan ma llar da bunu diyenler herhal millete ne oluyosa haha
+ gerçekten de bir insanın sürekli tetikte olması için daha önce yaşadığı bir şey olmalı tahminin doğru.Çocukluğumda çok mutluydum büyük travmaların olmadı ailem de sevgi gösterdiler sadece babam gözü dışarıdaydı ve annem çok üzülüyordu bende anneme üzülüyor ona psikologluk yapıyordum adeta. Ama dedim ki küçükken bile tamam doğduğum aile böyle olsa da kendi ailemi kurcam dedim ve ümidimi hiç yitirmedim ama şanssızlık mıdır nasip midir karşıma çıkanlar beni çok mutlu etmedi benim kafa yapımda değillerdi. Belki benim gibi insanlarda vardır umudumu kaybetmeyeceğim. Mahmut abi seni çok merak ediyorum ya belki birgün karşılaşırız
sadece babam gözü dışarıdaydı ve annem çok üzülüyordu bende anneme üzülüyor ona psikologluk yapıyordum adeta. Şu olay çocukta “bu aile dağılırsa bana ne olur, sokaklara düşerim ve hayatta kalamam” korkusu yaratabilir ve bağlanma problwmi ya da kaygı bozukluğu için yeterli.
Mahmut abi ailelerin yarısı böyle zaten. Bence kadınlar evliliklerinde mutsuzlar ve özellikle kız çocuklarına bunu çok yansıtıyorlar. Erkek çocuk olmak daha iyi bence. Kız çocuklar ailenin psikolojik yükünü absorbe ediyor maalesef. Boşanma sonrası da daha kötü. Çocuklar annede kalıyor anne bütün hayata olan kırgınlığını yine çocuğa yansıtıyor istemeden de olsa. Oğlan çocukları yine kendini kurtarabilir da kız çocukları her şeyin ortasında kalıyor.
Ailelerin çoğu ideal olmayabilir ama yarısı böyle değil.
yarısından fazlası böyledir. anneler maalesef kız çocuklarına kendi duygusal durumlarını çok yansıtıyorlar, anneniz ruh hastasıysa mesela erkek olarak siz bilmezsiniz ama kız kardeşiniz bilir. ben erkeklerin annelerini sadece anne olarak bildiklerini düşünürüm kızlar ise annelerini insan olarak tanırlar. belki aynı mevzu baba-oğul arasında da vardır bilemem ama evli kadınların yarısından çoğunun mutsuz olduğuna kalıbımı basarım. burada ana sorun evli olmaktan ziyade kendilerini evliliklerine yanlış şekilde bağlamaları oluyor. tabii evli çocuklu olmak kadın için daha fazla fedakarlık gerektiriyor ve bu fedakarlığın değerini de gerçekten bilip ona göre davranan insan sayısı az. kadın da erkeklere zırlayamacağından kızına zırlıyor. kızlar duygusal destek vermekte… Read more »
Hayır, İngilizcede oğlunu taşıyıcı koca (surrogate husband) yapan anne diye bir kavram var. Çocukların nasıl kullanıldığı ve etkilendiği cinsiyetten çok çocuğun mizacına bağlı.
Babamın gözü dışarıdaydı mevzusu bende de vardı,kavga etmeye pek meyillilerdi ve araları bozulmasın diye hep ben yanlarına gider sustururdum küçük yaşlarımda.Beni çok sever üzerime de çok düşerler,ondan dolayı benim neden insan ilişkilerinde aman aramız bozulmasın diye alttan aldığımı anlamam terapide 10-12 seansımı aldı.Mahmut abiyle de görüşmüştük sağ olsun onun yol gostericilige de yardımcı oldu.Universite öğrencilerine özel indirimli terapi yapan psikologların elimde bir listesi var,iletebilirim lazım olursa.
Harika bir yazı olmuş, aynı dertleri yaşayan kibirli görülen bir erkek olarak her kelimesine katılıyorum.
bu işlerin adamı değilseniz, vakit geçirmeden ailenize evlilik isteğinizi açın, onlar size uygununu bulur. ilişki piyasasından anlamayan kişi bu tür kanlı et ticaretinde yüksek kayıp ihtimali ile karşı karşıyadır. ailenin ön ayak olduğu, size uygun bulduğu kişi ile ilişki yürümezse bile en azından arkanızda maddi manevi duracak birileri olur. ama duygulara çok anlam yükleyip, hislere güvenip tek başınıza cahilce seçim yaparsanız hayal kırıklığı ve yıkım olur. piyasa adamı, piyasa kadını zaten kavgada yumruk saymaz, geçen geçti der ileri bakar. duygusal insanlar bir aile büyüğü olmadan bu işlere girmemeli. hayal dünyasında çilek kokulu dudaklar başka, gerçek hayatta soğan kokan ağız başka.
Bu beyaz atlı prens/prenses hikayeleri ile ilgili çok sevdiğim bir arkadaşın tanımı çok güzel, her yerde kullanmayı seviyorum; “onlar da kollarını açmış seni bekliyor” Toplumda pek çok kız beyaz atlı prens bekliyor da, ablacım o masallardaki prensesler gibi misin sen? Genç kızlara bence şu kısım tekrar tekrar anlatılmalı; O dinlediğiniz, okuduğunuz masallardaki prensesler aşırı idealize edilmiş saflığı sembolize eder. Prensi buluncaya kadar bırak erkek arkadaşı olmasını, yeri gelir başka bir erkek ile normal olarak bile tanışmazlar. Aşırı ve gerçek dışı seviyede bir “iyi” olur. Gerçekçi olalım hiç birimiz o kadar izole hayatlar yaşamıyoruz. Hadi masallardaki prensesler öyle de prensler normal… Read more »
hikaye işiyle alakalı değil ki bu, gerçek şeyler. hepsi değil tabii ki ama erkeklerin kadınlardan bekledikleri şeyler genelde ekstrem ve iki yüzlü şeyler. kadınlar ne istiyor ki? sadakatsizlik yapmasın, iyi kötü eve para getirsin(ki eve gelen parada zaten kadının da emeği var) bana şiddet uygulayıp beni üzmesin ve babalık yapsın. kadınların çoğunluğu insani seviyede şeyler isterken erkekler kadınlardan daha abartı ve dramatik şeyler bekliyorlar. zaten kadınları ilişkilerden yıldıran ve korkutan asıl şey de bu. erkeklerden dümdüz iyi bir insan olmaları bekleniyorken( ha bir de böyle olan erkekler hep yüceltilir neden? çünkü dümdüz iyi erkeklerin sayısı az) kadınlardan mükemmel olmaları bekleniyor.… Read more »
Ama tanısan anlarsin abi hani bencil ya da insanları küçük görecek bir insan değilim sadece hassas ve duygusalm bide yaşantılar iyice stresli olmamı sağladı bende düzgünce yazmak danışmak istedim sana. İçimde kalmasin istedim . Ben sana soruyirum eksi atmis biri millete ne oluyosa cidden insan gibi soru soruyoruz