Twitter’da “erkekler asla evlenmeyin” diye tavsiye veren erkekleri sıklıkla görüyorum. Çoğu, aşağıdaki genç gibi evlilik eve tam zamanlı gündelikçi ve düzenli seks içinmiş gibi konuşuyor.

MGTOW akımını 2000’lerin başından beridir biliyorum. Bu işin öncüleri genellikle 40’lı yaşlarında olan ve boşanmış – çocuklu erkeklerdi. O zaman bu adamlarla ilgili yapılan temel eleştiri şuydu:
“Siz evlenip çocuk yapmışsınız, size bunu söylemek kolay. Kendi hayat başarısızlıklarınıza bakarak, bunları yapmamış adamları bunlardan mahrum bırakacak fikirler yayıyorsunuz.”
Ben o zamanlar bekardım ve o zaman bile bu eleştiriye katılıyordum. Ama o abiler doğru da konuşsalar, yanlış da konuşsalar, en azından ne hakkında konuştuklarını az çok biliyorlardı. Şimdi ise bu mesajı ne hakkında konuştuklarını pek bilmeyen, konuştukları şeyi hiç deneyimlememiş 20’lik hatta 30’luk gençler yayıyorlar.
Arkadaşlar, evlilik çocuk yetiştirmek için yuva kurmaktır. Evlenmek zorunda değilsiniz ama evlenmediginiz zaman hayatınızdan tamamen çıkan asıl şey çocuk, evin temizliği, çay kahve değil. Seks de değil. Bunların hepsini parayla kiralarsınız zaten.
Bu arada evlilik öncelikle çocuk yapmak içindir dediğimde de bunu yanlış anlayan çok insan çıkıyor. Evlilik çocuk yapmak ve yetiştirmek için eve tam zamanlı kadın almak da değil. Eş bağı, yoldaş olacak bir eş de önemli. Ama ben evlilik çocuk için derken imzadan bahsediyorum. Çocuk yoksa o bağ, devletin resmi evlilik kurumu olmadan da sağlanır, evlenmeye gerek yok.
Aslına bakarsanız 40’ından sonra hayatınıza yoldaş arasanız onu da bulursunuz. Ama çocuk zor. Asıl soru şu:
“40’ından sonra 40 sene çocuksuz, son 20 senesi torunsuz hayat nasıl olacak?”
Bu soruya kendiniz cevap verin bana yazmanıza ya da tercihinizi savunmanıza gerek yok. Bu soruyu iyi sorup cevaplarsanız sizin kendi tercihiniz.
Sadece şunu söyleyeyim. Bu soruya ‘bak şu şu büyük adam çocuksuz” cevabı verip kendinizi kandırmayın. Siz %99 ihtimalle ne o büyük adamsınız ne de olacaksınız.
%90 ihtimalle de gerçekten çocuk istemeyen azınlıktan da değilsiniz. Benc bu oran daha az ama %10 oranını bu konuda kitabı olan bir araştırmacıdan duymuştum, şimdi o yayını bulamadım. İnsanların %10 kadarı gerçekten çocuk istemez ve çocuk yapmasalar pişman da olmazlar diyordu.
Bu arada bu konuda boşanma oranlarını bahane eden çok insan var. Boşanma oranları artıyor. Daha da kötüsü, b tipi kişilik bozukluğu olan kadın oranı da artıyor (berbat evlilikleri ve boşanmaları körükleyen itici güç bu tip kadınlar).
Ama oranlar biraz bağlamdan çıkarılarak kullanılıyor. Örneğin %50 boşanma oranı ABD’den alınma, çok daha düşük olmasa da muhtemelen Türkiye’de daha düşüktür. İkincisi bu rakamın ne olduğu da belli değil. İnternette gördüğüm çoğu rakam, boşanma hızı yani X senesinde evlenen çift sayısına oranla boşanan çift oranı. Türkiye’yi bilmem ama ABD’de bu oranı daha çok 50 yaş sonrası çocuklar büyüdükten sonraki boşanmalar körüklüyor, çoğunuzun korktuğu genç boşanmalar değil.
Ayrıca bu boşanmaların önemli bir kısmı biz erkeklerin aldatması nedeniyle oluyor. Bakın çoğu demedim, matematik bilmiyorsanız gelip yorumlara “ama kadınlar daha suçlu” falan yazmayın.
Kadınlar aldatmıyor demiyorum ama karınızı aldatmazsanız, (kumar oynamazsanız, bir baltaya sap olursanız, vs) kendi kontrol edebileceğiniz bir faktörü iyileştirerek boşanma riskinden bir %10-15 düşürürsünüz mesela.
Fakat konu o değil. Asıl konu, evlilikte huzurun ve evlilik ömrünün eş seçimine, sizin kendi kişiliğinize yani kontrol edebileceğiniz faktörlere önemli ölçüde bağlı olması. Düzgün bir insan olursanız ve doğru bir insan seçerseniz, evlilikte huzur ve evlilik ömrü garanti değil ama kötü bir evlilik ve boşanma ihtimaliniz öyle %30-50 de değil.
Bu konuda birkaç yazım ve yayınım var, onlara da bakmanızı tavsiye ederim.
- Bir “hayatta kalma” stratejisi olarak mavi hap – kırmızı hap
- Evlendiğim kadının sonradan bana hayatı zindan etmeyeceği ne malum?
- İyi çocuklar, kaygılı bağlanma, kırmızı hap ve kaçıngan bağlanma
- Kadın erkek kutuplaşması ve ızdırabı paraya çeviren makine
Bu arada aklıma geldi. Geçenlerde bir komedyenin skecini izledim. Adam “boşanma oranlarının %50 olduğunu okudum. Bu korkunç bir rakam. Düşünsenize, evliliklerin %50’si hiç bitmiyor, hep aynı insan aynı insan” 😀
Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımısaplantilizı da takip etmeyi unutmayın.

Mahmut Ağabey; çoğumuz çalışan kadınlarla evlenmek zorundayız. Rollerimizi nasıl koruyacağız? Benim istediğim kadının rahat bir işte, keyfiyeten çalışması ama durum böyle olmadığında kadınlar bize başka roller dayatabilir etrafımızdan duyuyoruz.( Yemeği her gün ortak yapacaz gibi) Sosyal medya herkesi dejenere etti, herkes tatile yurt dışına gitmek istiyor, fotoğraf yarıştırıyor, herkes en iyisini hak ettiğini düşünüyor, gerçek hayatta olmayan kadın ve erkeklerin hayalini kuruyor gerçekleri ise beğenmiyoruz. Seni takip edenler olarak evlilik konusunda mikro tavsiyelere ihtiyacımız daha fazla bence.
Sosyal medya herkesi dejenere etti, herkes tatile yurt dışına gitmek istiyor, fotoğraf yarıştırıyor, herkes en iyisini hak ettiğini düşünüyor Bence sosyal medya sizin beyninizi dejenere etti. Evli olup görmesek, arkadaşlarımızın hepsi, yeğenlerimizin birçoğu evli olmasa neyse, öyle herkesin yurt dışına gitmek istediği, fotoğraf yarıştırdığı, en iyisini hak ettiğini düşündüğü yok. Bilmediğiniz ve muhtemelen zerre tecrübeniz olmayan konuda ne kadar da rahat “herkes” diyorsunuz yahu. 46 yaşında adamın bazı 23 yaşında adamlar kadar rahat “herkes” demiyorum. Senin evlilikten önce genel kaygı seviyeni düşürme konusunda mikro tavsiyeye ihtiyacın var. Birçoğu ya da hadi onu bıraktım çoğu değil de herkes yazman tesadüfi değil.… Read more »
Kendimi bundan ayrı görmediğimi zaten yazımda belirttim abi. Tüm bunlardan nasıl kurtulacağız?
Ben açıkçası çocuk istemiyorum en azından şu an için. Yaşım 29. Günümüzde Artık bir çocuğun modern ekonomide tutunabilmesi için yıllarca süren, maliyetli ve yoğun bir eğitim yatırımı gerekiyor. Ben bununla uğraşmak istemiyorum. Keşfetmek istediğim şeyler var. Ayrıca evlenip tek eşli olmak istemiyorum. Kendi çapımda dünyayı gezip seks fantezilerimi deneyimlemek istiyorum. Günümüzde çocuklar artık ekonomik açidan sadece bir gider kalemi.Ayrica eskiden 2. ve 3. çocuğa anneanne, babaanne, teyze ve komşular bakardı. Şimdi oda yok. Kim uğraşır? Çokta matah birşey değil neslinin devam etmesi muhabbeti bence. Sanki hanedan soyundan geliyoruz ne nesli ben kendi keyfim için yaşıyorum. Evcilik oynamak anne baba rolleri… Read more »
Günümüzde çocuklar artık ekonomik açidan sadece bir gider kalemi. Çocuk yapıp yapmamak senin bileceğin iş ama çocuk sadece ekonomik açısı olan bir şey değil. Çokta matah birşey değil neslinin devam etmesi muhabbeti bence. Bu iş sizce ile olmuyor maalesef. İnsanın temel ihtiyaçlarının karşılanmamasını insanın alt beyni acı olarak sinyalliyor. Entellektüel düşüncelerinle de pek ilgilenmiyor. İnsan aç kalınca beyni “mahmut beyciğim rica etsem bir şeyler yeseniz” demiyor, açlık denilen acıyı hissettiriyor. İleride fikrim değişir mi bilmiyorum. Yazdıklarından çıkardıklarımı yazıp polemiğe girmeyeceğim ama ben sizin gibi erkek ve kadınların evlenip çocuk yapmamalarını destekliyorum. Kendisine bu boyutlardan bakan ebeveyne sahip olmak her şeyden… Read more »
Çocuk sahibi olmanın insanın temel ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum. Fazla romantize edilen Abartılan birşey. Ebeveyn olmak herkese hitap eden bir yaşam tarzı değil. Herkes için tatmin edici bir yaşam tarzıda değil. Ben kendimi tanımaya devam etmeyi seviyorum. v Varoluşsal sorgular yapıp ne olduğunu çözemediğim bir hayata bir canlı getirmeye sebep olmak en azından şu an için gündemimde değil. Çocuk falan sevmiyorum zaten dolayısıyla böyle düşünmeye hakkım var. En azından sırf soyum yürüsün tribine girerek ya da bencil bir merakla çocuk yapıp sorumlu bir ebeveyn gibi davranmayanlardan daha etik davrandığımı düşünüyorum. Açık yürekliliklede ne istediğimi ifade ediyor,kendimi tanımaya devam ediyor ve zevklerimle… Read more »
Üremenin insanların temel içgüdü ve ihtiyaçlarından biri olduğunu düşünmen bilimin umrunda değil.
manipüle edilebilen, karakterini inşa edememiş basit kalmış insanlar, tv de reklamlarda gördükleri birşeyi marketten alınca, reklamlardaki çamaşır makinasını vs satın alınca, altına bir fiat egea çekince… sınıf atladığını sanır. Ait olmadığı üst sınıfın karakterine bürünür, kendini meydana getirmiş ağır köklerini reddeder, özendirildiği şeyi taklit etmeye çalışır. Anti-marriage propogandası, anti-natalizm… vs batı dünyasına ait gerçekten oranın vatandaşının yüksek yaşam standartları gereği güncel derdidir. ama bizim memleketimizde bunlar varoşlardan kent merkezine göçmüş, sınıf atladığını sanmış, eski köylü yeni diplomalı kesimin gevelemeleri. Bunlar aslında kendinden, varoş geçmişinden nefret ettiğinden, kendisiyle barışamadığından, kendi gibilerin üremesini çoğalmasını istemez. Halk plajlara akın etti, vatandaş denize giremiyor… Read more »