İlgiyi çekeyim derken trip atmak

İlgi Yönetimi konusunu yanlış anlayan arkadaşların en çok içine düştükleri durum, ilgiyi kesmeyi trip atmak sanmaları. Örnek olarak Almost rumuzlu kullanıcının sorusuna verilen şu cevaba bakalım:

Almost:

İlgi ve verilen değer tamamen doğru orantılı olarak mı ilerler? Ayrıca ilgiyi kesmek ne demektir? Ne yaparsak ilgiyi kesmiş oluruz? Mesaj atmamak, öpmemek, gülümsememek…(?) Eyleme dökmek konusunda sıkıntılarım var.

Patrick Bateman:

Bir Mahmut Abi değilim ama yararlı olacağımı düşünüyorum.
1) Tek kelimelik cevaplar vermek
2) Onun yüzüne hiç bakmamak.
3) İlgiyi başka yere yöneltmek ( Telefon olabilir)

Patrick Bateman ilgi kesmekten / azaltmaktan değil trip atmaktan bahsediyor. İlgiyi kesmeden önce azaltacaksın. Mesela daha az arayıp sormak, ona ayırdığın zamanı azaltmak, hediye vs. almamak, süpriz yapmamak gibi şeyler.

Alphason devamında şunu diyor:

Mahmut abi ilgiyi azaltinca bunu anlıyor karşı taraf. Peki neden ilginin azaltıldığını anlamiyorsa ve israrla neden böyle davraniyorsun ben anlamıyorum sorunun ne oldugunu direkt söyle diyorsa ne yapacağız?

Trip atmadığınız sürece kimse sizin trip attığını sanmaz. Ültimatom vermeyin, tartışmaya girmeyin vs. yazıyoruz ya, ağzınızı hiç açmayın, sorunu konuşmayıp trip atın diyoruz anlaşılıyor. Bu hata bu sitede çok tartışıldı.

Çoğu durumda kadın bakışınızdan kendisini ayarlar zaten. Konuşmanıza bile gerek yok. Ama her şey gözlerle halledilmez. Bazen mesela problemi söylersiniz ama kaçınmanız gereken şey ultimatom ve tartışma. Konuşma değil kavgadan bahsediyoruz. Kadınlar duygusal davranmaya meyilli olduklarından olayı kavgaya dökebilirler, siz ise kavgaya yönlenmesine izin vermeyeceksiniz.

Patrick Bateman:

… Peki diyelim hatunla masada oturuyorsun senin sevmediğin bir şey yaptı. O an ilgini nasıl azaltırsın?

O an ilgini azaltmana gerek yok. Shit test sayarsın ya da ultimatom vermeden uyarırsın. Burda anlık tepki ve triplerden bahsetmiyoruz. Senin yukarıda yazdıkların kelimenin tam anlamıyla kız gibi trip atmaktır. Böyle şeylerden uzak durun. Her şeyden önce kıza sadece sevmediğiniz bir şeyi yaparak sarsabileceği zayıf biri olduğunuzu gösterirsiniz.

Redcast:

Bir kızdan ilgimi çektiğimde küstüm sanıyor.

Bu da muhtemelen surat asmaktan, trip atmaktan ya da gerçekten küs gibi davranmaktan kaynaklanıyor. Birçoğunuz kızdan ilginizi suratınızda bir gülümseme ile çekebileceğinizin farkında değil.

Arkadaş yürünen kız bağlamında konuşmuş oradan örnek verelim. Diyelim ki hatuna 2 kere buluşma teklif ettim 2sinde de reddetti. Şimdi kitaba göre ben bu kızı nextliyorum. Ama kız aramaya devam ediyor. Yine kitaba göre ben kıza bir daha buluşma teklif etmeyeceğim. Ama kıza mesaj attığında soğuk davranmak yok. Sadece kısa keseceğim. Bir iki mesajlaşmadan sonra hep aynı şekilde “şimdi biraz işim var, sonra haberleşiriz. Kendine iyi bak.” yazıp kaybolacaksın. Kız bu durumda ya aramayı bırakır ya da buluşmayı kendisi teklif eder.

Böyle kızları nereden buluyorsunuz hiçbir fikrim yok ama – kızların ergen ya da sizin kızla fazla samimi olduğunuzdan da olabilir – diyelim hatun “küstün mü / neden kısa kesiyorsun?” falan dedi. Neden kısa kestiğiniz belli. Kıza davranışlarınız ile “güzelim bak ben elimden geleni yaptım, sen buluşmuyorsun benim de mektup arkadaşlığına vaktim yok. Hadi canım fazla zamanımı alma” diyorsunuz. Kız aptal değil bunu anlıyor. Söylemenize bile gerek yok. Ama diyelim sordu. Ne diyeceksiniz?

“Yok güzelim şimdi cidden işim var. Sonra haberleşiriz. Kendine iyi bak.”

Bu kadar. Tekrar edeyim, ilgini geri çekmek trip atmak demek değildir.

 

 

Kırmızı Hap Kimliği

Şu pandemi süreci en çok hangi sektörü vurdu, diye sorsalar, hiç duraksamadan ” hatunculuk sektörünü” cevabını verirdim. Evde kaldığım süreçte sitedeki derslerin üzerinden tek tek geçtim. Okumadığım yazıları okudum. Hatunlarla online konuşmalar yaptım ama buluşma olayına pek girmek istemedim. Bununla birlikte, burada sayamayacağım birçok şeyle uğraştım.

Pook’un Kitabını okuduktan sonra fark ettiğim şey, kırmızı haplı zannettiğim ama aslında mavi haplı olan birçok davranışımın olduğuydu. Örnek verecek olursam, maskülenlik göstergesi olan bazı davranışları göze parmak sokar gibi yapmam, kadınların yüzlerine karşı onları eleştirmem, bunu yaparken de ” aa ne güzel, demek ki meriç değilmiş bu! ” gibisinden takdirle karşılanacağımı düşünmemdi fakat anladım ki hatuna karşı kendimi ispatlama derdine düşmem bile mavi hapın daniskasıymış. Sonra ” ulan, peki nedir bu kırmızı hap? ” diye sordum kendime. Fikir mi? İnanç mı? Paradigma mı? Ütopya mı? Hayır. Hiçbiri değil. Sonra Pook’un şu sözü geldi aklıma: Kırmızı hap’ın amacı üzerinize kadın yağmasını sağlamak değildir. Böyle bir beklentiniz varsa daha çok beklersiniz. Kırmızı hap’ın amacı, size ilgisi olan kadına ilgi duymanızı sağlamak, size soğuk olan kadınla ise bağları koparmaktır. Yani kişinin sağlıklı bir ilişki kurmasını sağlamaktır. Kulağa gayet basit geliyor değil mi? Feminen tahakkümün hayatımızda söz sahibi olduğu bu dönemde bir erkeğin kendi iç sesini dinleyip doğru olanı bulması, Mars’a koloni kurmak kadar zor bir şey.

Belki binlerce defa yazılmıştır ama ben bir kez daha yazmak istiyorum. Red pill’in erkeğe kazandırmaya çalıştığı şey, bir kimliktir. Değer gören, saygı duyulan erkek kimliği… Yalnız, bu kimlik kolay kolay kazanılmaz. Her şeyden önce uzuuun bir tecrübe sürecinden geçmek gerekir. Bu süreçte erkeğin anlaması gereken şey, değer yaratması gerektiği ve bu değer sayesinde diğer erkeklerin önüne geçeceğidir. Peki, nedir bu değer? Öncelikle zihniyetin değişmesi gerekli. Kıtlık zihniyetinden çıkıp öğrenilmiş çaresizliği köşeye atmak ve bolluk zihniyetini içselleştirmekten bahsediyorum. Bence erkeklerin en büyük sorunu, kendilerini ezmeye yer aramaları.

Türkiye’deki gelir dağılımını incelediğimde kendimize ciddi anlamda haksızlık ettiğimizi anladım. Ortalama gelirin biraz üzerinde kazanan, eğitimli, kadınlar konusunda tecrübeli, kırmızı haplı erkeklerin, her zaman arzulanan %20’lik dilimde olduğunu görmek beni şaşırttı. Mali durum, eğitim, kariyer gibi önemli maskülen unsurlar kadar özgüvenin de önemli olduğunu anladım. Özgüvenden kastım, ilgi duyduğu kadının gönlünü çelebilen, ilgisi olmayan kadını da kolayca nextleyebilen, alternatifi bol tutan erkek modeli. Bu tip bir erkek zaten ister istemez kadınları kendisine çekecek.

Kadın- erkek mevzularını fazla dillendirmeyen, kadının beğenilerine hitap etmek için çabalamayan, kendi beğenilerine hitap eden kadınlara yürüyen, istenmediğini anladığında nazikçe kadının hayatından çıkan o elit erkek olmaktı red pill. Sempati kazanmak için kedilere sarılıp fotoğraf çektiren tüysüz tiplere gülerek bakmaktı. Şüphesiz, öfke fazını aşıp sükunetin en büyük saldırı olduğunu anlayabilenler, söylediklerimi haklı bulacaklardır.

İlişkilerde kıskançlık nedenleri ve çözümü

Daha kendine güvenli biri olmanın büyük problemleri nasıl çözebileceğine iyi bir örnek kıskançlıktır. Kadınlar erkekleri kıskandırmaya, erkeklerin kadınları kıskandırmaya çalıştığından çok daha fazla çalışırlar. Ama erkeğini kıskandırmaya çalışan kadınların bunu yapma nedeni, çoğunlukla erkeği cezalandırmak değil. Kadınların erkeklerini kıskandırmaya çalışmalarının birinci nedeni, erkeklerinin kendilerini kıskanacak kadar önemseyip önemsemediklerini test etmektir.

Sizin buna verebileceğiniz en güzel tepki ise gülüp geçmek! Ona “çok komik” olduğunu söyleyin. Neden güldüğünüzü sorarsa, onun sizin için deli divane olduğunu bildiğinizi söyleyin. Bu onu sarsacak ve sizin için daha da fazla deli olmasına neden olacak. Ve aynı zamanda bu şekilde sizden bir reaksiyon alamayacağını öğrenecek.

Yukarıdaki şekilde davranmak, bir taşla iki kuş vurur: KENDİNE GÜVENİNİZ sizi onun gözünde daha seksi yapar ve aynı zamanda sizi manipüle edemeyeceğini öğrenir.

Eğer abartı şekilde sizi kıskandırmaya çalışıyorsa, yukarıdaki yaklaşıma ek olarak, siz de onu kıskandırın. Mesela sizi elde etmek isteyen başka bir kızdan bahsedin. Ama bunu daha inanılır kılmak için birkaç gün bekleyin ki kuyruk acısından intikam için söylüyor gibi görünmeyin. Tekrar ediyorum, bunu sadece gerçekten aşırıya kaçarsa kullanın, yoksa boş yere kavga çıkarırsınız.

Bir kadın sizi sürekli kıskandırmaya çalışıyorsa, sebebi ne olursa olsun, O KADINI TERK EDİN. Bu aslında bu tür problemleri önceden tespit etmek için, kadının başlangıçtaki davranışlarını gözlemlemenizin önemine bir örnek.

Unutmayın ki eğer kız güzelse ilişkinin ilk aşamalarında hatuna birçok erkek yürüyor olacak (sizin ERKEK ADAM olduğunuzu anladıklarında kızların sizinle flört etmeye çalışacakları gibi). Mesela diyelim ki bir restorandasınız ve tuvalete gittiniz. Geri geldiğinizde bir erkeğin kızla konuştuğuna şahit oldunuz. UNUTMAYIN, SİZ BİR SÜRÜ KIZI ELDE EDEBİLİRSİNİZ VE O DA BUNU BİLİYOR. Sizi kaybetmemek için aptalca bir şey yapmayacaktır. Hiçbir kadın ERKEK ADAMı kaybetmek istemez.

ERKEK ADAM kendine güvenir ve arzu edilir. Herhangi bir ENDİŞE sinyali vermez zira ENDİŞELİ DEĞİLDİR!

Çoğu erkek bu aşamada sıçar zira kendini yetersiz hissetmeye başlar ve aynı zamanda söz konusu kadının gerçekte olduğundan daha İYİ BİR AV olduğunu düşünmeye başlar.

Kadınlar bu kendine güvensizlik sinyallerini, sizin endişeli davranış ve yüz ifadelerinizden anlar. Bu nedenle bundan sonra, böyle bir şey başınıza geldiğinde yani bir erkek sizin kıza yürürse, şöyle düşünün:
EĞER HATUNUN BENİ DELİ GİBİ İSTEDİĞİNİ VE BAŞKASINI GÖZÜNÜN GÖRMEDİĞİNİ BİLSEM NE YAPARDIM?

Muhtemelen kendi yanlarında kız olmayan ve başkasının yanındaki kızı “kazanmaya çalışan” bu erkeklerin acınası denemelerine bakıp gülerdiniz. Kadın sizin bu kadar kendinden emin olduğunuzu görünce, SİZE DAHA FAZLA ARZU DUYAR!

Ama eğer kız başkalarının ilgisinden BESLENEN tip bir kızsa, KIZI SAKİNCE TERK EDİN. KIZGINLIK GÖSTERMEYİN.

Onu yüzünüzde bir gülümseme ile terk edin. Gülümsemeniz “bir ERKEK ADAM ile şansını kendi ellerinle mahvettin, senin için üzüldüm” mesajı versin.

Böyle bir kadından daha iyisini çok kolay bulursunuz, hiç merak etmeyin.

Komik olan şu ki, böyle bir kızı sakince terk ettiğinizde, bunlar size sürünerek, koşarak vs. geri gelirler. Telefonunuz susmaz, mesaja boğulur, vs.

Ama onun için artık çok geç. Bu kadını geri almayın. NE OLURSA OLSUN BİTTİ.

Size kötü davranan bir kadına geri dönmeyin. ASLA.

Kendi beyninize “ben bundan daha iyisini bulamam” gibi yanlış ve zehirli bir mesaj gönderirsiniz.

BUNDAN DAHA İYİSİNİ BULABİLİRSİNİZ.

Kıskançlık: Kadın ve Erkek Arasındaki Temel Fark

Yol açabileceği problemler nedeniyle, kıskançlık konusuna özel bir kısım ayırdım. Hem kadınlar hem de erkekler kıskançlık gösterirler ama farklı sebeplerle.

İnsan evriminde kadınlar, erkeklerinin kaynaklarını başka bir kadına aktarma ihtimali belirdiğinde kıskançlık hissedecek şekilde adapte oldular. Bu erkeğin başka bir kadınla gerçekten seks yapmasından ziyade böyle bir ihtimalin yarattığı tehditti. Kadınlar, bebeklerinin kendilerinden olup olmadığını 100% bilirler. Bu nedenle seksin kendisinden ziyade erkeklerinin kaynaklarını başka bir kadına yönlendirmesi sorundur.

Erkekler ise kadınlarının başkaları ile seks yapmasından korkarlar zira bu kendi genlerinin geleceğe aktarılmasını riske sokar. Bir erkeğin yakın zamana kadar çocuğunun kendisinden olup olmadığını bilme şansı yoktu. Bu nedenle de erkek kıskançlığı seks aktivitesine odaklanır.

Kıskançlık çirkin yüzünü gösterdiğinde, bunu düşünün.

Ama bir kadın sizi kıskandırmaya çalışıyorsa, amacının muhtemelen sizin onu ne kadar önemsediğinizi görmek olduğunu hatırlayın. Eğer bunun çalışmadığını görürse, bu tekniği kullanmanın hiçbir zevki kalmaz.

Eğer kadının kıskandırma denemesini sizin canınızı acıtmak için yaptığını görüyorsanız, ki bu nadirdir, onu kıskançlıktan deli edecek şeyi düşünün – bir başka kadına duygusal olarak ilgi duymanız, sadece onunla gerçekten seks yapmanız değil.

Eğer siz masumken sizi kıskandırmaya çalışıyorsa, bunun sizi etkilemediğini gösterin ve bir iki denemeden sonra sizi kıskandırmaya çalışmayı bırakacaktır.

Ama eğer kıskançlığı, onun önünde bir kıza bakmak gibi bir olay ile yanlışlıkla ortaya çıkmışsa, aranızdaki sevginin ve bağın ne kadar derin olduğu konusunda ona güven verin. Kadına “sanki seks yapmışım gibi abartma” gibi bir karşılık vermeyin. Ama eğer masumsanız ve kadın sizi test etmek için kıskançlık yapıyorsa, ONA GÜVEN FALAN VERMEYE KALKMAYIN zira hatun size yalakalık yaptırmaya çalışıyor. Kadınlar drama çıkarmaya ve çok üzgünlermiş gibi davranmaya bayılırlar. Ama amaçları genellikle, sizin bu duygusal manipülasyonlar altında ezilip ezilmediğinizi test etmektir. Ve bu tür manipülasyonlara sıklıkla düşerseniz, size olan ilgisini kaybeder.

Kaynak: İlişki Sihirbazı – Kadınlarla Başarının Sırları Kitabı (Bu kitaptan bir bölümdür).

 

Erkek Adam sitesinde akıl dağıtmak

Nasıl alfa erkek olunur yazısının altında şu yorum yapılmış:

Bunun en önemli örneği de neden gerçek videolar ve gerçek kanıtlar yok? Ben buna benzer herhangi bir siteye girdiğimde gerçek kimliğini bile bilinmeyen bir kişi herkeze akıl dağıtıyor.?

Ben sadece kendi sitem hakkında konuşabilirim. Ulusal kanaldan kimliğim gizli bir şekilde kulağınıza kulağınıza sokarak akıl dağıtmıyorum. Kendi köşemde, kendi yayınladığımız bir site ve ona ek 2 – 3 sosyal medya hesabından bildiklerimi dinlemek isteyenlere anlatıyorum.

Sen bu soruyu asıl “Ben neden buna benzer herhangi bir siteye girip gerçek kimliği bile bilinmeyen birinden akıl alayım?” diye kendine sormalısın. Buna bir neden bulamıyorsan böyle sitelere girmemen yeterli. Yani burada dağıtılan aklı dinlemek gibi bir zorunluluğun yok.

Ben zamanında böyle kimliği gizli adamların (Pook, Michael W, Rollo Tomassi) yazdıklarını mantıklı buldum, uyguladım ve başarılı oldum. Burada anahtar kelime uygulama. İlişki Sihirbazı kitabını okuduktan sonra soluğu tartışma forumlarında değil sokakta aldım. Süreç pek de sevimli olmasa da ilk yaptığım şey bunları test etmekti. Benim avantajım kadınlarla iletişime geçmekten zevk almaktı belki de. Bir köşede boş boş oturmak yerine kadınlarla bir yere gitmese de iletişim kurmak zevk aldığım bir şey. Açıkçası cinsel hayatım da hemen olmasa da zamanla oldukça renkli hale geldi. Sonra birçok erkeğe başarı getirdiğini reel hayatta bir 10 sene kadar gözlemledikten sonra bu çerçevede yazmaya başladım.

Şimdi “ben ne bileyim senin 120 kilo bir 31ci olmadığını” dersen evet belki de doğru söylüyorsun “ne bileceksin?” Gerçi şunu iddia edeceğim, bu işlerde başarıya ulaşmış birçok erkek okuyunca burada yazdıklarımın fantezi değil tecrübe olduğunu kestireceklerdir. Zira bunlar herkese açık bilgiler değil. Ama eğer böyle siteleri takip etmeyeceksen ve dediklerinin başarısızlık getirdiğini düşünüyorsan takip etmeyeceksin.

Ben yazmaya devam edeceğim zira yararlı olduğunu görüyorum ama dediğim gibi soru “ben neden akıl veriyorum” değil “sen neden akıl alasın?”. O soruya cevap verecek kişi sensin, ben veya başka biri değil. Kadınlarla başarılı olmanın yegane sırrı bu sitede değil. Bu site senin için çalışmıyorsa başkalarını da dene.

Fakat siteyi doğru okuduğuna emin değilim. Mesela şu dediğin:

Şimdi benim yakışıklı arkadaşlarım var. Bir sürü kızla çıkıyorlar.Fakat burada sayfalarca yazdıgınız beta erkeklerin hareketlerini yapıyorlar hatta benden daha beta davranıyorlar.

Mavi haplı ile betayı karıştırıyorsun gibi. O yazıda beta korku – muhtaçlık – ben yetersizim motivasyonlu davranıştır diye yazdık. Yakışıklı ve bir sürü kızla çıkan bir adamın bir kızı kaybederim yalnız kalırım korkusu – muhtaçlık ve yetersizlik hissi ile davrandığına emin misin? Doğal yakışıklılık bunlara karşı önemli bir varlıktır ben yakışıklı ve birçok kızla çıkan adamın mavi haplı davrandığını gördüm ama beta olduklarını görmedim (çok yakışıklı ama kızlarla ilişki beceremeyen betalar da gördüm).

Alfa ise kabaca sürülerin lideri konumunda diğerlerinden fiziki ve mental olarak daha üstün kısaca daha iyi olan demek.

Sen sanırım sadece başlığı okudun! Yukarıda alfanın davranış sıfatı olduğunu, erkek sıfatı olmadığını vs. yazdık ama sen yine de bunu yazmışsın.

Ancak farkettim ki edinimler sadece kendimizi kullandırmamaya yarıyor.

Senin pratiğini bilemem ama bu bahsettiğin genelde harekete geçmeyen, sürekli reddedilmelerin cehenneminden geçmeyen ve sadece okuyan adam belirtisi. Evet yetersiz aksiyon ve sadece okuma ile sağlanacak fayda budur. Kendini kullandırmazsın. Gerçi bu da büyük bir kazanım.

Ancak malesef ki insanın edineceği kadın sayısında bir artış yaşayamadım.

Neden? Buna cevap aramamışsın ama zaten ben de cevap veremem. 300 – 400 kıza, kendi davranışlarını analiz ederek yürüdün ve yine de bir artış olmadı mı? Neden olmsdı? Neden 300 – 400 kız seni reddetti durdu?

Fakat bu dediklerini yazanların 99%u gibiysen muhtemelen 30 kıza bile yürüyüp pratik yapmamışsındır ama bunu ben bilmiyorum. Sen biliyorsun.

Eğer bu siteden faydalanmak istiyorsan kızlara yürü ve o kızlarla ilgili tecrübeni yaz ve değerlendirelim. Bir şeye dikkat çekmek istiyorum. Bu yoruma benzer şeyler yazanların istisnasız hepsi çok genel yazıyorlar.

“Olmuyor, yapamıyorum.”

Ne olmuyor ne yapamıyorsun? Bilmiyorum. Buradan gerçekten yararlanabilen adamların yorumlarına bakın. 1 – 2 senelik bir süreçte yürüdükleri kızlar var ve onlarla bir hikayeleri ve sonra hüsran var. “Kız şunu dedi / yaptı, ben şunu dedim / yaptım” diye somut bir konu var ve nerede hata yaptıklarını araştırıyorlar. Bu adamlara yardımcı olabilirim. Kızlara yürüyüp bu tecrübeleri üzerinden yanıt aramayan adamlara benim bir faydam olamaz. Gerçi bence kimsenin bir faydası olamaz.

Yeri gelmişken şunu da yazayım ama bunlar direkt yorumu yazana değil daha genel birçok yoruma cevap: Bu yakışıklı adamlar neden beta (muhtemelen mavi haplı) davransalar bile çok kız götürüyorlar, ben neden çabalamak zorundayım diye absürt bir kafa yapısı var. Bir kere bu adamlar muhtemelen beta falan değiller, gerçek yaşamda bu adamların bana gösterildiği hemen her durumda bunlara beta diyenlerin alfa diye kafalarında bir hödük canlandırdığını gözlemledim. Şuna bakın:

Muhabetleri falan slm nbr tarzında başlıyor ve mizah yönleri de berbat çoğunun.

Muhabbete ne diye başlayacaklardı ki? Ayrıca eğlenen ustalık ile mizah aynı şey değil. Mizah başkalarını güldürme sanatıdır, eğlenen ustalık ise kendini eğlendirme sanatıdır. Bir kadının shit testine eğlenen ustalıkla cevap verirken motivasyonunuz hatunu sizden hoşlansın diye güldürmek değil (onay bağımlılığı), hem kendinizi eğlendirmek hem de kızın dediklerinin / yaptıklarının sizin çerçevenizi bozmamasını sağlamak ve göstermektir.

Ama bu kafa yapısında asıl absürtlük şu: Adamların çok yakışıklılar yani babadan kalma varlıkları var ve “zenginler”. Siz değilsiniz. Piyango ya da keşfedilmemiş zengin akraba mirası falan yoksa zengin olmak için çalışacaksınız, risk alacaksınız.

Ama çok çalışırsam zengin olacağımın garantisi yok!

Evet yok. Samsaraya hoşgeldiniz. Hiçbir şeyin garantisi yok. Ama yasal veya yasa dışı yollardan zengin olmanın çabalamak dışında bir yolu da yok. Var mı?  Benim bildiğim yok. O nedenle zengin (burada kadınlarla daha başarılı) olmak için çalışacaksınız ve evet bazılarına yattığı yerden am yağacak.

Ama adamlar yakışıklı beta davranabiliyorlar (hadi davrandıklarını varsayalım) ama beni en ufak beta davranışımda siliyorlar!

Evet, Cinsel Pazardaki “mal varlığın” ne kadar yüksekse (artık o mal varlığın tipinden mi gelir, oyunundan mı, statünden mi, parandan mı bilemem) karşı cinste o kadar çok arzu uyandırırsın. Çok arzu uyandıranın bir sürü hata yapacak manevra alanı olur, senin yarattığın arzu sınırın bir tık üstünde ise tek hatanda silinirsin.

Tip her şey, para her şey!

Tip konusunda yapabilecekleriniz sınırlı ama böyle düşünüyorsanız gidin tipinizi en iyi hale getirin. Bol para kazanın. Bunun böyle olmadığını kendiniz görün. Yapın bunu. Yanıldığınızı kendiniz göreceksiniz ama en azından bol paranız ve çok daha iyi bir tipiniz olur fena mı?

Kadın- Erkek İlişkileri Kitap Tavsiyesi (Yenilere Özel Sırlama)

Merhaba millet ben Mr. Deer, daha önceki yazılarımdan veya videolarım dan beni fazlası ile tanıyorsunuz veya tanımaya başlayacaksınız. Bu sefer konumuz kitaplar. Kadın- Erkek İlişkilerine meraklı dostlarımın mutlaka okuması gereken bir liste.Yeni başlayan dostlarım içinde özel bir sıraya dizdim.

Listedeki kitaplar; Kırmızı Hap ‘ın Oyun kısmı diye adlandırılan Kadın- Erkek İlişkileri konusunda yol gösterici olurken, insanlarla konuşacak konu bulma konusunda ve genel kültür konusunda fayda sağlayacaktır.

Video ‘da kitapların sizlere ne katabileceğine ve benim hayatıma neler kattıkları konusuna kısaca bahsettim. Bu kitaplar benim kitaplığımın en değerli parçaları. Bu liste deki kitapları her yıl en az bir kere okurum ve hem günlük yaşamım daki sohbetlerimde hem de verdiğim eğitim  ve seminerlerde mutlaka alıntılarım.

İyi Seyirler!

 

Ağız Sağlığı ve Bakımı | İnsan İlişkilerine Etkisi

Merhaba millet ben Mr. Deer, daha önceki yazılarımdan veya videolarım dan beni fazlası ile tanıyorsunuz veya tanımaya başlayacaksınız. Daha önceki ürettiğim içeriklerden biraz daha farklı bir konu ile sizler leyim. Bu seferki konumuz Kişisel Bakımın olmazsa olmazı ”Diş ve Ağız” bakımı.

Sosyal Hayatta ve İlişki konularında başarılı bir insan olmak istiyorsak; ilk önce kendimize saygı duymalıyız. Unutmamalıyız ki kendine saygı duymayan birisine hiç kimse saygı duymaz. Bunları söyleme nedenim biraz dan okuyacaklarınızı ve alttaki videoyu izlerken konunun ne kadar önemli olduğunu hatırlamanız için.

Bana gelen soruların yanı sıra Kırmızı Hap takipçilerinin olduğu sosyal gruplarda sıkça ağız ve diş bakımı konusunda insanların sorunları olduğunu fark ettim. Ya görmezden geliyorlar yada bir türlü düzenli bir bakım periyotu oluşturmadıklarından şikayetçiler. Ağız Bakımı hem sağlığımız hem de insanlarla her türlü etkileşimlerimizde büyük bir öneme sahip. Sağlık yönünü eğitim hayatımızın ilk basamağı ana okulundandan bu yana duyuyoruz. O kadar duymamıza rağmen hale sıkıntı yaşıyorsak, birde madalyonun diğer yüzüne bakmalıyız diye düşündüm. Bu video da olayın sağlık yönü için bir kaç taktik verirken, asıl çalışma konumla ilgili olan Toplumsal ve Flört konularına etkisine dikkat çekmeyi ve siz dostlarımda bir farkındalık oluşturmayı hedefledim. İyi Seyirler!

 

 

Hoşlanılan kıza nasıl mesaj atılır?

Bir okur mesaj oyunu nasıl olmalı diye sormuş:

Bir erkeğin mesaj oyununda dikkat etmesi gereken genel detaylar neler abi, bir mesaj oyunu nasıl olmalı? İlk mesajdan buluşmaya giden süreçte mesajlaşma nasıl kullanılmalı? Mesajlaşmada ne tarz konular konuşulmalı?

Hoşlanılan kıza nasıl mesaj atılır, sevgiliyle nasıl mesajlaşılır, mesajdan buluşmaya nasıl geçilir konusunu bu sitede birçok yerde ve en son Erkekler İçin Tinder Rehberi kitabında uzun uzun ve ayrıntılı anlattım. Burada genel hatları ile toparlayayım:

Öncelikle mesajlaştığınız her kızla hatta çoğu kızla buluşmayacaksınız. Sayıları bilin ve kendinize işkence etmeyin. Sosyal medya ya da Tinder gibi uygulamalarda olsun, sokak oyununda olsun, aldığınız telefon numaralarının çoğundan iş çıkmayacak. Hayatın gerçeği bu. Kabul edin. Bir kıza çok takılmayın.

Mesajlaşma uzatılmamalı. Uzatılırsa kızın mektup arkadaşına dönersiniz. Uzun süre buluşmadan mesajlaşmanın kendisi tek başına olacak işi oldurmayan ve çok sık yapılan bir hatadır. Ama abi kızla aynı şehirde değiliz gibi bahaneler bahane değildir. O zaman kendine aynı şehirde olduğun bir kız bulacaksın.

Mesajlaşma aşamasında mutlaka tabak çevirin. Kızlar çeviriyorlar, sizin de çevirmeniz sizin için önemli. Tüm dikkatinizi muhtemelen sizden başka birkaç erkekle daha yazışan tek kız odaklamanız, yazma sıklığı ve umursama konularında paniğe kapılıp muhtaç duruma düşme şansınızı arttırır.

Mesajlaşma kadın oyunudur. Ne kadar kısa tutarsanız o kadar iyi. Günde toplam 20 dakikadan fazla mesajlaşmayın.

Mesajlaşmaları ilk bir iki kere erkek başlatır ama sonra kızın erkekten 2 kat fazla mesaj başlatması beklenir. Mesela 2 kere sen başlattıysan ondan sonra 2 kere o 1 kere sen başlatacaksın. Kızdan daha sık veya onunla eşit miktarda mesaj başlatmanın kendisi tek başına olacak işi oldurmayan bir hatadır.

Burada geldik bir erkeğin kadın – erkek etkileşiminde elindeki en önemli silahına. Gerektiğinde çekip gidebilme gücü. Bakın kız hapşırdınız mı çok yaşa demedi diye çekip gitmekten bahsetmiyorum, gerektiğinde diyorum! Kız size mesaj atmıyor mu? Atana kadar kızı unutun. Siz en son mesajı attınız, o bir daha mesaj atmadı ve bitti. Biterse bitsin. Paniğe kapılıp kızın peşine düşmeyin.

Fazla umursamayı bırakın. Umursamayı bıraktığınızda sonuç almaya başlayacaksınız.

Mesajlaşmada kızla aynı hız taktiği izleyeceksin. Ondan uzun ve ondan kısa yazmayacaksın. Ondan daha sık veya daha az sıklıkta yazmayacaksın. Böylece ilgisi olmayan kıza zaman harcamaz, ilgisi olan kızı ilgisizlikten kaçırmazsın.

Zalım görüldü attı, mavi tıklarını gönlüme sapladı saçmalıklarını bırakın. Konuşmayı yürütmeye ve buluşmaya odaklanın.

Günde toplam 20 dkdan fazla mesajlaşılmamalı.

Sitedeki mesaj oyunu yazılarını okuyun. En çok yapılan hataları görebilirsiniz.

İrrasyonel bir kendine güven ile yaklaşıp “hayal kırıklığına” uğramak taktik açıdan rasyonel bir temkin ile yaklaşıp hayal kırıklığının etkisini azaltmaktan daha başarılı bir stratejidir. Bir kız size telefonunu verdi ise sizinle mesajlaşmak istiyor varsayımı ile hareket edin. Örneğin 1 gün mesaj atmazsa bile mesaj atacak zira benimle buluşmak istiyor diye düşünün. Evet çoğunlukla hayal kırıklığına uğrayacaksınız ama “ya zaten bu da istemiyor” temkinliliği genellikle bayık bir mesajlaşmaya, her yerinizden saçılan kendine güvensizliğe, kızın mesajlaşma sıklığına ters tepki göstermenize veya spesifik bir kızın peşine düşmenize neden olur.

Bir kızla ilk iletişime geçtikten sonra onunla birlikte olmak ya da en azından öpüşüp sarılmak için toplam 8 saatiniz var. Yani 3 saat mesajlaşsanız, ilk buluşma 3 saat olsa ondan sonra kaldı 2! Şimdi bu matematik formül değil tabii kızın size ilgisine bağlı olarak 5 saat de olabilir 15 saate. Ama belli bir hızla ve sonuç odaklı hareket etmezseniz, o etkileşimden bir fiziksel yakınlık çıkma şansı hızlıca azalır.

Günümüzde erkekler daha bir kez buluşmadan 2 – 3 mesajlaşma ve konuşma ile 8 saati sanalda harcayıp bitiriyorlar. Siktir lan oradan sen ne biliyon sanki demeyin, bunu çok gördüm 🙂 Telefon aldıktan sonra sabah 2lere kadar mesaj / konuşma (ekstra olarak hatuna hayatınızda bir baltaya ya da güzele sap olmak açısından bir halt olmadığını da kanıtlıyorsunuz) ve sonra da kız neden soğudu neden arkadaş kalalım dedi, neden ortadan kayboldu!

Bu kadar şey yazdık ama erkeklerin mesajlaşmada yaşadıkları tüm sorunların ana kaynağı kadınlaşmış olmaları maalesef. İki mesaj arasında kız kendisini hatırlatana kadar kızı doğal olarak unutuyor olmanız lazım. 13 yaşında boyband hayranı kız çocuğu gibi sürekli onu düşünmek gerçekten yetişkin bir erkeğin yapabileceği bir lüks değil. Sizin bir sürü şeyle meşgul olmanız lazım (bir sürü kızla olmasa bile).  İlk mesajlaşmaları ve yürümeyi yapmanız ne kadar doğalsa, kadının aranızdaki “ilişkiyi” inşaa etmek için sizi bir iki tık daha fazla dürtüyor olması da o kadar doğaldır. Çoğu kadın için bu, eğer içinde arzu yüksekse dert değildir. Eğer bu olmuyorsa bunun iki nedeni vardır:

1) Kadının size olan arzusu yeterli değildir. Bu kızı çok fazla aramak, arzusunu arttırmaz. Tam tersine azaltır. Bu kızı bırakmakla çok fazla bir şey kaybetmezsiniz.

2) Günümüz feminen öncelikli propagandasından erkekler kadar kızlar da etkileniyorlar. Kız, erkek arayacak, sürekli arayacak propagandası ile kendi ilişkilerini sabote eden bir kız olabilir. Erkeğin fazla arayıp muhtaç duruma düşerek ilişkisini sabote etmesi gibi. Bu kızı bırakmakla da çok fazla bir şey kaybetmezsiniz.

Saha Raporu- Türk İnfield (Kızlarla Tanışma Videosu)

Merhaba millet ben Mr. Deer, daha önceki yazılarımdan veya videolarım dan beni fazlası ile tanıyorsunuz veya tanımaya başlayacaksınız. İnfield videosu, sahada PUA veya Daygame oyuncularının kızlarla tanışma ve baştan çıkarmalarını gözler önüne seren videolardır. Bir çok dostumun bildiği üzere ben uzun süredir bu konularla ilgileniyorum, online içerik üretiyorum ve eğitimler veriyorum.

Bu video da sokakta kızları durduruyorum (diğer İnfield videom)  ve eğlenceli bir iletişim başlatıp daha sonra buluşmak için numaralarını alıyorum. Kızlarla konuşurken kullandığım tekniklere oyun (game), durdurup numaralarını almama Daygame (gündüz oyunu) deniyor. Genelde YouTube da ”kız tavlama” diye aratırsanız bir dünya video gelir önünüze, infield videoları ile bunları birbirinden ayıran şey ise; genelde insanlar içerik çıksın diye ya kurgu bir tiyatro sergiliyorlar yada sosyal deney adı altında çekiyorlar ama infield videoları; PUA veya Daygame konusunda bilgi sahibi yada benim gibi hatırı sayılır tecrübeye sahip insanlar tarafından çekiliyor. Aslında tam olarak farklarını anlamak isterseniz daha önce yayımladığım Çekici Erkeğin Sırları Serisi adlı yazıma bakabilirsiniz, orada özellikle beden dili ile alakalı olan video da karşı tarafa muhtaç bir görüntü verebilecek hareketlerden  bahsediyorum ve dikkatli bakarsanız kurgu olan videolarda bu muhtaçlık harekelerini sergilerler çünkü gerçekten bir kızla nasıl konuşmaları gerektiğini bilmezler onlar sadece -miş gibi yaparlar. Ne demek istediğimi birazdan anlayacaksınız, iyi seyirler.

 

Gönül Yarası

Oneitis kavramı, kırmızı haptaki en temel kavramlardan biri. Ama birçok erkek bu kavramı yanlış anlıyor. Özellikle de “oneitis” yapmamanız gerekli ya da oneitis yok gibi şeyler duyduklarında.

Rollo Tomassi’nin Oneitis ile ilgili en çok paylaştığı özdeyişine bakalım:

“There is no “One”. There are good ones and there are bad ones but there is no “One”.

Bir “tanesi” diye bir şey yok. İyi olanlar var, kötü olanlar var ama sadece bir “tanesi” yok.

Yani oneitis yapmayın derken, “sizin için özel ve çok uygun kadın diye bir şey yok o nedenle yapmayın” demiyoruz. “Sizin için özel ve çok uygun birçok kadın var ve o nedenle oneitis yapmayın” diyoruz.

Şu an beraber olduğunuz kadın çok özel biri mi? Evet. Ama bu aslında aynı şekilde özel olabilecek başka kadının varlığını ortadan kaldırmıyor. Temel sorun şu: Ortalama bir erkek, hiçbir şey yapmadığı için, bu kadınlardan biri ile 3 – 5 senede bir karşılaşıyor. Ortalamadan başarısız bir erkek ise gerçekten piyasada olmadığından belki çok daha az sıklıkta. Bu nedenle de bu erkekler oneitise çok daha yatkınlar zira biri ile yolları ayrıldığında, diğerleri o kadar uzaklar ki sanki bu yollarının ayrıldığı kadından sonra bir daha kimseyi bulamayacak gibi hissediyorlar.

(Not: Birlikte olmadığınız, size karşı da pek adım atmayan oneitis özel biri mi? HAYIR değil! Hiçbir özelliği yok!)

Kadınlara yürüyen bir erkek ise böyle kadınlardan biri ile 1-2 senede bir karşılaşıyor. Ve daha sık karşılaştığı için en son hayatından çıkana saplanma ihtimali daha az.

Fakat ister ortalama ister de başarılı bir erkek olun, ilerde bu kadınlardan biri ile yolunuz zaten kesişeceği için geçmişte olmamış, bitmiş, reddetmiş bir tanesini yara yapmak bir çeşit deliliktir.

Şimdi bunu aklınızda tutarak şu okur sorularına bakın:

“Mahmut Abi belki sende üniversitede ve ‘ya lisede çok sevdin bir şekilde olmadi ,bu içinde bir yara olarak kalmadı mi?”

Çok sevdiğim ve olmadığı oldu ama gayet samimi bir şekilde söylüyorum, hayır yara falan kalmadı. Kalmıyor. Bir süre sonra aynısını ve aslında erkek olarak olgunlaştığın için çok daha iyisini de yaşıyorsun. Neden kalsın ki?

“Ister kabul edelim ister etmeyelim bunun gerçeği (hep bir yara kalacağı) böyle diye düşünüyorum.”

Senin için ve senin gibi düşünen biri için eminim öyledir. Öyle olması doğal veya zorunlu olduğundan değil, senin ve senin gibi düşünen biri için öyle olduğundan. Yani sen ister kabul et, ister kabul etme, bahsettiğin yara çoğu insanın içinde kalan  bir şey değil. Kalması zorunlu bir şey hiç değil. Bunlar kendi düşkünlüğünü rasyonalize etmek için kendi kendine söylediğin yalanlar.

“Dusunsene kalbin pir pir ,oyle bir his var ki içinde tarif edilmez ,diger kadinlarin birden renklerinin solmaya başladığını fark edersin.”

Yukarıda bahsettiğim gibi sana uygun bir tanelerinden biri ile karşılaşıyorsun. Sonra onunla olmuyor belki ama nasıl olsa bir tanesiyle daha karşılaşacaksın. Ayrıca yazdıklarında fazlaca Hollywood saçmalığı da var. İlk görüşte aşk gibi şeyler.

Muhtaçlığa aşk deyip alladığın pulladığın zayıflıkları aşıp da gerçekten erkek gibi sevdiğinde yaşadığın his, o arabesk çocuk halinle yaşadığından çok daha gerçek ve güçlü.

Bu konuda en çok yapılan hatalardan biri, muhtaç sevgiyi geride bırakılması gereken bir aptallık değil de feda edilmesi gereken bir güzellik sanmak. Yetişkin ve fişten çekilmiş bir erkek olunca “sevmeyeceksin” ya da “sevgin gerçek olmayacak” algısı bir propaganda. Kırmızı hapı okumuşsan ama deneyimlememişsen, ağlamalar ve acı çekmelerle süslü, o cafcaflı ve kavgalı şeyi dünyanın en kutsal duygusu sanmaya devam ediyorsan, maalesef yetişkin bir erkek olarak sevmenin, senin “yara” bırakan sevdandan çok daha değerli ve güçlü olduğunu bilemezsin. “Yara” bırakan sevdanı kadın reddedince de kadın aslında pek bir değeri olmayan bir şeyi reddettiğini anlayamaz, “seversen sikilirsin, şeytan karıları sikeceksin sevmeyeceksin” gibi öfke nöbetlerine girersin.

“Cok guzel bir kizla tanismis olabilirsin cikiyor olabilirsin ama bu ona bu sekilde sevgi duydugun anlamına gelmez ki.”

O şekilde değil, daha sonra karşına çıkacak diğer uygun ve çok iyi hatunlara daha sağlam ve doğal bir sevgi duyuyorsun. Muhtaçlıktan yapışmayı kutsal, gerekiyorsa gidebilmeyi “sahte” sanan kafanın bunu anlaması zor gerçi.

“Bir cok insan içinde kalan yaralarla #evlilik yapiyor …”
O birçok insanın aptallığı.
“flort ediyor tabak çeviriyor vs ama bu eskiden yasadigin durumun gerçek olmadigini gostermez ki”
Gerçek ya da sahte. Her şey, birgün biter ve sen de hayatının geri kalanına bakarsın. Her şey doğar, yaşar ve ölür. Geçmişte gerçek dediğin şeyden önünde daha fazlası varken, dediklerin anlamsız … AMA …
Sen eğer oneitis, gönül yarası, vs … kafasında kalırsan da problemin kendi kendisini gerçekleştiren kehanete dönüşür. “Başka kadınlar bana aynı hissi vermiyor” tipik bir oneitis hastalığı belirtisidir. Buna kapılan erkek başka kadınlarla iletişimi ve yeni kadınların potansiyelini değerlendirme kabiliyetini kaybettiğinden, gerçekten de “aynısını” bulamaz. Hele de buna kapılıp geriye gidiyor ya da yerinde sayıyorsa hiç bulamaz.
“Kabul edelim cogumuzun ici bir sekilde acıyor sadece inkar ediyoruz.”
Çoğunuz bu acıyı senin bahsettiğin kadar yaşamıyor. Maalesef canını sıkacak ama siz aptal bir azınlıksınız. Yanlış anlamayın, birinden ilk ayrıldığınızda vey sonraki aylarda duyduğunuz acıdan bahsetmiyorum. O doğal. Ama dikkat edin bu okur 40’ına merdiven dayamış bir adama lise ve üniversiteden gönül yaran yok mu, aslında için acıyor inkar ediyorsun demeye getiriyor. 20 yıl öncesinden bahsediyor yani! İnsanda 20 değil 40 yıl acı bırakacak çok az şey var. Mesela çocuğunu kaybetmek (ölüm ya da ayrı düşme ile) gibi.  Belki 20 – 30 senelik hayat arkadaşını kaybettiğinde de 20 sene sonra yarası kalır. Ama lisede veya üniversitede bir iki yıllık ve fazlaca bebek yapma dürtüsü gazlı duygu patlamalarının yara bırakması için çok ciddi beyin yıkaması lazım. Hele de doğal olarak birçok partnere sahip olmaya meyilli bir erkek için.

Bir kız bana görüldü attı neyleyim

Şu “görüldü” özelliği kadar toplu erkeklik katliamı yapan çok az şey var. Kitlesel iğdiş etme makinesi mübarek. Eskiden ne güzel bir mesaj atardık, cevap gelmeyince görmedi herhalde der işimize bakardık. Şimdi ise genç erkekler telefon başında kız gibi görüldü atanın yollarını gözlüyorlar.

Bir kere şu “görüldü attı” takibini hayatınızdan çıkarmanız lazım. Hani “görüldü atan” da sevgilileri falan olsa neyse. 90%ı, kendi aşırı ilgilerini yansıtıp “ilgili” olduğuna “emin oldukları” kızlardan bahsediyorlar.

Neyse bu yazıda asıl yazmak istediğim şey bu değil. Görüldü atılması genelde ilgisizlik de gösterir ama her zaman ondan olmuyor. Şimdi yazacağım şeyin de farkında olun.

Yıllardır bu görüldü attı şikayetini, görüldü atılan mesajlarla gören biri olarak şunu söyleyebilirim: Çoğu erkek görüldü yemiyor, kızlarla konuşmayı bilmiyor.

Sadece bir örnek vereyim:

Sen: Selam. Ne haber?
Kız: İyiyim senden ne haber?
Sen: İyilik. Ne yapıyorsun?
Kız: Youtube’dan yemek videosu izliyorum. Sen?
Sen: Ben de dizi izliyorum.
Kız: Hangi dizi.
Sen: Dark.
(Görüldü)

Buradaki hatayı görebiliyor musunuz? Kız adama yemek programı izliyorum diye yem atmış. Adam ise kendi kafasına gömülmüş, yemin farkında değil. İlgisiz kız genellikle youtube izliyorum der genelde. Burada ise kızın “benimle konuşma aç” diye yem attığını varsayabilirsiniz (evet ilk buluşmada ne konuşulur yazısındaki prensipleri mesajlaşmada da kullanabilirsiniz).

Oğlumuz ise konuşmayı kendisine park etmiş. Konuşmayı tıkamış. Şimdi kız buradan konuşma açmaz ki. Hani ilgisi yüksek kız belki açar ama o bile bir süre sonra erkeğin (kendisine park ettiği) son mesajına bön bön bakar ve yazacak bir şey bulamayıp orada bırakır. Kızın yazacak bir şey bulamamasının adamın sıkıcı olması, çok soru sorması, uygunsuz bir şeyler yazması gibi sebepleri de var ama burada bahsettiğim oldukça yaygın.

Buradan konu nasıl açılır? Mesela şöyle:

Kız: Yemek programı izliyorum. Sen?
Sen: Dizi izliyorum. Ooo yemek programı, bugün ne yemek yapmayı öğrendin bakalım?
Kız: Ispanaklı börek ?
Sen: Ooo makarnadan fazlasını yapabilen bir hatun. Babamı annemi çikolata ile ne zaman gönderiim?
Kız: Hahahaha. Ben zaten bir sürü yemek yapıyorum ki!
Ben : Lazanya da yapıyorsan şahinimi alıp direkt kaçırmaya geliyorum.
Kız: Evet hem de çok iyi yaparım ?
Ben: Hazırla bohçanı!
Kız: Hahahah …
Böyle gider.

Tabii yanlış bir şey söylerim de kızı kızdırırım diye bıçak sırtında yürüyen tedirgin iyi çocuklar bunu nasıl söyleyecek o ayrı konu ama bakın burda yem üstüne yemi kullanmaya bir örnek var. Kız ıspanaklı börek diyor bam, bir sürü yemek diyor bam, lazanya yaparım diyor bam.

Ortalama bir iyi çocuk egosunun kuklası olduğu için yanılıp şaşırıp ıspanaklı böreğe gelse bile “ay bayılırım, annemin yaptığı özellikle çok iyidir, bla bla …” diye konuyu kendine getirip orada bırakır.

Eğer dikkat ederseniz burada iki şey daha var:

1 – Erkek Adam’ın Espri Anlayışı (Bu ilişki sihirbazı kitabında uzun uzun anlatılıyor ama buraya özet olarak yazı şeklinde koyacağım). Biz buna eğlenen ustalık da diyoruz.

2 – Erkek Adam’ın espri anlayışı ile tırmanan bir pozitif cinsel gerilim var. Kız isteme, kız kaçırma şeklinde ilerliyor ama alt metin belli. Kız kaçıran genelde kızla yatar sonra el öpmeye giderler biliyorsunuz.

Gördüğüm kadarıyla birçok erkek konuşmaya kızın liderlik etmesini, konuşmayı kızın geliştirmesini bekliyor. Ama siz henüz yürüme aşamasındayken konuşmayı geliştirmesi gereken kişisiniz. “Bana ne ya oynamıyorum, onlar da konuşma açsın” diye mızıkçılık yapacaksanız buyrun gidin yapın. Ama bu tür bir konuşma mekaniği, feminenleşmemiş yetişkin erkeğin doğal halidir. Konuşmayı, çok konuşan değil az konuşup dinleyebilen yönetir. Ortalama bir kadın normalde ortalama bir erkeğin 2 – 3 katı konuşur. Doğalı bunlardır. Kızı “etkileme” (onayını dilenme) derdiyle çok konuşan iyi çocukluk doğal değildir. Kadından liderlik beklemek doğal değildir.

Bu arada mesajlaşmada acemiyseniz, sitemizdeki mesajlaşma prensipleri yazısını okuyabilirsiniz. Kızlarla nasıl mesajlaşacağınıza Kadınlarla Tanışma rehberinde de değindik.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz.