Saha Raporu – Daygame ve yaklaşma korkum

Değerli erkekadam okurları ve Mahmut Abi, Merhaba. Ben Mr.Deer. 2 yıl önce üniversiteden Chianski lakaplı akıl hocam ile karşılaştım. İlk başlarda beni test etti yapabilir miyim diye; ölçütü, biçti, tarttı en sonunda Neil Strasuss, Mystery, evrimsel psikoloji ve arsız-komik gibi konulardan bahsetti. İlk olarak The Game kitabından başladım. Sıkı bir psikolojik eğitime tabi tuttu beni öz güvenimi oturtana kadar bana laf attı, dalga geçti başlarda bozulur gibiydim fark etti ve üstü kapalı bir şekilde ‘’bu tarz sözleri umursamamayı öğrenmelisin’’ dedi. Haklıydı, daha üstadımın laflarına bozulursam kadınlar bana neler yapardı. Sonra 1 sene önce bu blog’a girdim ve yazılar sayesinde çok yol aldım. Başlarda Pick-Up Artistlik eğitimi aldığımı düşünürken Chianski bana PUA’lıktan ziyade Red Pill öğretileri veriyormuş.

‘’Yapmaman gereken şeyleri öğrenmek için sahip olduğun her şeyi kaybetmek gibisi yoktur. Kaybetmemek için neyi yapmaman gerektiğini bildiğinde, kazanmak için gerekli olan şeyleri öğrenmeye başlarsın. ‘’
~ Edvin Lefevre ~

Berbat bir ilişkiden çıkmıştım 6 ay süren tüm mavi hap olgularını yerine getirmiş bir aptaldım ama zamanla hayatım değişti. 110 kiloydum 2,5 ayda gibi kısa bir sürede 25 kg verdim. Sadece zayıflamam, zamanında flört dönemlerimde yüz vermeyen Robert Greene’in Koketçe (dengesiz duygu durumu) olarak tabir ettiği kadınların yolda görünce görmezden gelmek yerine boynuma atlamalarına, sarılmalarına şahit oldum. Kitap okuma alışkanlığı edinirken, eskiden hayalini kurduğum, HB 6,5- 7 civarı ve üstü kızları baştan çıkarttım. Kendime yatırım yapmayı öğrendim. Farklı birçok alanda kendimi geliştirdim. Adeta yeniden doğdum, kendimi ve vücudumu sevmezdim fakat şimdi adeta kendime âşık oldum, öz güvenim tavan yaptı. Özellikle o gençlik festivallerinde, bir köşede birası ve sigarası elinde arkadaşları ile efendi bir şekilde oturan yanındaki hatunlardan çekinerek tavan yapan testosteron yüzünden pantolonundaki çadırını çanta, mont tarzı eşyalarla saklamaya çalışan o korkak soya çocuğu değil de tanımadığı hatunlara içki ısmarlatan, dudakları morarana kadar onlarla öpüşen birisi oldum. (Festivaller, konserler, karnavallar dışarıya göre çok kolay pratik ve yeni başlayanlara ideal, Robert Greene’nin Baştan Çıkarma Kitabında bahsettiği -baştan çıkarıcı ortam/ Baştan çıkarıcı zaman s;645). Ama bir sorunum vardı yaklaşık 6 ay önce Mahmut Abi’ ye attığım e-postanın konusu: Blog içerisinde örneği var ‘’ abi bana bir şey yapmalısın’’. Mahmut abi de bana ‘’cevabını zaten biliyorsun’’ demişti. İşte bu yeni başlayanların korkusuydu.

The moment I said ‘hi’, I already won. – RSD Max

AVM’de, yolda, kafede tanımadığım hatunları durdurup konuşmak, adeta karnıma sancılar sokuyordu. 2 yılda 3-4 kez hüsran dolu yıkıcı açılış yapabilmiştim ta ki o güne kadar. 3 Aralık’ta şehrimde ki bir AVM’ de de 12 gibi işlerimi hallettikten sonra, akşam saat 5’te de sporum vardı. 5 saatlik bir boşluktan yararlanarak, yaklaşık 23-25 grubu açtım. (Aralarında erkek olanlar da vardı ki bu benim -The Game’deki GEAR-, ‘’kâbusumdu’’) ve ilk bir iki tanesinde tüm kemiklerim adeta titriyordu. 16 tanesi kayda değerdi. Hoş sohbet, sihirbazlık, zihin okuma (soğuk okuma vb.) ile yaklaştım. Peki değişen neydi, ben nasıl yaptım.

Hep iyi bir giriş bulabilmek için Youtube de blogda ilgili makale ve videoları araştırdım. (Fazlası harekete geçmeyi önlüyor özellikle Youtube videoları) Asıl hata sürekli mükemmel olmaya çalışmaktı ama şunu kavradım önemli olan ne söylediğin değil nasıl söylediğindi. Bodrumda lifeguard’lık yaptım bu yaz HB’si tavan kadınlarla (genelde yabancı) takıldım ve Adana’ya (gitmeden 1 hafta önce bir anda tüm tabaklarım kırılmıştı) dönünce direk kafamda şu kelimeler belirdi ”wtf” porno yıldızı gibi hatunlardan sonra kendimi oyunda geri plana attım. Kendimi mastürbasyon ve porno krizinin içinde buldum elimden geldiğince kendime söz geçirmeye çalışıyordum ama nafile 3 güne bir atak geliyor, uyuyamıyordum. Sonrasında buradaki yazıları daha dikkatli okumam gerektiğini fark ettim.

‘’Yine de en çok çiy damlası, en sessiz gecede düşer, bilirim.’’
Friedrich Nietzsche ~

Hallowen Partisi saha raporu (sessiz oyun) 26 Ekim 2018

Bodrum sonrası ilk tetikleme cadılar bayramında, katıldığım iki katlı bir barda içerisinde İngilizce pratik yaptığımız nispeten samimi olduğum arkadaş grubum ve geneli üniversite çağındaki insanların katıldığı bir partide oldu. Herkes saçma sapan kostüm ve boyalara bürünürken, ben Casonova’nın maskelerine benzeyen maskülen bir venedik maskesi taktım. Üzerimde sade bir pelerin ceket (dışarıda giydiğim tavus kuşu ceketim), köpek parçalamış gibi gözüken siyah dar kot pantolonum , ayağımda çizmelerim ve dikkat çeken bir resim baskılı üzerine delikler açılmış siyah tişörtüm. İlk dakikalarda etrafta dolanıp güzel hatunları neg’liyorum ve insanlarla kaynaşıyorum. İlerleyen dakikalarda bir anda daha önce hiç denemediğim bir taktiği denedim. Maymun kabilelerindeki danslarda alfa maymunun kendini göstermesi gibi kendimi göstermek için ortamdaki tüm yalnız erkeklerle kaynaştım ve onları parti alanın ortasına çektim. Çünkü insanlar henüz bistro masalarından uzaklaşıp ortaya gelmemişlerdi ve partide soğuk bir hava vardı. Ben öz güvenim ve figürlerim ile müzikle bir bütün olmuş adeta ortada parlıyordum. İnsanların övgü ıslıkları, alkışları tam bir ilgi yumağı haline geldim fakat sonra terledim, sıcak bastı bronşitim tuttu, nefesim daraldı kendimi zorlukla dışarıya attım.

‘’Bir koyunun önderlik ettiği yüz kişilik aslanlar ordusundan ziyade bir aslanın yönettiği yüz kişilik koyunlar ordusundan daha çok korkarım.’’
Charles-Maurice de Talleyrand ~

Orada sigaraya çıkan erkeklerin benimle sohbete girmeye çalışmasını falan atlatıp tuvalete gittim o sırada piste durum nedir en ufak bir fikrim yoktu. Düşüncem etki dağılmıştır sanıyordum ki bir baktım o beta ve abazan erkekler gitmiş pistte uydu erkekler ve çıtırlar kalmıştı. Arkadaş grubuma yaklaştım, direkt beni görünce güvenlik çemberlerini açıp beni aralarına aldılar. Sağdan bir kız yanaştı bana doğru arkadaşlarım tanıyor zannettiğim 170 cm boylarında esmer bir bomba HB 6,5’lik güzel vücutlu. Fark ettim kaçak bakışlarını önce dans ederken yan bir şekilde omzumu değdirdim ardından o da değdirdi beklediğim hareket geldi. O an mideme yumruk yemişten beterdim. Sırtımı döndüm geriye doğru yaslandım sırtlarımızı birbirimize yaslamış dans ediyoruz. 5-6 saniye sonra birden ona döndüm fark etti ama o dönmedi ufaktan kolum kaldırıp sırtına yasladım koluma iyice yaslandı işaret geldi kalçasının yanlarından tuttum bedenimi yasladım ses yok yılan gibi oldu dansı. Tuttum çevirdim durdum 5 sn. gözlerine baktım, kendini çekmedi adeta hipnoz etkisinde gibi bakıyordu gözlerimin zifiri karanlığına. Dedim tamam hafif yaklaştım dudağıma yapıştı. Pistin ortasındaki gösterim işe yaramıştı HB 6,5’lik bir kızla ağzımı açmadan öpüşmeye başladım bir anda rahatladım elinden tuttum üst kata çıkarttım ama orası hizmete kapalı ve karanlık, tabi ben bunu biliyorum soktum içeriye koltuğun üzerine oturdum kucağıma aldım öpüşmeye devam ediyoruz. Sonra dizlerim ağrıdı masaya yatırdım dudaklarımızı parçalıyorduk resmen ellerim her yerinde, beklenen son geliyordu ama ‘’o da ne’’ tahmin edeceğiniz şey pornonun zararı, penisim sertleşmiyor evet 5 dk önce çıkart beni artık diyen tepegöz dostum uyku moduna geçmiş, hafif kasılmış yılan gibi etkisizdi. Aklımdan geçenler utanç duruma düştüm gibi hissederken en iyi repliğim aklıma geldi ‘’ ilgiye ihtiyacı var’’ dedim. Bunu ne zaman desem oral sekse geçilir. Sonrasında 2 kez sigara molalı oral yaptı. (Prezervatif arabada kalmıştı onun psikolojik etkisi de vardı üzerimde). Sigarayı 3 hafta önce Chianski’nin tam beynime saplanan sorusundan beridir içmiyordum ve öpüştüğümüzde anladım kül tablası yalamanın ne demek olduğunu. O meşhur soru ‘’kendisine saygısı olan adam sigara içer mi.’’

Bu tetikleme ile The Game kitabını tekrar elime aldım. Daha zinde kalmak için erken yatıp erken kalkıyorum. Uyku saatimi Blog’daki bir yazıyı okuduğumdan beri 7 saat yapmıştım.  Şimdi ise 5 saat uyuyor, 00:00-05:00 arası daha dinç ve enerjik kalkıyorum. 5 saat uyku denemelerim sayesinde ikinci bir tetiklenme yaşadım. AVM’deki açılışlarımın olduğu gün deneyimin 4.günüydü ve internette bu uyku deneyi yapan insanların 4. ya da 6.günde depresyona girmesi bekleniyordu ama ben enerjimi yüksek tutmak için çok uğraştım. Erken kalkmaya başladığımdan beri öğrendiğim sihir numaralarını insanlara yaparak açılışlar denedim böylece korkumu yendim.

16 grupla sohbet ettim fakat ne Instagram ne de telefon numarası alamadım. Fakat alamadığım için üzülmek yerine edindiğim deneyim için sevindim. Gün devam ediyordu…

‘’Duygularıyla hareket edenler için hayat bir trajedi, aklıyla hareket edenler için bir komedidir.’’
~ Jean de La Bruyere ~

Etkinlik gecesi saha raporu (Mystery) 3 Aralık 2018 

Akşam spor sonrası haftada iki gece İngilizce pratik yaptığımız nispeten samimi olduğum arkadaş grubumla buluştum. Kafenin dış kısmında oturan bir kızın bana kaçamak bakışlar attığını fark ettim ama kalkamadım çünkü masamdan oyun daha bitmemişti. Biraz bekledikten sonra bir arkadaşı daha geldi. O sıra masadan kurtuldum ve yanlarına giderek sabah üzerinde denemeler yaptığım açılışımı yaptım.

D =ben
K=kızlar
H= hedef

D: Merhaba hanımlar bir konuda fikrinizi alabilir miyim?
K: Tabi ki konu neydi.
D: Üzerinde çalıştığım yeni bir sihir numaram var. Ben size küçük bir gösteri yapayım siz de bana değerlendirme yapın.
K: Tamam yap hadi (şaşkın ve heyecanlı bir sesle). Yaptığım numarayı çok beğendiler ve sonra hedefe:
B: Aklından 1 ile 10 arası bir sayı tut dedim.
H: Tuttum. dedi.

Numaranın sonunda aklından tuttuğu ülke, şehir ve hayvanı tek tek söyledim ama bu sırada sağ eli sol elime yaslanmış avuç içi yukarı bakıyor (kino). Sağ işaret parmağım avuç içinde daireler çiziyor, gözlerinin içine bakıyorum, tabiki cevapların doğruluğunu duyunca şaşırdı garibim. Sonrasında arkadaşını kazanırken bunu tatlı tatlı bokunu çıkarmadan neg’ledim. Sonrası soğuk okuma numara için telefon numarasını aldım ve 3 gün sonra perşembe günü buluştuk. Ama 3 gün boyunca aramadım ve mesaj atmadım zaten numaramı da vermemiştim. Perşembe öğle saatlerinde aradığımda önce açmadı işlerime devam ettim. 15-20 dk. sonra aradı açmadım yemek yiyordum. (Birçok erkek eski ben gibi yemeğini ya da işlerini bırakır direk telefona yoğunlaşır. Buna birazdan değineceğim.) 5-6 dk. sonra mesaj geldi. ”Mr.Deer?” Benim olduğumu tahmin etmişti. 10 dk. sonra işlerimi bitirip telefonu elime aldım ve aradım. Çok heyecanlıydı,

H: Akşam müsait misin? Müsaitsin değil mi, buluşuyor muyuz, buluşalım mı, akşam boş musun? Dedi. Konu buluşmaya gelinde ağzından kaçırdı bunları heyecan tüm vücudunu sarmıştı sesinden bariz anlaşılıyordu.

B: Saat 8 de baraj yolunda olun.
H: Hangi mekân.
B: Sürpriz.
bla bla bla bla bla

‘’İnsanlar düşündüklerinden daha ahlaklı, hayal  edebildiklerinden daha ahlaksızdırlar.’’
~ Sigmund Freud ~

Akşam buluştuk yanında o gün tanıştığım arkadaşı değil de başka bir kız arkadaşı vardı. Yürüyerek 5 – 6 dakikalık ilerideki mekâna gittik dış kısımdaki dörtlü koltuğun olduğu yere geçtik. Hedef yanıma kız arkadaşı da karşımıza sandalyeye oturdu aramızda masa vardı. Vücut dilim blog’tan öğrendiğim şekildeydi bacaklarım açık kollarım geride koltuğun sırt dayama bölgesine boylu boyunca uzanmış. Bedenim yeni tanıdığım karşımdaki kıza dönük, hedef sağımda omuz üstünden konuşuyorum onunla. Kısa sürede arkadaşını kazandım soğuk okuma bilinç altı testi (kino) arkadaşının elini elimde görünce hedef kıskançlıktan çıldırıyordu resmen yüzünden anlaşılır bir şekilde. Tahmini 1 saat sonrasında hedef iyice sağdan sağdan bana sokulmuş eli elimdeydi. ”Havada iyice soğudu” dedi. ”Gel sarıl ısınırsın” dedim çektim direkt. Ama burada tamamen kendi isteği ile durduğundan emindim, birkaç IOI dan sonra emin olunca yaptım yoksa ilk buluşmada ters tepebilir. Arkadaşı sunumu için dosyalarını düzenliyor bizimle pek ilgilenmiyordu. Hedefimin saçını kokladım şampuan markasını vs. sordum evrimsel faz değiştirme yapıyordum. Arkadaşı lavaboya gitti. Amacım sadece yanaktan öpmekti ama bir anda şehrin elektrikleri gitti dudağına zarif bir şekilde buse kondurdum. Mekânın jeneratörü çalıştı ışıklar geldi ve kız çok farklı bir duygu içerisindeydi ve birkaç saniye sadece gözlerime baktı. Sonra ”Bunu sen mi yaptın?” dedi kendinden emin olmayarak. Dedim ”belki ”(c şeklinde gülüş (bu gülüşler hakkında bir yazı yayınlanmalı). Zaman tamamen bu acemi sihirbazın lehine işliyordu. Sonra kalktık ve artık numaramı almıştı ve hem zorlandığım hem de çok keyif aldığım o text game başlamıştı aramızda.

 ‘’Bir insanın hareketleri, sözlerinden daha yüksek sesle konuşur.’’  ~Aristoteles ~

Kütüphanede açılış (Beden dili’nin önemi) 10 Aralık 2018

Mezun olduğum üniversiteye şehrimi terk etmemeden önce iki arkadaşımı ve tabaklarımı görmeye gittim. Arkadaşlarımdan biri kütüphanede ders çalışıyormuş, onu görmeye gittim. Kütüphaneye girdiğim anda Daniel Craig gibi öz güvenli bir yürüyüşüme ve çizmelerimin her adımda çıkarttığı o ses tavus kuşu tarzımdan daha çok dikkat çekiyordu. 2. kata çıktım arkadaşıma bakınırken yüzümdeki o insanın içini ısıtan çapkın gülümsememle, onu gördüm ve yaklaştım. Selamlaştık ve o anda oturduğu masanın diğer ucundaki kızların bana nasıl baktığını fark ettim, gözlerimde şimşekler çaktı. Sonra arkadaşımla daha iyi konuşabilmek için dışarı çıkmaya karar verdik tam 2 adım attım durup arkadaşıma ”1 dk bekle ” dedim. Geri döndüm hedefime ”merhaba biz hava almaya gidiyoruz eşyalarımıza bakarak olur musunuz ” dedim. H: Tamam, zaten burada bir şey olmaz, çok önemli şeyler var sanırım” dedi gülerek şakalaşırcasına. Sonra indik kütüphanenin önünde biraz sohbet ettik. Sonra kütüphaneye geri girdik ve hedefimle aramda şu konuşma başladı.

D: Ben
H: Hedef

D: Teşekkür, eşyalarıma göz kulak olduğun için, (yüzümde o iç ısıtan çapkın bakış)
H: Önemli değil.
D: Bu böyle kuru kuruya olmaz, üzerinde çalıştığım sihir numaramı göstereyim size hem sıkılmışsınızdır biraz neşe katarım size. (O anda kızlar birbirine baktı- bilirsiniz işte)
H: Ama burası kütüphane.
D: Gece burada yatmayacaksınız ya, (gülüşmeler)
H: Hayır tabiki.
D: Tamam şöyle yapalım birazdan mola verin dışarı çıkalım.
H: Tamam.

Tahmini 15 dk. sonra kızlar ayağı kalktı, davetkar bakış attılar. Sonra direk ayağı kalktım ‘’hadi beni takip edin’’ dedim. Gülüşmeler eşliğinde aşağı iniyoruz ve ilk shit test;

H: Neden böyle yürüyorsun’’ dedi hedef bana.
D: Nasıl ne var ki yürüyüşümde siz neden böyle yürümüyorsunuz.
H: Garip yürüyorsun, diğer insanlar böyle yürümez.
D: Sadece yakışıklı sihirbazlar böyle yürür. Onayla-abart, bunu tamamen refleksif söyledim çalışılmış bir söz değil. Kahkahalara boğuldular.

‘’Arzu ve Aşk bir insanın sahip olmadığı nesnelere ya da niteliklere karşı hissettikleridir.’’
~ Sokrates ~

Sonra sihirbazlık, zihin okuma (NLP ve Kino), kısa bilinç altı testi yaptım. Birkaç numara daha istediler. ‘’Bir kahve ısmarlarsanız olur’’ dedim. Arkadaşı ‘’ben kahve sevemem, içesim yok diyerek bizi yalnız bırakmaya çalıştı. Sonra yukarı geri çıktık. Yarım saat sonra hedefimi aldım ve kampüsteki bir kafeye geçtik ve sıçışlar başladı. İçeri girdik masa seçiyordum başka bir yeri gösterdi ‘’orası kapı ağızı, burası daha iyi ‘’dedi. Bir 5 saniye durdum oturmuştu ‘’hadi gel ‘’dedi davetkar bir sesle, otururken ‘’bu seferlik’’ böyle olsun dedim. ‘’Normal de sen mi seçersin’’ (shit testi) dedi. ‘’sıklıkla’’ dedim (o iç ısıtan çapkın bakışımla). Sonra ‘’hadi kahve içmiyor muyuz’’ dedi. Mekân self servis. ‘’Hadi dedim kahveler sendendi’’ dedim. ‘’Ne münasebet daha seni tanımıyorum bile ben kadınım’’ dedi. ‘’Ne alakası var illaha erkek mi öder’’ dedim. ‘’Almıyor musun’’ dedi. ‘’Alırsan orda ben almam, dökülür beceriksizim’’ dedim (Gülerek). Burayı umursamadım normal sohbete geçtik. Beden dilimi hep korudum otururken. Sonra arkadaşı çıkıyormuş kütüphaneden bu eşyalarını almaya gitti. Ben de birer tane çay alıp dışarıdaki masaların en arkasındakine geçtim. Geldi.

H: Neden bu kadar geriye geçtin.
D: Sende hiçbir şey beğenmiyorsun, bak her yeri görüyoruz işte,
H: Hani kahveydi çay almışsın, hani getiremezdin.
D: Nescafe yokmuş Türk Kahvesi de çarpıntı yapıyor, çay iyidir iyi (yüzümde o iç ısıtan çapkın bakış) kaz ayaklarına birebir.
H: Nasıl ya benim kaz ayaklarım yok ki dedi. (Mal oldu ellerini göz kenarlarını yokluyor)
D: Dudağımı bükerek çocuksu bir sesle ‘’ (Bak dedim hep döküldü elim yandı)

Sonra birkaç numara daha el yazısı falı vs. kalkarken numarasını istedim vermedi, ‘’Instagramı mı verim’’ dedi. Tatlıca ısrar yaptım yok vermedi. Bozuntuya vermedim, Klasik kapanış sözüm; bu aralar biraz yoğunum bakalım belki boş olduğum bir gün yazarım bir şeyler yaparız. (Piç gülüşü). ‘’Alla Allah belkiymiş’’ dedi. (Gülerek hafif bozularak) Not: Bu HB 5,5’luk kızla o masa muhabbetinde ve kim alacak muhabbetinde neden böyle davrandığımın o anda da farkına varamadım bir istisnadır oldu.

‘’Burası meleklerin yerine görüş açılarının bulunduğu, insanların ahlaktan söz edip güç ilkeleriyle hareket ettikleri bir dünyadır.’’
~ Saul Alinsky~

Artık alışmıştım tanımadığım kadınlara açılış yapmaya. Pazar günü (9 Aralık) AVM’de işlerimi hallettikten sonra yemek bölümündeki 3’lü kıza yaklaşıp Mystery tarzı açılışla numaralarını aldım. Hayat tamamen benim lehime döndü artık. 2 yılda çok şey kazandım ve kaybettim. İnsanlar başta bana sadece güldü aşağılamaya çalıştı bunlara boş iş dediler. Abim başta olmak üzere arkadaşlarım senin için üzülüyorum bunlar hiçbir işe yaramaz burası Türkiye kendine gel, bir gün çok pis dayak yersin diyorlardı. Ama ne mi oldu bir süre sonra insanlar bana ilişkileri hakkında sorular sormaya başladı, text game konusunda yardım ister hale geldiler ve ben sadece zor demiştim gibi sözlerle kıvırmaya çalıştılar. 2,5 ayda 25 kilo verdim yoga ve intermittent fasting (aralıklı oruç) sayesinde. Soğuk duş almaya alıştım hem kilo verme süresinde vücudumda çatlamalar olmadı hem de sabahları soğuk duş daha enerjik ve dinç yapıyor.

“Her insan kendisi olması karşılığında topluma bir bedel öder. Kimse bedelsiz kendi olamaz. Bu bedel çoğu kez yalnızlıktır.”
~ Murathan Mungan ~

O sünepe öz güvensiz insanların saygı duymadığı çocuk gitti yerine çekici, sorumluluk sahibi, öz güvenli, sağlıklı beslenen, ağırlık kaldıran, kitap aşığı, saygı duyulan, duygusal yönden güçlü, sürekli tabak çeviren, sağlam bir çerçeveye sahip âdeta bir süper yıldız gelmişti.

Başlar da hiçbir şeyden habersiz bir şekilde 5 kişilik sağlam erkek arkadaş grubumdaki 3 arkadaşımın aramıza sonradan aldığımız kıza yürüdüklerini bilmeden (ama kız biliyormuş), bir anda herhangi bir çaba harcamadan (Oscar Wilde mıknatıs teorisi) kızla birlikte oldum ve seçilen olduğum için 3 arkadaşım birlik olup üstüme geldiler aramız açıldı. Sadece 1 tane arkadaşım kalmıştı o gruptan bana hak veren her şeyi bilen yanımda duran arkadaşım olaylardan 1 sene sonra o ve grubu dağılmasına yol açan kız birlikte olmaya başladılar ve habersizce o arkadaşım da beni terk etmişti ve çevremde güvenebildiğim (şu an biri ile hiç görüşmediğim diğeri de-hanımcılığa gönül vermiş, sevgili yaptı fazla görüşemiyoruz) 2 arkadaşım ve Chianski kalmıştım. Gerçek anlamda 1 kızın sıkı dost erkekleri basitçe birbirine düşürebildiğini görünce artık kadınlara karşı kesin bir gard aldım, onlara güvenmemem gerektiğini acı yoldan öğrendim.

‘’Nasıl acı çekileceğini bilen bir insan her şeye cesaret edebilir.’’
~ Luc de Clapiers ~

Ne Değişti?

Evet bu yol dikenli çok fedakârlık yaptım. Video oyunları gitti. Abur cubur gitti. Kıskançlık yapan arkadaşlarım benimle yarışmaya kalktı birbirimize girdik. Bir dönem Chianski ‘ye cevabını bildiğim soruları sormamdan dolayı kızdırdım beni cezalandırdı uzaklaştı yalnız kaldım ama hepsi beni çok daha güçlü kıldı çünkü ben zaten karanlık yolda Chianski olmadan da yolumu bulabilir duruma gelmiştim. O bunu öğretmişti ama ben biraz geç fark ettim. Şu an aramız daha iyi üstadımla. Beni yavaşlatan tüm gün video oyunu oynayan sürekli dramatik ruh haline sahip yıkık insanlar gitti. Sigara ve alkol gitti. Uyuşturucuyu hiç sevmedim zaten. Sorunlar gitti. Kadınların tabağı olup kırılmıyorum. Fazla kilolarım gitti. Seksi ve kaslı oldum. Para kazanmayı öğrendim. İnsanlara hayır diyebiliyorum. Sağlam bir çerçevem var. 1 hafta içinde takribi Mystery usulü 7 saatte bir kızı öpemiyorsam kolayca next yapıyorum, tabiki duruma göre değişiyor israf haramdır. Saçma sokak kavgaları ve sinirlenmeler de gitti. Düzenli egzersiz. Düzenli 5 saat gece, 2 kez 21 dk veya 1 saat gün uykularım. Daniel Craig gibi öz güvenli bir yürüyüşe sahip oldum (güçlü beden dili). Üniversitede eğitimini aldığım mesleğin yanı sıra kaliteli meslekler. İngilizce ve biraz Rusça. Yakında zamanda kendi evime çıkıyorum ailemin kanatlarından sıyrılıp batıya Eskişehir’e taşınıyorum. Antidepresan ve 4 yaşından beridir kullandığım gereksiz DEHP ilaçları gitti. Yüksek kültür. İstediğimi giyebilme ”kendi bedenim kendi kararım”. Ve yeni başlayan birçoğunun belki de tek istediği şey ”kadınlar”. Ama tek istediğin kadınsa bir an önce kafanı değiştir Red Pill mantığını iyi anla sıçarsın.

‘’Çoğu insanın başarısız olmasının temel nedeni gerçekten ne istediklerini seçmek yerine şu anda ne istediklerini seçmeleridir.’’
~ Napoleon Bonaparte ~

Yukarıda da bahsettiğim ”telefona cevap vermedim yemeğe devam ettim.” Bu kelimenin asıl nedeni hani mesaj geldiği zaman direk yazma, aradığın da hemen açma telefonun başında beklediğini sanmasın gibi, ne kadar geç cevap atıyorsa 2 katı kadar zaman sonra sen at vb. yani meşgul olduğunu bilsin, muhtaç olmadığını bilsin tarzı çerçeveyi koru o seni değil sen onu beklet mevzusu kısaca. Burada ki en çok yapılan hata bende başlarda çok yaptım, aptalca zaman saydım resmen telefonun başında işte bu Blog’da da çok bahsedilen -mış gibi yapmak, bunu bırakıp gerçekten önüne iş koyunca zaten istemeden oluyor mesela ben bu yazıyı yazarken tabaklarıma yeri geldi 6-7 saat yazmadım telefonlarını açmadım çünkü açarsam konsantrem bozulacak diye.

‘’Life İs Variable./ Hayat Değişkendir.’’
~ Mr.Deer ~

İşte Erkekadam  okurları bu yazımda birkaç saha raporumla yaklaşma korkumu nasıl yendiğimi, bu maceramın nasıl başladığına ve nasıl geliştiğine değindim. Umarım beğenirsiniz. Ve şu abi bir kız var muhabbetlerinden nasıl kurtulduğumu ki bunun hakkında yaklaşık 6 ay önce Mahmut abi ‘ye sihirli değnek lazım demişliğim var. Tüm bunlar için başta Style, Mystery ve 6 aylık ilişkimin sonunda enkaz olan beni ayağa kaldırıp beni bu serüvene iten mükemmel derece sabırlı (latife yapmıyorum gerçekten sıkıntılı bir öğrenciydim üni’ye kadar çok sıkıntı çektim) ve bildiği her şeyi bana yılmadan öğreten canım Dostum, Akıl hocam Chianski’ye ardından da o az önce bahsettiğim mesaja ne yapman gerektiğini zaten biliyorsun diyen Mahmut abiye ve sitede yazı yazan, çeviri yapan herkese yürekten teşekkürler. Ayrıca discort grubunda tanıştığım Eskişehir maceramda elimden geldikçe bir şeyler öğrettiğim yeni kanadım Travis’e bu yazıyı yazarken vermiş olduğu tüm emeğe sonsuz teşekkürler. Eskişehir’de ki açılışlarımı konu alan bir yazı yazmayı da düşünüyorum.

PUA ve kırmızı hap bana bedenimde kimsenin hakkı olmadığını öğretti. Bir kıyafeti veya aksesuarı önemli olan kendinin yakıştırıyor olmasını öğretti. Evet benim açılış sözlerim ve giyiniş tarzım PUA ama hayat disiplinim ve ilişkilerde konumum kırmızı hap üzerine kurulu. Şehir ve zaman belli değil ama eğitim atölyesi ve buluşmalar düzenleme fikrim var.

THE END

 

Erkeğin ilişkide kırmızı çizgilerini çizmesi

Johnny DeLusion şöyle bir tweet atmış :

Bir kadın sana değer veriyorsa, sen söylemeden, hoşuna gitmeyen tüm davranışlarını düzeltir.

Ciddi ilişki düşünen gençler buna dikkat etsin.

Uzun süreli ilişkilerde gerçekten de dikkat edilmesi gereken bir olgudur bu. Kadın eğer erkeğe erkek olarak değer veriyorsa, erkeğin hoşuna gitmeyen davranışlarını kendi kendine düzeltir. Peki erkek söylemeden erkeğin hoşuna gitmeyen davranışların hangisi olduğunu nasıl bilecek?

Böyle bir kadın bu gibi durumların çoğunda erkeğin hoşuna gitmeyen davranışını erkeğin bakışından ve rahatsızlığı sonucu ortaya çıkan ruh halinden kapar ve ona göre düzeltme yapar. Örneğin beraber dışarı çıkacaksınız ve çok mini giyinmiş olsun. O eteğe bakışınızdan gider değiştirir (ya da bir daha giymez).

Bazı durumlarda ise kadın erkeğin rahatsız olacağını önceden kestirip harekete geçer. Örneğin normal zekaya sahip her kadın ortalama Türk erkeği olan erkek arkadaşının Instagramdaki bikinili fotoğrafından hoşlanmayacağını bilir. O nedenle de kadının erkeğe değer verdiği ilişkilerde o fotoğraflar hesaptan kendiliğinden kalkar. Bir daha aynı tip fotoğraflar postalanmaz. Aynı şekilde sürekli story atmak, fotoğraf atmak gibi alışkanlıklar da kendiliğinden gider.

Bu tweet altında bana şöyle bir soru soruldu :

Ultimatom vermeden, beğenmedigimiz davranışlarını ona nasıl aktarırız?

Her durumun kıza sözsüz aktarılamayacağının farkındayım. Ama bu duruma gelmeden birkaç aşama atlanmıştır genelde ve bunları atlamamış olmanız lazım.

Birinci savunma hattınız sizin gerçekten bir değeri olan, cinsel pazar değerini yaşına göre tepeye çıkarmış bir erkek olmanız. Günümüzde bir kadının maskülen ve kendini gerçekleştiren bir erkek bulması, bir erkeğin dört dörtlük bir kız bulmasından daha zor. O nedenle de aslen değer vermediği erkek ile çıkan ama bunu da erkeğin burnundan getiren oldukça fazla sayıda hatun var. Siz bu erkeklerden olmamaya bakın. 36 yaşında CPD zirvesine çıkmak yerine göbekli, bezgin, gym yolu görmemiş, para kazanmaktan başka artısı olmayan bir erkek olursanız, göreceğiniz standart muamele bu zaten. Ya bekar kalacaksınız ya da size saygısı olmayan bir kadınla beraber olacaksınız.

İkinci savunma hattı ise o ilişkiye hiç girmemek. Örneğin yukarıdaki örnekte ilk savunma hattı, Instagramda sürekli vücudunu teşhir eden, ilgi avlayan hatunla zaten uzun süreli ilişkiye girmemeniz. Beğenmediğiniz davranışı belki de size o kızı baştan elemenizi söylüyordur. İlgi budalalığı, instagram modelliği, kızdan çok erkek arkadaşı olması, teke tek erkeklerle çok görüşüyor olması, aşırı kıskançlığı, başka insanlara karşı kaba davranışları, vs … Bunlar sonradan düzeltmesini isteyeceğiniz beğenmediğiniz davranışlar değil, size aslında o kıza hiç bulaşmamanız için birer kırmızı alarmdır.

Ŭçüncü savunma hattı ise yukarıda belirttiğim gibi kızın kendiliğinden bazı davranışlara sizin için son vermesidir. Hepimiz biliyoruz ki erkek arkadaşı ya da kocası olan bir kadının bekarken yaptığı ama birliktelikte yapmaması gereken şeyler vardır ve bir kadın eğer ciddi ilişki yaşayacaksa bunları bırakmalıdır. Bu herkesin bildiği ama yazılı olmayan bir şeydir.

Ŭçüncü savunma hattında öncelikle yapmanız gereken şey, daha önce de belirttiğimiz gibi uzun süreli düşündüğünüz kızla ilk 4 – 5 ayınızda kızı ve kızın uzun süreli ilişki materyali olarak değerini ölçmektir. Bunun anlamı bu 4 – 5 ayda uzun süreli ilişki yaşamanız ama eğer kızın değerlendirmeden kalabileceği ve kızı bırakacağınız ihtimalini hep canlı tutmanızdır. Bu 4 – 5 aylık dönemde kızın bahsettiğimiz gibi kendiliğinden yapmasını beklediğiniz şeyler olmuyorsa, burada düşünmeniz gereken şey kızın (en azından sizin için) uzun süreli ilişki materyali olmayabileceğidir. Örneğin o bikinili fotolar kalkmıyorsa, ilk aklınıza gelen şey erkekadam.org’a gelip “ağabey kıza o fotoları kaldırması gerektiğini nasıl hissettiririz” gibi abuk bir soru sormak olmamalı. İlk aklınıza gelen şey kızın sizin için uzun süreli ilişki materyali olmayabileceği olmalı.

Dördüncü savunma hattı, bakışlar ve davranışlardır. Bunu en sağlam ilgi yönetimini stratejik kullanarak sağlarsınız :

Birçok erkek kız arkadaşı ile arası iyi iken, kız kendisinin üstüne düşerken temel bir hata yapar ve kadına ilgi vermeyi bırakır. Birçok erkek bunu kadın ilgi çekmek için sorun çıkarana kadar yapar ve hır çıktığında da tam tersi kadına ilgi göstermeye başlar. Bu ilgi illa “tamam hayatım haklısın” diye hatunu onaylamak şeklinde olmak zorunda değildir. Hır çıktığında kavga etmek, kızla dakikalarca soğuk bile olsa mesajlaşmak şeklinde de olabilir. Bunlar da kadın için ilgidir ve kadınlar kavga şeklinde ilgiyi bile ilginin hiç olmamasına tercih ederler.

Yapmanız gereken tam tersidir : kadına iyi zamanlarda yeterince (abartmadan) ilgi göstermenin yanında, kadın sizin için bir şey yaptığında ilginizi arttırmak, kadın hır çıkardığında ya da hoşunuza gitmeyen bir şey yaptığında ise ilgiyi azaltmak veya tamamen geri çekmek. Aynı şekilde özellikle sizin için yaptığı ekstraları ilgi ile ödüllendirmek ama hataları ilginizi tamamen çekerek karşılamak.

Eğer kadına iyi zamanlarda, beğendiğiniz şeyleri yaparken dengeli bir ilgi gösteriyorsanız, beğenmediğiniz davranışı yaptığında ilginizi çekmeye ve birden soğumaya hem krediniz olur, hem de çektiğiniz ilgi hemen hissedileceğinden kadın kendini otomatik olarak size göre ayarlar. Beraber olduğunuz kadın aptal değil. Erasmus’a gitmeyi planlıyorum dediğinde bunu onaylamadığınızı gözünüzden anlar. Eğer bunu bir daha açarsa ilginizi çekerseniz ağzınızı açmanıza bile gerek yok. O bu ilginin neden birden çekildiğini anlar.

Ve son olarak da Rollo Tomassi’nin “anlatma – yap” kuralını uygulamanız gerekebilir. Diyelim ki hatun ben Erasmus’a gitmek istiyorum diye ısrar ediyor ve siz de buna karşı çıkıyorsunuz. Bu gerginlik tırmandığında “Erasmus’a gitmeni istemiyorum, gidersen bu ilişki biter” diye ultimatom vermemeniz lazım. “Erasmus’a gitmeni istemiyorum” demeniz ve ultimatom kısmını söylememeniz lazım. Eğer Erasmus’a gitmek istemediğinizi bildiği halde gitmeye karar verirse o zaman ilişkiyi bitirirsiniz. Bu aşamada kız Erasmus’a gitmeyi ya da sizinle kalmayı seçer.

Örneğin hatun size saygısız. Saygı bir erkeğin kazandığı birşeydir, sorarak aldığı ya da kıza “ya saygı ya ben” diye ültimatom vererek elde ettiği bir şey değildir. Bu nedenle de kıza ültimatom verirseniz, kızın size saygısı daha da azalır. Aslına bakarsanız kız belki de size saygısını kaybettiğinin farkında bile değildir ve bunu konu ederek kızın bilinçaltında giden bir olayı ona da farkettirip daha da hızlandırabilirsiniz.

Yapmanız gereken kız size saygısızlık yaptığı zamanlara kızı tolere etmemeniz. Bakışlarınızla ve hatta sözel olarak “böyle davranmayı kes” demeniz yeterli. Böyle davranmayı kesmez ise ne yapacağınızı ise söylemeyeceksiniz (ultimatom). Eğer buna devam ediyorsa da elinizde ise kızı postalamanız elinizde değilse kendinizi hemen kızın yanından postalamanız yeterli. Asla nedenini açıklamadan (bana saygı göster diye dilenmeden). Daha önceden belirtmiştik, ültimatomlar özellikle sevgili ya da evlilik hallerinde erkeğin karizmasına zarar verici şeylerdir.

Bir örnek daha vereyim ya da daha önce vermiştik tekrarlayalım. Diyelim ki hatun sizinle seks yapmaya isteksiz ve seksi hep siz başlatıyorsunuz. “Ya seks yaparız ya da …” diye ültimatom vermek ya da seks istediğinizi sözel olarak belirtmek zararlıdır. Sonuçta evli ya da uzun süreli ilişki içinde iseniz birbirinize başkaları ile seks yapmama sözü veriyorsunuz. Bu madalyonun diğer yüzünde ise birbirinize seks sözü vermiş oluyorsunuz. Eğer karınız ya da kız arkadaşınız böyle bir sözleşme yokmuş gibi davranıyorsa ne söyleyeceksiniz? Tabii ki hiçbir şey. Uzun süreli ilişki erkeğin ilgi, kadının seks verdiği  bir alışveriş gibidir (kabaca böyle yoksa erkek de seks, kadın da ilgi verir ama iki cinsiyetin karşıdan beklediğinde öncelikler farklıdır). Alışverişin kadın tarafı artık vermiyorsa, erkek tarafının yapacağı şey kendi verdiğini geri çekmektir. Birincisi, asla seks başlatmazsın ve kadın ne zaman başlatacak beklersin. Birden bire seks istemeyi bırakmanın kendisi zaten kadına sözle söyleyemeyeceğiniz kadar güçlü bir mesajdır. İkincisi ise ilginizi kadından özellikle dışarıda uzun süre kalacağınız alanlara kaydırmanızdır. Bu dışarıda daha fazla zaman geçirmenin korku oyunu olduğunu da söylemeye gerek yok. Ve son olarak eğer düzelme olmuyorsa sözel olarak “ya seks yaparız ya da boşanırız” diye ültimatom vermezsin. Bir avukata gidersin ve boşanma işlemlerini başlatırsın.

Tekrar edeyim. İlişkilerde erkeğin kırmızı çizgilerine saygılı bir kadınla birlikte olmasının en sağlam yolları (a) erkeğin öncelikle ilişki materyali bir kadını seçmesi ve ilişki materyali olmayan bir kadını elemekten korkmaması ve (b) kırmızı çizgilerini sözel olarak belirtmek yerine kırmızı çizgilere yaklaşmanın ve o çizgileri geçmenin sonuçlarını kadınına yaşatmasıdır.

Kırmızı çizgi ihlali sonrası ise yumuşak bir sonraki yöntemini kullanabilirsiniz.

Çoğunuzun bu konuda elinin kolunun bağlı olmasının nedeni kızın sizi seçmeyip çizgiyi aştığında kızı bırakma cesaretinizin olmaması. Kızı illa bırakmayacaksınız belki ama mesele kırmızı çizgi (çerçeve) olduğunda bunu göze alacak cesaret lazım. Cesaret eksikliği kadar önemli bir problem de feminen öncelikli toplumun kadını ölçüp biçme fikrinden erkeği utandırması. Bu belki daha güçlü bir problem. Birçok erkeğin bu konuda bocalama nedeni kıza kırmızı çizgi çizmekten utanması ya da utandırılması. Kızın çok fazla erkek arkadaşı olmasından rahatsız olsa da bunu korktuğundan değil de geri kafalı olmaktan utandığı ya da utandırıldığı için belirtmeyebiliyor. Bu tür utançlarınızı sorgulayın ve sizin kendi kendinizi kurban etmeniz temelli olanları atmaya bakın.

 

Saha Raporu : Secret’in Day Game maceraları – 2

Hava karanlıktı ve büyük bir caddede pek az sayıda insan vardı. Mağazalar kapanmak üzereydi. Seksiliğiyle caddenin soluk renkli havasını adeta canlandıran çiçek desenli elbisesiyle bir kadın, bir mağazadan çıkıp hemen karşısındakine giriyordu. Derken gidip onu durdurdum. Yarım saat sonra bu kadınla nezih bir yerde oturuyor ve bir şeyler içiyor olacaktık. Çok hoş ve kibar yaklaşmamın onun çok hoşuna gittiğini ve hayatında ilk defa bir erkeğin böyle bir teklifine “evet” dediğini söyleyecek ve şaşkın olduğunu dile getirecekti.

Aslında onunla o ilk 5 dakikalık konuşmamda, kendimi ortaya koyma tarzımla etkilemiştim onu. Onunla ilk konuştuğumda bir ara konu özgüvene gelmişti ve özgüvenli olduğumu söylüyordu. ”Sen sokakta beğendiğin kişilere böyle mi yaparsın hep?” dediğinde. “Eğer sürekli olarak yapıyor olsaydım onun adı özgüven değil, arsızlık olurdu” dedim. Konuşmanın sonlarına doğru açıkçası bir şeyler içme teklifimi kabul edip etmemesine %50 ihtimal olarak bakıyordum çünkü konuşma güzel gitse de yaşı benden bir hayli büyüktü. “Bak sana ne diyeceğim, bir ara görüşüp kahve içelim. Reddetmek çok kolay ama önemli olan yapıcı bir şekilde adım atabilmek” dedim. “Zaten reddetmeyeceğim ki!” diyerek, ”yaz!” deyip gözüyle cebimdeki telefonumu işaret etti. Çıkarıp numarasını aldım.

Yalnızca 3 dakika sonrada onu aradım. “Hadi bir şeyler içelim, neredesin?” dedim. Mango mağazasında olduğunu söyledi. “Ee tamam sen çıktığında hemen kapıda bekle beni, ben de geliyorum oraya doğru.” dedim. Gittiğimde mağazadan çıkmış ve beni bekliyorken buldum onu. Koluma girmesini söyledim. Bana olan tavrı çok hoş ve nazik olduğu için ”Bugün senin gibi güzel bir kadınla kol kola olmak gururumu okşadı ” diyerek ödüllendirdim onu. Oturup bir şeyler içtik. Konuşmamızda kadının bir kız yurdunun müdiresi olduğunu, sanat ve sporla ilgilendiğini öğrendim, vücudunu fit tutmak için pilates yapıyordu. Yarım saat kadar oturduktan sonra, bu gece yurda gitmesi gerektiği için kalktık.

Yürüyerek, ona taksiye kadar eşlik edecektim. Yolda çok daha fazla yakınlaştık. Yolda onun alımlı havası ve seksiliğinden dolayı yol kenarındaki barlarda oturan pek çok erkekten kaçamak bakışların geldiğini fark ediyordum. Bu durumu lehime kullanarak, ”ben kıskanç bir erkeğim, gel buraya diyerek elimi vücuduna doladım, o da benim belimden tuttu ve birbirimize sevgili gibi sarıldık. Artık çok yakındık. ”Çocuksun!” dedi bana, bana hem takılıp, hem de sınamak için, ”Çocukların yapamadığı şeyleri yapabiliyorum!” dedim. Gözlerimin için hınzırca baktı. Belimden tuttuğu eliyle bana çimdik atıyordu. ”Kalite kontrol mü yapıyorsun ?”dedim.  Bu yürüyüş sonunda taksinin önüne geldiğimizde ise, ona sarılarak, yanaklarından öptüm. Gözlerine baktım. Sonra “bir kere daha” diyerek tekrar öpüp sonunda dudaklarına bir öpücük konduracaktım ki bu öpücük gerçekleşemeden kendini çekti.

Bir sonraki görüşmemizde onu arkadaş ortamıma götürdüm. Arkadaşımın merkezi bir yerde evi vardı ve orada muhabbet ediyorduk. Sallanan okuma koltuğunda oturuyor ve ileri geri sallanıyordum. Daygame’den tanıştığım benden 7 yaş büyük kız arkadaşım, alkol kullanmadığı için arkamdaki mutfak tezgâhında kendine kahve yapmakla meşguldü. Biz bayılmaya çalışırken, o adeta daha da ayılmaya çalışıyordu. ”Siz ne zamandır berabersiniz ?” diye sordu arkadaşımın kız arkadaşı. “2-3 gün önce tanıştık” diye cevap verdim. “Hadi canım gidin kandıracak başka birini bulun!” dedi. Sanırım dışarıdan yıllanmış sevgililer izlenimini veriyorduk insanlara.

Nasıl olduğunu sorduğunda sokakta tanıştığımızı söyledim, iyiden iyiye şaşırıp adeta şok olur vaziyette kalmıştı. Kız arkadaşım arkamdaki tezgâhta hala kahve yapmakla meşguldü. Bu söylenenlerden rahatsız olup söze girerek olayın nasıl olduğunu kısaca özetlemeye başladı. ”Evet, beni yolda giderken durdurdu ve bende kahve teklifini kabul ettim”. Kızın tepkisi ise şuydu: “Bana yolda yürürken biri gelecek ve kahve içmeyi teklif edecek, isterse karşımdaki Brad Pitt olsun, asla böyle bir şeyi kabul etmezdim!”. Bir yandan gülümserken, içimden “senin gibi ucuz kaltaklar anlayamaz” diye geçiriyordum ki, kız arkadaşım elinde kahveyle kıza döndü, ben hala koltuğumda sallanıyordum. “Bak hayatım ben yıllarca eğitimcilik yaptım,(eski öğretmendi ve artık kız yurdu işletiyordu) o kadar çok insan tanıdım ki artık görür görmez insanların ne olduğunu anlıyorum, daha önce hiç böyle bir şeyi kabul etmedim ama böyle bir adamı nasıl reddedeceksin ki? O yüzden onunla biraz konuştuktan sonra teklifini kabul ettim.” dedi.

Üstelik bunu söyleyen kız arkadaşım ondan çok daha güzel, alımlı, uzun boylu ve kültürlüydü. Beni böyle anlatmasına bayılmıştım ve ne yaptığını bilen bir adam edasıyla koltuğumda daha keyifle sallanmaya devam ettim.

Artık bir şey dememe gerek kalmamıştı. “Peki, siz nereden tanıştınız?” diye sordum, “biz bir arkadaşım aracılığıyla tanıştık” cevabını verdi. “Aa görücü usulü yani” diyerek golü attım. O gün 3 erkek ve 2 kız bir aradaydık, herkes gülmeye başlamıştı. Sonrasında gece boyunca arkadaşımın kız arkadaşının (ciddi bir ilişki değildi) bana olan alıcı gözle bakışlarını hep üzerimde hissettim. Ben lavaboya giderken, kendi kız arkadaşımla zaman geçirip dans ederken zaman zaman birer adet bana kitlenmiş göz fark ediyor ama onun bakışlarına karşılık vermiyordum.

Bu kadının benim kız arkadaşımla olan hikâyemi dinlemeden önce bu şekilde ilgisini çekmiş olduğumu sanmıyorum. Olay kız arkadaşımın benim nasıl bir adam olduğumu anlatması ve 2-3 günde onu ne kadar cezp ettiğimin ortaya çıkmasından kaynaklanıyordu. Başka bir kadın tarafından seçilmiş olmanın ortaya çıkardığı değer mükemmel bir şekilde değerimi yükseltmişti. Artık geç olmuştu ve günün sonlarına doğru kız arkadaşım lavaboya gittiğinde, lavabonun tam karşısındaki küçük misafir odasına geçtim. Lavabodan çıktığında sadece onun duyabileceği şekilde, “gel buraya” diyerek kız arkadaşımı çağırdım ve kapıyı kilitledim. Herhalde ne yapacağımızı herkes anlamıştır diye düşünüyordum.

İçeride yeterince kaldık. Duş almak için, belime havlu dolayıp tam karşıdaki lavaboya geçerken, onunla ilk defa göz teması kurdum, bana çok pis ve keskin bir şekilde bakıyordu, kız arkadaşımın yerinde olmak istediğini hissetmiştim.

İlgi Yönetimi 2

Bir önceki yazıda ilgi yönetimi konusuna girdim ve ilginin ne zaman verilip ne zaman verilmeyeceğini ayarlama konusuna değindim. Bugün ise yönettiğiniz bu ilgiyi nasıl değerli kılacağınıza, ilgi yönetimi konusundaki modern zaman problemlerine ve bunları nasıl aşabileceğinize değineceğim.

Fakat şu da var. Bir şeyin çokluğu onu değersiz yapar. Günümüzde bu hem bir problem hem de bir nimet.

Bir erkek ilgisini çok fazla miktarda kadınına verirse, ilgisinin değeri düşer. Fazla basılan paranın değerinin düşmesi gibi. Aynı şekilde erkeğin ilgisi her zaman ve her koşulda fazla fazla ulaşılır ise, o erkeğin ilgisinin değeri düşer. İlginizin değerli olması için, ilişkinizin hayatınızın merkezi değil, bir alanı olması lazım. Dikkatinizin ve ilginizin işiniz, arkadaşlarınız, ilgi alanlarınız, ilişkiniz, vs. arasında dağılması lazım. Eşit miktarda olmak zorunda değil ama toplam ilginizin çoğu hiçbir zaman partnerinizde olmamalı.

Yalnız ilginizin kısıtlı olmasının onun değerini arttırmasının da bir sınırı var. Bir seviyenin altına düşerseniz ve orada çok kalırsanız, yani partnerinizi sürekli ihmal eder ya da ona mesafeli olursanız, ilginizinin değeri azalmaya başlar. Yani bu konuda belli bir denge noktasında durmanız çok önemli.

Bu denge noktasını bulmak aslında erkeğin doğal olarak yapabileceği bir şey ama birçok erkek maalesef “o denge noktasını nasıl bulacağım” diyor. Genel kural ilginizin kadının bir iki tık altında olması yani bu bir iki tık altında seviyesi ile onun ilgisi yüksekse yükselir, düşükse düşer. Örneğin kadının ilgisi genelde hormonal dalgalanmaları ile azalır ve artar. Azaldığı yerde kendi işinize daha çok bakarsınız yani siz de azaltırsınız. Arttığı yerde kendi işinize daha az bakarsınız. Fakat bu bir tık altı olayının istisnaları var mesela kadın hastayken 3-4 gün onunla çok fazla ilgilenmeniz gerekir, bazen işiniz çok yoğundur 3-4 gün hiç ilgi göstermezsiniz.  Belli bir süre içinde ortalamadan bahsediyoruz.

Yalnız kadınlar arzu duydukları erkeğin tüm ilgisini ve zamanını isteyebilirler. Buna da karşı koymanız önemli zira bu kadının içgüdüsel ve bilinç altında yaptığı bir testtir. Erkeğin bunu ayarlaması aslında çok zor değil. İşinizden, sporunuzdan, sosyal hayatınızdan çok geri kalmaya başladınız mı anlayın ki fazla ilgi veriyorsunuz. Temel ölçüt bu.

Sizin ilginizi değerli yapan en önemli şeylerden biri de, sizin dikkatinizle ne yaptığınız. Bütün gün oyun oynayan, porno izleyen, aylaklık yapan adamın ilgisi değersizdir zira o ilgisini zaten değerli bir şeyden arttırmaz ve ikincisi kendisi değersizdir.

İlginizi değerli yapmak istiyorsanız öncelikle zamanınızı, emeğinizi ve dikkatinizi değerli bir amaca yöneltin. Kendi zamanınıza ve dikkatinize önce siz değer verin. Henüz yüksek değerli bir erkek olmasanız bile o yolda yürüyen ve potansiyeli olan bir erkek olun. Kendi kafanızda en azından. Disiplinli bir şekilde yaptığınız şeyler olsun.

Dikkat edin bunların kadınlarla ya da kadınların sizin ilginize olan tepkisi ile zerre alakası yok. Tamamen sizin kendinize bağlı ve kırmızı hapta sık sık söylediğimiz gibi buraya kadınlar yüzünden gelseniz de temelde probleminiz emeğinize ve zamanınıza saygısızlığınız, kendi zamanınızı ve emeğinizi değersiz görmeniz ve sonuc olarak da kendinizi değersiz görmeniz.

Vereceği ilginin ve ilişkinin kadınların gözünde değeri olmayan adamlara bakın. Hemen hepsi zaten kendi zamanına ve dikkatine değer vermeyen, disiplinsiz, tembel ve zamanlarını boşa harcayan adamlar. Buraya kendi zaman ve emeklerine yani kendilerine değer vermemeye devam ederek kadınların kendilerine değer vermesini sağlayacak mucizeler aramaya geliyorlar.

Kadınları suçlamak kolay, “ben kendime değer vermiyorum ama olsun asıl mesele bu orospuların bana değer vermemesi “ gibi aptalca bir anlamı olmasına rağmen. “Birader kadınlar sana ve dikkatine değer vermiyor tamam da bunun nedeni senin kendine ve dikkatine değer vermemen olabilir mi” diyor. Bu mesajı kabul etmek ciddi anlamda kişisel sorumluluk ister, sonrasında harekete geçmek ise disiplin, sabır ve çalışkanlık. Keşke mucize hap olsaydı gençler. Satar milyarder olurdum.

Neyse, konuya donelim. İlginizi bir kez bu şekilde değerli kıldıktan sonra zaten otomatik olarak kısıtlayacaksınız ama ek olarak da kısıtlamanızı, her durumda ve sürekli kadına yöneltmemenizi tavsiye edeceğim. Öncelikle amacınız ve hedefiniz için çalışmaktan arta kalan ilginin odağında kadın olmamalı. Bu kalan ilginizi arkadaşlarınız, hobileriniz ve kadınınız paylaşmalı. Haftada bir kere de olsa erkek arkadaşlarınız ile çıkıp erkek erkeğe yaptığınız aktiviteler olmalı. Bilgisayar başında olmayan bir hobiniz olmalı.

Dikkat edin, kadına ilgisizlik kasın demiyorum. Öncelikle siz ilgisiz imajı çizmek için ilginizi piyasadan kasarak çekebilirsiniz ama eğer ilginizi değerli yapacak bir misyonunuz yoksa hem bu ilgi çekme esnasında kendi kendinizi yersiniz hem de zaten değerli olmayan bir ilginin kadının gözünde de değeri yoktur. Ha çekmişsiniz, ha vermişsiniz.

İlgi kısıtlamaya kasmak  yerine ilginizi hedefiniz, hobileriniz, arkadaşlarınız ve kadınınız arasında paylaştırırsanız, hedefiniz harici ilginin çoğunu kadınınız bile alsa o ilgi kısıtlıdır ve değerlidir. Bu şekilde kasmadan ilginiz kısıtlanmış ve değerlenmiş olur.

Ve son olarak da ilginize para gibi davranın. Biriktirin, boşa harcamayın. Sağlam bir amaca, hobilere, arkadaşlara vs … harcadığınızdan artanı da bilinçli harcayın. Instagram popolarına like, bir yere gitmeyecek ve nextlemeniz gereken hatunlara zaman olarak harcamayın. Kavgalara, karşılıklı mesajlaşmalara harcamayın. Hoşunuza giden davranışları ödüllendirmeye, sizin zamanınıza değer veren kadınlar, vs … için harcayın.

 

İlgi Yönetimi

Evet arkadaşlar, bugün konumuz ilgi yönetimi daha doğrusu ilişkilerde ilgi yönetimi.

Gün içinde dikkatimizi vermemiz gereken çok fazla şey ve insan var. Bu insanlardan biri de beraber olduğumuz kadın. Ve maalesef birçok erkek, kadınına ilgi gösterme konusunda uçlarda yaşıyor. Ya, kadınını hayatının merkezine koyarak çok fazla ilgi gösteriyor ya da kadınını cepte görerek çok az ilgi gösteriyor. Oysa bir kadınla ilişkinizde dengede olmalısınız. Ne hayatınızın merkezine koyup çok fazla ilgi göstermelisiniz ne de cebinizde görüp çok az ilgi göstermelisiniz.

Yine maalesef birçok erkek kadını kendisine ilgiliyken, iyi davranırken çok az ilgi gösteriyor ve kadını kendisine ilgisizken ya da kötü davranırken çok fazla ilgi gösteriyor. Bu ilgi kavga ya da saatlerce negatif yüklü bir şekilde mesajlaşmak şeklinde de olabiliyor. Oysa yapmanız gereken bunun tam tersi yani ilgiyi ve iyi davranışları abartmadan ilgi ile ödüllendirirken, ilgisizlik ve kötü davranışlarda ilginizi çekmeniz gerekir.

Şimdi devam etmeden ilgi vermek ve ilgi çekmek ne demek onu açıklığa kavuşturalım. Birçok erkek özellikle ilgi çekme olayını çok yanlış anlıyor. İlgi çekmeyi soğuk davranmak, düz trip atmak sanıyor ve sonunda da karın ağrısı bir kadın gibi trip atıyorlar.

Daha fazla ilgi vermek arkadaşlar, daha fazla ilgilenmek, dikkatini vermek, dinlemek, aramak, konuşmak, dokunmak, sarılmak gibi şeyler. Gün içinde çeşitli alanlara dağılmış ilgi ve dikkatinizin daha çoğunu sevgilinizle ya da partnerinizle paylaşmak demek. İlgi çekmek ya da daha az ilgi vermek de, bunları daha az yapıp, hayatınızın daha farklı alanlarına odaklanmak demek. Daha çok sevmek – daha az sevmek, daha sıcak ve daha soğuk olmak değil. Yani ilginizi çektiğiniz bir zaman diliminde işinize veya spora daha fazla zaman ayırıp, partnerinize daha az zaman ayırırken, beraberken partnerinize sevecen ve sıcak davranabilirsiniz.

Şimdi ilgi yönetimini anlatmak kolay, yapmak zor. Zira ilgi yönetimi, birçok erkeğin duygularının zorladığı davranışlara karşı koymayı ya da onların tersini yapmayı gerektiriyor. Maalesef davranışlarımızın ne olacağını belirlerken sadece rasyonel düşünce değil, duygular ve duygusal ihtiyaçlar da önemli rol alıyorlar ve duygularınızı yönetmeyi öğrenmediyseniz, biliyorum ama yapamıyorum oluyorsunuz. Gerçi birçok erkek bunları bilmiyor ama bilip de yapamayanların temel derdi, duygularını yönetecek gücü kazanmaya emek harcamamaları.

Birçok erkek, kadını ilgisizleştiğinde, negatif düşüncelere yatkınlığından dolayı kaygıya kaplıyor. Çok da önemli olmayan ve hatta ilişkiyle alakalı olmayan bir ilgisizlikte (örneğin kadının zihnini meşgul eden bir iş durumu olduğunda), kaygıya kapılıp çok fazla ilgi göstermeye başlayabiliyor. Burada özellikle kaygılı bağlanma eğilimleri varsa, kişinin kendisini tutması oldukça zor oluyor.

Partneriniz yani sevgiliniz ya da eşiniz size ilgi gösterirken de, bu sefer pozitif duygulara fazla kapılıp, karşınızdaki insanın da duygusal ve ruhsal ihtiyaçları olduğunu, ilişkide sadece kendi ihtiyaçlarınızı değil, partnerinizin ihtiyaçlarını da karşılamak gibi bir ödeviniz olduğunu tamamen görmezden gelebiliyorsunuz. Partneriniz bunun sonucunda hır çıkarmaya ya da soğumaya başladığında da, az önce bahsettiğimiz kaygı tarafına geçip aşırı ilgi gösterebiliyorsunuz. Bu aşırı ilgi sadece “affet beni Gönülll” ya da “Tülay evine dön” şeklinde olmak zorunda değil. Kavgalar ve uzun tartışmalar şeklinde de olabilir.

Doğru ilgi yönetiminde ise ilişkinin normal akışında, işiniz ve ilgi alanlarınız içinde partnerinize zaman ayırmayı ve ona ilgi göstermeyi unutmamalısınız. Ayrıca sizin için yaptığı şeyleri de ilgi ile ödüllendirmelisiniz. Örneğin akşam size gelirken sizin için sevdiğiniz bir yemeği alıp getirdiyse, siz de bir akşam onu yemeğe çıkarın. Ya da çiçek alacaksanız ilgisi iyiyken, beklemediği bir anda alın. Çoğu erkek çiçeği, partneri kendisine kızdığında, soğuduğunda ya da sıklıkla kötü davrandığında alır! Resmen sevgilisine, çiçek almak için trip atması gerektiğini öğretir ?

Partnerinizin size soğuk davranmasını, yanlış yapmasını, çatışma çıkarmasını ise ilgi ile ödüllendirmeyin, ilginizi geri çekin. Örneğin sizi çekmek istediği kavgaya girmeyin. Ya sakin konuşun ya da olmuyorsa sakinleşince konuşuruz diyerek ortamdan çıkın.

İlgi yönetimi ile bir süre sonra karşınızdaki insanın daha fazla oranda istediğiniz şekilde davranmasını sağlayabilirsiniz. Erkek adam sitesinde bu konuyla ilgili yazdığımda birçok insan “ne ya Pavlov’un köpekleri” mi bu diye çıkışmıştı. Ne alakaysa.

Pavlov’un köpekleri olayı yani klasik koşullanma, istemsizdir (ağzından salya akması gibi). Burada bahsettiğimiz şey edimsel koşullanma (operant conditioning) ve bilinçlidir. Edimsel koşullanma ödül ve ceza mekanizmalarıyla istenilen davranışın öğretilme metodudur.

Ama bu olaya sadece ödül – ceza – koşullama olarak bakmak bence yanlış. Bu olay daha çok pozitif ilişki bağını ilgi ile besleme ve negatif ilişki kopukluklarını ilgi ile beslememe olarak görülmeli.

Bir sonraki bölümde yönettiğiniz bu ilgiyi nasıl değerli kılacağınıza, ilgi yönetimi konusundaki modern zaman problemlerine ve bunları nasıl aşabileceğinize değineceğim.

Tekrar ediyorum,  ilgiyi çekeyim derken trip atmayın.

Not 2: Bu yazıyı okuyan bir arkadaş yorumlarda “Pavlov’un köpekleri” gibi demiş. Değil. Pavlov’un köpekleri olayı yani klasik koşullanma, istemsizdir (ağzından salya akması gibi). Burada bahsettiğimiz şey edimsel koşullanma (operant conditioning) ve bilinçlidir. Edimsel koşullanma ödül ve ceza mekanizmalarıyla istenilen davranışın öğretilme metodudur.

Olmayan kırmızı hap mucizesi

Öğrenen adam : cpd’si yuksek bir adamin bi hatunla date’e cikma ya da seks yapma sansi kactir?

Mahmut Hoca : Çok iyi ise 20 25% ama gerçekçi olursak en iyisinin bile 12%.

Öğrenen adam: Oha, çok düşük değil mi?

Mahmut Hoca : 20% çok fazla, 12% daha gerçekçi.

Ö.A : Ben 70 – 80% sanıyordum!

M.H: O nasıl bir hayat olurdu birader? Hemen her yürüdüğün yatakta!

Ö.A: Abi yani merak ediyorum, soyle kasli, uzun boylu, altinda arabasi olan adamlarin random bi hatunda sansi %20 mi yani?

M.H : 20% çok çok yüksek bir rakam. 5 kadında bir. Haftada 1 kadına yürüsen neredeyse bir yenisi yatakta, 10 kadına yürüsen 2 …

Ö.A : Anliyorum. Yani ben kirmizi hapin mucizeler yaratmasini bekliyormusum. Insan dogasi cok tuhaf. Erkekler olmadan yasayamayan bir cins, erkekleri %20 oraninda talep ediyor. O da en iyileri

Ben bazilarinin neredeyse hic reddedilmedigini dusunuyordum.

M.H : Belki Leonardo Di Caprio tarzı tepe binde bir öyledir. 10 üzerinden 10 adamlar.

Ö.A : Ama bi sebebi olmali bu kadar reddedilmenin … Simdi daha iyi anliyorum adamlarin niye oneitis’e sıkı sıkıya bagli kaldiklarini …

M.H : Düşünsene ortalama bir erkek ilk pua oyununa başladığında yatak yürüme oranı 1%dir. Ben hatırlıyorum böyle arka arka reddedildiğim dönemi … 100 kıza yürüsen, 30u senle konuşur. 10 tanesi tel verir. 3 – 5 ile buluşursun. 1 tanesi yatak … Tom Torero’ya göre uzman PUAda bu oran 3%!

Reddedilme olayını ben şöyle çözmüştüm. Dedim ki kendime : “Bak oğlum Mahmut. 10 tane kızla konuştun mu bunlardan biri ile yatacaksın. Diğer 9u ise bu kıza yürürken geçmen gereken yolun engebeleri …

Bir kız seni 1000 sebeple reddeder. Kişisel algılayamazsın.

1 – Sen bir sebeple yürümeyi bok edersin. Ben hala sıklıkla ederim.

2 – Biyolojiniz uymuyordur zira cinsel seçilim algoritmaları feromen seviyesinde seçim yapar. Bahsetmiştim, eğer bağışıklık sistemi genleriniz fazla birbirine yakınsa sen kıza kötü kokarsın.

3 – Kızın erkek arkadaşı vardır, sevdiği vardır, vs …

4 – Tipini beğenmez. Ben 1.78im hatun 188 ister, kelsindir kel istemez, kızdan çok büyüksündür yüzüne bakmaz, bazı kızlar kendileri yaşıtlarına bakmaz sen kızla aynı yaştasındır.

vs … vs …”

Tinderda ben 100 kız sağa atsam boost ile 20 kızla eşleşiyordum. Bunlardan üçü ya da beşi ile buluşup biriyle yataktayım. 10 kızdan biri yatakta ise çok tercih edilen bir adamsın demektir. Kırmızı hapın alfa erkek tanımını bir yazıda yazdım :

Alfa erkek hedefindeki kadını üstün maskülenitesi ile mutlaka ıslatıp tavlayan erkek değildir. Bu fantazidir. Alfa erkek, maskülenitesinin tepesinde oyununu iyi oynayan, onun maskülenitesinden etkilenen kızlara yatırım yapıp, tepki vermeyen hatunları hemen bırakan adamdır.

O yüzden ergenler alfa oldum tüm kızlar hasta falan yazınca adamlara acıyorsun.

Ama şu var. Kızlar maskülen ve duygusal olarak güçlü erkekleri, hanzoluk etmediklerini varsayarsak, maskülen olmayan erkeklere göre daha kibar reddederler.

Ö.A : Abi bu cok buyuk bir zaman ve enerji demek. Ve aldigin sey seks …

Nasıl? Yukarıdaki örnekte Tinder’da boost ile yüz kadını 20 dakikada sağa atarsın. 20 kadına 10 dakikada mesaj atarsın zaten 10u sana dönmez. Diğer 10unun beşi ile kız başına 5 dk muhabbet gitmez. Onlara da kız başı 3 dk desen 15 dk. 5 kızla muhabbet et toplam 30 dk.

3 kızla 3 gece buluş ve yatak … Koltuğundan 1.5 saate 3 buluşma ayarla. Git eğlen, muhabbet et sonra oluyor işte.

Sokakta da aynı. Ben 20lerimde iken sokakta gündüz oyunu ya da hayat oyunu oynamak ya da gerçek hayat tinderı yapmak  için vakit harcarken aynı vakitte akranlarım Marsa uydu göndermeye çalışmıyorlardı. Ya bir tane hatunu memnun etmeye ya da Half Life2 ‘de leş koleksiyonu yapmaya çalışıyorlardı. Yani aldığın seks de seks zevkli bir şey.  Değil mi? Bence harcadığın zamana değer. Tabii hayat boyu öyle yaşayamazsın ama en azından bir süre.

1 tane kızı bir hafta düşünmek, 5 kere buluşmak ve öpücük almak … bak işte o meyvesine göre çok zaman alan bir şey.

Saha Raporu – Ayarsız ve yanlış next

Marthez şöyle bir soru – yorum yazmış :

Mahmut Abi sana bir sey danismak istiyorum.Hatunlara karsı tahamül seviyem cok düstü.Buraya ters dusen bir hareketlerini gordugum zaman direk nextliyorum.En az 3 tabak yapiyorum burda yazdigin gibi ama bolluk mentalitesinden mi kaynaklaniyor bu sorun bilemiyorum.Dun aksam basima bir olay geldi ve aklima direk bu dusunce geldi sana yazip bilgi almak istedim.Olayı özetlemem gerekir ise ; Dun instagramdan bir kiza acilis yaptim.3 5 dakika icerisinde samimi bir cevap verdi ve konusmamiz basladi.Kısa bir tanısma faslımız olduktan sonra lafı bulusmaya getirip , “Cuma işin yoksa aksam 8 gibi bir yerlerde bir seyler icelim” dedim.
Mesajlara 3 5 dakika araliginda cevap verirken bulusma teklifi mesajima tam 22 23 saat sonra cevap verdi.Bu sure zarfinda instagramda aktif olup hikaye falan attı kisaca siklemedi .Daha oncede yazdigin gibi “3 saatten fazla eline telefon almadiklari olmaz” lafını hatirladim ve gördügü halde cevap yazmadigi icin direk takipten cikardim.

Aradan 1 saat gecti baska bir is ile ugrasirken “Olabilir aslında :)” gibi bir cevap geldi.(iş işten gecmisti oysa çoktan silinmişti)

Tam 22 23 saat sonra. Cevap yazmadim tabiki.Sonra kendiside takipten cıkarmıs beni , benim cıkarttigimi daha sonra anladı sanırım.Velhasıl benim sorum : Bir mesaja bu kadar gec cevap vermek next sebebi midir ?(3 saat kurali geciyor ve hikaye atiyor birde instagramda kısaca gordugu halde yazmıyor)

Boş beleş yere mi nextliyorum acaba(?)diye dusunmeden edemedim.Ama burada ogrendigim seyler ile celişen hareketler yapiyorlar ve hic dusunmeden nextliyorum bende.Bazen dogru bildigim seyleri acaba yanlıs mı yapıyorum diye dusunuyorum.Nextledikten sonra diger tabaklara geciyorum.Yanlıs mı yapıyorum dogru mu yapıyorum yoksa hatunlar mi ayarsız anlayamadım.Bir falsom var ise aydinlatirsan memnun kalırım.

Saygılar.

Next, algoritma olarak çok açık olsa da nedense doğru kullanan çok az.Bir kadına 2 kere yürürsün / denersin ve sonra NEXTlersin. Bunu burada çok yazdık. Her ortamda geçerlidir. Kampüste bir kız mı gördün? Bana bakıyor mu, acaba kesiyor mu, kafasına 40 derece eğip dilini damağına koyup 2 saniye 33 salise baktı Mahmut Abi acaba çocuklarımın anası mı olmak istiyor demeyeceksin. Bunu sana hiçbir hap söyleyemez. Yürüyeceksin. İlk konuşmanda soğuk mu? Bir iki gün sonra yine yürüyeceksin. Sonra da next. Tinder ya da instagramdasın ve buluşma teklif ettin. Bir nedenle kabul etmedi mi? 2 – 3 gün sonra bir daha teklif edersin (ilki hiç olmamış gibi) sonra next.

Ota boka next acemiliktir ama daha önemlisi kadınlarla başarısız erkeklerin, beleşten bir şey başarıyormuş hazzı yaşamak için kullanıp durduğu bir tekniktir. Seninkisi muhtemelen acemilik ama ince zekanızı kullanıp kuralları duruma göre ayarlamanz lazım.

Next zaman kaybetmemek için yapılır kızı cezalandırmak ve kendini tatmin etmek için değil. Daha yeni mesajla yürüdüğün kadının cesur çıkış yaptığın noktalarda saatlerce cevap vermemesi normaldir. Şimdi şurayı kafanıza yazın :

Kız bunu bilinçli yapmıyor ya da saygısızlığından yapmıyor. Biraz kırmızı hap teorisi düşünürseniz bu çok etkili bir shit test. Sen, instagramdan zıp çıkan ve daha 90%lık oğlan çocuğu sürüsünden misin, yoksa erkek adam mısın belli olmayan sen, bu tür bir cevapsızlık stresine dayanamayacak zayıf bir erkek misin yoksa gerçek bir erkek misin test ediyor. Çok etkili bir testtir.Çoğu erkek geçemez ve bu erkeklerin böyle basitçe elenmesi de kızın yararınadır:

  • Mavi haplı erkek dayanamayarak kesin “cevabın ne” yazıp kendini ele verir.
  • Düşük rütbeli abazan mavi haplı daha kötüsü “neden cevap yazmıyorsun” diye ağlayıp rezil olarak kendini belli eder.
  • Kırmızı hap okumuş ama duygusal gücü mavi hap seviyesinde olan erkek ise senin yaptığını yapar sonra da marifetmiş gibi şunu der :

Cevap yazmadim tabiki.

Aferin, iyi bok yemişsin. Bunu kırmızı hapın bir parçası sanıp övünerek yazacak çok arkadaş var bu siteyi okuyan. Oysa bana dediğin “ben acemiyim, belki oğlan çocuğuyum ve hatta duygusal olarak zayıfım tabii ki”. Kıza dediğin de bu.

Bir mesaja bu kadar gec cevap vermek next sebebi midir ?

Ben 3 gün ya da 1 hafta sonra döneni de gördüm. Ve bunlardan gayet iş çıkar. Neden nextleyesin ki? Bir kere yukarıdaki gibi NEXTi doğru uygulamıyorsun.

İkincisi, kırmızı haplı isen mesajdan sonra kız kendini hatırlatana kadar yatırımın sıfır olacağından next pratik değil. Neden kırmızı haplı isen dedim zira sen henüz pişmediğinden kızı zahmet edip silecek kadar düşünmüşsün. Belki defalarca girip mesaj gelmiş mi diye baktın. Bu durumda next pratik ama kafa yanlış. Kırmızı haplı olsam sıfır zaman ve enerji harcıyorum neden köşede durmasın. Sonra aklıma gelirse bir daha dener ve silerim dersin. Ben olsam aylarca tutmam ama bunun nedeni takipçi avcısı hatunların takipçi sayısını şişirmemek.

Yine pratik zekasını çöpe atmış ve pratik yerine mor öfke / duygusal yaklaşan biri çıkıp “ben kızın önceliği değilsem nextlerim 23 saat sonra yazmış ama bir numara ben olmalıyım” diye abuklayıp asabımı bozacak diye yazayım. Instagramdan zıp çıkmışsın ve daha buluşmamışsınız bile nasıl 1 numara olacaksın kafasız (sana demiyorum bunu yazacak kalasa diyorum).

Neyse olayda dersini kendin almışsın. Kız geri olumlu dönmüş ama sen acemiliğinden ya da öfkeli zayıflığından kızı silmişsin. Böyle nextleyerek hata yapıyorsun. Hele de tabakları sanal çevirip fiziksele geçmede takılan biri isen. Ama aslında tabaklarla beraber olanbiri isen de yapma zira kız HB seviyesinde ne kadar yukarda ise bu oğlan çocuğu ile erkek adamı ayırma taktiğini o kadar uzun süreli kullanır.

Saha Raporu – Arayış

Herkese selam.

Uzun zamandır yoktum şimdi kıssadan hisseler çıkardığım bir raporla sizlerleyim.Daygame yada sosyal ortam oyunu yapacak vaktim yoktu. Bu aralar yarı monk yarı game beraber gidiyordu. İnstagramda pek aktif olmama rağmen game yapmaya karar verdim. Aynı anda birçok kıza mesaj attım. Genellikle okullar bölümler veya biyodaki dikkat çekme amacıyla yazılan saçma sözleri negleyerek konuşmalara girdim. Az takipçiliydim (50-60) ve fotoğraf paylaşmadığından dolayı ağır shit test yağmuruna tutuldum.

  • Neden fotoğrafın yok?
  • Neden okulunu yazmıyorsun?
  • Neden yazdın bana?
  • Fake misin? vs vs

Mesaj attığım kişiler toplam 20-30 civarıydı. Mesajlarıma dönen 10 kişiden 4 ü ile muhabbetimi devam ettirdim. Diğer 6sı fake olduğumu düşündü sanırım. Aslında seni tanımayan ve başlarda soğuk yapan biriyle muhabbet etmek ve yüksek değer göstermek oldukça zor bunun da etkisi oldukça fazla. Bazı kızlar bana “yaaa sen misin neden böyle yapıyorsun kendi hesabından yazsana “ gibi aptalca şeyler bile söyledi. Herhalde uydularından biri zannettiler. High Solipist hatunlar.

Bakın tekrar ediyorum takipçim çok az ve fotoğrafım yok

Son 3 kızla aynı gün whatsapp a geçtik ama baya soru sordular güvenmemiz lazım vs gibi ilginç durumlar vs

Takipçi sayıları

1.sinin 700

2.si 500

3.sü 300

4.sü 600

2 tanesi nextlendi 1 i ile buluştuk .Diğer 1 i kayıp aq sanırım beni arıyor halen.

Elenen kızlardan (hb 7 )

1.sinin sebebi ;

Buluşma konusunda yer zaman belirlemiştim bize taraf gelecekti ama ne hikmetse ertesi gün “Ben neden geliyorum sen gel“ dedi. Tamamen shit test idi, başlarda umursamamıştım.

Çerçevemi korudum ama kızın ilerleyen dakikalarda cevabı ;

“Ya biz en iyisi görüşmeyelim dedi “.

Mesajı görüldüde bıraktım ve nextledim.

Numarasını sildim ve beni de instadan engelledi 🙂

Diğer kızla konuşurken deney amacı ile “Hafta içi ne zaman müsaitsin? “ dedim.

(Aslı bu olmalıydı “ben gidiyorum sen de gel” “oraya gidelim “ gibi)

“Hiçbir zaman. Hafta içi hep dersim var” dedi.

Mesajı görüldüde bıraktım ve kız peşime düştü

Gece 1-2 de mesaj atmaya başladı “uyudun mu “

“Görüldüde bırakılmaktan hoşlanmam “dedi(benlarka shit atmak ha ?)

Tabi o saygsızlıktan sonra asla umursanmadı ve nextlendi.

Günlerce mesaj attı bana.

En sonunda “numaramı sil defol “ diyip hard next yaptım.

Zaten hali hazırda başka bir kız var idi,

Son kızla konuşup muhabbeti ilerlettim. Buluşmaya çağırdım. İlk buluşmada her zaman yaptığım gibi kızın yanına oturdum.Karşısına oturmak biraz riskli. Beden diliniz veya tipiniz fazla analiz için fırsat bulur.En iyisi kızın yanına oturmak.İçecekleri ben belirledim ve işe koyuldum.Kız başlarda baya soğuktu ama soru sorarak beni tanımak istiyordu.Sakin soğukkanlı ve komik tavrım kırmızı haptan  beri içime işlediğinden rahat espriler yaptım ve baya samimi bir ortam oluştu haliyle.Sorduğu ilginç sorular pas geçildi.

Çantasına bakmak için yanaştım ve temas ettik o ara çantasındaki ses hakkında biraz dalga geçtim, fare mi taşıyorsun içinde gibi.Ek olarak sırtım ağrıyor biraz masaj yapsana minik ellerin ne güçlüdür şimdi diyip kinoları artırdım.

Elini tutmak bence ilk buluşmanın unlock-lock noktası.Elini tuttum bir anda yavaşça geri çekti.Volumu yavaşça  artırarak son hamlemi yaptım ve elini tekrar tuttum , bu sefer sıcak davrandı kendisi de elimi tuttu.

Belinden tutup kendime çektim,yakın mesafeden konuşmaya başladım sessiz ve cool modda.Konuşma balonu vardır insanlarla sözsüz olarak mesafesi 20-30 cm kadar.O  sınırı makul olarak aştıysak gerisi tamamdır.

Kısa süre sonra konuşurken kızı aniden öptüm. Başta afallamış gibi yaptı ama ses etmedi tabi ki.

Daha ileriki dakikalarda yakınlaşmalar artmaya devam etti.

Kiss close ile kapanan 3.buluşmamdı.

İşim var diyip kızdan ayrıldım eve gelince pişman olduğumu farkettim.

İlişki istemediğimi anladım. Discorddaki arkadaşlarla bu konuyu konuştuk. Captan Charisma adlı bir arkadaş dedi ki madem soğutacaksın deney yapalım. Betalaş tepkisini görelim dedi. Aslında bir kız için değmezdi ama diğer gençlere örnek olsun diye başladık yazmaya.

Akşamında kıza “sana aşık oldum galiba” “çok farklısın , iyi ki varsın” gibi kısa ve soğutucu mesajlar yazıp kızı soğutmak zorunda kaldım. Bela olabileceğinden endişelendim  çünkü ilk buluşmada kiss close ve tits touching e alışkın biri değildir diye düşündüm . Soğuttum kızı ve bana dediği şey aynen şu :

“Numaramı siler misin “

“Seni böyle bilmemiştim “vs..

Hipergamisini yerim oy.

Uzun zamandan beri-Trp öncesine dek 2 sene öncesine kadar – hep başarısız bir loser olduğumu düşünürdüm bu yüzden ilişkinin kendisindense , kızı etkilemek ve kiss close yapmak yada one-night stand benim için daha ilgi çekici geldiğini anlamış oldum.

Kadınları, ilişkileri değil de kendimi aramalıymışım…

Zamanla aradığımız şeyin kadınlar değil de kendimizi bulmak , hayatı anlamak , hedeflerimize yol almak olduğunu zamanla anlayacaktır her trp genci.Umarım geç kalmazsınız…

Asla uzun süreli ilişki ve türevlerine  de sıcak bakamayacağım.Bazı konuşmalarda ayrıntıya giremedim şimdi notlarda kısaca anlatacağım dostlar.

Sonuç olarak ilk buluşma notlarım:

1.Kızla mekanı ve yeri netleştirin.

Sakin ve sessiz bir ortam olmasına dikkat edin.

2.Kinolara ne kadar erken başlarsanız o kadar iyi ama saldıray gibi olmamaya dikkat etmek önemli.Beta olmaktansa %60-70 saldıray iyidir.

3.Esprili ve zekice kısa cevaplar vermek çok önemli.Sakin ve yüz okunamaz bir ifadeyle shit testleri geçmek çok değerli.

4.Asla sinirlenmek yok asla bunu önceki saha raporlarımda da bahsettim.

5.İşler ters giderse olayı analiz etmek çok önemli .Ani hareket etmek-eğer kontrol planınız yoksa ters teper büyük ihtimal.

6.Buluşmada pek anlaşılmıyor kızdan ltr mi yoksa short term ilişki çıkıp çıkmayacağı.İyi izlenim bırakmak ile kızı tanımaya çalışmak biraz uyuşması zor şeyler gibi geliyor.Bence en iyisi anı yaşamak.Buluşma bittikten sonra kızın rütbesi net belli olmalı.Çok seksi bir kız olabilir ama ilişki materyali değildir yada tam tersi vs.

7.Ağırlık kaldırıp fit olmak çok önemli.

Giyim ve tarz fit oldukça gelişir.

Fazla kilolu/ çok zayıf olunca tarz bile oluştumak çok zor.

Takı kolye gibi şeyler de önemli , hikayesi olur oradan devam edersin.

Ya da kızda bunlar olur oradan kinolarsın .

İsteğe bağlı tabi.

8.Liderlik etmek olayın belki de tek noktası

Ya liderlik et ya da liderlik edilsin

Mümkün mertebe kontrol sende olsun

“Otobüsle gidecem “ diyen kıza.

“İzin vermem kalabalıktır şimdi metroyla tramvayla vs git “ gibi ilginç otoriter tavırlar kızı afallatabilir.

9.Kızın karşısına oturmayın.Yanına oturun ama çok da abartmayın.Sakince tansiyonu artırabilirsiniz.

Bende alışkanlık oldu bu işler ama yeni başlayan biri iseniz absürt beden diliniz yada göz temasını ayarlamamanız durumunda kızın karşısında socially awkward varmış gibi bir durum oluşabilir.

Omuz üstünden konuşmak ve çoğu insan için vücudun yüksek testestoronlu düzgün sol yanı kıza daha iyi sunulabilir.

10.Uzlaşmacı yönünüzü pek göstermeyin.

Her türlü konuşma , fikir , olayı kendi frame inizden çekin yorumlayın.

11.Kızı iyi analiz edin .Beden dili okumayı öğrenin.

Son olarak

Trp nin %20 si okumaksa %80 i harekete geçmektir.

Okumakla zaman kaybetmeyin.

Discord tayfasına buradan söyleyeyim yakın zamanda tekrar geleceğim .

kolay gelsin .

Konuk Yazar : BenLark

Saha Raporu: Uzun bir aradan sonra sahalara geri dönmek

Uzun bir aradan sonra kendimi yeniden toplayıp sitede yazmaya kaldığım yerden devam ediyorum. Tabi bu süre zarfında gerek teorik, gerekse pratik anlamda gelişme kaydettim ve oyunu sahada oynamaya başladım. Önceleri kendi çevrem dışında ya da online ortam dışında hatunlara yürümüyordum ki bunda bile günde en az 2 hatun düştüğü oluyordu.

Öncelikle şunu söyleyeyim, kırmızı hapın pratiği oldukça zor. Daha önce hiç tanımadığınız hatunlara yürümek ciddi özgüven ve cesaret gerektiriyor. Reddedilmek hatta kız tarafından hiç siklenmemek bu işin doğasında var. O yüzden zihinsel açıdan güçlü olmanız, değilseniz bile kendinizi geliştirmeniz gerekiyor. Burada başarısız olan ve eleştirilen adamlara hak verdim. Zaten önemli olan, kabul edilmek değil. Oyun oynayacak cesarete sahip olmak. Neyse lafı fazla uzatmadan bu son iki haftanın yürümelerine geçeyim.

1- otobüs yürümesi

Sıkış tıkış bir otobüsteyim. Önümde şaşkın bakışlı bir eleman var. Üniversiteye yeni geldiği çok belli. Onla hangi bölümdesin falan derken arkadaşı olan hatunla tanıştık. Sonrasında kızla sohbeti baya ilerlettik. Çocuk indikten sonra kızla sohbete başladık.

Ben: Merhaba ben Svbg
Kız: Ben de Merve
Ben: Memnun oldum. Hangi bölümdesin?

Kız: x sen hangi bölümdesin?
Ben: y. Güzel bölüm. Kaçıncı sınıfsın?
Kız: 3 ama bir sürü dersim var alttan.
Ben: Aferin sana. Hazırlığı geçmişsin ama?
Kız: O zamanlar çalışkandım. Sonradan saldım kendimi.
Ben: Ahaha. X’e mi takılıyordun tüm gün? ( öğrencilerin yoğun olduğu, cafeler bulunan ve gece geç saatlere kadar açık olan mekanların toplu bulunduğu yer.)
Kız: Ahaha evet. Bu arada ben bu semte yeni taşındım. Yalnız kalıyorum. Nerde ineceğimi de bilmiyorum.
Ben: Normalde nerede iniyordun ki?
Kız: X’de sanırım
Ben: O zaman şöyle yapalım, ben numaranı alayım. Daha sonra senle görüşelim. Bu arada galiba bu durakta ineceksin.
Kız: Numaram ….. Teşekkür ederim. Mutlaka görüşelim.

Bir süre sonra mesaj attım, mesajlaştık. Sonradan mesajlarıma geç dönmeye başladığı için bir şey demeden numarasını sildim. ( direkt arayıp buluşma ayarlamam lazımdı. Neyse)

2- Yemekhane yürümesi

Tabldotumu almış oturacak temiz masa bakarken gözüme bir hatun ilişti. Yalnız oturmuş kitap okuyordu. Yanına gittim. Önce kitaplarımı masaya bıraktım. Sonra kıza bakıp,

Ben: Merhaba

Kız: Merhaba

Ben: Tüm masalar kirli olunca ben de buraya oturdum. Ne okuyorsun?

Kız: x. Bunu biliyor musun? (Uzun uzun anlatmaya başladı. Bir toplama kampından bahsetti.

Ben: Polonya’daki auschwitz’ten mi bahsediyorsun? Hani şu yahudilerin katledildiği?

Kız: Evet, kadınların ve çocukların. Güçsüz olanların…

Ben: ( içimden aha dedim bu feminist amk. Ama değilmiş. ) Tren vagonlarına bindirilip tek yönlü yolculuk yapıyorlar vs

Kız: Evet. Bu kitaptan biraz sonra sınavım var. O yüzden bunu okumam lazım. Kusura bakma.

Ben: Ahaha önemli değil, oku tabi. Bu arada svbg ben.

Kız: Ben de x. Memnun oldum.

Ben: Şöyle yapalım, ben senin numaranı alayım. Daha sonra seninle görüşelim.

Kız: Ya ama ben şu sıralar çok doluyum. Telefon vermemek için değil, gerçekten. Tiyatro, okul, kısa film vs. Sonra zamanın yok demek de olmasın.

Ben: Anlıyorum. Olsun, illa ki zamanın olur.

Kız: Tamam vereyim numaram: …. ama dediğim gibi. Şubata kadar biriyle görüşmem zor. Anca şubattan sonra.

Ben: ahaha peki ama bence sen vakit yaratırsın.

Kız: Hadi görüşürüz.

Birkaç yürüme daha var. Sonuçta bu ay 4-5 yürüme yaptım. Daha da yapmayı planlıyorum. Bakalım neler olacak. Skor olduğunda yazarım yine.

Kendini dün ne olduğunla karşılaştır, bugünkü başkaları ile değil.

Jordan Peterson’un 12 Rules for Life kitabının en faydalı bölümlerinden biri Kural 4 : Kendini dün ne olduğunla karşılaştır, bugünkü başkaları ile değil.

Bu özellikle Türkiye’de çoğunlukta olan kendini başkaları ile karşılaştırıp sonra da kadere lanet okuyup oldukları yerde sayan insanların dinlemesi gereken bir öğüt.

Kendini bugünkü başkaları ile karşılaştırmaktan pratik bir yarar elde etmeniz kolay değil. Zira kimse hayata aynı yerden başlamıyor ya da bugüne gelene kadar aynı yollardan geçmiyor. Her ne kadar Türkiye’de sanılanın aksine bu adamların sayısı çok çok az olsa da bazıları sizden çok çok daha avantajlı doğuyor, hayat boyu onlara yetişme şansınız çok zor. Bu durum her ne kadar az sayıda insanda pozitif bir hırs oluştursa da büyük çoğunlukta kendini oldukları yere çivileyen bir öfke ve kin olarak gösteriyor. Öte yandan kendinizi sizden çok çok geride başlamış ve hala geride olanlarla karşılaştırmak da sahte bir başarmışlık duygusu yaratıp yerinizde saymanıza neden olabilir.

Kendinizi başkaları ile karşılaştırmanızın bir zararı da oyunu sıfır toplamlı görmenizdir. Birinin kazanması için diğer(ler)inin kaybetmesi lazımdır oyunu. Oysa günümüz dünyası son 200 yıldır oyunun bu olmadığını anlayanlar sayesinde hemen herkesin toprak köylüsü olduğu bir ortamdan bugüne geldi.

Kendinizi dünkü sizle karşılaştırmanız naif ve faydasız görünebilir ama çoğu insanın bunu yapmama ve bundan çeşitli sebeplerle kaçma nedeni tam tersidir : kendini dünkü senle karşılaştırıp hergün azar azar daha iyileştirmek, senden daha iyilere bakıp lanet okumaktan ya da büyük adımlar peşinde koşmaktan çok daha zordur.

Evet, kendinizi dünkü sizle karşılaştırmanız zordur ama pratiktir. Zira size basit bir uygulama listesi ortaya koyar :

1 – Şu an yapmakta olduğun ama yapmaman gerektiğini bildiğin şeyler ile yapmadığın ama yapman gerektiğini bildiğin şeyler listesi çıkar (tamamen kendi kriterlerinle)

2 – Bu listedeki şeyleri yapmayarak / yaparak 5 yıl sonra olabileceğin iyi durumu gözünde canlandır. Aynı şekilde yapmaya / yapmamaya devam ederek içinde bulunacağın kötü durumu gözünde canlandır. Bu durumları kağıda dök.

3 – Her gece ya da her sabah bir 15 dakika kendine şu soruyu sor ve cevapları yaz : “yarın akşam / sabah bu soruyu sorma saatinde bugüne göre az da olsa daha iyi durumda olmak için neleri yapmam / yapmamam lazım.

Yukarıdaki listede ortaya çıkan yapmanız gereken ama yapmak istemediğiniz şeyler, muhtemelen en hızlı şekilde yapmanız gerekenlerdir. Bu konuda benim çok faydalı bulduğum bir alışkanlık, en yapmak istemediğim şeyleri kendime zorla ilk olarak yaptırmaktır.

Dünyanın en kuvvetli değişim gücü azar azar ama eklenerek meydana gelen değişimdir. Einstein’ın “dünyanın en büyük gücü” dediği bileşik faiz gibi çalışır. Kendinizi her sene bir önceki yıla göre 10% daha iyi duruma getirmek (ki bugüne kadar yan gelip yattı iseniz ilk yıllarda değişim 100%lere bile çıkabilir) sizi başlangıç durumundan çok daha öteye atacaktır.

Bu pratik oldukça basit adımlardan oluşsa da disiplin ve sabır gerektirdiği için çok zor. Özellikle de Türkiye gibi ikisinin de insanların kişiliğinde olmadığı ülkelerde. Bu zor yola girmek yerine kaynak dağılımı adil değil diye ağlamak daha kolay ki zaten herkesin yaptığı bunu sanki gerçekçilikmiş gibi dile getirmek.

Evet kaynak dağılımı eşit değil, hiç olmadı ve olmayacak da. Başından kaynak bolluğunda doğan adam seviyesine gelememe ihtimaliniz yüksek. Ama bu sizin kendinizi 5e katlamanızı anlamsız yapmaz.

Çöp toplayarak karnını doyuran adam muhtemelen hiçbir zaman üniversite okuyan yaşıtı ile aynı seviyeye gelemeyecek ama bu onun hergün biraz daha iyiye giderek bir fabrikada işe girmeye terfi etmesini anlamsız yapmaz. Daha önce tweetlemiştim :

2000 TL maaştan 6000 TL maaşa çıkmak için çalışıp başarabilecek iken “adam babasından 50000 TL harçlık alıyor ben 6000 TL kazanmışım neye yarar” diyen adam gerçekçi değil aptaldır. 6K ile 2K arasındaki fark öyle anlamsız falan değildir çünkü.

Örneğin lisede çalışıp ODTŬye girebilecek iken “çalışsam ne olur kaynak dağılımı adil değil ki” diyen ve saşma sapan bir üniversiteye giren adam gerçekçi değil aptaldır. Zira ODTU mezunu bir hayat ile tabela üniversitesi mezunu hayat aynı değildir.

Siz kendinizi dünkü sizle karşılaştırıp azar azar gelişirken, bu tip gerçekçi “kaynak dağılımı eşit değil, sömürü, dayın / paran yoksa boşa kasıyon” insanlar sizinle dalga geçecek ya da size öfke duyacaklar. Bu adamlara aldırmayın. Bunlar kaale alınacak insanlar değiller. Biliyorum Türkiye’de çoğunluk bunlar ama unutmayın öncelikli motivasyonları sizi boşa çabadan kurtarma nezaketi değil. Kendilerinin disiplin ve sabır gösterme kabiliyleri olmadığından hayat boyu yerlerinde sayacaklarını bilmelerinin öfkesi. Buna bir de yavaş yavaş gelişebilen ya da en azından bu yola girmeyi göze alan insanlara karşı duyulan kindar kıskançlık eklendiğinde, çevrenizden hemen atmanız gereken bir düşünce asalağı elde edersiniz. Böyle adamlar “ama hayat adil değil, ne yaparsan yap eğer kötü bir yerden başlarsan hiçsin” derken aslında şunu söylüyorlar : “ama hayat adil değil, ben ne yaparsam yapayım kötü bir yerden başladıysam hiçim“.  Kendi çaresizliklerini yansıtmaya çalışıyorlar. Sizin bu adamlarla laf dalaşına girme gereğiniz yok zira onların yapamaması sizin yapamayacağınız demek değil, sizin probleminiz değil.

Jordan Peterson’a göre bu teknik özellikle 30 veya 40 yaşının üstündekiler için faydalı :

“20 yaşındakiler kendilerini yine diğer 20 yaşındakilerle karşılaştırabilirler belki. Zira tüm 20 yaşındakiler hemen hemen aynı seviyededir. Ama 40 yaşındakiler ve hatta 30 yaşındakiler birbirlerinden oldukça farklı yerlerdedirler.

Şöyle meditasyon tipi bir pratik edinebilirsiniz : Sabah kalktığınızda ya da akşam yatmadan önce kendinize şunu söyleyin : günümü öyle düzenlemek istiyorum ki gün bittiğinde, hayatım günün başına göre az da olsa daha iyi bir düzende olsun. Sadece biraz daha iyi. Zira azar azar artışlı süreç çok çok etkilidir zira üstel meyveler verir. Bileşik faiz veren banka hesabı gibidir. Azar azar artma süreci zaman içinde katlanarak artmaya dönüşür.

Yani sabah kalktığınızda “hayatımda bugün düzene koyabileceğim şeyler var” diye düşünün. Bunlar genelde yapmak istemediğiniz şeyler. Şöyle devam edin “hayatımı biraz daha düzene sokmak için yapmam gereken ve yapmak isteyeceğim şeyler neler?” Kendinize sormanız lazım ve hatta hangi koşullarda yapacağınızın kendinizle pazarlığınızı yapmanız lazım. Kendinize dikte edemezsiniz, kendinizle pazarlık edebilirsiniz. Bunu yapınca mesela kendinize ödül verebilirsiniz. Bunların soru olması önemli, elinize kırbaç alıp kendinizi kırbaçlayamazsınız. Böyle yaparsanız kendinizin berbat bir efendi ve aynı zamanda berbat bir köle olduğunuzu anlayacaksınız.

Özellikle yeterince aşağılara bakarsanız daha iyi sonuçlar alırsınız. Carl Jung’un bir lafı vardır : “Modern insan Tanrı’yı göremiyor zira yeterince aşağıya bakmıyor.” Modern insan yeterli alçakgönüllülüğe sahip değil.

Ne istediğiniz hakkında düşünün. Etrafınızda neyin doğru olmadığına bakın. Etrafınızda doğru olmadığını düşündüğünüz şeylerin bir listesini yapın. Ve bu listedeki kolay ve bariz şeyleri yapmaktan başlayın. Sizin şu anki haliniz gibi disiplinsiz bir aptalın bile yapabileceği şeylerden başlayın. Bu sizi olmanız gereken yöne doğru hizalayacaktır. Kendinizin bir kaybeden olduğunuza karar vermeden önce bunu 1 sene deneyin ve görün.

Ama bunu 1 sene boyunca hergün yaparsanız kendinizi şu ankinden gözle görülür derecede iyi bir yerde bulacaksınız. 20 yaşında iseniz 60, 40 yaşında iseniz 40 seneniz var. Bunu sürekli yaparsanız, 30 ya da 40 yaşında başlasanız bile büyük yol alırsınız.

Ve son olarak da bir kere bu yola girdiğiniz zaman, geçmişte yaptığınız hatalar, yaşadığınız yenilgiler veya kaybettiğiniz zaman konusunda kendinizi olması gerekenden daha fazla dövmeyin.

Jordan Peterson Türkçe Kitap