Aldatan kadının sapkın sırları – Bölüm 3 – Çocuklarla ilk karşılaşma

Önceki bölüm için,  Aldatan kadının sapkın sırları – Bölüm 2 – İhanetin ortaya döktüğü korkunç yalan.

Uykusuzluk ve kabuslarla dolu gecelerden uyanıyorum ve kabusun hala devam etmekte olduğunu görüyorum. Hem burada hem de gerçek hayatta, gelecekte Carrie’nin hayatındaki rolüm ve ona nasıl davranacağım konusunda bombardımana uğruyorum. Görünen o ki herkesin bu konuda bir fikri var. Ama gerçek şu ki hem benim için en iyi olanı hem de çocuklar için en iyi olanı aynı anda başarmak imkansız. Bu olanlar bende yeniden tamir edilemeyecek şekilde hasar bıraktı ve çocuklarda da hasar bırakacak.

Fakat beni, Mia’nın canını yakmak için Carrie’ye zarar vermeyi istediğimi söyleyerek suçlayanlar var.  Aslına bakarsanız, kadın düşmanı suçlamaları içeren bazı mesajlar da aldım. Bu mesajlar, eğer kızım değil de oğlum benim çocuğum olmasaydı, oğlumu kabul edeceğimi iddia ediyorlar. Bu tam bir saçmalık.

Birçok insan Carrie’ye gerçeği şimdi söylemememi tavsiye ediyor ki bu birçok açıdan oldukça mantıklı. Ama Carrie’nin babasını bulursak o adamın kim olduğunu söylememizi tavsiye ediyorlar. Carrie’nin hayatı boyunca babası olduğumu düşünmesine izin verebilirim ama dışarıda bir çocuğu olduğunu bilmeyen bir adam var. Bu adam belki de çocuğun hayatında olmak istemeyebilir, bilmiyorum ama eğer olmak istiyorsa bunu Carrie büyürken yapabilmeli. Hem o adam Carrie’yi bilmeli, hem de Carrie o adamı ve ailesini. Belki de dünyanın en iyi insanlarından biri ve harika bir baba olacak.

Herkes Carrie için en iyi olanı yapmak istiyor ama Carrie için en iyisinin ne olduğu konusundaki fikirler oldukça geniş bir yelpazedeler zira kimse bu işin nasıl biteceğini bilmiyor ve geleceği göremiyor.

Yasal nedenlerle ismimi Carrie’nin doğum sertifikasından sildirmek istiyorum ama insanlar beni soğuk ve kalpsiz olmakla suçluyor. Ama Carrie benim kızım değil ve bu bilimsel bir gerçek. Carrie benim hakkımda ne hissederse hissetsin ya da ben Carrie hakkında ne hissedersem hissedeyim, tartışmasız gerçek bu. Duygular hergün değişebilir ve zaten bu nedenle de bilime bel bağlıyoruz. Tanrıdan dilerdim ki bilim yanılmış olsun. Ben Mia’yı iki kere hamile bıraktım sanıyordum ama hayır. Sadece sıranın başındaki elemanmışım. Bilim benim inandığım şeyi aldı ve binlerce parçaya ayırdı. Bundan nefret ediyorum ama bunlar gerçekler ve değiştirmemiz ya da kendi gerçeklerimizi türetmemiz mümkün değil. Tabii eğer masal diyarında yaşamak istemiyorsanız ki ben istemiyorum.

Pazar günü Carrie’yi yeniden gördüğümde, duruşumu koruyamayacağımı biliyorum. Mia yakınlarda iken hiçbir duygu göstermeden, oldukça stoik olabiliyorum. Ama Carrie ile durum bu değil.

Carrie neden ağladığımı merak edecek. Bunun nedenini ona söyleyemeyeceğim zira bu onu daha da kötü hissettirecek. Aynı şekilde Michael de neden ağladığımı merak edecek ama gerçeği ona da söyleyemem. Bu nedenle ortada görünür bir neden yokken ağlayarak, iki çocuğa ebeveyn olmaya ve yetişkin rolü yapmaya çalışacağım.

İnsanlar Carrie’ye nasıl davranacağım konusunda endişeleniyorlar. Gerçek şu ki, bu konuda hiçbir fikrim yok ve onunla karşılaşana kadar da olmayacak. Tek bildiğim, o buluşmaya Carrie’ye yönelik en ufak bir negatif duygu ile gitmeyeceğim ve onun o küçük, güzel varlığına en ufak bir kötülük dilemeyeceğim.

Ama onu görmek beni yıkabilir. Mia’nın beni aldattığı devasa sayıdaki adamı hayal etmeme neden olabilir. Bu beni kaskatı yapabilir. Ama insanlar onunla karşılaştığımda ona karşı acımasız olacağımı düşünüyorlar ki bu deli saçması!

Buraya kendimi rahatlatmak için yazıyorum ve gerçekten altın değerinde tavsiyeler aldım. Ama bazı insanlarda empatinin e’si yok.

***

Yorum: Bu yaşadıkların için çok ama çok üzgünüm. Sana verebileceğim bir tavsiye yok zira bence duruşun zaten mükemmel. Karının seni gerçekten sevdiğini ve yaptığı şeylerin sadece şevhet olduğunu okumayı bekliyordum. Karın şu an ne yapacak bilmiyorum ama mahvolacağı kesin.

Rebecca tam bir yılan. Sevgililerimin arkadaş çevrelerini, Rebecca tipinde kadınlar var mı diye her zaman gözlemlemişimdir. Neyse ki hiçbirinin çevresinde bu, sözde seksi güçlü kadın boku yoktu.

***

Rebecca Mia ile lise arkadaşıydı ve Rebecca’yı benim de arkadaşım sanıyordum. Evliliğimizde beni desteklediğini düşünüyordum ama çok yanılmışım. Rebecca gibiler her zaman herkesin kendileri gibi olmalarını isterler ki kendilerini sabote ettikleri ve bunu da özgürlük diye yutturdukları hayatlar yaşarlar.

Becca düğünümüze de gelmişti ve eğer Mia’nın kızkardeşi olmasa baş nedime olacağından eminim. Ama size yemin ederim ki Becca benim de arkadaşımdı. Mia için birkaç sır tutabileceği aklımdan geçiyordu ama Mia’nın aldatmasını desteklemeyi bırak, buna yardım ve yataklık edebileceği aklıma bile gelmezdi.

Bu muhtemelen yanlış ama Rebecca’ya olan kinim, Mia’ya olan kinimden daha fazla. Mia benim karımdı ve ona nazik davranmak benim görevimdi. Ama Becca ve Mia’yı dışarı alışverişe çıkardığımda Becca’nın yemeğini de ödedim. Nezaket ve saygı ile davrandığım birinin bunları hak etmediğini görmekten nefret ediyorum.

***

Yorum :  Kusura bakma ama bunları okuduktan sonra, bu insanlarla eldivenlerini çıkarıp oldukça kirli bir şekilde savaşmanı diledim. O seni sevmedi ama sen onu finansal olarak destekledin. Umarım alabildiğin kadar çok velayet alırsın ve ona ödetebildiğin kadar çok iştirak nafakası ödetirsin. Neyse ki, kusura dayalı boşanma olan bir eyalette yaşıyorsun. Karşı tarafa verebileceğin kadar zarar verebilirsin. Becca ile kısa süreli fuckbuddy olabilirsin. Bu eski karını mahveder, özellikle de Becca ona duygusal destek veriyorsa. Ayrıca Rebecca muhtemelen karını kıskandığı için onun böyle şeyler yapmasını teşvik etti ve bu nedenle de seninle yatmaya açık olabilir. Bu aynı zamanda aldatıldığını öğrendikten sonra özdeğersiz hissetmeni de düzeltebilir.

Mia’nın çocuğunun babasının kim olduğunu bile bilmemesi, onun için en aşağılayıcı, utanç verici şey olmalı. Eğer çocuğun babasının kim olduğunu bulursan, bunu bir süre ona söyleme. Bırak bu bilgiyi ailesinden ve akrabalarından öğrensin ki çevresi onun nasıl da utanç verici, aşağılık bir eş olduğunu görsün.

Mia muhtemelen Rebecca’ya gitti ve ağlayarak o erkeklerden isimlerini hatırladıkları olup olmadığını sordu. Rebecca’da hemen diğer arkadaşlarını arayıp, “Mia çocuğunun babasının kim olduğunu bile bilmiyor” diye dedikodu yaptı. Çocuğun babasının kim olduğunu öğrenirsen, genetik sağlık bahanesiyle, Mia’ya çocuğun babasını bulması konusunda baskı yap. Böylece dışarıda gürültü yapsın ve çocuğun babasının kim olduğunu bile bilmediği insanların dikkatini çeksin. Sonra çıkıp cevabı söyleyerek günü kurtarabilirsin. Böylece aslında onun yapması gereken şeyi yaparak imkansızı başarmış olursun.

İnsanlar bundan nefret edebilirler ama ben senin yerinde olsam, karşı tarafı mahvetmek için savaşırdım.

***

Bu yazdıklarımı okuyan diğer erkeklere oldukça korkak görüneceğim ama, bugüne kadar birlikte olduğum tek kadın Mia idi. Bu benim tercihimdi ve bir embesil gibi onun da aynı tercihi yaptığına inanmıştım.

Dürüst olmam gerekirse şu an dünyanın en güzel kadını gelip benimle yatmak istese onu reddederdim. Mia’nın yaptıklarını öğrenmek beni, korunarak ya da korunmadan fark etmeksizin seksten iğrendirdi. Beni maruz bıraktığı diğer erkeklerin pisliğini üstümden atamayacağım gibi hissediyorum. Kendimi hem ucuz hem de kirli hissediyorum. Yani Rebecca ile bunu yapma fikri beni iğrendirir. Özellikle onun gibi uzun yıllar boyunca çok daha fazla deneyimi olan biriyle. Kibar davranıp, Rebecca yalnız bir el lambası diyeceğim (İngilizce argoda orasını burasını açıp gösteren kadın), ne demek istediğimi anlamışsınızdır. Rebecca’ya karşı cinsel bir çekim duyabileceğimi sanmıyorum. Yanlış anlama, tavsiyelerin harika ama Rebecca ile karşılaşsam, onu saçlarından tutup öfke ile kafasını duvara vurup durmak daha çekici geliyor. Mecazi olarak konuşuyorum, burada vicdanım da devrede.

Pazar günü saat üçte hukuk bürosu beni aradı ve çocukları aldıklarını ve yolda olduklarını söylediler. Hayatım boyunca bu kadar ürkütücü bir mesaj almamıştım. Trajik olan şey de, haftalar önce böyle bir mesajı gülümseyerek ve heyecanla beklerdim. Daha önce dört gözle beklediğim bir buluşma, birdenbire en çok korktuğum şey haline geldi.

Çocuklara boşanma ve babalık konusunda en ufak bir şey söyleme planım yoktu. Kendimi ne kadar hazırlarsam hazırlayayım, bu konuları onlarla konuşabilecek zihin durumunda değildim. Hedefim, başka zaman normalde nasıl oluyorsa ona en yakın şekilde normal davranmaktı. Ama gerçekte buluşmanın daha farklı olacağını ve bunun üzerindeki kontrolümün çok az olduğunu biliyordum.

Avukat şirketinde stajyer olan Jesicca arabayı evin önüne sürdüğünde onları içeriden izledim ve dışarı çıktım. Arabanın yolcu tarafına yaklaşırken gülümsüyordum ama Carrie’nin oturduğu yerden bana kocaman bir gülümseme ile baktığını görür görmez ağlamaya başladım. Ama hala gülümsüyordum ve bu gülümsemeyi suratımdan atamazdınız. Sadece çocukları ve kendimi her şeyin yolunda olduğuna ikna edene kadar gülümsemeyi umuyordum. Keşke bir B planım olsaydı.

Çocukları arabadan çıkardım ve ikisini de kucaklayarak onları çok özlediğimi söyledim. Gerçekten de söylemeyi becerebildiğim tek şey buydu. Ağlamayı durduramadım. İnsanlar benden istedikleri kadar nefret edebilirler. Tanrı biliyor oldukça nefret dolu özel ya da açık mesajlar aldım ama farklı hissediyorum. Çocuklarıma en son güle güle dediğim günden farklı hissediyorum.

Sırtımda ağır bir yük var gibi hissediyorum. Alışık olduğumuz aile birimi mahvolduğu için bir gözümü kaybetmişim gibi hissediyorum. Kalbim çok kırık. Onun benim kızım olmadığını bilmek kalbimi daha da çok kırıyor. Hayatım öyle bir şeye dönüştü ki, her gün, Mia’nın ihanetinin yeni bir uç noktasını öğrenmekten başka bir kalp kırıklığı geliyor.

Geçmişte olan bağımız hatırlatılıyor ama o bağların hepsi yalan üzerine kuruluydu. Kaosun volkanik merkezinden, Mia’nın ihanetinden mümkün olduğunca uzak durmaya çalışıyorum ama sürekli olarak onun ihanetinin yeni bombaları ile sarsılıyorum. Her gün ne kadar fazla kandırıldığımı öğreniyorum.

Jesicca bir azize. Çocukları eve götürmeme yardımcı oldu ve ben de çocukların eşyalarını taşıdım. Bağajın kapağını kapatıp da eşyaları yere koyup döndükten sonra, Carrie’nin beni izleyen bakışları ile karşılaştım. Hiçbir şey söylemedi ama bir sarılmaya en çok ihtiyacı olan kişinin ben olduğumu biliyor gibi bakıyordu. Yere çömeldim ve hemen bana koşup küçük kollarını sıkı sıkı boynuma sararak bana sarıldı. Bu çocuk beni orada o kadar sarstı ki. Hiçbir çocuk anne ya da babasının o şekilde ağladığına şahit olmamalı.

Herkes, çocuklara en az zararı verecek şeyleri yapmam konusunda ısrar ediyor. Bu harika ve oldukça mantıklı ama ya her şey onlara zarar verecekse? Ya onlara zarar vermemenin bir yolu yoksa? Carrie’nin güç ve güvenlik kaynağı olarak gördüğü babasının gözleri önünde yıkılması ona zarar veriyor olmalı. Onu terk edersem ona zarar vereceğim ama onun hayatında olmam da ona zarar verecek. 6 yaşında bir çocuk, yetişkin bir erkeği teselli etmek zorunda olmamalı, özellikle de kendisinin hiçbir suçu olmayan bir konuda. O an tüm varlığımla kendimden nefret ettim.

Annesi bana yalan söyledi. Onun benim olduğumu söyledi. Ama bu küçük kız, bildiği tek şekilde beni teselli etmek için bana sarılmaya devam etti. İşte o an, bir uyanış yaşadım. O da ben de bu olayda kurbandık ve ben bir yetişkin olarak olayı çok daha düzgün bir şekilde karşılamalıydım. Carrie daha bu olayın kurbanı olduğunu bile bilmiyor.

Carrie ve ben, diğer tüm yolcuların öldüğü bir uçak kazasından kurtulan iki kişiymişiz gibi. Kurtulduk ama kurtulmamıza rağmen kaza ruhumuzda ölene kadar taşıyacağımız yaralar açacak. Birbirimize destek olmalıyız. Birbirimize ihtiyacımız var çünkü ikimiz de aynı felaketi yaşıyoruz. Tamam, felaketi çok farklı açılardan yaşıyoruz ama beraber yaşıyoruz.

Tam o anda kaybı tüm benliğimle hissediyordum ama acının tamamını üstüme alarak onu acıdan koruyordum. Bu olaya, Mia’nın kızımı benden alması olarak bakıyordum ama Mia babasını da Carrie’den aldı. Bu hikayedeki kötü insan Mia.

Şu an hissettiğim şeylerle ilgili suçluluk duymayı bırakıyorum. Babalığın el kitabı diye bir şey yok. Görünen o ki Reddit bir insan ihanete uğradığında boşanmaya kadar ne yapılması gerektiğini biliyor ve gerçekten de çok iyi tavsiyeler verebiliyor.  Ama iş kızım diye yetiştirdiğiniz çocuğun hiçbir zaman sizin kızınız olmadığını öğrendiğinizde doğru şekilde nasıl davranılır konusuna geldiğinde, buradan çıkmak gerekiyor. Bana kimse, nasıl hissetmemi ve reaksiyon göstermem gerektiğini söyleyemez. Aklıma gelen tek benzer örnek, çocukların doğum sonrası hastanede karışması  ama orada çift sorunla beraber uğraşıyor ve her ikisi de kandırılıyor. Her ikisi de, kendilerinin kanından ve etinden sandıkları çocuğun kendilerinin olmadığını öğreniyorlar. Buna benzer bir durum yaşamadığınız sürece şu an ne hissettiğimi anlamanız mümkün değil.

Kendimi toplamam yarım saatimi aldı. Jessica üçümüze de sarıldıktan sonra evden ayrıldı. Ona içinde 500 olan bir zarf verdim ve bunun benzin için olduğunu söyledim. Onun elektrikli araba kullandığını biliyordum, o da paranın benzin için olmadığını biliyordu.

Ben Carrie’yi kucağımda taşırken, Michael’de bana, dedesi ile yaptığı şeyleri gösterdi. Carrie bu arada boynuma sarılmıştı ve onun da tahta boyamada yardım ettiğini biliyordum. Standart “sana inanmıyorum Michael” rutinime girdim ve sonrasında da önce Carrie sonra da Michael ile gıdıklama seansına başladım. Carrie’nin gülüşlerinin, Michael’ı gülerken ve mutlu görmenin, aynı zamanda ne kadar harika ve kalp kırıcı olduğunu anlatamam. Çünkü bunlar darmadağın ruhuma neşe katsalar da geleceğin şu an tadını çıkardığımız şeyin çok azına sahip olduğunu biliyorum.

Carrie ve Michael benimle güreşmek için el ele vermişlerdi. Carrie bebekliğinden beridir müzik dinlemeyi seviyor ve bu nedenle müzik açtım. Doğduğu ilk haftadan beridir geçen aya kadar onunla dans ediyordum. Şapşal göründüğümü biliyorum ama umrumda değil. Ben bundan zevk alıyorum, Carrie de benim şapşal davranmamı çok seviyor.

Ubereats’ten akşam yemeklerimizi ısmarladım. Asyalı olmamamıza rağmen, Asyalı gibi yiyoruz. Michael 10 yaşında bir çocuğa göre oldukça iştahlı bir şekilde lo mien yiyebiliyor ve nedendir bilinmez, Carrie crab rangoon yemeye bayılıyor. Benim iştahım pek olmadığı için çok yemedim. İstahsızlığım son zamanlarda aldığım kiloların hakkından geliyor.

Onlarla yeniden yemek yemek çok hoşuma gitti. Bugün okulları olduğundan ikisini de banyo yaptıktan sonra giydirip yataklarına gönderdim.

Michael yatmadan önce kitap okumayı seviyor. Onu kucakladım ve ona onu sevdiğimi söyledim. Carrie’yi yatağına koyup resimlerine işaret ederek ona da kitap okudum. Gözlerimde yaşlar birikmeye başlayınca onu da alnından öptüm ve gerçek ortaya çıktıktan sonra ilk defa ona “seni seviyorum” dedim. 

Bana dünyanın en büyük götü deyin, umrumda değil. Ona seni seviyorum demek, hayatımın şu an bir mücadele alanı olduğunu itiraf etmek ve neyin gerçek neyin gerçek olmadığını bulmaya çalışmak demek. Carrie’ye olan sevgim gerçek. Artık farklı hissediyorum ama onu seviyorum.

Bu arada ben de ondan hiçbir şeyi esirgememekten, ona her şeyi verme isteğine evrildim ki bu büyük bir fark. Sanırım onun bana seni seviyorum demesini bekledim. Gerçi onun beni sevdiğini biliyorum, söylemesine gerek olmadan gösteriyor zaten.

Ama bir ara duraksadı ve sonra bana “annem seni seviyor” dedi. Ona kızmamak için çaba harcayarak ve olabilecek en tatlı şekilde, bunu bana neden söylediğini sordum. Bana annesinin bunu söylemesini istediğini söyledi. Olabildiğince tatlı bir şekilde annesinden bunu mu duyduğunu yoksa annesinin özellikle bunu söylemesini mi istediğini sordum. 

Görünen o ki yakında eski karım olacak şahıs, çocuklara neden onları ziyarete gelmediğimi ve neden onlarla beraber eve gitmediğini açıklamak zorunda kalmış. Çocuklara babasının evinin onların yeni evi olduğunu söylemiş ki aslına bakarsanız bu hoşuma gitti. Ama bu “annem seni seviyor” saçmalığının aslını öğrenmeliydim.

Ben Carrie’nin ağzından laf almaya çalışırken Michael odaya geldi ve annelerinin onlarla, eve onlarla gelememe sebebinin, benim artık annelerini sevmemem olduğunu söylediğini söyledi. Buna nasıl cevap verebilirdim ki? Aynen öyle, tüm suç benim değil mi? Birden bire annelerini sevmeyi bıraktım. Bu kadının beni suçlamasına izin vermeyecektim.

Çocuklar uyuduktan sonra sıklıkla onlara bakan bakıcıyı aradım. Birkaç saatliğine gelip gelemeyeceğini sordum. Çocuklar zaten uyuyorlardı ve gelirse ders çalışırken ekstra para kazanabilecekti. Bakıcı geldikten sonra arabaya atladım ve eski karımın anne babasının evine gittim. Önceden haber vermeyi bile önemsemedim. Kapıyı çaldım ve Mia’yı görmek istediğimi söyledim.

Sonraki bölüm: Aldatan kadının sapkın sırları – Bölüm 4 – Aldatan kadın ile görüşme ve bedel ödetme moduna giriş

Tüm seri:

 

Aldatan kadının sapkın sırları – Bölüm 2 – İhanetin ortaya döktüğü korkunç yalan

Önceki bölüm için, Aldatan kadının sapkın sırları – Bölüm 1 – İyi çocuk benliğimin yanıp kül olduğu günler.

Ertesi gün, 3 avukat bürosu ile görüştüm. Yasal boşanmaya ne isteğim ne de ihtiyacım var. Ama yasal boşanma, malları paylaşmamızı, çocukların velayetine karar vermemizi ve onun artık kiminle ne halt yediğinin beni bağlamamasını sağlayacak.  İlk iki büro ile görüştükten sonra ikincisini sevdim. Üçüncüsü ile, çok iyi mi diye görüştüm, yoksa ikinci firmanın en iyi boşanma avukatında karar kılacaktım. Her durumda, üç en iyi avukatlık bürosunu, onun aday listesinden çıkarmış oldum ki bu benim kitabımda kazanmak demektir.

İlk önceliğim çocukların velayeti. Ama alabilsem bile tam velayet istemiyorum. Çocuklarının annelerine ihtiyacı var ama anneleri, yaptıklarından dolayı artık benim hayatımda olamaz. İkimizin de çocukları bırakıp alabileceğimiz bir aracı, onunla tek kelime etmeme gerek olmadan yaşamıma devam etmemi sağlayacak. Görünen o ki zaten onun kim olduğunu bilmiyormuşum. Bir yabancı ile neden konuşayım ki?

Yolcu gemisinden döndüğümüz zamana gelen hafta işe geri döndüm. İş yerindekilere ne aldatmadan, ne kazadan ne de yolculuğa gitmediğimizden bahsettim. Tabii ki beni kiralık araba ile görenler yeni bir araba mı aldın diye sordular. Başımdan geçenleri İnsan Kaynaklarına anlatmam gerekiyor mu bilmiyorum ama kişisel problemlerimin iş yerinde yayılmasını istemiyorum, bu utanç verici olur. Boşandığımda bunu söylemem gerekecek ama boşanma her zaman bir başarısızlık demek. Yine de çoktan batmış bir geminin çıpası olmaya niyetim yok.

Zührevi hastalıklar testi tamamen temiz geldi ama testi yaptırmak bile, her ne kadar benim bir günahım olmasa bile, bana sapık gibi hissettirdi. Sanırım Mia bu zamana kadar hastaneden çıkmıştır ama anne babası onu eve getirmeye kalkmadılar. İsteseler de bana ulaşamazlardı zira Mia’nın bitmek tükenmek bilmeyen mesajları yüzünden mesajları okumuyorum.

Boşanma kağıtlarını alır almaz ve Mia’ya tebliğ yapılır yapılmaz, hayatımın bu en büyük hatasını geride bırakabileceğim. Mia’nın yaptıkları, tüm o beraber zamanımızı çöpe attı. Şimdi bir daha olsa onunla asla olmazdım, gerçekten sadık olabilecek biriyle olurdum. Mia güvenilebilirliğini kendi eliyle çöpe attı. Sana ait biri var derken birden tamamen yalnız kalmak. Sanırım tek özlediğim şey o birinin olma hissi. Ama tabii hepsi yalandı ve ben onun için hiçbir şey ifade etmiyordum. İnsanlar güzel bir yalana sarılmak için çirkin bir gerçeği halı altına itebilirler. Ben, o insanlardan değilim.

Karımın ne kadar süredir ve kaç kişiyle aldatmış olduğunu sorup duruyorlar. Bu bilgilere henüz sahip değilim. Ama bunu bilmek de istemiyorum zira aldattıktan sonra kaç kişi, ne kadar süre fark etmiyor. Hayat boyu korumaya yemin ettiğin bir yeminin varken bunu başkalarının yok etmesine izin veriyorsan, sen kötü bir insansın.

Tanrıdan dilerdim ki keşke onunla hiç karşılaşmasaydım. Bana bir hayat verip sonra onu bana sormadan benden tamamen aldı ve buna hiç hakkı yok. Bana ihanet etmeden önce olduğum erkek artık yok. O zaten hiç olmamış ve hayatım enkaz halinde.

Yorum: Kimse senin şu an yaşadığın acıyı deneyimlemek istemez. Bu acı çok güçlü ama şu an hem kendin hem de çocukların için güçlü olmalısın. Eğer zamana ihtiyacın varsa bu zamanı kendine ver. Ama onun ailesine her şeyi anlat ve ona bakma işini ailesine bırak. Sonra hukuki olarak evliliğinden kalan her şeyi bitirmek için bir avukata başvur. Sonra da ilk işin hem kendin hem de çocuklar için terapi ayarlamak olsun. Bu, gelmekte olan boşanma sürecini aşmanızda size yardımcı olacaktır. Finansal durumunu emniyete almaya ve destek için seni sevenlere ulaşmaya da başla. Zamanın tüm yaraları iyileştireceğini unutma. Güçlü kal arkadaşım.

Bu aldığım en iyi tavsiyeydi. İlk terapi seansı Perşembe günü olacak. Bu seansta, çocuklar için terapiyi da ayarlayacağım.2 avukatla konuşmuştum, değişik bir perspektif için bir avukatla daha konuşup karar vereceğim.

Mia ile evlenmeden önce edindiğim bir miras sayesinde finansal olarak güçlü durumdayım. Bu varlığın tek kuruşunun bile Mia tarafından alınamayacağını bilmek beni mutlu ediyor.

Çocuklarıma olan karşılıksız sevgim, bu zor zamanlarda beni ayakta tutan şey. Varlıkları bana hem güç veriyor hem de şu dünyada yalnız olmadığımı hatırlatıyor. Hayatımın bu hale geleceğini asla tahmin edemezdim ve bir haftadır bu gerçekliğe adapte olmaya çalışıyorum. Bu süre boyunca kendimi acımasızca gözden geçirdim ve acaba karımı kendimden uzağa itmek için bir şey yaptım mı diye sürekli analiz ettim. Ama herhangi bir şey bulamadım. Bana olan hıncının, geçen sene arabasını temizlerken sevdiği kokuyu eklemeyi unutmam gibi oldukça basit şeyler yüzünden olup olmadığını bile düşündüm.

Kendimi bir sebep olmadan suçlayan biri değilim. Ama karımın davranışları o kadar acımasız ve beklenmedik ki, bütün bu süreç beni oldukça yıprattı. Öyle ki bir kadınla buluşma fikri bile tamamen tiksinti veriyor. Birine güvenme kabiliyetini tamamen kaybettim gibi geliyor. Ama terapinin bana ve çocuklarıma, bu süreci atlatmamıza faydası dokunacağını umuyorum.

***

Nereden başlayacağımı ve ne söyleyeceğimi bilmiyorum. İlk söyleyeceğim, iyi bir avukatlık bürosundan, oldukça yetkin bir avukat bulduğum olacak. Bu büronun benim yaşadığım yerde harika bir itibarı var, özellikle de erkekleri boşanmada temsil etme alanında. Avukatım, bu davayı takımından başka birine vermek yerine bizzat kendi üzerine aldı. Tüm firma bana büyük bir destek ve sempati gösterdi. Tek dertlerinin, kazanacakları para olmadığını görebiliyorum.

Avukatım Nadia, benim iyi durumda olmam için elinden gelen her türlü yardımı sağlıyor. Benim davamı aldıktan hemen sonra, formalite formları doldurduk, ona banka hesaplarım ve ikimizin geliri ile ilgili kaba miktarlar verdim. Ona kazadan ve kaza öncesinde olanlardan bahsettiğimde, hemen zührevi hastalıklar testi almamı önerdi ama ona bunu zaten yaptığımı söyledim. Sonra da bana, Mia’nın ihanetinin kanıtlarını toplayıp toplamadığımı sordu. Ona ihaneti keşfettiğimde, doğru dürüst düşünemediğimi söylediğimde de hemen bir özel dedektifi aradı ve ertesi gün için bir randevu ayarladı. Kusura bağlı boşanmanın geçerli olduğu bir eyalette olduğumuzdan, davanın benim lehime gitmesi için, ihaneti ispatlamamız çok önemli.

Bunların yanında, Nadia’nın takımından biri, benimle Mia’nın babası arasındaki iletişimi sağlamak için atandı. Böylece çocukların alınıp bırakılmasını koordine edebileceğiz. Yakında eski kayın babam olacak adamı, eski karımın çocukları önümüzdeki hafta sonu alabileceği konusunda bilgilendirdim.

Nadia benim ve çocukların terapi alması konusunu da açtı. Terapiye başladığımı, çocukların da gelecek hafta başlayacağını söyledim. Şu an çocukların bir şeyden haberi olmadığı için, bu konuyu bekletiyordum. Nadia ihtiyacım olursa birkaç terapist bildiğini söyledi.

Nadia’nın benim durumun konusundaki gerçek empatisinin, beni rahatlattığını söyleyebilirim. Avukatları normalde sevmem ama ruh taşıyan bir tanesini bulmuşa benziyorum.

Nadia bana bir sonraki buluşmamızda tamamlamam için bir liste verdi ki bunlar burada aldığım tavsiyelere de paralel şeyler. Bu nedenle benden DNA testi almamı istediğinde, bu bana garip gelmedi zira bunun standart prosedürün bir parçası olduğunu anlamıştım. Akşam eve vardığımda çocukların yanak içinden sürüntü aldım ve benimkiyle beraber zarfa koydum ve sabah postaya verdim.

Ertesi Cuma çocukları dedelerine bıraktıktan sonra öğle yemeğinden dönerken, DNA testi sonuçları ile ilgili bir mail uyarısı aldım. Emailleri arabada, bilgisayarımda açmaya karar verdim. İlk mailin linkine kaygılı bir şekilde bastım ve oğlum Michael’in benim biyolojik çocuğum olduğunu gördüm. İkinci linke de bastım ve sonuçları okudum. Tekrar okudum. Ve tekrar okudum. Dilimi yutmuştum ve gördüklerime inanamaz bir şekilde başımı sallayıp duruyordum. Kızım Carrie benim biyolojik çocuğum değildi.

Acımın nasıl büyük olduğunu anlatamam. Sanki bir parçamı koparmışlar gibi acı çekiyordum. Gerçekten de ruhumdan kocaman bir parça koparmışlar gibi hissediyordum. O kadar acı içerisinde, kimi arayacağımı bilemedim. Orada öyle oturup ağlarken, bir yandan da bu kabustan uyanmak için yalvarıp durdum.

Sonuçların ekran görüntüsünü aldıktan sonra Nadia’ya gönderdim. Nadia 20 dakika içinde beni aradı ve işyeri adresimi istedi. Adresi zar zor verdim ve Nadia yanıma birini göndereceğini söyledi. Daha fazla dayanamadım ve arabanın kapısını açıp sokağa kustum. Kusmam bittiğinde avukat asistanı gelip beni aldı ve Nadia da toplantısı biter bitmez yanıma geldi.

Bana söylediği ilk şey, bu testlerin bazen yanlış sonuçlar verdiği oldu. Tamamen haklı olan tüm bu öfkeme rağmen, yerel bir laboratuvarda Carrie için bir test daha yaptırmamı önerdi.

Olanlara inanamıyordum. Mia’yı beni aldatırken yakalamama rağmen, DNA testini tamamen formalite olarak görüyordum. Karımın başkasının çocuğunu doğurmasını bırak, bana ihanet edeceğini bile aklımın ucundan geçirmemiştim. Ben kiminle evlenmişim böyle?

Henüz elimde kesin delil yokken Mia’ya hesap soramazdım ama kesin delil eğer şüphelerimizi kanıtlarsa, onunla konuşmak bile aklımın almadığı bir şey haline geliyordu. Avukatlık bürosundakilerden biri, tansiyonum yüksek mi diye ölçüm yaptı. Biraz yüksekti ama ben bir panik atak geçirmek üzere olduğumu hissediyordum. Ama bir yandan da şok nedeniyle duyarsızlaşmıştım.

Küçük kızımın o andan sonra artık benim biyolojik olarak kızım olmayacağı fikri ile mücadele ediyordum. Çocukların anneleri ile olmasına şükrediyordum. Bir yandan da test sonuçlarından tamamen şüphe duymaya başladım. Belki oğlum benim oğlum değildi ama kızım benim kızımdı? 

Neyin ne olduğunu öğrenmek için 2 gün daha beklemek istemediğimizden, bir bahane ile Carrie’yi annesinden birkaç saatliğine aldık ve steril bir laboratuvarda testi tekrarladık. Bir yanlış yoktu. Carrie benim kızım değildi. Sonuç geldiğinde Carrie çoktan annesindeydi ama ikinci test sonuçları beni daha beter vurdu. Carrie’nin, test sonuçlarıyla nasıl darmadağın olduğumu görmemesi iyi oldu. Sonuçları avukatıma gönderdim. Hemen beni aradı ve bu çok zor zamanlarda aileme sığınmamı tavsiye etti.

Tamamen duygularıma boğulmuş bir şekilde, yol boyu ağlayarak babamın evine gittim. Annem beni gördüğünde, bir şeylerin çok kötü olduğunu hemen anlamıştı ama ben konuşamayacak kadar ağlamaya boğulmuştum. Sonunda ona, Carrie’nin benim kızım olmadığını söylemeyi başardım. “Ne?” diyebildi ama ne dediğimi anlamıştı. Zaten benim bunu tekrar edecek gücüm yoktu. Benim hüngür hüngür ağladığım, annemin ise orada öylece bakakaldığı bir sessizlikten sonra annem babamı aradı ve hemen eve gelmesini söyledi. Eve gelirken hız yapıp kendini tehlikeye atma ama sana berbat haberlerim var dedi.

Babamın eve gelmesi 20 dakikayı buldu. Bundan sonraki saatler, birbirimizi teselli etmeye çalışmamızla geçti ama hiçbirimiz teselli edilecek durumda değildik. Bana Michael’i sordular ve onlara Michael’in benim çocuğum olduğu kesin dedim. Önce rahatladılar ve sonra sadece bir torun kaybettikleri için rahatladıkları için suçluluk duydular. 

Bundan sonra ne yapacağım konusunda hiçbir fikrim yoktu. Ama tek bildiğim, Carrie’nin ihtiyacı olan vey istediği hiçbir şeyden mahrum kalmamasını sağlayacak olduğumdu. İştirak nafakası olmasa da, onu ortada bırakmayacaktım.

Kendi acım altında ezilirken, Carrie için daha çok üzülmeye engel olamıyordum. Bu durumda tamamen masumdu. Onun velayetini istediğimden emin değildim ya da bunun mümkün olup olmadığından. Aynı zamanda Mia’nın bunu bilip bilmediğini ya da bundan şüphelenip şüphelenmediğini de merak ediyordum. Bir anda birçok cevaba ihtiyacım olduğunu farkettim.

***

 Pazartesi günü, iş çıkışı Nadia ile buluştum. Mia’yı takip eden özel dedektif ile buluştuğunu söyledi. Kazadan sonra Mia evden hiç çıkmadığı için, ihaneti ile ilgili yeni bir kanıt yoktu. Ama özel dedektif, Mia’nın eski cep telefonundaki hemen her uygulamaya erişmeyi başarmıştı. Bu sayede de birçok erkek ile, her yargıcı ikna edecek kadar çok çıplak fotoğraf paylaşımı, uygunsuz mesajlar ve ihanet itiraflarına ulaşmıştı. Dedektif bana fotoğraf ve mesajları görmek isteyip istemediğimi sordu ama ben görmek istemedim. Ama ertesi gün, Nadia ile Mia’nın karşısına çıkıp Carrie’yi tartışmayı planlıyorduk. Nadia eğer Mia’yı ikna edebilirsek bunu kendi ofisinde yapmayı istiyordu. Nadia benim önümde Mia’nın annesini aradı. Hastaneden ayrıldıktan sonra Mia’nın sesini ilk defa duymuştum.

Nadia direkt kendisi ile konuşmamız gereken bir şeyler olduğunu söyleyip Mia’yı ofisine çağırdı. Mia’nın bunun için istekli olması beni şaşırttı. Nadia Mia’nın avukatı olup olmadığını sordu ama Mia’nın avukatı yoktu. Buna rağmen ertesi gün gelip konuşmak için çok istekliydi.

Ertesi gün işte ağlamadan çalışmam büyük bir çaba gerektirdi. İçimde fırtınalar koparken, dışardan olabildiğince normal görünmeye çalıştım. Zar zor öğle yemeği yedikten sonra, saat 3 gibi avukatlık bürosuna doğru yola çıktım. Ondan önce varıp oturmak ve onunla girişte karşılaşmaktan ve bana yaklaşmaya çalışmasından kaçınmak istiyordum. Beklerken mükemmel ailemizin, hiçbir zaman var olmadığını bildiğim ailenin  fotoğraflarına baktım.

Mia alçıları olduğu için yardım olmadan yürüyemiyordu. Alçılar sayesinde istenmeyen sarılma çabaları olmayacaktı. Bir an sempati toplamak için rol mü yapıyor diye düşündüm ama kazada ciddi yaralanmıştı. Bir an önce oturması ve konuşmanın başlaması için sabırsızlıkla bekliyordum.

Herkes oturduktan ve sular istendikten sonra avukatım Mia’ya, konuşmanın kaydedilmesinde bir problem olup olmadığını sorarak başladı. Mia bunu kabul etti ve kayıt başlar başlamaz, yakında eski karım olacak kadın, benden özür dilemeye çalıştı. Onu sert bir şekilde durdurdum ve dümdüz beni kaç erkekle aldattığını ve beni aldatmaya ne zaman başladığını sordum. 

Dedektifin bulduğu bilgiler, benim onu beraber bastığım adamın ilk olmadığını açıkça gösteriyordu ama Mia’nın bu bilgilere sahip olduğumuzdan haberi yoktu. Bu nedenle, yaptıklarının ne kadar kötü olduğunu saklamaya çalışarak, sadece o adam olduğunu “itiraf” etti. Ona tekrar, oğlumuz doğduğundan beri beni kaç erkekle aldattığını sordum. Bu spesifik zaman dilimi onu duraksattı ama yine sadece bir adam olduğunu söyledi. Sanırım bu aşamada bunun hala bir oyun olduğunu sanıyordu. Sinir katsayımın hızla arttığını hissedebiliyordum. Nadia, elini omzuma koyarak beni rahatlatmaya çalıştı. Sonra da Mia’ya benim iyi bir baba olup olmadığımı sordu. Mia beni hemen göklere çıkardı ve Tanrı’dan çocukları için daha iyi bir baba dileyemeyeceğini söyledi. “Çocuklarım” dediği için bir an masayı üstüne devirmek istedim.

Nadia, çocuğunun diğer babasının da iyi bir baba olup olmayacağını sordu. Mia, “ne diyorsunuz siz?” diye sorarken de, ona Carrie’nin DNA test sonuçlarını uzattı.  Mia’nın ihaneti ile hayatımın darmadağın olmasının tiksintisine rağmen, test sonuçlarına bakarken Mia’nın yüzünü görmek istiyordum. Benim Carrie’nin babası olmadığımı öğrenmenin şoku yüzünden bariz bir şekilde okunuyordu. Utanmadan benim hala Carrie’nin babası olduğumu iddia etmeye çalıştı ama ben sözünü kesip, Carrie’nin babasının kim olduğunu söylemesini istedim. Başını eğip utanç belirtileri gösterdiğini görünce, birini koruduğunu düşündüm.

Mia, Carrie’nin babasının kim olduğunu bilmediğini söylediğinde, gözyaşlarımı daha fazla tutamadım. Mia da ağlamaya başladı ve açıklama yapıp yapamayacağını sordu. Bana Michael’in doğumundan sonra postpartum depresyon geçirdiği dönemi hatırlattı.Empati gösterip durumu hatırlamaya çalıştım. O zaman ona destek olmak için nasıl çabaladığımı, kendisine zaman ayırabilsin diye, her uygun zamanımı tamamen oğlumuza bakmak için harcadığımı hatırladım. Bu dönemde o kadar büyük bir depresyon yaşıyordu ki, yataktan bile çıkmıyordu. Üçümüze de ben bakıyordum ama ailemiz için bunu yapmaktan büyük bir zevk alıyordum. Bu sorunu aşmanın, ilişkimizi güçlendirdiğine inandığımı hatırlıyorum. Ama görünen o ki, durum bu değilmiş.

Arkadaşı Rebecca’yı suçlamadı ama Rebecca onu birkaç gece dışarı çıkıp içmeye davet ettiğinde, aslında büyük bir rahatlama hissetmiştim. Rebecca uzun yıllardır en iyi arkadaşı idi ama hamilelik sırasında biraz kopmuşlardı. Mia’ya göre ikinci kez içmeye çıktıkları gece, içkiyi fazla kaçırmış ve bir erkeğin ona fazlaca yaklaşıp dokunmasına izin vermiş. Bu sebeple aylarca kendisini suçlu hissetmiş ama sonra da istediği herhangi biriyle birlikte olma özgürlüğüne sahip olmadığı için öfke duymaya başlamış.

Mia sonra, Rebecca ile gece içmeye çıktıklarında, kaza gecesine kadar, birden fazla erkekle seks yaptığını itiraf etti. Daha önce eve dönmediği ya da eve geç bile dönmediğini ve bu erkeklerin hiçbirine karşı duygu hissetmek gibi bir niyeti olmadığını söyledi. Her zaman korunmuş ve aynı adamla 3 kereden fazla yatmamış.Tek istediği, onun deyimiyle, sadece seksmiş.

Bu itirafları ile yakında eski karım olacak kadının, aşırı derecede sadakatsiz bir eş olduğunu fark etmem beni şaşkına çevirdi. Hayatım bir reality show programına dönmüş gibi hissettim!

Ona bağırıp çağırmak istedim ama kafam sürekli olarak kaç tane erkekle yatmış olduğunu hesaplamaya çalışmakla meşguldü. Nadia Mia’ya, Carrie’nin babasının kim olabileceği hakkında bir fikri olup olmadığını sordu. Mia, bu zamana kadar Carrie’nin benim çocuğum olduğunu sandığını söyledi. Nadia bir şeylerin ters gittiğinin bariz olduğunu, belki bir prezervatif yırtılması gibi bir şey olduğunu söyledi. Mia’da bunun birkaç erkekle birkaç kez olduğunu itiraf etti.

Bunu duyduğumda kendimi kaybettim. Karşımdaki kadının kimliğini sorguladım. Karşımdaki, korkunç gerçekleri, sanki tuzluğu uzatır mısın der gibi bir havayla itiraf eden bir yabancıydı. Ona benden tiksinmeye ne zaman başladığını sordum. Böyle bir ihaneti hak edecek ne yaptığımı açıklamasını talep ettim. Böyle bir şeyi, kendi kızına nasıl yapabildiğini söyledim. Öfke nöbetim sırasında tüm ihanet duygularımı üstüne kustum ve o da tüm suçlamaların gerçek olduğunu bilerek orada öylece durdu.

Bu itiraftan ve benim duygularımı atmamdan sonra boşanma artık kesindi. Eskiden evlilik olan şey artık bir çorak araziydi.  Kalan tek şey, yıkımın hesabını yapmaktı. Ben bir eş ve bir kız çocuğu kaybetmiştim. Bu 2 eder. Bir eş bir koca kaybetmişti. Etti 3. Bir kız çocuğu babasını kaybetti ve bir oğlan çocuğu için kız kardeşi artık üvey kardeşti. Büyükanne ve büyükbabalar da etkilenmişlerdi.

Mia 2 aileyi mahvetmişti. Kendi anne ve babası, bu yaptıkları yüzünden ondan tiksineceklerdi. Onlara tüm delilleri göstereceğime yemin ederim.

Mia buluşma uygulamalarından erkeklerle tanıştığını ve kız kıza gece dışarı çıkmaları bu erkeklerle seks yapmak için fırsat olarak kullandığını itiraf etti. Beni kırma amacının olmadığını ve Carrie’nin benim kızım olmadığını bilmediğini iddia etti.

Ona inanıyorum zira benim de en ufak bir şüphem yoktu ama DNA testi yalan söylemez. Ona neden benimle boşanmadığını sordum ve hiç duraksamadan, benim sağladığım güvenliği bırakmak istemediğini itiraf etti. Bütün görüşme boyunca ağladı ama benim ona karşı hissettiğim tek şey küçümseme oldu. Kendimi kullanılmış, aşağılanmış ve iğdiş edilmiş hissettim. Yenilmiş hissettim.

Bir avukat olmadan bizimle görüşmeyi kabul etmesinin sebebi, küçük bir 401K hariç hiçbir şeye sahip olmaması ve tüm varlığımızın bana ait olması diye şüphelendim. 

14 yaşındayken, dedemin varlıkları bana miras kaldı. Biyolojik annem ben iki yaşındayken çok hızlı yayılan bir kanser yüzünden ölmüştü. Babam ben 4 yaşındayken, annem saydığım kadınla evlenmiştim. Onun biyolojik annem olmadığını biliyordum. Kendi çocuğu olmuyordu ve beni kendi oğlu gibi yetiştirdi. Biyolojik annemin mirası bana kaldı ama bu mirasa 21 yaşına kadar ulaşamadım. Çok çalıştım ama aslında yaşamımı sürdürmek için çalışmaya ihtiyacım yoktu. 

Boşanmada finansal olarak Mia’ya karşı elim çok güçlüydü. Şu an çalışamaz durumda olsa da bir işi var. Bir yanım onu cezalandırmak istiyor, diğer yanım ise onu bir daha hiç görmemek ve bilmemek istiyor. Görünüşe göre buluşmada ağır derecede ilaç almıştı. Belki de duyarsız duruşu bu nedenleydi ama sözleri, ben tüm o senaryoları kafamda canlandırırken, beni derinden yaralıyordu.

Ona utanç hissedip hissetmediğini sordum. Utanç duyduğunu iddia etti. Carrie’nin gerçek babasının kim olduğunu nasıl bulacağımızı sordum. “Ben onun babası kim biliyorum zaten” diye saçmalamaya kalktı ama ruh halim, baba olmanın ne demek olduğu konusunda felsefi bir tartışmaya girecek durumda değildi. Carrie’nin biyolojik babası bir kızı olduğunu bilmeyi hak ediyordu. Carrie de sağlık nedenleriyle ailesini bilmeyi hak ediyordu. Dedektifin bulduğu kanıtlar, Carrie’nin doğumundan öncesine ulaşmıyordu.

Mia’ya, bu adamlara ulaşıp ulaşamayacağımı sordum. Cüretkar bir şekilde, bu adamları bir daha görmemek için numaralarını sildiğini söyledi. Böyle çarpık bir mantığı nasıl gözden kaçırdığımı anlamam beni sarstı. Kendisini hamile bırakan ya da hastalık veren adamın numarasını tutması gerektiğini söyledim.

Carrie’nin doğum belgesinden ismimin silinmesini istiyorum. DNA testi, Carrie’nin benim kızım olmadığını kanıtladı. Ona 18 yaşını geçtiğinde bile, kendi isteğime göre finansal destek vereceğim. Oğlum için ise, aslına bakarsanız ne yapacağımı bilmiyorum. DNA testinden önce eski karıma ayda bir haftasonu ya da belli tatillerde velayet vermeyi planlıyordum. Artık Carrie’nin benim biyolojik çocuğum olmadığını bildiğimden, onun velayetini almanın doğru olmadığını hissediyorum. Michael onun kardeşi, üvey kardeşi, olduğu için onları ayırmak da istemiyorum. İkisinin de acı çekmesini istemiyorum. Ama test sonuçları geldiğinden beridir Carrie’yi görmedim ve onun benim ağlama krizine girmemi görmesine izin veremem. Bu olursa terapi masrafları nasıl yüksek olacak tahmin bile edemiyorum. Terapi masraflarını ödemem gerekecek zira babası bunu karşılayacak finansal güce sahip mi bilmiyoruz bile. Sadece benim kendi terapi masrafım, bir psikoloğa deniz kenarı ev alacak kadar yüksek olacak. 

Bu görüşmeden sonra eve giderken bir yanım bütün bunları bitirmek istiyordu. Ben hariç herkes için en iyi çözüm, DNA testi sonuçları yokmuş gibi davranmak gibi görünüyordu. Eski karım bir yandan dedemden kalan parayı harcarken bir yandan istediği haltı yiyecekti ama çocukların da boşanma gibi şeylerle uğraşmasına gerek kalmıyordu. Ama eve vardığımda, zikerim böyle şeyi dedim.

Nadia boşanma kağıtlarını ve benim Carrie’nin babası olmadığımı ibraz eden dökümanları hazırlıyor.  Bu, süreci tabii ki çok uzatacak. Ama benim olmayan bir çocukla iletişimde olmamı ya da ona para vermemi zorlayacak hiçbir yasal zorlama istemiyorum. Avukatım ve ekibi, çocuğun babasını nasıl bulacaklarını araştırıyorlar. Birçok soy ağacı sitesi, potansiyel akrabaları bulabiliyor. İlk deneyeceğimiz yol bu.

Bu adamı bulsak bile çocuğu kabul etmeyebilir ya da büyük bir stres yaşayabilir. Ama yaşayacakları, benim bir kız çocuğu kaybederken yaşadığım terörün yanından bile geçemez. Kızımı sonsuza kadar kaybettiğimi hissettim zira aslında hiçbir zaman kızım olmamıştı.

Şu an her şey o kadar berbat ki. Her Gün büyük bir kaosun olması artık günlük rutinimiz oldu. Çocuklar eve Pazar günü gelecekler. Daha önce onları görmek istemediğim hiç olmamıştı ama kaçınamayacağım şeyler olacağını biliyorum. Carrie beni gördüğünde baba diye boynuma sarılacak ve buna nasıl hazırlanacağımı bilmiyorum. Nasıl tepki vereceğime bile emin değilim. Ona sarılacak mıyım? Onun hiçbir zaman babası olmadığımı bilerek, bebek gibi ağlayacak mıyım? Ona aradığı kişinin ben olmadığımı söyleyecek miyim? Ona karşı asla kaba olamam, asla. Böyle bir yapım yok. Ama kalbim çok kırık. Bunun acısını çıkarabileceğim kimse yok. Mia bile. Zira yapabileceğim en korkunç şey bile onun ihaneti ile boy ölçüşemez. Beni kullandı ve tükürüp attı. Mia, cehennemde yanmayı hak ediyor. Önüne gelenle yatması beni ve eskiden sevdiğim her şeyi mahvetti.

Tabii ki Mia’yı boşayacağım. Nadia ve ekibi, bu boşanmanın, gelmiş geçmiş en orantısız mal paylaşımı boşanması olmasını garantileyecekler.  Ama ne olursa olsun, Mia zaten kazanmış gibi hissediyorum. Bana karşı kullanmaya çalışacağı bir oğlum var. Bazı insanlar gerçekten korkunçlar. Parazit gibiler. Böyle bir insanla çocuk yapmak gibi aptalca bir hata yaptım. Şu an tek bildiğim, tek aptalın ben olmadığım.

Yorum: Adamım, yaşadığın trajediye söyleyebileceğim tek bir kelime bile yok! Bu, her erkeğin deliler gibi korktuğu kabusun ta kendisi. Kendine çok iyi bak ve yapabileceğinin en iyisini yap. 

Aldatan kadının sapkın sırları – Bölüm 3 – Çocuklarla ilk karşılaşma ile devam edecek.

Tüm seri:

 

Aldatan kadının sapkın sırları – Bölüm 1 – İyi çocuk benliğimin yanıp kül olduğu günler

Bu hikaye, 2 çocuklu sadık, iyi bir baba olan kocanın, karısı başka bir adamla basmasıyla beraber ortaya çıkan korkunç yalan, aldatma ve sapkınlık sarmalının, mahvolan hayatını yeniden toparlarken, artık eski karısı olan kadına nasıl beklenmediği bir bedel ödettiğinin hikayesi.

İhanet ile biten evlilik

Bu hikayeyi konuşabileceğim kimse yok. Aslına bakarsanız, aldatılma hikayemi yazma sebebimin, tavsiye almak mı yoksa tavsiye vermek mi olduğunu bile bilmiyorum. 2 çocuklu, sakin ve mutlu bir hayatı olan bir erkek iken, tüm o hayatım bir anda yıkıldı ve başa çıkmakta oldukça zorlandığım bir kabusun içine düştüm. Şu an ne yapmam gerektiğini, doğru davranışın ne olduğunu bilmiyorum.

Sanırım, bu satırları bir hastane odasından yazmakta olduğumu belirtmem iyi olacak. Dün sabah 7:30 civarında, karım ve ben çok ciddi bir trafik kazası geçirdik. Ben birkaç sıyrık ve morluk ile atlattım ama Mia, karım, o kadar şanslı değildi. Göçük bir omuz, kırık bir köprücük ve üç kaburga kemiği ve çökmüş bir akciğer ile biraz ötemde yatıyor. Durumu ciddi olsa da, doktorlar tamamen iyileşmesini bekliyorlar ama şu an oldukça ağır bir şekilde uyuşturulmuş vaziyette.

Bütün bunları telefon ekranından yazmak oldukça zor ama şu an yazacak dünya kadar vaktim var. Aslında yazmak için bir isteğim yok ama biliyorsunuz, eğer evliliğimde bir problem olmasaydı, buraya yazmazdım.

Karımın beni aldatacağı aklımın ucundan bile geçmemişti. Şu an çok kötüyüm, kalbim çok kırık. Bir parçam yok olmuş gibi, kendimi yarım hissediyorum. İşin en üzücü yanı ise, o parçamın hemen bir metre ötemde yatıyor oluşu.

Son 3 aydır aramızın açılmakta olduğunu hissediyordum ama bunun neden olduğunu bulamamıştım. İkimiz de 34 yaşındayız. Çocukluktan beri tanışıyoruz ve liseye başladıktan sonra çıkmaya başladık. Birlikteliğimiz üniversite yıllarımızda da devam etti.

Mia, hayatım boyunca birlikte olduğum tek kadın zira üniversite bittikten bir yıl sonra evlendik. İlk çocuğumuz Michael, evliliğimizin birinci yılında dünyaya geldi. Oğlumdan üç yıl sonra da kızım Carry’yi kollarıma aldım. Çocuklarımı canımdan çok seviyorum ve eğer çocuklarım olmasaydı şu an burada olur muydum bilmiyorum. Neyse ki kaza olduğunda bizimle değil, benim annem babamla beraberlerdi. Biz ise yolcu gemisi turu için Florida’ya uçacaktık ama tabii ki bu plan artık tamamen çöpe gitti. 

Karım, kar yağarken dışarı çıkmamasını ve araba kullanmamasını söylememe rağmen, en yakın arkadaşı ile gece dışarı çıktı. En yakın arkadaşı olan Rebecca ile beraber bir iki kadeh bir şeyler içeceğini zira Rebecca’yı bir hafta görmeyeceğini söyledi. Ben ise o gece yattım ve sabah 5’e kadar bebekler gibi uyudum.

Sabah 5’te uyandığımda, karımın arabasının evin önünde olmadığını ve yerdeki kar kalınlığının daha da arttığını fark ettim. Mia’nın Becca ile biraz fazla içtiğini ve Becca’da kalmaya gittiğini varsaydım. Bu ortamda tek başına dönmesinin tehlikeli olacağını düşünerek üzerimi giyindim ve Becca’nın evine doğru yola çıktım. Yolda Mia’ya onu almaya geldiğimi yazan bir mesaj attım ama mesajım iletilmedi. 

Daha sonra bu mesajımı alsaydı ne olacağını yüzlerce kez düşündüm. Muhtemelen hala bir yalanın içinde yaşıyor olacaktım. Hislerim bir şeylerin yanlış olduğunu söylüyordu ama öyle kötü ve mutsuz bir durumda değildim.

Becca’nın evine vardığımda, mesajın hala iletilmediğini gördüm. Aslında ben yoldayken mesajı okuyup hazır olacağını ummuştum. Şimdi gidip onları uyandırmam ve beklemem gerekecekti. Evin kapısına vardığımda, kapının kilitlenmemiş olduğu fark ettim. İçeri girdim ve solda kalan salonda kimsenin sızmamış olduğunu gördüm. Rebecca’nın odası birinci kattaydı. Onu uyandırmamaya çalışarak, sessizce üst kattaki misafir odasına çıktım. Odanın kapısını açtım ve hayatım sona erdi.

Odaya girdiğimi ve yatakta yorgan altından 2 kafanın çıktığını gördüğümü hatırlıyorum. Yorganı usulca çektiğimde, karımın başının, tanımadığım bir adamın çıplak göğsünde olduğunu hatırlıyorum. Sonra ise Becca, Mia ve yine tanımadığım yarı çıplak bir adamın, beni karımla yatan adamın üstünden çekmeyi başardıklarını hatırlıyorum. Eğer bunu başaramasalardı, muhtemelen şu an cinayetten içerdeydim ama adama yaptıklarım konusunda hiçbir şey hatırlamıyorum. Doğru ya da yanlış, bu konuda zerre de kötü hissetmiyorum. Karım hakkındaki duygularım ise dakikadan dakikaya değişiyor.

Kendime geldiğimde, diğer yarı çıplak adam, arkadaşını hastaneye götüreceğini söyledi. Mia iki gözü iki çeşme ağlıyordu ve Rebecca da benimle kavga ediyordu. Ona benim ve Mia’nın oradan ayrılacağımızı ve Mia’nın benim arabama gelmek için sadece 5 dakikası olduğunu, yoksa eve gelmeyi düşünmemesini söyledim. Mia 3 dakika içinde arabamın içindeydi.

Karda kızgın bir şekilde araba kullanmak, 4 tekerli araçta bile olsa iyi bir fikir değil ama kazada suç karşı taraftaydı. Benim şeridime geçen oydu ve bizi korkuluklara doğru direksiyon kırmak zorunda bıraktı. Neyse ki hava yastıkları var, hayatımızı kurtardılar. Neyse ki çocuklar, nasıl bir enkaz halinde olduğumuzu bilmiyorlar. Henüz kimseyi aramadım. Aramam lazımdı ama hayatımdan geriye kalan enkazı daha sindiremediğim için, bu suruma başka birilerini de çekmek istemiyorum.

Tamamen hissiz bir durumdayım ama buna rağmen canım çok yanıyor ama kazadan dolayı değil. Hemen yanımda yatmakta olan kişinin kim olduğunu bilmediğimi hissediyorum. Ona birçok soru sormak istiyorum ama cevapların hiç birini duymak istemiyorum. Artık beni sevmediği kesin. Ruhu olan kimse, sevdiği kişiyi aldatmaz. Aslında beni aldattığı için, beni sevmesi mümkün olsa bile, beni sevmesini ister miyim bilmiyorum.

Bana ilk ne zaman ihanet etti bilmiyorum ama benim kitabımda, ilk ihanet ettiği an evliliğimizin biteceği yazıyor. Mia evliliğimizi bitirdi ve artık karı koca değiliz. Evliliği geçersiz kılmak için boşanma avukatına ihtiyacım yok. Mia bunu zaten yaptı ve ben de artık evlilik yeminimize bağlı kalmak zorunda değilim.

Çok büyük bir yanım, bu hastane odasından çıkıp gitmek, anne ve babasını arayıp ne yaptığını anlatmak ve onlara kızınız artık sizin probleminiz demek istiyor. Bunca yıldır iyi günde ve kötü günde dedim ama artık evli değiliz. Bir yanım ona bir not bırakıp, “çok kötü, en kötüsü evliliğimiz bittikten sonra gelecek” demek ve burayı terk etmek istiyor.

Beni bu odada tutan tek şey, çocuklarım. Şu an onları görmek için herşeyimi verirdim. Yüzümde ve boynumda çizikler var yani bir şeyler olduğunu anlayacaklar. Karımın bu evliliği bitirdiğini bilsem de, çocukların ona ihtiyacı var. Bir yaşam partnerim var sanıyordum ama bunu ne kadar korkunç bir şekilde bitirirse bitirsin, çocukların ona ihtiyacı var. Çocuklarla yapmayı ve nereden başlayacağımı zerre bilmediğim konuşmalar yapmam gerekecek. Ben çok iyi bir babayım ama bir anne olamam. Lütfen bana yardım edin.

Burada oturup beni acımasızca sırtımdan bıçaklayan birine nasıl bakabilirim. Anne babasını çağırsam ne diyeceğim? Onlar burdayken burada olmayı hiç istemiyorum. Onlara durumu anlatmazsam, neden kızgın olduğumu bilmeyecekler. Ne olduğunu çocuklarıma anlatmalı mıyım? Onlara kaza yaptığımızı söyleyebilirim ama duygularımı saklamakta iyi değilim. Görünen o ki karım bu konuda çok iyi. Ama biriyle konuşurken, annelerine kızgın olduğumu yüzümden anlayacaklar.

Hayatım bu noktaya nasıl geldi? Şu an bir avukat ile görüşmem gerektiğini biliyorum. En azından o kadarını biliyorum. 

***

Yorum: Öncelikle derin bir nefes al. Karının anne ve babasını araman ve kızlarına bakmalarını söylemen önemli. İstesen bile karına bakacak fiziksel ve duygusal durumda değilsin.

Karının ne yaptığını anne ve babasına söyle. Karının yalanını saklamak zorunda değilsin. Yeterince yalan söyledi ve bu yalanların artık ortaya çıkması gerekiyor. Duygularını açacağın birine ihtiyacın var. Yakın bir arkadaşın ya da akraban gibi. Onlarla konuş.

Şu an, duyguların bu kadar ham ve yoğunken, hayatını değiştirecek şeyler yapmaman çok önemli. Şu an ihtiyacın olan şey,  yaptıklarını gözden geçirmek için karından uzak olman. Bu tek bir kerede kendiliğinden olmuş bir olay değil. Bu muhtemelen uzun süreli görüştüğü biriyle planlı bir aldatmaydı ve yine muhtemel ki seni ilk defa aldatmadı. Eğer daha önce Becca’nın evinde kaldıysa, neden kaldığını düşünmen gerekli.

Bu aşamada alkol ve uyuşturucudan da uzak durman çok önemli. Bunların sana bir yardımı olmayacak.

Evliliğin bitti ve var olduğunu sandığın kadın gerçekte hiç varolmadı. Varolan bir illüzyondu. Şimdi onun gerçekten ne olduğunu, gerçek karakterini gördün ve eninde sonunda, bu kadının karın olarak kalmasını isteyip istemeyeceğine karar vereceksin. Sonuçta hiçbir zaman sana itiraf etmeyi ya da seni aldatmayı bırakmayı düşünmedi. Sürekli olarak ihanetini sizin ilişkinize tercih etti. En yakın arkadaşının desteği de olsa, bunun olması onun kararıydı.

Sana bol şans diliyorum. Güçlü kalmaya çalış.

Son olarak da, en kısa zamanda, zührevi hastalıklarla ilgili test yaptırmanı tavsiye edeceğim.

***

Yok olan mutlu evliliğin son günleri

Evet zührevi hastalıklarla ilgili test yaptırdım ve Tanrı’ya şükür ki hepsi temiz geldi. Bazen bir iki sağlık çalışanı tanımak çok yararlı oluyor.

İşin ilginci, uzun süredir bu odada onunla olmama rağmen, Mia ile tek kelime konuşmadım. Benimle konuşmaya çalışıyor ama sözleri bulanık ve anlaşılmıyor. Tek yapabildiğim, yeniden kendinden geçene kadar ona tek kelime etmeden, tiksinti ile bakmak.

Kimlerle yattığını, kaç erkekle yattığını, beni ne kadar süredir aldattığını merak edenleriniz maalesef hayal kırıklığına uğrayacaklar zira bu konuda şu an hiçbir bilgim yok. Mia’nın telefonu kazada paramparça oldu. Sanırım şu an elinde sadece annesinin telefonu var. Bir sürü mesaj aldığıma göre, Becca’yı arayıp neden mesajlarını cevapsız bıraktığını ona anlatabilir. Umrumda değil.

Merak etmeyin, ağzıma içki koymadım yani sarhoş olmam ve aptalca bir şey yapmam mümkün değil. Ama bu hafta yaşadıklarımdan sonra, insanların neden alkol ve uyuşturucuya sarıldıklarını anlayabiliyorum.

Bazen hayatımı 24 saatliğine durdurup, 24 saat boyunca hiçbir şey hatırlamamak istiyorum ama tabii bu mümkün olsaydı bile, 24 saatin sonunda tüm bu kabus kaldığı yerden devam edecekti.

İlk yazdığım gönderiden sonra, o hastane odasında Mia ile bir gece daha kalmaya karar verdim. Orada karanlıkta tavana bakıp, medikal makinelerin sesini dinlerken, hayatımın bu noktaya nasıl geldiğini düşündüm.

Bir yanım, sadece o odada olmamla bile, ona hak ettiğinden çok daha fazla merhamet gösterdiğimi söylüyor. Bir yanım ise onu seviyor ama o sevgiyi hissetmek istemiyorum. Aslında ona karşı herhangi bir pozitif duygu hissetmek, bana kendimi güçsüz hissettiriyor. Kafamda düşünceleri defalarca çevirirken, artık eskiye dönmenin, enkaza döneni onarmanın mümkün olmadığının farkına varıyorum. Sanki bir doğal felaket, inşaa ettiğimiz tüm yaşamı yok etmiş gibi hissediyorum. Hayatımın çok büyük bir döneminin artık geçmişte kaldığının farkına varmak çok zor. Bunun için saatlerce ağladım.

Sabah kan almak için hemşire geldiğinde, dışarı çıktım ve ben çıkarken Mia benim çıktığımı görüp bana seslendi. Onu duymamış gibi davrandım. Mia’nın beni aldattığını öğrendiğimden beridir doğru dürüst bir şey yememiştim ve çıkıp kahvaltı yaptım. Vakit öldürmek için telefonuma bakarken, Becca’nın Mia’nın nerede olduğunu sorduğu mesajını gördüm. Tamamını okumadım bile.

Saat 7 gibi, baba evinin kapısını çalmak için yeterince geç olduğuna karar verdim. Zaten babası her zaman erken kalkan biriydi. Önce onunla konuşmak istiyordum. O eğer olanları duymasını istiyorsa, karısını uyandırabilirdi.

Mia’nın babasının çalışma odasından odun sobası dumanı geliyordu. Kapıyı çaldım. İçeri girerken boynumdaki çizikleri ve yüzümdeki morluğu gördü. Ona bir kaza yaptığımızı, Mia’nın daha kötü yaralandığını ama konuşmamız gerektiğini söyledim. Sanırım kaza ile ilgili konuşacağımı sandı ve karısını uyandırdı. Mutfakta oturduk ve onlara kazayı anlattım. Bir tepeden geçerken karşı şeritteki aracın bizim şeride geçtiğini, daha büyük ve dört tekerlekli araçta olduğumuz için yolda kalmayı başardığımı ama yolcu tarafından korkuluklara çarptığımızı anlattım. Kapı hava yastıklarına rağmen Mia’nın ciddi bir şekilde yaralandığını ama durumunun stabil olduğunu anlattım ve doktorların tamamen iyileşmesini beklediklerini söyledim.

Kızlarının durumunu duyunca ağladılar ve Mia’ya bakmak ve bana destek olmak için ellerinden geleni yapacaklarından bahsettiler. Ben ise onları durdurup, oraya kazayı haber vermek için gitmediğimi söyledim. Şaşırdılar.

Onlara kaza sabahı erkenden kalktığımı, karımın güvenliği için ona mesaj atıp onu almaya gittiğimi anlattım. Kızlarını yatakta başka bir adamla bastığımı, kendimi kaybedip adamı evire çevire dövdüğümü anlattım. Şok oldular. Daha sonra onlara kızlarının hangi odada kaldığını söyledim. Onların çocukların hayatında olmalarını istediğimi, bu nedenle benimle arkadaşça geçineceklerini umduğumu söyledim. Çocukların şu an babamda olduğunu ama, evlilik yeminimizi bozduğu ve artık karım olmadığı için kızlarından boşanacağımı söyledim. Oradan ayrıldıktan sonra babamlara geçeceğimi ve çocuklara annelerinin beni aldattığını anlatacağımı söyledim.

Eski kayınbaba ve kayınvalideme, her şeyin bu şekilde bitmesinden nefret etsem de, neyse ki evliliğimi ve hayatımı mahvedenin olanın ben olmadığımı söyledim. Bana hemen karar vermemem gerektiği, kızlarının bir hata yaptığı gibi saçma şeyler söylediler. Onlara gülümseyip, kendilerinin ikinci annem ve babam olmalarından çok memnun olduğumu söyledim ve evlerinden çıktım.

Babamlara vardığımda tabii ki içimde birikmiş çok şey vardı. Eve mutfaktan girdiğimde, babam orada kahve yapıyordu. Bizi büyük bir yolcu gemisinde Karayiplerde sandıkları için, şaşkınlık içinde, orada ne aradığımı sordu. Ben ise sadece ona sarılıp, bir bebek gibi hüngür hüngür ağlayabildim. Babam belli ki ne olduğunu öğrenmek için can atıyordu ama ağzımdan bir şeyler alabilmek için ağlamamın bitmesini beklemesi gerektiğini hissetmişti.

İçerde kanepeye oturduk ve gidip annemi getirdi. Anneme kahve yapmasını tavsiye ettik ama o saatte orada olduğuma göre çok kötü bir şey olduğunu anladığı için yanımızdan ayrılmadı.

Onlara önce Mia’yı nasıl bastığımı sonra da kazayı anlattım. Mia’nın durumunun kötü olduğunu, az önce ailesine her şeyi anlattığımı ve kızlarının yanına gittiklerini söyledim. Hem annem, hem de babam, şoktan kıpırdayamaz haldeydiler. İkisi de ağladı ve bana şimdi ne yapacağımı sordular. Şu an tek seçeneğimin, Mia’dan boşanmak ve çocuklarıma olabileceğim en iyi baba olmak olduğunu söyledim. Konuşmamız sakinleşirken, kızım Carry’nin baba diye bağırarak, sevinç içinde merdivenlerden inmeye başladığını gördüm. Kızımın heyecanlı sesi, oğlumu da uyandırdı ve o da birkaç dakika içinde yanıma geldi.

Onları uzun süredir görmediğim için, onlara sarılıp mutlu bir şekilde biraz zaman geçirdim. Boynumun ve yüzümün halini fark etmeleri biraz zaman aldı. Onlara bir kaza geçirdiğimizi, annelerinin hastanede ama iyi olduğunu söyledim. Daha sonra anneannelerinin onları alıp annelerini görmeye götüreceğini de ekledim. 

O günü, çocuklarımla oynayarak geçirdim ve çocuklarım, yeniden yaşamak istememi sağladılar. Açık konuşmak gerekirse, o ana kadar yaşamaya devam etme konusunda ortada bir yerdeydim. Ama onlar için yaşamaya, onları koruyup büyütmeye değerdi.

Karımın telefonu kazada kırıldığı için, kimseye bir cevap veremiyordu. O akşam, kayınvalidemden mesajlar almaya başladım. Bunlar Mia hakkında olacağı için, mesajları görmezden geldim. Gece boyu ara ara mesaj attıkları için, telefonun uyarılarını kapamak zorunda kaldım.

Aldatan kadının sapkın sırları – Bölüm 2 – İhanetin ortaya döktüğü korkunç yalan bölümü ile devam edecek.

Tüm seri:

Sorularınızı bana uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

 

Başkası için terk eden sevgilinin geri dönmesi

Bu podcast yayınında, bir izleyicimizin 5 yıllık ilişkisinin, eski kız arkadaşının başka bir erkek için terk etmesi ile başlayan bitiş hikayesini konuştuk. Başkası için terk eden, aldatarak terk eden, daldan dala atlayan eski sevgili neden geri alınmamalı üzerine bir hikaye. Aslında ilişki de toksik ilişki ama bu bölümde o kısmı çok konuşamadık. Bunun yanında 5 seneden sonra sudan çıkmış balığa dönen bir genç erkeğin, üniversite ortamında kızlara nasıl yürüyebileceğini de konuştuk.

Bu duruma düşmemek için tabii bizim siteyi okumanızı, yayınları izlemenizi ve uzun süreli ilişkiler rehberine bakmanızı tavsiye ederim.

Yayının Youtube videosu aşağıda. Youtube’da izlerseniz, kanalımızın fazla sayıda insana ulaşması için beğenirseniz videoyu beğenmeyi, kanalı izlemeye almayı ve çan işareti ile uyarıları açmayı unutmayın. Tabii daha da iyisi, bir sorunuz ve yorumunuz olursa video altına yorum bırakmayı unutmayın.

Bu içeriğe Spotify ve Odysee kanalımızdan da ulaşabilirsiniz.

Aldatan eski sevgilinin geri dönmesi

3 yıllık kız arkadaşımla son zamanlarda çok sık kavga etmeye başlamıştık. Yaptığım en ufak şeylere bile sinirlenip kavga çıkarıyordu.

Kadınlar bunu yapabiliyorlar. Muhtemelen senden ayrılmak istiyor ama seni terk etmeye zorlamak için kavga çıkarıp duruyor. Bu şekilde seni terk ederek vicdan azabı hissetmeyecek. Birçok arkadaş burada maalesef blöf ayrılığı yapıyor yani kadın peşinden koşar diye terk ediyor ve kadın tabii büyük bir şevkle ayrılığı kapıp gidince de kadının peşine düşüyorlar. Burada yapılacak en iyi şey gerçekten terk etmek ya da kendini tamamen geri çekmektir.

Ben de dayanamayıp ayrıldım. Fakat bir hafta sonra terk eden ben olduğum için aramamda problem yok diyerek aradım. Fakat ayrılmamızın en doğru şey olduğunu, son dönemlerde artık anlaşamadığımızı söyleyerek barışma isteğimi reddetti.

Küsmüyorsunuz ki barışasınız. Seninki blöf ayrılığının geri tepmesi oluyor. Kız ayrılığı senden alıp cebine koymuş.

Açıkçası, daha önce sizin videolarda gördüğüm no contact kuralını uygulamaya başlasam da muhtemelen bu kuralı bozacaktım zira dayanılmaz bir arama ve yeniden denemeyi isteme arzusu beni sürekli ele geçiriyordu.

O arzu özellikle  böyle uzun ilişkiden sonra ilk 2-3 ay şiddetli olur. Ama ilk başlarda çok değişmese de, bir iki hafta içinde bu arzuya her karşı koyduğunda bir sonraki dalganın şiddeti azalır. Her yenildiğinde ise bir sonraki dalganın şiddeti artar.

Fakat kızın tanıdığım bir sınıf arkadaşı (aynı şehirde farklı üniversitelerdeyiz) bana eski kız arkadaşımın beni 5 aydır aldattığını söyledi.

Bak işte bu ekstra can yakar. Ama bu bilgi aslında düşünürsen onu çok daha kolay silmeni sağlar.

İlk duyduğumda beynimden vurulmuşa dönsem de aldatan kadını silme yoluna gittim ve arayıp hesap bile sormadım.

Doğrusunu yapmışsın. Hesap sorsan zaten umrunda olmayacak. Ama daha da iyisi ileride sana geri dönerse kıçına tekmeyi koyarken daha fazla zevk alacaksın. Ve evet, bu kızların önemli bir kısmı, özellikle peşlerinden koşmadığında, utanmadan sana geri dönmeye çalışıyorlar.

Bir iki hafta içinde bu bilginin onu kafamdan atmama yardımcı olduğunu fark ettim.

Olması gereken de bu.

Bu arada aldatma konusuna eminim, iftira değil. Başka birini de konuşturdum. O da biliyormuş ama bana söylememiş.

Bak işte terk edildiğinde bir kızın peşinden koşmamanın bir yararı da, böyle bir durum varsa ya da kız aldatmasa da sonra başkasını bulup gizli gizli onunla görüşüyorsa, kendini küçük düşürmekten kurtuluyorsun.

Neyse kolay bir süreç geçirdiğimi söyleyemem ama no contact kuralını uyguladım. Aramadım, bir kere bile takip etmedim ve kendi hayatıma odaklandım. Aslına bakarsan bu olay okul açılırken olmuştu ve bu sayede okulda ders açısından en iyi dönemimi geçirdim diyebilirim. Bir de bir miktar kilo almıştım onu verip vücudu şekle soktum.

Bravo. Zor olsa da yapman gerekeni yapmışsın.

Ve kız kafamdan tamamen çıkmıştı ama bir ay önce birden beni aramaya başladı.

Evrenin gizemli bir fenomeni de bu. No contact uygulanan eski sevgilinin genelde tam kafandan ciddi oranda çıktığı zaman geri dönmesi. Ne kadar erken çıkarsa da o kadar erken oluyor bu. İlginç bir olay.  Mistik bir şey gibi görünüyor ama bence sebebi terk edilenin eski gücüne ulaşma hızının, terk edenin terk  ederek kazandığı ekstra sanal gücü kaybetme hızını belirlemesi.

Hem de öyle havadan sudan konuşmak için falan değil. Direkt konuya girdi. Beni kaybettikten sonra hayatındaki boşluğu dolduramadığını fark ettiğini …

Boşluklarını dolduran abiden ayrılmış demek ki.

beni kaybetmek istemediğini, yeniden denemek istediğini söyledi. Çok pişmanmış.

Tabii eminiz ki çok pişman 🙂

Açıkçası henüz ona aldatma olayını bildiğimi söylemedim.

Bu, olayı daha da zevkli hale getirecek dedim değil mi?

Benim artık o ilişkiyi geride bıraktığımı ve yeniden başlamayı düşünmediğimi söyledim. Fakat peşimi bırakmıyor. Sürekli buluşmak istiyor. Henüz bunu kabul etmedim.

Buluşma zaten.

Aslında bir yanım acaba bir şans daha versem mi diye düşünüyor. Çünkü gerçekten çok acı çekiyorsa benziyor.

Hayır aman ha! Bu kızdan bir daha sevgili olmaz. Ayrıca bırak acı çekerse de çeksin. Acısını hafifletme konusunda senin en ufak bir sorumluluğun olmadığı gibi, bu konuda yardım edecek en son kişi de sen olmalısın. Bu kadın yetişkin bir kadın ve bunu sonuna kadar kendisi yapıp hak etti.

 Ne yapayım? Ona aldatma olayını bildiğimi söyleyeyim mi?

Şimdi bu kızla en fazla takılabilirsin ama ben şahsen bu kadar uzun süreli ilişkiden sonra bu kızı pas geçmeni tavsiye edeceğim. Tek gecelik bile muhatap olma. Ona aldatma olayını bildiğini şimdi söyleyebilirsin.

“Beni şu şu adamla aldattığını biliyorum, hiç inkar etmeye kalkma bu konuda eminim ve senin açıklamanı dinlemeye niyetim yok. Sana karşı herhangi bir öfkem yok ama bir daha görüşmeyi düşünmüyorum ve beni bir daha aramazsan sevinirim.”

Çok kötüsün 🙂 Özellikle o “sana karşı öfkem yok” kısmı çok can acıtıcı zira direkt ve en acımasız şekilde “hiç şansın yok zira seni tamamen geçmişte bıraktım” diyorsun. Öfke bile hissedecek önemin kalmadı diyorsun. Dedim ya çok kötüsün 😀

Evet aynen böyle de. Bir daha aramaya kalkarsa da kibarca başından sav. Kibarlıktan anlamıyorsa o zaman engelleyebilirsin.

“Cevaplar için şimdiden teşekkürler.”

Bir aldatılma ve boşanma hikayesi

Öncelikle merhabalar uzun zamandan beri siteye girmemiştim. Karımın cinsel isteğini nasıl arttırabilirim? yazısını görünce yazmadan da, yapamadım.

Genelde ilk çocuktan sonra ya da evliliğin 10. Yılından sonra kadınlarda böyle arızalar olabiliyorlar. “Ben sevişmeyi sevmiyorum”, “ben cinsellikten eskisi kadar zevk almıyorum”, “ben zaten sekse düşkün bir insan değilim”, “Başım ağrıyor” vs… Ben kendi tecrübelerimden ve Mahmut Abi’nin yüzlerce tecrübesinden yola çıkarak söyleyebilirim ki, yazıdaki teşhis doğru. Eşiniz artık kendi çerçevesinde yaşıyor ve sizi sadece elde tutuyor. Emin olun, eşinizi kendi çerçevenize yani eşinizin sizin ve onunla birlikte kurduğunuz ailenin çerçevesinde yaşaması gerekiyor. Yoksa sizi hayat arkadaşı olarak kabul eder fakat koca olarak kabul etmez. Bunun sağlamanın tek yolu da, kendiniz için yaşamanız, kendinize dikkat ve özen göstermeniz. Kendinizle ilgili kararlar alın ve uygulayın. Ani değişimler merak, merak başka istekler yaratır bayanlarda.

Ben şimdi 42 yaşındayım. 7 ay önce eşimden boşandım. Mahmut Bey’le de skype üzerinde o dönem değerlendirme yapmıştık. Eşiminle cinsellik yönünden aynı şeyleri yaşamış ve whatsapp üzerinden başka bir adamla konuşmalarını yakalamıştım. Sonrasında barışmak gibi aptalık gösterip tekrar eve döndükten bir süre sonra bu sefer benden habersiz bir cep telefonunu yakalamıştım. Bu telefonun içinde başka bir adamla bir sürü mesaj ve aramalar vardı.

O dönemde bana yukarıdaki maddeleri bahaneleri seks yapmamak için eşim bana sürekli sıralıyordu. Hatun kişi, beni onu tatmin edememekle, şunla bunla her şeyle suçladı. İnsellikten kaynaklı, evimin mükemmel babası olmam istememden dolayı ne dediyse boynumu büktüm ve kabul ettim. Ama kendimde bir dönüşüme başladım. Spor salonu, yüzme, krav maga son olarak askeri pentathlon gibi sporlardan sonra vücudumu bir şekle soktum. Bütün gardrobumu yeniledim saç ektirdim, arabamı daha üst düzey yaptım ( sen kendi paranı yemezsen yiyen çıkıyor a.k.a alfa öder beta siker).

Bu süreçte, biri 27 diğeri 38 yaşında2 tane tabak yaptım.  Bu sayede cinsellik konusunda şunu anladım ki ben aslında zevk verebiliyor muşum. 40 yaşından sonra, elektro gitar çalmayı öğrendim. Hepsi bu sitenin rehberliği ve yol haritası sayesinde. Şu an yaşadığım mükemmel bir hayat mı? Değil. Kızımla aynı evde yaşamak için sağ kolumu verirdim. Ama en son 2 ay önce eski eşim benimle birlikte olmak istedi cinsel yönden kaç seneden beri ağzından çıkmayan sözleri duydum. Artık umrumda da değil ama gurur vericiydi. Yani sen kendinde önemli ve olumlu yönde bir değişimler yaparsan, işine ve hayatına odaklanırsan kendi hayatının lideri olursan seni takip edenler oluyor bu hayata…

40 yaşında dedektifçilik oynadım, erkekliğimden şüphe ettim, aldatıldığım için hüngür ağladım, çok kırıldım inanın. Kendini karısının çocuğunun mutluluğuna adamış adam gibi adam denilen bir adamdım. Şimdi ise kötü değilim fakat kendim için yaşadığım için dışarıdan bencil olarak değerlendiriliyorum. Fakat bazı şeyler sondan öte bir başlangıç oluyor… Hayat bazen insana bambaşka şeyler ve farklı bir hayat tarzı getiriyor. Siz yeter ki o isteği ve disiplini kendiniz de bulun. Gerisi mucize gibi kendi kendine oluyor.

Boşanma olayına da bir kaç not düşmek istiyorum. Erkekler boşanma olayında maça 5-0 yenik, deplasmansda ve seyircisiz, sahaya 9 kişi ve hakemde direkt satılmış olarak çıkıyor. Aldatma davası ikiye ayrılıyor: aldatma ve zina. Zinayı kanıtlamanız çok zor. Kanıtlasanız bile elinize düşük bir mevla tazminat bile vermiyorlar. Bırakın çocuğunuz varsa velayet almanız bile çok zor. Arkadaşlar aldatılma, aldatanı yakalama, boşanma ve hayatta bakış açısı konusunda uzman olmassam da çok büyük tecrübeler geçirdim. İsteyen admin mail adresimi alıp danışabilir. Elimden geldiğince yardımcı olurum. Mahmut bey iyi bir insan tek kusuru şu %90 olayı çözümlemesine rağmen %10 üzerinden konuşup mümkün olduğunca kırmadan üzmeden birşeyleri kibarca ifade ediyor.

Her şey için teşekkürler.

Bu arada telefon daki mesajlar boşanma davalarında ne kadar etkili ona da değineyim.

Aynı gün içinde atılmış altı karşılıklı mesaj boşanmada sadece tarafın kusurunu belirtir. 5-10 bin gibi bir tazminat alırsın. Davanın ilerleyen dönemlerinde nafaka ödeme ihtimalin bile var.

Tabi ki mesajın nasıl ele geçirildiği, bu yöntemin yasal olup olmadığı da önemli. Bunlar halen Yargıtay da tartışılan konular ve farklı kararlara bağlanan hükümler var. Kimi kararlar aldatan eşin kişisel verilerinin onun rızası ve haberi olmadan hukuksuzca elde edildiği için, delil sayılmayacağını ve bu yüzden aldatılana hapis cezası veren hükümler var. Bir başka davada ise, eşin aldatmayı ispatlamasının tek yolunun bu olduğunu ve casus yazılım ile ele geçirdiği kanıtların hukuksuz yollarla ele geçirilmesine rağmen kanıt olarak sayılmasına karar veren hükümler var.

Bir de burada mesajlaşmanın ne zaman öğrenildiği önemli. 6 ayı geçtiyse, ve hala bir dava yoksa affetmiş sayılıyorsunuz. Ancak aldatılma hala devam ediyorsa ki bu sefer hala devam ettiğini kanıtlamaya çalışıyorsunuz ve delil olarak sayılıyor. Sitedeki evli kardeşlerime yada hasbel kader yolu düşmüş bu yazıyı okuyan arkadaşlarıms hitaben de bu kadar hukuksal ıvır zıvır içinde şunu belirtmek isterim. Aldatılmak insanın çok canını yakar, çok üzülürsünüz. Bu konuda her detayı öğrenmek istersiniz öğrendikçe daha da üzülürsünüz. Böyle bir durumla karşılaştığınızda;

1.Sakın affetmeyin anen sitede yazdığı gibi… Çünkü aldatan yine aldatır. Sen onun hipergamik duygularında sadece sağlayıcısın, koca değil. Hatta yakaladığınız zaman öyle yüklenin ki hipergamisi tuzla buz olacak. Hipergaminin paramparça olduğu bu dönem anlaşmalı boşanma kağıtlarına imza atmak için uygun bir dönem ve oldukça kısa bir dönemdir.

2. Artık aldatmayla ilişkili hiçbir şey araştırmayın. Öğreneceğiniz her detay, canınızı daha da yakacaktır.

3. Hayatta başka şeylere konsantre olun ve günününüzü programlayın. Kendinize görevler koyun ve disiplinize olun.  Mesala ben her sabah yatağımı askerdeki gibi topluyorum. Böylece günün ilk görevini başarıyorum. İkinci, üçüncü görev derken basit olsa da bu görevler sizin hem disiplinize olmanıza hem de başarı duygusu birikerek sizin kendinize güveninizi kazanmanıza yardımcı oluyor.

Dediğim gibi zor bir durum, ben bile hala yaralarımu saramadım. Kırmızı hapı tam olarak sindiremedim ki hala buraya bu kadar uzun yazabiliyorum. Affedin arkadaşlar 40 yaşından sonra kırmızı hap bu kadar oluyor.

Konuk Yazar: Certixisgod

Vaka çalışması – İlişkinin kadını olan erkekler

Bir erkek aşırı duygusal, kendine güvensiz birine dönüşerek ve daha çok feminen ve giderek daha az maskülen davranışlar göstererek ilişkinin kadını olmaya başladığında; cinsel kutupluluğu ve sonunda da ilişkiyi mahvetmeye başlar.

Bir kadın kendisini bir erkeğe, o erkek liderlik kabiliyetini davranış, düşünce ve sözleri arasındaki uyumluluğu koruyarak gösterebildiği sürece bırakır. Erkek feminenleşerek, duygusallaşarak, kendinden emin olmayarak ve kadının kendisini yönetmesini ve kararları almasını bekleyerek kendi liderlik rolünden vazgeçmeye başladığında,  kadını maskülenleşmeye zorlar. Bu ise kadının asabileşmesine , erkeğe saygısını ve cinsel ilgisini kaybetmesine neden olur.

Erkekler kadınlarını memnun etmek için olmadıkları bir şeye dönüşmeye başlarlarsa, sonunda terk edilirler veya kadın tamamen ortadan kaybolur.

Birbirinizi tanımaya ve ilişkiye başladığınızda maskülen davranırsanız kadın sizi çekici bulacaktır ama daha sonra ilişki içinde feminenleşirseniz kadın sizi itici bulup sonunda sizden kopacaktır. Uzun süreli ilişkisi bitmiş birçok erkekle yaptığım telefon görüşmelerinde bu duruma çok rastlıyorum. Bu değişim aylar ve hatta bazen yıllar içinde oluyor. Erkek yavaş ama emin adımlarla liderlik rolünden vazgeçiyor ve sonunda kadın – erkek rolleri tamamen değişiyor. Başlangıçta oldukça maskülen, lider karakterli ve iyi fiziğie sahip olan erkek, ilişki ya da evlilik içinde ve birçok durumda çocukların da hayatlarına girmesi ile bir süre sonra aman ağzımızın tadı bozulmasın, kız arkadaşımı / karımı sinirlendirmeyeyim, seksten olmayayım, vs. diye kadınını memnun etmeye çalışan bir uşağa dönüşüyor ve sonunda da olmasın diye “uğraştığı”  her şey başına geliyor.

Şimdi, şu arkadaşın yazdıklarına bakalım:

Dün gece, hayatım boyunca başıma gelen en kötü şeyi yaşadım. Ben 31 yaşındayım, o ise 33 yaşında. İlişkimiz 2 yıl önce başladı ve bunun ilk senesi, yaşadığım en iyi ilişkiydi. Her şey o kadar iyiydi ki, ilişkinin 3. ayında onun yanına taşındım ve beraber yaşamaya başladık.

Bu çok çabuk olmuş. 3 ay içinde birlikte yaşamanızı tavsiye etmem.

Ama ilişkinin ikinci senesi ise, bugüne kadar yaşadığım en berbat ilişkiydi. Kız acil servis doktoru ve Mart 2020’de koronavirüs pandemisi başladığında, bana karşı daha mesafeli olmaya başladı. Başlangıçta bunu çok fazla sorgulamadım zira çok yorulduğu için böyle davrandığını düşünüyordum. Ama her şey zamanla daha kötüye gitti ve nadiren cinsel birliktelik yaşamaya başladık zira aramıza daha fazla mesafe koyma ihtiyacı duymaya başladı.

Şunu da belirtmem lazım ki işim çoğu zaman evden çalışabilmemi ve evde olabilmemi sağlıyor. Yemek yapmak, temizlik ve kedilerin bakımı gibi işleri tamamen ben yapmaya başladım.

Hah. Yani sen ev hanımı, ilişkinin pilici oldun! Sen kadına dönüştün, o da erkeğe dönüştü. Bu nedenle de sana karşı kızgınlık duymaya başladı. Ve şimdi göreceğiniz gibi, arkadaş oldukça muhtaç ve kendine güvensiz bir ruh haline bürünmüş.

Eve geldiğinde, onun ilgisine ihtiyaç göstermeye başladım ve o da daha mesafeli ve soğuk olmaya başladı zira bir miktar bunalmış hissetmeye başladı.

İlişkinin tüm cinsel kutupluluğunu 180 derece tersine çevirmişsin. Sen erkek, lider olmaktan kadın olmaya evrilmişsin. Kadınlar bundan hoşlanmazlar. Kadınlar bir amcıkla birlikte olmak istemezler zira zaten halihazırda bir amları var (women don’t want to be with a pussy because they already got one). Sen bu şekilde davranmaya başladığında, “ama benimle yeterince zaman harcamıyorsun” diye ağlayacak kadar aşırı duygusallaştığında, sonun pek de iyi olmayacaktır.

Senin bir erkek olarak kaya gibi, çınar ağacı gibi sağlam olman lazım. Tabii senin normal bir kadınla birlikte olduğunu varsayıyoruz. Ruhsal problemleri olan ya da birkaç tahtası eksik bir piliçle berabersen, ne yaparsan yap fark etmez. Bu nedenle kitaptakileri uygularsan, iyi bir kadının içindeki iyileri, kötü bir kadının içindeki kötüleri en hızlı şekilde açığa çıkarırsın. Bu nedenle de eğer bir çürük elmayla birlikteysen, olay raydan çıkmadan sıvışabilirsin.

Ama bu arkadaşın yazdığı gibi bir şey okuduğunuzda ilişkinin bitmesinin an meselesi olduğunu anlarsınız. Cinsel kutupların darmadağın olması ile kadının zamana ihtiyacım var demesinden sonra terk edilmenin yakın olduğu, güneşin doğudan doğacağı gibi bir beklenti. Böyle davrandığınız zaman kadınlar “çok değiştin, artık seni tanıyamıyorum” derler. Burada da olan bu. Kadın böyle demiyor ya da erkek mailde belirtmemiş ama kadınlar bunları söylemeye başlarlar. Bu erkek artık kadının aşık olduğu erkek ile aynı kişi değil zira duygusal olarak zayıf bir piliç gibi davranıyor. Aslında küçük bir kız gibi davranıyor ve bu da hiç çekici değil. “Benimle vakit geçirmiyorsun, benimle ilgilenmiyorsun” diye zırlıyor.

Ekim 2020’de, ilişkimize ara vermeye karar verdik.

He ya tabii ki “karar verdiniz”. Yersen. Kadın ilişkinize ara vermeye karar verdi ve sen de uslu uslu bunu kabul ettin.

Bunun ilişkimize yardımcı olacağını düşünerek, birkaç aylığına doğduğum kente döndüm. Ama ne yazık ki Aralık ayında bacağım kırıldı ve ayağım kırık geçirdiğim 6 hafta boyunca beni ziyaret etmek istemedi ya da bana tıbbi tavsiyeler vermedi.

Ayrıldınız ve sen evden ayrıldın. Teknik olarak artık kızın erkek arkadaşı değilsin. Ve sen hala aşırı duygusallaşmaya devam ediyorsun. Zira burada sen gerçekliği olduğu gibi kabul etmek yerine olduğundan daha iyiymiş gibi görüyorsun.  Ama hayattaki her şeyde gerçekliği ne olduğundan iyiymiş ne de kötüymüş gibi görmelisin. Gerçekliği olduğu gibi görmelisin.

Sen kendi kafanda kızı sanki hala kız arkadaşınmış gibi kurguluyorsun. Ama sen koca bir sünepeye dönüştüğün için seni evden attığında ilişkiniz bitti.

Bu tabii ki beni çok kızdırdı.

Şu çok açık ki sen kaya gibi sağlam biri değilsin.

Buna değmeyeceğine ve ikimiz için uzun süredir tek başına mücadele ettiğime karar verdim.

ASLA ve asla, seni elinde tutmak istemeyen birini elinde tutmaya çalışma. Bu çok katı, zor ve acı veren bir şey ama eğer biriyleysen ve o kişi seni o kadar da istemiyorsa, “benimle olmayı isteyen, seven ve benim yanında olmamdan mutlu olan, görüşmek istediğimde ‘tabii ki çok isterim’ diyen birini hak ediyorum” diyecek kadar güçlü olmak zorundasınız.

Ama “ayyy bilmem ki zamana ihtiyacım var” diyen biri? Ona istemediği kadar zamanı verin ve gidin. “Sana mutluluklar, hastala vista baby.”

Bacağım iyileştikten sonra Şubat 2021’de şehre geri döndüm. Kendime bir yer buldum ve onda kalan eşyalarımı almak için onunla iletişime geçtim v ona “bu iş burada bitecek” dedim.

Birader bu iş biteli aylar oldu. Sen bu kızın yaşadığı alemden tamamen farklı bir evrendesin. Sen evden çıktın, o zaman ihtiyacım var dedi. Siz aylar önce ayrıldınız zaten!

“Bu iş burada bitecek” demenin tek nedeni, bunu söylersen seni geri isteyeceğini umman. Ki bu taktik bu sefer çalışmış gibi görünüyor … en azından kızın yeni bir erkek arkadaşı olduğunu öğrenene kadar çalışmış gibi görünüyor.

Bunu söyleyince beni farkı görmeye başladı. Daha sağlam ve her dediğini yapmayacak biri olarak. “Ayrılalım ama başkasını görmek istemiyorum ve sen erkek olarak daha iyi olduğunda yeniden iletişime geçelim” dedi.

Yani “eğer aşık olduğum adama geri dönüşürsen (aslında bu ikili nişanlılar ama arkadaş mektubun sonlarına kadar bu önemli ayrıntıdan bahsetmiyor) seni yeniden görmek isteyebilirim” diyor. Kız onun dönüştüğü kişiyi sevmemiş belli ki.

O aramamda konuşacak vaktim olmadığından, hastanede olmadığı birgün onun evinde buluşup eşyalarımı almayı ve neyin yanlış gittiğini tartışmayı kararlaştırdık.

Ve o günden sonra bana yakınlaştı ve benimle cinsel ilişkiye girdi. Bundan sonra ise sağlam bir şekilde dile getirdiğim “bu iş bitti” fikrim çatırdamaya başladı.

Punaninin sihirli dokunuşu ile kendinden geçtin yani 🙂 Amrakadabra 🙂

Bundan sonra buluşmaya başladık ve defalarca seks yaptık.

Buluş, iyi vakit geçir ve seks yap.

Sorun şu ki bu benim ümitlenmeme neden oldu. Benden hala zaman istediği için ona zaman vermeye devam ettim.

Bundan anladığım arkadaşın hala kadının peşinde koştuğu ve onun ilgisini ve onayını aradığı. Kadın gibi davranmaya devam ediyor. Bu çekim yaratmayacak zira kadının arkadaşı kaybetme korkusu yok. Hiç yok. Senin zihin yapın, “beni yeniden kazanmaya çalışmalı” şeklinde olmalı. Tam tersi değil.

İlişki durumumuzu konuşmadık ama her buluştuğumuzda çok iyi vakit geçiriyorduk. Taa ki bir buçuk ay sonrasına yani düne kadar.

4 gün önce dün için onun evinde buluşmayı kararlaştırdık ama o daha sonra birkaç ortak arkadaşımızla bir barda buluşmak istedi. İşten çok yorulmuş ve kafasını dağıtmak istiyormuş.

Gerçek şu ki kadın yanınızda birkaç ziksavar (cockblocker) istemiş.

Gecenin sonunda eve dönme zamanı geldiğinde, onu eve götürmek üzere yeni erkek arkadaşı geldi ve ben oracıkta tuzla buz oldum.

Ne kadar da ince biri. “Ah bu arada bu da benim yeni erkek arkadaşım.” Görünen o ki kadın ikisiyle de yatıyor. Bir yanda yeni erkek arkadaş, diğer yanda onunla bir araya gelmeyi uman eski erkek arkadaş ve hatun ikisiyle de yatıyor. Bayanlar ve baylar, bu ne demek?

O kadın sokaklara ait.

Bu, ilişki yaşamak isteyeceğin biri değil. Bu kadının dediği hiçbir şeye inanman mümkün değil. Sözde yeni erkek arkadaşını sözde eski erkek arkadaşı ile aldatıyor. Bunun geri dönüşü yok. Sadakat bu kadın için hiçbir şey ifade etmiyor. İşte bu nedenle gerçeği olduğu gibi görme zorundasın. Sokak kadınını ev kadınına çeviremezsin. Mümkün değil. Bu hatun sokaklara ait. Fuckbuddy olur, friends with benefits olur, seks için görüşülür, ama ötesi olmaz.

Bu aşamada her ne nedenle olursa olsun onu asla arayıp sorma. Eğer sana ulaşırsa seni görmek istediğini varsay ve buluş – eğlen – seks yap. Ama eğer kız arkadaş ya da eş istiyorsan, bu kadın o kadın değil. Bu arkadaşım, gerçekliğin ta kendisi.

Gerçekliği görmezden gelebilirsin ama gerçekliği görmezden gelmenin sonuçlarını görmezden gelemezsin.

Sırt çantam ve ceketim ondaydı zira hava çok sıcaktı. Bunları almak için bile ona gidemedim. Ona bana yaptıklarının kabul edilebilir olmadığını söyledim. Bana umut verip sonra hayallerimi yıkması kabul edilebilir değil dedim.

Bunun kendi suçu olduğunu bildiğini ama eşyalarımı almak için ona gelemeyeceğimi söyledi çünkü yeni erkek arkadaşı onu evine bırakacakmış.

Vay, olay kızın umrumda bile değil. Hiçbir pişmanlık yok. Bu onun gerçek yüzü. Bencil, narsist ve sikinde değil. Seni kırması umrunda bile değil. Tek düşündüğü kendisi.

Bu kadınla birlikteliğe devam etsen olacak şu: Mutluyken sana sadık olacak ama eğer mutlu değilse başkası ile düzüşecek. Eğer bu senin için uygunsa senin bileceğin iş. Böyle biriyle uzun süreli ilişkiye gir. Ama sonra kızın bildiğin adamların yarısıyla düzüştüğünü öğrenirsen ağlayarak beni arama.

Bu çocuktan 3 ay önce bahsetmişti. 24 yaşında olduğundan ve genç olmasına rağmen hastanede çok iyi iş çıkardığından bahsetmişti. Bunu dinlemek bile istemedim zira bir miktar kıskançlık hissettim.

Bu tabii ki “ama onun hakkında endişelenme hayatım, o sadece 24 yaşında” olan çocuk. Eğer piliç “onun hakkında endişelenme” derse …

Kadın bu adamdan bahsediyorken kafasında teknik olarak ondan sana bahsetmiş oluyor. Yani sana bu diğer çocuğu söylemiş oluyor. Sonra bu çocukla yattığını öğrenirsen ve sinirlenirsen “Hey ama ben sana bu adamdan bahsetmiştim” oluyor. Yani sana tüm hikayeyi anlatmadı ama sonuçta bir şeyler anlattı.

Medya da böyle yalan söylüyor. Bazı şeyleri söylemeyerek yalan söylüyorlar. Bu kadın da bu şekilde yalan söylüyor. Tamam tüm ayrıntıları söylemedi ama onun kafasında “ben dürüst davrandım ve sana diğer elemanı söyledim” oluyor. “Kafanı çalıştırsaydın da ne demek istediğimi anlasaydın”.

Yarın onun evine gidip eşyalarımı almayı ve neyin neden yanlış gittiğini konuşmayı kararlaştırdık. Ama ona gidip eşyalarımı almayı fakat hiçbir şey konuşmamayı düşünüyorum zira bu yaptığından sonra konuşmayı hak etmiyor.

Sana katılıyorum. Eşyalarını al ve arkanı dön git. Zira ne söylerse söylesin bir değeri yok ki. Dediklerinin yarısı saçmalık olacak zaten.

Sana mutluluklar deyip gitmeyi planlıyorum.

Evet iyi bir fikir.

Sorun şu ki onu özlüyorum özellikle de cinsel açıdan zira çok sağlam bir cinsel uyumumuz vardı. Bu artık bitti. Ve bir de muhtaç biri gibi davranmak istemiyorum …

Birader sen bütün bu süreç boyunca muhtaç davrandın zaten. Birkaç yıldır muhtaç davranıp duruyorsun. Kendini kandırıyorsun ve gerçekliği tamamen görmezden gelmeye çalışıyorsun. Kendi küçük, sahte dünyanda yaşıyorsun ve bir sokak kadınını ev kadınına çevirmeye çalıştığını inkar etmeye çalışıyorsun. Bunu yapamazsın. Kötü üzümden iyi şarap yapamazsın. Gerçek bu.

Belki de hemen yeni birini bulmaya atlamamalıyım ama bir yandan da bunun ruhumu dinginleştirmenin tek yolu olduğunu düşünüyorum.

Atına atla ve piyasaya açıl. Avrupa’dan yazdığını anlıyorum ve çok uzun süredir eve hapsedilmiş vaziyettesin.

İlişkinin birinci yılında nişanlandığımızı söylemeyi unuttum. Ne yapacağımı, ruhumu nasıl sakinleştireceğimi bilmiyorum zira sanırım artık onunla yeniden olma şansı yok.

Ben olsam bu kadını bir daha ne olursa olsun arayıp sormazdım. Eğer o sana ulaşırsa ve canın la pompa la bamba istiyorsa roketi ver: buluş – eğlen – sikiş. Ama böyle biriyle iyi bir ilişki yaşayabileceğini düşünüp kendini kandırmaya kalkma. Bu kadının yaptığını yapmak için insanın ciddi şekilde sapkın ve aldatıcı olması lazım. Tabii onun kafasında “ama ben diğer çocuktan bahsettim” şeklinde ama “ah tabii onunla da yatıyorum o kısmı atlamışım” olayı var.

Muhtemelen radyoloji asistanlığı işime odaklanmalıyım ve onunla karşılaşmadan önce yaşadığım gibi yaşamalıyım: şarkı söyleyip video oyunları oynamak gibi.

Hobilerine dön, muhtemelen bu kıza odaklandığın için ihmal ettiğin arkadaşlarınla yeniden bağlantıya geç.  Onunla tanışmadan önceki erkeğe geri dön.

Çeviri: Men Who Become The Women In Their Relationships

Ayrıca bkz. Aldatan kadını silmek

Aldatan kadının psikolojisi

Aldatan kadını silmek yazısına şu yorumu bırakmış ve sormuş:

Bi kız, erkek arkadaşını aldattıysa, ondan artık hoşlanmadığı ve ona arzu duymadığı(duyamadığı) anlamı çıkmaz mı ? Bu durumda neden aldattıktan sonra salya sümük ağlayarak affetmesi için bir daha erkek arkadaşına yalvarıyor? Çok saçma geldi bana ve anlayamadım . Bunu çevremde yaşanan birkaç olayda gördüm evli değiller kız gold diggerda değil.

Kısa cevap şu :

“Hipergami şüphe üzerine kuruludur.”

Uzun cevaba geçmeden şunu belirtmek lazım : salya sümük ağlayan birçok kadın samimi değildir şov yapıyordur.

Uzun cevap :

Bir kadın beraber olduğu erkeği düşük rütbeli olarak algılamaya başlayıp aldatmış olabilir. Örneğin erkek ilişkide ipleri kadına vermiş ve betalaşmış olabilir. Burada olay şudur ki kültür, kadınların içgüdüleri ve hisleri konusunda erkeklere neredeyse doğa üstü bir hava pompalıyor ve birçok erkek kadınların hislerinin ve davranışlarının bol bol hata dolu ve kusurlu olduğunu anlamıyor. Bir kadın bindiği daldan başka dala atlarken ya da ara ara başka dallara hoplayıp geri yaparken bunu asıl dala her zaman geri hoplayabileceği gibi bir varsayım yapıyor olabilir.  Aldatılan erkeğin aldatmayı terk etme ile cevaplaması ya da en azından bu durumun belirmesi ile kadının adama duyduğu hipergami kaynaklı soğukluğu tuzla buz olabilir. Zira terk etmek ciddi bir değer göstergesidir ve kadın bir anda aldattığı adamın sandığından daha erkek olduğunu anlayarak gerçekten pişman olabilir.

Şu hikayeye bakın mesela. Kadının açık ilişki teklif ederken adam hakkında düşündüğü şu :

Daniel biraz evcil biri – ara sıra arkadaşları ile dışarı çıkar ama çoğu akşam evde bilgisayar oyunu oynar ya da netflix izler. Hayat tarzını bildiğimden başka kızlarla takılacağından endişe etmemiştim.

Elinin altında bir netflix artı playstation yavru köpeği sandığı erkek arkadaşına açık ilişkiyi çekinmeden öneren hatun (adam ilişkide betalaşmış) eleman değer gösterir göstermez nasıl pişman oluyor:

Bu açık ilişki anlaşmasını kaldırabileceğimi düşünmüştüm. Ama kaldıramadım. Bu mail kalbimi tuzla buz etti. Benim amacım bu değildi, ben anı yaşama özgürlüğü istiyordum. O ise bunu başka bir kızı sikmek için açık izin olarak kullanıyor. Ve sanırım kızın kim olduğunu biliyorum, iş yerinden onunla aşırı flört eden kız.

Bu kızın pişmanlığının sahte olduğunu sanmıyorum.

İkincisi ise biraz kırmızı hap terimlerinin azizliğine takılıyoruz. Kadınların nitelikli genetik materyal ve güvenlik / kaynak ihtiyaçlarını alfa siker beta öder diye tanımladığımızda, beta öder kısmının kadın için muazzam önemini aşağılamış oluyoruz. Bir kadın belli bir yaştan sonra beta öder ile evlilik yaptığında, bu evlilikle toplum içinde bir yer, çocuklara ve kendisine kaynak sağlayan (ve günümüzün zerre maskülenite gerektirmeyen bilgi / servis toplumunda sıklıkla ne kadar betaysa o kadar da sağlam kaynağa sahip) koca, güvenlik, ödenen faturalar, vs … kazanıyor. Hipergami dürtüsüne yenilip aldatan hatun o sırada düşünemese de aklı başına geldiğinde tüm bunları kaybetme riski ile karşılaşırsa salya sümük ağlar. Özellikle de erkek “sen istersen tren yap bebeğim ben yine seni kucaklar severim” modunda değil de terk edecek modda ise. Ya da hatunun kucağında hopladığı elemanın zevkine bakıp hatunu ödemeyeceği belli ise.

Aldatan kadın nasıl davranır?

Geçenlerde okur Haydar, kız arkadaşının kendisini aldattığından şüphelendiğini belirtip aldatan kadın belirtileri nelerdir diye sormuştu:

Aldatan kadının verebileceği sinyaller nelerdir ?

İlişkilerimde ki en büyük sorunlardan bir tanesidir. Ya bir paranoyağım, ya da hapı hazmedemedim. Ancak, şüphe ile devam ediyorum. Ne gibi durumlara göre karar vereceğimi bilemiyorum.

” Bitir / Devam et ” Bunun kararına nasıl ulaşabilirim ?

Bunun hakkında bir yorum veya bir yazı alırsam çok memnun kalırım, Teşekkür ediyorum.

Bu konuda yazacağımı söylemiştim. Haydar’ın sonradan yazdığına göre şüpheleri gerçek çıkmış ve kız aldatıyormuş. Orada bahsettiği aldatılma korkusu ve paranoyası hakkında daha sonra bir yazı daha lazım. Şimdilik kısaca şunu söyleyeyim, bir kadın yüzünden asla ama asla kafa patlatıyor ya da uykunuzu kaçıracak kadar stresleniyor olmamanız lazım.

Aldatılma korkusu, erkeğin kadından daha güçlü yaşadığı bir korku. Bunun nedeni aldatılmanın erkeğe maliyetinin kadına olan maliyetinden çok yüksek olması. Erkek 100 kere aldatsa da kadının doğurduğu çocuğun kadından olduğu kesindir. Erkeğin ise babalık testinin yaygınlaştığı son 15 yıla kadar çocuğun kendinden olduğuna emin olabilmesi mümkün değildi. Bu nedenle zaten aldatılmayı kadınlar erkeklere göre daha kolay (göreceli olarak) affederler.

Bu ciddi üreme maliyeti, erkeğe aynı zamanda güçlü bir içgüdü getirmiştir. Erkek doğal ve içgüdüsel olarak bunu hisseder çoğu kez ama mavi haplının gözünü oneitis bürür en bariz işareti es geçer. Öbür uçta kırmızı hapı sindirememiş erkek en ufak tatsızlıkta paranoyaya vurup hayatı kendine de kıza da zehir eder (ve hatta aldatılma paranoyası erkeğin kadını negatif de olsa zihin merkezine oturtacağından kadını erkekten soğutup sonunda erkeğin gerçekten aldatılmasına bile neden olabilir) ama genellikle bu içgüdüyü dikkate almak gerekir.

Kadının aldattığını gösterebilecek işaretleri sıralamadan şunu da belirteyim ki bu işaretler kadının erkeği 100% aldattığını göstermez ama erkeğin bu konuda araştırma yapması gerektiğini gösterir. Şunu da söyleyeyim, bu yazı evli veya uzun süreli ilişki içindeki erkeklere hitap ediyor. Tabak çeviriyorsanız, yani kadına bağlılık sözü vermiyorsanız, kadının da size bağlılık sözü vermemiş olması ya da bir bağlılık varmış gibi davranması bonustur, beklentisinde olmanız gereken bir şey değil.

– Seksin birden azalması veya tamamen yok olması.

– Kadının ilgisinin birden azalması veya tamamen yok olması.

– Kadının iletişim araçları ile ilişkisinde ani değişim. Telefonuna birden şifre koyması, eskiden öyle değilken birden bire telefonu ile sizi asla yanlız bırakmaması, telefonu ile odaya kapanıp birileri ile mesajlaşması, telefonunun ekranını aşağı gelecek şekilde koymaya başlaması, telefondaki whatsapp gibi uygulamaların notifikasyonlarını kapaması, vs …

– Artan dırdır ve birden bire yaptığınız herşeyin kadına batmaya başlaması

– Kadının birden bire sizi aldatmayla suçlamaya başlaması ya da genel olarak size utandırma taktikleri uygulamaya başlaması

– Kadının birden bire geceleri geç gelmeye başlaması, “arkadaşları” ile dışarda fazlaca takılmaya başlaması. Kadının yakın arkadaşları, hatunun sizi aldattığını bilse de ona yalancı şahitlik yapabilir. Şimdi nerede okuduğumu bulamadım ama bir elemanın karısınının arkadaşı, kadın diğer erkek ile dışarıda iken ikisinin daha önceden beraber çekilmiş fotoğraflarını instagramda yayınlayıp “Mervişim ile kahve keyfi” falan diye Mervişi tagliyormuş mesela. Adam Mervişi kendisi ile sansın diye.

Gelelim aldatan kadın belirtilerine :

– Normalde aldatılma paranoyası olan biri değilseniz, içgüdüleriniz sağlam belirtidir.

– Hatunu Tinder‘da veya başka dating uygulamalarında görmeniz 😀

– Bazen de hatunun birden ilgiye ve sekse doyması ile size normalde olduğundan iyi davranması.

– Hatunun sizi biriyle karşılaştırıyormuş gibi konuşmaya başlaması

Yukarıdaki gibi işaretlere yaklaşımınız, ciddi bir hastalık belirtilerine yaklaşımınız gibi olmalı. Birden kilo kaybetmeye başlamanız, aynı yerde haftalarca geçmeyen ağrı, lenf bezlerinizin şişmesi sizin 100% kanser olduğunuzu göstermez ama bu konuda aktif olarak doktor kontrolü aramanızı gerektirir. Aldatılma işaretleri de böyle. Yukarıdaki bazı maddeler hariç çoğu belirti daha ciddi araştırmayı gerektirir, illa aldatıldığınızı göstermez.

Fakat bence asıl ilgi çekici konu Haydar’ın bahsettiği aldatılma paranoyası. Eğer aldatılmayı paranoya yaparsanız kendi kendini gerçekleştiren kehanet moduna girersiniz :

– Duygusal olarak zayıflarsınız ve kadının aldatıp aldatmadığını kafanıza takmanız onu zihin merkezinize almanıza neden olur.

– Kadını bir kez zihin merkezinize koydunuz mu kadın bunu hemen algılar ve sizden soğumaya başlar.

– Terk edilirsiniz ya da aldatılırsınız.

Aldatılma ihtimalinin sıfır olduğu bir ilişki yok maalesef. Siz daha maskülen olursanız ve kadınınız hipergamisine dizgin vurabilen biriyse ihtimali azalır ama sıfır olmaz. Aldatan kadını silebildiğiniz sürece aldatılmanın kendisini o kadar takmayın. Bu lafım özellikle evli olmayan erkeklere. Evli erkekler aldatan kadını öyle kolay silemez (duygusal olarak kolay silebilir belki ama boşanmasıdır, nafakasıdır, çocuklardır silmek öyle ha deyince olan bir şey değil). Ama uzun süreli ilişkide iseniz ve aldatılma paranoyası geliştirdi iseniz, o kızın artık yoldaşınızdan ziyade zihin merkezinizi işgal eden bir tanrıça, sizin de oneitis hastası olmanız muhtemel. Bakın bu aldatılmaktan kötüdür.

Son olarak şunu unutmayın : aldatma olayında aldatan taraf suçludur. NOKTA. Erkek aldatıyorsa erkek suçludur, kadın aldatıyorsa kadın. Toplum gerçi aldatma olayında erkeği suçlamaya hazır ama kadın aldattığında birçok kadın ve ruhu kadın erkek çıkıp erkeği “kim bilir ne yaptın da seni aldattı” diye suçlayacak ya da “eğer tatmin olsa idi neden aldatsın, demek ki sen onu tatmin edemedin” diye goy goy yapacaktır. Bu farelerin hepsine siktir çekin.

Vaka Çalışması – Aldatan Adam

Sizin Boşanan Adam’ın yazılarını –şimdilerde yazmasa da- halen keyifle okuyorum. Ben de bir Boşanan Adam’ım. Ama bana asıl yakışan isim Aldatan Adam…

Oysa ben mazbut, evine bağlı, eşinden başka hiç kimseye bakmayan, baksa bile kısa sürede gözünü çeviren, hatta baktığından dolayı pişmanlık duyup kızaran ve bu yüzden de karısına yakalanan bir adamdım.

Eşimi çok seviyordum. Hatta aptallık derecesinde seviyordum. Gözümde hiçbir kusuru yoktu. Hayatımın bütün 20’li yıllarını onunla geçirmiştim. 10 yıllık beraberliğimizin 6 yılını evli olarak yaşadık. Aldatmıyordum. Oysa cinsel hayatımız da öyle ahım şahım değildi. Bir çok kez “Bu gece olmaz” sözüyle karşılaşmama rağmen, bunu pek de kafama takmıyordum.

Ama bir gün her şey değişti…

O gün eşimin işten çıkacağı saatlerde iş yerine telefon ettim. Arkadaşları biraz önce çıktığını söylediler. Bu ilk kez oluyordu. Şaşırdım. Erken çıkmak hiç adeti değildi. Olağanüstü bir durum varsa zaten bana haber verirdi. Ben eve döndüm ve onu beklemeye başladım. Gece yarısı olduğunda hala gelmemişti. Ve ben bütün saflığımla başına bir şey gelmiş olabileceğinden korkuyordum.

Saat 2 olduğunda kapı açıldı ve o içeri girdi. Kalktım ve telaşla onu merak ettiğimi, bir şey mi olduğunu sordum. Bir anda içkili olduğunu farkettim. Aman tanrım… Bu benim karım olamazdı. Bana yanıt bile vermedi ve içeri gidip yattı. Sabah uyandığında konuşmak istediğimde ise, dışarıda arkadaşlarıyla içmeye hakkı olduğunu ve buna karışmamam gerektiğini söyledi.

Haklı gibi görünüyor değil mi?

Oysa karımın benim tanımadığım hiç arkadaşı yoktu ki. İçmeye de gideceksek hep birlikte giderdik. Demek ki yeni arkadaşlar edinmişti. Yani ben iyi niyetle öyle düşünmüştüm.

Karımın geç gelmeleri haftada 2’ye 3’e çıktığında bir gariplik olduğunu sezmeye başlamıştım. Ama özgür ve çağdaş düşünceli olan ben, bir hesap sorma olayına giremiyor, içim içimi yerken ona sadece, “Bari giderken haber ver de merak etmeyeyim” diyordum. Ama o, bunu bile yapmıyordu.

Bu durum birkaç ay daha devam ettikten sonra, onun olmadığı bir akşam ben de dışarı çıkmak istedim. Beyoğlu’nda karımın ve benim severek gittiğimiz bir bara gittim. Bardan içeri girdiğimde gözüm bir masaya takılı kaldı. Masada oturan kişi, nişanlılığımız sırasında karımı tavlamaya çalışan, bizimle aynı meslekten bir adamdı. Karşısında da bir kadın oturuyordu. Kendi kendime “Demek sonunda birini bulabilmiş” diyerek yürüdüm. O masayı geçtim ve karşısındaki kadının kim olduğuna bakmak istedim.

İşte o an bütün bar üzerime yıkıldı. Çünkü onun karşısında oturan kişi benim resmi nikahlı karımdı…

Sonrası basit…

Eve döndüğümüzde iyi bir kavga, ertesi gün benim evden ayrılışım ve 1 ay sonra da boşanma…

Boşandıktan sonra eve kapadım kendimi. Her akşam bir küçük rakı ve beyaz leblebiyle sarhoş oluyor, ancak öyle uyuyabiliyordum. Yapılanı bir türlü içime sindiremiyordum.

O günlerde karşıma biri çıktı. Alımlı, akıllı, sevgi dolu ve tabii ki güzel vücutlu biri…

Harika günler geçirmeye başlamıştım. Hep tek eşliliğe inandığımdan çok geçmeden ona evlenme teklif ettim. Etmez olsaydım… Bir anda onun aslında psikolojik rahatsızlıkları olan, kompleksli ve kıskanç biri olduğu ortaya çıktı. Ayrılmaya kalktığım zamansa yaptığı şey bana çok pahalıya mal oldu. Cinsel ilişkilerimiz sırasında hep ben korunurdum. Ama bir gece şiddetli bir kavganın sonucunda, tutkuyla sevişmeye başladığımızda ilk kez “Prezervatif istemiyorum. Zaten günüm de yaklaştı” dedi. Kandım. Bana hamile olduğunu ve artık evlenmemiz gerektiğini söylediğinde beynimden vurulmuşa döndüm. Bunu neden yaptın diye sorduğumda ise “Seni kaybetmemek için” deyiverdi. Resmen bir kez daha aldatılmıştım. Çocuğu aldırmaya razı ettim elbette. Ama bu olayın yarattığı yıkıcılığı anlatmama gerek yok sanırım.

Ondan ayrıldıktan sonra kısa süreli ilişkiler yaşadım. Ama vazgeçmiş değildim. Hayatımda sadece bir kişinin olmasını ve evlenmeyi düşünüyordum.

Biri daha çıktı karşıma…

Yine mükemmel başladı, mükemmel gelişti. Tam sırasında yine aynı aptallıkla evlenme teklif ettim. Üstüne bir de araba hediye ettim. Ama arabayı alan hatun ortalarda görünmemeye başladı. Üstüne üstlük benden soğuduğunu falan da gevelemeye başlayınca olay koptu…

Ve birden içimdeki canavarın harekete geçtiğini hissettim. Bu canavarın adı –her ne kadar kabullenemesem de- intikamdı.

Öncelikle acayip severken, beni piç gibi ortada bırakan bu kadına dersini vermeliydim. Hemen birini buldum. Bu onun çevresinden biriydi. Benim o kişiyle olduğum da çok geçmeden onun kulağına gitti. Ve telefonlar başladı. Hata yaptığını aslında beni hiç unutamadığını söylüyordu. Kozlar artık elimdeydi. Üstelik diğer kişiden ayrılmadan, onunla da birlikte olmaya başladım.

Tanrım bu ne büyük bir zevkti. Yalan söylüyordum. Yalan söylerken de keyif alıyordum. Birinin kulağına fısıldadığım aşk sözcüklerini, aradan bir saat geçtikten sonra buluştuğum diğerine de fısıldıyordum ve bu beni hiç rahatsız etmiyordu.

Biri daha çıktı karşıma. Onu da ikiletmedim tabii ki. Aynı anda üç kişiyle beraberdim. Trafiği idare etmek zor oluyordu ama aldığım keyif bu zorluğa değiyordu.

Artık Aldatan Adam’dım. Aldattıkça da değerleniyordum. Biri bana ‘İş çıkışı buluşalım’ dediğinde, “Gelemem, hem işim var, hem de yalnız kalmak istiyorum” diyor, bir başkasının kucağına koşuyordum. Böyle yaptıkça da “gizemli” biri oluyordum. Artık kadınların aradığı adamdım. Gizemli, kendinden emin, hükmeden, istediği zaman gelen, istediği zaman giden, bazen ortadan kaybolan, yatakta iyi bir aşık, sevgililerini iyi yerlere götüren, şık hediyeler alan…

Abarttığım zamanlar da oldu elbette. Hele bir kere kalabalık bir grup içinde 4 sevgilimi de aynı masaya oturtmuştum. (Bunun öyküsünü bir başka yazıda anlatırım). İnsanlar cesaretime inanamamıştı. Ama ben zaten onları baştan yok sayıyordum. Olsa da olurlardı, olmasa da… Bu rahatlığı hissettiğim için de korkmuyordum.

Aldatmaya devam ediyorum. Şu anda, yine 4 kişiyle beraberim. Hepsi mutlu. Tabii ki birbirlerinden haberleri yok. Ama benim bir tek şikayetim var. Bu trafiği yürütmek için iyi paraya ve zamana ihtiyaç var. Birincisiyle ilgili sorunum yok. Ama zamanım yetmiyor. Zaman sorununu da çözersem, sayıyı ikiye katlamayı düşünüyorum. Ne zamana kadar böyle devam eder falan diye de felsefik yaklaşımlar içine girmiyorum. Çünkü ben Aldatan Adam’ım ve aldattığım kadar yaşarım…

Unutmayın, size önemli bir ipucu, insanlar inanmak istedikleri şeye inanır. Gördüklerine değil…

Kaynak : Erkekadam.com (2000 yılında Demir Gönül tarafından yazılmıştır.)