Toksik eski sevgiliyi unutma aşamaları

İlişki bitti. Size zarar verdiğini biliyorsunuz. Yaşadığınız yalanları, aşağılanmayı, bir gün yakınlık gösterip ertesi gün sizi yok saymasını hatırlıyorsunuz. Buna rağmen kafanızın içinde aynı konuşmaları tekrar tekrar yapıyorsunuz.

“Acaba hata mı yaptım?”

“Şurada başka türlü davransaydım sonuç değişir miydi?”

“Beni sevdiğini söyleyen insan bunları nasıl yaptı?”

Önce şunu anlamanız lazım: Bir insanı düşünmeden duramamanız, onun hayatınızın aşkı olduğunu göstermez. Ayrılmanın kötü bir olay ya da yanlış karar olduğunu da göstermez.

Size zarar veren bir ilişkiden çıktıktan sonra zihninizin ilişkiye takılı kalması, yasla ve yaşadıklarınızı henüz işleyememiş olmanızla ilgili. İlişkiden çıkmanıza rağmen yaşananların etkisinin henüz bitmemiş olması ile ilgili.

Kafanızdaki tekrar, geri dönmeniz gerektiği anlamına gelmiyor

Aynı olayları, soruları ve konuşmaları zihninizde durmadan döndürmeye ruminasyon deniyor.

Buradaki temel çatışma, eski sevgilinizin söylediği kişiyle size davranışlarıyla gösterdiği kişinin birbirini tutmaması.

Sizi sevdiğini söylüyor ama aşağılıyor. Yakınlık kuruyor, ardından küçümsüyor. Bir gün yanınızdan ayrılmak istemiyor, başka bir gün sizi terk etmekle tehdit ediyor.

Siz de bunları aynı insanın nasıl yaptığını anlamaya çalışıyorsunuz.

Üstelik ilişkinin içindeyken yaşadıklarınızı değerlendirecek alanınız olmayabilir. Sürekli bir sonraki kavgayı engellemeye, karşınızdakini sakinleştirmeye, çıkardığı yangını söndürmeye çalışıyorsanız, kendi duygularınıza ne zaman bakacaksınız?

İlişki bittikten sonra, o sırada işleyemediğiniz üzüntü ve şok önünüze geliyor.

Dolayısıyla zihninizin oraya dönmesini hemen “Onu hâlâ istiyorum” diye yorumlamayın. Yaşadıklarınızı anlamlandırmaya çalışıyor olmanızla, o insana geri dönmek istemeniz aynı şey değil.

Bu süreç genelde dört aşamalı ve bunlar geçilecek aşamalar. İçine yerleşip kimliğiniz hâline getireceğiniz yerler değil.

Birinci aşama: “Keşke biraz daha uğraşsaydım”

“Keşke daha sabırlı olsaydım.”

“Keşke o konuşmayı başka türlü yapsaydım.”

“Keşke onun geçmişte yaşadıklarını daha iyi anlasaydım.”

Burada ilişkinin iki tarafının sorumluluğunu da üstleniyorsunuz. Kendi söylediklerinizi ve yaptıklarınızı değerlendirmekle kalmıyor, onun size yaptıklarından da kendinizi sorumlu tutuyorsunuz.

Ama siz kendi davranışlarınızdan sorumlusunuz. Onun davranışlarından da o sorumlu.

Karşınızdaki insanın size zalimce davranmasını, sizin yeterince anlayışlı olamamış olmanızla açıklamak zorunda değilsiniz.

Bu aşamada zihniniz, ilişkinin bütün sırrını çözecek bir hata arıyor. Sanki o hatayı bulursanız her şey anlam kazanacak. Belki ilişki bile kurtulacak.

Eski sevgiliniz artık yanınızda değil ama onun yerine kendinizi suçlamaya devam ediyorsunuz. Kendi algınızdan şüphe ediyor, ortada sorumluluğunuz olmadığı yerde bile suçu üstleniyorsunuz.

Altındaki düşünce şu:

“Yeterince iyi olsaydım bunlar yaşanmazdı.”

Sevgiyi çocukken koşullu veya öngörülemez yaşadıysanız, başkasının duygularını yönetmeyi kendi göreviniz saymayı öğrenmiş olabilirsiniz. Böyle bir durumda kendinizi suçlamak, karşınızdaki kişinin sağlıklı bir yakınlık kuramadığını kabul etmekten daha güvenli gelebilir.

Peki burada ne yardımcı olur?

Öncelikle mesafe. Bu insanla iletişimi kesmelisiniz. Eğer aranızda küçük çocuk gibi bir bağ yoksa bu insana ulaşmayın ve onun size ulaşmasına izin vermeyin. Ortak küçük çocuklar varsa iletişimi çok sınırlı tutmalısınız ve çocuk hariç hiçbir konuda eski sevgiliniz ya da karınız ile muhatap olmayın.

İkincisi, ilişkinin duygusal karmaşasına kapılmamış insanların dışarıdan bakışını alın. Bu tarafsız bir arkadaşınız olabilir, terapist olabilir ya da ilişkiler konusunda tavsiye veren biri olabilir.

Üçüncü olarak da uzun süreli manipülasyon ile kirlenmiş yorumlarınızı somut olaylardan ayırın. “Ben onu kızdırdım” bir yorum. Ne söylediğiniz, onun ne yaptığı, ardından ne yaşandığı ise incelenebilecek olaylar.

Sürekli kendi ses tonunuzu, zamanlamanızı ve kelime seçiminizi didiklemek yerine davranış örüntüsüne bakın. YouTube’da sonsuza kadar “Narsistler neden böyle yapar?” videosu izlemek, yaşadığınız somut olayları değerlendirmenin yerine geçmiyor.

İkinci aşama: “Bir insan bunu nasıl yapar?”

Bir noktadan sonra yalnızca kendinizi suçlamayı bırakıyorsunuz. Bu defa şaşkınlık öne çıkıyor.

“Beni sevdiğini söyleyen biri bana bunu nasıl yaptı?”

“Başta beni göklere çıkaran insan nasıl bu kadar acımasız oldu?”

“Başka birine nasıl bu kadar çabuk geçti?”

Zihniniz, birlikte olduğunuzu sandığınız insanla gerçekten karşılaştığınız davranışları uzlaştırmaya çalışıyor.

Burada kaybettiğiniz yalnızca ilişki değil. O insan hakkında inandıklarınızı, ilişkinin ne olduğuna dair düşüncenizi de kaybediyorsunuz. Aslına bakarsanız gerçekte hiç var olmamış, aşk bombardımanı manipülasyonu ile yaratılmış bir insan tasavvurunun yasını tutuyorsunuz.

Bu aşamada dönüp bakacağınız yer, verilen sözlerden ya da eski sevgilinizin sözleri değil gördüğünüz davranışlar.

Size ne söylediğini, kendini size nasıl anlattığını tamamen unutun. Onların büyük bir kısmı tamamen manipülasyondu. Önemli olan size nasıl davrandığı.

Bir diğer zor adım da sizi tamamen tatmin edecek bir açıklama bulma beklentisini bırakmak. Karşınızdaki insanı yeterince analiz ederseniz bütün çelişkilerin çözüleceğini sanabilirsiniz. Bu arayış, yüzlerce saat içerik tüketmeye dönüşebilir.

Ama onu çözmeye çalışırken kendi kaybınızla ilgilenmeyi erteliyor olabilirsiniz.

Aslında bütün bunlar, onun bir gün değişeceği beklentisine tutunmanızdan kaynaklanıyor. Empati, sorumluluk ve dürüstlük göstermeyen birinin bunları ileride göstereceği umuduyla kendi hayatınızı beklemeye almayın.

Bir de “Son bir kez konuşalım, içimde kalmasın” meselesi var.

Bu amaçla yeniden temas kurmak beklenen rahatlamayı asla sağlamadığı gibi, iyileşme sürecini yeniden başa sarıyor. Aradığınız açıklamayı, size zarar veren kişiden alamayacaksınız.

Üçüncü aşama: Öfke ve size yapılanı açıkça görmek

Sonra öfke geliyor.

Yalanlara, aşağılanmaya, ihanete kızıyorsunuz. Bir yandan da “Ben bunlara nasıl katlandım?” diye kendinize öfkeleniyorsunuz.

Bu öfke aslında sizin özsaygınızın geri geldiğine ve kişisel sınırlarınızın yeniden kurulduğuna işaret. Size öyle gelmeyebilir ama iyileşmekte olduğunuza işaret. Daha önce normalleştirdiğiniz davranışların kabul edilemez olduğunu görmeye başlamanız önemli bir adım.

Ama öfkeyi hayatınızın kalıcı merkezi hâline getirirseniz iyileşmeniz tamamlanmadan takılı kalırsınız. Sürekli öfkeli olmak, sürekli iyileşiyor olmak demek değil. Size yapılan haksızlığı açıkça görebilmek de tek başına yol aldığınız anlamına gelmiyor.

Yasla yüzleşmekten kaçındığınızda öfke, bitmeyen bir haksızlığa uğramışlık duygusuna dönüşebilir. Sonra bütün kimliğinizi size yapılanların üzerine kurabilirsiniz. Her konuşma oraya bağlanır. Her içerik aynı öfkeyi besler. İlişki bitmiştir ama hayatınızın merkezinde hâlâ o vardır.

İnternette toksik bir ilişki sonrası öfke aşamasında yıllardır takılı kalan ve muhtemelen de bu aşamadan çıkmadan yaşlanıp gidecek insanlara sık rastlıyoruz zira bu insanlar yorum olsun, tavsiye olsun diğer insanlara oranla çok daha yüksek içerik üretimine sahipler.

Burada yapılacak şey öfkeyi inkâr etmek değil. Yıkıcı davranışlara dökmeden hissetmek, uğradığınız haksızlığa adını koymak ve bütün kimliğinizi bunun çevresinde kurmamak.

Fiziksel faaliyetler de duygusal gerilimi boşaltmaya yardımcı olabilir.

İzlediğiniz içeriklere de bakın. Başlangıçta öfkenizi fark etmenizi sağlayan bir içerik, bir süre sonra sizi aynı yerde tutmaya başlayabilir. Her gün sizi yeniden kızdıran videolar izliyorsanız bunun size ne yaptığını sorgulayın.

Ve öfkenin altındaki üzüntüye dönün. Kaybettiğiniz ilişkiye, boşa çıkan beklentilere, yaşadığınız hayal kırıklığına. Videonun vurguladığı geçiş burada.

Dördüncü aşama: Hatırlamak ama içine yeniden düşmemek

İyileşmek, eski sevgilinizi bir daha hiç düşünmemek anlamına gelmiyor.

Düşündüğünüzde bütün gününüzün ve bedeninizin o düşüncenin etkisine girmemesi anlamına geliyor.

Bir olay aklınıza geliyor. “Bunu gerçekten yaşamışım” diyorsunuz. Belki hâlâ şaşırıyorsunuz. Ama ardından hayatınıza devam edebiliyorsunuz.

Zihninizde saatlerce süren bir tartışma başlamıyor. Kendinizi savunma, ona bir şey anlatma veya geçmişi bir kez daha çözme zorunluluğu hissetmiyorsunuz.

Bunun için büyük bir affetme töreni gerekmiyor. Eski sevgilinizin karşısına geçip bütün söyleyeceklerinizi söylediğiniz muhteşem bir final sahnesi de gerekmiyor. Eğer söylemek istediğiniz şeyler varsa bunu bir günlüğe veya terapiste söylemeniz çok daha faydalı.

Bu aşamada geçmişi hatırlayabiliyorsunuz ama sürekli açıklamak, haklı çıkarmak veya yeniden yaşamak zorunda kalmıyorsunuz. Hayatınızı da onu anlamaya ya da kurtarmaya çalışmanın çevresinde kurmayı bırakıyorsunuz.

Kendinize dönebildiğinizde şu soruya yer açılıyor: Bu davranışlar o dönemde bana neden katlanılabilir geliyordu? Bir daha bunları kabul edilebilir görmemek için neyi değiştirmem gerekiyor?

Anlamak yetmiyor, yaşama biçiminizin de değişmesi gerekiyor

Farkındalık tek başına yeterli değil. Duyguların işlenmesi ve davranışların değişmesi eşlik etmezse, öğrendiğiniz kavramlarla yeni düşünce döngüleri kurabilirsiniz. Bu defa aynı ilişkiyi daha fazla psikoloji terimi kullanarak düşünürsünüz.

İyileşmenin göstergesi, eski sevgilinizi ne kadar ayrıntılı açıkladığınız değil; onu ne kadar hayatınızdan çıkardığınız, geçmişin bugünün içine ne kadar az girdiği, sizden sonra gelen kişiyle kendinizi kıyaslamayı bırakmanız, duygusal enerjiniz yeniden size ve kendi hayatınıza çevirmeniz.

Toksik bir ilişkiden çıkamayan birçok insandan “abi her şeyin farkındayım” lafını çok duyuyorum. Alkolik de alkolün hayatını yok ettiğinin farkında ama alkolden kurtulma daha fazla farkındalık ile değil alkolü tamamen hayatından ve sonra da zihninden çıkararak oluyor.

İyileşme, beklediğinizden daha sessiz olabilir. Bir gün fark edersiniz: O ilişki artık hayatınızın merkezinde değil. Bunu ilan etmeniz gerekmez. Kendinizi daha iyi hissediyorsunuzdur ve gününüze devam edersiniz.

 

5 2 votes
Article Rating
Subscribe
Notify of

Yazıyla alakasız veya 500 kelimeyi geçen yorumlar cevaplanmıyorlar. "Yazıyla alakasız ama ..." ya da "en son yazı bu olduğundan buraya yazdım" diye başlamanız kurtarmıyor. Mahmut Abi ile özel görüşme yapmak isterseniz Erkek Adam Sanal Görüşme sayfasından sanal görüşme ayarlayabilirsiniz. Not: Burada soru sırası çok yüksek, Patreon destekçilerini, Patreon'da cevaplamaya öncelik veriyorum.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments