Saha Raporu – Kim Yon Bacı

Dışarı çıkıp “oyun” oynadığınızda çok enteresan deneyimler yaşayabiliyorsunuz. Michael’in o zaman aktif olan blogunu ve kitabını okuduktan ve SoSuave’ye dadandıktan sonra bir gazla hayat oyunu gündüz oyunu karışık bir şeyler oynuyorum. Daha önce anlattığım enteresan deneyimlerden biri olan lezzetli börekler de bu dönemde başıma geldi.

“Av” sahalarımdan biri de Sultanahmet. Turist düşüreceğim güya. Düşürmedim değil de kolay değil. Ama İngilizce de iyi olunca yürüme konusunda sıkıntı yaşamıyorum. Yıllar sonra da kullanacağım ve ekmeğini yiyeceğim “kızlar, kaybolmuş gibisiniz” açılışımı edindiğim dönemler. Sokakta çok iş çıkmayınca o zaman Mecidiyeköy’de evde kalmama rağmen ara ara Sultanahmet’te hostellerde kalmaya başladım. Bakın oradan daha güzel ekmek çıktı ve orada kendi yaşımda genç insanlarla kalmak eğlenceliydi. Bir ara onu da anlatırım.

Bir Cuma günüydü sanırım, yürüyorum (yolda yürüyorum). Karşımdan 3 Asyalı geliyor. Harita açmışlar, açık haritayla yürüyorlar. Yani gel bize yürü diyorlar.

“Kızlar, kaybolmuşa benziyorsunuz?”

Bunu demeden önce kızlardan haritayı tutan ve güzel olan ile göz teması kurarak yanlarına yürüdüm. Konuşmalarından Koreli olduklarını anlamıştım. Ve doğru tahmin etmişim, kaybolmuşlar.

Haritadan gidecekleri yeri bulduktan sonra zaten benim de yolumun üstünde diye (yalan) kızlar aldım yürümeye başladık. Benimkine Kim Yon diyeceğim. Yol boyu biraz muhabbet ettik ama gidecekleri yere varmak da uzun sürmedi.

O zaman turistte cep telefonu diye bir şey yok. Yine de yapmamam gereken bir şey yaptım ve telefon isteyeceğime telefon verdim: “Bir daha kaybolursanız beni arayın” dedim.

Halbuki hemen orada Kim Yon’u ya da 3ünü birden bir şey yapmaya davet etmem lazımdı. O zaman olmasa bile akşam. Ama gruba yürümek bugün bile rahat yapamadığım bir şey. Sürüden ayrılmış kızlarla daha iyiydim.

Neyse kızlar sokakta kayboldular (kapılarına kadar bırakmadım) ben de işime gücüme baktım.

Cumartesi günü cepten arandım. Arayan Kim Yon:

“O gün yardımın için teşekkürler. Yarın sabah bir parti veriyoruz, seni de davet etmek istedik. Gelir misin?”

Gelmem mi Korelim? Ama tabii ikinci hata : Kızın çöplüğüne gitme. Grup buluşması yapma. Arkadaşları ile beraberken görüşme. En azından kız arkadaşın olacaksa o iş olana kadar. Kızı kibarca reddedip akşamına bir yere çağırmalıydım.

Neyse Pazar sabahı “ne partisi bu diye” verdiği adrese gittim. Sıradan bir apartmanın önüne geldim. Kızın verdiği teli aradım, bir başka kadın açtı. İngilizce aksanından anladığım kadarıyla o da Koreli.

Neyse 3 – 4 dakika sonra Kim Yon kapıda belirdi. Beni aldı ve bodrum katına inmeye başladık. “Yok lan Türkiye’de Koreli böbrek mafyası olma ihtimali ne olabilir ki” diye rahatım ama bir yandan da burada ne dönüyor diye meraktayım.

Neyse indik bodruma, kocaman bodrumda çoğu Koreli bir sürü insan. Bu aşamada Kim Yon çoğu genç kız diğer Korelilerin arasına katılıp kayboldu. Şimdiki gözler olsa neyse de hepsi aynı bir de aynı beyaz t-shirtü giymişler. Kim Yonu diğer Korelilerden ayırt etmem mümkün değil :0

Açık büfe kahvaltıyı tıkındım, bir de Koreli abiyle tanıştım. Onunla muhabbet ettikten sonra birden Kim Yon geldi. Başlıyoruz dedi ve bir kürsüye doğru dizilmiş sandalyeleri gösterdi.

Ne başlıyor, ne oluyor diye etrafıma bakına bakına otururken kürsüde Koreli bir amca belirdi ve pazar ayini başladı 😀 “Koreli misyonerler!” diye bir kahkaha atacaktım. Neye niyet neye kısmet? 😀 Partide hatuna yürüyeceğiz derken Hz. İsa yolunda yürümeye gelmişiz!

Neyse aslında ayin ilginçti. Aziz Paul’dan pasajlar, şarkılar, vs.  Sonra yine büfeye dadandık. Peder beyle de muhabbet ettik. Adam Koreli ama öyle bir Türkçe var ki, böyle Türkçe öğrenmek için Türkçe’ye gönül vermek lazım. SIFIR aksan. Telde konuşsan bakkal Osman sanarsın. Bakkal Osman’da aksan var, bu abide yok.

Bu arada ben Kim Yon’u kaybettim. Ama bir sürü Koreli var. 2 – 3 tanesine yürüdüm, bi bok çıkmadı. Çoğu doğru dürüst İngilizce bilmiyordu zaten. Tanıştığım Koreli çocuğa “birader bu kızlardan hangileri güzel, bana hepsi aynı görünüyor” diye sordum. Onun gösterdiği 2 kıza yürüdüm, onlar maalesef hiç İngilizce bilmiyorlardı.

Bu arada olayı da çaktım maalesef. Kızlar kendilerini İsa yoluna adamış, evlenmeden olmaz kızları. Lan Asyalı zaafım var (o güne kadar bir Asyalı ile birlikte olmasam da var), İstanbul’un göbeğinde bir bodrum katı dolusu Asyalı kız içine düşmüşüm, onlar da SISTERS (BACILAR)! Şansıma gülsem mi ağlasam mı bilemedim.

1 saat kadar daha takıldıktan sonra dedim buradan ekmek çıkmayacak, Kim Yon da ortalıkta yok. Ortalıkta olsa ne olur, o da BACI! Dedim ben gideyim. Peder Bey kızlara “kızlar Mahmut’u dışarı geçirin” dedi. Ben önde kızlar arkamda kapıdan çıktık. Hepsinde aynı beyaz t-shirt var. Bir düzine Koreli kız.

Hemen yan tarafta duvarda 50li yaşlarında bir amca oturuyor. Suratından anladığım kadarıyla ne kiliseden ne de Korelilerden haberdar. Zira suratında az önce bir apartmandan çıkan genç adam ve ardındaki Koreli kız sürüsünü görmenin şaşkınlığı var. Adam resmen o son kadehi içmeyecektim gözleri ile bakıyor 😀

“Bye sisters.” dedim böyle elimi hafifçe sallayarak.

“Bye Mahmut. COME BACK AGAIN! Hİ Hİ Hİ Hİ” diye bağırdılar hep bir ağızdan el sallayıp gülüşerek.

Amca ile göz göze geldik. “Senin olayın ne abiciğim?” gözleriyle baktı. Ben de “dayı, anlatsam inanmazsın” gözleriyle karşılık verdim. Yine bir gülme geldi.

Bu da böyle hüzünlü bir yürüme anım olarak kaldı. Sonraki hafta kime anlattıysam inanmadı. Kötüsü Pazar sabahı uykulu uykulu gittiğim için ben bile gerçek miydi diye şüpheye düştüm. Ama ertesi Cuma bakkal Osman pardon Peder Seo Jin arayıp da kiliseye tekrar davet edince her şeyin gerçek olduğuna bir daha emin oldum 🙂

Bu olayı şimdi gülelim eğlenelim diye anlattım ama bundan çıkaracağınız bir ders var: Götünüzü kaldırıp dışarı çıktığınızda, kızlara yürüdüğünüzde, olabilecek şeyler diye aklınıza kötü şeyler geliyor. Ama bunu düzenli yaparsanız, kötü şeyler pek olmuyor ama bir sürü ilginç şey yaşıyorsunuz.

Ev arkadaşım da o sıralar yürümelerdeydi. Onun başına daha ilginç şeyler geldi. Herif internetten tanıştığı kızı görmeye İzmit’e gidip, kız tarafından bir gecekonduya götürülmüştü. Seksten sonra herif duştan çıkmış eve gelen kızın erkek akrabaları ile başbaşa kalmış. Bu içinden Kelime-i Şehadet geçirirken, gel otur şuraya demişler. Eleman silahla mı olacak bıçakla mı diye düşünürken adamlar kıza çay koydurup elemanlar tavla atmışlar! Çok enteresan bir memleketimiz var. Kıymetini bilmek lazım.

Bedava Yemek (Hesabı Kim Öder?)

“Rollo kadınların utandırma taktikleri ile ilgili konuşuyor. Eğer erkek buluşmaları ödemezse, feminen ve pasiftir ve daha maskülen, kaba saba kızları kendine çeker diye bir şey duymaya başladım. Çünkü hesabı ödemeyen erkek, yürüme işinden feragat ediyormuş ve yemeği/içkileri/buluşmayı vs. ödemeyen erkek, feminen kadınlar için iticiymiş.

Bana göre bu, kadınların öteden beridir sahip oldukları bir avantajı, bedava şeyleri, kaybetme korkusu gibi.

Sen bu konuda ne diyorsun? İlk buluşmada kahve içilir, bunu öder misin? Yoksa kendi kahvesini kendisi mi öder? Eğer o ilk kahveyi sen satın alırsan ucuz biri gibi mi görünürsün? Eğer o ilk kahveyi sen satın alırsan, muhtaç mı görünütsün?

Yasa #40: Bedava Yemeği Aşağıla

Bedava sunulan şey tehlikelidir … ya hile ya da gizli bir zorunluluk içerir. Değerli olan için para vermeye değer. Kendiniz için ödeyerek minnetarlıktan, suçluluk duygusundan ve üçkağıttan uzak durursunuz. Sıklıkla, tüm hesabı ödemek de akıllıcadır – mükemmellik için yapılmayacak şey yoktur. Paranızı harcamaktan çekinmeyin. Bonkörlük, gücün göstergesi ve mıknatısıdır.

Şunu tekrar okuyun: değerli olan için para vermeye değer. Kültürün feminizasyonu, erkeğin hesabı ödemesi formalitesini bir yandan maskülen bir zorunluluk iken bir yandan da maskülen bir kontrol olmaya doğru  yamulttu. Bu bir Catch 22(*)  durumu: ödesen de hatalısın, ödemesen de hatalısın!

Daha önce de bahsettiğim gibi, bir erkek seks için o ya da bu şekilde HER ZAMAN para öder. Bu bir kahve veya içki almak olabilir, konser bileti olabilir, nişan yüzüğü ya da ev kredisi olabilir. Ama siz ve seks söz konusu olduğunda bunun her zaman bir bedeli olacak. Bu sizin o bulanık “kaliteli kadın“ınız ya da yarım saatliğine kiraladığınız fahişe de olsa değişmez. Seks için ödeyeceksiniz.

İkinci bakış açısı da “centilmenlik ölmedi” şeklinde. Hiçbir şey feminen önceliğe, erkek nüfusunu,  kadın yakınlığı için ödeme kapasitesini gösterme zorunluluğuna inandırmak kadar hizmet etmedi. Bu bakış açısının tarihsel olarak birçok çeşidi var ve geleneklere, zorunluluğa ve cinsiyete göre başlangıç noktası içkileri/buluşmayı vs ödemektir.

Bunların ışığında, eğer bu sizin bir ödevinizi tamamlamanız duygusuna hizmet ediyorsa, kadının içkisini/yemeğini ödemeye devam edin. Ama bunu kadın sizi ahlaki zorunluluğunuz olduğuna inandırdığı için yapmayın. Benim yaklaşımım bu “geleneği” gerçekte olduğu şey olarak kavramaktır. Siz bir ERKEKsiniz. Bir erkek, bedava yemeği horlar. Bir iş arkadaşı ödese de horlar, ve tabii ki zevk pınarı yapmayı planladığı kadın ödese de.

Değerli olan için para vermeye değer. Kendiniz için ödeyerek minnetarlıktan, suçluluk duygusundan ve üçkağıttan uzak durursunuz.

Mecburiyetten de uzak durun. Cinsiyetler arasında eşitlikçilik olamaz; biz birbirimizden farklıyız. İyi haber şu ki, tüm o feminizasyon koşullanmalarına rağmen, kadınlar hala cinsiyetler arasında fark olmasını istiyorlar. Gizlice de olsa kadınlar, bir Erkeğin yürümesini, olayı yürütmesini ve evet, hesabı ödemesini istiyorlar. Ama eğer bir kadını bu konuda sıkıştırırsanız, bu isteğini inkar edecek ve “ben kendi hesabımı öderim” diyecektir. Zira koşullanması ona hesabın yarısını ödemesini, erkeklere yürümekten korkmamasını, buluşmaları başlatmasını, vs. söylüyor. Sadie Hawkins’i gurulandıracak şeyler yapmasını söylüyor.

Bunlar maskülen beklentiler ama çalışan kadının “erdemleri” gibi, feminen maskülenizasyon kendisi hala bir kadın iken, değerini maskülen şartlara bağlamaya itiyor. Buradaki yanlış inanç, bir erkeğin kadına çekici gelen maskülen özellikleri çekici bulması gerektiği düşüncesi. Ve tahmin edilebileceği gibi, kadının içindeki dişi doğa, bununla çatışma halinde.

Yani evet, içkileri, yemeği, buluşmayı, vs. ödeyin. Ama ne için ödediğinizi bilerek. Değeri olan için ödemeye değer de, bu kadın için ödemeye değer mi? Siz Prenssiniz, ilginizin bir bedeli var. Kadın bunu takdir ediyor mu? Plan yapın, kararları verin, buluşmayı yönlendirin. Ama kadın tepkisizse ya da tepkisi soğuk ise – NEXT!  Hipergami her kadını değişik seviyelerde fırsatçı yapar, bunu kabul edin. Dünya böyle işliyor. Para avcısı kadınlar (golddigger) bu fırsatçılığı sözleri ve davranışları ile açık açık gösteren kadınlardır. Eğer gözlerinizi açarsanız, bir kadın para avcısı mı değil mi anlamanız hiç de zor değildir.

Hatun hakkında, hatunu deliler gibi düzdüğünüz gecenin sabahında, sade ve rahat bir akşam yemeğine göre çok daha fazla bilgiye sahip olacaksınız.

Beni ben olduğum için istemeni istiyorum

,… fakat, Rollo beni ben olduğum için istemesini istiyorum, param için değil.

Bu rahatsız edici bir gerçek, birçok adam da bunu duymaktan hoşlanmayacak ancak sizin ödeme gücünüz aynı zamanda kim olduğunuzun bir PARÇASI.

Başarılarınız, kariyeriniz, tutkularınız, ilham aldıklarınız, fiziğiniz sizi siz yapan birer PARÇA. Sizi diğerlerinden daha çekici yapan bazı parçalar var, bunların toplamı sizi siz yapan şeyler bütünüdür. Bir hafta önce SoSuave forumunda kariyer seçiminin kadınlara ve hayatınıza etkileri hakkında tartışılıyordu. O zaman fark ettim, ne kadar çok söylenen bir şey olmasa bile yapmayı seçtiğiniz meslek de sizin kim olduğunuzu oluşturan bir unsur. Sizin temel karakteriniz olmasa bile iyi ya da kötü işiniz zamanla sizi siz yapan, kişiliğinizin bir parçası haline gelir. Fiziksel olarak nasıl göründüğünüz gibi bu da bir parçanız. Kadınların erkeklerin fiziğine ve yaptığı meşgalelere bakmamasını düşünmek rahatlatıcı bir kurgu olsa da – bunların hepsi sizi siz yapan parçalar bütünüdür.

Eşitlikçilik kendi kendini imha eden bir şey. İki cinsiyetin de yanlış zamanlarda doldurmaya çalıştığı bir güç ve sorumluluk boşluğu yaratıyor. Mesela erkeklerden gerçekte sahip olmadıkları feminen özellikler beklemek ve bunları gösterememesinden yine de onu sorumlu tutmak. Başka bir deyişle, eğer bir kadın kocasının kendisi ve çocukları için güvenli ve kararlı bir liderlik sağlamaktan yoksun olduğunu hissederse, koca rolünü üstlenebilir ve kocası da pasif, itaatkar karı rolüne geçirilebilir. Eşitlikçi modele göre bu kabul edilebilir, sosyal olarak dayatılan ve çocuklarına öğrenilmiş davranış olarak geçirilebilen bir şeydir. Ve bu neslin (belki de bir önceki neslin de), modern erkek itaatkarlığını ana babalarından öğrendiklerini varsaymak hiç de gerçek dışı olmaz. Size fazlaca analiz kasıyor görünebilirim, ama bu çerçeveye uzun süreli ilişkinin hatta tabak çevirmenin ilk evrelerinde buluşmayı/içkiyi/yemeği vs. ödeme perspektifinden bakın. Bu eşitlikçi model erkek kimliğine öyle eklemlendi ki, artık bir erkek bir kadının yürümesinin ve buluşma teklif etmesinin normal bir şey olduğunu düşünebiliyor. Bir kadının hesabı ödemesini, kendisi için kapı açmasını,vs. normal bir şey olarak görebiliyor. Bunlar geleneksek Erkek davranışları ve AFCler bunların kadının daha güçlü ve çekici gösterdiğine inanıyor.

Dedeleriniz hesabı kendileri mi yoksa ileride neneleriniz mi ödeyecek diye düşünüp tartışmadı. Bu konu akıllarına bile gelmedi. Dedeleriniz hesabı ödedi, neneleriniz ise bunu takdir etti. Ama işte sorun da tam olarak bu – takdir etmek. Feminizasyon kartları erkekler aleyhine öyle bir kardı ki, artık erkekler kadınların amaçlarını sorguluyorlar. Kadınlar bonkörlüklerini takdir ediyorlar mı yoksa bunu hak olarak mı görüyorlar?

Çeviri : Free Lunch

Rollo Tomassi : Kırmızı Hap camiasının en önemli figürlerinden biri olan Rollo Tomassi'nin The Rational Male kitabı her erkeğin okuması gereken başucu eseri. Oldukça popüler olan The Rational Male bloğunun da sahibi de olan Rollo, The Rational Male - Preventive Medicine (Volume 2) ve The Rational Male - Positive Masculinity: Positive Masculinity (Volume 3) adlı kitapları ile ilk kitabındaki fikirleri daha da geliştirdi. Rollo Tomassi'yi burada Rollo Tomassi etiketinde de takip edebilirsiniz.

(*) – Catch 22: Birbiri ile çelişen kurallar ve kısıtlar yüzünden kişinin içinden çıkmasının imkansız olduğu durum. Örneğin “iş bulmam için tecrübeye ihtiyacım var ama iş bulmadan nasıl tecrübe kazanacağım?”

#EvdeKal günlerinde ilişkiler

Koronavirüsü nedeniyle bu kadar sıkıntı ve acı yaşanan bir dönemde, ilişkiler konusu en son sıralarda gelen bir problem. Örneğin bu süreçte sağlık ve eğer süreç uzarsa ekonomiye ve işlerimize ne olacak konuları daha ön planda.

Ama sitenin ana konularından biri ilişkiler ve son 2 – 3 haftadır bu konuda çok fazla soru geliyor. O nedenle bugün #EvdeKal döneminde ilişkiler konusunu ele alacağım. Başkalarıyla fiziksel etkileşiminiz minimumda iken halihazırda ilişkiniz ya da flörtleriniz varsa bunları nasıl devam ettireceksiniz? Eğer yalnızsanız bu dönemde birini nasıl bulacaksınız? Eğer karınızla / kız arkadaşınızla 27/7 eve tıkıldıysanız bu durumda ilişkiyi nasıl yürüyeceksiniz?

Yeni biriyle tanışma kısmı artık neredeyse tamamen Tinder gibi online dating uygulamalarına ya da sosyal medyadan yürümeye kalmış gibi. Normalde bu tür bir tanışmadan sonra bir süre mesajlaşmanızı ama cinsiyetsiz mektup arkadaşına dönüşmeden buluşma ayarlamanızı tavsiye ediyoruz. Bunun birkaç nedeni var :

(1) Pozitif cinsel çekimi bir yere kadar mesajla sağlayabilirsiniz ama işin “satışı kapama” kısmı buluşup kimya yaratmaktan geçiyor. bu buluşma ertelendikçe hem o kimya erteleniyor hem de o kimyayı yaratma şansınız azalıyor.

(2) Çünkü mesajla konuşa konuşa gizem kısmı ortadan kalkıyor ve daha kötüsü buluştuğunuzda konuşacak bir şeyiniz kalmıyor. Ama buluşunca kimya için konuşmanız gerektiğinden (erkekler gözleriyle, kadınlar kulaklarıyla aşık olur derler) işiniz zora giriyor.

(3) Eğer siz işi buluşmaya götürmede yavaş davranırsanız, buluşmaya hızlı giden bir adam çok kolay öne geçiyor ve “satışı kapatıyor”.

(4) Son olarak da uzun mesajlaşmalar sırasında henüz ilgi seviyesi tam olmayan bir kıza yanlış bir şey söyleme ihtimaliniz artıyor. “Satışı kapadıktan” sonra normalde pek sorun çıkarmayacak bir laf mesela bu aşamada işi bitirebiliyor.

Ama normal zamanlarda değiliz. Dışarı çıkıp buluşmak çok zor ve birçoğu için imkansız. Şu an yapabileceğiniz en iyi şey, biraz mesajlaştıktan sonra WhatsApp ve Skype gibi bir uygulamada sanal buluşmak. Bu konuda bir miktar tecrübeliyim zira genç ve bekarken uluslararası çalışıyordum ve gittiğim şehirlerde / ülkelerde gerçek hayatta buluşacağım kızları genellikle aşağıdaki gibi “ısıtıyordum”.

Bu buluşmaya, olabildiği kadar gerçek bir buluşma gibi davranın. Saatlerce mesajlaşacağınıza, günlük mesajlaşmayı toplam 20 dakikanın altında tutun ve bunun yerine 1 saat sanal buluşma ayarlayın. Gerçek hayatta hergün buluşamayacağınız gibi sanal buluşmayı da hergün yapmayın.

Sanal buluşmayı mümkünse bilgisayarda yapın ki elleriniz boş olsun. Ya da telefonunuzu bir yere sabitleyin. Bilgisayar yine de önemli zira bu tür sanal buluşmalarda genelde birbirinize video / haber linkleri vs. göndererek konuşursunuz. Örneğin kız size geçen yaz gittiği bir yeri tarif edecek ve siz de internetten bakarak muhabbet açacaksınız.

Sadece konuşmanıza da gerek yok. Beraber yemek yiyebilir ve bir şeyler içebilirsiniz. Dediğim gibi bu sanal görüşmeye buluşma gibi davranmayın. Pat diye plansız programsız “hadi gel muhabbet edelim” demeyin. Sanal görüşelim ve bir şeyler içelim deyin.

Bu buluşmada tüm standart buluşma kuralları geçerli. 70% kızı konuşturacaksınız, göz teması kuracaksınız, soğukkanlı-neşeli-esprili-cool olacaksınız, esprilerinize gülmesinden ve size sorular sormasından ilgi seviyesini ölçeceksiniz, 1.5 – 2 saat konuştuktan sonra o gün kızı mesajlamayacaksınız, kız mesaj atarsa sıcak davranacaksınız ama aynı gün bir sonraki sanal buluşmayı ayarlamayacaksınız, kıza 18 – 24 saat sonra mesaj atacaksınız, her 3 mesajlaşmadan 2sini o başlatacak, günlük toplam mesajlaşma 15 dakikayı geçmeyecek, vs.

Kız arkadaşınız olmayan bu kızla her gün sanal görüşme yapmayacaksınız. Haftada 1 bilemedin en fazla 2 yeter.  İmkanınız olduğu anda gerçekten buluşun, sanalda kalmayın AMA bu kızla konuşmanız görüntülü görüşmede akmıyorsa, gerçek buluşmada akması da çok zor. O nedenle sanal buluşmalardan ikiniz de zevk almıyorsanız, kızla buluşmaya vakit harcamayın.

Sadece kızlarla sanal görüşme yapmayın. Arkadaşlarınızla, iş arkadaşlarınızla, ailenizle (eğer ayrı evlerdeyseniz) de sanal görüşün. Sosyal hayatınızı sanalda da olsa ihmal etmeyin. Tek konuştuğunuz kişi kız (veya kızlar) olmasın.

Bu dönemde ilişki yürütmek, uzak mesafe ilişkisi yürütmeye çok benziyor. Uzun süre ayrı kalsanız da kızla sonra evinizde buluşabiliyorsunuz. Ama bu herkes için mümkün değil. Bazılarınız veya bazılarınızın sevgilileri memlekete dönmüş olabilir, bazılarınız aile yanındasınız eve sevgili alamazsınız, vs.

Bu durumda günde toplam 10 – 15 dakika mesajlaşmak yeterli hatta fazla bile. Onun harici sanalda yüz yüze buluşun. 2 günde 1 – 2 saat yeterli. Ve nasıl olsa kız arkadaşınız diye her sanal buluşmanız öylesine olmasın (ama her sanal konuşmaya da resmi buluşma gibi davranmama lüksünüz var tabii).

İkinizin de evde olması, hiçbir şey yapmıyorsunuz ve her zaman buluşabilirsiniz anlamına gelmiyor. Özellikle siz meşgul birisiniz ya da öyle olmalısınız. Şu an bol vaktiniz varsa bunu değerlendirecek bir aktivite bulun. Ben mesela işim çok azaldığı için yıllardır süründürdüğüm İlişki Sihirbazı Çevirisini 2 haftada yaptım, 2 ay önce başlattığım ama virüs yüzünden yalan olan yeni işimi sanalda yapma ile uğraşıyorum, vs. 3 haftadır Netflixte sadece 2 tane dizi bölümü izledim.

Siz de bu zamanı ne zamandır beklettiğiniz şeyleri yapmak için (örneğin İngilizce öğrenmek, işinizde yükselmek için çalışmak, sanal bir iş başlatmak, vs.) kullanın. Meşguliyet bulun. Eğer kız sizi meşgul biri olarak biliyorsa sürekli konuşamayacağınızı bilir.

Kız yeniyse de, ilişkiyse de aşırı mesajlaşmaktan kaçının. Yüz yüze görüşün. Ama hiç mesajlaşmamak da zor. Dengeyi bulun. Eğer tabak çeviriyorsanız, yukarıdaki aynı kurallar geçerli.

Peki yalnızsanız ne yapacaksınız? Nasıl kız bulacaksınız? Öncelikle eğer buluşamayacaksanız, yeni bir kız bulmak yerine kendinize odaklanın daha iyi. Ama eğer illa biriyle mesajlaşıp konuşmak istiyorsanız, online dating tek seçenek gibi.

Fazla talepkar sevgili

Bu dönemde bana en çok sorulan şey ise fazlaca mesajlaşma ve görüşme talep eden sevgili. Bu konuda yapacağınız şey basit. Yukarıdaki gibi davranacaksınız. Eğer kız arkadaşınız hır çıkarıyorsa, sürekli mesajlaşmak istiyorsa, sizin sanki evde boş boş oturan bir çulsuzmuşsunuz gibi sürekli ona zaman ayırmanızı talep ediyorsa, korkarım yanlış kızla berabersiniz ve zor durumda gerçek yüzünü görüyorsunuz.

Normal bir hatun günde 3 saat konuşacağız, sürekli mesajlaşacağız, vs. gibi dırdırlar yapmaz. Hergün yüz yüze görüşelim diye bastırmaz.

Ama maalesef arkadaşlar bundan daha kötüsü, kız arkadaşından fazlaca ilgi talep eden erkekler. Bu şekilde çok yardım talebi aldım. Adam kız gibi sürekli mesajlaşma veya ilgi talep ediyor. Bu adamlar talepkar kızlar gibi kendini yetersiz hisseden, onay ihtiyacını sevgiliden karşılamak zorunda olan karın ağrısı adamlar. Kendilerine tavsiyem titreyip erkek adam olmaları ve kız yanlış erkekle beraber olduğunu anladıktan sonra buralara gelip ağlamamaları.

Bir de aynı eve tıkılmış çiftler var tabii. Sevgilisi ya da eşiyle normalde geçirmediği kadar zaman geçiren, evde çocuk gürültüsü içinde sanal olarak işini yapmaya çalışanlar. Size tavsiyem mesai saatlerinde çalışın ve bu saatlerde rahatsız edilmemeyi (kibarca) talep edin. Eğer hatun da aynı durumdaysa, çocuklarla ilgilenmeyi paylaşmanız gerekecek ama onun harici sınırlarınızı çizin. Mümkünse “çalışma odanıza” çekilin. Ama sevgilinizle / eşinizle arada “buluşun”. Yani çocuk varsa onlar saat ayarlayıp beraber film izleyin, seks yapın (şanslı herifler), bir şeyler için, oyun oynayın. Sanal değil de fiziksel ve kutudan çıkan oyunlar daha makbul.

Not : Eğer yaşlı insanlarla yaşıyorsanız, imkanınız varsa bile gidip dışarda bir kızla buluşmayın. Virüs kapıp eve getirebileceğinizi ve o insanları riske atabileceğinizi unutmayın. Buluşma imkanı olmayanlar gibi davranın ve sanal görüşme ile devam edin.

 

Karımı sevmiyorum ve genç bir sevgilim var

Övünüyor gibi görünmeden övünmeye çalışan bir enkazdan daha kötüsü yok herhalde:

6 yıllık karıma bir zamanlar aşıktım. Hayallerimin kadınıydı. Ama evlendikten sonra çok değişti. Çok ciddi biri oldu. Para konusunu çok takmaya başladı. Harcamaları hesaplayıp durmaya, Excel dosyaları tutmaya, emeklilik fonu gibi sıkıcı muhabbetlere başladı.

Artık sürekli mutsuz ve stresli biri. Çok az para kazandığım, hırslı biri olmadığım ve para konusunu ciddiye almadığım iddiasıyla dırdır edip duruyor. Beni en yakın arkadaşının küçük bir işyerine sahip olan ve milyoner kocası ile karşılaştırıp duruyor. Ben ona yeterli değilim, yeterince komplike değilim, vs.

Arkadaşları çocuk yapmaya başladı. Ben de çocuk istiyorum ama çocuk yapacak kadar birikimimiz olmadığını söylüyor.

Yatak odamız ölü. Porno izlemekten bıktım. Bu beni mahvediyor ve kendime güvenimi zedeliyor.

Birkaç ay önce arkadaşlarımla dışarı çıktık ve bir kız benimle muhabbet etmeye başladı. Numarasını aldım ve mesajlaşmaya başladık. Sonra buluştuk. Bir kadının bana ilgi duyması ve arzu edilebilir biri olduğumu göstermesi çok hoşuma gitmişti. Bu kızla seks yaptık.

Bu olaydan sonra arkadaşlarımla dışarı çıkmaya devam ettim ve kadınlar konusundaki başarıma şaşırdım. Son birkaç ayda birçok kızla beraber oldum. Karımı artık sevmiyorum. Artık arzu edilir ve saygı duyulan biri olmanın ne demek olduğunu biliyorum. Eski evli hayatıma dönmek istemiyorum. Karım bir şeyler döndüğünün farkında ve benim tek yapabildiğim ondan kaçmak. Bu yaptığımdan suçluluk bile duymuyorum. Bu durumdan nasıl kurtulurum?

Çoğu erkek tek bir kız bile bulamıyor. Bende ise 4 – 5 tane tabak var. Dışarı adımımı attığımda, karımın beni inandırdığı kaybeden olmadığımı anladım. Diğer kadınlar üstüme atlıyorlar.

Şu an 19 yaşında bir kızla çıkıyorum. Haftada 2 kere onun yurt odasına gidiyorum!

Yıllar önce Married Red Pill redditinde “I am Steve McQueen” rumuzlu biri vardı. Onun durumu da buna çok benziyordu. Karısıyla mutlu değildi ve onu terk etti. Kimse onu yargılayamaz. Sonuçta genel geçer tavsiye de bu : eğer mutsuzsan boşan.

Problem şu ki, boşandıktan 6 hafta sonra bir ilişki buldu ve ilişkinin 3. ayında yeni kız arkadaşı, eski karısı ile aynı davranışları sergilemeye başladı! Ben buna “teneke kutuyu yol boyu tekmeleyerek yürütmek” diyorum.

Bu arkadaşın hayatı ile ilgili tonlarca problemi var ve eminim ki şu yazdıkları buzdağının görünür yüzünden de küçük bir kısmı.

Böyle bir adam, karısı dırdıra ve seksiz yatak odasına başlar başlamaz, bir de dışarıda kendisine bakan hatunlar varsa, hemen gemiden diğerine atlar ve şu anki tüm problemleri, 6 ay sonra yeni gemide de görülmeye başlar.

Böyle bir durumdaysanız, ne yapacaksanız yapın ama kendinize bakıp kendinizi eleştirmeniz de gerekiyor. Bu eleştiriyi yapmak zorundasınız. Kendinizi bu sıkıntılı duruma sokmak için siz ne yaptınız düşünüp ortaya çıkarmalısınız ki o hataları bir daha yapmayın.

Onay Arama (*)

Onay arama (validation seeking) gerçekten büyük karın ağrısı. Bunun kadınlara has bir özellik olduğunu söylemek isterdim ama gün geçtikçe artan sayıda erkek de bunu yapıyor.

Bir kadının aşık olduğu ve üst seviyede bir erkekten onay alması mükemmel bir şey, kimse bunun sağlıksız olduğunu düşünmüyor. Ama bir erkeğin başka bir kadının kollarında onay ihtiyacına çözüm araması, genellikle sağlıksız bir şey olarak görülür.

19 yaşında bir üniversiteli kızın onay kaynağınız olduğunu, böyle bir yetişkin erkek olduğunuzu düşünün. Bu gerçekten erkeğin kendine koyabileceği çok çok düşük bir hedef.

19 yaşındaki bir üniversiteli, sadece eğlenmek ve ders çalışmak ister. Sizin varoluşsal korkularınızın boşluğunu doldurmakla ilgilenmezler. Ve sizin içinizdeki boşluğu başkası ile doldurmaya çalışmanız, o başkasının uzun vadede sizden topuk topuk kaçmasını sağlamak için iyi bir strateji.

Bahse girerim bu bahsettiği 4 – 5 kadın, onun kim olduğunu bilmiyor. AMA karısı onun kim olduğunu biliyor ve seksiz yatak odasının ve kadının finansal durumlarından başka bir şey konuşmadığı 6 yıllık aşksız evliliğin muhtemelen bir nedeni var.

Aslına bakarsanız muhtemelen bu adamın onay ihtiyacı eskiden karısı tarafından karşılanıyordu ve karısı kendi ihtiyaçlarının karşılanmasını talep etmeye başlayınca adamın ipler koptu.

Bunu kafaya takması gerektiğini söylemiyorum. Bu durumda doğru hareket nedir diye dikte etmeye kimsenin hakkı yok. Ama bu adamın ne yapması gerektiğinin çerçevesini kurup bunun üzerinde çalışmaya başlama konusunda tek kelime etmemesi, bana karısının da zamanında bugünkü 19luk kız gibi onay ihtiyacını karşılamaya yaradığına işaret ediyor.

Karısı o onayı vermeyi bırakır bırakmaz, adam onayı dışarda aramaya başladı. Ve bütün bu süreç boyunca da asıl problem ile uğraşmıyor: Hayatını üstüne inşaa edebileceği güçlü bir kişiliği ve çerçevesi yok. Ve ne yaparsa yapsın bu soruna eğilmediği sürece, kısa süre sonra her şey yeniden elinde patlayacak, size garanti ederim.

Tamam, birçok erkek hata yapabilir. Mesela bazı askerler cepheden geldiklerinde, kaygı atakları geçirirler. Karıları buna şahit olur ve adama olan saygı ve ilgilerini otomatikman kaybederler. Bu yıllar içinde düzelir ama kadının saygısızlığı orada kalır.

İnsanlar sizin ne olduğunuza dair bir fikre sahiptir ve bunu değiştirmek de zordur. Beraber olduğunuz kadın sizi bir kez kaybeden olarak yaftalarsa, ne yaparsanız yapın öyle olduğunuzu düşünebilir. Gyme başlayın, daha çekici olun, daha az itici olun, çerçeve edinin, vs. Yine işe yaramayabilir.

Ama birçok erkek için bu onay ihtiyacı konusunu halletmek gereklidir. Bu konuda çoğu zaman “yakala – bırak” deriz. Dışarı çıkın, başka kızlarla flört edin ve sizinle ilgili kafasında belli bir imaj olmayan kadınları etkileyebiliyor musunuz görün deriz. Burada amaç, evliliğiniz dışındaki dünyadan sizin hakkınızda bir ikinci görüş almaktır.

Ben harika biriyim demek harika biri olmak ya da öyle hissetmek için yeterli değil. Zira insanlar sürekli olarak kendilerine yalan söylerler. Ama siz dışarı çıkıp insanlarla etkileşiyor ve ilgi görüyorsanız, orada sizin harkülade benliğinize somut bir delil vardır. İlişki içindeki problemleriniz, sizin problemleriniz olmaya bilir.

AMA bunun yolun sonunda yapılan bir şey olduğunu unutmayın. Siz kendi halletmeniz gereken problemlerle tek tek uğraşıp onları çözdüğünüzden emin olduğunuz zaman yapılacak bir şey. O zaman ancak bu ikinci görüşe ihtiyacınız var.

Tavsiye

Benim bu adama vereceğim tavsiye tamamen şu anki durumunun ne  olduğuna bağlı. Dikkat ettiyseniz kendisi ile ilgili hiçbir şey söylemiyor. Kendi eksiklerinden, kendisi ile ilgili çalışıp geliştirmek istediği şeylerden kesinlikle bahsetmiyor. Tek söylediği : karım beni sevmiyor, birçok kadınla yatıyorum, ve bunun için takdir ve sırtımın sıvazlanmasını bekliyorum.

Şahsen ben bir erkeğin gelip, internetteki bir yabancıdan bu şekilde onay aramasına dayanamıyorum. Bu sadece süper itici bir şey. Bunu biriyle yüz yüze konuştuğunu düşünün. Daha beter!

Burada tahminler yürütüp tavsiye vereceğim. Karısının para ile ilgili kaygılarından ve onun yeterince kazandığını düşünmediğinden fazlaca bahsediyor. Bu durumda ya bu adam kendi potansiyelini gerçekleştiremeyen bir erkek ya da bir miktar materyalistka bir kadınla evli.

Materyalistka Practical Female Psychology kitabından bir kavram. Bu tür kadınlar aşklarını alabilecekleri materyalist şeyler üzerine kurarlar. Pahalı çantalar, lüks tüketim ürünleri, milyonerle evli yakın arkadaş, vs. Bu nedenle bu adamın kendisine gold digger bir kadın seçip evlendiğini varsaymak pek yanlış olmayabilir. Hatun güzel ve erkeğin onay ihtiyacını karşılayan bir kadın olunca adam belki de bu karakter özelliğini es geçti.

Durum buysa problem şu : gold digger hatunlar altın isterler. Eğer altın ve onay alamazsa, eşim diye başlayıp sonra sürekli dırdır eden, (seks yapmadığınız) bir oda arkadaşı ile kala kalırsınız.

Eğer durum buysa bu kadını terk etmek mantıklı. Görünen o ki henüz çocukları yok, evlilik tamamen işlevsiz ve hatunun kafasında adamla ilgili düzeltmesi neredeyse imkansız bir kötü imaj var. Adam bu imaj üzerinde çalışsa bile hatun muhtemelen bu çabayı görmeyecek, umursamayacak ve takdir etmeyecek.

Ama yine de bu adamın biraz zamana ihtiyacı var. Derin bir nefes alıp 12 ay boyunca kendi üzerinde çalışması ve bu kadını kendisine kök söktüren partner olarak tutması lazım. Zira eğer kendisine dayanamayan ve hakkında berbat bir imajı olan bu hatuna çekici görünebilirse, herkese çekici görünebilir. Ve bu çalışmadan sonra evliliği bitirdiğinde, bir sonraki kadını 3 ayda eski karısına dönmeyecektir.

Teneke kutuyu yol boyu tekmeleme.

Bize ne?

Kendi kontrol edebileceğiniz şeyleri bilmeniz gerekiyor. Bu hikayede adam karısının ne hissettiğini, ne istediğini, taleplerini ve yatakta ne yapabileceğini kontrol edemiyor. Bunların hiç biri sizin kontrolünüzde değil. Sizin kontrolünüzde olan tek şey, bu durumda ne yapabileceğiniz ve bu yapabileceklerinizi ciddiye alıp yapıp yapmayacağınız.

Zira şunu kabul etmek gerek: Bazı insanlar gerçekten korkunçlar ve bu nedenle dırdır ederler, bağırır çağırırlar ya da hayatı zehir ederler. Ama bazı insanlar da bu tür şeyler yaparlar zira siz gerçekten çöp birisinizdir ve sizin ayağa kalkıp potansiyelinizi gerçekleştirmek için çalışmanızı istiyorlarıdır.

Married Red Pill’de bizim “3 İşlevsiz Kaptan” dediğimiz harika bir kavram var. TMRP reddite gelenler bu 3 arketipten biridirler :

1 – Eskiden erkek adam iken zaman içinde düşe düşe eski halinden eser kalmamış ve kontrolü dırdır ede ede eline almış bir kaptan yardımcısına sahip erkek

2 – Sürekli şikayet eden, kaptanın kararlarına güvenmeyen bir ikinci kaptana sahip erkek

3 – Aslında hiçbir zaman bir kaptan istememiş, elinin altında zorbalık yapacağı bir erkek olsun istemiş bir ikinci kaptana sahip erkek

Bu adam hangi kategoriye düşüyor bilmiyorum. Kendisinin de bildiğini sanmam. Ama siz kendiniz bu arketiplerden hangisine düşüyorsunuz bilmelisiniz.

Kadını suçlamak yerine kendi hatalarınıza odaklanın. Onun kapısının önünü süpürmeye başlamadan, kendi kapınızın önünü süpürün. Suç kadındaysa tamam ama önce kendi olabilecek hatalarınızla uğraşın.

Alternatif

Öncelikle : hayallerimin kadını diye bir şey yok. Bu adam bu kızı kaideye koymuş ve kadın da sonra gayet seve seve o kaideden inmiş.

Kadının parasal konularda dırdırına bakacak olursak şunu söyleyebiliriz ki bu adam evlenmeden önce evin parasal liderliğini nasıl yapacağını planlamamış. Planlamalıydı. Ne iş yapıyorlar bilmiyorum ama adamın karısını rahatlatacak bir finansal planı yokmuş gibi görünmesi şunu söylüyor : Ya gerçekten böyle bir planı yok ya da bu konuda kendisine güvenmeyen bir kızı seçip karısı yapmış.

Daha başından evin parasal olarak kaptanlığını eline alıp kadına “ben bu işi böyle yönteceğim” diyerek sınırları belirlemeliydi. Daha başından “ben böyle yöneteceğim” diyerek kadının bunu kabul etmek ile evlilikten vazgeçmek seçimini yapmasını sağlamalıydı.

İkinci olarak da bir kez karının seni erkek olarak istemediği duruma düştüğünde, git dışarı flört et, ne yapman gerekiyorsa yap. Ama bu konuda karından kaçma. Çoğu çiftin nefret ettiği şey aldatmadan çok yalandır. Ve şu an yalan söylüyor olması, getisi götürüsünden çok daha az bir aksiyon.

Zira karısı bir kez bu aldatmanın farkına vardığında, adamı boşarken mahkemede mahvetmesi için gerekli tüm motivasyona sahip olacak. Eğer boşanma tecavüzü ne kadar kötüleşebilir görmek isterseniz, kadının intikam ateşi ile yandığı durumu bekleyin! Ve kocasının başlangıçtaki erkek adamdan kaybeden değersiz bir erkeğe dönüşümünü seyredip, sonra bu düşük rütbeli adamın ancak yüksek değerli bir erkek yaptığında affedilebilecek harem gibi oyunlar oynadığını öğrenmek, kadını vahşi bir kinle dolduracaktır.

Eğer boşanmak pahalı diye, çocuklar daha mezun olmadı diye, vs … evli kalmaya devam edecekseniz ama evliliği de cinsel olarak böyle dışarı açacaksanız, yediğiniz haltları saklayıp bunu yaptığınız için özür dilemeyin. Bunu hatunun suratına çarpmayın ama hatundan kaçmayın.

Eğer bir karar veriyorsanız, o kararın sorumluluğunu alın. Yoksa hayat boyu sonuçları ile yaşamanız gereken başka tercihler yapmak zorunda kalabilirsiniz. Eğer bu adam bnu bile yapamıyorsa, evlilik biterken yapması gereken daha ağır tercihlerin altında ezilip mahvolur.

Kaynak: Doesn’t need his wife, he’s sleeping with 19 year olds! Relationship Breakdown

(*) – Onay aramak, kişinin özdeğerini karşı cinsten nitelikli bir bireyin veya bireylerin kendisine duygusal ve fiziksel yakınlık duymasından alması, eğer bu yoksa kendisini değersiz hissetmek demek. Bu mesela kadınlarla başarılı birçok erkeğin de sorunudur. Bazı adamlar eğer sürekli kadınlarla birlikte olmazlarsa kendilerini çok değersiz hissederler.

Burada onay dediğimiz, “lütfen bana ilgi göster ve ben değerliyim diye onayla” anlamında.

İlişki Sihirbazı – Kadınlarla Başarının Sırları

 

İlişki Sihirbazı – Kadınlarla Başarının Sırları
(E-Kitap PDF/EPUB)

“Güzel kadınlarla başarının kaynağı, sizin kendi derinliklerinizde gizli. Doğuştan gelen ve doğal “ilkel erkek” beyninizde ama kalın sosyal koşullanma tabakalarının altında gömülü. Tam şu anda bile, kadınları baştan çıkaracak doğru anlayışa sahipsiniz. Ama, bu anlayışın yanlış ve kötü bir şey olduğuna inandırılmış durumdasınız.

Ben sizin yıllardır gömülü halde bekleyen bu önemli yanınızı uyandırırken, sadece güzel kadınları etkilemekle kalmayacaksınız. Onlarla her seviyede başarılı olacaksınız. Her seviyeden bahsediyorum – tek gecelik ilişki, buluşma, ilişki ya da evlilik.

Erkek doğanızı uyandırmanın en önemli etkilerinden biri, kadınların size karşı koyması zor bir çekim hissetmeleri olacak. Ve bir kadın sizin için karşı konulmaz bir çekim duyduğunda, başka hiçbir şey konusunda endişelenmeniz gerekmeyecek. Kadın size doğru şekilde davranacak. Ve bir kadın eğer size karşı çekim duymuyor ise, yapabileceğiniz hiçbir şey işe yaramayacak – kadın size bok gibi davranacak.

Bu kitabın ilerleyen bölümlerinde, bir kadına gerçekten yürümek, onun emailini ya da telefon numarasını almak ya da onu buluşmaya çağırmak için yapmanız gereken şeyleri göstereceğim. Size tüm bunları öğreteceğim. Ama size karşı gerçekten dürüst olmam gerekirse, bu tür şeyler işin kolay kısmı. Ve eğer siz kadında karşı koyması zor bir arzunun nasıl yaratılacağını anlamazsanız, bunların pek bir anlamı yok.

Doğal erkek benliğinizin ne olduğunu gerçekten BİLMEDEN ve HİSSETMEDEN sadece teknik ve taktik öğrenirseniz, telefon numarasını aldıktan ya da buluştuktan hemen sonra dirençle, engellerle ve kadınların size saygısızca davranması ile karşılaşacaksınız.

Bu kitap boyunca, MASKÜLENİTENİN ve kadınların istediği erkeğin simgesi olan erkeğe, “ERKEK ADAM” diyeceğim.

Bu kitabın tüm amacı, “ERKEK ADAM” olmanız için size yardımcı olmak.”

Michael W

Erkek Adam sitesinin kurulma sürecine giden yolun başındaki “İlişki Sihirbazı – Kadınlarla Başarının Sırları” kitabını, yoğun istek üzerine çevirdik

Bu kitap beni uykudan uyandırdı. O günden sonra bu kitabı verdiğim birçok erkek de fişten çekildi. 2017 yılında Hank Moody’ye kitabı verip de onun fişten çekilme sürecini izlediğimde, Hank ile bu bilginin daha da yayılması gerektiğine karar verdik ve Erkek Adam sitesini bu kitabın önemli bölümlerinden biri olan “En büyük hata : O çok özel kadının peşinde koşup durmak” yazısı ile başlattık.

Kitap kadınlardan çok, feminen öncelikli beyin yıkamanın derinlere gömdüğü Erkek Adam (The Man) benliğinizi açığa çıkarma yolculuğunu anlatıyor.  Sadece kadınlarla değil, her alanda sağlam temellere sahip başarı için bu maskülen benliği serbest bırakmanın yok haritasını çiziyor.

Kitap biraz eski. Emailden, chat roomlardan bahsediyor. Kırmızı Hap yokken yazılan bir kitabın 100% kırmızı haplı olmasını da beklemeyin.  Buna rağmen 15 yıldır ara ara açar okurum. Bildiğim kadarıyla Hank’de aynı şekilde ara ara okuyor. Yani bu öyle bir kere okunan bir kitap değil bu. Ara ara okuyacaksınız. Defalarca okuyacaksın.

15 yıl önce bende yarattığı etkiyi sizde de yaratması dileğiyle. Şiddetle tavsiye ederim.

Kitabı edinmek için tıklayınız.
(Alım güvenilir Shopier ödeme sisteminden olup sizin ödeme bilgileriniz bize gelmiyor.)

Kitabı Türkiye dışından edinmek için tıklayınız.

(Shopier ve Payhip çok kullanılan birer ödeme sistemi. Kredi kartı bilgileriniz bize gelmiyor.)

Kitabın İçindekiler Bölümü ve İlk Sayfaları (Örnek) için tıklayınız (pdf).

Anahtar Kelimeler: Erkekler için flört etme sanatı, Maskülenite, Erkek Adam, Erkeklik, Kadınlar Ne İster, Kadın Erkek İlişkileri, Kız Arkadaş, Kişisel Gelişim, İlişkiler, İlişki Tavsiyesi, İlişki Koçu, Baştan Çıkarma, Sevgili, Uzun Süreli İlişki, Duygusal Güç

Arkadaş çevresindeki eski sevgili

Mahmut Abi merhaba, 2 hafta önce sana kız arkadaşımın uzun süredir yaptığım betalıklar yüzünden benden soğumaya başladığını ve bu konuda ne yapabileceğimi e-posta ile sormuştum ve sen de bana e-postadan cevap vermediğini söyleyip, Eski sevgiliyi geri kazanma yazısı altında soru olarak sormamı istemiştin.

Bana attığın e-postayı okudum. 7 aylık ilişkinizde son 4 ayda peşinden koşan, daha çok arayan ve kaybetme korkusuna düşen sen olmuşsun. Kızın üzerine çok düşmüşsün. Aranızdaki ilişkinin kadını sen olmuşsun maalesef. Bir erkek ilişkinin kadınına dönerse, kadını ilişkinin erkeği olmaya zorlar ki birçok kadın için bu ilişkiden ve erkekten tamamen soğumak şeklinde sonuçlanır.

Açıkçası yazıyı okuyunca cevabımı buldum fakat orada yazanları uygulamama rağmen kız benden ayrıldı 🙂 Neyseki o yazıda ayrılınca ne yapacağım da yazıyordu ben de başlangıçta onu uyguladım.

Evet, bu tür tavsiyelerin hepsi, istediğini elde etmek için şansını en fazla arttıracak şekilde davranma üzerine kurulu. Sonuçta karşınızda kendi hayalleri ve istekleri olan bir insan var, matematik problemleri değil. Ama o yazıdaki tavsiyeleri takip edersen olaydan hem kendinin hem de kızın sana saygısını arttırarak çıkarsın. Bu 100%. Yine 100%’e yakın olan şey de, bu ayrılığı en kısa sürede atlatarak kendine yeni bir ilişki bulabileceğin.

Ayrıldıktan sonra bir süre aramadım, sormadım ama bazı yeni instagram fotoğraflarımızı beğenmesinin etkisi ile maalesef kıza mesaj attım ve hemen ardından klasik arkadaş kalalım teklifi geldi …

Büyük hata, özellikle de kızı geri istiyorsan. Seni terk edeni o seni arayana ya da mesaj atana kadar aramayacaktın. Kızın fotoğraflarını beğenmesi, hatta onların altına sana hitaben olmayan yorumlar yazması, seni engelleyip engeli kaldırması, vs … bahane değil.

Kız muhtemelen senin peşine  düşmene alışmışken birden omurga kazanıp ortadan kaybolmandan dolayı seni yoklamış, sen kızı arayarak peşine düşünce bıraktığı yerde otladığını anlamış ve arkadaş kalalım klasiği gelmiş.

No Contact Kuralına sadık kal. Bunun ne olduğu konusunda eski sevgili yazısında özet geçtim amaEski Sevgili Nasıl Geri Döner? İletişimi Kes Kuralı (No Contact Rule) kitabını okumanı tavsiye ederim. İsmi biraz yıkık gelebilir ama kitabın isim seçimi daha çok pazarlama amaçlı. Eski kız arkadaş ile yeniden başlamak tartışmalı bir konu ama bu konuda kırmızı hapa en yakın (tam kırmızı haplı diyemem) yöntem No Contact Rule.

Aynı şey, reddeden kız için de geçerli. NEXTleyeceksin, yani aramayacaksın, sormayacaksın. O seni arayana kadar kendi işine bakacaksın. Çoğu erkek NEXTi siktir çekmek olarak algılıyor ama bu çok atarlı ve kendine güvensizlik ve zayıflık yansıtan bir hareket.

NEXT vakit kaybetmemek için yapılan pratik bir harekettir, siktir çekmek gibi duygusal atarla alakası yoktur.

NEXTlediğiniz kızların önemli bir kısmı, sizin çoğu erkek gibi peşinde koşmak yerine arkanızı dönüp hayatınıza bakmanızla beraber size geri dönüş yapabilir. Bu özellikle kız ilk başta size ilgiliyse ama siz yürümeyi peşinden koşmaya ve muhtaçlığınız yüzünden yapışmaya çevirirseniz daha sık olan bir durum. Kız sizi zaten muhtaçlığınızdan reddediyor ve siz eğer muhtaçlığınıza meydan okuyup arkanızı dönüp gidebiliyorsanız, bu kızın zihninde “acaba yanlış mı değerlendirdim” düşüncesi yaratıyor. Eğer aranızdaki tek olay hatunun sizi reddetmesi ise, bu kızlara yeniden yürümemeniz için bir neden yok.

Kız ile arkadaş çevremiz ortak. Ben de ortak arkadaş çevremizde arkadaş olabileceğimizi ama birebir arkadaş gibi buluşmayacağımı söyledim. “Seni anlamıyorum, neden böyle yapıyorsun?” gibi bir şey söyledi.

Seni çok iyi anlıyordur merak etme. Kendisine saygısı olan bir erkeğin, özellikle ayrılık kendi fikri değilse, sevgili olmaktan arkadaş rütbesine düşürülmeyi kabul etmeyeceğini gayet iyi anlıyordur.

Asıl anlayamadığı şey muhtemelen, düne kadar ayak paspası olmuş olan senin birden dik durman. Bu laf bir shit test aslında. Arkadaş kalalım teklifinin kendisi gibi bir shit test.

Peki Mahmut Abi, şimdi virüs yüzünden zaten kimseyle buluşamıyoruz ama kız, arkadaş çevremde iken ve sıklıkla ortak arkadaşlarla buluşuyorken kızla iletişimi nasıl keseceğim?

Bu konu bana sadece eski kız arkadaş hakkında değil, daha çok yürünen ama reddeden kızla ilgili olarak soruluyor. İş yerinde, sınıfta ya da mahallede hergün görmek zorunda olunan bir kız reddettiğinde nasıl davranmalıyız sorusu en sık sorulan sorulardan biri.

Öncelikle böyle birebir aramaları bırakacaksın. Sonra bahsettiğin gibi ortak arkadaş çevrenizde asgari merhaba ve iki çift lafı kibarca yapacaksın ama ileri gitmeyeceksin. Ve yine bahsettiğin gibi kızla birebir takılmayacaksın. Eğer kızla birebir konuşman gereken bir durum ortaya çıkarsa örneğin bir şey istemen gerekirse önce bunu başkası ile halledebilir miyim diye etraflıca düşünüp, mümkünse başkasından yardım isteyeceksin. Çoğu erkek böyle bir durum ortaya çıktığında bunu kızla konuşmak için fırsat olarak değerlendirir ve aslında alternatifi varken kızı arar. Sen böyle yapma.

İkincisi, kızı nextliyor ve kıza ulaşmayı bırakıyorsunuz. Ama kız çevrenizde ise kızı görmezden gelmiyorsunuz. Zira bu hareketiniz kuyruk acısı belirtir ve karşı tarafın sizin onu unutamadığınızı ya da olaydan çok etkilendiğinizi düşünmesine neden olur. Kızın ne düşündüğünden bana ne diyorsanız şunu da söyleyeyim, bu şekilde davranmak kendinize de bu mesajı verir ve sizin ruhunuzu yaralar. Yine de yürüdüğünüz kızı tamamen siliyorsanız istediğinizi yapın. Ama hala şansınız olsun istiyorsanız, asgari insani ilişkiyi devam ettirin.

Bu nedenle iş yerinde, arkadaş çevrenizde vs onunla karşılaştığınızda, gülümseyip selam verin. Eski sevgiliniz kendi kişiliğine ve ayrılığın nasıl olduğuna bağlı olarak sizinle göz teması kurmayabilir ama siz bu ayrılığın artık sizi etkilemediğini ona gösterin.

Bunu şu sebeple de yapmalısınız : Eski sevgilinizin ve kendi ruhunuzun sizi negatif şeylerle ve drama ile özdeşleştirmesine bir son vermek için.  Eğer kibar ama mesafeliyseniz, hatun sizi rahat, çekici, eğlenceli ve sakin gibi pozitif şeylerle özdeşleştirmeye başlar. Siz zor günlerde sarsılmayan ve pozitif ruh halini koruyan güçlü birisiniz. Kızın ve açıkçası sizin bilinç altınızda sizin erkeklerin 9o%ı gibi drama yaratacağınız beklentisi var (istediğinden değil ama olacağını düşündüğü şey bu.) Hem kızın hem de sizin, sizi eşleştirdiği drama dolu insan olmadığınızı görmeniz lazım.

Üçüncüsü ise ortak arkadaşlarınla ASLA ama ASLA bu kızla ilgili konuşma. Birçok arkadaşın sana yardım edeceğini sanarak senden habersiz gider kızla konuşur. “Berkecan ile dün konuştum, çocuk çok üzülüyor bak bir şans versen” gibi bir “iyi” niyetle konuşur ama kıza tek dedikleri “Berkecan’a ayrılık çok koymuş, Berkecan zayıf bir erkek” olacaktır. Bunu istemezsin. Eğer arkadaşların bu konuyu sorarsa kibarca geçiştir, nasıl olduğunu sorarlarsa “iyiyim” de geçiştir. Senin bu insanlarla paylaştığın çoğu şey kızın kulağına gidecek, bırak durumu ne kadar iyi idare ettiğin gitsin.

Sana tavsiyem hemen kendini geliştirmeye ve en kısa zamanda başka kızlara yönel. Bunu kızın gözüne sokma, bu konuda sadece o yokmuş gibi davran. Zira kız seni terk etti. Onun bu olay konusundaki duyguları yüzünden normal hayat akışınızı saklamak zorunda değilsin. Fakat şu da bir gerçek, eğer diğer kızlar konusunda abartmadan gizlilik içinde olursan, bu seni daha güçlü bir pozisyona sokar. Şöyle düşün: Sen “ben ödülüm” zihniyetinde isen “eğer beni kaybettiğini görürse üzülür” diye ukala bir şekilde düşünürsün. Yani “beni terk etti, umrunda değilim” diye ezik düşünmezsin. Eğer asgari insani duyguların da varsa, bunu kızın gözüne sokmaya çalışmazsın. Eğer “ben yetmem” zihniyetinde isen, kıza kendini ispatlamak için yeni kızları kızın gözüne sokmaya çalışırsın. Sen ödül zihniyetindeymiş gibi davran.

Bitirmeden tekrarlayayım : Aynı iş yeri veya sınıftan kızlarla ilişkiyi tavsiye etmem. Bu tür sonların ardından çok absürt bir durumda kalırsınız. Başından bulaşmasanız daha iyi ama buraya gelen çoğu erkek zaten bu hatayı yapmış olduğu için bu yazıyı koyuyorum.

Buluşma Lojistiği

Ekşi Sözlük’te bambimbom rumuzlu yazar erkekadam sitesi ile girdiği entaride şunu yazmış:

değinilen diğer bir ana konu da sen hak edilecek bir olmalısın. diyor ki sen uğraşma kadınlar için. çalış ve kendisi için uğraşılacak bir erkek ol. hatta şöyle bir cümle kalmış aklımda sen kadınla sevgili olma derdinde değilsin. kadın uğraşsın, sen de bu kadın uğraşıyor bakalım ne olacak. buna benzer bir ifade.sanırım en katılmadığım öğüt buydu. tek olayı ilişki olan bir kadın belki bu zahmete paşamız için katlanır ama kendi hayatı olan bir kadının bu topa gireceğini hiç sanmıyorum. tam tersini savunmuyorum. kadının peşinden koş değil demek istediğim. sadece insan ilişkileri karşılıklı.

Yazar kadın olabilir ama erkekler de bu olayı bu şekilde anlıyorlar. Sanırım Nasıl Kız Arkadaş Bulabilirim? yazısı gibi yazılardan bahsediyor.

kadın uğraşsın, sen de bu kadın uğraşıyor bakalım ne olacak. buna benzer bir ifade

Bakın bir öğüdü parça parça almayın, tamamen yanlış anlarsınız. Bırakın ilişki isteği ve bunun için çaba kadından gelsin demek, siz bir şey yapmayın demek değildir. Bunu böyle anlayanlar var. “Ben ERKEKİM, kadın ilişki için uğraşacak ben de ayaklarım masada duvardaki dart tahtasına dart atacağım” diye havaya girenler var.

Erkek olarak sizin işiniz çok. Sizin işiniz, kadınların “aşk hikayesi” olarak gördükleri ve kendiğinden geliştiğini sandıkları sürecin planlamasını ve lojistiğini ayarlamak. Daha somut bir şekilde siz sürekli buluşmaları ayarlıyorsunuz, o buluşmaların eğlenceli ve romantik geçmesi için alt yapıyı sağlıyorsunuz ve o buluşmaların fiziksele gitmesi için gerekli yönlendirmeleri yapıyorsunuz. Ve burası önemli, bunu sadece ilişki öncesinde değil ilişki süresince de yapıyorsunuz. Bunun yükü ve sorumluluğu size ait. İlişkinin rutine gitmemesi için sıklıkla yapmanız gereken başbaşa ve rutin dışı şeyleri ayarlamak sizin işiniz.

Maskülen ile feminenin iş bölümüdür bu. Siz erkek olarak olayı hem hikaye (beraber geçirdiğiniz zamanın / tarihçeniz), hem fiziksel olarak ileri taşıyan güçsünüz. İlk yürümeden, ilk buluşmanın ayarlanmasına, oradan ilk öpüşmeden ilk sekse tüm süreci siz ileri götüreceksiniz. Ondan sonraki buluşmalar, ilişkinin içerisinde ilişkinin “eve geldik, koltukta TV izledik, seks yaptık ve sonra zıbardık yattık” rutinine düşmemesi için yapılacak şeyler sizin işiniz. Maskülen budur, bariyerleri aşmak, kaleleri fethetmek, o kalenin savunmasını inşaa etmek, hikayeyi yönetmek, gemiye kaptanlık etmek, vs …

Siz bir kere bunların iş olduğunu ve bunun erkek olanın sorumluluğu olduğunu anlarsanız, feminenin işini kadına bırakırsınız. Bağ kurmak, bağlanmak, ilişkiye evrilmek ve hatta ordan evlilik ve çocuk tamamen kadının, feminen olanın işi. Şimdi bu işi kadına bırakın diyoruz ve yukarıdaki maskülen sorumluluğu bilmeyen kişiler bunu “siz bir şey yapmayın o uğraşsın” diye anlıyorlar.

sadece insan ilişkileri karşılıklı.

Evet, bence de. Ama iş bölümü var. İlişkiyi itelemek feminenin işi. İlişkinin oluşacağı ortamları (=buluşma) yaratmak ve ilişkinin en önemli tutkallarından biri olan seksi itelemek de maskülenin işi.

AMA bu demektir ki, filmlerde gördüğünüzün aksine, başlangıçta ilk aramaları siz yapsanız da, 50 – 50% aramayacaksınız. Aramaların çoğunu kızın başlatmasına izin vereceksiniz. Siz aramalardan buluşma çıkaracaksınız. Kadınların, “erkek peşimden koşmalı” ya da popüler kültürün “erkek kadının peşinde koşar” laflarını boş vereceksiniz. Kadınlar hayatları boyunca bir kadınla birlikte olmadığından, neye duygusal tepki verdiklerini pek anlayamazlar. Zaten ne demiştik, kadınlardan ilişki tavsiyesi almayacaksınız.

Buluşma Lojistiği

“Bir buluşmanın ya da buluşmaların başarılı bir şekilde sonuçlanmasının 60-70%i lojistiğin başarılı bir şekilde ayarlanmasıdır.”

Bu ay yaptığım görüşmelerin çoğunda arayanlarla buluşmalarını değerlendirdik ve en çok dile getirdiğim şey bu oldu. Bu konuda daha ayrıntılı yazacağım ama sanırım çoğunuz buluşmalara laylaylom gidiyor.

Ne bu buluşmanın yeri – günü – saati tam planlanıyor, ne buluşmada iki çift laf etmekten öpüşmeye nasıl gidileceğine dikkat ediliyor ne de öpüştükten sonra başbaşa kalınacak yer ayarlanıyor. Kıza “yarın buluşalım” deyip sonra gideceği yeri ayarlamadığı için kızın dediği yere giden var (dominant olmaya aykırı ve eksi hanenize kocaman harflerle yazılacak bir hareket), kızın buluşmaya – genelde 2. veya 3. buluşma oluyor bu – kendisi ile yatmaya geldiğini fark edemeyen var (en az 4 tane arkadaşı bu bariz gerçeğe uyandırdığımda “tabii ya, şunu şunu da yapmıştı nasıl göremedim?” tepkisi aldım), öpüştükten sonra kıza “hadi başbaşa kalabileceğimiz bir yere gidelim” demek yerine kızı evine bırakan var, eve götürdüğünde evde prezervatifi olmadığı için mavi topları eline alan var, var da var.

Bir kadın için buluşma iyi ise “her şey kendiliğinden” olur. Oysa erkek için öyle değil. Sizin için o buluşma öncesi kendinize yaptığınız yatırımı geçtim, buluşmanın ayarlanmasından gece olimpiyatlarında altın madalyaya kadar geçen süreci yönetmeniz ve sonraki buluşmaları da ayarlamanız gerekiyor.

Uzun süreli ilişkideyseniz veya evliyseniz de salamazsınız. “Nasıl olsa evin borcu var daha bir yere gitmez bu” diye hatuna 40 yıllık anacağızınızmış gibi davranamazsınız. Rutini sürekli kırmak ve evli olsanız bile ara ara sanki dün tanışmışsınız gibi buluşmalar ayarlamanız gerekiyor.

Bırakın ilişkiyi, bağlanmayı, seni seviyorumları, seni özlüyorumları o halletsin. Ama sizin bunların içinde meydana geldiği hikayeyi yazıp yönetmeniz gerekiyor.

Reis’in yıllar önce askerlik için söylediği bir lafı biraz değiştirerek tekrarlayacağım:

“Silkelenin kendinize gelin, erkeklik yan gelip yatma yeri değildir.”

 

Neg’in doğru ve yanlış kullanımı

Neg, en popüler ve ilk PUA‘lardan Mystery tarafından yaratılan bir terim. Esasen, dolaylı olarak kadınların içindeki güvensizliğine hafifçe dokunarak özgüvenlerini sarsmak için tasarlanan iltifattır. Bu yorumlar genelde kızların kafasını karıştırır ilgisini çeker ve de senle daha çok konuşmak istemesine neden olur.

Genellikle neg sadece en seksi kızlarla (8-10 HB arası) kullanılır. Çünkü onlar oğlanlar tarafından bir kaide üzerine konan tiplerdir ve kendilerine yaklaşan tüm taliplerini reddederek üstünlük kompleksinden zevk alırlar.

Fakat kız eğer size karşı ilgiliyse, iyi davranıyorsa ve kaba değilse ( sözlü veya sözsüz şekilde) o neg kullanmayın. Size kaba gelebilir, ama çocuk yetiştirme kavramlarından bazıları hala burada uygulanabilir: iyi davranışlarını ödüllendirmek kötü davranışlarını cezalandırmak gibi. Saygısızlık ve kayıtsızlık hala neg’i hakeder ama bence herhangi bir durumda yararlı olup olmadığına sizin kendiniz karar vermelisiniz.

İyi bir neg in sırrı kızı kaidesinde indirmeye yetecek kadar sarsmaktır ama eğer egosunu yerin dibine sokarsanız başarmak istediğiniz şeyin tam tersi etkiye yol açabilirsiniz. Erkekler negi çok aşırı ve hızlı yaptığında sinirlenen ,savunmaya geçen hatta kinlenen çok kız gördüm. Eğer yanlış düğmeye
basarsanız veya söyleme şeklinizde başarısız olursanız neg istenmeyen incitici bir anlama gelir. Biraz ip üstünde yürüme gibi, denge gerektiriyor.

Neg de her zaman hatırlanması gereken bir numaralı kural, kadının değiştirebileceği bir özelliğiyle alay etmektir:  yani, eğer isterse biraz efor sarfederek veya hiç eforsuz kendisi hakkında değiştirebileceği şeyler üzerine olmalı. Tavırlarıyla, saç stiliyle, ojesinin rengiyle, gülüşüyle , ayakkabısıyla hatta sesi hakkında olabilir. Asla kilosuyla, burnunun büyüklüğüyle ,göğüsleriyle dişleriyle yada herhangi başka doğuştan gelen kolay değiştiremeyeceği bir fiziksel özelliğiyle alay etmeyin.

Bir arkadaşımla birbirimize wingmanlik yapıyorduk. Bize hemen bakış atmaya başlayan birkaç kızı neglemeye karar verdik. Konuşmayı bok eden o ölümcük kusurun nerede meydana geldiğini görüp söyleyebilir misiniz?

Ben:” Oldukça tatlısın ama sende biliyorsun ki bu pembe ayakkabılarla bu kıyafet gitmez.”
1.Kız : “Sen neden bahsediyorsun!? ”
Ben : “ Gay veya başka bir şey değilim. Ama pembe ve siyahın birbirini tamamlayıcı renkler olmadığını biliyorum.  Temel tasarım okulu 101 “
1.Kız:” Çok haklısın gay değilsin çünkü gay bir oğlan pembenin sıcak , siyahında soğuk bir renk olduğunu bilir ve gayette beraber gittiklerini söylerdi.”
Ben: “ siyah soğuk değil nötr renktir bi kere. Okula nereye gittiğini söylemiştin?”
1.Kız: “Söylemedim ki, ama Bla Bla lisesine gittim. Sen nereye gitmiştin?”

Arkadaşım(2.kıza) : “Bu büyük kolyeni beğendim ,o büyük vücudunla uyumlu olmuş.”
( bi süre sessizlik)
2.Kız: “ Siktir et bu götleri, hadi gidelim Jenny!”
1.Kız:” Eve gidin ve kendinizi becerin o küçük pipilerinizle!! ”

Gördüğünüz üzere, arkadaşım o koca çenesini açtıktan sonra olay oldukça çirkinleşti. Arkadaşım ölümcül bir hata yaptı ve neg in en temel kuralını çiğnedi. Kadının kilosuyla ve vücuduyla alay etti.

Batı kadınları vücutları konusunda son derece bilinçli ve genellikle görünüşleriyle ilgili de oldukça güvensizlikleri vardır. Kilo, fena halde kaçınılması ve asla şaka yapılmaması gereken bir konu.

İşte doğru yapılan bir neg örneği:

Kız dans ederken yanlışıkla ayağıma bastı.
Ben : “Ah, lanet olsun bu acıttı!”
Kız: “ İnsanlar pistte dans etmeye çalışırken etrafında durma!”
Ben: “ Sorun yok, bu seferlik sadece ayağımdı ama ya orada kalbim olsaydı”

Kız yanımda yürümeye başlar
Ben:” Dışarı topuklularla çıkmadan önce biraz alıştırma yapmalısın”
Kız: “ Yürüme şeklimin nesi yanlış??”
Ben:” Henüz denge yetin yok gibi”
Kız: ” Bu ayakkabılar yeni, henüz kırmadım da”
Ben: ”Eğer onlarla yürümeyi öğrenirsen belki bir gün seni dışarı çıkarabilirim”
Kız : “Öyle mi? Nereye çıkaracaksın?”
Ben: “ Tökezlemeden bi cadde boyunca yürüyebildiğin zaman bana mesaj at, sana söyleyeceğim”

Ona telefonumu veriyorum ve numarasını giriyor-

Neglerim ince bir iltifatla ölçüp hazırlandı. Sözcüklerin ikili doğası nedeniyle ilk başta yorumuma oldukça defansif davrandı ama sonradan çokça onay arayan bir tavır gösterdi. Kız benim sahte diskalifiyelerimi ve redlerine olan tepkisizliğimi çekici buldu.

Çeşitli neglerle denemeler yapın ve kızın savunma seviyesine göre kendinizi ayarlayın. Yeterli pratikle sınırları zorlayabilmelisiniz ve savunma hattının üzerinden geçerek havaya uçmadan yaklaşabiliyor olmalısınız.

Çeviri : The Right Way and The Wrong Way to Neg

Çeviren : Alesta

Erkekadam sitesi 3 yaşında …

Erkekadam sitesi, 24 Mart 2017’de En büyük hata : O çok özel kadının peşinde koşup durmak, Duyarlı Erkek ve Erkek adamın en önemli 12 özelliği yazıları ile yayına geçti. Tam üç sene ve 781 yazı olmuş.

Üçüncü yıl vesilesi ile, bu yazının yorumlarında siteyi nasıl keşfettiğinizi ve hayatınızda (olduysa) nasıl değişiklikler yarattığını paylaşmanızı istiyoruz. Hadi klavye başına.

İyi koca olmak

Yin dün paylaştı, ekşi sözlükte bir suser Boşanmak başlığında şu aşağıdaki entariyi paylaşmış. Suser kendisini iyi koca sandığından evliliğinin neden berbat bir halde olduğunu anlayamıyor ve sorumluluk alamayan her erkek gibi suçu çevresinde ve karşısındakinde arıyor.

Eleman ayrıntısız yazmış o nedenle bir miktar tahmin yapıyorum ama yazısını yorumlayacağım ve kendini iyi bir koca sanmasına rağmen nasıl berbat bir koca olduğunu göstermeye çalışacağım.

ne kadar batılı olduğumu düşünsem de evlilik kurumuna hep doğulu bir gözle bakmışımdır. benim anlayışımda bir taraf diğerine aldatma, şiddet ve benzeri bir hainlik yapmadıkça, evlilik bitmemeli. bu bakış açısı tabi ki süper doğru değil. ama işte paris doğumlu değiliz ne yazık ki. öyle büyüdük bir çoğumuz. eğer bir erkek, düzgün bir işi varsa, eşini aldatmıyorsa, ona şiddet uygulamıyorsa, iyi bir kocaydı eskiden. aynı şekilde bir kadının evinin yemeğini ve temizliğini yapması, iyi bir eş olması için yeterdi. artık bir şeyler oldu. birbirimize yetemiyoruz.

Birazdan yazacaklarından anlıyoruz ki aslında olay birbirimize yetmemek değil, kocanın karısına yetmemesi olayı.

erkek olduğum için biraz kadınlara sallayacağım kusura bakmayın. aldatma, şiddet gibi olaylarda hep sizin tarafınızdayım bunu bilin. ama işin diğer tarafına baktığımızda, biraz fazla şey istemiyor musunuz bizden? biz modern erkekler, babalarımızın bir çok kötü huyundan kurtulduk.

Karşımızda sözünün eri bir erkek var gibi:

Sebep ne olursa olsun, bu erkeklerin hepsinin misyonu, babalarından daha iyi bir erkek olmak, anneleri korumak ve tabii ki bu anneler arasında ileride çocuklarının anaları olacak kız arkadaşları ve karıları da var. Babalarının kişisel yenilgileri, onların kişisel zaferleri olacak.

…

Bu modern zaman Oedipus senaryosunun problemi de, Feminen Buyruğun onu çekinmeden kendi avantajına kullanıyor olması. Feminizasyon ve mavi hap koşullaması ile erkek çocuklar, feminen kültür tarafından ne kadar kabul edilebilir olurlarsa o kadar iyi erkek olurlar, beyin yıkamasına maruz bırakılıyorlar. Ve burada cinsiyetler arası sınır bulanıklaşıyor, oğlan çocuklarına bekar anneleri tarafından oturarak işemek öğretiliyor çünkü “senin aşağılık herifin teki olan baban hep ayakta işer ve klozeti kirletirdi”. Daha iyi “erkek”, feminen ve kabul görür erkek, kadın gibi işer ne de olsa.

Babasından nefret eden erkek büyüyünce maskülinden nefret eden yetişkin beta erkeğe dönüşür. Feminen şartlanma acımasız tabii, ama bu şartlanmayı bir erkeğin nasıl olmaması gerektiğinin yaşayan bir örneğinden daha iyi kimse kökleştiremez. Daha önce de belirttim, bu şartlanmalar meşru olabilir, ama sonuçları aynı : kadınlara sürekli “ben diğer serseriler gibi olmayacağım, hele hele de götün teki olan babam gibi hiç olmayacağım” adanmışlığının kadınlar tarafından takdir edilip ödüllendirileceğini sanan bir beta erkek.

Bu aslında Beta Oyununun varsayımı olan “feminen ile ne kadar özdeşleşirsem diğer “çoğunluk” erkeklerden o kadar ayrı ve eşi bulunmaz bir erkek olurum” fikrinin uzantısıdır. Tabii ki kadınların çoğu da bu betanın “daha iyi bir erkek olma sözü”nü takdir etmek yerine kendi doğaları gereği dominant alfa özelliklerinin peşine takıldıklarında, betanın gözünde “düşük kalitede” kadınlar olurlar.

şiddeti bıraktık. aldatmayı bıraktık. ev işlerinde ve çocuk konusunda eşimize yardım etmeye başladık.

Elemanın geçmişin erkeği algısına dikkat edin. Babalarımızı tanımlayan şey, bu elemana göre, şiddet ve aldatma! Böyle düşünen bir adamın masküleniteyi despotluk olarak algılamaması, kötü bazı özelliklerden bütün erkekliğini iğdiş etmeden kurtulması mümkün değil.

eski sert yapıyı yumuşattık.

Bu çarpık erkek algısı yüzünden muhtemelen şiddet ve aldatmadan uzak durmakla kalmıyor, erkeği erkek yapan her özelliği (iyi ya da kötü) çoktan çöpe atmış ve kendi kendisini daha “makul” bir koca yapmak için kendi kendisini tamamen iğdiş etmiş. Bunun böyle olduğunu ilerleyen satırlarda göreceğiz. Yumuşatmış kelimesi de anlamlı olmuş 🙂

yani biz babalarımızdan daha iyi bir koca olduk. peki siz annelerinizden daha iyi bir eş olabildiniz mi? bu soruyu, bunu okuyan tüm kadınlar lütfen sorsun kendine.

Siz babalarınızdan daha iyi bir koca olmadınız. Siz size daha iyi koca diye yutturulan ama ne koca ne de erkek olan bir şey oldunuz! Az sonraki sorunlara neden olacak ve senin de az çok farkında olduğun şekilde modern zamanlarda doyumlu ve mutlu bir evlilik sürdürmekten uzak, ne kendini ne de kadınını mutlu edebilen bir koca. Ama nedense bir şekilde bu “koca” figürü senin için hala “iyi.

oysa annenizden daha iyi eğitim aldınız. annenizin gençliğinde hayal bile edemeyeceği hayatları yaşadınız. büyük ihtimal ondan daha çok kitap okudunuz. daha çok gezdiniz. toplum için daha kaliteli bir birey oldunuz. peki bu birey olma durumu, sizi daha bencil birisi yapmış olabilir mi? evliliğin ihtiyacı olan naiflik sizde eksik olabilir mi?

her modern kadın kötü eş değil tabi. fakat ilginçtir ki yukarıda belirttiğim kriterlere göre iyi bir eş olan kadınlar, hep kendilerini anlamayan, duyarsız kocalardan şikayet ediyorlar. gerçekten de etrafımda da çok görmüşümdür, kocasını mutlu etmek için deli divane olan kadınlar ve bu kadınlara eski model olup sert davranan kocalar. acaba bu kocasını mutlu etmek için uğraşan kadınların, kocası tam da istediği gibi olsaydı, bu uğraşı verirler miydi?

Yine kendisini kandırıyor. Sen kadınların tam istediği gibi bir koca olmadın, sen sana pazarlanan iğdiş edilmiş ve evde eteği giyen partner oldun. Sen, az sonra göreceğimiz gibi kadının hiçbir uğraş vermemesine rağmen hala yavru köpek gibi gözünün içine bakan, kadından ilişki için uğraş vermesini talep edemeyen, muhtemelen böyle bir şey talep etmekten ölesiye korkan bir şeye dönüştün. Sen iyi bir koca değil, ödlek ve zayıf bir koca oldun. Ödlekliğini ve zayıflığını ise kendine iyilik diye pazarlıyorsun.

yoksa o koca için de başka beklentilere girip yine mutsuz olup mutsuz eder miydi?

sonuç olarak gelmek istediğim şu: kadınlar evlilikten hep daha fazlasını istiyor. daha fazlasını isteyip olmadığı için mutsuz olmayan kadın görmedim. diyelim ki eşinin maddi durumu iyi, duyarlılığı yüksek, aldatmıyor, şiddet uygulamıyor. diyor ki “mutfakta yardım et”. tamam ediyorsun. ama bu ona yetmiyor. sonra “temizlikte yardım et”. tamam. sonra? “ya bir yurtdışı tatili yapamadık”. onu da yapsan başkası geliyor. “doğumgünümde dışarıda bir yemek yiyebilirdik.” eninde sonunda bitmeyen bir beklenti ile savaşıyorsunuz.

Haldun Abinin Magandalar Kadınları Daha Çok Mutlu Ediyor yazısı aklıma geldi:

“Kadının huzura dolayısıyla da mutluluğa erebilmesi için hayattaki misyonunu tamamladığına inanması, yani, erkeğinden alabileceği her şeyi almış olduğuna inanması gerekiyor.”

İşin acımasız yönünün tekrar altını çizmek istiyorum; yukardaki cümlede kadının alması gereken miktar belirtilmiyor. Kadınlar çok değişik seviyelerde mutlu olabiliyorlar. Eğer erkeklerinin verebileceğinin gerçekten aldıkları kadar olduğuna inanırlarsa içgüdülerinin kendilerine yüklediği misyonu tamamlamış olup, büyük bir huzur buluyorlar. Fakir bir adamın eşi olarak mutlu olan, çok daha varlıklı bir adamla (hem de adamın hiç bir faulü yokken) mutsuz olan kadın örnekleri her yerde o kadar çok ki.

…

Yani şimdi biz de maganda mı olalım?..

Hayır maganda olmamız gerekmiyor. Ama magandaların her şeyi yanlış yaptıkları saplantısından kurtulup, onları incelememizde hatta bazı davranışlarından ders almamızda hiç bir sakınca yok.

Öncelikle bir kadınla evli ya da uzun bir ilişki içindeyseniz vereceklerinizin sınırını çok iyi çizin ve bu sınır aşıldığında ölümü bile göze aldığınızı çok ama çok açık bir dille belirtin (ve gerektiğinde uygulayın). Bunu söylerken eşinizin pestili çıkarın demiyorum. Aksine ona verebileceğiniz kadar güzel bir alan bırakın. Bunlar neler olabilir? Aile bütçesinin hakça paylaşımı, dernek faaliyetlerine gitsin diye haftada iki gece çocukların bakımının üstlenilmesi, evde bulaşığın yıkanması ve bunlar gibi bir dolu nokta. Ancak kendinize muhakkak bir alan bırakın, her ay bir kez trekkinge mi gideceksiniz, muhakkak gidin. Haftada bir briç mi oynayacaksınız oynayın. Evde görmekten gerçekten dayanamayacağınız bazı eşyalar mı seçilmek üzere, aldırmayın. Nefret ettiğiniz bazı dostları mı var, sırf o istiyor diye görüşmeyin.

“doğumgünümde dışarıda bir yemek yiyebilirdik.”

Burada ek olarak arkadaşın evliliği rutine bağlama problemi olabilir. Doğumgününde dışarıda bir yemek yemek gibi makul bir isteği araya sıkıştırmış. Erkek olarak sizin göreviniz evliliğin başbaşa kalma- iyi vakit geçirme – işi sekse götürme kısmını planlamak ve yürütmek. Özel günleri bırak ara ara sırf aklınıza estiği için böyle dışarıda baş başa kalmanız lazım. Fakat çoğu erkek uzun süreli ilişkide kız arkadaşına veya karısına 40 yıllık karısı ya da anacağızı gibi davranmaya başlıyor. Hergün evden işe işten eve bir rutinde deney faresi gibi dönüp duruyor.

Arada bir karınızla ya da uzun süreli ilişkinizle pat diye dışarı çıkmak sadece onu tatmin edecek bir şey değil. Böyle şeyler sizin için de  zevkli ve aynı zamanda böyle kestirilemez biri olmanın size sonra yatakta başta olmak üzere dönüşleri gayet güzel.

işe böyle bakınca, çok iyi bir koca olmamakla eleştirdiğimiz babamıza çok kızamıyoruz. kısacası kadınlar; biz babamızdan daha iyi bir koca olduk, ama siz annenizden daha iyi bir eş olamadınız. daha iyi bir birey oldunuz sadece. bu nedenle erkek arkadaşlara sözüm şu ki çok da iyi bir koca olma kaygınız olmasın. zira bunun kadının gözünde hiçbir değeri yok.

Tekrar ediyorum, sen babanın zıttı olacağım diye bir kocanın sahip olduğu en önemli şeylerden birini kesip attın : pipi! Karın sana saygısız davranıyor ve bunun bir kısmı karının aslında evlilik materyali olmayan bir kadın olması da olabilir. Ama şuraya kadar yazdıklarından anladığım senin sınırlarını çizmekten, istediğini talep etmekten aciz bir erkek olduğun. Daha kendi karısına sınırlar çizemeyen veya ondan istediklerini talep edemeyen adam, bir aileye nasıl kaptanlık edecek? Böyle bir adamın nasıl bir çekiciliği olacak ki karısı onunla mutlu olacak?

Siz annelerimizden daha iyi eş olamadınız diyorsun ama sen kadınından iyi bir eş olmasını talep ettin mi? Bir insan seni ayak paspasına bile çevirse ağzını açıp ayağa kalkamazsan bu karın da olsa, arkadaşın da olsa, kardeşin de olsa tepene çıkar. Sen kadın kötü bir eş olsa da ağzını açıp kendi istediklerini talep edemiyorsun, iyi eş olsa da. O zaman neden iyi bir eş olmaya uğraşsın!

bir örnekle yazımı bitireyim. az önce kavga ettiğim karım, kumandayı, cep telefonunu sağa sola fırlattı. sonra yatak odasına gitti. yastığı alıp geri geldi ve yastığı başıma fırlattı. sizce benim ona vurabileceğimi düşünseydi, bunları yapar mıydı? tüm bu abuk sabuk hareketleri yapıyor çünkü asla böyle bir şey yapmayacağımdan çok emin.

Bakın sırf bu paragraftan bu adamın sorununu çıkarabilirsiniz. Bir erkek gibi sınırlarını dayatmayı bilmediğinden elindeki tek eksiğin dayak olduğunu sanıyor. Muhtemelen kendisi gibi özünde maskülen bir erkek olmayan ve bunu dayak ile kapamaya çalışan bir babanın elinde büyüdü. Ondan erkekliği öğrenemedi ve elinde dayak da olmadığı için elinden bir şey gelmiyor.

Oysa olduğunu iddia ettiği modern erkek olsa, yani modern yanında “erkek” de olsa, dayak gibi aslen duygusal olarak zayıf erkeklerin başvuracağı mekanizmalar olmadan olayı halledebilirdi.

az önce kavga ettiğim karım

Maskülen ve kadın – erkek ilişkilerinden anlayan bir erkek kadını ile kavga etmez. Kavga – gürültülü ilişkilerin tutkulu ilişkiler olduğunu pazarlayan dizi ve filmleri kafanızdan atın. Bkz. Çeneni Kapa. Kadının duygusal patlamalarına duygusal patlama ile tepki veren erkek, kadınla kadın olur. Senin koca olarak görevin böyle duygusal çalkantıların karşısında kaya gibi sağlam ve o beğenmediğin eski tip erkeklerin birçoğunun olduğu gibi sert ama sevgi dolu olman lazım.

kumandayı, cep telefonunu sağa sola fırlattı. sonra yatak odasına gitti. yastığı alıp geri geldi ve yastığı başıma fırlattı.

Sen iyi bir koca olsaydın, evin reisi olsaydın, kadını sakince uyarırdın. Bunu yapmamasını, 2 yaşında çocuk gibi öfke nöbetine girecek yaşta olmadığını, bir derdi varsa önce sakinleşmesini sonra da oturup anlatmasını söylerdin.

Bunları yaptığına dair bir ipucu yok. Yapabilecek bir erkek gibi de görünmüyorsun.

Kadın diyelim ki seni dinlemiyor. Ki bu kadar uzun süre seni ayak paspası yapmaya alışmış kadın seni hemen dinlemeyecektir. Yine sakin bir şekilde bu davranışını tolere etmeyeceğini, çocuk gibi öfke nöbetine girerek kendisi ile tartışmayacağını söyler (gerçi söylemene de pek gerek yok) kapıdan çıkar giderdin. Çıkarken de “yetişkin bir insan gibi konuşup davranacak kadar kendini kontrol etmeyi öğrenebilirsen beni ara, yok böyle davranmaya devam edeceksen ben bu dramayla aynı evde yaşamayacağım ve beni rahatsız etme” de ve çek git!

Hayatta hakettiğiniz kadarını değil pazarlık yapma cesareti gösterdiğiniz kadarını alırsınız.

İş yaşamında ve ilişkilerde eğer karşınızdaki sizin hakettiğiniz şeyi vermeye yanaşmıyorsa alabileceğiniz en güçlü pazarlık pozisyonu, istediğiniz değeri/şeyi bir kez açıkça belirtmek ve blöf yapmadan masadan kalkıp gitmektir.

Blöf yapmadan kısmı önemli. Zihin yapın şu olmalı: “Eğer karşımdaki bana hakettiğimi düşündüğüm şeyi vermeyecekse, o zaman onunla bir ilişkim olmayacak”. Yoksa blöf yaparak masadan kalkıp sonra karşındaki sana dönüş yapmayınca peşinde koşmaktan bahsetmiyorum.

Karın burada sana asla haketmediğin bir şekilde davranıyor. Üstüne bir şeyler fırlatıyor. Sen ise böyle davranılmak istemiyorsun. Bunu bir kere söyler, sonra çıkar gidersin.

Tabii sen çıkıp gidemezsin pardon. Zira sen “iyi” kocasın. Kocayı geçtim “insan” gibi davranılmayı dayatıp bunun sonunda büyük ihtimalle evliliğini biraz da olsa daha mutlu yapmaktan aciz bir şekilde karşılıklı cehennem hayatı yaşamaya devam ediyorsun ama sen “iyi” kocasın.

iyi bir koca olmak için kendisini eğitmiş bir evli erkekten sevgilerle.

Eski tip erkek ve genel olarak erkekliğe düşmanlık beslediği için kendi kendini iğdiş etmiş evli bir erkekten desen daha doğru.

Bugüne kadar hem yorumlarda hem de yaptığım koçluklarda bu durumda olan evli erkeklerle konuşma fırsatı buldum. Korku oyununun 12 seviyesindeki bir planı gibi bir plan çizerek belli bir aşama kaydedebiliyoruz.  Ama bu durumda bir erkeğin zihin yapısını değiştirmesi de çok önemli. Çoğu sözünün eri gibi pire için yorganı yakmış yani şiddet/aldatma gibi en ekstrem şeyleri baba/koca/erkek olmakla eşleştirmiş ve bunları yakayım derken komple erkekliğini yakmış bitirmiş.

Bu nedenle masadan kalkamamalarının tek nedeni hatta nedeni karılarından veya karını kaybedecek olmaları değil. En çok zorlandıkları nokta, erkek gibi ve gerçekten iyi bir koca gibi davranmaktan korkuyorlar. Bizim gerçekten iyi bir koca diye tanımladığımız şeyin kötü bir şey olduğuna o kadar uzun süre inanmışlar ki, yapmaları gereken her şey ne kadar mantıklı olursa olsun onlar için çok zor. Mesela adama kendisine bağırılmaması için sınırlarını çizmesi gibi gayet mantıklı bir şey söylüyorsun ama bunu kötü bir insan olmakla özdeşleştirmiş, saçma ama durum bu, yapamıyorlar.

Boşanma da bir seçenek. Zira bir kadın bir erkeği ayak paspası yapmaya bu kadar alıştıktan sonra, bu “haklarını” bırakmaya tepki ve direnç gösterecektir. Bazı kadınlarda bu direnç aşılamayabilir.

Umarım bu evlilikte bir çocuk yoktur ve senin gibi kaptanı olan eve, sen düzelene ve karın sınırlarını öğrenene kadar bir çocuk getirmezsin.

Biriniz bu elemana yazıyı atsın. Belki bir şeyler öğrenir.