Sınırda kişilik bozukluğu (borderline personality disorder) ilişkiyi bitirememenizin 7 sebebi

Sınırda kişilik bozukluğu (borderline personality disorder) hastası bir insan ile ilişki cehenneme dönse, kişinin hayatını mahvetse bile birçok insan bu ilişkiden kopamıyor. Bu bölümde, kişinin bu ilişkiyi bitirmesi gerektiğini anladıktan çok sonra bile, ilişkiye devam etmesinin 7 yaygın nedenini konuşacağız.

Tedavi edilmemiş sınırda kişilik bozukluğu olan bir ilişki, duygusal olarak, lunapark hız trenine binmek gibidir. Bu hız treni ilk başlarda oldukça yoğun ve kendinden geçirici bir zevk verebilir ama zamanlar insanı tüketen ve yıkıcı bir sürece dönüşür.

#1 İlişkinin başındaki tüm o heyecanın baştan çıkarıcılığı

SKB ile ilişkinin başlangıç evresi, insanın kendisini daha önce hiç hissetmediği ölçüde canlı hissettiği, duygusal olarak yoğun ve anlamlı hissettiği bir evredir. Bu evrede SKB partnerini memnun etmek için çok heveslidir ve partnerine adanmışlığı inanılmaz ölçüdedir.

SKB ilişkinin daha en başlarında, aşk ilanları, tüm hayatını sizinle geçirmek istediği gibi yoğun sevgi sözcükleri kullanır. Bu evrede SKB çok mutludur, aşk doludur ve duygusal olarak açık ve oldukça ulaşılırdır.

SKB’lini partneri bu evrede kendisini dünyanın zirvesinde, nihayet hayatı gerçekten yaşıyormuş gibi hisseder. Kendine güven dolar ve kendisini yıkılmaz, karşısında kimse duramaz gibi hisseder.

SKB’linin tutkusu ham ve gerçektir ve başlangıçta yüzde yüz pozitiftir. SKB’li başlangıçta partnerini idealize eder, onu tüm dualarının kabul olduğu bir süper insan olarak görür.  Bu yüzde yüz pozitif tutku partneri enerji ile doldurur. Partner, ruh ikizini, hayattaki eksik parçasını bulmuş gibi hisseder.

Tahmin edilebileceği gibi bu kadar yoğun pozitif hisler oldukça bağımlılık yapıcıdır. İşler kaçınılmaz olarak toksikleştiğinde bile, partner başlangıçtaki o harika zamanların nostaljisine, o dopamin zirvelerinin bağımlılığına hapsolur. Bunlar insanın zihnini bulandırırlar ve ilişki kişinin hayatını mahvediyor olsa bile, ilişkiden çıkmasını inanılmaz derecede zor hale getirebilirler.

#2 Kaos

Sınırda kişilik bozukluğuna sahip biri ile ilişki kötüleştiğinde, gerçekten kötüleşir. Sinir krizleri, küfürler, aşağılamalar, kin dolu öfke patlamaları, insanı mahveden ayrılıklar, vs. ile gelen kaos ve drama, kişiyi duygusal olarak bitirirler. Ama ilişkiyi bırakmayı zorlaştıran şey, bu berbat fırtınaların arasında, derin bir bağ hissedilen sükunet evreleridir.

Kırılgan narsistin aksine borderline kişi çoğunlukla, sözlerle olmasa bile davranışları ile özür dileyebilir ve pişmanlık ya da yoğun utanç hissedebilir. Bu nedenle korkunç koatik dönemler, kısa ömürlü ama tutkulu birliktelik dönemleri ile bölünürler.

Bu güzel dönemler çok kısa, kaotik berbat dönemler çok uzun olsalar da kişi, kaosu duygusal yakınlık ile özdeşleştirmeye başlayabilir. İki insanın gerçekten bağlanmasının tek yolunun, tüm o kaotik fırtınalar olduğuna inanmaya başlayabilir. Bu nedenle de (oldukça yanlış bir şekilde), ilişkinin tüm o acıya değeceğini sanmaya başlayabilir.

Fakat kişi bu şekilde ilişkiye devam ederse, berbat dönemlerin şiddeti ve süresi artarken, güzel dönemlerin sıklığı ve süresi azalır.

#3 Kurtarıcı rolünü üstlenmek

Kişinin borderline ile ilişkisini bitirmesini çok zorlaştıran şeylerden biri de, partnerinin kurtarıcısı rolünü yüklenmesidir. Partner borderline partnerine her zaman ve ne olursa olsun onun yanında olacağına, onu bırakmayacağına, başkalarının yenildiği yerde başarılı olacağına dair sözler verip durur.

Bu sözler ilk başlarda, partnerin borderline partnerinin tüm dünyası olduğunu hissetmesine neden olur. Borderline partner, karşısındakine kendi kişisel meleği gibi davranır. Onu bugüne kadar anlayan tek kişi, onu kurtarabilecek tek kişi gibi davranır.

Partner bu kurtarıcı rolünü üstlenirse, bir süre sonra hayattaki tek amacı bu olmaya başlar. Hayatındaki başka herkesten izole olmaya başlar ve ondan sonra da hayatı yokuş aşağı gitmeye başlar.

Zaman içinde kalıp kurtarıcılığa devam etmek, partnerin kendi öz değer hissi ile iç içe geçer ve partner zaman içinde, bu rol dışında kalan kişiliğini unutmaya başlar.

Birçok partner, SKB’li partnerine ne olacağından korktuğu için ilişkiden çıkamaz. SKB’liyi terk ederse, onun nasıl hayatta kalacağını düşünür, onun kendisine zarar vermesinden çok korkar. Birçok partner aynı zamanda bu kurtarıcı rolünü bıraktıklarında, kendi kişiliklerinin ne olacağından da çok korkar. Böyle bir duygusal kördüğüm de kişinin SKP’li partnerini terk etmesini çok zorlaştırır.

#4 SKB’linin özel onaylama yeteneği

Sınırda kişilik bozukluğuna sahip biri, partnerinin onay ihtiyacını, diğer insanların yapamayacağı bir şekilde karşılar. Kişi hayatında hiç hissetmediği kadar anlaşılıyor ve ciddiye alınıyor gibi hisseder.

SKB’li ilişkinin başlarında, partnerinin gözlerinin içine derin derin bakar, her cümlesini dikkatle dinler, partneri dünyanın en dikkate değer, ilgiyi hak eden insanı gibi davranır. Partnerinin tercihleri ile ilgili en ufak ayrıntıları ezberler, tüm hayallerini bilir ve partnerini yüzde yüz anlıyor gibi davranır. Öyle ki SKB’linin partneri, SKB’li partnerinin ruh ikizi olduğunu sanar.

SKB’li partnerinin kendisi hakkında bilmediği şeyleri bile bilir, partnerinin davranışlarındaki ya da ses tonundaki en ufak değişimden bile onun ne hissettiğini anlar, sanki partnerinin zihnini okur.

Bu aşırı farkındalık SKB’linin çok yüksek duygusal zekaya sahip olduğunu hissetmenize neden olabilir ama bu aslında duygusal zeka değil, tehditleri önceden görmek ve kendilerini korumak için geliştirdikleri hayatta kalma mekanizmasıdır. SKB’li sürekli olarak partnerinin kendisini terk edeceğine ya da yaralayacağına dair işaretler arar ve başlangıçta sanki partnerinin tüm ihtiyaçlarını hemen biliyor ve karşılamak istiyor gibi görünür. Fakat bu zamanla partner için boğucu bir hal alır. SKB’li partnerinin her düşündüğünü, her hissettiğini, her yaptığını bilmek ister. Partner sürekli mercek altındadır ve her zaman SKB’liye güven vermek için hazır olmalıdır. Fakat partner SKB’liye ne kadar güven verirse versin yeterli olmaz.

Partner SKB’liyi terk etmek istese bile, kendisini o hiç olmadığı kadar önemli hissettiği zamanların umuduna sarılırken bulabilir.

#5 Sınırda kişilik bozukluğuna sahip kişinin gizemi ve çekiciliği

Sınırda kişili bozukluğuna sahip kişi, sıklıkla, son derece çekici ve güçlü bir manyetik güce sahiptir. Bu kişi sanki başka bir duygusal frekansta yaşıyor gibidir ve tahmin edilemez oluşu, partnerini sürekli olarak diken üstünde tutar. Partner hiçbir zaman bir sonraki adımda ne olacağını kestiremez. Bu da partnerin, SKB’li partnerini daha derin bir seviyede “çözmek” istemesine neden olabilir. Bu nedenle SKB’li duygusal olarak oldukça yıpratıcı olsa da, bu “çözme” çabasına değer gibi görünür.

SKB’li ile ilişkide, hergünün yeni bir şey getirmesine karşı koymak güç olabilir. Partner, SKB’linin duygularının karmaşıklığına hayran olabilir ve ilişkinin kendisini mahvettiğini bilse bile, bundan uzaklaşmayı oldukça zor bulabilir. Çünkü partner sürekli olarak, sanki SKB’liyi çözmek üzere olduğunu, ona güvende hissetmek için istediği şeyi vermeyi nasıl becereceğini anlamak üzere olduğunu hisseder. Kişi, ilişkide biraz daha fazla kalırsa, bu gizemi çözebileceğini düşünmeye başlar ve bu kişide takıntı haline bile gelebilir. Çünkü kişi eğer bu gizemi çözerse, büyük bir hazineye sahip olacağını sanar. Ama gerçekte “hedefe” ne kadar çok yaklaşırsanız, hedef o kadar ulaşılmaz olur ve kendinizi bu faydasız çabanın içinde kaybolmuş bir şekilde bulursunuz.

#6 Başarısız olma korkusu

SKB’li birini terk etmek imkansız gibi görünebilir çünkü bunu yaparsanız, onu destansı bir şekilde başarısızlığa uğrattığınız hissinden kurtulamazsınız. İlişkiye o kadar emek harcadıktan sonra onu terk etme fikri, size çok büyük bir ihanet, tüm o sözlerinizi tutamamanız gibi gelir. Karşınızdaki size kaç kere ihanet ederse etsin, sözlerini tutmazsa tutmasın, sizi hala sözlerinizi tutma konusunda sorumlu tutar. Her şeyi sadece kendi bakış açısından görür ve bu nedenle de onu terk etmek, onu kurtarmak için yeterince çaba göstermediğiniz hissine boğulmanıza neden olabilir. Bu da size büyük suçluluk, utanç ve başarısızlık duyguları meydana çıkarır. Çünkü bir tarafınız, bu insanın bütün bu yıkıcı davranışlarının, travma sonucu olduğunu bilir ve bununla başa çıkamamak size kendinizi çok kötü hissettirir. Birçok durumda, başka biri olsa başarılı olabilir miydi diye düşünmekten kendinizi alıkoyamazsınız.

Fakat SKB’li partner idealizasyon evresini geçtikten sonra, sizi neredeyse düşman olarak görür ve sizin sadece negatif özelliklerinize odaklanır. Tüm o iyi zamanları, verdiğiniz tüm o desteği ve sevgiyi unutur. Siz onun kafasında onu terk eden, kalpsiz, kötü adam olursunuz. Bu durum, sizin ona kendinizi yeniden kabul ettirmeye çalışmanıza yol açabilir ve bu nedenle de ilişkiyi terk edemezsiniz. Terk etmek yerine, işleri düzeltebilir ve kendinizi ona kanıtlayabilirmişsiniz gibi hissedersiniz.

#7 Sınırda kişilik bozukluğu olan partnerin terk edilmeye verdiği tepki

SKB’liyi terk etmeyi en çok zorlaştıran şeylerden birisi, SKB’linin terk edileceğini hissettiğinde, perişan moda bağlamasıdır. Birden bire size yalvarmaya, özürler dilemeye, sözler vermeye başlar.  Ama bu perişan mod, sevgiden değil, terk edilme korkusundan kaynaklanır. SKB’li için terk edilmek, ölüm – kalım meselesidir ve sizi yanında tutmak için, bedeli kendisi veya sizin için ne olursa olsun her şeyi yapmaya çalışabilir. İlişki bittikten sonra bile her türlü iletişim aracı ile defalarca ulaşmak ve bazen sizi resmen taciz etmek gibi şeyler yapabilir. Fakat bu her zaman olmaz. Bazen borderline kişilik bozukluğu olan kişi, siz onu terk eder etmez başkasını bulur ve onunla yeni bir döngüye girer.

SKB’li bazen psikolojik yardım almaya başlar ve samimi bir şekilde tedavi için çabalar. Ama tedavi zaman alan ve oldukça duygu yoğun bir süreçtir. Maalesef çoğu durumda, SKB’li yardım almaya başladığında, ilişki artık geri dönüşsüz hasar almıştır.

Eğer tedavi edilmemiş bir SKB’li ile beraberseniz, bir terapistten yardım almanızı tavsiye ederim.

Bu konuda toksik ilişkiler rehberine ve konu hakkındaki aşağıdaki podcastımıza da bakabilirsiniz.

Kaynak: 7 Reasons Why It’s So Hard To End A BPD Relationship

Cinsel disiplin sizi nasıl daha çekici yapar?

Bu bölümde, bir erkeğin cinsel olarak disiplinli olmasının, kadınlara neden çekici geldiğini konuşacağız. Pek tabii ki bir erkek kadınlara daha çekici gelmek için cinsel olarak disiplinli olmamalı, bu feci şekilde efendi adam davranışı olurdu. Ama cinsel olarak disiplinli olmanın böyle önemli bir yararı da var ve bunu konuşmamak da olmaz.

İlişki içinde olan birçok erkek maalesef, ilişki içinde olan bir erkeğin beğeni atmaması ve takip etmemesi gereken içerikleri beğeniyor ve takip ediyor. Bunlar, vücutlarını sergileyen “infleuncer” kadın hesapları ya da bunları paylaşan hesaplar. Bu ilgi budalası, vücut sergileyici hesapların birçoğunda, “popoma bakın, bakın popom, popoma bakmış mıydınız, popoma like atmayı unutmayın abazan pardon sevgili takipçilerim” diye bağıran ve altında da motivasyonel bazı özlü sözler olan spor salonu ya da havuz fotoğrafları var. Siz de hani aç abazan olduğunuzdan değil, rafine bir kültür adamı olarak bu kıçları motivasyonel söyler için takip ediyorsunuz ya, işte o hesaplardan bahsediyorum. Eskiden porno izlerken yakalanınca “ya ben konusu için izliyorum” diye savunma yapan garipler vardı, işte ondan. Her neyse.

Kız arkadaşınız ya da flört ettiğiniz bir kız, sizi bu tür içerikler takip ederken yakaladığında, sizin hakkınızda, sizi daha az çekici yapan iki şey düşünüyor. Birincisi, bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde, sizin abazan bir otuzbirci olduğunuzu düşünüyor. İkincisi, sizin ilişki için güvenilmez, gözü fazla dışarıda bir adam olduğunuzu düşünüyor. Bu arada kızın porno izlediğinizi fark etmesi ya da sizin tanımadığınız birçok kadını (eskiden online flört ettiğiniz ama bir yere gitmeyen hesapları mesela) durumunda da düşünceleri ve sizin karizma kaybınız aynı.

Bu online flört olayı ile ilgili bir parantez açmak istiyorum. Bazı erkekler her ne akla hizmetse, sosyal medya hesabında pek tanımadığı ya da hiç tanımadığı birçok kadınla takipleşmenin, kendisini “alternatifleri olan”, “tercih edilen” bir erkek gibi göstereceğini sanıyor. Oysa tam tersi bu, tercih edilmeyen, alternatifleri olmayan ve bu nedenle gerçekte hiçir halt yapamadığı için sanalda ilgi budalası birçok kızın takipçi sayısını arttırmaktan başka fonksiyonu olmayan erkek özelliği. Sizi karizma değil, abazan gösteren bir şey.

Bu yazıyı hazırlarken Patreon hesabında bir soru gördüm. Patreon üyesi takipçim, online eklediğimiz kızları, kız arkadaşımız olduktan ne kadar sonra silelim diye sormuş ve “bir ay mı, iki ay mı?” diye de eklemiş.

Öncelikle online flört koleksiyonu yapmayın. Bir yere gitmeyen hesapları düzenli olarak silin, mesela her ay hesabınıza bakıp, 2 aydır bir aktivitesi olmayan takipleşmeleri çıkarın. Evet, bunların bazılarının ara ara size geri dönüş yapabileceğini biliyorum ama günümüzde birçok erkek, düzinelerce kızı ekliyor ve bu kızlarla bir iki kelimeden fazla bir şey etmese de o hesaplarla takipleşmeye devam ediyor. Bu bir marifet değil, yıllardır eline kadın eli değmeyen adamların bile yapabildiği ve aslına bakarsanız daha çok o adamların yaptığı şeyler. Bu kızlarla takipleşmenin size ve imajınıza olan negatif etkisi, faydasından çok daha büyük. Size etkisi, özellikle bu kızlar seksi paylaşımlar yapıyorlarsa, hayatınız boyunca karşılaşmayacağınız düzinelerce kız tarafından hergün azdırılıp, sanal etki ile daha da abazan olmanız, çoğu durumda daha fazla mastürbasyon yapmanız.

Asıl soruya dönecek olursak, bir kızla sevgili olduğunuz gün, tüm bu kızları takipten çıkın ve çıkarın. Zaten kadınlarla başarılı bir adam, tabak çeviriyor bile olsa hesabında bu şekilde çok fazla kız olmaz, böyle bir erkek bu kızları biriktirmez. Aslına bakarsanız kadınlarla başarılı bir erkek, bu başarıyı genellikle gerçek hayatta yapar, online bir şekilde düzinelerce kadının peşinde koşarak değil.

Peki kızla sevgili oldunuz ama sonra iki haftaya ayrıldınız. “O kadar koleksiyon gitti abi şimdi ne olacak? Demeyin. Yeniden başlayın, bazılarını yeniden ekleyin mesela. Ama “çapkınlık” yaptığınız bir dönem sevgili ile bittiğinde, o dönemin tüm alternatifleri gitmeli. İlişkiniz biterse sonra yeniden alternatif yaratırsınız.

Her neyse, büyük bir parantez oldu ama bir erkeğin sosyal medyada aç erkekleri avlamak için açık seçik paylaşımlar yapan kadınları takip etmesi, o erkeğin abazan, cinsel olarak disiplinsiz olmasının önemli nedenlerinden biri. Kadın sizin bunları takip ettiğinizi görmese bile, size verdiği abazanlık, sürekli ibre 200’de gezme hali, her tarafınızdan iticilik olarak akar.

Cinsel olarak disiplinli olmanızın sizi kadınlar için daha çekici yapmasının en önemli nedeni, az önce bahsettiğim şey değil. En önemli nedeni, bir erkeğin, cinsel olarak disiplinli olmasının, disiplin, irade, duygusal güç gerektiren, erkeğin sahip olmak için yenmesi zor dürtüleri ile,  şeytanları ile mücadele etmek zorunda kaldığı ve sonunda hem duygusal, hem fizyolojik hem de zihinsel olarak daha güçlü birine dönüştüğü bir kazanım olması. Ve bu kazanımın, erkeğin vücut dilinden, bakışlarından, ses tonundan akması, neredeyse kokması (muhtemelen feromon olarak). Günümüzde cebinizde taşıdığınız ekrandan tutun, yürürken karşınıza çıkan yüzlerce tabeladan ya da vücutlarını fazlaca sergileyen kadınlardan gözünüze neredeyse zorla sokulan cinselliğe karşı koymak, bunlara bakmayı reddetmek gerçekten de bir erkeğin bazı en güçlü dürtülerini dize getirmesi ile mümkün. Bu bile kendi başına erkeği daha güçlü, daha maskülen yapar ama adece dürtüler de değil. Günümüzde cinsel içerik, ortalama bir erkeğin negatif duygularından kaçmak için kullandığı bir numaralı uyuşturuculardan birisi. Bir erkek bu uyuşturucuya sırt çevirdiğinde, tüm o hasır altı ettiği ama sırf hasır altı ettiği için yok olmayan, tam tersi birikip çoğalan negatif duyguları ile başbaşa kalıyor. Ve bir erkek, bu negatif duygu ordusu ile sağlıklı başa çıkma mekanizmaları kullanarak savaşıp bunları yendiğinde, gerçekten de çok güçlü, özellikle duygusal olarak çok güçlü biri oluyor. Sadece bu da değil. Çoğunlukla cinsel içerik tüketerek bastırılan ve böylece biriken bu negatif yük, erkeğin uykusuzluk, dikkat dağınıklığı, gündüz düşleri ile yaşamasına, günün çoğunu neredeyse uyur gezer bir şekilde geçirmesine neden olduğundan, erkek bu negatif yükü sağlıklı yollardan yakıp yok ettiğinde, daha iyi uyku, daha iyi odaklanma gibi, hayatta daha başarılı olmasını sağlayacak kazanımlar da elde ediyor. Libidosu cinsel içeriklerin azdırdığı mastürbasyon ile değil, statüsünü ve başarısını arttıracak şeyler ile harcanıyor.

Kısacası, cinsel disiplin için verdiğiniz mücadele ve sonunda kazandığınız duygusal güç, negatif duygulardan arınmışlık, daha disiplinli, odaklı biri olarak kazandığınız statü, sizi daha çekici bir erkek yapar.

Cinsel disiplinin önemli bir diğer faydası da, erkeği daha ilişkilik, daha güvenilir yapması. Evet, daha ilişkilik ve güvenilir olmak,  sinsi efendi erkeklerin bokunu çıkardığı bir şey ama bunlar abartılmadığı sürece gerekli ve çekici özellikler, özellikle de uzun süreli ilişki için isteyebileceğiniz kadınlar için. Bir kadın ilişkide güvende olmayı ister, sizin sürekli olarak gözü dışarda sinyali vermeniz, daha fazla istenmenize değil daha az istenmenize neden olur.

Başında söylediğim şeyi tekrar edeyim. Cinsel disiplin kadınları, ilişki kalitesi olan kadınları etkilemek ve hatta onlara yaranmak için kazanılmaz, bunu amaç olarak almamalısınız. Amacınız duygusal, zihinsel güç ve disiplin kazanmak, dürtülerinize ve şeytanlarınıza galip gelip, daha güçlü, stabil ve başarılı bir erkeğe dönüşmek olmalı. Birçok erkek cinsel disipline sahip değil ve kendilerini dönüştürmek, en iyi versiyonları haline gelmek için harcayabilecekleri önemli miktarda enerjiyi, cinsel içeriklere akıtıp, potansiyellerinin çok altında hayatlar yaşıyorlar. Bunun sonucunda sosyal hayatlarında, iş yaşamlarında, ilişkilerinde sorun üstüne sorun çıkaran özgüvensizlik ve özdeğersizlik duyguları ile boğuşuyorlar.

Bunu söylemeye gerek yok ama yine de belirteyim. Cinsel disiplin demek, kadınlardan uzak durmanız, buluşmalara çıkmamanız, cinsel hayatınızın, kız arkadaşınızın olmaması anlamına gelmiyor. Cinsel disiplinsizliğinizin %90’dan fazlası, asosyal medya ve genel olarak internet kullanımınızdan, porno izlemenizden, aşırı mastürbasyon yapmanızdan ve hatta gerçek kadınlarla ilgili gündüz düşlerinizden geliyor. Önüne gelenle yatan dildo vatandaş azınlıktansanız bu konuda da bir şeyler yapmanız lazım ve eğer gerçekten cinsel disiplinsizliğe boğazınıza kadar battıysanız, 4-5 aylık bir rahip modu da işinize yarayacaktır (Birçok erkek rahip modunda sadece kadınlardan uzak duruyor ve porno ya da online cinsel içerik tüketmeyi bırakmıyor yani rahip moduna girdiğini düşünürken aslında rahip moduna hiç girmiyor). Ama çoğu erkek için cinsel disiplin, gerçek flört ve ilişki alanının dışında olan cinsel karmaşa kaynaklı. Aslına bakarsanız ironik bir şekilde birçok erkek için cinsel disiplin, gerçek kadınlarla daha az değil daha çok flört, cinsellik ve ilişki sağlayacak bir şey.

Bu konuda daha önceden yayınladığımız Beyninizi cinselleşmiş düşünce ve fantezilerden arındırın ve bakir erkekler gerçekte nihai alfa erkeklerdir yazılarına da bakmanızı tavsiye ederim. Cinsel disiplin ile ortaya serilecek negatif duygularla sağlıklı başa çıkma yöntemleri için Daha İyi Bir Yaşam İçin Psikoloji ve Nöron Bilimi Temelli Pratik İpuçları Kitap Setimize ya da çoğunluğunu bu setten derlediğimiz Daha iyi bir yaşam için serisi Patreon yayınlarına bakmanızı tavsiye ederim.

Bu yazıyı beğendiyseniz, ihtiyacı olabileceğini düşündüğünüz arkadaşlarınızla ya da sosyal medyanızda paylaşabilirsiniz.

Sorularınızı bana uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Mahmut Abi ile soru cevap yayınları (Patreon’a özel)

Patreon üyelerine özel olarak yaptığımız “Mahmut Abi ile Soru & Cevap” yayınlarının kayıtlarını, Patreon üyelerine özel olarak paylaşıyoruz.

20 Mart 2025 tarihinde gerçekleştirdiğimiz yayının ikinci kısmının kaydını geç açmışım ama sonuçta 1 saatlik bir soru & cevap kaydı ortaya çıktı.

Yayının kaydını buradan izleyebilirsiniz.

Kendine güvenen erkeklerin yaptığı, kadınlara çekici gelen 4 şey

Kadınların, kendine güvenen erkeklerden hoşlandığını çoğu erkek bilir ama kendine güvenen adamların ne yapıp da kadınlara daha çekici geldiklerini, kadınların erkekte kendine güvene neden bu kadar önem verdiklerini, kendine güvenin neden kadınların erkeğe daha fazla saygı duymasına, ona daha fazla duygu hissetmesine ve onu daha çok sevmesine sebep olduğunu birçok erkek bilmez.

Siz de bu erkeklerden biriyseniz merak etmeyin. Şimdi açıklayacağım 4 maddeden sonra, kendine güvenin neden önemli, kadınlar için değerli ve çok daha çekici bir özellik olduğunu öğreneceksiniz.

#1 Kendine güvenen erkekler, kadının erkek yanında daha çok doğal ve kendisi gibi olmasını sağlarlar.

Kadının kendine güvendiği ve erkeğin güvensiz ve kendinden şüphe eder olduğu durum, kadının erkeği kırmamak için temkinli olacağı şekilde sırtına yük bindirir. Kadın kendisini olduğu gibi ifade edemez ve olduğu gibi davranamaz çünkü böyle davranırsa, güvensiz erkek rahatsız hisseder.

Kadın kendine güvenli bir erkeğin yanında ise daha rahattır zira ne yaparsa yapsın ya da ne derse desin, erkek kendine güvenli kalmaya devam edecektir. Kadın böyle bir erkeğin yanında rahat davranır ve bu nedenle de böyle bir erkekle zaman geçirmekten zevk alır. Kadın erkekle hafiften dalga bile geçse, erkek bunun altında ezilip gitmez, birdenbire kötü ya da  kaygılı hissetmez.

Utangaç ve güvensiz bir insanın yanındayken, sosyal durumdaki etkileşimi sizin yönetmeniz gerekir. Bu insan daha kötü hissetmesin, rahatsız hissetmesin diye kendi kendinize baskı yaparsınız. Utangaç ve güvensiz birinin kendini kötü hissetmesine neden olup kendinizi kötü hissetmek istemediğinizden, fazla dikkatli davranırsınız, doğal ve kendiniz gibi davranamazsınız. Onların negatif duyguları, sizin yükünüz olurlar.

Ama kendine güvenen bir arkadaşınızla beraberken, rahat davranırsınız, istediğinizi söylersiniz, ciddi bir şekilde söyler gibi şakalar yapabilirsiniz. Arkadaşınız baskı altında ezilmez, kuyruk acısı hissetmez, “neden böyle söylüyorsun?” ya da “kalbimi kırıyorsun” gibi şeyler söylemez. Dediklerinize ya sizinle güler ya da güler geçer, dedikleriniz ve yaptıklarınız umrunda olmaz. Böyle bir insan kendine güvenli olduğundan, kendi duygularını kendi başına yönetebildiğinden, duygusal olarak bağımsız olduğundan, onun yanındayken üstünüzde baskı hissetmezsiniz.

Kadınlar ve çekicilik söz konusu olduğunda, bir kadın için oldukça önemli olan şeylerden birisi, duygusal olarak kendisinden daha güçlü bir erkeğe saygı duyabilmektir.

Bir kadın, duygusal olarak kendisinden daha zayıf bir erkeğin yanındayken ise, doğal olarak ona kendisinden daha zayıf birine bakar gibi tepeden bakar. Bu hiç çekici bir şey değil.

Burada kendine güven derken, güven gösterisi yapmaya çalışmaktan, kabarmaktan ya da maçoluktan değil, bir erkeğin gerçekten de duygusal olarak daha güçlü olmasından bahsediyorum. Kadın ne derse desin, ne yaparsa yapsın, duygusal olarak dalgalanmayan, duygusal olarak çökmeyen biri olmaktan bahsediyorum.

Bir kadın kendine güvenen bir erkeğin yanında, sadece kendi olmakla kalmaz aynı zamanda daha da feminen olmaya meyillidir. Kadın biraz daha kız gibi, hafiften aptalca, şirin bir şekilde davranmaya başlar.

Tekrar edecek olursak, kadınların kendine güvenen erkekte bayıldıkları ilk şey, onun yanında daha kendileri gibi ve feminen olabilmeleri ve erkeğin duygularına (bir anne gibi) dikkat etmek zorunda kalmamaları, bu konuda bir yük altına girmek zorunda kalmamaları. Güvensiz ve utangaç bir erkeğin yanındayken yaptıkları gibi “şimdi bu adamı kıracak, rahatsız hissettirecek bir şey yapmayayım” diye düşünmek zorunda kalmamaları.

#2 Kendine güvenen erkek, kararlar almaktan, kararların riskini almaktan korkmaz.

Kendine güvenen bir erkekte, kadınların bayıldığı diğer bir şey de, kendi kararlarına güvenmesi ve korkmadan karar alabilmesidir. Bu, erkeğin her zaman her şekilde doğru kararı alabilmesi gerektiği anlamına gelmiyor. Kadın için önemli olan, erkeğin kendine ve kendi seçim yapma kabiliyetine güvenmesi, istediği şeyleri yapabilmesi, istediği şekilde hareket edebilmesi ve belli bir kesinlikle konuşabilmesidir.

Kendine güvenen bir erkek seçim yaparken, kadına sanki kadının sürekli ona yardım etmesi gerekiyormuş, onu cesaretlendirmesi gerekiyormuş gibi hissettirmez. Kendine güvenmeyen, utangaç bir erkek gibi, neredeyse tüm kararları kadına bırakmaz ya da onun onayını aramaz.

Güvensiz bir erkek, kendine güvenmediği için kararlarına da güvenemez. Aldığı kararın yanlış çıkmasından, kadının kendisini bir kaybeden olarak göreceğinden korkar ve bu nedenle de karar verme riskini göze alamaz. Ama bir erkeğin mükemmel olması, her zaman mükemmel kararlar vermesi, her zaman her kararı vermesi gerekmez.

Bir karar almanız gerektiğinde kadın “bence şunu yapalım” dediğinde, bir erkek “dur bir dakika, ben erkeğim, kararları benim vermem gerekir” demezsiniz. Kadın “bence şunu yapalım” dediğinde, onu onaylayabilirsiniz. Burada hala onay veriyorsunuz ve liderliği de bırakmıyorsunuz.

Tüm kararları vermek sizin işiniz değil ve tüm verdiğiniz kararlar doğru olmak zorunda değil. “Yanlış karar veremezsin, kadın seni gözlüyor, sana güveniyor ve seni takip ediyor yani mutlaka doğru karar vermelisin” düşüncesi doğru değil. Kadınlar bu şekilde düşünmezler. Kadınlar erkeğin kendine ve kararlarına güvenmesine, yapabildiğinin en iyisini yapmasına ve hatalı bir tercih yaparsa da bir dahakine daha doğrusunu yapma azmine bakarlar. Böyle bir erkeğin kanatları altına girmek, böyle bir erkeğe saygı duymak ve böyle bir erkeği takip etmek isterler. Erkeğin aracındaki yolcu olmayı isterler. Sonuçta da böyle bir erkek, kadını feminen yapar, kadın yapar.

Her yerde bunu söyleyip itiraf etmezler tabii ki ama kadınların gerçekte istedikleri budur. Bu dediğim gibi siz tüm kararları vereceksiniz, o hiç karar vermeyecek anlamına gelmiyor. Böyle bir şey oldukça tüketici olur.

Bir plan yapmak istediğinizde, kız arkadaşınız “onu yapmak istemiyorum” diyecek. Olay tüm kararları alıp kadını onlara uymaya zorlamak ya da bu planlara uyması gerekiyor demek değil. Kadınlar sanki kendileri düşünemiyor, tercihleri yok gibi hareket etmek değil. Kız arkadaşınız bazen planınıza hayır der.

Fakat aynı zamanda bir erkek kararlarına güvenmeyen veya kararsız biriyse, kadının ilişkiye liderlik etmesi gerekiyor gibi hissetmesine neden olur. Bu da cinsel ve romantik olarak oldukça itici bir şey. Çünkü ilişkiye liderlik etmek, kadının feminen özünden uzaklaşıp maskülenleşmesini gerektirir, ilişkinin erkeği olmasını gerektirir. Hemen her durumda, siz nasıl kadınlaşmak istemezseniz, kadınlar da erkekleşmek istemezler.

Kadınların kendine güvenli bir erkeğin en çok sevdikleri özelliklerinden birisi, böyle bir erkeğin kararlarıyla ilgili geriye dönüp, sürekli olarak “acaba doğru mu yaptım” diye düşünmemesidir. Ama bir kadın bu şekilde davrandığında, erkekler bunu pek umursamazlar çünkü erkeğin kadına duyduğu çekimde, kadının gerçekten güçlü olduğunu hissetme ihtiyacı yoktur.

#3 Kendine güvenen erkek, bulunduğu ortama aitmiş gibi davranır.

Kendine güvenmeyen bir erkeğin vücut dili, sosyal bir ortamdayken ya da hoşlandığı bir kadınla beraberken, kendinden şüphe ettiğini, o ortamda bir yer kaplamaktan rahatsız olduğunu sinyaller. Örneğin kimsenin oturmadığı boş sandalyeleri görse bile, oraya oturmaktan çekinir. Kendine güvenen bir erkek ise, doğal bir şekilde o sandalyeye yürür ve oturur.

Kendine güvenen erkek bir ortamda ya da durumda, o ortam ya da durum kendine aitmiş gibi davranır. Orada ne istiyorsa onu yapar. Bu, onun kendini beğenmiş biri olduğunu göstermez ama birçok insan kendine güvensiz olduğu için, ortamda sırıtır ve diğer insanları takip etmeye dikkat eder.

Kendine güvenen bir erkek, başkalarına tepeden baktığı için değil, başkalarına nasıl göründüğü hakkında endişe duymadığı için ortamda istediği gibi hareket eder. Örneğin bir etkinlikte ortama yemeğin getirildiğini ve kimsenin gidip yemeği almadığını düşünün. Kendine güvenen bir erkek, yemek masasına gider ve yemeği alır. Bunun ardından birdenbire diğerleri de gidip yemek almaya başlar. Burada kendine güvenen erkek kuralları takmıyor veya diğerlerinden daha üstün hissediyor değil. Yemek orada ve yenilmek için varken, gidip yemekte bir sorun olmadığı için, beklemenin bir anlamı olmadığı için yemek almaya gider.

Kalabalıkta kendine güvenmeyen bir erkek ve kadın düşünün. Kadın “yemek geldi gidip alalım” dediğinde, kendine güvenmeyen bir erkek genellikle “hayır, daha kimse gidip bir şey almadı, birilerinin bir şeyler almasını bekleyelim” der.

Şimdi bu durumda kadın adamdan ayrılacak değil tabii ki. Ama bu durum, erkeğin çekingenliği, adama olan çekimini de bir tık azaltır.

Bir kadının ortamda çekingen olması, erkeğin kadına duyduğu çekimi etkilemez. Ama kadınların erkeklere duyduğu çekimin tetikliyicileri ile erkeklerin kadınlara duyduğu çekimin tetikleyicileri aynı değiller.

Barda orada öylece duran, elindeki içkiyi genellikle göğüs hizasına kaldırmış bir şekilde tutan (vücut dili sözlüğünde bu kendini tehlikeye karşı korumaktır) ve oraya ait değilmiş gibi görünen elemanları görmüşsünüzdür. Bu erkeklerin bu hali tek başına, çekim duyulmalarına engel olabilir.

Bir de ortam sanki doğal ortamıymış gibi davranan erkekleri düşünün. Arkadaşları ile konuşan, sürekli olarak nasıl göründüğünü, insanların kendisini nasıl gördüğünü düşünmeyen, rahat davranan erkek, kendi kendini onaylayan, ortamdaki kadınların kendisine çekim duyma eğilimini arttırır.

Aynı şekilde bir erkek bir kadınla konuşurken, kendisini oraya ait değilmiş gibi hisseder ve davranırsa, kadının kendisine çekim duymasını engeller. Ama oraya aitmiş, hoş bir kadınla konuşmak gayet doğal bir şeymiş gibi davranırsa, kadının kendisine çekim duyma ihtimalini arttırır. Burada bir numaradaki duruma da geri dönmüş oluyoruz. Birinci erkek, kadının üstünde yük hissetmesine, adamı daha da ürkütmemek için dikkatli davranmasına neden olur. İkinci erkek ise kadının hafiflemesine ve rahat davranmasına.

#4 Kadına onu rahatsız hissettirmeden dokunur.

Bir kadınla konuşurken işi ilerletmek için, dokunmayı erkeğin başlatması gerektiğini duymuşsunuzdur. Bu dokunma ele, kolun omuza yakın dış tarafına olabilir. Ama bir erkek sırf dokunmayı başlatmak için dokunmamalı, dokunmayı da doğru yapmalı.

Kendine güvenmeyen bir erkeğin dokunuşu, kadında kötü hisler yaratır. Kendine güvenen bir erkeğin dokunuşu ise çekim yaratır. Dokunmadan önce gönderdiği sinyaller, duygusal güç, dokunurken ses tonu ve vücut dili, dokunmaya eşlik ettiğinde, kadının erkeğe olan çekimini artırır.

Kendine güvenmeyen erkek, dokunmadan önce çekingen davranışlar sergiler ve gerilir. Dokunmaktan emin değildir, alacağı tepkiden korkar, vs. Kadına dokunduğunda ise bu gerilimini kadına aktarır. Dokunmadan önce ve dokunurken, kadının onayını arıyor gibi davranır. Kadın böyle bir erkekle ilişkiye girerse, erkek muhtemelen ilişkide de böyle davranacaktır.

Bir şeyler yapmak için kadının onayını aramak, duygusal zayıflıktan gelir ve iticidir. Böyle bir erkek sadece kadının değil, başka insanların da onayına bağımlıdır. Kendine güvenen erkeklerle bir araya geldiğinde, bazı erkekler ona karşı kibar davranmazlar, ona zorbalık yapabilirler, onu kadının önünde aşağılayabilirler ve hatta onun önünde kadınına yürüyebilirler. Bunu da adamı takmadan yapabilirler zira adamın zayıflığını sezebilirler. Bunun sonucunda da kadınlar böyle bir erkeğin yanında kendini güvende hissetmezler.

Bu arada bu adam duygusal olarak zayıfsa, kaslı olması, diğer birçok erkekten güçlü olması da işleri değiştirmez. Eğer duygusal olarak güçsüzse, belli erkekler bu erkekleri sosyal durumlarda özellikle bulurlar.  Aynı zamanda fiziksel olarak güçlü olsa da, duygusal olarak güçsüz olduğundan, kadına duygusal olarak güçlü taraf olarak davranır ve bu da kadının ona cinsel arzu duymasına engel olur.

Sorularınızı bana uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Kaynak: 4 Things Confident Men Do That Women Love

 

Sınırda kişilik bozukluğu (borderline personality disorder) olan biri neden ilişkisini sabote eder?

Sınırda kişilik bozukluğu (borderline personality disorder) hastası insanlarda, aşırı muhtaç ve yapışkan davranışlara neden olan, korkunç bir terk edilme korkusu vardır. Bu muhtaçlık, terk edilmeye karşı, bilinçaltı bir savunma mekanizması olarak çalışır ve daha derinlerden gelen bir boşluk, utanç, özgüvensizlik, dengesiz benlik ve duygusal düzensizlik duygularından kaynaklanır.

Bu muhtaçlık, kendisini çok farklı şekillerde ortaya çıkarabilir. Örneğin, dramatik ilgi talebi, ilgi almak için dramatik ağlamalar, aşırı güven temini ve onaylanma talebi ya da ilişkiyi sürekli olarak test etme ve sabote etme şeklinde olabilir. Bütün bunlar sınırda kişilik bozukluğu hastasının, favori kişisi (çoğu durumda bu favori kişi partneridir) tarafından, aşırı manipülatif ve kontrolcülük olarak hissedilebilirler.

Bu bölümde, paradoksal şekilde SKB hastasının deli gibi korktuğu terk edilmeye neden olabilen bu yoğun muhtaçlığın, bir partner olarak sizde uyum sağlama korkusu ve baskı yaratmasının 5 sekli üzerinde konuşacağız.

Ama bu 5 maddeye geçmeden önce, her SKB’linin bu 5 maddenin hepsine sahip olmayacağını söyleyelim. Aynı zamanda, muhtaçlık ve yoğun terk edilme korkusu nedenli bu davranışların, başka kişilik bozukluklarında ya da sağlıksız bağlanma stillerinde de görülebileceğini de belirtelim. Ve son olarak bu yazının bilgilendirme amaçlı olduğunu, sizin ya da partnerinizin ruh sağlığı problemleri için bir ruh sağlığı uzmanına danışmanızın doğru olacağını da ekleyelim.

SKB’linin partneri ya da favori kişisi olarak deneyimleyebileceğiniz ilk şey, bu kişinin başlangıçta size aşırı şekilde yapışık (ilgili) ya da muhtaç olmasıdır. Başlangıçta bu kadar ihtiyaç duyulmal sizi göklere çıkarabilir, sizi çok değerli hissettirebilir. Sanki hayatta bir amaç kazanmış gibi hissedebilirsiniz.

SKB’linin sizi göklere çıkarması, sizin onu anlayan ve güvenebileceği tek insanmışsınız gibi davranması, onu kurtarabilecek, onun kahramanı olabilecekmişsiniz gibi hissetmenize neden olabilir. Size bu kişinin tek ihtiyacı olan şey, karşılıksız sevilmek ve desteklenmekmiş gibi gelebilir.

AMA zaman içerisinde göreceksiniz ki, siz ona daha çok sevgi ve destek verdikçe, SKB’linin bunları kaybetme korkusu artar ve bunlara daha fazla yapışmaya başlar. Sizin için bunlar, her geçen gün daha da karşılanamaz hale gelen taleplere dönüşür. Onu ne kadar onaylarsanız onaylayın, ona ne kadar güven verirseniz verin, o boşluğu doldurmanın mümkün olmadığını görürsünüz. Siz onu yukarı çıkarmak için çabalarken, onunla beraber dibe battığınızı görürsünüz. SKB’linin hiç bitmeyen duygusal ihtiyaçlarının ağırlığı ile dibe batmaya başlarsınız.

SKB’li için siz, korkunç bir fırtınada bir geminin asılı kalmaya çalıştığı çıpaya dönersiniz. Onun ihtiyaç duyduğu istikrarı ona bir türlü sağlayamazsınız ve sonuçta onunla beraber fırtınaya kapılmaktan kurtulamazsınız.

Siz her ne kadar sevgi ve destek vermek isteseniz de, bir süre sonra duygusal olarak tükenmiş, aşırı yüklenmiş ve ezilmiş hissedersiniz. Artık partnerinizin muhtaçlığının girdabında boğuluyor gibi hissedersiniz. Bu da bir süre sonra sizin bazı sınırlar koymaya ya da nefes almak için bir mesafe koymaya çalışmanıza neden olur. Enerjinizi yeniden kazanmak için kendinize zaman ayırmaya çalışırsınız. Ama maalesef çok kısa süre içerisinde, bunun işleri daha da kötü hale getirdiğini görürsünüz.

Çünkü SKB’li, sizin kendinize zaman ayırma ya da sınır çizme taleplerinizi, terk edilme olarak gördüğünden, size ihtiyacınız olan kısa araları vermek yerine, muhtaçlığını zirveye çıkarır. Sonuçta da sadece kendi ihtiyaçlarınızı belirttiğiniz için ortaya çıkan krizle uğraşırsınız.

Zamanla hüsran ve öfke hissetmeye başlarsınız ve hatta duygusal olarak mesafeli olmaya da başlarsınız. Kriz çıkarmamak için, bazı konuşmalardan kaçınmaya veya belki kendinize zaman ayırmak istediğinizde, partnerinize yalan söylemeye başlarsınız. Bu da, kendi kendini besleyen bir sarmal yaratır.

İkincisi, SKB’linin partneri ya da favori kişisi, kendisini sürekli bir kontrol altında ve izole hissetmeye başlar.  Terk edilme tehditi olarak algılanan her şey, aşırı ve kıskanç bir sahipleniciliği ve hayatınızı müdahaleyi tetikler.  SKB’li sizi sürekli olarak arayabilir ya da mesaj atabilir, sürekli olarak ne yaptığınızı, kiminle olduğunuzu, ne zaman geri geleceğinizi bilmeyi talep edebilir. Bazen bu, sizin başkalarıyla etkileşiminiz tamamen masum ve bağlama uygun olsa bile, birileriyle flört ettiğiniz ya da onu aldattığınız suçlamalarına dönüşebilir.

Burada ilişkinize yönelik gerçek tehditlere karşı normal reaksiyonlardan bahsetmiyoruz. SKB’linin reaksiyon verdiği şeyler ve reaksiyon şiddeti, ilişkilerde normal ve mantıklı sayılabilecek seviyeden çok ama çok uzaktır.

SKB’linin hiç bitmeyen muhtaçlığı, zaman ve dikkat talebi, onun derin güvensizliklerinden kaynaklansa da, sizi bunları korkunç bir kontrol manyaklığı olarak hissedebilirsiniz.  Bu insanın yoğun kaygısını ve terk edilme korkusunu tetiklemeden, kimseyle konuşmaya ve hatta kimseye bakmaya izniniz olmadığını hissedersiniz. Bu nedenle zaman içerisinde, arkadaşlarınızdan, ailenizden, sosyal aktivitelerden kopmaya başlarsınız.

Başka birine verdiğiniz ya da başka birinden aldığınız en ufak dikkat bile, ne kadar masum olursa olsun, SKB’liyi çileden çıkarabildiği için, artık at gözlükleri takmış ve kimseye bakmamaya, kimse ile göz teması kurmamaya başlayabilirsiniz. Çünkü konuşmanıza ve bakmanıza izin verilen tek kişi, partnerinizmiş gibi hissedebilirsiniz.

Zaman içerisinde kendiniz olamaz hale gelirsiniz ve zamanınız, enerjiniz, dikkatiniz üzerinde hiçbir kontrolünüz yokmuş gibi hissetmeye başlarsınız. SKB’li, kendini güvende hissetmek için sürekli olarak ona odaklanmanıza ihtiyaç duyar. Siz de onu tetiklememek için, sürekli parmak ucunda yürümeye başlarsınız.

Bu durum üzerinizde büyük bir baskı oluşturmaya, kendinizi kapana kısılmış, hatta bazen onun malıymış gibi hissetmeye başlarsınız. Bunun sonucunda baş kaldırır ve kendi hayatınızın kontrolünü elinize almaya çalışırsanız, SKB’li pek tabii ki bunu da terk edilmeye az kaldı olarak algılar. Sonuç olarak da muhtaçlığı, kontrol manyağı davranışları daha da artar.

Üçüncüsü, SKB’linin partneri veya favori kişisi, kendini manipüle ediliyor ve kendisine duygusal şantaj yapılıyor gibi hisseder.

Yoğun duygusal stres anlarında SKB’li, dürtüsel ve yıkıcı davranışlar gösterebilir. Bu davranışlar, kendine zarar verme, madde kullanımı, aldatma ve hatta bazen intihar girişimi gibi davranışları içerebilirler. Bu davranışlar genellikle, aşırı bir yapışkanlık ve hemen şimdi olması talep edilen güven talepleri ile beraber gelirler. Bunlar da size manipülatif gelebilirler ve sizde yoğun stres yaratabilirler.

SKB’linin partneri bunları, zorla dikkat, onay ve güven koparmak için yapılan duygusal şantaj gibi hissedebilir. Çünkü hayatı nasıl gidiyor olursa olsun, partner hemen şimdi boyun eğecek yoksa bu, üzerinde büyük bir yük yaratacak.

Partner gerçekten yardım etmek istese bile, muhtaçlığın sıklığı ve davranışların yoğunluğu, partner üzerine kaldıramayacağı miktarda yük koyabilir.  Çünkü partner, SKB’linin güvenliği sadece parnere bağlı gibi hissedebilir. Hata yapma ve başarısız olma korkusu, doğru şeyleri söylememe ya da yapmama korkusu ve işlerin ters gitmesinin potansiyel sonuçları, partnerde kaldırması çok zor bir suçluluk ve görev duygusu oluşturabilir.

İşin ironik tarafı, SKB’linin terk edilmeyi engellemek üzere yaptığı bu aşırı dürtüsel ve yıkıcı davranışlar, çoğu zaman ilişkiyi sabote ederler ve partnerin güvensiz hissetmesine, zorunluluk hissetmesine neden olurlar. Bu da partnerin SKB’liden ve onun muhtaçlık – terk edilme korkusu sarmalından uzaklaşma arzusunu pekiştirir.

Dördüncüsü, SKB’linin partnerinin ya da favori kişisinin, istikrarsızlık hissetmesidir.

SKB’li kişi, yoğun duygusal dalgalanmalar hisseder. Bir dakika önce mutlu ve aşık iken, her şey yolundayken, bir dakika sonra utanç fırtınasına, güvensizlik, kaygı ya da öfke hislerine ve duygusal girdaplara kapılabilir. Bu da SKB’linin partnerinin, tüm o korkutucu iniş çıkışlarıyla, sonrasında ne olacağını hiç bilemediği, devasa bir duygusal lunapark hız trenindeymiş gibi hissetmesine neden olur. Bu hız treni ilk başlarda heyecanlı gibi görünebilir ama bir süre sonra partner tükenmiş hisseder.

Bu tren aynı zamanda, hayatı boyunca bu trenden inemeyen SKB’li için inanılmaz tüketicidir. Devasa bir lunapark hız trenine zincirlenmiş olduğunuzu ve tüm o korkulara, mide bulantılarına rağmen bu trenden hiç inemediğinizi düşünün. Tren yavaşladığında biraz nefes alsanız da sonra birden bire hızlanıverir ve aynı çılgın iniş çıkışlar.

SKB’li sizi emniyet kemeri gibi görür ama siz ona trenden fırlayıp gitmemesi için daha çok duygusal güven ve güvenlik sağladığınızda, verdiklerinize daha da bağımlı olur ve yapışır.

Beşincisi, SKB’linin partneri ya da favori kişisi, acı ve ihanet hisseder.

SKB’linin yaptığı paradoksal şeylerden birisi de, terk edilme korkusu hissettiğinde, ilişkiyi test etme eğilimidir.  Bu, partneri kendinden uzaklaştırmak, kavgalar başlatmak, duygusal drama ve hatta aldatma şeklinde olabilir. SKB’li bazen sizi terk edilmeden nereye kadar itebileceğini görmek ister. Bu temelde ilişkinin sağlamlığını, sizin bağlılığınızı, ilişki için savaşıp savaşmayacağınızı test etmek için yapılan bir şey.

Başka zamanlarda ise çok derinlerden gelen güçlü bir utanç duygusunun etkisi ile, SKB’li ilişkisini sabote edebilir. Kendisinin sevilmeye layık olmadığını kanıtlamak ve eninde sonunda terk edilecekleri inancını pekiştirmek için, partnerinden uzaklaşabilir, partnerinin canını yakabilir.

SKB’linin ilişki sabotajı bir döngü halini alabilir. İşler tam da istikrarlı bir hal alıyor derken, korku ve utancı birden bire kontrolü ele alabilir ve SKB’liyi ilişkiyi test etmeye itebilir. Ve bu da bazen, deli gibi korktuğu terk edilme ile sonuçlanır.

SKB’li partnerini daha çok test edip tahrik ettikçe, daha fazla güven ve onay almaya çalışır. Fakat bu genellikle geri teper çünkü partner SKB’linin birden kendisini çekmesi ya da duygusal değişimi ile kafası karmakarışık ve yaralanmış bir duruma düşer. Partner, kendisini bu insandan koruması gerektiğini hissetmeye başlar ve gerçekten de ihanete uğramış gibi hissedebilir. Çünkü bu insana yardım etmek ve destek olmak için onca şey yaptıktan, onca şey verdikten sonra, bu insan yine de onu yaralayacak ya da ilişkiyi mahvedecek şeyler yapar.

Bu oldukça trajik ve paradoksal bir şey. SKB’linin partnerini yakınında tutmak için yaptığı aşırı muhtaç davranışlar, partnerinin uzaklaşmasına neden olurlar. Partner kendi ruh sağlığı için, ilişkiyi bitirmekten başka yol olmadığını hisseder.

İyi haber şu ki, diyalektik davranış terapisi gibi terapiler, SKB’lilerin duygularını düzenlemeyi, sağlıklı başa çıkma mekanizmalarını ve ihtiyaçlarını daha iyi dile dökmelerini öğrenmeleri, daha stabil ve doyurucu ilişkiler yaşamalarını sağlama konusunda oldukça etkililer.  Fakat bu süreç oldukça yoğun ve zaman alan bir süreç.  Eğer siz de partner olarak terapi olmaya gönüllüyseniz, bu oldukça faydalı bir süreç olabilir.

Toksik ilişkiler rehberine de bakmanızı tavsiye ederim. Sorularınızı bana uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Çeviri: Why People With BPD Sabotage Love

İlgisiz kız onu her bıraktığımda bana ilgi sinyalleri gönderiyor – Vaka çalışması

Khan rumuzlu takipçimiz, Bir kadın bir erkeğe nasıl arzu duyar? Seks ve ilişki öncesindeki 4 adım yazısının yorumlarında şöyle demiş:

Son adımda bahsedilen erkeğin işleri bir ileri adıma taşımaması sebebiyle kaybolan çekim ile çok hevesli (aynı zamanda duygusal muhtaç) görünmek arasında her zaman çok ince bir çizgi varmış gibi geliyor Mahmut abi.

Erkeğin işleri ileri adıma taşımaması sebebiyle kaybolan çekim ile çok hevesli (duygusal olarak muhtaç) olma arasında çok kalın bir çizgi var. Öncelikle duygusal olarak muhtaç görünmek, duygusal olarak muhtaç olan adamların becerebildiği bir şey. Böyle biri duygusal muhtaçlık olmasa, öyle görünme ihtimalin çok düşük (arada bir kazara belki olur ama nadirdir).

Duygusal olarak muhtaç olmanın adım atmak ya da atmamak ile alakası yok. Duygusal olarak zayıf, bağımlı adam, zaten spesifik bir kızla karşılaşmadan, o noktaya gelmeden de duygusal bağımlı. Yapması gereken şey kendisine, duygusal olarak bağımlıyım ve bağımlı olmasan nasıl ilerlerdim diye sormak ve bu konudaki farkındalığını korumak. Tekrar ediyorum, sen duygusal olarak bağımlı olduğunu hissedersin, öyle görünüyorsan öylesindir. Fakat çoğu durumda bu kişi hayallere kapılıp farkındalığını kaybetmeyi tercih eder. Eğer bunu yapmazsa neyi nasıl yapacağını kendi başına anlar zaten.

Mesela bir kız bizi daha önce dolaylı olarak reddettiyse (buluşma tekliflerini bahaneyle reddetmekten tut aynı ortamda ilk tanışmada terslemeye kadar).

Bu direkt, gayet açık seçik bir reddetme. Bunun başına “dolaylı” sıfatını ekleme nedenine dikkat et. Bu kelime tesadüfen orada değil. Tamam direkt istemiyorum dememiş ama bu da kitabına göre direkt bir reddetme. Buluşma tekliflerini reddetmiş, seni terslemiş ama muhtemelen uzaktan uzaktan aslında sana gösteremediği bir ilgisi var da seni direkt terslese bile sana “yürü bana, al beni” sinyalleri gönderdiği fantezilerine kapıldığından dolaylı diyorsun.

Fakat biz nextleyince de sonradan ilgi sinyalleri gösteriyorsa tam olarak ne yapmamız gerekiyor?

Reddedildiğini kabul edemeyen bir erkek, karşısındakinin kendisine göstermediği ama eğer yeterince çabalarsa göstereceği bir ilgi sinyali olduğu hayallerine dalabiliyor. Bir kızı yeterince ve başından zaten hayal ettiğinizi sinyali görme umuduyla (uzaktan bakıp bakıp durmak ya da asosyal medyada gizlice takip etmek şeklinde) stalklarsanız, o kızın rastgele davranışları arasından, nem kapacağınız birkaç davranışını kesin yakalarsınız. Bu da sizin “reddetti ama daha fazla çabalamamı istiyor” fantezinize yakıt olur.

Seninkisi, çok yaygın bir şekilde, yeterince çaba – istememe arasındaki ince çizgi değil, kıza karşı olması gerekenden çok yüksek olan ilgini, duygusal yatırımını kıza (psikolojik projeksiyon şeklinde) yansıtman. “Ben onu çok istiyorum, o da beni istesin istiyorum” şeklinde olan arzun, onda bu yöne doğru yorumlayacak işaret bulmaya çalışıyor. Gerçekte bir anlamı olmayan ama senin beynini ele geçiren duygusal tarafın yüzünden mantığın kapandığı için, o “işaretleri” buluyor da. Bunlar “45 derece açıyla bakarken, dudakları 20 Hz’de titredi”, “instagram’da yazdığı şiirin içinde benim ismimin baş harfi var”, “adım Deniz, kız denizde foto atmış, bana beni sar sarmala demek istemiyor mu abi, bu da mı gol değil” tadında işaretler olsalar da.

Bu siteyi az çok bilen biri nextin algoritmasını bilir:

  1. Kızı nextlediğinizde, kendi işinize bakarsınız, kıza ulaşmazsınız.
  2. Kız size ulaşıp buluşma teklif ederse buluşmayı kabul edersiniz. Ya da kız size en az 2 kere, bu kızdaki gibi tersleme ya da ilgisizlik olatında 3 kere, siz ona hiç ulaşmadan ulaştığında siz buluşma teklif edebilirsiniz. Bu ona verdiğiniz son buluşma şansı olur.
  3. Son buluşma şansını kullanmazsa, artık ulaşmayacağın gibi, sana ulaşmaya devam ederse kibarca başından savacaksın. Bu aşamada ya o sana buluşma teklif edecek (gitmeyebilirsin) ya da başından gidecek.

Bunun kadınların yedek kulübesine koymaya çalışmasıyla mı bir ilgisi var acaba Mahmut abi?

Yedek kulübesine koymaya çalışan kadın sana ulaşır. Sen uzaklaşmaya çalıştığında sana ulaşarak seni kendine çeker. Sen fazla yaklaştın mı iter. Bu çek – it ikileminde kalan adama beta uydu erkek (beta orbiter) denme nedeni bu zaten. Yörüngeden çıkmana izin vermeyen somut bir çekim var (arama, mesaj atma, gelip konuşma) ama sen ikiz tepelere iniş yapmaya çalıştın mı itiş var. Böylece yörüngede kalıyorsun.

Bu kızın muhtemelen sana yedekte tutacak kadar bile ilgisi yok.

Mesela daha önce ilgisi yüksek bir kızla konuşuyordum kıza her ilgi gösterdiğimde kendisini geri çektiğini gördüm (Kezban).

Kızlara kuyruk acısıyla kezban diyen adamın, bu kafada kaldığı sürece başarı şansı çok düşük. Bu kafayla başarılı olursan asıl o ilginç olurdu, onu anlatman dinlemeye değer bir şey olurdu.

Kız muhtemelen sen konuşunca medeni bir şekilde mecburen konuşuyor ama seninle bir şey istemediği için, senin ilgin karşısında kendisini geri çekiyor.

Bu birden fazla kere olunca nextleyip diğer kızlara odaklanmaya başladım, beni başka kızlarla görünce de Daddy issues sahibi hanım kızımızın tam anlamıyla çıldırdığını görüyordum.

İnsana duygusal bastırma için gerçek otuzbir yetmeyince, duygusal otuzbir gerekiyor demek ki? Çıldırdığını fanteziliyordun pardon görüyordun ve? Çünkü seni başkası ile görünce çıldıran kız sana mesaj döşer, arar senin ne kadar büyük bir göt olduğunu söyler, vs. Ama bahse girerim bu kız sana karşı hiçbir adım atmıyordu.

Şimdi neden çizgi ince sandığını görebiliyor musun? Kalın bir çizginin %90’ını kendi fantezilerin ile doldurduğundan, çizgi ince sanıyorsun.

ve bu yüzden tekrar onunla konuşmaya başlıyordum, sonra da döngü devam ediyor ve kızın ilgisi yine düşüyor, en sonunda bıktım ve tamamen nextleyebilmek için blokladım.

Başka kızlara güya yönelmişken, bu kızı sürekli gözlemlediğinden ya da her şeyi abartmakla meşhur arkadaş gazıyla, kızın olmayan ilgisini, yaptığı bazı hareketlerde görmeye çalışıyorsun. Eh sürekli sinyal arayan illa ki bir iki harekette bulabileceği için umuda kapılıp, kıza yöneliyorsun ve gerçekle karşılaşıyorsun. Kızın “çıldırdığı”, senin uzaktan fantezilediğin bir şey, kızın yanına gidince gerçek suratına 2 tokat atınca da kız kezban.

Şu anki kız arkadaşımla da buluşmadan önce mesajlaşırken ilgiliydi ama iş buluşmaya gelince yokuşa sürüyordu fakat sonra hatuna şakayla karışık açık açık bak sen kapmazsan başkaları kapar hızlı ol tarzı bir şey söyleyince buluşabildik. Bunun sebebi günümüzde kadınların aşırı opsiyonlu olması mıdır Mahmut abi, biz de her seferinde çok opsiyonlu olduğumuzu mu göstermeliyiz?

Bunu arada ben de yapıyorum ama, bir insan seçenek yerine opsiyon kelimesini kullandığında, ben kişinin bunu kırmızı haptan ezberlediğini ve ezbere kullandığını varsayıyorum.

Hayır, bunun sebebi, birçok erkeğin senin gibi muhtaç olması. Tam tersi, dışarıda gerçek erkek adam olmadığından, seçenek olmadığından azıyla yetinmek zorunda kalıyorlar.

Senin kız şansına “hatuna şakayla karışık açık açık bak sen kapmazsan başkaları kapar hızlı ol tarzı bir şey söyleyince buluşabildik” olayını ince espri diye algılamış ama neredeyse pazarlıkla buluşmaya getirdiğin kızla ilişkide, genellikle pazarlıkla ilgi alman, beta ödemen gerekir.

Sizin yapmanız gereken tek şey, bu kızla olursa iyi olur, olmazsa başkası ile olur kafasını (umursamazlık – bolluk zihniyeti) korumak. Bu düşünce üstünüzden akar zaten. Alternatifleri kızın suratına çarpmak, sizi özgüvensiz ve özgüvensiz kızlara layık yapar.

Çünkü günümüz kadınlarına birazcık ilgi gösterince af buyur hemen götleri kalkıyor ve süründürmeye çalışıyor ilgi göstermeyince de muhabbet çok bir yere varamıyor.

Hayır, senin gibi erkeklerin karşısında kadınların götleri kalkıyor çünkü senin kendinle ilgili temel inancın, kızlardan ya da en azından hoşlandığın kızdan aşağı olduğun şeklinde. Nereden anladığımı da söyleyeyim. Bu işi 8 senedir yapıyorum ve bir erkeğin “kezban” kelimesi ile yürüdüğü kızı aşağı çekmeye çalışması, o erkeğin hoşlandığı kızı kendinden tepede gördüğünü ve bunun hıncı ile aşağılamaya çalıştığını gösteriyor. Bir başka gösterge de çoğu senaryonun senin anlattığın gibi olması. Birader kız madem kezbandı da, peki o zaman neden kızla hiçbir şansın olmadığını kesin görene kadar peşinde koştun? Kızla sıfır şansın olduğunu anlayıp kızı blokladıktan sonra “kezban” dediğin zaman belki sen göremiyorsun ama “uzanamadığın ciğere mundar” dediğin o kadar bariz ki?

Hani kızı nextledikten sonra fantezilerinde yarattığın işaretlere rağmen “kezban o, kendi gelirse bakarız” desen, bir hükmün olur ama yok. “Defalarca nextledim”, “döngüye girdim” diyorsun. Bir “kezban” için?

Bunu dediğim için bana öfkelenebilirsiniz ama kızlara aşağıdan bakmayı bıraktınız mı, kızlar da size tepeden bakmayı bırakıyorlar. Bana öfkelenseniz de beni dinleseniz de umarım bunu burada deneyimleyen birçok insan gibi deneyimler ve kendiniz de görürsünüz. Kızlardan aşağı hissetmeyi bırakan her adamın deneyimi, burada çok görüyorum, kız reddetse bile artık kızın o adama tepeden bakmadan iletişime geçmesi.

Bu konuda aydınlatırsan sevinirim. Sana boynumuz kıldan incedir, atış serbest abi. Almanya’dan selamlar

Yaşadığınız gerçekliğin, sizin davranışlarınızın ve temel inançlarınızın sonucu olduğunu kabul etmek yerine kızların götü kalkık diye topu dışarı attığınız sürece, bu tür sitelerden hiçbir fayda sağlayamayacaksınız. Kızların BANA götü kalkık, ne yapıyorum da benim önümde GÖTLERİ kalkıyor demeden sizden olmayacak. Nasıl olsun ki? Eğer sorun kızlar sizin sandığınız gibi kızlardaysa, yapabileceğiniz hiçbir şey yok. İncellerin dediği gibi, “it is over”. Gerçi egonuz için “it is over”, ben kendi gözümde aşağıdayım, kızlar bunu benden kapıp bana öyle davranıyorlar” demekten iyidir ama arkadaşlar, birçok durumda egonuz sizin dostunuz değil.

Götü kalkık, götün teki kızlar yok mu? Var. Bunlara ara sıra rastlarsınız ama bunları norm sanmak başka bir alemde yaşamayı gerektiriyor.

Götü kalkık kızlara odaklanmadığım, tüm kızların götünün kalkık olduğunu fark (!) etmediğim için beni kadın yalakası diye yaftalayan bazı adamlar var.  Bu insanların çoğu neyse ki beni “mor haplı lan bu” diye ciddiye almayıp bu siteden gittiler de benim için de daha iyi sizin için de iyi oldu. Ben burada Dr.K’nın pozitif sevginin negatif ifadesi dediği ve erkekler için en çalışır olan yöntemi uyguluyorum.

“Ben iyiyim de kızlar kezban” diye kendi kıçınıza gökkuşağı üflemeye devam etmenizin cezasını siz çekeceksiniz, ben çekmeyeceğim, kızlar çekmeyecekler. Ben de sizin kıçınıza gökkuşağı üflesem hoşunuza gidecek ki bunu yapan kanallar da var. Ama size ne yararı olacak?

Sorularınızı bana uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

 

İş veya arkadaş çevresindeki eski sevgili – Vaka Çalışması ve Soru & Cevap

Şimdi ele alacağımız vaka çalışmasındaki takipçi, 7 aylık ilişkisinin son 4 ayında peşte koşan, daha çok arayan ve kaybetme korkusuna daha çok düşen taraf olmuş. Kızın üzerine de çok düşmüş ve kız soğumaya başlamış. Daha sonra bizim eski sevgiliyi geri kazanma yazısını okuyup oradaki gibi davranmaya başlamış ama yazanları uygulamasına rağmen kız kendisinden ayrılmış.

Neyse ki o yazıda ayrılınca ne yapacağı da yazıyor. İletişimi kes kuralı (no contact kuralının) “ayrılığı istemesem de kabul ediyorum, fikrin değişirse bana haber ver” kısmını harekete geçirmiş.

Bu aslına bakarsanız eki sevgili konusunda istediğiniz şeyi elde etmek için olasılıkları en çok arttıracak şekilde davranma yolu olsa da, sonuçta karşınızdaki kendi hayalleri ve istekleri olan bir insan matematik problemi değil. Bazen her şeyi doğru yapsanız bile ilişki ayrılığa gider. Özellikle de bu arkadaşın yaptığı gibi 4 aylık bir yanlış yapma birikimi varsa son anda kurtarmak çok zor olabilir.

Fakat bu iletişimi kes kuralını, no contract kuralını uygularsanız, hem kendinizin hem de kızın size olan saygısını arttırırsınız. Yani bu % 100. Yine % 100’e yakın olan şey de bu ayrılığı en kısa sürede atlatırsınız ve yeni bir ilişkiyi de daha kısa sürede bulursunuz.

Arkadaş ayrıldıktan sonra kızı bir süre aramamış sormamış. Kızın yeni Instagram fotoğraflarını beğenmesinin etkisiyle (instagram fotoğrafını erkek atıyor), kıza mesaj atmış ve ardından da klasik arkadaş kalalım teklifini yemiş.

Bu kızla yeniden birlikte olmak isteyen bir insan için büyük bir hata. Instagram’da, sosyal medyada direkt ulaşmadan, yani mesaj kutusundan mesaj atmadan ya da aramadan, yapılan hareketler, kız size ulaştı anlamına gelmiyor. Ayrıca “fikrin değişirse bana ulaş” dediği kıza ulaştığı için hatası daha da kötü.

Neyse konumuz bu değil. Takipçiden devam edelim:

“Kız ile arkadaş çevremiz ortak. Ben kıza, “arkadaş çevremizde arkadaş olabileceğimizi” ama birebir arkadaş gibi görüşmek istemediğimi söyledim. “Seni anlamıyorum, neden böyle yapıyorsun?” gibi bir şey söyledi.”

Şimdi arkadaşlar ortak arkadaş çevrenizde olan, iş arkadaşınız olan bir kızla sevgili olduğunuzda ve sonra da ayrıldığınızda, mecburen o ortak çevre içerisinde arkadaşsınız. Yani hiç konuşmamazlık edemezsiniz. O ortak arkadaşlığa ya da daha doğrusu onun daha alt bir versiyonuna geri dönersiniz. Nasıl geri dönersiniz? Arkadaşlığı çaktırmadan minimuma indirirsiniz.

Şimdi burada arkadaşın yaptığı şey doğru yani birebir arkadaş olmayacak ama o ortak arkadaş çevresinde arkadaş olarak kalabilecek. Kız burada “seni anlamıyorum, neden böyle yapıyorsun” derken aslında arkadaşı çok iyi anlıyor. Kendisine saygısı olan bir erkeğin özellikle ayrılık kendi fikri değse, sevgili olmaktan arkadaş rütbesine düşmeyeceğini, bunu kabul etmeyeceğini gayet iyi anlıyor. Ya da anlaması lazım. Asıl anlayamadığı şey muhtemelen, düne kadar peşinde koşan adamın böyle çizgi çizebilmesi, böyle bir omurga göstermesi

Peki Mahmut abi, arkadaş çevremdeyken ve sıklıkla ortak arkadaşlarla buluşuyorken, kızla iletişimi nasıl keseceğim?

Bu, sitenin yorumlarında sıklıkla sorulan bir soru. İş çevresinden, arkadaş çevresinden ya da belli bir etkinlik çevresinden bir kızla ayrıldığınız zaman, o kızla iletişimi %100 kesemezsiniz. İdeal bir durum değil ama insanın içine düşebileceği bir durum. Biz iş çevresinden, arkadaş çevresinden, sınıftan, aynı etkinliğin çekirdek elemanlarından kız  arkadaş yapmayın diyoruz. Sebebi de ayrılık sonrası bu duruma düşmesi. Ama birçok insanın bu şekilde kız arkadaş yaptığını ve hatta bu şekilde evlendiğini biliyorum.

Burada sorun ayrıldıktan sonra yüz yüze bakmanız ve tek sorun terk edilmek de değil. Birçok insan sadece terk edilmek kısmını düşünüyor ama diyelim ki kızı siz terk ettiniz. Sürekli karşınızda, sürekli üzgün ve belki sürekli olarak sizinle barışmaya çalışacak ve böyle şeylerle uğraşacaksınız. Yani siz terk ettiğiniz zaman da problem.

Şimdi burada yapabileceğiniz birkaç şey var. Öncelikle birebir aramaları bırakacaksınız yani o arkadaş çevresinde, iş çevresinde artık ne çevresinde ise o kızla orada karşılaşmalarını haricinde kıza ulaşmayacaksınız. Asgari bir merhaba, iki çift laf kibarca yapılabilir fakat bunu gidip siz yapmayacaksınız. O size gelip konuşursa kibarca kısa keseceksiniz.

Eski sevgilinizle beraber çalışıyorsanız hiç iletişime geçmemezlik edemezsiniz ama diyelim ki bir iş var ve sizin birine danışmanız gerekiyor. Çaktırmadan o hariç danışabileceğiniz biri varsa ona danışacak ya da o diğer kişi ile çalışacaksınız. Kızdan başka alternatif yoksa tabii yapacak bir şey yok. O zaman en azından, iletişimi sadece o bağlam içinde tutacaksınız.

Birçok erkeğin yaptığı hata, böyle bir durum ortaya çıktığında bunu kızla konuşmak için fırsat olarak kullanmaya çalışmak ve aslında alternatifi varken kızla çalışmak. Daha da kötüsü birçok erkek, kızla iletişim kurmak için olmayan işler bile uyduruyor.

Bu arada tabii ki iletişimi kes kuralının ikinci ve üçüncü ayaklarını uygulayacaksınız. Yani kızdan bilgi almak yok (özellikle online stalklamak yok) ve kendi hayatınıza odaklanmak var.

Çevrenizde olduğu için kızı tamamen görmezden gelemezsiniz. Bu zaten bir kere kuyruk acısı belirtir. Kızın ne düşündüğünden bana ne diyorsanız şunu da söyleyeyim. Bu şekilde davranmak kendinize de bu mesajı verir ve sizin ruhunuzu yaralar.

Mesela “selam verelim mi?” diye çok soruluyor. Selam verin. Baş hareketiyle bir selam verebilirsiniz. Ama gidip konuşmayın. o size gelip konuşursa da başınızdan kibarca savın. Ufacık bir konuşun ve sonra işim var diye bir bahane uydurun ve sıvışın.

Selam verdinizde kız eğer selamınızı almazsa o zaman siz de selam vermeyi bırakabilirsiniz. O sizle konuşmuyorsa oturup zorla konuşmaya çalışmayın. Kız sizi görmezden geliyorsa bu konuda bir şey yapamazsınız.

Tabii kızı tamamen silmek istiyorsanız, istediğiniz buysa bunu da yapabilirsiniz. Birçok insan bana bunu sorarken aynı zamanda geri dönme ihtimalini de soruyor. Geri dönme ihtimali olması için, ortak çevrede diğerlerini de rahatsız edebilecek bir soğukluk yaratmamak için, asgari insani iletişim seviyesini tutturmanız en iyisi. Fakat amacınız bu kızı bir an önce atlatıp kafanızı toparlamaksa ve bunun tek yolu buysa yapabilecek bir şey yok.

Asgari insani veya profesyonel iletişimi tutturdunuz mu, bunu olgun bir şekilde yaptığınız zaman, karşı taraf sizi drama ile özdeşleştirmez. Daha önceden peşinden koşarak, kıza ne kadar üzüldüğünüzü göstererek, dil dökerek, vs. drama ile özdeşleştirildiyseniz, olgun bir asgari iletişim ile, drama ile özdeşleştirilmeye son verirsiniz. Kibar ama mesafeliyseniz, karşınızdaki insan sizi rahat, çekici, eğlenceli ve sakin gibi pozitif şeylerle özdeşleştirme başlar. Siz zor günlerde sarsılmayan ve pozitif ruh halini koruyan güçlü biri olursunuz.

Zaten kızın ve sizin bilinçaltınızda, sizin erkeklerin %90’ı gibi drama yaratacağınız beklentisi var. Bunu istediğinden ya da istediğinizden değil, sizden beklenen bu. Hem kızın hem de sizin, eşleştirildiğiniz drama dolu insan olmadığınızı görmeniz oldukça önemli.

İş çevresinde veya arkadaş çevresinde yapmanız gereken çok önemli bir şey daha var. Ayrılıktan sonra ortak arkadaşlarınızla asla ama asla kızla ilgili konuşmayın. Birçok işgüzar gelip size aranızı yapmayı teklif edebilir. “Neden ayrıldınız, çok yakışıyordunuz falan filan” gibi şeyler söyleyebilir. Birçok arkadaş yardım edeceğini sanarak habersiz bir şekilde kızla konuşabilir. Sizin dediğiniz her şeyi kıza taşırlar, kızın dediği şeyleri de size taşırşar. Fakat yine iyi niyetle her şeyi abartır iyi olan şeyleri abartırlar.

Mesela kıza gidip “Mahmut ile dün konuştum, çocuk çok üzülüyor bak bir şans versen” gibi iyi niyetli bir şey söyleyebilirler. Böylece de kıza yanlışlıkla “Mahmutcan’a ayrılık çok koymuş, Mahmutcan zayıf bir erkek” derler. Ya da size gelip “Aslıcan seni çok seviyor, aslıcan aslında seni çok seviyor, sevgi hala var, aslında sen gidip konuşsan onu bekliyor” diye coşkuyu verirler. Adamı gazlayayım da beraber olmaları için adımı atsın diye düşünürler. Ortak arkadaşlar, iş arkadaşları ve bazen kendi arkadaşlarınız, iyi niyetle böyle şeyleri batırmakta ustadırlar.

Ortak arkadaşlarınız size bu konuyu sorarlar. Sizin bu soruları kibarca geçiştirmeniz lazım. Nasıl olduğunuzu sorarlarsa “iyiyim” deyin geçin. “Düşünüyor musun?” gibi şeyler sorarak fazla zorlarlarsa, “ya kardeş ayrıldık işte, yani daha fazla konuşmanın bir anlamı yok” diyerek savuşturun. Mümkün olduğu kadar sinirlenmeyin, duygu göstermeyin. Mümkün olduğu kadar tabii ki, özellikle ilk başlarda duygu göstermemeniz mümkün olmayabilir.

Bazı insanlar maalesef arkadaş çevresini, eski kız arkadaşlarına ulaşmak için özellikle kullanmaya çalışıyorlar. Bu büyük bir hata. Kendi ilişkinize, eski kız arkadaşınızla olan eski ilişkinize bile, üçüncü şahısları koymayın. Burada benim tavsiyem kişi özellikle arkadaş çevresinde ise özellikle iş yerinde olan eski kız arkadaştan uzak duramayabilir ama yapabiliyorsanız bir süre o arkadaş çevresinden uzak durun. Başka arkadaş çevrelerinize takılın ki birden fazla arkadaş çevreniz vardır diye umuyorum. İşte ise eğer çok kötüyseniz 2-3 gün, belki bir hafta izin alabilirsiniz.

Bu arada kendinizi geliştirmeye, sosyalleşmeye ve eğer ilişki uzun bir ilişkiyse, 2-3 ay bekledikten sonra yeni limanlara doğru yelken açmaya başlayın. Bunu kızın gözüne sokmayın. Bu konuda o yokmuş gibi davranabilirsiniz çünkü kız sizi terk etti. Onun bu olay konusundaki duyguları yüzünden normal hayat akışınızı saklamak zorunda değilsiniz Ama mümkün olduğu kadar göstermemeye çalışın. Çünkü gösterdiğiniz şey manipülasyon olarak algılanabilir ki birçok insan bunu manipülasyon olarak yapıyor. “Bak başkalarıyla çıkıyorum, başkalarıyla flört ediyorum, tercih edilen biriyim” diye göstermek için yapılıyor ama kızın geri dönmesini istiyorsanız, bu hareketler ters teperler. Kızın geri dönmesini istemiyorsanız bile iyi bir şey değil. Zaten kızı siz terk ettiyseniz yapmayın, yazıktır. Böyle şeyleri bir süre mümkün olduğu kadar gizli yapın

Siz iyileşiyorsun, ayrılık acısını atlatıyorsunuz, kızı unutuyorsun ama bazıları “abi kız bunu nasıl görecek?” diye soruyorlar. Duruşunuzdan, vücut dilinizden görür. Onu bırakın, Instagram’daki bir fotoğrafınızdaki duruşunuzdan görür.

Başka bir kızla sanki aralarında bir şey var gibi fotoğraf koyduğunuzda, manipülasyon yaptığınız öyle bir sırıtıyorsun ki! Kadınlar bunu nasıl anlarlar demeyin.Başka biri yapsa siz de anlarsınız. “Mahmut ayrılığın acısıyla bir kız bulmuş, güya sevgililermiş gibi fotoğraf koyuyor” dersiniz. Şu an başka algılarınız kapadığı için belki siz göremiyorsunuz ama dışarıdan görünür.

Ben yakın çevreden kız arkadaş tavsiye etmiyorum ama birçok insan buraya geldiğinde zaten öyle bir kız arkadaşı olmuş oluyor. Ya da “Ya Mahmut Abi, gönül ferman dinlemiyor” diyerek bu tavsiyeyi boş veriyor. Ya da bazen küçük bir yerde yaşayan, iş yeri haricinde, sınıf haricinde, belki de etkinlik çekirdek grubu haricinde kız arkadaş yapma yolu da çok fazla olmayan erkekler oluyor. Ama maalesef birçok insan da, gerçekten hiç sosyalleşmediklerinden, dışarıda kız yapabilecekken çok yakın çevresine mecbur kalıyor. Eğer yakın çevreden kız arkadaşınız olacaksa bunun dezavantajları var. Kıza yürüyorsunuz, kız reddederse yüz yüze bakıyorsunuz. Çıkmaya başladınız ayrıldınız. Terk ettiniz veya terk edildiniz. Sürekli göreceksiniz.

Üniversitedeyken genellikle aynı üniversiteden kız arkadaşınız oluyor ve ayrıldıktan sonra bu kızı sürekli görüyorsunuz. Aynı bölümde olmasanız bile aynı kulüpte, aynı etkinlik içinde olmasanız bile görüyorsunuz. Ama diyelim ki aynı sınıftasın aynı etkinlik içerisindesiniz. Beni eski sevgili konusunda arayan üniversiteli arkadaşlar, kızı başka bir erkekle görmekten çok korkuyorlar.

Üniversitede hepimizin, hadi hepimizin olmasa da birçoğumuzun, kız arkadaşları oldu. Böyle şeyler başımıza geldi. Benim de başıma da geldi. Terk eden eski kız arkadaşımı yeni erkek arkadaşıyla kampüste gördüm hem de ayrıldıktan çok kısa süre sonra bile gördüm. Tamam çok can sıkıcı bir şey ama merak etmeyin, öyle korkunç bir şey değil, size hiçbir şey olmuyor. Zamanla atlatıyorsunuz. Sandığınız kadar korkunç bir şey değil.

Şimdi biraz soru cevaplayacağım.

Soru cevaplamaya geçmeden önce arkadaşlar bizim bir patreon kanalımız da var. O kanalda patreon üyelerine özel birçok yayınımız var. Bu yayınlara da göz atmanızı da tavsiye ederim. Ayrıca patreon hesabında muhabbet alanı var chat alanı var. Oradan bana soru sorabiliyorsunuz. Burada sırada yüzlerce mesaj var, orada daha az insan olduğu için orada soruları soruları daha hızlı cevaplıyorum. Herkes girebilsin diye de Patreon aylık ücretini sizin belirleyeceğiniz şekilde koydum. Patreon oraya 5 Dolar koyuyor ama siz istediğiniz miktara çevirebiliyorsunuz.

Patreonda üye olup kanalımıza destek veren ve aynı zamanda oradaki yayınlardan yararlanan arkadaşlara da teşekkür ederim.

patreon.com/erkekadam

Sevgilimin, eski sevgilisinin arkadaşlarıyla görüşmesi bir problem midir sence?

Eski sevgilisiyle görüşmüyor ya da onunla alakalı kalmak için yapmıyorsa çok büyük bir problem değil.

Bu arada, sevgilinizin eski sevgilisi etkinlik grubu içinde, sınıfta veya iş yerindeyse o adamı görecek. Kıza da arkadaş grubunu hayatından çıkar çünkü orada eski sevgilin var diyemezsiniz. Bu durumdaki bir kızla çıkmayabilirsiniz ama kız arkadaş çevresini, işi bırakmazsa bu da size karşı bir saygısızlık değil.

Eski sevgilimle aynı sınıftayız. Yeni sevgilimle de aynı fakültedeyiz.

Dar alanda kısa paslaşmalar.

Eski sevgilim yeni sevgilime benim için öyle böyle diye vermiş veriştirmiş. Söylediklerinin bir kısmı da doğru. Sevgilim eski sevgilimin söylediklerine dayanarak benden ayrılmak istiyor. Şimdi ne yapmalıyım?

Eski sevgilinin söylediklerinin bir kısmı doğruysa bir kısmı da yanlış. Yalanlarına odaklanacak ve devam etmek istediğini söyleyeceksin. Eski sevgilinin kuyruk acısından, seni başka biriyle görmek istemediğinden yalan yanlış konuştuğunu söyleyeceksin. Sonuçta senin şimdiki kız arkadaşına seni kötülüyorsa, bu kızın seni biriyle görmek istemediği için bunu yapıyor olması büyük bir olasılık. Kendisi seni yeniden istemiyor bile olsa seni biriyle görmek istemiyor olabilir.

Eski kız arkadaşının söylediği doğru şeyler saçma sapan şeylerse bilemeyeceğim. O zaman kız haklı. Ama böyle bir durum yoksa ve yeni kız arkadaşın eski kız arkadaşının sözlerine dayanarak seni terk ediyorsa, eski kız arkadaşının sizi ayırmak gibi bir amacı olabileceğini anlayamayacak kadar gerizekalıysa, yeni kızdan kurtulmuş olursun.

Mahmut abi eski sevgilimle aynı kampüsteyiz hemen hemen her gün görüyorum. Ayrılalı 3-4 hafta oluyor. Kampüste başka bir kızın instasını alırken tam arkamdaymış ama fark etmemişim. İşin kötüsü onu hala seviyor olmam.

Ne zamandır çıkıyorsunuz bilmiyorum ama eğer 6 aydan uzun bir ilişkiyse, kız sizi terk etse bile kızı yeniden istiyorsanız, 3-4 ay yeni kızlara yürümeyin. İlişki daha kısa ise 1-2 ay. İlişkiniz biter bitmez o kıza atlayayım, bu kıza atlayayım moduna girmeyin. Yapacaksanız bile biraz gizli yapın. Çünkü eski kız arkadaşınız bunu görürse size dönüş ihtimali ciddi oranda düşer. Ya da daha kötüsü bu aktiviteler, eski sevgili döndükten sonra ortaya çıkarsa, o dönüşün devam etme ihtimali ciddi oranda düşer.

Genel olarak ayrılık sonrası 1-2 ay ya da 3-4 ay kızlara yürümeden durabilmeniz lazım ve aslında yürümeseniz daha iyi. Bu dönemde kafayı dinleyin, sosyalleşin, içinde kadın akışı olan sosyalleşmeyi arttırın.

Bazı erkekler kadın onayı bağımlısı olduklarından, sürekli bir kızla ya da birçok kızla olmak zorunda hissediyorlar. Birini unutmak için kadına ihtiyacınız varsa, çiviyi ancak çivi ile sökebiliyorsanız, çiviye bağımlı olursunuz. Kadın bağımlısı adam zayıf bir adamdır. İlişkisinde de kadına bağımlı olur.

Erkek ilişki sonrası 3-4 ay yalnız kalmaktan zevk alabilmeli. Ayrılık acısı orada var tabii ki ama yalnız olmanın da güzellikleri var, bunları yaşamayı bilmeli. Tabii sosyal hayatı da hızlandırmalı çünkü 3-4 ay geçtikten sonra yeni limanlara açılmak için, sosyal hayata ihtiyacı olacak. Yani yalnız kalmaktan kastım, 3-4 ay, belki 6 ay eve ya da iş – spor – ev mağarasına kapanıp sonra birden piyasaya çıkmaya çalışmak değil.

Aslında terk edildiyseniz, sizi terk ettiğinin ertesi günü biriyle görüşmeye başlayabilirsiniz, böyle bir hakkınız var. Terk edenin böyle bir şeye hayır deme hakkı da yok çünkü terk eden kendisi. Fakat ayrılık sonrası 1-2 ay içerisinde başkaları ile olmak hiç de ilişkilik bir insan davranışı değil ve aynı zamanda karşınızdakinin yeniden dönme ihtimalini sıfırlayan bir şey.

Şimdi ne yapmalıyım bilemedim kızın yazmasını mı bekleyeyim? Ben mi yazayım? Yazarsam bu bu konuyu açayım mı? Ya da kız yazarsa bu konuyu açmazsa ben açayım mı?

Yavaş! Sakin. Sen kıza yazmak için bahane arıyorsun. Ne yazması? Eski sevgiline niye yazacaksın?

Her şeyin bittiğini kabullenip yoluma mı bakayım?

Her şeyin bittiğini kabullenip yoluna bakmak, ayrılık nasıl olursa olsun, ayrıldıktan sonra ilk yapman gereken şey. Her şey iyi bitse bile, yeniden dönme ihtimali yüksek olsa bile, doğru zihin yapısı, her şey bitti ben yoluma bakayım zihin yapısıdır.

Ama bir iki senedir çıkıyorsunuz, kızla ayrıldınız. Belki terk etti. 3-4 haftada nasıl birini atlayacaksın ki? Tamamen duygusal bastırma için yapıyorsunuz bunu. Normalde bazı arkadaşlar geliyorlar ve “ayrılalı bir ay oldu, 2 senelik 3 senelik ilişki abi, kimseyi gözüm görmüyor, kimseye canım istemiyor” diye şikayet ediyorlar. Normali bu zaten. 4 ay belki 5 ay sonra da aynı durumdaysan anormal ama daha bir hafta geçmiş, 2 hafta geçmiş, 1 ay geçmişken başkasını gözünüz görmemesi normal. Sonra görecek merak etmeyin. Ama 3-4 ay geçtikten sonra kendinizi yeni limanlara zorlamaya da başlayın, içinizden isteğin gelmesini beklemeyin. Genellikle önce siz limanlara açılıyorsunuz, istek sonra geliyor.

Kızı gördükçe unutma süresi uzuyor Mahmut abi. Bir de kızın gözünün önünde başka bir kıza yazılınca kendimi suçlu gibi hissettim. Kızın gözümün önünde ağlamamak için kendini zor tuttuğunu gördüm, vicdan yaptım. Salaklığıma doymuyorum.

Eski Sevgili konusunda sıklıkla duyduğum bazı kalıplar var. “Vicdan azabı çekiyorum”, “onun biriyle olmasından çok korkuyorum”, “bir şeyler yarım kaldı gibi hissediyorum”, “abi son söyleyeceğim bir şey var, bak ama çok mantıklı ama yani başkalarının bahanesini bilmem ama benim ki çok mantıklı” diye bana ulaşıyorlar.

Bu konuda kafanızdaki düşüncenin içeriğinden çok sizi neye yönlendirdiğini dikkat edin. Bu düşünce sizi kızı aramaya yönlendiriyor ve beyninizi şu an ele geçirmiş olan tarafın bu düşünceyi üretme amacı da zaten bu: sizi, kıza ulaşmak için kandırmak.

Kıza ulaşmayı çok istiyorsunuz ve kıza ulaşmak için bahane arıyorsunuz. Herkesin bulduğu bahane farklı ama böyle ilk beşe girecek bahane kalıpları da var. “Vicdan azabı çekiyorum” bunlardan birisi. Kıza ulaşmak için bahane arıyordun, aha da buldun.

Abi selam. Eski kız arkadaşımın yakın kız arkadaşıyla aynı spor salonuna gidiyoruz. Eski kız arkadaşım bana çok sıcaktı ama sabahından birden ayrıldı. Yeni ayrıldık. Salondaki kızla sohbet ettiğimizde, ayrılıktan etkilenmiş olsam da hiçbir şey yokmuş gibi davranıyorum. Bu bilmiyorum doğru mu?

Doğru davranıyorsun.

Kızla ilgili, ayrılıkla ilgili hiçbir kelime etmedim. Bu arkadaş da etmedi.

Abartı bir şekilde “çok iyiyim, neşeliyim, bana bir şey olmaz” gibi göstermeye çalışmayın. Onun da manipülatif bir şey olduğu anlaşılır. Biraz üzgün görünebilirsin, sonuçta yeni ayrıldınız. Ayrılık üzüntü getirir, bu doğal bir şey. Fakat mümkün olduğu kadar göstermeyerek doğru yapıyorsun.

Bu kızla aynı salona gitmem no contact kuralının merak evresini öldürüyor mu? Kızın geri dönmesini istiyorum.

Ayrıldıktan sonra eski sevgilinin geçtiği aşamalar ile ilgili burada bir yazı yok ama Patreon’da bir yayın var ve aynı zamanda iletişimi kes kuralı kitabında da bir bölüm var.

Merak evresini öldürmezsin. Merak evresini öldürmen için arkadaşıyla onu konuşman, kendi hayatınla ilgili arkadaşına gereğinden fazla bilgi vermen lazım. Aslına bakarsan mağrur duruş sergilersen, bu karşılaşmalar ile merak evresine geçişi bile hızlandırabilirsin.

Aynı sınıfta, mesela küçük derslikte, eski sevgiliye selam verip mi oturmalı? Mesela genel sınıfa selam verip mi oturmalı. Yani yan yana oturuyoruz, sınıf düzeni öyle.

Selam versek de mi otursak, yoksa selam vermesek de mi otursak. İşte bütün mesele bu.

Lise sanırım. Kıza selam verebilirsiniz, başkasına selam verebilirsiniz. Normal bir arkadaşınıza selam vermeniz gerektiğinde selam verdiğiniz gibi selam verin.

Mahmut abi aynı iş yerinde bir kızla beraberdim. Alkol kullanım sorunu var, ciddi alkol kullanıyor. Çerçeveme uymadığı için ve uzun ilişki materyali bir kızın böyle bir huyunun olmaması gerektiği için öncesinde ultimatum vermeden rahatsızlığımı dile getirdim Kullanıma devam ettiğini öğrendiğim için aynı gece kibar ve yumuşak bir şekilde arabasına bindirdim ve uğurladım.  Bu noktaya kadar bir sıkıntı var mı?

Soruya gel. Var tabii, alkolik kız nikah basılacak kızdır, sen ne yaptın?

Bence böyle problemi olan kızlarla beraber başından beraber olmasanız daha iyi. Çünkü sonradan düzeltmeye çalışmak genelde nafile çaba oluyor.

İş yerindeyiz ve aynı arkadaş çevresinde nasıl davranmam uygun olur?

Az önce nasıl davranmanız gerektiğini söyledim.

Kendisi yüzüme bakamıyor. Ben de kuyruk acılı görünmek istemem.

Kızı sen bıraktın, kuyruk acın nasıl oluyor? Selam veriyorsanız ve karşılığında selam vermiyorsa ya da yüzünüze bakmıyorsa mecburen selam sabahı keseceksiniz. Sizinle konuşmayan kızla zorla konuşmaya çalışmayın.

Arkadaş buluşmalarına katılmak gibi iş yeri rutinleri gibi konularda arada kaldığım için sormak istedim.

Bu tür rutinlere katılman gerekiyorsa katıl. Bir süre mümkün olduğu kadar bir miktar azalt. Terk eden sensin. Senin için değil aslında onun için sorun.

3 yıllık bir ilişkim vardı, ister istemez benim arkadaş ortamıma girdi.

3 yıllık ilişkin arkadaş ortamına girer. İster istemez diye bir şey yok.

Benim arkadaşlarımla samimi oldu. İlişkimiz bitti ve arkadaşlarımla hala denk gelince görüşüyor, mesajlaşıyor. Onun arkadaşları ben beni takipten çıktılar. Ben de kendi arkadaşlarımdan onu takipten çıkmalarını, görüşmelerini istemeli miyim?

Gerek yok. Onların arasında olan seni ilgilendirmez. Sadece arkadaşlarına ondan sana bilgi taşımalarını söyle. Sen de arkadaşlarınla onu konuşma. Yalnız eski kız arkadaşının arkadaş çevrenden arkadaşın olarak senin yanına sokulmasına izin verme. Çünkü yeni kız arkadaşın için büyük sorun olur.

Sorularınızı bana uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Bir kadın bir erkeğe nasıl arzu duyar? Seks ve ilişki öncesindeki 4 adım

Bir kadın bir erkeği nasıl seçer? Bir kadın, seks ya da ilişki isteyeceği bir erkekle etkileşime girdiğinde, zihninden neler geçer?

Kadınlar kimden hoşlandıklarını mantık çerçevesinde seçmezler. Kadınlar erkeğin belli özelliklerine çekilirler ve daha sonra duydukları bu hisleri, bu erkekle neden birlikte olmak istediklerini, mantık çerçevesine koyarlar.

Örneğin bir kadına nasıl bir erkek istediğini sorduğunuzda, kel bir erkek istediğini söyleyecek kadın sayısı azdır. Ama bir kadın kel bir erkekle karşılaşır ve bu erkeğin sergilediği ve biraz sonra açıklayacağımız bazı özellikler dolayısıyla ona çekim duymaya başlarsa, her durumda olmasa da bazı durumlarda, bu erkekten neden hoşlandığına dair mantıklı nedenler öne sürer. Örneğin, “kel olabilir ama kendine güvenli / karizmatik / eğlenceli” der.

Yine örneğin çok az kadın, çok zayıf ya da çok şişman bir erkek istediğini söyler. Ama bir kadın çekici özellikler sergileyen çok zayıf ya da çok şişman bir erkekle karşılaştığında, bu adama duyduğu çekimi mantıklı bir şekilde açıklamaya çalışır.

Bu tabii ki kel, şişman ya da zayıf adamlar tüm kızları etkileyebilirler anlamına gelmiyor. Ama bir kadın şişman, zayıf ya da kel olmasına rağmen kendine güven, karizma ve eğlence sergileyen, flörtöz bir erkekten hoşlanabilir zira bu özellikler çekicidirler ve kadınlarda çekim uyandırırlar.

Çekim, çekici özelliklere verilen reaksiyondur.

Şimdi gelin bir kadının bir erkekle sekse veya ilişkiye açık hale gelmeden önce geçtiği 4 genel adımdan bahsedelim.

Birinci adımda kadın, erkeğin çekici kişilik özelliklerine sahip olup olmadığını değerlendirir.

Bir kadın bir erkekle karşılaştığında, bilinçaltında bir süreç, erkeğin kendine güven, sosyal zeka ve duygusal bağımsızlık (güç) gibi çekici karakter özelliklerine sahip olup olmadığını gözlemler.

Duygusal güç ya da duygusal bağımsızlık, duygusal bağımlılığın yani duygusal muhtaçlığın tersidir. Bir erkek duygusal olarak bir kadının reaksiyonlarına ve onun kendisine ilgi göstermesine bağlı ise, bu erkek muhtaçtır. Bunun tersine bir erkek, kadının kendisine reaksiyonu ne olursa olsun kendine güvenli ve iyi hissediyorsa, bu erkek duygusal olarak bağımsızdır, duygusal olarak güçlüdür.

Duygusal bağımsızlık ya da güç önemlidir zira kadınlar, muhtaç ve özgüvensiz bir erkekle birlikte olmak istemezler. Tam tersine kendine güvenen, kadının davranışlarından bağımsız olarak kendi başına iyi hisseden bir erkek isterler.

Bir kadının bu tür karakter özelliklerini değerlendirmesi ilk karşılaşmadan itibaren başlar ve kadın ile erkeğin etkileşimleri boyunca da devam eder.

İkinci adımda kadın, erkek ile etkileşiminde nasıl hissettiğini değerlendirir.

Erkek konuşmaya başladığında kadın, erkeğin kendisini nasıl hissettirdiğini gözlemler. Eğer muhabbet eğlenceli ve oyuncu bir şekilde ilerliyorsa, kadın iyi duygular hisseder ve bu erkekle konuşmaya devam etmek ister. Aynı şekilde erkek kendine güvenli, rahat ve maskülense ama eğlenceli değilse bile, kadın maskülenite karşısında feminen hisseder ve konuşmaya devam etmek ister. Bu çekim de daha fazla konuşma isteği yaratır.

Bir erkek kadınla konuşurken aşırı “kibarsa”, fazla heyecanlı ya da kaygılıysa, ya da bir arkadaşmış gibi nötr ise, çoğu durumda kadın o erkekle birlikte olmak isteyeceği bir çekim hissetmez.

Birçok erkeğin de çakılıp kaldığı yer burası. Bir erkek kas yapmaya ya da iyi bir kariyer yapmaya odaklanıp, kağıt üzerinde daha yüksek değerli bir erkek olabilir. İyi bir işi ve fiziği olur ve bu harika bir şey, kazanması büyük emek isteyen bir şey. Böyle bir erkek, hoşuna giden bir kadınla konuştuğunda, kadın ona ilgi göstermediğinde şaşırır, ne olup bittiğini anlamaya çalışır.

Çoğu durumda burada olan şey, erkeğin fazla “iyi”, nötr ve kaygılı olmasıdır. Kadının onayını kazanmak için “iyi çocuk” davranışları sergiler. Söylediği şeyler, vücut dili ve davranışları konusunda aşırı dikkatli olur. Kadına ne kadar da iyi bir çocuk, efendi bir erkek olduğunu göstermeye çalışır.

Böyle bir erkek kadınla, sanki arkadaşı, iş arkadaşı ya da kuzeniyle konuşur gibi aşırı nötr, sanki hiç cinsel bir ilgisi yokmuş gibi de konuşabilir. Kadınla iyi geçindiği sürece, bu işin olacağını, kadının kendisinden hoşlanacağını ve kendisini arzulayacağını umar. Ama bu yol genellikle, friendzone diyarına çıkar. Kadın bu adama karşı bir arzu hissetmez zaten adam da kadında arzu tetikleyecek bir şey yapmaz.

Bu adam gerçekten zaman geçirmesi hoş biridir kadın da bu adamla zaman geçirmeyi ister. Adamın düşünce aleminde, bu yeterlidir zira bir kadın güzelse ve nazikse, erkek için yeterlidir. Ama bir kadının, erkeğin sergilediği davranış ve özelliklere ihtiyacı vardır.

Bir erkeğin arzu edilmesi için, şakacı ve meydan okuyan bir espri anlayışına ihtiyacı var. Bir kadınla flört ederken ona olan cinsel ve romantik isteğinizi, esprili, ciddi olmayan bir şekilde davranırsanız, kadın da size bu şekilde karşılık verebilir. Bu, erkeklerin ve kadınların cinsel ilgilerini sinyalledikleri, oldukça ince bir dil.

Şakacı ve meydan okuyan espri anlayışında, bir espriyi sadece espri olsun diye yapmazsınız. Espriyi, kadına hafif bir şekilde meydan okumak için yaparsınız ve bu da kendine güven gösterdiği için çekicidir. Bu, erkeğin duygusal olarak bağımsız, muhtaç olmadığını ve en uslu / iyi davranışı sergileyerek bir sonuç almayı uman iyi çocuk olmadığını gösterir.

Şakacı ve meydan okuyan espri anlayışı, kadının erkeğin espri anlayışından hoşlanmaması riskini göze alır ama erkek bunu doğru yaparsa, bu risk azdır. Böyle bir espri anlayışı erkeğin sosyal ve duygusal zekaya sahip olduğunu da gösterir.

Örneğin bir kadının konuşurken, iş arkadaşlarının onu deli ettiğini söylediği senaryoya bakalım. Çoğu erkek böyle bir durumda “ne oldu?” diye sorarak, kadınla aynı fikirde olmaya, kadına destek olmaya, onu dinleyip yardım etmeye çalışır. İyi çocuk oyunu oynar. Esprili bir meydan okuma ise, esprili ve hafif, ciddi olmayan bir tonda gülümseyerek “hadi ya, onlar mı seni deli etti yoksa sen mi onları? Belki de sen onları deli ettin” demektir.

Bu tür bir espri anlayışı, erkeğin kadın ile her koşulda aynı fikirde olmaya çalışmadığını, onun onayı peşinde koşmadığını gösterir. Erkeğin kendine güvenli ve duygusal olarak bağımsız olduğunu gösterir.

Bu tür bir espri anlayışı, kadının donunun içine girmek için, normalde olduğundan daha fazla iyi çocuk, efendi erkek rolü oynamadığını gösterir. Efendi erkek, “seni deli mi ediyorlardı? Ne oldu? … Bu çok kötü, sana haksızlık ediyorlar, vs …” diye iyi, efendi arkadaşı oynar. Sonra da neden friendzone diyarına park edildiğine şaşar.

Bir erkeğin gösterebileceği davranışlar, kadını çekebilirler, kadının tamamen nötr olmasına neden olabilirler ya da kadını itebilirler. Eğer arzulanmak istiyorsanız, çekici özellikler göstermelisiniz. Bu arada şunu da belirtmek gerekir ki çekici espri anlayışı, tek çekici erkek özelliği değil.

Üçüncüsü, kadın erkeğin niyetine göre değil davranışlarına göre seçim yapar.

Bir erkek, bir kadından gerçekten hoşlandığı ve onunla ilgili ciddi düşündüğü için, kadının kendisini isteyeceğini sanabilir. Bir kadın daha ne ister ki diye düşünür. Karşısında onu seven ve onunla ilgili iyi amaçlara sahip bir erkek var.

Fakat çekim bu şekilde çalışmaz. Bir kadın bir erkeği, onun için ne yapmak istediğine göre değil, onunla şimdi ve burada nasıl hissettiğine göre seçer ki bu da erkeğin şimdi ve buradaki davranışlarına bağlıdır, kadınla ilgili planlarına ve niyetine değil.

Burası, birçok erkeğin çuvalladığı yer. Birçok erkek, bir kadın için sürekli hazır olarak, onu nasıl da el üstünde tutacağını göstererek kadının kendisini arzulayacağını düşünüyor. Birçok erkek, “ona ondan ne kadar hoşlandığımı gösterebilirsem, benim en iyi tercih olduğumu görür ve benden hoşlanır” diye düşünüyor. “Ben diğer erkeklerden farklıyım, ben ona kraliçe gibi hissettireceğim” diye düşünüyor.

Fakat arzu, kadını en çok seven en fazla arzulanır diye çalışmaz. Arzu, erkeğin sergilediği belli özelliklere ve davranışlara tepkidir. Örneğin bir erkek kadınla ilgili en iyi, en ulvi duygulara sahip olsa bile, eğer kendine güvensiz, çekingen ya da fazla istekli davranırsa, kadın ona karşı pek bir çekim duyamaz ve onu seçmez. Tam tersine, bir erkek, çekime neden olan özellikler sergilediğinde, neden aslında o adamı seçmesi gerektiği konusunda, zihninde bir sürü bahane üretir. Çekim duyduğu erkeğin fiziksel özelliklerine ve davranışlarına karşı daha fazla tolerans gösterir.

Dördüncüsü, bu üç adımdan sonra sekse ve ilişkiye açılmaktır.

Kadın erkeğin kendisini nasıl hissettirdiğini, kişilik özelliklerini değerlendirip erkeği seçtikten sonra, onunla seks veya ilişkiye açık hale gelir. Fakat kadın sekse veya ilişkiye açık hale gelse bile, işleri erkek olarak sizin ileriye götürmeniz gerekli. Telefon numarasını istemek, öpüşe gitmek, evinize çağırmak, buluşmaya çağırmak, beraber bir şeyler yapmaya çağırmak, vs. Kadının işleri ileri aşamalara taşımasını beklemek yerine işleri ileri aşamaya siz taşımalısınız.

Bunun yerine erkek konuşup durmaktan başka bir şey yapmazsa kadın burada erkekle ilgili negatif varsayımlar yapmaya başlar. Erkeğin reddedilmekten korktuğunu varsayar, kendisi ile çok da ilgilenmediğini varsayar. Ya da kadının erkeğe olan arzusu sönmeye başlar. Çünkü normalde ikiniz arasında bir çekim varsa, işler bir adımdan diğerine neredeyse kendiliğinden akar. Bunun olmaması, kadının rahatsız hissetmesine, bir şeylerin yanlış olduğunu hissetmesine neden olabilir.

Erkeğin işleri bir ileri adıma taşımaması, onun korktuğunu ve kendine güvenmediğini de sinyalleyebilir. Bu da zaten kadının ilgisini kaybetmesine neden olur. Eğer kadın erkeğin, kendisini, işleri ilerletecek kadar istemediğini düşünürse de, savunmaya geçer ve açılmak yerine kapanır. Kendisinden pek de hoşlanmıyor gibi davranan bir erkeğe açılmak istemeyebilir.

Sorularınızı bana uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Kaynak: How Women Choose Men: 4 Steps Before Sex

Seviyorsa neden ayrıldı, sevmiyorsa neden seni seviyorum diyor? – Vaka Çalışması

Mahmut reis merhaba. Yaklaşık bir ay önce kız arkadaşımdan ayrıldım.

Kim terk etti?

Ayrılığımız sebebi bir çok sorunumun üst üste gelmesiydi ve kızın da son aşamada bana yaptığı bir hata ile ona patlamamdan ötürü olmasıydı.

Kaç aylık ilişki bilmiyorum ama sorunlarınızı kendinize saklamak yerine duygusal olarak kıza yaslanmaya çalışırsanız genelde terk edilirsiniz. Direkt sorunlarınızı yansıtmak yerine sorunlarınız yüzünden ortaya çıkan siniri, depresyonu yansıtmanız da aynı şey.

Genel olarak ilişkide aldığım yada yaptığım şeylerin kıymetinin bilinmediğinden kaynaklı bir tartışmamız oldu ve işin sonunda beni son kez terketti.

İlişkide ne hata yaptığını anlatmamışsın ama bu cümle bu konuda bir ipucu veriyor. Muhtemelen, tipik efendi erkek / beta erkek kafası ile, ilişkinin kadınına döndün ve daha fazla vererek daha fazla alacağını düşündün. Bunun doğal sonucu olarak aşırı duygusal yatırım yaptın ve kız da senden soğuduğu için terk edildin. “Aldıklarım” dediğin de sevgiyi rüşvetle almaya çalıştın tabii olmadı.

Ayrılırken beni sevdiğini ama ilişkinin devam etmeyeceğini de ekledi.

Bu genellikle, “seni insan olarak seviyorum ama (artık) erkek olarak sevmiyorum” demek.

O gece pek çok kez ulaşmaya çalıştım.

Seni terk edene ulaşmak, ilişkinin bitmiş olarak kalmasını sağlar, ilişkinin yeniden başlamasını değil. Ayrıca “son kez terk etti” diyorsun. Anladığım kadarıyla birden fazla kez terk edildin. Bir kadının sizi sadece iki kez terk etmesine izin verin. Bu kız muhtemelen sana dönmez ama dönse de almaman gerekli.

Ama sonra kabullendim. Aradan on gün geçmişti ve her yerden de engellenmiştim. Neyse o 10 günün sonunda dayanamadım ve başka bir hesabına yazdım.

İletişimi kes kuralını bozman zaten facia ama engelleyen birine ulaşman çok küçük düşürücü. Sizi engelleyenle ilgili ne yapmanız gerektiğini şu yazıda yazmıştım: beni engelledi, ne yapmalıyım?

Düzgünce dedim ki çocukluğu bırakalım …

Seni engellemiş, istediğin kadar “düzgünce” de.

kalbinde başka birisi varsa yada beni sevmiyorsan saygım sonsuz ama seviyorsan bana söyle, ben uyuyamıyorum rahat edemiyorum vs dedim.

Sanırım yapabileceğiniz en ciddi hatalardan birisi, bir kadın olmadan yaşamınızı doğru dürüst devam ettiremediğinizi, o kadına ilan etmek. Bu saçmasapan filmlerde romantik, sevgiyi arttıran bir şey diye satılsa da, gerçek hayatta etkisi tam tersi. Kadına, “ben yüküm, sen taşımazsan ben hareket edemiyorum” diyorsunuz. Kadın ya da erkek, kimse sizi taşımaz, taşımak istemez. Terk edene onsuz çektiğiniz acıları göstermeniz, onsuz ne kadar zorlandığınızı göstermeniz, karşınızdakinin size acımasına, sizin için üzülmesine neden olur. Ama özellikle bir kadın, bir erkeğe acıdı mı, o erkeği sevilebilecek bir erkek olarak göremez.

Neyse tekrardan beni sevdiğini ama sevginin yeterli olmadığını söyledi ve o hesaptan da birbirimizi karşılıklı engelledik. Sonradan belki engel kaldırmıştır diye arayınca numarasını da kapattığını öğrendim ve hayretler içinde kaldım.

Bir kadınla artık hiçbir “umut” kalmayacak noktaya kadar gitmeyin. Bazıları, “ne kaybederim” diyor. Onurunuzu, onarması uzun sürecek bir şekilde tahrip etmeniz dışında, bu olaydan bir ders, bir fayda sağlama ihtimalini de kaybedersiniz. Bir insan, yanlış ya da zayıf yolda hala bir umut varken, doğru ya da güçlü yolu seçerse güçlenebilir. Yanlış ve zayıf yolu zaten seçemeyecek hale geldiğinde, doğru yolu seçmek maharet değil, onu herkes yapar.

Onu herhangi bir yerden taciz etmemiştim o süre boyunca veya başkasından aramamıştım.

Seni engellemesine rağmen sahte hesaptan ulaşıp üstüne bir de peşinden koşman, engellenmen için yeterli.

Sanki aldatmışım ihanet etmişim gibi bana böyle davranması çok ağırıma gitmişti.

Bu da klasik iyi çocuk, efendi erkek mastürbasyonlarından birisi. Benim gibi pırlantayı nasıl terk eder, nasıl böyle davranır kafası. Sen, karşındakinin tercihine saygı duymaktan aciz, engellenmesine rağmen, kapı suratına kilitlenince bacadan girmeye çalışan, saygısız birisin. Kibarca hayırdan anlamayana kabalaşmak gerekir, sana da bunu yapıyor.

Hele helede bu kızın bekaretini vs de ben almıştım yani bir dönem bana aşık olan kızın böyle davranışlar sergilemesi beni çok şaşırmıştı.

“Onun ilkiyim” masalı, bir efendi erkek fantezisidir. Sen artık iticiysen, kız artık seni istemiyorsa, dünyada erkek kalmasa yalnız kalır, yine seni terk eder. Bir dönem çekiciydin ki aşıktı, sonra itici oldun ve sevilmiyorsun. Özellikle ayrılık sonrası sergilediğin itici zayıflık, pat diye terk edilince başlamaz. Bir geçmişi olur. Sen muhtemelen uzun süredir iticiydin.

Şimdi o kadar takmıyorum hiçbir şekilde iletişime de geçmedim giden kendi kaybeder ama tüm bu olanlar hakkında fikrin ne reis?

Ayrılık herkes için kayıptır ve hatta kız düzgün biriyse terk edilen için daha büyük kayıptır. Ama büyük bir kayıp değildir, hayatın akışında, daha sonra geçmişte kalacak bir basamaktır.

Ben o dönsün şöyle böyle diye ağlamıyorum ama saçma anlatabiliyor muyum?

Burada gayet doğal bir şey oluyor. Saçma düşünen, saçmalayan sensin. İticileştin, terk edildin. Terk eden seni engellemesine rağmen kendini küçük düşürdün, engelleyene ulaştın ve yine engellendin. Kibarca hayırdan anlamayana kabalaşmak gerekir yoksa kibarlığını umut sanar, sülük gibi yapışır.

Ulan seviyorsan niye yanımda değilsin? Sevmiyorsan niye seviyorum diyorsun?

Yazı başlığına geldik. Terk eden kadının hem karşısındaki ile çatışmadan korktuğu, hem de karşısındakini daha da üzmek istemediği için söylediği bir kalıp laf bu. “Seni (insan olarak) seviyorum ama (bu sevgi seni, erkek olarak sevmeme) yeterli değil.” Sen azıcık yerinde dursan belki ona yetecek seviyeye gelirdi ama sen o seviyeye gelmesin, daha da düşsün diye özel emek harcamışsın.

İngilizcede bir laf var: “I love you but I am not in love with you.” “Seni seviyorum ama ilişki istemiyorum” ile aynı anlama geliyor. Bu tür klasik kadın repliklerini öğrenin. Hiçbir kadın sana çıkıp “Mahmut ben seni sevmiyorum bir git istersen” demez. Bunun seni kıracağını düşünüp, daha da önemlisi sinirlenip tehlikeli olmandan korkup bu tip basmakalıp şeyler söylerler. “Seni seviyorum ama sevgi ilişki için yeterli değil” der ama aslında sevgim yeterli değil demek ister. Bunun anlamını öğrenin. Sindirmesi zor ama ama bilmeniz lazım.

Kadınların erkeklerle, özellikle de terk ettikleri partnerleri ile çatışmadan korkması bazı erkeklere çok anlaşılmaz geliyor ama bu korku, insanlığın uzun tarihinden gelen, neredeyse genetik bir korku. Evet, kendisini terk eden bir kadına zarar veren erkek oranı yüzbinde birden bile az ama bir kadına fiziki zarar ve hatta ölüm, çok büyük oranda tanımadığı bir erkekten değil, eski sevgilisinden, eski kocasından ve takıntısına karşılık vermediği bir erkekten geliyor. İçgüdüsel bir korku, tam olarak bilinçli bile değil.

Sorularınızı bana uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Konuyla alakasız görünse de alakalı bir yayın:

İlişkilerde sosyal yaşamın sadece kız arkadaşa indirgenmesi

Normal bir evlilikte ya da ilişkide, sosyal hayatınız üçe ayrılır: Bir, sadece partnerinizle beraber sosyal hayatınız, iki, partnerle beraber katıldığınız ve başka insanların da olduğu sosyal hayatınız ve sadece sizin olan sosyal hayatınız. Yalnız olduğunuzda, birincisi sıfırlanır, ikincisi daralır ve üçüncüsü ile birleşir.

İlişkisinde sorunu olan ya da yeni ayrılmış birçok erkekte ise, sadece partneri ile sosyal hayatın hemen hemen tüm sosyal hayat haline geldiğini, ikincisinin ve üçüncüsünün çok az olduğunu görüyorum. Bu da, erkeği duygusal destek, sosyal hayat ve onay için kadına bel bağlar hale getiriyor.

Evliyseniz ya da uzun süreli ilişki içindeyseniz, arkadaşlarınızın doğum günleri, piknikler ne bileyim birinin ev partisi, diğerinin ev ziyareti gibi etkinliklere partneriniz ile katılırsınız. Ama tabii böyle etkinlikler varsa. Geçenlerde kız arkadaşından yeni ayrılmış ve İstanbul’da üniversite okuyan bir takipçi bana, etkinlikleri nereden bulacağım diye sorduğunda, “sadece arkadaş doğum günleri bile her ay en az bir etkinlik mesela” demiştim ve böyle etkinlikler yapan bir çevresi olmadığını söylemişti. Yeni nesil doğum günleri için bile buluşmuyorsa çok ilginç bir durum. Ama aynı takipçi ve daha birçok görüştüğüm takipçi bana, eski kız arkadaşlarının çevresi ile sosyalleşmediklerini, kızların kendi sosyal çevrelerine de pek girmediğini söylüyorlar. Bunu evli erkeklerden bile duyuyorum!

Takipçime benim ilk kız arkadaşımın sosyal çevresi ile ilişkimi örnek vermiştim. İlk kız arkadaşımın ki 24 sene öncesinde kız arkadaşımdı, çekirdek kız grubu ile sadece 7-8 aylık bir ilişki döneminde sosyalleşmiştim ve bu kızların bazıları ile hala görüşüyorum! Evli olanlarla ailecek, bekar olanlarla da sosyal arkadaş grupları içerisinde. Bana bir erkeğin kız arkadaşının sosyal çevresine girmemesi, kız arkadaşını kendi sosyal çevresine sokmaması çok garip geliyor.Yani o sosyal çevre ile kız arkadaşınız olmadan buluşmazsınız ama neden kız arkadaşınıza takılmazsınız bilemedim.

Birçok erkek kız arkadaşı olduğunda, kızın açabileceği yeni sosyal çevreden kesinlikle yararlanmadığı gibi, kızla ya da kız olmadan kendi sosyal çevresiyle buluşmak yerine, kendi sosyal çevresinden de kopuyor. Sonra yalnız kaldığında hayatından çıkan sadece kız olmuyor, aynı zamanda sosyal hayatının çoğu da kızla beraber hayatından çıkıyor.

Şunu da hatırlatmak isterim ki sadece partnerinizle sosyalleşmek çok sıkıcı bir şey. Örneğin çift olarak başka çiftlerle ve sevgilisi olmayan arkadaşlarınızla buluştuğunuzda, kızlar kendi aralarında, erkekler kendi aralarında sosyalleşiyor. Mesela kızlar içerde dedikodu yaparken, siz bir odada diğer erkeklerle en son oyun bilgisayarınıza bakıyorsunuz ya da balkonda içiyorsunuz. Tabii ki tüm buluşma haremlik – selamlık değil ama bu tür toplu buluşmalarla beraberken birbirinizden biraz uzaklaşma fırsatınız oluyor.

Günümüzde çoğu çift gerçekten de online mı tanışıyor yazısında, üniversite öğrencileri üzerinde yapılan bir anketten bahsetmiştim:

2023 yılında 978 üniversite öğrencisi üzerinde yapılan bir başka araştırma ise, bu öğrencilerin %15’inin, şimdiki ya da en son partnerleri ile dating uygulamasında, %7’sinin ise başka online mecralarda tanıştıklarını bulmuş. Öğrencilerin yarısı ise şimdiki ya da en son partnerleri ile okul ya da arkadaşlar aracılığı ile tanışmış.

Bir sevgiliniz olduğunda onunla ya da onsuz sosyal hayatınızdan ciddi oranda koparsanız, birbirinizden sıkılma hızınızı artırmanın yanında, ayrıldığınızda yeni birini bulmanız için geçen süreyi de ciddi bir şekilde arttırırsınız.

Örneğin üniversite öğrencisisiniz ve 2 senelik ilişki sonrasında sınıfınızla yeterince muhabbetiniz kalmadı diyelim. Sınıftan Merve’yi kampüste gördüğünüzde yanına gidip 2 muhabbet edecek samimiyetiniz kalmadı diyelim. Merve’nin hiç tanımadığınız ve size çok beyaz gelen bir kızla kantinde oturduğunu gördüğünüzde, Merve’nin yanına gidip 5-10 dakika muhabbet etme ve bu arada da o kızla tanışma imkanınız da kalmıyor. Sınıfınızdaki kızlara yürümenizi tavsiye etmiyorum ama mümkünse önemli bir kısmı ile ayak üstü 5-10 dakika konuşacak bir muhabbetiniz olsun. Bu kızların aracılığı ile tanıştığınız kızlardan üniversite hayatınız boyunca en az 2-3 kız arkadaş potansiyeli rahat çıkar.

Ama bölümün bir etkinliği var, kız arkadaşım istemiyor diye gitmiyorsunuz, bölümden bir grup kütüphanede sabahlayacak kız arkadaşımla çıkacağım diye gitmiyorsunuz, birinin doğum günü gitmiyorsunuz, vs. vs. Bu tür samimiyetleri kaçırıyorsunuz ve ayrıldığınızda ise, koca bir sosyal çölde yapayalnız kalıyorsunuz.

Sorularınızı bana uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.