Sevgilim üniversite için başka şehre gitti, “sadece arkadaşız” dediği bir erkekten çok bahsetmeye başladı. – Vaka çalışması

Mahmut Abi kız arkadaşımla ayrıldık. 3 yıllık bir ilişkimiz vardı ve benim ilk ilişkimdi. Bu yüzden biraz kolay bağlanmıştım kendisine. Kız arkadaşlarından çok erkek arkadaşları vardı ve ben erkeklerle daha iyi anlaşıyorum diyordu.

Bu bir kırmızı alarm. Ayrıca böyle kızlar erkeklerle daha iyi anlaştıklarından daha az kız arkadaşa sahip değiller. Diğer kızlar ya da çoğu kız tarafından dışlandıkları, arkadaş olarak istenmedikleri için kız arkadaşları yok ve erkeklerle arkadaşlığa meyilleri sebep mi sonuç mu belli de değil.

Bende ilişkimizin başlarında “benden önce onlar vardı”, dostları düşüncesiyle ona da güvendiğimden sorun etmedim.

Sorun aslında.

Üniversiteyi kazanıp başka bir şehire gittiğinde orada da farklı erkeklerle tanıştı.

Üniversiteye başka şehre gitti, en az 4 sene yok. Bu durumda ilişkiyi bitirmen lazımdı. Kaldı ki bu, çevresinde çok erkek döndüren bir kadın. Kafa rahatın için, proaktif ayrılman gerekliydi.

Sürekli tartışmaya başladık ama ben hep bir şekilde gönlünü alıyordum hatalı olmasam dahi.

Türkçesi, kız seni terk eder korkusu ile omurgasız ve korkak bir şekilde eğilip büzülüyordun. Bunun sonucunda da ilişkinin devam edeceğini sanıyorsun ama %90 terk edileceksin ve kendini küçültüğünle kalacaksın.

Sonrasında ben de derslerimin yoğunluğundan ve uzak mesafe olmasından dolayı ihmal ettim ama bunu bir şekilde telafi ettim.Yanına gidemediysem aradım telefonda mesaj atıp durumu izah ettim.Sorunlarımızı hallettiğimizi sanmıştım ama hep bunları ısıtıp ısıtıp önüme koydu ve ayrılıkla tehdit etti.

Çok iyi bir ayrılık fırsatını kaçırmışsın. Bak belki “ayak paspası olurum, erkeklik onurumu ayaklar altına aldırırım, bugün ayrılacağıma yarın terk edilirim ama bu işi bir ay daha uzatırım” kafasındaysan bilemem, bence bu da çok acınası bir kafa. Ama böyle omurgasız davranarak bu ilişkinin bir yerde toparlanacağını sanıyorsan, fena halde yanılıyorsun. Seçeneğin bugün terk etmek ile terk edilene kadar küçük düşüp, acı çekip terk edilmek. Sonuna kadar beklersen yüksek ihtimalle de başkası için terk edilip duble acı çekeceksin.

Ayrıca, bugün terk etsen yani hala kontrolün ve kafanda sanal bir düzelme ihtimali varken terk etsen, bu olaydan güçlenerek çıkarsın. Terk edildiğin, artık elinde bir kontrol kalmadığı noktaya kadar gidersen, bu olaydan zayıflayarak, bir sonraki ilişkinde daha boktan şeyler yaşayacak şekilde çıkarsın.

Bir şekilde iyi kötü devam ettik ama 1 ay önce ayrıldık.

Umarım yanlış tahmin ediyorum ama muhtemelen terk edildin.

Ayrılığımızdan birkaç hafta önce üniversitede tanıştığı erkekle yakınlaştığını hissetmiştim. Bana onunla konuşmalarını aktarması,beraber kütüphaneye gidip ders çalışması,onunla telefonda konuşmalar verebileceğim en basit örnekler.

Evet bu tip kadınlar bunu çok yapıyorlar. Sanki “ya ben sana söylemiştim, tamam içime kaçıp durduğunu söylememiştim ama yani onu da sen anlasaydın, benden günah gitti” mantığı ile çenelerini kapayamıyorlar.

Ben kendisine bu çocukla arasına mesafe koymasını istediğimde “ne var ya sadece ders çalıştık “ tarzında bir cümle kurdu.

“Ne var ya! Sadece arkadaşız!”

Bana ben çocuğu ders için kullanıyorum,notları almak için yakın davranıyorum,benden kısa boylu biri diyerek dalga geçiyordu.

Önemli olan boyu değil, aslen bu vatandaşın ne işlevi olduğu.

Bu tavır beni aşırı rahatsız etmişti ve aramıza bir soğukluk girdi sonrasında da zaten ayrıldık ve her şey için beni suçlayarak gitti.

Bu tür ciğeri beş para etmez insanlardan kurtulmanız lazım. Bunu bu noktaya kadar terk etmemen, kendine bu ciğeri beş para etmez insanı sevgili diye yakıştırman, senin ayıbın. Gaslighting yapıyor, utanmadan da ayrılırken seni suçluyor. Ama anlattığın tepkiye bakarsak, terk edilmemişsin sanki. Son anda ruhunu kurtarmışsın.

Arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla o çocukla 1 hafta içinde sevgili olmuş ve yılbaşını beraber baş başa geçirmişler.

Şaşırtıcı değil. Ayrıca muhtemelen seninle ayrıldıktan bir hafta sonra olayı kamuoyuna duyurdular, kornişonun giriş çıkış vizesini önceden almış olma ihtimali de çok yüksek.

Böyle bir durumu yaşadığım için utanıyorum ve nasıl atlatacağımı bilmiyorum.

Utan ve uzun süre acısını çek ki, bir daha böyle bir şey yapma.

Beni çok iyi manipüle etti kendimi suçlu hissettirdi.

Ama iyi tarafından bakarsak, artık bu ciğeri beş para etmez kız, daldan dala atlayan kız, o kornişonun problemi.

Önerilerinize açığım kızla iletişim kurmuyorum her yerden engelli zaten, yakın arkadaşlarını da takipten çıkardım hayatıma odaklanmaya çalışıyorum derslerime odaklanmaya çalışıyorum ama ara ara aklıma geliyor ve beni olumsuz etkiliyor yaşananlar.

Bakın, ne kadar büyük aptallık yaparsanız, o aptallığı bir daha yapmayın diye o kadar çok acı çekmeniz gerekir. Erkek gibi, “ben ettim, ceza sürem neyse yatıp çıkacağım” diyeceksiniz. Bir daha bu kadınla asla iletişime geçme, ondan bilgi alma ve ağlaya ağlaya da olsa kendi hayatına odaklan. Bu geçer. Başında bıraksan 4-5 ayda geçecek şey, bu kadar uzatmanla 8-10 ayda geçer ama geçer.

Bir de yeri gelmişken şunu söyleyeceğim. 27 sene önce üniversiteye başladığımda ve sonrasında burada dinlediğim hikayelerde bunu çok gördüm. Böyle liseden tanışıp üniversite ile uzak mesafeye dönen çiftlerin çok büyük bir kısmı, bir sene içerisinde daldan dala ayrıldılar. Bunu yapanın erkeğini de gördüm, kadınını da. Buna maruz kalanın erkeğini de gördüm kadınını da. “Yok abi biz 3 senedir beraberiz, kimse ona olan sevgimi değiştiremez zaten kimseyi gözüm görmüyor” laflarını çok duydum, gözü görecek biri çıktığı an o lafların buhar olup gittiğini de çok gördüm.

Sevgiliniz ile, üniversite gibi hayatı çok değiştiren ve bir daha yollarınızın kesişme ihtimalini azaltan ayrılık olduğunda, kendinize bir iyilik yapın ve ayrılın. Kız böyle yan apartmanda oturuyor olsa bile terk etmelik olmayabilir, iyi bir sevgili olabilir ama artık sizin yollarınız ayrıldı.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Eski sevgilimden sonra hayatıma çok kız girdi ama hiçbirini isteyemedim – Vaka çalışması

Klasik bir eski sevgilimi unutamıyorum, başka kızlara karşı bir şey hissetmiyorum vakasına daha bakacağız. Zaten soru, o yazının altına yazılmış.

Bu versiyonunda erkek, birçok kadınla beraber olabilmesine bakarak, bir kadını unutmayı başaracak güce sahip olmayan, düşük rütbeli bir erkek olduğunu göremiyor. Rütbesini yükseltmesi için, içinde bulunduğu durumu görmesi şart ama “çok kız var, ben onları istemiyorum hacı” bataklığında debeleniyor.

Mahmut abi selamlar. Hoş ve ilgimi çok çeken bir kızla lisede çok güzel bir ilişkiye başlamıştık. İnanılmaz güzel, dolu dolu geçen 2 yılın ardından üniversite yüzünden yollarımız ayrıldı. Maalesef biraz uzaktan denedik olmadı. Ben ayrıldım ama ilişkinin gidişatı beni mecbur bıraktı, istediğimden değil yani.

Hayatın akışında normal bir şey bu. Zaten yeni ortamda olduğun için, kendine yeni bir hayat kurarsın, eski ilişki de tarihin tozlu sayfalarına gömülür gider.

Hayatıma devam ettim. Yapmam gereken herşeyi yaptım. Üniversite için yeni bir şehre gelmiştim. Acıma yenilmeden sıfırdan güzel bir çevre kurdum, vücut yaptım, para kazandım istediğim şeyleri aldım derslerimde ilerledim ve ek olarak oldukça canlı bir ilişki hayatı yaşadım.

Acına yenilmediğine emin misin? Bu kadar şeyi arka arkaya sıralayan insanlar genellikle bir şey ispat etmeye çalışan insanlardır ve atlatamadıkları bir şeyi saklamak için böyle şeyler sıralarlar. Bu cümle kendini fazlaca ispatlama çabasına işaret ediyor.

Çok fazla kız hayatıma girip çıktı ama aklımdan eski sevgilim çıkmıyordu.

Ben bunu anlamıyorum. Çok fazla kız dediğin yerde, sayı arttıkça kalite azalır. Kızlar teker teker kaliteli de olabilirler – zor ama olabilirler – fakat senin çok ilişki kurduğun yerde duygusal derinlik, ilişki kalitesi azalır. Sen sanki eski kız arkadaşının acısı ile başbaşa kalıp bunu sindireceğine, kalitesiz ilişkilerle kendini uyuşturmayı seçmişsin. Acının bir süre sizi yakıp tükenmesini göze alamazsanız, acıyı bastırırsanız, acı yanıp tükeneceğine çoğalır.

İstemsiz, sürekli yeni kızlarla eski sevgilimi kıyaslıyor ve eski sevgilimin daha iyi bir kız olduğunu düşünüyordum. Hala da öyle geliyor bilmiyorum. Ben mi yüceltiyorum ama bu şekilde yani.

Hem sen yüceltiyorsun, hem ilişkileri uyuşturucu gibi kullanmaya çalıştığın için ilişki kaliten düşük hem de lise aşkını unutamayacak kadar zayıf, unutmak için gerekli yalnızlıktan korkan biri olduğun için, derin ve kaliteli ilişki kurabileceğin kızlar seni itici buluyorlar, onlara ulaşımın az.Ulaşımın olsa bile o kızların senden soğuduğunu önceden sezip, kovulmadan istifa eder, “hacı zaten ben soğudum” diye kendini kandırırsın.

İlişkilerim ise tek gecelik ilişkiler değil birisiyle tanışıyor birkaç hafta bazen 1 ay ama fazlası değil güzel vakit geçirip istemsizce kendimi sıcak hissedemiyor eski kız arkadaşımla hissettiğim kadar mutlu huzurlu hissedemeyip bitiriyordum.

Tek gecelik olmayabilirler ama çoklar ve çok = kalitesiz şeklindeler. Burada bahsettiğin şey, yaygın bir aptallık. Normalde, aşırı duygusallığın yüzünden çalışmayan kafan biraz çalışıyor olsa, çok kız paralel evreni ile ilişki evreninin farklı çöplükler olduğunu görebilirdin ama şu an göremiyorsun.

Ayrıca sen eski sevgilisini unutamayan bir erkek olarak, duygusal olarak düşük statülü bir erkeksin. İstediğin kadar tipin, paran, vs. olsun. Eski sevgilin seni aştı, hayatını yaşıyor. Sen ise onun bıraktığı yerde, duygusal olarak hala ona bağlı bekliyorsun. Bu seni düşük statülü erkek yapar. Sen muhtemelen kırılgan egon yüzünden bu kısmı göremiyorsun, içine sinebilecek kızları istemediğini sanıyorsun ama, sen içine sinebilecek kızların tepeden baktığı, itici bulduğu bir adamsın.

Tekrar edeceğim, burası önemli. Eski sevgilisi kendisini aşmışken eski sevgilisini unutamayan erkek, düşük rütbeli bir erkektir. Parası, statüsü, tipi ne olursa olsun düşük rütbeli bir erkektir. Kendini layık gördüğü kızlara itici gelir, kendi gerçek rütbesindeki kızları kendisi beğenmez.

Kendime sanırım bu benim ciddi ilişki yaşayabileceğim o aradığım kız değil diyordum. Bazı herkesin yapabileceği hatalar olan minik itici hareketler bile beni fazlasıyla itebiliyordu.

Burada bir başka sorun da, ilişki travmasını aşamama, aşmama nedeniyle kişinin kaçıngan bağlanan birine dönüşmesi. Yani çok yakınlaştın, çok acı çektin. Sonucunda da “yakınlaşırsam acı çekerim” gibi bir şey öğrendin. Şimdi ise bir kızla yakınlaşmaya başladın mı, korkuya kapılıp ondan uzaklaşıyorsun. En boktan sebeplerle.

“İlişkinin gidişatı beni mecbur bıraktı istediğimden değil” dediğin yer muhtemelen sana fena koyduğu için ve bu acıyı sindirmek yerine uyuşturmayı seçtiğin için, uzun süreli ilişkilere girip acı çekmekten kaçar hale gelmişsin. Uzun süreli ilişkiye girip acı çekmekten ödü kopan, kaçıngan bağlanan bir adam, ben korkuyorum, korkağım demek yerine sıkılıyorum, içimden gelmiyor, eski sevgili ile kıyaslıyorum diye çeşitli bahaneler uydurur. Senin muhtemelen korku nedeniyle ilişkiye girmekten kaçma problemin var. Ben korkağım diyemediğin için de “o kızlar eski sevgilim gibi değil, benim gibi kartanesi pırlanta paşaya layık değil” diyorsun.

Bir yerden sonra hayatıma girip çıkan insan sayısı oldukça çoğaldı ve artık düşünmeye başladım neden olmuyor eskisi gibi diye.

Hem çokluk kalite azlığına neden oluyor, hem sen düşük rütbeli bir erkek olarak istediğin seviyede ilişkiye giremiyorsun hem de yakınlaşmaktan korktuğun için her yakınlaşmadan kaçıyorsun.

Bunu halletmek istiyorum.

  1. sorum bu neden iyi kızlarla bile ilişki kuramıyorum sıcak hissedemiyorum eğlenemiyorum ve benlik bir kız değil bu kız hissi geliyor gerçekten benlik kız mı daha karşıma çıkmadı yoksa bende mi sorun var? ilişkilerimi iyi yönettiğimi genelde ben bitirirken karşı tarafın bitirmek istemediğini eklemek istiyorum yani seviliyorum da ama durum böyle. Güzel bir ilişki içinde bulunmak ve bunu halletmek istiyorum.

O zaman öncelikle en az 5-6 ay yalnız kalarak, kısa süreli ilişkilerde olmayacak şekilde, bu eski sevgilinin sana yüklediği acıyla başbaşa kal ve onu kadınsız atlat. Bu seni şu an düşük rütbeli yapan şeyden kurtarır.

İkincisi, bu süreçten sonra da ufak tefek nedenlerle yakınlaşmadan kaçmama çalış. Kaçtığın yerde kendini üstün taraf olarak konumlayan “ben istemiyorum hacı, bu kadıncıkların ufak tefek hataları gözüme batıyor hacı” diye egona 31 çektirmek yerine, korktuğunu kabul et. Korktuğunu hissedebilirsen ona meydan okuyabilirsin. Egoist “bunlar bana layık kızlar değil hacı” ayakları ile egonu sıvazlamak, seni olduğun durumda tutar.

2.sorum ise

eski sevgilimi artık rüyalarımda görmekten veya bi anda aklıma gelmelerinden sıkıldım. Ayrılalı 1 yıldan biraz fazla oldu ve hep şunu yaşıyorum aklımdan tamamiyle silemiyorum arada bir aklıma gelmeleri bitmedi gitti.

Eski sevgiliyi rüyada görmek demek, onu değil uzun süreli ilişkileri istiyorsun demek. Eski sevgilini her düşündüğünde, onun artık kendi hayatına baktığını, senin ise ilişkinin bittiği noktada bekleyip durduğunu düşünmen gerekecek. “Ben, beni aşıp fersah fersah ilerlemiş kızın bıraktığı yerde bekleyecek kadar düşük rütbeli miyim?” diye kendine sorman lazım.

Bazen sebepsiz geliyor bazen yeni bir kızla daha her şeyi bitiriyorum ve derin bir boşluk geliyor birkaç günlüğüne galiba hiçbir zaman eski sevgilimle olduğum kadar mutlu olamıcam gibi.

Sebepsiz değil. Ya kızın gerçekten eski sevgilisini unutamamış düşük rütbeli bir erkek olduğunu fark edip seni bırakmasına fırsat bırakmadan, kovulmadan istifa ediyorsun ya da yakınlaşmadan korktuğun için kaçıyorsun.

Kız hayatına bakarken sen onun bıraktığı yerde ölmüş ilişkinin nöbetini bekliyorsun ve bu nedenle de ilerlemek için atacağın her adımı kendin yok ediyorsun. Bu şekilde devam edersen tabii ki hiçbir zaman eski sevgilinle olduğun kadar mutlu olamayacaksın. Ama ileride bulabileceğin ilişkiler daha mutsuz olacağından değil. Sen kendin ölmüş ilişkinin nöbetini tutmakla meşgul olduğun, yakınlaşmaktan kıorktuğun için böyle olacak.

Bu durumda istemsizce acaba bir şekilde birleşmek için savaşmalı mıydım ayrılmak yerine veya şimdi tekrar görüşmeyi mi denemeliyim gibi soruları getiriyor ki bu senaryolar bana mantıklı gelmiyor.

Kız sana ulaşmıyorsa, seni çoktan aşıp hayatına bakıyordur. Ulaşsan bunu görüp yıkılma ve daha düşük rütbeli bir pozisyona düşme ihtimalin çok yüksek.

Ayrıca bu “istemsizce” lafını çok kullanan erkekler genellikle kendilerini gözlemleyemeyen ya da gözlemlerinin sonucunu kabul edemeyen erkeklerdir.

Onca kızdan hiçbiri onun gibi hissetiremedi.

Bunun nedeni kısmen “onca kız” olması ama daha çok senin o zamankinden çok daha düşük rütbeli biri olman.

Genel hayatımda mutsuz değilim veya sürekli eski sevgilimi düşünmüyorum aşk acısı çekmiyorum hayatım akıyor gidiyor ama arada bir böyle aklıma gelip beni boğmasından da sıkıldım. Bir gün evlenmek istiyorum bu hayal bana güzel geliyor ama hayatımda evlenirim dediğim eski kız arkadaşım dışı bir kişi bile olmadı bu durum da beni korkutuyor bir daha olmucak mı diye çünkü hayatımda gerçekten yanında sıkılmadığım her gün görüşüp yine de eğlendiğim tek kız oydu bana inanılmaz uyumlu bir insandı. Bu yüzden zaten ayrılmak hata mıydı sorusu geliyor hep ama şunu da biliyorum ki mantıksız bir ayrılık yapmadım hedeflerimiz farklıydı ve ilerleyen dönemlere birbirimizin yanında olmak için hedeflerimizi esnetmemiz gerekiyordu belki de vazgeçmemiz.

Bazen eski sevgilimi özlüyorum bazen de o güzel eski zamanları. Düşüncelerini merak ediyorum abi.

Şu an eski sevgilini ara ara hatırlamandan çok, stratejik zamanlarda onun arkasından onu bekleyerek kendini düşük rütbeli bir erkek yapman sorun. Bunu kabul etmen ve bu kızın arkasından bekleyen düşük rütbeli bir erkek olmaya hayır demen lazım.

Senin derdin, sen kendini kafanda yükselttiğin bu kıza layık ve diğer kızlardan daha yüksek bir mertebede sanmak. Sen bu kızı kafanda yükseltip onun bıraktığı yerde otlayarak, çoğu kızın burun kıvırdığı, düşük statülü bir erkek olduğunu göremiyorsun. Kendini, diğer kızları boktan sebeplerle eleyebilen yüksek statülü erkek sanıyorsun. Korktuğunu kabul edemeyip, diğer kızlardan sıkılan biri olduğunu sanıyorsun.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Terk eden ve peşinden çok koştuğum eski sevgilim ile karşılaştım – Vaka çalışması

Eski sevgilim ile bir buçuk sene önce ayrıldık, daha doğrusu o benden ayrıldı. Yaklaşık bir sene boyunca ara ara yazdım. Başlarda da çok ısrar etmiştim.

Eski sevgiliden ayrıldıktan sonra ne kadar erken iletişimi kes kuralı uygularsanız o kadar iyi. İlk 2-3 gün, siz daha zorlamayın ama bilemedin bir hafta, iletişime devam edip ısrar etmen, geri dönüşsüz değil ama bundan daha uzun süre ısrar ederseniz, geri dönüş ihtimalini pratik olarak sıfıra yakın bir noktaya indirdiğiniz gibi, kendi iyileşme sürecinizi de uzatırsınız.

Sizin ilişki ne kadar sürdü bilmiyorum ama eğer iletişimi keserseniz, iyileşme süreciniz ilişkinin üçte biri ya da en fazla 6 ay sürer. Eğer kesmez peşinde koşarsanız, daha fazla ayrılık yarası alırsınız, iyileşme sürecinizi uzatırsınız.

Ben bu dönemde kızı online stalkladığını da tahmin ediyorum ki, online stalk bir insanı aylarca hatta bazen yıllarca eski sevgilinin peşinde ya da gizli gizli yörüngesinde tutan, çok büyük bir bela.

En son 4 ay önce, uzun bir muhabbet olmuştu ve yine istemediğini belirtti.

14 ay boyunca peşinde koşmuşsun. Normalde 6 ayda atlatacağın ayrılık acısını atlatmak için senin daha 4-6 aya ihtiyacın var maalesef (iyileşme süreci bir umutla en son iletişim kurduğun zamandan başlar).

Sonra hiç ulaşmadım ve aramadım. Alışmıştım iki gün önce tesadüfen gördüm ve yanına gittim.

Şimdi gördüğün gibi iyileşme sürecine girmişsin ama büyük bir hata yaparak yanına gidip konuşmuşsun. Terk eden eski sevgili ile karşılaştığınızda, medeni bir şekilde selam verin ama yanına gidip konuşmayın. O size gelirse biraz muhabbet edin ama kısa kesin ve bir bahane ile kibarca sıvışın. Bu muhabbete asla ilişki, eski ilişki gibi konuları konuşmayın.

Kısa bir muhabbet oldu naber gibisinden ve “biri oldu mu diye sordum” ama uzatmadı.

İkinci ve aslında daha büyük hata da bu. İlişki konusu açmışsın. Bunlar iletişimi kes sürecini sıfırlayacak şeyler. Kazanımlarını koruman lazımdı.

Ben istekli davrandım sonrasında kısa kesti ve ayrıldık. Eve gittiğimde bir kere aradım ama dönüş yapmadı. Ben çok yanlış mı yaptım?

Şimdi bu kızın sana dönme ihtimali zaten sıfır. Sıfırı daha da sıfırlayamazsın. Yani “dönmesi için yanlış mı yaptım” diyorsan muhtemelen o konuyu artık etkileyemezsin. Gerçi, eğer gidip konuşmasan bir ihtimal yükselirdi ama senin gibi en ufak umut ışığına sarılan birine bunu söylememek lazım.

Yanlışın, gayet de iyi giden iyileşme sürecini baltalaman. Bir umuttur maymun eden insanı. Terk edilir edilmez, yeniden beraber olacağız umudunu öldürmeye bakın. O umut, terk edenin geri gelme ihtimalini düşürdüğü gibi, iyileşme sürecinizi de dondurur. Tam tersine “bu iş burada bitti asla başlamaz” deseniz, geri gelme ihtimalinin artmasının yanında, daha çabuk iyileşirsiniz.

Geri gelme ihtimali neden artar? Her şeyden önce terk edene ulaşmayı, terk edeni takip etmeyi bırakırsınız ya da bırakmanız daha kolay olur. Karşılaştığınızda, “terk ettim ama o da beni bırakmış yoluna bakıyor” sinyali verirsiniz ve bu sinyali içsel bir “bizden daha olmaz” inancı kadar sağlam gönderecek başka bir ruh hali yoktur.

Ama siz umudu “prenses / prens beni bıraktı gitti, ilişkimizi çöpe attı, artık buradan çıkarmaz” gibi kendinizi ezen bir kafada değil, “ilişki bittiyse bitti, ben de çöpe attığı ilişkinin başında bekleyecek kadar onursuz değilim, ben de bırakır giderim” şeklinde olmalı.

Bir de sana tavsiyem sen artık bu insandan tamamen uzak dur. Yani artık görmezden gel. Zira sen konuşursan eskiye dönersin gibi.

Anlatmamışsın ama iletişimi kes kuralı mı uyguluyorsun yoksa sadece aramamayı mı beceriyorsun? İletişimi kes üç ayaklıdır ve üç ayağı ile de yapılmalıdır:

Birinci ayak, terk edene asla ulaşmıyorsun.

İkinci ayak ki bu devirde birincisi kadar önemli, terk edenden asla haber almıyorsun, onu stalklamıyorsun. Sadece whatsappta online mı ya da kaç takipçisi var, artıyor mu artmıyor mu diye bakmak, en az Instagramında hikayelerine ya da fotoğraflarına bakmak kadar stalk. Birilerinin onun Instagramına bakıp size haber uçurması da stalk.

Üçüncü ayak, kendi hayatınıza odaklanmak. Daha fazla sosyalleşmek, ilişki bitiminin ilk 2-3 ayı kendine dönüp sonra yeni limanlara açılmak, uzun süredir yapmak istediğin bir şeyi yapmak gibi.

Keşke önceden tanısaydım abi sizi.

Aslında evet, keşke bu kadar zaman kaybetmeseydin. İnsanlar bir daha onun gibisini bulamam gibi bir kafayla terk edenin peşinde koşup (açık açık ya da stalk ile gizli gizli), çok zaman kaybediyorlar.

Bir seneden uzun ilişkiler, insanın hayatına yaklaşık olarak 1.5 – 2 senede bir girerler. Ama bunun için sizin yola çıkmış olmanız lazım. Sen bu kızı o zaman bıraksaydın, şimdiye muhtemelen yeni sevgilin olurdu.

Yine de bir sonraki sevgilinden önce buldun yani o açıdan erken buldun.

Tepkini biliyorum abi ama yine de sormak istedim sessizlik ve unutmak bu durumda bile karşı taraftan sonuç aldırır mı?

Bu soru, unutmak ile zıt bir soru. Senin asıl sorduğun “sessiz kalır ve unutmuş gibi davranırsam bana geri döner mi?” Cevap, hayır. 1.5 sene geçmiş, dönmez. Zaten az önce belirttiğim gibi “terk edeni terk etme” zihin yapısında olmayan insan, karşısındaki geri dönse bile, 5-10 dakika konuştuğunda, itici hale gelir ve geri dönen yine kaçar.

Senin umudu öldürmen lazım. Umut, kimsenin olmadığı ve birini bulmak için çaba harcadığın dönemde tatlı bir hayal olarak sana zevk veriyor ama acıdan kaçıp ufacık zevke bağlanman, senin uzun vadede daha çok acı çekmene ve kaybetmene neden oluyor.

Bu kızla bir daha asla ama asla ama asla olmayacağını kabul et. Bu umudu öldür. Bu umudu öldürmen, asıl umudu yeşertecek yani seni seven başka biriyle karşılaşma umudunu. O umudun gerçekleşme ihtimali çok yüksek ama sen bu olmayacak umuda sarılıp, o umudu erteleyip duruyorsun.

Bu siteye yeni geldiyseniz, eski sevgili terk ettikten sonra uygulamanız için, no contact kuralını (iletişimi kes kuralını) şiddetle tavsiye ederim. Ayrıca şu yazılarımıza da göz atmanızı tavsiye ederim:

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Bir sıcak bir soğuk (Pull – Push) manipülasyonu nedir?

Bir kızla tanıştım ve buluştum. Buluşma zevkli geçti, güzel bir enerji aldık. Ama çok ön yargılıydı. Ben birileriyle çok nadir buluşuyorum dedi. Sonra tekrar görüşecek miyiz diye sordum, kız da “ben görüşmek isterim ama dating uygulamasından tanışmamız güven vermiyor, gerçekte tanışmayı tercih ederim” dedi.

Bir buluşmada, bir sonraki buluşmayı konuşmayın. Ayrıca, “bir daha görüşecek miyiz” sorusu, sizin kendinize güvenmediğinizi gösterir. Bir daha buluşmak istiyorsanız, ertesi gün ulaşın ve ikinci buluşmaya çağırın.

Kendisi dating uygulamasında olan birinin, “dating uygulamasından tanışmamız güven vermiyor” demesi gülünç. Kendisi de o uygulamada iken, sanki senin ona kendini ispatlaman gerekiyor gibi konuşmuş. Bu zokayı yutmazsın umarım.

İkinci buluşmaya kadar, her gün yaklaşık 30 dakika kadar telefon görüşmesi ve mesajlaşma oldu. Kız sonra “ben şu partidenim, sen necisin” dedi. “Ben siyasetle ilgilenmiyorum ama o partiyi de savunmuyorum” dedim. “O zaman olmaz, ben o parti destekçileri dışındakilere saygı duymuyorum” dedi. Ben de, “O partili biri olunca daha mı mutlu olacaksın?” dedim ve “saygı duyarım” deyip kapadım.

Kız üstü kapalı olarak “sana saygı duymuyorum” dedikten sonra kıza “saygı duyarım” demen gülünç olmuş.

Kız, “bana değer verseydin, bu kadar çabuk bitirmezdin” dedi.

Burası senin bu manipülatif kızı salman gereken yerdi diyorum. Görüşmeyelim, ayrılalım dedikten sonra “beni sevsen çabalardın” diyen insan muhtemelen kötü niyetli, kesinlikle manipülatif biridir. Özellikle yeni tanışıyorsanız hemen başınızdan savmanız gereken biridir.

Ben de “çok net bir çizgi çektin bana da diyecek fazla söz kalmadı” dedim. Tekrar buluştuk.

Doğru demişsin ama tekrar buluşarak hata etmişsin.

Kız bugün bana “annene beni anlattın mı?” dedi. Ben de “adını koymadığımız bir şeyi anneme anlatmam, zamanla bakacağız vakit geçirdikçe” dedim. “Sen anlattın mı?” dedim,  “hayır” dedi. Sonra kız “benim zaten biraz düşünmeye ihtiyacım var” dedi.

Kız aşırı dengesiz ve güven sorunu yaşıyor. Hiç ilişkisi olmadığı için hiç güvenmiyor ve ön yargıları var.

Hiç ilişkisi olmadığına hemen inanman aşırı saf bir davranış olur. Kızın dengesiz olduğu kesin ama ben buna daha çok manipülatif derdim.

Tüm kararı kızın eline bırakmak istemediğim için “benim de düşünmem gereken bir kaç şey var, bu aşamada ikimiz de düşünelim” dedim. “Tamam” dedi.

Çok mu yalnızsın bilmem ama bu kızı bırakman, senin hayrına.

15 dk sonra tekrar “napıyosun?” yazdı ve Kuran okurken fotoğraf falan almış. Açıkcası bu kızı hiç anlamadım. 10 dk önce “ben vazgeçtim senden etkileniyorum” galiba diyor. 25 dk sonra “tamam sana güvenmeye başladım” diyor. Bu kızın güven vermez ani değişimleri bende konuşma isteği bırakmadı.

Normali zaten bu kızdan soğuman. Soğumaman kötü olurdu.

Bu kızı hiç anlamadım diyorsun ama kız en bilinen manipülasyonlardan birini yapıyor. Bir sıcak – bir soğuk (Pull – Push) manipülasyonu. İlişkiler dünyasında olan her erkeğin bilmesi gereken manipülasyonlardan biridir bu.

Bir sıcak – bir soğuk manipülasyonu, kişinin partnerine ya da flört ettiği kişiye bir yaklaşıp bir uzaklaşması şeklinde olan ve döngü tekrarlandığında partneri duygusal olarak kararsız, kafası karışık ve bağımlı hale getirebilen bir duygusal manipülasyondur.

Örneğin manipülatif taraf önce “seni çok özledim, sen çok özelsin” (sıcak – çekme) gibi bir şey söyler ama sonra birden “biraz uzak duralım, düşünmem gereken şeyler var” (soğuk – itme) der.

Bir sıcak – bir soğuk ya da yaklaşma – uzaklaşma döngüsü, manipüle edilen tarafın “ne oldu?”, “ben ne yaptım?”, “onu nasıl tekrar kazanırım?” gibi düşüncelere dalmasına neden olabilir.

Bu duygusal manipülasyon bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde yapılabilir ve amacı, karşı tarafı kaosa sürükleyerek kontrol altında tutmak veya karşı tarafın ilgisini canlı tutmaktır.

Bir sıcak – bir soğuk manipülasyonu yapan taraf bunu, sağlıksız bağlanma stili yüzünden, özdeğer eksikliğinden ya da narsist bir kontrol ihtiyacından yapabilir.

Örneğin kaçıngan bağlanan birisi, yakınlık arttığında rahatsız olur ve karşısındakini iter ama karşısındaki fazla uzaklaştığında onu yeniden uygun mesafeye çeker. Burada amaç, kaçıngan bağlanan insanın kendine göre güvenli olan uzaklıkta kalarak ilişkiye devam etmesidir.

Kaygılı bağlanan bir insan ise sürekli olarak sevilmeye layık hissetmediği için, manipülatif tarafın “itme” hareketi ile paniğe kapılarak, karşısındakine daha da fazla bağlanabilir. Güvenli bağlanan bir insan, böyle oyunlara gelmez.

Bir sıcak – bir soğuk yapan kişi, bunu genellikle ilişkide kontrolü elinde tutmak için yapar.
Yaklaşarak karşı tarafın duygusal bağ kurmasını sağlar (çekme),
sonra uzaklaşarak diğerinin tepkisini ölçer (itme):

“Gerçekten beni istiyor mu?”

“Arkamdan gelir mi?

“Ne kadar değer veriyor?”

Bu şekilde aklınca, duygusal güç dengesini test eder durur. Ama bu davranış karşı tarafta güvensizlik, özdeğer sorgusu, duygusal yıpranma yaratır.

Bu manipülasyonu yapan insanlar genellikle, “çok bağlanırsam bırakılırım ve çok acı çekerim” korkusuna sahiptirler.

Şimdi, bu manipülasyonu gördüğünüz zaman, ne yapacağınızı söyleyeyim.

Öncelikle burada olduğu gibi daha başından, bu sıklıkta ve radikal bir sıcak – bir soğuk manipülasyonu yapılıyorsa, bu insanı hemen bırakmanızı tavsiye ederim. Radikal derken kastım, itme olayının “görüşmeyelim” noktasına gelmesi. Dikkat edersen bu kız hemen başından, yoğun sıklıkta ve radikallikte. Hemen “görüşmeyelim” noktasına geliyor. Hafif bir soğukluk, geç cevap verme falan olsa neyse. Burada üç bileşen de olduğundan, senin bu kızla iletişimi kesmen gerekiyor.

Bir sıcak – bir soğuk, bazen sizin aşırı ilginizden ve itme ile ilgiyi kesmenizden kaynaklanabilir. Yani kız size yakınken ilgiye boğuyorsunuz, buna engel olamıyorsunuz ve kız kaçıyor. Ama sonra kız kendini geri çekince, kendinizi geri çekmeyi biliyorsunuz ve kız size yaniden çekiliyor. Burada olay çekme – itme manipülasyonu değil, sizin davranışınıza verilen bir tepki.

Eğer yukarıdaki şeyi yapmıyorsanız, çekme – itme olayının sizinle alakası olmadığını, sizin suçunuz olmadığını, karşınızdakinin kendi içsel kaosu olduğunu bilin. Özellikle de şunlar varsa:

  • Bir sıcak, bir soğuk davranışların çok sık değişmesi
  • “Bilmiyorum”, “kafam karışık”, “hislerimden emin değilim”, “görüşmeyelim” gibi itme sözleri

Karşı taraf itme sürecine girdiğinde, özellikle kaygılı bağlanan / efendi adam / beta erkekler, paniğe kapılıp, peşinden koşmaya meyillidirler. Bunun yerine yapmanız gereken şey, eğer karşınızdaki sık ve radikal döngülere giriyorsa bırakmak, bırakacağınız noktada değilse, duygusal tetiklenmeye dayalı kaygı tepkileri vermek yerine, ona açık bir şekilde ne yaptığını gördüğünüzü söylemektir.

Sadece şunu söyleyin:

“Bir çok yakınsın, bir çok uzak. Neden böylesin?”

Karşınızdaki bunu söylediğinizde size karşı çıkacaktır. Başka bir şey söylemeyin, ikna etmeye çalışmayın. Eğer kişi bunu bilinçsiz yapıyorsa, belki bunun farkına varıp düzeltmeye çalışır. Bilinçli yapıyorsa, en azından oyununu gördüğünüzü bilir.

Eğer kişi sürekli aynı döngüyü yapıyor ve sizinle açık iletişime girmiyorsa, o ilişki “dengesiz bir güç ilişkisine” dönüşür ve o ilişkiyi bırakmanız gereklidir.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Instagram’dan tanışılan kızın seker bebek çıkması – vaka çalışması

Merhaba, ben 35 yaşında, iyi bir mesleği olan biriyim. Instagram’da 22 yaşında bir kızla tanıştım. 2 ay yazıştıktan sonra nihayet buluştuk. İlk buluşmamız arkadaş ortamına denk geldi.

Sevgiliniz olmayan kızla arkadaş ortamında buluşmamaya bakın. Etrafta arkadaşları varken ya da arkadaşlarınız varken, fiziksel ve duygusal hedeflerinize yaklaşacak adımlar atmanız hemen hemen imkansız olduğu için, buluşma boşa harcanır.

Buluşmadan sonra kızı evine bıraktım, arabadan inerken yanağımdan öptü. Gece de mesaj attı ve buluşmanın güzel olduğunu söyledi.

Arkadaş buluşmasını ve 2 ay çok uzun süre mesajlaşmayı saymazsak, buraya kadar iyi gidiyor gibi.

İkinci buluşmamız bir barda oldu. Barda eğlendik ve gece ikiye kadar sürekli sarıldık ve öpüştük. Gecenin sonunda evine bıraktım.

Dışarıda öpüştüğün kızı, “baş başa kalacağımız bir yere gidelim” diye hemen evine çağırman lazım. Gece ikiye kadar barda öpüşeceğinize, evde öpüşün. Evde yatay sporlara geçebilme ihtimalin var, barda hemen hemen hiç yok.

Kızı çağırmadıysan fırsat kaçmış, çağırdın ve gelmediyse onu bilemem.

Ertesi gün yakın bir akrabasının ölüm haberi geldi ve üzgün olduğunu söyledi. Ben de rahat bıraktım ve ne yapalım dedim. Yurt dışına gitmek istiyorum dedi, ben de okey dedim. Haftasonu tatil için Yunanistan’a gittik. Orada bana regl olduğunu söylediği için bir şey yapamadık.

Ya şanssızlık ya yalan.

Çok eğlendim ama regl olduğu için biraz soğumuştum. Gece sadece sarıldık ve biraz öpüştük.

Regl olması çok öpüşmenize ve hatta başka türlü sekse engel değil aslında.

Döndük ama biraz kırgındım.

Regl olmasına mı yoksa regl işi yalan diye hissettiğin için mi? Vermedi diye sinir olmak tamam ama kırılmak nedir?

Neyse, sonrasında birkaç kez buluştuk, hep soğuk yaptı. Ben de eksik olan şeyi yani seksi mesajlarımda açıkça dile getirdim.

Soğuk yaptı dediğin sanırım kız son noktaya hiç gitmedi. Pazarlıkla, lafla, ikna ile, dil dökerek, dilenerek, vs. seks yapamazsın. Kızın 2 aylık konuşma ve 3-4 buluşma ki biri yurt dışında (!), seks yapmadığını bir veri olarak alıp ona göre karar vermen lazım.

Kızla ara sıra mesajlaşıyorum ama buluşmaya ikna edemedim.

Bir kıza en fazla iki kere buluşma teklif edersin, buluşmuyor ise mesajlaşmayı bırakırsın. Eğer sen ona ulaşmadan o sana 2 kere ulaşırsa bir son buluşma şansı verirsin. Sen ise kızın peşinde koşuyorsun.

Bir iki kere gece çıplak fotoğraf ve video gönderip ilgimi çekmeye çalıştı, geliyorum deyince de paradan ibandan söz açınca olmaz dedim.

Oooo, kızımız sugar baby (şeker bebek) desene. Yani bundan zaten kız arkadaş olmaz ama paranın hakkını verecek olsa görüşebilirdin aslında. O gece o fotoğraflar tek bir şeker babacığa gitmedi muhtemelen. Parayı veren düdüğü öttürdü mü acep?

Babasıyla yazışmasını attı. Ev sahibi evden çıkarıp satmak istiyor şuan zor durumda kiradan dolayı.

Muhtemelen senden ve başka babacıklardan para koparmak için uydurduğu bir şey. Gerçek bile olsa senden ve başka babacıklardan para koparmak için paylaşıyor.

Yardımcı olurum dedim. Gerekirse ev satın alana kadar bende kalırsın kiraya faturaya karışmazsın dedim. 2 gün geçti ses yok.

Kız para istiyor, seninle kalmak değil.

Neyse nasıl iletişim kurayım nasıl davranayım anlamadım?

Kız şeker bebek ama en boktan olanından, yatmayanından şeker bebek. Eğer şeker bebek olayına tamam isen, yatanından şeker bebek bulsan daha iyi olur.

Bu cevabım üzerine arkadaş şunu yazdı:

Hiç para vermedim, vermem de. Sadece kızın karakterini ve davranışlarının nedenini psikolojisini merak ediyorum.

Tahmin ediyorum ki Yunanistan tatili %50-%50 olmadı yani muhtemelen para verdin ama farkında değilsin. Hem para vermene rağmen çokomel yemedin. Bölüştünüyseniz onu bilemem, hepsini ödediyse bordo berelisin. Ama tahimin doğru ise iki kere buluştuğun kızı pahalı tatile götürmek, para vermektir. Çokomel de yokken, çokomelsiz hem de.

Her neyse, bu tip kızlar her yaşta karşınıza çıkabilir ama özellikle 30 yaş üstünde bir erkekseniz ve 20-25 yaş arasında kızlarla etkileşime giriyorsanız karşınıza daha sık çıkar. Bazıları gerçekten alışverişin hakkını verirler. İşinizi biliyorsanız fena alışveriş de değildir. Böyle bir kızla hafif şiddet bir duygusal bağ da kurarsınız ama bu kulvarda koşan bir kızın sana aşık olduğunu, olacağını sanmak gibi bir hataya düşmemeniz lazım. Alışveriş olarak başlayan, alışveriş olarak devam eder. Pretty Woman fantezisine dalmamak lazım.

Bunların en tehlikeli olanları, başında çok az alan çok fazla veren, sonra aşamalı olarak artan şiddette para koparmaya çalışanlarıdır. Yaşınız ilerlemişse, yalnızsanız ya da genç ve güzel kadın ilgisine alışık değilseniz, bir tarafınız bu işte bir iş var diye bağırsa bile, 20’lik bir dilberin sunduğu hayale kapılmamayı beceremeyebilirsiniz.

Yalnış anlama, yaşın 20’lerinde bir kadının sana gerçekten aşık olamayacağı geçkinlikte değil. Ben kendim 37 yaşındayken 23 yaşında bir kızla sevgili oldum, sonra evlendim yani bu tür ilişkilerin hepsi şeker bebek – şeker babacık ilişkisi, sadece o şekilde olur demeyeceğim. AMA kızı internetten bulduysan, sana fazla para harcatıyorsa (Yunanistan tatilini sen ödedin diye tahmin ediyorum), üç beş yüz değil, daha yeni tanışmışken binlerce lira para istiyorsa, o kız altın avcıdır (gold digger), şeker bebektir (sugar baby). Şansına, bu amatör bir kızmış, daha çakalı çok daha beter oluyor. Bu nedenle de, eğer yalnızlık, geç kalmışlık, kadınsızlık psikolojisi içindeyseniz, bu kızlara bulaşmamanızı tavsiye ederim.

Bunlar sana değil, konu konuyu açtı.

20 sene önce Bangkok’ta yaşarken bu tür bir dalaverenin kurbanlarını çok duyardım, ara ara da görürdüm. Şimdi biraz önce baktım, hala dolu dizgin devam ediyormuş. 40 yaşında, 50 yaşında, boşanmış ya da doğru dürüst hiç kadın yüzü görmemiş adamların Tayland’a gelip, 22 yaşında, 23 yaşında bir güzelin aşk bombardımanı ve daha da dayanılmazı inanılmaz seks bombardımanı ile 100 binler kaybetmesi bilindik hikayedir, azıcık araştıran herkes görür. Ama işte o psikolojide adam, bu yalana inanmak istediğinden, bu dalavere yıllardır devam eder durur. Tayland’da bar kızlarına kapılan, bağı bahçeyi kaptıran Avrupalı dayıları görseniz, Türkiye cinsel açlığın zirvesi falan diyemezsiniz.

Bazen bu adamları dinlerken, onca para verdim, karşılığında hiçbir şey alamadım hikayesi dinliyorum ama içimden “yahu 1 ay, 3 ay, 6 ay belki bir sene hayatında yaşayamayacağın bir hayal yaşadın, aslında bayağı bir şey aldın”. Tabii 30 bin liralık hayale, 3 milyon ödedin yani dolandırıldın ama abiciğim bu kızlar hayal ticareti işindeler, ürünleri aşırı pahalı sadece.

Bu arada kısmetse yakın zamanda, Patreon’daki Mahmut Abi’den hikayeler bölümünde, Tayland yıllarında bir İngiliz beyefendisi Edward ile Alexis Zorba The Greek (ben oluyorum) hikayesini, çok beyefendi bir adamın yanlış arkadaş seçiminin hikayesini anlatacağım 🙂

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Sevgili gibiyiz ama sevgili değiliz – Vaka çalışması

Mahmut abi selamlar. 5 ay önce benimle tanışan kızla sonrasında ilişki kurduk. Sevgili gibiydik ama sevgili değildik.

“Sevgili gibiyiz ama değiliz” cümlesi aklınızdan geçtiği anda durup bir ben ne yapıyorum demeniz lazım. Özellikle de 5 ay bir süre geçmişken bunu söylüyorsanız. Sevgili gibiyiz ama değiliz, genellikle sizin uydu erkek / friendzone olduğunuza, sizin size karşı cinsel ve duygusal isteği olmayan ya da çok düşük bir kadının yörüngesinde döndüğünüze işarettir.

Tamam, özellikle gerçek hayatta, sosyal çevrede yeni tanıştığınız bir kızla sevgili olmadığınız ve arkadaş gibi olduğunuz bir dönem olur. Ama bu dönem belki 2-4 hafta sürer, aylar sürmez ve cinsel gerilim artarak nihayetine erer.

Birbirmize kanka diye hitap ediyorduk ve bu benim için çok bi sorun değildi.

Muhtemelen kız seni kanka olarak görüyor, sen ise fazla duygusal yatırım yapmış vaziyettesin. Zaten “sevgili gibiyiz ama değiliz” her zaman şöyle bir gündüz düşünün başlangıcıdır: “Sevgili gibiyiz ama değiliz AMA abi bir gün olabiliriz, tutmaz ama ya tutarsa, bir umuttur maymun eden … pardon yaşatan insanı değil mi abi?”

Tabaklarım olduğu için bu kızı da iyi vakit geçirdiğim kızlardan biri sayıyordum.

Umarım tabaklarım dediğin bundan hallicedir. Çünkü burada beş kızın uydusu olup da beş tane tabağı olduğunu sanan adamlardan çok görüyorum. Kıza karşı sevgili arzun olmasa, iyi vakit geçirdiğin halde bir kızla kanka takılman sana zararlı ama sen üstüne bir de kıza duygu besliyorsun. Onun sana beslemediği bariz zira o da sana karşı beslese, 5 aya ateş artı barut çoktan patlardınız.

Günler geçtikçe yakınlaştık ve bu olayın adı ne olur konusunu konuşmaya başladık.

Bu konuyu kim başlattı acaba ?

Ben uzatmadan benimle çıkar mısına getirdim konuyu.

Çıkma teklifi, açılmak pişmanlıktır. 5 ayda bir şey olmamış, olmayacağı bariz. Yörüngeden sessizce, onurunla çıkıp gitmek varken, illa saçmalamak niye? Hayır bir de sessizce çıksan ve ısrarla gitsen, kızın seni isteme şansı da daha fazla (ama sessizce çıkmayı kaçan balık büyük olur, kaçan kovalanır etkisi için değil, blöfsüz yapmanız lazım).

O da hayatının değişeceği bir yıla girdiğini ve bu durumun onu olumsuz etkileyebileceğini, ailesinin karşı olduğunı o nedenle ad koymaktan çekindiğini söyledi. 

Uydusun sen uydu kal, tut dedi mavi topları, uydusun sen uydu kal, uydusun sen uydu kal.

Okey deyip devam ettim.

Neye, mavi toplara mı?

2 ay önce beni yeterince sevemediğini aklının karışık olduğunu, ailesinin hayatında erkek mi var bu yılda diye baskı yaptığını söyleyerek benle flört etmeyi bıraktığını uzun bir yazıyla dile getirdi.

Beklenen son.

Ben de tamam deyip geçtim ve no contacta başladım.

Next. No contact eski sevgiliye olur. Bu sana 3 kere ulaşmadan, sen buna ulaşmazsın ve buluşmazsın. Tek istisnası, kendisi seninle buluşmak isterse bir şans daha kazanır.

1 hafta sonra pişman olduğunu ve bana aslında bağlandığını söyledi.

Peşinden koşmaman işe yaramış. İlk defa yörüngeden çıktın ve ilk defa bir miktar çekici oldun.

Ben de bunların çok kabul edilemez olduğunu onu hemencecik hayatıma kabul edemeyeceğimi anlattım.

Buna hiç gerek yoktu, sen kız mısın ki zoru oynuyorsun? Hemencecik sevişirdiniz, neyi kabul etmiyorsun?

Üzerine %80-%20 konuşmayı başlatma kuralına uygun olarak konuşmaya devam ettik.

Ben burada mavi ekran verdim arkadaş. Hemencecik kaynaşmak ve er meydanı varken eskiden uydu olduğun kıza telefon arkasında dönen uydu mu oldun? Gerçi görüşseniz de kaynaşmama ihtimali yüksek ama bu daha beter.

Bir süre sonra gerçekten hayatına bakması gerektiğini söyleyen uzunca bir mesaj atıp benimle konuşmayı bıraktı.

Yahu nextten sonra Corey Wayne’in gay male girlfriend (gay erkek kız arkadaş) dediği şeye dönmenin manası neydi şimdi? Gerçi muhtemelen kızla buluşunca vuruşma, vuruşunca kaynaşma ihtimaliniz de yüksek değil ama bunun gereği neydi?

Ertesi gün kapalı olan instagramını açıp açık denebilecek bir paylaşım yaptı. gülüp geçtim.

Ve tekrar no contacta devam ettim. 1 ay geçti ve arayıp nasıl olduğumu sordu. Ben de iyi olduğumu ve başka bi kızla konuştuğumu söyledim. 

Kız sana gelsin ve kaynaşın istiyorsan, suratına başka kız çarpman ters teper. Bir daha sana ulaşmasın istiyorsan, yaptığın şey doğru bir şey olabilir.

Buna bozulduğunı ve üzüldüğünü söyledi. akabinde arayıp arayıp bu kız hakkında bilgi aldı. kıskandığını belli etti.

Arkadaşlar, kıskanma tek başına bir şey ifade etmiyor. Uydu yapan kızlar uydularını kıskanırlar, başka bir kızla olsun istemezler. Sadece kendi yörüngelerinde dönsün isterler.

Bende ufaktan yüz verdim yalan yok. Akabinde ben hiç aramadım.

Niye yüz verdin de yüz bulamadın mı? Şu ana kadar kaç kere yüz verip bir aldın, daha devam etme bence.

Bir kez daha arayınca konu biraz cinselliğe kaydı ve onu evime çağırdım.

Ya hep ya hiç ?

Geleceğim dedi. Sonrasında arayıp gelip gelmeyeceğini sordum.

Bunu sorman gerekiyorsa gelmeyecektir zaten.

İstemiyorum deyip yüzüme kapattı.

Gereksiz bir ya hep ya hiç olayı ama hiç olduğunu kabul edip bu işi burda kesmen lazım.

Ardından yine no contact ve yine hayatımda kız olup olmadığını sormalar. Bu sefer yoktu ve yok dedim. Sonrasında whatsapp üzerinden şakayla karışık küfürleşmesi sonucu konuşmayı tamamen bıraktım. no contact işe yaradı ama kızın amacı geri dönmek olmadı. Anlayamadım.

Kız eski sevgilin değil. Nereye dönüyor anlamadım. Ama garip davranmışsın. Bir kere 5 ay birinin yörüngesinde “sevgili gibiyiz ama değiliz ama belki oluruz” diye dönmen başından işleri toparlanmaz hale getirir. İkincisi, iletişimi kestikten sonra kızla görüşmek yerine kıza telefon uydusu olman çok absürt. Sonra kız var diye kıskandırmaya çalışman.

Bir kızla ilişkiye 1 ayda geçmiyorsanız, sevgili gibiyiz ama değiliz düşünceleri beliriyorsa, şapkanızı alıp gitme vaktiniz gelmiş demektir.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

İlk buluşmadan çok fazla shit test atan kız – Vaka çalışması

Mahmut Abi merhaba. Kızla ilk kez buluştuk ve bana çok fazla test attı. Bir de çok hazırlıksız anda yakalıyor ve test atıyor. Ne diyeceğimi bilemiyorum bazen. Bunun için ne yapmak lazım?

Her shit teste cevap vereceksiniz, geçeceksiniz, geçmek için ter dökeceksiniz diye bir şey yok. Shit testten muhteşem prensesin gözüne girmeye çalışan sefil adam tadında “bir kısmından kaldım bir kısmından geçtim, prenses benim başımı okşar mı abi” diye bahsetmeyin. Yaptığınız kıza yaranmaya çalışmak, kızın onayını kazanmak için ter dökmek oluyor.

Bir kısmından kaldım ama geçtiklerim de var.

Bazılarınız kadının gözüne girip ona yaranmaktan başka bir şeye odaklanamıyor, erkek adamın da kızı değerlendirdiğini ve eksi not verebileceğini anlamıyor. Siz oraya premses beni onaylarsa ben dünden razıyım ucuzluğu ile giderseniz, sizi alan az olur.

Eski erkek arkadaş muhabbetini açtı. Bu konuyu konuşmayalım ilk buluşmada hoşuma gitmiyor bu mevzuyu konuşmak dedim. Kız da konuyu değiştirdi.

İlk buluşmada bu konuya giren kızı gözünüzde küçültün. Yukarı çıkmak için çaba harcasın.

Sonra bir ara bana eski sevgilin bu şehirden miydi İstanbul’dan mıydı diye sordu biraz düşünmem lazım deyip gülümsedim. Ha aynı anda sevgili oluyorsun yani kızlarla dedi. Yok o kadar da değil dedim. Israr etti baya. En son İstanbul’dan birisiydi dedim ben de. Burda kaldık herhalde testten ama dediğim gibi ne söyleyeceğimi bilemiyorum o an ve kız çok ısrarcı aq.

Çok garip de bir test atma şekli var. Sevgilin var mı şu anda dedi. Olsa niye senle buluşayım ki dedim. Ay olarak benden büyük çıktı benim sözüm geçer o zaman dedi yok öyle bir şey dedim. Ben arkadaşlarımla da böyle kahve içmeye çıkıyorum buluşmaya yani sen ne düşünüyorsun ikimiz için dedi. Ben de arkadaşça mı çıktık diyorsun yani benim yeterince arkadaşım var hiç almayayım dedim. Keyifli vakit geçirmek ve birbirimizi tanımak için burdayız diye ekledim. Kız da ben de öyle düşünüyorum sen ne dersen okey tarzı bir şey dedi. İstanbul’da da buluşuruz istersen dedi. Arkadaşlık diye sayıklamayacaksan olabilir deyip güldüm. Şakalar filan da yaptım yani ters değildim. Söylediklerime vs güldü.

Bu olayları bu şekilde kadına yaranmak, soytarılık olarak kurmayın. İyi vakit geçirme üzerine kurun ki, sen pek iyi vakit geçirmiyorsun.

Sohbette de ilgiliydi. Ama bazı testleri fazla ciddiye almışım herhalde. En son kalkalım işin varsa dedi. Birazdan kalkarız dedim. Kahvesini bitirince kalktık. Çıkınca da niye hemen kalktık ki ben nezaketen sormuştum dedi. Öyle söyleyince senin işin var zannettim ben de dedim. Kız bir tık karın ağrısı olabilir mi abi?

Bir tık mı?

Çok fazla test atıyor çünkü.

İyi vakit geçirmenize engel oluyor, sana iyi vakit geçirtirmiyor. Ben olsam bu kızı bir daha aramam ya da listede en sona atarım.

Buraya yazmadıklarım da var daha. Ne yapmak lazım böyle bir kıza?

Bitse de gitsek modunda buluşmayı kısa tutup tüymek lazım.

Daha ilk buluşmada bu kadar test atması pek hayra alamet değil gibi.

Senin buna rağmen tamamen kendini kıza ispatlamaya odaklanman hayra alamet değil. Bir buluşmada kız ne kadar güzel olursa olsun anlaşması zor, sürekli olarak iletişimi sabote eden biri ise, ondan soğuyabiliyorsan erkek adamsın, yetişkin bir erkeksin. Bunlara rağmen soğuma hissi gelmiyorsa, henüz olmamışsın demek.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize özellikle de toksik ilişkiler rehberi kitabına bakabilirsiniz.

Bu vaka çalışmasını Patreon’da ücretsiz üye olarak dinleyebilirsiniz.

Kıza yürürken her tuşa bastım yine de olmadı – Vaka çalışması

Mahmut abi selamlar. Merkeze 2 saat uzak, küçük bir ilçede sportif, başka kadınlar tarafından da beğenilen ve dile getirilen ama iletişim anlamında kendimi bir tık eksik gördüğüm bir hekim olarak görev yapmaktayım.

Küçük ilçe olması dolayısıyla fazla kadın popülasyonu yok ve bu yüzden affına sığınarak “bir kız vardı” diyerek lafa giriyorum. Kız işyerindendi ve gerek benim şahsi fikrim ve pek çok kişinin de belirttiği üzere ilçenin en güzel kızı denilebilir.

Bir kıza daha yürümeden bu şekilde kafanda bir zirveye çıkarman yanlış. Kızı bu kadar yukarı koyarsan kıza aşağıdan bakarsın, o da sana tepeden bakmak zorunda kalır. Kızın güzelliğini takdir etme demiyorum ama ilçenin en güzel kızı nedir yahu? Muhtemelen ilçenin en güzel kızı değil.

Süreç boyunca arkadaşlarım da beni onunla fiziksel olarak yakıştırıp durdu.

Kıza yürüme sürecine başkalarını katmayın. Bu arkadaşlar tüm iyi niyetleri ile, ya da niyetini bilemeyeceğinin bazı arkadaşların çaktırmadan kötü niyetleri ile, olacak olayı bile pok etmekle meşhurdurlar.

Kendisini ilk gördüğümde kendisini 25 filan sanmıştım ama 31 olduğunu öğrenince oldukça şaşırmıştım. Kızın işi statü olarak benden bir tık altta ve eczacı. Kızla işyeri flörtüne uygun olarak bir iki ay seviyeyi arttırarak konuştum,diğer kadınlarda işe yarayan flört tarzıma uygun ve tatlı sataşmalarla ve neglere uygun bir oyun sergiledim fakat ilk buluşma teklifimi reddedilince yaşının 31 olması sebebiyle biraz daha beta oyunu sergilemek gerek diye düşündüm.

Ne alaka? Bir kere istersen en iyini oyna, yürüdüğün çoğu kadın seninle olmak istemeyecek. Diğerlerinde işe yarayan bunda işe yarayacak diye bir şey yok. Sonra, kız reddedince paniğe kapılıp eski kaybeden programlamaya dönünce başına ne gelecek sanıyorsun? Kadın 30 yaş üstünde olunca “beta öder arıyorsa beni ödetmeye alsın” gibi absürt bir şey mi düşündün?

Fakat 2.buluşma teklifim de reddedilince artık next gereği hissettim.

Evet next.

Kız buluşma tekliflerinin haftasonu olması sebebiyle ailesinin yanına gidemeyeceğini ve bu yüzden reddettiğini belirtti.

Fark etmez, yine next. Next ne demek? Sen ona, o sana iki hatta en iyisi üç kere ulaşmadan ulaşmayacaksın ve sana iki-üç kere ulaşmadan buluşmaya çağırmayacaksın.

Tam nextlemişken bana hediye getirip konuşma başlatma çabasına girince son kez atağa kalktım.

Hayır, sana en az iki kere ulaşacaktı.

Fakat kız sıcak geçen 3 günlük konuşma sonrasında birden bire soğudu ve en sonunda benden 3 yaş büyük olduğu için ilişki istemediğini belirtince 31 yaşında olduğu için güven istediğini düşünerek artık iyiden iyiye kartları açık oynayıp kendisine açılmanın daha doğru olacağını düşündüm ve uzun süreli ilişki odaklı olduğumu hatta üstü kapalı şekilde dolaylı olarak evlilik dahi istediğimi kendisine belirttim (gerçekten istedim).

Buna kartları açık oynamak denmez, buna sinsi efendi adam modu denir. “Bak Nalan, biliyorum beni çekici bulmuyorsun, bana ilgin yok. Ama ben çok efendi erkeğim, iyi çocuğum, piç değilim ben Sezerciğim. Bana duymadığın ilginin bedeli neyse öderim” modu. Bu şekilde davranınca, çoğunluk olduğunu sandığınız diğer kaka çocuklardan farklı ve daha iyi alternatif gibi davrandığınızı sanıyorsunuz ama tam tersi, zayıf ve muhtaç çoğunluk (ya da azımsanamayacak çokluk) gibi davranıyorsunuz.

,kız konuşma boyunca ağladı ve :

Kız da ne yapsın garibim, koskoca doktorun girdiği hallere bakıp gülse mi ağlasa mı şaşmıştır.

“Ben ömrüm boyunca böyle yalnız kalacağım,ben kabuğumda mutluyum benim konfor alanıma saldırma,senin çevrende başka insanlar var onlara git yaşın genç daha” tarzı aşırı depresif cümleler kurup durdu.

Klasik, “sorun sende değil bende” türevi. Kız sana direkt seni istemiyorum demek yerine, böyle demenin canını acıtacağını düşünerek, “sorun sende değil bende” diyor. Onurlu çıkış kapısını bırakmış kız, müsade isteyip çık ordan.

Gerçekten de bana yürüyen en az 3 kişi daha oldu fakat “ya güzel olsun ya hiç olmasın” düşüncem yüzünden hiçbirine şans vermedim.

Kusura bakma ama, seçiciyim diye kendini avutma, kadınlarla başarısızlığını seçiciyim maskesi ardına saklama. Senin modelinde efendi erkeklerin aşırı güzellik takıntısı, bir çeşit başa çıkma mekanizması. Çirkin bulduğunuz kızla sevgili olun demiyorum ama genelde en başarısız adamlar en güzellik takıntılı adamlar oluyorlar.

Ayrıca kendini aç bırakman iyi mi oldu şimdi? Yılların açlığı ile tüm açlığını hoşuna giden kızın üstüne kusuyorsun ve buna engel olamıyorsun.

Bu arada bu kız sana yürümedi.

Kız bir iki gün boyunca isteksiz davranmaya devam edince artık oneitis olsam da erkeklik onurumu kurtarmak ve yedek lastik olmak istemediğim için kendisine konuşmayı bırakma kararı aldığımı belirttim.

Direkt ve yüzüne baka baka reddedilmene rağmen 2 gün kızın peşinde koştuğun kısmını görmemiş gibi yapalım.

Kız bu kararı kendisine açıkladığım konuşma esnasında yaşın ufak bir bahane olduğunu, şu an için devam eden ailevi bir manzereti dolayısıyla bana ilişkide zaman ayırayamayacağını ve benim bunu tolere edemeyeceğimi düşündüğü için ilişki istemediği gibi bir başka bahane sundu.

Sorun sende değil bende diyor ama tabii ki kız seni istemiyor, sende gönlü yok. Yaşın kesin etkisi vardır ama olay seni istememesi. İstemesi için değil, istememesi için uğraşman da olayı daha kötü hale getiriyor.

Kız yada kadın mı demeliyim bilmiyorum 

İlçemizin en güzeli de.

ama çok güzel ve halen kızı düşünsem de ona yazmıyorum ve hiç bir kontaktta bulunmuyorum, oneitistan çıkmaya uğraşıyorum ama şuan için bana yeniden yazmasını deli gibi istiyorum

Kızın sende gönlü olmadığını kabul edebildin mi anlamadım. 28 yaşındasın, bunu kabul etmen, edebilmen lazım. Erkek olmak, kabul etmesi zor gerçekleri kabul edebilmeni de gerektirir.

ve kızacaksın belki ama kendisi ile deli gibi ilişki yaşamak ve evlilik dahi düşünüyorum. 

Ya reca ederim geç bu efendi, asil duyguların insanı oyununu. Biz de biliyoruz, kız da biliyor ki, deli gibi ikiz tepelere tırmanmak, çayıra karşı yatırıp tırmalamak ve kaşımak istiyorsun 😀

Benim asıl sorum ise kıza en başta yazarken “zaten 31 yaşında, garanti cepte” diye düşünürken ..

Doktor bu ne, bu ne? Ne okudum ben yahu! Yani senin oyun stratejin, bir kadının “ya adama çekim duymuyorum ama yaşım da geçiyor, bu da doktor, ben buna kapağı atayım” demesi mi?

ve hem alfa hem beta oyunu oynamama tabiri caizse tüm tuşlara basmama rağmen

Rağmen mi? Ne ara alfa oyunu oynadığını sanıyorsun onu anlamadım ama senin oyunun yüzünden bu hallere düştün, oynadığın oyuna rağmen değil. Böyle oynamasan belki olabilirdi. Bir de her tuşa basarak hangi oyun kazanılabilir ki?

kızı elde edemememin sebebi ne olabilir?

Öncelikle, bir kızla beraber olmayı, kendi değersiz benliğinin (kendi gözünde değersiz yoksa değersiz değilsin) o kızı elde etmesi olarak algılaman var. Sonra “ya zittir et Mahmut Abi’yi bu kız farklı” diye kıza beta olman, olmak için uğraşman var. Açılman var, en sinsi şekilde efendi erkek olduğunu anlatmaya çalışman var. Bir kere bile buluşmadığın kıza bu kadar düşmene neden olan duygusal yatırımın var. Var da var.

sürekli aile ve sevgi temalı mesajları var alfa dul olabileceğine dair şüphem oldu

Muhtemelen dışarıda uygun taliplerine aile isteyen iyi bir kızım mesajı gönderiyor, alfa dul ne alaka? Bu anlattıkların kızın alfa dul, tarantula ya da sıçrayan örümcek olmasından kaynaklanmıyor, senin azgın betalıklarından kaynaklanıyor. Ha kızın sende gönlü hiç olmayacaktı muhtemelen, oyun ne olursa olsun ama olsaydı bile, bunu bitirmek için özel emek harcamışsın.

ama pek bir emare de göremedim açıkçası ,dilersen daha fazla detay verebilirim ve bunu bir vaka videosu yapabilirsin Mahmut abi uzun oldu ama cevaplarsanız teşekkür ederim, cevaplamasan da şu zamana kadar sadece şu site için bile yine teşekkür ederim hep varol saygıdeğer Mahmut abim

2 kere teklif ettin ve reddedildin. İstenmediğini kabul etseydin, bunca saçmalığa maruz kalman ve kızı da maruz bırakman gerekmezdi. Muhtemelen şu an oneitis kalmana neden olan kafa yapın, yürürken de muhtaçlık olarak üstünden aktı.

Sana tavsiyem, kendini aç bırakmayı bırak. Önüne gelenle birlikte ol demiyorum ama senin seçicilik dediğinin üçte biri seçicilikse, üçte ikisi klasik yürüme, reddedilme korkusu. Gerçekten de bana yürüyen en az 3 kişi daha oldu diyorsun, anladığım kadarıyla oturmuş taliplerini bekliyorsun ve sen aktif olarak yürümüyorsun. O konuda bir şeyler yapman gerekecek.

Beni en çok arayan meslek grubu sanırım doktorlar. Gördüğüm en asosyal meslek grubu da doktorlar. Biliyorum, insani saatlerde çalışmıyorsunuz ama zaten size partilerin gülü olun demiyorum. Biraz sosyalleşin, kızlara yürüyün. Amacınız kız arkadaş ise, 6 ayda ortalama 3-4 kızla buluştuktan sonra bir kız arkadaşınız olur zaten. Vaktim yok diyorsan, hadi senin için bir sene olsun.

Yaşadığın şehir gerçekten küçükse, haftada bir merkeze gidip orada bir şeyler yapabilirsin. Ama o ilçede de 3-4 kızla buluşabileceğin kadar kadın var muhtemelen.

Sorularınızı bana uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Terk edip geri dönen eski sevgilinin bana çok yükleniyorsun demesi – Vaka çalışması

Mahmut Abi merhaba. 2 yıllık kız arkadaşım yaklaşık 5 hafta önce terk etti. Buna uzun süredir devam eden beta davranışlarım neden oldu.

Bir önceki ilişkimde de terk edilmiştim ve o ilişki sayesinde senin siteni buldum. Fakat seni bulana kadar iletişimi kes kuralı kitabında yapmayın dediğin her şeyi yaptığımdan, o ilişkide geri dönüş olmadı. Fakat bu sefer hazırlıklıydım ve iletişimi kes kuralındaki gibi, onunla devam etmek istediğimi ama kararını kabul ettiğimi söyledim ve fikri değişirse bana ulaşmasını ekledim.

Geçenlerde erkekadam.org yorumlarında bir soru görmüştüm, bizim siteye gelip iletişimi kes kuralı uygulayanların kaçta kaçı eski sevgililerini geri döndürebiliyorlar diye. Siteyi ilk defa bu nedenle bulanların hemen hepsi, eski sevgili ile yapılmaması gereken her şeyi yaptıktan sonra bizi buldukları için, bu grupta oranlar yüksek değil.

Sitede bir süre bulunup bu kuralı bilen ve uygulayabilenler arasında ise oran çok daha yüksek. Bu nedenle de zaten iki kitabımın, ilişkiye başlamadan önce ya da ilişkinin başında okunmasını tavsiye ediyorum: iletişimi kes kuralı ve toksik ilişkiler.

Eski kız arkadaşım yaklaşık 10 günlük bir buluşmadan sonra bana ulaştı. Bahsettiğin gibi kısa bir konuşmadan sonra buluştuk, iyi vakit geçirdik ve aynı gece birlikte olduk. O günden beridir de görüşüyoruz.

İletişimi kes kuralı, eski sevgili ile bir şeyleri yeniden ateşlemede başarılı olmuş.

FAKAT, içinden çıkamadığım bir sorun var. Yeniden uzun süreli ilişki fikrinin ondan gelmesi gerektiğini söylüyorsun ama ben eski kız arkadaşımın biraz mesafeli duruşu sonucunda dayanamadım ve “benimle ciddi düşünüyorsan görüş, ciddi düşünmüyorsan görüşmek istemiyorum” dedim.

O ne be öyle “genç kızlık hayallerimle oynama, beni kullanma” der gibi?

Bu konu birkaç kez açıldı ve kendisi bana “seni üzmek istemiyorum ama bana çok yükleniyorsun” diyor.

Şimdi burada çok ciddi birkaç hatan var. Öncelikle bir kadına ayrılığın sizi çok üzdüğünü, hayallerinizin tekrar yıkılmasından korktuğunuzu gösterirseniz, o kadın size tam emin olmadan gelirse ve sonra giderse, sizin yıkılacağınızı düşünerek size gelmeyebilir.

Bir kişinin size olan sevgisi 0 – 10 arasında bir skaladadır, ya 10 (seviyor) ya 0 (sevmiyor) değildir. Bu sevgi 5’in altına düşerse terk edilirsiniz. Bu sevgi yeniden 5 üzerine çıkarsa terk eden size ulaşır ama terk ediş sonrası bu sevgi hemen 8’e çıkmaz. Aslına bakarsanız 8’e çıkmayı bırakın, tekrar 5’in altına inebilir.

Sen terk eden döndüğünde, sevgisi hemen 8 olsun, ya da 8 olacağından emin olsun istiyorsun yani kızın haklı olarak dediği gibi, kıza çok yükleniyorsun. Bu öncelikle dediğim gibi karşı tarafın “devam edersek çok kırılır zavallı, fazla ümitlendirmeden bıraksam mı?” demesine neden olabilir. İkincisi, belirsizliğe dayanamadığın bariz ve bu zayıflık, zaten zayıflık yüzünden terk edilmiş olduğun için, senin aleyhine işliyor.

Eski sevgili geri döndüğünde yapman gereken şey, sadece ve sadece buluşmaya, birlikte iyi vakit geçirmeye ve aranızdaki cinsel münasebetin ayrılmadan önceki haline gelmesine odaklanmak. Gerisini düşünmene gerek yok. Hatta gerek olmadığı gibi, gerisini düşünmemek seni daha umursamaz, daha çekici yapar.

Sevgiliniz sizi terk ettiğinde, ayrılığı ve sonradan geri dönüşünü o kişi için olabildiğince kolay hale getirin. Yıkıldığınızı, çok üzüldüğünüzü, eğer yeniden görüşmeniz ilişkiye evrilmezse kötü olacağınızı karşınızdakine göstermeyin. Bazı insanlar böyle davranarak onu ne kadar çok sevdiğini ona gösterme peşindeler ama bir kişi sizi pek sevmiyorken, onu ne kadar sevdiğinizi umursamaz.

Ayrılık ve yeniden dönüşün kolay olması derken, istediği zaman sizi terk etsin sonra hiç çaba harcamadan geri gelebilsin demek istemiyorum. Duygusal olarak yük olmayın, karşınızdakini size karşı acıma, vicdan azabı ve suçluluk ile doldurmayın demek istiyorum.

Terk edilen kişinin terk edenin peşinde koşması, terk edilerek yıkıldığını sergilemesi, karşı tarafı da zor ve acılı bir sürece sokar. Sonrasında bu kişi sizi özlediğinde ve size ulaşmak istediğinde, aynı zor sürece gireceğini düşünerek sizi aramaktan vazgeçer.

Bir kadın size geri döndüğünde, size olan ilgisi sınırda olduğu için, onun sırtına çok fazla yük bindirmek istemezsiniz. Bu tabii ki sizinle görüşürken gitsin takılsın, sorun değil anlamına gelmiyor. Sadece sonu kesinlikle ilişkiye gitsin, hemen eskisi gibi olalım taleplerinde bulunmayın.

Takipçiye bu cevabı verdikten sonra şunu sordu:

Abi hatamı anladım ama şimdi bunu nasıl telafi edeceğim? Bana karşı soğuduğunu hissediyorum ve şimdi bu aptalca taleplerimden pişman oldum.

Bu tür yanlışların telafisi genellikle bu yanlış davranışları birdenbire, kafanıza saksı düşmüş gibi bırakmanız ve hiç olmamış gibi unutmanız. Sonrasında da doğru davranışı hemen uygulamaya koymanız.

Yani senin durumunda, bu konuyu bir daha açmayacaksın ve hemen sadece iyi vakit geçirmeye, beraber vakit geçirmeye ve fiziksele gitmeye odaklanacaksın. Kızın zaten düşünmek istemediği bir konu olduğu için, sen bu konuyu kapadığında o bu konuyu hemen hemen hiç açmaz. Taa ki kendisi biz neyiz düşüncesine kapılana kadar.

Şu ana kadar sen bu kıza “biz neyiz?” diye sordurtmadın zira kız istediği zaman sevgili olabileceğinizi, senin buna dünden hazır ve çok istekli olduğunu biliyor. Yeni tanıştığın bir kadının da eski sevgilinin de, sana karşı duygu geliştirmesi için, senin duygularından, senin gözündeki yerinden emin olamaması lazım.

(bu arada bazı arkadaşlar bunu hiç umursamayarak, hiç ilgi göstermeyerek yapıyorlar ki bu durumda da kız erkeğin gözünde bir değeri olmadığına, erkeğin kendisini istemediğine emin oluyor ve erkeği bırakıyor. Bir kadın sizin onu %100, ne olursa olsun istediğinizi bilirse size aşık olması zordur ama sizin onu istemediğinizi bilirse de size aşık olması zordur.)

Hatta eski sevgilinin onunla fiziksel bir şeyler için görüştüğünden, onu yeniden istemediğinden korkması daha iyi. Ama korkması dedim yani şüphelenmesi demek istiyorum. Bir kadın onunla sadece seks için görüştüğünüzü düşünürse de (büyük ihtimalle) çeker gider.

Sorularınızı bana uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Eski sevgilimi kocası ile gördüm, kendime gelemiyorum – Vaka Çalışması

Mahmut abi merhabalar. 8 yıl önce 2 yıllık bir birlikteliğim oldu. İlk kez aşık olmuştum ve gerçekten değer veriyordum. İlk sene aynı şehirdeydik ama 2.sene farklı şehirlerde üniversiteye başladık.

İlişki 18 yaşında başlasa, bittiğinde 20 yaşı civarındaydınız.

Her şey güzel devam ediyordu, evlilik hayallerimiz vardı,onun sınırlar koyduğu bir cinsel hayatımız da vardı.

Şirin ama o yaşlarda iki öğrencinin ilişkisi, genellikle 2-3 seneyi geçmez.

Neyse zamanla tartışmalarımız arttı, ben de biraz saçmaladım ve bolca hata yaptım ve ayrıldık. O benden ayrılmaya cesaret edemedi ama artık beni bitirdiğini hissettiğim için ben ayrıldım. Susan kadın için bitmişsinizdir olayını tam anlamıyla yaşadım yani.

Bittiğinde bazı kadınlar susar, bazı kadınlar seslerini açarlar.

1 ay gerçekten dibine kadar aşk acımı yaşadım ve sonra içime gömerek devam ettim. O, biraz zaman geçince; fake hesaplardan yazdı bana ama çok sallamadım ilk zamanlar. Aslında canım çok acıyordu ama gurur yapıyordum sanırım.

Bence Fake hesaptan yazılıyorsa, “o” yazıyor diye düşünmeyin. O yazıyor olsa bile.

Aradan 6-7 ay geçti bir vefat ile iyice duygusallaştım ve ona baya destan yazarak içimi döktüm. O,beni kötü hatırlamadığını,üzmek istemediğini falan söyleyerek reddetti. Ben de onun için aynı dilekleri ileterek hayatıma devam ettim.

Sonradan öğrendiğime göre o bu sürede yeni bir ilişkiye başlamış. Üstelik ayrılmak üzere iken instagramda görüp kim bu diye sorduğumda arkadaşım dediği biriyle. Bu beni biraz soğuttu ve uzunca bir süre çok düşünmeyip işlerime odaklandım. Elbetteki ara sıra aklıma geliyordu ve benim için çok özeldi tabi orası ayrı.

Neyse aradan yıllar geçti ve evlendiğini öğrendim, hafif bir burukluk yaşadım ama çok da sallamadım. Ancak; bundan 14 gün önce kocası ile el ele bir AVM’de karşılaştık. Bambaşka şehirlerdeyken nasıl denk geldik bilmiyorum ama sanırım benim yaşadığım şehre yerleşmişler. Bu görüntü ilk 2 gün bendeki bütün eski travmaları,aynı ayrılık acısını geri getirdi. 3.günden sonra kendimi iyi hissetmeye başladım,bir yazılım mühendisi olarak işlerime odaklandım ama online çalıştığım ve çok sosyal bir ortamım olmadığım için sık sık aklıma geliyor.

Yaklaşık 28 yaşlarında, karısı ve çocuğu olmayan bir adamsın. Akşam eve karına ve çocuklarına gitmen gerekmiyor. Gelirinin önemli bir kısmı ailene gitmiyor. Evden çalışmak bahane değil, evden çalışmak aslına bakarsan sosyal hayat için avantajlı. Senin profilinde bir adamın sosyal hayat edinememesinin sebebi zamansızlık, evden çalışma falan değil, asosyalliktir.

Senin sorunun, sosyal olarak, belki de ilişkisel olarak kızın bıraktığı yerde donmuş vaziyette olman. Derdin bu kız değil. Bu kız sana ne kadar renksiz, duygusal ve sosyal olarak çöl bir hayatın olduğunu hatırlattı. Hem de bunu, gerçeği suratına kamyon gibi çarparak hatırlattı.

Bu çektiğin çileyi hüsranı, fırsata çevir ve asıl problemini, sosyalleşmeyi hallet. Burada bu konuda yazdım, Patreon’da devam yayını da yaptım.

Bu süreçte ben hep kısa ilişkiler yaşadım ve ciddi ilişkiye mesafeleydim ama artık ben de ciddi bir ilişki istediğimi ve o duyguları tekrar hissetmek istediğimi anladım.

Kısa süreli ilişkiler belli bir tecrübe ve doyum yaratabilirler ama özellikle 25 yaşın üstündeki  çoğu erkek için, uzun süreli ilişkinin yerine geçmezler. Kısa süreli ilişkilerde, hemen hemen her zaman sizden 5 kat daha fazla erkekle yatan bir grup kadınla yatarsınız ve bu kadınlarla duygusal bağ kurmazsınız, kuramazsınız.

Sen, alt tarafı 2 senelik bir ilişkiden travmaya uğrama başarısı(!) göstermişsin. Bu nedenle uzun süreli ilişkilere girmekten korkar hale gelmişsin ve hayatın duygusal çöle dönmüş.

Bu kız masum,anlayışlı,iyi biriydi ve onun gibi birini bulamayacağımı düşündüm sanırım uzun bir dönem.karşıma da hayalimdeki gibi biri çıkmadı zaten.

Son günlerde ilk gördüğümde hissetiklerimi tekrar hissetmeye başladım. Sanki ayrılık acısı gibi acı çekiyorum.

Sanmam. Olay 8 sene önce olup bitmiş. Daha çok yerinde saymış olduğunun farkına varmak acı veriyordur.

Saçmalık olduğunun farkındayım ama keşkeler, pişmanlıklar kafamdan çıkıyor. Hayatımda başka kimseye aşık olmadım.

Ve bu tamamen senin suçun. 2 sene ilişki sonrası 8 sene geçmiş. Benim sık söylediğim bir şey var. Piyasada ve böyle bir ilişkiye açık bir adamsanız, uzun süreli ilişkilik ve aynı zamanda anlaşabildiğiniz kız karşınıza 1.5 senede bir çıkar. Yani sen bu tür bir ilişkiye açık olsaydın, 3-4 kere daha “aşık olabilirdin”.

Onları 2 sene önce de görmüştüm ve 5 dk şaşırıp sonra çok sallamamıştım. Bu sefer böyle olmadı,sanki bütün acılarım flashback ile geri döndü.

2 sene önce 25-26 yaşında daha kafana dank etmemiş demek ki.

Ben bu bataktan nasıl çıkarım çok huzursuzum. Evde bile duramıyorum duvarlar üstüme üstüme geliyor. Günümüzdeki kadınları gördükçe onun gibi birini bulamayacağımı düşünüyorum.

Eskiden, kısa süreli ilişkileri abartan adamlar bile “günümüz kadınları şöyle böyle” diye düşünmezdi. Beraber oldukları kadınların, kadın milletini temsil etmediğini bilirlerdi. Siz kısa süreli ilişkiler yaşadığınızda, çoğunlukla sizden daha da çapkın kızlarla beraber oluyorsunuz. Bana bazen çok genç çocuklar gelip ağlaşıyorlar. “Abi adam 100 kadınla yatıyor, onun gibi 10 bin adam olsa 1 milyon kadın böyle kötü çocuklarla yatıyor” gibi absürt matematikler öne sürüyorlar.

Her biri 100 kadınla yatan 10 bin adam genellikle, her biri 200 adamla yatan kadınlarla yatarlar. Yani sizin 10 bin kötü çocuğunuzu, 5 bin kötü kız çeviriyor. Arada tabii ki bu olayla alakasız kızlar da olur ama bu adamların elinden geçen kız sayısı, bu adamların sayısından azdır! Yani bunu bu “özde” kötü çocuklar da bilirler ama nedense aslen efendi erkek olan ve kafası hep öyle kalan elemanlar, fazla sayıda kızla olurken bu gerçeği göremiyorlar.

Son zamanlarda sosyal medyada ciddi bir redpill mankafa akım çıktı, yıllarca dejenere kısa süreli ilişki yaşayıp, oradan kadınlarla ilgili bilgelik çıkarmaya çalışan adamlar türedi.

Günümüz kadınları arasında senin eski kız arkadaşından çok var ama sen yaşam tarzın, uzun süreli ilişkiden kaçarak dejenere olan zihin yapın nedeniyle o kızlara ulaşamazsın, ulaşsan da onlar seni istemezler. Yaşam tarzını ve zihin yapını değiştirmen lazım. “Ya hacı günümüzde öyle kız yok” demek kolay ve egonun kıçına gökkuşağı üflüyor ama hem gerçek değil hem de gerçek olsa zaten yapacak bir şey yok. Günümüzde az sayıda “iyi kız varsa” o az sayıdaki iyi kızın senin gibi birine kalma ihtimali SIFIR. “Günümüzde kızların birçoğu böyle, ben ulaşamıyorum” dediğinde, olduğun düşük seviyeyi kabul edip acı çekmen lazım ama bu durumda güç sende zira bunu değiştirebilirsin.

Sen şu an böyle kızlardan çok az var diye kendini kandırıyorsun, az ise zaten hayatta bir kere karşına çıkar, o zaman bir daha asla bulamayacağına emin olduğundan duvarlar üstüne üstüne geliyor. Zira senin zihninde o kızı kaçırdın, bir daha asla olmayacak.

“Günümüz kadınları bozdu, düzgün kız çok az” olayına bir inandıktan sonra bunun nasıl kendi kendini gerçekleştiren kehanete dönüşeceğini bir düşünsenize! Buna inanan adam, bir şekilde düzgün bir kız bulduğunda, ona bulunmaz Hint kumaşı gibi davranacak, onu büyük bir ödül olarak görecek ve önünde efendileşip terk edilecek (bu tür masallara inanan çocukların, sonradan “kötü çocuğu” oynayan iyi çocuklar olduklarını unutmayın). Hem de zayıf davranışları yüzünden muhtemelen kaba bir şekilde terk edilecek. Ve “bu kız düzgün sanmıştım, ama o da değilmiş” diyerek, “günümüz kadınları çok bozdu, düzgün kız çok az” inancını pekiştirecek.

Tekrar ediyorum. Senin derdin bu kız değil. Senin derdin, asosyalliğin, kısa süreli ilişkilere kapılıp duygusal olarak doyamadığın ilişki hayatın. Eskiden mutlu olduğun bir kızın seni aşıp kendi hayatına devam etmesi, yaşının gerektirdiği ilişki aşamalarından geçmesi, senin 20 yaşından beridir olduğun yerde saydığını suratına çarptı.

Sorularınızı bana uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.