Zehirli Dişilik Üzerine

Erkek aslanlar vahşi, kana susamış ve odaklanmış canavarlar olabilirler. Zehirli (toksik) eğer böyle tanımlamak isterseniz.

Fırsat verildiğinde, erkek aslanlar kontrolünü ele geçirdikleri sürüdeki yavru aslanları öldürürler. Çocuk katliamı yaptıklarında, yeni çocuksuz kalmış dişi aslanlar, yeniden kızışırlar. Kızışan dişi aslanlar yeniden hamile bırakılırlar. Bu, hepimizin üstünde hemfikir olacağımız üzere, oldukça rahatsız edici bir özellik ve bazı insanların aslanları daha kötü görmesine neden olabilir.

Fırsat verildiğinde, modern insan erkeklerinin büyük çoğunluğu böyle bir şey yapmayacaktır.

Erkeklerin kalıtsal olarak zehirli (toksik) olduğunu iddia edenler, ironik olarak, biyolojik özcülük yapıyorlar. Ve bu konuda da oldukça kötüler. Aslanları olduğu gibi insanları da evrim inşaa etti. Ama insanların çok daha uzun çocukluk dönemleri var ve nesiller birbirleri ile daha uzun süre içiiçe yaşıyorlar. İnsanlar daha karmaşık ve daha çok fikri paylaşıp aslanlardan çok daha istikrarlı topluluklarda yaşıyorlar. Evrim insanlara gelişim süresince kişiliklerini geliştirme konusunda diğer türlere göre çok daha fazla derecede  kapasite verdi. Bu nedenle ve çok az insan kültürü böyle davranışları tolere edebileceği için, erkeklerin büyük çoğunluğu bebekleri öldürmez ve öldüremezler veya onların yas tutan annelerine tecavüz etmezler.

*   *   *

30 yıl önce, Los Angeles’ta genç bir kadındım. LA’de genç bir kadın olmak demek sürekli izlenmek demektir – normlardan sapıyor musun diye izlenmek, gelecekte meşhur olma potansiyelin var mı diye izlenmek, zayıflık işaretleri için izlenmek. Bir kadına sadece görünüşü için bakılabilirdi. Maalesef şimdi veya geçmişte LA’in en meşhur endüstrisi kadınların sürekli dikkatli olması gereken bir mekan yaratıyordu. Gözüm hiçbir zaman film endüstrisinde olmadı ama bu kültür her yerde idi.

2 anektod yeterli olacaktır. Birgün güneşli bir Batı LA mahallesi olan mahallemde yürürken bir filmin plaj sahnesinde figüran arayan biri yanıma yaklaştı. Daha ağzımı açıp soru sormaya fırsat bulamamışken, bana nereye gideceğimi, günlük ücreti ve benden bekleneni söyledi : diğer benzer şekilde giyinen insanlarla ortalıkta bikinili dolaşmak. Kelimenin tam anlamı ile beni yukarıdan aşağıya süzdü ve kaşlarını çatarak bana üniversite okumaya ihtiyacım olmadığını söyledi. Plaj sahneleri benim geleceğim imiş ve oradan kim bilir nerelere gidebilirmişim – kim bilir? Daha iyi plaj sahneleri muhtemelen.

İkinci anektod : lisede iken dondurma satmak veya VHS kiralamak yanında yaptığım part-time işlerden birisi de kalburüstü organizasyonlarda garson olarak çalışmaktı. Kokteyl saatinde klasik siyah – beyaz elbise içinde ortalıkta tepsi ile dolaşırdım ve yemek saatinde de yemekleri masalara taşırdım. İç mekanlarda olan organizasyonlarda erkek katılımcılar beni sıklıkla durdurup muhabbet ederler ve telefon numaramı isterlerdi. Bunu yapmamalarını dilerdim ama ortada bir risk de yoktu. Bir gece Universal Studios için bir organizasyonda çalışıyordum. Hollywood ile alakası olmayan bir grup tarafından düzenlenen organizasyonda klasik görevimi daha geniş bir alanda yapıyordum. Mutfak daha uzakta idi, katılımcılar daha uzak aralarla mekana yayılmışlardı ve onları bir arada tutacak duvarlar da yoktu. Masa servisi başlamadan iş arkadaşlarımızla tepsilerle ufak atıştırmalar taşıyorduk. Bu organizasyonda duvarların olmaması ise tehlikeliymiş meğer. Genç bir erkek – benden yaşlı ama 30undan genç – beni bir şekilde kalabalıktan kopardı. Ortamda çok aydınlık değildi ve adam bana çok yakın duruyordu. Bana yırtıcı gözlerle baktı ve köşeye sıkıştırıp üstüme yaslandı. İşler daha ileri gitmeden kaçmayı başardım.

Bu olay, o zamanlar henüz bu kelime icat edilmemişti ama zehirli erkeklik (toxic masculinity) idi.

Evet, zehirli erkeklik diye bir şey var. Ama terim silah olarak kullanılmaya başlandı. Hiçbir özen gösterilmeden her erkeğin üzerine atılmaya başlandı. Terim ilk ortaya çıktığında oldukça odaklı idi – birçok erkek grubunda, fırsatını buldu mu elini izni olmadan bir kadının kıçına koyacak bazı erkekler vardır değil mi? Zehirli / toksik diye ayrıştırılan bu adamdı. Böyle adamlar – ve çok daha kötüleri – varlar. Tabii ki. Ama her erkek grubunda böyle bir adam var mı? Hayır yok. Bu zehirli erkeklik (toksik maskülenite) artık ayrım gösterilmeden kullanılıyor ve dayatılıyor. Artık özensizlikten bahsetmiyoruz, tamamen yanlış kullanımdan bahsediyoruz.

Çoğu erkek toksik değil. Erkek olmak onları toksik yapmıyor, bir insanın “beyaz” olmasının onu ırkçı yapmadığı gibi. Bir dakikalığına terimler üzerinde uyuştuğumuzu varsayalım : erkeklik toksik maskülenite ile dişilikten daha fazla ilişkili mi? Evet. Fiilen terimin kendisi erkek olmak ile alakalı ve erkekler bu şekilde, kadınlara göre daha fazla davranacaklardır. Burdan yapılan mantık sıçraması ise tüm erkeklerin toksik olduğu. Ama toksik maskülenitenin tartışıldığı topluluklardaki erkekler tam tersine anlayışlı, eşitlikçi ve tamamen toksik olmaktan uzaklar.

İyi erkeklere toksik demek herkes için zararlı. Mağdur edebiyatı ile gücü ele geçirmeye çalışanlar hariç.

Gerçek mağdurların olmadığını iddia etmiyorum ya da bu mağdurların duygusal, fiziksel, yasal, tıbbi vs desteği haketmediğini söylemiyorum. Kadınların çoğunun ve belki hepsinin erkeklerin bir alt grubu tarafından rahatsız deneyimlere maruz bırakıldıkları gerçeğini de küçümsemiyorum. Ama tüm kadınlar mağdur değiller. Ve de tahmin ediyorum ki bir erkeğin elinde gerçekten mağdur olan kadınların çoğu da kendilerini dünyada kurban olarak tanımlamak istemiyorlar.

Bütün bunlar bizi pek de tartışılmayan bir konuya getiriyor : zehirli / toksik dişilik.

Seks ve cinsiyet rolleri yüzbinlerce yıllık evrim süreci tarafından şekillendirildi. Aslında hayvansal soyağacını da katarsanız yüz milyonlarca yılda. Bu rollerin özellikler şu an hızlı değişim halinde ama antik gerçekler hala varolmakta. Tarihsel iştah ve arzular hala yerlerini koruyorlar. Heteroseksüel erkekler güzel kadınlara bakmaya devam edecekler özellikle de o kadın a) güzel ve ateşli ise ve b) aktif olarak güzelliğini sergiliyorsa. Sergilemek bakışlara davetiye çıkarır.

Ateşli olmaya vurgu yapan dişilik kendini tamamen vitrine koyar ve hem doğurganlığın hem de acil cinselliğin reklamını yapar. Bu örneğin daha fazla vücut bölümü göstererek ya da cinsel alıcılık sinyallerini boyayarak erkek bakışlarını çeker. Bunun ise belaya davetiye çıkarmak olduğunu iddia edeceğim. Hayır, hatunun kendisi aranıyordu demedim. Ama şunu dedim : hatun kendisini daha fazla gösterirse tabii ki daha fazla bakış çeker.

Çekiciliğin vurgulanması ve öne çıkarılması kendi başına toksik değildir ama şahsen ben buna saygı göstermiyorum ve hiçbir zaman da saygı göstermedim. Çekicilik solar gider, bilgelik ise büyür – aklı çalışan genç kadınlar ise buna göre yatırım yaparlar. Dişilik erkeklerin provokatif bir vitrin gösterisine bakmaları üzerine tepki gösterip erkekleri iğdiş etmeye çalıştığında ise zehirli hale gelir.

Sınırı nerede çizeceğimiz aklı başında insanların bile üzerinde anlaşamayabilecekleri bir soru ama iki kalın, parlak çizgi üzerinde çoğu insan hemfikirdir : her kadının eğer istemiyorsa dokunulmamaya hakkı vardır; ve zorla alınan taviz, muhtemel kariyer ilerlemesi için cinsel faydalar istenmesi kabul edilemez. Ama kadınlar cinsel olarak seçilmiş anatomik bölgelerine vurgu yapan çok fazla cinsellik sergileyen elbiseler giydiklerinde ya da eli kulağında bir orgazma işaret eden makyaj yaptıklarında, erkeklerin buna bakmamalarını talep etmek zehirlidir – evet zehirli.

Genç kadınlar çok büyük bir cinsel güçleri var. Kendisine karşı dürüst herkes bunun farkında : kendi kültürlerinin güzellik normlarına yakın ve cinsel baharlarındaki kadınlar başka hiç kimsede olmayan bir çeşit güce sahipler. Ve kesinlikle bu gücü yönetebilecek bilgelikten de yoksunlar. Zehirli dişilik, çekiciğilin en yüksek oranda sergilenmesi ve erkekler kendilerine akranları gibi davranmayınca mağdur ayağına yaymak şeklinde, bu gücün kötüye kullanılmasıdır.

Aktif bir şekilde erkek bakışı çekerek erkeklerde açlık yaratmak ve sonra erkeklerden böyle bir açlık duymamalarını talep etmek- bu zehirli dişiliktir. Erkeklere boyun eğdirmek, fiziksel, entellektüel, vs güç sergilediklerinde onları iğdiş etmek – bu zehirli dişiliktir.  Erkeklerin sadece erkek oldukları için toksik olduklarını söylemekte ısrar etmek ve sonra da kadın – erkek ilişkilerinin gerginleşmesine şaşırmak – bu zehirli dişiliktir. Bu, çok az kişinin faydalandığı ama faturanın hepimizce paylaşıldığı bir oyun.

*   *   *

Yurt dışında çalışma gezilerinde birinde, giyinme ile daimi problemi olan bir öğrencim vardı. Hiçbir zaman yeterince giyinmiyordu. Zeki, fit ve güzel bir kızdı ama her zaman çekiciliğini afişe etme peşindeydi. Latin Amerika’nın balta girmemiş ormanlarında saha çalışması yaparken bana geldi ve yerel halkın erkeklerinin kendisine bakıp durmalarını bana şikayet etti. Diğer hepimiz oldukça aseksüel ve sıradan saha giyisileri içinde iken kızımız mayo ile geziyordu. “Üstüne bir şeyler giy” dedim kendisine. Donakalmıştı. Benim erkekleri değiştirmemi istiyordu, onlara gözlerini nereye çevirmeleri gerektiğini söylememi bekliyordu. Burası onların evi idi, biz ise misafir. Ve adamlardan bir misafir çıplak olarak yanlarında belirince erkeklerin değişmesini talep ediyordu.

Bu olaydan bir süre önce, tropik ormanlarda yürüyüp zehirli kurbağaları inceliyordum. Zehirli kurbağaların seks yaşamını araştırıyor, cinsel partnerlerini ve yaşadıkları bölgeyi nasıl seçtiklerini bulmaya çalışıyordum. Çocuklarına nasıl baktıklarını ve bunun genel olarak evrim açısından ne anlama geldiğini araştırıyordum.

Araştırmam sonucunda, kısmen de olsa, erkek kurbağaları için ne kadar çok bölgelerini koruma ve başarılı olma yöntemi olduğu ortaya çıktı. Zehirli Madagaskar kurbağalarının başarıya giden bir sürü değişik yolu vardı. Hem doğal hem de cinsel olarak erkek kurbağalar yüksek kalitede bölgeleri ellerinde tutabilerek ya da hiç bir bölgeye sahip olmayarak da (fakat daha sinsi olarak) başarılı olabiliyorlar. Stratejilerdeki bu büyük çeşitlilik ve değişik koşullar altında değişik stratejiler kullanabilme, hayvan davranışları ve oyun teorisi alanlarında üzerinde iyi çalışılmış şeyler.

Bunun hayvanlarda doğru olduğunu biliyoruz, insanlar neden daha az esnek olsunlar ki? Kadın olmanın bir sürü yolu var, erkek olmanın da. Bunlardan bazıları kendilerini kullanan bireyler dışındaki insanlar için kötü olan yollar. Dünya ekolojisine egemen olmuş sosyal bir tür olarak sadece bencil ve rekabetçi değil, işbirlikçi bir şekilde de davranabiliriz ya da davranmalıyız. Toksik erkeklik ve toksik dişilik, özleri itibarı ile bencil modlar ve bunları kullanmayanlar için yok olması gereken davranış modları.

*   *   *

Toksik maskülenite terimini popüler hale getiren hareket ile baktıkları her yerde “beyaz ırk üstünlüğü” gören hareket aynı araç ve sonuçları paylaşıyorlar. Kesişimciselciler (Intersectionalists) şu retorik hile konusunda hep aynılar : tarihi olarak ezilen bir grubun bir üyesi tarafından ortaya atılan her iddia sorgulanamaz bir doğrudur. Bu iddiayı sorgulamak ise bir ezme hareketidir.

Bu da güç elde etmek için yalan söylemeye hazır herkes için kapıları açar. Eğer iddiaları sorgulayamazsan, her türlü iddia ortaya atılabilir.

Sonuç? Irkçılık yaygın bir şeydir. Tüm erkekler toksiktir. İtiraz ediyorum – ama itiraz etmene izin verilemez. Oyun teorisini bilen herkes bu oyunun nasıl biteceğini bilir : masum kişiler sahte iddialar ile şeytanlaştırılırlar ve cadı avına maruz kalırlar. Cinsel saldırı gerçektir ama bu her cinsel saldırı iddiasının gerçek olduğu anlamına gelmez.

Bunu söylemek zorunda olmak bile çok korkunç ama dünya zeki ve merhametli, kadın ya da erkek başka insanlarla diyaloğa açık erkeklerle dolu. Cinsiyete özgü toksik davranış, benim şahit olduğum kadarıyla, çoğunlukla kadınlar tarafında. Tüm erkekler toksik ve tüm kadınlar kurban mı? Hayır.

Çeviri : On Toxic Femininity

Heather E. Heying Evergreen State College’un eski bir çalışanı ve evrimsel biyoloji profesörü. University of Michigan’dan Biyoloji doktorası alan Heying, Madagaskar’daki araştırmalarını ve hayatını yazdığı Antipode kitabının yazarı. Twitter @HeatherEHeying

Klark Kent’in türküsü

Lois Lane Süpermen ile tanıştığında, Süpermen suçlularla savaşıyor, elleri ile çeliği bükebiliyor, lokomotifleri durdurabiliyor, tek sıçrayışta gökdelenden gökdelene atlayabiliyor ve uçabiliyordu! Ve Süpermen Lois Lane ile tanıştığında onun aklını başından aldı, dünyasını sarstı ve o da Lois’e aşık oldu zira Süper-MEN dediğin böyle yapardı. Bir yıllık birlikteliğin ardından Lois, Süpermen ile ilişkisinde bir şeylerin eksik olduğunu fark etmeye başladı.

“Neden suçlularla savaşmak için sürekli dışarda olmak zorunda ki?”

“Maço olduğunu neden sürekli kanıtlamak zorunda? Bu egosunu mu sarsıyor.”

“Feminen tarafı ile bağ kurmalı.”

“Ya benim ihtiyaçlarım?”

“Neden o da olgunlaşıp düzgün bir işe girmiyor?”

“Günüm geçiyor, üstüne alması gereken bazı sorumlulukları var. Ne zaman bir yüzük göreceğim?”

Sonunda bu dırdır Süpermen’i pes ettirir ve Süpermen Lois’in isteklerine (zorlamalarına?) boyun eğer. Zaten eninde sonunda “büyümesi” gerekli değil midir? Zaten doğru olan budur. Ve Süpermen ismini Klark Kent olarak değiştirir (Süper-MEN çok fazla erkek böbürlenmesi bir isim zaten) ve büyük şehirde gazeteci olarak iş bulur. Klark X-Ray görüşe ve lazer yayabilen gözlere sahip olmasına rağmen gözlük takmaya başlar zira Lois gözlüklerin onu kalburüstü, entellektüel gösterdiğini düşünür. Ayrıca Lois Klark’ın gözlüklü halini sevmektedir.

Zaman su akıp gider ve Lois ile Klark evlenirler. Evliliklerinin 5. yılında Lois sıkılmaya başlar. Klark çok sıkıcı ve sıradandır. Onun uçabildiği günleri, çıktıkları zaman yaptığı o komik çelik sütun bükme gösterilerini özlemeye başlar. Klark bunları uzun süredir yapmamıştır. Yapamayacağından değil ama Lois kızacak ve ukala davranırsa o akşam yanına yanaşmayacak diye korktuğundan. Aslına bakarsanız Lois zaten eskiye göre Klark ile cinselliği yarı yarıya azaltmış durumdadır.

Bir hayır gecesinde Lois, zengin ve yakışıklı Bruce Wayne ile tanışır. Bruce karanlık, gizemli ve oldukça fittir! Bruce uçamaz ama birçok başka yetenek ve güce sahiptir. Suçlularla savaşmaktadır! Maske giyio kısa ve anlamlı kelimelerle konuşmaktadır ve kelimelerini boşa  harcamaz. Bruce gözlük takmaz Lois’in istediği değil kendi kafasına esen zamanda gidip gelmektedir. Bruce, her karşılaştıklarında Lois’in omurlarından aşağı  (ve uzun süredir gıdıklanma yaşamayan yerlerinde) titreşim yaratır.

Haftalar birbirini kovalar. Birgün Daily Planet gazetesinde haftada 60 saatlik haftalar sonunda (o lüks apartman dairesi kirası ucuz değildir) Klark metro ile evine döner (uzun süredir uçmak söz konusu olmadığı için). Yolda Lois’e süpriz yapmak için bir demet gül alır (Lois’e kendi feminen yanını gösterdiğinde Lois’in kendisinden uzaklaştığını düşünür) . Dairesine girdiğinde amacı Lois’e süpriz yapmaktır ama asıl süprize uğrayan zavallı Klark olur. İçeri girdiğinde Bruce Wayne Lois’i mutfak masasında domaltmaktadır. Bruce pantolonunu yukarı çekmeye çalışırken Klark, ağzı bir karış açık ve dili tutulmuş vaziyette kalakalır.

“Bunu bana nasıl yapabildin? Birbirimiz için bu kadar çok şey ifade ederken! Bruce kendini ortamdan çıkarmaya çalışırken Klark ağlamaya başlar. Klark duyarlı yanını göstermek adına bugünlerde çokça ağlamaktadır.

“Böyle bir adamda ne buldun?” der Klark, ilköğretim öğrencisi kız çocuğu gibi hıçkırırken.

“Ben … ben kendime hakim olamadım” der Lois umursamadan. “Batman bir süper kahraman.”

Ve tehlike de budur, nerede sen bitersin ve o başlar? 5 yıl kadar önce Identity Crisis yazısını yazma sebebim buydu:erkekler kendilerini, kadının yakınlığına sürekli layık olmaya çalışacakları bir pozisyona koyuyorlar ve kadınlarda anlaşılabilir bir şekilde, kadın çerçevesinin kontrolü eline almasını sağladığı ve cinsel seçilim açısından kendilerine yardımcı olduğu için bu pozisyonu teşvik ediyorlar. Çoğu erkek bunun kendilerine daha fazla kadın yakınlığı olarak döneceğini düşünürlerse kendi hayatlarında temel değişiklikler yapmaya meyilliler. Gerçekten motiveler mi yoksa bunun kendilerine seks olarak döneceğine mi inanıyorlar – A + B = Seks?

İşin en sinsi yanı da şu : erkek kadın yakınlığından ne kadar yoksunsa, kadın için yaptığı değişikliklerin aslında gerçekten istediği şeyler olduğuna o  kadar fazla inanır. Ne zaman bir erkeğin ya da kadının “ilişkimiz için çaba harcıyoruz” ya da “ilişkiler çok fazla emek ve fedakarlık ister” dediğini duysam, bunun hemen her zaman erkeğin kadın idealine göre değişmesi ve taviz vermesi anlamına geldiğini görürüm. Erkek “yontulmuştur”, bozuktur ve değişime ihtiyacı vardır. Bu erkeğin kendisinde gerçekten bir sorun olduğuna inanması aşırılığına kadar gidebilir. O, kadının gerçekliğine uymalıdır zira feminen gerçeklik, doğru gerçekliktir. Acı uyanış ise kadının “yonttuğu” kocasının, başlangıçta arzu duyduğu adamın tamamen zıttı olduğunu keşfetmesi ile gelir.

Çeviri : The Ballad of Clark Kent

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz , Süperman başlamak ve Klark Kent’e dönmemek için ilişkiler setimize bakabilirsiniz.

Rollo Tomassi : Kırmızı Hap camiasının en önemli figürlerinden biri olan Rollo Tomassi'nin The Rational Male kitabı her erkeğin okuması gereken başucu eseri. Oldukça popüler olan The Rational Male bloğunun da sahibi de olan Rollo, The Rational Male - Preventive Medicine (Volume 2) ve The Rational Male - Positive Masculinity: Positive Masculinity (Volume 3) adlı kitapları ile ilk kitabındaki fikirleri daha da geliştirdi. Rollo Tomassi'yi burada Rollo Tomassi etiketinde de takip edebilirsiniz.

Erkeğin ilişkide kırmızı çizgilerini çizmesi

Johnny DeLusion şöyle bir tweet atmış :

Bir kadın sana değer veriyorsa, sen söylemeden, hoşuna gitmeyen tüm davranışlarını düzeltir.

Ciddi ilişki düşünen gençler buna dikkat etsin.

Uzun süreli ilişkilerde gerçekten de dikkat edilmesi gereken bir olgudur bu. Kadın eğer erkeğe erkek olarak değer veriyorsa, erkeğin hoşuna gitmeyen davranışlarını kendi kendine düzeltir. Peki erkek söylemeden erkeğin hoşuna gitmeyen davranışların hangisi olduğunu nasıl bilecek?

Böyle bir kadın bu gibi durumların çoğunda erkeğin hoşuna gitmeyen davranışını erkeğin bakışından ve rahatsızlığı sonucu ortaya çıkan ruh halinden kapar ve ona göre düzeltme yapar. Örneğin beraber dışarı çıkacaksınız ve çok mini giyinmiş olsun. O eteğe bakışınızdan gider değiştirir (ya da bir daha giymez).

Bazı durumlarda ise kadın erkeğin rahatsız olacağını önceden kestirip harekete geçer. Örneğin normal zekaya sahip her kadın ortalama Türk erkeği olan erkek arkadaşının Instagramdaki bikinili fotoğrafından hoşlanmayacağını bilir. O nedenle de kadının erkeğe değer verdiği ilişkilerde o fotoğraflar hesaptan kendiliğinden kalkar. Bir daha aynı tip fotoğraflar postalanmaz. Aynı şekilde sürekli story atmak, fotoğraf atmak gibi alışkanlıklar da kendiliğinden gider.

Bu tweet altında bana şöyle bir soru soruldu :

Ultimatom vermeden, beğenmedigimiz davranışlarını ona nasıl aktarırız?

Her durumun kıza sözsüz aktarılamayacağının farkındayım. Ama bu duruma gelmeden birkaç aşama atlanmıştır genelde ve bunları atlamamış olmanız lazım.

Birinci savunma hattınız sizin gerçekten bir değeri olan, cinsel pazar değerini yaşına göre tepeye çıkarmış bir erkek olmanız. Günümüzde bir kadının maskülen ve kendini gerçekleştiren bir erkek bulması, bir erkeğin dört dörtlük bir kız bulmasından daha zor. O nedenle de aslen değer vermediği erkek ile çıkan ama bunu da erkeğin burnundan getiren oldukça fazla sayıda hatun var. Siz bu erkeklerden olmamaya bakın. 36 yaşında CPD zirvesine çıkmak yerine göbekli, bezgin, gym yolu görmemiş, para kazanmaktan başka artısı olmayan bir erkek olursanız, göreceğiniz standart muamele bu zaten. Ya bekar kalacaksınız ya da size saygısı olmayan bir kadınla beraber olacaksınız.

İkinci savunma hattı ise o ilişkiye hiç girmemek. Örneğin yukarıdaki örnekte ilk savunma hattı, Instagramda sürekli vücudunu teşhir eden, ilgi avlayan hatunla zaten uzun süreli ilişkiye girmemeniz. Beğenmediğiniz davranışı belki de size o kızı baştan elemenizi söylüyordur. İlgi budalalığı, instagram modelliği, kızdan çok erkek arkadaşı olması, teke tek erkeklerle çok görüşüyor olması, aşırı kıskançlığı, başka insanlara karşı kaba davranışları, vs … Bunlar sonradan düzeltmesini isteyeceğiniz beğenmediğiniz davranışlar değil, size aslında o kıza hiç bulaşmamanız için birer kırmızı alarmdır.

Ŭçüncü savunma hattı ise yukarıda belirttiğim gibi kızın kendiliğinden bazı davranışlara sizin için son vermesidir. Hepimiz biliyoruz ki erkek arkadaşı ya da kocası olan bir kadının bekarken yaptığı ama birliktelikte yapmaması gereken şeyler vardır ve bir kadın eğer ciddi ilişki yaşayacaksa bunları bırakmalıdır. Bu herkesin bildiği ama yazılı olmayan bir şeydir.

Ŭçüncü savunma hattında öncelikle yapmanız gereken şey, daha önce de belirttiğimiz gibi uzun süreli düşündüğünüz kızla ilk 4 – 5 ayınızda kızı ve kızın uzun süreli ilişki materyali olarak değerini ölçmektir. Bunun anlamı bu 4 – 5 ayda uzun süreli ilişki yaşamanız ama eğer kızın değerlendirmeden kalabileceği ve kızı bırakacağınız ihtimalini hep canlı tutmanızdır. Bu 4 – 5 aylık dönemde kızın bahsettiğimiz gibi kendiliğinden yapmasını beklediğiniz şeyler olmuyorsa, burada düşünmeniz gereken şey kızın (en azından sizin için) uzun süreli ilişki materyali olmayabileceğidir. Örneğin o bikinili fotolar kalkmıyorsa, ilk aklınıza gelen şey erkekadam.org’a gelip “ağabey kıza o fotoları kaldırması gerektiğini nasıl hissettiririz” gibi abuk bir soru sormak olmamalı. İlk aklınıza gelen şey kızın sizin için uzun süreli ilişki materyali olmayabileceği olmalı.

Dördüncü savunma hattı, bakışlar ve davranışlardır. Bunu en sağlam ilgi yönetimini stratejik kullanarak sağlarsınız :

Birçok erkek kız arkadaşı ile arası iyi iken, kız kendisinin üstüne düşerken temel bir hata yapar ve kadına ilgi vermeyi bırakır. Birçok erkek bunu kadın ilgi çekmek için sorun çıkarana kadar yapar ve hır çıktığında da tam tersi kadına ilgi göstermeye başlar. Bu ilgi illa “tamam hayatım haklısın” diye hatunu onaylamak şeklinde olmak zorunda değildir. Hır çıktığında kavga etmek, kızla dakikalarca soğuk bile olsa mesajlaşmak şeklinde de olabilir. Bunlar da kadın için ilgidir ve kadınlar kavga şeklinde ilgiyi bile ilginin hiç olmamasına tercih ederler.

Yapmanız gereken tam tersidir : kadına iyi zamanlarda yeterince (abartmadan) ilgi göstermenin yanında, kadın sizin için bir şey yaptığında ilginizi arttırmak, kadın hır çıkardığında ya da hoşunuza gitmeyen bir şey yaptığında ise ilgiyi azaltmak veya tamamen geri çekmek. Aynı şekilde özellikle sizin için yaptığı ekstraları ilgi ile ödüllendirmek ama hataları ilginizi tamamen çekerek karşılamak.

Eğer kadına iyi zamanlarda, beğendiğiniz şeyleri yaparken dengeli bir ilgi gösteriyorsanız, beğenmediğiniz davranışı yaptığında ilginizi çekmeye ve birden soğumaya hem krediniz olur, hem de çektiğiniz ilgi hemen hissedileceğinden kadın kendini otomatik olarak size göre ayarlar. Beraber olduğunuz kadın aptal değil. Erasmus’a gitmeyi planlıyorum dediğinde bunu onaylamadığınızı gözünüzden anlar. Eğer bunu bir daha açarsa ilginizi çekerseniz ağzınızı açmanıza bile gerek yok. O bu ilginin neden birden çekildiğini anlar.

Ve son olarak da Rollo Tomassi’nin “anlatma – yap” kuralını uygulamanız gerekebilir. Diyelim ki hatun ben Erasmus’a gitmek istiyorum diye ısrar ediyor ve siz de buna karşı çıkıyorsunuz. Bu gerginlik tırmandığında “Erasmus’a gitmeni istemiyorum, gidersen bu ilişki biter” diye ultimatom vermemeniz lazım. “Erasmus’a gitmeni istemiyorum” demeniz ve ultimatom kısmını söylememeniz lazım. Eğer Erasmus’a gitmek istemediğinizi bildiği halde gitmeye karar verirse o zaman ilişkiyi bitirirsiniz. Bu aşamada kız Erasmus’a gitmeyi ya da sizinle kalmayı seçer.

Örneğin hatun size saygısız. Saygı bir erkeğin kazandığı birşeydir, sorarak aldığı ya da kıza “ya saygı ya ben” diye ültimatom vererek elde ettiği bir şey değildir. Bu nedenle de kıza ültimatom verirseniz, kızın size saygısı daha da azalır. Aslına bakarsanız kız belki de size saygısını kaybettiğinin farkında bile değildir ve bunu konu ederek kızın bilinçaltında giden bir olayı ona da farkettirip daha da hızlandırabilirsiniz.

Yapmanız gereken kız size saygısızlık yaptığı zamanlara kızı tolere etmemeniz. Bakışlarınızla ve hatta sözel olarak “böyle davranmayı kes” demeniz yeterli. Böyle davranmayı kesmez ise ne yapacağınızı ise söylemeyeceksiniz (ultimatom). Eğer buna devam ediyorsa da elinizde ise kızı postalamanız elinizde değilse kendinizi hemen kızın yanından postalamanız yeterli. Asla nedenini açıklamadan (bana saygı göster diye dilenmeden). Daha önceden belirtmiştik, ültimatomlar özellikle sevgili ya da evlilik hallerinde erkeğin karizmasına zarar verici şeylerdir.

Bir örnek daha vereyim ya da daha önce vermiştik tekrarlayalım. Diyelim ki hatun sizinle seks yapmaya isteksiz ve seksi hep siz başlatıyorsunuz. “Ya seks yaparız ya da …” diye ültimatom vermek ya da seks istediğinizi sözel olarak belirtmek zararlıdır. Sonuçta evli ya da uzun süreli ilişki içinde iseniz birbirinize başkaları ile seks yapmama sözü veriyorsunuz. Bu madalyonun diğer yüzünde ise birbirinize seks sözü vermiş oluyorsunuz. Eğer karınız ya da kız arkadaşınız böyle bir sözleşme yokmuş gibi davranıyorsa ne söyleyeceksiniz? Tabii ki hiçbir şey. Uzun süreli ilişki erkeğin ilgi, kadının seks verdiği  bir alışveriş gibidir (kabaca böyle yoksa erkek de seks, kadın da ilgi verir ama iki cinsiyetin karşıdan beklediğinde öncelikler farklıdır). Alışverişin kadın tarafı artık vermiyorsa, erkek tarafının yapacağı şey kendi verdiğini geri çekmektir. Birincisi, asla seks başlatmazsın ve kadın ne zaman başlatacak beklersin. Birden bire seks istemeyi bırakmanın kendisi zaten kadına sözle söyleyemeyeceğiniz kadar güçlü bir mesajdır. İkincisi ise ilginizi kadından özellikle dışarıda uzun süre kalacağınız alanlara kaydırmanızdır. Bu dışarıda daha fazla zaman geçirmenin korku oyunu olduğunu da söylemeye gerek yok. Ve son olarak eğer düzelme olmuyorsa sözel olarak “ya seks yaparız ya da boşanırız” diye ültimatom vermezsin. Bir avukata gidersin ve boşanma işlemlerini başlatırsın.

Tekrar edeyim. İlişkilerde erkeğin kırmızı çizgilerine saygılı bir kadınla birlikte olmasının en sağlam yolları (a) erkeğin öncelikle ilişki materyali bir kadını seçmesi ve ilişki materyali olmayan bir kadını elemekten korkmaması ve (b) kırmızı çizgilerini sözel olarak belirtmek yerine kırmızı çizgilere yaklaşmanın ve o çizgileri geçmenin sonuçlarını kadınına yaşatmasıdır.

Kırmızı çizgi ihlali sonrası ise yumuşak bir sonraki yöntemini kullanabilirsiniz.

Çoğunuzun bu konuda elinin kolunun bağlı olmasının nedeni kızın sizi seçmeyip çizgiyi aştığında kızı bırakma cesaretinizin olmaması. Kızı illa bırakmayacaksınız belki ama mesele kırmızı çizgi (çerçeve) olduğunda bunu göze alacak cesaret lazım. Cesaret eksikliği kadar önemli bir problem de feminen öncelikli toplumun kadını ölçüp biçme fikrinden erkeği utandırması. Bu belki daha güçlü bir problem. Birçok erkeğin bu konuda bocalama nedeni kıza kırmızı çizgi çizmekten utanması ya da utandırılması. Kızın çok fazla erkek arkadaşı olmasından rahatsız olsa da bunu korktuğundan değil de geri kafalı olmaktan utandığı ya da utandırıldığı için belirtmeyebiliyor. Bu tür utançlarınızı sorgulayın ve sizin kendi kendinizi kurban etmeniz temelli olanları atmaya bakın.

 

Aldatan kadın nasıl davranır?

Geçenlerde okur Haydar, kız arkadaşının kendisini aldattığından şüphelendiğini belirtip aldatan kadın belirtileri nelerdir diye sormuştu:

Aldatan kadının verebileceği sinyaller nelerdir ?

İlişkilerimde ki en büyük sorunlardan bir tanesidir. Ya bir paranoyağım, ya da hapı hazmedemedim. Ancak, şüphe ile devam ediyorum. Ne gibi durumlara göre karar vereceğimi bilemiyorum.

” Bitir / Devam et ” Bunun kararına nasıl ulaşabilirim ?

Bunun hakkında bir yorum veya bir yazı alırsam çok memnun kalırım, Teşekkür ediyorum.

Bu konuda yazacağımı söylemiştim. Haydar’ın sonradan yazdığına göre şüpheleri gerçek çıkmış ve kız aldatıyormuş. Orada bahsettiği aldatılma korkusu ve paranoyası hakkında daha sonra bir yazı daha lazım. Şimdilik kısaca şunu söyleyeyim, bir kadın yüzünden asla ama asla kafa patlatıyor ya da uykunuzu kaçıracak kadar stresleniyor olmamanız lazım.

Aldatılma korkusu, erkeğin kadından daha güçlü yaşadığı bir korku. Bunun nedeni aldatılmanın erkeğe maliyetinin kadına olan maliyetinden çok yüksek olması. Erkek 100 kere aldatsa da kadının doğurduğu çocuğun kadından olduğu kesindir. Erkeğin ise babalık testinin yaygınlaştığı son 15 yıla kadar çocuğun kendinden olduğuna emin olabilmesi mümkün değildi. Bu nedenle zaten aldatılmayı kadınlar erkeklere göre daha kolay (göreceli olarak) affederler.

Bu ciddi üreme maliyeti, erkeğe aynı zamanda güçlü bir içgüdü getirmiştir. Erkek doğal ve içgüdüsel olarak bunu hisseder çoğu kez ama mavi haplının gözünü oneitis bürür en bariz işareti es geçer. Öbür uçta kırmızı hapı sindirememiş erkek en ufak tatsızlıkta paranoyaya vurup hayatı kendine de kıza da zehir eder (ve hatta aldatılma paranoyası erkeğin kadını negatif de olsa zihin merkezine oturtacağından kadını erkekten soğutup sonunda erkeğin gerçekten aldatılmasına bile neden olabilir) ama genellikle bu içgüdüyü dikkate almak gerekir.

Kadının aldattığını gösterebilecek işaretleri sıralamadan şunu da belirteyim ki bu işaretler kadının erkeği 100% aldattığını göstermez ama erkeğin bu konuda araştırma yapması gerektiğini gösterir. Şunu da söyleyeyim, bu yazı evli veya uzun süreli ilişki içindeki erkeklere hitap ediyor. Tabak çeviriyorsanız, yani kadına bağlılık sözü vermiyorsanız, kadının da size bağlılık sözü vermemiş olması ya da bir bağlılık varmış gibi davranması bonustur, beklentisinde olmanız gereken bir şey değil.

– Seksin birden azalması veya tamamen yok olması.

– Kadının ilgisinin birden azalması veya tamamen yok olması.

– Kadının iletişim araçları ile ilişkisinde ani değişim. Telefonuna birden şifre koyması, eskiden öyle değilken birden bire telefonu ile sizi asla yanlız bırakmaması, telefonu ile odaya kapanıp birileri ile mesajlaşması, telefonunun ekranını aşağı gelecek şekilde koymaya başlaması, telefondaki whatsapp gibi uygulamaların notifikasyonlarını kapaması, vs …

– Artan dırdır ve birden bire yaptığınız herşeyin kadına batmaya başlaması

– Kadının birden bire sizi aldatmayla suçlamaya başlaması ya da genel olarak size utandırma taktikleri uygulamaya başlaması

– Kadının birden bire geceleri geç gelmeye başlaması, “arkadaşları” ile dışarda fazlaca takılmaya başlaması. Kadının yakın arkadaşları, hatunun sizi aldattığını bilse de ona yalancı şahitlik yapabilir. Şimdi nerede okuduğumu bulamadım ama bir elemanın karısınının arkadaşı, kadın diğer erkek ile dışarıda iken ikisinin daha önceden beraber çekilmiş fotoğraflarını instagramda yayınlayıp “Mervişim ile kahve keyfi” falan diye Mervişi tagliyormuş mesela. Adam Mervişi kendisi ile sansın diye.

Gelelim aldatan kadın belirtilerine :

– Normalde aldatılma paranoyası olan biri değilseniz, içgüdüleriniz sağlam belirtidir.

– Hatunu Tinder‘da veya başka dating uygulamalarında görmeniz 😀

– Bazen de hatunun birden ilgiye ve sekse doyması ile size normalde olduğundan iyi davranması.

– Hatunun sizi biriyle karşılaştırıyormuş gibi konuşmaya başlaması

Yukarıdaki gibi işaretlere yaklaşımınız, ciddi bir hastalık belirtilerine yaklaşımınız gibi olmalı. Birden kilo kaybetmeye başlamanız, aynı yerde haftalarca geçmeyen ağrı, lenf bezlerinizin şişmesi sizin 100% kanser olduğunuzu göstermez ama bu konuda aktif olarak doktor kontrolü aramanızı gerektirir. Aldatılma işaretleri de böyle. Yukarıdaki bazı maddeler hariç çoğu belirti daha ciddi araştırmayı gerektirir, illa aldatıldığınızı göstermez.

Fakat bence asıl ilgi çekici konu Haydar’ın bahsettiği aldatılma paranoyası. Eğer aldatılmayı paranoya yaparsanız kendi kendini gerçekleştiren kehanet moduna girersiniz :

– Duygusal olarak zayıflarsınız ve kadının aldatıp aldatmadığını kafanıza takmanız onu zihin merkezinize almanıza neden olur.

– Kadını bir kez zihin merkezinize koydunuz mu kadın bunu hemen algılar ve sizden soğumaya başlar.

– Terk edilirsiniz ya da aldatılırsınız.

Aldatılma ihtimalinin sıfır olduğu bir ilişki yok maalesef. Siz daha maskülen olursanız ve kadınınız hipergamisine dizgin vurabilen biriyse ihtimali azalır ama sıfır olmaz. Aldatan kadını silebildiğiniz sürece aldatılmanın kendisini o kadar takmayın. Bu lafım özellikle evli olmayan erkeklere. Evli erkekler aldatan kadını öyle kolay silemez (duygusal olarak kolay silebilir belki ama boşanmasıdır, nafakasıdır, çocuklardır silmek öyle ha deyince olan bir şey değil). Ama uzun süreli ilişkide iseniz ve aldatılma paranoyası geliştirdi iseniz, o kızın artık yoldaşınızdan ziyade zihin merkezinizi işgal eden bir tanrıça, sizin de oneitis hastası olmanız muhtemel. Bakın bu aldatılmaktan kötüdür.

Son olarak şunu unutmayın : aldatma olayında aldatan taraf suçludur. NOKTA. Erkek aldatıyorsa erkek suçludur, kadın aldatıyorsa kadın. Toplum gerçi aldatma olayında erkeği suçlamaya hazır ama kadın aldattığında birçok kadın ve ruhu kadın erkek çıkıp erkeği “kim bilir ne yaptın da seni aldattı” diye suçlayacak ya da “eğer tatmin olsa idi neden aldatsın, demek ki sen onu tatmin edemedin” diye goy goy yapacaktır. Bu farelerin hepsine siktir çekin.

Yalvarırım bana boşanma kozu ver

Rollo Tomassi her hafta Amerika’da yayında olan bir radyoda Pat Cambpell’ın programına katılıyor ve gündemdeki olaylarla dinleyici sorularını kırmızı hap çerçevesinden tartışıyor. Bu İngilizce programlar podcast olarak ve internette dinleyebileceğiniz şekilde kaydediliyorlar.

Bu hafta giderek artan oranda rastlanan klasik sekssiz evlilik ile ilgili bir okur mektubunu değerlendirdiler. Aşağıdan dinleyebilirsiniz ama ben size özetleyeceğim ve Rollo’nun yorumlarına kendi yorumumu da ekleyeceğim.

Tavsiye isteyen erkeğin derdi kısaca şu :

“Kısa keseceğim, taş gibi soğuk ve ölü bir evlilik içindeyim ve yardıma ihtiyacım var. Hukuki tavsiye istemiyorum ama senin ve Rollo’nun evliliğimin bulunduğu durum hakkında zaten bildiğimi düşündüğüm şeyi onaylamanızı istiyorum. Ayrıca eşimin bana savurup durduğu saçmalıkları da analiz etmenizi istiyorum.”

Adam 36, kadın 32 yaşında. 8 yıldır evliler ve biri 4 yaşında diğeri 8 aylık iki tane çocukları var. Dini inançlarının güçlü ve evlilik öncesi cinsel ilişkinin din tarafından yasaklanmış olmasına rağmen evlenmeden cinsel ilişkiye başlamışlar ve adamın anlattığına göre seks evlenene kadar harikaymış.

Şu an temel problemler şunlar : Evlenene kadar seks süper ama evlendikten sonra hızla azalıp yok olmuş. 36 ve 32 yaşında olmalarına rağmen son 4 yıldır sekssiz evlilik tanımına uyan miktarda (yılda ortalama 10 kere) bir seks yaşamları varmış. İlk çocuktan sonra hatun adamla 1 sene seks yapmamış. Son 9 aydır yine hiç seks yapmamışlar. Hatunun adama ilgisi sıfır ve sadece yeni bir ev ya da çanta gibi bir şey isteyecekken ya da ikinci çocuktan önce biraz samimiyet ve ilgi göstermiş.

Adamın bildiği kadarıyla aldatma yok ama en son akşam tartışmışlar ve kadın şu ilginç şeyi söylemiş : “Beni aldatman ya da beni dövmen için dua edip duruyorum”.

Öncelikle burada tabii ki hikayeyi tek bir taraftan dinliyoruz. Ama bu tür evliliklerin çok yaygın olduğunu bildiğimiz için hikayeyi gerçek olarak alıp yorumlayabiliriz. Pat Cambpell zaten adamı aramış ve biraz sosyal medyada araştırarak çiftin varlığını doğrulamış.

Sondan başlayalım. “Beni aldatman ya da beni dövmen için dua edip duruyorum” kısmını yanlış bir şekilde “demek ki sert ve arzulanabilir bir erkek olmamı” istiyor diye yanlış yorumlamak ve Allah korusun böyle bir talebe uymak mümkün. Sakın ha! Burada bariz bir şekilde evliliği bitirme yolunda ilerleyen ama muhtemelen inançları nedeniyle boşanma davasına standart modern kadın gibi gönül rahatlığı ile atlayamayan bir kadın var. Kadının bu isteğinin nedeni adamın daha maskülen olmasını arzulaması değil, boşanma konusunda eline koz ve neden vermesi. Eğer kendisi boşanmayı başlatırsa kendisini yargılayacak olan vicdanı ve çevresini “beni aldattı” veya “beni dövdü” susturabilmek istiyor. Üstelik bu ikisinden biri boşanırken adama boşanma tecavüzü etmesi için de birer bahane. Bir taşla iki kuş.

Ne çocukları ne de geleneği zerre takmayan kadın sayısı azımsanamayacak kadar çok olsa da inanç, vicdan, kişilik, vs. ile boşanmaya hemen atlayamayan ve kendini kapana kısılmış hisseden kadınlar çoğunluktadır. Yanlış anlamayın, bu kadınlardaki hipergami dürtüsü, “amımın keyfi için aileyi de yakarım, çocukları da” diye çığlık çığlığa bağıran bir feminist kadar güçlü yani AWALT durumu yok. Ama AWALT yazısında bahsettiğimiz gibi o hipergami dürtüsü ile harekete geçiş şekli farklı.

Buradaki hatunun kapana kısılmışlık hissine benzer bir hikayeyi uzun süreli ilişkiyi hemen kesip atamayan hatunun “yalvarırım terk et beni” yazısında görmüştük. Bu tür tavsiyeler isteyen erkeklerin “zaten bildiğimi onaylamanızı istiyorum” demesine bakmayın.  Genelde olayı tam olarak ne olduğunu görerek yorumlayamamış ve istedikleri sonucu elde etmelerini sağlayacak mucize haptır. Burada maalesef mucize hap durumu yok. Evlilik bitmiş.

Toplum ve adamın kendi içindeki ölmemiş mavi haplı ona tam tersini söyleyecek. Evlilik bu duruma gelmişse senin suçun ve sen evliliği kurtarmak için elinden geleni yapmalısın. Bu eleman da zaten bu tür hatunu yeniden elde etmeye çalışma ritüellerini (onu daha çok memnun etmeye çalışma, yemeğe çıkarma, hediyeler, vs …) yapmış zaten. Oysa burada kararını çoktan vermiş bir kadın var.

Eleman sonradan bombayı patlatıyor. Kadın buna sormadan evlilik danışmanı ile randevu ayarlamış ve sadece kendisi bu randevuya gidecekmiş. Adama bunu söyleyişi de cins : “Akşam eve geliyorsun (çocuklara bakacaksın) ben kendine evlilik terapisi randevusu aldım.”

Boşanma öncesi evlilik terapisi genelde kadının boşanmadan önce “bakın herşeyi yaptım ama olmuyor” bahanesi elde etmek için istediği bir zımbırtıdır. Burada muhtemelen kadına bu aklı veren bir avukat var.

Yukarıdaki hikaye çok sık rastlanmaya başlayan bir hikaye. Kadının evlenme ertesi adamdan soğumaya başlaması ve birinci çocuktan sonra adamdan tamamen soğuması. Bazen 2. çocuk için adama yanaşması (ki soğuk bir kadının birden “hamile kalma” hedefi ile ısınmasına her zaman şüphe ile bakılmalı) ama sonunda birden soğuması ve eninde sonunda da boşanması.

Kadının hal ve tavırlarından çıkarabileceğiniz henüz daha duvara tam toslamamışken daha iyisini bulabileceğine inandığı ve kendisinin bu adama göre fazla iyi olduğu. Fakat ortalama bir mavi haplıya karmaşık gelen sinyalleri biraz kırmızı hap gözüyle okursanız, hatun direkt söylemese de oldukça net bir şekilde ne istediğini ve nereye doğru yol aldığını adama anlatıyor. Sözleriyle değil elbet, kadınlar dolaysız değil dolaylı iletişime geçerler, ama davranışları ile.

Yalvarırım terk et beni yazısından :

Tamam bu yeni uyanmaya başlayan betalara oldukça zor gelecek ama bir kadının asıl mesajını davranışlarından çıkarmak, “uyanmak” yönündeki en önemli adımlardan biri. Bu adamın durumunda kadının demek istediği, azıcık uyanmış bir erkek için bile oldukça açık. Kadının davranışı muhtemelen sıkıcı hale gelmiş olan ev yaşamından kaçma dürtüsü ile “kızlarla dışarda” iken önüne gelen bir fırsatı değerlendirmesinden ibaret. Forumdaki birçok yazar tahmin edileceği üzere olanların muhtemelen basit bir öpücükten daha fazlası olduğunu yazmış.

Bu aşamaya gelen adamlar genelde 2 şeyi yanlış yaparlar : birincisi tam cinsel pazar değerleri artmaya başlayacak iken cinsel pazar değeri azalmakta olduğu için can havliyle herhangi eli yüzü düzgün bir erkeğe atlayan bir kadınla evlenmek ve evlendikten sonra kendi cinsel pazar değerini salmak ve ikincisi de sırf nikahlandı diye artık performans yükü olmadığını düşünmek ve karısından kendisini annesi gibi sevmesini beklemek.

Fakat erkeğin bu aşamaya bir kez gelindiğinde yapabileceği tek bir şey var : ön saldırı yani boşanma davasını kadından önce açmak. Hemen bir avukatla görüşmesi zaten şart. Sekssiz evlilik boşanma sebebi ve bunu kullanması lazım.

Biliyorum boşanmak erkek için korkutucu. Bunun anlaşılır nedeni boşanma sürecinde erkeğin aşağılık bir yaratık muamelesi görmesi. Kim yılların birikiminin yarısının alınmasını, beraber olmadığın bir kadına para ödemeyi ve en önemlisi de dün beraber yaşadığı çocuklarını haftada bir – o da olursa – görmeyi kolayca göze alabilir ki! Ama burada boşanma nasıl olsa gelecek ve en azından bu süreci kontrol etmek erkeğin yararına.

Boşanma korkusunun daha az anlaşılır ikinci nedeni de yeniden cinsel pazara girmek ve orada avlanmanın performans yüküne maruz kalmak. 36 yaşında 2 çocuk babası iken birçok erkek ne gerek var diyebilir. Ama bu senaryoda zaten adamın bunu yapması lazım zira evliliğinde cinsellik yok.

Ve boşanma korkusunun hiç de anlayışla karşılanmaması gereken nedeni, erkeğin böyle davranan bir kadını hala karısı olarak istiyor, Disney masalı ölene kadar mutlu yaşadılar anlatısını gerçekleştirme arzusunda olması.

İlgi Yönetimi 2

Bir önceki yazıda ilgi yönetimi konusuna girdim ve ilginin ne zaman verilip ne zaman verilmeyeceğini ayarlama konusuna değindim. Bugün ise yönettiğiniz bu ilgiyi nasıl değerli kılacağınıza, ilgi yönetimi konusundaki modern zaman problemlerine ve bunları nasıl aşabileceğinize değineceğim.

Fakat şu da var. Bir şeyin çokluğu onu değersiz yapar. Günümüzde bu hem bir problem hem de bir nimet.

Bir erkek ilgisini çok fazla miktarda kadınına verirse, ilgisinin değeri düşer. Fazla basılan paranın değerinin düşmesi gibi. Aynı şekilde erkeğin ilgisi her zaman ve her koşulda fazla fazla ulaşılır ise, o erkeğin ilgisinin değeri düşer. İlginizin değerli olması için, ilişkinizin hayatınızın merkezi değil, bir alanı olması lazım. Dikkatinizin ve ilginizin işiniz, arkadaşlarınız, ilgi alanlarınız, ilişkiniz, vs. arasında dağılması lazım. Eşit miktarda olmak zorunda değil ama toplam ilginizin çoğu hiçbir zaman partnerinizde olmamalı.

Yalnız ilginizin kısıtlı olmasının onun değerini arttırmasının da bir sınırı var. Bir seviyenin altına düşerseniz ve orada çok kalırsanız, yani partnerinizi sürekli ihmal eder ya da ona mesafeli olursanız, ilginizinin değeri azalmaya başlar. Yani bu konuda belli bir denge noktasında durmanız çok önemli.

Bu denge noktasını bulmak aslında erkeğin doğal olarak yapabileceği bir şey ama birçok erkek maalesef “o denge noktasını nasıl bulacağım” diyor. Genel kural ilginizin kadının bir iki tık altında olması yani bu bir iki tık altında seviyesi ile onun ilgisi yüksekse yükselir, düşükse düşer. Örneğin kadının ilgisi genelde hormonal dalgalanmaları ile azalır ve artar. Azaldığı yerde kendi işinize daha çok bakarsınız yani siz de azaltırsınız. Arttığı yerde kendi işinize daha az bakarsınız. Fakat bu bir tık altı olayının istisnaları var mesela kadın hastayken 3-4 gün onunla çok fazla ilgilenmeniz gerekir, bazen işiniz çok yoğundur 3-4 gün hiç ilgi göstermezsiniz.  Belli bir süre içinde ortalamadan bahsediyoruz.

Yalnız kadınlar arzu duydukları erkeğin tüm ilgisini ve zamanını isteyebilirler. Buna da karşı koymanız önemli zira bu kadının içgüdüsel ve bilinç altında yaptığı bir testtir. Erkeğin bunu ayarlaması aslında çok zor değil. İşinizden, sporunuzdan, sosyal hayatınızdan çok geri kalmaya başladınız mı anlayın ki fazla ilgi veriyorsunuz. Temel ölçüt bu.

Sizin ilginizi değerli yapan en önemli şeylerden biri de, sizin dikkatinizle ne yaptığınız. Bütün gün oyun oynayan, porno izleyen, aylaklık yapan adamın ilgisi değersizdir zira o ilgisini zaten değerli bir şeyden arttırmaz ve ikincisi kendisi değersizdir.

İlginizi değerli yapmak istiyorsanız öncelikle zamanınızı, emeğinizi ve dikkatinizi değerli bir amaca yöneltin. Kendi zamanınıza ve dikkatinize önce siz değer verin. Henüz yüksek değerli bir erkek olmasanız bile o yolda yürüyen ve potansiyeli olan bir erkek olun. Kendi kafanızda en azından. Disiplinli bir şekilde yaptığınız şeyler olsun.

Dikkat edin bunların kadınlarla ya da kadınların sizin ilginize olan tepkisi ile zerre alakası yok. Tamamen sizin kendinize bağlı ve kırmızı hapta sık sık söylediğimiz gibi buraya kadınlar yüzünden gelseniz de temelde probleminiz emeğinize ve zamanınıza saygısızlığınız, kendi zamanınızı ve emeğinizi değersiz görmeniz ve sonuc olarak da kendinizi değersiz görmeniz.

Vereceği ilginin ve ilişkinin kadınların gözünde değeri olmayan adamlara bakın. Hemen hepsi zaten kendi zamanına ve dikkatine değer vermeyen, disiplinsiz, tembel ve zamanlarını boşa harcayan adamlar. Buraya kendi zaman ve emeklerine yani kendilerine değer vermemeye devam ederek kadınların kendilerine değer vermesini sağlayacak mucizeler aramaya geliyorlar.

Kadınları suçlamak kolay, “ben kendime değer vermiyorum ama olsun asıl mesele bu orospuların bana değer vermemesi “ gibi aptalca bir anlamı olmasına rağmen. “Birader kadınlar sana ve dikkatine değer vermiyor tamam da bunun nedeni senin kendine ve dikkatine değer vermemen olabilir mi” diyor. Bu mesajı kabul etmek ciddi anlamda kişisel sorumluluk ister, sonrasında harekete geçmek ise disiplin, sabır ve çalışkanlık. Keşke mucize hap olsaydı gençler. Satar milyarder olurdum.

Neyse, konuya donelim. İlginizi bir kez bu şekilde değerli kıldıktan sonra zaten otomatik olarak kısıtlayacaksınız ama ek olarak da kısıtlamanızı, her durumda ve sürekli kadına yöneltmemenizi tavsiye edeceğim. Öncelikle amacınız ve hedefiniz için çalışmaktan arta kalan ilginin odağında kadın olmamalı. Bu kalan ilginizi arkadaşlarınız, hobileriniz ve kadınınız paylaşmalı. Haftada bir kere de olsa erkek arkadaşlarınız ile çıkıp erkek erkeğe yaptığınız aktiviteler olmalı. Bilgisayar başında olmayan bir hobiniz olmalı.

Dikkat edin, kadına ilgisizlik kasın demiyorum. Öncelikle siz ilgisiz imajı çizmek için ilginizi piyasadan kasarak çekebilirsiniz ama eğer ilginizi değerli yapacak bir misyonunuz yoksa hem bu ilgi çekme esnasında kendi kendinizi yersiniz hem de zaten değerli olmayan bir ilginin kadının gözünde de değeri yoktur. Ha çekmişsiniz, ha vermişsiniz.

İlgi kısıtlamaya kasmak  yerine ilginizi hedefiniz, hobileriniz, arkadaşlarınız ve kadınınız arasında paylaştırırsanız, hedefiniz harici ilginin çoğunu kadınınız bile alsa o ilgi kısıtlıdır ve değerlidir. Bu şekilde kasmadan ilginiz kısıtlanmış ve değerlenmiş olur.

Ve son olarak da ilginize para gibi davranın. Biriktirin, boşa harcamayın. Sağlam bir amaca, hobilere, arkadaşlara vs … harcadığınızdan artanı da bilinçli harcayın. Instagram popolarına like, bir yere gitmeyecek ve nextlemeniz gereken hatunlara zaman olarak harcamayın. Kavgalara, karşılıklı mesajlaşmalara harcamayın. Hoşunuza giden davranışları ödüllendirmeye, sizin zamanınıza değer veren kadınlar, vs … için harcayın.

 

İlgi Yönetimi

Evet arkadaşlar, bugün konumuz ilgi yönetimi daha doğrusu ilişkilerde ilgi yönetimi.

Gün içinde dikkatimizi vermemiz gereken çok fazla şey ve insan var. Bu insanlardan biri de beraber olduğumuz kadın. Ve maalesef birçok erkek, kadınına ilgi gösterme konusunda uçlarda yaşıyor. Ya, kadınını hayatının merkezine koyarak çok fazla ilgi gösteriyor ya da kadınını cepte görerek çok az ilgi gösteriyor. Oysa bir kadınla ilişkinizde dengede olmalısınız. Ne hayatınızın merkezine koyup çok fazla ilgi göstermelisiniz ne de cebinizde görüp çok az ilgi göstermelisiniz.

Yine maalesef birçok erkek kadını kendisine ilgiliyken, iyi davranırken çok az ilgi gösteriyor ve kadını kendisine ilgisizken ya da kötü davranırken çok fazla ilgi gösteriyor. Bu ilgi kavga ya da saatlerce negatif yüklü bir şekilde mesajlaşmak şeklinde de olabiliyor. Oysa yapmanız gereken bunun tam tersi yani ilgiyi ve iyi davranışları abartmadan ilgi ile ödüllendirirken, ilgisizlik ve kötü davranışlarda ilginizi çekmeniz gerekir.

Şimdi devam etmeden ilgi vermek ve ilgi çekmek ne demek onu açıklığa kavuşturalım. Birçok erkek özellikle ilgi çekme olayını çok yanlış anlıyor. İlgi çekmeyi soğuk davranmak, düz trip atmak sanıyor ve sonunda da karın ağrısı bir kadın gibi trip atıyorlar.

Daha fazla ilgi vermek arkadaşlar, daha fazla ilgilenmek, dikkatini vermek, dinlemek, aramak, konuşmak, dokunmak, sarılmak gibi şeyler. Gün içinde çeşitli alanlara dağılmış ilgi ve dikkatinizin daha çoğunu sevgilinizle ya da partnerinizle paylaşmak demek. İlgi çekmek ya da daha az ilgi vermek de, bunları daha az yapıp, hayatınızın daha farklı alanlarına odaklanmak demek. Daha çok sevmek – daha az sevmek, daha sıcak ve daha soğuk olmak değil. Yani ilginizi çektiğiniz bir zaman diliminde işinize veya spora daha fazla zaman ayırıp, partnerinize daha az zaman ayırırken, beraberken partnerinize sevecen ve sıcak davranabilirsiniz.

Şimdi ilgi yönetimini anlatmak kolay, yapmak zor. Zira ilgi yönetimi, birçok erkeğin duygularının zorladığı davranışlara karşı koymayı ya da onların tersini yapmayı gerektiriyor. Maalesef davranışlarımızın ne olacağını belirlerken sadece rasyonel düşünce değil, duygular ve duygusal ihtiyaçlar da önemli rol alıyorlar ve duygularınızı yönetmeyi öğrenmediyseniz, biliyorum ama yapamıyorum oluyorsunuz. Gerçi birçok erkek bunları bilmiyor ama bilip de yapamayanların temel derdi, duygularını yönetecek gücü kazanmaya emek harcamamaları.

Birçok erkek, kadını ilgisizleştiğinde, negatif düşüncelere yatkınlığından dolayı kaygıya kaplıyor. Çok da önemli olmayan ve hatta ilişkiyle alakalı olmayan bir ilgisizlikte (örneğin kadının zihnini meşgul eden bir iş durumu olduğunda), kaygıya kapılıp çok fazla ilgi göstermeye başlayabiliyor. Burada özellikle kaygılı bağlanma eğilimleri varsa, kişinin kendisini tutması oldukça zor oluyor.

Partneriniz yani sevgiliniz ya da eşiniz size ilgi gösterirken de, bu sefer pozitif duygulara fazla kapılıp, karşınızdaki insanın da duygusal ve ruhsal ihtiyaçları olduğunu, ilişkide sadece kendi ihtiyaçlarınızı değil, partnerinizin ihtiyaçlarını da karşılamak gibi bir ödeviniz olduğunu tamamen görmezden gelebiliyorsunuz. Partneriniz bunun sonucunda hır çıkarmaya ya da soğumaya başladığında da, az önce bahsettiğimiz kaygı tarafına geçip aşırı ilgi gösterebiliyorsunuz. Bu aşırı ilgi sadece “affet beni Gönülll” ya da “Tülay evine dön” şeklinde olmak zorunda değil. Kavgalar ve uzun tartışmalar şeklinde de olabilir.

Doğru ilgi yönetiminde ise ilişkinin normal akışında, işiniz ve ilgi alanlarınız içinde partnerinize zaman ayırmayı ve ona ilgi göstermeyi unutmamalısınız. Ayrıca sizin için yaptığı şeyleri de ilgi ile ödüllendirmelisiniz. Örneğin akşam size gelirken sizin için sevdiğiniz bir yemeği alıp getirdiyse, siz de bir akşam onu yemeğe çıkarın. Ya da çiçek alacaksanız ilgisi iyiyken, beklemediği bir anda alın. Çoğu erkek çiçeği, partneri kendisine kızdığında, soğuduğunda ya da sıklıkla kötü davrandığında alır! Resmen sevgilisine, çiçek almak için trip atması gerektiğini öğretir ?

Partnerinizin size soğuk davranmasını, yanlış yapmasını, çatışma çıkarmasını ise ilgi ile ödüllendirmeyin, ilginizi geri çekin. Örneğin sizi çekmek istediği kavgaya girmeyin. Ya sakin konuşun ya da olmuyorsa sakinleşince konuşuruz diyerek ortamdan çıkın.

İlgi yönetimi ile bir süre sonra karşınızdaki insanın daha fazla oranda istediğiniz şekilde davranmasını sağlayabilirsiniz. Erkek adam sitesinde bu konuyla ilgili yazdığımda birçok insan “ne ya Pavlov’un köpekleri” mi bu diye çıkışmıştı. Ne alakaysa.

Pavlov’un köpekleri olayı yani klasik koşullanma, istemsizdir (ağzından salya akması gibi). Burada bahsettiğimiz şey edimsel koşullanma (operant conditioning) ve bilinçlidir. Edimsel koşullanma ödül ve ceza mekanizmalarıyla istenilen davranışın öğretilme metodudur.

Ama bu olaya sadece ödül – ceza – koşullama olarak bakmak bence yanlış. Bu olay daha çok pozitif ilişki bağını ilgi ile besleme ve negatif ilişki kopukluklarını ilgi ile beslememe olarak görülmeli.

Bir sonraki bölümde yönettiğiniz bu ilgiyi nasıl değerli kılacağınıza, ilgi yönetimi konusundaki modern zaman problemlerine ve bunları nasıl aşabileceğinize değineceğim.

Tekrar ediyorum,  ilgiyi çekeyim derken trip atmayın.

Not 2: Bu yazıyı okuyan bir arkadaş yorumlarda “Pavlov’un köpekleri” gibi demiş. Değil. Pavlov’un köpekleri olayı yani klasik koşullanma, istemsizdir (ağzından salya akması gibi). Burada bahsettiğimiz şey edimsel koşullanma (operant conditioning) ve bilinçlidir. Edimsel koşullanma ödül ve ceza mekanizmalarıyla istenilen davranışın öğretilme metodudur.

Çeşitli meslekler ve esnaf ne kadar kazanıyor?

Bir önceki yazıda Türkiye’nin en büyük 500 özel şirketinde çalışan maaşlarını yazmıştık. O yazıdaki mesleklerin hemen hepsi üniversite diploması gerektiriyor. Türkiye’de nüfusun sadece 11%si üniversiteli olduğu için diğer mesleklere de bakmak yararlı olacaktır.

Youtube’da Para Nerede? diye  bir kanaldan aşağıdaki rakamları derledim. Bu rakamlar tamamen konuştukları iş sahiplerinin kendi beyanları üzerindend derleme ve sadece 2 – 3 tane örnekten ne kadar genelleme yapılır bilemem ve maalesef tüm örnekler İstanbul’dan ama yine de bir fikir verebilir. Oradaki tüm meslekleri almadım. Youtube kanalından tüm videolara ulaşabilirsiniz.

Aşçılar ne kadar kazanıyor?

Sarıyer’de üst düzey bir restoranda mutfak şefi olan olarak çalışan Mehmet Duru’nun (İstanbul Üniversitesi Fizik mezunu ama yurt dışında aşcılık eğitimi almış yaş 26) maaşı 7,750 TL iken Cihangir’de bir restoranın murfak şefi olan Özlem Altın Genç (İstanbul Üniversitesi Matematik oluken aşçı olmaya karar vermiş ) 6,500 TL kazandığını söylüyor.

Büfeciler ne kadar kazanıyor?

Kadıköy’de Tek Büfe aylık net kar olarak 23,750 TL kazanıyor. Günlük ortalama 175 müşteriden müşteri başı ortalama 15 TL kazanç ile aylık brüt 78,750 TL.  Aylık ortalama gider 55,000 TL.

Beyoğlu’ndaki Yeşil Rize Büfe ise aylık 20,000 TL net kara sahip. Günlük ortalama 100 müşteriden müşteri başı ortalama 15 TL kazanç ile aylık geliri 37,750 TL.  Aylık ortalama gider 17,500 TL.

Waffle’cılar Kaç Para Kazanıyor?

Bebek’te Bebek Waffle aylık net 56,500 TL kar ettiğini söylüyor. Günlük ortalama 180 müşteriden ortalama 22.5 TL kazanç ile brüt geliri 121,500 TL. Personel, kira, vergi, vs … derken giderler ise 65,000 TL.

Yeniköy’deki Waffle Port ise 46,875 TL kar belirtmiş. Günlük 125 müşteri ve müşteri başına 22.5 TL ile aylık brüt geliri 84,375 TL. Giderler ise aylık 37,500 TL.

Terziler kaç para kazanıyor?

Bahçelievler’deki Turan Terzi aylık 5,810 TL net kar ettiğini söylüyor. Günlük ortalama 30 müşteri ve müşteri başına 7 TL ile aylık brüt gelir 6,300 TL. Vergi, iplik, elektrik, kira derken giderleri ise aylık 490 TL.

Nişantaşı’ndaki Rumeli Terzi ise aylık 4,575 TL net kar ediyormuş. Günlük ortalama 11 müşteri ve müşteri başına 27.5 TL ile aylık brüt gelir 9,075 TL. Vergi, personel, elektrik, iplik, kira derken giderleri ise aylık 4500 TL.

Midyeciler ne kadar kazanıyor?

Bu bölümde bir adet meşhur midyeci bir adet de sokakta seyyar midyeci ele alınmış. Midyeci Ahmet’in kazandığı o kadar çok ki hesaplayamamışlar 🙂 Seyyar midyeci ise aylık net 4,550 TL kazanıyor.  Seyyar midyeci günde 250 adet satış yapıp midye başına 1 TL ile ayda 6,500 TL brüt kazanıyormuş. Aylık 1,950 TL gider hesaplamış.

Manavlar kaç para kazanıyor?

Ortaköy’deki Tarım Manav aylık 10,000 TL net kazanıyormuş. Günlük ortalama ciro 8,000 TL ve ortalama kazanç 2,000 TL ile ayda 60,000 TL brüt kazanç var. Personel, elektrik, su, doğalgaz, nakliye, vs … derken gider 50,000 TL yi buluyormuş.

Kurtuluş’taki Zirve Manav aylık 22,500 TL net kazanıyormuş. Günlük ortalama ciro 9,000 TL ve ortalama kazanç 2,250 TL ile ayda 67,500 TL brüt kazanç var. Personel (5 sigortalı çalışan), elektrik, su, doğalgaz, nakliye, kira (20,000 TL) vs … derken gider 45,000 TL yi buluyormuş.

Burgerciler ne kadar kazanıyor?

Zekeriyaköy’deki Munchbox Burger :

Aylık Brüt Gelir : 20,280 TL (Günde ortalama 30 müşteri ve müşteri başına 26 TL)
Aylık Ortalama Gider : 11,933 TL
Aylık Net Kazanç : 8,347 TL

Kadıköy’deki Smash Food Works :

Aylık Brüt Gelir : 81,900 TL (Günde ortalama 90 müşteri ve müşteri başına 32.5 TL)
Aylık Ortalama Gider : 57,500 TL
Aylık Net Kazanç : 24,400 TL

Berberler Ne Kadar Kazanıyor?

Nişantaşı’ndaki berber :

Aylık Brüt Gelir : 11,750 TL (Günde ortalama 9 müşteri ve müşteri başına 50 TL)
Aylık Ortalama Gider : 4,250 TL
Aylık Net Kazanç : 7,470 TL

Beyoğlu’ndaki berber :

Aylık Brüt Gelir : 6,240 TL (Günde ortalama 12 müşteri ve müşteri başına 20 TL)
Aylık Ortalama Gider : 3,750 TL
Aylık Net Kazanç : 2,470TL

Kasaplar Ne Kadar Kazanıyor?

Sarıyer’deki Zümrüt Kasap :

Günlük Ciro: 2,250 TL
Günlük Kazanç : 340 TL
Aylık Brüt Gelir : 63,000 TL
Aylık Gider : 53,480 TL
Aylık Net Kazanç : 9,250 TL

Beyoğlu’ndaki Nuri Kasap :

Günlük Ciro: 3,000 TL
Günlük Kazanç : 600 TL
Aylık Brüt Gelir : 78,000 TL
Aylık Gider : 62,400 TL
Aylık Net Kazanç : 15,600 TL

Kuyumcular Ne Kadar Kazanıyor?

Beyazıt Dilara Kuyumculuk :

Günlük Gelen Müşteri : 7
Günlük Kazanç : 1,600 TL
Aylık Brüt Gelir : 41,600 TL
Aylık Gider : 16,500 TL
Aylık Net Kazanç : 25,100 TL

Teşvikiye Bora Mücevherat:

Günlük Gelen Müşteri : 4
Günlük Kazanç : 2,000 TL
Aylık Brüt Gelir : 52,000 TL
Aylık Gider : 27,000 TL
Aylık Net Kazanç : 25,000
TL

Kebapçılar Ne Kadar Kazanıyor?

Taksim’deki Konak Kebap:

Günlük Gelen Müşteri : 350
Günlük Kazanç : 27.5 TL
Aylık Brüt Gelir : 269,500 TL
Aylık Gider : 190,000 TL
Aylık Net Kazanç : 79,500 TL

Nişantaşı’ndaki Başköşe Nişantaşı :

Günlük Gelen Müşteri : 225
Günlük Kazanç : 85 TL
Aylık Brüt Gelir : 535,500 TL
Aylık Gider : 450,000 TL
Aylık Net Kazanç : 85,500
TL

Fotoğrafçılar Ne Kadar Kazanıyor?

Kadıköy’deki Altan Can :

Aylık Ortalama Çekim : 5
Çekim Başı Kazanç : 1,750 TL
Aylık Brüt Gelir : 10,250 TL
Aylık Ortalama Gider : 1,750 TL
Aylık Net Kazanç : 8,500 TL

Nişantaşı’ndaki Stüdyo Kandemir :

Günlük Çekilen Vesikalık Sayısı : 18
Kişi Başı Ortalama Kazanç : 27 TL
Aylık Brüt Gelir : 12,630 TL
Aylık Ortalama Gider : 5,500 TL
Aylık Net Kazanç : 7,130 TL

En Büyük 500 Özel Sektör Şirketinde Aylık Net TL Maaşlar (2018 Mart)

Aşağıda İnsan Kaynakları Şirketlerinin ve Capital dergisinin araştırmaları neticesinde Türkiye’nin en büyük 500 özel sektör şirketindeki maaşlar yer alıyor. Veriler Mart 2018’e ait.

En Büyük 500 Özel Sektör Şirkerinde Aylık Net TL Maaşlar (2018 Mart)
Pozisyon En Az En Çok
Üst Düzey Yönetici
Yönetim Kurulu Başkanı 47,000 145,000
Yönetim Kurulu Üyesi 8,500 95,000
Genel Müdür 30,000 105,000
Genel Müdür Yardımcısı 18,750 55,000
İnsan Kaynakları
İnsan Kaynakları Direktörü 15,000 34,000
İnsan Kaynakları Müdürü 10,500 27,000
Yetenek Gelişim Yöneticisi 6,000 12,500
İnsan Kaynakları Uzmanı 4,250 9,000
Kalite Yöneticisi 5,500 12,000
Bordro Uzmanı 3,250 6,250
Bilgi İşlem
Bilgi Teknolojileri Direktörü 14,500 34,000
Bilgi İşlem Müdürü 11,500 29,000
Üst Düzey Sistem Programcısı 9,500 19,000
Analist Programcı 7,250 13,000
Sistem Analisti 5,250 11,000
Network Mühendisi 5,250 10,500
PC Destek Yöneticisi 3,500 7,700
Sistem Operatörü 3,250 6,700
Teknik Destek Operatörü 3,000 6,000
Satış
Satış Direktörü 15,000 39,000
Satış Müdürü 10,000 28,500
Bölge Satış Müdürü 7,500 20,000
Satış Temsilcisi / Yöneticisi 4,250 10,000
Telesatış Operatörü 2,750 4,800
Pazarlama
Pazarlama Direktörü 17,500 38,000
Ürün Grup Müdürü 10,500 25,500
Ürün Müdürü 6,250 16,500
Müşteri İlişkileri Yöneticisi 6,000 10,000
Halkla İlişkiler Müdürü 6,500 11,000
Pazarlama Araştırma Uzmanı 4,500 9,500
Halkla İlişkiler Uzmanı 4,000 8,250
Hukuk ve İdari İşler
Hukuk Müşaviri 11,000 61,750
Kıdemli Avukat 6,500 12,500
Avukat 2,500 8,500
İdari İşler Müdürü 7,500 17,000
İdari İşler Yöneticisi 5,500 11,000
İdari İşler Uzmanı 2,800 6,500
Bina Yöneticisi 5,500 7,500
Finans
Finans Direktörü 16,500 39,000
Mali İşler Müdürü 11,000 24,500
Muhasebe Müdürü 7,700 17,500
Bütçe Kontrol Müdürü 7,500 11,500
Bütçe Uzmanı 2,800 8,000
Finans Analisti 5,000 11,500
Muhasebe Şefi 5,250 9,500
Muhasebe Uzmanı 3,250 6,600
Muhasebe Elemanı 2,750 5,000
Satınalma ve Lojistik
Satınalma ve Lojistik Direktörü 15,000 33,500
Satınalma Müdürü 9,000 23,500
Satınalma Yetkilisi 5,250 12,000
Lojistik Yetkilisi 3,850 9,500
İthalat Uzmanı 3,850 8,000
Üretim
Üretim Direktörü 13,500 34,000
Fabrika Müdürü 12,500 26,000
Üretim Müdürü 8,250 22,000
Kalite Müdürü 6,500 17,000
Üretim Şefi 5,850 11,500
Endüstri Mühendisi 3,750 10,000
Üretim Planlama Uzmanı 3,500 9,000

Mesut olmayın … Mesut olursanız mesut olamazsınız

Hatun 3.5 sene iki tane adamı aynı anda idare etmiş. Eskimo biraderlerin birbirlerinden haberleri yok. Daha doğrusu daha kabadayı olanı yarım yamalak biliyor (kızın babası zorla verdi sanıyor ama hatun evlenmeden bildiğin uzunca bir süre görüşmüş). Cemil cezaevine girince Mesut ile evlenmiş. Sonra Mesut’u bırakmış Cemil’e kaçıp onunla dini nikah kıymış.

Hatun çocuk Mesut’un değil Cemil’in diye o kendinden emin. Ya da yanındaki kadının kendisiyle paralel hala koca Mesutla da vuruştuğunu bilmeyen Cemil yüzünden öyle davranıyor. Cemil de pek bir kendinden emin.

Böyle bir yaratığı sünepe ama en azından artık Cemil gibi hatunu yanında tutup rezil olmayan Mesut’la bir olup itin götüne sokması gereken Cemil, sonunda cezasını çekti. Çocuk Mesut’un çıktı. Bir köşesinde dürtü kontrolü sıfır ve halk arasında orospu olarak bilinen hatun türü olan bu saçma sapan üçgende olabilecek en iyi sonuç. Pek bir kibirli hatun çocuğunun kendi algısına göre sevdiğinden değil beta kocadan olduğu gerçeği ile yaşayacak. O Cemil de kendisi ile paralel kocası ile korunmasız seks yapan bu hatunu azıcık kendine saygısı varsa terk eder. Kendisi de başkasının karısını “sevgilim lan istediğim gibi alırım” diye efelenmenin cezasını, kadınının başkasından çocuk yapması ile tüm memlekete rezil olarak çekti.

Mesut fena mavi haplı. Hatunu kendisini aldatırken yakalamış olmasına rağmen evlenmiş! Açlık tavanda, hatun güzel, kafa masmavi. O hatun muhtemelen ikisinin de spermlerini aynı anda taşıdı. Şansına çocuk kendinin çıktı. Ama çocuğunun anası bu o… Ne gereği vardı. Hayat boyu yük.

Ama burası aç betalar diyarı. Bakarsın Cemil Gülcan’ı affeder (bu toplumda nasıl olacak benim aklım almıyor ama) ve mahkeme de çocuğu anneye verir (bak bizim mahkemeler yapabilir bunu).

Mesut :

  • – Çocuğu kadından almalı.
  • – Kadını boşarken mahkemeye verip kadından tazminat almalı.
  • – Cemil’i de mahkemeye verip ondan da tazminat almalı.

Memleket bize çaktırmadan çağ atlamış 😮