Sizden gelen sorular – Mart 2026

Soru 1:

“Eski kız arkadaşım sadakate aşırı önem verdiğini, bu konunun kırmızı çizgisi olduğunu söylemişti. Çünkü eski erkek arkadaşı da onu aldatmıştı. Ancak aldatılarak biten ilişki sonrası, o dönemde psikolojisi de iyi olmadığından (kendi söylediği), bir süre evli bir adamla fuckbody olmuş.”

Ben buna çok güldüm. Sadakate önem veriyorum deyip sonra evli adamın metresi oluyor 😀 Ona sadakate önem vermek denmez, aldatılmamaya önem vermek denir. Kendisi tabi ki her haltı yiyebilir.

“Hatta bir kere yüzüne vurmuştum, “yaptığı şeyin çok iğrenç bir şey olduğunu ama o zamanlar psikolojisinin bozuk olduğunu” söylemişti.” Birçok insan aldatılıyor ama bu evli adamın metresi olmasına bahane değil. Ayrıca bu bilgiye rağmen senin kız arkadaşın olarak kalıyorsa, sen de laftan ibaret biri oluyorsun.

“Benimle ilişkideyken de bu durum her gün kafamı meşgul ediyordu. Günün birinde bu kızla evlenirsem pişman olur muyum diye.” Sence?

“Zaten yakın zamanda beni sevmediğinden terk etmişti, 1.5 aydır görüşmüyoruz ama ilerisi için, böyle bir geçmişi olan kadın, ilişki için uygun mudur?” Yahu şu kızı bırakmadın ve terk edildin. Bu utanç sana yeter. Sorduğun soruya bakar mısın?

“Bu arada tüm kız arkadaşlarım bana hep geçmişlerini çok rahat anlattılar. Bu durum da kötü bir şey midir ve kötüyse ne yapılmalıdır?” Kötü bir şey değil ama hep kötü geçmişli kızlarla oluyorsan orada sende bir sorun var demektir.

Soru 2:

Mahmut Abi, iş yerinden bir kızdan hoşlandım. Normalde aynı ortamda değiliz, o yüzden birbirimizi çok görmüyorduk fakat ortak arkadaşımız vardı.

Birini tanımadan, onu uzaktan hoş bulmanız ve yürümeniz tamam. Ama hoşlanmanız çok çocukça. Bir kızla konuşmadan ondan hoşlanmayın. Sanal sanal, uzaktan düşler ve hayaller kurmadığınızda hoşlanmazsınız. Ve evet, kimden hoşlanıp kimden hoşlanmayacağınızı kontrol altında tutabilirsiniz.

İşten ayrılacağım için bir şekilde bir bahaneyle numarasını aldım ve konuşmaya başladık. Yazışırken hoşlandığımı belli ettim ve hafif bazı yerlerde eğlenen ustalıkla konuştum, ama bir kaç iltifat edip bir şarkı da gönderdim. 2 haftadır yazışıyoruz.

“Hoşlandığını belli etme” derdi, “hoşlandığını belli etmeyi” marifet sanmak, sanırım arkadaş gibi davranırsam arkadaş alanına düşerim korkusundan kaynaklanıyor ve ona karşı yapılması gereken şey sanılıyor. Oysa sizin yapmanız gereken şey, buluşmak, iyi vakit geçirmek ve fırsat buldukça fiziksele gitmek. 3-5 buluşmada fırsat bulamadınız mı, kıza yürümeyi ve kızdan hoşlanmayı bırakmak. Bir kızın sizi arkadaş olarak gördüğü belli olduktan sonra ondan hoşlanmayı bırakarak friendzone’a düşmekten kaçınırsınız, ona hoşlandığınızı belli ederek değil.

Bir kızın sizden hoşlanması için sizin ondan hoşlandığınızı bilmesi gerekmiyor. Bir kızın sizden hoşlanması için sizin ondan hoşlanmanız bile gerekmiyor. Sizin önce duygusal, sonra belli bir ölçüde fiziksel olarak çekici olmanız ve ona sizden hoşlanabileceği buluşmaları ayarlamanız ve bu sayede kızın sizi deneyimlemesi gerekiyor. Bu deneyimler arasında, sizin bir sonraki adımı ne zaman atacağınızı veya atıp atmayacağınızı merak edecek zaman gerekiyor.

Bu kadar erken iltifat genellikle karşınızdakinin sizden hoşlanma ihtimalini azaltır.

“Bu arada, ben ona yazdıktan sonra beni de sormuş arkadaşlarına nasıl biri vs diye. Bir keresinde de şirketten bir arkadaşım, bana sormadan kızı arayıp benim hakkımda bahsetmiş bu arada, büyük ihtimal hoşlandığımı net anladı o konuşmada, beni sormuş vs kıza. Kız da hoş çocuk demiş.”

İşin içine üçüncü şahısların girmesi, işin olma ihtimalini çok düşürür. Bir kıza yürüdüğünü ortak arkadaşlarınızdan, en yakın arkadaşın olsalar bile, saklaman lazım. Üçüncü şahıslar, tüm iyi niyetleri ile işi bok etmekte ustalardır.

2 haftalık yazışma sonrasında bugün buluşma teklifi edince şöyle bir cevap verdi:

B: Yarın saat x’de y’de kahve içelim uygun mu?

K: Yarın x’de olmayacağım ama sana da uygunsa başka bir gün sözleşelim. Hem benim de söylemek istediklerim var kahve içmiş oluruz.

B: Z günü olabilir. Neyle ilgili önemli bir şey mi söyleceksin?

K: Konuşuruz. Haberleşelim o zaman

Görüldü attım ve buluşacağımız gün yazmayı düşünüyorum ama kafamı karıştıran cümle şu oldu “Hem benim de söylemek istediklerim var kahve içmiş oluruz.” Arkadaş kalalım ben sana o gözle bakmıyorum diyecek gibi bir his oldu içimde fakat buluşmayı da kabul etti. Sence o mesajın altında yatan psikoloji nedir? Kızla buluşmaya gittiğimde nasıl davranayım? Çok teşekkür ederim.

Buluşmaya git ve gör. Kıza yürümeye devam et, “ben seni arkadaş olarak görüyorum” derse klasik “başka türlü düşünürsen bana haber ver” konuşmasını yap.

Soru 3:

Mahmut abi selam. Bir kızla takılmaya başlamıştık ama o sıra artık sıkıldığım bir sevgilim vardı ve yeni kıza bundan bahsetmedim.

Sevgilini aldattın ve bu kızı da kandırdın yani.

Ben 23 o 21 yaşında. Bana karşı arzusu ilgisi ve duygusu çok yüksekti. Ne istersem yapıyordu, mutluydum. Bana karşı iyi davrandı hep.

“Ne istesem yapıyordu” olayına çok gülüyorum. Sonradan da en büyük kazığı, bu aşk bombardımanına en saftirik şekilde düşenler yiyorlar. Gerçi sen her türlü kazığı hak ediyorsun.

4 aydır beraberdik, o çok istemesine rağmen ben adını koymamıştım ama sevgili gibiydik. 3 yıllık sevgilisinden sonra 2. ilişkisiydim.

Aldatan adamın şu olayı anlatışındaki masumiyetine bakar mısın? Kız teknik olarak sevgili falan değil, yan piliç (side chick).

Diğer sevgilimden ayrılıp onunla devam ederken bi süre sonra hem sevgilimi hem o kızı aynı anda aldattığım öğrenildi.

Güzel.

Konuşmayı kesip kendi içime çekilmeyi tercih ettim. (aldatmama rağmen benimle devam etmek istedi).

Senin gibi adama genelde zaten böyle ödlek, kaygılı bağlanan kızlar düşerler. Her istediğini yapması da sevgiden değil, yalnız kalmaktan ödü kopan yetersizlik hissi ile dolu psikolojisinden.

Sonra o kıza haksızlık yaptığımı düşünüp 1.5 ay sonra yazdım ve buluşma ayarladım. Kızı biraz açınca aldatılmanın ve yalnızlığın acısına dayanamayıp tinder indirip birisi ile rebound ilişkiye girdiğini söyledi.

Bu da yalnız kalmaktan ödü kopan, yetersizlik hissi ile boğuşan kadından beklenecek davranış.

2 kere beraber olmuşlar. Ama o sıra hep çocuğa beni anlatmış çocuk psikoloji okuyormuş kıza iyi yaklaşmış teselli etmiş falan.

Gitmiş gelmiş teselli etmiş, altta üstte teselli etmiş.

Ama meğerse takıldığı rebound çocuğun da o sıra bir sevgilisi varmış ve kıza bundan bahsetmemiş, kız bunu öğrenince ayrılmış. Bana seni hiç unutamadım, geceler boyu ağladım, sen ne zaman çağırırsan döneceğimi biliyordum gibi şeyler sayıkladı.

Hahahaha 😀 Ama bu arada bir çocuk vardı, bana kayıp duruyordu. Hayır kızın her şeyi yapmaya hakkı var da, hala sana böyle aşk bombardımanı ile gelmesi traji komik.

Samimi olduğuna inanıyorum çünkü kızın bana olan arzusunu biliyorum.

Senin o büyük arzu dediğin şeyin çoğu cinsel dürtü kontrolsüzlüğü, korku ile kendini fazlaca verme dürtüsü, vs. Sana arzusu var ama sen yokken başkasına da kolayca verebiliyor. Arzusunu.

Ona benden sonra yaşadığı tinder, rebound saçmalığı için shaming yaptım, ama ben de sütten çıkmış ak kaşık olmadığımı biliyorum, aldatmasam bunlar yaşanmayabilirdi. Şimdi Mahmut abi sana sorum ben buradan itibaren nasıl devam etmeliyim?

Aynı kalitesizlikte tencere kapak insanlarsınız. Bence yakışıyorsunuz. Devam et.

Bu kız ile mutluydum, çok midem almasa da kabul edip devam etmeli miyim yoksa sadece fb tarzında mı takılmayalım? ya da komple bitirmeli miyim?

Kızı nasıl kullanayım diye soruyor hala ya 😀 Kızcağızın bana ulaşması ve senden kurtulmak için destek alması lazım.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Sizden gelen sorular – Şubat 2026

Soru #1: Kız evde sürekli olarak bana bir şeyler yaptırmaya çalışıyor.

Mahmut abi kızın ev içindeyken senden bir şeyler istemesi shit test midir? Evi biliyor ilk gelişi değil. Mesela mutfaktan geliyor “susadım bana su getirir misin?” Ya da ortada kendi eşyası olmasına rağmen “bana ceket getirir misin” ya da “ayağıma terlik getirir misin”, “kahve yapar mısın” gibi isteklerinde beni mi deniyor sence?

Birkaçını eğlenen ustalıkla geçiştirdim fakat bazen bu istekleri artınca birkaçını yaptım ve bende ondan bir şeyler istedim. Sence bu shit test mi abi eğer öyleyse ne yapmam lazımdı?

Kız arkadaşınızın sizden arada bir, bir şeyler istemesi normalde anormal bir durum ya da test değil. Mesela siz mutfaktan gelirken su istemesi. Fakat seninkisi bariz anormal. Muhtemelen senin kendini ne kadar kullandıracağını, seni ne kadar kullanabileceğini test ediyor.

Bu tür bir kızla güzellikle anlaşamıyorsan yani birkaç kere kibarca “güzelim kaldır kıçını sen al” dedikten sonra da böyle şeylere devam ederse, kızı hızlıca bırakmak en iyisi. Özellikle de bundan tatsızlık çıkarıyorsa, hemen bırakman lazım.

Soru #2

Abi selamlar. Bir kızla konuşuyoruz kopuk kopuk ama nasıl desem bazen birkaç dakikada bir donuyor bazen 3 saat sonra.Ama bir yazıyı okuduğumda bunun çok önemli olmadığını söylemiştin. Çünkü kız mesajlaşma noktasında böyle olsa da dün beni dışarı yemege çağırdı ilk buluşmamızda ben çağirmistim bu sefer o çağırdı. Olumlu gittiğini söylemek mümkün mü? Ben biraz geç yazmasindan yakınır tarzda bir mesaj attım o da kusura bakma projem var yetistirmemiz lazım bu yüzden telefona bakamıyorum dedi. 

Geç yazmasından yakınman, geç yazdığı da yok, senin için olumsuz olmuş.

Doğru bu arada perşembe önemli bir proje sunumu olacak ve yetiştirmesi lazım. Ayrıca  mesajıma dönmediği o aralıkta aktif de olmuyor diyebilirim sosyal medyada veya whatsappta.

Sana hemen cevap vermeyince kızı ciddi ciddi stalklıyorsun. Bu kaygılı davranışlara devam edersen, en olumlu süreci bile olumsuza çevirirsin, seni kimse tutamaz. Bunlar aşırı duygusal yatırım yapar. Zaten geç mesaj atıyorsun diye şikayet ederek ilişkinin kadını rolüne oynuyorsun. Bu stalk olayı ile kadını olabileceğin bir ilişki bile olmaz.

Geçen kırmızı bir kıyafet giymis çok yakismis dedim profilini o kıyafetle değiştirmiş. Şu an bir sorun gözüküyor mu sence?

Soru #3: 

Mahmut abi selam, ben seni takip eden bir kadınım. 5 aydır adını koyup koymadığımızdan emin olmadığım bir ilişki içerisindeyim.

Adını koyup koymadığınızdan emin değilsen, adını koymadığınızdan emin olabilirsin.

İlişkimiz aynı şehirdeyken başladı ve 2 ay sonra ben şehir değiştirdim. O ay içerisinde buluştuk ve her ay düzenli görüştük. 4 5 gün birbirimizin bulunduğu şehirlerde kaldık. Fakat mesajlaşma konusunda 1-2 saat sonra kısa kısa yazan konuşmalar oluyor. Çok fazla merak yok, aramalar her gün değil. Bazen o, bazen ben arıyorum. Çok nadir haftada birkaç kez anca.

Çok fazla bir geçmişiniz olmadan uzak mesafeye geçmiş, anladığım kadarıyla da yakın gelecekte aynı şehre geçme durumu da yok. Her gün aramama olayı normal ama kısa kısa mesajlaşma anormal. Gerçi sana kısa geliyor olabilir.

Onun dışında birbirimizi ne yaptığımızdan haberdar edip iyi geceler dileyip her günü böyle devam ettiriyoruz. Birbirimize aşk ve ilgi cümleleri belirtmiyoruz. İlişki hakkında romantik konuşmalar yok. Naber, nasılsın, napıyosun, eve geldim gittim tarzında konuşmalar. Bunu sorun olarak karşıya hiç yansıtmadım ama hayatını daha cok anlatan benim. Ama ona göre de davranıyorum. Bir saat sonra yazıyorsa bazen ben de aynısını yapıyorum. Ama şu düşünceye hep itiliyorum. Bana belki de yeterince ilgili ve sevgi dolu degildir?

İlişkinin senin için sıkıcı, uzak ve yavan olduğu gerçeği ortada. Uzak mesafe olmasının etkisi büyük. İlgisi yetersiz, sana yetersiz olduğu için, kendine yakın bir ilişki için, bu işi bırakman en iyisi.

Soru #4:

No contact sürecindeyim. Şimdi diyelim, meraktan ötürü “naptın, ne ettin?” gibi bir geri dönüş yaptı. Tam anlamıyla dönecek değil de hani merak kendini rahatlatma. Bu durumda no contact bozuluyor ama sonuca erişemiyoruz yine de aynı duruşumuzu koruuyup yanıt mı verelim?

Yanıt vermezsen no contact olmuyor, ghosting oluyor. No contact siz ona ulaşmayın demek, o size ulaşsa da cevap vermeyin demek değil. Genellikle geri dönüş ihtimalini düşüren bir tepki. Geri dönmesini istemiyorsan bu şekilde davranabilirsin ama buraya yazdığına göre geri dönmesini istiyorsun.

Sizi terk eden size “affet beni, dönmek istiyorum” diye heyecanlı heyecanlı yazmaz. Bu bazen olur ama genellikle sizin uzun süredir ulaşmamanızın da etkisi ile ayak parmaklarını suya sokup sıcaklığı test eder gibi basit, “ne haber, nasılsın?” tarzında bir şeyler yazar. “Kedin nasıl?”, “sınavın vardı” gibi basit şeyler yazar. Bu durumda da sizinle buluşmak istediğini varsayıp, kısa bir mesajlaşmadan sonra buluşma teklif edin.

Soru #5:

Selam abi, kız arkadaşımı bir iş arkadaşı bırakmış. Bu beni rahatsız etti. Belki ben abartıyorumdur.

Sana haber vermemesi sıkıntı, o konuda uyar. Bu düzenli olursa da sıkıntı.

Neyse bunu konuştum. Şimdi de bunlar 4 kişi çalışıyor o gün dışarıda işleri. Anlattığına göre 1’inin işi çıkıyor 1’i de ana binaya dönüyor ama öğlen tekrar buluşacaklar bu ve iş arkadaşı( eve bırakan değil) beklemek için kahve içmeye gidiyorlar. 2 saat sürmüş.

Çalışma hayatında böyle şeyler olur. Ben de planda olmayan bir şekilde iş arkadaşım bir kadınla bir yerde bir şeyler içip birini beklemek zorunda kalıyorum bazen. Düzenli duyduğun bir olay değilse dert değil.

Kız da ben sadece bir iş arkadaşımla beklemek için kahve içtim aklıma başka bir şey gelmedi ki dedi. Evi de yakın oraya. Nasıl diyim içim almıyor yani bunu kabul edemiyorum da ben mi abartıyorum acaba onu anlamak için soruyorum. Ayrılmayı düşünüyorum.

Sen abartıyorsun.

Soru #6:

19 yaşındayım. Bu zamana kadar kızlarla ciddi bir ilişki kuramadım. Muhafazakar bir ailede büyüdüm ve ailem sürekli olarak – özellikle annem- kızlardan uzak durmam gerektiğini telkin etti. Hala o muhafazakar düşüncelerin etkisi üzerimde ve kızlara yürümeye çok zorlanıyorum. Eğer yürürsem de hemen oneitis geliştiriyorum. Hemcinslerimle olan sohbetlerimde, günlük hayatımda yapmam gereken şeylerde özgüvensizlik yaşamıyorum ama karşı cins ile temasa geçmem benim için bir imkansız. Sal çayıra mevlam kayıra modunda da değilim. Düzenli kitap okurum ve aynı zamanda vücut çalışırım lakin kendimi sürekli olarak yetersiz görüyorum ve sanki hayatımda bir şeyler eksikmiş gibi hissediyorum. Boyumun kısa olması -1.68- ve tipimi beğenmemem özgüvenimi çok etkiliyor. Bu zihin yapımı hala değiştirebilmiş değilim. Bana tavsiyen nedir?

Tanımadığın kızlarla da tanışıp konuşman gerekeceği şekilde, yürüme baskısı olmadan daha da sosyalleş. Bir süre buna alış. Ondan sonra bu korkunun kendiliğinden, seni tutan zincirlere rağmen iş çıkarabileceğin bir zihin yapısına geçersin. Belki 1 sene sürer, belki 2 sene ama yaşın genç zaten.

Soru #7:

11 aylık bir ilişkim vardı, kız bana çok bağlı ve sadıktı ama biraz fazla dürtüseldi ve bu beni çok bunaltıyordu. Bu huyu yüzünden benim için hayatımın en önemli günlerinden birini mahvetmişliği bile vardı.

Sadakat gerekli koşul, yeterli değil. Bir erkek ilişkide duygusal güç kaynağıdır, kadın da huzur. Huzur yoksa istediği kadar sadık olsun, kötü bir partnerdir.

En son onunla tanışmadan önce takipleştiğim aramda konuşma bile olmayan bir kızı bulmuş, telefonda konuşurken şakayla “bu flörtünle niye konuşmayı kestin” diye sordu. Ben de yine şakayla karşılık verdim ve güldüm. Söylediğim abartı bir cümle değildi. Bana birden bire “sen mal mısın salak salak konuşma” diye bağırdı o sırada iş yerindeydim telefonu kapattım.

“Sen kimsin benimle böyle konuşuyorsun?” diyerek, haddini bildirerek kapadın umarım.

Mesajlaşmada da benimle böyle konuşamayacağını söyledim doğru dürüst özür bile dilemedi ben de ayrıldım. Çünkü çok bunalmıştım.

Doğru karar.

Birkaç gün sonra bana mesaj attı, bitirmek istemediğini söyledi özür diledi fakat özür cümlesinden çok beni suçlar cümleler kurmuştu özrü kabahatinden büyüktü o yüzden kabul etmedim.

Doğru yapmışsın. İçten özür dileyip dileyip sonra yine böyle şeyler yapıyor olsaydı da bırakmak doğru karardı.

Bu sırada arkadaşlarımla bana doğum günü planladığını öğrendim. Biz ayrılınca onlara da benim hakkımda kötüler şekilde konuşmuş buna çok sinirlendim. Birkaç gün sonra da profil fotoğraflarını değiştirdi alkollü bir mekanda açık dekolteli bir fotoğraf koymuş bunu her yerde profil fotoğrafı yapmış ve benim bundan hoşlanmayacağımı biliyor.

İyi yapıyor. Sana ayrılığın ne kadar doğru bir karar olduğunu gösterip seni rahatlatıyor.

Bunu instagramda birilerini eklediğimi düşündüğü için yapmış ama eklememiştim- ben bu duruma çok sinirlendim tamamen bittiğini düşündüm. Sinirle eski görüştüğüm bir kıza mesaj attım.

Yanlış hareket. Toksik biri ile gereğinden uzun kalırsan, sen de toksik, saçma sapan birine dönüşüyorsun.

Bir iki saat konuştuk kız görüşmek istedi fakat ben yeni bir ayrılık yaşadım o yüzden şu an görüşmek istemiyorum dedim. Daha sonra da o kızla bir daha konuşmadım çünkü ayrı olsak da yaptığımın etik olmadığını düşündüm pişman hissettim.

Neyse ilerlememişsin, dert değil.

Birkaç gün sonra bu ayrıldığım sevgilimi dayanamayıp aradım, ben ayrıldığım için de bir problem görmedim bunda.

Bu çok büyük bir problem. Bu kıza bir kayarsın, hayatının 2-3 senesi uçar gider.

Konuştuğumuzda problemleri anlattım beni anladı, konu barışmaya geldi düzeltebiliriz vs. dedi tutumundan dolayı barışmak istedim ama vicdanım hiç rahat değildi. bir gün sonra arayarak “belki barışıp düzeltebiliriz ama benim vicdanım rahat değil, ben seninle birlikte olmadan önce görüştüğüm başka bir kızla ayrı olduğumuz bu süreçte mesajlaştım, seni aldatmadım ama bunu bilmeye hakkın var” diyerek olayı anlattım, yalvarıp özür dilemedim ama “hata yaptığımın farkındayım ama senin koyduğun fotoğraf benim gücüme gitti bu yüzden yaptım” dedim.

Aşırı aptalca bir hareket ama senin durumunda, kıza ulaşıp yeniden başlama aptallığına engel olacağı için faydalı olabilir.

“Seni sevdiğime pişmanım beni asla arama” diyerek telefonu kapattı. Bir anda her yerden engelledi. Yarım saat içinde başka bir telefondan ulaşmaya çalıştım, onu da engelledi en son kısa bir mail attım, “yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum, senin yaptığından çok etkilendim ve hataydı. telafi edebilirim, fikrin değişirse bana ulaş lütfen” yazdım bir daha da ulaşmaya çalışmadım.

Kendine gel yahu. Bu kızla ilişkiye başlayıp kendini küçük düşüreceksin.

Kendimi vicdanen çok kötü hissediyorum ama bir yandan o bunu bildiği için hafiflemiş hissediyorum sonuçta çok yanlış bir şey yaptım. Sence bu yaptığım aldatmak mıdır abi?

Olmaz ama seni yeniden alınmaması gereken biri yapar. Gerçi bu seni geri almasa senin için daha iyi.

Kız beni çok seviyordu, hayranlıkla bakıyordu, ilgisi çok yüksekti.

Böyle karın ağrısı saçma sapan kızlara herkes düşmez. Senin gibi bazı yetersizlik problemleri olan adamlar düşer. Onlar böyle kızları yüceltmeyi başarırlar.

Sence bu davranışım ve sonradan yapışmamla gözünde kendimi çok ezik ya da kötü bir duruma mı düşürmüşüm?

Bu kızı bırakmak yerine gözündeki yerini düşünüyorsan, eziksin zaten. Öyle görünsen ne olur, görünmesen ne olur?

Kız beni bekarken çapkın olarak görüyor buna biraz takıyordu ama ilişki içinde asla sadakatsizliğim vs olmadı. Sence tekrar bana ulaşır mı? Ulaşmazsa da hatamın bir bedeli olacak elbet, şu anda no contact devam.

Bazen diyorum ki, sizin de bir işleviniz var. Böyle saçma sapan kızları hayatınızda tutarak kendi hayatınızın içine ediyorsunuz ama en azından sizden daha akıllı adamların başına bela olmalarına engel olup milli görev icra ediyorsunuz.

Başkaları için kendi hayatının içine ediyorsun, gerek yoktu ama erkek milleti sana minnettar. You go boy.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Sizden gelen sorular – Ocak 2026

Soru #1

Yaklaşık 1,5 yıl flört ve sevgili olduğum bir kız vardı. Zaman zaman aramızdaki çeşitli olumsuz sebeplerden görüşmediğimiz ama kısa süre sonra devam ettiği dönemler oldu. Yine bu dönemlere denk gelen geçen yaz memlekete gittiğimde başka bir kızla tanıştım. Başta diğerini sevdiğim için kesinlikle reddetsem de o ilişkinin olumsuz yönleri ve bu yeni tanıştığım kızın makul görünmesi sebebiyle kabul ettim.

İlişkinin olumsuz yönleri varsa önce ondan ayrılırsın, 2-3 ay yalnız kalırsın ve sonra yeni limanlara açılırsın. Bu tür daldan dala sizi kadınsız kalmaktan korktuğu için sürekli olarak kötü ilişkiye yapışan ve/veya aldatan zayıf birine çevirir.

O ilişkini aldatmışsın.

Diğeri ile konuşmayı kestim ancak sebebini söyleyemedim.

Sebebini söylemen gerekmiyor ama ayrılman gerekiyor.

Bu süreçte bir ay bana ulaşmaya ve devam etmemiz için ikna etmeye çalıştı. Aklım onda kalıyordu fakat yeni tanıştığım kızla güzel vakit geçirdiğim için ve bunun hep böyle devam edeceğini düşündüğüm için görmezden geliyordum.

Sanırım bununla olmazsa ona dönerim kafası ile oyaladın kızı. Yalnız kalmaktan bu kadar korkarsanız, bu işi adam gibi yapmazsanız, dejenere olursunuz ve kadın bağımlısı olursunuz. Sen gerçi halihazırda öylesin ama daha da kötü olursun.

Yazın sonunda yeni kızla ilişkiyi bitirdik ve yeni kıza o andan sonra bir daha ulaşmadım. Fakat aradan zaman geçmesi sebebiyle diğer kızdan eski tepkiyi alamadım ve artık istemiyordu.

Normal değil mi? Seni bekleyeceğini mi sanıyorsun?

Ben de çok zorlamadim ancak iletişimi koparmadim. Bu sırada bir ay sevgili yaptı ve ondan da ayrıldı. Ancak tekrar konuşmak istediğimde yine eski tepkiyi vermeyip reddetti. Onunla eski günlere dönmek mümkün mü?

Mümkün değil. Birlikte olma ihtimaliniz de düşük. Birlikte olsanız eskiye dönmeniz de çok zor.

Kızı aldatmış ve yedek lastik yapmışsın. Azıcık insan ol ve kızın peşini bırak. Bir daha da böyle bir şey yapma. Sevgiliniz varken gözünüz dışardaysa, ilişkiden memnun değilseniz cesur, onurlu ve güçlü olun ve ayrılın.

Soru #2:

Merhaba Mahmut abi. Ben bir kızla yeni konuşmaya başladım. Kızla aynı ortamda oluyoruz haftada 2-3 kez, bazen de mesajlaşıyoruz. Bugün onu görmek için dershanede eksta bekledim (işimde vardı aynı zamanda). Kız bir türlü bana kendini göstermiyor, saklanıyordu. Ona baktığımı biliyor ama kendini göstermemeye çalışıyordu. Bazen görüyordum arkadaşı da ortamda olduğumu kontrol etmek için bakıyordu bana. Bunun shit test olma şansı var mı? Bu gün akşam yazmayı düşünüyodum ama yazmayacağım. Sanki önemsememiş gibi takılacağım. Sence doğru mu yapıyorum?

Bunu daha çok seninle yalnız kalmak istemiyor olarak yorumlaman daha gerçekçi.

Kızla arada bir nasıl mesajlaşıyorsunuz? Kız mesajlaşma başlatmıyorsa, çok az başlatıyorsa, sana karşı çok sıcak değilse, mesajlaşmayı uzatmamaya çalışıyorsa, bu son olayı da üstüne koyarak, seninle ilgilenmediğini anla ve kıza yürümeyi bırak. Kendi sana, sen ona hiç ulaşmadan iki kere ulaşırsa buluşmaya çağır.

Eğer kız sıcaksa, o da mesaj başlatıyorsa, kıza mesaj at ama bu durumu asla açma. Kendisi açarsa bile “evet işim vardı ondan kaldım” diye geçiştir, onu beklediğini asla belirtme. Bu şekilde shit test olmasa bile, kendine güveni ve onuru olan bir erkek gibi davranıp, test olmadan testi geçersin.

Soru #3:

Mahmut abi herhangi bir tehlikeli durumda, bu az tehlikeli de olsa panikliyorum, göğsümde bir yük oluyor. Bu da korkmama sebep oluyor. Henüz gençken bu beni yiyip bitiren sorunu çözmekte kararlıyım. Teyzem ve anneannem herhalde genetikten kaygıları yüksek az durumlarda panikliyorlar. Belkide nesilden nesile birbirine etkileniyorlar bilmiyorum. Bu sorunu nasıl çözerim? Telkin diye birşey duydum neye inanırsan o olursun diyor ben kendime soğukkanlı,cesur telkinini iyi şekilde düzenli yaparsam sonuç verir mi veya senin önerin nedir? Esenlikler diliyorum.

Bunun benim bildiğim çözümü, bulabildiğin en tehlikesiz durumdan, tehlikeyi gerçekten tehlikeli olan durumlara gitmeden azar azar arttırarak aşamalı olarak maruz kalma terapisi uygulamak. Gerçekten tehlikeli durumda korkmak ve kaçmak gerekli bir adaptasyon, o durumlarda da tehlikeye göğüs germek istemezsin.

Tanımadığınız insanlarla neden konuşamıyorsunuz yazısındaki durum ve çözümü, senin durumunda da geçerli.

Soru #4:

4 yıl süren güzel bir ilişkinin sonunda yüzük takıp evlenme teklifi ettikten 4 ay sonra, evim olmadığı için kız arkadaşımla ayrıldık. Ayrılırken de çok olgun ve hala severek ayrıldık.

Bu konuya daha önce değinmiştim. Türkiye’de bir çift genellikle, evlenir ve kiraya çıkar. 30 – 40 yaş bandında ev alır. Normali bu. Bunu dert edip senden ayrılan kızla evlenmemen iyi olmuş.

Tek arkadaşı bendim,

Bu büyük bir problem. Arkadaş edinemeyen bir insanın duygusal – ruhsal olarak normal olma olasılığı çok düşük. Ayrıca, senin sırtına yük olur. Bu kızla nasıl güzel bir ilişkin oldu? Gerçekten ilginç.

benden ayrıldıktan bir ay sonra çalıştığı yere gidip gelen zengin müşterilerinden biri ile ilişkiye başlamış.

4 senelik ilişkiden bir ay sonra ilişkiye başlayabilen kadından hayır gelmez birader. Gerçekten Allah kurtarmış. Keşke sen kendi iradenle kurtulsaydın ama önemli olan kurtulman. Artık o zengin abinin derdi, senin değil.

Konuştuğum da aldatmadığını ve “ne yapayım 4 senede yokluğuna mı alışayım” dedi. Ayrılalı 2 ay oldu ancak hala WhatsApp durumlarıma ilk o bakıyor bu bir rebound ilişki midir?

1 ayda işi pişirmiş insanın aldatmadığı şüpheli ve aldatmadım diyecek tabii ki. Daldan dala atlamış. Ayrıca birader, bu kızın numarası neden hala ekli? Hemen çıkar, sana ulaşmaya çalışırsa engelle.

Rebounddan çok çıkar ilişkisine benziyor ama rebound olsa ne olacak? Zengin abiden tekmeyi yiyince geri mi alacaksın?

Ve sürekli durumlara bakması neyi ifade ediyor? 

Hiçbir şey ifade etmiyor. En fazla merak veya daha kötüsü bu abi ile olmazsa kenarda bekle diye ekmek kırıntısı. Bu kızın numarasını çıkar, bir daha muhatap olma.

Bunca yaşanmışlığa rağmen bu kadar kısa sürede başka biriyle olabiliyorsa benim yanımda yeri yoktur.

O zaman numarası neden silinmedi? Neden abi amacı ne? diye sorarsın.

Hayatıma devam ediyorum ancak insan elbet üzülüyor ve düşünüyor ama geçecek.

Geçecek tabii ki. Böyle kalitesiz insanlar daha kolay unutulurlar ama senin bu kızı silmen lazım.

Soru #5:

Abi merhaba.İlk buluşmamız gayet iyi geçti ikinci buluşmayı da teklif ettim hemen arkasından yani bir gün sonra. Ama onun bir durumundan dolayı buluşamadık. Tekrardan bir gün sonra teklif etmeli miyim yoksa onun teklif etmesini mi beklemeliyim? Benim ettiğimi varsayarsak aradan bir kaç gün geçtikten sonra mı teklif etmeliyim o süre zarfını nasıl ayarlayabilirim. Teşekkürler.

Buluşmaları erkek teklif eder. 3-5 gün sonra, bir önceki buluşma teklifi hiç olmamış gibi teklif edebilirsin. Yalnız bir buluşma teklifi olmuş, bir durum yüzünden buluşamadıysanız, hemen o buluşma gününü değiştirsen boş yere bir can yanmamış olurdu.

Soru #6:

Merhaba, 3 senelik uzun ilişki sonrası erkek arkadaşımla ayrıldık.Sık tartışıyorduk bu yüzden ayrıldık, ihanet veya başka bir kişi yüzünden ayrılık yaşamadık.

Sık tartışmalı ilişki kötü ve bitmeye mahkum bir ilişkidir.

2 senedir ayrıyız benim ondan sonra 1 sevgilim oldu çok sürmedi. 3 4 ay kadar sürdü ve bitti. Ben önceki sevgilime mesaj attım kendisi kısa kısa ve geç cevaplar veriyordu, yani pek konuşmak görüşmek istemiyormuş gibi.

Gibi mi?

Sonra kendisine barışmak isteyip tekrardan denemek istediğimi söyledim.Onun arkadaşları benimle takipleşiyordu. Ondan sonra birisiyle olduğumu galiba ona söylemişler, yoksa başka haberi olamaz. Bana birisiyle birlikte olup olmadığımı sordu ve ben de oldu dedim dürüstçe anlattım. Sonra ben bunu kabul etmem bir daha bana ulaşma önüne bak dedi. Sonraki mesajlarıma da sadece görüldü atmış.

Birçok erkek kendisinden sonra birinin olmasını kaldıramaz. Burada senin bir suçun, yanlışın yok. Ama birçok erkek kabul etmez.

Yalnız bu adam zaten seni reddetmek için bahane arıyor gibi de geldi.

Engellemiyor ama ne yazarsam görüldü atıp bırakıyor.

Engellememesinde olumlu tek bir kırıntı yok. Adam seninle bir daha görüşmek istemiyor. Bence başka biri olmasa da görüşmeye niyeti yokmuş.

Bir şey de yazmadı bu yazdığından sonra. Kendisine bu 2 yılda sevgilisinin olup olmadığını sordum.Onun da olmuş ve ayrılmış aynı durumdayız. Bunu söylediğimde bana ” sen kabul edebilirsin ama ben bunu kabul etmiyorum,bana ters ”dedi. Kendisi çok prensipli birisi uzun süredir tanıyorum, bir konuda fikri hiçbir zaman değişmez.Kendisine böyle prensipler edinmiş,sadakatinden yana hiçbir zaman şüphem olmadı baya karakterli biri.Onu tekrardan kazanmak istiyorum , nasıl yapabilirim?

Adam seni istemiyor. Bu adamla bir daha asla olmayacağını kabul edip önüne bakmalısın.

Ayrıca bu adamı “kazansan” ne olacak? Eski kavgalı ilişkinize geri dönüp yine ayrılma ihtimaliniz çok çok yüksek olurdu.

Soru #7:

Mahmut Abi, kız arkadaşım 22 yaşında ve çok yoğun çalıştığı bir işi var. Aynı iş yerinde, 35 yaşında, evli ve çocukları olan bir adam, kız arkadaşımı bazen saat geç olduğu zaman evine bırakıyor. Çünkü kızın iş yeri ile evi arası gerçekten çok uzak.

Bir erkeğin bırakması beni rahatsız ediyor bunu kıskanmam ve kızı uyarmam gerekir mi?

Gerekir. Evli ve çocuklu bir adamın bunu yapmaması da gerekir. Birkaç kişiyi bırakıyorsa neyse ama sadece senin kızı bırakıyorsa çok yakışıksız bir durum.

Yoksa gereksiz kıskançlık yapmış mı olurum?

Gereksiz kıskançlık yapmış olmuyorsun.

Bir yandan “saçmalama adamın çocuğu var evli” falan diyorum ama bi yandan da rahatsız hissediyorum. ne yapmalıyım?

Adamla senin kız arasında bir şey olma ihtimali değil konu. Konu, adamın ve kızın kendilerini bu ortama sokmaları. Yakışıksız. Şöyle düşün. Gecenin bir saati annen ve baban senin kız arkadaşını başka adamla arabada gördü. Hoş bir durum mu bu?

Bir kere zorunluluktan olur anlarım ama bunun birkaç kere olması yakışıksız bir durum.

#Soru 8:

Bu soruyu ayrı yazı yaptım: Üniversitede yürüdüğüm kızın erkek arkadaşı bana saldırdı – Vaka çalışması

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Bu ay, YouTube kanalında da aşağıdaki soru cevap yayınını yaptık.

Terk eden ve peşinden çok koştuğum eski sevgilim ile karşılaştım – Vaka çalışması

Eski sevgilim ile bir buçuk sene önce ayrıldık, daha doğrusu o benden ayrıldı. Yaklaşık bir sene boyunca ara ara yazdım. Başlarda da çok ısrar etmiştim.

Eski sevgiliden ayrıldıktan sonra ne kadar erken iletişimi kes kuralı uygularsanız o kadar iyi. İlk 2-3 gün, siz daha zorlamayın ama bilemedin bir hafta, iletişime devam edip ısrar etmen, geri dönüşsüz değil ama bundan daha uzun süre ısrar ederseniz, geri dönüş ihtimalini pratik olarak sıfıra yakın bir noktaya indirdiğiniz gibi, kendi iyileşme sürecinizi de uzatırsınız.

Sizin ilişki ne kadar sürdü bilmiyorum ama eğer iletişimi keserseniz, iyileşme süreciniz ilişkinin üçte biri ya da en fazla 6 ay sürer. Eğer kesmez peşinde koşarsanız, daha fazla ayrılık yarası alırsınız, iyileşme sürecinizi uzatırsınız.

Ben bu dönemde kızı online stalkladığını da tahmin ediyorum ki, online stalk bir insanı aylarca hatta bazen yıllarca eski sevgilinin peşinde ya da gizli gizli yörüngesinde tutan, çok büyük bir bela.

En son 4 ay önce, uzun bir muhabbet olmuştu ve yine istemediğini belirtti.

14 ay boyunca peşinde koşmuşsun. Normalde 6 ayda atlatacağın ayrılık acısını atlatmak için senin daha 4-6 aya ihtiyacın var maalesef (iyileşme süreci bir umutla en son iletişim kurduğun zamandan başlar).

Sonra hiç ulaşmadım ve aramadım. Alışmıştım iki gün önce tesadüfen gördüm ve yanına gittim.

Şimdi gördüğün gibi iyileşme sürecine girmişsin ama büyük bir hata yaparak yanına gidip konuşmuşsun. Terk eden eski sevgili ile karşılaştığınızda, medeni bir şekilde selam verin ama yanına gidip konuşmayın. O size gelirse biraz muhabbet edin ama kısa kesin ve bir bahane ile kibarca sıvışın. Bu muhabbete asla ilişki, eski ilişki gibi konuları konuşmayın.

Kısa bir muhabbet oldu naber gibisinden ve “biri oldu mu diye sordum” ama uzatmadı.

İkinci ve aslında daha büyük hata da bu. İlişki konusu açmışsın. Bunlar iletişimi kes sürecini sıfırlayacak şeyler. Kazanımlarını koruman lazımdı.

Ben istekli davrandım sonrasında kısa kesti ve ayrıldık. Eve gittiğimde bir kere aradım ama dönüş yapmadı. Ben çok yanlış mı yaptım?

Şimdi bu kızın sana dönme ihtimali zaten sıfır. Sıfırı daha da sıfırlayamazsın. Yani “dönmesi için yanlış mı yaptım” diyorsan muhtemelen o konuyu artık etkileyemezsin. Gerçi, eğer gidip konuşmasan bir ihtimal yükselirdi ama senin gibi en ufak umut ışığına sarılan birine bunu söylememek lazım.

Yanlışın, gayet de iyi giden iyileşme sürecini baltalaman. Bir umuttur maymun eden insanı. Terk edilir edilmez, yeniden beraber olacağız umudunu öldürmeye bakın. O umut, terk edenin geri gelme ihtimalini düşürdüğü gibi, iyileşme sürecinizi de dondurur. Tam tersine “bu iş burada bitti asla başlamaz” deseniz, geri gelme ihtimalinin artmasının yanında, daha çabuk iyileşirsiniz.

Geri gelme ihtimali neden artar? Her şeyden önce terk edene ulaşmayı, terk edeni takip etmeyi bırakırsınız ya da bırakmanız daha kolay olur. Karşılaştığınızda, “terk ettim ama o da beni bırakmış yoluna bakıyor” sinyali verirsiniz ve bu sinyali içsel bir “bizden daha olmaz” inancı kadar sağlam gönderecek başka bir ruh hali yoktur.

Ama siz umudu “prenses / prens beni bıraktı gitti, ilişkimizi çöpe attı, artık buradan çıkarmaz” gibi kendinizi ezen bir kafada değil, “ilişki bittiyse bitti, ben de çöpe attığı ilişkinin başında bekleyecek kadar onursuz değilim, ben de bırakır giderim” şeklinde olmalı.

Bir de sana tavsiyem sen artık bu insandan tamamen uzak dur. Yani artık görmezden gel. Zira sen konuşursan eskiye dönersin gibi.

Anlatmamışsın ama iletişimi kes kuralı mı uyguluyorsun yoksa sadece aramamayı mı beceriyorsun? İletişimi kes üç ayaklıdır ve üç ayağı ile de yapılmalıdır:

Birinci ayak, terk edene asla ulaşmıyorsun.

İkinci ayak ki bu devirde birincisi kadar önemli, terk edenden asla haber almıyorsun, onu stalklamıyorsun. Sadece whatsappta online mı ya da kaç takipçisi var, artıyor mu artmıyor mu diye bakmak, en az Instagramında hikayelerine ya da fotoğraflarına bakmak kadar stalk. Birilerinin onun Instagramına bakıp size haber uçurması da stalk.

Üçüncü ayak, kendi hayatınıza odaklanmak. Daha fazla sosyalleşmek, ilişki bitiminin ilk 2-3 ayı kendine dönüp sonra yeni limanlara açılmak, uzun süredir yapmak istediğin bir şeyi yapmak gibi.

Keşke önceden tanısaydım abi sizi.

Aslında evet, keşke bu kadar zaman kaybetmeseydin. İnsanlar bir daha onun gibisini bulamam gibi bir kafayla terk edenin peşinde koşup (açık açık ya da stalk ile gizli gizli), çok zaman kaybediyorlar.

Bir seneden uzun ilişkiler, insanın hayatına yaklaşık olarak 1.5 – 2 senede bir girerler. Ama bunun için sizin yola çıkmış olmanız lazım. Sen bu kızı o zaman bıraksaydın, şimdiye muhtemelen yeni sevgilin olurdu.

Yine de bir sonraki sevgilinden önce buldun yani o açıdan erken buldun.

Tepkini biliyorum abi ama yine de sormak istedim sessizlik ve unutmak bu durumda bile karşı taraftan sonuç aldırır mı?

Bu soru, unutmak ile zıt bir soru. Senin asıl sorduğun “sessiz kalır ve unutmuş gibi davranırsam bana geri döner mi?” Cevap, hayır. 1.5 sene geçmiş, dönmez. Zaten az önce belirttiğim gibi “terk edeni terk etme” zihin yapısında olmayan insan, karşısındaki geri dönse bile, 5-10 dakika konuştuğunda, itici hale gelir ve geri dönen yine kaçar.

Senin umudu öldürmen lazım. Umut, kimsenin olmadığı ve birini bulmak için çaba harcadığın dönemde tatlı bir hayal olarak sana zevk veriyor ama acıdan kaçıp ufacık zevke bağlanman, senin uzun vadede daha çok acı çekmene ve kaybetmene neden oluyor.

Bu kızla bir daha asla ama asla ama asla olmayacağını kabul et. Bu umudu öldür. Bu umudu öldürmen, asıl umudu yeşertecek yani seni seven başka biriyle karşılaşma umudunu. O umudun gerçekleşme ihtimali çok yüksek ama sen bu olmayacak umuda sarılıp, o umudu erteleyip duruyorsun.

Bu siteye yeni geldiyseniz, eski sevgili terk ettikten sonra uygulamanız için, no contact kuralını (iletişimi kes kuralını) şiddetle tavsiye ederim. Ayrıca şu yazılarımıza da göz atmanızı tavsiye ederim:

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Terk eden eski sevgili mesaj attığında ne yapmalısınız?

Terk eden eski sevgili mesaj attığında ne yapmalı? Terk eden eski sevgili mesaj attığında cevap verilmeli mi? Eski sevgilinin mesajına cevap vermezsem ne olur?

Terk edildikten sonra eski sevgili ile ilgili sıklıkla sorulan bu soruların cevabı, aslında ilişkiye ve nasıl terk edildiğinize bağlı.

Öncelikle terk eden eski sevgili mesaj attığında cevap verilmeli mi sorusundan başlayalım. Şu durumlarda, eski sevgilinin size ulaşmasına izin vermeyin yani ne aramasına ne de mesajına cevap verin:

#Toksik ilişkinin toksik ve manipülatif olan eski sevgili – Toksik ilişkiler maalesef nazik bir şekilde bitmez. Çoğunlukla toksik taraf terk ettiğinde, özellikle bu taraf narsist biriyse, sizi yedekte tutmak için mesajla kırıntı atar ya da belki gerçekten dönmek ister. Her iki durumda da, toksik bir ilişkiyse, terk edeni tamamen görmezden gelin. Size mesaj atarsa, henüz engellemediyseniz engelleyin. Fake hesap ve başka numaradan devam ederse de o numaraları ısrarla engelleyin.

Uzun süredir eski sevgilinin manipülatif oyunlarına maruz kalan biriyseniz, size tavsiyem o mesajları kesinlikle okumayın. Bu insanın sizi nasıl manipüle edeceğini bilen ve sizi tuzağa düşürmekte usta biri olduğunu kabul edin, size yazılanları okursanız tuzağa düşebileceğinizi kabul edin ve o mesajları okumayın bile.

#Ayrıl – barış ilişki – Eski sevgili tarafından daha önce de terk edildiyseniz, özellikle de bu belki üçüncü belki onuncu terk ediş ise, artık bu insanın mesajına cevap vermeyin. Bu ilişkinin sonu, sizin tam olarak terk edileceğiniz yer olmasın, önce siz bu işe son verin. Kontrolü bir eski – bir yeni sevgilinin elinden alın ve bu insanı siz terk edin.

#Aldatan – daldan dala atlayan eski sevgili – Aldatan eski sevgiliye kesinlikle bir şans vermemeniz gerektiği gibi, sizinle konuşma veya mesajlaşma fırsatı da vermeyin. Aldatan kişiye en iyi cevap, onu tamamen hayatınızdan atmanızdır. O nedenle aldatan, aldatarak terk eden eski sevgiliye asla cevap vermeyin.

Daldan dala yani sizden hemen birkaç hafta sonra bir sevgiliye atlayan, eski sevgilisine dönen ya da bir iki ay sonra şüphelendiğiniz ama “ay saçmalama Rıfkı bir Sıtkı ile arkadaşız” olan adamla sevgili olan kızı geri almayın, mesajlarına ya da herhangi bir şekilde size ulaşmasına izin vermeyin.

Şimdi bunları aradan çıkardıktan sonra, eski sevgilinin mesaj atması ile ilgili en çok karşılaştığım senaryoya gelelim. Eski sevgili sizi normal bir ilişkiden sonra terk etti, geri almanızı engelleyecek bir şey yok ve size ulaştı. Siz onu geri almak istiyorsunuz. Ne yapmalısınız?

Öncelikle size mesaj attığını telefon statüsünden gördüyseniz, yaklaşık 30 dakika – 1 saat cevap vermeyin ve kendinizi sakinleştirin. Sakin olsanız bile sakinleştirin 🙂 Bir yürüyüş yapın, düşüncelerinizi toparlayın.

Bu süre zarfında mesajı geri çekerse, “selam ne haber? Bir mesaj attın sanırım ben okuyamadım onu” diye yine de mesaj atın.

Yapmanız gereken şey ne çok neşeli, ne çok üzgün ama neşeli tarafına daha fazla yakın bir modda, çok kısa bir şekilde mesajlaşmak. Eski sevgili çoğunlukla ilk mesajında “çok pişmanım, geri al beni” diye mesaj atmaz. Havadan sudan bir bahaneyle mesaj atar.

Karşılıklı beş ya da da on mesaj paslaşmasından sonra mesajlaşmayı daha fazla uzatmayın. Mesajlaşmayı, “şimdi bir işim var, senden haber almak güzel. Bu hafta buluşalım mı, X günü ya da Y günü akşam 7 gibi” tarzında buluşmaya çağırın. 2 gün vermenizin sebebi, iki günde de planı olma ihtimalinin daha düşük olması.

Burada yapabileceğiniz bazı geri dönüşü zor hatalar var.

#1 Çok üzgün ya da neşeli davranmaya çalışmak. Üzgün davranırsanız karşınızdaki size acır ve acıma duygusu uyandırmanız çekici değil itici bir hareket. İnsanlar, kendileri olmadan da normal bir yaşam sürdürebilecek insanları çekici bulurlar, kendileri olmadan dağılan insanları değil.

Aynı şekilde çok neşeli davranmanız da sizin olduğunuzdan iyi davranmaya çalıştığınıza işaret ki bu da itici bir şey.

#2 Çok uzun süre mesajlaşmak. Sanılanın aksine, eski sevgilinin ilk mesajla ulaşmasından sonra uzun süre mesajlaşırsanız, onun size ulaşmasını sağlayan özlem ve yokluk hissini tatmin edersiniz. Bırakın özlemi ve yokluğu buluşmada tatmin etsin. İlk mesajla birlikte uzun uzun mesajlaşıp sonra bu insan yine ortadan kayboldu diye şaşırmayın.

#3 Mesajına cevap vermemek – Terk edenin geri dönmesini istiyorsanız ve geri dönmesi sorun değilse, mesajına cevap vermemek, bu ihtimali azaltır. Mesajına cevap vermediğiniz zaman, “bana ulaşma” hatta “bana bulaşma” diyorsunuz. Bu “isteğinize” saygı duyarsa şaşırmayın.

#4 İlişki konusunu veya daha da kötüsü geri dönme konusunu açmak – Eski sevgili size ulaştığında, tek yapmanız gereken bir buluşma ayarlamak. İlişki konusunu o buluşmada bile konuşmamanız lazım ama ilk mesajdan sonra bu konuya girmeniz büyük hata. Bu mesajlaşmada “geri dön” moduna girmenizin ise çoğu durumda geri dönüşü yok.

İlk mesajlaşmalar hafif olmalı, ilişki hakkında olmamalı.

#5 İlk mesajdan sonra eski sevgiliye mesaj atmaya başlamak. Hayır, ilk 2-3 kez, terk eden ulaşmalı. Siz ona ulaşmayın. Kibar olun, size ulaşmasında sorun olmayacağını hissedeceği şekilde iletişime geçin ama ilk 2-3 kez o ulaşsın. Bunun istisnası belki buluşmayı teyit için birgün önceden ona mesaj atmanız olabilir. Bu teyidi de “yarın geliyor musun?” gibi bir soruyla değil, eski sevgiliyle çok kısa mesajlaşıp, “yarın görüşürüz” diye bitirerek yapın.

Birçok insanın yaptığı ve eski sevgili ile iletişimi koparan hata, eski sevgili kendisine ulaştıktan sonra sürekli ona ulaşmak.

Eski sevgili size 2-3 kez ulaştıktan sonra siz de ona ulaşabilirsiniz ama ona, onun size ulaştığından fazla ulaşmayın.

#6 Buluşma için ısrar etmek – Kısa mesajlaşmadan sonra buluşma teklifinizi geri çevirirse, asla ısrar etmeyin. “Tamam, sonra görüşürüz o zaman” diye mesajlaşmayı kapatın ve o size ulaşana kadar ona ulaşmayın. Bir daha ulaştığında ilk defa ulaşmış gibi, başta anlattığım şekilde mesajlaşın.

2 buluşma teklifinizi reddederse, bir daha siz buluşma teklif etmiyorsunuz. Bundan sonra ya size ulaşmayı kesecek, ya da buluşma teklifini o edecek. Buluşma teklif etmeden size ulaşıyorsa, kibarca başınızdan savın. Bahanenin önemi yok, bir şey bulun ve çok fazla mesajlaşmadan başınızdan savın.

Bu siteye yeni geldiyseniz, eski sevgili terk ettikten sonra uygulamanız için, no contact kuralını (iletişimi kes kuralını) şiddetle tavsiye ederim. Ayrıca şu yazılarımıza da göz atmanızı tavsiye ederim:

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Toksik bir ilişkiden sonra iyileşmenizi hızlandıracak 10 tavsiye

Toksik bir ilişki, uzun süreli duygusal diplerinden sonra, ne zaman geleceği belli olmayan yüksek zevk zirveleri ile, kişide bağımlılık yaratır. Bittiğinde ise, bağımlılık yaratan her şeyde olduğu gibi kişi, yoksunluk sendromu yaşar.

Bu bölümde, toksik ilişkinin bitmesinden sonra sıklıkla gelen duygusal tetiklenmeleri nasıl yöneteceğinizi, özellikle de yoksunluk döneminde gelen tetiklenmelerle nasıl başa çıkabileceğinizi konuşacağız.

Toksik bir ilişkinin ardından, ilişkinin duygusal enkazı altında kalakalmış birçok erkekle görüşüyorum. Bu erkekler ya terk edilmiş oluyor ya da ayrılmaya çalışıyor ama sürekli olarak toksik ilişki çukuruna geri düşüyor. Sizin durumunuz hangisi olursa olsun, duygularınızı kontrol altına, gücü yeniden elinize almak için uygulayabileceğiniz 10 tavsiye vereceğim.

Bu kadının da, bu kadınla ilişkinin de sizin için hiç de iyi olmadığını biliyorsunuz. Bu ilişkiye devam etmenin sizin için her zaman kötü sonuçlandığını ve sonuçlanacağını biliyorsunuz. Ama bunları bilmeniz, takıntılı düşünceleri, duygusal çalkantıları, ona ulaşmak için yanıp tutuşmanızı ya da çok derin duygusal dipleri engellemiyor.

Duygusal tetikleyiciler de tam olarak bu noktada önemli. Eğer onları yönetmeyi öğrenmezseniz, duygusal tetikleyiciler sinir sisteminizi rehin alırlar ve sizi aslında kurtulmak istediğiniz yıkıcı girdaba geri çekerler.

Duygusal tetikleyici, size yoğun bir duygusal reaksiyon yaratan bir şeydir. Duygusal tetikleyici harekete geçtiğinde, sinir sisteminizin geçmişteki bir acıya yoğun bir tepki verir. Bu acı, toksik ilişkide yaşanmış olmak zorunda değildir, çok daha eski geçmişinizden de gelebilir.

Sinir sisteminiz, duygusal anıları depolar, özellikle de çözümlenmemiş travmaların ya da bağlanma yaralarının acılarını depolar. Bugün bu geçmiş acıya benzeyen bir deneyim yaşadığınızda, bu deneyim bilinçaltınızda devasa bir duygusal reaksiyonu ateşleyebilir. Bu patlama da sinir sisteminizi tamamen ele geçirebilir, vücudunuzu savaş – kaç – don moduna sokabilir. Siz bir kez bu moda girdiniz mi, bu moddan çıkana kadar beyninizin mantık tarafı kapanır, düzgün düşünememeye başlarsınız. Sadece reaksiyon veren birine dönüşür, gittikçe dibe sürüklendiğiniz bir girdaba kapılırsınız.

Siz bu durumu, onun sosyal medyasını gizlice kontrol ederek, eski mesajları yeniden okuyarak, eski fotoğraflara bakarak, geçmişteki güzel günlerin gündüz düşlerine dalarak, hem tüm o kaotik, yalanlarla ve duygusal dayakla dolu kötülükleri unutursunuz hem de zihninizi daha kötü bir duruma sokarsınız.

Travma bağı size tam olarak bunu yapar. İlişkide arada bir gelen zirvelerin peşinde koşmanıza ve kendinizi mahvetmenize neden olur.

Şimdi, duygularınızın kontrolünü elinize almanız, daha da önemlisi gücü yeniden elinize almanız için vereceğim 10 tavsiyeye gelelim.

İlk adım, sizi tetikleyen şeyleri bilmenizdir. Sizde yoğun duygusal reaksiyon yaratan tetikleyicilere dikkat vermeye başlayın. Bu bir metin olabilir, bir şarkı olabilir ya da sadece geceleri yalnız kalmanız olabilir. Bu tür bir ayrılıkta, basabileceğiniz mayın bol maalesef.

Ne kadar çok tetikleyicinin farkında olursanız, pusuya düşme ihtimaliniz de o kadar azalır.

Bu tetikleyicileri sadece düşünce seviyesinde bilmekle yetinmeyin. Tetikleyicilerin vücudunuzda yarattığı reaksiyonu da gözlemleyin. Duygusal olarak tetiklendiğinizde,vücudunuzda ne hissettiğinize dikkat edin. Bu hislerin göğsünüzde mi, çenenizde mi yoksa karnınızda mı olduğuna dikkat verin. Bunların nasıl hisler olduğunu gözlemleyin. Bir sıkışma şeklinde mi hissediyorsunuz yoksa bir ağırlık şeklinde mi?

Vücudunuz, duygusal tetikleyicilere, beyninizden önce reaksiyon verir. Kendi sisteminizi öğrenirseniz, uyarı işaretlerini erkenden yakalayabilir ve duygusal girdaba kapılmaya başlamadan önce kontrolü elinize alabilirsiniz.

İkinci adım, bu duyguyu yok etmek için ona bir isim verin. Tetiklendiğinizin farkına vardığınızda, hissettiğiniz duyguyu adlandırın. Bu çok basit ama duygusal girdaba kapılmanızı en hızlı ve etkili bir şekilde durdurabilecek tekniklerden biri.

Hissettiğiniz duyguyu, basit bir dille adlandırın. “Şu an kızgın hissediyorum”, “korku hissediyorum”, “reddedilmiş hissediyorum”, “çöpe atılmış hissediyorum”, “aşağılanmış hissediyorum”, vs.

Bunu yapmanız, beyninizin mantıklı düşünce merkezini, prefrontal korteksini harekete geçirir. Prefrontal korteksiniz harekete geçtiğinde ise, duygusal şelaleyi en aza indirebilir.

Üçüncü adım, vücudunuzun kontrolünü elinize alın. Duygusal olarak tetiklendiğinizde, zihniniz ya geçmişe ya da geleceğe sıçrar. “Ya beni tamamen unutur giderse?” “Ya bir daha asla normal hissedemezsem” gibi korkulara kapılırsınız.

Bu durumun ilacı, zihninizi şimdiki zamana geri çekmektir ve vücudunuzun kontrolünü elinize almanız, bu konuda oldukça etkili bir tekniktir.

Duygusal olarak tetiklendiğinizde, ayaklarınızı sağlam bir şekilde yere basın ve derin ama yavaş bir şekilde nefes alıp verin. Etrafınıza bakın ve gördüğünüz 5 şeyi adlandırın.

Kendinizi şimdiki zamana çekmek için, rahatlatıcı bir müziği ya da size güvende hissettiren bir kokuyu ya da nesneyi, acil durum çantanızda bulundurabilirsiniz. Avcunuzu göğsünüze vurmak, parmaklarınızla bir şeye vurarak ritim tutturmak ya da bir stres topunu sıkmak da bu amaçla kullanılabilir.

Bunlar sinir sisteminize, o an o yerde bir tehlike, bir tehdit olmadığını sinyaller. Sadece çok yoğun duygular hissediyorsunuz ve bu baş edemeyeceğiniz bir tehdit değil.

Dördüncü adım, duygusal dayanıklılık geliştirin. Acı, özlem, ajitasyon ve öfke hissedeceksiniz. Bunlar, yoksunluk sürecinin birer parçası ve sizin gerilediğiniz anlamına gelmiyorlar. Tam tersine, detoks sürecinde olduğunuza işaret ediyorlar.

Bu stresli süreçte duygusal dipler yaşayacaksınız ve bu dipler ne yazık ki belli bir süre devam edebilirler. Böyle zamanlarda fiziksel olarak oturaklılık geliştirmenin yanında, duygusal tolerans için araçlara da ihtiyacınız var.

Burada amaç acıdan kurtulmak değil, acı tarafından ele geçirilmemeniz için kendinize zaman aralıkları yaratmak, duygusal dalgaları, dalgalar tarafından yutulmadan atlatmak.

Soğuk duş, egzersiz, nefes çalışması ve hatta dışarı çıkıp yürümek gibi araçları kullanın. Bunlar, duygusal seli durdurabilecek küçük değişiklikler yaratabilecek, sinir sisteminize bu seli aşabileceğinizi, zor şeyleri başarabileceğinizi, gücü yeniden elinize alabileceğinizi hatırlatacak araçlar.

Saatlerce nefes egzersizi ya da meditasyon yapmanıza gerek yok. Günde birkaç kez, 2-5 dakika farkındalık meditasyonu ya da vücut taraması yapmanız, sinir sisteminizi güçlendirir. Böylece gerçek tetiklenme size çarptığında, girdaba kapılmak yerine güçlü kalma ihtimaliniz artar.

Beşinci adım, duygusal girdabı durdurmak için mantığınızı kullanın. Duygusal olarak tetiklendiğinizde, beyninizin duygusal tarafı, mantıklı tarafını rehin alır. Bu durumu tersine çevirmek için, mantık kullanmanız gereken bir şeyler yapın. Örneğin, 100’den geriye doğru yedişer azaltarak sayın, basit bir matematik problemi çözün ya da satranç oynayın. Bunlar sizin duygusallıktan çıkıp, rasyonel tarafa geçmenize yardımcı olabilir.

Altıncı adım, temel uyku, beslenme ve spor düzeninizi sağlayın. Bu konu sıkıcı ama önemli. Uykusuzluk zihin sisine neden olabilir, duygusal düzeninizi daha da çalkantılı hale getirebilir. Kötü beslenme, kan şekeri değerlerinizi, enerjinizi ve ruh halinizi bozabilir. Hareketsizlik ise, stres hormon seviyelerinin düşmesini engelleyebilir. Günde 10 dakika yürüyüş veya egzersiz bile, sinir sisteminizi resetleyebilir.

Eğer acı ile başa çıkmak için alkol ya da madde gibi şeylere yöneliyorsanız, kendinize karşı dürüst olun. Kendinizi uyuşturmak, iyileşmek değil. Bunlar duygularınızı düzeltmek yerine, geçici olarak bastırırlar ve sizin bozuk duygusal dengede kalmanıza neden olurlar. Sinir sisteminizi sürekli olarak uyuşturursanız, sinir sisteminiz denge durumuna dönemez.

Yedinci adım, bilinen tetikleyicilere karşı hazırlıklı olun. Gözleriniz kapalı bir şekilde mayın tarlasına dalmayın. Onun doğum gününe çok zaman kalmadıysa ya da bir arkadaş toplantısında onunla karşılaşacaksanız, durumu önceden planlayın, gözünüzde canlandırın. Nasıl tepkiler vereceğiniz üzerinde çalışın, gerekirse kafanızdaki senaryoyu yazın. Tetikleyici gelmeden, sınırlarınızı belirleyin. Fiziksel ve duygusal stabilizasyon için kullandığınız teknikleri aklınızda tutun ve aynı zamanda bir çıkış planı da yapın.

Tetikleyicileri tamamen yok edemezseniz, onlara karşı hazırlıklı olun.

Sekizinci adımda, tetiklenmeniz geçtikten sonra, olanların bir muhakemesini yapın. Tetiklendiniz, duygusal bir dalgalanma ya da sel geldi. Beş dakika kadar durun ve sizi neyin tetiklediğini kendinize sorun. Neyi doğru yaptığınızı, neyi bir dahaki sefere daha doğru yapacağınızı ve daha doğru davranmak için neleri değiştirmeniz gerektiğini düşünün ya da yazın. Bu konuda günlük tutun ve bu şekilde sürekli tekrarlanan döngüyü kırın.

Muhakeme yapmanız, duygusal kaosu, yararlı veriye çevirir, bir dahaki sefere dalgayı daha başarılı aşmanızı sağlar.

Dokuzuncu adım, yardım alın. Rastgele birine ulaşmayın. Sizi yukarı taşıyacak birine ulaşın, sizi daha da fazla duygusal girdaba itecek insanlardan uzak durun. Öfkenizi körükleyen ya da sağlıksız davranışlarınızı destekleyen insanlardan uzak durun.

Duygusal tetiklenmeler çok sık tekrarlanan şeylerse, terapi ya da bir bilen zamanı gelmiş olabilir. Bu tür bir yardım, işin köküne inmenizi ve kalıcı değişiklikler yapmanızı sağlayabilir.

Onuncu adım, bir acil durum planı yapın. Tetiklendiğinizde beyniniz doğru düzgün çalışmadığı için, tetiklenmeden önce yazılı bir plan yapmanız lazım.

En çok işe yarayan fiziksel kontrol teknikleri neler? Bunların yanına bazı yardımcı notlar da yazın. “Bu daha önce de olmuştu ve bunu aşabilmiştim. Şimdi de aşacağım” gibi notlar koyun.

Bu plana, bu insanı bir daha hayatınıza almamanız için geçerli tüm nedenleri yazın.

Bu planda aynı zamanda, sizi girdaba girmeden durduracak bir acil durumda ulaşılacak kişiyi de not edin.

Bu planı kısa ve kullanışlı bir şekilde yazın. Duygusal olarak yoğun bir girdaba kapılmaya başladığınızda, bu planı çıkarın. Burada yazdığınız şeyleri, duygusal bir fırtınanın içinde, rasyonel beyninizi tamamen kapanmış bir halde yapmaya çalışmak yerine, önceden yapılmış planı çıkarın ve uygulayın.

Herkesin duygusal tetiklenmeleri vardır ve kimse tüm duygusal tetiklenmelerden kaçamaz. Ama beyninizi, duygusal tetiklenmelere daha farklı şekilde tepki vermek üzere eğitebilirsiniz. Duygusal fırtına her vurduğunda, irrasyonel tepkiler vermek ya da bu kişiye ulaşmak yerine duygularınızı kontrol altına alırsanız, her fırtınadan daha güçlü çıkarsınız. Kendinize güveniniz artar ve gücü elinize alırsınız.

Kaynak: 10 Tips to Take Back Control After a Toxic Relationship

Ayrıl barış ilişkiler – bir vaka çalışması

Beni arayan ya da bana soru soran birçok takipçim, ayrıl – barış ilişki içerisindeler. Bu takipçilerin büyük bir kısmı için, ayrıl – barış, terk edilme – terk edenin peşinde koşma – yeniden başlama ve yine terk edilme demek. Daha az oranda ise, terk edilme – iletişimin kesilmesi –  terk edenin yeniden dönmesi – yine terk edilme demek. Bir kısmı ise, bu saçma sapan ilişki türünün, terk eden tarafı.

İlişki hayatınızda, sizi böyle gereksiz ilişkileri sürdürüp vakit kaybetmekten koruyacak bir kural var ve bu kuralı prensip edinmenizi tavsiye ederim:

“Bir insanın sizi sadece 2 kere terk etmesine izin verin.”

Yani ilk terk edildiğinizde, yeniden birleşebilirsiniz ama yine terk edilirseniz, karşınızdaki ne yaparsa yapsın geri almayın.

Bu tavsiyenin motivasyonu, karşı tarafı cezalandırmak değil. İki kere terk edip geri dönen bir insanın, hemen her zaman, “terk ederim gelirim, bu da burada beni bekler” fikrine kapılması. Bundan sonra da o ilişkinin iflah olma ihtimali çok düşük oluyor. Siz ne kadar çok kendinizi kandırırsanız kandırın, bu tip bir ilişki, iyi ve sağlam bir ilişkiye dönüşmüyor. Genellikle şu iki şekilde sona eriyor:

– Terk edip duran taraf son defa terk ediyor ve bir daha asla geri dönmüyor.

– Terk edilen taraf bir yerde yeter diyor ve terk eden tarafı bir daha asla geri almıyor.

Şimdi, konuyla ilgili bir vaka çalışması ele alacağım.

“Mahmut Abi, eski sevgilimle 8 aydır beraberdik. Bu süreçte kaç kere ayrılıp barıştık saymadım. Birkaç kez ben de ayrılmış olsam da, çoğunlukla o beni terk ediyordu.”

Saymana gerek yoktu. 2 kere terk edildikten sonra bir daha almaman gerekiyordu. Ayrıl – barış ilişkiler, bitmeye mahkum ve en azından ayrıl barış başladıktan sonra boktan ilişkilerdir. Ne kadar erken biterse, o kadar iyi. Ama işte bu tür bir ilişki genellikle, yalnız kalmaktansa, boktan bir ilişkide acı çekmeye razı olan iki insan arasında olduğu için, uzar gider.

“Kendisinin manipülatif ve toksik biri olduğunu, buradaki yazı ve kitaplardan sonra anladım. Ama ilişki iyiyken de gerçekten çok iyiydi.”

Toksik bir ilişkinin, iyiyken çok iyi olması, ayrılmama bahanesi olmamalı. Çünkü toksik ilişkilerin bağımlılık yapma nedeni bu zaten. Toksik ilişkilerdeki hedonist zevk zirvelerini, sağlıklı ilişkilerde bulamazsınız ama sağlıklı bir ilişkide, toksik ilişkilerin insanı bir zavallıya dönüştüren diplerini de bulamazsınız. Toksik ilişki, 200 metre zirveye çıkar, sonra -300 metre dibe düşer. Toplamda, eksi on yüz bin dipte bitirirsiniz. Sağlıklı ilişkinin zirvesi 50 metreye çıkar, eksi 10 metreye düşer. Toplamda, artı yüz binde devam eder ya da biter.

Bu arada şunu da söyleyeyim, toksik bir ilişki olmasaydı bile, 2 kereden fazla terk etmesine izin vermemeliydin.

“Terk ettiğinde, çoğunlukla peşinden koşuyordum. Sonunda, iletişimi kes kuralı uygulamaya başladım.”

Bu kızla iletişim kesilir ama iletişimi kes kuralı uygulanmaz. İletişimi kes kuralı, geri dönmesini isteyebileceğin kızlara uygulanır. Bu tür terk edip duran kızlarla (kadınsanız erkeklerle), iletişimi tamamen ve geri dönüşsüz kesmeniz, size ulaştığında başınızdan savmanız ve asla görüşmemeniz lazım.

İletişimi kestiğim zamanlarda, bana ulaşıp, “ayrılığa dünden razıymışsın”, “senin sevgin yalan” gibi şeyler söylemeye başladı. Bunlara ne cevap vereceğimi bilemedim açıkçası.”

Terk eden insanın, peşinden koşmadığınız zaman bu soruyu sormaya hakkı yok. Bunu söylüyorsa hak ettiği tek cevap, “evet dünden razıydım bana bir daha ulaşmazsan sevinirim” ya da “evet yalandı, bana bir daha ulaşmazsan sevinirim” olmalı. Üstüne de engel. Bu laflar, karşınızdaki insanın sizi ayrılık ile sopalayan ya da en azından test eden, kötü niyetli ya da aptal biri olduğunu gösterir. Nazik bir cevap gerektirmez.

“Bu ilişkinin düzelmesi için çok uğraştım, çok çabaladım. Onu çok sevdim, onun için çok fedakarlık yaptım.”

Geçenlerde bir yerde görmüştüm. Kız, “finansal bir ilişki istiyorum, ödemelerime ve kirama yardım etmeni bekliyorum” deyince adam, “orospuyum demeden orospu olduğunu ne güzel söyledin gız” diyordu. Sen de muhtaçtım demeden muhtaç olduğunu ne kadar güzel söyledin yahu 😊 He Aziz Sikolas, hepsi onun içindi. Tamamen hayrına, yüce gönüllü olmandan(!)

“Sonunda ne oldu?”

Son terk edişi oldu ne olacak? Bunun başka çıkışı yok ki! Hemen hemen yarısında da, daldan dala veya aldatma ile olur hem de, tadından yenmez.

“Beni terk etti ve üstelik aynı iş yerinden bir adamla çıkmaya başladı.”

Bu çok normal. Sürekli ayrılıp geri geliyor, muhtemelen o da senin kadar yalnız kalmaktan çekiniyor. Yalnız kalmaktan çekinen biri ne zaman tam terk eder? Tabii ki, yalnız kalmayacağı zaman.

“Onca çabamın boşa gitmesi bir yana, büyük bir öfke ve intikam hissi ile doluyum.”

Bu hüsran senin ve senin kendi başına sindirmen gereken bir şey. Kızın hiç suçu yok demiyorum ama bitmeye mahkum bir ilişkiyi sen bitiremezsen kim bitirecekti sanıyorsun? Seni bırakamayan biri, ne zaman bırakabilir hale gelecekti?

Bu öfkenin ve intikam hissinin ateşini, hüsrana, hüsranı da yakıta çevirmen gerekecek. Yani hüsranı değişim için bir fırsat olarak kullan. Yanlış bir insanla beraberdin, ve yanlış bir insan ile beraber olma konusunda ısrarın, çıkması gereken kapıya çıktı. Bundan sonra, yanlış bir insanla beraber olmaya devam etmekteki ısrarının nereye çıkacağını biliyorsun. Yalnız kalmanın, böyle bir ilişkiden daha iyi olduğunu da biliyorsun. Üstelik yalnız kalmayayım diye böyle bir ilişkiye devam ettin mi, yine de yalnız kaldığını ve üstüne küçük düştüğünü de biliyorsun. Bu acının seni bir daha böyle bir şey yapmamayı öğretmesi için, erkek gibi acını çek, sindir ve önüne bak. O ateşi bir değişim fırsatına yakıt yaparsan, acıda geçiyor, intikam hissi de geçiyor, öfke de geçiyor.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Ayrılık acısı ne kadar sürer?

Bir ilişkiniz terk edilmeniz ile sona erdiğinde, ayrılık açısının iyileştirmesi aşama aşama olur ve belli bir süre gerektirir. 6 aydan uzun ilişkilerde, bu süre yaklaşık olarak ilişki süresinin üçte biri kadardır ama idealinde ilişki süresi ne olursa olsun en fazla 6 ay kadardır (yani 6 senelik ilişkinin ayrılık acısı 2 sene sürmemeli).

Fakat ayrılık acısı süresi belli özel durumlarda 3-5 ay daha uzun sürebilir. Bu özel durumlara kısaca değinmek istiyorum.

Birinci özel durum, ilişkinin ilk uzun süreli (min 3-4 ay) ilişkiniz olması. Biten ilişki ilk uzun süreli ilişkiniz ise,  daha önceden ayrılık ve unutma deneyiminiz olmadığı için, acı hiç geçmeyecek, hiç unutamayacaksınız gibi hissedebilirsiniz. İçinizde size “daha önce Merve’den ayrıldın, hiç unutamaz gibi hissettin ama sonra unuttun” diyecek deneyimin sesi olmadığından, o ses size ara ara “birader Merve için de ölüp bitiyordun güya sonra ne oldu?” demediğinden, süreç uzayabilir.

İkinci özel durum ise, ilişkinin toksik olması. Toksik ilişki genellikle sevgi ve bağlılık üzerinden değil, manipülasyon ve bağımlılık üzerinden yürüdüğü için, suçluluk ve kaygı gibi duygusal manipülasyon dolu olduğu için, toksik davranışlara maruz kalanın unutma süresi uzar. Onca toksik davranışa karşı verdiği emeğin birgün iyi bir ilişkiye dönüşeceğini sanan taraf, yaptığı devasa ve genelde karşılıksız duygusal yatırımın sonucu olarak ayrılık acısını daha yoğun ve uzun hissedebilir.

Üçüncü özel durum ise kişinin kaygılı bağlanan biri olmasıdır. Kaygılı bağlanan kişiler, beraber oldukları ya da kendilerini terk eden partnerlerinin iyi özelliklerini abartıp kötü özelliklerini görmezden gelmeye, kendileri için daha uygun olsalar bile başka adayların iyi özelliklerini görmezden gelip, kötü özelliklerini abartmaya meyillidirler. Bu nedenle de “onun gibisini bir daha bulamam” inancı, kaygılı bağlanan insanlarda çok daha fazla görülür. Kaygılı bağlanan insanlar aynı zamanda,  beraber oldukları partnerlerinin iyi özelliklerini abartıp kötü özelliklerini görmezden geldikleri için, terk edilene kadar ilişkide kalmaya da meyillidirler.

(Not: Kaçıngan bağlanan insanlarda ise durum tam tersidir. Bu insanlar beraber oldukları partnerlerinin iyi özelliklerini daha az, kötü özelliklerini daha abartarak görürken, dışarıdaki adayların iyi özelliklerini abartıp, kötü özelliklerini görmezden gelmeye meyillidirler).

Şimdi gelelim acının geçme aşamalarına. Burada 3 aşama var. Birinci aşama, ayrılık sonrası ilk 3-4 hafta. Bu aşamada sürekli olarak terk edeni düşünmeniz, hayatınızın sekteye uğraması, başkasını gözünüzün görmemesi ve bu duygu hiç geçmeyecekmiş gibi hissetmeniz doğal.

3 ayağıyla iletişimi kes kuralı uygulasanız bile ilk aşamada yoğun acı çekmeniz maalesef normal. Beni arayıp “Mahmut Abi iki hafta oldu, çok kötüyüm” diyenlere “ben olsam ben de çok kötü olurdum” diyorum. Kötü hissetme konusunda, terk edeni düşünmeyi durdurma konusunda yapabileceğiniz pek bir şey yok. Duygusal acı, psikopat değilseniz herkes için aynı. Ama tabii ki acıya dayanıklılık herkes için aynı değil.

İkinci aşama ayrılık sonrası ikinci ve üçüncü ay. Bu aşamada hala acı çekseniz ve sıklıkla terk edeni düşünseniz bile ilk aya göre daha iyi oluyorsunuz. Bu aşamada da ilk aşama gibi terk edene ulaşma krizi gelecek ve bazı günler çok kötü olacaksınız ama bu kriz dalgalarına dayanırsanız, üçüncü aşamaya geçebilirsiniz.

Üçüncü 1 seneyi aşmayan ilişkilerde hiç olmayabilir. Bu aşama genelde birkaç ay sürer ve artık eski sevgili aklınıza arada bir gelir. Oldukça rahat hissedersiniz ve hayatınıza devam edersiniz ama, ara sıra kötü olabilirsiniz.

İlk 2 aşamayı oluşturan 3 aylık süreyi kısaltmanın bir yolu yok. Ama iletişimi kes kuralını 3 ayağıyla da uygularsanız, bu sürenin uzamasını engelleyebilirsiniz. Sorun şu ki, eski sevgiliye ulaşmak ve onu gizlice takip etmek (stalklamak) ayrılık acısını uzatsa ve ileride daha kötü yapsa bile, sizi geçici rahatlatan şeyler. Bu nedenle iletişimi kes kuralını uygulamanız, ilk bir ay belki biraz daha fazla bir süre, ayrılık acısını artırır. Buna dayanmanız lazım.

Eski sevgiliye ulaşmadığınızda, onu stalklamadığınızda ve içinizden gelmese bile hayatınıza odaklandığınızda, ayrılık acısı ilk başta şiddetlense de, kısa sürede azalır.

Benim gördüğüm, insanların stalklamama kuralının ne kadar önemli olduğunu, stalklamanın ne kadar yıkıcı olduğunu pek anlamadıkları. Stalklamak, girip bakamadığınız instagram hesabının profil fotoğrafı değişmiş mi, takipçi sayısı artmış mı diye kontrol etmek, whatsapp üzerinde online mı diye bakmak gibi basit şeyler olsa bile adamı maymun eden bir şey.

Eskiden gizli takip (stalklama) fiziki olarak gidip takip etmeyi gerektirirdi. Şimdi gizli takibin önünde hiçbir engel yok, bir telefon ekranı uzaklığında olduğu için, birçok insan ayrılık acısını, 20 sene önce aynı yaşta olan insanlara göre çok daha uzun süre yaşıyor. Bence bu konuda teknolojinin en büyük kazığı, eski sevgiliye irademizin en güçsüz olduğu geç gece saatlerinde bile ulaşabilme olanağı sağlaması. Eskiden gece “bana feleğin ayırdığı nazlı yari bulun, nazlı yare ulaşmam lazım” krizi geldiğinde, eski sevgiliye ulaşma imkanınız yoktu. 20 sene önce cep vardı ama iletişim bu kadar kolaylaşmamış, gecenin yarısı mesaj atma normalleşmemişti. Şimdi ise gece yarısı mesaj döşeyip atabiliyorsunuz ve günümüzde maalesef gizlice takip etmemek, haber almamak için gerekli iradeyi sizin bulmanız gerekiyor.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize özellikle de toksik ilişkiler rehberi kitabına bakabilirsiniz.

Beni hor görerek terk eden eski sevgilim bana geri dönmek istedi – vaka çalışması

25 yaşındayım ve eski kız arkadaşımla, bir buçuk senelik bir ilişkim olmuştu.

İlişki aşırı dramalı başladı ve devam etti. Sürekli kavga ediyorduk, ikimizin de güvensizlikleri tavan yapmıştı. Öyle ki ilişkinin ilk aylarında yemeden içmeden kesildim, kaygı içinde yaşamaya başladım. İşime odaklanamaz, düzenli olarak gittiğim spor salonuna gidememeye başladım.

Hiç girilmemesi, yanlışlıkla girilmiş ise hemen çıkılması gereken toksik bir ilişkiymiş. Ama toksik olan o mu, sen misin yoksa ikiniz birden mi toksik insanlarsınız, onu göreceğiz.

Bütün gün bir mesaj gelmiş mi diye telefonuna bakıyordum ve mesajlaşarak bile günlerce kavga edebiliyorduk. O zamanlar bu ilişki devam etsin diye elimden geleni de yapıyordum.

Sanırım o da ilişki devam etsin istiyordu zira bir süre sonra kavga etmekten bıktık. İlişkide kavgaların sıklığını takip etmeye, belli kurallar koymaya ve daha az kavga edip daha çok konuşmaya çalıştık. İlişki yavaş yavaş daha iyiye gitmeye başladı. Yemek yemem, spor salonuna gitmem ve işe odaklanmam iyileşti.

Kadınlarla başarılı bir adam değilim ama artık iyi kötü bir ilişkim olmuştu ve kız arkadaşımla ilişkim de iyi bir ilişkiye dönmeye başlamıştı. Fakat kız arkadaşım sanırım drama olmadan yaşayamayan biriydi. Bir süre sonra beni ve ilişkimizi, arkadaşlarının erkek arkadaşları ve ilişkileri ile karşılaştırmaya ve şikayet etmeye başladı. Hızını alamadı, ilişkimizi Instagram’da gördüğü ilişkilerle karşılaştırmaya başladı. Yok efendim onun erkek arkadaşı ilişkilerinin daha ikinci ayında çok pahalı bir hediye almış, yok şu kız erkek arkadaşı ile yaşamaya başlamış, yok şunlar tatile çıkmışlar, şurada yemek yemişler. Tabii ki hepsinin ortak noktası, bizim neden böyle olmadığımız daha doğrusu benim neden böyle olmadığımdı.

Kız arkadaşının içindeki kaosu yönetmeyi beceremediği için, dışarı daha doğrusu senin üstüne kusmadan rahatlayamayan birine benziyor. Sanki ilişkinizdeki kaos durulduğu için, dışardan kaos ithal etmek zorunda kalıyor gibi.

Bir keresinde bir arkadaşının erkek arkadaşı ona çok pahalı bir saat aldığı için benim önümde ağlamıştı.

Kaç birader kaç! Topuk topuk kaç. Böyle bir kadından ayrılmak zor olabilir özellikle de kadınlarla başarısız ve kendisini sevilmeye layık görmeyen biriysen. Ama bu kadınla kalmak, ayrılmaktan çok daha zor ve acılı.

Onu nasıl mutlu edeceğimi bilemiyordum. Sanırım hormonal problemleri vardı.

Onu nasıl mutlu edeceğini bilemiyorsun zira onu mutlu edemezsin. Problemleri hormonal değil, psikolojik olmalı. Bu insanın mutsuzluğu içsel ve içsel olarak iyileşerek mutlu olabilir. Bu zor yola girmeyi göze alamadığından ya da bunun farkında bile olmadığından, içindeki kaosu, erkek arkadaşının çözmesini talep ediyor. Ama sen ne kadar çözmeye çalışırsan çalış, sadece kendisinin çözebileceği bu sorunu çözemezsin. Tam tersi sen çözmeye çalıştıkça, talepleri artar.

Sonunda yine bilmem kimin çıktığı bir tatil sonrası bunalıma girince, beraber para biriktirip tatile çıkmaya başladık. Bir süre mutlu oldu ama sonra biriktirdiğimiz paranın yetmemesinden şikayet etmeye, tatili yurt dışına kaydırıp uzatarak, çok büyük bir masraf çıkarmaya başladı. Sonunda ben 40 bin lira biriktirdim, o ise 5 bin lira. Toplam ihtiyacımız olan daha fazla olduğu için tatili bütçemize uydurma kavgaları başladı. Ben bütçemize göre tatil yapalım diyordum o ise tatil isteğimize (isteğine) göre bütçe ayırmamı. Sonunda 100 bin liralık bir masraf çıkardı ve erkek olarak hepsini benim ödemem gerektiğini, onun biriktirdiği parayı ise ikimiz için, geleceğimiz için biriktireceğini söyledi. Evlendiğimizde kullanır mışız.

Oha. O paradan bir kuruş kullanamazsın.

Ben karşı çıkınca, kısa süre kavga ettik ve benden ayrıldı.

Güzel. Senin ayrılman lazımdı ama kimin ayrıldığı önemli değil. Bu kızı asla geri almaman lazım. Kızın kaosu içinde, içsel. Dışsal şeylerle, çabayla söndüremezsin. Sen taviz verdikçe, çabaladıkça, kızın içindeki yangın sönmüyor ve kız, “bu benim ruhsal problemim, benim terapiyle çözmem” lazım demediğinden, “bu adamın çabası yetmiyor, daha fazla çabalamalı” gibi embesil bir düşünce döngüsüne giriyor.

Ben tabii o zaman ayrıldığıma sevineceğime, kendimi yetersiz hissederek internette arama yapmaya başladım. Daha iyi iletişim diye ararken sizin uzun süreli ilişkilerde iletişim sanatı yazınızı buldum. Benim durumum o yazıyla alakalı değildi ama siteyi keşfetmemi ve okumaya başlamamı sağladı. Bu arada sizden no contact kuralını öğrendim ve uygulamaya başladım. Gerçi kızın Instagramını sürekli takip ettiğim için, sen no contact yapmadığımı söyleyeceksin.

Söyleyeceğim zira no contact yapıyor olmak demek, üç ayağı ile de yapıyor olmak değil. İki ya da bir ayak yetmez. Bu ayaklar (1) kıza ulaşma, (2) kızdan haber alma ve (3) kendi hayatına odaklan.

Kıza asla ulaşmıyordum ve kendi hayatıma odaklanmak için çok büyük bir çaba harcadım. Yine yemeden içmeden kesilecek noktada idim ama spora, işe devam ettim. Tavsiyeniz üzerine, bir sosyal hayat kurmaya başladım. Gerçi bir şey kuramadım ama bu çaba beni psikolojik olarak rahatlattı.

Rahatlatır zira sen sosyal hayata sahip değilsen, kızlarla etkileşime girmiyorsan, zihnin sana bakıp, “bu adam böyle giderse hayat boyu yalnız kalır, bu kız tek şansı” diyor. Sen sosyalleşme yoluna girip bu yolda direttiğinde zihnin “bu adam böyle giderse yalnız kalmayabilir, bu kız tek şansı değil” demeye başlıyor.

Bu arada o, instagramda insanların gözüne hayatının ne kadar da güzel olduğunu sokmaya çalışıyor.

Bir insan instagramda ne kadar çok mutluluk sergiliyorsa, genellikle gerçek hayatta o kadar mutsuz oluyor. Ama senin kızın rahatlama evresinde kızı takip etmen çok sakıncalı. Zira zihnin bu gördüklerini “bensiz çok mutlu, hemen unuttu” diye kaydediyor.

Fotoğraflarda yoktu ama fotoğraflarda girdiği gece hayatında yeni erkeklerle takılmıyor olma ihtimali azdı. Barlardan, gece kulüplerinden ve bazen gündüz buluşmalarından, karşısında oturan kadın mı, erkek mi anlayamayacağın şekilde fotoğraflar atıyordu.

Bu arada bizim planladığımız daha doğrusu onun planlayıp bana ödetmeye kalktığı tatile de gitti. Öğrenci haliyle o parayı nereden buldu bilmem.

Hayırsever, gönlü zengin bir vatandaşımız sponsor olmuştur.

Benim onu ezik ezik izlemem, seninle konuşmama kadar sürdü. Beni, kızın hayatını stalklamam için ikna ettin. Bana “kızı instagramda stalklamak, senin her gün onun mahallesine gidip, bir köşeden gizlice onun hayatını izlemen gibi bir şey” demiştin. “Bunu kafanda canlandır ve kendini nasıl küçülttüğünü gör” demiştin. Gerçekten kafamda canlandırdım ve kızı hemen takipten çıktım.

Ben bu arada aylarca sosyalleşmenin, düzenli sporun ve çalışmanın sonuçlarını almaya başladım. Yeni kızlarla tanıştım, eskiden bir senede karşılaştığım yeni kızla bir haftada karşılaşır hale geldim. Hiç sosyalleşmeyen adamın, yeni başladığı sosyalleşmenin ekmeğini yemeye başlaması 8-10 ay sürebilir demiştin. Bende de neredeyse o kadar sürdü.

Ama itiraf edeyim, yeni kızlara şans vermeye zorlama konusundaki tavsiyeni dinlemedim. “Önce yürürsün, istek sonra gelir” tavsiyeni dinlemedim. Kendimi “hala rahip modundasın” diye kandırdım.

Rahip modu maksimum 4-5 ay sürer. 4-5 aydan fazlası, kadınlardan kaçmaya girer.

Ve birgün artık aklıma hiç gelmemeye başlayalı haftalar olmuşken, gece telefonuma bir mesaj geldi. Mesaj eski kız arkadaşımdandı. Ne yalan söyleyeyim, onca zamandır aklıma bile gelmemesine rağmen, mesajın kimden geldiğini görünce kalbim küt küt atmaya başladı.

Bir saat kadar cevap versem mi, vermesem mi diye düşündüm ve sonunda cevap verdim. “Selam ne haber yazdım?” Beni özlediğini söyleyen bir mesaj ile devam etti ve buluşma teklif etti.

Sakın.

Aslında o teklif etmese bile ben edecektim. Hatırlamazsın ama bu kızı pas geç, sana ulaşmasına izin verme, ulaşırsa da buluşma demiştin. Ben birden tüm kırmızı alarmları, kızın benden ayrılıp başka erkeklerle görüşmesini (direkt bir kanıtım yok ama bunu yaptığı barizdi) görmezden geldim. O boktan ilişkinin en güzel günlerini düşünmeye başladım.

Manipülatif, toksik insanların akıl oyunları yazısından:

Manipülatif ve istismarcı kişiyi terk etmeyi gerçekten zorlaştıran bir şey daha var. Toksik kişi her zaman o kadar da kötü biri değil. Aslına bakarsanız benim gördüğüme göre, manipülatif ve istismarcı kişi ilişkinin yarısında berbat biri ama ilişkinin kalan yarısında da gayet iyi, en azından iyi olmaya çalışan biri.

Manipülatörlerin, aralıklı pekiştirme tekniğini doğal bir şeymiş gibi kullanabilmeleri gerçekten çok ilginç.

Ama senin durumun daha kötü zira yukarıdaki bölüm en azından o ilişki içinde olanlar için. Sen ise ilişkiden aylar sonra, iyileşme sürecinin sonuna doğru ilerliyordun.

Sonradan öğrendiğime göre ortak bir arkadaşımız ona, benim harika göründüğümü, işte yükseldiğimi söylemiş. Beni bir kızla görmeye başladığını da eklemiş. Evet tam yeni bir kızla görüşmeye başlamıştım. Bana ulaşmasını tetikleyen de muhtemelen bu oldu.

Bu kızla buluşarak çok büyük bir hata yapıyorsun.

Buluşmada çok sıcaktı, sonra bana gelmeyi kendisi zorladı ve evde resmen onun zoruyla birlikte olduk. Bana seksten sonra bana bir zihin açıklığı geldi ?

Gavur dilinde, “post nut clarity” dediği, Türkçe’ye “boşaldıktan sonra gelen zihin açıklığı” ya da bir çok durumda “boşaldıktan sonra gelen pişmanlık” diye çevirilebilecek bir kavram var. Kanın aşağıdakinin başından, senin başına çıkması ile gelen bir zihin açıklığı diyebiliriz. Aslında son çevirdiğim daha iyi bir yaşam kitabında Dr.K burada tabii ki kanın bacak arasından beyne çıkmadığını, boşalma öncesi hedefe kilitlenmişken beynin bilişsel taraflarına giden kanın azalıp, hayvani taraflarına giden kanın arttığını ve boşalma sonrası ise tam tersi olduğunu söylüyor. Çoğu insanın abazan ve ibre 200’deyken kontrol, plan ve temkin gibi bilişsel yeteneklerini kaybettiğini biliyoruz.

Kafamda tüm o saçma sapan kavgalar, beni saçma sapan bir nedenle terk etmesi, sonrasında Instagram’da sergilediği ve kucaktan kucağa bir yaşamı çağrıştıran hayat geçmeye başladı. Kucaktan kucağa olduğuna dair bir şey duymadım ve görmedim ama, öyleymiş gibi görünmesi bile tek başına büyük bir hata bence.

Evet öyle.

Ben tavana bakmış bunları düşünürken, kendisi de zamanında beni ezmek için kullandığı çiftlerin birer birer nasıl duvara tosladığını anlatıyordu. Yok o pahalı hediye alan adam sonra o kızı aldatmış da, yok tatile Bali’ye götüren adam meğer borç almış ve sonra ödeyemeyince zor duruma düşmüşte, vs. vs.

Kucağımda birdenbire aşk bombardımanı ve gelecek planları yapmaya başladığını görünce kendisine, artık bir ilişkiye giremeyeceğimizi söyledim.

Orada o şekilde geçiştirip de dışarıda ve en iyisi mesajla söyleseydin keşke. Bir sürü manipülasyon duymak zorunda kalmazdın.

Hemen hüngür hüngür ağlamaya başladı.

Ağlayan kadınlarla ilgili daha yeni bir yazı yazmıştım.

Ve ağlarken güya bana iltifat ettiğini sanarak itiraf etti: Benden sonra flört ettiği tüm o adamların çok boş insanlar olduklarını, benimle olan ilişkinin çok değerli olduğunu, “bizi” çok özlediğini, vs. söylemeye başladı ama …

Tabii senin kafa “senden sonra “flört ettiği” adamlar kısmını duyunca gerisi hikaye oldu ?

ben “flört edilen boş adamlar” kısmını duyunca zaten gerisini boş gözlerle dinledim. 

Aslına bakarsan kızın eline erkek eli değmese bile kızı geri almaman lazım.

Beni tüm o kendini beğenmişliği ile terk eden kız, birdenbire “bize bir şans daha ver” ağlaya ağlaya yalvarmaya, “değişeceğim, terapiye gideceğim” diye sözler vermeye başladı.

Bu kızı geri almazsan, kıza söz verdiği şeyleri yapması için motivasyon verirsin yani kıza da iyiliğin dokunur.

Pişman olsun, geri dönsün fantezilerim olmuştu. “Abi pişman olsun istiyorum” dediğimde bana “o zaman en hızlı şekilde unut, pişman olması bile umrunda olmayacak hale gel, o zaman pişman olabilir” demiştin. Fantezim gerçekleştiğinde kıza karşı bir şey hissetmediğim için, önümdeki tiyatrodan hiç zevk veya ego tatmini almadım. Allah var, kötü de hissetmedim zira kendi etti kendi buldu. Ben aslında bir yandan bunları dinliyor bir yandan da bitse de gitsek diye bekliyordum.  

Pişman olsun fantezileri, kıza olan sevginiz sönünce geçiyor. Umrunuzda olmuyor.

Ağlaması dursun diye düşüneceğimi söylemek zorunda kaldım. Gece boyunca tüm uğraşlarına rağmen çeşitli bahaneler ile bir daha seks yapmamayı başardım. Sabah kızı gönderdim ve bana ilk mesaj attığında da “düşündüğümü, bu işin olmayacağını” söyleyerek kendisini bir daha görmek istemediğimi, ama söz verdiği gibi terapi göreceğini umduğumu söyledim.

Değişeceğim yalvarmalarına ise, “olay o değil, sorun sende değil ben eskisi gibi hissetmiyorum” diyerek karşı koydum. Sonrasında bir hafta ulaşıp beni ikna etmeye çalıştı. Önce kibarca uyardım ama dinlemeyince, engelledim. Bundan sonra çirkinleşti ve bana “şu an görüştüğün kıza benimle yattığını söyleyeceğim” gibi tehditler savurmaya başladı. Görüştüğüm dediği kızla aramızda bir şey yok ama bunu ona söylemedim. 

Sonra bir ara evime geldi, kapıyı açmadım. Kapının önünde ağlamaya başlayınca da sakin bir şekilde eğer sorun çıkarırsa polis çağıracağımı söyledim ve korkup kaçtı.

Bu da böyle bir hikayemdir. Google bana sizin siteyi göstermeseydi böyle güçlü olabilir miydim bilmiyorum. Sana da teşekkürü borç bilirim abi.

Hikayeni paylaştığın için ben teşekkür ederim. Sonunda doğru olanı yapmışsın. Tek eleştirim, bu kızla buluşman, bu kadar drama çekmen gerekmeyecekti. O da senin kendini rahip moddayım diye kandırıp aç bırakman ile alakalı.

Umarım bir daha deneme yapmaz. Bunu vaka çalışması olarak yayınlayabilirsin.

Yayınladım gitti.

Sorularınızı bana uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

 

Kadınlar nasıl bu kadar hızlı unutabiliyorlar?

Abi bir sorum var. Arkadaşım bunu bir çok erkeğin yaşadığını söyledi. Bu fenomeni sendende dinlemek istiyorum. Kızlar bir erkeği bırakırken terkederken erkek onlar için bir anda yabancı biri oluyor bu fenomeni bilirsin.

Bu fenomeni bilirim ama bu kadınlara özgü bir fenomen değil. Terk eden erkekler de bunu yapıyorlar. Beni kadınlar da arıyorlar, ayda 5-6 kadınla konuşuyorum. Kadınların çoğu terk eden eski sevgili konusu ile ilgili arıyorlar ve aynı şeyi terk edildiklerinde onlar da yaşıyorlar. Siz tabii kendiniz terk ettiğinizde çok acı çekmediğinizden ve karşı tarafın acısını o kadar sallamadığınızdan ya da belki bir kızı terk etme tecrübeniz olmadığından, bunu bilmiyorsunuz.

Bak burada sadece erkeğe öfkeli olmaktan soğumaktan bahsetmiyorum. Hani yabancı olmaktan.

Yabancı olmak değil o. Artık o kadar da sevmemek. Sevginin tersi öfke değildir, öfke karşı tarafa karşı hala yoğun duygu gerektirir. Sevginin tersi umursamamaktır, bir bağ – yakınlık hissi olmamasıdır. O da yabancı olmaktır işte.

Haftalarca aylarca güldüğün sarıldığın seviştiğin vakit geçirdiğin kız bir anda senle öyle bir konuşmaya başlıyor ki sanki sokaktan geçerken yol soran rastgele birisin. 

Şimdi haftalarca dediğin şeyin hiçbir hükmü yok zaten, insan haftalarca beraber olduğu birini kolayca unutabilir. Ama ilişki bittiğinde ne olacağını bekliyorsunuz, salya sümük aşk şarkısı klibi senaryosu mu?

Bu arada o bir anda olmaz. Bir süreç içinde olur ama bazen bir anda görünür olur ya da siz acemi olduğunuzdan göremezsiniz. 5 yaş daha büyük olsanız görebileceğiniz işaretleri, kendinizi fazla kaptırdığınızdan göremezsiniz. “Haftalarca …” gibi garip bir şey söylemenden zaten, senin kısa sürede kendini fazla kaptıran biri olduğun sonucunu çıkarıyorum.

O mesela daha çok koyuyor hani sana öfkeli olsa tanımazlıktan gelmesinden daha az acır mesela.

Tekrar edelim: Sevginin tersi öfke değildir, öfke karşı tarafa karşı hala yoğun duygu gerektirir. Sevginin tersi umursamamaktır, bir bağ – yakınlık hissi olmamasıdır.

Karşınızdakinin sizi sevmediğini görmek, öfke de olsa yoğun bir duygu hissettiğini görmekten daha çok acıtabilir ama aslına bakarsan böylesi daha iyi. Senin ümit kırıntısı arayan tarafına kırıntı atsa, başında çok acı çekmeyeceksin ama toplamda daha çok acı çekeceksin.

Hani böyle film sahnelerinde görürsün filmde sevdikleri bir insan kötücül bir varlık tarafından ele geçirilir aynen öyle oluyorlar çeşitli derecelerde. Kadınlar bunu nasıl ve neden yapıyor?

Belki öyle belki değil ama sen bu “erkekler idealist, kadınlar fırsatçı sever” gibi boş laflardan etkilendin sanırım. Bunu terk edenler yapıyorlar, sevgi hissetmedikleri için yapabiliyorlar ve yapıyorlar. “Abi erkeklerden bana ne, ben kadınlarla oluyorum ondan kadınlar diyorum” diyeceksen tamam ama bence sen bunu kadınların erkeklerden üstün olduğu bir şey sanıyorsun. Öyle bir şey yok. Hatta tam tersi çok yakın zamana kadar, erkekler daha “acımasız” / kaçıngandı ama son bir iki nesildir, kaygılı bağlanan / efendi erkekler, kadınlardan çok daha fazla kaygılı bağlanıyorlar. Kadınlar da bunun etkisi ile belki daha kaçıngan/acımasızlar ama erkeğine göre değişir. Siz “norm” bile olsanız – ki değilsiniz – gerçek ve doğal erkek psikolojisini temsil etmiyorsunuz.

Bir de tabii şunu da eklemeden geçemeyeceğim, kendini ilişkiye çok kaptıran insan, bunu muhtaçlığından yapar, çok sevdiğinden ya da sevgi insanı olduğundan değil. Ve böyle bir adam, erkek adamdan çok daha kolay terk edilir zira pek çekiciliği yoktur.

Şimdi alt tarafı bir kadın tarafından (yılların sevgilisi de değil, haftalarca ya da aylarca görüştüğün kadın tarafından) terk edilmeyi tanımlama şeklin, senin ilişkilerde çok daha düşen ve çok muhtaç olup çok yaralanan bir insan olduğuna işaret.

1 günde nasıl daha önce hiçbir şey olmamış gibi davranıp bu kadar kolay unutabiliyorlar?

Erkek itici davranışları ile kolay unutulabilir hale geliyor ve dediğim gibi o iş genelde bir günde olmasa bile çok kısa süre içerisinde görünür olabiliyor.

Ayrıca bu çok korkunç bir durum değil mi sence ? En yakınındaki pamuk prenses gibi kız bir anda kötü kalpli cadıya dönüşüyor bununla nasıl baş edicez asla azıcık bile güvenemezsin ki hiçbir kıza?

Birincisi bu, çok korkuncu bırak, erkeğin başına gelebilecekler listesinde korkunç kategorisine bile girmez. Bu sadece, ilişkisine aşırı kapılan, kaygılı bağlanan, efendi adamın toksik kırılganlığına sahip bir erkek için korkunç bir şey. Daha önce de verdiğim örneği vereceğim. Sen yılların hareketsizliği ile kasları erimiş bir adamsan, 50 kilo bench press bile senin için korkunç bir ağırlıktır. Aynı ağırlık, normal kaslara sahip adam için çocuk oyuncağıdır. Ağırlıktan şikayet edeceğine, kaslarını geliştir.

En yakınındaki pamuk prenses gibi kız bir anda kötü kalpli cadıya dönüşüyor

Yıllardır psikolojiye meraklıyım ama psikolog değilim. Psikolog arkadaşlar daha iyi yorumlayacaklardır ama senin bu olayı masal / fantezi öğeleri ile tanımlaman tesadüfi değil. Masal aleminde yaşıyorsun.

Bununla baş etmek için güçleneceksin. Ayrılık acıdır, hiç acı çekmeyeceksiniz diye bir şey yok. Ama erkek adam için aynı avı, senin “nasıl baş edeceğiz”, “çok korkunç” dediğin gibi değildir.

Azıcık bile güvenemezsin ki kızlara? Sanırım yaşın çok genç ve bir kıza neden güvenmen gerekiyor? Her yüzüne gülen kızla “happily ever after” masalına girdiğin için olmasın? Senin kelimelerin yanlış bu arada. Sen bir kadına %100 güvenmeye ihtiyaç duyuyorsun, kadınların annen olmasını bekliyorsun. Oysa buna kendi yetişkin olamamış ruhsal durumunun ihtiyacı var. Konduğunuz dallara (kızlara) değil, kendi kanatlarınıza güveneceksiniz ama onun için güçlü kanatlar lazım. Güçlü kanatların oldu mu, bu soruyu sormayacaksın.

Sizin bünyeniz zayıf, güçlenince bunlar korkunç olmayacaklar. Bir de tabii alt tarafı sevgilinizi hayatınızın merkezi, anlamı, happily ever after prensesi yapmayın, böyle şeyleri korkunçlu yaşamazsınız. Sevmeyin demiyorum, bazı mallar sevmeyin anlıyorlar çünkü. Ama bunu hayatınızın en önemli şeyi yapmayın, kendinizi hedonist aşk kaptırmacasına bırakmayın.

Sorularınızı bana uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.