Eski sevgilisine dönen kadın – Vaka Çalışması

Eski kız arkadaşım konusunda yardıma ihtiyacım var.

Bu yılın Ocak ayında tanıştık ve 6 ay çıktıktan sonra ayrıldık. Hemen eski sevgilisine döndü. Eski sevgilisini de benimle aldatıp terk etmişti.

Bu karakterde bir kızın sana kazık atmaması mümkün mü? Kız gözünün önünde bir adamı aldatmış, sen de hiç utanmadan, düşünmeden bu kıza kız arkadaşım demişsin. Nasıl olacaktı sanıyorsun, sonsuza kadar mutlu mu olacaktınız? Hani şu Hollywood filmlerinde eski serseri aşığını ile nişanlıyken karşılaşan, sonra da ikisi arasında gidip geldikten sonra eski serseri aşığını seçerek, mantık yerine aşkı (!) seçerek, sonsuza kadar mutlu yaşayan kadın hikayelerinden mi etkilendin?

Sonunda seni biriyle aldatarak terk edecekti, daldan dala atlayarak terk etmiş, atladığı da eski sevgilisi.

Hele bir de “o adam betaydı ona yaptı, ben daha alfayım bana yapmaz” diye kendini kandıran, hatta başkasını aldatıp kendi dalına atlayan orta malını alınca, herkese zaten açılabilecek bacakları açınca, kendini bir şey sanan aşağılık kompleksli adamlar var ki, tam facia.

Bu kadın eski erkek arkadaşını aldatarak, sadakate önem vermeyen, ahlaksız biri olduğunu göstermiş. Sen de ahlaksızsın gerçi.

Erkek arkadaşı olan kadınlardan uzak durun. Senin gibi eden bulur elemanlarına yardım etmeye bile gerek yok ama hadi bu seferlik devam edelim.

Eski erkek arkadaşı ile 3 sene süren uzak mesafe ilişkisi vardı. Bizim ilişkimiz boyunca da eski sevgilisi sürekli olarak arka plandaydı. Sürekli olarak gizli gizli kız arkadaşımı arıyordu.

Bu eski erkek arkadaş da ayrı malmış ama asıl problem senin bu olayı anlatış tarzın. Gizli gizli arıyordu ne demek, gizli olan her şeyi senin eski kız arkadaşın gizliyor. Senin eski kız arkadaşın bu adamın kendisini aramasına izin veriyor. Kız mı manipüle etti, sen mi böyle safsın? Kızın sorumluluğunu, suçunu sanki eski erkek arkadaşına yıkıyorsun.

Eski erkek arkadaşı ayda bir iki kere mesaj atıp onu hala çok sevdiğini söylüyordu. Eski kız arkadaşım bu aramalardan rahatsız görünüyordu ama yine de cevaplıyordu. Engellemesini söylediğimde “engellersem kendine zarar verir diye korkuyorum” diyordu.

Şimdi erkek arkadaşını boynuzlamış kızı alan adama bu diyeceğim lüks ama, eski erkek arkadaşı hala hayatında olan kızlarla sevgili olmayın. Kızın suçu bile olmasa. Kaldı ki burada kızın suçu. O “kendisine zarar verir diye korkuyorum” ayakları da nedense hemen her zaman eski sevgiliye dönüyor.

İlişkinin başlarında buna çok sinir oluyordum ve sürekli olarak ayrılmak istiyordum. Ama her ayrılma denememde, buna kesinlikle izin vermedi. O kadar yoğun bir ağlama nöbetine giriyor, sensiz yaşayamam diye o kadar çok krize giriyordu ki, bir türlü ayrılamadım. 

Bakın, kadınlar ağlarlar. Ama ayrılık ya da kritik konuların konuşulması esnasında çok yoğun ağlama, ciddi bir manipülasyondur. İzin vermedi ne demek? Ne kadar yoğun ağlıyorsa o kadar sahte olduğunu anlayıp, bırakıp gidecektin. Bir insan size ne kadar uçlarda şeyler söylüyorsa o kadar sahtedir. “Sensiz yaşayamam” diyorsa mesela. Kendi inanıyor olabilir ama yine de sahte.

Sonunda beni çok sevdiğini görünce bu konuyu kapadım ve kendimi suçlu hissedip duygusallaştım.

Manipülasyon %100 başarılı olmuş.

Zayıflıklar yapmaya başladım. Sanırım dönüm noktası, eski sevgilisi ile konuştuğunu öğrendiğim birgün hırsımdan ağlamam oldu.

Bir tarafın bu kızın sağlam ayak olmadığını ve terk etmen gerektiğini biliyor. Ama zayıf tarafın terk edemiyor ve böyle hırsından ağlama noktasına geliyorsun.

O günden sonra bana olan ilgisi hızla düştü ve saygısızlık yapmaya başladı. Sonunda saygısızlıkları tepemi attırdı ve kavga ettik. Kavgadan sonra 15 gün konuşmadık.

15 gün sonra onu aradım ve özür diledim.

Artan oranda saygısızlık yapan kızdan özür diledin? Neden? Küfür mü ettin, fiziksel şiddet mi uyguladın? Sana zaten omurgan yok diye soğuyan kız, daha da omurgasız olursan sana ısınacak mı yoksa senden daha da mı soğuyacak?

Beni artık sevmediğini söyledi.

Sensiz yaşayamam aşırığı yapan birinden beklenen bir şey.

Eski sevgilisinin de kendisini aramadığını, onu çok özlediğini söyledi.

Bir ilişkide asla böyle bir üçgene girmeyin. Böyle üçgenler ahlaksızlığı, omurgasızlığı romantizm, vıcık vıcık cinsel yükselmeyi aşk diye satan filmlerde çalışır (!).

Onu terk ettiği için pişman olduğunu söyledi.

Sadece terk etmedi, başka erkekle sikişip terk etti. Böyle bir kadını sevgili yaptın, utanmazlıkta sınır tanımamak için bir de arayıp özür diliyorsun. Çevrende suratına tükürecek bir arkadaşın bile mi yok?

Onu aradığım için çok pişmanım. Aslında no contact kuralını biliyorum ama bunu 20 – 30 gün şeklinde öğreten birinden etkilendim.

Evet, piyasada süreli iletişimi kesme diye bir şey var ama nasıl çalıştığını deneyimlemiş oldun. Senin bu durumunda iletişimi kes yerine ghosting daha uygun yani kızı tamamen, sana ulaşamayacağı şekilde hayatından çıkarmak.

Bir şekilde sordum, soruşturdum ve kızın bana bunları derken aslında eski erkek arkadaşı ile olduğunu öğrendim.

Bana asıl o zavallının ulaşması lazım da, sen bu kızın ne yaptığını neden öğrenmek istedin ki? Ya eskiye gidecek, ya yeni dala atlayacak zaten. Bilince ne olacağını sanıyordun?

Bunun üzerine ona çok kızgın bir mesaj attım. “Sen ilişkilik bir kız değilsin, orospular bile senden daha ilişkilik” gibi bir şey yazdım.

Jetonun kız eski sevgilisini aldatınca düşmedi, eski sevgilisi ile gizli gizli konuşunca düşmedi ama kız seni eskisi için bırakınca düştü. Terk edildiğinin hem de aldatılarak terk edildiğinin farkındasın umarım. Sürpriz olmadı umarım. Kızın erkek arkadaşını aldatarak terk etme geçmişine bizzat şahit olmuştun. Aynısını sana yaptı. Karma sevdiğimiz bir bitchdir.

Yalnız bu kıza “sen ilişkilik bir kız değilsin,orospular bile senden daha ilişkilik” yazdığında kızın canını yakacağını sanmıyorsun umarım. Kızda o mekanizma var mı sence?

Berbat bir ilişkin olmuş, başlamaman gereken bir ilişkide bu kadar durmuşsun. Başkasının kız arkadaşı ile yatmışsın, bunu da ödemişsin. Hak ettiğini buldun aslında, umarım senin ders alacak yüzün vardır. Kızda olduğunu sanmam.

Benim, sorum şu? Bu şekilde hakaret edip köprüleri yaktığım kız bana geri döner mi?”

Yuh! Rolleri değiştir, şimdi kız eski sevgilisi ile yeni sevgili iken, sen o adam gibi ayda bir ara, “beni aldattın ama ben o kadar değersiz bir yaratığım ki, en fazla sana layığım lütfen geri dön” diye ağla. Belki belki sana geri döner. Böylece bir o elemanın kucak, bir senin kucak olur belki. Sonra ikinizi bırakıp başka kucağa atlayana kadar. O zaman siz Eskimo biraderler meyhanede beraber içersiniz.

Bu insanı hayatıma geri almalı mıyım?

Senin çok ciddi özdeğer problemlerin var. Bir görünmen lazım. Görünür müsün, görünmez misin bilmem ama bu kızdan uzak dur. Bu kızla elde edeceğin tek şey, daha da küçük düşmek ve kaybetmek. Azıcık özsaygın olsun yahu. Azıcık erkeklik onurun olsun.

Kız seni aldatarak eski sevgilisine döndü! Bu kız sana geri dönse ne olacak sanıyorsun? Seni aldatacağı adam değişebilir ama aldatılacaksın. Aldatmasa ki bak teorik konuşuyorum, aldatmasa diye bir şey yok, bunu yapan birini geri aldığın için küçük düşeceksin, ruhun yaralanacak. Bok gibi bir ilişkiye saplanacaksın. Bu kızın hayatında olduğu ve iyi bir ilişki yaşayacağın hiçbir senaryo yok. Masal dünyandan çık.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Sorularınıza Patreon chat alanında daha hızlı cevap verebiliyorum.

Evliyim ama çok yakın arkadaşım bir kadını aklımdan çıkaramıyorum – Vaka Çalışması

Merhaba, ben 38 yaşındayım ve 12 yıldır evliyim. 8 yaşında bir oğlum var.

Allah bağışlasın. 26 yaşında evlendin ve 32 yaşında baba oldun yani. Devam edelim.

Baba olduğumda bunalıma girdim. Baba olmaya hiç ama hiç hazır değildim ve baba olmanın getirdiği duygusal, maddi ve fiziksel yükle baş etmekte çok zorladım. Kendi çocukluğumdan kalma birçok güvensizliğim ortaya çıktı özellikle de kendi alkolik babamla ilgili şeyler. Babamla özellikle ergenlik yıllarımda çok ciddi sorunlarım vardı. Şimdi bir sorunumuz yok ama sanırım aşamadığım şeyler var.

Aşamadığın şeyler olduğu kesin zira 6 sene evlilikten sonra 30 yaş üstünde de çocuğa hazır değilim anormal bir durum. Hani 32 yaşından sonra da baba olabilirsin ama bir erkek 27-28 yaşından itibaren zihinsel ve fiziksel olarak baba olacak güçte olmalı.

Babanla olan ilişkinden dolayı, baba olmak ile ilgili düşüncelerin oldukça çarpık olabilir yani “aşamadığım şeyler var” derken haklısın.

Oğlum doğduktan birkaç ay sonra, beraber çalıştığım bir kadınla duygusal bir ilişki yaşamaya başladım. Depresyondaydım, yakınlık arıyordum ve bana duymaya ihtiyacım olan şeyleri söylüyordu. Bu kadın arkadaşlığımızı kullanarak, arkadaşlık sınırlarını ihlal etti.

Bana karşılıklı yapılmış, senin de sorumluluğun olan ve senin evli olman nedeniyle daha da suçlu olduğun bir duygusal ilişki gibi geldi. İlginç bir şekilde yaptığının sorumluluğunu almıyorsun. Daha çok kurban gibi konuşuyorsun.

Bu ilişkiden sonra insanlara güven problemi yaşamaya başladım, özellikle kadın arkadaşlarıma şüphe ile yaklaşıp durdum.

Aldatan sensin ama sen mi güven sorunu yaşadın?!? Kurban psikolojisinden çık. Sorumluluk alıp büyük yanlış yaptığını kabul etmek yerine, manipülatif bir kadının kurbanı oldum diye psikolojik buhran yaşamayı tercih ediyorsun.

Şu an karımla ilişkim harika. Kendime iyi bakıyorum, spor yapıyorum, vs.

Spor salonunda tanıştığım bir kadınla zaman içinde arkadaş olduk. Beraber çok iyi vakit geçiriyoruz.

Hayda! Bir erkek ile bir kadın arkadaş grubu içinde birbirlerine arkadaşça davranabilir ama evli bir erkekle bir kadın, beraber çok iyi vakit geçirecekleri şekilde “arkadaş” olmazlar. Yine aldatma işindesin ve karınla ilişkin harika falan değil.

Bu kadına karşı arkadaşça ama yoğun duygular besliyorum.

Kendini kandırma potansiyelin çok yüksek. Arkadaşça yoğun duygu diye bir şey yoktur. Bu kadınla deliler gibi seks yapmak istiyorsun, bunu bastırmak için zihin jimnastiği yapıyorsun.

Sürekli onu düşünüyorum. Sadece arkadaş olmak istiyorum ama bazen zihnime istenmeyen düşünceler doluyor ve bunlara engel olamıyorum.

İstenmeyen düşünceler çeşitli pozisyonlarda geliyor galiba. Sadece arkadaş olmak istemiyorsun. Sadece arkadaş da olamazsın zaten.

Beraberken çok iyi vakit geçiren iki iyi arkadaşız. Saatlerce konuşuyoruz ve aramızda çok derin bir ilişki var. Arkadaşlığımız hergün daha da sağlamlaşıyor.

Ne diyeceğimi bilemedim. Yuh ile “tüh senin kalıbına” arasında gidip geldim. Sen sanırım her türlü aldatma olayını (duygusal aldatma da aldatmadır) “manipüle edildim”, “sadece arkadaşız” diye kendinden bile saklamaya çalışıyorsun sanırım. 40’ına merdiven dayamış adamsın ama çok çocukça bir tarafın var.

Terapiye gidiyorum ve terapistim, evlilik dışında arkadaşlarımın olmasının ruh sağlığım için çok önemli olduğunu söylüyor.

Evet ama erkek arkadaşlara ve arkadaş gruplarına ihtiyacın var. Seninkisi bir kadınla uzun süre beraberce vakit geçirmek, özellikle de arkadaşlığınızı zihninde değişik pozisyonlarda derinleştirdiğin bir kadını. Evli bir erkeğin böyle bir kadın arkadaşı olmaz.

Karım da arkadaşlarım olmasını destekliyor.

Karın spor salonundan bir kadınla saatlerce başbaşa kaldığını biliyor mu? Sanmam.

Bu kadınla ilgili istemediğim düşüncelerimden nasıl kurtulabilirim?

Kadınla tüm iletişimini keserek. Spor salonunu da değiştirmen gerekecek.

Böyle düşünceler olmadan bir arkadaşlık kurmak istiyorum.

Olmaz, mümkün değil. Etik değil. Bu kadınla tüm iletişimini kesmen gerekecek. Spor salonunu da değiştirmen gerekecek.

Bu kadınla arkadaşlığımı kaybetmek istemiyorum, böyle arkadaşlar kolay bulunmuyor.

Bu kadınla arkadaş değilsin. Bu kadınla deliler gibi seks yapmak istiyorsun, onu yapamayınca da fantezilere boğuluyorsun. Yahu aklından bir şey geçmese bile böyle arkadaşlık olmaz, evli erkek teke tek bir kadınla buluşmaz. Hani eski bir arkadaşın olur bir iki buluşursun da değil. Yeni tanıştığın bir kadın ve sürekli buluşuyorsunuz!

Birgün bir sevgili bulmasından ve arkadaşlığımızı kesmesinden çok korkuyorum.

Sen arkadaşı değilsin, friendzone vatandaşısın. Kadın senin evli olduğunu biliyor mu? Evli olduğunu saklayan çok adam var çünkü. Ama şu lafın bile senin onu arkadaş olarak görmediğine işaret.

Şuna bahse girerim ki bu kadın seni birgün evine çağırsa ve üzerine atlasa, hiç düşünmeden seks yaparsın. Sonra da “arkadaşlık sınırlarımızı aştı, beni kullandı, güvenim kalmadı” diye kendini avutursun. Bahse girerim, sizin seks yapmamanızın tek sebebi kadının seninle seks yapmaması.

Konuştuğun şeyler ile yaptığın şeyler arasında büyük uçurum var. Bir yandan bir kadınla görüşüyorsun, kadını ciddi şekilde arzuluyorsun, bir yandan bunu kendine arkadaşlık olarak yutturuyorsun.

Bu konuda ne yapmam lazım?

Senin yapman gereken şey, yapmak istediğin şeyin tam tersi. Birebir “arkadaş” olarak görüştüğün kadınla tüm iletişimi kesmelisin. Bir yandan için için cinsel ve duygusal olarak arzulayayım, bir yandan da bu kadınla arkadaş gibi görüşeyim diye bir şey yok. Özellikle de evli bir erkek için böyle bir şey yok.

Sen burada olmayacak bir şeyi elde etmeye çalışıyorsun. Burada işin tek oluru, senin bu kadını hayatından tamamen çıkarmak. Kadın seni cinsel olarak arzuluyor olsaydı, friendzone’da olmasaydın da yapman gereken buydu ama bir de friendzone olayı var.

Bazı şeyleri yaşayamadan erkenden evlenmişe benziyorsun ve gözün sürekli olarak dışarıda. Benim tahminim, eğer anlattığın iki kadından daha fazlasını bulacak kapasiten olsa, eşini birçok kez fiziksel ve duygusal olarak aldatırdın.

Erkenden evlenmiş ve bir şeyleri yaşayamamış bile olsan, artık o kararı verdin, üstüne çocuk da yaptın. Eğer karın iyi bir eş ise, piyasaya çıkıp 12 sene önce yaşayamadığın şeyleri yaşamaya çalışma. Bunu boşanarak bile yapmanı tavsiye etmem zira baba olarak sorumlulukların olduğunu da unutma. Zaten karınla aran sandığın kadar iyi olmasa bile, iyi görünüyor.  Öyle olmasa oradaki “kurban” durumunu da burada detaylı anlatırdın ama görünen o ki evliliğinde sana karşı yapılan bir yanlış yok.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Sorularınıza Patreon chat alanında daha hızlı cevap verebiliyorum.

Narsist sevgili ile ilişki bittikten sonra alacağınız 10 ders

Bu bölümde, bir narsist ile ilişkiniz bittikten sonra öğreneceğiniz derslerden bahsedeceğiz. Burada “bittikten” kelimesini göreceli kullanmak gerekiyor zira bir narsist genellikle sizin gerektiğinde kanınızı emmek üzere ikincil yakıt kaynağı olarak, siz buna izin verdiğiniz sürece ara ara dürter. Bölümün sonunda size, bir daha narsist istismar kurbanı olmamanız için almanız gereken en önemli dersi söyleyeceğim.

#1 – Bir narsist ile ilişkiniz bittikten sonra, narsistin sevgisinin yüzeysel, alışverişe dayalı ve koşullu olduğunu öğreneceksiniz. Aşk, sevgi sandığınız şeyin, narsist ile olan ilişkide çok daha farklı bir şey olduğunun farkına varacaksınız.

Narsist partnerler “sevgilerini”, genellikle oldukça gerçek görünen bir şekilde dışa vururlar ama sevgileri aslında oldukça yüzeysel ve alışverişe dayalı bir sevgidir, sizin ona ne sağlayacağınıza bağlı olarak koşulludur. Bu sağlayacaklarınız hayranlık olabilir, para olabilir, seks ya da başka şeyler olabilir.

Narsist ile ilişkinizde, otantik ve karşılıklı bir bağ olmadığını, aldığınız sevginin her zaman belli koşullar, narsistin belli ihtiyaçları karşılandığında verildiğini anlayacaksınız. Bu koşulları ve ihtiyaçları sağlamadığınız zamanlarda, sevginin geri çekildiğini, cezalandırıldığınızı ve çöpe atıldığınızı fark edeceksiniz. Eninde sonunda, aldığınız duygusal tepkilerin narsistin ihtiyaçları, çıkarları ve kontrolü elinde tutma arzusu temelli olduklarını, sevgi ile alakalı olmadıklarını göreceksiniz.

#2 – Birçok yalanının, hilesinin farkına varacaksınız. Narsistin sahtekarlığının ve hilebazlığının ne kadar derin olduğunu görmek size acı verebilen bir uyanıştır. Narsistler manipülasyonda ve hilede ustadırlar. İlişki bittikten sonra uyanmaya başlarsınız ve karşınızda gördüğünüz şeyin bir maske olduğunu anlamaya başlarsınız. Kim oldukları ile ilgili, geçmişleri, geçmiş ilişkileri, cinsel aktiviteleri, finansal durumları ile ilgili ufak tefek uydurma şeylerden, çok ciddi kandırmalara uzanan bir yelpazede birçok yalan yakalarsınız.

Bu uyanış sizin dengenizi bozabilir ve size hasar verebilir zira size, gerçekliğinizin ne kadar da çok eğilip büküldüğünü gösterebilir.

#3 – Sizi bir başkası ile değiştirmenin ne kadar da kolay olduğunu göreceksiniz. Bu insanın bir başkasına çok hızlı ve kolay bir şekilde geçtiğini görmek oldukça kalp kırıcı bir deneyim olabilir. Ama narsist zaten size hiçbir zaman bağlı değildi, gerçek bir duygusal yatırım hiç yapmadı. Tüm gördüğünüz şeyler, sizi kendisine bağımlı kılmak ve bu sayede kullanmak için yaptığı yüzeysel bir aşk bombardımanı idi.

Narsistler, sürekli olarak hayranlık duyulmaya ve kontrolü ellerinde tutmaya muhtaçtırlar. Bu da onları, ilişki eskisi kadar tatmin edici olmadığında, partnerleri artık kontrol edilemez hale geldiklerinde ya da çok zor kontrol edilebilir hale geldiklerinde, sürekli olarak yeni kanı emilecek kurban aramaya iter. Günümüz sosyal medya ve dating uygulamaları çağında, genellikle sınırsız sayıda emilecek kan kaynağına ulaşabilirler.

Narsist sizi çok kısa sürede bırakıp başkasına koşarak, size kendileri için nasıl da kullan-at biri oldunuzu gösterirler.

#4 – İlişkiden önce muhtemelen, narsizmin gerçekten ne içerdiğini tam olarak bilmiyordunuz. Eğer narsizm konusunda bir fikriniz varsa bile bunu sadece aşırı kendine güvenen, sürekli böbürlenen ve hayran olunmayı isteyen, büyüklenmeci narsist olarak biliyordunuz. Kırılgan narsizm ya da bu ruh bozukluğunun karmaşıklığı hakkında bir fikriniz yoktu. Narsistin üzerinize salacağı psikolojik manipülasyon ve istismar taktiklerini bilmiyordunuz. Narsistin ne olduğu, neler yaptığı konusunda aldığınız ders, size hiç görmeseydim keşke dediğiniz yepyeni bir dünya açtı.

#5 – Narsistin değişmeyeceğini, narsisti hayatınızdan tamamen atmanız gerektiğini öğreneceksiniz.

#6 – İlişki bittikten sonra narsiste izin verirseniz, sizi arkadaşlarınız ya da aileniz üzerinden manipüle etmeye çalışabilir. Sizi bir engelleyip bir engeli açarak, rastgele mesaj atarak, sosyal medyada şifreli ya da bazen bariz gönderiler yaparak, ilginizi çekmeye, sizi duygusal davranacak şekilde tahrik etmeye çalışabilir.

Bu insanın sosyal medyasına bakma, ne yapmaya çalıştıklarını görmeye çalışma arzunuza karşı koyun. Ondan, arkadaşlarınız üzerinden haber alma isteğine karşı koyun. “Ne yaptığı, benim için ne söylediği benim derdim değil” sloganı ile yaşayın. Eğer ne yaptığını, sizin için ne söylediğini kendi derdiniz yaparsanız, bu kişiye psikolojik olarak mahkum kalmaya, daha fazla istismar edilmeye devam edersiniz.

#7 – Çok fazla sayıda gaslighting manipülasyonuna maruz kaldığınızı fark edeceksiniz. Algınızın, duygularınızın ve yargılarınızın geçersiz sayıldığını göreceksiniz. Belki bunu ilişki sırasında da görebiliyordunuz ama sizi seven birinin size bunu yapabileceğine inanmıyordunuz.

Bu kişiden uzaklaştığınızda, ilişki süresince duygularınızın, düşüncelerinizin, anılarınızın ve yargılarınızın altlarının sürekli olarak oyulduğunu, güvenilirliğinizin ve değerlerinizin sürekli olarak sorgulandığını göreceksiniz. Umulan odur ki, bu deneyimden sonra, bir şeylerin yanlış gittiğine dair hislerinize güvenmeyi öğrenirsiniz. Sizi rahatsız eden davranışlar gördüğünüzde bunları görmezden gelmemeyi, karşınızdakine saygılı ama kararlı bir şekilde söylemeyi öğrenirsiniz. Bir daha böyle bir şey olduğunda ve siz bunu partnerinize söylediğinizde, tepkisine ya da reaksiyonuna çok dikkat edin. Hemen savunma pozisyonuna mı atlıyor? Olgunluktan uzak ve dürtüsel reaksiyon mu gösteriyor? Eğer öyleyse, durumu ciddi bir şekilde yeniden gözden geçirin ve açık sınırlar çizin.

#8 – Narsist ile ilişkinizde, kendinizle ilgili çok şey öğrenirsiniz. Bu ilişkide muhtemelen Gölge tarafınızla karşılaşırsınız. Narsist sizin güvensizliklerinizi, duygusal tetiklenmelerinizi, psikolojik zayıflıklarınızı dürttükçe, karakterinizin daha karanlık tarafınızla karşılaşırsınız

Narsist ile ilişkinin faydalarından birisi, bittiğinde Pandora’nın kutusunu açması ve sizi birçok cevaplanmamış soru ile başbaşa bırakmasıdır. Önce onlarla ilgili sorular, sonra da sizinle ilgili sorular. Kaybolmuş ve kafası feci şekilde karışmış bir duruma düşebilirsiniz ve bu nedenle de benliğinizi yeniden inşaa etmek için, öz gelişimden ve içgözlemden başka şansınız kalmaz. Bu, kendiniz hakkında derin düşünce, analiz ve kendinizi dönüştürmek için bir fırsattır.

Narsist ile ayrılık sonrası süreçte, korkularınızla, bağımlılıklarınız ile, özdeğeriniz ya da değersizliğiniz ile ama aynı zamanda sağlıksız davranış ve duruşlarınızla karşı karşıya gelip onlara meydan okumanız gerekecek.

#9 –  Narsist ile ilişkinizden sonra bu konuda muhtemelen tonla araştırma yapacaksınız ve narsistin psikolojik zayıflıklarınızı nasıl sömürdüğünü ve size karşı silah olarak kullandığını derin bir şekilde kavrayacaksınız. Sizin korkularınızı, güvensizliklerinizi, geçmiş travmalarınızı ve kendinizle ilgili şüphelerinizi manipüle etmek için birçok yolu kullandığını anlayacaksınız.

Narsistin başlangıçta sizi nasıl da onay ve ilgi seline boğduğunu ve sonra da bunları stratejik olarak birden bire nasıl çektiğini anlayacaksınız. Daha sonra, sizin narsistin ihtiyaçlarını karşılamak için kendinizi ispatlamak için yırtınıp durduğunuz değer verme – değersizleştirme toksik döngüsünü sürekli hareket halinde tuttuğunu göreceksiniz.

#10 – Kendinizi manipülasyon ve istismardan korumak için güçlü sınırlar koymanın ve korumanın önemini anlayacaksınız. Ama narsist sürekli olarak sizin sınırlarınızı delmeye çalışacak ve ne kadarının yanına kalacağını sürekli olarak test edecek.

Partnerinizle neye tolerans gösterip neye göstermeyeceğiniz konusunda sağlam durmanız gerekli. Bir insan sizin sınırlarınıza saygı duymuyorsa, bu konuda ne yapacağınıza  karar vermeniz gerekecek.

Bana göre, bir insanla romantik ilişkinizde açık açık sınırlar koymanız ve sürekli olarak bu sınırları korumanız gerekiyorsa, değer ve ihtiyaçlarınızın bu insanla uyumsuz olduğunun en kısa sürede farkına varmanız ve bu konuda ne yapacağınızı düşünmeniz gerekli.

Şimdi ileride yeniden bir narsist ile ilişkiye girmemek için öğrenmeniz gereken en önemli şeyi söyleyeceğim. Narsist istismara uğramak istemiyorsanız, kimsenin aşk bombardımanını kabul etmeyin! Çünkü bir kez bir insana bağımlı oldunuz mu, bu insan sizin üzerinizde çok daha fazla kontrol sahibi olur.

Narsist partner konusunda hiçbir şey öğrenmediyseniz bile, en azından aşk bombardımanının (love bombing) sizi manipüle ve kontrol etmek için tasarlanmış bir taktik olduğunu öğrenin.

Narsistin toksik manipülasyon ve kandırma ağına bir kez düştünüz mü, oradan çıkış yolunu bulmanız gerçekten çok zor. Eğer şu an bu durumdaysanız, bir ruh sağlığı uzmanına ulaşın ve yardım alın.

Toksik ilişkiler konusunda Toksik İlişkiler Rehberi kitabımıza bakabilirsiniz. İlişki sorunlarınız konusunda tavsiye için Mahmut Abi ile görüşme yapabilirsiniz. Patreon kanalımızda yayınlarımız ve üyeler ile sohbet alanımız mevcut.

Çeviri kaynak: 10 Key Lessons After Being Discarded by A Narcissist

Sosyalleşmeye üşeniyorum – Vaka Çalışması

Bir takipçi, sosyal hayatınızı geliştirin yazısının altında sormuş:

Merhaba, 27 yaşında bir bilgisayar mühendisiyim. 4 yıldır çalışıyorum ve işe giriş zamanım pandeminin başlarına denk geldiği için şirketimizde o zamandan beri home office olarak çalışılıyor. Rahatlık olarak çok güzel olmasına rağmen sosyalleşmek açısından da bi o kadar kötü denilebilir.

Beni arayanlar arasında bu şekilde çalışan çok sayıda insan oluyor. Bu takipçilere tavsiyem, mümkün olduğunca ofise gitmeleri. Mesela haftada 2-3 gün. Eğer bu mümkün değilse, paralarına kıyıp, evlerine yakın bir yerde coworking (beraber çalışma) ofislerinden birisinde sıcak sandalye (hot seat) tutsunlar. Buralarda boş bulduğunuz yere oturuyorsunuz ve birçok çalışan insanla tanışabileceğiniz bir ortam oluyor. Bu da mümkün değilse, çalışmanın en az dörtte birini, alışveriş merkezinde bir kafede yapın.

İş yerinden tanıştığım 1.5 yıllık bir ilişkim vardı, geçen sene Nisan’da ayrıldık. Yani 1 seneden fazladır ilişkim yok. Geçen seneden beri olan bu süreçte sosyal medyadan ve dating applerden tanıştığım 6-7 kişiyle buluştum. 2 kişiyle cinsel birliktelik yaşadım.

Evden çalışan ve büyük şehirde yaşayan birinin iş dışı sosyal hayatı olmalı ve buradan da insanlarla karşılaşmalı. Online tanışma buluşma sayın da çok az. Bekar bir erkek, çalışıyor olsa bile 6-7 kızla 2 ayda buluşur, 1 senede değil.

Ama ben düzenli olarak sosyal ortama girip yüz yüze yeni kişilerle tanışmak istiyorum. Kafamın uyuşacağı uygun bir kadını o şekilde tanımak istiyorum.

Yap o zaman. Görünen o ki şimdiye kadar hiç yapmamışsın.

Bir kadının sosyal medyada profilimi görüp etkileneceği bir fiziksel görüntüye sahip değilim, tamamen ortalama bir tipim var diyebilirim.

Ben de dahil buradaki çoğu erkek öyle zaten. Online uygulamalarda erkeğin çekiciliğinin en önemli göstergeleri olan kişiliği kısmen sergilenebiliyor ki ilk bakışta hiç sergilenemiyor. Erkeğin duruşu, vücut dili zaten buluşmaya kadar sergilenemiyor. Tip öne çıkıyor. Zaten sosyal özürlü, tanışmak için sosyal medyaya bağımlı erkeklerin, tip en önemli, ultra önemli şey sanmalarının sebebi de bu. O çöplükte tip daha önemli.

Statüm iyi, kültürlü bir insanım. Sosyal becerilerimin genel olarak iyi olduğunu düşünüyorum. Muhabbet açıp yönlendirebiliyorum, bulunduğum her arkadaş ortamında mizahımın iyi olduğu hakkında övgü aldım.

Ama görünen o ki, yeni insanlarla tanışacak şekilde sosyal bir şeyler yaptığın falan yok. O zaman bunları kullanıma sokamıyorsun.

Benim sorunum üşengeçlik. Son birkaç yılda gelen bir durum bu aslında. Üniversite yıllarımda böyle bir durumum yoktu. Şimdi evime yarım saat uzaklıkta bi yerde arkadaşlar buluşmaya çağırdığında hiç gidesim gelmiyor, o çekeceğim git-gel yol gözümde büyüyor ve külfet geliyor.

Bu üşengeçlik değil korkaklık. Arkadaşımla buluşmanın neresinden korkayım diyorsun ama o ilk adım. Senin o adımdan sonrasını atıp yeni insanlarla ve kadınlarla tanışacağın sosyal ortamlara girmen, sosyal paslanmanı aşana kadar, negatif ve nahoş duygulara maruz kalman gerekiyor.  Yüksek değerli erkek ol, kadınlar sana gelecekler yazısında bundan bahsetmiştim:

İnsanlarla nasıl sosyalleşmeniz gerektiğini bilmenize gerek yok. Sosyal kaygıya sahip, sosyal yetenekleri kullanılmadığı için körelmiş ya da hiç gelişmemiş insanların en büyük hatası da bu düşünce şekli. Sosyalleşmek için önce sosyalleşmeyi öğrenmeye ihtiyacınız yok zaten bu mümkün de değil. İhtiyacınız olan tek şey, sosyal beceriksizliğiniz yüzünden hissedeceğiniz negatif duygularla başa çıkabilmek! Başarmanız gereken tek şey bu.  Sosyal beceriksizliğiniz ortadan kalkana kadar yaşayacağınız negatif duygularla başa çıkabilecek güç. Gerisini beyniniz halleder zira insan beyni sosyalleşmeye programlı zaten. Çocuklara sosyalleşme matematik gibi derslerde öğretilmiyor. Çocuklar bir araya konuluyorlar ve sosyalleşmeyi kendiliklerinden öğreniyorlar.

Sosyalleşmeyi önceden okuyarak, bilgilenerek öğrenmeniz gerekmiyor ve böyle öğrenemezsiniz. Nasıl sosyalleşeceğinizi Mamut Abi’nin size söylemesi gerekmiyor ve söyleyemez. Sizin probleminiz sosyalleşmeyi bilmemek değil, sosyalleşmenin başında, sosyal güdüklüğünüz nedeniyle yaşayacağınız stresi kaldıramayıp erkenden pes etmek.

Şimdi sen bundan da kötü durumdasın. İlk adımları atıp pes etmeyi bırak, ilk adımları atmıyorsun. Neden? Üşendiğinden değil. “Üşenmek”, “içinden gelmemek” veya işleri ertelemek, bir başa çıkma mekanizması, daha spesifik olarak söylersek duygusal başa çıkma mekanizması. Kısa vadede nahoş duygulardan kaçmanı ve iyi hissetmeni sağlıyor ama çoğu duygusal başa çıkma mekanizması gibi uzun vadede kendini daha da kötü hissetmene neden oluyor.

Yani o ortamda olmak istiyorum, oraya direkt ışınlansam, keyifli zamanımı geçirsem sonra da tekrar eve ışınlansam ben muhtemelen her gün bir sosyal ortama girmek isterdim. Mesela arkadaşım bana “sizin evin oraya geleyim orda kafede takılalım” dediğinde keyifleniyorum.

Bu arada 1.5 sene önce kendime araba aldım. Toplu taşıma ile vs de uğraşmama gerek yok ama bu üşengeçlik hissi nerden geliyor tam çözemedim. Kendimi 40 yaşındaki bezmiş bi adamın ruh halindeymiş gibi hissediyorum. Ama tabii ki hayat böyle bir şey değil, oraya buraya gitmek gerekecek elbet. Ara ara gittiğim bir psikoloğum var, bana bazen çık arabayla tek başına random bi cafeye git tek başına otur kahve iç sonra da dön eve dedi. Sanırım zamanımın çok büyük kısmı evde geçtiği için ev konforuna alışmaktan dolayı bir yerlere gitmek bana yük gibi geliyor olabilir.

Psikoloğun daha iyi bilir ama senin “üşengeçlik” sandığın şey, duygusal başa çıkma mekanizması. Çok uzun süredir sosyal ortama çıkamamış ve çıkması gereken birinin, ilk acemilik aylarında yaşayacağı nahoş duygulardan kaçma bahanesi. Zira sen sosyalleşmeye çalıştığında bir sürü şeyi çözmen gerekecek. “Hangi aktiviteler, nereye gideyim? İnsanlarla nasıl tanışayım? Kızlara gerçek hayatta nasıl yaklaşayım?” Aynı zamanda bir espri yapacaksın kimse gülmeyecek, kıza yürüyeceksin tersleyip gidecek, bir ortama gireceksin kimse seni ortama katmayacak, vs. gibi bir sürü nahoş durumu aşman gerekecek.

Ama dediğim gibi aslında asosyal bir insan değilim, sosyal ortamda bulunmaktan, sohbet etmekten, insanları güldürmekten ve yeni insanlarla tanışmaktan zevk alıyorum.

Ama yapmıyorsun. Uzun süredir yapmıyorsun. Nasıl yapacağını da bilmiyorsun. Bunlar katlanman gereken negatif duygular üretiyor ve senin refleks tepkin “üşeniyorum bro” diye mağarana kapanmak oluyor.

Tabii sosyal enerji için gerekli enerjiyi iş ve online boş işlerle de yiyor olabilirsin. Geceleri çok geç yatmak, porno, vs. Depresif olma ihtimalin de yüksek.

Senden bu durumdan sıyrılıp tekrar 20lerimde gibi hareket etmek için tavsiyeler istiyorum.

Burada ilk adım, gerçekten neden yapmadığının farkına varmak. Üşeniyorum, istemiyorum, içimden gelmiyor vs. gibi sahte bahaneler, korkuyorum demekten kolaylar ama seni çözümsüz bırakıyorlar. Psikoloğun dediği gibi en azından otur gel ama daha da iyisi yukarıda söylediğim şeyleri yap.

Mesela İngilizce seviyem gayet iyi olmasına rağmen acaba sırf sosyal ortam olması açısından (tabi ingilizcem daha da gelişirse de iyi olur) bir İngilizce kursuna mı yazılsam diye düşünmeye başladım.

Olabilir ama ben, ortak aktivitenin tahtaya bakıp diğerleri ile etkileşim olmadan sürdüğü resim, dil, vs. kurslarından çok, trekking, doğa sporları, tiyatro, dans, vs. gibi çoğu diğerleri ile etkileşim gerektiren kursları tavsiye ederim.

Senin konu hakkında düşüncelerini de merak ediyorum.

Aslında konu hakkındaki düşüncelerimi sosyal hayatınızı geliştirin ve yüksek değerli erkek ol onlar gelecekler yazılarında söyledim. Ayrıca asosyal ve yalnız biriyseniz bunları yapın yazısı var. Geçenlerde Patreon’da Daha fazla sosyalleşmeniz için tavsiyeler yayını yapıp, sosyal hayatı geliştirmek için daha fazla alternatif öneri verdim. Orada birkaç kadınlı erkekli organizasyon tavsiyesi de verdim ama ipini koparan da gitmesin, kadın çoğunluklu bu yerlerde erkek çoğunluk olmasın diye burada bahsetmiyorum, Patreon’a koydum.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Sorularınıza Patreon chat alanında daha hızlı cevap verebiliyorum.

 

Friendzone’dan daha dibi var mı?

Bu yazı ve içindeki ibretlik skeç çok kısa ama olayı oldukça güzel şekilde özetlemiş.

Friendzone, bir arkadaşlık ilişkisi içerisinde bulunan kişilerden birinin, diğer kişi ile romantik veya cinsel bir ilişki içine girmek istemesini, ancak diğer kişinin bunu istememesini tanımlayan bir durum. Kadın erkek ilişkilerinde bir erkeğin içine düşebileceği en dipte durumlardan biri ama en dibi mi? Değil. Friendzone’dan da aşağısı var. Bunun ne olduğu da videoda.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

 

Aldatan kadının sapkın sırları – Bölüm 8 – Mia’nın sonu (2) ve kapanış

Önceki bölüm için, Aldatan kadının sapkın sırları – Bölüm 7 – Mia’nın sonu (1)

Mia mektubuna, okuldaki olaylardan sonra serbest bırakıldığını söyleyerek devam ediyor. O gece eski arkadaşları ile bağlantı kurmaya çalışmış ama kendisi ile konuşan çok az arkadaşı da onun suratına direkt olarak ne düşündüklerini, onunla artık görüşmeyeceklerini söylemişler. Birçoğu ise onu tanımıyormuş gibi davranmış ya da tamamen görmezden gelmiş. Birkaçı ise eğer Mia’nın kendi kocaları ya da erkek arkadaşları ile yattığını duyarlarsa, bunu burnundan getireceklerini söylemişler.

Mia, doğup büyüdüğü şehrin kendisine karşı tamamen zehirlendiğinin farkına varmış. Eski patronu ve iş arkadaşları olayı bildiği için eski işine dönmesi de imkansızmış. Diğer aracın sürücüsünün sigortası, Mia’ya her ay iyi bir para gönderiyormuş ama Mia kliniğe kapandıktan sonra fizik tedaviye gidemediği için, olayın kapandığını söyleyip para göndermeyi bırakmış.

Beş parasız ve yakın zamanda iş bulamayacağının bilincinde, çocuklarla da yakın zamanda görüşemeyeceğini anlayınca, online iş aramaya başlamış ve online olarak Avustralya’dan yaşayan bu adamla tanışmış. Birkaç gün yazıştıktan sonra adam Mia’yı Avustralya’ya davet etmiş. Mia zaten emeklilik parasını bozdurmayı düşünüyormuş ama vergi cezasından korkuyormuş. Avustralya daveti, sahip olduğu tek serveti de bozdurup cebine atmasını sağlamış.

Bu adam gerçekten iyi biriymiş ve adamın oğlunun da bir anneye ihtiyacı varmış. Zavallı çocuk, Joan Crawford’u anne olarak, zavallı adam da Amber Heard’ı karı olarak aldıklarından habersizler. Adamın, Mia’nın geçmişinden haberi olmadığı belli ve Mia artık onun sorunu.

Avustralya vatandaşı olacağı için vergi dairesine emeklilik fonu için yüksek miktarda vergi ödemek zorunda kalmayacakmış. Bundan sonra hiçbir zaman benim için problem de olmayacak. Bu mektup benimle son iletişimi idi ve umarım son iletişimi olarak da kalacak. Haydi hayırlısı.

Avustralya’da ve benden çok uzakta kalacaksa istediğini yapabilir. Yeni bir zehirli türe ev sahipliği yapacağından dolayı Avustralya için üzülüyorum. Benim hayatımdan sonsuza kadar çıktığı için çok mutluyum ama Avustralya vatandaşları, dualarım sizinle. Antidepresan ve STD masrafları ile tüm ülkenin sağlık sistemini çökertebilecek bir belayı başınıza aldınız. Umarım bizden uzak durur ama ülkeye geri döndüğü zaman vergi kaçırma suçundan hapse girmesi, bizden tamamen uzak durmasını garantiler.

Terapistim, öfkeden kurtulma yolunda bana çok yardımcı oldu. Bu yazdıklarımdan anlaşılmıyor olabilir ama terapi sürecinde birgün, bir uyanış anı yaşadım. O seans çok hararetli idi. Uyanışım, Mia’dan çok daha fazla oranda kendime karşı öfkeli olduğumu anlamam ile oldu.

İnsanlar affetmenin bir insanı nasıl özgür kıldığını söyleyip duruyorlar. İçimde çok fazla miktarda öfke birikmişti ve ben bunun %100’ünün Mia’ya yönelik olduğunu düşünüyordum. Ama hayır. Mia’nın tüm yanlışlarına rağmen, kendimi yüksek etik standartlarla değerlendirip kendime karşı büyük bir öfke besliyordum çünkü bu kadar yanlış bir seçim yaptığıma inanamıyordum. Evet, Mia yalancıydı, manipülatif biriydi ama sonuçta bu kadını ben seçmiştim, hayatımı ben mahvetmiştim. Mia’yı hiç sevmemiş olsam, hayatımın çok daha iyi olacağı konusunda zerre şüphem yok.

Birçok insan Rebecca’yı sormuş. Mia ailesinin evinden kovulduktan sonra gerçekten de Rebecca’ya gitmiş. Görünen o ki Mia, Rebecca’nın evliliğimizin bitmesindeki katkılarından dolayı, kendisine en azından kalacak bir yer borçlu olduğunu düşünüyormuş. Rebecca ise tek yaptığının, Mia’nın zaten yapmak istediği şeyi yapmasına yardımcı olmak olduğunu, Mia’ya zerre borcu olmadığını düşünüyormuş. Bu tartışmayı kim kazandı bilmiyorum ama arkadaşlıkları saç saça, baş başa kavga ve küfür ve karşılıklı atılan yumruklar ile sona ermiş.

Sonuçta ne olursa olsun Rebecca benim evliliğimin yok olmasına katkıda bulundu. Sosyal medya kullanmıyorum, hayır Reddit’i sosyal medya saymıyorum, ama sosyal medyada insanlar Rebecca’yı takipten çıkmışlar ve hakkında çok kötü şeyler konuşmuşlar. Orada hala nasıl çalıştıklarını ya da başka salona geçip geçmediklerini sorup duran müşteriler yüzünden iki kuaförü işten ayrılmış, Rebecca iki ay sonra kirasını bile ödeyemediği için kuaför dükkanını kapamak zorunda kalmış. Rebecca hakkındaki en son duyum, Connecticut’ta abisinin restoranında garson olarak çalıştığı.

Rebecca şehirden ayrıldıktan sonra, apartmanını alıp, Forrest Gump’ın Jenny’nin çocukluğunu geçirdiği eve yaptığı gibi binayı yerle bir etmek istedim. Ama diğer iki dairenin sahipleri, bu fikre sıcak bakmadılar.

Birçok yorumcu, Nadia ile aramda bir şeyler olduğunu söylüyordu. Bu insanların deli olduklarını düşünüyordum ama sonuçta gördüm ki ben bir kadının benimle ilgilendiğini anlayamayacak kadar saf biriymişim. Boşanma işlemleri bittikten ve Nadia beni temsil etmeyi bıraktıktan sonra,  Nadia ve avukatlık bürosundan birkaç çalışan ile kutlama yaptık. Gece diğerleri birer birer gittikten sonra Nadia benimle konuşmak istediği bir şeyler olduğunu söyledi. Ben, kendisi için çok iyi bir değerlendirme verip vermeyeceğimi soracağını düşünüyordum. Benim davamda çalışırken benim karıma ne kadar da sadık ve adanmış bir erkek olduğumu gördüğünü, çocuklarıma hala aynı şekilde sadık ve adanmış olduğumu gördüğünü söyledi. Sonra da dava sürecinde benden hoşlanmaya başladığını ama avukatı olduğum sürece bir şey yapamadığını itiraf etti. Benim ona karşı bir şey hissedip hissetmediğimi anlamanın çok zor olduğunu ama tek bildiğinin, benim iyi bir adam olduğum ve şansını denemesi gerektiği olduğunu söyledi. Bunlar tabii ki gururumu okşadı. Kadınlara güven konusunda dipte olmama rağmen, Nadia’nın samimi olduğuna inanıyorum.

Nadia eğer istersem kendisini arayabileceğimi, buluşabileceğimizi ve bir şeyler içebileceğimizi söyledi. Nadia çok güzel, akıllı ve yetenekli bir kadın. Spor salonuna gittiği bariz. Avukatlar mahkeme salonunda iyi görünmek isterler ve Nadia ham şık hem de seksi giyinmeyi bilen bir kadın. Bir duruşmaya ince çizgili bir elbise ile geldiğinde, yargıcın onu görür görmez çocukların velayetini bana vereceğinden emin olmuştum. Görme engelli olmadığı sürece herhangi bir erkeğin, Nadia’nun bu teklifi reddedebileceğini düşünmüyorum. Çok bitkin olmama rağmen, onun bir erkek için iyi bir partner olduğunu düşünüyorum. Ama ben artık buna değeceğini düşünmüyorum. Onu geçmişi ile yargılayıp duracağımı biliyorum ki bunu gerçekten hak etmediğini de biliyorum. Maalesef ilgilendiğim her kadın bu haksız yargılamaya maruz kalacak gibi görünüyor.

Bir dating uygulamasına girmemi ve Mia’nın sadece bir kadın olduğunu anlamak için rastgele kadınlarla yatmamı tavsiye eden de çok oldu. Bunu asla yapamayacağımı söylediğim için üzgünüm. Bu olayın gerçekten zevk aldığım bir aktiviteyi sonsuza kadar hayatımdan çıkarması beni öfkelendiriyor. Ama geçmişte yaptığım seks aklıma geldikçe, Mia’nın bunu birçok erkekle de yapıyor olduğunu düşünmek bana büyük rahatsızlık veriyor.

Günümüz Batı toplumunun gözünde, benim sadece bir kadınla birlikte olduğum gerçeğinin, beni erdem taslayan biri haline getirdiğini biliyorum. Ama Mia’yla yattığım için kendimi Victoria döneminde Londra sokaklarında dolaşan bir fahişe kadar kirli hissediyorum. Mia bu aktiviteyi benim için özel yapan her şeyi elimden aldı ve biriyle beraber olmayı, sözleri ve birleşmenin benim için artık imkansız olmasını sağladı.

Mia rastgele erkeklerin disko soslu şeylerini deneyimleyip bana yalan söyledi. Bana sürekli olarak yalan söylediği için, geçmişte hakkında söylediği her güzel şeyin yalan olduğunu düşünüyorum. Söylediği pozitif bir söz bile benim aklımdan, babalığımdan, gücümden ve değerimden kuşku duymama neden oluyor. O şeye yeniden dönmek istemiyorum. O şeye yeniden dönmeyeceğim. Kimsem yok ama yine de yaşıyorum. Bu da onsuz yaşayamayacağım bir kadın olmadığını gösteriyor.

Kadınlardan nefret etmiyorum, kesinlikle nefret etmiyorum ve onlar için en iyisini istiyorum çünkü Carrie de birgün bir kadın olacak. Ama bu dünyada hayatımı zenginleştirecek bir şeye sahip olan bir kadın yok. Bir kadın hayatımı en azından daha karmaşık yapar.

Birçok insan Carrie’nin biyolojik babası hakkında sormuş. DNA soybağı siteleri hakkında biraz araştırma yaptım ama problem şu ki, eğer bir eşleşme olursa şirketler diğer kişiye de uyarı gönderiyorlar. Eğer Carrie biyolojik babası,  kuzen ya da amca ile eşleşirse, onun koruyucusu benim ve kimsenin gelip onu aramasını istemem.

Carrie sağlıklı bir çocuk ve genetik bir problemi görünmüyor. Bir DNA testi yaptırmak için bekleyeceğim. Şu an zihin yapım, Carrie en azından ergen yaşların ortalarına gelene kadar beklemek ama 20’lerine gelene kadar bekleyeceğimi ve kararı ona bırakabileceğimi de görebiliyorum. Aslında, babası olmadığımı ona hiç anlatmamayı da düşündüm. Bu konuda tavsiyelere açığım. Sonuçta yapmam gereken Carrie için en iyi olan ne ise o. Ona bunu anlatmak sizce iyi mi yoksa kötü mü? Ergen yaşlarına kadar mı beklemeliyim, 18 yaşına kadar mı? Kendim için endişe etmiyorum zira ben gerçeği zaten biliyorum ve kendimi gelecekte olabilecek iyi ya da kötü senaryolara hazırlıyorum. Biyolojik babasının sağlık geçmişini bilmesini gerektirecek bir hastalığı olma ihtimali nedir?

Annesi de hayatından çıktığına göre, bir DNA soy kütüğü testi yaptırmasına daha yıllar var. Ben de onun kendisini güvensiz hissetmesine neden olacak bir şey yapmak istemiyorum.

Bitirmeden önce Reddit kullanıcılarına özellikle de Cranic rumuzlu kullanıcıya teşekkür etmek istiyorum. Cranic, sen muhtemelen 187 yaşında değilsin ama o kadar yaşlı olsaydın bile yaşına göre çok daha bilge biri olurdun. Eski karımı analiz etme ve bana saldırabileceği açıkları bulup kapama konusunda bana çok yardımcı oldun. Mia çaresiz durumda dediğinde sana inanıyordum ama sonunda bu şekilde duvara toslayacağı şeyler yapacağı aklıma bile gelmemişti.

Bana yardım eden, yol gösteren, cesaret veren herkese teşekkür ederim. Şu anki planım bu girişi yazmak, yarım gün beklemek ve gelen mesajları birkaç gün boyunca cevapladıktan sonra hikayemi resmi olarak bitirmek.

***

Artık Mia’yı nadiren düşünüyorum çünkü hayatın oldukça meşgul geçiyor. Çocuklarım benim hayatım ve işimi gerçekten seviyorum, öyle seviyorum ki maaş benim sevdiğim bir şeyi yapmamın ekstrası gibi geliyor.

Terapistim ile redditte yazdığım son notu ve cevapları paylaştım. Herkesin beni Nadia ile bir şeyler yaşamaya teşvik etmesine bayıldı. Bana işi yavaştan almamı ve hem kendime hem de Nadia’ya karşı dürüst olmamı tembih etti.

Terapiden sonra Nadia’yı aradım ve bir konuda uzman görüşünü almak için kendisine uğrayıp uğrayamayacağımı sordum. Çocukları dedelerine bıraktıktan sonra ofisine gittim. Benim oyunum hiç yok zira bir oyun geliştirmem hiç gerekmedi. Nasıl flört edileceğini bilmiyorum. Ben sadece benim. Tek sahip olduğum şeyler nezaket, espri yeteneği ve içtenlik.

Sebebi ziyaretimin bir hukuk işi ile ilgili olmadığını anladığında yüzünde bir sırıtma belirdi. Ona en son konuştuğumuzdan beridir çok düşündüğümü ve arkadaşlarımla konuştuğumu söyledim. Ona açılmanın ve bir şans vermenin beni yüz üzerinden yüz seviyede korkuttuğunu ama benim de erkek gibi davranmam gerektiğini zira kendisinin bir kadın olarak yapabileceği kadarını yaptığını söyledi.

Nadia’ya bu bu kadar farklı yanlarımıza rağmen bu işin nasıl yürüyeceğini bilmediğimi söyledim. Farklı yanlarımızı sorduğunda örneğin benim çocuklu olmamı, onun ise çocuksuz olmasını belirttim. Nadia çocuklarımla zaman geçirmeyi sevdiğini söyledi ve onun henüz anne olmamasının benim için sorun olup olmadığını sordu. Bu konuda bir problemim yoktu.

Daha sonra onun bu kadar minyon benim ise çok uzun olmamdan biraz çekimdiğimi, zira sakarlık yapıp ona zarar vermekten korktuğumu söyledim. Nadia ise minyon olmasına rağmen oldukça dayanıklı olduğuna emin olabileceğimi söyledi ve büyük şeyler küçük pakette gelirler diye de ekledi. Ben fazla heyecanlıydım ve henüz fiziksel yakınlık aramadığımı ama teklifi için teşekkür ettiğimi söyledim. Nadia kızardı, gerçekten büyük bir kahkaha attı. En azından benim çarpık espri anlayışımı sevmişe benziyor.

Kısaca anlatmam gerekirse, ikimiz de Cuma ve Pazartesi tatildeyiz ve bu nedenle Perşembe akşamı güzel bir restorana gidiyoruz. Oradan harika bir martini bara geçeceğiz. Bunun ilk adım olduğunu biliyorum. Endişeli olsam da onunla konuşmak ve vakit geçirmek beni rahatlatıyor. İşleri yavaştan alacağız ama bunu seyirciler önünde yapamam. Bu nedenle  bu benim son yorumum olacak. Eğer aramızdaki şey çalışırsa bu harika. Eğer çalışmazsa sorun değil.

Hepinize bana yardım ettiğiniz, o cehennemden çıkmam için el verdiğiniz için teşekkür ederim. Online olarak bir insanın darmadağın olan hayatını toparlamasına yardımcı oldunuz. Tanrı sizi korusun.

***

Yorum: Birader, ne diyeceğimi bilemedim ama Tanrı hem senin hem de çocuklarının iyileşmesini ve güçlenmesini hızlandırsın diyorum. Güncel bilgiler için teşekkürler. Sonunda ulaştığın nokta için gerçekten mutlu oldum. Sen iyi bir yolda olan iyi bir adamsın. Şu ana kadar seni tavsiye bombardımanına tuttuğum için sana son olarak iki tavsiye daha vereceğim.

Yalanların nelere neden olduğunu bilen biri olarak Carrie’ye bazı şeyleri hasır altı ederek de olsa yalan söyleme. Bir aile terapisti ile konuş, durumu ve Carrie’ye gerçeği söyleme isteğini anlat. Bu gerçek senin onu sevdiğini de içermeli ve bu aslında en önemli nokta. Carrie’ye söyleyeceklerini terapist ile planla ve Michael’i de sürecin bir parçası yap. Fakat bu konuda acele etme zira geçen yıl zaten çok şey yaşadınız. Her şeyin iyice soğuması için zaman ver.

İkinci tavsiyem de kendine karşı dürüst olman. Kalbinin ve değerlerinin doğru yerde olduğunu görebiliyorum. Ne olursa olsun inançların konusunda güçlü ol ve kendine karşı her zaman dürüst ol. Senin için en iyisini diliyorum dostum.

***

Chronic, senin yorumunu okumak harika. Yine çok güzel tavsiyeler verdin. Carrie’ye gerçeği söyleme konusundaki tereddütlerim, hayatımda gördüğüm bazı evlatlık insanlardan kaynaklanıyor. Evlatlık edinilen bazı insanlar, anne ve babaları ile her sürtüşme yaşadıklarında, “gerçek” anne ve babalarını bulmaya çalışıyorlar. “Gerçek” anne ve babalarının kendilerine böyle davranmayacaklarını, istedikleri gibi davranmalarına izin vereceklerini söylüyorlar. Evlatlık olduklarını bilmek sanki ellerindekinin değerini daha az bilmelerine neden oluyor.

Carrie’nin biyolojik babasını bilmesi fikri beni korkutmuyor. Ama Carrie’nin biyolojik babasının kötü bir insan olması ve buna rağmen Carrie’nin onu pembe gözlüklerden görmesi fikri beni korkutuyor. Ama bütün bunlar birkaç yıl sonrasının dertleri o nedenle şu an hayatını daha da karmaşık hale getirmek için bir neden görmüyorum. Carrie daha sadece ilkokula giden bir çocuk.

Kendime karşı dürüst olmak, kendime karşı her açıdan dürüst olmamı gerektiriyor. Kazandığım bütünlük şu an kişiliğimin önemli bir parçası. Karşılaştığım herkese karşı gerçek ve adaletli davranmaya çalışıyorum ama bu bazen kolay değil. İnsanlar bunu zorlaştırıyorlar. Ama günün sonunda kendime karşı dürüst olmam lazım zira tek bir insanın sana karşı dürüst olmasına bel bağlayamazsın. Hayat bunu bana çok sağlam bir şekilde kanıtladı.

Bitti.

Aldatan kadının sapkın sırları – Bölüm 6 – Mia’nın sırrı

Önceki bölüm için, Aldatan kadının sapkın sırları – Bölüm 5 – Boşanmadan Önceki ve Yeni Hayat

Güncellemelerim arasında atıp tuttuğum için, kötü sözler için özür dilerim. Çocuklarla beraber geleceğimize doğru yürürken, daha iyi yazmaya çalışacağım. Ve hepinize teşekkür ederim.

Yorum: Siz benim gördüğüm en güçlü erkeklerden birisiniz. Sizi seven, size sadık ve sizi tamamlayan bir kadını hak ediyorsunuz. İleride böyle bir kadını bulacağınıza eminim. Daha fazla güncelleme yapmanızı umuyorum, birçok insana ilham kaynağı oluyorsunuz. 

Cevap: Ben diğer insanlardan daha güçlü değilim ama teşekkür ederim. Yolculuğum sırasında neyi nasıl yapacağımı öğreniyorum. Eğer yazdığım bir kelime, böyle bir durumdan geçen bir kişiye bile yardımcı olacaksa, yazdıklarıma değer.

Her insanın ya da en azından çoğu insanın içsel bir güce sahip olduğuna samimi bir şekilde inanıyorum. İnsanlar bu güce ihtiyaç duymadıkları sürece bu gücün farkında değiller. Umarım kimse bu güce ihtiyaç duyacağı bir duruma düşmez ama bir insan kanser teşhisi aldığında, sevdiği biri aniden hayatını kaybettiğinde ya da finansal olarak mahvolduğunda, ihtiyaçları olan güç, kendilerine yardımcı olmak üzere, orada içlerinde bekliyor olacak.

Eskiden o olmadan yaşayamayacağını düşündüğüm kişi hayatımdan çıktı gitti ve ben hala yaşıyorum. Bu, hayatımda kimseye ihtiyacım olmadığını kanıtlıyor. Sonuçta, bir kadının hayatıma getirebileceği her türlü yarar, hayatıma getirebileceği potansiyel kaosun yanında ufacık kalır. Las Vegas’ta buna sucker bet (bile bile lades) derler. Artık bu kumarı oynamayacağım.

Yorum: Bu yazdıklarını okurken gözlerim yaşardı. Sen gerçekten iyi bir insan ve iyi bir babasın. Sana bol şans diliyorum.

Cevap: Ben iyi bir babayım. Kıyamet gününden beridir en zorlandığım şeylerden biri de, onları Amazon’dan hediye sevgisine boğma içgüdüme karşı koymak oldu. Onlara o kadar çok şey alabilirdim ki! Ama onları zamanım ve ilgim ile şımartmak istiyorum.

Evet, onlara tüm haftasonu için yepyeni kıyafetler aldım ve her haftasonu, annelerinin yanına gittiler. Ama o kıyafetleri, anneleri kötü hissetsin diye aldım. Mia’nın çocuklarına kıyafet alacak parası bile yok ve ona çocukların benimle ve onsuz çok iyi durumda olduklarını göstermek istedim.

Carrie’ye bir midilli almadım ama eğer isteseydi, almak için bir bahane mutlaka bulurdum. Çocukların ikisi de oldukça hareketliler ve materyalistik değiller. Bu da enkazdan sonra benim için büyük avantaj.

Ağlamanızı istemezdim. İyi dilekleriniz için teşekkür ederim.

Yorum: Bugün nasıl hissettiğin, yarın nasıl hissettiğini belirlemek zorunda değil.

6 ay kadar önce, daha önce yaşadıklarına göre çok daha büyük ve kötü bir travma yaşadın. Şu an, gelecek ilişkileri ya da seksi düşünüyor olman şaşırtıcı olurdu. Neden böyle konuştuğunu anlıyorum şu an, bir daha bir kadınla asla romantik ilişkiye girmeyeceğini düşündüğünü (ve bunun değişeceğini) bilmeni isterim. Bu sorun değil ve hatta şu an senin için en iyisi. Ama bir yıl sonra ya a iki yıl sonra daha farklı düşünme ihtimalin var. Bu nedenle kendine karşı nazik ol ve kendine iyi bak. Zamana bırak.

Mia konusunda sana iki şey söylemek istiyorum. Sanırım avukatlarla toplandığınızda giydiği kıyafetleri ve saçını, en iyi ihtimalle senin bir tepki vermeni sağlamak ya da en kötüsü ona acımanı sağlamak için özel seçti. Bu kadın seni biliyor ve senin acıma duygularını ortaya çıkarmak üzere seni manipüle etmek istiyor. Senden istediği reaksiyonu alamadığını okumak güzel.

Şimdi bunu söyledikten sonra diğer konuya geleyim. Nefret daha fazla nefrete neden olur. Bence Mia, senin onu bir daha asla geri almayacağını anlayacağı noktaya çok yakın. Şu an sana karşı hissettiği ve kendisinin aşk diye tanımladığı duygular, dava nedeniyle değişecekler. Eski arkadaşlarının ve ailesinin onu nasıl bileceklerini düşünüyor. Çocukların eninde sonunda bu olanları öğreneceğini de biliyor. Rebecca ile bağlantısı da devam ediyor. Sana olan duyguları kısa süre içerisinde büyük bir nefrete dönüşecek.

Senin hislerin, nefret de dahil haklı. Sen bu nefreti, onun hayatını bir cehenneme çevirerek dışarı atıyorsun. Bunu yapabiliyorsun ama Mia’nın yakın zamanda karşı saldırıya geçmesine hazır ol. Mia sizin artık bir daha asla birlikte olmayacağınızı anladığında, bu saldırıya başlayacak.

Bu saldırıya hazır olmalısın. Bu kadın seni biliyor, senin canını nasıl acıtacağını da biliyor. Senin canını nasıl acıtacağını sen de ona söyledin. Aşıklarını çocuklardan uzak tutmasını söyledin ve o da bunu seni öfkelendirmek ya da senin canını acıtmak için kullanabilir. Böyle bir şeye hazır ol. Böyle bir şey olmazsa ne güzel, en kötü boşuna hazırlanmış olursun. Ama bana öyle geliyor ki, yakın bir zamanda, bambaşka bir Mia ile karşı karşıya kalacaksın. İki adım sonrasını düşünmeye ve sana nasıl tepki vereceğini tahmin etmeye çalış. Böylece Mia’nın saldırılarına karşı hazır olabilirsin.

Carrie ile olan durumunuza yaklaşımını sevdim. Birgün bu durumda ne yaptığının, onun için neler yaptığının farkına varacak.Umarım Mia’nın mektubunu çöpe atmadın. Eğer o mektubu atmadıysan, o mektubu zamanı geldiğinde çocuklara göstermek için saklamanı tavsiye ederim. İleride Mia çocuklara senin bir yalancı olduğunu, evliliği senin mahvettiğini söylerse, o mektup bir sürü itiraf ile dolu.

Böyle devam et ve bu durumu nasıl yönettiğin konusunda kendinle gurur duy.

Cevap: Bu çok ilginç bir bakış açısı ve ben bunu düşünmemiştim. Teşekkür ederim.

Mia ne giydiğine ve nasıl göründüğüne her zaman çok dikkat eder. Savaştan kaçan sığınmacı gibi görünmesi aklımı karıştırmıştı. Yani siz bunun bir manipülasyon girişimi olduğunu söylüyorsunuz. Beni avlamak için, onunla ilgili küçük de olsa pozitif şeyler hissetmemi umuyordu. Ama sanırım hem kendisi hem de avukatı, bunun olmayacağını çoktan anlamışlardır.

Evlilik danışmanlığı konusunu ortaya atması beni gerçekten de şoke etti. Bunun boş bir hile olduğunu biliyorum ama Mia’nın yaptıklarından sonra evlilik danışmanlığı, ölüyü diriltmeye çalışmak gibi bir şey.

Mia onu severken birden bire ondan nasıl nefret etmeye başladığımı anlamıyor. Ben duygularını kontrol edebilen bir insanım. Duygularımı istersem kapatabilirim, onlara köle değilim.

Mia’nın mektubunu Nadia’ya verdim. Avukatım, tüm kanıtlar ve belgeler ile, mahkeme için büyük bir dosya hazırlıyor.

Evet haklısın, ileride bana karşı saldıracağını bilip önlem almalıyım. Eğer evime gelmeye kalkarsa uzaklaştırma kararı aldırırım. Bunu o kadar hızlı yaparım ki, kendisine neyin çarptığını bile anlayamaz.

Çocukları manipüle etmeye kalkarsa, onu yasal yollardan süründürürüm, ailesine rezil ederim. Ailesi şu an Mia hakkında pek de mutlu değiller ve torunlarını çok seviyorlar.

***

Daha sık bilgi verme sözümü tutmak için, daha sık ama daha kısa yazılar yazacağım. Eğer daha önceki yazılarım gözlerinizi yorduysa ya da anevrizmaya neden olduysa özür dilerim.

Biri daha önceki yazılarımdan birinde, Rebecca hakkında soru sormuştu ve onunla hiç etkileşime girip girmediğimi öğrenmek istemişti. O yorumu bulup okumanıza gerek yok, burada açıklayacağım.

O kader gecesinden sonra Becca’yı ne gördüm ne de kendisi ile herhangi bir iletişimim oldu. Becca’nın şu an Mia’nın hayatında ne kadar yer kapladığını bilmiyorum. Görüşüp görüşmediklerini bilmiyorum ama tahminimce iletişim halindedirler.

Çocuklar Becca’dan hiç bahsetmediler. Ama cehennem kapıları açıldıktan birkaç hafta sonra, neler olup bittiğini bir arkadaşıma anlattım. Bu arkadaşımı özellikle seçtim zira arkadaşımın karısı, çok ünlü bir dedikoducudur. Kendisi de zaten benim yakın arkadaşım, bu nedenle onun negatif bir özelliğini kendi yararıma kullandığım için suçluluk duymuyorum.

Becca’nın 9 kişi çalıştırdığı bir kuaför dükkanı var. Dedikodu yavaş yavaş yayıldıktan sonra, iki çalışanı Becca’nın salonundan ayrıldı. Daha iyi iş buldukları için mi gittiler yoksa Becca’nın bu hikayedeki rolünü protesto etmek için mi gittiler bilmiyorum. Ama bu işler bittiğinde, Becca’nın tüm kirli çamaşırlarını ortaya dökeceğim ve umarım bu, insanların onunla çalışmak istememelerini ve kuaförüne gitmek istememelerini sağlayacak. Ama yapacaklarımın onun hayatını mahvedeceğini garantileyene kadar bekleyeceğim.

***

Alışveriş yaparken Mia’nın kızkardeşine rastladım. Bana sarıldı ve kız kardeşinin aptallığı ve aptallığı için benden özür diledi. Buradaki birçok insan bana onunla iletişime geçmememi zira onun düşman tarafta olduğunu söyleyecekti. Ama Mandy ve kocası Doug’ı her zaman sevdim ve bu nedenle onları ve çocukları havuz başında bir şeyler yemeye davet ettim.

Doug çocuklara ve barbeküye bakarken ben de Mandy ile konuşma fırsatı buldum. Çocukların konuştuklarımızı duymamasına çok dikkat ettik. Neyse ki çocukların dikkati tamamen havuzda ve yiyeceklerdeydi.

Kısacası Mia’nın ailesi, Mia’nın beni birden fazla erkekle aldattığını biliyorlar ama Mia toplam sayı konusunda ailesine yalan söylemiş. Mandy ve ailesi, Mia’nın Michael’in doğumundan sonra birkaç tane kısa süreli ilişki yaşadığını düşünüyorlardı.

Mandy’ye birkaç tanenin kaç tane olduğunu varsaydığını sordum. Belki iki üç tane diye cevapladı. Bunun üzerine Mia ve macera yaşadığı erkekler arasındaki mesajlaşmaları içeren dosyayı alıp getirdim. Ona şu ana kadar 47 değişik erkek ile seks yaptığını kesin olarak belirlediğimizi söyledim. Ona, 47 erkeğin, buzdağının görünen yüzü olduğunu da açıkladım zira Mia’nın birçok telefon uygulamasından iz bırakmadan yaptığı aktiviteleri bilmiyoruz bile.

Mandy bunu duyunca ne diyeceğini bilemedi ama hemen ailesini arayıp haber vermek ve Mia’ya küfür etmek istedi.

Mia’nın aldatmaları ve erkek sayısı zaten kabul etmesi zor bir şeydi ama konuşmamız sırasında Mia’nın ailesinin, Carrie’nin benim çocuğum olmadığı konusunda en ufak bir fikirleri olmadığını fark ettim. Ama Mandy’ye bunu söylediğimde kocası Doug, karısının gözyaşları yüzünden barbeküyü bırakıp yanımıza gelmek zorunda kaldı. Mandy masanın etrafından dolaşıp bana sarıldı ve sürekli olarak ne kadar üzgün olduğunu söyledi. Doug ise şok olmuştu, sadece sırtıma elini koyabildi ve sonra içmeye gidebileceğimizi söyleyebildi. Kısa süre içerisinde eski karım olacak kadın ciğeri beş para etmez biri olabilir ama ailesi ve ailenin damatları pırlanta gibi insanlar. Yine de onlara güvenmek konusunda dikkati elden bırakmayacağım.

Mandy’ye o gece ne olduğunu ve babalık testini anlattım. Şok olmuş bir şekilde dinledi ve Becca’nın kahrolmasını diledi. Mandy’ye Becca hakkında ne düşündüğünü sordum.

Mandy Becca’dan çocukken bile nefret ettiğini anlattı. Mandy benden, Becca ve Mia’dan 4 yaş büyük. Biz liseye başladığımızda o liseyi bitiriyordu.

Becca’yı birkaç kez kendisinden makyaj malzemesi çalarken yakaladığını ama Becca’nın yakalanmasına rağmen hiç de özür dilemediğini söyledi. Becca manipülatif ve drama yaratmayı seven biri olduğu için ondan hep nefret etmiş. Becca’nın babası annesini boşadığında, ona ablalık yapmaya bile çalışmış ama Becca her zaman nankör ve diğer insanları hiç dinlemeyen bir kızmış.

Mandy’ye Mia’nın Rebecca’yı baş nedimesi yapmak istediğini bilip bilmediğini sordum. Cevap vermedi ama gözlerinden geçen yoğun uyanış bana bunu bilmediğini söyledi.

Mandy, Mia’nın daha liseye geçmeden bile, hayatı boyunca sadece benimle olmak istediğini söylediğini anlattı. Bunun Mia’nın çok erken yaşlardan kendini kandırdığı anlamına mı geldiğini yoksa sonradan mı değiştiği anlamına geldiğini bilemedim. Tek bildiğim şey, bir insan hem bir insanı sevip hem de vücudunu başka insanlara veremeyeceği. Mia’nın sevgisi ya başından beri gerçek değildi ya da çoktan ölmüştü. Mia’nın kalbinin şu an bana ait olduğunu ve hep bana ait olacağını söylerken yalan söylediğini biliyorum. Aslına bakarsanız, artık Mia’nın birini sevme kapasitesi olduğundan bile emin değilim. Gerçi bu artık önemli değil. Zira Mia’nın kalbi gerçekten bana ait olsaydı bile, o kalbin ne kadar defolu olduğunu bilsem de, söküp başkasına takmaları için bağışlardım.

Yemekten sonra çocuklar oynamaya devam ettiler. Ben de Mandy ve Doug’a daha fazla bilgi verdim. Çocuklara dondurma vermek için kalkıp geri geldiğimde, Doug’un gözlerindeki yaşları görebiliyordum. Doug geri döndüğümde bana büyük bir erkek kardeş gibi sarıldı.

Doug daha sonra bana Mia’yı beraber yakaladığım adamla ne olduğunu sordu. Tek bildiğim şeyin, adamı en son gördüğümde bilincinin kapalı olduğunu ve sol taraftaki alt göz kapağının darmadağın olduğunu söyledim. Bu konuda polis kapımı çalmadığına göre, arkadaşı onu polise götürmemişti. Ama kemiklerindeki kırıkların müdahale gerektirdiğine eminim ve bunun faturasını da bana göndermediler.

Doug adama daha fazla hasar vermem gerektiğini söyledi. Mia ve Becca üzerime atlamasalar muhtemelen adama daha fazla zarar verirdim ama bunu yapamadığım için mutluyum. O zaman aşırı derecede öfke ile doluydum, oradan uzaklaşabilmem iyi oldu.

Doug Carrie’nin babasının kim olduğunu bilen birinin olup olmadığını sordu. Ona Mia çok ama çok sayıda adamla yattığı için bunu bilmenin zor olduğunu ama hem boşanma hem de tazminat davası sırasında bu arayışın en yüksek seviyede yapılacağını söyledim. Her ikisi de, Mia’nın mahkemede mahvedileceğine sevinmişti. Bu terapi hepimize iyi gelecekti.

Onlara Mia’nın çalışıp iştirak nafakasını ve tazminatı ödeyebilmesinden endişelendiğimi söylediğimde, Doug bana babalık dolandırıcılığı bir suçsa, Mia’nın bu suçtan en yüksek cezaya çarptırılması gerektiğini söyledi. Ona Mia’nın annelik dolandırıcılığı yaptığını, Mia gibi bir kadının asla bir anne olamayacağını söyledim.

Mandy ve Doug evimden ayrıldıktan bir saat kadar sonra Mia’nın annesi ve babası beni telefon bombardımanına tuttular. Bir de gizli numaradan bir sürü arama aldım. Sonra Mandy aradı ve onun telefonunu açtım. Arka planda çok fazla çığlık ve bağırma olduğu için dışarı çıkmak zorunda kaldı.

Mandy anne ve babasına durumu anlatmış ve babası Mia’nın eşyalarını arabasına yüklemekle meşguldü. Annesi ağlayarak Mia’ya nasıl da büyük bir hayal kırıklığı olduğunu ve onun gibi bir kadın yetiştirdikleri için nasıl da utanç içinde olduklarını söylüyordu. Bana eski kafalı diyebilirsiniz ama anneniz size nasıl bir orospu olduğunuzu söylüyorsa, Ahlaksız Köye giden trende bir iki durak, hatta en az 47 durak fazla yolculuk yapmışsınız demektir.

Mia’nın ağlayarak gidecek bir yeri olmadığını söylediğini duyabiliyordum. Onun hak ettiği cezayı görmesine sevineceğime birden çocukları düşünmeye başladım. Çocukların büyükanne ve büyükbabaları ile kalmasında bir problem yoktu ama Mia’nın gidebileceği yerlerin hiçbirine çocukları götürmesini kabul edemezdim. Çocukların Becca’da kalmasına izin veremezdim. Çocukları her nası ödeyebilecekse bir otel odasına götürürse, oraya alabileceği adamlar yüzünden çocukları almasına izin veremezdim.

Ailesinin gerçeğin bir kısmını bilmesine sevindim ama bunun çocukları ziyaret konusunda sorun yaratacağını biliyordum. Eğer sabit ve güvenli bir ikamet bulamazsa, mahkeme onun çocukları bir gözetim olmadan almasına izin vermez. Çocukları gözetim altında sadece birkaç saat görmek can acıtıcı olsa da bu mezarı kendisine o kazdı. Bu kadın evsizler sığınağında da kalsa, lağım çukurunda da kalsa umrumda değildi, hala da umrumda değil.

Mia dışarı gelip telefondakinin ben olup olmadığımı sorduğunda, Mandy ile hala konuşuyorduk. Mandy Mia’ya ne söylememi istediğimi sordu. Muhtemelen gerçeği söylememem lazımdı zira Mia telefonu kaptı ve histerik bir şekilde yalvarmaya başladı. Onun hayatını mahvetme konusunda neden bu kadar istekli olduğumu sordu. Kısaca “çünkü sen benim hayatımı mahvettin” dedim. Bana sadece onu affederek hayatımı geri alabileceğimi söyledi. Ona o hayatın artık bittiğini ve onun yalanlarından dolayı aslında hiç var olmadığını söyledim. Yine yalan söyledi ve beni sevdiğine yemin etti. Ona, onun hayatında tek sevdiği şeyin kendisi ve seks olduğunu söyledi. Onların hiçbirinin kendisi için hiçbir şey ifade etmediğini söyledi. Ona onların benden ya da ailesinden daha fazlasını ifade ettiğini, yoksa bütün ailesini defalarca riske atmayacağını söyledim. Onu neden ailesine gammazladığımı sordu ben de onlara neden doğruyu özellikle de Carrie’nin babasının ben olmadığımı söylemediğini sordum. Bana lanet okudu ve benim Carrie’nin babası olduğumu ve her zaman da babası olacağımı söyledi.

Ailesinin onu evlatlıktan reddettiğini ve evden attıklarını söyledi. Ona bundan mutlu olduğumu ve hayatını daha da kötü hale getirmek için elimden gelen her şeyi yapacağımı söyledim. Bana beni sevdiğini söyledi ve beni seven birine karşı nasıl bu kadar acımasız olduğumu söyledi. Bunu kendisine 6 sene önce sorması gerektiğini söyledim. Ona sadece her şeyi kaybetmekte olduğu ve insanlar gerçekleri duyduğu için pişman olduğunu söyledim. Ama yaptıklarının onu uzak durulması ve hakkında kötü konuşulması gereken biri yaptığını söyledim. Ailesi ile yaşadıklarını hak ettiğini söyledim.

3 gün sonra Nadia aradı ve Mia’nın avukatının bir görüşme daha ayarlamaya çalıştığını söyledi. Görüşmeyi geçen Cuma’ya, Nadia’nın ofisinde olacak şekilde ayarladık. Mia’yı görmeyi ve onunla konuşmayı hiç istemediğimi söylememe gerek yok sanırım. Ama Mia’nın evsiz kalmasının, velayet konusunda sonuçlar doğurabileceğini biliyordum.

Toplantı başlar başlamaz Mia’nın avukatı bana Mia’nın aile evinden atıldığından beridir arabasında yaşadığını söyledi. Neden Rebecca ile kalmadığını sordum. Sonuçta onun bu duruma düşmesine sebep olan çürük elma Becca’ydı. Mia buna cevap vermedi. Bunun yerine bana evde kalıp kalamayacağını ve evlilik terapisi almamızın bir yolu olup olmadığını sordu. Ev konusunda anne ve babasına danışmasını, çocuklarla yaşadığımız eve yaklaşmasına bile izin vermeyeceğimi söyledim. Evlilik terapisini, bundan sonra onunla evlenecek aptal ile yapmasını söyledim. Ama o aptala da sadık kalmayacağından emindim.

Mia’nın avukatı kullandığım dile ve sözlerimin kabalığına itiraz etti. Ona, Mia’yı temsil etmekten başka bir şey bilmeyen, para yiyen bir osuruk olduğunu söyledim ve ona parasını OnlyFans ile ödeyip ödemediğini sordum.

Nadia ortamı yatıştırmak için elini omzuma koydu ve biraz daha medeni olup olamayacağımızı sordu. Ara vermek istedim zira yeni sözel bombalarımı zaten yüklenmiştim ve sinirimin yatışması gerekiyordu.

20 dakika ara verdik ve herkesten uzaklaşmak için arabama gittim. Mia’nın arabasını görünce aklımdan arabayı boydan boya çizmek geçti. Ama bunu yapamayacağımı biliyordum ve zaten yeterince avukatla uğraşıyordum.

Arabanın yolcu koltuğunda abur cubur yemek poşetleri vardı. Arka koltukta ise elbise yığınları. Hem kendi hayatını hem de benim hayatımı cehenneme çevirdi.

Bir psikolog yardımı ile nefretten kurtulmaya çalışıyorum ama bu kadına saygı ve nezaketin kırıntısını bile göstermek için bir neden görmüyorum. Kadının kendisine saygısı yok ki.

Nadia toplantıya geri döndüğümüzde, ne olursa olsun, mümkün olduğunca sadece evet ya da hayır cevapları vermemi tembihledi. Bunu yapmaya çalışacağımı söyledim ama eski karımın kaldırabileceğimden çok daha fazla yalan ve bahane ürettiğini söyledim. Bunun üzerine Nadia, toplantının en kısa sürede bitmesi için elinden geleni yapacağını söyledi.

Nadia toplantıya, Mia’nın herhangi bir terapi alıp almadığını sorarak başladı. Mia, fiziksel terapi ile uğraşırken buna vakti olmadığını, ayrıca parasının da olmadığını ve zaten sigortasının bunu karşılamadığını iddia etti. Mia, terapiyi biz ödersek, birkaç seans terapiye gidip gidemeyeceğini sordu. Başımı çok hızlı bir şekilde Nadia’ya çevirdim ama her şeyin kontrolü altında olduğunu belirtmek için masanın altında bacağıma vurdu.

Mia’nın avukatı, ücreti kim öderse ödesin, Mia’nın kendi seçtiği terapiste gideceğini söyledi. Nadia bunun sorun olmayacağını söyledi. Biraz terapinin, daha iyi bir anne olmak için Mia’nın duygularını işlemesine yardımcı olacağını söyledi. Ben hala böyle bir teklifte bulunduğu için Nadia’nın aklını kaybettiğini düşünüyordum ama konuşmasına müdahale etmedim. Mia’nın avukatı bunu aralarında konuşup bize döneceklerini söyledi.

Nadia her ne kadar karşı tarafın avukatı olsa da, bir kadın olarak dava içindeki bir kadının gerekli yardımı aldığından emin olmak istediğini söyledi. Bunu söylerken o kadar ikna ediciydi ki, kendi avukatımın benim aleyhime döndüğünü sandım.

Mia bir aile birliği içinde terapi görüp göremeyeceğimizi sordu. Nadia’yı bunun mümkün olmadığını söylemedi için masanın altından dürttüm ama Nadia beni geri dürttü ve eğer Mia birkaç terapi seansına giderse ve terapist bunun faydalı olacağını söylerse, bunu yapabileceğimizi söyledi. Nadia’nın bunu yapmasının bir nedeni olduğunu biliyordum ama bana önceden amacının ne olduğunu söylemesini çok isterdim. Bunu neden yaptığını sonra öğreneceğimi biliyordum ama toplantı bitene kadar ambale olmuş şekilde kaldım.

Mia’ya şu an yaşadıklarının tüm o ucuz ve anlamsız maceralara değip değmediğini sordum. Onca sene yapabildiği şeylerin, her şeyi kaybetmeye değip değmediğini gerçekten merak ediyordum. Bundan zevk alıyor olması gerektiğini söyledim yoksa bunu defalarca yapmaya devam etmezdi. Tüm bu deneyimlerin, kendisini seven bir kocayı ve çocuklarının velayetini kaybetmeye değip değmediğini gerçekten merak ediyordum.

Mia bana cevap olarak hayır demeden önce, samimi gibi görünen gözyaşlarını dökmeye başladı. Gerçek bir utanç duyup duymadığını sordum. Hiçbir şey için olmasa bile yakalandığı için tonlarca pişmanlık altında ezildiğini zaten biliyordum ama gerçekten utanç duyup duymadığını merak ediyordum. Eninde sonunda herkes yaptığı iğrençlikleri öğrenecekti ve özellikle de şimdi ailesi bunları biliyordu. Ona gerçeği ailesinden sonsuza kadar saklayabileceğini gerçekten düşünüp düşünmediğini sordum. En azından işe başlayana ve kendi evine çıkana kadar saklamayı umduğunu ama bunun eninde sonunda ortaya çıkacağını bildiğini söyledi.

Sonunda benim canımı yaktığı için özür diledi ve bunu yapmayı asla istemediğini iddia etti. Ona benim canımı yakmadığını, beni mahvettiğini söyledim. Hergün, gün boyu acı çektiğimi, acının sadece ruhumun içinde olmadığını, acıyı eklemlerimde, kaslarımda hissettiğimi söyledim. Kalbim o kadar kırık ki, benim ruhumu zehirlediğinde, zehir ikincil organlarıma sızdı. İyi günümde tamamen hissizdim. Kötü günümde ise tüm vücudun geriliyor, depresyon bazen fiziksel ağrıya neden oluyor. Bazen hiçbir neden olmadan hamlamış olarak uyanıyorum.

Acımı ifade etmem üzerine ağlamaya başladı. Ona bu kadar acımasızca ihanet edilmeyi hak edecek ne yaptığımı sordum. Bu soru onun daha fazla ağlamasından başka bir işe yaramadı. Ona onun yaptığını yapan birinin ne hak ettiğini düşündüğünü sordum. Ne istediğini değil, onun yaptıklarını yapan birinin ne hak edeceğini düşündüğünü sordum. Daha beter ağlamaya başladı. Cevapsız gözyaşlarına tahammülüm kalmadı. Benim işim bitmişti, toplantı da bitti.

Mia’nın avukatı onu dışarı çıkarmaya çalışırken, Mia onu affetmem için bana yalvarıyordu. Ona konuşmanın bittiğini ve eve gitmesini söyleyip durdum.

Mia ve avukatı sonunda gidebildiğinde, Nadia ne yapmaya çalıştığını açıkladı. Mia’nın psikoloğunu ödememi önerme sebebi, bunun mahkeme tarafından bizim lehimize bir hareket olarak görülecek olmasıydı. Ama Mia bariz şekilde dengesizdi ve yaşamla baş edemiyordu. Eğer bir psikolog Mia’nın hastaneye yatırılmasında ısrar ederse, bu ona yardımcı olabilirdi ama mahkemenin Mia’nın bu kadar dengesiz olduğunu görmesi asıl bize faydalı olurdu.

6 yıldır beni kandıran bir kadını bu şekilde psikoloğa göndermekten vicdan azabı çekecek değilim. Eğer psikoloğa gitmesi için aile terapisine gitmem gerekirse ona da giderim. Mia kendi kuyusunu kazmakta çok iyi, umarım böyle devam eder.

Evet biliyorum, bu hiç de kısa bir güncelleme olmadı. Ama olabildiğince konsantre bir güncelleme olduğunu umuyorum. Çocuklar iyiler. Michael beyzbol oynuyor ve takımın en uzun boylu çocuğu olduğu için atıcı oldu. Michael’i Doug ve iki oğluyla beraber beyzbol maçına götüreceğim.

Carrie her zamanki gibi çok tatlı ve güzel. Havuzu çok seviyor ve çocuklu arkadaşların gelmesi de onun için çok iyi oluyor. Hayatı dolu dolu yaşayan ve burunlarını telefona gömecek zamanları olmayan iki çocuk yetiştirmek istiyorum.

Hepinize nazik sözleriniz ve desteğiniz için teşekkür ederim. Arkamda bu kadar insanın desteğinin olduğunu bilmek güzel.

Bitirmeden bir not düşmek istiyordum. Bazı insanlar, Mandy ve ailesinin, Mia’nın beni aldattığını, ben öğrenmeden önce bile bildiği fikrine kapılmış. Ben bunu kendi aileme anlattığımda, onun ailesinin olaydan haberi bile yoktu. Mia’nın Carrie’nin babası da dahil birçok erkekle ilişkiye girdiğini çok sonra öğrendim. Mia’ya Carrie’nin babasının ben olmadığımı ilk ben söyledim. Bundan sonra bu bilgiyi ailesi ile paylaştığını var saymıştım. Babası “o adamlardan” bahsettiğinde, çok fazla sayıda adam olduğunu bildiklerini var saymıştım.

Mia’nın ailesini seviyorum ve bu konuda daha fazla acı çekmelerini istemiyorum. Mia onlara birkaç erkek ile aldattığını itiraf etmiş sadece. Ben Carrie’yi korumaya çalışıyordum ve Mia’nın Carrie ile ilgili durumu gizlilik içinde ailesine anlattığını düşünüyordum. Ailesi ile görüşmüyordum ya da Nadia ve Jesicca aracılığı ile haberleşiyordum. Mandy ile karşılaşana kadar, onun ailesinden kimseyle konuşmamıştım. Mia’nın bunun böyle devam etmesini istediğini o zaman anladık. Kafa karıştırdıysam kusuruma bakmayın. Hepinize teşekkürler.

Sonraki bölüm Aldatan kadının sapkın sırları – Bölüm 7 – Mia’nın sonu (1)

Tüm seri:

İlişkiler Soru Cevap Yayını – Temmuz 2024

Sitenin yorumlarında sorulan bazı soruları, yayın yaparak cevapladım.

Patreon’a özel üyelere ayrıca ayda iki kere 10 soru 10 cevap ilişkiler yayını da yapıyorum. Şu ana kadar 12 yayında 120 soru – cevap yapmışız.

Aşağıda yayının Youtube videosu var. Yayına Spotify kanalımızdan da ulaşabilirsiniz.

00:00 Tek gecelik ilişki sonrası hamile kalan kadın kürtaj olmak istemiyor. Ne yapmalıyım?
04:00
Sevgili ile kavga ettikten sonra aramasak trip atmak olmuyor mu? Arasak da gurur gitmiyor mu?
05:08 İlişki öncelikli erkeğin, ilişkilik kadın karşıma 10 senede 2 kere çıkıyorsa bu sayıyı nasıl arttıracağım?
09:09 Flört ettiğim kız beni ghostladı ama sebebi var. Ulaşıp destek mesajı atayım mı?
11:48 Bir kız sürekli kızlarla grup halinde. Tanışamıyorum. Instadan ekledim ama buluşmaya çağıramıyorum.
15:23
Eski sevgilim 5 ay sonra sözlendi. Alfa dul mu oldu?
18:44
Kız arkadaşım hiç hesap ödemiyor. Bu ne iş?

Ayrılmak istiyorsan söyle

“Eğer ayrılmak istiyorsan söyle” ya da “ayrılmak istiyorsan ayrılalım” gibi kelimeleri çok kolay kullanan insanlar var. Bu insanlar genellikle kendi terk edilme korkularını artık kontrol edemediklerinden, yatıştırmaları için partnerlerinin suratına fırlatıyorlar. “Ayrılmak istediğini düşünüyorum, belirsizliğe dayanamıyorum, lütfen bana ayrılmak istemediğini söyle, rahatlat beni” demeye çalışıyorlar. Bazen de üstü kapalı karşı tarafı tehdit ediyorlar, “böyle devam edersen ayrılacağız” demeye çalışıyorlar.

Ayrılmak istiyorsan söyle diyen sevgili sıklıkla istediği rahatlamayı alıyor. Ya da tehditi kısa ve orta vadede işe yarayabiliyor. Ama bu yaptığının bir bedeli var. Ayrılık kelimesini birkaç kere bu şekilde kullanmanız, karşı tarafta ayrılığa gidecek birkaç süreci başlatabiliyor.

Birinci süreç, karşı tarafın, ayrılmak istiyorsan söyle diyen sevgilinin ayrılma planları yaptığını düşünerek kendisini ayrılığa hazırlaması ve bu hazırlama sürecinde soğuyup kendisinin ayrılması. İkinci süreç ise, ayrılmak istiyorsan söyle diyen sevgilinin bunu terk edilme korkusundan, zayıflığından yaptığını anlamaya başlaması ve bu zayıflık nedeniyle partnerinden soğuması. Bir de tabii bir şeyi yeterince söyleyip karşı tarafı ikna etme durumu da var. Yani ayrılmak istiyorsan söyle diye tekrarlayınca partnerin “evet ya, galiba ayrılmak istiyorum” diye düşünmeye başlaması.

Uzun süreli ilişki içinde olanlara tavsiyem, gerçekten ayrılık kelimesini, gerçekten ayrılmak istediğinize az çok karar verdiğiniz bir süreçten geçmeden kullanmayın. Kesinlikle kullanmayın. Ayrılık kelimesini bir iki kere kullanmanız, ayrılık korkunuzun kendi kendini gerçekleştiren bir kehanete dönüşeceği süreci başlatmak için yeterli olabilir.

Peki bir şekilde o hatayı yaptınız ve “ayrılmak mı istiyorsun” diye sordunuz. Cevap olarak da “bilmiyorum” diye bir şey söyledi. Bu ne demek? Bu genellikle, senden ayrılmak istiyorum ama henüz ayrılığa hazır değilim biraz daha bekle ayrılacağım” demek. Zaten bu nedenle çoğu durumda, kişi bilmiyorum cevabını görmezden gelip devam ederse, karşı tarafın değişmediğini, daha doğrusu daha kötüye gittiğini ve hazır olunca ayrıldığını görüyor.

Ayrılmak mı istiyorsun sorusunu sormasanız daha iyi ama sordunuz ve bilmiyorum cevabı aldınız diyelim. Ne yapacaksınız? Siz ayrılacaksınız. Orada hemen ayrılmak zorunda değilsiniz, 2-3 hafta hazırlanarak, kendinizi çekerek bekleyip ayrılabilirsiniz ama sizin ayrılmanız daha iyi. Yoksa genellikle size bunları sorduran davranışları çekmeye devam edersiniz.

Blöf ayrılığı

Konumuzla az çok alakalı bir başka kavram da blöf ayrılığı. Bu tip bir ayrılıkta ayrılan partner aslında karşı tarafın kendisini çok da istemediğini, kısa süre içerisinde terk edeceğini anlamaya başlıyor. Kendisi ayrılmak istemiyor olsa bile ondan ayrılırsam benim peşimden koşar umuduyla ayrılıyor. Karşı taraf özellikle de henüz vicdanen buna hazır olmadığı için ayrılmıyorsa, birden önüne gümüş tepsi ile sunulan ve vicdan azabı çekmeden ayrılığı sağlayacak teklifi cebine koyup gidiyor. Belki giderken tiyatro niyetine bir iki damla gözyaşı da döküyor.

Bölf ayrılığını, genellikle terk eden tarafın karşısındaki insanın peşinden koşmadığını görmesi ile terk ettiği insanın peşinden koşması izliyor. Ama bu kolay ayrılığı cebine koymuş olan taraf tabii ki geri gelmiyor.

Böyle bir durumda benim tavsiyem kendinizi geri çekmeniz ve eğer işler bu şekilde düzelmezse diye kendinizi ayrılığa hızlıca hazırlamanız. Bu süreç zor olacağı için mümkün olduğu kadar kısa olsun ama mümkün olduğunca hazırlanın.

Bir insan blöf ayrılığına sıklıkla, karşı tarafın artık sürekli olarak, çok küçük nedenlerle kavga çıkarmasına tepki olarak gidiyor. Karşı taraf artık sevgilisine tahammül edemediği için küçük şeylerden bile rahatsız olabiliyor ya da daha beteri, karşı tarafı ayrılığa sürüklemek, terk edilmek için kavga çıkarıyor.

Bu durumda karşınızdakinden ayrılmayın demiyorum. Blöf olarak ayrılmayın diyorum. Mümkünse o terk etsin ama hem terk etmiyor hem de kavgalara devam ediyorsa bir yerde sizin kendinizi tamamen geri çekmeniz gerekecek. İşte bu süreçte ayrılığa hazırlanın ve gerektiğinde gerçekten terk edin. Blöf yapmayın.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Kırılgan narsist kadının en güçlü manipülasyon taktiği

Başında oldukça cazibeli ve şefkatli davranan kız arkadaşınız, daha sonra her pozitifi negatife dönüştürebilen, asabi, kaygılı, kızgın ve çoğu zaman sizin hakkınızda şikayet eden, sürekli sizden iğrenir gibi bakışlar atan, size ne kadar aptal ve umutsuz olduğunuzu söyleyen birine mi dönüştü? Artık sizi sıklıkla aşağılayan, alay eden, size karşı saygısızlık yaparken sürekli olarak sizi ona karşı saygısızlık yapmakla suçlayan biri haline mi geldi? O zaman kız arkadaşınız, buna sebep olabilecek tek rahatsızlık bu olmasa da, bir kırılgan narsist olabilir.

Bu bölümde kırılgan narsist bir kadının bazı spesifik manipülasyon taktiklerinden bahsedeceğiz. Kimsenin böyle toksik bir insan ile ilişkide kalmasını tavsiye etmem ama bu ilişkide kalma zorunluluğunuz varsa, bu manipülasyonları nasıl yönetebileceğinizi de konuşacağız. Ama tabii siz yine de bu ilişkiden kaçarak uzaklaşın.

Kırılgan narsist bir kadının ilk ve en temel manipülasyonu, kurtarılmayı bekleyen mahsun prensesi oynamaktır. Kırılgan narsist kadın mağduru oynar. Aslında buradaki oynar kısmı aslında tam olarak oyun da değildir zira kırılgan narsist kadın genellikle, durum ne olursa olsun, o duruma kaç kere düşerse düşsün,  kendisini gerçekten de masum bir kurban olarak görür. Bir kere bile oturup “belki sürekli tekrarlanan bu problemlerde benim de bir payım var” diye düşünmez. Bunun yerine kendisini çaresiz, kronik olarak kötü davranılan ve yanlış anlaşılan biri olarak görür. Kendini tüm o zorbalardan ve kötülüklerle dolu dünyadan korumak dışında bir şansı olmadığına inanır.

Kırılgan narsist bir kadın, başına gelen tüm çatışma ve kaosu, mağdur kimliğini pekiştirmek ve güçlendirmek, bunun sonucunda da bu mağdur kimliğini onaylayan insanları kendisine çekmek ve kahramanı oynayacak bir partner bulmak için genellikle kendisinin yarattığının farkına varamaz. Bu “kahraman” partner tabii ki kısa bir süre sonra kahramandan koca bir pisliğe sürüleceğinin farkında değildir.

Kırılgan narsist kadının mağdur zihniyetini onaylamayan herkes kötü adamdır. Aslına bakarsanız, kırılgan narsist kadının algısını az da olsa sorgularsanız ya da problemlerini çözmesi için ona çözüm önerirseniz ya boşu boşuna kavgalara tutuşursunuz ya da önünüzde koca bir duvar örülür ve o duvara toslarsınız. Kırılgan narsist kadını değersizleştirmekle, empati kapasitesi olmamakla, bir kadını anlama kapasitesi olmamakla  ve hatta psikolojik şiddet ile suçlanırsınız.

Kırılgan narsist kadınla ilgili anlamanız gereken şey, bu insanın mağdur zihniyetinin, psikolojik bir savunma mekanizması olduğudur. Mağdur zihniyetinin, başkalarından ilgi, sempati, onay ve kaynak alma, tüm davranışlarının sorumluluğundan kendini azad etme, hiçbir şeyin suçlusu olmama, aynaya bir kere bile bakıp temel probleminin kendi ruhunda olduğu gibi çok sıkıntılı bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalmama gibi bir sürü işlevi vardır. Yani kırılgan narsist kadının kendi hatasını kabul etmesinin, çok derin utanç, güvensizlik ve yetersizlik duygularını tetikleyeceğini ve bu tetiklemenin de kırılgan narsist kadının dehşetle korktuğu, tüm kimliğini mahvedecek bir çöküntüye yol açacağını anlamalısınız.

Kırılgan narsist zaten kırılgan kişiliğini korumak için yıllar boyunca tüm bu savunma katmanlarını inşaa eder ve bu nedenle de, böyle bir çöküntüden kaçmak için elinden geleni yapar. Kırılgan narsistin elinde, sahte kimliğini korumak için kullanacağı bir sürü silah vardır. Eğer onun “hatasız” olmasını ya da davranışlarını sorgularsanız, bu aşırı kırılgan balona iğne batırırsınız ve bu nedenle de kadın hemen saldırıya ve savunmaya geçer. Gaslihting, suçu saptırma, yansıtma gibi manipülasyonlarla, kendi mağdur edebiyatlarına uyacak şekilde olayları ve geçmişi yeniden yazma çalışmasına başlar. Sizin kafanızı karıştırmak, enerjinizi emmek, size yönünüzü kaybettirmek için elinden geleni yapar.

Bu nedenle, kırılgan narsist kadının kurban zihniyetine meydan okumak ya da onun problemlerini çözme rolüne bürünmek her ne kadar karşı konulmaz bir istek olsa da, bunlar onun kendisini iyi hissetmesini sağlamayacaktır. Bu insanla, özellikle sizi düşman olarak çizdiği durumlarda, temel fikir ayrılıklarınız olsa da, kadının bizzat kendi eliyle yarattığı sorunu çözmek için uğraşmanın hiçbir faydası olmayacağını anlamanız lazım.

Eğer kırılgan narsist kadının şikayetleri size yönelik değilse, en iyisi şefkatli ama mesafeli durmak. Kadının duyguları ile hemfikir olmanıza gerek yok ama bu duygulara sahip olduğunu gördüğünüzü gösterin. Tartışmaya girmek yerine, “bana anlattıkların senin için gerçekten zor olmalı” gibi bir şey söyleyin.

Maalesef kırılgan narsist kadının mağdur zihniyeti sıklıkla sizi hedef alır. Kırılgan narsist kadın, sizi rahatsız eden bir şeyi onunla konuştuğunuzda genellikle “inkar et – saldır – kurban saldırgan rolünü ters yüz et” (Darvo – Deny, Attack, and Reverse Victim and Offender) tekniği ile kendi kurban duruşunu pekiştirmeye çalışır.

Diyelim ki saat 7’de restoranda buluşacaksınız ama partneriniz sürekli olarak geç kalan bir tip ve saat 7:30 olmasına rağmen gelen giden yok. Bu canınızı sıkıyor ama eğer bu konuyu açarsanız bütün akşamın berbat olacağını da biliyorsunuz. Sonunda partneriniz restorana geliyor ve tabii ki hiçbir şey olmamış, geç kalması problem değilmiş gibi davranıyor. Kendi sorunlarından konuşuyor ve tabii ki sizin gününüz hakkında tek bir soru sormazken, sizi yediğiniz veya giydiğiniz şeyler ile eleştirmekten de geri durmuyor.

Eve dönerken geç kaldığı aklınıza geliyor ve “bugün neden geç kaldın?” diye soruyorsunuz. Tabii ki hemen savunmaya geçiyor ve geç kaldığını inkar ediyor ve zaten “7:30’da buluşacaktık” diyor. Kendisine mesajlaşmanızı gösterdiğinizde ise sinirleniyor ve “bu kadar basit bir şeyden neden problem yaratıyorsun” diye size çıkışıyor. “Ya senin geç kaldığın tüm o buluşmalara ne demeli?” diye saldırıya geçiyor.

Burada “sadece neden geç kaldığını merak ettim, işte mi takıldın, trafikte mi? Sorun etmiyorum ama geç kalacağını söyleyen bir mesaj atman iyi olur” diye cevaplıyorsunuz diyelim. Bu aşamada kırılgan narsist kadın kurban – saldırgan rolünü ters yüz etme yoluna giderek “hep böyle yapıyorsun, benim sadece birkaç dakika geç kalmamı bahane edip berbat biri gibi hissetmemi sağlamaya çalışıyorsun” diyor. “Beni sürekli eleştiriyorsun, sürekli nerede olduğumu bilmek istiyorsun!”.

“Bak sorun yaratmaya çalışmıyorum, sanırım ikimiz de eğer geç kalacaksak bunu birbirimize haber vereceğimiz konusunda hemfikir olabiliriz” diyorsunuz. Tabii ki özür dileyip bu çözümü kabul edeceğine, sorumluluğu üzerine almamaya ve sizi manipüle etmeye devam ediyor.

Böyle bir durumda ne yapabilirsiniz?

Farkına varmanız gereken ilk şey, kırılgan narsist insanların yapacaklarını tahmin etmenin aslında çok kolay olduğu. Bu insanlar hemen hemen her zaman aynı davranış kalıpları ile tepki verirler. Bu nedenle de olayda duygusal olarak yükselmek, kafa karışıklığına düşmek ve karşı tarafın sorumluluk alması için uğraşmak yerine, bunun bir davranış kalıbı olduğunun farkına varın. Problemlerinizi, ihtiyaçlarınızı ya da endişelerinizi ne kadar ince bir şekilde konuşmak isterseniz isteyin, kırılgan narsist kadın bunu kendisine yönelik kişisel bir saldırı olarak görecek.

Kırılgan narsiste meydan okuduğunuzda, söyleyeceğinizi açık bir şekilde söyleyin, davranışlara odaklanın, savunmaya geçmekten kaçının ve narsistin sizi konudan uzaklaştırmasına izin vermeyin. Asıl konuya dönün ve kendisine aynı takımda oynadığınızı hatırlatın. Fakat o an içinde, onun gözünde “düşman” olduğunuzu unutmayın. Belki de sizi sürekli olarak “düşman” olarak görüyor ve konuşmadan en kısa sürede çıkmanız gerekebilir. Bu nedenle sakin kalın ama kararlı olun. Bir yandan da bu insanın bakış açısını değiştiremeyeceğinizi bilin. Kendinizi savunmaya ya da karşınızdakinin onayını almaya veya haklı olmaya çalışma tuzağına düşmeyin. Sadece ve sadece kendi esenliğinize önem verin.

Çeviri: The Female Covert Narcissist’s Most Powerful Manipulation Tactic

Benim ve aslında yayını yapan terapistin tavsiyesi, kırılgan narsist partner ile ilgili tavsiyem, ne kadar zor olursa olsun bu insanı geri dönüşsüz terk etmeniz ve tamamen ghostlamanız. Her yerden engelleyin ve size ulaşmasına izin vermeyin. Ama maalesef bu bazen mümkün olmuyor. Örneğin bu kişiden çocuğunuz varsa ya da boşanma aşamasındaysanız kendisi ile muhatap olmanız gerekiyor. Hem bu nedenle, hem de burada anlatılanların böyle bir insanla birlikte olduğunuzu anlamanız için faydalı olacağından çevirisini yaptım.

Bizim Erkekler için İlişkiler Seti‘nin bir parçası olan Toksik İlişkiler – Narsist / Borderline Rehberi kitabına da bakabilirsiniz.

Bu arada bunu kırılgan narsist erkekler de yapıyorlar ama kurtarılmayı bekleyen mahsun kurban bir erkeğe çok çekici geldiğinden özellikle efendi erkekler bu tuzağa düşerlerken, kadınların çoğuna itici geldiğinden, kırılgan narsist erkeklerin çoğu incel geziyorlar (sesi çok çıkan incellerin de aynı şekilde kurban psikolojisinde olduklarına ve problemlerini çözmeye yönelik en ufak tavsiyeye bile nasıl şiddetle saldırdıklarına dikkat edin.)