İlk buluşmada ne yapılmalı?

Aslında bizim dert olarak görmediğimiz şeylerden biri bu, ama insanlar için öyle değil. Gelin hep beraber ilk buluşmayı konuşalım.

Eğer teklifinizi yaptıysanız ve buluşmanız garantilendiyse, en zorlu aşamayı geçmişsiniz diyebiliriz. Çünkü normalde zor olan buluşmayı garantilemektir. O kız sizinle buluşsa onu etkileyeceğinizi veya kızın sizden hoşlanacağını düşünüyor olabilirsiniz. Ki bu bazen haklı bir sebeptir. O kız sizinle buluşsa kızı etkilersiniz. Zor değil. Ama biz bugün buluşmadan bahsedeceğiz.

Öncelikle şunları sormak istiyorum;
-kızla buluşurken tüm ayrıntıların planını yapıyor musunuz?
-çok heyecanlanıp yerinizde duramayacak gibi oluyor musunuz?
-bu kız size uygun biri mi?

Kendinize sorular sorun, bazı şeylerin farkında olmak size kaybettirmez aksine kazandırır.
..

Kızla buluştunuz mesela bir kafede oturuyorsunuz. Kız karşınızda bıcır bıcır, amanın ne tatlı olmuş öyle.. ne yapacaksınız? güzelliğinden etkilenebilirsiniz normal olarak. Ama bu normal olmazdı. Açıkçası şu anki şartlar içerisinde normal olurdu ama normal şartlar içerisinde normal olmazdı. Kadın o güzelliği elde etmedi, çabalayarak sahip olmadı, sadece şans eseri avantajlı doğdu. Sizde Brad pitt gibi doğabilirdiniz ve eğer öyle olsaydı gerçekten şanslı olurdunuz.

Şöyle düşünebilirsiniz; hayat denen oyunda insanlar var (bunlar karakterler) ve siz oyuncular rasgele olarak bu insanların içine atılıyorsunuz. Seçim hakkınız olmuyor, sadece şansınıza ne çıkarsa o insan oluyorsunuz ve hepsi birbirinden farklı. İlginç özellikli.
Kısaca güzellikten etkilenmek önemli değil. Güzellik geçici ve şans eseri oluşan bir şey. Elde etmediler veya sahip olmadık. Sadece genetik açıdan avantajlı doğdu bu insanlar.
Tabii bunlar böyle diye de sinirlenmiyorsunuz insanlara. Kabullenmişsiniz bunu.
Neyse…

-kızla buluştuğunuzda sıkıcı ve monoton konuşmalardan kaçınmaya özen gösterin.
İlk izlenimi iyi bırakmak önemli. Çünkü siz sonrasında gidip arkadaşlarına anlatacağı kişisiniz ve arkadaşları bu durumda önemli bir faktör.

Önemli not;
eğlenceli olacaksınız diye bokunu çıkarmayın. Arada sırada ciddi olun, bazen eğlenin yeri geldiğinde düşük modda konuşun, yeri geldiğinde kanatlarınızı göğe doğru uzatın ve bırakın kendinizi. Tamamen eğlenceli olacaksınız diye bir şey yok, normal insanlarsınız unutmayın.
-Aynı mekanda saatlerce durmayın. Diyelim 2 saat buluştunuz 1 saatten sonra kalkıp başka bir yere gidin. Yürürken insanlar hakkında veya diğer şeyler hakkında konuşun. Böylece sohbetiniz asla tıkanmaz. Şu tarz bir rota olabilir; kahve, yürüyüş, sigara içme veya mekanlara bakma, yemek, yürüyüş, sokakta sohbet, kitapçı gezme, durma ve ayrılma olarak görülebilir.

Tüm bunları yapmanız bir saatte sürebilir, üç saatte, ama sakın buluştuk diye saatlerce takılma hatasına düşmeyin. Eğer o gün cinsel birliktelik olmayacaksa veya eve gidilmeyecekse 1-1.5 saat takılın ve ayrılın.

Önemli not;
Eğer her şey iyiyse 2. Buluşmanın planını yapabilirsiniz. Hatta daha da iyisi ortam oluşursa eve çağırabilirsiniz.

-gelelim konuşacak konu problemine, eğer sosyal yeteneklerini kötü olmayan biriyseniz her şey hakkında konuşabilirsiniz. Bakın HER ŞEY diyorum.
Şahsen kendi buluşmalarımı düşündüğümde, özellikle birinde yaklaşık 1.5 saat ağaçlar hakkında konuştuğumu hatırlıyorum. Çok eğlenceliydi ve kızın da çok hoşuna gitmişti. Açıkçası saçmalıyordum, ama ağaçlar üzerine kendimle hasbihal yapmak çok hoşuma gitmişti ve bunu yaklaşık on kişinin üzerinde daha yaptım. Hepsi eğlenmedi, eğlenmeyenler benim deli olduğumu düşündü, onlara cevap verdiğimde beni haklı buldular. Onlara “herkes gibi bende deliyim” demiştim, haklıydım. O kızlarda deliydi. Birbirimizden hoşlanmamızın sebebiydi bu.

Unutmadan bir ara birkaç kişiye penguenlerin ne kadar harika ve mükemmel canlılar olduğundan bahsetmiştim. Mükemmel sohbetlerdi. Penguenler ve ağaçlar benim için bu sohbetlerden sonra ciddi önem kazanmıştı çünkü düşündüklerimi hiç dile dökmüyordum.

Kısaca her şey üzerine konuşabilirsiniz. Eğer sohbetler ilerlemiyorsa ya karşınızdaki iletişim kuramıyordur ya da enerjileriniz uyuşmamıştır. Bu durumlarda benim yaptığım gibi kafanızdan rastgele hoşunuza giden hikayeler anlatabilirsiniz.

İnsanların ilgisini çekmek için; dünyanın en mükemmel şey ne biliyor musun?
tarzı sorular sorabilirsiniz. Yaratıcı olmaktan çekinmeyin.

Not; nasıl sorular sorduğunuz sizin kim olduğunu gösterir. Basit klasik sorular, klasik cevaplar almanıza yardımcı olur. Eğer bir iletişim içerisindeyseniz ve karşınızdakine değer veriyorsanız, onu tanımak istiyorsanız ona daha derin sorular sorarsınız.

21 yaşına girmek üzereyim ve hala incelim

Merhaba Mahmut Abi, ben birkaç ay sonra 21 yaşında olacağım. Üniversitede dil okuyorum, ikisi iyi derecede üç dilim var, profesyonel sporcuyum ve her gün de spor yapıyorum. Ayrıca internette dijital işler üretiyorum. ama benim sorunum şu ki ben de incelim.

Teknik olarak incel değilsin zira incel en sığ anlamı ile “21 yaş üstü ve istemesine rağmen son 6 aydır seks yapamayan” birey demek. Bence 21 yaş sınırı makul zira onun altında seks imkanı zaten kısıtlı olduğundan, 21 yaş altı çocuklara incel demek saçma olurdu.

Ama incel artık, bu seksiz yaşamını hiç tercih edilmeyecek (tipsiz, çok kısa, vs.) biri olmasına bağlamış ve bunu kimliğinin parçası yapmış adamlara deniyor. Yani 25 yaşında ve son 3 yıldır cinsel ilişkisi olmayan adam eğer bunu kimliğinin parçası haline getirmemişse incel demek zor. Ama 18 yaşında bir çocuk, nasıl tercih edilmeyeceği, nasıl it is over olduğu ile kimlik bağlantısı yarattıysa o incel oluyor.

Çok uzattım ama sen incel değil abazansın muhtemelen ki yaşına göre normal sayılır. Ben de 21 yaşına kadar çoğunlukla kızsız ve abazandım, çoğu erkek de öyledir.

bu yıl 3.sınıf olacağım depremden beri okullar kapalı sosyal hayatım yok

Pandemi diye genç insanların hayatını sosyal olarak mahvettiler, sonra da deprem gelince bu tahribat iyice uzadı. 6 yıldır bu site ile uğraşıyorum, 2020 öncesi aklımın almayacağı oranda bir sosyal izolasyon var. Bunu aşmak için özel çaba harcamanız lazım arkadaşlar zira ortam insanı asosyalliğe itiyor.

Öncelikle büyük şehirde yaşıyorsan, sosyalleşmek için üniversiteye ihtiyacın yok.

sadece 2-3 arkadaşım var arada çıkıyoruz. üniversitede de 2 tane arkadaşım var.

Çok acı ama az önce belirttiğim toplumsal yıkımın etkisi yadsınamaz olsa bile, bu durumun sadece dış güçlerin değil, aynı zamanda senin kendi eserin.  Bu konuda bir şeyler yapman, buna öncelik vermen şart.

aslında 18 yaşından beri redpilli biliyorum ama o zamandan beri daha çok blackpill kafasında kalıp yazın başlarında tekrar redpill oldum.

Sosyal hayatınızı geliştirin yazısında değinmiştim. Bu izolasyon ile istediğiniz kadar oyundur, red pilldir bilin. Kadınlar konusunda işinize yaraması, kadınlarla başarılı olmanız çok zor. Tüm sıkıcılığınıza rağmen online, sokakta oyun, vs. ile bir kız bulsanız bile, onun sizin sıkıcılığınıza katlanıp devam etmesi de zor.

Bu nedenle de ara ara siyah hapa kayman anormal değil. Senin gibi sosyal izolasyon içindeki, sosyal olarak güdük biri için oyunun, kırmızı hapın çalışma ihtimali çok düşük.

ama benim sorunum tipim ve sosyal hayatım sanırım.

Sosyal hayatının olduğu kesin. Tipinde sorun var mı bilmem ama muhtemelen tipindeki tek sorun, aşırı sosyal özürlü olmana rağmen bazı kızların yine de gelip seni deliğinden çıkarmaya çalışacakları kadar aşırı yakışıklı olmaman. Yoksa ben 42 yaşında senden 10 kat sosyal bir adamım ve sosyal çevrelerde insanları gözlemliyorum. Tipsiz hatta sizin keko demeyi sevdiğiniz adamların, sırf çok sosyaller ve özgüvenliler diye (en azından özgüvenli görünüyorlar diye) kimlerle olduğunu gidip biraz izlesen, tuvalete gider hüngür hüngür ağlarsın.

Önce bir sosyal hayatını düzelt de sonra tipine laf et. Gerçi şunu da söyleyeyim, senin gibi sosyal olarak güdük bir adamın sosyal hayata atılma süreci acılı ve sonuç alma süresi uzun olacak. Ama bunu yapmak zorundasın.

okul başlayınca sosyal hayatı düzeltmek istiyorum aslında rahat konuşan biriyim ama erkeklerde vs ilk tanışmada biraz çekingenlik var.

Okulu beklemene gerek yoktu ama okula da az kaldı. Git biraz sosyalleş. Ayrıca çok ayrıntı vermemişsin ama senin spor rejimin bana sanki sosyallikten kaçıp izole olmaya çalışan adamların yaptığı türden aşırı gibi geldi. Bunu bizim siteye gelen birçok insanda görüyorum. Sosyal hayata atılmaktan deli gibi korkan adam, “ya ben gyme yalnız ve asosyal takılıp kendimi öyle geliştirebilirim” diyerek spora abanıyor ve bunu sosyal hayattan kaçmak için bir bahaneye çeviriyor. Profesyonel sporcu olduğun için belki sosyal hayatını sekteye uğratacak kadar spor yapman anormal değil ama yine de bundan para kazanmıyorsan, spor için sosyal hayatından yaptığın fedakarlığa değmez.

yine de her şeye rağmen evrimsel süreçte elenme hissi içime çok ağır oturuyor.

Evrimsel süreç seni neden elemesin ki? Mağarana tıkılmış dışarıyı seyrediyorsun. Gerçi ben de 21 yaşında uzun süreler cinsellik yaşayamayan bir çocuktum, çoğu erkek de 21 yaşında yalnız ve cinsellikten uzak bir çocuktur.

biraz geç kalmış gibi hissediyorum ve bunun için sürekli arayış içindeyim

Bende bu yoktu işte. Senin sadece 20 yaşında bunu demen, duygusal zeka yaşının 14-15 civarında olduğuna işaret. 14-15 yaşında birinin zihniyle kendine bakınca tabii 21 geliyor çok geç diye panik yaparsın. Sosyal hayatını geliştirip insan ağına girmen, seni akıl yaşı olarak da olgunlaştıracaktır.

Haberin olsun diye söylüyorum, asosyalliğe devam edip de senin durumunda olan 28 yaşında adamlar da var. Senin için bunu “başarmak” çok zor değil. O nedenle kıçını kaldırıp sosyalleş. Sonra buna online mı eklersin, hayat oyunu mu eklersin orası senin bileceğin iş.

en azından bir tane bile bulsam en azından yapabildiğimi görüp bu konularda özgüvenim olacak

Bu işte çok ciddi bir sorun. Kendini bu şekilde paniğe sürüklersen, her kızla buluşmana “lütfen bu sefer olsun” diye gidersin ve bu muhtaçlık da her yerinden akar. Öyle hissetmesen bile elinden geldiğince, “daha 21 yaşındayım, bakalım bu kızla nereye gidecek” rahatlığında olman lazım.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz.

Erkek parfüm önerileri

Merhabalar,

Kısaca kendimi tanıtmam gerekirse parfüm konusu hobim ve yaklaşık 70-75 kokudan oluşan bir koleksiyonum var. Elimden çıkardıklarımı da sayarsak bu sayı 100 civarı vardır.

Yazıya başlamadan önce ” erkek adam ter kokar ” gibi sanrılarınızın olmadığını ve duş, kişisel bakım gibi konulara dikkat ettiğinizi varsayıyoruz. Verimli, keyifli okumalar.

PARFÜM KONUSUNDA GENEL BİLGİLER

Koku duyusu beyindeki talamus bölgesine uğramadan direkt koku korteksine giden tek duyudur. Kokuların hafıza üzerindeki etkisi yadsınamaz. Bir yerden geçerken bir kokuya denk gelirsiniz ve aniden birkaç sene önceki çok güzel geçen bir yaz tatilinize gidebilirsiniz mesela.

Parfüm pastanın üzerindeki çilek gibidir. Olmasa da olur ama olması daha iyi olur. Fakat ana kriter değildir.

Parfüm “kadın tavlama aracı” değildir. Olsa olsa “pastadaki çilek” olur.

Piyasada BAYAN AZDIRICI PARFÜM, AFRODİZYAK ETKİLİ PARFÜM olarak satılan bir sürü parfüm var, bunların hepsi kolpadır. Gaza gelip böyle elemanlara para kaptırmayın.

Teknik olarak, bir parfüm sıktınız ve hatun sulanmaya başladı diye bir durum pek mümkün değil. Evet bir parfüm hatunun hoşuna gidebilir ama asıl mesele “giyim-kuşam” “iletişim becerileri” gibi konulardır.

Bir parfüm kullandıktan sonra GTA-Vice Citydeki “funnymagnet” hilesi gibi üzerinize kadın yağacağını düşünmeyin.

PARFÜMLER ÜZERİNDE GÖRDÜĞÜMÜZ “EDC, EDT, EDP” NE DEMEK ?

EDC “eau de cologne ” bu parfümler adından da anlaşılacağı üzere kolonya gibidir. Bazı EDC parfümlerin kalıcılığı kolonyadan daha fazladır. Piyasada çok bulunmazlar zaten.

EDT ” eau de toilette” bunlar standart parfümlerdir. Genellikle 4-8 saat kalıcılıkları olur.

EDP ” eau de parfum” EDT’den daha yoğun parfümlerdir. Genellikle 4-12 saat kalıcılıkları olur.

Bir de piyasada az da olsa “parfum” versiyonlu parfümler vardır. Bunlar yoğun kokular olur ve kalıcılık süreleri daha da fazladır. Ama kullanırken çevreyi rahatsız etmemek için ekstra dikkat etmekte fayda var.

Erkekler için parfüm tavsiyesi

NİCHE, DESİGNER PARFÜM NE DEMEK ?

Niche parfümler genellikle “Creed” gibi koku evleri tarafından üretilir ve fiyatları nazaran daha pahalı olur.

Designer parfümler ise daha çok, firmalar tarafından sürümden kazanma amacıyla üretilirler.

DEKANT PARFÜM

Bazı güvenilir siteler ya da instagram hesapları “dekant parfüm” satarlar. Bunlar orijinal parfümlerin 3-5-10 ml gibi şişelere şırınga ya da spreyleme ile aktarılmasıyla olur. Orijinal bir parfümün 50-100mlsi pahalı olacağı için dekant parfümler de alabilirsiniz. Ara sıra özel günlerde kullanmak için sevdiğiniz bir kokunun orijinalinden 5ml-10ml bulundurabilirsiniz.

PARFÜM ALIRKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ ?

Özellikle İstanbul gibi şehirlerde yaşıyorsanız, Üsküdar’da bir anda yanınızda belirip ” benim dayıoğlu gümrükte çalışıyor bunlar gümrükte kalmış orijinal parfümler, biz de ucuza satıyoruz” diyip size Lacoste parfüm satmaya çalışan tiplere rastlamışsınızdır. Bunların alayı dolandırıcıdır. Asla bunlardan parfüm almayın.

Bunun sanal versiyonu da ” orijinal tester” yalanıdır. Güya orijinal parfümlerin testerları ellerine geçiyormuş ve tester olduğu için daha ucuza satıyorlarmış gibi bir pazarlama yaparlar. Yine bunların da alayı yalancıdır.

Eğer markanın onaylı kendi mağazası değilse, e-ticaret sitelerindeki parfümlerin de çoğu sahtedir.

Pazarda satılan parfümlerin sahte olduğuna girmiyorum bile.

Bu tarz parfümleri halihazırda almışsanız kullanmayı bırakın. Sağlığınız açısından asla sahte parfüm kullanmayın.

“Peki hocam, o sahte bu sahte. Nereden parfüm alacağız o zaman ?” diyorsanız :

Sephora, Boyner, Beymen ve Sevil orijinal parfüm satarlar. Ama orijinal parfümler pahalı olur.

Doldurma parfüm satan kurumsal firmalar var. Bargello, David Walker, D&P, Sansiro gibi. Bu firmalar orijinal parfümlerin notalarını kendi malzemeleriyle harmanlayıp tekrardan üretirler. Mesela normalde piyasada orijinal adı Dior – Savuage olan parfümü kendi malzemeleriyle üretip No 415 gibi isimlerle satarlar.

Burada karıştırmamanız gereken nokta Bargello gibi firmaların sattığı bu parfümler “sahte” parfüm değildir.

PARFÜM KAÇ FIS KULLANILMALI

Kokudan kokuya değişir. Genellikle 2-5 fıs yeterli olur. Eğer koku koyu bir kışlık kokuysa 1-2 fıs bile bazen yeterli olur. Hele ki kapalı alanlara girecekseniz daha da dikkatli olmanızda fayda var öbür türlü çevrenizdeki insanları rahatsız edebilirsiniz.

Kıyafetinize sıkmanızı öneririm. Tabi çok önermemekle birlikte zaman zaman bileğinize ve boynunuza da sıkabilirsiniz, her ne kadar orijinal ya da doldurma parfümler olsalar da sağlık açısından bu size kalmış.

PARFÜM ÖNERİLERİ

Peki, şimdi gelelim parfüm önerilerine. Bu parfümlerin doldurma versiyonlarına “Creed- Aventus Bargello hangi kod” gibi aramalarla ulaşabilirsiniz.

1- Creed – Aventus

Yaz aylarının efsanesi. İçinde ananas, elma, huş ağacı gibi notalar bulunur. 4 mevsime giden, ferah bir kokudur. Orijinali Creed koku evi tarafından üretilir ve Creed, İngiliz Kraliyet Ailesine bile parfüm tedarik eden bir koku evidir.

Erkekler için parfüm tavsiyesi Creed Aventus

2- Creed – Green Irısh Tweed & Davidoff – Cool Water

Bu iki koku birbirine benzerdir. “Arko Tıraş Jeli” gibi kokarlar. Genel beğeniye uygun ve 4 mevsime giden kokulardır. İlkbahar ve sonbahar mevsiminde daha iyi gittiklerini düşünüyorum.

Creed - Green Irısh Tweed & Davidoff - Cool Water

3- Dior – Sauvage

Tanıtımı Johnny Depp’in reklam yüzü olduğu bir reklam filmiyle yapılmış parfümdür. İçinde bergamot, lavanta, karabiber gibi notalar bulunur. En sevdiğim kokular arasında gelir. 4 mevsime gider. Sonbahara çok yakışır.

Dior - Sauvage

4- Bleu de Chanel

4 mevsime giden bir kokudur. İçinde greyfurt, nane, zencefil gibi notalar bulunur. Sonbahara çok yakışır.  Mercedes- BMW karşılaştırması gibi Savuage – Blue de Chanel karşılaştırılır. Ben ikisini de seviyorum.

Bleu de Chanel Erkek Parfümü Tavsiyesi

5- Antonio Banderas – Blue Seduction

Kavun, bergamot, nane, yeşil elma gibi notaları bulunan bu parfüm genel beğeniye uygundur. 4 mevsim kullanılabilmekle birlikte ilkbahar ve yaz parfümüdür.

6-  Terre D’Hermes

Tam bir sonbahar kokusudur. Yaz mevsimine gitmez. İçinde greyfurt, karabiber, sedir ağacı gibi notalar bulunur. Tam olarak genel beğeniye hitap etmez ama beğeneni de çok beğenir.

Terre D'Hermes Erkek Parfümü Tavsiyesi

7- Jean Paul Gaultier – Le Male

Yazın kesinlikle kullanılmamalı. Sonbahar ve kış gecelerine gider. Lavanta, nane, tarçın, vanilya gibi notaları bulundurur. Beğeneni çok beğenir.

8- Thierry Mugler – A Men Pure Havane

Bal, tütün, vanilya, kakao, kehribar gibi notaları bulundurur. Sonbahar kış kokusudur ve oldukça da maskülen bir kokudur. Beğeneni çok beğenir. Şahsen kışın en sevdiğim kokular arasında yer alır.

Thierry Mugler - A Men Pure Havane Erkek Parfümü

9- Abercrombie & Fitch Fierce

Beyaz gömlek, beyaz tişört kokusu. 4 mevsime gider. Genel beğeniye uygun.

Abercrombie & Fitch Fierce Erkek Parfümü

10- Versace – ErosSonbahar kış kokusu. İlkbaharın soğuk günlerinde de kullanılabilir. İçinde nane, yeşil elma, limon, tonka fasulyesi gibi notalar bulunur. Genel beğeniye uygun.

Versace - Eros Erkek Parfümü

Not : Parfüm beğenisi kişisel bir şeydir. Öneriler fikir vermesi açısından yazılmıştır.

Güzel anılarda kullanmanız temennisiyle.

 Konuk Yazar : Myron

Libido, Mastürbasyon, Pornografi ve Dopamin ”Dalga Havuzu”

Nöroplastisite 301 kitabından alıntıdır.

Porno ve mastürbasyon özellikle erkeklerde, birinci gözden seks yapma yerine üçüncü gözden seks yapan başka insanları izleyerek ereksiyon olmaya yönlendiren bir beyin kablolaması durumu yaratabiliyor.

Peki porno ve mastürbasyonun hormonlar üzerinde bir etkisi var mı? Mastürbasyon testosteron seviyesini yükseltiyor mu yoksa düşürüyor mu, internette büyük bir tartışma konusu. Mastürbasyon kesinlikle erkeğin gidip kendisine cinsel bir partner bulma motivasyonunu düşürüyor. Bu konuda çok fazla veri var.

Porno ve mastürbasyon ile boşalma, prolaktin miktarında artış ile alakalı ve bu da belli bir süre libidoyu köreltiyor. Bu körelmenin süresi ise kişiden kişiye ve durumdan duruma değişiyor. Yani sanal dünya olan ekran – porno ve mastürbasyon, gerçek hayatta libidoyu sınırlandırabiliyor.

Mastürbasyon, bir şeyin zehir olup olmadığı, o şeyin dozajına bağlı durumlarından biri. Yani aşırı mastürbasyon, yani mastürbasyonun günde en az bir kere yapılması, beyin kablolamasını göz önüne almasak bile hormonal seviyede oldukça zararlı. Muhtemelen porno kullanımı ile mastürbasyon yapılıyorsa, hormonal denge üzerindeki etki daha da kötü.

Pornonun işi daha da kötü yapmasının sebebi, dopamin duyarlılığı. Bunu anlatmak için, dopamin sistemi – dalga havuzu benzetmesini kullanalım.

Dopamin sistemini, içinde dalga yaratabildiğiniz bir havuz olarak düşünün. Dalga havuzunda çok yüksek dalgalar yaratırsanız ve bu yüksek dalgalar çok sık olursa, havuzdaki “dopamin” dalgalar geldikçe dışarı taşar. Yani sık ve yüksek dopamin zirveleri, dopamin seviyesini, normalde olduğunun da altına indirir.

Ayrıca her dalganın ardından, o dalganın yüksekliğine ve sarplığına (ne kadar hızlı tepeye çıktığına göre) o kadar derin olan bir “çöküntü” (havuzun seviyesinin altına düşen ters dalga gibi) gelir.

Bu nedenle dopamin zirvelerini çok yukarı çıkarmak istemezsiniz. Dopamin zirvesi uyuşturucu maddelerde olduğu gibi çok ama çok yüksekse, dalga havuzundaki dopaminin önemli bir kısmını kaybedebilirsiniz. Ve bundan sonra sadece çöküntü daha derin olmaz aynı zamanda havuzdaki dopamin seviyesi de oldukça azalır.

Dopamin havuzunun derinliği çok hızlı bir şekilde değişebilir. Havuzdaki suyun, havuzun tepesine yakın ama çok da yakın olmamasını istersiniz. 

Porno gibi aşırı uyaranlar, mastürbasyon ve orgazmın zevkine eklenirse, büyük bir dopamin dalgası yaratarak, derin dopamin çöküntüsüne ve taban dopamin seviyesinde kayba neden oluyor. Yani porno ile mastürbasyon sonrasında çok daha derin bir zevk yoksunluğu ve depresif bir dönem oluyor. Porno ve mastürbasyon sonrası meydana gelen yoksunluk, uyuşturucu sonrası yoksunluğa benzer özellikler gösteriyor.

Dr. Gillette’e göre çoğu insan için en iyi pornografi artı mastürbasyon miktarı sıfır.

Dr. Kyle Gillette – Tools for Hormone Optimization in Males (Youtube)

Mahmut Abi’nin notu:

Dr.Gillette, nofap ya da neverfap önermiyor. Hergün mastürbasyon yapmak gibi aşırı mastürbasyon yapmak zararlı diyor. Haftada 2 yeterli, belki 3.

Kısacası, pornosuz bile mastürbasyon, eğer sık yapılırsa ciddi hormonal dengesizliğe neden olabiliyor.

Haftada 2-3 kere seks yapıyorsanız, mastürbasyon yapmayın.

 

Sıkıntılı zamanlarınızda ilişkinizde nasıl davranmalısınız?

Maskülenite sakin, rahat, acele etmeden, neşeli, eğlenceli ve esprili davranmaya neden olur ve bir erkeğin kadını ile etkileşiminde de en iyi davranış şekli, bu tür maskülen davranışlardır.

Ama erkek kadını ile beraberken yeterli sıklıkta duygusal kontrolünü kaybediyorsa, kadın erkeğin gücünden ve sağlamlığından şüphe duymaya ve bunun hemen ardından da kendini güvende hissetmemeye başlar.

Bunun uzantısı olarak örneğin kadın erkeğine problemlerini anlatıp, erkeğine sığınabilir, ama erkek (kadınlar aksini iddia etseler de) bu lükse sahip değillerdir ya da en azından bu lükse kısıtlı bir süre için sahiplerdir. Kadının erkeğe olan sevgi ve saygısına ve ilişkinin uzunluğuna bağlı olarak bir erkek, ilişkisine zarar vermeden en fazla 6 – 9 ay finansal ya da psikolojik olarak düşük modda kalabilir. Şimdi siz söylemeden yazayım, bunun tabii ki birçok istisnası var belki istisna dediğimiz durum daha çok da olabilir ama buna bel bağlamayın. O durumlarda çekim yine etkileniyor ama başka sosyal, ahlaki güçler devreye giriyor.

Çifte standart mı? Evet belki ama doğanın çifte standardı bu. Ben size kadın erkek ilişkilerinde neyin çekim yarattığını, neyin çekim yaratmadığını anlatıyorum.

Bu tabii ki kötü günleriniz olmayacak ya da örneğin kötü finansal durumunuzu saklamak için gücünüzü aşan harcamalar yapmalısınız anlamına gelmiyor. Finansal durumunuz kötü olabilir, kötü günler geçiriyor olabilirsiniz ama burada önemli olan sizin “ben bunları aşacak bir yolu kısa süre içerisinde bulacağım” ruh halinde olmanız. İşsiz kaldıysanız, kadınınız hissetmesin diye çalışırken harcadığınız parayı harcamayın tabii ki ama işsizliğin üzerinizdeki psikolojik baskısını kadınınızla paylaşmayın ve bunu aşacağım modunda olun.

Tabii ki kötü günleriniz olacak, sinirleneceksiniz, üzüleceksiniz ve bu durumda duygularınızı paylaşmak isteyeceksiniz. Birçok erkek bu durumda “kardeşim 3 aylık kız arkadaşımsa anladım ama 3 senelik ve çocuğumun anası kadınla da mı paylaşamayacağım?” diyebiliyor. Kusura bakmayın ama sadece 3 aylık kız arkadaşına yaslanamayacağını protesto edenleri ciddiye almıyorum ama uzun süreli ilişkide ve evli adamların bu sorusu aslında güzel bir soru. Bu konuyu daha önce işlemiştik. Derdini karınla paylaş, hem derdinle hem karınla uğraş yazısına bakabilirsiniz.

Benim tavsiyem mümkün olduğu kadar desteği karınızda aramamanız ama burada bir örnek üzerinden olaya daha detaylı bakalım ve beni dinlemeyecek olanların neler yapabileceğini de konuşalım. Yalnız burada bir ebeveynin kanser olması gibi çok ciddi bir problemden ziyade, erkeğin kendini kötü hissettiği ve bu durumda kadını kendisine dayanmak istediğinde ne yapması gerektiğini konuşacağız.

Temel olarak her erkeğin kötü hissettiği günler ya da birkaç aylık bir süreç olabilir. Bu dönemde erkeğin kendisinin desteğe ihtiyacı olabilir.  Normalde sinirli ve ters bir kadınla eğlenen ustalık ile başa çıkabilecek bir erkek, şu an iyi bir modda olmadığını sakin ve sevecen bir şekilde söyleyip düşünmek için biraz kendine çekilmesi gerektiğini belirtmeli.

Eğer kadın aynı şekilde anlayış ile karşılık vermezse, erkek “bir yürüyüşe çıkacağını” ya da “bir arkadaşını ziyaret edeceğini” ve kafasını boşaltıp gelip konuşacağını söyleyerek kadının yanından ayrılmalı. Bu durumda şöyle bir açıklama yapabilir:

“Bebeğim şu aralar biraz zor günler geçiriyorum ama problem toparlayamayacağım bir şey değil. Senin de iyi bir ruh halinde olmadığını görebiliyorum ama şu an uğraşmam gereken bazı şeyler var. Biraz zaman ver ve sonra seni rahatsız eden şeyleri konuşalım.”

Bakın burada ilişkiye ara vermiyorsunuz ya da zamana ihtiyacım var konuşması yapmıyorsunuz. Alt tarafı onu rahatsız eden konuyu konuşmayı, bir iki gün erteliyorsunuz. Fakat sizin sakin ve sevecen tavrınıza rağmen sizi anlamıyorsa (özellikle tersi durumda siz anlayışlı biriyseniz), daha da karın ağrısı oluyorsa, burada partnerinizin bir size olan sevgi ve saygısı ile ilgili bir fikir de edinebilirsiniz. Gerçi o an öyle davranır sonra özür dilerse duygusal kontrolsüzlüğüne verebilirsiniz ama kalıcı bir arıza çıkarıyorsa, sorununuzu hallettikten sonra bu kadının gözündeki yerinize de bir bakmanız gerekebilir.

Ama merak etmeyin, çoğu normal kadın burada size anlayışlı davranır. Tabii ki siz sürekli olarak problemlerinize gömülüp onunla konuşmayı erteliyorsanız o başka.

Merhaba, ben 32 yaşında evli bir erkeğim. Eşim 28 yaşında. Çocuğumuz yok ama istiyoruz. Eşimle iyi bir ilişkimiz var. Fakat özellikle adet döneminde sinirli ve ters olabiliyor ama bazen dediğim ve yaptığım bir şeyi yanlış anlayarak sinirli ve ters davranabiliyor.

Çoğu zaman böyle bir durumdayken beni çekmeye çalıştığı tartışma tuzağına düşmüyorum. Genellikle sevecen, esprili ve eğlenceli bir davranışla kısa sürede onun da modunu değiştirebiliyorum. Ya da modu kısa sürede deği

Aynı zamanda sınırlarımı çizmesini de biliyorum. Zaten bana saygısızlık eden bir kadın değil.

Benim sorunum, yorgun, hasta ve iş gibi sebeplerle stresli olduğum günler. Bu çok sık olmuyor ama sonuçta ara ara oluyor. Böyle günlerde, karım da eğer bir şekilde ters ise, tartışma tuzağına çekilmeme konusunda sorun yaşıyorum.

Böyle bir durumda, kibarca ortamdan uzaklaşıp kendi odana, yürüyüşe, vs. çekileceksin ve karın da buna saygı duymayı öğrenmeli. Özellikle de zaten ters tarafından kaltıysan ve daha da sinirlenmeye başladığını hissettiysen bunu yapmalısın. Konuşmaktan ve problemlerden kaçmıyorsun, o ruh halindeyken değil birkaç saat sonra daha sakin bir durumda konuşmak istiyorsun. Ama karın özellikle ters olduğu bir gün, saçma sapan bir nedenden tartışma çıkarıyorsa, o zaman böyle saçma sapan bir şeyi konuşmaktan kaçmış oluyorsun tabii ki 🙂 Bu da kötü bir şey değil.

Yalnız özellikle size ilgisi yüksek bir kadın, sürekli olarak sizin dikkatinizi ister ve böyle bir zaman isteğinden hoşlanacağını düşünmeyin. Özellikle normal halinizde esprili ve sevecen bir şekilde sorunları çözmenize alışmışsa, gereğinden fazla hoşnutsuz da olabilir. Böyle bir durumda “biliyorsun ihtiyacın olduğunda yanındayım ama şimdi üzerinde çalışmam gereken problemlerim var, sonra konuşalım” deyin.

Burada kadın okuyuculara bir bilgi vermek istiyorum. Kadınların bazen  anlamadığı şey, erkeklerin sorunları olduğunda kadınlardan farklı olarak yalnız kalmaya, kendi “mağaralarına” çekilmeye ihtiyaç duydukları.  Ya da sorunlarını kendi erkek arkadaşlarıyla paylaşmaya ihtiyaç duydukları. Kadınlar sorunlarını erkekleriyle paylaşmak, erkeklerine yaslanmak isterler. Bu onlar için sevgi göstergesidir. Erkekleri ile paylaşmamaları ise her zaman olmasa da erkeklerine olan sevgi ve güven azlığına denk gelir. Bu nedenle kadınlar erkeklerin sorunlarını paylaşmamalarını sevgi ve saygı azlığı olarak algılayıp paniğe kapılabilirler.  Erkeklerin bu durumda olabildiğince sakin kalıp, kadına sevecen ama kararlı bir şekilde bunun böyle olmadığını hissettirmeleri gerekebilir. Kadınlar ve erkekler sorunlarını farklı şekillerde çözerler ve aslında cinsel kutupluluğun güzelliği olan bu farkı ortadan kaldırmaya çalışmak, kadının ya da erkeğin ilişkisini baltalamasına yol açar.

Bu duruma tersinden bakarsak, bir sorunu varsa kadınınız size dayanmak ister ve hatta sizin bunu kısmen sırtlamanızı da ister. Bunda bir sorun yok. Ama erkek olarak aynı şeyi beklemeyin. Yani kadınınız sizin sorunlarınızı sırtlayamayabilir.

Kırmızı hap camiasında erkeklere, kadınların duygusal tamponu olmamaları gerektiği söylenir ki doğrudur. Ama bu genellikle beraber olmadığınız kadın için söylenir. Beraber olduğunuz kadının da duygusal tamponu olmamalısınız ama aynı zamanda onun bilge çınar ağacı da olmalısınız. Bunun dengesi maalesef KH materyalinde yok. Bir başka yazıda bunun dengesine de değinelim. Zira bazı arkadaşlar “ne ya bunla mı uğraşacağım” modunda olabilirler ama uzun süreli ilişki ve evlilik sürekli “evet kocişim, sen ne dersen kocişim” modunda olmaz ve bu durumlarda sizin liderliği ele almanız gerekir.

Kendi sıkıntılı dönemlerimde, karım ufak bir şeyden öfkelendiğinde, odağımı kaybedebiliyorum. Böyle durumlarda karımı tolere etmekte zorlanıyorum ve ondan destek görmediğimi hissediyorum.

Burada saplıklı sınırları, yukarıda anlattığımız gibi çizeceksin.

Böyle durumlarda aptal tartışmalara girebiliyoruz.

Kadınlar küçük şeyleri alıp büyük problem haline getirmeye meyilli olabilirler. Erkek, en azından erkek adam ise, “büyük problemleri” alıp küçültmeye meyillidir.

Kadınlar neden böyleler, neden problemleri büyütürler diye protesto edebilirsiniz ama bunun evrimsel bir adaptasyon olduğunu çocuğunuz olunca fark edebiliyorsunuz.  Kadınların psikolojik donanımlarının önemli bir kısmı hamilelik ve annelik etrafında şekillenmiş vaziyette ve kadının en ufak kaygıyı, tehlike hissini büyütmesi, çoğu zaman yanlış alarm olsa da, bebeğin hayatta kalma ihtimalini arttıran bir şey. Fakat erkek de, kadın panik haline giderken sağlam ve soğuk kanlı duracak şekilde evrimleşmiş.

Bu nedenle kadınlar daha çok oranda nevrotik (negatif duygulara eğilimli), erkekler daha az oranda nevrotik oluyorlar (bu, erkeğinden daha soğukkanlı kadın, kadınından daha panik erkek olmaz demek değil ama genel dağılımda kadınların nevrotiklik ortalaması erkeklerin ortalamasından yüksek).

Bunu kendisine söyledim. Bazen modunun değiştiğini ve bunu yönetebileceğimi ama bazen başka dertlerle uğraşırken onun nazını çekmeye istekli olamayabileceğimi söyledim. Bunu anlıyor gibi görünüyor ve hatta haklı olduğumu söylüyor.

Evet ama kadınların bazen gücünüzü test edeceklerini unutmayın. Zira siz onun erkeğisiniz, erkek her şeyi çözebilir ama arada hala güçlü mü diye test etmek gerekir. Kadınların bilinçaltı mekanizmaları bu şekilde çalışır. Erkek yükünü taşımak istemiyorsanız, kadınlarla olmayıverin.

Benim sorum, bu durumları nasıl yönetebileceğim.

Bence bunu konuştuğunda haklı olduğun cevabını alıyorsan çok da kötü bir iş çıkarmıyorsun.  Ama yukarıda belirttiğim gibi, kendine çekilme kısmını tartışmaya çekilmeden önce yap. Bir de böyle günlerce kaçamazsınız yani bu kendine çekilme saatlik olarak toleransınızın tükenmeye başladığı zamanlarda kullanılmalı. Her kötü hissettiğinizde değil.

Ölçülü bir şekilde kendinize çekilmenize rağmen kadınınız hala tartışma çıkarmaya, sizi kaçmakla suçlamaya çalışıyorsa, orada olay sizin ne kadar erkek adam olduğunuzdan çok, nasıl bir kadın seçtiğinizle alakalı olabilir.

Sorularınızı bana uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

İş yerindeki kız flört ediyor ama ilişki istemiyor

İş yerinde aynı takımda beraber çalıştığım bir kız var ve bu kızla aramızdaki ilişki kafamı çok karıştırıyor. Bu arada ben 25 yaşındayım, kız 24 yaşında.

İş yerinde bir kıza yürümek hiç de iyi bir fikir değil. Reddetse hergün aynı ortamdasınız. Birlikte olsanız ve ayrılsanız hergün aynı ortamdasınız. Ama bu kısmı görmezden gelip yorumlayacağım.

İş yerinde benimle flört ediyor, bana dokunuyor, benimle konuşurken saçıyla oynuyor ve her zaman benim yanıma oturmaya çalışıyor.

Evet, bunlar ilgi göstergeleri. Yani sadece bir iki kere sana dokunduysa “hey bu kız çocuklarımın anası olmak istiyor” gibi bir havaya girmeyin ama bu tür işaretlerin bir arada ve sık olması ilgi işareti. Ama bunu sadece seninle konuşurken mi yapıyor yoksa başkalarıyla da yapıyor mu mesela. Bunları biraz gözlemlemen lazım.

Şimdi normalde bu tür ilgi işaretlerini gördün mü, kızın ilgili olup olmadığını anlamanın en iyi yolu, onu teke tek buluşmaya davet etmektir ama bu kızla beraber çalıştığın için, ilgiden daha fazla emin olman tavsiye edilir. Bu tür yakın çevredeki kızlar konusunda en iyi teknik, her kıza aynı davranmak ve ilgili kızın senin ilgini daha fazla çekmek için daha fazla yakın olmaya başlamasını, ilgisini daha bariz belli etmesini beklemektir.

Sonunda kızı dışarı çağırdım. Bir şeyler içtik ve hatta benim eve geçtik. Fakat onu öpmek için uzandığımda kendini geri çekti.

Bir kıza öpmek için uzandığınızda kız kendisini geri çekerse, hiçbir şey olmamış gibi geri çekilin. Belki gülümseyip “zamanlamam harika değil mi” diye kendinizle dalga da geçebilirsiniz ama bozuntuya vermemeniz ilerde öpüşmeye gidebilir. Eğer bozulursanız, ilerde öpüşme olma ihtimalini ciddi oranda azaltırsınız.

Bir de arkadaşlar öpüşmeye giderken seri ama yavaş gidin. Kızın istemiyorsa kafasını kaçıracağı kadar yavaş olun. İlk defa öpüşeceğiniz bir kızı zorla öpmeyin! Kaçma fırsatı vermeyecek kadar hızlı öpmeyin. Kendinize çekip, çenesini tutup, kaçma fırsatı vermeden öpmeye kalkmayın.

Sonra iş yerinde karşılaştığımızda benim hakkımda ne düşündüğünü sordum.

Çok zayıf, özgüvensiz bir davranış. Romantik ilginiz olan kadına sizin hakkınızda ne düşündüğünü sormak,  sizin kendinize güvenmediğinizi gösterir. Kadınların erkeklerde en çekici buldukları şey kendine güven olduğu için, bu yaptığın çok yanlış bir hareket. Davranışların fazla ukalalaşmadan “tabii ki benden hoşlanıyor” şeklinde olmalı. Bu aynı zamanda sizin daha eğlenceli olmanızı sağlar. Kendine güvenmemek ise sizi sıkıcı yapar. Bir dereceye kadar kendine gereğinden fazla güvenmek, gereğinden az güvenmeye göre daha iyi ve çekicidir.

XI. Mantıksız bir şekilde özgüvenli ol

Seviyeniz ne olursa olsun, hayatı özür dilemeden ve mazeret üretmeden arşınlayın. Sizin objektif olarak bir kadının tavlayabileceği en iyi erkek olmamanız farketmez; önemli olan sizin kadının elde edebileceği en iyi erkekmiş gibi düşünmeniz ve davranmanızdır. Kadınlarda, erkeklerin korkaklıklarının kokusunu alacak, köpeklerdeki gibi, bir burun vardır; bunu onlar için daha da kolay hale getirmeyin. Kendine-güven, garantili ya da değil, kadınlarda itaatkar davranışları tetikler. İrrasyonel bir kendine güven size rasyonel bir yenilgi kabulünden daha fazla am getirecektir.

Amcığın 16 Buyruğu

Beni arkadaş olarak sevdiğini ama bana bundan daha fazla bir ilgisinin olmadığını söyledi. Aynı takımda olmamızdan dolayı, aramızda bir şey olsa bile yürümeyeceğini söyledi.

Ayrıca sen “ben senin için yeterince iyi değilim” sinyalleri gönderiyorsun (bu sorun muhtemelen bu sinyallerin ilki değil) ve kız da “tamam o zaman seni friendzone diyarına gönderiyorum” diyor.

Bu arada kız senden hoşlanmamış ve muhtemelen iş bahane. Senden hoşlansa muhtemelen senin gibi iş durumunuzu takmazdı.

Ona ondan hoşlandığımı ama düşünceleri bunlarsa bir daha beraber dışarı çıkmamızın iyi olmayacağını söyledim. Sonra da eğer fikrin değişirse bana haber ver ve buluşalım dedim.

Bir hafta sonra bir iş yeri partisinde içkiyi fazla kaçırınca bana aslında benimle olmak istediğini söyledi.

Orada “tamam ama sıraya girmen gerekecek bir de sarhoş kızlarla öpüşmem haberin olsun” gibi bir espri yapabilirdin. Bu arada sarhoş bir kadınla özellikle de iş arkadaşınızsa birlikte olmayın. Sabah ayıktığında ne olacağını bilemezsiniz.

Hareketleri kafamı karıştırıyor. Birgün çok ilgili görünüyor ve sürekli çevremde dolanıyor  ama buluşma teklif ettiğimde buluşmaya gelmiyor.

Erkek gibi sözünün ardında durmak varken, çoğu oğlan çocuğu gibi sözünü yedin değil mi? Birader kıza fikrin değişirse buluşalım dedin ama kızı buluşmaya davet ediyorsun! Bu da seni zayıf ve itici yapar.

“İşim yoksa buluşuruz”, “bir bakayım sana döneceğim” diyor ama sonra bana dönmüyor.

O zaman sen de ona buluşma falan teklif etmiyorsun! Normalde kıza iki kere sorarsın ve sonra bir daha sormazsın. İşte gördün mü hala oyuncu, flörtöz davranıp, pozitif cinsel gerilim modunda olabilirsin ama kıza ilgini çekersin ve bir daha buluşma teklif etmezsin. Bundan sonra o buluşmak isteyecek ya da sen ona ilgini “kaybedeceksin”.

Bu arada benim yanımda başka erkeklerle mesajlaşıyor ve işte benim önümde sanki beni kıskandırmak istercesibe (arada bana bakarak) başka erkeklerle flört ediyor.

Senin durumun şu: Erkek bir kadınla karşılaşır, iş çevresinde ya da sosyal çevresinde ise ara ara muhebbet eder, telefonunu alır ve mesajlaşır ve bütün bu süreç boyunca kadın, erkeğin varlığından ve ilgisinden zevk alıyor görünür. Bunun online versiyonunda da erkek sosyal medyadan ya da uygulamadan bir kadınla karşılaşır, kadın mesajlaşmadan veya telefonda konuşmaktan zevk alıyor görünür. Bazen erkek ulaşmazsa kadın ulaşır ve muhebbet ister.

Gerçek ya da sanal karşılaşmada olsun böyle bir durumda kadın sıklıkla, erkekle romantik bir şekilde ilgilendiği ya da ilgilenebileceği yönünde bazı sinyaller verir.

AMA iş baş başa buluşmaya geldi mi ya buluşma bir türlü gerçekleşmez ya da buluşmalarda kadın işlerin ilerlemesine izin vermez. Ama erkek adım atmayı bırakırsa, ilgisini keserse, kadın erkeğin ilgisini yeniden çekmek için adım atar. Erkek ilgi göstermeye başladığında da aynı şey tekrarlanır.

Bu tür kadınlardan yedekte tutan kadın yazısında bahsetmiştik. Burada olan şey, erkeği yeterince çekim ile yörüngede tutmak (erkek yörüngeden çıkmaya çalıştı mı erkeğe ulaşıp ilgi göstermek) ama erkek yörüngeden inmeye çalıştı mı da erkeği itip yeniden yörüngeye göndermek.

Bu durum erkeğin kadınla henüz birlikte olamadığı her kadın – erkek etkileşiminde geçerli olmayabilir ama çok sık karşılaşılan bir şey olduğu için her erkeğin farkında olması gereken bir durum.

Fakat bu tür bir yörünge olayı, özellikle babasız, babasıyla arası kötü ya da evde güçlü bir maskülen erkek varlığı olmadan büyüyen kadınların yaptığı bir şey. Bu kadınlar, sağlıksız bir erkek ilgisi ve onayı bağımlılığı geliştirirler. Güvenecekleri, saygı duyacakları ve dayanabilecekleri sağlıklı bir erkek figürünü öğrenemedikleri için, genellikle birçok erkeğin romantik ilgisini elde etmek için mavi boncuk dağıtırlar. Bu ilgi açlığı yalancılık, hile gibi kötü kişilik özellikleri ile birleşirse, oldukça toksik ve güvenilmez bir yetişkin kadın ortaya çıkar.

Akıllı bir erkek, kadının güvenilir ve sadık bir kadın olup olamayacağını anlamak için, onun hareketlerine bakar, dediklerine değil.

Şu anlattığın son durumda, sen kızı, kızın seni istediğinden çok daha fazla istediğini açık açık gösteriyorsun, o da seni deniyor ve seninle oynuyor. Bu tip kadınlar bir erkek kendine güvensizlik sergiledi mi, onunla böyle oynayıp patlamasına neden olup olmayacaklarını test edebilirler.  Kadınlar zaten erkeğin kendine güvenini test etmeye programlılar, bu kız yukarıda bahsettiğimiz gibi mayası bozuk olduğundan testin bokunu çıkarıyor. Kızın peşinde koşmayı bırak. Bu tür hareketlerine gül geç.

Beni onun önceliği değil de herhangi bir alternatifiymişim gibi hissettiriyor.

Öylesin çünkü. Neden öncelik olacaksın? Bir buluşup evinize gittiniz diye mi? Sorun şu ki, seni alternatif yapmış kızı öncelik yapmışsın. Asıl buna odaklan. Duygusal yatırım teorisini öğren.  Senin yatırımın kızdan bir iki tık az olmalı yani sen kızın alternatifiysen, kız da en fazla senin alternatiflerinden biri olmalı. Sizin durumunuzda ise o erkek gibi davranıyor, sen de serseri bir erkeğe aşık bir kız gibi.

Gerçekleri görmeni engelleyen bir fantezi dünyasına dalmışsın ve kızın yeterince peşinde koşarsan seni önceliği yapacağını sanıyorsun. Kızın peşinde koşman tam tersine, kızın alternatifi bile olmamanı sağlayacak. Gerçeği gör: Kızla bir kere buluştun, evinizde öpüşemediniz, seni arkadaş olarak görüyorum dedi, seninle buluşmuyor, başkaları ile seni umursamadan ve senin önünde mesajlaşıyor.

Ona mesaj attım ve bana 3 gün sonra mesajımı hatırlattığımda döndü. “Pardon mesajını görmedim” dedi ama sürekli telefonunda olan bir kız. Görmemesi mümkün değil.

Kızın peşinde koşup duruyorsun hala. Tabii ki özellikle cevaplamıyor. Ya seninle oynuyor ya da sana ilgi göstermeyerek senin onun sana karşı olan ilgisizliğini anlayıp peşini bırakmanı bekliyor.

Kız seni resmen trollüyor. Bundan zevk alıyor da olabilir. Özellikle maskülen bir baba figürü ile problemli kadınlar, bir erkeğin önlerinde zayıflayıp acı çekmesinden zevk alabilirler. Bu onlara bir zafer gibi görünebilir.

Bu kızdan gerçekten hoşlanıyorum ama onun beni ilgim için kullandığı çok bariz.

İyi, o kadar da fantezi dünyasında değilsin. Evet öyle görünüyor. Bu nedenle de eğer ilgini çekersen muhtemelen seni yörüngeye çekene kadar peşinden gelecek.

Kızlar uydularını kıskanırlar, gitmelerini istemezler, başka kadınlara kaptırmak istemezler. Bunu unutmayın.  Bunu uyduluktan daha fazlasını isteyebilir diye bir umut kırıntısı olarak algılamayın.

Senin en büyük hatan, tamamen bir kıza odaklanman. Kötüsü, bu kız da seni ilgin için yörüngesinde tutuyor. Enerjini başka kızlara ayırmaya başlaman lazım.

Ama bunu değiştirmek istiyorum. Onun beni daha fazla istemesini istiyorum. Bunu nasıl başarırım?

Birincisi, seni istemeyen bir kızın onayının açlığıyla kıvranmayı bırak. Onu nasıl elde ederim diye düşünüp kendini zaten içinde bulunduğun çukura daha da gömeceğine, “seninle mi uğraşacağım, gider başkasını bulurum” demen lazım. Kıza değil, kendine. Kıza dersen kuyruk acısı, kendine dersen güçtür.

Kendisini istemeyen bir kızın ilgisini kazanmak için yanıp tutuşan erkek, ne o kıza ne de başka kıza çekici gelir.

İkincisi, yörüngeden çık ve seni yörüngeye çekmeye çalışsa da yörüngesine girme. Diyelim mesaj atmayı bıraktın ve sana sıcak ve flörtöz mesajlar atmaya başladı. 15- 20 saat görmezden gel.  İşte diğer kızlardan zerre daha fazla ilgi gösterme. Başka bir iş arkadaşın kıza ne kadar bakıyorsan ona da ondan fazla bakma. Hatta biraz daha az bak. Başka bir kız iş arkadaşına ne kadar gidiyorsan ona bir tık daha az git. Kimle mesajlaşıyor, kimle flört ediyor bakma bile. Allah aşkına bir daha buluşma falan teklif etme.

Bak bunu “kaçan kovalanır” diye yapma. Bunu, ilgi sülüğünü başından savmak için yap. O sülük sana daha fazlasını vaadederse ki bu sadece ve sadece seninle teke tek buluşma teklif etmesi ile mümkün, onu başından savmak için uğraş, “elde etmek” için değil. Sana buluşma teklif etmediği sürece yaptığı her hareketi seni yörüngeye sokma çalışması olarak gör.

Senin problemin, kızın kapısında, arada bir kapı aralığından sana attığı kırıntılarla beslenerek, belki yüzüme bakar umuduyla beklemen. Kızın tüm hareketleri, seni erkek olarak istemediğine işaret ediyor. Ve sen bunu dert etmemelisin. Çoğu kadın seni, beni, onu, vs. erkeği olarak istemeyecek. Ee? Böyle bir kadının kapısında kırıntı dileneceğine, isteyenini bulmak için pazara git.

Sorularınız varsa site yorumlarında sorabilirsiniz ya da bana özel olarak ulaşabilirsiniz. İlişkiler konusundaki ilişkiler setimizi de tavsiye ederim.

Aldatan kadının sapkın sırları – Bölüm 5 – Boşanmadan Önceki ve Yeni Hayat

Önceki bölüm için,  Aldatan kadının sapkın sırları – Bölüm 4 – Aldatan kadın ile görüşme ve bedel ödetme moduna giriş.

Partnerlerinin başka biriyle tek gecelik ilişki yaşadığını fark eden herkese sempati duyuyorum. Ama hayatınızın aşkının antik Roma’nın en ucuz fahişelerinden bile daha fazla kirletildiğini ve bundan da son derece zevk aldığını öğrenmenin nasıl bir şey olduğunu söze dökebilmek imkansız. Artık Mia’nın yüzünü çeşitli mide bulandırıcı şekillere büründürmeden hayal edemiyorum.

Carrie’yi evlat edinme başvurum, Mia’nın şu an endişelenmesi gereken şeyler listesinde ikinci ya da üçüncü sırada. Boşanma davası için kağıtları tamamladığımda, öğlen 12:10’da bir şerif yardımcısı Mia’ya boşanma tebligatını yaptı. Ondan sonra da başka bir şerif yardımcısı, ayrıca açtığım hukuk davasının tebligatını yaptı. Mia’nın annesinin ve babasının telefonlarından gelen mesajları ve aramaları cevapsız bıraktım. Avukatıma yapılan ziyaret ise, bir avukat tutmaları tavsiyesi ile cevaplandı. 

Bana söylendiğine göre bunlar Mia’nın duymak istediği şeyler değildi. Avukatlık bürosunda Nadia’nın elemanlarına bağırıp çığlık atmış. Sonunda Mia’ya boşanma davasının o istese de istemese de devam edeceği ve avukatlık bürosundaki tacizlerin de ağır hukuki sonuçları olacağını söylemişler. Bir yanım Mia keşke o büroda daha fazla olay çıkarsaydı diye istedi. Turuncu hiçbir zaman favori rengi olmadı ama o büroda yaptıkları bence yasadışı şeylerdi.

Bundan bir hafta sonra, Mia’yı temsil eden bir avukat Nadia’yı aradı ve ilk konuşmalarını yaptılar. Mia’nın avukatı, benim olmayan bir çocuğu yetiştirirken harcadığım parayı geri almak için açtığım hukuk davası konusunda ciddi olup olmadığımızı sormuş. Nadia, babalık dolandırıcılığı nedeniyle harcanan paranın her kuruşunu sonuna kadar almak için ciddi bir şekilde mücadele edeceğimizi söylemiş. Nadia para peşinde olmadığımızı, kazanma şansımızın çok yüksek olduğunu söylemiş. Eğer kazanırsam, Mia’nın maaşı, benim masraflarım karşılanana kadar kesilecek ve para bana aktarılacak. Bu da onun yaptıkları konusunda maliyetli bir ceza ve hatırlatma olacak. Ama kaybetsem bile, avukata bir sürü para harcamak zorunda kalacak ve bunun onun gücünün çok üstünde olduğunu biliyorum.

Mia’nın avukatı, aile evi de dahil çoğu mal varlığının evlenmeden önce bana ait olduğunu bildiğini söylemiş ve benim iki çocuğun velayetini aldıktan sonra Mia’ya iştirak nafakası ödetmeyi ve böyle ciddi bir kazadan sonra Mia’ya tek kuruş nafaka vermemeyi samimi bir şekilde bekleyemeyeceğimi söylemiş. Nadia avukata müvekkilinin aldatmaya kazadan çok çok önce başladığını ve yakalanmak için yanlış bir zaman seçtiğini söylemiş. Avukata, hedefimizin süreci, Mia’ya olabilecek en büyük acıyı verecek şekilde yürütmek olduğunu söylemiş. 

Mia’nın kendi ismine olan tek önemli varlığı arabası. Arabayı istemiyoruz. Aynı zamanda kendi emeklilik fonlarını da tutabilir zira benim fonlarım onunkinin kat be kat üstünde. Ben onu her ay izin verilen en yüksek rakamı koymaya teşvik etmesem 401k sahibi bile olamayacaktı. Evliyken evin masraflarına katkı yapması hiç gerekmedi. Kendi parasını harcadığı tek yer arabası ve sigortasıydı. Maaşının geri kalanı tamamen kendisine aitti. Şimdi o para ile yaşaması gerekecek.

Finansal zorlukları şu andan itibaren hissettiğini biliyorum ama babalık dolandırıcılığı davasını kazanırsam işler daha da kötüye gidecek. Starbucks daha az kahve satacak belki ama bu davayı açmalıydım. Sanırım Mia bu kadar ileri gideceğimi hiç düşünmemişti.

Arabasına gelince. Benim arabam kazada pert olunca onun arabasını birkaç ay kullanabildiğim kadar kullandım. Sahip olduğu tek değerli şeye ekstra kilometre ekleyip değerini düşürmek ne kadar küçük bir şey olsa da zevkliydi. 

Ama kendime yeni ve çok güzel bir SUV aldım. Bir arkadaşım arabayı almaya benimle geldi. Mia’nın arabasını anne babasının evine götürdük ve anahtarı da posta kutusuna bıraktım. Kazadan sonra araba sürebilecek halde olur mu bilmiyorum ama geçmişini dikkate alırsak, araba kullanabilir olduğu an dışarı çıkıp D vitamini peşinde koşmaya başlayacaktır. Anne ve babası ile yaşamak ona yeniden genç ve özgür olduğu hissini veriyor olmalı. Ama rastgele yabancılarla pijama partisi yapmak için baba evini kullanamaz. Eninde sonunda kendine ait bir yere ihtiyacı olacak.

Mia’nın arabasını ceza hukuku ile ilgili bir kuruluşlarına bağışlamayı da düşündüm. Yeni gelenler gerçek polis olmadan önce lumirol kullanmayı bu arabada öğrenebilirlerdi. 

Siz rahatsız edici gelebilir ama arabasını bırakırken en zevk aldığım şey yedek lastikti. Arabasında hiçbir zaman bir yedek lastik olmadı. Arabasını alırken bana danıştığında dikkat çektiğim en önemli sorun buydu. Bütün tatlılığıyla bana “eğer lastiğim patlarsa aramak için sen varsın” dediğini hatırlıyorum. Bagaj paspasının altına “bahse girerim şuan keşke bir yedek lastiğim olsaydı diyorsun” yazan bir not bırakmamak için kendimi zor tuttum. Ama muhtemelen bir süre sonra bu mesajın kendiliğinden farkına varacak.

Avukatlar telefonda konuştuktan birkaç gün sonra Mia’nın tarafı, ben hiç istemesem de, Carrie’nin durumunu konuşmak için toplanmayı talep etti. Bu kadının Carrie’yi evlat edinmeme engel olmasını istemiyorum ama kızımızın iyiliği için bu buluşmayı kabul ettim.

Mia ve avukatı ile Nadia’nın ofisinde buluştuk. Ben ana konferans odasında oturuyorken içeri Nadia, Mia’nın avukatı ve Mia girdi. O zamana kadar “ağır sürülüp ıslak bırakılmak” deyiminin anlamını gerçekten kavrayamamıştım (“rode hard and put away wet, ABD’de birinin aşırı yıpranmış olduğunu belirtmede kullanılan ve aslen atın çok zorlanarak sürüldükten sonra doğru şekilde soğutulmaması sonrası içine düştüğü durumdan gelen bir deyim). Mia berbat görünüyordu. Bir iki dakika ona olan korkunç nefretim yüzünden halüsinasyon gördüğümü sandım. Sonra bana bir bakış attığında Mia’ya gerçekten baktım ve karşımdaki korkunç kişinin o olduğunu anladım. O kadar zayıflamıştı ki yüzünün kenarları çökmüştü. Hiçbir zaman şişman olmamıştı ve doğum kilolarını da hızlıca atmıştı. Sabıka fotoğrafı çektirmek için randevusu varmış gibi duruyordu.

Mia saçlarını kestirmişti. Karen stili değil ama Karenimsi bir şeye dönmüştü. Saçları sanki kazadan beridir yıkanmamış gibi duruyordu. Ne giyse iyi görünürdü bilmiyorum ama tüm elbiselerini ona gönderdiğime yemin ederim yani böyle giyindiği için kimse beni suçlayamaz.

İki avukat bir süre bir şeyler konuşup toplantıyı başlattılar. Mia’nın gözlerinin üzerimde olduğunu hissedebiliyordum ama ona bakmıyordum. Ona bakarsam da nefretimi ve onu hor gördüğümü göstermek istiyordum. Sonunda ona bir bakış attığımda da, bir zamanlar bildiğim o güzel kadın nereye gitti diye merak etmeden de duramadım. 6 ayda güzel bir kadından, sokakta yaşayan evsiz bir kadın imajına evrilmişti. Şimdi ben de onun için geçmişte bildiği biriydim sadece.

Neyse ki Carrie konusuna hemen girdik ki onun nasıl göründüğü ile ilgili düşüncelerden kafamı uzaklaştırabildim. Onlara boşanma ve velayet konuları tamamlanmadan böyle bir şey yapmayacağımızı söylememe rağmen, Carrie’nin biyolojik babasını bulma ile ilgili herhangi bir çalışmamız olup olmadığını sordular. Sonra Mia’ya bizi “iki numaralı bebek babasının” numarasına götürebilecek herhangi bir isim hatırlayıp hatırlamadığını sordum. Bunu söylemek beni beş para etmez hissettirdi, Mia’da bunu duymaktan hoşlanmadı ama gerçek gerçekti.

Mia, o zamanlardan aklında hiçbir isim olmadığını söyledi. Daha sonra ona Carrie’yi yasal olarak evlat edinmemi engelleyip engellemeyeceğini sordum. İsmimi Carrie’nin doğum belgesinden sildirmememi dilediğini ve ismimi yeniden onun belgelerine koymama karşı çıkmayacağını söyledi. Duymak istediğim şey, hadi görüşürüz deyip çıkmak isterken Mia birden “beni affedebildin mi?” diye sordu. “Eğer ilk hatamı itiraf edersem ve bir daha asla aldatmayacağıma hayatım üzerine yemin edersem beni yeniden eşin olarak geri alabilir misin?” diye ekledi.

Beni hazırlıksız yakaladığını itiraf edeyim. Bu soruyu ilk aldatmasından beridir sürekli olarak kendine sorup durduğuna eminim. Bu sorunun cevabını hem o hem de ben çok iyi biliyorduk. Bu soruyu sadece bir beyanat yapmak için soruyordu. Yoksa vücudunu başkasına verdiği an onu hayatımdan tamamen ve sonsuza kadar atacağımı çok iyi biliyordu. Aldatana nasıl davranacağımız konusunda daha önce çok konuştuk ve ona eğer beni aldatırsa, ondan sonra dediği tek bir kelimeyi bile dinlemeyeceğimi, konuşma zamanının aldatma öncesinde kalacağını söylemiştim. Ondan sonra söyleyeceği her şey kuru gürültüydü.

Birkaç dakikalık sessizlikten sonra ona pek de konuşmaya istekli olmayan bir şekilde ona ikinci bir şans vermeyeceğimi çok iyi bildiğini söyledim. Ve sonra ona rastgele bir tek gecelik yapsam, bu maceradan bir çocuğum olsa ve 6 sene sonra bu çocuğu onun bakması için eve getirsem ne yapardı diye sordum. Bundan sonra ise işler iyice çirkinleşti.

Bana tüm gücümle ona zarar vermek için elimden gelen her şeyi yaptığımı söyledi ki bunu inkar etmiyorum. “Sen benim babam değilsin ve kötü davranışlarım yüzünden beni cezalandıramazsın” dedi. Bunu söylerken babalık dolandırıcılığı davasından bahsediyordu. Ona boşanma davasının ceza olduğunu, babalık dolandırıcılığı davasının bana olan borcunu ödemesi için olduğunu söyledim. Bana “beni mahvetmek için çocukların hayatlarını mahvetmeyi göze alıyorsun” dedi. Ben de ona “uyuşturucu kullanıyor gibi görünüyorsun ama bu dediğin kullandığının kanıtı” dedim.

Bunun üzerine ağlamaya başladı ve bana beni sevdiğini söyledi. Gözlerimi yuvarladım zira onun göz yaşları artık benden zerre sempati toplamıyordu. Tam tersine gözyaşları beni ona daha acımasız davranmaya teşvik ediyordu.

Mia’ya çocuklarına iyi bakılacağını ve çocuklarının iyi besleneceğini ama onun açlıktan gebermesinin ya da sokaklara düşmesinin umrumda olmadığını söyledim. Hayatımın geçmişte kalan bir döneminde onu mutlu etmek için her şeyi yapardım ve her şeyi verirdim. Ona benim her şeyim ona yetmediği için mi beni aldattığını sordum. Bana ihanet etmemesi için daha ne yapabilirdim ki diye sordum. Bana “ben kendime ihanet ettim” dedi. Ben de ona “Carrie’ye ve hayatındaki herkese ihanet ettin” diye bağırdım.

Avukatlar ortamı sakinleştirdiler. Nadia, Mia’nın çocukları ne zaman görebileceğini belirleyen geçici ziyaret hakkı önerisini onlarla paylaştı. Mia’ya “her ne kadar benim işim olmasa da çocukların etrafında yabancı erkeklerin olmaması gerektiğini” söyledim. Bana kimseyle birlikte olmadığını ve bunu söylememin hoşuna gitmediğini söyledi. Ama o zaman gelirse çocukları bundan uzak tutacağını söyledi.

Mia’ya beni aldattığını Rebecca’dan başka birinin bilip bilmediğini sordum. İlk öpüşmesini kız kardeşine itiraf ettiğini ama kız kardeşinin çıldırdığını ve kendisine 5 dakika boyunca hakaret ettiğini söyledi. Mia bundan sonra ne kadar ileri gittiğini kız kardeşine asla anlatamayacağını anladığını söyledi.

Mia acaba yeniden bir arada olma şansımız olup olmadığını görmek için beraber evlilik danışmanına gitme şansımız olup olmadığını sordu. Ben de ona neden ölü yatak odasına sahip bir evlilik isteyeyim diye sordum. Bizim hiçbir zaman ölü bir yatak odamız olmadığını söylediğinde ise ona bu kadar fazla adamla yattıktan sonra ona elimi sürmeyeceğim için, evlilik devam ederse olacağını söyledim.  Bana ondan nefret edip etmediğimi sordu ama bunun evet – hayır sorusu olduğuna emin değilim. Ama tüm benliğimden yayılan nefretin cevap olarak yeterli olması lazım.

Evet bu görüşme de böyle geçti ve şimdi içinde bulunduğumuz durum bu. Boşanma davasının başlamasını bekliyoruz. Hukuk davası ise ancak boşanma davası sonuçlandıktan sonra başlayacak.

Çocuklar duruma göre oldukça iyi haldeler. Her iki taraftan da dede ve ninelerini görebiliyorlar ki içinde bulunduğumuz durumdaki tek pozitif şey bu. 

Evet, nefret etmeyi bırakmam gerekiyor. Terapiste gidiyorum ama beğendiğim bir terapist bulmam zaman aldı. Terapistim bile Mia’dan nefret etmek için çok sağlam nedenlerim olduğunu kabul ediyor. Ben başkalarının onayına ihtiyacı olan biri değilim ama nefretimin irrasyonel olmadığını bilmek bana oldukça yardımcı oldu. Nefretimin bana zararlı olduğunun farkındayım ve yeni terapistim öfkeden kurtulmam için bana yardımcı oluyor. Meditasyon konusunda iyi değilim, meditasyon benim için yeni bir şey. 

İlk terapistim ilk 4 seans iyiydi. Başlarda bana karşı oldukça sempati duyuyordu ama aynı zamanda beni cesaretlendiriyordu. Baba olmak konusunda çoğu erkekten daha iyi başa çıktığım konusunda beni cesaretlendirdi. Ama iş geçmişteki problemleri konuşmaya geldiğinde, ilk terapistimin tonu değişti. Bu birebir alıntı değil ama üstü kapalı olarak bazen partnerimizi inciten veya rahatsız eden şeyler yaptığımızı, partnerimizin bu konudaki rahatsızlığını dile getirmeyebileceğini ve bu sorun aylar ya da yıllarca devam ederse sonradan olacaklara bizim de sebep olduğumuzu ima etti. Hayır! Bütün hata ve kusurlarıma rağmen, Mia’nın yaptıklarını hiçbir şekilde hak etmediğimi bilecek kadar gurura ve mantığa sahibim. Benim yaptığım hiçbir şey, onun yaptıklarının yüzde birinin bile nedeni değil.

Bu konuşmalardan sonra başka bir psikolog buldum. Erkekliğini kaybetmiş gibi hissetmenin ne demek olduğunu anlayan bir erkek psikolog ile birkaç seans yaptık. Ama onunla çok rahat hissetmedim zira bütün seanslar boyunca ağladım ve başka bir erkeğin önünde ağlamak beni çok rahatsız etti. Erkekler beraber içmek, maç izlemek ve belki kavga etmek için varlar. Biz Gary’nin karısı neden duygusal olarak mesafeli gibi şeyler konuşmayız. Bir yanım bu psikoloğa bir şans vermek istedi ama maalesef aramızda bir uyum kurulmadı. Bu beni cinsiyetçi yapacaksa yapsın ama bir kadınla daha rahat ve güvende hissediyorum. Bu benim tercihim.

Sonunda iyi bir psikolog buldum. Bu psikolog, 4 çocuklu bir evde tek kız olarak büyümüş ve erkekleri anlayabiliyor. Uzmanlığı aldatma ile başa çıkma ve yas tutma danışmanlığı. Onun ofisine gelmeme neden olan olaylar dizisini anlattığımda, peçetelerin yarısını da o kullandı. Bu olayla bu kadar iyi başa çıkabilmeme hayran olduğunu söyledi ama bu beni cesaretlendirmek için miydi yoksa hala hastaneye kapatılmadığım için gerçekten şok mu oldu bilmiyorum.

Bu güncellemede yazdıklarım için terapistim Sarah’yı arayacağım ama sadece dinleyerek bile bana oldukça yardımı dokundu. Sarah bana beni okumanın zor olduğunu, dışsal görünüşümün arkadaş canlısı kişiliğimle uyuşmadığını söyledi. Benim espriyi, zor durumları dağıtmak ve insanları silahsız bırakmak için kullandığımı fark etti. Ona eğer saçmalıklarımı yüzüme vurursa, tüm eğlencenin kaçacağını söyledim ama  beni çözmeye başladı ve benim de kendimi çözmem gerektiğini söylüyor. Bu konuda kararlı ve yardım için yanımda.

Ama hayatımı yeniden inşaa edeceksem bunun için çalışması gereken kişi benim. Başkasına işi benim yerime yapması için para ödeyemem. Eldekine bakıp, gerçekten neleri tamir edebilirim, neleri söküp atmam gerekecek, neler kalıcı olarak can acıtacak bakmam gerekiyor. Bu süreç benim canımı daha çok acıtacak ama kaybettiğim tüm o şeylerin yasını aşıp huzura kavuşmam lazım zira o şeyler bir daha asla geri gelmeyecekler.

Çocuklar kendi psikologları ile her biri 40 dakikalık seanslar halinde görüşüyorlar ve haftada 2 kere de 40 dakika da üçümüz görüşüyoruz. Çok iyi iş çıkarıyorlar ve terapi, sonunda kaçınılmaz olanı kabul etmelerine yardımcı oluyor.

Anneleri ile ilgili hissettiklerimden dolayı aile terapisinin nasıl olacağı konusunda endişeliydim. Annelerini özlediklerini ya da hala hep beraber olmamızı çok istediklerini söylediklerinde sessiz kaldım. Oyuncak bebek üzerinde Mia’nın beni nereden yaraladığını göstermeyi düşündüm ama maalesef oyuncak bebeklerin ruhu yok. Bazen ben de bir ruhum varmış gibi hissetmiyorum. 

Sosyalleşmek ve arkadaşlarımdan güç almak için büyük çaba harcadım. Ama başımdaki işlerin büyüklüğü karşısında, küçük konuşmalar önemsizleşiyor. Arkadaşlarım patlamalarımdan bıktılar. Onların yerinde olsam ben de bıkardım. Atıp tutmaya başlamamaya çalıştım ama bu ihanet beni hala kemirip duruyor. Sürekli olarak kafamın bir tarafında.

Bu nedenle de dışarı çıktığımızda ve bana güzel kadınları işaret ettiklerinde, o kadınlarla tanışma konusunda en ufak bir isteğim olmuyor. Karımın tersine buna şansım olsa bile, hijyen konusu tek başına birileriyle tek gecelik yapmama engel. Neyse ki bu genç kadınların hiçbirisi o işletmeyi benimle olamadıkları için ağlayarak terk etmediler. İlgisizlik karşılıklıydı bu nedenle kimse kaybetmedi.

Bu olaylar benim kadınlara bakışımı değil insanlara bakışımı değiştirdi. Herkesin gerçek kimliğini ve samimiyetini sorguluyor hale geldim. Bütün bunlardan önce Mia gerçekten hayranlık duyduğum biriydi ve bu nedenle hayatımda hayranlık duyduğum diğer insanlardan da şüphe etmeye başladım. Mia beni kadın sevmeyen biri yapmadı. İnsan sevmeyen biri yaptı.

Mia yaptıklarından dolayı ne kadar utanç ve suçluluk hissederse hissetsin, bir sonraki eleman ile cinsel aktiviteye girmesi çok kolay olacak. Zamanla daha iyi beslemecek ve kilo alacak. Bundan sonra da erkekler ona yürümeye başlayacaklar. Demek istediğim şey, Mia bu olayları cinsel olarak kolayca atlatacak ama ben bunu yapamam. Başka erkeklerden aldığı tüm sıvılara beni maruz bıraktığı için zaten içim dışım pismiş gibi hissediyorum. Onunla birlikte olduğum için beni kirlettiğini hissediyorum.

Mia benim cinsel aktiviteye olan tüm arzumu öldürdü. Size ne kadar garip gelirse gelsin Mia bana yetiyordu. Çok güzeldi ve başka bir kadına bakmama gerek kalmıyordu. Aramızdaki şeyi özel sanıyordum. Ama artık güzelliği algılayamıyorum bile. Zihnim bunun böyle olmadığını bilse de bilinçaltında tüm kadınların Mia ve Rebecca gibi olduğunu düşünüyorum.

 

Bunlar benim şu an mücadele ettiğim düşünceler. Adil ya da değil biri bana oldukça destek veren bir mesaj gönderdi ve sonra da yakında finansal olarak güçlü, bekar bir erkek olacağım için bana gıpta ettiklerini söyledi. Benim kadınlar konusunda bir problem yaşamayacağımı ve onlar tarafından yüksek değerli olarak algılanacağımı ekledi. Ona aslında duymayı isteyeceği bir cevap vermeden teşekkür ettim. Bu yazdıkları benim için bir kaygı kaynağı. İnsanların önüne gelenle yattığını biliyorum ve bu onları ilgilendirir. 

Ama bu benim yapacağım bir şey değil. Bana çok çekici de olsa bir yabancının dokunmasını istemiyorum. Ben kişisel mesafeye önem veren biriyim. Bir barda ya da uygulamada bir yabancı ile karşılaşmak, çok az etkileşime girdikten sonra o kişiyle yatmak bana göre değil. İnsanlar bunu hiç bir problem görmeden yapıyorlar ve bu insanlara çok şaşırıyorum. 

Çoğu insan önüne gelenle yatma stilini kabul ediyor. Mia’nın önüne gelenle yatarken ulaştığı rakam, günümüzde bekar bir kadın için çok abartı değil muhtemelen. Bence çoğu erkek elinde olsa aynı şeyi yapardı. Ama ben yapamam ve yapmam. Bunu yapan biriyle de olmam.

Mia ihanetini benden sakladı zira bunu öğrenirsem alacağım duruştan iğrendi. Az önce “bu soruyu sadece bir beyanat yapmak için soruyordu” derken kastettiğim, ona ikinci bir şans vermeyecek biri olduğum için benden intikam alıyordu. Benim en canımı yakacak ve beni en iğrendirecek şeyleri yaparak beni test ediyordu. Ben ise test edildiğimin farkında bile değildim.

Aramızdaki bağ bir kere kırıldı mı, onu bir daha ne aramızda, ne de başkalarıyla elde etme şansımız yok. Bu, hayatta bir kere kurulabilecek bir fırsattı. Sadece bir yaşamımız olduğu için, devam eden ihanet beni öldüren şeydi. Eğer beni aldattığını itiraf etseydi ve boşansaydık, sonra toparlayıp başka birine şans verebilirdim. Mia beni bir daha asla geri alamayacağını bildiği için, sanki beni yok etmek, beni bir daha kimseyle olamayacak şekilde mahvetmek istiyor gibi davrandı. Ne kadar duş alınırsa ya da koruma kullanılırsa kullanılsın umrumda değil.

Bazı yabancı DNA parçaları bana ulaştı. Umarım Mia’nın her tarafında mantar çıkar.

Mia ile seks yaptığımızda her hareketimiz saf ve güzeldi. Bana ihanet ettiği an, tüm yaptığımız ve yapabileceğimiz her şey mahvoldu. İlişki içindeki partnerlerden biri dışarıda başka biri ile ilişkiye girdiği an, partneriyle arasındaki ilişki anında ve sonsuza kadar pislenir. Mia’da ahlakın zerresi yok. Keşke döllendiği gün biri gelip babasının zamazingosunu tokatlasa ve Mia hiç olmasaydı.  Dünya çok daha güzel bir yer olurdu.

Birçok insanın tavsiye ettiği gibi hemen yeni bir ilişkiye atlamak, bende büyük bir kaygı uyandırıyor. Mia ile ilk karşılaştığımda, karnımda kelebeklerin uçuştuğunu hatırlıyorum. Mia gibi güzel bir kadının kişisel alanımı işgal etmesine alışmam gerekmişti. Bu özgüven problemi değil. İkimizde sosyal ama doğal olarak içe dönük insanlardık. Nasıl öpüşeceğimizi bile öğrenmemiz gerekmişti ve benim öpüşmeye bile alışmam gerekti.

Herkes hormonlardan dolayı ergenlerin çok azgın olduğunu düşünür ama ben ve Mia öyle değildik. Fiziksel her şeyi çok yavaş yaptık. Bana bunun böyle olduğu öğretilmişti. Ben de böyle olmasını istiyordum. O da bana böyle istediği konusunda yemin etmişti. Yeni biriyle olma fikri beni aşırı rahatsız ediyor. Şu an Mia’nın düşüncesi bile Viagra’nın panzehiri gibi.

Her şey çok ağır geliyor. Her gün kendimi insan ırkının bir üyesi olmaktan daha fazla utanç duyarken buluyorum. Hayatım bu hale gelmemeliydi. Bir aile olarak bizi daha çok daha fazla güzel anılar bekliyordu ama şimdi bunlar tamamen yok oldular ve asla var olmayacaklar. 

Sonuçta Carrie’yi seviyordum ama onu bırakmam gerekecek zira aramızdaki ilişki daha birinci günden itibaren üzerimize, bizim irademiz dışında ve zorla atılmıştı. Onu evlat edinerek ona, eğer bana bir şans verilse onu yine kızım olması için seçeceğimi ona gösteriyorum. Yargıç ona benim onu evlat edinmemi isteyip istemediğini sorduğunda, onun bana olan sevgisi de bana gelecek ve işler artık ne kadar iyi olabilecekse o kadar iyi hale gelebilecek.

Hiçbir zaman Carrie’nin babası olamayacağım. O ünvan şu an 6 yaşında bir kızı olduğundan habersiz başka birine ait. Ama bildiği tek baba, koruyucu ve sağlayıcı ben olacağım.

Başkaları davranışlarımı sorgulasa ya da beni acımasız olmakla suçlasa da, kendi akıl sağlığımı korumak için yapmam gerekenleri yaptım. Bu olayın en büyük iki kurbanının hiçbir zaman gerçekten onların olmayan şeyler üzerindeki haklarını almaları için yapılması gerekli olduğunu düşündüğüm şeyleri yaptım. Evet hatalar da yaptım ama elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım.

Sonraki bölüm: Aldatan kadının sapkın sırları – Bölüm 6 – Mia’nın sırrı

Tüm seri:

GASLIGHTING: Gözardı etmemeniz gereken 5 Temel İşaret

Toksik İlişkiler – Narsist / Borderline Partner Rehberi kitabımıza da bakmayı unutmayın.

Bu yazıda gaslighting denilen karmakarışık ve oldukça kafa karıştıran aleme bakacağız.  Gaslighting nedir ya da ne değildir, tipik gaslighting ifadeleri nelerdir, narsist sosyopatların gaslighting manipülasyonu kullanmalarının temel sebepleri nelerdir ve ruh sağlığı “normal” insanlar neden gaslighting kullanabilir gibi sorulara cevap vereceğiz. Yazının sonunda da gaslighting manipülasyonuna uğradığınızı gösteren 5 temel işarete bakacağız.

Gaslighting konusu ile ilgili daha önce de bir yazı yazmıştık.

Gaslighting bir insanın, genellikle uzun bir süreç boyunca, kendi düşüncelerinin geçerliliğini, hafızasını, yargılarını ve gerçeklik algılarını sorgulamalarına neden olacak şekilde psikolojik olarak manipüle edilmesidir.  Gaslighting kişinin tamamen kafa karışıklığına ve duygusal bir kaosa düşmesine neden olabilir ve aynı zamanda manipülasyonu yapan kişiye bağımlılık geliştirmeye neden olabilir.

Gaslighting genellikle çok küçük manipülasyonlar şeklinde başlar ve zaman içinde bu manipülasyonlar sıklaşıp büyüyerek, istikrarlı bir şekilde devam eden manipülasyon davranışlarına ve taktiklerine dönüşürler.  Bunlar az önce söylenmiş bile olsa daha önce söylenen şeylerin inkar edilmesi, geçmişte olmuş olayların inkarı ya da daha değişik anlatımı gibi taktikleri içerir. Manipülasyonu yapan kişi, çok alıngan ya da aşırı tepki veren biri olduğunu iddia ederek kurbanını suçlar.

Manipülatör kurbanının güvenilirliğini yitirmesi için çabalar. “İnsanlar sana inanmıyorlar” ya da “senin bir akıl sağlığı sorunun var” gibi yalanlar söyleyebilir. Kurbanının duygularını önemsizleştirir ve kurbanının fazla duygusal, irrasyonel veya tepkili olduğunu söyleyebilir.

Gaslight uygulayıcısı, gerçekleri ve bağlamı değiştirerek kurbanının kendi gerçeklik algısına veya hafızasına güvenemez hale gelmesini sağlayabilir. Sizin kafanızı karıştırmak için sizden bazı bilgileri saklayabilir ve sonra bu bilgiyi size verdiğini ama sizin bunu hatırlamadığınızı iddia edebilir. Bir olayla ilgili kendi versiyonunu anlata anlata sizin kendi hafızanıza ve daha sonra ruh sağlığınıza güvenemez hale gelmenize neden olur.  Sizin psikiyatrik vaka olduğunuzu iddia edebilir çünkü tüm bunlar sizin zihninizde yarattığınız şeylerdir.

Gaslighting manipülasyonu yapan kişi, tüm bunları sahte bir empati ile yapabilir. Kurbanını, onun için endişelendiğine, onun iyiliğini düşündüğüne inandırabilir. Kurbanın aile ve arkadaşlarının yardımını isteyebilir, onları kurbanın ruh sağlığına dikkat etmeleri için uyarabilir.

Bu arada manipülasyona inanmayan, buna karşı çıkmaya çalışan herkesi kurbanın hayatından çıkarmak için olağanüstü bir çaba harcar. Kurbanı onlara karşı kışkırtır ve onlara güvenemez hale getirebilir. Böylece kurbanın gerçekliğini doğrulayabilecek tüm insanları hayatından çıkarmaya başlar.

Gaslighting bilinçli ya da bilinçaltı olabilir ve bilinçli yapılmadığında bir savunma mekanizması işlevi görür. Bilinçli yapıldığında ise bir manipülasyon taktiğidir ve narsist kişilik bozukluğu (NKB) olan insanlarda sıklıkla görülür.

NKB sahibi  bir insan sıklıkla ve bilinçli olarak kendi sanrılı dünyasına uymayan duyusal bilgiyi, kendisi için bile çarpıtmaya meyillidir. Kendi yalanlarına inanır ve sürekli inkar halindedir.

Sosyopat insanlar ise ne yaptıklarının tamamen farkındadırlar ve gaslighting manipülasyonunu çıkar için ya da sırf zevk için yaparlar.

Narsistin başkalarına gaslighting uygulamasının genel olarak 5 sebebi var:

  1. Kurbanda yetersizlik, kendine güvensizlik, utanç ve düşük özdeğer yaratmak
  2. Sorumluluk almaktan kaçmak
  3. Kurbanını aşağı çekerek kendini daha üstün hissetmek, kurbanın gerçekliği algılamak için kendisine bağımlı olmasını sağlamak (bu sayede daha kendine güvenli ve kontrol sahibi hissetmek)
  4. Kendi sahte benliklerini korumak
  5. Kendi bilişsel uyumsuzluklarını çözmek

Narsist kendi gerçek benliğini ve gerçekliği, kendi sanrıları lehine reddeder. Bu nedenle kendi sanrıları ile çelişen her şey, narsistte duygusal stres ve bilişsel uyumsuzluk yaratır. Bu uyumsuzluk ne kadar büyükse, narsistin reaksiyonu ve gaslighting manipülasyonu da o kadar büyüktür.

Narsist eğer sizin gerçeklik versiyonunuzu kabul ederse, kendi dünyası ve özdeğer hissi yıkılır ve parça parça olur.  Bu nedenle de, sizin gerçekliğinizi yıkıp parça parça etmek için elinden geleni yapar.

Sosyopatın nedenleri ise narsistten farklıdır. Sosyopat narsist gibi sanrılı değildir ve kurbanını, kendi kaygılarını azaltmak ya da gerçeklik versiyonlarını korumak için manipüle etmezler.

Narsist kendi sanrılı zihin aleminde, kendisini kahraman olarak görür. Sosyopat ise baş kötü karakter olduğunun son derece farkındadır. Sosyopat istediğini almak için başkalarına zarar vermekten çekinmez.

“Normal” insanlar da bazen gaslighting yapabilirler ve bunu genellikle sorumluluktan ve negatif sonuçlardan kaçmak için yaparlar. Mesela partnerini aldatan “normal” bir insan, partneri sorduğunda bunu inkar edebilir ve tekrar sorduğunda onu kendine güvensiz biri olmakla suçlayabilir. Partneri sormaya devam ederse, onu paranoyak olmakla suçlayabilir.  Örneğin karı koca dışarı çıkarlar ve kadın başka bir adamla fazla flörtöz davranır. Geri dönerlerken koca bu durumu açtığında kadın bunun tamamen adamın kafasından uydurduğu bir şey olduğunu ve fazla kıskanç olduğunu söyler. Burada kadın fazla flörtöz davrandığının farkında olabilir ve bu nedenle de kocasıyla çatışmadan kaçıyor olabilir. Ya da belki samimi bir şekilde, bu yaptığının flörtöz olduğunu düşünmüyor olabilir.

Bir başka örnek verecek olursak mesela borderline problemi olan bir arkadaşınız size 40 kere “iyi misin?” diye sorduğu için sinirlendiniz diyelim.  Bir miktar kızgın hissetmenize rağmen, bunu ona söyleseniz olacaklar yüzünden her şey yolunda diyebilirsiniz.

Ya da mesela kardeşinize geçmişte size karşı kötü davrandığı bir anıyı hatırlattığınızda, bunu kabul etmek yerine o olayın hiç olmadığını iddia edebilir ya da tamamen farklı bir versiyonunu hatırladığını söyleyebilir. Bunu belki gerçekten hatırlamıyor ya da imajını korumaya çalışıyor olabilir.

Bu son örneklerde olan manipülasyon mu yoksa samimi bir şey mi bilmek güç. Ama bu tür şeyler uzun bir süreç boyunca düzenli bir şekilde oluyorsa, kendi gerçekliğinizden ve akıl sağlığınızdan şüphe etmeye başladıysanız, bu büyük ihtimalle gaslightingdir.

Neden yapılırsa yapılsın, gaslighting kurban için psikolojik olarak oldukça zararlıdır. Bu nedenle karşınızdakine gaslighting yapmadan önce, onu ne hale getirebileceğinizi iyi düşünüp bundan uzak durun.

Hepimizin bir derecede narsist davranışlara olduğumuzu unutmayın. Bu nedenle hepimiz negatif sonuçlardan kaçınmak için, bir şeyleri rasyonelleştirmeye, önemsizleştirmeye, haklı çıkarmaya veya savunmaya çalışabiliriz. Ama bu tür davranışların psikolojik istismar olarak sınıflandırılması için,  uzunca bir süre boyunca istikrarlı bir şekilde kullanılması, birçok taktik çeşidi içermesi ve kurbanın akıl sağlığından şüphe eder hale gelmesi gerekli.  Yani ara sıra yapılan gaslighting davranışları genelde yalan ya da inkar olarak görülebilir.

Aşırı narsistler, gaslighting manipülasyonları ile bilinirler ama bu insanlar her zaman “ben seni deli olduğunu sanacağın ve seni kullanabileceğim zamana kadar manipüle edeceğim” diye düşünmeyebilirler. Daha çok “kendi sahte kimliğimi ne pahasına olursa olsun korumak zorundayım” diye düşünüyor olabilirler.  Başka bir deyişle, narsist sırf kendi hayatına devam edebilmesine yardımcı olmanız için, sizin kendi zihninde yarattığı sirke inanmanızı sağlamaya çalışır. Çünkü sizin gerçekliğiniz onun sahte benliği ile çeliştiğinde, narsistin varlığı temelden sarsılır ve sanki kafasına dolu bir silah dayamışsınız gibi hisseder.  Bu nedenle sonuçları ve bedeli ne olursa olsun, kendisini korumak için elinden geleni yapar ve bunu da haklı görür.

Şimdi gaslighting manipülasyonuna maruz kaldığınızı gösteren beş genel işarete bakalım.

  1. Alacakaranlık Kuşağına girmiş gibi; ilişkinizin, hayatınızın geri kalanının içinde bulunduğu alemden tamamen farklı bir alemde devam ettiğini hissetmeniz.
  2. Aklınızı kaybediyor gibi hissetmeniz ve gördüklerinizden, duyduklarınızdan sürekli olarak şüphe eder hale gelmeniz.
  3. Acaba çok alıngan mıyım, kendine güvensiz miyim diye düşünüp durmanız. Kendi karar verme yetinizi sürekli olarak sorgulamanız ve artık karar alamaz hale gelmeniz.
  4. Sürekli özür dileyen, ne hata yaptığı konusunda kafası karışık biri haline gelmeniz. Gerçekten hata yaptınız mı ya da daha kötüsü o olay gerçekten oldu mu emin olamaz hale gelmeniz.
  5. Gaslighting manipülasyonunun alameti farikası; aklınızı kaybetmediğinize ikna olmak için, tüm konuşmalarını kayıt eder, her şeyi not alır hale gelmeniz.

Bazen somut delil bulmak zordur zira bazı gaslighting uygulayıcıları bu işte çok ustalardır. Yakalanırlarsa kullanmak üzere alternatif açıklamalar üretirler ya da her zaman bir şüphe payı bırakırlar.

Fakat eğer içgüdüleriniz bir şeylerin ters gittiğini söylüyorsa, taktik ve akıl oyunlarına daha fazla dikkat edin, yardım gruplarına katılın ve  narsist istismar konusunda uzman, sizi gerçekliğe yeniden çekebilecek bir ruh sağlığı doktorundan yardım alın. 

Kaynak: GASLIGHTING: 5 Keys Signs You Shouldn’t Ignore

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz.

Aldatan kadının sapkın sırları – Bölüm 4 – Aldatan kadın ile görüşme ve bedel ödetme moduna giriş

Önceki bölüm için,  Aldatan kadının sapkın sırları – Bölüm 3 – Çocuklarla ilk karşılaşma.

Annesi beni, Mia’nın kazadan sonra iyileşme sürecini yaşadığı, çocukluğunu geçirdiği odaya götürdü. Kapıyı açmadan önce annesine “Mia ile konuşmamız lazım” dedim. Sesimdeki hafif öfkeyi sezerek, patlama alanının dışına çıkmak için kapıyı arkasından aceleyle kapadı.

Odaya girer girmez Mia’ya ayrılma nedenimizin onu artık hiçbir zaman sevemeyecek olmama baglama cüretini nereden bulduğunu sordum. Gerçeğin bu olduğunu söyledi. Ben de gerçek bu olsa da bunun sebebinin kendisinin yalancı, aldatan, hilekar, önüne gelenle yatan – kalan boşlukları siz de doldurabilirsiniz – olduğunu ve kendi rolünü hasır altı etmeye çalıştığını söyledim.

Bana daha önce özür dilemeye çalıştığını ama benim onu dinlemek istemediğimi söyledi. Ben de patlayarak özür dilemenin ne işe yarayacağını sordum. Özür dilemesi ne verdiği hasarı geri alabilecekti ne de bundan sonra olacak hasarı engelleyebilecekti.

Mia’nın yaptıkları için gerçekten üzgün olduğuna inanmıyordum. Ona iki masum çocuğu, beni kötü biri olarak gösterecek şekilde nasıl manipüle edebildiğini sordum. Benim ne zaman evliliği mahveden kötü adam olduğumu sordum.

Mia ona ikinci bir şans vermediğimi söyleyince, doğru söylemem gerekirse onu durdurup ne kadar ağrı kesici aldığını ya da içki içip içmediğini sordum. Ciğeri beşpara etmez bir yalancının ikinci bir şansı, merhameti veya saygıyı hak ettiğini, düşünmesi için tek mantıklı açıklama buydu. Hayır. Bütün bunları, kendi davranışları yüzünden kaybetti. Artık karımın kim olduğunu bile bilmiyorum. Sanki Caligula’nın hayaleti ya da Charlie Sheen tarafından ele geçirilmiş gibi, benim güzel ve ahlaklı karım, ruhsuz bir fahişeye döndü ve benim sağlığımın da etkilenmemesi, Tanrının bir mucizesi.

Mia’ya, hayatındaki her şeyi, ucuz heyecanlar için mahvettiğine değip değmediğini sordum. Bunları sadece ucuz heyecan için yapmadığını söyleyince ona, daha önce duygusal bir şey olmadığını söylediğini hatırlattım. Yaptıklarının çoğunun, özellikle de ilk başlarda, onaylanma ile alakalı olduğunu, peşinden koşulmasının hoşuna gittiğini söyledi. Hayatının geri kalanında nasıl algılanacağını ve yaptıklarının sonuçlarını düşünürsek, kendisinin peşinden koşulduğunu nasıl düşünebildiğini sorduğumda sinirlendi.

Sonuçta Mia ile birkaç saat konuştuk. Michael doğduktan sonra depresyona girmişti. Bana bu dönemde, bir kadına benden daha fazla destek olabilecek bir kocanın olmadığını söyledi. Ben de bu nedenle bana hayatımızın o mutlu döneminde, bu kadar acımasız bir şekilde nasıl ihanet edebildiğini sordum. O dönemde kendisini yok etmek isteyecek kadar kaygı içine gömüldüğünü söyledi. Kalbinde bana ve Michael’e karşı sevgi varmış ama bir nedenden dolayı depresif ve boş hissediyormuş.

Bu dönemde depresyon nedeniyle, normalden 6 ay fazla süre işten uzak kalmıştı. Ona paranın satin alabileceği en iyi therapist ve doktorları tutmuştum. Bu dönemde neden oldukları ve onun için yaptıklarım dolayısıyla kendisini suçlu hissettiğini itiraf etti. Tüm aileyi benim sırtlamış olmam onu ezmeye başlamış. Her ne kadar o dönemde neredeyse hiç yükü olmamasına ve hep istemesine ragmen, anne olmasının iyi bir fikir olup olmadığını sorgulamaya başlamış.

O dönemde hem gerçek hayatta hem de internette tüm arkadaşlarından kopmuştu. Bana beni sevdiğini söyleyip özür dilemişti. Ben de özür dileyecek bir şey olmadığını, tek istediğimin onun bir an önce iyileşmesi olduğunu söylemiştim. Belki de kısa süre sonra yapmaya başlayacağı şeyler için özür diliyordu.

Rebecca eve ilk gelmeye başladığında, onu görmek beni çok mutlu etmişti. Becca Mia’nın tüm karşı koymasına ragmen sonunda eve gelebilecek kadar ısrarcı ama Mia’nın açılmasını sağlayacak kadar da nazikti. Bundan sonra gece dışarı çıkma gibi bir şeyin olabilmesi bile aylar aldı. O zaman Mia’yı Starbucks’a götürmek bile büyük bir zaferdi.

Karımın bekar bir kız arkadaşı ile barlara ve gece kulüplerine gitmesine izin verdiğim için, benim dünyanın en büyük gavatı olduğumu düşünen bir sürü erkek var. Normalde %99 haklılar.  Buna çok daha önce bir dur demeliydim. Ama hayatımızın o noktasında, tüm o mutsuzluk ve izolasyondan sonra, dışarı çıkmak onu mutlu ediyordu.

Mia sadece 2 sene içerisinde hem eş hem de anne olduğunu ve erkeklerin ucuz heyecan için bile olsa ona ilgi duymasının egosunu nasıl yükselttiğini açıklamaya çalıştı. İlk ihanetinin, eğer çok sarhoş olmasa asla gerçekleşmeyeceğini iddia etti. Ama buna ragmen ilk ihaneti kendi isteği ile olmuştu ve bundan sonra bu olanı öğrenirsem ona bird aha asla dokunmayacağımı bildiğini söyledi. Bunun sonucunda da her şeyini kaybedeceğini bildiğini söyledi. Mia bu evliliğe hiçbir varlığı olmadan gelmişti.

Mia’ya onu birgün yakalayacağımı ve nasıl tepki göstereceğimi hiç düşünmedin mi diye sordum. Bunun beni mahvedeceğini bildiğini söyledi ve bu nedenle de korkunç hissettiğini iddia etti. Bunun üzerine de bariz olan soruyu sordum: “Peki o zaman beni aldatmaya neden devam ettin?”

İhanetinden sonra ayıktığında suçluluk ve utanç hissettiğini iddia etti. İlk defa dışarı çıktıktan sonra bir hafta süreyle çok üzgün olduğunu hatırlıyorum. Rebecca bize gelmişti ve özel olarak saatlerce konuşmuşlardı. O zamandan sonra aylar boyunca, doğumdan önceki eski Mia geri gelmişti.

Mia Rebecca’ya yaptıklarından dolayı kendisini bana karşı değersiz hissettiğini söylemiş. Eğer bunu öğrenirsem, bu evliliği bitirirmişim ve Michael’I da ondan alırmışım. Bu nedenle de bu sırrı mezara götürmeye karar verip, benim için olabilecek en iyi eş olmaya çalışacakmış. Geriye dönüp baktığımda, bunun kırmızı alarm olduğunu görebiliyorum.

İstediğiniz kadar benim bir embesil olduğumu düşünün ama o zaman bir bebeğimiz vardı ve bu bebeğe %95 ben bakıyordum. Karımın birden hayata dönmesini kırmızı alarm olarak görmek delilik gibiydi. İki haftada bir mucize gerçekleşmiş gibi hissediyordum. Mia ev kadını ve anne olarak rahat hissedince, önce yarı zamanlı ve sonra da tam zamanlı olarak işe dönebilmiştim. Geriye dönüp baktığımda, Michael’in bir yaşına girdiği günden önceki ve sonraki zaman, hayatımızın en mutlu dönemiydi, en azından benim için öyleydi. Şimdiyse bunun Mia’nın ihanetini kapamak için yaşandığını öğrenmek, tüm o mutlu anıları sonsuza kadar kirletti.

Ona neden yeniden ihanet ettiğini, onun için yeterli olmadığımdan mı ihanet ettiğini sordum. Depresyonda olduğu dönem hariç harika bir seks yaşamımız olduğunu düşünürdüm. Her zaman benimle birlikte olmaktan zevk alıyor gibi görünüyordu.

Mia, sırrı sakladıkça daha kötü hissettiğini ama Michael’in doğduğu zamandan farklı olarak, bu sefer ne kadar kötü hissettiğini bilmeme izin veremediğini iddia etti. Onu üzgün olduğunu bilirsem, onu teselli etmeye çalışacakmışım ve bana üzgün olduğunu anlatamazmış. Daha sonra sırrı tutmak için bir mutluluk maskesinin ardında yaşamanın zorluğundan bahsetti.

Bana biyolojik annemin ailesi ile bir araya gelmek için gittiğim zamandan bahsetti. Aileye ilk defa göstermek için Michael’i de beraberimde götürmüştüm. Mia, hasta olduğunu iddia ederek son anda gelmekten vazgeçmişti. Onun bana ihanet etmesine engel olamamıştım zira o zamana gelmeden beni aldatmıştı. Ama o an onun beni 6 yıl boyunca aldatacağı, sonunda benim olduğunu sandığım çok özel birinin hiçbir zaman benim olmadığımı anlayacağım yoldan alıkoyamamıştım.

Kendimi suçlamıyordum zira Mia da bizimle o uçakta olmalıydı. Hayır, aslında ihanetini çoktan itiraf etmiş ve benim hayatıma devam etmeme izin vermiş olmalıydı. Ama her nasılsa sonuçları hiç düşünülmeyen birçok hata, birçok yalanla bir araya gelmişti ve bunun cefasını da ben çekecektim! Bu, insanın sevdiğini iddia ettiği birine değil de düşmanına yapacağı bir şey. Bana yine aynı “çok büyük bir depresyondaydım” hikayesini anlattı. Ben uzaktayken, hiçbir değeri olmadığını biliyormuş ve ben onu cezalandırmasam da, o kendini cezalandırıyormuş. Onun bunu hak ettiğini bilmiyormuşum, en azından bu onun rasyonelleştirme yolu. Onun ne yaptığını bilirsem onu bir sokak fahişesi gibi görürmüşüm ve ondan iğrenirmişim.

Ben onu ne kadar sevdiğimi göstermeyi hiç bırakmamışım ve bir noktadan sonra eğer gerçeği bilirsem onu sevmeyeceğimi anlamış. Bu nedenle de ona verdiğim ilgi önemsiz hale gelmiş ve önceki ağırlığını kaybetmiş. Zira ilgiye değmeyen biri olduğunun farkına varmış ve iğrenç randevusunu bilsem, ben de farkına varacakmışım.

Dediğine göre, omzunda ağlamak için Becca’yı aramış ve Becca’da onu dışarıda içmeye ikna etmiş. Anlattığına göre günün ilk yarısını ağlayarak ve ne yapması gerektiğini sorup durmakla geçirmiş. Barmen ona neşelenmesi için birkaç içki getirmiş ve – bunu bana anlatmasına gerek yok – Becca onu flört etmeye teşvik etmiş. Kendini barın arka sokağında adamın birini öperken bulmuş ama kendini durdurmuş. Kendini çok daha kötü hissederek içeri girmiş zira yine ihanet ettiğinin farkına varmış.

Sonra daha fazla alkol tüketilmiş ve Becca Mia’yı içeri taşıması için birinden yardım istemek zorunda kalmış. Bu biri, az önce karımın ağzına dilini sokan adammış. Rebecca onları yalnız bırakmış, elbiseler çıkarılmış, vs.

Ona Michael’i hiç düşünüp düşünmediğini, benim aklına gelip gelmediğini, bize ihanet ettiğinin aklının ucuna gelip gelmediğini sordum. Bu sorum üzerine sinirlendi ve oğluna hiçbir zaman ihanet etmediğini söyledi. Ben de sadece bana değil, Michael’e, Carrie’ye, anne ve babalarımıza ve evlilik yeminimizi izleyen herkese ihanet ettiğini söyledim. Ailemizin kutsallığına, ailemize ve evliliğimize ihanet ettiğini söyleyerek ayağa kalktım. Fakat sonra durdum ve başımı sallayarak, o zamana kadar ne yapmış olursa olsun benim gitmeme izin vermesi gerektiğini söyledim. Boşansaydık, Michael’a bakacağımı ve onun da kendisini tüm eyalete dilediği gibi düzdürebileceğini söyledim. Klozetlere ismini seve seve yazabileceğimi de söyledim. Ama o bunu yapmamıştı.  Beni aldatmaya devam etmişti. Öyle ki, birkaç erkekten sonra artık bir stratejisi olduğunu öğrendiğimde midem iyice kalktı. Bu erkeklerin kendisine bağlanmasını istemediğini,  duygusal bir bağ aramadığını söyledi. Buna bir isim bile bulmuştu: balık avlama. Bir erkeğin numarasını alma, sonra arayı ısıtma, kendini geri çekme, adamın peşinden koşmasını sağlama ama bunların hepsi onun çizelgesine göre olacak şekilde. Onun güzel olduğunu düşündüğümü bildiğini ama ikinci bir fikrin zararı olmayacağını söylediğinde ona öylece bakıp başımı sallamaktan başka bir şey yapmadım.

En azından barmenin Carrie’nin babası olmadığını biliyoruz zira kendisi sperm bağışçısı olmak için oyuna çok daha evvel girmiş ve sadece o zaman yattıklarını iddia ediyor. Görüştüğü adamlardan isimlerini hatırladıklarının olup olmadığını sordum ve bu, o geceki konuşmayı kesmeye yetti.  Tamam, daha fazla cevap istiyordum ama yaptıklarını bir gecede bilmeye niyetim yoktu ve ben buraya bunun için gelmemiştim.

Mia bir sandalyeye oturmuştu ve alçıları da yastıklar üzerine konulmuştu. Yüzümü yüzüne 2-3 cm kalacak noktaya getirdim ve bir insan müsveddesi olduğunu ve bir ruhu olduğuna inanmadığımı söyledim. Ona yaptıklarının akla hayale gelmeyecek acılara neden olduğunu ve olacağını söyledim. Onun gözlerinin içine bakarak, bunun çocuklarıma zarar vermesine izin vermeyeceğimi söyledim ve gözlerine dimdik bakarak, 6 yıldır aldatılanın ben olduğumu ve bundan sonra ihtiyaçlarına odaklanacak rahatlığa sahip olanın ben olduğumu söyledim. En küçük bir hile ya da manipülasyonunun benim ona olan tiksintimi arttırmaktan başka bir işe yaramayacağını söyledim.  Bir daha asla bir araya gelmeyeceğimizi, onun bana dokunmasından bile tiksindiğimi, sadakatin onun kitabında yazmadığını söyledim. Ama babası olsam da olmasam da, Carrie’yi gerekirse annesinin yalan ve manipülasyonundan bile koruyacağımı söyledim.

Mia’ya Nadia’nın yeni bir BMW’ye onu annelik yapamaz ilan edecek arkadaşları olduğunu söyledim, evet oraya kadar gittim. Eğer söyleyecek bir şeyi varsa yüzüme söylemesini, Michael ve Carrie’yi mesaj göndermek için kullanmamasını, bunun bir daha olmayacağını söyledim. 

Carrie’nin boşanmadan ve babalıktan haberi olmadığını ama zamanı geldiğinde bu haberi ona benim vereceğimi söyledim. Ona ikimizin de annesinin kurbanı olduğumuzu ve ikimizi de bu kadar mahveden birinin beni kötülemesine asla izin vermeyeceğimi söyledim. 

Bu korkunç haberi Carrie’ye daha uzun süre söylemeyi planlamıyordum ve ne zaman söyleneceğine de ben karar verecektim. Ona avukatı olmadığını hatırlattım ve çocukların en az önümüzdeki 2 hafta benimle kalacaklarını söyledim. Bu süre zarfında sadece ihanetini değil aynı zamanda Carrie’ye zarar verecek manipülasyonunu da iyi düşünmesi gerektiğini söyledim. Ona yeniden anne olma hakkını ne zaman olacağını benim belirleyeceğimi de ekledim.

Bana karşı yapabileceği fazla bir şey yoktu. Çocuklar zaten bendeydi ve o da alçılar içindeydi. Bırakalım yalnızlığı içinde yaşasın dedim.

Geri dönerken işlerin nasıl sonuçlanacağını bilmeyi çok isterdim diye düşündüm. Bu, hayatımın en büyük mücadelesi ama bu sahte evliliğin tamamen yıkılıp yok edilmesi gerekiyor. Ama annesi ile babası arasındaki savaştan habersiz küçük kıza zarar vermek için bir neden yok. Bunun böyle kalmasını istiyorum. Çocuklar Mia ile beni aynı ortamda görmemeli zira ikimiz aynı odadayken ortamın aurasından zehir akıyor. 

Mia ile çocukların önünde savaşmayacağım ama yemin ederim ki ona gününü göstereceğim ve en küçük saçmalığını bile ağzına tıkacağım.

Üzgünüm, bu yazı çok uzun oldu. Her tercihimin bin tane sonucu olacakmış gibi hissediyorum. 

“Adam ol, DNA önemli değil” insanlarının anlaması gereken şey, Carrie’ye zarar vermeyi zerre düşünmediğim. Sadece onun tarafında olmayacağım ama onun için savaşacağım da. Bunun benim ve o küçük kız için nasıl sona ereceğini bilmiyorum ama ikimiz de aynı insanın kurbanı olduk ama bana gelen zararın ona da gelmesine izin vermeyi reddediyorum.

Rastgele bir arızanın kızımın hayatına girmesine izin vermeyeceğim ve bu konuda Mia’ya karar hakkı vermeyeceğim. Önce onun geçmişine bakıp sonra onunla buluşabilirim ama buna ben karar vereceğim. Ama o güne kadar oğlum Michael ile kızım Carrie fırtınadan korunacaklar. Onları gelmekte olandan korudum ve gelecek olandan da koruyacağım. Ama tabii ki bunlar bitene kadar ruhlarımız ara ara kanayacak.

Bunları güncel bilgi vermek için yazdım ama bu kadar kafa ütülediğim için özür dilerim. Bazen haftada iki kez terapiye gidiyorum. Bir yardımı olduğundan emin değilim ama daha yeni başladık. Bu nedenle terapiye biraz daha şans vereceğim.

***

Yorum: Çocuklarınla, annelerinin neden artık eve gelmediği hakkında söylediği şeylere değinmeden yaşamaya devam edemezsin. Mia onların kafasına tohumu attı ve bu tohumun icabına bakmazsan, bu tohum yeşerecek. Senin durumunu onlara anlatacak bir aile danışmanı bul. Onları annelerinin yaşam biçiminden koruma hedefini uygun bir şekilde anlatsın. Bu konuda profesyonel yardıma ihtiyacın var.

Mia’ya gelince. Bir daha Mia ile asla ama asla yalnız kalarak görüşme. Bu kadın seni zerre önemsemiyor ve durumu kendi lehine ve senin aleyhine manipüle etme konusunda ustalaşmış biri. Bu artık geçmişte yaptıkları ile alakalı değil. Bu, gelecek için, çocukların velayeti için bir savaş.

Eğer onunla yalnız kalırsan, herkese onu öldürmekle ya da dövmekle tehdit ettiğin konusunda yalan söyleyebilir. Ona saldırgan bir şekilde dokunduğunu, “hoşuna gidiyor mu, neden gitmesin, orospu değil misin” gibi şeyler dediğini iddia edebilir. Sanırım ne demek istediğimi anlamışsındır. Bunu Mia yapmasa bile Rebecca yapabilir ve ona yalnız kaldığınız zaman kendisine kötü şeyler yaptığını ya da tehdit ettiğini söylemesini tavsiye edebilir.

Kendini ve çocukları korumak istiyorsan, bu kadınla bir daha asla yalnız kalmamalısın. Şu an şu haliyle böyle bir şey yapmayacağını düşünüyorsan, seni aldatmaya başladığı zamandaki halini düşün. Bu kadının kim olduğunu bilmediğini aklından çıkarma. Asıl Mia’nın neler yapabileceğini bilmiyorsun. Daha önce de seni böyle aldatabileceği aklının ucundan geçmiyordu. Çocukları sana karşı manipüle etmesi, yapabilecekleri konusunda bir küçük reklam sadece. 

Bu kadın için sana yalan söylemenin son derece normal olduğunu unutma. Daha açık söylemek gerekiyorsa, sen Mia denilen bu kadının umrunda değilsin, bu kadın sana zerre değer vermiyor. Bu kadın anlık zevk hissetmek için, senin hayatını mahvetmekten çekinmeyecek birisi.

Bu kadının sana onca süre yaptığı o şeyi bir insanın sevdiği birine yapacağını sanmıyorsun değil mi? İnsanlar böyle şeyleri, zerre önemsemedikleri insanlara yaparlar. 

Mia’nın tek önemsediği şey kendisi. Eğer istediğini almak için seni mahvetmesi gerekirse, seni gözünü kırpmadan mahvedeceğine emin ol. Yaptığı şey için zerre üzgün olduğunu ya da pişman olduğunu düşünme. Çocuklara bunu neden söylediğini sorduğunda yaptığı açıklamaya bak. Seni suçlamış zira ona seni aldatmaya devam etmesi için bir şans daha vermemişsin! Seni aldatmaya başlamasında ve seni aldatmaya devam etmesinde bile çok iyi bir koca olduğun için seni ve depresyonu suçluyor. Yok efendim öğrendiğinde nasıl davranacağını biliyormuş da, bu da onu daha fazla ve sık ihanet etmeye itmiş de, çok kötü durumdaymış da.

Mia’nın seni aldatmasında herkes suçlu ama  bir o suçlu değil!  Güya bu tercihleri yapmayı hiç istememiş ama hep yapmak zorunda kalmış. 

Bu kadından uzak dur. Bu kadınla buluşmandan tek bir iyi sonuç çıkmayacak. 

***

Merhaba. Bu yorumun benim için çok ama çok anlamlı olduğunu ne kadar söylesem az. Mia ile ilgili söylediklerin tamamen doğru. O yazdıklarımı gece geç saatlerde yazmıştım ve uykuluydum. Tüm yorumları ve cesaretlendirici yazıları takdir ediyorum. Ne kadar çok istesem de, hepsine cevap verecek vaktim yok. O nedenle cevaplamak için senin yorumunu seçiyorum. En son güncelleme üzerinden birkaç ay geçti ve işler biraz daha oturdu.

Mia’yı görmeye gitmem ve ona meydan okumam embesilceydi. En azından, konuşmayı kayda almalıydım. Mia bana iftira atsa, anne ve babasının onun tarafında olmayacağını düşünmek isterim ama sonuçta Mia onların kızı. Bildiğim kadarıyla Mia’nın yaptıkları onların da midesini bulandırıyor ve tam bir hayal kırıklığı içindeler. Mia’nın yaptıkları, torunlarının hayatını darmadağın etti ama sonuçta Mia onların çocuğu ve ona sadık olacaklardır. Bugünden itibaren bunu aklımdan çıkarmamam gerekiyor.

Aynı zamanda çocuklarla şimdi konuşmam ve boşanmayı onlara açıklamam gerektiği konusunda karar vermeme yardımcı olduğun için teşekkür ederim. Dediğin gibi, yardıma ihtiyacım olacak ve bunu hemen şimdi ayarlayacağım.

Nadia ile telefondaydım ve bana önerdiği terapistleri aramama bile gerek kalmadan, Nadia’nın elemanları arama yapıp Perşembe okul sonrası terapiyi ayarlamışlardı bile. Bu zor olacak. Ağlayacaklar ve ben de ağlayacağım. 

Birinci hedefim, Mia ile benim artık bir arada olmayacağımızı öğrenmeleri. İkinci hedefim, buna onların neden olmadığını anlamaları. Son hedefim de, bu olanların benim suçum olmadığını da anlamaları. Doğru ya da yanlış, kendimi onların ve diğer insanların gözünde yükseltmeliyim. Bütün bu olanların çocuklar ve diğer insanlar tarafından nasıl algılandığını Mia’nın kontrol etmesine izin veremem.

O sabahtan sonra Rebecca’yı bir daha görmedim ama arka planda olduğuna ve Mia ile iletişim kurduğuna eminim. Yine eminim ki, Mia’ya destek vermeyi pozitif bir şey olarak görüyordur. En yakın arkadaşı için kim yapmaz ki? Bunu düşünmek bile beni deli ediyor. Sadakat benim için çok önemli ama bir arkadaşının kocasını aldatmasında sadakat göstermek ve o arkadaşın kurbanlarına zerre empati duymamak sadakat falan değil. Becca hiç suçluluk ya da pişmanlık duyuyor mu merak ediyorum ama aslında umrumda olmaması lazım ve umrumda da değil.

Mia’ya göre bu olanlar o hariç herkesin suçuydu. Güya bu kararları vermeyi hiç istememişti ama başka seçeneği kalmamıştı. Mia ile geçirdiğimiz bunca sene boyunca, şu son zamanlara kadar, bir kere bile narsist eğilimler göstermediğine yemin ederim. Ama dikkatleri kendi yanlışlarından uzak tutmak için herkese parmak uzatıyor. Ama tabii görünen o ki Mia, benim bildiğimden çok daha manipülatif bir insan. Geçici narsizm diye bir şey var mı ya da yetişkin biri sonradan narsist olabilir mi bilmem. Birçoğunuz benim çok saf ve enayi biri olduğumu düşünüyor olabilir ama bugün karşımda duran Mia, benim daha önce hiç bilmediğim bir insan.

Geriye doğru baktığımda Mia’nın Michael’in doğumu ile beraber değiştiğini görüyorum. Doğum sonrası depresyonuna baktığımda, hayatımızın oradan itibaren bugünkü cehenneme doğru yokuş aşağı gittiğini görüyorum. O zaman nasıl davransam bugünkü durumda olmazdım diye kendime sorup duruyorum. Daha tatlı sert mi davranmalıydım mesela? Onu hayatın gerçekleriyle başa çıkması konusunda zorlasa mıydım? O zaman seçeneklerim vardı ve görünen o ki yanlış tercihler yaptım. Ama bugün bile o zamandan daha fazla nasıl yardım edebilirdim diye düşünmeden edemiyorum. Bana her ihtiyaçları olduğunda, onun ve Michael’in yanında oldum. Görünen o ki birçok şeyi daha başka şekilde yapabilirdim ama daha iyi seçenekler nelerdi bilmiyorum.

Şimdi ileri doğru planlarım şunlar: Terapiye devam edeceğim. Düşüncelerim ve duygularım konusunda daha açık olacağım. Bu öyle zamanlar hızlıca geçer gibi bir durum değil maalesef.

Bundan sonra da çocukları hem bensiz hem de benimle terapiye göndereceğim. Mia ile çocuklar arasındaki bağı onarmak gibi bir niyetim ya da sorumluluğum yok. Gelecekte yapmak istediğim şeylerden biri de, Carrie’nin annesi gibi bir kadına dönüşmemesini sağlamak. Bu hedef bana bir miktar odak verdi. Onun annesinden nefret etmesini sağlamaya niyetim yok ama gerçekleri de tatlı yalanlar arkasına saklamayacağım. İsmimi Carrie’nin doğum belgesinden sildireceğim ama dün, Carrie’nin velayetini almak istediğime karar verdim. 

Mia’nın fiziksel olarak iyileşmesi çok uzun zaman alacak ve bir sürü tedaviye ve muhtemelen birkaç ameliyata ihtiyaç duyacak. Bu süreçte Carrie’ye bakabileceğini sanmıyorum. Geçen hafta bu görevi, boşanma tamamlanana kadar Mia’nın anne ve babası üstlendi. Carrie’nin velayetini alacağım. Mia’nın veya ebeveynlerinin tutacağı hiçbir avukat, Nadia ve firması ile boy ölçüşemez. Carrie’ye zarar gelmesini engellemek için Mia’yı mahvetmem gerekirse, bunu yaparım, problem değil.

Daha önce söylediğim gibi, iştahım hiç de iyi değil. Şişman olmamama rağmen geniş biriyim. Geçen hafta bir iş arkadaşımla spor salonuna gittim. Monoton bir şey ama eğitmenlerden birisi bana her Pazartesi sabahı grup çalışması olduğunu söyledi. Açık alanda traktör tekeri çevirmek, ağır halatlarla kamçılamak, koşu gibi aktiviteler varmış. Kızgınlığımı bir dambıldan çıkaramıyorum ama kocaman bir traktör lastiğinden çıkarabileceğime eminim. Mia’yı bastığım yatağı tersyüz ettiğimi düşüneceğim. Spor hocasına gelecek haftadan itibaren en az 4 seans geleceğime söz verdim. Belki 15 dakikada pestilim çıkacak ya da o traktör lastiğini gökyüzüne savurduğum için yeni lastik bulmaları gerekecek. Ne olacağını göreceğiz.

Zaten yapmayı düşündüğüm şeyi onayladığınız için teşekkür ederim. Mia ile kirli dövüşeceğim. Anne Ayı ve arkadaşı Goldilocks’a karşı Baba Ayı moduna girdim. Evet Rebecca sarışın olanı ve ormanın yarısına veren bu yalancılarla uğraşacağım. İkisinin de nasıl birer şeytani cadı olduğunu ifşa edeceğim. Daha önce öğrenmeleri ama öğrenmedikleri şeyi, uyuyan ayıyı uyandırmamaları gerektiğin, onlara acı yoldan öğreteceğim.

Sonraki bölüm: Aldatan kadının sapkın sırları – Bölüm 5 – Boşanmadan Önceki ve Yeni Hayat

Tüm seri:

David Goggins Can’t Hurt Me: Master Your Mind and Defy the Odds Kitap Özeti (Erkek Adam Podcast)

Bu Erkek Adam podcastında David Goggins’in Defy The Odds yani “İmkansıza Meydan Oku” şeklinde çevrilebilecek olan kitabından bahsediyorum. Bu kitapta David Goggins, oldukça ilham verici olan yaşam hikayesinden bahsediyor. Kısaca kitap, insanın zihinsel ve fiziksel kapasitesini kendi sınırlarının ötesine taşıyarak, normalde başarması imkansız gibi görünen şeyleri nasıl başarabileceğinizi anlatıyor.

Goggins, aslında kendimizi değiştirecek bu gücün, bizim içimizde var olduğunu ama kendimize zihinsel sınırlar koyduğumuz için bunu başaramadığımızı söylüyor. Goggins, bu sınırları yıkarsak  yapabileceklerimizin, sandığımızın nasıl da çok ötesinde olduğunu bize kendi hikayesini anlatarak ispat ediyor. Goggins’in güzel ve ilham verici hikayesi ise yayında.

Podcastın Youtube ve Spotify yayınları aşağıda. Bu içeriği beğeniyorsanız, Erkek Adam Youtube ve Spotify kanallarına abone olmayı da unutmayın.

 

Yazar: Secret

Sana tavsiye edeceğim 2 adet ürünüm var:

  1. %3’lük Erkekler Video Seti
  2. Çekici Erkek Eğitim Seti