Toronto Üniversitesi Psikoloji Profesörü Jordan Peterson, Dr. Oren Amitay’ın davetiyle konuk olarak katıldığı derste yaptığı konuşmadan bir bölüm. Bu efsane konuşmanın tamamı ise şurada (uzun versiyonunda Türkçe alt yazı yok maalesef).
Jordan Peterson bu bölümde, feminizm, 30 yaşında kadınların tercihleri, kadınların karmaşık ikilemi, yönetici olmak, modern toplumun saat gibi işlediği için artık takdir etmediğimiz faydaları, vs. üzerine konuşuyor.
Toronto Üniversitesi Psikoloji Profesörü Jordan Peterson, ilkin Social Justice Warrior‘larla (SJW) girdiği başarılı mücadele ile gündeme gelse de, genç erkeklerin hiç duymadıkları, ama eksikliğini derinden hissettikleri sorumluluk ve hayatına yön verme mesajları ile kısa zamanda erkek popülasyonu tarafından yoğun takip edilen biri haline geldi. Peterson’u erkekler arasında bu kadar meşhur eden şey, erkeklerin babalarından duymaları gereken ama artık hiç duymadıkları mesajları veriyor olması. 12 Rules for Life: An Antidote to Chaos adlı kitabı Ocak 2018'de piyasaya çıkacak olan Peterson'un Maps of Meaning: The Architecture of Belief adlı bir kitabı da mevcut. Jordan Peterson'un Türkçe çevirilerini burada Jordan Peterson Türkçe etiketinden takip edebilirsiniz.
Bir önceki yazıda, bu sürece başlamadan önce hayatında düzenlemen gereken şeyleri anlatmıştım. Aslında bunlar, asıl gelişimi sağlaman için kendine zaman ayırabilmeni sağlayacak, motivasyonunu ve ilgini odaklamanı kolaylaştıracak örneklerdi. Ama tabiki süreç bundan ibaret değil. Gelelim işin uygulama kısmına. Sana acı, ter ve gözyaşı öneriyorum.
İşin teorik kısmıyla başlayalım: insan beyni motivasyonu geri bildirimler ile kazanır. Yani bir eylemi yaptığında, olumlu sonuçlarını gördükçe, o eylemi yapmaya daha da motive olur. Amacımız hayatında bu döngü ile pozitif alışkanlıklar kazanman. Yani, bir eylemi yapıp, olumlu sonuçlarını görmen ve bu eyleme devam ederek kazanım miktarını arttırman.
Başlamadan önce bunun öyle 1-2 haftalık bir süreç olmayacağını kabullenmende fayda var. Minimum 3 ay hatta benim tavsiyem yaklaşık 6 ay kadar bu modda kalmalı ve kendini geliştirmelisin. Peki bu nasıl olacak?
Sürecin 3 ana etmeni var: İç Gözlem, İzolasyon ve İlerleme. Bu üç İ’yi hayatının ortasına koyman gerekiyor.
İç Gözlem
İç gözlem, kendini analiz etmen, artı ve eksilerini anlayıp kabullenmen demek. Bu yola çıkan insanların yaptığı en büyük hatlardan biri, kendini yanlış değerlendirip, olduğundan iyi ya da kötü olduğunu varsaymak oluyor. Zayıflıklarını yenebilmek için önce onları kabul etmen gerek. Bunu yaparken de biraz acımasız olmakta fayda var.
Zayıflıkları da ikiye ayırmak gerekiyor. Birincisi değiştiremeyeceğin şeyler. Boyun kısaysa, vücudunda garip gözüken bir yer varsa önce onları kabullenmekle başla. Tyrion reis’in GoT’da ettiği çok sevdiğim bir sözü var:
Ne olduğunu asla unutma, çünkü dünya unutmayacak. Onu kendi gücün haline getir ki asla senin zayıflığın olmasın. Üstüne bir zırh gibi giy ve kimse seni yaralamak için kullanamasın.
Peki bu neden önemli? Kadınlardan yiyeceğiniz shit test‘lerin büyük bir kısmı buradan gelecek. Kadınlar bu konularda erkeklere göre çok daha acımasız canlılar. “Ya senin de boyun kısaymış”, “Babam yaşındasın”, “Senin biraz saçın mı az?” gibi cümlelerin sana dokunamaması lazım. Hatta bu cümleler üzerinden şaka yaparak atağa geçebiliyor olman lazım. Bunları kendin kabullenmeden, asla bu duygusal stabilliğe ulaşamazsın.
Diğer bir konu ise geliştirebileceklerin. Fazla kilon varsa, saçın başın yeterince düzgün değilse, kültürel birikiminin iyi değilse, doğru düzgün bir hobin yoksa otur itiraf et. Ortaya çıkan sonuç bir enkaz gibi gözükebilir, hatta gözükmeli de. Çünkü erkek egosu kendini 2 şekilde doğrular: ya birşeyi yapmaya ihtiyacın olmadığını ya da uğraşmaya gerek olmayacak kadar iyi olduğunu düşünürsün. Sokakta kaslı bir adam gördüğünde kafandan “amaan ne gerek var bu kadar uğraşmaya ben iyiyim böyle” diyorsun ya, değilsin. Ya da birsürü konuda bilgi sahibi bir adam gördüğünde “abi o kadarına da gerek yok, abartmış herif” diyorsun ya, gerek var. Bu süreç seni toplumdaki en seçkin %10 erkek birey arasına sokmaya çalışıyor. “Gerek yok” cümlesini hayatından çıkarmaya alış.
İzolasyon
Aslında bu konudan önceki yazıda bir miktar bahsetmiştim. Genel olarak hayatındaki insanları gözden geçirmen, zaman harcadığın boş aktiviteleri bırakman lazım. Ancak tabiki süreç bundan daha fazlasını gerektiriyor.
Bu konuda sosyal izolasyon konusu önemli, çünkü fazla abartırsan insan ilişkilerini zedeleyebilirsin. Sosyal becerilerini geliştirmek de bu sürecin bir parçası. Ancak burada en önemli nokta, planlı olabilmek. Spor yapacağın bir gün arkadaşların “hadi dışarı çıkıp 2 bira içelim” derse neyin öncelikli olduğunu unutmayacaksın. O gün için normal planın spor yapmaksa gidip o sporu yapacaksın. Ya da ne bileyim o akşamı kendi kendine dil öğrenmek için çalışma süresi olarak ayırdıysan, o planı bozmayacaksın. Daha önce de söylediğim gibi bu sürecin en zor kısmı disiplin, bu disiplini kazanabildiğin sürece başarısız olma ihtimalin yok.
Kadınlar konusunda ise, tavsiyem ilk 3 ay ilişki, buluşma gibi şeylerden uzak durman. Bunlar hem vakit ve para harcayan şeyler, hem de olası bir olumsuzluk, bu süreçte kurmaya çalıştığımız geri bildirim mekanizmasını da kötü yönde etkileyebilir. 3 ay boyunca bu hayat tarzını uyguladıktan sonra, yine bu süreçte edindiğin alışkanlıkları bırakmadan kadınlarla buluşmaya başlayabilirsin. Ama bir üst paragrafta belirttiğim disiplin konusu burada da sonuna kadar (hatta daha sert bir şekilde) geçerli. Herhangi bir kadın için, bu disiplini yumuşatmak yok.
İlerleme
Bundan önceki 2 madde, bu sürecin psikolojik zorluğuydu. Burada iş hem psikolojik hem de fiziksel bir hal alıyor. Şimdi sosyal hayatımızı, alışkanlıklarımızı düzenleyerek kazandığımız zamanı yararlı bir şekilde harcama zamanı.
Bu noktada ne yapacağın konusunda aslında yüzlerce seçeneğin var. Tavsiyem, kendinde farkettiğin zayıflıkları gidermekle başlaman. Bu hem cinsel pazar değerini arttırmak için hem de özgüvenini yerine getirmen için daha hızlı sonuç almanı sağlayacaktır.
Monk mode için bence olmazsa olmaz 2 konu var:
Spor: Düzenli spor alışkanlığı kazanmak zorundasın. Haftada minimum 3 gün spor salonuna gidip, ağırlık çalış. Öyle yarım yamalak da yapma, internette bir sürü vücut geliştirme programı var, bak araştır ve kendine uygun olanını uygulamaya başla. Sana vaadettiğim acı ve terin büyük bir kısmı burada saklı. Özellikle ilk birkaç hafta, spor salonu kavramını kurana, bu yazıyı yazıp seni bu yola sokan bana, kas kavramının ortaya çıkmasına sebep olan tüm canlılara küfredecek kadar canın yanabilir. İşte ilk testin bu, burada ya bu süreci bırakıp eski hayatına geri dönebilir, ya da gerçekten kendini geliştirmek için acıya katlanıp erkek olmayı öğrenirsin.
Spor konusunda, kesinlikle ve kesinlikle ağırlık çalış. Kas kütlen ile seni beğenecek kadın sayısı arasında çok ciddi bir ilişki var. Koşmak, yüzmek v.s. gibi sporlar sana çok da fayda sağlamayacaktır. Bunların yıllar içerinde sağlayacağı faydayı, ağırlık çalışarak 6 ay içerisinde alman mümkün. Tabi bu demek değil ki, 6 ay ağırlık çalış sonra bırak. Zaten bu 6 ay içerisinde bunu yapmaya bağımlı olup istesen de bırakamayacaksın.
Meditasyon: Bu ağırlık kaldırmaya göre çok daha kolay ancak çok daha düzenli yapılması gereken bir alışkanlık. Meditasyon, beyin kimyanı düzenleyen, duygusal olarak stabilleşmeni sağlayan, zekanı arttıran hayatında elde edebileceğin en kolay ve yararlı alışkanlıklardan biri. İnternet ortamında nasıl yapacağına dair çeşitli kaynaklar mevcut. Yakın zamanda ben de bir yazı ekleyeceğim.
Meditasyon ile ilgili yaşayabileceğin tek bir zorluk var, o da her gün yapmak. Dedik ya bu süreç sana pozitif alışkanlıklar kazandırmayı amaçlıyor, bu yüzden bu mereti de her gün, mümkünse aynı saatte yapman lazım. Yatmadan önce, ya da uyandığında maksimum 10 dakikanı alacak bir alışkanlık bu.
Peki bunlar haricinde neler yapabilirsin?
İlgini çeken konularda araştırma veya bilimsel yayınları okuyabilirsin
Bir dövüş sporu öğrenebilirsin (tavsiye ederim)
Dil öğrenebilirsin ki bu Türkiye gibi bir yerde seni diğer insanların önüne çok çabuk geçirir
Yemek yapmayı öğrenebilirsin, ki bunu bilmiyorsan kesinlikle öğren. Kendine yetebilen bir insan olabilmen için sahip olman gereken özelliklerden biri bu
Müzik enstrümanı öğrenebilirsin
Eğer öğrenciysen, derslerine odaklanıp notlarını yukarı çek. Bu opsiyonel değil.
Liste böyle uzar gider. Ancak burada konu bu yazıda defalarca tekrarladığım gibi, başladığın bir işi hayat tarzı haline getirebilmekte. Müzik enstrümanı öğreniyorsan, kendine bir hedef koy. Her hafta haftada 10 saat çalışacağım ben bunun üzerine diye, ve her hafta bu hedefini tuttur. Hatta baktın bunu yapmak hoşuna gitmeye başladı, hedefini 12 saate çıkar.
İnsanların genel tutumu, “hmm iyiymiş ben buna haftaya başlarım” oluyor. Hayır kardeşim, haftaya başlama. Yarın da başlama. Şuan başla. Otur düşün, planını yap ve bir daha geri dönme.
Toronto Üniversitesi Psikoloji Profesörü Jordan Peterson‘un üniversitede verdiği derslerin kayıtları kendi YouTube kanalında yayınlanıyor. Bu videolarda bayağı iyi mücevherler var. Bunlardan birinde kaydedilmiş bu aşağıdaki videoda Peterson, egemenlik hiyerarşisi, arketip idealler, hiyerarşide yükselmek ve kişisel ideal hakkında konuşuyor. Bu arada çaktırmadan nasıl alfa erkek olunur sorusuna da cevap veriyor. (Alfa olmak için ızdırabı gönüllü kabul etmek ve dolayısı ile aşmak ile (02:10) ve bilinmeyene kahramanca meydan okumak ve onu anlaşılır hale getirip başkaları ile paylaşmak (12:25) lazım diyor.).
Jordan Peterson daldan dala atladığı için olsa gerek, arada mesajı kaçırmak mümkün. Videonun altında bir izleyici sormuş :
“Nasil alfa erkek olunur? Video da buna dair bir cevap var mı? ”
Şöyle yanıtladım :
“Evet dikkat ettim de biraz Jordan B. Peterson’a hakim olmak lazım mesajı kapmak için. Bir de arada çok dağılıyor üstad. JBP üstad, eğer toplum yolsuzluğa batmamış ise herhangi bir erkek egemenlik hiyerarşisi; yetenek, çalışma ve sabır ile tırmanılan bir yapıdır. Bunu gerekli fedakarlığı yaparak çalışan, bir alanda yetenek geliştiren kişi tırmanır. Örneğin Bilişim beyin cerrahlarının arasındaki hiyerarşiyi düşün (toplumda çok hiyerarşi vardır böyle, örneğin futbolcular arasında, finansçılar arasında, fırıncılar arasında, lokantacılar arasında …). En yetenekli, çalışkan, sabırlı ve fedakar cerrah egemenlik hiyerarşisinde yukarı tırmanır.
Alfaya gelelim. JBP’ye göre arketip alfa, kaotik bir durumda bilinmeyenle yüzleşecek cesareti olan ve bu cesareti ile bilinmeyeni yenip yeni bilgi üreterek bunu paylaşan kişidir. Böylece egemenlik hiyerarşisinde tepeye çıkar ve kadınlar tarafından daha arzu edilir olur. Bunun avcı toplayıcı toplumda arketipi, yeni ve keşfedilmemiş yerlere ilk gitme cesareti gösteren, oralardaki bilinmeyen vahşi hayvanları avlayan ve böylece daha çok kaynağa sahip olan cesur – savaşçı – avcı erkektir. Günümüz toplumunda ise bir alanda bilgiye ulaşan (örneğin daha önce hiç kullanılmamış bir teknikle cerrahi geliştiren ve daha çok hastanın hayatını kurtaran doktor ya da yeni bir yazılım geliştiren mühendis, vs.)dir.”
İzleyici daha sonra şöyle sormuş :
“Erkek Adam illa mühendis doktor mu olmak gerekiyor yani bu devirde alfa erkeği olmak için, yoksa kendi alanında başarılı olmak ta alfa erkeği olmak için yeterli mi ?”
Cevap :
“Çok güzel bir nokta yakaladın. JBP’a göre yükselebileceğin erkek egemenlik hiyerarşisi sayısız. Çoğunda bilinmeze kafa tutmak demek değer yaratmak demek. Muslukçular, fırıncılar, lokantacılar, vs … zanaatkarlar için kendi yerel hiyerarşileri var. Zanaatin neyse orada değer yaratıp yukarı çıkman seni alfa yapar der üstad. “Özen ve sabırla yapılmış hiçbir şey önemsiz değildir” der.
Yani kısacası mühendis falan olmaya gerek yok. Hatta birçok zanaatkar veya esnaf kendi hiyerarşisinde ortalama bir mühendise 5 basacağı bir yüksekliğe çıkabilir.”
Toronto Üniversitesi Psikoloji Profesörü Jordan Peterson, ilkin Social Justice Warrior‘larla (SJW) girdiği başarılı mücadele ile gündeme gelse de, genç erkeklerin hiç duymadıkları, ama eksikliğini derinden hissettikleri sorumluluk ve hayatına yön verme mesajları ile kısa zamanda erkek popülasyonu tarafından yoğun takip edilen biri haline geldi. Peterson’u erkekler arasında bu kadar meşhur eden şey, erkeklerin babalarından duymaları gereken ama artık hiç duymadıkları mesajları veriyor olması. 12 Rules for Life: An Antidote to Chaos adlı kitabı Ocak 2018'de piyasaya çıkacak olan Peterson'un Maps of Meaning: The Architecture of Belief adlı bir kitabı da mevcut. Jordan Peterson'un Türkçe çevirilerini burada Jordan Peterson Türkçe etiketinden takip edebilirsiniz.
Toronto Üniversitesi Psikoloji Profesörü Jordan Peterson bu videoda hipergaminin insan evrimindeki rolünü anlatıyor. Bonus olarak da friendzone’un evrimsel açıdan harika bir tanımını veriyor : “Arkadaş olarak hiç de fena sayılmazsın ama bu senin genlerinin gelecek nesile aktarılmasının bir gereği yok” 😀
Burada çalışan önemli mekanizma, kadınların, çocuk yapacakları seçmesi. İnsan türünün en yakın kuzeni olan şempanze (yaklaşık 6 milyon yıl önce ortak atadan ayrıldığımız) dişileri, insan dişilerinin aksine, önüne gelenle çiftleşirler. Tabii ki alfa erkeğin, beta ve omegaları döverek uzaklaştırması sonucu bu çiftleşme genelde alfa şempanzelerle olsa da, burada şempanze dişisinin herhangi bir seçim yapması durumu yoktur.
Peki kadınlar, beraber çocuk yapacakları erkeği nasıl seçerler? Erkek egemenlik hiyerarşisine bakarak. Burası, erkeklerin birbirleri ile rekabet halinde oldukları arenadır. Erkek egemenlik hiyerarşisi arenasında erkekler, bariz dişiler için birbirlerine üstünlük sağlamaya çalışmazlar. İş, para, statü, egemenlik gibi konularda birbirlerine üstünlük yarışındadırlar.
Toronto Üniversitesi Psikoloji Profesörü Jordan Peterson, ilkin Social Justice Warrior‘larla (SJW) girdiği başarılı mücadele ile gündeme gelse de, genç erkeklerin hiç duymadıkları, ama eksikliğini derinden hissettikleri sorumluluk ve hayatına yön verme mesajları ile kısa zamanda erkek popülasyonu tarafından yoğun takip edilen biri haline geldi. Peterson’u erkekler arasında bu kadar meşhur eden şey, erkeklerin babalarından duymaları gereken ama artık hiç duymadıkları mesajları veriyor olması. 12 Rules for Life: An Antidote to Chaos adlı kitabı Ocak 2018'de piyasaya çıkacak olan Peterson'un Maps of Meaning: The Architecture of Belief adlı bir kitabı da mevcut. Jordan Peterson'un Türkçe çevirilerini burada Jordan Peterson Türkçe etiketinden takip edebilirsiniz.
Toronto Üniversitesi Psikoloji Profesörü Jordan Peterson bu videoda insanların yapmaları gerektiğini bildikleri halde yapmadıkları şeylerin aslında insanı nasıl olağanüstü seviyelere ve verimliliğe çıkarabileceğini anlatıyor.
Profesör Peterson eğer yapmanız gerektiğini bildiğiniz halde yapmaktan korktuğunuz ve kaçındığınız şeylerin karşısına gönüllü olarak çıkıp bu şeyleri yapmaya başlarsanız güçleneceğinizi anlattıktan sonra bu modda 10 yıl yaşamanın verimliliğinizi inanılmaz seviyelere çıkaracağından bahsediyor.
Daha önce söylemiştim, insanları alıp korktukları ve sakındıkları şeylere gönüllü olarak maruz bırakırsanız. Kendi tanımladıkları hedeflerine ulaşmak için üstesinden gelmeleri gerektiğini bildikleri şeylere … İnsanlara korktukları şey karşısında dik durmayı öğretirseniz … Güçlenirler! Ne kadar güçleneceklerinin üst sınırını bilmiyorsunuz bile …
Sorun kendinize : 10 yıl yapman gerektiğini bildiğin ama sürekli kaçındığın şeyleri yapsan … sizin kendi tabirinizle ve kendi değer sisteminiz içinde.
Nasıl birine dönüşürsünüz?
Biliyorsunuz ara ara böyle yaparlarsa neye dönüşebileceklerini 10 yıllar içinde bulan olağanüstü insanlar geliyor dünyaya. Ve bu insanlar süreklü güçlenip dururlar … Bunun üst sınırını bilmiyoruz …
Belki de bu kadar acı çekmenizin sebebi aslında olabileceğiniz kişi olmamanız ve bunu bilmeniz. Tamam bu itiraf etmek hatta düşünmek için korkunç birşey ama burada büyük bir potansiyel de var.
Çünkü belki de dünyada bulunmak ve dünyaya bakmak için başka bir yol var …
Ve bu yol şimdi olduğunuzdan daha iyi bir yol.
Sonra bunu birçok insanın yaptığını düşünün. İnsanlık olarak çok yol katettik … Daha önce konuşmuştuk sadece bu gün 250,000 kişiyi yoksulluktan kurtaracağız … 300,000 kişi elektriğe kavuşacak. İnsanları tarihte hiç olmadığı kadar büyük sayılarda yoksulluktan çekip alıyoruz.
Ve bu 2000 yılından beridir hızlanarak devam ediyor. Birleşmiş Milletler, 2000 – 2015 arasında yoksulluğu yarıya indirme hedefini 2013te başardı. Birçok yerde eşitsizlik olsa da ve siz hep bunla ilgili duygu sömürüsü duysanızda toplamda dalga herkesi yukarı çekiyor ve bu harika birşey. İnsanlar kendilerine çeki düzen verseler ve bunu hedefleseler … bunu çok daha hızlandırabiliriz.
Benim kendi gözlemim genelde kapasitemizin sadece yüzde 51ini kullanıyoruz.
Genelde öğrencilere sorduğum bir soru var : Günde kaç saatinizi boşa harcıyorsunuz?
Klasik cevap günde 4 – 6 saat. Verimsiz çalışmak, gereksiz youtube videoları izlemek …
Günde dört saat ve haftada 20 – 25 saat … Ayda 100 saat. 2.5 çalışma haftası!
Yılda yarım çalışma yılını boşa harcamak demek!
Zamanının … hadi az alalım .. saati 20 Dolardan … muhtemelen aslen 50 Dolar …
Haftada 20 saat israf ediyorsanız yılda 50,000 Dolar israf ediyorsunuz … Ve bunu tam şu an yapıyorsunuz. Genç olduğunuz için zaman israfı benim için olduğundan sizin için daha büyük felaket. Zira ben sizin kadar yaşamayacağım.
Yani eğer olabileceğiniz gibi olsaydınız ve önünüzdekileri israf etmeseydiniz ne olabileceğiniz kendinize sorun. Kim bilir belki 10 kat verimli olacaksınız, belki 20 kat. Pareto dağılımı bu. Verimli insanların ne kadar verimli hale gelebilecekleri hakkında hiçbir fikriniz yok.
Tamamen uç noktalarda …
Kendimize hep beraber çeki düzen versek ve herşeyi daha kötü hale getirmeyi bıraksak, çünkü insanlar sadece daha iyi şeyleri yapmamakla kalmazlar, aktif olarak işleri daha kötü yapacak şeyleri de yaparlar.
Kindarlıklarından, ukalalıklarından, sahtekarlıklarından adam öldürmeye ya da soykırıma eğilimleri olduğundan ya da hastalıklı bir şekilde hepsi birden.
Eğer insanlar sadece herşeyi gerçekten daha kötü yapmak için çabalamayı bıraksalar, sadece bu sebeple ne kadar daha iyileşeceklerini bilmiyoruz bile
Sonuçta varoluşsal düşünce sistemlerinde garip bir dinamik var. İkiside büyük ıstırap kaynağı olan insan kırılganlığı ve sosyal yargı arasında ve insanların almaları gerektiği halde almadıkları sorumluluklar …
Bu da ilginç şeylerden biri … Öğrencilerime sıklıkla sorduğum sorulardan biri de şu … Biliyorsunuz insanların vicdanları var fikri … vicdan biliyorsunuz bişey yapmadan önce duyduğunuz ve hissettiğiniz birşey… …yapacağınız aptal şeyi muhtemelen yapmasanız daha iyi diyen içses ….. ilginç bir şekilde bu sesi dinlemek zorunda değilsiniz … Gidip o şeyi yine de yaparsınız.
Ve sonunda vicdanınızın sizi uyardığı şey olur bu konuda kendiniz aptal hissedersiniz. Çünkü bunun olacağını biliyorsunuz, vicdanınız sizi uyardı ama yine de yaptınız. Komik olan bu vicdan insanların içinde çalışan ve bizim ne olduğunu bilmediğimiz birşey. Eğer 5 yıl, 10 yıl hep vicdanınızın sesini dinleseniz ne olurdu?
Ne pozisyonda olurdunuz, nasıl bir aileniz olurdu, nasıl bir ilişkiniz olurdu.
Kim olduğunuza göre şekillenen bir ilişki, ne olmadığınıza göre şekillenen bir ilişkiden daha güçlü olurdu.
Tabii birlikte olduğunuz kişi sizin tüm gücünüz ve şiddetinizle başedebilecek biri olmalı ki bu pazarlığı çok zor birşey.
Ama bunun pazarlığını yapsanız üzerinde duracağınız sağlam bir zemin ve gerçek bir hayatınız olurdu .ve bu çocuk yapmak için ideal bir zemin olurdu zira onlarla gerçek bir ilişki şansınız olurdu. Oldukça fazla sayıda ailede olduğu gibi onlara işkence etmek yerine. Aslında bundan daha fazlası … Bu yüzden sizi Solzhenitsyn’in yazdıklarıyla tanıştırmak istiyorum.
Kendinize çeki düzen verip nasıl yaşamak istediğinize karar vermeniz sadece sizin kaderinizi belirleyen birşey değil.
Sadece sizin kaderiniz değil, sizinle bağlantılı herkesin kaderini etkileyen birşey bu. Dünyada 7 milyar insan var … 9 milyarda tepe yapıp ordan azalacak nüfus. Neyse 7 milyar insan varken siz kimsiniz ki … plajda bir kum tanesi. Yani sizin ne yapıp yapmadığınız önemli değil demeyin durum bu değil.
Bu yanlış bir düşünce zira siz bir ağın merkezindesiniz. Ağda bir noktasınız. Ve bu şimdi sosyal medya çağında daha da büyük bir gerçek. Hayatınız boyunca en az 1000 kişiyi tanıyacaksınız. Onlar 1000 kişi tanıyacak ki bu sizi 1 milyon kişiden 1 kişi öteye koyar. Ve 1 milyar kişiden 2 kişi öteye. İşte böyle nüfuslusunuz. Yaptığınız şeyler havuza atılan taşlar gibi dışarı doğru dalgalar yayıyor. Ve şeyleri sizin tam anlayamayacağınız şekilde etkiler. Yani sizin yaptığınız veya yapmadığınız şeyler sandığınızdan çok daha önemli.
Bunu kayramanın dehşeti, yaptıklarınızın aslında önemli olduğunu kavramak ki anlamsız bir varoluştan iyidir diyebilirsiniz. Önemli olmak daha iyi ama kendinize gerçekten sorsanız bunun daha iyi olduğundan emin olacak mısınız? Seçme şansınız olsa … Hiçbir sorumluluk almadan yaşayabilirim ama bunun bedeli hiçbir şeyin önemi olmaması.
Ya da bunu tersine çevirirm ki herşey önemli hale gelir. Ama bunun sorumluluğunu almam lazım. İnsanların anlamlı yolu seçeceklerine pek emin değilim.
Nihilistler hayatlarında bir anlam olmadığı için büyük ızdırap çekerler diyebilirsiniz. Ama avantajları hiçbir sorumlulukları olmaması. Faydası bu ki bence motivasyonu da bu. “Nihilist olmamam mümkün değil zira bütün inanç sistemlerim çöktü …” Evet belki … Belki çökmesine sen izin verdin zira böylesi inançlarına göre hareket etmekten daha kolay. Ödediğin bedel de anlamsız bir ızdırap ama bu konuda sızlanıp sempati toplayabilirsin ve …
Fena iş de değil. Özellikle alternatifi kendi sorumluluğunu alıp adam gibi bir yaşam sürmek ise.
Solzhenitsyn’in 20. yüzyılda farkına vardığı … gerçi sadece o değil ama kendisi en iyi örneği. Eğer patolojik bir hayat sürerseniz, toplumuzu da patolojik hale getirirsiniz.
Ve bunu yeteri sayıda insan yaparsa … cehennem! … gerçekten … gerçekten. Gulag Takımadaları kitabını okursanız .. buna cesaretiniz olursa … cehennemin tam olarak neye benzediğini görürsünüz. Ve kendiniz karar verirsiniz … gitmek istediğiniz yer burası mı … daha da önemlisi kendiniz ve ailenizi götürmek istediğiniz yer burası mı
Toronto Üniversitesi Psikoloji Profesörü Jordan Peterson, ilkin Social Justice Warrior‘larla (SJW) girdiği başarılı mücadele ile gündeme gelse de, genç erkeklerin hiç duymadıkları, ama eksikliğini derinden hissettikleri sorumluluk ve hayatına yön verme mesajları ile kısa zamanda erkek popülasyonu tarafından yoğun takip edilen biri haline geldi. Peterson’u erkekler arasında bu kadar meşhur eden şey, erkeklerin babalarından duymaları gereken ama artık hiç duymadıkları mesajları veriyor olması. 12 Rules for Life: An Antidote to Chaos adlı kitabı Ocak 2018'de piyasaya çıkacak olan Peterson'un Maps of Meaning: The Architecture of Belief adlı bir kitabı da mevcut. Jordan Peterson'un Türkçe çevirilerini burada Jordan Peterson Türkçe etiketinden takip edebilirsiniz.
Mavi haplı erkeklerin en büyük problemlerinden biri de günümüz kültürünün romantizm algısına kafalarını gömmüş olmaları ya da beraber oldukları kadının bu deli saçması romantizm algısından fazlaca etkilenmiş olması.
Günümüz kültürünün ilişkilere bakışı maalesef Toronto Üniversitesi Psikoloji Profesörü Jordan Peterson’ın dediği gibi “13 yaşındaki bir kız çocuğunun hayal dünyası” olgunluğunda. “Kültürümüz o kadar ben merkezci ki, romantik ilişkinin amacının ilişkideki kişileri mutlu etmek olduğunu sanıyoruz” diyor Profesör Peterson. “Bu deli saçması birşey. Romantizmin amacı ömür boyu mutluluk değildir. Çünkü seni mutlu edecek birini bulamayacaksın. İlişkide olduğun kişi de seni ömür boyu etmek için değil zaten.”
Toronto Üniversitesi Psikoloji Profesörü Jordan Peterson, ilkin Social Justice Warrior‘larla (SJW) girdiği başarılı mücadele ile gündeme gelse de, genç erkeklerin hiç duymadıkları, ama eksikliğini derinden hissettikleri sorumluluk ve hayatına yön verme mesajları ile kısa zamanda erkek popülasyonu tarafından yoğun takip edilen biri haline geldi. Peterson’u erkekler arasında bu kadar meşhur eden şey, erkeklerin babalarından duymaları gereken ama artık hiç duymadıkları mesajları veriyor olması. 12 Rules for Life: An Antidote to Chaos adlı kitabı Ocak 2018'de piyasaya çıkacak olan Peterson'un Maps of Meaning: The Architecture of Belief adlı bir kitabı da mevcut. Jordan Peterson'un Türkçe çevirilerini burada Jordan Peterson Türkçe etiketinden takip edebilirsiniz.
Bir kadının hayal gücü, oyun cephaneliğinizdeki en önemli silahtır. Her teknik, her gündelik tepki, her jest, üstü kapalı söz ve sözel olmayan iletişim, kadının hayal gücünü uyarma temeline dayanır. Rekabet stresi buna dayanır. Kendini olduğundan daha yüksek statüde göstermek buna dayanır. Cinsel gerilim (vajina karıncalanmaları) buna dayanır. Buna “hamsteri kafeinlemek” de diyebilirsiniz ama bir kadının hayal gücünü tetiklemek ilişki konusunda öğrenebileceğiniz en güçlü yetenektir (uzun süreli ilişki, kısa süreli ilişki, tek gecelik ilişki, tabak çevirmek farketmez)
Bu yetenek, ortalama sokaktaki betanın ilişki konusunda en büyük çuvalladığı yerdir : kendileri ile ilgili her şeyi hemen kadına anlatma eğilimindedirler ve kendilerini en doğru ve açık şekilde kadına anlatmaya özen gösterirler. Bunu, kadının ilişkide erkeğin kendisini tamamen kadına ifşaa etmesini arzu ettiklerini sandıklarından yaparlar. Şunu geç olmadan öğrenin : Kadınlar hiçbir zaman tam açıklık istemezler. Bir kadın için kendi mistik kadınsı içgüdüleri ile bir Erkek Adamı yakaladığını düşünmek, en tatmin edici duygudur.
Bir erkek kendi hayat hikayesini, karakterini, değerlerini vs. kadına fazlaca açarsa, kadının erkeğe arzu duymasına neden olan biyo-kimyasalları tetikleyen mistik atmosfer ortadan kalkar. Kadının erkek ile ilgili imajının asıl seksi kısmı olan hayal gücü temelli öğeleri bir anda buhar olur. Sokaktaki beta bunu tam olarak daha ilk buluşmada yapar ve daha sonra da neden arkadaş kalalım çöplüğüne atıldığına şaşar kalır. Aşinalık baştan çıkarıcılığı öldürür. Oyunu, arzuyu ve lipidoyu bilinirlikten daha hızlı öldüren başka bir şey bulmak zordur. Kadınlar ne kadar “birbirimizi tanıyalım” oyunu oynasalar da, karşılarındaki erkekle sekse giden yolda asıl ihtiyaç duydukları şey hayal güçlerinin kamçılanmasıdır.
Aslında kadının hayal gücünü ateşlemek uzun süreli ilişkide daha kritiktir. Kadının hayal gücünü ateşlemek sağlıklı bir uzun süreli ilişki için şarttır diyeceğim ama bunu söyleyince şu soruyu soracaksınız : uzun süreli kızarkadaşın veya karın seninle ilgili hemen her şeyi bilirken bunu nasıl yapacaksın?
Cevap ilişkiye başlarkenki dönemde sizinle ilgili her şeyi bilmesine izin vermemeniz – uzun süreli ilişkinin sağlığı ve ömrü sizin kadınla ilişkiye başlarkenki çerçeveniz ile alakalıdır (bkz. Tomossi’nin Birinci Demirden Kanunu). Sağlıklı bir ilişkinin temelleri siz bekarken ve tek eşli aşk hayatı yaşamıyorken atılır. Kız arkadaşıyla uzun süreli ilişkiye, beraber yaşamaya ve evliliğe başladıktan sonra daha fazla ve tutkulu seks yaptığını söyleyen erkeğe henüz rastlamadım. Bunun sebebi, bu tür rutin beraberlik aşamalarının kadının rekabet stresini azaltmasına ve bu nedenle de erkeği ile seks yapma gerekliliğinin de azalmasına neden olmasıdır. Maalesef birçok erkek ilişkiyi bu aşamalara taşımadan önce kendi çerçevelerini bırakırlar. içinde bulundukları Matrix nedeni ile ilişkinin ciddileşmesini, kendi çerçevelerini bırakıp kadın çerçevesine geçmekle eş tutarlar. Bunu bir de arzu öldürücü aşinalıkla birleştirirseniz, kadının cinsel isteğinde azalmayı açıklayabilirsiniz.
Peki bunu önlemek için ne yapmalı? Öncelikle uzun süreli ilişkiye kimin çerçevesi ile girdiğinizin o ilişkinin temeli olduğunu öğrenin. Eğer “bu kadının dünyası, içinde yaşa gitsin işte” mentalitesinde iseniz, bir erkeğin uzun süreli ilişkiye geçmesini kadının kazanması olarak algılıyorsanız, kaybedersiniz. Durum buysa uzun süreli ilişkiden uzak durun. O sizin dünyanıza giriyor, siz onun değil.
İkincisi, uzun süreli ilişki öncesi ve süresince kendinizle ilgili bir tahmin edinemezlik öğesi yaratmanız lazım. MÜKEMMEL SIKICIDIR. Kadınlar Mr. Güvenilir istiyorum diye hüngür hüngür ağlarken gidip Mr. Heyecan Vericiye verirler. Uzun süreli ilişkide hem güvenilir hem de heyecan verici olmanız gerekir ama bu ikisinden biri diğerini egale etmeyecek şekilde. Birçok evli erkek, heyecan verici olma fikrinden korkarlar zira seks yaşamları tamamen karılarını keyfine ve çerçevesinin insafına bağlıdır. Bir kadın, sizin sadece onun için değil ama başka kadınlar için de ne kadar heyecan verici olabileceğiniz gerçeğinin ara ara farkına vardırılmalıdır. Bu, ince ve dolaylı bir şekilde başka kadınların sizi çekici bulduğunu kendisine ima ederek olur. Kadınlar, şüphe ve kızgınlığın verdiği kimyasal patlamaya bağımlıdırlar. Eğer bunu siz sağlamazsanız, bunu tabloid gazetelerden, romantik romanlardan ya da hala bekar kızarkadaşlarının anlattığı hikayelerden tatmin etmeye çalışacaklardır.
Bu kimyasal patlamanın oyuncu ve eğlenceli kaynağı olarak kalmak, onun hayal gücünü sürekli ateşlemek, sizin ilişkinizi sağlıklı yürütmenizin temel yardımcılarından biri olacaklartır. İmzayı basmadan beyaz bayrağı çekmiş “yenik” kocişler, “oyunun” evlilik boyunca da lazım olduğunu anlamazlar ya da bunu anlasalar da karılarından korktuklarından bunu uygulayamazlar.
Evli erkekler, spor yapmaya ve forma girmeye başladıktan sonra eşleri ile seks hayatlarının nasıl renklendiğine şahit olup şaşırırlar ve bunu daha iyi görünmelerinin karılarını tahrik ettiği ile açıklarlar. Bu ne kadar doğru olsa da, asıl mekanizma erkeğin fazla bilinir oluş kalıbını kırması (daha fazla para kazanması, promosyon alması, daha yüksek statülü davranması nın da yaratacağı gibi) kadında rekabet stresini tetiklemektir.
Bir kadına kur yapmaya başladığınızda kadının, özellikle çekici bir kadının, ilk yapacağı şey sizin gerçekten bir erkek (erkek adam) mı yoksa erkek adam rolü yapan / yapmaya çalışan bir oğlan çocuğu mu olduğunuzu test etmek olacaktır. Bir kadın bunu çoğunlukla, erkek camiasında shit test/fitness test olarak bilinen bir yöntemle yapar.
Erkek camiasında bilinen dedim ama maalesef erkeklerin çoğunluğu, özellikle de kadın – erkek ilişkilerine yeni başlayan toy delikanlılar ve kadın – merkezli bakış açısıyla hep toy bırakılan yaşını başını almış adamlar böyle bir testin farkında bile değiller.
Shit test bir kadının sizi sinirlendirmek, rahatsız etmek için yaptığı ve karşı davranışınızdan sizin ne kadar güçlü, karakter sahibi bir erkek olduğunuzu test ettiği söz ve davranışlardır.
Kadınlar bunu neden yapar? Hain ve içten pazarlıklı olduklarından değil elbet, çok daha pratik ve mantıklı bir sebeple yaparlar bunu. Ve çoğu zaman da kadın shit testi bilinçli bile yapmaz. Biz erkekler için cinsel partnerde aradığımızı bildiğimiz hemen herşey (güzellik, orantılı vücut ölçüleri, gençlik, tazelik, vs.) gözümüzün önünde iken kadınların erkekte aradıkları şeyler (genelde psikolojik öz-kontrol, özgüven, güç) göz önünde değildir ve kadının bunları görüp tartmasının tek yolu sizi shit teste tabii tutmasıdır.
Burda kadın sizin çerçevenizin sağlam olup olmadığını kontrol eder. Shit test ile öfkelenen, tadı kaçan erkek, çerçevesi zayıf, karakteri yeterince güçlü olmayan bir erkektir. Kendi dünya çerçevesine güvenen erkek, bir kadının ya da herhangi bir kimsenin o çerçeveyi sarsmasına izin vermez.
Shit test öyle yüzeysel ve sinsi birşey değildir aslında. Evrim ile milyonlarca yıldır kadın psikolojisine kodlanmış, kadının zeka seviyesi, sosyal statüsü ve psikolojisi yüksek erkeklerle birlikte olma şansını arttıran önemli bir araçtır.
Shit testleri geçebilmeniz lazım. Tek bir testte yenilmeniz kadını sizden tamamen soğutmayabilir (ki bazen soğutabilir de) ama çok fazla shit test geçememe hakkınız yok.
Shit testleri hemen hemen her zaman geçebilmenin en sağlam yolu, bu testler ile ilgili paradigmayı değiştirmektir.
Bir kadın size shit test yapıyorsa sizinle cinsel ilişkiye girme ihtimali kafasında belirmiş demektir.
Olaya yukarıdaki şekilde bakarsanız aslında shit testi kızgınlık ve aşağılanmışlık duygusu ile karşılamak yerine dört gözle beklersiniz. Zira kadınlar da çoğunlukla iyi insanlardır ve zerre kadar beraber olmak istemedikleri erkekleri shit test ile dürtüp acı çektirmezler. Shit test yoksa (özellikle yeni flört etmeye başladığınız ya da sizin flört ettiğinizi sandığınız kızla) ordan ekmek çıkması zordur.
Peki shit test neye benzer? Sizi kıskandırmaya çalışmaktan kendinizi aşağılık hissetmenize sebep olacak sözler söylemeye kadar geniş bir yelpazede bir sürü shit test vardır. Bunlar bazen bariz de değildir.
Shit teste karşı en iyi yöntem asla direk cevap vermemektir. Size shit test atan kadının amacı da zaten cevap vermeniz değildir, sizin kontrolün sizde olduğunu ona göstermenizdir. Bu nedenle direk ve kadının soruyu sorduğu çerçevede cevap veya tepki vermemek en önemli yöntemdir (o çerçeveye girmeniz demek, onun sizi kendi çerçevenizden çıkarması demektir).
Tomossi’nin 1 Numaralı Demirden Kanunu “Çerçeve” herşeydir. Her an, bilinç altında kimin çerçevesi içinde olduğunun farkında ol. Çerçeveyi hep kontrol et ama kontrolün sende olduğunu asla farkettirme.
Örnek : Kadınla yeni tanıştınız, telefonunu almaya çalışıyorsunuz. “Telefon? Sen bana yürümeye mi çalışıyorsun?” dedi pat diye. Ya da bunun gibi birşey.
Cevap “hayır sadece seni tanımak istiyorum … / hayır yürümüyorum” gibi birşey olursa shit testi geçemediniz demek. Kadın sizi kendi çerçevesine çekti. Üstüne bir de yalan söylüyorsunuz ki tam felaket.
Daha doğru bir cevap şöyle birşey : “Hımm ben sadece eğlenceli ve açık fikirli kadınlara yürürüm. Sen de öyle göründün ilk bakışta ama şimdi görmem lazım bu ilişkinin bir geleceği var mı?” 🙂 Burada hem onun çerçevesine girmediniz hem de onu biraz eski kafalı duruma düşürdünüz. İkincisi cevapta yalan da yok. Direk cevap yok. Burada gülümsemek ve istifini bozmamak en önemli nokta. Zira bu sözleri söylerken kızgınlık veya heyecan belirtirseniz, ne dediğinizin önemi yok. Game büyük ihtimaller over.
Başka örnek. Kadına yürüyorsunuz ama kızımız size göre bayağı genç. Bir yerde sizin yaş farkıyla ilgili bir zayıflığınız var mı test edilecektir.
Shit test : 32 mi? 8 yaş! Sen benim abim sayılırsın.” Klasik abi shit testi. Çoğu erkek toslar buna. Doğru cevap şöyle birşey : “O zaman Merve, akşam eve geç gelmek yok, mini mini yok ve erkek arkadaş tabii ki yok. Bacaklarını kırarım :D”
Bu yukardaki konuşma gerçek bu arada. Kızın tepkisi kikirdeyerek şöyle olmuştu. “Bu ne ya babamdan beter :(” Cevap : “Baba ne ki Merve, garibim hiçbir şeyi bilmez. Abi ise herşeyi bilir, herşeyi görür”
Shit test her aşamada gelebilir.
Örnek :
Erkek Adam hatunla yatakta. Erkek Adamın tepegöz arkadaşını ilk kez gören kadın “selam ufaklık” kih kih kih. Moral bozmak ve kızmak ciddi elektrik öldürücü bir hareket. Olay ağır ama hala shit test. Zira tepegöz ufaklık falan değil. Ateşli bir seks ile devam eden doğru cevap kahkaha ile “selam versene zenci sever ablana …. ufaklık!”
Kısacası ne yaparsanız yapın duygusal bir cevap vermezseniz, shit testi geçersiniz. Eğer kız sizi kıskandırmak için başkaları ile mi ilgileniyor, başka kızlarla konuşun. Kadınlar shit testi geçem erkeklere bayılırlar.
Shit testi her zaman aşıp kızı kapacaksınız diye bir kural yok. Bazen özellikle ciddi narsisism problemi olan bir kadına rastlarsınız ve oldukça rahatsız edici shit teste tabii kalırsınız. Bu tür durumlarda hatunu radardan atmak mantıklı olabilir. Ama bunu direk kızı sepetleyerek yapmanıza lüzum yok. Sadece bazı standartlarınız olduğunu ve bu tür muameleyi kabul etmeyeceğinizi belirtin ve ayrılın kızın yanından.
Örnek (yaşanmış) : Hatun kıskandırma işini abartıyor. Kızımız ve oğlumuz barda (ikinci buluşma) ve kızımız daha önceden tanıdığı bir erkekle çok samimi. Kırmızı hapı yeni yutmuş oğlumuzun tepkisi, hiçbir şey söylemeden çekip gitmek. Barda kendini deli gibi aradıktan sonra kendini telefonla mesajlayan hatunun neredesin gibi sorularını geçiştirmek. Sonrası ilişki (Bu saha raporunun ayrıntılı yazısı şurada : Saha Raporu – Çerçeveyi Korumak.
Shit test, sadece ilişki başında yapılan birşey değil maalesef. Kız arkadaşınız hatta karınız sizi ara ara shit test ile deneyecektir. Bunun sıklaşması ise hayra alamet değildir zira bir nedenden dolayı hatun sizin gerçek bir erkek olduğunuzdan şüpheye düşmeye başlamıştır (evet bunu 3 çocuğunuzun anası bile yapar durum gerektirdiğinde). Shit test artarsa bunun ana nedenini çözmeye bakın (muhtemelen çok evcilleşmişsinizdir, göt göbek salmışsınızdır). İlişki içi shit testin en iyi ilacı kadında rekabet stresi yaratmaktır. Başka kadınlarla flört etmek gibi tehlikeli yöntemlere bile gerek kalmadan rekabet stresi yaratabilirsiniz. Örneğin pat diye spor salonuna kaydolmak, birden parfüm değiştirmek, gardrobu yenilemeye başlamak genelde yeterlidir. Bir kadının hayal gücü bu tür değişiklikleri siz ne kadar inkar etseniz de başka bir kadına bağlar ve genelde shit testler azalır ve kaybolur.
Toronto Üniversitesi Psikoloji Profesörü Jordan Peterson‘u kadınlar ve erkekler cinsel partnerlerini nasıl seçerler konusuna değiniyor. Erkeklerin CPD‘sine en çok etki eden faktörün kadınların sözel olarak belirttiği şeylerden ziyade empirik araştırmalardan çıkan bir özellikle bağlantılı olduğunu anlatıyor.
Kadınlar ne ister, erkekte gerçekten ne arar diye soruyorsanız, oldukça sağlam bir cevap var videoda.
Toronto Üniversitesi Psikoloji Profesörü Jordan Peterson, ilkin Social Justice Warrior‘larla (SJW) girdiği başarılı mücadele ile gündeme gelse de, genç erkeklerin hiç duymadıkları, ama eksikliğini derinden hissettikleri sorumluluk ve hayatına yön verme mesajları ile kısa zamanda erkek popülasyonu tarafından yoğun takip edilen biri haline geldi. Peterson’u erkekler arasında bu kadar meşhur eden şey, erkeklerin babalarından duymaları gereken ama artık hiç duymadıkları mesajları veriyor olması. 12 Rules for Life: An Antidote to Chaos adlı kitabı Ocak 2018'de piyasaya çıkacak olan Peterson'un Maps of Meaning: The Architecture of Belief adlı bir kitabı da mevcut. Jordan Peterson'un Türkçe çevirilerini burada Jordan Peterson Türkçe etiketinden takip edebilirsiniz.
Bu yazımızda, kadınlar yaptıkları bazı şeyleri neden yaparlar, ya da onlar için yaptığımız bunca şeyden sonra nasıl böyle şeyler yaparlar sorusuna cevap vereceğiz. Kadın davranışının en temel kurallarını konuşacağız. Başlığı kadınları anlamak olarak attık ama aslında kadın davranışını anlamak desek daha doğru.
Kadınlar anlaşılmaz yaratıklardır gibi, kadınların eline anlamsız bir gizem silahı vermeye yönelik saçmalıkları bir kenara bırakalım. Olayı, Robert Briffault adlı romancı bir tarihi şahsiyet, bir matematik kanunu isabeti ile özetlemiş.
Briffault Kanunu :
Bir kadın ile bir erkek arasında birliktelik olup olmayacağına kadın karar verir. Kadın eğer erkek ile birliktelikten bir fayda çıkaramaz ise, o birliktelik gerçekleşmez.
Bu yukarıdaki önermeden iki doğal sonuç çıkaracağım :
1 – Erkek tarafından geçmişte sağlanan fayda, birlikteliğin devam etmesi ya da gelecekte bir birliktelik olması anlamına gelmez (Sonuç 1)
Erkeğin gelecekte bir birliktelik için bugün sağladığı fayda, fayda sağlanır sağlanmaz etkinliğini yitirir
2- Gelecekte sağlanması vaadedilen bir faydanın bugün devam eden ya da gelecekte olabilecek birliktelik üzerine etkisi sınırlıdır. Bu etki, fayda ne kadar gelecekte ise o kadar azdır ve kadının bu erkeğe olan güvenine bağlıdır (Sonuç 2)
Hangi kültürel geçmişe sahip olursa olsunlar, bütün kadınlar erkekleri ile sadece onlardan çıkardıkları bir fayda olduğu sürece beraber olurlar. Bu kadın hipergamisinin daha açık bir ifadesidir. Eğer bir kadın sizinle birlikte ise, bu birliktelikten ya şu an bir yarar sağlıyordur, ya da gelecekte yarar sağlayacağına inanmıştır.
Peki bunu bilmek ne demek? Eğer bir kadınla birlikte olacaksanız, ona ne yarar sağladığınızın da farkında olun. Ve bu yararı sağlamayı bıraktığınız anda (isteyerek, ihmalden ya da mecburen), o ilişkinin biteceğini kabul edin. Örneğin, siz cebinizdeki parayı son kuruşuna kadar hanım kızımıza mı harcadınız? Eğer hanım kızımıza daha verecek paranız yoksa, terk edildiğinizde şaşırmayın (Erkek tarafından geçmişte sağlanan fayda, birlikteliğin devam etmesi ya da gelecekte bir birliktelik olması anlamına gelmez).
Erkeklerin sıklıkla yaptığı hatalardan biri, geçmişte kadına sağladıkları faydanın, bugün ve gelecekte ilişkiyi devam ettirecek olduğunu sanmalarıdır. Sadakat, onur, şükran ve görev biz erkeklerin kadınlarda da olduğunu varsaydığımız kavramlar fakat bunlara sahip kadın sayısı son derece azdır. Bu kavramlar erkeklere toplum ve özellikle de kadınlar tarafından aşılanırken, kadınlara başka kavramlar aşılanır. Kadınlar için aslolan kendileri ve biyolojik çocukları için iyi olandır … Nokta! O nedenle hayatınızdaki kadından siz düşünce size destek olmasını beklemeyin. Kadınların en derinden gelen dürtüleri, düşen erkeği terk etmektir. Sizin neyiniz varsa, bu aynı zamanda onun da malıdır ama bir kadının sahip oldukları önce kendine, sonra çocuklarına, sonra ana-babasına, kardeşlerine ve en sonunda da akrabalarına aittir. Bu biyolojik birşey, doğanın kanunu : doğasına göre davranan bir kadına öfkelenmek ve “orospu” yaftası yapıştırmak yerine, bunun doğa kanunu olduğunu idrak edin ve yolunuza devam edin.
Erkekler kadınları severler ama kadınlar, erkeklerin aşk dediği şeye sahip olacak kapasiteye sahip değillerdir. Erkek kadına aşık olur, kadınlar ise erkekten sağlayacağı faydaya (yani biraderler, kadınlar aşık olmazlar). Erkekler kadınları, ülkeleri, silah arkadaşları ve aileleri için ölmeye hazır iken kaç kadın bu tür fedakarlıklara aşinadır? Erkekler genelde ailelerini, kadınları hayatlarını cehenneme çevirse de büyük bir görev aşkı ile desteklemeye devam ederler. Kadınlar ise eğer fırsat bulurlarsa, ilk çıkıştan kaçarlar genelde.
Kadınlar için yaptığınız her şey, zaten yapmanız gereken ve lafı edilmeyecek birşeydir. Tüm faturalarını ödedikleri, içinde oturacak güvenli bir ev sağladıkları karılarından “benim için ne yaptın ki?” lafını duyan o kadar çok erkek var ki (Erkek tarafından geçmişte sağlanan fayda, birlikteliğin devam etmesi ya da gelecekte bir birliktelik olması anlamına gelmez). Bu konuda kadınlar o kadar kördür ki, bu tür faydaların ellerinden alınabileceğinin farkına, erkek çekip gidene kadar varmazlar.