Kötü kadınlar değer görürlerken, iyi kadınlar değer görmüyorlar(!)

Geçen hafta Instagram ve Twitter hesaplarımda kısa bir video paylaştım. Video’da iki adam, kız arkadaşlarına (ya da karılarına) cüzdanımı unuttum testi yapıyorlar. Yani, adam sevgilisine, cüzdanımı unuttum, bu seferlik öder misin diyor. Birinci kız, parasından ayrılmakta zorlanıyor ama aslında çok da zorlanmadan parasını sevgilisine veriyor. İkincisindeki lanet şey ise, hemen “senin paran benim param, benim param senin paran değil” diye para vermeyi reddediyor.

X’e koyduğum video, 1.6 milyon kişiye ulaşmış ve bir sürü de yorum almış. Yorumlarda, kadınlardan sıklıkla gelen ezber bir laf dikkatimi çekti. Aslında bunu yıllardır görüyoruz, sevgilisine ya da kocasına iyi olan – kötü olan kadın karşılaştırmalarının hepsinin altına yazılan bir şey. Birkaç tanesine bakalım:

“İkinci “düşman başına” kadın daima kazanır, ilkinin kıymeti asla bilinmez nerden biliyorsun diye sormayın.”

“Ama nedense düşman başına dediğiniz kadınlar tercih ediliyor. Nerden mi biliyorum?”

“Her zaman ikinci tip kadın kazanır birincinin değeri bilinmez yapmasaydın olur, ikinci ise her zaman mutlu olur el üstünde tutulur. Değişmez Dünya kanunu!”

“Fakat her zaman 2.ciler daha kıymetli olur.”

Genel temayı anladınız değil mi? Peki bu size tanıdık geldi mi?

“Kötü çocuklar daima kazanırlar, iyi çocukların kıymeti asla bilinmez, nerden biliyorsun diye sormayın.”

“Ama nedense kötü dediğiniz erkekler tercih ediliyorlar. Nerden mi biliyorum?”

“Kadınlar keko severler, kendilerine kötü davranan erkek severler. Efendi, iyi erkeğe değer vermezler.”

Genellikle karşı cinsle başarısız ya da travma yaşamış insanlarda yaygın olan bu tip çarpık inançların birkaç kaynağı var. Öncelikle “nereden biliyorsun diye” sorma diyen kadınların üstüne basarak vurguladığı gibi, bu temel inancı slogan gibi tekrarlayan bir kadın için “erkekler düşman başına kadını el üstünde tutarken, değer vermedikleri iyilik timsali, pırlanta kadınlardan biri kim?” Tabii ki kendisi. Tabii ki duygusal olarak zayıf, kaygısını korkusunu kendi başına yönetmeyi öğrenememiş, karşı cinsle ilişkisinde terk edilirim, ben ilişkiye layık değilim kaygılarına karşı “aşırı uyumlu, verici, “iyi”” olarak kaybetmemeye çalışan kadın, kaybettiğinde iyilik kaybetti diye kendini avutuyor.

Bu kafadaki bir erkekte de aynı şey oluyor. Kendisi keşfedilmemiş bir pırlanta, tüm o adamlardan daha iyi ama işte … kadınlar yok mu? Kötü çocuk seviyorlar, kendisi gibi bir pırlantayı sevmiyorlar.

Her iki cinsiyette de karşılığı olan bu çarpık inancın, her çarpık inanç gibi maalesef bazı gerçek kökenleri var. Yani dopamin bağımlısı, zayıf ve düşman başına kadının manipülasyonlarına kolayca düşüp artık bu kadına madde gibi bağımlı olan erkekler var. Geleceği düşünmeden aynı zayıflık ve bağımlılık ile, ciğeri beş para etmez serserinin peşinde koşan kadınlar da var.

Ama bu insanların deneyimi nadiren filmlerdeki gibi yani kendi beğendikleri ve istedikleri biri, kendilerini reddedip, terk edip böyle bir insana varıyor. Bu insanların deneyimleri genellikle “iyi” oldukları için kadınlarla / erkeklerle kaybetmek ve bu arada “kötü” oldukları için kadınlarla / erkeklerle sürekli kazanan insanlar görmek. Birinci bölüm, kendi deneyimlerini tamamen yanlış okumalarından kaynaklanıyor. Yani kaygılı bağlanma stili gibi bir problemden dolayı fazla itaatkar, uyumlu, zayıf davrandıkları için değil, iyi oldukları için kaybettiklerini sanıyorlar. İkinci bölümü ise bir grup dark tetrat erkek ve kadın özellikle sosyal medyadan ya da bazen gerçek hayattan pazarlıyorlar, bu insanlar da buna inanmaya dünden hazırlar zaten.

Kendileri terk edilmiş bir şekilde ağlarken, sosyal medyada bir sürü kadının her dediklerini yapan, itaatkar ve bazen açık açık tepesine bindikleri kocişleri ile yaşadıkları “aşırı mutluyuz, ya çok mutluyuz, ya bakın ne kadar da mutluyuz” hikayelerini izliyorlar. Halbuki o narsist ilgi budalası, muhtemelen mutlu falan değil. Dışarı öyle satmaları para ettiği için, sırtına binip kırbacı vura vura güldürdükleri fıstık eşekleri ile beraber mutluluk satıyorlar.

Erkeklerde de durum aynı. Hem sosyal medyada hem de gerçek hayatta bir grup ilgi budalası “alfa kurt”, “sigma kaplan”, “yüksek değerli sırtlan”, kendilerinden daha fazla erkeği paralel çeviren, çoğunu görünce istemsizce komodinin üstüne para bırakmak için zarf aradığınız hatunlarla swing yapıp, bunu “harem” diye pazarlıyorlar. Ya da kadınlarda olduğu gibi, özdeğeri ve özsaygısı yerlerde ama eli yüzü düzgün bir kızı manipülasyon ile hapsedip, dışarı mutlu çift olarak pazarlıyorlar.

Türk kızları/erkekleri geyiği

Kadın – erkek ilişkilerinin kaybedenlerinin yine ezbere sayıkladıkları şeylerden birisi, Türk kızları / erkekleri şöyle kötü – ay şöyle berbat, ah Y ülkesinin/ırkının kızları/erkekleri yok mu, hepsi birer pırlanta, bizim kızlar / erkekler yabancıların peşinde (kendi değil ya)…” bla bla.

Yıllardır duyduğum, okuduğum bir geyik. 20 yıl önce Taylanda’da “İngiliz/Alman/Amerikalı/vs … vs … kızlar şöyle kötü, böyle kötü ama Tay kızlar çok iyiler” geyiği dinler, sonra Tay erkeklerden de “Tay kızlar şöyle kötü, böyle kötü” geyiği dinlerdim. Her ülkede, o ülkenin ilişkiler konusunda kaybeden erkek ve kadınlarının, evrensel bir geyiğidir bu. Türkiye’de insanların çoğu yurt dışına çıkmadığı ya da İngilizce bilmediği için, Türk kadını / erkeği versiyonunu eşsiz sanıyorlar.

Kadın ya da erkek, böyle düşüncelere sahipseniz, bunlar sizin kendi ruhsal durumunuzla ilgili belirtiler, acı gerçek ya da büyük bir cinsel pazar bilgeliği falan değil. Hayır, sen iyi bir kız olduğundan kaybetmedin, erkekler düşman başına kadınları el üstünde tutmuyorlar.

Ya sen? Sen de tüm erkekler sadece sikip atma peşinde olan domuzlar oldukları için değil, sen böyle erkeklerden başka erkeği görmediğin için o erkekten o erkeğe hırpalandın. Erkeklerin çoğu, iyi bir kız bulup sevgili olma peşindeler.

Şimdi kadınlara bunu dediğimde hemen hepiniz bunun böyle olduğunu biliyor olmalısınız ama tersinin de doğru olduğunu duyduğunuzda ne hissediyorsunuz? Yani siz, iyi bir erkek olduğunuzdan kaybetmediniz, kadınlar düşman başına erkekleri el üstünde tutmuyorlar. Ya da kadınlar manipülasyon ile, dırdır ile, psikolojik şiddet ile erkeğin parasını, ruhunu ele geçirip onları köle yapmaya çalışan şeytani yaratıklar değiller. Sen böyle kadınları buldun, başka kadını gözün görmedi. Kadınların çoğu da, saygı duyabilecekleri ve sevebilecekleri bir adam bulup sevgili olmak istiyorlar.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

 

Pozitif cinsel gerilim konusu yine yeniden

Bir kadınla olan buluşmalarınızın duygusal ve cinsel bir yakınlığa gitmesi için gerekli en önemli şeylerden birisi, aranızda bir pozitif cinsel gerilimin oluşması. Bu pozitif cinsel gerilimi yaratma süreci ise genellikle erkeğin aktif olarak yönettiği ve kadının da istekli olması gereken bir süreç. Yani eğer siz bu adımları atmazsanız, çoğu kadın bu adımları sizin yerinize atmaz ya da başlatmaz. Ama çoğu kadın, bu adımları atmaya sizi teşvik eder ya da sizin bu adımlarınızı engeller.

Günümüzde maalesef çoğu erkek, kızı ürkütme ve kötü çocuk görünme korkusu ile sıfır pozitif cinsel gerilim yaratıyor ve her ne kadar altın günü tayfası teyzelerin takdirini kazanan birer efendi çocuk olsalar da kızlarla aralarında pek bir şey olmuyor. Ya da daha da beteri, kadınlar konusunda yaşadıkları hüsranın negatif enerjisini masaya getiriyorlar ve negatif cinsel gerilim yaratıyorlar, saldıray / abazan, kaba, düşük sınıf bir konuma düşüyor.

Pozitif cinsel gerilim bir erkeği maskülen, seksi ve elde edilmesi görece zor biri yapar ya da en azından öyle gösterir. Kadınlarda cinsel ve duygusal arzuyu ateşler, aranızdaki süreci daha heyecan verici yapar. Aranızdaki iletişimin bir duygusal bağa dönüşmesine yardımcı olur. Pozitif cinsel gerilim, bir kadınla iletişiminizin cinsel yakınlığa dönüşmesi için gerekli olan, “paylaşılan ortak duyguyu” yaratır.

Paylaşılan ortak duyguyu bir deneyle açıklayayım. Araştırmacılar, ilk defa buluşacak olan çiftlerin bir kısmını taş bir köprüde, bir kısmını da asma, sallanan bir köprüde buluşmaya yönlendirmişler. Taş köprü stabil, herhangi bir heyecan ya da korku yaratmıyor. Asma köprü ise, sallandığı için heyecan ve korku yaratıyor. Araştırma sonucunda, asma köprüde buluşan çiftlerin ikinci buluşmaya gitme oranlarının, taş köprüde buluşanlara göre çok daha yüksek olduğunu bulmuşlar.

Bu duyguyu, kızı bir aktiviyeye götürerek de sağlayabilirsiniz ama standart bir kahve ya da yemek buluşmasında, konuşma ile yapmanız gerekir. Fakat konuşma ile pozitif cinsel gerilim, cinsel içerikli şaka ve yorumlarla yapılmaz tabii ki. Pozitif cinsel gerilim, doğru tip espri anlayışı ile yaratılır.

Doğru tip espri anlayışı genellikle, doğru yer ve zamanda, şaka yollu sataşmadır. Şaka yollu sataşma, sizin bir kadına şaka yollu sataşma cesaretinizin olduğunu, onun güzelliği ya da kendi arzularınızın etkisi ile kaygıya ve korkuya savrulan, onay arayışına giren muhtaç bir erkek olmadığınızı gösterir. Daha da önemlisi, sizin kendi zihninizi bu tür zayıf modlardan uzak tutar.

Şaka yollu sataşma cesareti, aynı zamanda sizin bir kadınla buluşmasına aşırı yatırım yapmak zorunda olmayan yani kadınlar tarafından tercih edilen bir erkek olduğunuzu ima eder. Aslına bakarsanız, bu tip bir pozitif cinsel gerilim, sizin elinize kadın eli değmemiş olmasına rağmen, yeterince çekici ve kadınlar konusunda bolluk içinde biri olduğunuza işaret ederek, tecrübesizliğinizi örtebilir.

Doğru tip espri anlayışının çekiciliğinin önemli bir kısmı cesaret ise, önemli bir diğer kısmı da zeka gösterisidir. Kadınlar, erkeklerde zekayı çok çekici bulurlar ama kadın erkek ilişkilerinde zekanın espri yeteneği ve anlayışı ile sinyallenmesi çekicidir. Yani sizin roket mühendisi olmanız, kafadan 10 rakamlı sayıları çarpabilmeniz ya da masaya yüksek IQ test sonucunu koymanız cinsel çekim yaratmaz, espri anlayışınız yaratır. Birçok zeki erkeğin, asosyallik veya sosyal kaygı nedeniyle, espri yapabilecek biri iken esprili olamaması büyük tahlihsizlik aslında.

Doğru espri anlayışı da, birçok insani yetenek gibi, pratik ile geliştirilebilecek bir şey. Bir insan 180 IQ’ya sahip diye yıllarca eğitim alıp, pratik yapmadan soyut matematik profesörü olamadığı gibi, yıllarca pratik etmeden doğru espri anlayışını geliştiremez. (Tabii doğru espri anlayışı soyut matematik olmadığı için, yıllarca derken 1-2 yıldan bahsediyoruz, 10-15 seneden değil).

Doğru espri anlayışının en önemli şeklinin, kadınlara şaka yollu sataşmak olduğunu söylemiştik. Burada dikkat etmeniz gereken şey, bu sataşmanın kaba, medeniyetsiz, acımasız ve aşağılayıcı şekilde olmaması. Yaptığınız espride bunlardan biri varsa, yaratacağınız şey negatif aseksüel gerilim olur.

Eğer espri yapacağım diye kadını kaba ve acımasız bir şekilde alaya alırsanız, bu komik olmaz ve sizi oldukça kendine güvensiz biri olarak gösterir. Yanlış espri anlayışı sizin ERKEK ADAM olduğunuzu değil tam bir kaybeden olduğunuzu gösterir.

Mesela şu gerçek online örneğe bakalım. Kızın profilinde şu yazıyor:

Eğer sadece seks arıyorsanız aradığınız ben değilim. Önce arkadaş olalım beyler!!! Adem, Havva’n burada …)

Burada kadın bir taşla iki kuş vurmaya çalışıyor. Hem Fuckboy arkadaşlara gelmeyin diyor, hem de fuckboy görünmeyeyim, zararsız görüneyim diye yırtınan efendi adamların daha bir efendi olarak kendilerini elemelerini sağlıyor.

Diyalog şu:

Erkek : Selam. Demek cennetten atılma sebebim sensin. Ama sen şimdi tabii tüm suçu yılana atacaksın …

(Yarım saat kadar sonra)

Kadın: Hahahahahaaaa … Evet o benim.

Erkek : Bana cennette bir yaşama mal oldun kadın … O zaman bana bir buluşma borçlusun. Kahve mi, bira mı?

Kadın: Bira ?

Bakın burada beta tuzağına düşmeden esprili bir şekilde buluşma (arkadaşça olmayan, date olan) konusuna giriliyor.

Bir başka örnek.

Kız: Evli falan değilsin İnşallah?
Erkek: Aman diyim, daha iki muhabbet ettik hemen evlilik lafı açtın! Benim önce seni tanımam lazım ?
Kız: Ben evlenmek için ciddi birini arıyorum.
Erkek: Hımm, o zaman gizli aşık kadrosu boş mu? Ben oraya başvurayım. Umarım CVimde göreceğin tecrübe ve yetenekler yüz yüze bir mülakat yapmamızı sağlar.

Burada kadının olayı fazlaca arkadaşlığa çekmesine izin vermiyorsunuz, baştan fazlaca ilişki moduna çekmesine izin vermiyorsunuz. Bunu da kabalık yapmadan, espri ile yapıyorsunuz.

Birçok erkek burada kızın arkadaşlık, ciddi ilişki isteğine bakarak, efendi erkek moduna girer ve sıkıcılaşır. Yine birçok erkek, “ben sekiz istiyom, sekiz olmadan beni kullanacaksın, beta öder yapacaksın” modunda negatif gerilim yaratır. Ya da fazlaca saldıray olur, hızlıca cinselliğe gitmeye çalışır.

Şaka yollu sataşmanın en kolay şekli, kadının söylediklerinden eğlenceli – ukala cevaplar üretmektir. Tabii bunu yapabilmeniz için öncelikle kadını dinliyor olmanız lazım. Birçok erkek gibi ne söylesem de etkilesem diye, iletişimi dinleyemiyor durumda olmamanız lazım.

Örneğin kızla yeni tanıştınız ve kız size “spor salonuna gideceğim” dedi. “Benim gözüme güzel görünmek için çalışmaya şimdiden başladın ha?” demek, şaka yollu sataşmadır. “Bu çok güzel, sporu sakın aksatma” diye ekleyebilirsiniz.

Kadın size “aman Allahım çok ukalasın” gibi bir şey söylerse özür dilemeyin. Çünkü kadınlar bunu genellikle sizin gerçekten dominant bir erkek olup olmadığınızı, en küçük karşı çıkmasında hemen geri vitese takıp takmayacağınızı test etmek için yaparlar.

Bunun yerine ona “İltifatın için teşekkür ederim” diyebilirsiniz.

Şimdi tam bu noktada belirtmemiz gereken bir şey var. Espri, esprili şekilde sataşma, kaba ve aşağılayıcı olmasanız bile risklidir. Espri risktir, arkadaşı oynamak risk içermez. Bu nedenle de birçok erkek esprili şekilde sataşamaz zira bu riski göze alamaz. Ama risksiz diye oynadıkları arkadaş oyunu da kendilerini bir yere çıkarmaz.

Hayatınızın tamamını bu tür bir espri anlayışı ile doldurmanız çok önemli. James Bond’u düşünün. James Bond, durum ne kadar zor olursa olsun her zaman söyleyecek eğlenceli – ukala bir şey bulur. Her zaman kontrolü elinde tutan ve kendine güvenen bir erkektir. James Bond’un daha yeni tanıştığı bir kadınla nasıl konuştuğunu, kinaye ve ince zeka kullandığını hatırlayın.

Bu tip bir espri anlayışı kadınla (ve aslında herhangi bir kişi ile) aranızdaki iletişimin eğlenceli olmasını sağlar, tuzu biberi olur ve her şey için strese girmenin ne kadar anlamsız olduğunu anlamanızı sağlar. Bu ise sizi daha da seksi yapar.

Bir başka deyişler, bu tip bir espri anlayışı sizin ERKEK ADAM olmanıza yardımcı olur. Pozitif cinsel gerilim yaratan doğru espri anlayışını pratik ettikçe, kendine güvenen duruşunuzun sonucu olarak, bu kabiliyet sizde doğal hale gelecektir.

FAKAT, önemli bir uyarı yapmam gerekiyor.

Pozitif cinsel gerilim yaratmak üzere kullandığınız şaka yollu sataşma, doğru espri anlayışı, çorbanın tuzu, biberidir. Birçok erkeğin bu kavramı öğrendiği zaman yaptığı en önemli hata, tuzluğu ve biberliği açıp, içinde ne varsa çorbaya dökmektir.

erkekadam.org sitesinde, YouTube kanalında ve Patreon’da yorumlamam için gönderilen mesajlaşma ya da sözlü diyalog metinlerinde en çok gördüğüm hata, doğru espri anlayışının bokunun çıkarılması.

Kadın efendi erkek olduğumu görmez, beni onaylamaz korkusu ile sıfıra yakın espri ve sataşma ile, etkileşimi mülakata çeviren ve sıkıcı olan bir adam ne kadar kaybederse, işi tamamen espriye ve eğlenen ustalığa vuran adam da o kadar kaybeder.

Bunun matematik bir formülü yok ama bir kadınla iletişiminizde, doğru espri anlayışını, sataşmayı yani eğlenen ustalığı, %30 seviyesinde tutun. Eğer bu seviyeyi fazla geçerseniz, karizma ve çekici değil, sulu ve cıvık olursunuz. Kadın sizden birkaç nedenle, tüm bu nedenler ayrı ayrı çok kötü iken hep bir arada çalıştığından, hızlıca soğur:

Birincisi, dediğim gibi karizma değil, cıvık görünürsünüz. Yetişkin bir erkek gibi değil, oğlan çocuğu gibi görünürsünüz.

İkincisi, kadını ciddiye almıyor gibi görünürsünüz. Kısa süreli ilişki arayan kadınların bile çoğu sizden diğer iki nedenle soğur ama o piyasada belki belki iş yaparsınız. Ciddi ilişki konusunda ise bu hata her zaman ayağınıza sıkar.

Üçüncüsü ve bence en önemlisi, yarı yarıya ya da daha fazla espri, eğlenen ustalık, sizin kadını eğlendirerek onun onayı peşinde koşmanız, kadınla olmak için aşırı kasmanız demek. Bu da sizin değersiz ve ancak soytarılık ile bir şeyler başarmaya çalışan biri olduğunuzu gösterir.

Dördüncüsü, espri yapacağım diye kasarken, kızın konuşma yemlerini kaçırırsınız ve oldukça sığ, bir bağ yaratmayan, akılda kalmayan ya da çok kötü bir şekilde kalan yazışmalara ya da buluşmalara imza atarsınız.

Beşincisi, espri risktir ve ne kadar çok espri yaparsanız, yanlış bir şey söyleme ihtimalini o kadar arttırırsınız. Efendi erkek, iyi çocuk, bu riski göze alamadığından espri yapamaz, aptal olduğundan değil. Ama eğer espriyi abartırsanız, gereksiz risk alırsınız.

Maalesef ben birçok etkileşimde bırakın %50-%60 gibi ciddi itici olabilecek bir oranı, neredeyse %100 espri kasmayı görüyorum. Kız bir şey söylüyor, adam “eki eki” diye espri. Kız başka şey söylüyor yine espri. Kız 10 mesaj atsın, 10 mesaj espri kasıyor. Buluşmada kız ne söylerse, espri kasıyor. Sonra da en çok karşılaşılan ve sorulan soru: “bu kız bana niye görüldü attı, engel attı?” ya da “neden ikinci buluşma olmadı?”

Az önce dediğim gibi, efendi adamın espriden korkan (kıza espri yaparsam, şaka yollu sataşırsam beni onaylamaz, bana kızar, beni kaka çocuk sanar) diyaloğu, sıkıcıdır, içinde tuz ve baharat olmayan çorba gibidir. Doğru espri anlayışı, tuz ve baharattır. Çorbanın özü hala kızla birbirinizi tanımak ve bir bağ kurmak ama tuz ve baharat şart, bunu çorbaya atın diyoruz. Ama nedense bazı arkadaşlar, tuzluğun ve biberliğin kapağını çıkarıp, tüm tuzu ve biberi çorbaya döküyorlar!

Örneğin sitede bazı yerlerde, kadının size sorduğu her soruya mulakat yapar gibi cevap vermeyin, arada bir tahmin oyunu oynayın tavsiyesi veriyoruz ki bu da pozitif cinsel gerilim yaratacak, doğru espri anlayışının bir parçası. Ama bu tavsiye nedense “kadının hiçbir sorusuna direkt cevap vermeyin, bir soruya bile direkt cevap veren beta olsun, kurt kapsın” gibi algılanıyor ve kadının her sorusuna “tahmin et” diye yanıt veren facia mesajlaşmalar görüyorum ? Bu da mesela, tuzluğun kapağını söküp, içindeki tüm tuzu çorbaya boşaltmak gibi bir şey.

Bir başka örnek de neg. Neg, PUA camiasında Mystery tarafından yaratılmış bir terim ve dolaylı olarak kadınların içindeki güvensizliğine hafifçe dokunarak özgüvenlerini sarsmak için tasarlanan iltifata denir. Neg kız ukala tavırlar içindeyse ve genellikle erkek yalakalığından başka bir şey görmeyen 8/10 ve üstü kızlara uygulanır ve hakaret içermez.

Ama bazı mesajlaşma ve buluşma konuşmalarında, neg’in bokunun çıktığını görebiliyorsunuz. “O kocaman kolye o kıyafete gitmemiş” diyebilecek iken “o kocaman kolye, kocaman vücudunla çok uyumlu” derseniz, hakaret etmiş ve tokadı da hak etmiş oluyorsunuz.

Son olarak pozitif cinsel gerilim, doğru espri anlayışından başka şeylerle de yaratılabilir. Mesela ikinizin de zevk aldığı bir deneyim. Yani kızı latin dansına götürürseniz ve kız dans edemezse kendisini kötü hisseder. Kızı bowlinge götürüp, hiç oynayamadığını görünce maçı eğitime çevirmek pozitif cinsel gerilim yaratır, kızı ezici bir şekilde yenmek ise embesilliktir.

Gülümseme, doğru miktarda göz teması, hafif dokunuşlar da pozitif cinsel gerilime giden ama abartıldığında sizi embesil ile sapık uçlarında birine çevirecek şeyler. Dediğim gibi, pozitif cinsel gerilim yaratan şeyler, miktarına göre lezzet ya da zehir olabilir.

Bitirmeden şunu da ekleyeyim. Pozitif cinsel gerilim bir kimya yaratma mucizesi değil. Bazı kadınlar hatta çoğu kadın, pozitif cinsel gerilim yaratsanız bile sizden hoşlanmayacaktır. Yani siz esprili olabilirsiniz, gülümseyebilirsiniz, doğru dozajda pozitif cinsel gerilim katabilirsiniz ama, kadın eğer size karşı “hayırcı” ise, onda kimya yaratamazsınız. Pozitif cinsel gerilim ile evet diyebilecek kadınların topuk topuk kaçmasını engellersiniz, %100 olmasa da, “belkici, olabilirci”kadınların evetçi olmasını sağlayabilirsiniz.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

 

Nişanlım evlenmeden ev almadım diye sorun çıkarıyor – vaka çalışması

Mahmut Abi merhaba. Nişanlım ve ben 29 yaşındayız ve gayet güzel giden bir ilişkimiz vardı. Önümüzdeki 2 ay içerisinde evlenecektik ama daha önceden de ilişkiye ara vermemize neden olan bir sorun tekrar gündeme geldi ve bu konuda tartışma yaşadık. Konu, benim bir evimin olmaması.

Türkiye’de 20’li yaşlarında ev sahibi olmak zor. Her zaman zordu. Ben ilk ev aldığımda çocuğum doğmuştu, 33-34 yaşındaydım, tüm arkadaşlarım ve bildiğim diğer insanlar gibi, evlenince kiraya çıktım. Gerçek hayatta bir kere bile, “evin yok” diye sorun çıkaran kız görmedim. Bunun sorun olabileceği, şu sitede soru cevaplamadan önce aklıma gelmezdi. Bu tip kızları ilk defa burada bana yazan erkeklerden duydum ve aşırı derecede anormal, azınlık, evlenmek için seçilmemesi gereken kızlar olduklarını düşünüyorum.

İstanbul’da yaşıyoruz ve ikimiz de çalışıyoruz. Kira ödeyerek yaşayacağımız bir ev halihazırda mevcut ve evlilik sonrası için eve eşyalar alınıyor şu an.

“İkimizin de işi var, ilerde çalışıp alırız, şu an almamız imkansız” diyorum, “durumumuz ve imkanlarımız sınırında hareket etmeliyiz” diyorum. Bunları dememe rağmen dün yine kavga çıkardı. Bir arkadaşımızın evi olması üzerinden tartışmaya başladık ve bana karşı ağır kelimeler kullandı.

Bir kere senin 29 yaşında bir kadına bunları anlatman, kendini açıklaman çok saçma. İkincisi, böyle saçma sapan bir nedenle ilişkiyi ara vermeye süren, nişandan önce tartışmalar çıkaran kadın ile iyi bir ilişkin olduğunu nasıl düşünüyorsun anlamış değilim.

Bu kızla evlenme. Bu nedenle sana ağır şeyler söyleyen kızla evlenme.

“Cesaretli olamadık, evleniyoruz ama şansa” dedi.

Cesaretli olamadık dediği, “benim için ağır borç altına girmedin” demek. Bu kız sana o evi aldırır, boşanır ve o evi de senden alır, haberin olsun.

“Kızdaki (evlenen arkadaşımızın karısı) şans benim yüzüme bakmadı. Ev yok ortada konuyu açmadan her şeye kafamı mı sallayacağım , Sen diyorsun ki kusurumu eksiğimi yüzüme vurma. Sen de birikim yapabilirdin , 30 yaşındasın 30 biraz birikimimiz olsaydı ev için çabalardık.”

Seni başkaları ile karşılaştırdığı için hiç acımadan, geri dönüşsüz at nişanı. Bu kız ya aptal ya da seni aptal sanıyor. Bu devirde babadan zengin değilsen ya da çok para kazanan bir azınlığa mensup değilsen, 20’li yaşlarda ev alamazsın. Bu her nesil böyleydi ama şu an çok daha zor.

Bu laflardan sonra ona ‘git o zaman evi olan birini bul benim imkanlarım bu’ dedim. O da bana ‘bana ikidir başkasını bul diyorsun bu lafları asla unutmayacağım .. ‘ diye söylendi.

Söylediğin şey aptalca ve tamamen kızın neden bu kadar kafana çıktığını gösteriyor. Sen, kızın çerçevesini yani sende ev olmadığı için eksik olduğunu kabul etmişsin, içselleştirmişsin. Kıza benden iyisini bul diyorsun.

İkincisi, kıza “beni terk et (o zaman)” demek, “ben sen bana ne yaparsan yap, ne dersen de, seni bırakamam” demektir.

Üçüncüsü, bu lafla haklı iken haksız duruma düşersin. Yapman gereken kızın kumaşının bu olduğunu anlamak ve kendin tamam mı devam mı kararı vermek.

Evliliğimize 2 ay kalmışken bütün güvenimi inancımı kaybettirdi ve onunla kuracağım evlilikte endişelerim var.

İyi olmuş, evlilikten bir sene sonra bütün güvenini ve inancını kaybettirse daha iyi mi olacaktı? Bazı takipçilerime söylüyorum, “Allah’ın ne ballı kulusunuz ki, köprüden önce çıkışı ısrarla kaçırsanız bile ısrarla köprüden önceki son çıkış gönderiyor”.

Kadının kafasında ev talebi hep var inkar etse de ‘önceliğim ev değil sensin’ dese de bu bir gerçek sanki.

Bence de gerçek sanki.

Yoksa 3-4 kere bu mevzu açılmazdı.

Kafam çok karışık ve ayrılmayı düşünüyorum çünkü bu konunun gelecekte de karşıma gelmesini istemiyorum. Siz ne düşünürsünüz Mahmut Abi?

Bu konu gelecekte karşına gelecek. O evi alacaksın, Fatma’nın kocası ona şunu almış, bunu almış diye başka şey gelecek. Onu almazsan kavga, alırsan daha fazlası. Hele bir de çocuk olursa gör, aman pardon beddua gibi oldu, umarım görmezsin.

Bu kızla evlenmeye kalkma. Şimdiden nişanı at. Bu kızın düzeleceğini falan da bekleme.

Bundan sonra da, bundan daha iyisini bulmak için kendi kafa yapını değiştir. Gördüğüm kadarıyla biri sana eksiksin dediğinde bunu sorgulamadan içselleştirmeye meyillisin. “Bu devirde kimin evi var, ne saçmalıyorsun” diyemiyorsun sanki. Eğer efendi adam eğilimlerin varsa, sürekli bu tip kadınlara kalırsın.

Tabii bitirmeden, kibarca düz adam diyeceğim elemanlar için söylemem gerekiyor. Bir kadın evlenmeden ev isteyebilir, kim istemez ki. Ama senin imkanlarına bakıp bunu 3-4 kere açmaz, arada belki iç çeker, belki keşke biz de alabilseydik der. Öyle bir kızı terk edin demiyorum ve bu kız öyle değil. Burada senin kız, seni sürekli rencide ediyor, senden daha önce bunun için ayrılmış, şimdi de ağır sözler söylüyor.

Konuyla alakalı olarak bkz Podcast – Modern, iyi kocalar ve erkeğe psikolojik şiddet uygulayan kadınlar cehennemi

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Instagram’dan tanışılan kızın seker bebek çıkması – vaka çalışması

Merhaba, ben 35 yaşında, iyi bir mesleği olan biriyim. Instagram’da 22 yaşında bir kızla tanıştım. 2 ay yazıştıktan sonra nihayet buluştuk. İlk buluşmamız arkadaş ortamına denk geldi.

Sevgiliniz olmayan kızla arkadaş ortamında buluşmamaya bakın. Etrafta arkadaşları varken ya da arkadaşlarınız varken, fiziksel ve duygusal hedeflerinize yaklaşacak adımlar atmanız hemen hemen imkansız olduğu için, buluşma boşa harcanır.

Buluşmadan sonra kızı evine bıraktım, arabadan inerken yanağımdan öptü. Gece de mesaj attı ve buluşmanın güzel olduğunu söyledi.

Arkadaş buluşmasını ve 2 ay çok uzun süre mesajlaşmayı saymazsak, buraya kadar iyi gidiyor gibi.

İkinci buluşmamız bir barda oldu. Barda eğlendik ve gece ikiye kadar sürekli sarıldık ve öpüştük. Gecenin sonunda evine bıraktım.

Dışarıda öpüştüğün kızı, “baş başa kalacağımız bir yere gidelim” diye hemen evine çağırman lazım. Gece ikiye kadar barda öpüşeceğinize, evde öpüşün. Evde yatay sporlara geçebilme ihtimalin var, barda hemen hemen hiç yok.

Kızı çağırmadıysan fırsat kaçmış, çağırdın ve gelmediyse onu bilemem.

Ertesi gün yakın bir akrabasının ölüm haberi geldi ve üzgün olduğunu söyledi. Ben de rahat bıraktım ve ne yapalım dedim. Yurt dışına gitmek istiyorum dedi, ben de okey dedim. Haftasonu tatil için Yunanistan’a gittik. Orada bana regl olduğunu söylediği için bir şey yapamadık.

Ya şanssızlık ya yalan.

Çok eğlendim ama regl olduğu için biraz soğumuştum. Gece sadece sarıldık ve biraz öpüştük.

Regl olması çok öpüşmenize ve hatta başka türlü sekse engel değil aslında.

Döndük ama biraz kırgındım.

Regl olmasına mı yoksa regl işi yalan diye hissettiğin için mi? Vermedi diye sinir olmak tamam ama kırılmak nedir?

Neyse, sonrasında birkaç kez buluştuk, hep soğuk yaptı. Ben de eksik olan şeyi yani seksi mesajlarımda açıkça dile getirdim.

Soğuk yaptı dediğin sanırım kız son noktaya hiç gitmedi. Pazarlıkla, lafla, ikna ile, dil dökerek, dilenerek, vs. seks yapamazsın. Kızın 2 aylık konuşma ve 3-4 buluşma ki biri yurt dışında (!), seks yapmadığını bir veri olarak alıp ona göre karar vermen lazım.

Kızla ara sıra mesajlaşıyorum ama buluşmaya ikna edemedim.

Bir kıza en fazla iki kere buluşma teklif edersin, buluşmuyor ise mesajlaşmayı bırakırsın. Eğer sen ona ulaşmadan o sana 2 kere ulaşırsa bir son buluşma şansı verirsin. Sen ise kızın peşinde koşuyorsun.

Bir iki kere gece çıplak fotoğraf ve video gönderip ilgimi çekmeye çalıştı, geliyorum deyince de paradan ibandan söz açınca olmaz dedim.

Oooo, kızımız sugar baby (şeker bebek) desene. Yani bundan zaten kız arkadaş olmaz ama paranın hakkını verecek olsa görüşebilirdin aslında. O gece o fotoğraflar tek bir şeker babacığa gitmedi muhtemelen. Parayı veren düdüğü öttürdü mü acep?

Babasıyla yazışmasını attı. Ev sahibi evden çıkarıp satmak istiyor şuan zor durumda kiradan dolayı.

Muhtemelen senden ve başka babacıklardan para koparmak için uydurduğu bir şey. Gerçek bile olsa senden ve başka babacıklardan para koparmak için paylaşıyor.

Yardımcı olurum dedim. Gerekirse ev satın alana kadar bende kalırsın kiraya faturaya karışmazsın dedim. 2 gün geçti ses yok.

Kız para istiyor, seninle kalmak değil.

Neyse nasıl iletişim kurayım nasıl davranayım anlamadım?

Kız şeker bebek ama en boktan olanından, yatmayanından şeker bebek. Eğer şeker bebek olayına tamam isen, yatanından şeker bebek bulsan daha iyi olur.

Bu cevabım üzerine arkadaş şunu yazdı:

Hiç para vermedim, vermem de. Sadece kızın karakterini ve davranışlarının nedenini psikolojisini merak ediyorum.

Tahmin ediyorum ki Yunanistan tatili %50-%50 olmadı yani muhtemelen para verdin ama farkında değilsin. Hem para vermene rağmen çokomel yemedin. Bölüştünüyseniz onu bilemem, hepsini ödediyse bordo berelisin. Ama tahimin doğru ise iki kere buluştuğun kızı pahalı tatile götürmek, para vermektir. Çokomel de yokken, çokomelsiz hem de.

Her neyse, bu tip kızlar her yaşta karşınıza çıkabilir ama özellikle 30 yaş üstünde bir erkekseniz ve 20-25 yaş arasında kızlarla etkileşime giriyorsanız karşınıza daha sık çıkar. Bazıları gerçekten alışverişin hakkını verirler. İşinizi biliyorsanız fena alışveriş de değildir. Böyle bir kızla hafif şiddet bir duygusal bağ da kurarsınız ama bu kulvarda koşan bir kızın sana aşık olduğunu, olacağını sanmak gibi bir hataya düşmemeniz lazım. Alışveriş olarak başlayan, alışveriş olarak devam eder. Pretty Woman fantezisine dalmamak lazım.

Bunların en tehlikeli olanları, başında çok az alan çok fazla veren, sonra aşamalı olarak artan şiddette para koparmaya çalışanlarıdır. Yaşınız ilerlemişse, yalnızsanız ya da genç ve güzel kadın ilgisine alışık değilseniz, bir tarafınız bu işte bir iş var diye bağırsa bile, 20’lik bir dilberin sunduğu hayale kapılmamayı beceremeyebilirsiniz.

Yalnış anlama, yaşın 20’lerinde bir kadının sana gerçekten aşık olamayacağı geçkinlikte değil. Ben kendim 37 yaşındayken 23 yaşında bir kızla sevgili oldum, sonra evlendim yani bu tür ilişkilerin hepsi şeker bebek – şeker babacık ilişkisi, sadece o şekilde olur demeyeceğim. AMA kızı internetten bulduysan, sana fazla para harcatıyorsa (Yunanistan tatilini sen ödedin diye tahmin ediyorum), üç beş yüz değil, daha yeni tanışmışken binlerce lira para istiyorsa, o kız altın avcıdır (gold digger), şeker bebektir (sugar baby). Şansına, bu amatör bir kızmış, daha çakalı çok daha beter oluyor. Bu nedenle de, eğer yalnızlık, geç kalmışlık, kadınsızlık psikolojisi içindeyseniz, bu kızlara bulaşmamanızı tavsiye ederim.

Bunlar sana değil, konu konuyu açtı.

20 sene önce Bangkok’ta yaşarken bu tür bir dalaverenin kurbanlarını çok duyardım, ara ara da görürdüm. Şimdi biraz önce baktım, hala dolu dizgin devam ediyormuş. 40 yaşında, 50 yaşında, boşanmış ya da doğru dürüst hiç kadın yüzü görmemiş adamların Tayland’a gelip, 22 yaşında, 23 yaşında bir güzelin aşk bombardımanı ve daha da dayanılmazı inanılmaz seks bombardımanı ile 100 binler kaybetmesi bilindik hikayedir, azıcık araştıran herkes görür. Ama işte o psikolojide adam, bu yalana inanmak istediğinden, bu dalavere yıllardır devam eder durur. Tayland’da bar kızlarına kapılan, bağı bahçeyi kaptıran Avrupalı dayıları görseniz, Türkiye cinsel açlığın zirvesi falan diyemezsiniz.

Bazen bu adamları dinlerken, onca para verdim, karşılığında hiçbir şey alamadım hikayesi dinliyorum ama içimden “yahu 1 ay, 3 ay, 6 ay belki bir sene hayatında yaşayamayacağın bir hayal yaşadın, aslında bayağı bir şey aldın”. Tabii 30 bin liralık hayale, 3 milyon ödedin yani dolandırıldın ama abiciğim bu kızlar hayal ticareti işindeler, ürünleri aşırı pahalı sadece.

Bu arada kısmetse yakın zamanda, Patreon’daki Mahmut Abi’den hikayeler bölümünde, Tayland yıllarında bir İngiliz beyefendisi Edward ile Alexis Zorba The Greek (ben oluyorum) hikayesini, çok beyefendi bir adamın yanlış arkadaş seçiminin hikayesini anlatacağım 🙂

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Sevgili gibiyiz ama sevgili değiliz – Vaka çalışması

Mahmut abi selamlar. 5 ay önce benimle tanışan kızla sonrasında ilişki kurduk. Sevgili gibiydik ama sevgili değildik.

“Sevgili gibiyiz ama değiliz” cümlesi aklınızdan geçtiği anda durup bir ben ne yapıyorum demeniz lazım. Özellikle de 5 ay bir süre geçmişken bunu söylüyorsanız. Sevgili gibiyiz ama değiliz, genellikle sizin uydu erkek / friendzone olduğunuza, sizin size karşı cinsel ve duygusal isteği olmayan ya da çok düşük bir kadının yörüngesinde döndüğünüze işarettir.

Tamam, özellikle gerçek hayatta, sosyal çevrede yeni tanıştığınız bir kızla sevgili olmadığınız ve arkadaş gibi olduğunuz bir dönem olur. Ama bu dönem belki 2-4 hafta sürer, aylar sürmez ve cinsel gerilim artarak nihayetine erer.

Birbirmize kanka diye hitap ediyorduk ve bu benim için çok bi sorun değildi.

Muhtemelen kız seni kanka olarak görüyor, sen ise fazla duygusal yatırım yapmış vaziyettesin. Zaten “sevgili gibiyiz ama değiliz” her zaman şöyle bir gündüz düşünün başlangıcıdır: “Sevgili gibiyiz ama değiliz AMA abi bir gün olabiliriz, tutmaz ama ya tutarsa, bir umuttur maymun eden … pardon yaşatan insanı değil mi abi?”

Tabaklarım olduğu için bu kızı da iyi vakit geçirdiğim kızlardan biri sayıyordum.

Umarım tabaklarım dediğin bundan hallicedir. Çünkü burada beş kızın uydusu olup da beş tane tabağı olduğunu sanan adamlardan çok görüyorum. Kıza karşı sevgili arzun olmasa, iyi vakit geçirdiğin halde bir kızla kanka takılman sana zararlı ama sen üstüne bir de kıza duygu besliyorsun. Onun sana beslemediği bariz zira o da sana karşı beslese, 5 aya ateş artı barut çoktan patlardınız.

Günler geçtikçe yakınlaştık ve bu olayın adı ne olur konusunu konuşmaya başladık.

Bu konuyu kim başlattı acaba ?

Ben uzatmadan benimle çıkar mısına getirdim konuyu.

Çıkma teklifi, açılmak pişmanlıktır. 5 ayda bir şey olmamış, olmayacağı bariz. Yörüngeden sessizce, onurunla çıkıp gitmek varken, illa saçmalamak niye? Hayır bir de sessizce çıksan ve ısrarla gitsen, kızın seni isteme şansı da daha fazla (ama sessizce çıkmayı kaçan balık büyük olur, kaçan kovalanır etkisi için değil, blöfsüz yapmanız lazım).

O da hayatının değişeceği bir yıla girdiğini ve bu durumun onu olumsuz etkileyebileceğini, ailesinin karşı olduğunı o nedenle ad koymaktan çekindiğini söyledi. 

Uydusun sen uydu kal, tut dedi mavi topları, uydusun sen uydu kal, uydusun sen uydu kal.

Okey deyip devam ettim.

Neye, mavi toplara mı?

2 ay önce beni yeterince sevemediğini aklının karışık olduğunu, ailesinin hayatında erkek mi var bu yılda diye baskı yaptığını söyleyerek benle flört etmeyi bıraktığını uzun bir yazıyla dile getirdi.

Beklenen son.

Ben de tamam deyip geçtim ve no contacta başladım.

Next. No contact eski sevgiliye olur. Bu sana 3 kere ulaşmadan, sen buna ulaşmazsın ve buluşmazsın. Tek istisnası, kendisi seninle buluşmak isterse bir şans daha kazanır.

1 hafta sonra pişman olduğunu ve bana aslında bağlandığını söyledi.

Peşinden koşmaman işe yaramış. İlk defa yörüngeden çıktın ve ilk defa bir miktar çekici oldun.

Ben de bunların çok kabul edilemez olduğunu onu hemencecik hayatıma kabul edemeyeceğimi anlattım.

Buna hiç gerek yoktu, sen kız mısın ki zoru oynuyorsun? Hemencecik sevişirdiniz, neyi kabul etmiyorsun?

Üzerine %80-%20 konuşmayı başlatma kuralına uygun olarak konuşmaya devam ettik.

Ben burada mavi ekran verdim arkadaş. Hemencecik kaynaşmak ve er meydanı varken eskiden uydu olduğun kıza telefon arkasında dönen uydu mu oldun? Gerçi görüşseniz de kaynaşmama ihtimali yüksek ama bu daha beter.

Bir süre sonra gerçekten hayatına bakması gerektiğini söyleyen uzunca bir mesaj atıp benimle konuşmayı bıraktı.

Yahu nextten sonra Corey Wayne’in gay male girlfriend (gay erkek kız arkadaş) dediği şeye dönmenin manası neydi şimdi? Gerçi muhtemelen kızla buluşunca vuruşma, vuruşunca kaynaşma ihtimaliniz de yüksek değil ama bunun gereği neydi?

Ertesi gün kapalı olan instagramını açıp açık denebilecek bir paylaşım yaptı. gülüp geçtim.

Ve tekrar no contacta devam ettim. 1 ay geçti ve arayıp nasıl olduğumu sordu. Ben de iyi olduğumu ve başka bi kızla konuştuğumu söyledim. 

Kız sana gelsin ve kaynaşın istiyorsan, suratına başka kız çarpman ters teper. Bir daha sana ulaşmasın istiyorsan, yaptığın şey doğru bir şey olabilir.

Buna bozulduğunı ve üzüldüğünü söyledi. akabinde arayıp arayıp bu kız hakkında bilgi aldı. kıskandığını belli etti.

Arkadaşlar, kıskanma tek başına bir şey ifade etmiyor. Uydu yapan kızlar uydularını kıskanırlar, başka bir kızla olsun istemezler. Sadece kendi yörüngelerinde dönsün isterler.

Bende ufaktan yüz verdim yalan yok. Akabinde ben hiç aramadım.

Niye yüz verdin de yüz bulamadın mı? Şu ana kadar kaç kere yüz verip bir aldın, daha devam etme bence.

Bir kez daha arayınca konu biraz cinselliğe kaydı ve onu evime çağırdım.

Ya hep ya hiç ?

Geleceğim dedi. Sonrasında arayıp gelip gelmeyeceğini sordum.

Bunu sorman gerekiyorsa gelmeyecektir zaten.

İstemiyorum deyip yüzüme kapattı.

Gereksiz bir ya hep ya hiç olayı ama hiç olduğunu kabul edip bu işi burda kesmen lazım.

Ardından yine no contact ve yine hayatımda kız olup olmadığını sormalar. Bu sefer yoktu ve yok dedim. Sonrasında whatsapp üzerinden şakayla karışık küfürleşmesi sonucu konuşmayı tamamen bıraktım. no contact işe yaradı ama kızın amacı geri dönmek olmadı. Anlayamadım.

Kız eski sevgilin değil. Nereye dönüyor anlamadım. Ama garip davranmışsın. Bir kere 5 ay birinin yörüngesinde “sevgili gibiyiz ama değiliz ama belki oluruz” diye dönmen başından işleri toparlanmaz hale getirir. İkincisi, iletişimi kestikten sonra kızla görüşmek yerine kıza telefon uydusu olman çok absürt. Sonra kız var diye kıskandırmaya çalışman.

Bir kızla ilişkiye 1 ayda geçmiyorsanız, sevgili gibiyiz ama değiliz düşünceleri beliriyorsa, şapkanızı alıp gitme vaktiniz gelmiş demektir.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Hep teklif ettim, hep reddedildim, sonunda engellendim – Vaka çalışması

Abi merhaba. Çalıştığım iş yerinde çok az sayıda kadın var ve bu kadınlardan birine ilgi duymaya başladım.

Birçok insanın aynı iş yerinden partner edindiklerini biliyorum ama iş yerinden partner sıkıntılara gebe bir olay. Reddetse sürekli görüşüyorsun, bırakman zor olabilir. Aranızda ilişki olsa ve ayrılsanız bu sefer yine yüz yüze bakıyorsunuz. Sizin unutamamanız dert, onun unutamaması ayrı dert.

O da bana yakın davranmaya başlayınca, benimle bir ilişkiye istekli olduğunu düşündüm. Birgün onu dışarıda bir şeyler içmeye çağırdım. Kabul etti ve iş çıkışı gidip bir şeyler içtik. Sonra tekrar edelim dediğimde, tekrar buluşmaya sıcak değildi ama yine de biraz uğraştım mı dışarı çıkıyordu.

Yakın çevrende olan bir kadının sana sıcak olmasının sebebi arkadaşlık mı, yoksa duygusal ilgi mi, anlamayabilmen zor. Ayrıca hayırdan anlamayıp ısrar etmen, seni itici yapar. Seninle çıkıyor olsa bile itici yapar.

Aslında istekli olmama sebebinin, iş yerinde dedikodumuzun çıkma ihtimali olduğunu söyledi. Sürekli mesajlaşmaya başladık. Yardım istediğinde, beni çağırıyordu ve gidiyordum. Her şey güzel gidiyordu.

Şu ana kadar anlattıklarından, neyin güzel gittiğini anlamadım. Neticede seviştiniz mi?

Ama her çıktığımızda ona teklif ediyordum, o ise teklifimi reddediyordu. Bu beni çok kötü etkilemeye başladı.

Şimdi bir dakika. Sen her çıktığınızda kıza çıkma teklif ediyorsun ve reddediliyorsun sanırım. Bunun “her şey güzel gidiyor” denilecek bir şey olduğunu nereden çıkardın? Sürekli açılıyorsun ki açılmak pişmanlıktır. Sürekli reddediliyorsun. Seninle buluşmaya geliyor diye “bir umuttur maymun eden insanı” modunda yaşıyorsun sanırım. “Buluşmaya geliyorsa bir ihtimal vardır” diyerek yaşıyorsun.

Abi ben 30 yaşındayım ve ilk defa bir kadınla bu kadar yakınlaştım. Kız 25 yaşında bu arada.

Bu yaşa kadar neden böyle aç kaldın?

İkinci buluşmada arabada 2-3 kere uzun uzun öpüşmüştük.

Neticede sevişmemişsin ama yiyişmişsin. Bu da tabii seni hayal dünyasına fırlattı. Sürekli efendi adam modunda peşinde koşarak kızı soğuttun. Buradan anladığımız, kızın başta ilgisinin olduğu. Sen belki fazla onay peşinde koştun, fazla nazik davrandın. Kızın peşinden koştuğun zaten bariz, sürekli teklif ediyorsun. Bunlar en hoşlanan kadını bile soğutma gücüne sahip davranışlar.

Yapman gereken, buluşma ayarlamak ve bir iki kere yoklamak için kızdan daha fazla mesaj atmana rağmen, ilişki hızı olarak kızdan bir tık yavaş gitmekti. Sen bir kadına, kadının sana düştüğünden fazla düşersen, kadının sana düşmesini engellersin.

Benim ailem çok muhafazakar, ben de yakın zamana kadar öyle olduğum için daha önce bir kadınla bu kadar yakınlaşmamıştım.

Çok muhafazakar insanların erkenden evlenmesi lazım. 27-28 yaşına kadar muhafazakar yaşamışsın. Evlilik öncesi yakınlaşmaya karşı olabilirsiniz ama 27-28 yaşına kadar seks yapmadan yaşamanız hem doğal değil hem de çok zor. O nedenle eğer evlilik hariç yakınlaşma olmuyorsa, evlenmeniz lazım.

Bir süre sonra beni üzmek istemediğini, her buluşmamızda beni reddettiği için kendini çok kötü hissettiğini ve beni hak etmediğini söyledi.

Benden uzak durun kibarcası.

Ben ısrar ettim abi. Bana benden uzak dur demeye başladı.

Bir insanı önce kibarca reddedersin ama kibarca hayır denilmesinden anlamıyorsa, o insana karşı kabalaşmak gerekir.

O uzak dur dedikçe ben daha fazla yaklaşmaya çalıştım.

Kaygılı bağlanan insanların trajedisi de bu. Uzaklaşma gördüklerinde, otomatik olarak yapışıp, sarılıp bırakmama davranışlarına başlıyorlar. Aslında uzaklaşanın uzaklaşmasına izin verseler olabilecek şansı ise, bu şekilde çöpe atıyorlar.

Senin temel problemin, en ufak uzaklaşma sinyallerini, hatta uzaklaşma sinyali bile olmayan sinyalleri aldığında, otomatikman daha da yakınlaşmaya çalışman. Önce ufak ufak başlayan bu davranışların, kızın bu davranışlar ile ufak ufak daha fazla soğumasına ve senin de daha fazla yapışmana neden olur. Bu yapışmayı davranış seviyesinde kesmezsen, bu soğuma – yapışma döngüsü çığ gibi büyür ve “ben seni hak etmiyorum” ile başlar, engellenmene kadar gider.

O kadar üzgün hissediyordum ki, hafta sonları şehir dışında kırlara gidiyor ve oralarda hüngür hüngür ağlıyordum.

Aşkından kırlara düştüm, vicdansız Sabuha. İster kırlarda ister çöllerde ağla, ister yatağına kıvrıl ağla. Ama bu kıza yakınlaşmaya çalışmayı bırakmadığın sürece düşmen durmayacak. Bana danışanlara hep dediğim bir şey var. Gidin helada hüngür hüngür ağlayın ama kızdan uzak durmayı bilin, yine de güçlenirsiniz. Uzak duracak duygusal gücü ve davranış kontrolünü bul, hergün rıhtımda pardösü ile denize karşı ağla önemli değil.

Artık ruh gibiyim. Kimseyle konuşasım gelmiyor, dalıp gidiyorum.

Böyle hissetmene rağmen insanlarla sosyalleşmeye çalışsan, dalıp gitmeye karşı durmaya çalışsan, iyileşmeye de başlarsın.

Bu kızın beni her reddetmesine tecrübe olarak baktım …

Hayır! Bu bahaneyi çok duyuyorum. Zayıflığın tecrübesini tekrarlamak sizi daha güçlü değil daha zayıf yapar. Tecrübe etmen gereken şey, güçlü durup seni istemeyenin peşinden koşmaya karşı durmandı. İnsan kendiliğinden, karşı koyamadan yaptığı şeyi (kıza açılıp durmak) yapa yapa güçlenmez. Dürtüsel olarak yapmak için yanıp tutuştuğu şeyin baskısına karşı durarak güçlenir.

… ve onu duymazdan geldim.

Biraz centilmen olun arkadaşlar. Karşınızda bir insan var, kendi istekleri ve ihtiyaçları var. Size hayır diyorsa, sizden bir şey istiyorsa, bunu görmezden gelmeyin. Kızın tercihlerine zerre saygın yok, kıza resmen “sikerim senin istememeni, ben istiyorum, ben üzülüyorum, tek önemli olan bu” diyorsun. Efendi adamlara bundan tırnak içinde “iyi” çocuk diyorlar. Bunda iyi tek bir şey yok. Tamamen bencil, narsist bir davranış bu.

Simp nedir, kime denir yazısındaki şu bölüm çok önemli:

“Klasik olacak ama olay sadece sevgi olsa, karşınızdaki insanın sizi bırakma, sizi kabul etmeme kararını kabul edip o kişiden uzak durursunuz. Ama o kişiye yaptığınız aşırı yatırım, karşılığında hissettiğiniz aşırı uyarılma ve dopamin yani bağımlılık sizi bunu yapmaktan alıkoyuyor.

Yani kısacası simp aslında kendi bağımlılığına, sabitlenmiş takıntısına odaklanmış bir insan. Arzu öznesi olan kişiye duyduğu ilgi sevgi değil bağımlılık. Karşılık görmeden yaptığı yatırım, sürekli düşünme, hayal, vs. ile yarattığı aşırı uyaran – dopamin ortamı içinde düştüğü bir bağımlılık.

Simp karşılıksız ilgisini, karşılıksız fedakarlıklarını, kendi duygusal ihtiyaçlarını karşılamak için yapar. Simp kendi duygusal ihtiyaçlarını doyurmak için sürekli fedakarlık yapar, almadan verir. “Benimkisi trajik bir aşk”, “seni benim kadar seven olmaz”, “senin için her şeyi yaptım/yaparım” romantikliği içinde kendisini iyi hisseder. Ama bu sevgi değil, açlıktır.”

Burada hemen sonra senin durumunun çözümünü de yazılı:

“Simp olmaktan kurtulmanın yolu, bu açlığınızı, bağımlılığınızı doyurmayı bırakmaktır. Bunu yaptığınızda ortaya çıkacak olan yoksunluk sendromunun acısını yaşayıp, yoksunluk sendromununu bağımlılık yapıcıya hiç bulaşmadan atlatmaktır.”

Hep kendine bir haklılık çıkartıp kızdırıp işte sen böylesin demeye getiriyordu, sonra bi kaç kez sabredemeyip çok kötü ağız dalaşı yaşadık.

Kızın tek hatası, seninle buluşup durması. Canını sıkacağım ama bunu senin ilgini sömürmek için değil de, başta hoşlandığı için öpüştüğü erkek geri geri gelir, dönüştüğü saçma sapan simplikten kurtulur ve yeniden erkek olur diye çaresiz bir beklentiyle de seninle buluşmuş olabilir.

Ego yaptım, hırslandım ve daha da peşinden koştum.

Azıcık egon olsaydı “beni istemeyeni ben niye isteyeyim” derdin.

Bu şekilde 10 ay kadar süründüm.

Çok beah!

Bana “başka insanlarda tanıyacaksın”, “bu durumu unutacaksın” dedikçe kahroldum.

Doğru söylemiş ama seni tamamen ghostlasa daha iyi ederdi. Ama ghostlamadı diyelim, sen kendi esenliğini başkasının eline bırakamazsın. Senin bu kızdan tamamen uzak durman lazımdı.

Sonra beni her yerden engelledi.

Çok geç kalmış.

Normal mesaj açıktı, oradan “seni bir daha rahatsız etmeyeceğim ama seni hiç unutmayacağım” yazdım.

Şimdi arkadaşlar, biri suratınıza kapıyı çarpıp da kapıyı kilitlediğinde, “aaa bak bacayı açık unutmuş” diye oradan girmeye kalkmayın. İkincisi, yazdığın şey romantik değil, korkutucu. Kendine ve, veya kadına zarar veren adamlar, bu yazdığın kafadan çıkarlar. Böyle devam edersen polislik olursun.

Normalde birisine teklif edip ret yedim mi arkama bile bakmazdım, bu iş yerinde olduğu için mi bilmiyorum hep peşinden koştum hemde bütün gururumu yerler altına sererek. 

Bir kere teklif etme çocukluğunu acilen bırakman lazım. İkincisi, normalde zaten hemen herkes arkasına bakmaz, asıl maharet, duygusal olarak yoğun olduğun kadınla iletişimde, onurunu ve gururunu koruyarak devam edebilmek. Yoksa, o kadar hoşlanmadığına herkes alfa. Kendini geri çekebilmeyi, duygusal yatırımı kararında yapabilmeyi, istenmediğinde arkanı dönebilmeyi, asıl hoşlandığın kadına yapabilmen lazım.

Çok ilgi gösteriyordum, hep yanımda telefonumda olsun iletişim kopmasın istiyordum. Sonra sıkılmaya başladı ve ilgiye boğdum.

Olmaması için çok emek harcamışsın. Acı olan şey, kızın aslında senden hoşlanıyorken, zayıflıkların yüzünden hoşlanmamaya başlaması. Ama sanırım ne hata yaptığını biliyorsun.

Artık aynı iş yerinde değiliz. Uzak durmak istiyorum. Sosyal medyada takipte olduğumu anladığı an engelliyor.

Bakın arkadaşlar, stalklamayı bırakmadığınız sürece, sizden asla ama asla olmaz, olamaz. “Stalklayıp duruyorum abi, onu bırakamam sen bana başka tavsiyeler ver” diyen adamlara rastlıyorum. “Stalklayıp durduğun sürece sana hiçbir şey yardım edemez” diyorum.

Ulaşma, asla bilgi alma ve zorla da olsa kendi hayatına odaklan. Bunları istersen ağlaya ağlaya yap, ister meyhanelerde sürün. Bunları yaptığın sürece muhtemelen hızlıca iyileşirsin.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Çevremde çok kadın var diye göstermeye çalışmak

Kadınlarla tanışma konusunda tavsiye veren kanallarda 30 yılı aşkın süredir kavramlaştırılan bir olay var, “önseçilim” yani preselection. Sosyal kanıtın bir çeşidi olan preselection basitçe, bir erkeğin çevresinde onu seven ve sayan insanların, özellikle kadınların olduğunun, karşı cins tarafından görülmesi demek.

Birçok kadınlarla tanışma / başarı konulu kanal, kısa süreli ilişkiye odaklandığı için, önseçilimin dengede yapılması gerektiğinden bahsetmiyor. Bu nedenle de uzun yıllardır, önseçilimin bokunu çıkardıkları için büyük sorunlar yaşayan erkeklerle karşılaşıyorum.

Kadınlar için ideal erkek tipi, başka kadınların arzuladığı ama başka kadınlara değil sadece kendisine bakan erkek tipidir. Rollo Tomassi’nin deyişi ile “aldatmak istese aldatma potansiyeli olan ama aldatmayan” erkek tipi. Özellikle barda sarhoş ve zaten kısa vuruşmaya gelmiş ya da toksik ya da özdeğeri çok düşük kadınlarla kısa süren ilişkilerden fazlasını istiyorsanız, önseçilimi, güven (comfort) ile dengelemeniz lazım.

Peki bunu nasıl dengelersiniz? Nasıl dengeleyemezsiniz kısmını konuşursak bu soruya da kolayca cevap verebiliriz zira şimdi anlatacağım birkaç hatayı yapmazsanız ve sosyal bir insansanız genellikle dengelersiniz. Aslına bakarsanız şimdi bahsedeceğim hata, bir erkeğin kısa süreli ilişki ihtimallerini bile negatif etkileyen bir hata.

Birçok erkek, sürekli olarak ilişki materyali olmayan, güvenilmez kadınlarla birlikte olduklarını söyleyerek beni arıyorlar. Bu adamların kadınlara ulaşımı var ama uzun süreli ilişkiye giremiyorlar, uzun süreli ilişki yürütemeyecekleri kadınlarla beraber olup kısa sürede ayrılıyorlar.

Bu erkeklerin kafaları pek çalışmayan kesimi (ya zeka eksikliğinden ya da öz eleştiri yapma becerisini yok eden bir narsizmden dolayı), “karı milleti bozdu hacı, düzgün kadın çok az” diyerekten işi “çözüyorlar”. Gerçi bu engin “bilgeliğin” çözümü yok yani karı milleti bozdu ise ve düzgün kadın çok az ise, o kadınlar da kendisi gibi dejenere bir adama bakmayacağından, bu bilgeliğin paralel evreninde, düzgün bir ilişki şansı sıfır.

Bu erkeklerin çoğunluğu ise, burada kendilerinin yaptığı birkaç hata olduğunu seziyorlar. Benim en sık gördüğüm iki hatadan biri, pozitif cinsel gerilimin bokunu çıkarmak ve ikincisi sosyal medyada “benim çevremde çok kız var” diye reklam yapmaya çalışmak. Bu partilerde kendini kızlarla çevrelediği fotoğraflar paylaşmak şeklinde olabiliyor, aslında 3-4 tane koysa faydalı olacak latin dansı videolarından düzinelerce koymak şeklinde olabiliyor ya da en kepazesi, arkadaşı olduğu vücut dillerinden akan kız arkadaşları ile fotoğraflar şeklinde olabiliyor.

Birçok genç erkek bunları alfa hareketler sanıyor ama öncelikle bunlar “fazla çabalamak” olarak algılanan hareketler yani olmayanı varmış gibi göstermeye çalışmak gibi algılanıyor. Ama bir yandan da bu tür aşırı önseçilim pozları, çoğu kadının bir erkeği elemesine neden oluyorlar.

Bunu yapmayın arkadaşlar. Alternatiflerinizin olduğu, kadınlarla az çok başarılı olduğunuz, sizin davranışlarınızdan akar, başka kadınları kadının gözüne sokmanızdan değil. Kadınların gözüne başka kadınları soktuğunuzda, çoğu kadın sizi kısa süreli bile olsa istemez. Özellikle de bunu online yapıyorsunuz.

Klasik önseçilim gerçek hayatta yapılır, yani kadın sizi gerçek hayatta sosyal ortam içerisinde görür. Klasik ön seçilim bu gerçek sosyal hayatta insanların ve özellikle kadınların size kaçamak bakışlar atması, sizinle konuşurken saygılı olması ve sizinle konuşmaya istekli olması şeklinde yansıtılır. Sosyal medyadan paylaştığınız “parti hayvanıyım”, “güllerle çevriliyim çok gül koklarım”, “her petekten bal alırım, uslanmam ben deli gönül” pozları bence karizmadan çok gülünç duruyorlar ama size gerçekten zarar veriyorlar.

Önseçilim insani bir temel dürtünün sonucu. Acıktınız, önünüzde tanımadığınız 3 restoran var. İkisi dolu, biri neredeyse boş. Boş olanda istediğiniz yemek olsa bile “iyi de bu saatte diğer restoranlar dolu iken bu neden boş?” sorusu belirir ve yüksek ihtimalle o restoranı tercih etmezsiniz. Önseçilim de böyle bir şey, “tercih ediliyorsa bir cevher var” ya da “tercih edilmiyorsa vardır bir nedeni” temelli bir mekanizma. Ama ön seçilimi, gerçek dünyada kadınların sizinle iletişime istekli olması, bakış atmaları şeklinde değil de, sosyal medyadan hava atmak şeklinde yapmaya çalışırsanız, “güvenilmez” imajını abartırsınız ve “tercih edilir – güvenilir” dengesini bozarsınız.

“Tercih edilen erkek – güvenilir erkek” dengesinin, güvenilir tarafını abartıp tercih edilen tarafını görmezden geldiğinizde, teyzelerin kızlarına almak için sözde yarıştıkları ama müzmin abazan yaşayan biri olursunuz ki bunun zararları erkek camiasında çok konuşulur. Ama bu dengeyi tersine bozmanın zararları da büyük ve nedense pek konuşulmuyor.

Hayatınızda hiç kadın olmadıysa ya da pek kadın olmadıysa, önseçilimi bir miktar abartmanız faydalı olabilir ama aynı şekilde çok kadın olduysa, sayıyı daha az göstermeniz de yararınıza. Direkt konuşmanız gerekmiyor, ben bana “sen çok kadınla olmuşsundur” gibi bir şey ima edildiğinde, “ben mühendisim, kaç kadınla beraber olmuş olabilirim” derdim. Böyle üstü kapalı bir kalıp bulun ve kullanın. Tecrübe normalde davranışlarınızdan akar ve bunu sözel ve davranışsal olarak azaltmak özellikle uzun süreli ilişkiler için size fayda sağlar.

Son olarak şunu söyleyeyim, kız arkadaş ya da eş olarak hiç ilişkisi olmamış kız arıyorsanız ve bir yandan da “her kadına çekici gelir” diye önseçilim ayağına ne kadar çapkın ve tercih edilir olduğunuzu gösterip duruyorsanız, istediğiniz kızın size bakma ihtimalini sıfırlıyorsunuz.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize özellikle de toksik ilişkiler rehberi kitabına bakabilirsiniz.

Hayata atılamama – Puer Aeternus – Yetişkin olmanın çok zor görünmesi

Bu konuda Dr.K’nın yaptığı detaylı yayını Patreon’a koydum: Puer aeternus – Ebedi oğlan çocuğu

Önemli noktalar

  • The Puer Aeternus (ebedi çocuk), büyüyemeyen, yetişkin olamayan genç erkek veya kadınları tanımlayan, modern Amerikan literatüründe Peter Pan sendromu denilen problemin ismi.
  • Beyin, kolay dopamin uyarımları tarafından tetikleniyor ve bu da kişinin zevki erteleme ve çok çalışma ihtimalini azaltıyor.
  • Bebek patlaması (baby boomer) neslinin çocuk yetiştirme şekli geri tepiyor: çocuklarımıza, hoşlarına gidecek işler söyledik ama bunu yapabilmek çok zor olabilir.

Çoğunuzun bildiği gibi Carl Jung, yirminci yüzyılın başlarında Sigmund Freud’un kanatları altında çalışan ama daha sonra çeşitli nedenlerle ondan koparak, Jungcu psikoloji adı verilen kendi psikoloji ekolünü yaratan bir psikologdu.

Jung, kişilik gelişimi ve arketip denilen, evrensel gibi görünen, mitolojik ve psikolojik yapılarla ilgileniyordu. İçe dönük – dışa dönük terimlerini Jung popüler hale getirdi. Gölge, Jung’un ortaya attığı ve daha önce duymuş olabileceğiniz terimlerden birisi.

Puer Aeternus ise, yetişkin olamayan kadın ya da erkek demek. Modern Amerikan literatüründe, Peter Pan sendromu dediğimiz şey, bu arketipin bir şekli. Puer Aeternus yani ebedi çocuk, yetişkin yaşamının gereklerini anlar ama bunlar onun için çok fazladır. Puer Aeternus sadece ebedi gençlik ile alakalı değil. Aynı zamanda kapana kısılma korkusu ile, her anlamlı yetişkin hayatında bulunan kuralların ve sorumlulukların korkusu ile alakalı.

Gelişim sürecine tüm insanlık katılır. Örneğin, anaokuluna başladığınızda, anaokulu sınıfına gitmek için servis otobüsüne binmeye başlarsınız. O yaşlarda anne ve babanıza çok bağlı olsanız bile, o sınıfa gitmenin bir yolunu bulmanız gerekir. Belki sınıfa gitmemek için ağlar ve annenize yapışırsınız ama zamanla kendinizi ana sınıfında veya ilk okulda bulursunuz ve orada arkadaşlar edinir, evden okula giderken sorun çıkarmayı bırakırsınız.

Anne ve babadan koparak okula gitmek, büyük bir gelişimsel başarı, çocukluğun normali olan bağlantılardan koparak ilerlemek anlamına gelir. İnsan hayatı, bunun gibi birçok gelişimsel an içerir. Bunlardan biri de yetişkin olma çağrısıdır.

Yetişkin olma çağrısı

Hayatımızın ilk 20 yılında, hemen her şey az ya da çok bizim önümüze serilidir. Eğer şanslı isek bir ya da iki ebeveynimiz bu süreçte yanımızdadır ve arkamızda bize destek olan bir komünite vardır.

Hayatın bu ilk 20 senesinde, ne yapmamız gerektiği bize söylenir, bizim için organize edilir. Okula gitmemiz, iyi notlar almamız, evde akıllı uslu davranmamız söylenir. Arkadaşlar edinmemiz, hızlı araba kullanmak gibi riskli davranışlardan, uyuşturuculardan, yıkıcı ilişkilerden uzak durmamız söylenir. Yatağa belli saatlerde girmemiz, uyanmamız ve gün içinde bunları tekrarlamamız söylenir.

Artık çocuk işçiliği yasak olduğu için, çocukluk döneminde para kazanmamız gerekmez, bir barınak bulmamız, yiyecek bulmamız gerekmez. Bunlar bize sağlanır ve yetişkinlik uzak gelecekte olan, birgün bir şekilde ulaşacağımız bir fikir olarak orada durur.

Derinlerde ise, bir kaygı vardır. Tüm gelişme anları, öncesinde bir miktar kaygı barındırır. Büyümek, evden ayrılmak isteriz ama aynı zamanda çocukluğun sağladığı tüm konforu bırakmaktan da korkarız. Bu korku kısmen bilinç seviyesindedir ama çoğu bilinç altındadır.

Genç bir insanı yıkabilecek birçok dikkat dağıtıcı var.

Örneğin yıkıcı ilişkiler. Birçok genç insan, buna hazır olmadan, draması oldukça zaman alıcı ve dikkat dağıtıcı olan ilişkilere girer. Böyle bol dramalı, bir fırtına bir sessizlik ilişki içindeyken, okula ve diğer sorumluluklara nasıl dikkat verebilirsiniz ki?

Bir diğer yıkıcı şey de uyuşturucu maddeler ve alkol. Birçok genç insan, aslında motivasyon açısından gerekli olan kaygıdan kaçmak için bu yıkıcı maddelere başvuruyor. Bu kaçış sonra daha fazla kaygı yaratıyor ve daha fazla kaygı da daha fazla uyuşturucuya ve kaçışa neden oluyor.

Son 20 yılda, gençler için yıkıcı olan dikkat dağıtıcılar listesine sosyal medya ve bilgisayar oyunları da eklendi. Dünya her geçen gün, genç insanların dopamin salgılamalarını, o bağımlılık yapıcı heyecan hissini tetikleyecek daha fazla yöntem icat ediyor. Birçok genç gecenin 2’sinde arkadaşlarına mesaj atıyor, sosyal medya kullanıyor veya oyun oynuyor ve bunu birçok gece tekrarlıyor.

Bütün bunlar, kovid karantinaları ve her geçen gün daha kullanışlı olan cep telefonları ile daha beter hale geldiler.

Dersleriniz için çok çalışmak, bir yetenek geliştirmek, bir alanda ustalaşmak, müzik ya da spor gibi alanlarda yükseklere çıkmak, istikrarlı bir çizelge ile adanmayı gerektirir. Fakat beyin kolay dopamin kaynakları ile daha fazla uyarıldıkça, bir insanın bir işe adanmak için zevki erteleme ve çok çalışma ihtimali, bir işi başarmakla zevk deneyimleme ihtimali azalır.

Bunlara bir de dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, duygu durumu bozukluğu ya da sadece yönetici işlev problemlerini ekleyin, yetişkinliğe çağrı çok daha zor bir hal alır.

Puer aeternus, gün geçtikçe büyüyen bir problem gibi görünüyor.

Değişen iş yaşamı

Başka bir problem daha var. İş yaşamı, tartışmaya gerek olmayacak şekilde, daha karmaşık bir hal aldı. Hayat boyu kolayca elinizde tutabileceğiniz 9 – 5 işler her geçen gün daha da azalıyorlar, basit stajyerlik bile eskisi gibi değil. Üniversite diploması artık bir iş garantisi sağlamıyor. Yani insanları kendilerini madde, bilgisayar oyunu, ilişki dramaları ile uyuşturdukları ya da sadece büyümenin zorluklarından kaçtıkları için kim suçlayabilir ki?

Covid-19 eve kapamaları ile bazı aileler bağlarını güçlendirdiler ve bu ailelerin çocukları online eğitimin nimetlerinden faydalandılar, izolasyona rağmen insanlardan kopmamanın bir yolunu buldular. Ama kapamala bir yandan da henüz yeni yeni duymaya başladığımız, hayatlarında bir yön bulamayan, öfke ve şüphe ile dolu, düşük özgüvene sahip, tükenmiş hisseden ve sorumluluk almaktan kaçan birçok genç insan ortaya çıktı.

Başka bir açıdan bakarsanız, bebek patlaması (baby boomer) neslinin çocuk yetiştirme stili geri tepiyor. Çocuklarımıza, hoşlarına gidecek işler bulmalarını söyledik ama bunu yapmak gerçekten çok zor ve bu, ulaşılması imkansız bir hedefe benziyor. Bu nedenle de birçok insan boşa uğraşacağıma gider kendimi uyuştururum, bilgisayar oyunu oynarım, ilişki dramalarına ve başka kaçış davranışlarına dalarım diyor. Benden beklenen şeyler çok fazla diye düşünüyor.

Bu modern puer aeternus ve gerçekten de çok acı verici bir şey.

Rekalibrasyon ihtiyacı

Artık rekalibrasyon, yeniden ayarlanma zamanı geldi. Hayatta olmak harika bir şey. Genç olmak harika bir şey. Ve büyümenin zorluğunun etrafından dolanmaya çalışmak yerine, her zor şeyde olduğu gibi içinden geçmeliyiz.

Muhtemelen genç insanlara çok fazla söz verdik. Bu konuda yeniden ayarlama yapma zamanı geldi.

Puer aeternus sınırlanmak, kendini tutmak, kurallarla bağlı olmak istememek demek. Özgür olmak istemek demek. Ama puer aeternus, insanı gerçekten özgür kılacak bir şeyler inşaa etmeden, bunun için gerekli irade ve adanmışlık olmadan özgür olmak istiyor.

Ebedi çocuk olarak kalmak, size mutluluk getirmiyor ve getirmeyecek. Büyümek diğer büyüme aşamaları gibi, birçok nedenden dolayı zor olabilir. Ama yetişkinlik, kendi özgürlüklerini de beraberinde getiriyor. Fakat büyümek, yetişkin biri olmak, kendiliğinden olacak bir şey değil.

İçinde puer aeternus bulunan her insan, aynaya bakmalı ve gördüğü insanı sevme tercihini yapmalı. O özel insanı, içinde büyüklük barındıran insanı sevme tercihini yapmalı. Çok iyi okullarda okumanız gerekmiyor. Dahi olmanız ya da çok varlıklı olmanız gerekmiyor. Sadece kendinizin iyi bir versiyonu olun. İçinizde bu yeri bulun ve ileriye doğru hareket edin. Bunu yapmakta çok büyük bir güç var.

Bkz. Jordan Peterson Türkçe – Peter Pan Sendromu, büyümek istemeyen erkekler

Bu tür konulara Daha İyi Bir Yaşam İçin Psikoloji ve Nöron Bilimi Temelli Pratik İpuçları Kitap Setinde ve bu kitaplardan derlenen Patreon daha iyi bir yaşam için yayın serisinde ayrıntılı değiniyoruz.

Kaynak: Failure to Launch: The Puer Aeternus

İlk buluşmadan çok fazla shit test atan kız – Vaka çalışması

Mahmut Abi merhaba. Kızla ilk kez buluştuk ve bana çok fazla test attı. Bir de çok hazırlıksız anda yakalıyor ve test atıyor. Ne diyeceğimi bilemiyorum bazen. Bunun için ne yapmak lazım?

Her shit teste cevap vereceksiniz, geçeceksiniz, geçmek için ter dökeceksiniz diye bir şey yok. Shit testten muhteşem prensesin gözüne girmeye çalışan sefil adam tadında “bir kısmından kaldım bir kısmından geçtim, prenses benim başımı okşar mı abi” diye bahsetmeyin. Yaptığınız kıza yaranmaya çalışmak, kızın onayını kazanmak için ter dökmek oluyor.

Bir kısmından kaldım ama geçtiklerim de var.

Bazılarınız kadının gözüne girip ona yaranmaktan başka bir şeye odaklanamıyor, erkek adamın da kızı değerlendirdiğini ve eksi not verebileceğini anlamıyor. Siz oraya premses beni onaylarsa ben dünden razıyım ucuzluğu ile giderseniz, sizi alan az olur.

Eski erkek arkadaş muhabbetini açtı. Bu konuyu konuşmayalım ilk buluşmada hoşuma gitmiyor bu mevzuyu konuşmak dedim. Kız da konuyu değiştirdi.

İlk buluşmada bu konuya giren kızı gözünüzde küçültün. Yukarı çıkmak için çaba harcasın.

Sonra bir ara bana eski sevgilin bu şehirden miydi İstanbul’dan mıydı diye sordu biraz düşünmem lazım deyip gülümsedim. Ha aynı anda sevgili oluyorsun yani kızlarla dedi. Yok o kadar da değil dedim. Israr etti baya. En son İstanbul’dan birisiydi dedim ben de. Burda kaldık herhalde testten ama dediğim gibi ne söyleyeceğimi bilemiyorum o an ve kız çok ısrarcı aq.

Çok garip de bir test atma şekli var. Sevgilin var mı şu anda dedi. Olsa niye senle buluşayım ki dedim. Ay olarak benden büyük çıktı benim sözüm geçer o zaman dedi yok öyle bir şey dedim. Ben arkadaşlarımla da böyle kahve içmeye çıkıyorum buluşmaya yani sen ne düşünüyorsun ikimiz için dedi. Ben de arkadaşça mı çıktık diyorsun yani benim yeterince arkadaşım var hiç almayayım dedim. Keyifli vakit geçirmek ve birbirimizi tanımak için burdayız diye ekledim. Kız da ben de öyle düşünüyorum sen ne dersen okey tarzı bir şey dedi. İstanbul’da da buluşuruz istersen dedi. Arkadaşlık diye sayıklamayacaksan olabilir deyip güldüm. Şakalar filan da yaptım yani ters değildim. Söylediklerime vs güldü.

Bu olayları bu şekilde kadına yaranmak, soytarılık olarak kurmayın. İyi vakit geçirme üzerine kurun ki, sen pek iyi vakit geçirmiyorsun.

Sohbette de ilgiliydi. Ama bazı testleri fazla ciddiye almışım herhalde. En son kalkalım işin varsa dedi. Birazdan kalkarız dedim. Kahvesini bitirince kalktık. Çıkınca da niye hemen kalktık ki ben nezaketen sormuştum dedi. Öyle söyleyince senin işin var zannettim ben de dedim. Kız bir tık karın ağrısı olabilir mi abi?

Bir tık mı?

Çok fazla test atıyor çünkü.

İyi vakit geçirmenize engel oluyor, sana iyi vakit geçirtirmiyor. Ben olsam bu kızı bir daha aramam ya da listede en sona atarım.

Buraya yazmadıklarım da var daha. Ne yapmak lazım böyle bir kıza?

Bitse de gitsek modunda buluşmayı kısa tutup tüymek lazım.

Daha ilk buluşmada bu kadar test atması pek hayra alamet değil gibi.

Senin buna rağmen tamamen kendini kıza ispatlamaya odaklanman hayra alamet değil. Bir buluşmada kız ne kadar güzel olursa olsun anlaşması zor, sürekli olarak iletişimi sabote eden biri ise, ondan soğuyabiliyorsan erkek adamsın, yetişkin bir erkeksin. Bunlara rağmen soğuma hissi gelmiyorsa, henüz olmamışsın demek.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize özellikle de toksik ilişkiler rehberi kitabına bakabilirsiniz.

Bu vaka çalışmasını Patreon’da ücretsiz üye olarak dinleyebilirsiniz.

Esprinin, eğlenen ustalığın bokunu çıkarmak

Bu sitede ve kadın erkek ilişkileri ile ilgili tavsiye veren birçok sitede, bir kadınla aranızda pozitif cinsel gerilim yaratmanın önemi fazlaca vurgulanıyor. Bir kadınla etkileşimin duygusal ve cinsel bir etkileşime dönüşmesi için, pozitif cinsel gerilime ihtiyacınız var.

Pozitif cinsel gerilim yaratmanın yolu da, bu konudaki yazıda bahsettiğimiz gibi, doğru espri anlayışı ya da bu sitede birkaç kere çeviri olarak vurgulandığı üzere eğlenen ustalık.

Doğru espri anlayışı, hedefinizdeki kadına şaka yollu sataşmak demek. Bu hem ince espri için gerekli zekaya sahip olduğunuzu hem de çoğu efendi erkeğin kaybettiği yer olan onay arayışına sahip olmadığınızı, kıza hafif sataşacak cesaretiniz olduğunu gösterir.

Bazı erkekler maalesef kadınların zekaya önem vermediğini sanıyorlar. Zekanın ilişkiler bağlamında çekici olarak dışa vurumu, ince zeka. Kadın erkek ilişkilerinde zekanın kadına çekici gelen versiyonu, sizin diferansiyel denklemler çözmeniz ya da satranç şampiyonu olmanız değil, sosyal bağlamda ince espri, laf söyleme, lafı yerine koyma kabiliyetidir. O nedenle kızlar zekaya önem vermiyor inancı büyük bir yanılgı. Bazı erkekler maalesef gerçekten zeki olsalar bile, sosyal fobi, içe kapanıklık ya da spektrumda olma gibi bazı nedenlerle hoşlandıkları kadınlarla ya da düz sosyal ortamda çok tutuklar ve zekalarını gösteremedikleri gibi, tam tersine düşük zekalı sinyali gönderiyorlar. Bu nedenle de “yahu ben atom mühendisiyim ama şu düz adam benden daha fazla ilgi görüyor” moduna giriyorlar. O adamdan daha zeki olabilir ama sosyal tutukluk, kadınlar karşısında reddedilme korkusu ile dona kalma gibi nedenlerle, o adam, zeki çocuğumuzdan daha zeki görünüyor.

Konuyu dağıtmadan konumuza geri dönelim. Benim burada, YouTube kanalında ve Patreon’da yorumlamam için gönderilen mesajlaşma ya da sözlü diyalog metinlerinde en çok gördüğüm hata, espri anlayışının ya da eğlenen ustalığın bokunun çıkarılması.

Kadın efendi erkek olduğumu görmez, beni onaylamaz korkusu ile sıfıra yakın espri ve sataşma ile, etkileşimi mülakata çeviren ve sıkıcı olan bir adam ne kadar kaybederse, işi tamamen espriye ve eğlenen ustalığa vuran adam da o kadar kaybeder.

Bunun matematik bir formülü yok ama bir kadınla iletişiminizde, doğru espri anlayışını, sataşmayı yani eğlenen ustalığı, %30-%40 seviyesinde tutun. Eğer bu seviyeyi geçerseniz, karizma ve çekici değil, sulu ve cıvık olursunuz. Kadın sizden birkaç nedenle, tüm bu nedenler ayrı ayrı çok kötü iken hep bir arada çalıştığından, hızlıca soğur:

Birincisi, dediğim gibi karizma değil, cıvık görünürsünüz. Yetişkin bir erkek gibi değil, oğlan çocuğu gibi görünürsünüz.

İkincisi, kadını ciddiye almıyor gibi görünürsünüz. Kısa süreli ilişki arayan kadınların bile çoğu sizden diğer iki nedenle soğur ama o piyasada belki belki iş yaparsınız. Ciddi ilişki konusunda ise bu hata her zaman ayağınıza sıkar.

Üçüncüsü ve bence en önemlisi, yarı yarıya ya da daha fazla espri, eğlenen ustalık, sizin kadını eğlendirerek onun onayı peşinde koşmanız, kadınla olmak için aşırı kasmanız demek. Bu da sizin değersiz ve ancak soytarılık ile bir şeyler başarmaya çalışan biri olduğunuzu gösterir.

Dördüncüsü, espri yapacağım diye kasarken, kızın konuşma yemlerini kaçırıyorlar ve oldukça sığ, bir bağ yaratmayan, akılda kalmayan ya da çok kötü bir şekilde kalan buluşmalara imza atıyorlar.

Beşincisi, espri risktir ve ne kadar çok espri yaparsanız, yanlış bir şey söyleme ihtimalini o kadar arttırırsınız. Efendi erkek, iyi çocuk, bu riski göze alamadığından espri yapamaz, aptal olduğundan değil. Ama eğer espriyi abartırsanız, gereksiz risk alırsınız.

Maalesef ben birçok etkileşimde bırakın %50-%60 gibi ciddi itici olabilecek bir oranı, neredeyse %100 espri kasmayı görüyorum. Kız bir şey söylüyor, adam “eki eki” diye espri. Kız başka şey söylüyor yine espri. Kız 10 mesaj atsın, 10 mesaj espri kasıyor. Sonra da en çok karşılaşılan ve sorulan soru: “bu kız bana niye görüldü attı, engel attı?”

Arkadaşlar bakın olayı anlamak kolay. Efendi adamın espriden korkan (kıza espri yaparsam, şaka yollu sataşırsam beni onaylamaz, bana kızar, beni kaka çocuk sanar) diyaloğu, sıkıcıdır, içinde tuz ve baharat olmayan çorba gibidir. Doğru espri anlayışı, tuz ve baharattır. Çorbanın özü hala kızla birbirinizi tanımak ve bir bağ kurmak ama tuz ve baharat şart, bunu çorbaya atın diyoruz. Ama nedense bazı arkadaşlar, tuzluğun ve biberliğin kapağını çıkarıp, tüm tuzu ve biberi çorbaya döküyorlar!

Tekrar ediyorum, bunun matematik bir formülü yok ama bir kadınla iletişiminizde, doğru espri anlayışını, sataşmayı yani eğlenen ustalığı, %30-%40 seviyesinde tutun. Eğer bu seviyeyi geçerseniz, karizma ve çekici değil, sulu ve cıvık olursunuz. Fazla kasıyor görünürsünüz, kadın kendisini hiç ciddiye almadığınızı (çok ciddiye almak da iticidir, çok az ciddiye almak da),  büyümemiş bir çocuk olduğunuzu düşünür. Bir duygusal – cinsel bağ kuramazsınız ve buluşmada yanlış bir şey söyleyip zıçma şansınız artar.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize özellikle de toksik ilişkiler rehberi kitabına bakabilirsiniz.