Bir kadın bir erkeğe nasıl arzu duyar? Seks ve ilişki öncesindeki 4 adım

Bir kadın bir erkeği nasıl seçer? Bir kadın, seks ya da ilişki isteyeceği bir erkekle etkileşime girdiğinde, zihninden neler geçer?

Kadınlar kimden hoşlandıklarını mantık çerçevesinde seçmezler. Kadınlar erkeğin belli özelliklerine çekilirler ve daha sonra duydukları bu hisleri, bu erkekle neden birlikte olmak istediklerini, mantık çerçevesine koyarlar.

Örneğin bir kadına nasıl bir erkek istediğini sorduğunuzda, kel bir erkek istediğini söyleyecek kadın sayısı azdır. Ama bir kadın kel bir erkekle karşılaşır ve bu erkeğin sergilediği ve biraz sonra açıklayacağımız bazı özellikler dolayısıyla ona çekim duymaya başlarsa, her durumda olmasa da bazı durumlarda, bu erkekten neden hoşlandığına dair mantıklı nedenler öne sürer. Örneğin, “kel olabilir ama kendine güvenli / karizmatik / eğlenceli” der.

Yine örneğin çok az kadın, çok zayıf ya da çok şişman bir erkek istediğini söyler. Ama bir kadın çekici özellikler sergileyen çok zayıf ya da çok şişman bir erkekle karşılaştığında, bu adama duyduğu çekimi mantıklı bir şekilde açıklamaya çalışır.

Bu tabii ki kel, şişman ya da zayıf adamlar tüm kızları etkileyebilirler anlamına gelmiyor. Ama bir kadın şişman, zayıf ya da kel olmasına rağmen kendine güven, karizma ve eğlence sergileyen, flörtöz bir erkekten hoşlanabilir zira bu özellikler çekicidirler ve kadınlarda çekim uyandırırlar.

Çekim, çekici özelliklere verilen reaksiyondur.

Şimdi gelin bir kadının bir erkekle sekse veya ilişkiye açık hale gelmeden önce geçtiği 4 genel adımdan bahsedelim.

Birinci adımda kadın, erkeğin çekici kişilik özelliklerine sahip olup olmadığını değerlendirir.

Bir kadın bir erkekle karşılaştığında, bilinçaltında bir süreç, erkeğin kendine güven, sosyal zeka ve duygusal bağımsızlık (güç) gibi çekici karakter özelliklerine sahip olup olmadığını gözlemler.

Duygusal güç ya da duygusal bağımsızlık, duygusal bağımlılığın yani duygusal muhtaçlığın tersidir. Bir erkek duygusal olarak bir kadının reaksiyonlarına ve onun kendisine ilgi göstermesine bağlı ise, bu erkek muhtaçtır. Bunun tersine bir erkek, kadının kendisine reaksiyonu ne olursa olsun kendine güvenli ve iyi hissediyorsa, bu erkek duygusal olarak bağımsızdır, duygusal olarak güçlüdür.

Duygusal bağımsızlık ya da güç önemlidir zira kadınlar, muhtaç ve özgüvensiz bir erkekle birlikte olmak istemezler. Tam tersine kendine güvenen, kadının davranışlarından bağımsız olarak kendi başına iyi hisseden bir erkek isterler.

Bir kadının bu tür karakter özelliklerini değerlendirmesi ilk karşılaşmadan itibaren başlar ve kadın ile erkeğin etkileşimleri boyunca da devam eder.

İkinci adımda kadın, erkek ile etkileşiminde nasıl hissettiğini değerlendirir.

Erkek konuşmaya başladığında kadın, erkeğin kendisini nasıl hissettirdiğini gözlemler. Eğer muhabbet eğlenceli ve oyuncu bir şekilde ilerliyorsa, kadın iyi duygular hisseder ve bu erkekle konuşmaya devam etmek ister. Aynı şekilde erkek kendine güvenli, rahat ve maskülense ama eğlenceli değilse bile, kadın maskülenite karşısında feminen hisseder ve konuşmaya devam etmek ister. Bu çekim de daha fazla konuşma isteği yaratır.

Bir erkek kadınla konuşurken aşırı “kibarsa”, fazla heyecanlı ya da kaygılıysa, ya da bir arkadaşmış gibi nötr ise, çoğu durumda kadın o erkekle birlikte olmak isteyeceği bir çekim hissetmez.

Birçok erkeğin de çakılıp kaldığı yer burası. Bir erkek kas yapmaya ya da iyi bir kariyer yapmaya odaklanıp, kağıt üzerinde daha yüksek değerli bir erkek olabilir. İyi bir işi ve fiziği olur ve bu harika bir şey, kazanması büyük emek isteyen bir şey. Böyle bir erkek, hoşuna giden bir kadınla konuştuğunda, kadın ona ilgi göstermediğinde şaşırır, ne olup bittiğini anlamaya çalışır.

Çoğu durumda burada olan şey, erkeğin fazla “iyi”, nötr ve kaygılı olmasıdır. Kadının onayını kazanmak için “iyi çocuk” davranışları sergiler. Söylediği şeyler, vücut dili ve davranışları konusunda aşırı dikkatli olur. Kadına ne kadar da iyi bir çocuk, efendi bir erkek olduğunu göstermeye çalışır.

Böyle bir erkek kadınla, sanki arkadaşı, iş arkadaşı ya da kuzeniyle konuşur gibi aşırı nötr, sanki hiç cinsel bir ilgisi yokmuş gibi de konuşabilir. Kadınla iyi geçindiği sürece, bu işin olacağını, kadının kendisinden hoşlanacağını ve kendisini arzulayacağını umar. Ama bu yol genellikle, friendzone diyarına çıkar. Kadın bu adama karşı bir arzu hissetmez zaten adam da kadında arzu tetikleyecek bir şey yapmaz.

Bu adam gerçekten zaman geçirmesi hoş biridir kadın da bu adamla zaman geçirmeyi ister. Adamın düşünce aleminde, bu yeterlidir zira bir kadın güzelse ve nazikse, erkek için yeterlidir. Ama bir kadının, erkeğin sergilediği davranış ve özelliklere ihtiyacı vardır.

Bir erkeğin arzu edilmesi için, şakacı ve meydan okuyan bir espri anlayışına ihtiyacı var. Bir kadınla flört ederken ona olan cinsel ve romantik isteğinizi, esprili, ciddi olmayan bir şekilde davranırsanız, kadın da size bu şekilde karşılık verebilir. Bu, erkeklerin ve kadınların cinsel ilgilerini sinyalledikleri, oldukça ince bir dil.

Şakacı ve meydan okuyan espri anlayışında, bir espriyi sadece espri olsun diye yapmazsınız. Espriyi, kadına hafif bir şekilde meydan okumak için yaparsınız ve bu da kendine güven gösterdiği için çekicidir. Bu, erkeğin duygusal olarak bağımsız, muhtaç olmadığını ve en uslu / iyi davranışı sergileyerek bir sonuç almayı uman iyi çocuk olmadığını gösterir.

Şakacı ve meydan okuyan espri anlayışı, kadının erkeğin espri anlayışından hoşlanmaması riskini göze alır ama erkek bunu doğru yaparsa, bu risk azdır. Böyle bir espri anlayışı erkeğin sosyal ve duygusal zekaya sahip olduğunu da gösterir.

Örneğin bir kadının konuşurken, iş arkadaşlarının onu deli ettiğini söylediği senaryoya bakalım. Çoğu erkek böyle bir durumda “ne oldu?” diye sorarak, kadınla aynı fikirde olmaya, kadına destek olmaya, onu dinleyip yardım etmeye çalışır. İyi çocuk oyunu oynar. Esprili bir meydan okuma ise, esprili ve hafif, ciddi olmayan bir tonda gülümseyerek “hadi ya, onlar mı seni deli etti yoksa sen mi onları? Belki de sen onları deli ettin” demektir.

Bu tür bir espri anlayışı, erkeğin kadın ile her koşulda aynı fikirde olmaya çalışmadığını, onun onayı peşinde koşmadığını gösterir. Erkeğin kendine güvenli ve duygusal olarak bağımsız olduğunu gösterir.

Bu tür bir espri anlayışı, kadının donunun içine girmek için, normalde olduğundan daha fazla iyi çocuk, efendi erkek rolü oynamadığını gösterir. Efendi erkek, “seni deli mi ediyorlardı? Ne oldu? … Bu çok kötü, sana haksızlık ediyorlar, vs …” diye iyi, efendi arkadaşı oynar. Sonra da neden friendzone diyarına park edildiğine şaşar.

Bir erkeğin gösterebileceği davranışlar, kadını çekebilirler, kadının tamamen nötr olmasına neden olabilirler ya da kadını itebilirler. Eğer arzulanmak istiyorsanız, çekici özellikler göstermelisiniz. Bu arada şunu da belirtmek gerekir ki çekici espri anlayışı, tek çekici erkek özelliği değil.

Üçüncüsü, kadın erkeğin niyetine göre değil davranışlarına göre seçim yapar.

Bir erkek, bir kadından gerçekten hoşlandığı ve onunla ilgili ciddi düşündüğü için, kadının kendisini isteyeceğini sanabilir. Bir kadın daha ne ister ki diye düşünür. Karşısında onu seven ve onunla ilgili iyi amaçlara sahip bir erkek var.

Fakat çekim bu şekilde çalışmaz. Bir kadın bir erkeği, onun için ne yapmak istediğine göre değil, onunla şimdi ve burada nasıl hissettiğine göre seçer ki bu da erkeğin şimdi ve buradaki davranışlarına bağlıdır, kadınla ilgili planlarına ve niyetine değil.

Burası, birçok erkeğin çuvalladığı yer. Birçok erkek, bir kadın için sürekli hazır olarak, onu nasıl da el üstünde tutacağını göstererek kadının kendisini arzulayacağını düşünüyor. Birçok erkek, “ona ondan ne kadar hoşlandığımı gösterebilirsem, benim en iyi tercih olduğumu görür ve benden hoşlanır” diye düşünüyor. “Ben diğer erkeklerden farklıyım, ben ona kraliçe gibi hissettireceğim” diye düşünüyor.

Fakat arzu, kadını en çok seven en fazla arzulanır diye çalışmaz. Arzu, erkeğin sergilediği belli özelliklere ve davranışlara tepkidir. Örneğin bir erkek kadınla ilgili en iyi, en ulvi duygulara sahip olsa bile, eğer kendine güvensiz, çekingen ya da fazla istekli davranırsa, kadın ona karşı pek bir çekim duyamaz ve onu seçmez. Tam tersine, bir erkek, çekime neden olan özellikler sergilediğinde, neden aslında o adamı seçmesi gerektiği konusunda, zihninde bir sürü bahane üretir. Çekim duyduğu erkeğin fiziksel özelliklerine ve davranışlarına karşı daha fazla tolerans gösterir.

Dördüncüsü, bu üç adımdan sonra sekse ve ilişkiye açılmaktır.

Kadın erkeğin kendisini nasıl hissettirdiğini, kişilik özelliklerini değerlendirip erkeği seçtikten sonra, onunla seks veya ilişkiye açık hale gelir. Fakat kadın sekse veya ilişkiye açık hale gelse bile, işleri erkek olarak sizin ileriye götürmeniz gerekli. Telefon numarasını istemek, öpüşe gitmek, evinize çağırmak, buluşmaya çağırmak, beraber bir şeyler yapmaya çağırmak, vs. Kadının işleri ileri aşamalara taşımasını beklemek yerine işleri ileri aşamaya siz taşımalısınız.

Bunun yerine erkek konuşup durmaktan başka bir şey yapmazsa kadın burada erkekle ilgili negatif varsayımlar yapmaya başlar. Erkeğin reddedilmekten korktuğunu varsayar, kendisi ile çok da ilgilenmediğini varsayar. Ya da kadının erkeğe olan arzusu sönmeye başlar. Çünkü normalde ikiniz arasında bir çekim varsa, işler bir adımdan diğerine neredeyse kendiliğinden akar. Bunun olmaması, kadının rahatsız hissetmesine, bir şeylerin yanlış olduğunu hissetmesine neden olabilir.

Erkeğin işleri bir ileri adıma taşımaması, onun korktuğunu ve kendine güvenmediğini de sinyalleyebilir. Bu da zaten kadının ilgisini kaybetmesine neden olur. Eğer kadın erkeğin, kendisini, işleri ilerletecek kadar istemediğini düşünürse de, savunmaya geçer ve açılmak yerine kapanır. Kendisinden pek de hoşlanmıyor gibi davranan bir erkeğe açılmak istemeyebilir.

Sorularınızı bana uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Kaynak: How Women Choose Men: 4 Steps Before Sex

Seviyorsa neden ayrıldı, sevmiyorsa neden seni seviyorum diyor? – Vaka Çalışması

Mahmut reis merhaba. Yaklaşık bir ay önce kız arkadaşımdan ayrıldım.

Kim terk etti?

Ayrılığımız sebebi bir çok sorunumun üst üste gelmesiydi ve kızın da son aşamada bana yaptığı bir hata ile ona patlamamdan ötürü olmasıydı.

Kaç aylık ilişki bilmiyorum ama sorunlarınızı kendinize saklamak yerine duygusal olarak kıza yaslanmaya çalışırsanız genelde terk edilirsiniz. Direkt sorunlarınızı yansıtmak yerine sorunlarınız yüzünden ortaya çıkan siniri, depresyonu yansıtmanız da aynı şey.

Genel olarak ilişkide aldığım yada yaptığım şeylerin kıymetinin bilinmediğinden kaynaklı bir tartışmamız oldu ve işin sonunda beni son kez terketti.

İlişkide ne hata yaptığını anlatmamışsın ama bu cümle bu konuda bir ipucu veriyor. Muhtemelen, tipik efendi erkek / beta erkek kafası ile, ilişkinin kadınına döndün ve daha fazla vererek daha fazla alacağını düşündün. Bunun doğal sonucu olarak aşırı duygusal yatırım yaptın ve kız da senden soğuduğu için terk edildin. “Aldıklarım” dediğin de sevgiyi rüşvetle almaya çalıştın tabii olmadı.

Ayrılırken beni sevdiğini ama ilişkinin devam etmeyeceğini de ekledi.

Bu genellikle, “seni insan olarak seviyorum ama (artık) erkek olarak sevmiyorum” demek.

O gece pek çok kez ulaşmaya çalıştım.

Seni terk edene ulaşmak, ilişkinin bitmiş olarak kalmasını sağlar, ilişkinin yeniden başlamasını değil. Ayrıca “son kez terk etti” diyorsun. Anladığım kadarıyla birden fazla kez terk edildin. Bir kadının sizi sadece iki kez terk etmesine izin verin. Bu kız muhtemelen sana dönmez ama dönse de almaman gerekli.

Ama sonra kabullendim. Aradan on gün geçmişti ve her yerden de engellenmiştim. Neyse o 10 günün sonunda dayanamadım ve başka bir hesabına yazdım.

İletişimi kes kuralını bozman zaten facia ama engelleyen birine ulaşman çok küçük düşürücü. Sizi engelleyenle ilgili ne yapmanız gerektiğini şu yazıda yazmıştım: beni engelledi, ne yapmalıyım?

Düzgünce dedim ki çocukluğu bırakalım …

Seni engellemiş, istediğin kadar “düzgünce” de.

kalbinde başka birisi varsa yada beni sevmiyorsan saygım sonsuz ama seviyorsan bana söyle, ben uyuyamıyorum rahat edemiyorum vs dedim.

Sanırım yapabileceğiniz en ciddi hatalardan birisi, bir kadın olmadan yaşamınızı doğru dürüst devam ettiremediğinizi, o kadına ilan etmek. Bu saçmasapan filmlerde romantik, sevgiyi arttıran bir şey diye satılsa da, gerçek hayatta etkisi tam tersi. Kadına, “ben yüküm, sen taşımazsan ben hareket edemiyorum” diyorsunuz. Kadın ya da erkek, kimse sizi taşımaz, taşımak istemez. Terk edene onsuz çektiğiniz acıları göstermeniz, onsuz ne kadar zorlandığınızı göstermeniz, karşınızdakinin size acımasına, sizin için üzülmesine neden olur. Ama özellikle bir kadın, bir erkeğe acıdı mı, o erkeği sevilebilecek bir erkek olarak göremez.

Neyse tekrardan beni sevdiğini ama sevginin yeterli olmadığını söyledi ve o hesaptan da birbirimizi karşılıklı engelledik. Sonradan belki engel kaldırmıştır diye arayınca numarasını da kapattığını öğrendim ve hayretler içinde kaldım.

Bir kadınla artık hiçbir “umut” kalmayacak noktaya kadar gitmeyin. Bazıları, “ne kaybederim” diyor. Onurunuzu, onarması uzun sürecek bir şekilde tahrip etmeniz dışında, bu olaydan bir ders, bir fayda sağlama ihtimalini de kaybedersiniz. Bir insan, yanlış ya da zayıf yolda hala bir umut varken, doğru ya da güçlü yolu seçerse güçlenebilir. Yanlış ve zayıf yolu zaten seçemeyecek hale geldiğinde, doğru yolu seçmek maharet değil, onu herkes yapar.

Onu herhangi bir yerden taciz etmemiştim o süre boyunca veya başkasından aramamıştım.

Seni engellemesine rağmen sahte hesaptan ulaşıp üstüne bir de peşinden koşman, engellenmen için yeterli.

Sanki aldatmışım ihanet etmişim gibi bana böyle davranması çok ağırıma gitmişti.

Bu da klasik iyi çocuk, efendi erkek mastürbasyonlarından birisi. Benim gibi pırlantayı nasıl terk eder, nasıl böyle davranır kafası. Sen, karşındakinin tercihine saygı duymaktan aciz, engellenmesine rağmen, kapı suratına kilitlenince bacadan girmeye çalışan, saygısız birisin. Kibarca hayırdan anlamayana kabalaşmak gerekir, sana da bunu yapıyor.

Hele helede bu kızın bekaretini vs de ben almıştım yani bir dönem bana aşık olan kızın böyle davranışlar sergilemesi beni çok şaşırmıştı.

“Onun ilkiyim” masalı, bir efendi erkek fantezisidir. Sen artık iticiysen, kız artık seni istemiyorsa, dünyada erkek kalmasa yalnız kalır, yine seni terk eder. Bir dönem çekiciydin ki aşıktı, sonra itici oldun ve sevilmiyorsun. Özellikle ayrılık sonrası sergilediğin itici zayıflık, pat diye terk edilince başlamaz. Bir geçmişi olur. Sen muhtemelen uzun süredir iticiydin.

Şimdi o kadar takmıyorum hiçbir şekilde iletişime de geçmedim giden kendi kaybeder ama tüm bu olanlar hakkında fikrin ne reis?

Ayrılık herkes için kayıptır ve hatta kız düzgün biriyse terk edilen için daha büyük kayıptır. Ama büyük bir kayıp değildir, hayatın akışında, daha sonra geçmişte kalacak bir basamaktır.

Ben o dönsün şöyle böyle diye ağlamıyorum ama saçma anlatabiliyor muyum?

Burada gayet doğal bir şey oluyor. Saçma düşünen, saçmalayan sensin. İticileştin, terk edildin. Terk eden seni engellemesine rağmen kendini küçük düşürdün, engelleyene ulaştın ve yine engellendin. Kibarca hayırdan anlamayana kabalaşmak gerekir yoksa kibarlığını umut sanar, sülük gibi yapışır.

Ulan seviyorsan niye yanımda değilsin? Sevmiyorsan niye seviyorum diyorsun?

Yazı başlığına geldik. Terk eden kadının hem karşısındaki ile çatışmadan korktuğu, hem de karşısındakini daha da üzmek istemediği için söylediği bir kalıp laf bu. “Seni (insan olarak) seviyorum ama (bu sevgi seni, erkek olarak sevmeme) yeterli değil.” Sen azıcık yerinde dursan belki ona yetecek seviyeye gelirdi ama sen o seviyeye gelmesin, daha da düşsün diye özel emek harcamışsın.

İngilizcede bir laf var: “I love you but I am not in love with you.” “Seni seviyorum ama ilişki istemiyorum” ile aynı anlama geliyor. Bu tür klasik kadın repliklerini öğrenin. Hiçbir kadın sana çıkıp “Mahmut ben seni sevmiyorum bir git istersen” demez. Bunun seni kıracağını düşünüp, daha da önemlisi sinirlenip tehlikeli olmandan korkup bu tip basmakalıp şeyler söylerler. “Seni seviyorum ama sevgi ilişki için yeterli değil” der ama aslında sevgim yeterli değil demek ister. Bunun anlamını öğrenin. Sindirmesi zor ama ama bilmeniz lazım.

Kadınların erkeklerle, özellikle de terk ettikleri partnerleri ile çatışmadan korkması bazı erkeklere çok anlaşılmaz geliyor ama bu korku, insanlığın uzun tarihinden gelen, neredeyse genetik bir korku. Evet, kendisini terk eden bir kadına zarar veren erkek oranı yüzbinde birden bile az ama bir kadına fiziki zarar ve hatta ölüm, çok büyük oranda tanımadığı bir erkekten değil, eski sevgilisinden, eski kocasından ve takıntısına karşılık vermediği bir erkekten geliyor. İçgüdüsel bir korku, tam olarak bilinçli bile değil.

Sorularınızı bana uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Konuyla alakasız görünse de alakalı bir yayın:

Kadınlar neden her şeyi dürtüsel olarak biliyor (!) da biz erkekler böyle duygusalız (!) – Vaka Çalışması

Mahmut abi uzun zaman sonra siteye, artık sinirimi bozan lanet bir soruyu anlamak için geldim.

Biz erkeklerin amk kafası ve duyguları neden ilişkilerde hiç bizim yararımıza çalışmıyor?

Bu bahsettiğin şey “biz erkeklerin” özelliği değil, bir kısım erkeğin özelliği. Öncelikle bir erkek özelliği de değil. Daha çok insanların (evet bunun kadın versiyonu da çok) özellikle çocukluktan geliştirdikleri efendi adamın toksik kırılganlığı ya da kaygılı bağlanma gibi şeyler (kırmızı hap gibi oluşumların mavi hap dediği şey). Biz buna “iyi çocuk” da diyoruz.

Bunları erkek özelliği gibi düşünmek, senin ortalama bir erkekten daha düşük rütbeli olduğun gerçeğini kabul etmeni gereksiz kılıyor ve egonu okşuyor. Ama egonu rahatlatmanın bedeli ise, bunu erkek olmanın kalıtsal bir özelliği gibi zihnine işlemek ve bilinçaltına “değiştiremeyeceğin bir zaaf” olarak yazmak oluyor.

Her ne kadar zor olsa da, kurtuluşun, ortalama bir erkekten daha düşük rütbeli olduğunu kabul etmekte. Ve “ya sen de her şeyin faturasını bize kesiyorsun” demeden önce, sonuna kadar okumanı tavsiye ederim.

Yani bu sadece feminist beyin yıkama car curtla açıklanacak bişi değil.

Değil. Her iki cinsiyette de sağlıksız bağlanma stili %20’lerden %50’lara çıktı. Erkeklere özgü bir durum değil. Feminizmin artmasından çok feminizmin artmasına da neden olan teknolojik ilerlemenin yan etkisi gibi.

Bugün eski flörtümü gördüm no contact yaptım ama dürtüsel olarak gidip konuşmak istiyorum ayrılık anında da öyleydim.

Birincisi, flört eski sevgilin değil, o nedenle ayrılık falan olmaz. İkincisi flörte next yapılır, eski sevgiliye no contact yapılır.

Bu yazdığın şey, senin fazlaca duygusal yatırım yaptığına işaret ki daha başında amk kafası ve duyguları neden ilişkilerde hiç bizim yararımıza çalışmıyor” dediğin şey de muhtemelen bu. Birçok erkek, duygusal yatırım yapmanın ve hayallere dalmanın tatlı zevkine, kendini kaptırmaya karşı koyamayıp sonrasında hedeflediği şeye ulaşamıyor ve hüsrana uğruyor.

Oysa alt tarafı flörtü unutmak gerçekten de en fazla bir iki haftalık bir şey.  Bu “konuşma isteği” dürtüsel değil, senin zamanında karşı koymadığın duygusal yatırımın sonucu. O zaman o yatırımı kararında yapsaydın, sonrasında böyle güya dürtülerin olmayacaktı. Daha da kötüsü, o zaman o yatırımı kararında yapsaydın, belki de kızla görüşmen hedeflediğin yönde gidecekti.

Neden kızları yapacakları her boku dürtüsel olarak biliyorken biz erkekler hep rol yapmak kendi kendimize savaş vermek durumundayız?

Kızların her boku dürtüsel olarak bildikleri yok. Bu çok enteresan bir körlük zira örneğin Adil Yıldırım’ın yorumlarına bakarsan en büyük erkek sitelerindeki “abi unutamıyom abi” yorumlarının toplamının 10 katı orada kadınlar tarafından yazılıyor.

Kızlar her boku dürtüsel olarak bilmiyorlar, duygusal olarak zayıf efendi erkekler çekici değil itici davrandıkları için, efendi erkekler karşısında mantıklarını zorlayacak duygulara sahip olmuyorlar. Siz de itici kızlar karşısında aynı şekilde soğukkanlı ve mantıklı davranabiliyorsunuz mesela.

Neden vücudum duygularım ve zihnim beni alfaca davranmaya itmiyor da hep kendimle savaş veriyorum?

Çünkü geçmişte bir dönemde ya da birkaç dönemde, kaygılı bağlanma stili gibi sağlıksız bir bağlanma stili geliştirmişsin ve bu stili içselleştirmişsin.

Beynim bana onunla konuşmam için tonla mantıklımsı bahane bulmaya çalışıyor. Sen duygularını yönetmediğinden, duyguların seni yönetiyor ve duygusal davranışlarına, mantıksal kılıf arıyorsun. İnsanlar genellikle duygularına göre hareket ederler ve bu hareketlerini mantık ile haklı çıkarmaya çalışırlar. Sende bu aşırı bir durumda.

İçimizdeki adam azıcık işbirlikçi olsa işler daha kolay olurdu?

Duygularının kontrolüne girmemek için çabalasan ve duygularının etkisine karşı güçlensen, işler zamanla daha kolay olurdu. Ama bu emek isteyen, irade isteyen bir iş. Öyle kendiliğinden gelmiyor. Bazı insanlar çok daha sağlıklı ilişki stillerini çocukluktan kazandıklarından ve sonradan kaybetmediklerinden onlara doğal olarak geliyor olabilir ama senin gibi biri bunları kazanmak zorunda. Kazanabilir mi? Evet kazanabilir ama bunun için çalışman lazım.

Senin büyük problemlerinden biri de bunu bir erkek özelliği sanman. Hayır bu kırılgan erkek özelliği, belki kırılgan narsist erkek özelliği. Erkek olmanla alakası yok, geçmişinde sağlıksız bağlanma stili geliştirmenle alakalı. Senin kadın versiyonların da aynen senin gibi.

Kaç milyarlık evrimde bu beyin beni düzgünce yaşatmak için evrimleşmedi mi?

Seninkisi muhtemelen bir hayatta kalma stratejisi. Bireysel acı çekmene neden olan, hastalıklı bir strateji ama evrim bireyin mutluluğu ile değil türün devamı ile ilgili bir şey. Bu konuda bir “hayatta kalma” stratejisi olarak mavi hap – kırmızı hap yazısına bakabilirsin.

Neden duygularım ve zihnim beni sabote etmek için çalışıyorki sürekli?

Senin gibi adamlarla konuştuğumda hemen hepsinin en ufak bir duygu ve zihin yönetimi çabası göstermeden mucizevi bir şekilde duygu ve zihinlerinin kendilerini dinleyeceği, hiç gelmeyecek günü beklediklerini görüyorum.

Bu konuda güdük kalmak senin kendi suçun olabilir ya da olmayabilir. Ama bunu senin için kimse gelip düzeltmeyecek. Sen düzelteceksin. Ya da düzeltmeyip bunu erkekliğin fıtratında olan bir şey sanarak yaşayıp gideceksin.

Yahu arkadaşlar tam tersi, erkek daha mantıksaldır, daha az duygusal daha stoiktir. Tam tersi kadınlar daha fazla duygusal olmaya, daha kaygılı olmaya meyillilerdir. Şimdi siz bakmayın bu “erkekler idealist sever, kadınlar fırsatçı sever” laflarına. Bu lafın sahibinin mavi haplı dediği adamlar güya idealist severler. Oysa o idealist sevgi, Dr. Glover’ın gizli sözleşmeler dediği “sinsi” beklentilerin görünen yüzüdür:

  1. Gizli sözleşme : Eğer onlar sormadan ben diğerlerinin ihtiyaçlarını karşılarsam, ben sormadan onlar da benim ihtiyaçlarımı karşılarlar.

İyi çocuk, efendi adam yüzelsel olarak “ben onu karşılıksız sevdim, olduğu gibi sevdim” der ama aslında beklentisi onu karşılıksız seviyor gibi görünürse takdir edileceği ve kendisi bir karşılık beklediğini belirtmese bile gayet beklediği karşılığın kendisine verileceği yönündedir:

  1. Gizli sözleşme : Eğer iyi çocuk olursam benden hoşlanır(lar) ve beni sever(ler). Birçok erkek için bu sonunda (kadınla) yatarım şeklindedir. Eğer iyi çocuk olursam hoşlandığım kadın benim iyi çocuk olduğumun farkına varır ve benden hoşlanır ve sonunda benimle seks yapar.

Konuyu dağıttım ama senin “kızların yapacakları her boku dürtüsel olarak biliyor” sandığın şey, senin karşında karşı koymak zorunda kalacakları duyguların açığa çıkmaması. Yoksa kadınlar da hoşlandıkları erkeğin karşısında ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Ama biraz düşünürsen, aynı şaşırmanın senin için olmayacağını ve bunun da çok doğal olduğunu anlarsın. Alt tarafı flört olan bir kız muhtemelen seni bıraktı ama sen hala “dürtüsel olarak gidip konuşmak istiyorum ayrılık anında da öyleydim” modundasın. Kız seni bırakmış ama hala ceptesin. Bu muhtaçlığı bir de kızla konuşurken nasıl sergilediğini düşün. Her tarafından akar. Seni itici yapar. İtici bir kadın karşısında sen nasıl rahatsan, kadını da senin karşında öyle yapar.

Ben bunları seni aşağılamak için söylemiyorum, bunların değiştirebileceğin şeyler olduğunu göstermek için söylüyorum. Nasıl değiştireceğiniz konusunda burada çok içerik var. Örneğin en önemli yetişkin erkek özelliklerinden birini kazanmanız lazım: kendi kaygınızı yönetebilme ve sağlıklı bir şekilde azaltabilme yeteneğini. Burada bunu senin benliğinin yaptığı gibi kızın üstüne kusma dürtüsüne karşı koymayı öğrenmelisiniz. Bunun nasıl yapılacağından erkek adam zihniyeti nasıl içselleştirilir yazısında bahsetmiştim ki sen de bunu yapıyorsun zaten.

Senin (muhtemelen bu kız da olmazsa kimse beni sevmez) kaygını, kızla konuşup rahatlatmayı umuyorsun:

İlk anlaşılması gereken şey, sizi neyin iyi hissettirdiği ve neyin kötü hissettirdiği konusunda dikkatli olmanız gerektiği. Çünkü çoğu zaman bir açlığa sahibiz ve bu açlık 10 yıl öncesinden ya da 20 yıl öncesinden kalma olabilir. Bu, biz küçük yaşlardayken doğmuş bir güvensizlik ve çoğu zaman bunu yanımızda taşıyoruz. Kendimizle ilgili belli bir şekilde hissediyoruz. “Ben çekici değilim”, “sevilmeye layık değilim”, “aptalım” ya da hatta “zekiyim” (bu da bir güvensizlik olabilir) gibi. Sonra da bu güvensizliğin yanlış olduğunu konusunda kendimizi rahatlatmak için yapabileceğimiz her şeyi yapmak istiyoruz. – Geçmişin savaşlarını savaşmak ve güvensizlikler

Kızın seninle medeni bir şekilde konuşması ile “bir ümit var” hayallerine dalıp o kaygıyı o şekilde bastırabilirsin (tabii kızın seni terslemesi ihtimali de var).  Ama bu senin kaygını geçici olarak rahatlatırken, genel kaygı durumunu arttıracak bir şey:

Güvensizliğin aldatıcı tarafı, içinizde bulunan ve dışarıdan doyurulması gereken bir açlık gibi olması. Dışarı çıkıp “bu açlığı burada doyuracağım”, “bu açlığı şurada doyuracağım” diyorsunuz. “Şu adamlara böbürleneceğim” ya da “şu çaylakları ezeceğim” diyorsunuz. “Herkese göstereceğim” diyorsunuz.

Sorun şu ki bu çeşit bir açlık, başkalarının güvencesi ile sadece belli bir süre doyurulabilecek bir açlık. Başkalarının tepkilerinden aldığınız rahatlama, bir yara bandı gibi zira güvensizlik sizin içinizden gelen bir şey. Yani dışarıdan yaptığınız şeyler bu güvensizliği çözmeyecekler.

Yapmanız gereken ilk şey, güvensizliğinizin açlığını dışarıdan bir şeyler arayıp bularak doyurmayı bırakmak. Bir güvensizliğiniz var ve siz bunu dışsal “besinlerle” doyuruyorsunuz. Peki sürekli olarak doyurup beslediğiniz şeye ne olur? Evet, o şey daha da büyür! Geçmişin savaşlarını savaşmak ve güvensizlikler

Peki bu durumu nasıl çözeceksin?

Yapmanız gereken şey, bu güvensizliğinizle başbaşa kalmak. – Geçmişin savaşlarını savaşmak ve güvensizlikler

Yani örneğin “Bugün eski flörtümü gördüm no contact yaptım ama dürtüsel olarak gidip konuşmak istiyorum ayrılık anında da öyleydim“ dediğin yerde bunu yapıyorsun. Güvensizliğini doyurmak yerine onunla başbaşa kalıyorsun. Ve bu tabii ki çok acı veriyor zira zaten bu acıdan kaçmak için kızla konuşmak, rahatlamak istiyorsun.

Dr. K’nın yukarıda örnek verdiğim geçmişin savaşları yazısında da dediği gibi açlığı beslemeyi bırakmanın kendisi bile çok büyük bir dönüştürücü. Birçok durumda yazıda bahsettiği gibi bir gözlemi, meditasyonu yapmanız da gerekli. Bu ikisi, senin durumundaki erkeklerin %90 – %95’ının bunu aşmasını sağlıyor. Ama az da olsa bazı erkeklerde narsist anne / baba ya da çok ciddi bir erken gençlik oneitis travması nedeniyle, bu iş terapi gerektirecek bir durumda olabiliyor.

Yani kısacası, bu acına dayanman ve şu an yaptığın şey, seni farkında olmadan dönüştürebilecek ve davranışsal olarak doğru yoldasın. Fakat bu yoğun negatif duygu seli ile başbaşa kalmak, olayın sorumluluğunu yüklenmek yerine, bunları kırmızı hap mankafası düşüncelere kanalize edip bastırıyorsun yani dönüştürücü olarak kullanamıyorsun (ya da bombok bir şeye dönüşmene neden olacak şekilde kullanıyorsun). Bunları kızlar böyle, erkekler şöyle diye zihinsel mastürbasyonda yakacağına,  ben böyleyim, bu zayıflık benim ve böyle düzeltirim diye kendine odaklanarak yak. Birincisi seni daha da zayıf ve öfkeli biri yapar. Bu kada öfkenin içinden, pozitif cinsel gerilim çıkmayacağı için yapayalnız kalırsın. Belki yeterince narsist biriysen kendini bir müddet “umursamaz” biri gibi pazarlayıp kısa süreli ilişkilere akarsın ama doymazsın. Güvensizliğini kadınlara yaranmaya çalışarak gidermeye çalışan ama yanlışlıkla besleyen efendi erkekten, kadınlarla skor yaparak bastırmaya çalışan ama yanlışlıkla besleyen dildo vatandaşa dönersin. Aslına bakarsan muhtemelen böyle bir derdin olmaz zira dışarıyı suçlama ve dışarıya öfkelenme yolunu seçen erkeklerin çoğu, yapayalnız ve kısa süreli seks bile yapamadıkları bir yere çıkıyorlar.

Sorularınızı bana uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Bu arada sağlıklı negatif duygu yönetimi ile ilgili en iyi içeriğimiz Daha İyi Bir Yaşam için serimizde var.

14 Şubat’ta sevgilisinin aldığı hediyeleri beğenmeyen kızlar

Bu siteden hiçbir şey anlamasanız bile, asosyal medyaya bakarak temel inançlar geliştirmemeniz gerektiğini, daha doğrusu asosyal medyanın gerçek hayatla bir alakası olmadığını anlasanız yeter.

Beni Patreon’dan izleyecek kadar takip eden bir takipçinin şunu sorması açıkçası üzücü:

Selamlar, bir kaç gündür asosyal medyada dolanıyorum 14 şubatta sevgililerinin hediyelerini beğenmeyen varoşlar video çekip yayılmaya başlamış konu hakkında ne düşünüyorsunuz denk geldiniz mi? Bu kadınların kocalarına/sevgililerine gram saygı duymayan gördüğüm bir videoda birisi elit gold digger diğeri de anadolu gold diggeri izlenimi verdi bana ?

Bu konuya öfke yemi yazısında değinmiştik:

Sosyal medya ve özellikle Twitter, algoritma olarak negatif duyguları körükleme üzerine kurulu. 1980’lerde Twitter olsaydı muhtemelen Sovyetler yarın kafamızda nükleer bomba patlatacak korkusu ile yaşardık ve bu korku o günlerde vardı ama herhalde sosyal medya olsaydı insanların hayatını 1000 kat etkilerdi. Korkarım 2020’ye kadar çöküşte olan geleneksel medya da korku yemini keşfetti ve bunun büyük bir yığın üzerinde çok iyi çalıştığını gördü. Bundan sonra her şeyi olduğunun 100 katı yoğunlukta yaşayacağız gibi görünüyor. Fakat siz kendiniz için bir iyilik yapın. Ya sosyal medyadan uzak durun ya da sosyal medyada durduğunuz süreyi azaltın. Ama sizde korku, öfke, kaygı, vs. oluşturan girişlerin tuzak olduğunun, yem olduğunun ve sizi manipüle etmek için yaratıldıklarının bilincinde olun.

Bu nedenle konuyu bana Twitter’da soran birine şu cevabı verdim:

Yine Patreon’da soruyu soran arkadaşa cevaben bir takipçi şöyle yazmış:

öfke yemi. tamamen ilgi amaçlı. ilgi orospusu narsist kadınlar sosyal medya sayesinde iyice arttı. maalesef erkekler kollektif bir birlik gösterip bu tiplere prim vermeyi bırakamıyor. instagramı kapatalı yıllar oldu ve kullanırken bile ne yorum ne beğeni ne takip ederek bunları yücelttim. aksine aşırı müstehcen çıkan içeriği müstehcenlikten şikayet ettim. ama yok. orası bizim kulvarımız değil. uzak durmak en iyisi.

“İlgi orospusu narsist kadınlar sosyal medya sayesinde iyice arttı” kısmına bir değinmem lazım. Daha önce Jordan Peterson’ın bu konudaki bir söyleşini burada Sosyal medya toksik feminen patolojiyi devasa boyutlara taşıdı  yazısında yazmıştım:

Nüfusun bu 5%lik dilimini kontrol altında tutmak zordur zira bu insanlarda zerre içsel kontrol olmadığı için üzerlerindeki tüm kontrol dışsaldır. Ve ben bu insanları online olarak kontrol altında tutabileceğimizi öngörmüyorum. Tam tersi sanal dünya bu özellikleri ödüllendiriyor ve hatta para ile ödüllendiriyor.(*)

Şu an gördüğümüz kutuplaşmanın itici gücü bu olabilir. Bir açıdan kutuplaşmanın gerçek olduğunu düşünmüyorum zira bence burada itici güç, karanlık dörtlüye (dark tetrat), Makyavellizm, narsisizm, psikopati artı sadizm, verilen aşırı dikkat. Bu her şeyi kirletiyor zira bu insanlar sanal dünyada hiçbir kısıt gözetmeden konuşabiliyorlar. Dünya böyle sanıyoruz ama dünya böyle değil. Sadece böyleymiş gibi reaksiyon gösteriyoruz.

Bu konu üzerindeki araştırmalar giderek daha açık hale geliyor. Örneğin Instagramı aşırı kullanan kadınların aynı zamanda sadist, Makyavellist, psikolat ve narsist oldukları görülüyor. Aynı zamanda kısa vadeli çiftleşme stratejilerini optimize ediyorlar yani genellikle oldukça fazla sayıda kişiyle birlikte oluyorlar. Bu bir anti sosyal davranış özelliği ve anti sosyal insanlar genel olarak daha fazla cinsel partnere sahiptirler ve erken yaşlarda seks yapmaya başlarlar.

Bu toksik dişilik (toxic femininity). Anti sosyal davranışın feminen versiyonu itibara vahşice saldırıdır. Dedikodu, taşlama, sırtından bıçaklama, vs. ve bazı kadınlar bu konuda çok usta olabiliyorlar. Bunu erkeklerde yapabilirler özellikle de sosyal medyada. Ama sosyal medyanın dişil anti sosyal tip davranışa olanak verdiği ve büyük ölçeklere taşıdığı çok açık. Feminen değer sisteminin ölçeklenemediğinden bahsetmiştik, feminen patoloji sosyal medyada devasa boyutlara çıkıyor ve bunun sonuçlarının ne olacağını Tanrı bilir.

Bir artış mutlaka var ama asıl olan bu kadınların sayısının artması değil, sosyal medya algoritmalarının hemen hemen sadece bu kadınları öne çıkarması.

Bu tip kadınların oranı 1995’te %1 ise bugün %3 olmuştur en fazla. Ama 1995’te bu tür kadınları en öne çıkarıp cebinizden gözünüze sokan uygulamalar yoktu.

“maalesef erkekler kollektif bir birlik gösterip bu tiplere prim vermeyi bırakamıyor”

Sosyal medya öncesinde ortalama bir erkek bu tiplerle hayatında birkaç kere karşılaşırdı, görmezden gelmesi gereken bir şey yoktu. Şimdi de kollektif birliği falan bırakın, gerçek hayatta kırk yılda bir karşınıza çıkacak kadar az insanların cebinizden beyninize girip zihninizi, inançlarınızı, dünya görüşünüzü darmadağın etmesine izin vermeyin. Gerçek hayatta kalın.

Ama moruk sen bilmiyorsun, hemen hepsi / çoğu böyle!

Bir kere açık söyleyeyim, bunu diyenler genellikle gerçek dünyadan habersiz insanlar, beni bırak 75 yaşındaki bir dede bunlardan daha iyi bilir. Ama gerçek hayatta da deneyiminiz buysa, şu aşağıda kadın takipçiye verdiğim tavsiyeyi size de vermek istiyorum:

Sorularınızı bana uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Kadınların erkeklerde itici bulduğu 9 güvensizlik işareti

Çoğu erkek, güzel bir kadının güvensiz ve utangaç olmasını umursamaz. Tam tersine birçok erkek, güzel bir kadının güvensiz ve utangaç olmasını çekici bulur, bu sayede kadının yanında daha kendine güvenli davranabilir. Ama maalesef aynı şey, bir kadının bir erkeği çekici bulması durumunda geçerli değil.

Kadınlar, duygusal olarak güçlü, kendine güvenen, özdeğeri yüksek erkekleri çekici bulurlar ve duygusal olarak güçsüz, kendinden şüphe eden, utangaç erkekleri ise itici bulurlar. Siz kendiniz de, kendine güvenen erkeklerin kadınlarla daha kolay birlikte olduğunu ya da kız arkadaş bulduğunu, kendine güveni olmayan erkeklerin ise friendzone’dan ötesine geçmekte oldukça zorlandığını gözlemlemiş olmalısınız.

Utangaç erkekler de bir kadınla beraber olabilirler ya da bir kız arkadaş bulabilirler ama tercihleri kısıtlıdır çünkü duygusal zayıflıkları, kadınlara itici gelir.

Bu yazıda, kadınların itici bulduğu bazı erkek güvensizlik işaretlerinden ve bunlara karşı neler yapabileceğinizden bahsedeceğiz.

#1 Göz kontağını koruyamamak

Bir kadınla konuşurken, tüm konuşma boyunca kadının gözlerine bakmaya ihtiyacınız yok ama sürekli olmayan bir göz kontağı kurmanız ve bunu her defasında 5-10 saniye korumanız gerekli. Bir kadınla konuşurken başka yere, etrafa ya da aşağı bakıyorsanız ve huzursuz görünüyorsanız, size karşı çekim hissedemez. Kadınlar, duygusal zayıflığı itici bulurlar.

#2 Kelimelerin içinde kaybolup, kaygılı ve kendine güvensiz görünmek

Erkeklerin kadınlarla birlikte olmalarını ya da kız arkadaşı edinmelerini engelleyen şeylerden birisi de, bir kadınla ne konuşacaklarını, konuşmayı devaqm ettirmeyi ve ilginç tutmayı becerememeleri. Erkek konuşma başlatsa bile, kadına karşı çekim duyarken bir yandan da kendi değerinden şüphe duyduğu için, çok fazla düşünmeye ve kelimelerin içinde kaybolmaya başlar. Kendinden emin olmadığı ve kaygılı olduğu ortaya dökülmeye başlar. Bu da konuştuğu kadını soğutacak bir şey.

Bir erkek kendine güveni olan ve konuşma sırasında düşüncelerinde boğulmak yerine şimdi ve burada olabilen biriyse, kadınla konuşmaya devam ederken, kafasının içinde geçen şeylerden endişe etmez. Beyninin, konuşmayı devam ettirmek için çok çalışması gerekmez. Konuşma, erkek sanki herhangi başka bir insanla konuşuyormuş gibi, doğal ve çaba göstermeye gerek kalmadan akar.

#3 Kadının kendisi gibi bir erkekten hoşlanabileceğinden şüphe duymak

Bir erkek, konuştuğu bir kadının, kendisi gibi bir erkekten hoşlanabileceğinden şüphe ediyorsa, bu güvensizlik erkeğin vücut diline, tepkilerine, cevaplarına ve kadına genel yaklaşımına da yansır. Örneğin erkek, kadına fazla iltifat eder ya da kadının kendisi ile konuştuğu için çok şanslı olduğunu ima eden davranışlar gösterir. Bunlar da kadınlara itici gelen davranışlardır.

Bir kadın tabii ki takdir edilmeyi ve iyi davranılmayı ister ama bir kadına yalakalık yapması gerektiğini hisseden, bir “şans elde etmek” için kadının kıçını yalayan bir erkek istemez.

#4 Özgüven yoksunu iletişim

Bir erkeğin konuşmaktan çekinmesi, konuşurken sesini alçaltması, kendi fikrini belirtirken tedirginlik göstermesi gibi şeylerden bahsediyorum. Bunlar, erkeğin özgüvene sahip olmadığını gösteren işaretler. Bir erkeğin kendine güveni yoksa ve erkek kadınlara çekici gelebileceğinden şüphe duyuyorsa, konuşmaktan çekinir ve sesini alçaltır çünkü söyleyeceği şeylerin uygun veya yeterli olmayacağından korkar.

Kadınlar, erkeklerdeki bu tip belli belirsiz güvensizlik ipuçlarını yakalayabilirler ve bu tür ipuçları kadınların ilgisini söndürür çünkü kadınlar, duygusal güçsüzlüğe çekim duyamazlar.

#5 Gerçek kişiliğini gösterememek ya da kadının kendisini yargılamasından korkmak

Birçok erkek bunu, gerçekte olduklarından daha nazik ve iyi davranmaya çalışarak yaparlar. Bir kadın bir erkeğin, gerçek kişiliğini yansıtmadığını, rol yaptığını fark eder. Bu da kadının erkekten uzaklaşmasına neden olur zira kadın, erkeğin gerçek bir versiyonu ile iletişime geçmediğini, erkeğin dürüst olmadığını düşünür. Erkeğin kadını kazanmak için sinsi bir şekilde nazik ve iyi numarası yaptığını görür.

#6 Gücü kadına bırakmak

Örneğin erkeğin kadının her dediğini yapması, her yapmak istediğini yapmasına izin vermesi, kadına kendisini acındırmaya çalışması gibi. Erkek, kadının kendisine bir şans vermesi için, tamamen kadının suyuna gitmesi gerektiğini hisseder ve böyle yapmazsa, reddedileceğini düşünür.

Oysa erkeğin tek yapması gereken, konuşma sırasında kadının kendisine cinsel çekim duymasını sağlamaktır. Bunu aktif bir şekilde yapabilirse, tüm o oyunlar biter, kadının kalkanları iner ve kadın, erkeğe karşı kıvılcım hissetmeye başlar.

#7 Kadını etkilemek için başarılarından ve sahip olduklarından konuşmak

Konuşma içerisinde konunun kendiliğinden erkeğin başarılarına ya da sahip olduğu şeylere gelmesi ve erkeğin rahat bir şekilde bunlardan bahsetmesi problem değil. Ama erkek bunlardan böbürlenmek için bahsediyorsa, kadınlar erkeğin güvensizliklerini örtmek için şişindiğini hissederler.

Bir kadın bir erkeğin kendisini, kadın için yeterli görmediğini ve bunu örtmek için rol yapması veya kadını etkilemeye çalışması gerektiğini düşündüğünü hissettiğinde, o erkeğe çekim duyamaz. Bunlar kadının genellikle “zoru oynamasına” neden olur. “Belki ben gerçekten de bu adama fazla iyiyim, bu adam beni gerçekten de hak etmiyor” diye düşünmesine neden olur.

Bir kadın bir erkek hakkında bu şekilde düşünmeye başladığında, o erkeğe saygı veya çekim duyamamaya başlar.

#8 Gergin ve kaygılı vücut dili

Yüzde gergin bir ifade, kaygılı göz kontağı, kadının kendisine olan ilgisini her an kaybedeceğinden korkar gibi kaygılı bir görüntü bunlara örnek.

#9 Kadının basit kendine güven testlerini geçememek

Bazı kadınlarla etkileşime girmek ve bir yerlere gitmek daha kolaydır, bazıları ile daha zordur. Ama hemen her kadın, kendisine yürüyen erkeği güven testine (shit test) sokar.

Bir kadın bir erkeğin özgüvenini, duygusal gücünü test etmek ister. Örneğin konuşmaya fazla bir şey katmama ya da zoru oynama gibi bir test kullandığında, erkeğin kendinden şüphe etmeye, kaygılı davranmaya başlayıp başlamadığını gözlemler. Erkek bu testleri geçemezse, kadının ilkel dürtüleri ve arzusu söner zira kadınlar, duygusal olarak zayıf erkeklere çekim duyamazlar.

Bir kadının size arzu duyup duymayacağını büyük oranda kontrol edemezseniz de, çoğu erkek bir kadının arzusu konusunda ne kadar çok kontrollerinin olabileceğinin de farkında değil. Yine birçok erkek, aslında başlangıçta kendisine arzu duyan ya da burada bahsedilen şeyleri sergilemeseler arzu duyabilecek kadınların arzusunu söndürmekte ne kadar “usta olduklarının” farkında değil.

Bu konuda ne yapabileceğinize de değinelim. Öncelikle öz güven (1) alternatiflerinizin olmasından ve (2) yeterince tecrübe edinmenizden gelir. Daha çok iş olanağı olan insan daha özgüvenlidir ya da bir uçakta daha çok uçuş saati olan pilot, başka şeyler eşit olduğunda, daha az uçuş saati olandan daha özgüvenlidir.

Daha fazla alternatif için, hem sosyal hayatınızı geliştirerek hem de hayat oyunu gibi oyunları öğrenerek, daha çok kadınla etkileşime girmeniz, düzenli olarak yeni kadınlarla karşılaşmanız gerekli.

İkincisi, kadınlarla etkileşim halinde olduğunuzda gösterdiğiniz güvensizlik işaretlerini not alın ve bunları listeleyin. Bunları düzenli olarak gözden geçirin ve özellikle buluşmalardan ya da sosyal etkinliklerden önce gözden geçirin. Bunu nasıl yapacağınıza Bir meziyet nasıl öğrenilir, stoacı yaklaşım yazısında değinmiştik.

Özgüven = Fizyoloji + örtüşme yazısında, fizyolojinizi değiştirerek, özgüvensiz hareketlerinizden nasıl kurtulacağınıza, Özdeğer nasıl kazanılır? yazısında, özdeğer kazanma sürecine değinmiştik. Temel felsefe, şu yazıda belirttiğimiz gibi, yüksek değerli erkek olmadan önce, düşük değerli erkek olmamaya bakmanız. Yine şu yazıda belirttiğimiz gibi, güvensizliklerinizden kurtulmanız.

Bunun yanında, efendi adam olmaktan kurtulmak, çoğu erkeğin ilişkilerde güvensiz olmasına neden olan kaygılı bağlanma stili ve reddedilme duyarlılığından kurtulmak konusundaki yazılarımıza da bakabilirsiniz.

Son olarak, benim bu tür güvensizliklerimden kurtulmamı sağlayan İlişki Sihirbazı kitabını (bu kitabın iyi çocuk bölümlerini özetlediğimiz iyi çocuk – acıların çocuğu yazılarını), bu süreci anlatan erkek adam zihniyeti nasıl kazanılır yayınını (Patreon) ve bu konuda bolca içeriğe sahip olan ilişkiler setini tavsiye ederim.

İlişkilerde kadın erkek boy farkı ortalama olarak ne kadar?

17 yaşındayım ve boyum 1.74. Benim gözlemlerime göre, yaşıtlarımın boy ortalaması 1.77. Yani bu durumda ben ortalamanın altında oluyorum. Bu boy dezavantaj mı? Kendi “havuzumu” kaç santim olarak düşünmem gerek?

Boyun kısa olması dezavantajdır ve havuzu daraltır. Ama bir erkek için kendisinden 10 – 15 cm kısa kızlar arasında bir havuz vardır yani 1.74 boy ile, en azından boy yüzünden yalnız kalmazsın. Ama boyunu takarsan, boyu taktığın için yalnız kalabilirsin.

Asosyal medyada “en az 1.85” diye bağıran 1.60’lık kızlara (ve kız taklidi yapıp erkekleri işleten ergenlere) inanacak kadar aptal olmayın. Asosyal medyada biri çıkıp, “1.80 adam sana niye baksın” dese bile, gerçek hayatta dalga geçilip yerin dibine girme ile aynı olmadığından, herkes istediği gibi atıp tutuyor.

10-15 cm genelde etrafımda gördüğüm kadarıyla kadınlara yetmiyor. Hatta yapılan bir araştırmada 21 cm’lik farkın kadınlar tarafından çekici bulunduğu tespit edilmişti. Bunu da düşündüğümüzde havuzu max 1.55 olarak tanımlamak daha doğru olmaz mı?

Birincisi, “kadınlara yetmiyor” ne demek? Yetip yetmemesi nasıl onlara kalıyor? Herkes kapasitesine göre bulur. 1.55 biri çıkıp orda burda istediği kadar en az 1.85 olacak diyebilir, 1.85 çekicidir diyebilir. Milletin kendisine götüyle gülmesinden başka bir şey alamaz. Erkeklere yönelik yayın yapan hapçı camiada çok garip bir kadın üstünlükçü alt metin var.

Ayrıca benim her yerde gözlemlediğim gerçek çiftlerden gördüğüm kadarıyla gayet “yetiyor”. Zaten gözleme gerek yok bunun araştırmaları da var:

“The average height difference in heterosexual couples is 14.1 centimetres or 5.6 inches. Men are taller than women in 93% of couples.”

“Heteroseksüel çiftlerin ortalama boy farkı 14 cm ve %93 oranda erkek daha uzun.”

Dr.K’nın şurada bilimsel araştırma sonuçlarından çıkardığı şeyi burada birçok erkekte de gözlemliyorum:

“Burada insanların kaçırdıkları nokta, temel inançların sadece düşünceleri değil, aynı zamanda büyük ölçüde algıyı da etkilediği. Eğer sevilemez biri olduğunuza inanıyorsanız, size gelen sinyallerin bazılarını yükselteceksiniz ve bazılarını da alçaltacaksınız.”

Senin boyla ilgili duygu yükün olduğu için algın çarpık.

Erkeklere yönelik yayınlarda en çok yapılan hatayı yapıyorsun. Bir şeyi arzulama ile gerçekte elde etme arasındaki fark.

“Yapılan araştırmalarda en çok 8-9/10 kadınların erkekler tarafından çekici bulunmuş” gibi bir şey söylüyorsun. İstemek, çekici bulmak bedava. Erkeklerin çoğunun sevgilisi 8-9/10 değil, kadınların çoğu da 1.85 ve üstü adamlarla çıkmıyorlar, zaten çıkamazlar. 1.85 üstü erkek nüfusu, toplam erkek nüfusunun %10-15’idir muhtemelen. Kadınlar ya da erkekler her istedikleri şeylere ulaşamazlar, kapasiteleriyle sınırlıdırlar. Hayal aleminde, asosyal medya sanal aleminde yaşamayın. Sanal olan algı tamamen gerçek hayata da yansımaya başladı.

Bu arada algısı açık diğer arkadaşlar için söyleyeyim, çiftler arasındaki ortalama boy farkı yaklaşık olarak kadın boy ortalaması ile erkek boy ortalaması arasında farka eşit.

“Türkiye’deki erkeklerin boy ortalaması yaklaşık olarak 1,76cm civarında seyretmektedir. Bu rakam, Avrupa ve Asya kıtasındaki bazı ülkelere kıyasla orta seviyede bir değere işaret eder. Türk kadınlarının boy ortalaması ise yaklaşık olarak 1,62 civarındandır.”

Yani kadınlar daha uzun adamları tercih etmiyorlar ya da edemiyorlar. Ortalama boyda kadın genellikle ortalama boyda erkekle, kısa kadın daha kısa erkekle, uzun kadın daha uzun erkekle ilişkiye giriyor.

Burada bir takipçi şu yorumu yapmış:

O halde ben de bir örnek vereyim, boyum 1.77 kız arkadaşım 1.67 bence gayet de yakışıyoruz. Bence ben 1.50 biriyle olsam yakışmazdı, o da 1.90 biriyle. Boy önemli bir çekicilik kriteri olabilir ama arkadaşlarım arasında en kısa 2. kişiyim ve sadece benim kız arkadaşım var. Ben yakışıklılık kadar önemli bir çekicilik kriteri olduğunu düşünmüyorum. Aksi bir araştırma varsa da bilmiyorum. Sosyal medyanın etkisi sadece.

Dışarda biraz durup gelen geçen genç çiftlere bakarsanız, ortalama boy farkının burada bahsedilen civarda olduğunu görebilirsiniz.

Benim bildiğim kadarıyla boy, yakışıklılıktan önemli (çok uç yakışıklı – çirkin örneklerinden bahsetmiyorum) ama önemi çok abartılıyor. Özellikle asosyal medyada beyni kızaran asosyal gençler tarafından:

Bomboş bir konu. Sırf cinsiyet catismalarını ve tansiyonu binevi öfke clickbaitleriyle arttirmak icin yayılan.  Bazı çocuklar ilişkisinin olmamasinin nedenini sorgulayış (bu bile mainstream kaynaklı) icindeyken boy mevzusunu gorunce hah sebebi buldum diyerek bunda sucu buluyor.

halbuki 2bucuk metre de olsan bu mental ile istedigin seyi o boy pos ile yine de elde edemeyeceksin.

Ama bazıları doğrusunu öğrenmeye değil haklı olmaya geliyorlar o nedenle orjinal soruyu soran arkadaşın şu son yazdığına cevap vermek tamamen vakit kaybı:

14 cm boy farki ortalama olarak bulunmuş olabilir ama bu fark biraz da görücü usulü evlilikler nedeniyle bulunmuş olamaz mı?Bugün artık kadınlar genelde kendi istedikleri kişilerle evleniyorlar ve böyle olunca da bu 14 cm lik farkın doğal olarak artmasi gerekmez mi?

Bazen böyle adamlar maalesef beni arıyorlar.  10 dakika içerisinde şunu fark ediyorum ki, sabaha kadar ben ne desem “ama o olmaz / benim için geçerli değil / öyle değildir” diye otomatik olarak itiraz edecekler. 1000 tane tavsiye ver 1000 tanesine de saniyeler içinde itiraz ediyorlar. Hepsine. Bu yanıtın otomatikliği zaten, bu adamların duygusal (siyah – beyaz) düşün(e)meme döngüsüne saplanıp kaldıklarına işaret:

Siyah – beyaz düşünen insanlara meydan okuduğunuzda, itiraz ettiğinizde, karşıt görüş bildirdiğinizde, aşırı derecede duygusal tepkiler verirler. Sözlerinde mantık kullanırlar ama mantığın arkasında büyük bir duygusal yük vardır.

Eğer böyle düşünen biriyseniz, siyah – beyaz düşünce şeklinizin farkına varmalısınız. Eğer “ya hep ya hiç” şeklinde düşünüyorsanız, “ben tam bir nefes israfıyım ama diğer insanlar mükemmel”, “hiçbir şeyde başarılı olamam”, “boyum 165, ben asla birini bulamam. 185 boyu olan adamlar kızlar havuzunda yüzüyor”, “bir kadın atlayacağı dalı ayarlamadan eldeki dalı bırakmaz hacı, hepsi böyle” gibi şeyler düşünüyorsanız bunun farkına varmalısınız.

Vakit kaybı deme sebebim de bu işte. “Görücü” usulü gibi otomatik ve gülünç argümanı çürütsen aynı hızda otomatik bir itiraz gelecek. Sabaha kadar, hiç durmadan itiraz gelecek.

Böyle inanların ilk yapmaları gereken, beyinlerini soğutmak. Beyinleri soğumadan kendilerini dünyanın en mantıklı, acı gerçeklerini bilen adamı sanarak, tamamen mantıksız ve aslında kendi kıçlarına gökkuşağı üfleyerek, acı gerçeklerden tamamen uzak yaşıyorlar.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Sorularınıza Patreon chat alanında daha hızlı cevap verebiliyorum.

Kadınlar Kötü Erkeklerden mi Hoşlanıyor?

Psikolog yazar Emrullah Umudum erkekadam.org sitesinin ana mesajını 7 maddede özetlemiş. İlişki sihirbazı kitabını ilk okuduğumda (2004 civarı) anladığım şey buydu ve bu bilgiyi sindirmek, benim kadınlarla ilişkilerimde devrim yapmıştı. Hank Moody ile 6 sene önce siteyi açıp yaymak istediğimiz mesaj buydu. Bu bilgiyi doğru bir şekilde sindirirseniz, zihin yapısı açısından kadın erkek ilişkilerinde olabileceğiniz en iyi durum neyse, onun 60-70%ini olursunuz zaten.

(Aşağıdaki yazı özneldir ve herkesi kapsamak zorunda değildir.)

✅1) En sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim yine . Onlar kötü değil. Ve daha acısı sen de iyi biri değilsin.

✅2) Hemen öfkelenme. Efendi bir erkek olarak böyle bir itham karşısında kızmakta haklısın kendince.

✅ 3) Bu konuda Dr. Robert Glover’a kulak verelim istersen. Dr. Glover “No More Mr. Nice Guy” kitabında; efendi erkeği, istediğini alabilmek için karşı tarafla gizli anlaşma yapan, kendini ifade edemeyen silik kişi olarak tanımlar. Kitaba göre efendi erkekler, kadınlarla yatmak için niyetlerini gizlerler, onlara iyilik yaparlar ve hatta bunu yaptıklarını bile kabullenmezler. İstediklerini alamadıklarında ise pasif agresif davranış sergilerler ve kadınları suçlarlar. (Tanıdık geldi mi biraz ?)

✅4) Bu konularda bir kafa karışıklığı yaşıyorsun çünkü bilinçaltın bir kadın gibi düşünmeye kodlandı sen daha çocukken. Dövüş Kulübü filminde geçen tek cümle aslında bütün sorunların anahtarı niteliğinde: “Biz kadınlar tarafından yetiştirilmiş bir erkek nesliyiz.”

✅5) Uslu ve terbiyeli bir erkek çocuk yetiştirdiğini sanan annelerin, erkekliği öcü gibi göstermeye çalışan medyanın ve gerçek hayatla hiçbir alakası olmayan romantik dizi-filmlerin etkisiyle sağlıklı düşünemeyen bir erkek nesli ortaya çıktı son 30 yılda.

✅6)Özetle kötü diye tabir edilen erkekler; özgüvenli,cesur, eğlenceli, maskülen enerjisini bastırmayan ve kadınlara niyetini doğrudan belli eden erkekler çoğunlukla.

✅7)Kendine efendi diyen erkekler ise utangaç, çekingen ve niyetini gizlemeye çalışarak kadınlara yaklaşan erkekler aslında.

Vaka Çalışması – Sevgilim ilgisiz oldugumu söylüyor

“Sevgilim ilgisiz olduğumu söylüyor. Acaba ben mi ilgisizim yoksa bu işin içinde başka bir iş mi var?” sorusu ile çok karşılaşıyorum. Aşağıya spesifik bir tanesini biraz değiştirerek koyacağım (en çok rastladığım senaryo). Ama kısa cevap vermemiz gerekirse, eğer ilgisiz olduğunuzu düşünmüyorsanız muhtemelen işin içinde başka bir iş var.

Kız arkadaşımla 8 aydır sevgiliyiz. Son 3 aydır terfi ettim ve işlerim çok yoğun. Daha önce bu kadar yoğun değildim. Haliyle daha önceki gibi çok fazla ilgi gösteremiyorum. Eskiden gün içerisinde hem ona zaman ayırıp hem de işimi yapabiliyordum.

İşiniz hafif de olsa, işsiz de olsanız bu zaman ayırma kısmını fazla abartmayın. Kız arkadaşınıza günde toplam 1 bilemedin 1.5 saat ayırmanız yeterli. Bazı günler hiç görüşmeyebilirsiniz ve bazı günler de 3 saat konuşursunuz ama ortalamada 1 saat yeterli.

(Bu arada geçen bir arkadaşla konuşurken kız arkadaşımla herhangi bir sorun olmadan bazen 1-2 gün konuşmadığımızı veya iletişime geçmediğimizi söylediğimde çok şaşırmıştı. Sanırım hergün görüşmeniz gerekli gibi absürt bir inanç var. Hergün konuşuyorsanız buluşunca konuşacak ne buluyorsunuz, hergün konuşmaktan sıkılmıyor musunuz?)

Kız arkadaşımla sadece akşamları konuşabiliyorum ve mesaj atabiliyorum, güzelce günümüzü anlatıp konuşuyoruz vs. , gün içerisinde de ise tek tük mesaj atıyorum. Çalışırken konuşacak konu bile aklıma gelmiyor, yazasım gelmiyor, asla ona sevgimin az olup olmamasıyla alakası yok.

Normal, işin gücün arasında kız arkadaşınla az miktarda mesajlaşman ya da birçok gün hiç mesajlaşmaman normal.

Yani kız arkadaşıma gün içinde(gece ağırlıklı olarak) ortalama olarak istisnasız 3-4 saat(bu bile bence çok fazla) zaman ayırdığım halde, bana ilgisiz olduğumdan dert yanıyor, gün içinde 4-5 saat ona mesaj yazmadığımı ortadan kaybolduğumu söylüyor, onu eskisi gibi sevmediğimi sevgi sözcükleri vs kullanmadığımı söylüyor.

Evet 3-4 saat çok fazla. Buna rağmen ilgisizlikten dert yanıyorsa sorun ilgisiz olman değil. Ayrıca, balayı ayları bittiğinde eskisi gibi yoğun bir ilişki yaşamamanız da bir dereceye kadar normal. Muhtemelen ilk 5 ayda bundan da daha fazla zaman harcadın ve kendini kıza bir beta öder (zamanla ve ilgiyle öder) olarak alıştırdın. Şimdi ondan geri adım atman zor. Senin kız arkadaşına bazı günler hemen hiç görüşmeden en fazla 1.5 bilemedin 2 saat zaman ayırman lazım.

Bir de tabii günümüzde popüler kültür dolmalarını erkeklerden daha çok yiyen, ilgi kusmayı sevgi sanan, kendine güvensiz ve hak sanrılı kızlar var. Bu kızlar da popüler mavi hap kültürünü yiyen beta erkekler gibi kendi ilişkilerini baltalamaya, yüksek değerli partnerlerle uzun süre birlikte olamamaya programlı, mahkum kızlardır. Kala kala beta erkeklere kalırlar ve onlara da eziyet ederler. Yüksek değerli erkekler bunların arıza mızmızlanmalarını çok çekmez ve bu kızları bırakırlar.

Son olarak da eğer çok az buluşuyorsanız bu senin hatan. Yani haftada 2-3 kere buluşmanız lazım yoksa evet ilgisizlik.

Dediğim gibi sen mesaj ve aramada beta öder seviyesinde ilgi gösteriyorsun. Kız senden talep edince muhtemelen çizgilerimi çizersem ayrılırız korkusu ile kıza sınırlarını da gösteremediğin için kız daha da azıyor.

Tartışma çıkarmaya çalışıyor. Kendisi de sabahtan akşama kadar çalışıyor, üstelik benim de yorulduğumu gayet iyi biliyor. Normal hayatında sosyal medyada vs ilgi dilenen biri de değil, fakat benim ilgimi aşırı şekilde istiyor.

Önemli değil. Dediğim gibi popüler kültürden bunları öğrenen birçok kadın, erkek işte eşek gibi ödeyecek kafasında olabiliyor. Ya da özgüven veya özdeğer problemi nedeniyle çok ilgi görmezse yalnız kalacağım korkusuna kapılıyor. Fakat sorun şu ki bu zayıflık nedenli ihtiyaçları giderirseniz bu davranışlarınız ilkel kadın beyninin zayıf bulduğu erkeğe dönüşmenize neden olduğundan genelde daha fazla ilgi isteği ve sizden daha fazla soğuma ile karşılanır.

Ben zaten işyerinde posası çıkmış halde eve dönerken, bir de kız arkadaşımdan böyle şikayetler duymak beni acayip bunalttı.

Ama buna rağmen kız seni bunaltıp durmasının negatif sonuçlarını yaşıyor mu? Normalde beta öder kafada bir erkek olmasan bu kıza çoktan çizgini çekmiş, hala anlamıyorsa da bırakmış gitmiştin. Alt tarafı 8 aydır berabersiniz. Önce tatlılıkla çizgini çekersin, bir iki kere açıklarsın, anlamıyorsa bırakırsın. Sen ne yapıyorsun? Katlanıyorsun.

Bu tartışmadan sonra günlerdir eskisi gibi samimi davranmadığını hissediyorum.

Seni soğuklukla cezalandırıyor olabilir zira kadının soğuması kadın erkek ilişkilerinde zayıf bir erkeğin korkup boyun eğmesini sağlar. Bir yandan da kendini savunamadığın ve kavga ettiğin için iticileşmiş olabilirsin.

Bakın tekrar ediyorum. İlgisizseniz ayrı konu. Ama günde 3-4 saat iletişimde olduğun kız ilgisizlikten şikayet ediyor ve fazlasını vermiyorsunuz diye soğuyorsa, bu karakterde bir kadının kendi ilişkisini baltalamasına engel olamazsınız. İlgiyi arttırmazsınız soğur, arttırırsınız daha fazlasını talep eder ve/veya yine soğur. Beta erkekler de böyle, kendi ilişkilerini baltalamaya programlılar (özgüven ve özdeğer krizine girdikleri için) ve karşılarındaki kadın bu konuda pek bir şey yapamaz.

Bir insana bu kadar meşguliyetin yanında 3-4 saatimi ayırdığım halde neden böyle yapıyor?

Muhtemelen kızın gözünde bir beta ödersin. Erkek olarak eksikliğini eşek gibi ödeyerek kapayacaksın. Tabii bu kıza “senle mi uğraşacağım” diye yol vermek yerine bunalmaya devam etmen senin gerçekten beta öder olduğunu gösteriyor. Ekstra olarak da eksta olarak da kız muhtemelen erkeğin beta versiyonu yani sürekli ilgi görmezse yalnızlık korkusuna kapılıyor.

Beni hayatının merkezine koymuyorsun ben seni koyuyorum, çalıştığım halde sana vakit ayırabiliyorum, sen gün içinde yoksun sadece geceleri benimle konuşuyorsun, ben senin objen miyim vs diyip duygu sömürüsü yapıyor.

Dediğim gibi bu kızların kendi ilişkilerini sabote etmesine engel olamazsın ve kızı kibarca “sorun sende değil bende güzelim yapamadık” deyip terk etmen gerekebilir.

Bu ilgiyi vermezsem kız arkadaşımın bu ilgiyi başka yerde aramaya başlayacağından çekiniyorum.

(Buraya kadar arkadaşa beta öder dememi haksız buluyorsanız haklısınız ama bakın bu cümle bu adama bu şekilde hitap etmemi haklı çıkarıyor.)

İşte bu yüzden sen düşük değerli beta öder bir erkeksin ve kendi ilginin değerini bilmek yerine kızın ilgisine aşırı değer verip korku içinde yaşadığın sürece de böyle eziyete mahkumsun. “Seninle mi uğraşacağım git kimi bunaltacaksan bunalt bana bulaşma” kafasında bir erkek senden daha çok rağbet görüyor ve daha az ilgi vererek ilişki yürütüyor, bunu biliyor musun? Sen kızın ilgisini kaybederim korkusu ile ilgi verdikçe ve bunaldıkça daha değersizleşiyorsun ve daha da fazla ödemen talep ediliyor. Sen tonla ilgi vermeye çalışınca ne olacağını söyleyeyim: muhtemelen tüm o ilginin beş kuruş değeri olmadığını düşünerek başka yerde ilgi aramaya başlayacak yani korktuğun, korktuğun şey başına gelmesin diye yaptığın şeyler sayesinde başına gelecek.

Çevremdeki erkek arkadaşlarımın da sevgilisinden bu konuda çektiğini biliyorum. Bu problemler hakkında ne düşünüyorsun Mahmut Abi

Evli ya da uzun süreli ilişki içinde birçok erkek senin gibi. Özellikle belli bir eğitim seviyesindeki erkeklerin çoğunun bu durumda olduğunu düşünmeye başladım. Kendi ilgisinin değerini zerre bilmeyen ve karşısındaki kadını kaybedebileceği değerli bir şey olarak görürken kendisinde bir değer görmeyen beta erkek modunda. Bütün bu site zaten sizi bu sefil varoluştan kurtarmak için var.

bazı kadınlar neden böyle ?

Bazı kadınlar böyleler, geçmişlerinden gelen arızalar yüzünden böyleler. Özdeğer ve özgüven problemi olan erkekler genellikle özgüven ve özdeğer problemi olan kadınları çekebiliyorlar. Bu bir. Bir de bazı kızlar çizgilerini çekebilen erkeklere bile öyleler ama bil bakalım o erkekleri en fazla kaç ay bu şekilde bunaltabiliyorlar? Ya da o erkekler bu bunaltıcı, düşük değerli kızlarla ilgili “ben beta öder olmazsam gider başkasını bulur” korkusu duyuyorlar mı?

Ayrıca bu tür kızlarla nasıl başa çıkılacağı hakkında bir yazı gelse süper olabilir.

Bir kere günde 3-4 saat zaman ayıracak duruma gelmezsin, elini verip kolunu kaptırmışsın. Sonra gayet mantıklı olan sınırlarını çizer ve 1-2 kere anlatırsın. Eğer ilişki materyali bir kızsa bir süre mırın kırın eder sonra sana uyar. Eğer değilse ya da sen artık onun gözünde geri dönüşsüz beta ödersen arıza çıkarmaya devam eder. Bu durumda kızı terk edersin. Belki de o seni terk eder. Sen de böyle bir kadından (ya arıza ya da senin betalığından arıza olmuş) kurtulursun.

Bu kızlarla böyle baş edersin. Senin gibi terk eder başkasından ilgi alır korkusu ile kuzu kuzu ödeyen erkekler şanslılarsa sırf bu zayıflıklarından terk edilirler. Şanssızlarsa evlenip acı çeker dururlar.

Son olarak da arkadaşlar, ilişkilerde maskülen erkek – feminen kadını çeker ama onun harici özelliklerde aynı kutuplar biribirini çeker. Yani siz ne kadar maskülen bir erkek adamsanız, bu tür kızlarla o kadar az muhatap olursunuz ya da birçok kadın (hepsi değil) kendini feminen olacak şekilde ayarlar. Ne kadar çok özgüven ve özdeğer sahip bir erkekseniz, o kadar çok özgüven ve özdeğere sahip kadınları çekersiniz. O kadınlar genelde bu arızaları çıkarmazlar.

Ayrıca bakınız ilgi yönetimi, uzun süreli ilişkilerde iletişim sanatı ve uzun süreli ilişkiler rehberi.

Kırılgan narsist kadınların kullandığı 10 toksik taktik

Bu yazı, Toksik İlişkiler – Narsist / Borderline Partner Rehberi kitabından alınmıştır.

Aşk bombardımanı (idealizasyon)  – değersizleştirme döngüsü, kurbanın zihnini ve kalbini bulandıran,  kişinin köklü insani ihtiyaç ve arzularını, nörolojik motivasyon ve ödül devrelerini kişi aleyhine kullanan bir aralıklı pekiştirme modelidir.

Değersizleştirme aslında, narsistin kendi gerçek benliğine karşı hissettiği negatif duyguları, sizin üzerinize yansıtması ve kusmasıdır. Bu savunma mekanizması, narsistin derine gömdüğü ve reddettiği benliğinin sizin veya başkaları tarafından keşfedilmesine karşı bir savunma mekanizmasıdır. Aynı zamanda sizi kontrol etmek ve narsisti terk etmenize engel olmak için de kullanılır. Siz kendi değerinizi ona kanıtlamaya çalışmakla, tüm zaman, para ve enerjinizi onun karşılıksız sevgisi ve onayı şeklinde (nah) gelecek büyük (!) ödülü kazanmaya çalışmakla  o kadar meşgul kalırsınız ki, onu terk etmeye gücünüz kalmaz. Fakat gerçek şu ki tek yaptığınız, (eğer şanslıysanız) birgün terk edilip çöpe atılana kadar ya da şanssızsanız psikolojik olarak tamamen domine edilene kadar onun aleyhinize kurduğu hileli ve sizin için umutsuz oyunun içine daha da gömülmektir.

Bu yazıda kırılgan narsist kadınların sizin üzerinizde egemenlik kurmak ve sizi kontrol etmek için kullandığı, sizi zaman içinde onu memnun etmek için her şeyini veren ve karşılığında hemen hiçbir şey almayan, yavru köpek gibi sahibesinin onayı peşinde koşan bir zavallıya çevirecek 10 toksik taktikten bahsedeceğiz. Sahibe size arada bir kemik fırlatacak ki umutlarınız tamamen ölmesin fakat ne olursa olsun sonunda kaygan duvarları olan bu çukura daha da gömüleceksiniz. O nedenle insanların partnerlerinin toksik olduğunu gösteren bu işaretleri bilmesi önemli, özellikle de kırılgan narsizm söz konusu iken. Zira kırılgan narsistlerin psikolojik suistimalleri oldukça sinsi olabilir. Aynı zamanda narsistler kırılgan ya da hibrid, her zaman öz farkındalıktan yoksunlardır ve hiçbir zaman suistimal edici davranışlarının sorumluluğunu almazlar.

Toksik ve kırılgan narsist erkekler de var tabii ki ama kırılgan narsizm kurbanı erkeklere yol gösterecek kaynak sayısının çok az olduğunu gördüğüm için bu yazının konusu toksik kadınlar. Bu yazının bilgilendirme amaçlı olduğunu ve profesyonel yardımın yerini alması amacıyla yazılmadığını da belirteyim.

Şimdi kırılgan narsist kadınların kullandıkları 10 toksik taktiği, herhangi bir sıralama kriteri kullanmadan listeleyelim.

  1. Çok erken evrelerde, size en hassas yaralarını, deneyimlerini ve bilgilerini açmak

Kırılgan narsist kadın size en hassas deneyimlerini ve bilgilerini emanet ederler ve bunu ilişkinin en başlarında yaparlar. Siz sanki özelsiniz de, size daha önce kimseye güvenmediği kadar güvenmiş de, vs. vs. Ama aşk bombardımanı evresi bittiğinde, size açılmakla çok büyük bir hata yapmış gibi davranmaya, sizi, onu önceliğiniz yapmamakla, savunmamakla, mutlu etmemekle, söz verdiğiniz gibi güvende hissettirmemekle, kırılgan ve tehlikede hissettirmekle suçlamaya başlar.

Bu negatif dönüşüm tabii ki tamamen sizin suçunuzdur (!) ve onun iyi, aşık olduğunuz  versiyonunu yeniden kazanmanızın (!) tek yolu, ona onun ve onun aşkı için yeterince iyi ve değerli olduğunuzu kanıtlamaktır. Kırılgan narsist kadın tüm kelime ve davranışlarında size bu yönde güçlü ve sürekli tekrar eden mesajlar gönderir: Eğer ilişkinin başındaki kadını ve o kadınla hayal ettiğin geleceği geri istiyorsan, ona söz verdiğin erkek olduğunu kanıtlaman gerekli!

Bundan sonra ilişkiyi devam ettirme baskısı hızlı bir şekilde ve tamamen sizin omuzlarınıza biner. Uzun vadede kazanmak için kendinizi düzeltmeniz, onu anlamak ve öğrenmek için çok çalışmanız lazımdır. Kadın sizin umudunuzu yaşatmak için arada sırada size kırıntılar atar. Arada bir iyi vakit geçirirsiniz, iyi bir muhabbetiniz olur ya da iyi seks yaparsınız ki onca çabanızla zor da olsa bir yere gelebildiğinizi ve başarabileceğinizi hissedin.  Ama sonra dediğiniz ya da yaptığınız küçük bir şey ile kadın delirir ve yine hayal kırıklığına uğrar, soğuklaşır ve sizi reddeder. Ne yaparsanız yapın, tatlılığı pis bir acıya döner. Bu aralıklı pekiştirme örüntüleri ile sizde bir problem olduğuna, hatalı olduğunuza, onun neye ihtiyacı olduğunu bulmakla yükümlü olduğunuza inanmaya programlanırsınız. Ve eğer onun ihtiyacı olan şeyi bulamıyorsanız, bunun nedeninin ona ya da herhangi bir kadına layık olmayan değersiz bir erkek olduğunuza inanmaya programlanırsınız.

2. Süper pasif agresif davranışlar

Kırılgan narsist kadın süper pasif agresiftir ve yoktan kavga çıkarır. Yüzde yüz pozitif olsanız ve herhangi bir sorun olmasa da sizi negatif olmakla, kötü bir ruh halinde olmakla, kötü bakışlarınızla suçlar. Siz gerçekten öfkelenene kadar sizin neden öfkeli olduğunuzu bulmak için sizi dürtüp durur ya da sizin diğer duygusal düğmelerinizi kullanarak sahte kavgaların tuzağına çeker.

Ya da sizi suçlamak yerine kendisi üzgün ya da öfkeli gibi davranır ama bunun nedenini size söylemez, sizinle bu konuda konuşmaya yanaşmaz. Sizi problemi söylemesi ya da ne olduğunu bile bilmediğiniz suçunuzu affetmesi için yalvartana kadar rol yapar. Geriye dönüp baktığınızda bu nereden çıktı ve neydi dersiniz. Zira bütün bu tiyatro, kendi negatif duygularını size kusmak, size üstünlük kurmak ve sizi problemin sizde olduğunu düşünmeye itmek için tasarlanmış bir kurgudan ibarettir.

3. İnanılmaz derecede savunmacı duruş

Sizin için önemli olan ya da sizi rahatsız eden bir şeyi konuşmak istediğinizde, bunu önemsemez, küçük görür ya da sizi susturur. Sizin için önemli olanı dinlemek istemez ve özellikle de problem kendisi ile ilgili ise buna en ufak bir katkısı olduğunu kabul etmez. Tüm problem onun yaptığı bir şey ile alakalı da olsa, size tahammülü kalmamıştır. Sorumluluk almasını ya da özür dilemesini kesinlikle beklemeyin. Kırk yılda bir özür dilerse de, bu ileride sizin suçlu olduğunuzu size göstermek için kullanılacak bir hiledir.

4. Sizin duygularınıza karşı aşırı umursamazlık ve sabırsızlık

Kırılgan narsist kadın sizin duygularınıza karşı aşırı umursamaz ve sabırsızdır, özellikle de sizin canınızı yakan şey onunla ilgiliyse. Eğer ağlarsanız veya üzüntü gösterirseniz, bu onu zerre etkilemez ve size karşı zerre merhamet duymaz. Tam tersi, bunu güçsüzlük olarak algılar ve daha sonra size karşı kullanır. İlişkinin başlangıcında onunla paylaştığınız korku ve geçmiş travmalarınız ileride kavga ederken aleyhinize kullanılacaktır.  Siz işte bu nedenle böylesinizdir, (kavganın konusuna göre) bu nedenle suçlusunuzdur, defolusunuzdur, vs.

5. Kırılgan narsist kadınla tartışmayı kazanamazsınız

Ne derseniz deyin, ne yaparsanız her zaman ama her zaman siz haksızsınız ve suçlusunuz. Bir kavgada sakinleşmek için ceketinizi alıp gitseniz, çözüm bulmak yerine kaçtığınız için öfkelenir, kalsanız, çok saldırgan ve baskcı olduğunuz için.

6. Sizi ve ilişkinizi başkaları ile karşılaştırmak

Kırılgan narsist kadın sizi ve ilişkinizi diğerleri ile karşılaştırır ve tabii ki onun için ne yaparsanız yapın, ne kadar zaman ya da para harcarsanız harcayın, yeterli ve onlar kadar iyi değilsinizdir.  Daha fazla çabalasanız da yine değersizsinizdir, size yine değmez. Bu arada tabii ki kendisi sizin ve ilişki için minimum çaba harcar, size ve ilişkiye katkısı çok azdır. Ve yine tabii ki tam tersi davranacak ve konuşacaktır yani ilişkiye her şeyi veren, ilişki için her şeyi yapan odur. Bu karşılaştırmalar, sizin hatalı olduğunuza, onu, onun yakınlığını ve sevgisini hak etmediğinize, her şeyin sizin suçunuz olduğuna inanmanız, sizin rekabetçi doğanızı kaşıyıp aleyhinize kullanma sizi ona kendinizi kanıtlamaya, diğer erkekler kadar iyi olduğunuzu göstermeye zorlamak için tasarlanmıştır.

7. Hemen her alandaki performansınızı küçümsemek

Birçok kırılgan narsist kadın yatak performansınızı küçümsemeye başlar ya da onu götürdüğünüz tatil tatmin edici değildir, sevginiz yeterli değildir, iltifat ve yakınlığınız kronik bir şekilde tatmin edici değildir, vs.  Ne kadar çok para,zaman ve enerji harcasanız da siz hiçbir zaman yeterli, hiçbir zaman diğerleri gibi olamazsınız. Sizin bilmeniz için özel çaba harcadığı bu “yetersizliğiniz” yüzünden kendinizi ince bir buz tabakası üstünde yürüyor gibi hissedersiniz. Her konuda en azı, en kötüsü sizmişsiniz gibi davranır. Onu elinizde tutmak istiyorsanız hemen daha iyi olmak, onu mutlu etmek zorundasınız gibi davranır. Eğer daha çok çaba harcarsanız bunun size karşı daha fazla hayalkırıklığı ile karşılanacağına emin olun.

Eğer hiçbir şekilde tatmin edemediğiniz bir ebeveym ile büyüdüyseniz, yeniden onay kırıntıları için yalvaran bir zavallıya dönüşme ve tamamen sizin aleyhinize kurulu bu oyunu oynama riskiniz yüksektir.

Buraya kadar hala anlamadıysanız size daha açık söyleyeyim: bu  oyunu kazanamazsınız! Bu her zaman, %100 kaybedeceğiniz bir oyun.  Bana inanmak için belki de biraz daha çabalayıp görmek isteyeceksiniz ama dikkatli olun zira hayat boyu onun uzun soluklu oyununa saplanıp kalabilirsiniz.

8. Size, kendisi için geçerli olmayan bir sürü kısıt koymak

Kırılgan narsist kadın size bir sürü kısıt ve kural koyar ama bunlar tek yönlüdür. Sizin ona koyacağınız kısıtlar görmezden gelinir ve istediğiniz ya da ihtiyacınız olan şeyler aptalcadır. Kısıtlar ve kurallar konusundaki çifte standart korkunç derecede gülünçtür.

9. Sizin tüm yaptıklarınızı bilmek ve kontrol etme isteği

Her yaptığınızı, her gittiğiniz yeri, her buluştuğunuz kişiyi, manava giderken ne yaptığınızı, spor salonunda kimlerle konuştuğunuzu, vs. bilmek ister. Bu kontrol manyaklığı tabii ki sizin suçunuz ve sizin yüzünüzdendir.

Bu davranışların nedeni her zaman kıskançlık değil. Daha çok sizi kontrol etmek, size itaat ettirmek için böyle davranır. Sizin sadece ne yaptığınızı değil nasıl yaptığınızı da bilmek ister zira ona göre siz hiçbir şeyi doğru yapamazsınız. Size tamamen beceriksiz biriymişsiniz gibi davranır ve siz de bir süre sonra kendinizden şüphe etmeye başlarsınız.  Her şeyi ona söylemeye, göstermeye ve ona kontrol ettirmeye başlarsınız, sanki sizin kendinize ait bir beyniniz yokmuş gibi. Suçlamalarla, küsmelerle ve diğer negatif reaksiyonlarla karşılaşmamak için en ufak kararları vermekten korkarsınız.

Sizin henüz farkına varamadığınız şey, ne yaparsanız yapın sonucun zaten aynı olacağı ki bu nedenle kırılgan narsist kadınlar oldukça tahmin edilebilir insanlardır.

10. Zaman içinde tüm özdeğer ve özsaygınızı kaybetmeniz.

Sürekli olarak onu tatmin etmeye çalışarak neyi yanlış yaptığınızı bulmaya ve kendinizi ayarlamaya çalıştığınız için, eninde sonunda, aynaya baktığınızda eski sizin posası çıkmış bir halini göreceksiniz. Aslında o kadar posanız çıkabilir ki, aynaya baktığınızda onun sizi olduğunuza inandırmaya çalıştığı canavarı da görmeye başlayabilirsiniz.

Fakat bir kez bunların toksik taktikler olduklarını ve karşınızdaki insanın ne kadar kolay tahmin edilir davrandığını, suistimalin öngörülebilirliğini kavrarsanız, bir süs köpeğine, onun insandan bozma evcil hayvanına dönüştüğünüzü, psikolojik olarak yıkılıp darmadağın edildiğinizi de görürsünüz. Bana inanmıyorsanız geçmişe, bu ilişkinin başladığı zamana bakın ve kendinize şunları sorun: partneriniz daha iyi biri mi oluyor, daha kötü mü? İlişkiniz daha iyiye mi gitti yoksa kötüleşti mi? Siz gelişiyor musunuz yoksa duygusal, zihinsel ve ruhani olarak dibe mi gidiyorsunuz?

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz.

Daha az erkeğin üniversiteye gitmesi çiftleşme krizi yaratacak

New York Üniversitesi Profesörü, daha az erkeğin üniversiteye gitmesinin sonucu olarak ‘’çiftleşme krizi’nin ortaya çıkacağını ve Amerika’nın çok fazla meteliksiz ve yalnız erkek ürettiğini söyledi.

New York Üniversitesi profesörü Scott Galloway, Cumartesi günü CNN’ye verdiği demeçte kadınlardan sayıca çok daha az erkeğin üniversiteye gittiğini ve bunun bir “çiftleşme krizine” yol açtığını söyledi.

The Wall Street Journal’ın bu ayın başlarında ABD Eğitim Bakanlığı verilerine dayandırdığı haberine göre, 2020-21 eğitim öğretim yılının sonunda üniversite öğrencilerinin %59,5’ini oluşturan kadınlar, tüm zamanların en yüksek ‘’kadın üniversite öğrencisi’’ seviyesine ulaştı. Üniversite okuyan erkeklere bakıldığında bu yüzde %40.5.

Ulusal Eğitim İstatistikleri Merkezi’nden alınan verilere göre, 1970’de erkekler, üniversiteye kayıtlı olanların yaklaşık %59’unu oluştururken, kadınlar bu oranın %41’ini oluşturuyordu. Buna ek olarak, Journal önümüzdeki birkaç yıl içinde cinsiyetler arası eğitim seviyesi farkının artacağını ve böylece üniversiteden mezun olan her erkek ile karşılaştırıldığında bir mezun olan erkeğe iki üniversite mezunu kadın oranı yakalanacağını söyledi.

M.Galloway, CNN’e sorunun mevcut rakamlardan çok daha büyük olduğunu, çünkü kadınlara göre, erkeklerin okulu bırakma oranının daha fazla olduğunu söyledi. Aynı zamanda Bay Galloway, “Üniversite erkeklerin değil, kadınların alanı haline geliyor” dedi.

M.Galloway’e göre sorun, eğitimin kalitesinin artmamasına rağmen üniversitenin maliyetindeki artıştan kaynaklanıyor. Elit üniversitelerin başarılı öğrencilerin kayıtlarını artırmaya değil, lüks bir üniversite deneyimi sunmaya odaklandığını bildirdi. Ayrıca, üniversite çağındaki erkeklerin, onlarla aynı bölümde okuyan kadın meslektaşlarına göre daha fazla seçeneğe sahip olduğunu da sözlerine ekledi.

Ayrıca kendisi şu sözleri de söyledi: ‘’Bir erkek Florida’da bir inşaat alanında iş bulabilir veya 18 yaşında bir uygulama geliştirir, polis, itfaiye görevlisi olabilir veya alım satım işlerinde çalışabilir ve bu işlerden günde 100, 200 dolar kazanabilir. Ve bu, kişiye gerçek bir nimet gibi gelebilir.

Ancak Galloway, sınıflaştırmanın ötesinde bu bölünmenin toplum için varoluşsal bir tehdit oluşturduğu ve tehlikeli bir grup yarattığımız konusunda bizleri uyardı.

“Ülkede çiftleşme eşitsizliği var. Hatta üniversite mezunu kadınlar diploması olmayan erkeklerle birliktelik kurmak istemiyor’’ dedi ve ekledi: “Dünyanın en tehlikeli insanı, meteliksiz, yalnız adamlardır ve biz bundan çok fazla üretiyoruz.”

Ona göre, “dünyanın en istikrarsız şiddet içeren toplumlarının hepsinin ortak bir noktası var: Kendini herhangi bir işe, okula ya da ilişkiye bağlamayan genç ve depresif erkekler“.

Dergi, bu sıçrama için geri dönüş ihtimali olmadığını da bildirdi. Kadınlar ülkedeki üniversite çağındaki kişilerin %49’unu oluşturuyor, ancak 2021-22 öğretim yılı için kadınların 3.805.978 lisans diploması için kolej başvurusu varken, erkekler sadece 2.815.810 başvuruda bulundu.

2020 sonbaharında, Los Angeles California Üniversitesi kayıt sayısını 3.000 öğrenci artırdığında, bu kontenjanların %90’ı kadınlar tarafından dolduruldu. The Journal dergisine göre, aynı dönemde UCLA’ya(bir üniversite) kayıtlı öğrencilerin sadece %41’i erkekti.

UCLA başkan yardımcısı Youlonda Copeland-Morgan, erkek başvurularının kadın başvurularla kıyaslanamayacak kadar az olduğunu, çünkü daha az erkeğin başvurduğunu söyledi.

Pell Yüksek Öğrenim Fırsatları Enstütüsü’nün kadim üyesi Thomas Mortenson, “Erkekler kayda değer bir hızla kadınlardan geride kalıyor” dedi.

Kaynak: An NYU professor says fewer men going to college will lead to a ‘mating crisis’ with the US producing too many ‘broke and alone’ men