Kadınlar için ideal evlilik yaşı

Daha önce Cinsel Pazar Değeri gerçeğini baz alarak Erkekler İçin İdeal Evlilik Yaşı diye bir yazı yazmıştım ve orada bunun kadınlar için versiyonunu yazacağımı söylemiştim. Böyle kenarda duran bir yazıydı ama bugün Ekşi Sözlükte 30 yaşında bekar kadın başlığını aktif görüp biraz okuyunca bu yazıyı tamamlayıp yayınladım.

Modern dünyada kadın olmak, erkek olmaktan daha zor. Kadın – erkek eşitliğinin biyoloji duvarını aşamadığı yerler var. Çocuğu hala 9 ay anne taşıyor ve bundan sonraki 12 ay ise çocuk, erkek ne kadar yardım ederse etsin, tamamen anneye bağımlı. Aslında işi zorlaştıran modern feminist propaganda. Modern bir kadının günümüz dünyasında “çocuk da yaparım kariyer de” kadını olmasını pompalayan propaganda kadınların hayatlarında sonradan pişman olabilecekleri bir sürece girmelerine neden olabiliyor.

Fem – merkezli propogandanın erkeklerin hayatında yarattığı stres ve acıya çok değiniyoruz ama olay kadınlar için de pembe bir tablo değil. Fem – merkezli bu propaganda kadınları da en az erkekler kadar aldatıyor.

Öncelikle her kadını kariyer hedeflemeye itiyor, çalışan kadın ve erkeklerin çok küçük bir kısmının kariyer sahibi olabileceği, büyük çoğunluğun ancak iş sahibi olabileceği gerçeğini gözardı ederek. Kariyer sahibi olan insanların büyük çoğunluğunun yapıp ettiklerinin çoğunlukla iş olduğunu gözardı ederek. Sonrasında ise 20lerinde, kadının biyolojik olarak en kolay ve sağlıklı çocuk yapabileceği yaşlarda, çocuk yapmanın ve evlenmeyi bir başarısızlık senaryosu olarak sunarak.

Bütün bunlar ise büyük bir kadın 30larında daha güzel, 40larında da güzel yalanı ile destekleniyor. Cinsel Pazar Değeri yazımızda çizdiğimiz CPD grafiğinin feminist propaganda ile kadınlara pompalanan ve gerçekle alakası olmayan hali aşağıda.

Feminist propogandaya göre CPD grafiği. 23 yaşında bir kadınla 43 yaşında bir kadının aynı CPDye sahip olduğunu iddia eden bu propoganda, temel biyoloji ve evrimsel psikoloji ile tamamen çelişiyor.

Maalesef hanımlar, CPDnizin tepe noktası 23 yaşı ve bu yaştan sonra da CPD her sene azalıyor. Bunu aslında siz de biliyorsunuz, fem – merkezci propaganda size tam tersine inandırmış olsa da derinlerde bir yerde biliyorsunuz. Gerçek CPD grafiği aşağıdaki gibi.

Gerçek dünyada CPD grafiği

Ek olarak da son zamanlarda feminist propaganda ciddi bir ileri yaşta anneliği yüceltme işine girdi. 40 yaş üstü annelik çok zor ve az rastlanabilir birşey olsa da, bu yaşlarda hamile kalan ünlüler üzerinden sanki çok kolay ve hemen her kadının yapabileceği birşey imiş gibi sunuluyor.

Sonuç ise evlilik ve çocuk yapma kervanını kaçırmış kadın sayısındaki büyük artış. Evet, sadece iş yaşamı ile tatmin olabilen ve aileye ihtiyaç duymayan kadınlar var ama bunların oranı neredeyse binde bir. Yani bir bildikleri olan annelerini değil de bu feminist sosyal propogandayı dinleyen kadınların büyük kısmı için 30 – 35 arası ciddi stresli bir dönem.

Günümüz toplumunda 30 yaşını bekar dönen kadın sayısı az değil ve bu aslında 30 yaşında bir kadına göründüğü kadar ciddi bir geç kalma da değil. Ama eğer bu yaşta ayıkırsanız her ne kadar çocuksuz evliliğin tadını çıkarmanız zor olacak olsa da hala şansınız var. Ama hala ayıkmadıysanız hanımlar, artık tam zamanı ayıkmanın. Esas oğlanı 1 sene içinde bulsanız, 1 sene flört, 1 sene düğün hazırlığı, 1 sene de hamile kalma çalışmaları ile 34ünde hamile kalıp 35inde doğurabilirsiniz. Çok büyük ihtimalle sadece 40ına kadar yaşamayacaksınız, muhtemelen 40 – 80 arasının büyük kısmını hatta daha fazlasını yaşayacaksınız. Bu dönemde yanlız ve ailesiz olmak ne demek düşünme zamanı. Erkeklerin de aynı soruna sahip olduğunu düşünebilirsiniz ama aslında toplum baskısını çıkarsanız erkekler bu konuda daha esnek. Zira kadınlar “insanlar”a daha çok ilgilidir, erkekler ise “şeyler”e. Bir erkeğin ailesi olmadan sahip olduğu oyuncaklarla ve işiyle tatmin olması daha kolaydır.

İkincisi ise erkekler 40larında ve 50lerinde bile doğurgan bir kadınla ilişki kurabilir hatta aile kurabilirler. Bu nedenle 30 yaşında bekar bir kadın bir erkek için 25 yaşında bekar bir kadına göre çok daha stresli bir ilişki materyalidir. 25 yaşında bir kadının önümüzdeki 11 – 12 sene içinde bir zaman çocuk yapması lazımdır, 30 yaşında bir kadının ise 5 – 6 sene içinde.

30 yaşında bekar bir kadına tavsiyemiz,

1 – Eğer çocuk yapmak istiyorlarsa bunu kariyer için daha fazla ertelememeleri. Zira çok büyük ihtimalle sizin kariyer sandığınız şey (bu erkekler için de geçerli), sradan bir işten başka birşey değil. Çocuk ve kariyeri bir arada yapamayabilirsiniz ama çocuk ve işi, biraz da henüz genç olan ebeveynlerinizin ya da bakıcıların yardımıyla çok rahat yapabilirsiniz.

2 – Yaş bandınızı yukarı çekmenizde bir sakınca yok. Sizin müstakbel kocişiniz sizden sadece 3 – 4 yaş büyük olmak zorunda değil, 10 – 15 yaş da büyük olabilir. Bu yaşta ve hayatı oturmuş bir erkek size hem çocuk verebilir hem de o çocuk ve sizin için çok iyi kaynaklar.

3 – Ideal erkek propogandasından kafanızı sıyırın. Hiç kriteriniz olmasın demiyoruz ama çoğunuzun kriterleri gerçekten de kendi seviyenizin ciddi şekilde üstünde.

 

Neyse biz başlıktaki konuya gelelim. Kadınlar için ideal evlilik yaşı nedir? Bizce kadın için ideal evlilik yaşı 23 – 27. Eğer kadın lise mezunu ise 23 civarı, üniversite okuyacaksa da 27 yaş civarı. Kadının çalışacağını da varsayıyoruz.

1 – 23 – 27 yaş aralığında genelde tecrübesiz elemansınız ve işinizin henüz bırakıp sonra dönerim aşamasınız, sorumluluk daha az. Bu dönem aslında çocuk için ideal. İnsanların neden 30lu yaşlarına kadar kariyer yapıp sonra pat diye bunu 2 sene erteleyerek çocuk yapmaya hazır olacaklarını sandıklarını anlamış değilim. Bu pratikte böyle olmuyor.

2 – Çoğu kadın gibi 30 – 33 yaş arası “biyolojik çanlar benim için çalıyor” diye paniğe kapılıp, artık CPDde yetmediğinden düşük rütbeli bir beta sağlayıcıya sarılmanız gerekmez. Daha nitelikli bir erkeği seçebilirsiniz eş olarak.

3 – 20lerde doğurganlık en üst seviyede. Diyelim ki 27 yaşında değil de 37 yaşında evlendiniz ve çocuğu hemen koyarım planı yapıyorsunuz. Ya hemen hamile kalamazsanız. 27 yaşındayken 5 sene hamile kalmaya çalışmak ve 32 yaşında bunu başarmak yine mümkün ama 37 yaşında bu sürece girerseniz ve 40ını geçince hamile kalma umudunu çöpe atmak daha mümkün.

4 – 27 yaşında evlenirseniz, kocanızla bir 4 – 5 sene çocuksuz yaşayabilirsiniz.

5 – Gençken anne baba olma enerjiniz daha fazla. Hem doğum daha az komplikasyonlu hem de sizin enerji seviyeniz çocuk ve işi bir arada götürmeye müsait. 37 yaşında böyle değil.

Cinsel devrimi suçlayın, erkekleri değil.

Kate Bolick The Atlantic dergisinin kapağından dünyaya bakıyor. Siyah bir gece elbisesi giymiş, “Ne, ben evlenmek mi?” yazıyor başlık. Kate gülümsemiyor.

Aslına bakarsanız Kate bekarlık, evlilik ve günümüz Amerika’sının değişen flört ve birliktelik dünyası hakkındaki birkaç bir kelimelik yazısı arasına serpiştirilmiş fotoğrafların hiçbirinde gülümsemiyor. 38 yaşındaki Bolick, hiçbir zaman evlenemeyebileceği gerçekliğine hafiften dokunmaya başlıyor. Hem kendini hem de bizi mutsuz kız kuruları hakkındaki geleneksel kültürel yükü çöpe atmamız gerektiğine ikna etmeyi çok istiyor. Ama çeşit çeşit fotoğrafta (Bolick araba sürerken kırmızı bir elbise ile, altın sarısı bir gece elbisesi ve elinde bir şampanya ile vs.) yüzündeki ifade hüzünlü ve üzgün bandında – birinde bile mutlu görünmüyor.

Bolick’in evlilik konusunda kafası gerçekten karışmış gibi. Kendini feminizme adamış bir kadının kızı olarak, 3. sınıfta üzerinde “ERKEKSİZ BİR KADIN, BİSİKLETSİZ BİR BALIK GİBİDİR” yazan bir t-shirt ile gitmiş. Aile arabasının arka koltuğunda lise aşkı ile sarılırken annesinin dönüp “ikinizin de artık başkaları ile çıkma zamanı gelmedi mi?” dediğini hatırlıyor. Birgün evleneceğine ve birgün onunla evlenmeyi isteyecek bir erkek çıkacağına kendini tamamen inandırdığını söylüyor.

Önünde o kadar sayısız romantik ilişki fırsatı olduğunu düşünüyormuş ki 28 yaşında harika bir erkek arkadaşı terk etmiş. 3 yıldır birliktelermiş. Oğlumuz “az bulunur, zeki, yakışıklı, sadık ve nazik” biri imiş. Peki neden terk etmiş? Birşey eksikti diyor Bolick.

10 yıl sonra ise pişmanlık içinde yazıyor “eğer ilişkiler bir pazar yeri ise … bugün önümüzde ciddi bir açık var; evlenmek isteyen kadınların karşısına artan sayıda avantacılar ve oyuncular çıkıyor”.

Bu konuda çok ilginç veriler var. Pew Araştırma Merkezi’ne göre millenial gençlerin 44%si ve Gen X gençlerin 43%si artık evliliğin demode olduğuna inanıyor. 2010 yılı itibarı ile kadınlar yönetici ve profesyonel iş pozisyonlarının 51%sini ellerinde bulunduruyorlar (1980de bu oran 26% imiş). Kadınlar üniversite ve master diplomalarının çoğunu alırken işgücünde de çoğunluktalar. 2008 krizinde kaybedilen işlerin üçte dördünü erkekler kaybetti. Bir araştırmaya göre karılarından kısa erkeklerin oranı 40% artmış. Yetişkin nüfusun 50%si bekarmış (1950de 33%si).

Bu trendler ne kadar enteresan olurlarsa olsunlar evliliğe uygun erkek nüfusundaki azalmanın nedenine çok az değiniyor. Bolick yazısında ise bu konuda gerçekliğe daha fazla yaklaşmış.

“1990ların başı tek gecelik ilişki kültürü başladı” diyor Bolick “üniversitelerin ebeveyn görevini terk etmesi ile gençler kendilerini tek gecelik ilişkiden ilişkiye atmaya başladı”. “Bazı kadınlar kendilerini davet etmedikleri bir önüne gelenle yatma kültüründe bulurken birçok erkek durumdan çok mutlu idi.”

Ekonomist Robert H. Frank’a göre “mevcut kadın sayısı erkek sayısını geçtiğinde … ilişki dinamiği erkeğin isteğine göre şekillenir”. Tersi durumda da kadının. Kadın sayısı erkek sayısına göre az olduğunda, kadınlar ilişkileri istediği yöne çekebilir, tek eşlilik. Üniversite kampüslerinde kadın  – erkek oranı 57 – 43%.

Ama ekonomik analiz bir yere kadar. Erkeklerin önüne gelenle yatma isteği sadece kadınlar da buna uyduğunda uygulanabilir. Ve kadınlar aptalca on yıllardır buna uyuyor.

Kadınlar kendi güçlerini azaltan bu duruma kandırıldılar, cinsel özgürlüklerini çok sevdiklerinden değil (bazıları sevse de), Gloria Steinem ve Bolick’in annesi gibi kadınların onları eski cinsel değerlerin evlilik ve çocuk ile beraber kadınları baskı altında tutan öğeler olduklarına inandırdıkları için.

Ortaya çıkan sonuç : azalan evlilik oranları ile çocukların hayatının kararması, yanlız annelerin hayalkırıklıkları, yanlız erkeklerin daha az mutlu olması (yalnız erkekler evli erkeklere göre daha fakir ve mutsuzlar). Cinsel devrim korkunç bir tahribat yarattı, kurbanları sebebin cinsel devrim olduğunun farkına varmasa bile.

Çeviri : Blame The Sexual Revolution, Not The Man

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Darwinism feminizmi öldürecek mi?

Kendini beğenmiş, liberal akademisyenlerin insanlığın karşılaştığı her sorun için erkekleri suçlaması alışılmış birşey ama Yale Üniversitesi’ndeki bilimadamları bu suçlama oyununu yeni absürb seviyelere taşıyor.

Bu bilimadamları günümüz erkeklerinin aptallıklarından ya da korktuklarından dolayı 30lu yaşlarında, başarılı ve kariyer sahibi kadınların kendileri ile çiftleşmeye münasip bir erkek bulana kadar yumurtalarını dondurmak zorunda kaldıklarından bahsediyorlar.

Bu yukarıdaki çıkarım, Yale tarafından, Amerika ve İsrail’de IVF (Tüp Bebek) kliniklerine başvuran 150 kadın ile mülakattan çıkarılmış. Birleşik Krallıkta da (İngiltere) durum aynı imiş.

Bu kadınların 81%si üniversite mezunu iken, 90%sinden fazlası yumurta dondurma işlemini, eğitimli erkek kıtlığına karşı önlem olarak, zaman kazanmak için yapıyorlarmış.

Yale Üniversitesi Antropoloji Profesörü Marcia Inhorn “büyük bir eğitimli erkek kıtlığı var ve ortada kelimenin tam anlamıyla eğitimli kadın fazlası var”.

Herşeye kadir entellektüel kapasitesi ile profesörümüz şöyle buyurmuş : “belki bu kadınlar kendilerinden daha az eğitimli erkeklerle birlikte olma fikrine daha açık olabilirler”.

Bu noktada muhtemelen birçok erkek ellerini yüzlerine vurup, bardaklarına viski döktükten sonra Tinder ayarlarını 30lu yaşların ikinci yarısındaki kariyer kadınlarını dışarda tutacak seviyeye getirmişlerdir.

Profesör birşey yakalamışa benziyor ama teleskopun ters tarafından yakalamış maalesef. Açıklamama izin verin.

Hipergami, kadınların alaycı bir şekilde sadece kendilerinden statü ve gelir olarak daha “yukarıda” bir erkekle evlenecekleri kavramı, manosphere’deki tartışmaların en çok tekrarlanan ana teması. Fakat Telegraph gazetesinde çıkan bu yazının altındaki yorumlar, bu alaycılığın ana akım medyaya da sızdığını gösteriyor.

On yıllarca Bay Doğru’yu (Mr. Right) bekledikten sonra, biyolojik saatin soğuk tik-taklarını enselerinde hissetmeye başlayan bu kadınlara, artık Bay Doğru yetmiyor, Bay Hemen Şimdi (Mr. Right Now), temel işlevi yürüyen sperm bankası olmak olan eleman, lazım.

Pek de şaşırtıcı olmayan bir şekilde birçok erkek, özellikle de bu tip kadınların şiddetle arzuladığı, aşırı-çekici, yüksek eğitimli alfa erkekler, bu oyunu oynamaya pek gönüllü değil.

Yale araştırmasının olağanüstü bir şekilde kaçırdığı nokta, bu erkeklerin kariyer sahibi kadınlardan uzak durmasının sebebinin, bu kadınlardan korkmak ya da bu kadınları taşıyamamak olmaması. Bu erkekler, sözü edilen kariyer kadınlarını istemiyorlar! Peki neden?

Öncelikle, erkekler “artık hazırım” kadınlarına karşı daha temkinliler. Hangi erkek, beraber birkaç eğlenceli ve çocuksuz yıl geçirmeden direk Tinder‘dan IKEA’nın çocuk reyonuna geçmek ister ki? Bu basit ve oldukça mantıklı bir riskten kaçınma dürtüsü : kadının anne materyaline sahip olduğunu tartabileceği uzun flört dönemini yaşamadan bir erkek neden baba olmaya çalışssın? Erkeğin bekleyecek vakti var ama 30larının sonuna doğru koşan kadının, doğurganlık yüzünden, beklemeye vakti yok. Bu nedenle de erkekler bu kadınlardan uzak duruyorlar.

Artık yaşımız ilerledikçe kendi hayatımız ile ilgili kararları alırken daha bilgili ve oturaklı kararlar veriyoruz. Erkeklerin mantıklarını kullanarak kararlar almasının kötü olduğunu düşünmek biraz aşırı değil mi?

Bunun yerine bu erkekler, artan oranda, daha genç kadınlarla flört ediyorlar. Aptal seksistler olduklarından değil, sadece hemen şimdi çocuk sahibi olmak istemediklerinden. Kusura bakmayın bayanlar : kendi vücutları, kendi kararları (nasıl diyordunuz, my body, my choice). Erkekler neredeyse 60larına kadar çocuk sahibi olabilirken neden sizin saatinizin baskısını sizin yerinize hissetsinler ki?

 

Rapor daha sonra korkutucu demofrafik ve sosyal değişimlerden bahsediyor ve burada birkaç nokta yakalamışlar gibi.

Beklenmedik bir ironi : eğitimde şu an kadınlar lehine olan fark (Batılı ülkelerde ilkokuldan üniversiteye kadınların performansı, erkeklerin performansından daha iyi) bir anda kadınların da problemi olmaya başlamış!

Sanmayın ki bu kariyerciler bir anda artan sayıda erkeğin hayatları boyunca düşük maaşlı işlere mahkum olmasını kendilerine dert ediyorlar. Asıl problemleri eş bulamamak.

Olay nerdeyse çok komik.

Bu problemin bir yere gittiği yok. Bugün İngiltere’de üniversitelerdeki kadın sayısı, erkek sayısının 60,000 fazlası. Kampüslerin üçte ikisinde erkek sayısı, kadın sayısından az. Bu eğitimde cinsiyet aralığı Amerika’da daha kötü durumda.

Bugün İngiltere’de doğan bir kız çocuğu 75% ihtimal üniversiteye gidebilecek. Yine bugün İngiltere’de 20li yaşlarında kadınlar, erkeklerden daha fazla kazanıyorlar.

Çocuk doğurana kadar kadınlar artık erkeklerden daha fazla kazanıyorlar ki, çocuk doğurmak da artık yüksekten uçan kariyer sahibi kadınlar için giderek zorlaşıyor. Bugün İngiltere’de doğurfanlık yaşını geçen her 5 kadından 1’i çocuksuz. Bir önceki nesilde bu oran 10’da 1 idi.

İnsanlık tarihinde ilk kez üreme kaderi kadınların, kendi hayat tarzları yüzünden, ellerinden kayıyor.

Bu noktada Profesör Inhorn, sorumluluğun bir kısmını feminizme de yüklüyor. “Bir feminist olarak kadınların bu kadar başarılı olmasını çok olumlu buluyorum ama bunun bir bedeli oldu ve birçok kadını yalnız ve izole bir hayata mahkum etti.”

Feminizmin en büyük zaferi olan iş yerinde eşitlik, bedeli çocuksuz ve yalnız bir hayat olduğu için geçersiz mi olmaya başladı?

Yale araştırmasına katılan kariyer kadınları pratik olarak kendilerini gen havuzundan elimine ediyorlar. Darvinizm feminizme baskın çıkıyor. Biz genlerden ibaretiz. Ve DNA eşitliği takmıyor. DNA sadece hayatta kalmayı takıyor.

Bugün, çocuk-da-yaparım-kariyer-de kadınları, kendilerini bir sonraki nesilden ayıkladıklarının farkına varmaya başladılar. Bu eşitlik hareketinin en acımasız yan etkilerinden biri mi?

Çeviri : Will Darwinism Kill Feminism

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Acı ama gerçek : İğdiş Edilmiş Erkekler Çağı

Günümüzde maalesef erkeklerin duyarlı, feminen, ağlak, şişman ve zayıf olması oldukça normal. Erkekler erkeksi (maskulin) olmayı unuttular. Kadın – erkek eşitliği sağlayacağız diye yola çıkan ama kısa zamanda radikallerin elinde kadınlara üstünlük ve ayrıcalık ajandasına dönen feminizm yüzünden artık toplum maskulin olmayı kötü bir şeymiş gibi kınıyor ve toplumun kendisi erkekleri efemine, zayıf, güçsüz, amaçsız yaratıklar haline çeviriyor. İşin asıl korkunç tarafı da erkeklerin 95%sinin bu durumun farkında bile olmaması! Eğer böyle giderse maalesef, kaybedenler kendileri gibi kaybedenler yetiştireceğinden kısa zamanda toplum tamamen kaybeden erkeklerden oluşacak.

Günümüzde bir erkeği iğdiş etmek; kendi ile gurur duyan bir erkeği alıp küçük bir hanım evladına çevirmek o kadar kolay ki! Birçok ilişkide kadınlar bunu erkeklerine, onlar farkında olmadan hızlıca yapıyorlar.

Bir erkeğin, halihazırda iğdiş edilip edilmediğini ya da ne seviyede iğdiş edildiğini anlaması çok basit aslında. Aşağıdaki listeye iyi bakması ve bu listedeki kalemlerden kaçının kendisine uyduğunu belirlemesi yeterli :

  1. Duyarlısın
  2. Bir şeyi yapmak için izin alma ihtiyacı hissediyorsun.
  3. Çok kolay güceniyorsun.
  4. Biri senden bir şey istediğinde hayır demekte zorlanıyorsun.
  5. Bir kadına hayır demekte zorlanıyorsun.
  6. Şişmansın.
  7. Bir kadının etkisi ile fikirlerinden kolayca vazgeçiyorsun.
  8. Duygusal ve fiziksel olarak zayıfsın.
  9. Spor yapmıyorsun.
  10. Yumruk atmayı bilmiyorsun.
  11. İncinmekten, yaralanmaktan korkuyorsun.
  12. Bir kadının para makinesisin, temelde onun masraflarını karşılamak için çalışıyorsun.
  13. Mesela onun yeni siyah elbisesini ve onunla uyumlu iç çamaşırını almak için …
  14. Hani şu geçen gece senden daha erkek bir elemanla sevişirken giydiği elbiseleri …

Yukarıdakilerden kaçı sana uyuyor? Eğer bir tane bile kaleme evet diyebiliyorsan, çoktan iğdiş edilmişsin.14’e ne kadar yakınsan, durum da o kadar kötü birader. Bence sen en yakın devlet kurumuna git ve taşaklarını teslim et, zira onları hak etmiyorsun.

Ya da şu listeye bak. Yukarıdakinin tam tersi :

  1. Güçlüsün ve vurdumduymazsın.
  2. İstediğin şeyi yapmak için izin almıyorsun.
  3. Kolay kolay gücenip sinirlenmiyorsun.
  4. Bir şeyi yapmak istemiyorsan, hayır diyorsun.
  5. Yapmak istemediğin bir şey için bir kıza / kadına hayır diyebiliyorsun.
  6. Kaslısın, en azından fitsin.
  7. İdeallerini başkaları için değiştirmiyorsun.
  8. Kendine güvenen ve güçlü birisin.
  9. Düzenli egzersiz yapıyorsun.
  10. Gerekirse nasıl kavga edeceğini biliyorsun.
  11. Acıdan korkmuyorsun.
  12. Kendin için para kazanıp, kendine harcıyorsun.
  13. Sadece kendin soymak üzere kadın iç çamaşırı alıyorsun.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz.