Evet, hayır, belki …

Birçok erkek manosphere’i mucize hapı ararken buluyor : aslında aradıkları, reddedilme sorununa çözüm. Reddedilme problemi, “bir erkeğin cinsel olarak başarılı olabilmesi için, reddedilme riskini göze alması ve reddedilme ile karşılaşması gereklidir” şeklinde özetlenebilir. Gerçek şu ki, çok azımız reddedilmekten hoşlanırız. Reddedilmek demek, yüzünüze bakılıp size “değersiz” bulunduğunuzun söylenmesi demektir. Eskiden bazı şarlatan PUAların sattığı şey de buna ilaç idi “3000 Dolar öderseniz ve benim seminerime katılırsanız, reddedilme riskini sonsuza kadar yok edeceksiniz”. Reddedilme ihtimali ile kanı donarak taş kesilen erkekler için çok ağız sulandırıcı bir ürün bu.

Fakat bu PUAları da negatif şekilde etkiledi. Bir ürün belli bir piyasaya göre geliştirilir ve bu örnekte pazar reddedilmenin düşüncesi ile bile taş kesilen ve sıklıkla oneitis hastalığına yakalanan erkeklerdi. Manosphere’in oluşma döneminde en çok gördüğüm soru “abi şimdi bir kız var …” ile başlar ve “bu kızı nasıl elde ederim (kız arkadaşım yaparım)” ile biterdi. Bu temelde “bir şirket var, bu şirketi nasıl müşterim yaparım” sorusu ile aynı. Bunun için öncelikle bu şirketin hayatını iyileştirecek bir ürüne ihtiyacımız var ve sonra da şirketin bu ürünün farkına varmasını sağlamalısınız. Sonra da bu ürünü onlara satmaya çalışmalısınız.

Bu taktikleri uygulamak her zaman başarı ile sonuçlanmayabilir ama umulan odur ki bu süreçte akıllı biri çıkıp da şu soruyu sorar : “abi biz ürünümüzün halihazırdaki halini almaya hazır başka müşteriler bulmak yerine neden ürünü sadece belli bir müşteriye göre geliştiriyoruz?”

Evet, Hayır, Belki …

Yıllar boyunca birçok şirket seminerine, çalıştayına ve eğitimine katıldım. Ama (ilişkilere) en çok uyarlanabilir olanı, kariyerimin başarında katıldığım ve satış odaklı olan bir tanesi idi. Bu satış çalıştayında eğitmen, 3 tip potansiyel müşteri tarif etti.

A) EVET!

B) Belki.

C) Anlat bana ….  ama hayır.

Müşteri A ile satış için çok uğraşmanıza gerek yoktur. Tek yapmanız gereken siparişi alıp, siparişi işlerken sıçmamanızdır. Bu insanlar ürünüze bayılmaktadır, şirketiniz hakkında çok güzel şeyler duymuşlardır, ürününüzü alma arzusu tarafından tamamen bastırılmış ve sayıca çok az çekinceleri vardır. Aslına bakarsanız bu tip müşterilere ürününüzü kötüleseniz bile, ürününüzün yanında yer alıp onu size karşı savunma eğilimindedirler. Ürününüze duygusal yatırım yapmışlardır, kafalarında zaten satın almışlardır ve zaten neden sıçmak için ısrar edesiniz ki?

Müşteri B ise potansiyel müşteridir ve ürününüze ihtiyaç duysa da henüz 100% ikna olmamıştır. Bunlar bir miktar satış, bilgi edinme ve ilgilenme süreci isterler. Eğer satış kanalınıza gelenleri elemede çalışır bir mekanizmanız varsa bunlar müşteri portföyünüzün çoğunluğunu oluştururlar. Bu müşterilere satış, belli bir yetenek ve tecrübe gerektirir. Bazıları sıkı bir markaj ister, bazılarına daha yumuşak yaklaşmak lazımdır ve yanlış hesaplamanız satışı yapamamanıza neden olabilir. Sadece güven ve rahatlığın inşaa edilmesine ihtiyaç duyan bir müşteriye sert bir satış süreci ile girerseniz, müşteri kaçabilir. “Neden hala düşünüyorsun, bu şahane bir ürün hemen şimdi almalısın” diye bastırılmasını bekleyene önceden güven ve rahatlık vermeye çalışırsan, müşteri bunu ürüne olan güveninizde zayıflık olarak algılayıp kaçabilir.

Ve son olarak da Müşteri C vardır. Bunlar ürününüzü hiçbir zaman almayacaktır ama bir satışçının kendilerine odaklanmasından gelen ilgiden zevk alırlar. Direk hayır demek yerine, zamanınızı boşa harcamanıza neden olacak şekilde etraflarında dönmenizi sağlarlar. İlginiz ile kendilerini önemli hissederler, egolarını tatmin ederler ama sizden hiçbir zaman ürün satın almayacaklardır. Bunlar karar verici gibi davranılmayı seven ama karar veremeyen kişiler olabilirler, eleştiri duygusu yüksek kişiler olabilirler ya da çoktan başka ürün almış olabilirler. Yani bu müşteri size C tipi iken başka ürüne A tipi ya da B tipidir. Bunun haricinde, aslında hiçbir ürünü almaya niyeti olmayan ama birine hayır demekten nefret eden karakterde biri olabilir.

Bu aşamada, 90ların sonunda ve 2000lerin başında (PUA) çalıştaylarına katılan erkeklerin çoğunun C tipi müşteriyi A tipi müşteriye çevirmenin sihirli yolunu arayan kişiler olduğunu anlamışsınızdır. Bunu tweetlediğimde biri bana erkeklere tüm kadınların B tipi müşteri olduğunun anlatıldığını, A ve C tipi müşterilerden asla bahsedilmediğini söylemişti. Bu aslında bir noktaya kadar anlaşılırdır, zira tüm kadınları B tipi olarak gösterirseniz, yani her erkeğin her kadınla şansı olduğunu ve şanslarının kendilerinin performansına bağlı olduğuna inandırırsanız, bu erkeklerin üretkenliğini arttırırsınız. Bu aynı zamanda neden bu kadar çok erkeğin bu tuzağa düştüğünü de açıklar.

Satış mesleğinde müşterileri bu şekilde kategorize etmenin sebebi, komisyon ile çalışan bir satışçının, A ve B tipi müşteriler aramaya ve satış kapamaya harcayabilecekleri zamanı, C tipi müşteriler ile heba etmesini önlemektir. Zira tersi, çok kötü satış rakamlarına neden olabilir. Bir satışçı olarak B’yi A’ya çevirmek için harcayacağınız zamanda, 3 – 4 tane A tipi müşteri bulabilirsiniz. Ya da C tipi müşteriyi B tipine çevirmek için boşa harcayacağınız zamanda birkaç B tipine satış yaparsınız ya da 10 – 20 tane A tipine satış yapabilirsiniz. Bir satışçı için başarılı zaman yönetiminin anahtarı, C tipi müşterileri en kısa sürede tanımlamaktır.

Dahası, kişi bu konuda biraz düşünerek her erkek için, her kategorideki kadın nüfusunun farklı oranlarda olduğunu söyleyebilir. “Alfa erkek” olarak tanımlayabileceğiniz biri için kadınların çoğu A kategorisinde iken, az bir kısmı B kategorisinde ve çok azı ise C kategorisinde olabilir. Ortalama beta için ise oranlar her kategoride 33% ya da çok daha kötü olabilir.

Evetçi Hatunlar, Hayırcı Hatunlar ve Belkici Hatunlar

PUAların “Hayırcı Hatunları” Evetçi veya Belkici Hatunlara çevirmeye odaklanması kendileri için mantıklıdır. Zira potansiyel PUA müşterilerinin çoğu bu duruma saplanmış vaziyettedir ve bu nedenle de PUAların ürünü pazarlarına göre şekillenmiştir. Yüksek değerli ve bu nedenle de sürekli “Evetçi Hatunlara” rastlayan erkekler, oyunu öğrenme ihtiyacı hissetmezler. Yatırımları konusunda bilinçli erkekler de, belli bir “Hayırcı Hatunu” saplantı haline getirip onu “Evetçi Hatuna” çevirme yolları aramaya çok daha az meyilli olacaklardır. Ama birçok erkek için temel problem, oyunu özellikle bir hayırcı hatunu evetçi hatuna çevirmek için öğrenmeleridir ve bu nedenle de zamanlarının çoğunu satış kapamaktan çok satış sürecinde harcamalarıdır.

Bu, çok fazla sayıda son dakika direnci ya da benzeri olaylarla karşılaşma nedeninizdir. C tipi müşterilerle çalışan her satışçı bilir ki, bunlar resmen ömür törpüsüdür. Bunlara satış için, kontrattaki maddelerin pazarlığı için haftalarınızı ve aylarınızı harcarsınız, avukatlar arasında dökümanlar ufak değişikliklerle defalarca gider gelir, ve tam kontratı imzalama aşamasında satın almama kararı çıkar. Ya da eğer imza atsalar bile, anlaşma şartlarını, ürün özelliklerini, satılan ürün paketini ve zaman çizelgesini değiştirmek için sürekli ensenizdedirler. Bunları hayırcı hatunlarla da sürekli deneyimlersiniz. Satış hiçbir zaman bitmez ve sadece konuşmayı devam ettirmek bile Herkülvari bir çaba gerektirir. Hayırcı bir kızla uğraşmanın en iyi yolu, C tipi müşteri adayı ile uğraşmanın aynısıdır. Onları açık bir karar vermeye zorlarsınız ve tepkilerine göre devam edersiniz. Hızlıca sonuca koşarsınız, ellerini hızlıca oynamaya zorlarsınız, ve bir kez hayır cevabını alınca da onları tamamen unutup önünüze bakarsınız. Bu, boşa harcadığınız çabayı en aza indirir.

Belli bir film türüne olan alerjime rağmen, “filmin %90ı boyunca hayırcı bir kız için ölüp biten ama sonunda bütün o zaman boyunca yanıbaşında bir evetçi kız olduğunu farkeden erkek tipi” beni her zaman eğlendirmiştir. Zira bu, belli bir erkek tipinde çok yaygın bir olgudur. Kadın dünyasında para birimi ilgidir, ve kız ile erkek arasında çok ciddi bir CPD uçurumu ya da çok kötü bir arka plan olmadığı sürece, hayırcı bir kız, hiçbir  zaman birlikte olmayacağı bir erkeğin ilgisinin tadına varmaya mutlu mesut devam edecektir. Hayırcı kızı belkici kızdan ayırmanın yolu genelde şöyledir : belkici kız konuşmayı onun için ilginç tuttuğunuz sürece muhabbete yatırım yapar. Hayırcı kızla muhabbeti ise sonuna kadar sizin sürdürmeniz lazımdır. Yani muhabbet rahatsız edici derecede tek taraflıdır.

Evetçi kızları, hayırcı kızlardan ayırmak daha kolaydır. Konuşmanın durduğu yerde bile muhabbeti devam ettirmek için aktif çaba gösterirler. Evetçi kızlarla hata payınız da daha fazladır. Hayırcı bir kızla muhabbet, iki yanında büyük bıçakların salındığı bir ipte dengede yürümek gibi ise, evetçi kızla muhabbet sakin bir şehirlerarası yolda araba sürmek gibidir. Kız konuşmaya yatırım yapacak, çoğu zaman pozitif tepkiler verecek ve eğer siz muhabbeti sürdürmekte zorlansanız bile sizi açmak için konular bulacaktır.

Belkici kızları hayırcılardan ayırmak biraz daha zordur zira diğer ikisine göre daha fazla bocalamaya meyillilerdir. Size bir mavi boncuk gösterip bir saklarlar, birgün soğuk, ertesi gün canayakındırlar. Bu durumda kıza eşiği aşırmak ve bir karara itmek daha nazik bir süreçtir. Zira eğer hayırcı bir kızla uğraşıyorsanız, kendinizi çok zaman harcamadan en kısa sürede azad etmek daha mantıklıdır. Ama aslında belkici olan bir hatunla uğraşıyorsanız, kızın evete mi hayıra mı meyilli olduğunu anlamaya biraz vakit ayırmanız daha faydalıdır.

Özet ve Sonuç

Eğer yolu kırmızı hapa çıkan erkeklerin en çok bocaladığı alanları sorarsanız, hayırcı bir kıza olan saplantıyı ve reddedilme korkusunu en tepede sayarım. Çoğu erkek, hayırcı bir kıza devasa zaman yatırmayı, dışarı çıkıp yeni adaylar aramaya tercih eder. Bu aynı zamanda mavi hap fantazisinin satış mottosudur ve Beta Erkek üretiminin arkasındaki stratejidir. Zira hayırcı kızlar birgün (yaşlanıp üstünde 30 yaş yazan) duvara tosladığında, bu sağlayıcı betalar onları pazardan çekip alacaktır. Sonuçta beta erkek, unicornuna kavuşacaktır.

Ama satışta çalışmış herhangi birinin size söyleyebileceği gibi, müşteri kovalamak, aslında sizi kovalayan müşterilerle satış kapamanıza engeldir. Daha başından ürününüzü almaya niyeti olan bir müşteri ile satış kapamak çok daha kolaydır zira bunların ikinci bir kere düşünme ihtimali azdır ve kontrat imzalamaya geldiğinizde onları yeniden satışa ikna etmek için çaba harcamanız gerekmez.

Çeviri : Yes, No, Maybe …

En yaygın 5 sinsi cazibe katili

Bir erkeğin yürüdüğü ya da beraber olduğu bir kadının gözünde tüm cazibesini öldürebilecek, erkeği en kısa sürede “ya Mahmutcan çok iyi çocuk ama …” statüsüne ışınlanacak bir sürü şey var. Bunlardan bazıları hemen göze çarpmayan, aslında iyiymiş gibi görülen ve algılanan sinsi katiller. Aşağıdaki beşi en yaygın ve garantilileri. Israrla uzak durunuz.

1 – Tam Açıklık

Özellikle ilk buluşmalarda ama genel olarak ilk aylarda asla kendi hayat hikayenizi, karakterinizi, değerlerinizi vs. kıza fazlaca açmayın, kadının erkeğe arzu duymasına neden olan biyo-kimyasalları tetikleyen mistik atmosferi ortadan kaldırmayın. Kadının erkek ile ilgili kafasındaki imgenin asıl seksi kısmı, erkeğin hayatındaki bilinmezlikleri hayal gücü ile doldurmasıdır ve cinsel elektriğin asıl kaynağı bu hayalgücüdür.

Ortalama iyi çocuk, bu hatayı daha kızla karşılaştığı ilk 15 dakikada yapar ve daha sonra da neden kızın “bitse de gitsek” diye kendisinden kurtulmaya çalıştığına şaşırır.

Aşinalık baştan çıkarıcılığı öldürür. Oyunu, arzuyu ve lipidoyu bilinirlikten daha hızlı öldüren başka birşey bulmak zordur. Kadınlar ne kadar “birbirimizi tanıyalım” oyunu oynasalar da, karşılarındaki erkekle sekse giden yolda asıl ihtiyaç duydukları şey hayal güçlerinin kamçılanmasıdır.

Bir kadının hayal gücü, oyun cephaneliğinizdeki en önemli silahtır. Her teknik, her gündelik tepki, her jest, üstü kapalı söz ve sözel olmayan iletişim, kadının hayalgücünü uyarma temeline dayanır.

2 – Seni Seviyorum.

Daha yeni tanıştığınız bir kıza “seni seviyorum” demeyin. Burada daha yeni “3 ay” gibi bir süre, “dün” değil.

Bir kıza en az birkaç ay tanımadan “seni seviyorum” demek sizi hem muhtaç hem de aptal gösterir. Neden?

… sıkı durun …..

Kızı birkaç ay tanımadan “seni seviyorum” diyen erkek gerçekten aptal ve muhtaçtır da ondan. Bana “ama abi bildiğin gibi değil, aşk bu başka bir şey demetyin”. Daha yeni tanıdığınız birini sevemezsiniz. Bunu kıza söylediğinizde kız aslında sizin ona muhtaç olduğunuzu / olmaya başladığınızı çakacaktır. Bu da kontrol onda demektir. Dominantlığı çöpe atmanın daha hızlı yolu yoktur. “Seni seviyorum” diyerek tüm kartları kıza verirsiniz.

Bu aynı zamanda sizin lehinize olan pozitif cinsel elektriği de öldürür. Kendi cinsel çekiciliğine güvenen bir erkek, en az birkaç ay geçmeden bir kıza asla seni seviyorum demez. Ve bu süre sonunda da bu sözleri sadece kendi değerini ispatlamış bir kadına söyler. Ve eğer söyleyecek bile olsa, şu kuralı bozmaz:

Buyruk 1 – Asla seni seviyorum diyen ilk sen olma

Kadınlar bir erkeğin kalbini kazanmak için engeller aşmaları gerektiğini hissetmek isterler. Başka kadınların ilgisi için rekabet ettiği bir erkeğin ilgisini kazanmak için çabalamayı çok arzularlar ve sonunda onun kararsızlığını aşıp tek eşli bağlılığını kazanmayı. Duygusal dünyasını kadının ayaklarına kolayca seren bir erkek, kadının erkeğin aşkını kazanma zevkini gaspeder. Ona aşıksanız bile, o size seni seviyorum demeden, siz ona seni seviyorum demeyin. Onun yin tatminine doğru savaşma ihtiyacı için kendinizi tutkuyla dizginleyin. İlk adımı onun atması için onu esinlendirin, bu iyiliğinizin karşılığını size bin katıyla verecektir.

The Sixteen Commandments of Poon, Amcığın 16 Buyruğu

Not : Bu dediğimizi, kıza hiç seni seviyorum demeyin olarak anlayacak arkadaşlara diyeceğim tek şey şu ki ben o düşüklükte IQ ile bilgisayar kullanılamaz sanıyordum.

3 – Çok güzelsin.

Daha yeni tanıştığınız kıza “çok güzelsin” ya da bu anlama gelecek birşey söylemeyin. Bazı erkekler toptan iltifat yerine, kaşına ve gözüne iltifat etmeyi zararsız sanarlar ama aynı şey.

Birçok erkek, güzel bir kıza yürüdüğünde onun ne kadar güzel olduğunu belirtecek birşeyler söyler. Ya da diğer zilyon tane şekilde yalakalık yapar.

Yalakalık yapmak sizin oyundaki en büyük düşmanınızdır. Yalakalık sizi, cinsellik için yalakalık yapmak zorunda olan aşağı biri gibi gösterir. Aynı zamanda erkeklerin yüzde 99u şu ya da bu şekilde güzel kızlara yalakalık yaptığından, sizin iltifatınızı siz ne kadar yalakalık saymasanız da, kadın tarafından yalakalık olarak algılanır.

Buyruk 2 – Onun güzelliğini görmezden gel

Güzel bir kadını düşünürken beyninin ödül merkezini kontrol altına alabilen erkek, kadınlarla olan etkileşimini inanılmaz bir şekilde dönüştürebilir. Böyle yapabilirse, heyecanı ve endişesi kaybolur ve arzularının nesnesi ile daha samimi ve içten bir etkileşime girebilir. Büyük çapkınların idare edebileceklerinden çok fazla aşka boğulmalarının sebeplerinden biri budur – bir sürü güzel kadınla bir sürü pozitif deneyimden sonra güzellik önünde ortaya çıkan saygı ile karışık korkuları kaybolur, ve bununla beraber güzellik karşısındaki güçsüzlük de ortadan kalkar. Hoşunuza giden kızları tanımlamak için “güzel”, “tatlı”, “bomba”, “afet” gibi kelimeleri tamamen lugatınızdan çıkarmak size çok doğru bir zihinsel çerçeve kazandırır. Bunun yerine kendinize “bu kız ilginç” ya da “bu kız tanımaya değebilir” gibi şeyler söyleyin. Bir kadına asla güzelliği konusunda iltifat etmeyin, özellikle de henüz sikmediğiniz hatunlara. Beyninizin onları “gökten düşmüş meleğe” ya da “nadide bir kar tanesine” dönüştürmeye çalışan kısmının fişini çekin. Bu tür bir Zen Nirvanası seviyesine ulaşmak için yapabileceğiniz ileri eğitim tekniklerinden biri de yatabileceğiniz kadar güzel kadınla yatmanız (gerilemek istemiyorsanız çok fazla çirkin kadınla yatmayın). Kısa zamanda bir Jedi aşığa dönüşeceksiniz.

The Sixteen Commandments of Poon, Amcığın 16 Buyruğu

4 – Büyülenmek

Diyelim ki bir bardasınız ve bir kadının yanına oturmaya karar verdiniz. İlkin onun onayını arıyormuş gibi algılanacak hareketlerden kaçının. Mesela vücudunuz ona dönük olmasın ve sadece arada ona bakmak için başınızı çevirerek konuşun. Kadın ilgi gösterene kadar vücudunuzu ona dönmeyin.

Kısacası bir kadınla beraber iken, özellikle de güzel bir kadın ile beraber iken, ONA ONUN BÜYÜSÜ ALTINA GİRMEDİĞİNİZİ GÖSTERİN.

Bunu yapmanın en yaygın yolları kızla konuşurken fazla gülümsememek, kız sizinle konuşuyor diye heyecanlanmamak, ona fazla odaklanmış bir dikkat vermemek, onu oyuncu bir şekilde alaya almak ve kıza sizin standartlarınızı geçmesi gerektiğini hissettirmektir. Bunlar sadece onun iç direncini kırmakla kalmaz, sizi BAŞKA KADINLAR TARAFINDAN YÜKSEK TALEP GÖREN bir erkek gibi de gösterir. Unutmayın, kadınlar sürü psikolojisine yatkındır ve başka kadınların çekici buldukları erkekleri ister istemez çekici bulmaya meyillidirler.

5 – Uslu ve söz dinleyen erkek

Genel olarak kadına yalakalık yapmadığınız zaman ona sizin kadar onun da sizin için çabalaması gerektiğini gösterirsiniz. İlk yaklaşmayı siz yapmış olsanız bile. Ve onunla aranızda birşey gelişmesi için önünde diz çökmeyeceğiniz mesajını da verirsiniz.

Unutmayın, kadınlar sizin kankanız değiller. Kankanız ile beraberken çok birşey ispat etmek zorunda değilsiniz. Erkek Adam olduğunuzu sürekli göstermek zorunda değilsiniz (fakat kankanızla bile itilip kakılmaya gelmeyecek biri olduğunuz göstermeniz lazım).

Kadınlar KENDİLERİNİN ÖNÜNDE DİZ ÇÖKMEYECEK, HİÇBİR ŞEYE İHTİYACI OLMAYAN VE BİRŞEY İÇİN YALVARMAYAN ERKEKLERİ arzularlar.

Kadınlar, bir erkeğe olan duygularının ŞEHVET olduğunu hissetmek isterler. Duygularının “ona bunu borçluyum” dan kaynaklanmasını istemezler. Bu oldukça zayıf ve hastalıklı birşeydir. ŞEHVET ise karşı konulmaz bir kaynaktır.

Kızlara yürümek, kadınların MASKÜLEN ERKEKLERİ şiddetle arzuladıklarını anladıktan sonra oldukça kolay bir hareket haline gelir. Kadınlar efemine ve yalaka iyi çocukları değil, Erkek Adamları çekici bulurlar!

Eğer Erkek olmanın zevkine ve ayrıcalığına varmak istiyorsanız bunu asla unutmayın. İNSİYATİFİ ELİNİZE ALIN VE KADINLARIN NE DEDİĞİNE ALDIRMAYIN.

KADINLAR SADECE SÖZLERİNİ GEÇİREMEDİKLERİ ERKEKLERİ SEVERLER!

İyi çocuklar kadınların her dediğini dinleyip, her istediklerini yaptıkları için kaybederler. Bunu yapma sebepleri “iyi” olmaları değil, “zayıf” olmalarıdır. Ve “iyi” maskeleri, kadınların milyonlarca yılda evrilmiş “zayıf erkek belirleme” içgüdülerini kandıramaz.

Bir kadın size ayı, serseri, vs. gibi kötü çocuk olduğunuzu ima eden birşey söylüyorsa derin bir nefes alın ve hafifçe sırıtarak “iltifatın için teşekkürler” deyin. Ona onun sizin hakkınızda ne düşündüğünüzü zerre kadar takmadığınızı gösterin.

Erkeği parmağında oynatan kadın – 3 aşamalı kadın manipülasyonu

 

Kadınlar erkekleri parmaklarında oynatmak için 3 aşamalı bir manipülasyon stratejisi takip ederler. Bu aşamalardan bir sonraki, sadece bir önceki işe yaramadığında ortaya çıkar. Bu aşamaları bilmek ve onları aşmak, mavi haptan kırmızı hapa geçmek için oldukça önemlidir.

Birinci Aşama : İnkar

Bir erkek kadının yalanını / oyununu yüzüne vurduğunda, kadın HER ZAMAN inkar ile manüpilasyon serisine başlayacaktır. Erkekler, kadınlarının kendileri üzerinde oyun oynadığına ya da kendilerine yalan söylediğini inanmak istemedikleri için, maalesef çoğu erkeği manipüle etmek için inkar yeterlidir ve çoğu durumda kadının ikinci aşamaya geçmesine gerek kalmaz. Çoğu erkek, yılların açlığından sonra buldukları nadide “çiçeklerini” kaybetmekten o kadar çok korkar ki, hatunlarının kendilerine yedirdiği her türlü saçmalığı mideye indirmeye dünden razıdır. Fakat bir erkek daha kırmızı haplı olduğundan ya da eldeki delil inkar edilemeyecek olduğundan inkar işe yaramazsa, ikinci aşamaya geçilir.

İkinci Aşama : Kurbanı Oynamak

Bu aşamaya geçmek zorunda kalan kadın genelde ağlamaya ve başkalarını ya da hayatın koşullarını suçlamaya başlar. Burada kadınlar erkeğin koruma içgüdüsüne oynamaktadır ve genelde de başarılı olurlar. Bu yalana inanan mavi haplı erkekler inanılmaz saçmalıklar yapabilirler. Örneğin hatunun aldattığı sevgilisi, hatunun “beni kullandı” yalanına inandığı için, kızın erkek arkadaşı olduğunu bile bilmeyen diğer erkeğe saldırabilir. Ya da evliliği cehenneme çeviren bir kadın, tüm suçu “kendisi ile yeterince ilgilenmeyen” erkeğe yıkabilir, erkeğin suçu olmasa da. Bu aşama, erkeklerin ezici çoğunun görüp görebildiği son aşamadır.

Kurban kartının güçlü olmasının nedeni de, kadını varsayılan kurban olarak gören kültürdür.

Üçüncü Aşama : Suçlama / Karşı Saldırı

Kırmızı hapa bir sevgili / eş tarafından itilen erkeklerin çoğunun geldiği bu aşamayı, genel toplumdaki erkeklerin çoğu bilmez. Üçüncü aşamada bir kadının bir erkek kadar hatta daha fazla şiddete meyilli olduğu açığa çıkar. Kadın bir öfke ile erkeği suçlamaya başlar. Bu aşamaya gelen kadının suçu mahelle esnafıyla grup yapıp erkeğin hesabını boşaltmak gibi ağır bir suç olsa bile, öfke ile erkeği yeterince evde olmamakla, kendisini arzulanır hissettirmemekle suçlar. Bu aşamada kadın umarsızca yıkıcı olacaktır. Bağıracaktır, fiziksel şiddete başvuracaktır ve eşyalara zarar verebilir. İşin kötüsü size vururken parmağını kırsa, hatuna şiddet uyguladığınız için sizi mahvedecek yargıya rahat rahat “parmağımı kırdı” diye yalan söyleyecektir (Red Pill belgeselinde bir polis elemana böyle demişti : “Eğer hatun sana vurmaya başlarsa hemen evden kaç zira sana vururken tırnağı kırılsa suçlusu sen olursun”).

Bu aşamaya şahit olup da hala olayın kendi hatası olduğu sonucunu çıkaracak bir sürü erkek var. Zaten hatunlar da bu aşamayı bu nedenle uyguluyor.

Eğer bu üç aşamaya da şahit olup, hatunun kıçına tekmeyi basan azınlıktaki erkeklerden iseniz, hayatınızda yeni bir belalınız olacaktır. Hatun, sizi zerre kadar siklememesine rağmen, erkeği manüpile edememek bir kadında ağır travma yaratır. Ve sizi manüpile edemeyen kadın genellikle ailenizi, arkadaşlarınızı, kadına inanmaya dünden razı toplumu ve yargı sistemini manüpile etmeye başlar.

Fakat aynı zamanda bu aşamaları bilen ve bunlara pabuç bırakmayan erkek, arzu edilir bir erkektir. Eğer herhangi bir aşamada hatunun oyununu yüzüne vurup kapıyı göstermeye hazır bir ruh halinde iseniz, kadın manüpilasyonuna maruz kalma ihtimaliniz astronomik olarak azalır.

Kaynak : The Manipulated Men

Genç anne

Bugün Red Pill Chick’in (Kırmızı Hap Pilici) şu tweetini paylaştım :

 

Çevremde genç yaşta evlenmiş kadınlar var. Bir de tabii çocuk yapmayı 30larına ertelemiş bir sürü kadın. Ortamdaki feminist propoganda genellikle kadınlara genç yaşta çocuk sahibi olmanın ve kendilerini ataerkil, baskıcı düzenin temel taşı aile cehennemine (!) hapsetmenin yenilgi olduğu pompalıyor. Bir kadın için başarı, kadınların geleneksel olarak yaptıkları rolleri bırakıp erkeklerin geleneksel olarak başarılı oldukları alanlarda öne çıkmak olarak pazarlanıyor :

Ama en önemlisi, ‘feminist’ler kadın uzmanlığının geleneksel alanlarını değersizleştirirken (gelecek vatandaş nesillerini yetiştirmek) ve sadece erkek uzmanlık alanlarını yücelttiler (yönetim kurulları, askeriye, önüne gelenle yatma). Kadınlara, erkek alanlarında başarılı olmalarını ve bunun geleneksel kadın alanlarında başarılı olmaktan daha önemli olduğunu söylediler. Kadınlara, annelerini ve nenelerini takip etmenin erkekleri taklit etmekten değersiz olduğunu söylemek, benim kulağıma “kadın düşmanı” gibi geliyor. Bütün bu kadın düşmanı şeylerin sonucunda ise kadınların daha önceye göre çok daha mutsuz olmaları şaşırtıcı değil.

Erkek Düşmanlığı Balonu

32 yaşında tanıdığım bir çocuk var. Eşi 24 yaşında. Kız 22 yaşında üniversiteyi bitirir bitirmez evlendiler (kızla tanıştığında kız üniversiteye yeni başlamıştı ve arkadaş da yeni yeni çalışma hayatında idi) ve dün 2. çocukları dünyaya geldi. Kız çalışıyor. Ama düşününce pek de mantıksız olmayan sebeplerle çocuklar hayatında bir aksamaya neden olmadı.

24 yaşında bir kadının annesi yaklaşık 50 – 55 yaş arasında oluyor. Oğlanın annesi de 60 yaş altı. Bu iki kadın çocuğa bakma işini çok iyi kotaracak ve hala dinç yaştalar. Kız da 24 yaşında gayet enerji dolu. Bu üçlü ilk çocuğa çok iyi baktılar ve kız da çocuk emin ellerde hemen işe döndü zaten. 2. çocuk da aynı ellerde yetişecek ve kız hemen işe dönecek.

Bunun tersine 36 yaşında ikiz doğuran (belki de yaşının geç olmasından dolayı çocuk sahibi olamayınca tüp bebek yaptı ve onlar da sıklıkla ikiz oluyor) bir başka tanıdığımın kocasının annesi sizlere ömür ve kendi annesi 70 yaşında. Kimseye bakacak hali yok. Çocuklar için bir türlü iyisini bulamadığı bakıcılar tutuyor ama kendisi de bakmaya çalışsa da, arada gördüğümde o suratındaki bıkkınlığı çok rahat okuyabiliyorsunuz. Kıza alfa dul diyemem. Hiçbir zaman orta malı değilde ve muhtamelen hayatı boyunca sadece 2 partneri oldu (biri şimdiki kocası). Ama İlk sevgilisinden sudan sebeplerle ayrılıp uzun aradan sonra şimdiki zerre saygısı olmayan sünepe kocası ile evlendi.

İkinci gördüğüm fark ise mesleki yük. 24 yaşındaki hatun daha iş yaşamının başında. Tamam işi yoğun ama ne müdür, ne direktör. Yani sorumluluğu süper yoğun değil. Arada kaybolsa kimse ağlamıyor. Kadın 30 yaşına geldiğinde çocukların ikisi de okulda olacak ve okula giden çocuk o kadar büyük yük çıkarmıyor. Ama 38 yaşında olan direktör. Kadın sabahtan akşama kadar çalışıyor ve birgün ortadan kaybolsa telefonu susmuyor. İnsanın 30larına doğru, eğer yükseliyorsa, iş yükü ve sorumluluğu artıyor. Bu açıdan bakılınca kadının genç yaşta çocuk yapması bana çok daha mantıklı görünüyor.

Son olarak da çocuk sonrası özgürlük. 24 yaşında olan hatun 44 yaşında iken şimdi doğan inşallah 20 yaşına gelecek ve hatun o yaştan sonra tamamen özgür. 368 yaşında olan ise 44 yaşında hala 8 yaşında küçük çocukla uğraşıyor olacak. 44 tepede kariyer yapmaya niyetli biri için işlerin yeni yeni başladığı bir yaş.

Tabii kendimizi kandırmayalım, aileyi erteleme sebebi hatunların önemli bir kısmı için tabii ki kariyer falan değil. Geçen aylarda yumurta dondurma işlemine gelen kadınlar üzerinde yapılan bir araştırma okumuştum. Toplumdaki yaygın kanı, bu kadınların çocuk yapmayı kariyer için ertelediğidir. Ama bu işleme başvuran kadınların (kanser gibi hastalıklar yüzünden mecburen yapanları çıkarınca) ezici çoğunluğu sebep olarak “daha doğru adamı bulamamış olmayı” vermiş. Yani sorun hatunların büyük bir feminist dolma ile kendilerini gerçekçi olmayan bir hipergami optimizasyonu hayaline bırakmaları. Çoğu kadın kendi şişmiş güzellik ve değer algıları ve erkekleri ottan boktan sebeplerle aşağılayan algıları ile “daha iyisini” bekliyor, kariyer problem değil. Bir nedenden dolayı erkeklerin 5% tepesinden adamları sırf kadın oldukları için hakkettiklerini düşünüyorlar. Buna bir de onlara uygun yaştaki adamların (40 ve üstü) eğer o zamana kadar evlenmemişse çocuk yapma kapasitesi olan 20lik hatunlarla eşleştiklerini ya da hiç evlenmediklerini düşünürseniz, kendilerini büyük bir hüsranla bitecek bir yola sokuyorlar.

Kadınlar neden uydu erkek yaparlar?

Uydu erkeğin, önüne gelene veren ortalık kevaşesinin erkek versiyonu olduğunu daha önce yazmıştık. Kadın – erkek ilişkilerinde erkeklerin genel geçer akçesi sekstir, kadınların ise ilgi. Kadınlar seks kapısının bekçisidir ve ilgi / ilişki almadan seksi vermeme üzerine bir stratejileri vardır. Erkekler, en azından maskülin erkekler ise, ilişki kapısının bekçisidir ve seks almadan ilgi / ilişki vermeme stratejileri vardır.

Bu stratejiyi kadın tarafında delen kadın tipi fuckbuddydir. Diğer kadın tipi de fahişelerdir. Bunlar seksi ilişkisiz piyasaya sürerek seksin değerini düşürürler. Neyse ki (!) günümüz feminen erkekleri fahişe gibi kaka şeylere katiyen bulaşmadığından ve üstüne en basit oyundan mahrum olduklarından, seksin değeri oldukça yüksektir.

Erkek stratejisine ihanet eden tip ise uydu erkektir. Seks görmeden ilgi verir. (Biliyorum, her durumda kadın seks veremeyebilir ama en azından öpüşme ve yiyişme bile olmaması durumundan bahsediyoruz). Bunlar, ilişki / ilginin değerini düşürürler. Biraz da bu nedenle ki, 20li yaşlarında kadınlar ilgi / ilişki vermeye hevesli erkekleri tamamen görmezden gerebiliyorlar. Sosyal medyada yayınladığımız her selfieden sonra bir düzine kadın kapınıza dayanıp bacaklarını açsa idi, biz de ne kadar güzel ve kaliteli olursa olsun, karşılığında ilişki vermemiz gereken kadınlara dönüp bakmazdık.

Bu durumda kadınların uydu erkek biriktirme hevesi, bedava ilgi sağma imkanı olarak görülebilir. Bu doğru olsa da, kadınların bu uydu erkekleri mümkün mertebe sosyal medyada sergileme sebepleri sadece bu değil.

Uydu erkekliğin ızdırabının gözlere yansıması (günde 3 kere o memelere boşalma fantazili mastürbasyon destekli)

Uydu erkek, aynı zamanda belli bir güzelliğin üstündeki genç kadınların birbirlerine hava atma aracı. Bir nevi av ganimeti. Erkeklerin paralel bir evrende bir düzine fuckbuddy yapıp bunları sergilemesi gibi. O evrende bunun sebebinin, diğer erkeklere başarı havasını atmak olacağını az çok kestirebiliriz. Çok rekabetçi bir ortamda, örneğin kıran kırana rekabet eden satışçı erkeklerin ortamında, bonusun toplam alacağın paradan çok yan masada oturan orospu çocuğunu yenmek anlamına geldiği gibi.

Arada sosyal medyada, kadınlar arasında bu dinamiği tamamen es geçen adamlar var. Hatun uydusunu sırf diğer kızlara hava atmak için sosyal medyaya koyuyor. Zavallı uydu günlerce “acaba Melis neden benimle fotosunu koydu?” diye hayal dünyasına dalıyor. Halbuki o fotoda olmasının tek nedeni kadınlar arası hava atma dinamiği.  Bir nevi av ganimeti dedik. Hani şu avlandıktan sonra kafası doldurulup duvarda sergilenen cinsten.

Bir nevi av ganimeti. Erkeklerin paralel bir evrende bir düzine fuckbuddy yapıp bunları sergilemesi gibi. Bizim evrende eli yüzü düzgün her erkeğe sorgusuz veren kadınlar az olduğundan, erkeklerin götü böyle kalkık değil. Eğer eli yüzü düzgün her kadına sorgusuz ilgi veren erkekler olmasa, kadınların da götlerinin kalkmayacağını anlamak için uzay mühendisi olmaya gerek yok.

Saha raporu – Uydu erkeklik yerine onurlu reddediliş

Selam Mahmut abi ve değerli erkek adam camiası.

Ben 17 yaşında, genç bir okuyucunuzum. Daha az önce reddedildim ve bunu buraya yazmanın daha en doğrusu olduğunu düşündüm, sonuçta toplumun verdiği ilişki tavsiyeleri genelde çöp ötesi oluyor ve bir işe yaramıyor. Neyse bir ay önce bir kızla konuşmaya başladım, kız sarışın mavi gözlü güzel denilebilecek bir tip. İlk buluşmamız güzel geçmişti fakat ikinci buluşmada bana eski sevgililerinden falan bahsetmeye başladı. Ben bunu istemediğimi hafif esprili bir dille dile getirdim fakat 5 dakika sonra dışarıdan bir çocuk gördü ve camdan kalkıp el sallamaya başladı. Yerine oturunca da bana onunla buluşmak istediğini söyledi. Ben o lafı duyar duymaz eve gitmek ister misin deyip masadan kalktım ve yüzü değişti şaşırmış gibi oldu ama sonra gülümsemeye başladı.

Aradan bir hafta geçti ve hiç yazmadım ona daha sonra hiçbir şey olmamış gibi mesaj attım ve konuşmaya başladık. Birkaç gün konuştuktan sonra iş şuraya geldi :
Hatun: Wanderlust bi çocukla konuşmaya başladım okuldan ama çook dikkatliyim hiç bi şekilde güvenmiyorum.

Wanderlust: Peki.

Hatun: Ne peki?Wanderlust: Ben bu tarz muhabbetleri dinlemeyi sevmiyorum özellikle senden bunu biliyorsun.

Hatun: Biliyorum ama arkadaşız sen de bunu biliyosun .s.s

Wanderlust: Arkadaş mıyız?

Hatun: Değil miyiz?Wanderlust: Kanka değiliz, seni beğendiğimi anlamış olman gerekir.

Hatun: Yahu ben seninle arkadaş kalmak istiyorum biliyorum benden hoşlandığını fakat en doğrusu bu (O mesaj geldiğinde hemen siteye girip “Arkadaş Kalalım Diyen Kıza Cevap” adlı yazınızı tekrar okudum ve sizin cevabınızı aynen ona ilettim).

Wanderlust: Gerçekten arkadaş kalmayı çok isterdim ama ben birbirimiz için daha fazlasını ifade ederiz diye düşünmüştüm ve dürüst olmak gerekirse ben arkadaşlıktan fazla bir şey bekliyorum. Kusura bakma ama yanılmışım.

Hatun: Üzgünüm Wanderlust, benden hoşlanıyorsun evet ama bu doğru değil ben seni arkadaş olarak görüyorum.

Açıkçası sinirlenmedim ben. Buna cevap vermedim ve tavsiyenize uyup onu sosyal medyada takip etmeyi bıraktım. Evet belki reddedildim, fakat arkadaşlık kivsesi altında uydu erkeklik yapacağıma onurlu bir şekilde reddedilirim daha iyi diye düşündüm ve öyle büyük bir moral bozukluğu yaşamadım.

Yorum yaparsanız sevinirim, sitede paylaşmaya değer görüyorsanız da kıvanç duyarım.

Konuk Yazar : Wanderlust

Genç Erkeklerin Yaptığı Hatalar

Red Pill üzerine yazılar yazdığımdan beri yaşları 18- 30 arasında değişen erkeklerden mesajlar alıyor, onlarla konuşuyorum. Bu erkeklerin büyük bir kısmı 18- 22 yaşlarında genç ve tecrübesiz erkekler. Bu yazıda, söz konusu erkeklerle olan sohbetlerimden edindiğim bilgilerle erkeklerin yaptığı yaygın hatalar üzerinde duracağım.

1- Hatun kişiyi özel zannetme: Neredeyse her erkek, hoşlandığı ya da birlikte olduğu kadını hayatında çok özel bir yere koymuş, ona olduğundan kat be kat daha fazla değer vermiştir. Bu, bize küçüklüğümüzden beri öğretilen ” kadınlar çiçektir” mitinin gelecekteki yansıması. Kadınlar masumdur, iyi kalplidir, aşık olunan kadın el üstünde tutulmalıdır inancı, medya ve popüper kültür tarafından sürekli zihinlerimize işlenen fakat gerçeklerle alakası olmayan saçma düşüncelerdir. Bunu bizzat kendiniz tecrübe etseniz de, bir sonraki kadının farklı olacağını, sadece yanlış kişiyle birlikte olduğunuzu düşünmeye aşırı meyillisiniz.

2- Seksi memleket meselesi haline getirme: Bu da yine erkeklerin çok takıldığı bir mevzu. Tamam, cinsellik önemli. Her sağlıklı erkeğin normal olarak yapması gereken bir şey fakat evli olmayan bir erkeğin düzenli seks hayatının olması zor. Sevgilisi olsa bile erkek, istediği her an, her yerde sekse ulaşamıyor. Çoğu erkek, sevgilisi varken bile düzenli seks yapamıyor. Yani sizin sandığınız gibi herkes tavşanlar gibi sevişirken siz 31’e mahkum değilsiniz. Ayrıca bu iş, yemek yemek, duş almak, uyumak kadar doğal bir şey. Hepiniz ilk cinsel deneyiminizi yaşadıktan sonra aslında seksin hiç de abartılacak bir şey olmadığını göreceksiniz.

3- Oyun korkusu ve çekinme: Bu da yine tecrübesiz erkeklerin çok sık yaptığı hatalardan biri. Sebebi ise çok basit: Karşınızdaki kadını ulaşılmaz, aşırı değerli görme ve kendini onun karşısında ezik hissetme. Buna hiç gerek yok. Karşınızdaki kadın dünya güzeli de olsa evde yalnızken pembe eşofmanları çekip dizi izleyen, sikindirik pop şarkılar dinleyen, kız kankalarıyla ayakkabı, çanta, survivor muhabbeti yapan ya da diğer kızları çekiştiren, tek derdi adam akıllı bir erkek bulup sevişmek olan, makyajsız haliyle sizde belki de hiçbir çekim oluşturmayacak basit bir hatun. Tabi ona sorsanız size ne kadar özel olduğundan bahsedecek, diğer hatunlardan üstün yanlarını sıralayacak. Sadece gülün ve geçin.

4- Her şeyi shit test sanma: Bu en çok karşılaştığım hatalardan biri. Erkekler, Red Pill’i alır almaz, reddedilemeyen, her kızın anında çekimine kapılacağı bir erkek olup çıkacağını sanıyor. Böyle bir şey yok, gençler. Okumak tek başına yetmez. Bolca tecrübe edeceksiniz. Sürekli diyorum: Hata yapacaksınız ve ders alacaksınız. Malesef işin kolayına kaçma insan doğasının en kötü özelliklerinden biri. Bu sebeple burayı okuduktan sonra %100 başarı yakalayacağını sanan erkekler, reddedilmeyi sıklıkla shit testle karıştırıyorlar. Bana yüz vermedi mi? Shit test. “Ya bi gider misin” mi dedi? Shit test. “Numarasını vermedi mi?” Shit test. Yok öyle bir şey. Her şey shit test değildir. Bazen reddedilirsiniz ve hatun tarafından istenmezsiniz. Bu da oyunun bir parçası. Bunu kabullenin ve bundan dolayı kendinizi ezmeyin. Her zaman oyunu kazanacaksınız diye bir şey yok. Bazen de kaybedeceksiniz ve başka biriyle yeniden başlayacaksınız.

Saha raporu – Tinder eşleşmesi ve unmatch’e giden mesajlaşma

Zencimsiadam, Tinder’da ilk eşleşmesini ve ışık hızıyla eşleşmeden çıkışını yazmış ve tavsiye istemiş:

Merhabalar Mahmut Abi,

Ben Tinderda bir eşleşme yakaladım ve aramızda şöyle bir diyalog geçti.

(Kızda ağırlıklı squat yaparken bir fotoğrafı vardı) B:Ben, K:Kız

B: Doğru söyle,o squattan kalkamadın ve yere çakıldın dimi? 😀
K: Hayır …
B: Hayatının yarısını spora adamış biri olsan bile böyle durumlar olabilir naparsın 🙂 (burda biyosunda hayatının yarısını spora yarısını sanata adamış biri yazıyordu).
K: Hayır dedim ya …
B: Hadi ama daha 2. fotoğrafındaki fiyaskoya değinmedim bile 😀
K: Kardeşim şaka mısın sen (evet aynen böyle dedi ve ben bunu shit test saydım).
B: Evet,en büyük hobimde Tinder’da eşleştiğim kızlarla dalga geçmek 😀
K: (kız burda 7 tane mesaj attı.) Hatırladığım kadarıyla şöyle: -Bir insanın başarıları üzerinden dalga geçilmez. -Daha kendine saygın yok bana nasıl olsun. -İçler acısı bir halin var. vb. şeyler yazdı.
B: Ohoo senle her şakalaşıcak birine böyle köpürüyosan işimiz var.
B: Ayrıca iltifatlar için teşekkür ederim 🙂
K: (kız burda hakarete devam etti)
B: Eğer kaldıramayacaksan eşleşmeyi kaldır çünkü ben böyleyim
K: Seve seve(ve birkaç hakaret daha ettikten sonra eşleşmeyi kaldırdı)

Benim sorum şu: Bu benim Tinder’da ilk eşleşmemdi. Şahsen çerçevemi bozmadığıma inanıyorum,o attığı 7 tane saldırgan içerikli mesajları ilk başta shit test olarak düşündüm ama sonradan hakaret olduğuna karar verdim. Sence oyunum iyi mi yoksa değiştirmem gereken yerler var mı? Cevaplarsanız çok memnun olurum ve Mahmut Abi sitede çevirdiğin ve kendin emek vererek yazdığın yazılar için çok minnettarım hiç olmamış abim olarak görüyorum seni 🙂

Öncelikle

Kızda ağırlıklı squat yaparken bir fotoğrafı vardı …

Tinder’dan götünün görüntüsünü pazarlayarak ilgi ve alfa avlamaya çalışan bir ilgi orospusunun kibar ve normal bir kız olmasını bekleyemezsin. Senin profil fotosundan ya da yazandan girmen (o göte övgü düzmek yerine) çok kötü değil ama çok yapılan bir hayatı yapmışsın, shit test varsayımının doğrulanmadığının farkına varamamışsın.

Shit testin yaygın bilinen bir şey olmasından beridir bu kavram, hayırdan anlamama niyetine bahane olmaya başladı. Yorumlarda kızın suratuna tükürmesini “yarabbi şükür shit test” algılayan erkeklere rastlıyorum.

Tamam ilk başta bir şeyi shit test saymak red saymaktan daha faydalıdır ama temel kural eğer o şey tekrarlanıyorsa shit test değil reddir. Örneğin kız “erkek arkadaşım var” derse bunu shit test kabul edip bir atak daha yapabilirsiniz ama kız bunu tekrarlıyorsa red sayacaksınız. Kız başta soğuk ise shit test olabilir ama 2 – 3 dakika konuşmaya çalıştıysanız ve kız hala soğuksa kız size “gidin” diyor.

İkincisi, shit testler soru ya da ifadedir ve yürüdüğünüz kadınla diyaloğunuzda gelir. (*) “Hayır” diye kestirip atması shit test olmadığına delil. Eğer “hadi ya, nerden çıkardın?” ya da “sen her squad fotosuna bu mesajımı kopyalıyorsun?” soruları shit test olabilir ama kuru bir “hayır” bariz shit test değil.

Ama diyelim ki bunu shit test kabul ettin, ikinci hayırda anlaman gerek ki burada kız sana shit test atmıyor (= aklında seninle flört etmek yok).

Shit test olmadığı bir öncekinde belli idi ama burda tam ayyuka çıkmış. Şimdi bu kızla arandaki cold approach (soğuk yürüme) değil. Warm approach (sıcak yürüme) zira kız seni match ediyor. Instagramdaki gibi soğuk yürüme mesajı atmıyorsun. Yani mesaj attığın kızın seninle flört etmeye niyeti var. En azından başında. Fakat 2 hayır almışsın ve ısrarla şu mesaj gelmiş arkasından …

Hadi ama daha 2. fotoğrafındaki fiyaskoya değinmedim bile 😀

Buradan sonraki kısımlar tamamen gereksiz. Yürüme başarısız oldu. Orada bırakman lazımdı. Ama sen muhtemelen elinde başkası olmadığından veya kıçın güzelliğinden devam etmek istedin. Elinizde bolluk yoksa bile yürümenin başarısız olduğunu kabul edip geri çekilecek olgunluğu koruyun.

Kardeşim şaka mısın sen (evet aynen böyle dedi ve ben bunu shit test saydım).

Kız hayırdan anlamadığın için burada kabalaşıyor. Ve aynı zamanda tepkisinin sana söylediği karşında kadının öküzü olduğu. Normal bir hatun burada seni unmatch ederdi ama bu işte normal bir hatun değil. Muhtemelen özbeğenisi bin kilometre geniş, 1 cm derin bir hatun. Tinder’da çok görüyorum bunları. Genelde “götüm ne güzel değil mi, götümün çok güzel olduğunu görmüş müydünüz” şeklinde squad, bikinili popo, ana konusu popo foto atmış” hatunlar. Bir de tabii çorabını göstermek için bile tepeden dekoltesini kapsayan foto çeken tipler.

Türkiye’de erkek nüfustaki öküz oranının aynen kadın nüfusunda da var olduğunun farkında olun. Ve bir kadın güzelse öküz değil melektir diye bir şey yok. Bak, bu öküz çıktı.

Şahsen çerçevemi bozmadığıma inanıyorum,o attığı 7 tane saldırgan içerikli mesajları ilk başta shit test olarak düşündüm ama sonradan hakaret olduğuna karar verdim.

Sen çerçeveyi kardeşim şaka mısın mesajından itibaren bozmuşsun ve sonra 7 tane hakareti ettikten sonra hala kızla flört etmeye çalışarak darmadağın etmişsin.

Peki ne yapmalıydın? Burada zevkler ve renkler de devreye giriyor. Ben şahsen böyle götüyle varolmaya çalışan hatunları sağa atmanızı tavsiye etmem. Bu hatunların meziyeti az – draması bol olma ihtimali çok yüksek. Kısa süreliden fazlasını düşünmeyin. Ama zaten Tinder vur – kaç yeri niye düşünmeyelim derseniz de örneğin Hank Moody “deli misin abi böyle hoş ve boş hatunlar deli oluyor, yatakta çok sağlam” diye yürüyor. Seçim sizin. Hank zevkine bakıyor, ben “bunu sikip niye ödüllendiriyim amk” kafasındayım. (**)

Diyelim eşleştin ve yürüdün, her boku shit test algılamayın. Tekrar ediyorsa shit test değildir (istisnası “kaç kadınla yattın” gibi sorulardır). İkinci hayır geldiğinde kızı ya orada bırakmalıydın (benim Tinder böyle bir yere gitmemiş mesajlaşma dolu) ya da devam etmek istiyorsan konu değiştirmeliydin.

Fakat senin ölümcül hatan ve çerçeveyi dağıtman Kardeşim şaka mısın sen mesajına tepkin. Burada kızı hemen, bir şey söylemeden UNMATCH etmen lazımdı. Çerçeveyi de burada bırakmışsın ve üstelik arka arkaya giydiren hatuna hala yürümeye çalışmışsın. Bunu muhtemelen sen de hissettin ama işte o götün uyandırdığı betalık, çerçeveye galip geldi.

Orda unmatch etsen, kızın birkaç saat ağzına sıçarsın zira bu tip götüyle varolan kadınlar Türkiye gibi abazan diyarında böyle bir erkeklikle hiç karşılaşmazlar.

Eğer kaldıramayacaksan eşleşmeyi kaldır çünkü ben böyleyim

Bu da yanlış. Kıza o zevki vermişsin maalesef.

Tekrar edeyim, shit test çok yanlış anlaşılıyor, hatun suratına tükürse “yarabbi şükür shit test” değildir. İlk hayırı shit test sayabilirsin ama bir şey ikinci kez tekrarlanıyorsa shit test değildir. Sende 3. olmuş ki orada kabalık var. Bir kızın tepkisini shit test sayabilirsin ama tekrar ediyorsa gerçek bir tepki say ve konuyu değiştir. Ya da yürümeye başarısız başladığını kabul et ve çekil git.

Eğer bir saygısızlıkla karşılaşırsan (Türkiye’de kadının öküzü de bol olduğundan karşılaşırsın) hiçbir şey demeden UNMATCH et. Burada hiçbir şey dememen önemli. Eğer hatuna giydirirsen, kıza göstereceğin tek şey, küçük bir kabalığı ile senin duygusal durumunu hızlıca değiştirebildiği ki ondan sonra UNMATCH etsen kızın sikinde olmaz. Tanımadığı bir kadının tek lafıyla bozulan bir sünepe isterse 1,000 kere unmatch etsin. Ama bir şey demeden unmatch edersen, “lan yoksa kaçan balık büyük müydü” diye hatunun hipergamisine kafayı yedirirsin.

Böyle yaparsan çok güzel hissediyorsun, bolluk zihniyetine katkısı büyük ve o hatunun egosuna nükleer bomba atıp çıkıyorsun. Belki o da ders alır. Reddedilene kadar aynı kapıya kafa atmak, mavi haplı bir davranıştır. Fişi çekenin sen olman daha önemli.

Sen belki böyle bir durumda o kıça ulaşmanı garantileyecek sihirli bir hap umudu ile yazdın ama dünya ve kırmızı hap böyle çalışmıyor. O göte rağmen mavi haplı sünepeler gibi değil de çerçevesi olan bir erkek gibi davrandım ve hatunu siktir ettim deneyimi, o götten daha değerlidir.

(*) – Bu nedenle de uzaktan bakışmalarda kızın yaptığı / yapmadığı şeyler, bakışma şekilleri, vs … shit test değildir. Shit test %99 yürüme esnasında konuşurken olur. Bunun zaten yürüdüğünüz ya da çıktığınız kızın sizi kıskandırmaya çalışması gibi istisnaları var ama hiç yürümediğiniz kız size uzaktan shit test atamaz.

(**) – Bu TagTheSponsor sitesinden sonra, o götü Dubai’de havuzda, yatta, plajda sergileyen hatunları “lan ya bunun üstüne Şeyh sıçmışsa” diye refleks olarak sola atıyorum :))

Yüksek meziyetli- düşük dramalı kadın / düşük meziyetli – yüksek dramalı kadın

Kaliteli kadın / kalitesiz kadın kavramı bir süre önce yorumlarda çok tartışıldı. “Kaliteli kadın” içi boşalmış bir kavram olduğundan benim pek kullanmadığım bir şey. Zira kalitesiz kadın özellikleri az çok belli gibiyken, kaliteli kadın genelde tanımlayanın kendi değer yargısına göre değişiyor. Benim gerçekten iyi bir “kaliteli kadın” olduğunu düşündüğüm hatunu, başkası bakire değil diye kalitesiz sayacaktır. Objektif olarak kaliteli olduğu söylenebilecek bir kadını ortalama bir mavi haplı, kendi Disneyland fantazilerini uymadığı için (örneğin performans yükü olmadan (= gerçekten) ‘sevmediği’ ve kendini terk ettiği için) orospu diye yaftalayacaktır.

Bu konuda Rollo’nun kaliteli kadın miti yorumunu da okumanızı tavsiye ederim :

Kaliteli kadın kavramı, bunu kullanan her erkeğin objektif kriterleri ile şekillenir. Erkeğin kendi istediği kalıba uyan kadın (ki Disneyvari bir idealizasyondur bu istediği kadın) kaliteli olur, kendi ulaşamayacağı ve tavlayamayacağı ya da kendine yüzvermeyen, terk eden kadın ise kolayca orospu kategorisine atılır. Şimdi ortamda gerçekten kötü karakterli ve ciğeri beş para ermez kadınlar da olduğunu inkar etmeyeceğim ya da bu tür davranışları eleştirmeye karşı çıkmayacağım. Demek istediğim karşısındaki etten kemikten kadını kafasındaki varolmayan ama güçlü bir ideale sokuşturmaya çalışmak ve buna uymayan ya da bu idealin varsayacağı şekilde davranmayan kadını orospu diye yaftalamak tipik ve yaygın bir OHK davranışıdır.

Peki kadınları hiç mi değerlendirmeyeceğiz? Her kadın eşit mi? Değil tabii. Ama ben bu konuda Richard Cooper’dan ödünç alacağım ve kadınların karakterlerini şu iki kategori arasında bir yere koyan değerlendirmeyi önereceğim :

  • yüksek meziyetli- düşük dramalı ve
  • düşük meziyetli – yüksek dramalı.

Bu iki uç idealize arketiplerdir (yani mükemmel bir yüksek meziyetli – dramasız kadın yoktur) ama bir kadın bu skalada bir yere düşer.

Düşük meziyetli – yüksek dramalı hatunla uzun süreli ilişkiden ve Allah korusun evlilikten kaçının. Neyseki günümüzde bu tip kadınlar, “düşük meziyet – yüksek drama” özelliğini övünülecek bir şey olarak gördüğünden, hiç çekinmeden ve bağıra bağıra dünyaya gösteriyorlar. Özellikle de 20li yaşlarında. Örnek : Instagramda çoğu selfie olmak üzere düzenli olarak günde 3 tane fotoğraf paylaşan kadınların çoğu bu kategoriye girer. Bu fotoların içinde “götüm ne güzel değil mi, götümün çok güzel olduğunu görmüş müydünüz” şeklinde squad, bikinili popo, ana konusu popo foto atmış olan kızı gönül rahatlığı ile bu kategoriye sokabilirsiniz. Tinder’dan gördüğüm kadarıyla, Tinder bu tip kızlarca çok daha fazla kullanılıyorsa bilemem ama, Instagramından bir kızın bu kategoriye düşüp düşmediğini anlayabilirsiniz.

Yukarıdaki drama, meziyetsizliğinin (güzel göt, vücut ve yüz meziyet değildir) varoluşsal boşluğunu ilgi orospuluğu ile kapatan kadın tipi dramadır. Diğer dramalı ve meziyetsiz kadınlara örnekler ise sürekli romantizm ve aranma talep eden kadınlar, elini hiç cebine atmayan kadınlar, ilişkide cinsellik (kucaklaşmak, el tutma, öpüşme, seks) hariç bir şey vermeyen kadın, gold digger, daha ilk günden “çok aşığım, senden çocuğum olsun istiyorum” kadını (bu aşırı duygusal patlama genelde dramanın öbür yüzüdür) vs …

Bu kadınlar genellikle masaya dişe dokunur bir şey koymazlar (cinsellik ve güzellik sayılmaz) ama çok fazla şey talep ederler. Şu aşağıdaki şema, bu kadınlarla ilişkinin şemasıdır.

Yüksek meziyetli ama düşük dramalı kadının ise en önemli özelliği ilgi orospusu olmamasıdır. Onun Instagram hesabı hergün güncellenmez, 1000 tane takipçisi olmaz, bazen Instagram hesabı bile olmaz. Çok eski bir kız arkadaşım var, mesafe yüzünden ayrılmıştık. Şimdi evlenmeye niyetim olsa gider ona yürürürüm. Mühendis, çalışıyor, güzel, dramasını görmedim ve instagramı yok 😀

Tek kriter instagram değil tabii. Bu hatunlar daha çıkar çıkmaz “aşkından yanıyorum, bebişim, aşkitom” sululuğuna girmezler, sürekli romantizm talep etmezler, ellerini ceplerine atarlar (arada yemeği, sinemayı, vs … ona aldırıp tepkisine bakarak çok rahat anlayabilirsiniz), gereksiz bir kıskançlıkları yoktur.

Şunu belirtmem lazım ki, kadınlar artan oranda skalanın karanlık tarafına kayıyorlar. Yani yeni gelen her nesilde, düşük meziyetli – yüksek dramalı kadın sayısı artıyor. AMA ŞUNU DA BELİRTMELİYİM Kİ, günümüzde çoğu erkek de uzun süreli ilişki için kadınlardan yüksek meziyet – düşük drama beklemiyorlar. Yukarıdaki şemadaki erkek zaten daha başından kadına kırmızı kümedeki her şeyi vermiş ama seks, duygusal destek ve statü hariç hiçbir şey talep etmeden kuzu kuzu uzun süreli ilişkiye girmiş oluyor.

Kadını mavi kümeye bir şey koymadan uzun süreli ilişki statüsüne ışık hızıyla çıkaran erkek, sürekli yüksek dramalı – düşük meziyetli kadınlarla beraber olur! Günümüzde kadınları sadece uydu erkekler bozmuyorlar. Kadının mavi kümeye ne koyup koymadığına bakmadan onu kız arkadaş yapan erkekler de bozuyorlar.

Peki yüksek meziyetli ve düşük dramalı kızı nasıl bulacağız?

Aslında bu basit. Bir kadının yüksek meziyetli – düşük dramalı olduğunu anlamadan önce (ki bu bir ilişkiye başladıktan sonraki 3 – 4 ay içinde anlaşılır) onu uzun süreli ilişki materyali görmeyeceksiniz.

Bu konuya Seks ve İlişkilerin Temel İlklesi yazısında değinmiştik. Bence RedPill camiasının en önemli yazılarından biri budur :

Bir kadın sizinle ilişkiye seviye – 0 ya da 1’den başlar. Bu aşamadan sonra bu kadının seviye 2 veya 3’e çıkması sizin için seks harici çaba harcaması ile olur. Size yemek yapması, bir yemeğe çıkarması, hediye alması vs. gibi yatırımlarla.

Bir kadın eğer seviye 2 veya 3’e çıkmak istiyor ise, sizin için zaman ve emek harcamalıdır. Burda altın oran geçerlidir. Yani sizin her 2 emek ve çabanıza karşı kadın 3 emek ve çaba göstermelidir.

Şu prensipleri mutlaka edinin:

(1) – Ne kadar güzel, seksi ve kolda gezdirilesi olursa olsun, düşük meziyetli ve yüksek dramalı bir kadınıher zaman hor görün. Bunu yüzüne çarpa çarpa yapmayın ama ilke olarak bu kadının önünde asla heyecanlanmayacak kadar onu sizden aşağıda görmeyi öğrenin.

(2) – İlişkinin ilk dört ayında bir kızı sevdicek olarak görmeyin, hediye almayın (doğum günü istisna), seni seviyorum demeyin ve iltifat etmeyin. Çıkın, eğlenin, nazik davranın, isterseniz centilmenlik yapın. Ama yukarıdakileri yapmayın. Ve daha önemlisi kendi kafanızda kıza “bu kız yüksek meziyetli – düşük dramalı numarası yapan düşük meziyetli – yüksek dramalı bir kevaşe olabilir. Öyle olmadığını bana ispatlaması lazım” deyin. Erkeklerin yüzde doksanı gibi kadınınızı ilk gün melek / tanrıça statüsüne yükseltip sonra işler boka sarınca “puhhh orospu” moduna girmeyin. Kadını ilk gün “orospu olabilir” seviyesinden melek seviyesine çıkarın daha iyi. Tabii melek seviyesine çıkarmayın ama ana fikri anlamışsınızdır.

(3) – Bu 3 -4 ay içinde seviye 3’e çıkmak için gerekli meziyetleri göstermeyen ve / veya drama çıkartan hatunu kız arkadaşı seviyesine çıkarmayın. NOKTA.

(4) – Yüksek meziyetli – düşük dramalı kız sayısı azalıyor olabilir ama siz yine de kız arkadaşınızın böyle olmasını talep edin. Ya böyle bir kızla birlikte olun ya da uzun süreli ilişkiye girmeyin. Hayatınızda kadın olmaması, hayatınızda dramalı ve meziyetsiz bir güzelin olmasından çok daha iyidir. Bu gerçeği özümseyin.

Bakın 0’dan basamak basamak yukarı çıkarmanız gerekmez. Hatta çoğu zaman böyle olmaz. Bazı kızlar cinselliği sadece el tutma olarak verecektir. “Yok abi önce fuck buddy olacak yoksa kız arkadaş olamaz” diye bir saçmalık yok. 4 ay kıza köpek çekerim, “bak kızım daha kız arkadaşım değilsin havalara girme” derim diye bir embesillik de yok. RedPill redditinin aşırılığı o. Ama ana fikir şu : Hiç tanımadığınız kadın, elinizi tuttuğu / öptüğü / sarıldığı / seks yaptığı gün ya da haftasında sevdiceğiniz, hayatınızın anlamı, aşkitonuz olmayacak. Sizin kafanızda bu olmayacak.

Seks, güzellik ve kolumda göstereyim / bu kızı tavlamış olmanın ego patlamasını yaşayayım (statü) harici bir şey talep etmeyen erkek, kadınından bunlar hariç bir şey alamaz. Seks, güzellik ve statü harici talebi olmayan erkek, genelde yüksek dramalı ve düşük meziyetli kadınla eşleşir zira genelde seks, güzellik (*) ve statü kısmını ilk tatmin edenler bu kadınlardır.

Mavi haplı bir erkek bu duruma zaten düşer ama kırmızı hapı bilen bir erkek de bu duruma çok düşer. Biz buna “kırmızı hap teknikleri ile mavi hap idealleri gerçekleştirmeye çalışan” yani mor haplı erkek diyoruz. Bunu da daha sonra yazalım.

(*) Güzellik ile meziyet maalesef çoğunlukla ters orantılıdır. Zira gençliğe ve güzelliğe tapan günümüz toplumunda genç ve güzel bir kadın, ilgi görmek için bir meziyet kazanma, erdemli olma baskısı hissetmez.

Saha raporu – Sıcak çikolata

Selam arkadaşlar ben cerberos geçtiğimiz haftalarda sitede incelenen başarısız tinder buluşmasının baş kahramanı 🙂 Bugün size geçen hafta pazartesi gününün raporunu sunuyorum.

Ben bir kafede part time garsonluk yapıyorum. Pazartesi akşamı kafeye sırt çantalı sarışın ve renkli gözlü oldukça güzel bir kız geldi (yalnız). İlk başta gayet normal bir şekilde siparişini aldım ve sıcak çikolata istedi. Servisi yaparken masanın üzerinde bir biyoloji test kitabı gördüm ve kız bana serviste yardım etmeye çalışırken çikolatayı döküyordu az daha. Aramızda geçen diyalog şu şekilde : kız =K ben =B (anlamak çok zor olmasa gerek :D)

B:ben hallederim gerek yoktu (gülerek)
K:sana yardım etmek istedim sadece (gözlerimin içine bakarak)
B:teşekkür ederim, üniversite sınavına mı hazirlaniyorsun?
K:evet
Bunun üzerine diğer masalarla ilgilenmek zorunda kaldığım için kolay gelsin deyip uzaklaştım. Bu arada kafedeki müşteri sayısı biraz azaldı. Yaklaşık yarım saat kulağında kulaklıkla birlikte ders çalıştı lakin sık sık telefonla ilgileniyordu ve ara ara göz göze geliyorduk ayrıca sıcak çikolatayı yarısına kadar içmişti. Hesabı ödemek için kalktı kasaya giderken hafif bir tebessümle bakış attı. Ben bilerek masayı toplamadim ve hesabı ödeyip döndü.
B:çikolatayı beğenmedin sanırım
K:yani pek güzel olmamıştı
B:hadi ya ben yapmıştım halbuki (tabi ki ben yapmadım xdsxxd)
K:(gulerek) biraz daha güzel yapmalısın
B:bir daha uğrarsan daha özenli yaparım
K:bilmem uğrarım belki
B:peki uğrarsan Çarşamba pazar pazartesi günleri uğra ki ben yapım çikolatayı (gülerek)
K:ya tüm sihri bozdun ama tesadüf olacaktı
B:inan şansıma hiç güvenmiyorum (gülerek)
K:haha güzel cevaptı
B:teşekkür ederim hazircevapim biraz sayısalcı olduğum için olabilir
K: öyle mi Üniversite öğrencisi misin
B:evet
K:hangi bölüm
B:x mühendisliği
K:vay güzel bölümmüş tavsiye vermek ister misin sınava iki ay kaldı ve hala çok eksiğim var
B:tabi ki, mesela bu şekilde çalışarak bi yere varamazsın ders çalışırken beni kesiyordun sürekli (gulerek)
K:( gülerek) saçmalama
B:haksız mıyım 😀
K:mahcup bi gülümseme vardı suratında
B:bak ne diyeceğim numaranı verebilir misin daha fazla burada durursam kovulacagim 😀 daha sonra sohbete devam ederiz
K:numara değil de instagram kullanıyorsan takipleselim
B:tamam bana uyar

Evet konuşma bu şekilde sonunda kızın Instagramını aldım ve olaylar gelişti. Ayrıca olayın olduğu saat akşam yedi sularıydi yani day game sayılır 😀 Ek olarak yaşım 19 boyuma göre zayıf bir erkeğim ancak tip olarak ortalamanin bir iki tık üzeri sayılırım. Mahmut abi hatalarım veya kendimi gelistirmem gereken bir yer varsa inceleyip belirtirsen sevinirim sağlıcakla kalın 🙂

Konuk Yazar : Cerberos