Kadın Mantığını Anlamak

Bugün “piliç mantığı” hakkında konuşmak istiyorum.

Başından söyleyeyim – KADIN MANTIĞI MANTIKLI DEĞİLDİR. GRÖNLAND’in (GreenLand yani Yeşil Toprak) yeşil değil buz olması gibi.

Oksimoron kısaca.

Şimdi, eğer gerçekten derine, evrimsel seviyelere, inerseniz, aslında kadınların nasıl düşündüğünün bir mantığı VAR ama bugünün toplumunda kadınların neye (cinsel) çekim HİSSETTİĞİ tamamen metruk ve artık mantıklı değil.

Dürüst olmak gerekirse, cinsel çekim iki cinsiyet için de zaten mantıklı bir şey değil, kadın ya da erkek farketmez.

Ama erkekler için cinsel çekim basit – güzel bir kadın gör, cinsel çekim hisset.

Ama kadınlar için olay biraz daha KARMAŞIK. Kadının size duyduğu çekim temel olarak sizin DAVRANIŞLARINIZA bağlı.

Ve bu davranışların neler olduğunu mantıkla bulmanız da neredeyse imkansız!

Gördüğünüz gibi erkeklerin kadınlar hakkındaki fikirleri tamamen yanlış.

Mesela erkek şöyle düşünür : “Hey, bu kadın güzel. Eğer ona yürü ve özel olduğunu hissettirecek şekilde davranırsam, ona iltifat edersem, bunu takdir eder ve belki benimle çıkar. Sonuçta, istediği herhangi bir erkeği seçebilir, kendisine EN İYİ ŞEKİLDE davranan, en İYİ/KİBAR erkeği istemez mi?”

Ya da şöyle bir başka örnek :

Kız arkadaşınla kavga ettin. O da en az senin kadar suçlu ama tamamen senin suçlu olduğunu söylüyor. Onu seviyorsunve bu nedenle onu sinirlendirmemek ve böylece seni sevmeye devam etmesini sağlamak için alttan alıyorsun. Sonuçta onu kızdırıp başka bir adamın kollatına itmek istemiyorsun. “Büyüklük” sende kalsın diyorsun, onu arıyorsun ve özür diliyor, ona onu sevdiğini ve onun mutlu olmasını istediğini söylüyorsun.

Bunu takdir etmeli değil mi? Seninle beraber olmak istemeli, zira sen ona özel hissettiriyorsun ve bu da onu biliyor, değil mi?

DEĞİL.

Siz erkek olduğunuzdan böyle düşünüyorsunuz. Kadınların düşünce yapısı böyle işlemez. Kadınlar erkeklerden farklı şekilde düşündükleri için de kadınların erkek mantığı ile hareket ettiğini düşünmek ÇOK KÖTÜ bir hata.

Kadınlar yukarıda anlattığımız davranışlardan TİKSİNİRLER. Yanlış anlamayın bu, kadınlar kendilerine kötü davranılmasını isterler demek değildir – öyle bir şey de istemezler – ama kadınlar “İYİ” çocuklara karşı SIFIR arzu duyarlar. “İYİ” kelimesini tırnak içine aldım zira bu bağlamda “İYİ” aslında “UYSAL” / “İTAATKAR” demektir.

Bir kadın bu tür teslimiyetçi davranışlar için erkeğe minnettar OLMAYACAKTIR. Aslına bakarsanız bu tür davranışlar yüzünden size BOK GİBİ davranacaktır. Neden, neden, neden, diye soruyorsunuz değil mi?

Kadınlar “iyi”/”efendi” (uysal/itaatkar) erkeklerin ÇARESİZ olduklarını düşünürler. “İYİ” davranışları MUHTAÇLIK, kıç yalama ve zayıflık olarak algılarlar. Bu özellikle erkeğin kadınla ilk tanıştığı zamanlarda geçerlidir. Daha sonraki dönemlerde, bir kez muhtaç biri olmadığınız ispatlandıktan sonra, sık sık “kibarlık” gösterebilirsiniz.

Bir kadın bir erkek eğer gerçekten cinsel olarak bir değere sahipse, eğer arzulanan bir erkek ise, böyle “iyi” davranmayacaktır – asla bu şekilde teslimiyetçi olmayacaktır. Birazdan açıklayacağım gibi itaatkar ve teslimiyetçi olmak MASKÜLEN değildir. Bir erkeğin hem maskülen hem de uysal / itaatkar olması mümkün değildir.

Sizin “iyi” çocukluğunuza hatunun tepkisi çoğunlukla “eğer seksi bir erkek olsa idi, asla böyle efendi çocuk olmazdı” olacaktır. Mantıklı mı? Tabii ki hayır.

Ama bir düşünün :

Bir milyon yıl önce, hayat ACIMASIZdı. İNSANIN YAŞAMI hergün sabit tehdit altında idi.

Hayatta kalmak için büyük mücadele gerekiyordu – yemek için avlanmak, vahşi hayvanlara karşı korunmak, diğer erkeklerle yiyecek ve seks için sürekli mücadele altında olmak. Oyun oynamak gibi lüks için fazlaca yer yoktu. Böyle bir ortamda bir erkeğin SERT olması gerekli idi.

Bugünkü toplumda ekonomik yapı değişti ve erkekler artık hayatta kalmak için avlanmak zorunda değiller. Erkeklerin sürekli çelik gibi sinirlere sahip olması ve bir saldırı için her an tetikte olması da gerekmiyor. Ama bu insanlık tarihinde görece yeni bir ortam. Kadınların cinsel dürtülerinin değişen durumu yakalaması biraz zaman alacak (en az birkaç bin yıl).Gördüğünüz gibi, tarih boyunca “sert” erkeklere ve “kötü” çocuklara bağlanan kadınlar hem kendilerinin hem de çocuklarının hayatta kalması için büyük avantaj sağladılar. Aslına bakılırsa bu kadınlar DNA’larını geleceğe aktararak “ölümsüzlük” kazandılar.

Sert erkeklerin çocukları da sert hayatta kalma özellikleri edindiler ve bir kalıtım zinciri ile bugüne ulaştılar. Sert erkeklere değil de “iyi” erkeklere bağlanan kadınlar ise babaları gibi zayıf erkek çocuklar yaptılar ve hayatta kalamadılar. Bu da “iyi” erkeklere çekim duyan kadınların NESLINI TÜKETTİ. Evet, dünyada “iyi” çocuklara çekim duyan kadın kalmadı.

Bu sizin götün teki olmanız anlamına mı geliyor?

Hayır.

Kesinlikle hayır.

Götün teki olmak KESİNLİKLE en YÜKSEK cinsel arzu nesnesi olmak değildir zira bu da bir miktar kendine güvensizlik gösterir.

Ama erkeklerin milyonlarca yıldır HAYATTA KALMALARINI sağlayan karakter özelliklerini göstermeniz ÇOK ÖNEMLİDİR.

Bu, bilinçaltı seviyesinde çalışır. Çok ilkel ama çok GÜÇLÜ bir seviyede.

Duygusal olarak zayıfın hayatta kalması ve başarıya ulaşması zordur. Benim inancıma göre kadınlar tarih boyunca duygusal olarak güçlü erkeklere arzu duyarak onların yanında hayatta kalma şanslarını arttırdılar … kendi çocukları ve onların çocukları için …

Duygusal gücün hayatta başarı için zekadan daha önemli olduğunu Daniel Goleman Duygusal Zeka kitabında yazmıştır.

Bunun anlamı, aç ve muhtaç davranan, yeni tanıştığı kızı sürekli arayan, ona nasıl ihtiyacı olduğunu sürekli gösteren, kısacası taşaklarını hatuna teslim eden erkekler kadına ZAYIF görünürler.

ZAYIF, MASKÜLEN değildir. Kadınlar açısından erkeğin DUYGUSAL olarak güçsüz olması onun cazibesini tuzla buz eden bir şeydir. Bunu ÇİRKİN olmak gibi düşünün. Zayıf ya da güçlü olmak derken DUYGUSAL güçten bahsediyorum. Duygusal güç, fiziksel güçten önemlidir. Bu arada kıskançlık ve kıskançlık göstermek zayıflık işaretidir zira eğer arzu edilir biri olduğunuzu BİLİYORSANIZ, kıskançlık hissetmezsiniz.

Kadının sizi kıskandırmaya çalıştığı zamanların çoğunda amacı sadece sizin tepki gösterip göstermeyeceğinizdir. Siz ona muhtaç mısınız ve bu nedenle onu kıskanacak mısınız görmek istediği için yapar. Eğer kıskanırsanız ne olur? Kadın kontrolün kendinde olduğunu düşünür, SİZDE değil. Ve kadın KONTROLÜN erkekte olmasını ister.

Kıskançlık duymadığınızda, kadın kontrolün SİZDE olduğunu düşünür (DUYGUSAL GÜÇ) ve size karşı çekim duyar.

Pek tabii ki bir kadın sizinle sürekli oyunlar oynuyorsa, mesele sizi sürekli kıskandırmaya çalışıyor ise, onu TERK edin ve size ertesi hafta, gün, saat geri koşmasını gülerek izleyin.

Kıskançlık konusu kendi başına yazı gerektiren bir konu ve bunu kitabımda ayrıntılı işledim. Ama şimdilik kıskançlığın genellikle sizin onu ne kadar önemsediğinizi görmek için sizi TEST etmek isteyen kadın tarafından provoke edildiğini unutmayın. Eğer testi geçemezseniz ve kendine güvensizlik ile öfkelenirseniz hatun sizin ona çok ihtiyaç duyduğunuzu düşünecektir.

Bu da tabii ki onun size olan arzusunun ZAYIFLAYACAĞI anlamına gelir.

Bu size mantıklı geliyor mu? Yüzeysel olarak hayır : bir kadın sizin umurunda olup olmadığını anlamak için sizi neden kıskançlık ile öfkelendirmeye çalışsın ki?

Zira kadının kafasında, düşünce dizgesi şöyle işler :

Eğer bir erkeğin muhtaç hissedecek kadar umrunda isem, o erkek duygusal olarak zayıf bir erkektir. Ve duygusal olarak zayıf adamlar, hayatın tehlikelerine meydan okuyabilecek erkek adam değillerdir.

Şunu hatırlamanızı istiyorum :

Milyonlarca yılın geride kalmış olmasına rağmen hala tarih öncesi çağların DNASını taşıyoruz. Hala çok çok uzun zaman önce çekici bulmanın mantıklı olduğu şeyleri çekici buluyoruz.

Peki tamam, bu durumda her şey çok basit olmalı, değil mi? Sadece MASKÜLEN olduğuna emin ol yeter, değil mi?

Cool ol, girişimci ol ve dominant ol, değil mi?

Aslına bakarsanız olay bundan biraz daha fazla karmaşık. Açıklayayım.

KADINLAR SİZİ SÜREKLİ TEST EDECEKLER AMA AYNI ZAMANDA GÜNÜMÜZ TOPLUMUNDA SÜREKLİ ÇELİŞKİ İÇİNDE OLACAKLAR :

TOPLUM KADINLARIN KAFASINI YIKIYOR VE ONLARI ASLINDA “İYİ” ÇOCUKLARI İSTEDİKLERİNE İNANDIRMAYA ÇALIŞIYOR. Kadınlar “iyi” çocukları pek arzu etmeseler bile.

Bunun sonucunda da kadınlar sizi her türlü taktik ile ASLINDA SÜPER İYİ bir çocuk istediklerine inandırmaya çalışıyorlar.

Evet.

Utandırma taktikleri, korkutma taktikleri, gerekirse şantaj yapacaklar hatta sizi buna inandırmak için size İYİ bile davranacaklardır.

Ama buna kanıp İYİ ÇOCUK olur olmaz başınıza ne gelecek, tahmin edin?

Doğru tahmin ettiniz. SIÇIŞ! Sıçarsınız.

Sizin daha fazla İYİ olmanızı talep eder. Örneğin sizden daha fazla lütuf, yardım vs … isterken siz çabayı arttırdıkça giderek teşekkür azalır.

Bu döngü, hatun sizi terk edene kadar devam eder!

Bu dediklerimi onaylayanlar, yorumlara yazsınlar. Dünya üzerinde yaşayan ne kadar erkeğe yardım edebilirsem o kadar iyi. Sizin onaylarınız daha fazla erkeğin bu gerçeği görmesini sağlayacak.

Dürüst olmak gerekirse ben bu işlere girdiğimde, ne olursa olsun hiçbir gerçeği SAKLAMAMAYA and içtim.

Bu arada, bu yazdıklarıma öfkelenen kadınlar genellikle bahsettiğim şeylerin CANLI KANITLARIDIRLAR. Başka değişle bir kötü çocuğa kafayı vermiş ve bu arada da bir iyi çocukla takılıp onu yolan hatunlardır.

Bu yazılanları onaylayan hatunlar da genellikle güzel, zeki, espri anlayışı gelişmiş ve bağımsız kadınlardır. Bu kadınlar davranışları ile tamamen MASKÜLEN erkekleri çok severler.

Bir kadın çekici ve kendine güvenen bir kadınsa, FEMİNEN hissetmek için duygusal olarak GÜÇLÜ bir erkeğe ihtiyaç duyar.

Başka deyişle, SEKSİ kadınlar ERKEK gibi davranmaktan utanmayan ERKEK ADAM isterler. SEKSİ kadınlar dominant (dominant diyorum, despot demiyorum) ve her yaptığı şeyde kadın onayı aramayan erkeklere bayılırlar.

Peki seksi kadınlar böyle erkeklerden hoşlanıyorlarsa, neden bazen o erkeklerin “İYİ” davranması için baskı yapıyorlar? Zira eğer adam gerçekten ERKEK ise, bu saçmalık olan baskıya itaat etmeyecektir! Burada hile, bu isteği COOL, SAKİNCE ve ASLA duygusal tepki vermeyerek  reddetmektir. Bu da birçok erkeğin beceremediği kısımdır.

Bir erkek olarak, mantık çerçevesinde hareket eden bir varlık olarak, size yakın birinin sizi gerçekten erkek misiniz diye TEST ETTİĞİNE inanmak zordur. Ama gerçekte olan budur. Ve bunun için kadınları suçlayamazsınız. Bu, erkeklerinin DUYGUSAL olarak güçlü olduğunu bilmek, onların erkeklerine çekim hissetmelerinin tek yoludur. Kadının yüzünü göremediğinizi ama onunla çıktığınızı düşünün.

Hatun gerçekten güzel mi değil mi bulmak için her şeyi yapardınız! Bunu anlamak için bir sürü yöntem geliştirirdiniz … Kızın suratını görmüş birini bulmaya çalışırdınız, veya kız suratını göstermezse oradan ayrılacağınız tehditi savururdunuz, vs.

Kadınlar da aynı şeyi yapıyorlar ama terk farkı anlamaya çalıştıkları şey sizin DUYGUSAL OLARAK DURDURULAMAZ biri olup olmadığınızdır.

Kadınların testlerini başarılı olarak geçmenin en iyi yollarından biri de espridir.

Örneğin, yeni kız arkadaşınıza gayet uygun davrandığınızı, “iyi” çocuk ya da götün teki olmadan dengeli davrandığınızı düşünelim. Ve birkaç hafta sonra hatun siz ona bir şeyler almıyorsunuz ya da onu yeterince aramıyorsunuz ya da ona onu sevdiğinizi günde 10 kere söylemiyorsunuz diye şikayet etmeye başlasın. Size söylediğim, eğer bu isteklere boyun eğerseniz kadının size olan ilgisinin azalacağıdır.

Bir kadınla çıktığınızda, arzunun nasıl tetiklendiğini bilmeniz lazım. 7 aylık kız arkadaşınıza onu sevdiğinizi söyleyin tabii ama yeni çıkmaya başladığınız bir kıza “seni seviyorum” diyemezsiniz, hele de GÜNDE 3 KERE.

Ve pek tabii ki, eğer bir kadın size iyi davranmıyor ise, buna tepkiniz muhtaç bir erkeğe dönüşüp ona sürekli “SENİ SEVİYORUM” demeye başlamayın! Aslına bakarsanız eğer hatun size kötü davranıyor ise, o size 3 kere “seni seviyorum” diyor ise siz ona bir kere “seni seviyorum” deyin. Size olan çekimi artacaktır.

Hatun aşırı derecede kendine güvensiz değil ise, eksta “İYİ” çocukluğunuz, sizin onun isteklerine boyun eğmeniz, hatun tarafından sizi tamamen kontrol etmek için kullanılacaktır.

Ve bu olduğunda, hatunun size “güle güle”sinin eli kulağındadır.

Bunun yerine ona “demek seni telefonla arayış şeklimi değiştirmek istiyorsun? Tamam, o zaman sana Nancy demeye de başlayayım mı?” Eğer tepki verirse “Tamam tamam, Angela diyeceğim” deyin.

Bunu devam ettirin ve hatun olayı anlayacaktır (istediğiniz espiriyi kullanmakta özgürsünüz, prensibi anlayın yeter).

Ama eğer sinirlenirseniz, hatun gerçekten önemli bir açık yakaladığını düşünür ve siz de yanlış bir şeyler olduğu fikrini güçlendirirsiniz.

Çeviri : Understanding the Woman Logic

Klark Kent’in türküsü

Lois Lane Süpermen ile tanıştığında, Süpermen suçlularla savaşıyor, elleri ile çeliği bükebiliyor, lokomotifleri durdurabiliyor, tek sıçrayışta gökdelenden gökdelene atlayabiliyor ve uçabiliyordu! Ve Süpermen Lois Lane ile tanıştığında onun aklını başından aldı, dünyasını sarstı ve o da Lois’e aşık oldu zira Süper-MEN dediğin böyle yapardı. Bir yıllık birlikteliğin ardından Lois, Süpermen ile ilişkisinde bir şeylerin eksik olduğunu fark etmeye başladı.

“Neden suçlularla savaşmak için sürekli dışarda olmak zorunda ki?”

“Maço olduğunu neden sürekli kanıtlamak zorunda? Bu egosunu mu sarsıyor.”

“Feminen tarafı ile bağ kurmalı.”

“Ya benim ihtiyaçlarım?”

“Neden o da olgunlaşıp düzgün bir işe girmiyor?”

“Günüm geçiyor, üstüne alması gereken bazı sorumlulukları var. Ne zaman bir yüzük göreceğim?”

Sonunda bu dırdır Süpermen’i pes ettirir ve Süpermen Lois’in isteklerine (zorlamalarına?) boyun eğer. Zaten eninde sonunda “büyümesi” gerekli değil midir? Zaten doğru olan budur. Ve Süpermen ismini Klark Kent olarak değiştirir (Süper-MEN çok fazla erkek böbürlenmesi bir isim zaten) ve büyük şehirde gazeteci olarak iş bulur. Klark X-Ray görüşe ve lazer yayabilen gözlere sahip olmasına rağmen gözlük takmaya başlar zira Lois gözlüklerin onu kalburüstü, entellektüel gösterdiğini düşünür. Ayrıca Lois Klark’ın gözlüklü halini sevmektedir.

Zaman su akıp gider ve Lois ile Klark evlenirler. Evliliklerinin 5. yılında Lois sıkılmaya başlar. Klark çok sıkıcı ve sıradandır. Onun uçabildiği günleri, çıktıkları zaman yaptığı o komik çelik sütun bükme gösterilerini özlemeye başlar. Klark bunları uzun süredir yapmamıştır. Yapamayacağından değil ama Lois kızacak ve ukala davranırsa o akşam yanına yanaşmayacak diye korktuğundan. Aslına bakarsanız Lois zaten eskiye göre Klark ile cinselliği yarı yarıya azaltmış durumdadır.

Bir hayır gecesinde Lois, zengin ve yakışıklı Bruce Wayne ile tanışır. Bruce karanlık, gizemli ve oldukça fittir! Bruce uçamaz ama birçok başka yetenek ve güce sahiptir. Suçlularla savaşmaktadır! Maske giyio kısa ve anlamlı kelimelerle konuşmaktadır ve kelimelerini boşa  harcamaz. Bruce gözlük takmaz Lois’in istediği değil kendi kafasına esen zamanda gidip gelmektedir. Bruce, her karşılaştıklarında Lois’in omurlarından aşağı  (ve uzun süredir gıdıklanma yaşamayan yerlerinde) titreşim yaratır.

Haftalar birbirini kovalar. Birgün Daily Planet gazetesinde haftada 60 saatlik haftalar sonunda (o lüks apartman dairesi kirası ucuz değildir) Klark metro ile evine döner (uzun süredir uçmak söz konusu olmadığı için). Yolda Lois’e süpriz yapmak için bir demet gül alır (Lois’e kendi feminen yanını gösterdiğinde Lois’in kendisinden uzaklaştığını düşünür) . Dairesine girdiğinde amacı Lois’e süpriz yapmaktır ama asıl süprize uğrayan zavallı Klark olur. İçeri girdiğinde Bruce Wayne Lois’i murfak masasında domaltmaktadır. Bruce pantolonunu yukarı çekmeye çalışırken Klark, ağzı bir karış açık ve dili tutulmuş vaziyette kalakalır.

“Bunu bana nasıl yapabildin? Birbirimiz için bu kadar çok şey ifade ederken! Bruce kendini ortamdan çıkarmaya çalışırken Klark ağlamaya başlar. Klark duyarlı yanını göstermek adına bugünlerde çokça ağlamaktadır.

“Böyle bir adamda ne buldun?” der Klark, ilköğretim öğrencisi kız çocuğu gibi hıçkırırken.

“Ben … ben kendime hakim olamadım” der Lois umursamadan. “Batman bir süper kahraman.”

Ve tehlike de budur, nerede sen bitersin ve o başlar? 5 yıl kadar önce Identity Crisis yazısını yazma sebebim buydu:erkekler kendilerini, kadının yakınlığına sürekli layık olmaya çalışacakları bir pozisyona koyuyorlar ve kadınlarda anlaşılabilir bir şekilde, kadın çerçevesinin kontrolü eline almasını sağladığı ve cinsel seçilim açısından kendilerine yardımcı olduğu için bu pozisyonu teşvik ediyorlar. Çoğu erkek bunun kendilerine daha fazla kadın yakınlığı olarak döneceğini düşünürlerse kendi hayatlarında temel değişiklikler yapmaya meyilliler. Gerçekten motiveler mi yoksa bunun kendilerine seks olarak döneceğine mi inanıyorlar – A + B = Seks?

İşin en sinsi yanı da şu : erkek kadın yakınlığından ne kadar yoksunsa, kadın için yaptığı değişikliklerin aslında gerçekten istediği şeyler olduğuna o  kadar fazla inanır. Ne zaman bir erkeğin ya da kadının “ilişkimiz için çaba harcıyoruz” ya da “ilişkiler çok fazla emek ve fedakarlık ister” dediğini duysam, bunun hemen her zaman erkeğin kadın idealine göre değişmesi ve taviz vermesi anlamına geldiğini görürüm. Erkek “yontulmuştur”, bozuktur ve değişime ihtiyacı vardır. Bu erkeğin kendisinde gerçekten bir sorun olduğuna inanması aşırılığına kadar gidebilir. O, kadının gerçekliğine uymalıdır zira feminen gerçeklik, doğru gerçekliktir. Acı uyanış ise kadının “yonttuğu” kocasının, başlangıçta arzu duyduğu adamın tamamen zıttı olduğunu keşfetmesi ile gelir.

Çeviri : The Ballad of Clark Kent

Rollo Tomassi : Kırmızı Hap camiasının en önemli figürlerinden biri olan Rollo Tomassi'nin The Rational Male kitabı her erkeğin okuması gereken başucu eseri. Oldukça popüler olan The Rational Male bloğunun da sahibi de olan Rollo, The Rational Male - Preventive Medicine (Volume 2) ve The Rational Male - Positive Masculinity: Positive Masculinity (Volume 3) adlı kitapları ile ilk kitabındaki fikirleri daha da geliştirdi. Rollo Tomassi'yi burada Rollo Tomassi etiketinde de takip edebilirsiniz.

Erkeğin ilişkide kırmızı çizgilerini çizmesi

Johnny DeLusion şöyle bir tweet atmış :

Bir kadın sana değer veriyorsa, sen söylemeden, hoşuna gitmeyen tüm davranışlarını düzeltir.

Ciddi ilişki düşünen gençler buna dikkat etsin.

Uzun süreli ilişkilerde gerçekten de dikkat edilmesi gereken bir olgudur bu. Kadın eğer erkeğe erkek olarak değer veriyorsa, erkeğin hoşuna gitmeyen davranışlarını kendi kendine düzeltir. Peki erkek söylemeden erkeğin hoşuna gitmeyen davranışların hangisi olduğunu nasıl bilecek?

Böyle bir kadın bu gibi durumların çoğunda erkeğin hoşuna gitmeyen davranışını erkeğin bakışından ve rahatsızlığı sonucu ortaya çıkan ruh halinden kapar ve ona göre düzeltme yapar. Örneğin beraber dışarı çıkacaksınız ve çok mini giyinmiş olsun. O eteğe bakışınızdan gider değiştirir (ya da bir daha giymez).

Bazı durumlarda ise kadın erkeğin rahatsız olacağını önceden kestirip harekete geçer. Örneğin normal zekaya sahip her kadın ortalama Türk erkeği olan erkek arkadaşının Instagramdaki bikinili fotoğrafından hoşlanmayacağını bilir. O nedenle de kadının erkeğe değer verdiği ilişkilerde o fotoğraflar hesaptan kendiliğinden kalkar. Bir daha aynı tip fotoğraflar postalanmaz. Aynı şekilde sürekli story atmak, fotoğraf atmak gibi alışkanlıklar da kendiliğinden gider.

Bu tweet altında bana şöyle bir soru soruldu :

Ultimatom vermeden, beğenmedigimiz davranışlarını ona nasıl aktarırız?

Her durumun kıza sözsüz aktarılamayacağının farkındayım. Ama bu duruma gelmeden birkaç aşama atlanmıştır genelde ve bunları atlamamış olmanız lazım.

Birinci savunma hattınız sizin gerçekten bir değeri olan, cinsel pazar değerini yaşına göre tepeye çıkarmış bir erkek olmanız. Günümüzde bir kadının maskülen ve kendini gerçekleştiren bir erkek bulması, bir erkeğin dört dörtlük bir kız bulmasından daha zor. O nedenle de aslen değer vermediği erkek ile çıkan ama bunu da erkeğin burnundan getiren oldukça fazla sayıda hatun var. Siz bu erkeklerden olmamaya bakın. 36 yaşında CPD zirvesine çıkmak yerine göbekli, bezgin, gym yolu görmemiş, para kazanmaktan başka artısı olmayan bir erkek olursanız, göreceğiniz standart muamele bu zaten. Ya bekar kalacaksınız ya da size saygısı olmayan bir kadınla beraber olacaksınız.

İkinci savunma hattı ise o ilişkiye hiç girmemek. Örneğin yukarıdaki örnekte ilk savunma hattı, Instagramda sürekli vücudunu teşhir eden, ilgi avlayan hatunla zaten uzun süreli ilişkiye girmemeniz. Beğenmediğiniz davranışı belki de size o kızı baştan elemenizi söylüyordur. İlgi budalalığı, instagram modelliği, kızdan çok erkek arkadaşı olması, teke tek erkeklerle çok görüşüyor olması, aşırı kıskançlığı, başka insanlara karşı kaba davranışları, vs … Bunlar sonradan düzeltmesini isteyeceğiniz beğenmediğiniz davranışlar değil, size aslında o kıza hiç bulaşmamanız için birer kırmızı alarmdır.

Ŭçüncü savunma hattı ise yukarıda belirttiğim gibi kızın kendiliğinden bazı davranışlara sizin için son vermesidir. Hepimiz biliyoruz ki erkek arkadaşı ya da kocası olan bir kadının bekarken yaptığı ama birliktelikte yapmaması gereken şeyler vardır ve bir kadın eğer ciddi ilişki yaşayacaksa bunları bırakmalıdır. Bu herkesin bildiği ama yazılı olmayan bir şeydir.

Ŭçüncü savunma hattında öncelikle yapmanız gereken şey, daha önce de belirttiğimiz gibi uzun süreli düşündüğünüz kızla ilk 4 – 5 ayınızda kızı ve kızın uzun süreli ilişki materyali olarak değerini ölçmektir. Bunun anlamı bu 4 – 5 ayda uzun süreli ilişki yaşamanız ama eğer kızın değerlendirmeden kalabileceği ve kızı bırakacağınız ihtimalini hep canlı tutmanızdır. Bu 4 – 5 aylık dönemde kızın bahsettiğimiz gibi kendiliğinden yapmasını beklediğiniz şeyler olmuyorsa, burada düşünmeniz gereken şey kızın (en azından sizin için) uzun süreli ilişki materyali olmayabileceğidir. Örneğin o bikinili fotolar kalkmıyorsa, ilk aklınıza gelen şey erkekadam.org’a gelip “ağabey kıza o fotoları kaldırması gerektiğini nasıl hissettiririz” gibi abuk bir soru sormak olmamalı. İlk aklınıza gelen şey kızın sizin için uzun süreli ilişki materyali olmayabileceği olmalı.

Dördüncü savunma hattı, bakışlar ve davranışlardır. Bunu en sağlam ilgi yönetimini stratejik kullanarak sağlarsınız :

Birçok erkek kız arkadaşı ile arası iyi iken, kız kendisinin üstüne düşerken temel bir hata yapar ve kadına ilgi vermeyi bırakır. Birçok erkek bunu kadın ilgi çekmek için sorun çıkarana kadar yapar ve hır çıktığında da tam tersi kadına ilgi göstermeye başlar. Bu ilgi illa “tamam hayatım haklısın” diye hatunu onaylamak şeklinde olmak zorunda değildir. Hır çıktığında kavga etmek, kızla dakikalarca soğuk bile olsa mesajlaşmak şeklinde de olabilir. Bunlar da kadın için ilgidir ve kadınlar kavga şeklinde ilgiyi bile ilginin hiç olmamasına tercih ederler.

Yapmanız gereken tam tersidir : kadına iyi zamanlarda yeterince (abartmadan) ilgi göstermenin yanında, kadın sizin için bir şey yaptığında ilginizi arttırmak, kadın hır çıkardığında ya da hoşunuza gitmeyen bir şey yaptığında ise ilgiyi azaltmak veya tamamen geri çekmek. Aynı şekilde özellikle sizin için yaptığı ekstraları ilgi ile ödüllendirmek ama hataları ilginizi tamamen çekerek karşılamak.

Eğer kadına iyi zamanlarda, beğendiğiniz şeyleri yaparken dengeli bir ilgi gösteriyorsanız, beğenmediğiniz davranışı yaptığında ilginizi çekmeye ve birden soğumaya hem krediniz olur, hem de çektiğiniz ilgi hemen hissedileceğinden kadın kendini otomatik olarak size göre ayarlar. Beraber olduğunuz kadın aptal değil. Erasmus’a gitmeyi planlıyorum dediğinde bunu onaylamadığınızı gözünüzden anlar. Eğer bunu bir daha açarsa ilginizi çekerseniz ağzınızı açmanıza bile gerek yok. O bu ilginin neden birden çekildiğini anlar.

Ve son olarak da Rollo Tomassi’nin “anlatma – yap” kuralını uygulamanız gerekebilir. Diyelim ki hatun ben Erasmus’a gitmek istiyorum diye ısrar ediyor ve siz de buna karşı çıkıyorsunuz. Bu gerginlik tırmandığında “Erasmus’a gitmeni istemiyorum, gidersen bu ilişki biter” diye ultimatom vermemeniz lazım. “Erasmus’a gitmeni istemiyorum” demeniz ve ultimatom kısmını söylememeniz lazım. Eğer Erasmus’a gitmek istemediğinizi bildiği halde gitmeye karar verirse o zaman ilişkiyi bitirirsiniz. Bu aşamada kız Erasmus’a gitmeyi ya da sizinle kalmayı seçer.

Örneğin hatun size saygısız. Saygı bir erkeğin kazandığı birşeydir, sorarak aldığı ya da kıza “ya saygı ya ben” diye ültimatom vererek elde ettiği bir şey değildir. Bu nedenle de kıza ültimatom verirseniz, kızın size saygısı daha da azalır. Aslına bakarsanız kız belki de size saygısını kaybettiğinin farkında bile değildir ve bunu konu ederek kızın bilinçaltında giden bir olayı ona da farkettirip daha da hızlandırabilirsiniz.

Yapmanız gereken kız size saygısızlık yaptığı zamanlara kızı tolere etmemeniz. Bakışlarınızla ve hatta sözel olarak “böyle davranmayı kes” demeniz yeterli. Böyle davranmayı kesmez ise ne yapacağınızı ise söylemeyeceksiniz (ultimatom). Eğer buna devam ediyorsa da elinizde ise kızı postalamanız elinizde değilse kendinizi hemen kızın yanından postalamanız yeterli. Asla nedenini açıklamadan (bana saygı göster diye dilenmeden). Daha önceden belirtmiştik, ültimatomlar özellikle sevgili ya da evlilik hallerinde erkeğin karizmasına zarar verici şeylerdir.

Bir örnek daha vereyim ya da daha önce vermiştik tekrarlayalım. Diyelim ki hatun sizinle seks yapmaya isteksiz ve seksi hep siz başlatıyorsunuz. “Ya seks yaparız ya da …” diye ültimatom vermek ya da seks istediğinizi sözel olarak belirtmek zararlıdır. Sonuçta evli ya da uzun süreli ilişki içinde iseniz birbirinize başkaları ile seks yapmama sözü veriyorsunuz. Bu madalyonun diğer yüzünde ise birbirinize seks sözü vermiş oluyorsunuz. Eğer karınız ya da kız arkadaşınız böyle bir sözleşme yokmuş gibi davranıyorsa ne söyleyeceksiniz? Tabii ki hiçbir şey. Uzun süreli ilişki erkeğin ilgi, kadının seks verdiği  bir alışveriş gibidir (kabaca böyle yoksa erkek de seks, kadın da ilgi verir ama iki cinsiyetin karşıdan beklediğinde öncelikler farklıdır). Alışverişin kadın tarafı artık vermiyorsa, erkek tarafının yapacağı şey kendi verdiğini geri çekmektir. Birincisi, asla seks başlatmazsın ve kadın ne zaman başlatacak beklersin. Birden bire seks istemeyi bırakmanın kendisi zaten kadına sözle söyleyemeyeceğiniz kadar güçlü bir mesajdır. İkincisi ise ilginizi kadından özellikle dışarıda uzun süre kalacağınız alanlara kaydırmanızdır. Bu dışarıda daha fazla zaman geçirmenin korku oyunu olduğunu da söylemeye gerek yok. Ve son olarak eğer düzelme olmuyorsa sözel olarak “ya seks yaparız ya da boşanırız” diye ültimatom vermezsin. Bir avukata gidersin ve boşanma işlemlerini başlatırsın.

Tekrar edeyim. İlişkilerde erkeğin kırmızı çizgilerine saygılı bir kadınla birlikte olmasının en sağlam yolları (a) erkeğin öncelikle ilişki materyali bir kadını seçmesi ve ilişki materyali olmayan bir kadını elemekten korkmaması ve (b) kırmızı çizgilerini sözel olarak belirtmek yerine kırmızı çizgilere yaklaşmanın ve o çizgileri geçmenin sonuçlarını kadınına yaşatmasıdır.

Kırmızı çizgi ihlali sonrası ise yumuşak bir sonraki yöntemini kullanabilirsiniz.

Çoğunuzun bu konuda elinin kolunun bağlı olmasının nedeni kızın sizi seçmeyip çizgiyi aştığında kızı bırakma cesaretinizin olmaması. Kızı illa bırakmayacaksınız belki ama mesele kırmızı çizgi (çerçeve) olduğunda bunu göze alacak cesaret lazım. Cesaret eksikliği kadar önemli bir problem de feminen öncelikli toplumun kadını ölçüp biçme fikrinden erkeği utandırması. Bu belki daha güçlü bir problem. Birçok erkeğin bu konuda bocalama nedeni kıza kırmızı çizgi çizmekten utanması ya da utandırılması. Kızın çok fazla erkek arkadaşı olmasından rahatsız olsa da bunu korktuğundan değil de geri kafalı olmaktan utandığı ya da utandırıldığı için belirtmeyebiliyor. Bu tür utançlarınızı sorgulayın ve sizin kendi kendinizi kurban etmeniz temelli olanları atmaya bakın.

 

İlgi Yönetimi 2

Bir önceki yazıda ilgi yönetimi konusuna girdim ve ilginin ne zaman verilip ne zaman verilmeyeceğini ayarlama konusuna değindim. Bugün ise yönettiğiniz bu ilgiyi nasıl değerli kılacağınıza, ilgi yönetimi konusundaki modern zaman problemlerine ve bunları nasıl aşabileceğinize değineceğim.

Günümüz sosyal medya dünyasında kadınların ilgiye ulaşması çok kolay. Günümüzde sosyal medyanın kadınlar üzerindeki etkisi pornonun erkekler üzerindeki etkisine benziyor. Doğal arzuları sekse limitsiz ulaşmak ve birçok kadınla birlikte olmak olan erkekler, online porno ile buna sanal olarak ulaşabildiklerinden, gerçekten sekse ihtiyaçları yokmuş gibi davranıp ilerde cezasını çekecek olmalarına rağmen 20lerinde pornoyla idare edebiliyorlar. Aynı şekilde doğal arzuları ilgiye limitsiz şekilde ulaşmak olan kadınların sosyal medya ile beraber buna ulaşabilmeleri, kadınların gerçek dünyada erkek ilgisine ihtiyaçları yokmuş gibi davranmalarına neden olabiliyor. Daha da kötüsü, ilginin sosyal medyadan ve instagramda vakit öldüren mavi haplı aç erkeklerden akıyor olması kadınların kendilerini cinsel pazar değeri ölçeğinde gerçekte olduğundan daha yukarıda sanmalarına neden olabiliyor.

Kadınların kendi kafalarında oluşan sosyal medya gazlı cinsel pazar değeri gerçekçi değil ve birçok kadın 30larına geldiğinde o ilginin sanal olduğunun, cinsel pazar değerlerinin sandıkları kadar yüksek olmadığının hızlıca farkına varacaklar. Ama bu finali günümüzde 20lerinde olan bir kadına anlatmanız çok zor. O nedenle o sanal ilginin HB6 iken HB8 “yaptığı” hatun kendisini HB8 sanmaya bir süre daha devam edecektir.

Simdi konuya gelelim. Siz ilginizi çektiğinizde, kadın neden instagramdan o ilgiyi bulabileceği sürüye koşmasın? Böyle bir ortamda ilgiyi çekmenin erkek için yarardan çok zararı olmaz mı?

Bu konuda ilk savunma hattınız şu : instagramda veya sosyal medyada ilgi budalası olan hatunlarla uzun süreli ilişkiye girmeyin veya evlenmeyin. Örneğin instagramda 1,000den fazla takipçisi olan veya takipçilerinin çoğu erkek olan, instagramını bariz poposunu ve dekoltesini sergilediği fotoğraflarla dolduran, takipçisi erkeklerin aç iltifatlarını kalp veya gülücüklerle karşılayan kızlardan uzun süreli ilişki materyali çıkmaz. Bu tip kızlar popüler olduklarından ve her yerde karşınıza çıktığından günümüzde azıcık güzel olan tüm 20likleri böyleymiş sanma aptallığını yapmayın. Kızların çoğunun 200 – 300 kişinin takip ettiği ve hatunların bir kere bile popo sergilemediği instagram hesapları var ya da inanmayacaksınız ama bazı hatunların instagram hesabı bile yok.

Yukarıda bahsettiğim kadın tipi ile kısa süreli bir şey yaşayacaksanız buyrun önden gidin. Oyun ve yürüme ile ilgili öğrendikleriniz bu hatunlarda da çalışır ama uzun süreli ilişki istiyorsanız ilgi orospusundan uzak durun.

İkinci savunma hattınız daha zor : ilginizi değerli hale getirmek. Günümüzde erkek ilgisi piyasaya o kadar büyük miktarlarda sürülüyor ki değeri sürekli basılan para gibi ayaklara düştü. Ama neyse ki erkek ilgisi toptan bir para birimi değil, her erkeğin ilgisi ayrı bir para birimi. Sizin ilginiz eğer sürekli piyasaya sürülüyorsa değer olarak düşük olacaktır, mavi haplı sürünün ilgisi gibi. Sizin yapmanız gereken ilginizin değerini arttırmak. Bunun için de yapmanız gereken iki şey var : (1) ilginizin (sizin gözünüzde ve) gerçekten bir değeri olması ve (2) ilginizin piyasaya sürdüğünüz miktarının az olması. Aslında bu ikisi birbiri ile alakalı ve ikincisi ancak birincisinin sonucu ise işe yarayabilir.

Seks ve İlişkilerin Temel İlkesi yazısından :

Bir erkek olarak sizin zaman ve emeğiniz en değerli kaynaklarınızdır. Bu kaynaklarınızı “işler yapmak” için kullanırsınız – özellikle de hayattaki amacınızı gerçekleştirecek işler. Bu nedenle bu zaman ve emeği bir başkasına verdiğinizde, o kişinin bu muazzam armağana saygı duyması ve takdir etmesi gerekir.

Bir kadınla ilişkinin yönetiminin temeli budur. Kadınınızın sizin zaman ve emeğinizi takdir etmesini ondan taviz vermeden beklemelisiniz.

Bazı erkekler zaman ve emekleri için takdir beklemezler. Bu erkekler kadınların ilişki kapısından kolayca geçmesine göz yumarlar. Hiçbir kriterler, duvarları, bariyerleri yoktur. Bu erkeklere meriç ya da beta uydu erkek denir. Friendzone denilen bir dördüncü dünya ülkesinde yaşarlar genelde.

Bazı erkekler ise zaman ve emekleri konusunda aşırı korumacıdırlar. Kadınlara genelde geçici seks vizesi verirler ve bir iki pompa bastıktan sonra da bu kadınları sorgusuz sualsiz bu sınırdışı ederler. Bunlar  yanlız kovboy alfalardır.

Siz muhtemelen bu ikisinin ortasında bir yerde olmayı tercih edeceksinizdir. Yani bir kadınla romantik ilişkiye girmek isteyeceksiniz – ama ancak o bunu hakederse. Unutmayın, sizin masaya koyduğunuz şey (zaman ve emek), kadının masaya koyduğu şeyden (seks) daha değerli. Erkek kadınla birlikte olmak isteyebilir, ama buna ihtiyacı yoktur. Kadının ise erkeğe ihtiyacı vardır (en azından büyük çoğunluğunun).

Evet, sizin ilginiz yani dikkatiniz sınırlı. Hayatta bir amacınız varsa, o amaç için çalışıyorsanız kadına verdiğiniz ilgi ve zaman o amaç için çalışmaktan fedakarlık ederek verdiğiniz zamandır. İş dışı bütün zamanını televizyon veya bilgisayar başında geçiren, pornoya veya oyuna harcayan, tembellik yapmaya kullanan erkeğin kadına yönelteceği ilgisi değersizdir zira (a) değersiz şeyler yapmaktan arttırılmıştır ve (b) boşa harcandığından siz değerli bir erkek değilsinizdir.

İlginizi değerli yapmak istiyorsanız öncelikle zamanınızı, emeğinizi ve dikkatinizi değerli bir amaca yöneltin. Kendi zamanınıza ve dikkatinize önce siz değer verin. Henüz yüksek değerli bir erkek olmasanız bile o yolda yürüyen ve potansiyeli olan bir erkek olun. Kendi kafanızda en azından. Disiplinli bir şekilde yaptığınız şeyler olsun.

Dikkat edin bunların kadınlarla ya da kadınların sizin ilginize olan tepkisi ile zerre alakası yok. Tamamen sizin kendinize bağlı ve kırmızı hapta sık sık söylediğimiz gibi buraya kadınlar yüzünden gelseniz de temelde probleminiz emeğinize ve zamanınıza saygısızlığınız, kendi zamanınızı ve emeğinizi değersiz görmeniz ve sonuc olarak da kendinizi değersiz görmeniz.

Vereceği ilginin ve ilişkinin kadınların gözünde değeri olmayan adamlara bakın. Hemen hepsi zaten kendi zamanına ve dikkatine değer vermeyen, disiplinsiz, tembel ve zamanlarını boşa harcayan adamlar. Buraya kendi zaman ve emeklerine yani kendilerine değer vermemeye devam ederek kadınların kendilerine değer vermesini sağlayacak mucizeler aramaya geliyorlar.

Kırmızı hap bundan acı ve uygulaması zor işte. Kadınları suçlamak kolay, “ben kendime değer vermiyorum ama olsun asıl mesele bu orospuların bana değer vermemesi “ gibi aptalca bir anlamı olmasına rağmen. Kırmızı hap ise suratına bir ayna tutuyor, “birader kadınlar sana ve dikkatine değer vermiyor tamam da bunun nedeni senin kendine ve dikkatine değer vermemen olabilir mi” diyor. Bu mesajı kabul etmek ciddi anlamda kişisel sorumluluk ister, sonrasında harekete geçmek ise disiplin, sabır ve çalışkanlık. Keşke mucize hap olsaydı gençler. Satar milyarder olurdum.

Neyse, konuya donelim. İlginizi bir kez bu şekilde değerli kıldıktan sonra zaten otomatik olarak kısıtlayacaksınız ama ek olarak da kısıtlamanızı, her durumda ve sürekli kadına yöneltmemenizi tavsiye edeceğim. Öncelikle amacınız ve hedefiniz için çalışmaktan arta kalan ilginin odağında kadın olmamalı. Bu kalan ilginizi arkadaşlarınız, hobileriniz ve kadınınız paylaşmalı. Haftada bir kere de olsa erkek arkadaşlarınız ile çıkıp erkek erkeğe yaptığınız aktiviteler olmalı. Bilgisayar başında olmayan bir hobiniz olmalı.

Dikkat edin, kadına ilgisizlik kasın demiyorum. Öncelikle siz ilgisiz imajı çizmek için ilginizi piyasadan kasarak çekebilirsiniz ama eğer ilginizi değerli yapacak bir misyonunuz yoksa hem bu ilgi çekme esnasında kendi kendinizi yersiniz hem de zaten değerli olmayan bir ilginin kadının gözünde de değeri yoktur. Ha çekmişsiniz, ha vermişsiniz.

İlgi kısıtlamaya kasmak  yerine ilginizi hedefiniz, hobileriniz, arkadaşlarınız ve kadınınız arasında paylaştırırsanız, hedefiniz harici ilginin çoğunu kadınınız bile alsa o ilgi kısıtlıdır ve değerlidir. Bu şekilde kasmadan ilginiz kısıtlanmış ve değerlenmiş olur.

Ve son olarak da ilginize para gibi davranın. Biriktirin, boşa harcamayın. Sağlam bir amaca, hobilere, arkadaşlara vs … harcadığınızdan artanı da bilinçli harcayın. Instagram popolarına like, bir yere gitmeyecek ve nextlemeniz gereken hatunlara zaman olarak harcamayın. Kavgalara, karşılıklı mesajlaşmalara harcamayın. Hoşunuza giden davranışları ödüllendirmeye, sizin zamanınıza değer veren hatunlara, vs … için harcayın.

İlgi Yönetimi

Kadınların kadın – erkek ilişkilerinde peşinde oldukları temel şeyin ilgi, erkeklerin ise seks olduğu bilinen bir kırmızı hap önermesi. Bu tabii ki kadının sekse, erkeğin ilişkiye ihtiyacı yok anlamına gelmez ama kadın için seks, erkek için de ilgi ikinci plandadır.

İlgi, kadının ilişkide aradığı en önemli fayda ise onun yönetimini öğrenmek, kadına yürüyen ya da kadınla uzun süreli ilişki içindeki birçok erkek için çok önemlidir. Fakat maalesef çoğu erkek ilgi yönetimi konusunda çok kötüdür ve yapılması gerekenin tam tersini yapar.

Birçok erkek kız arkadaşı ile arası iyi iken, kız kendisinin üstüne düşerken temel bir hata yapar ve kadına ilgi vermeyi bırakır. Birçok erkek bunu kadın ilgi çekmek için sorun çıkarana kadar yapar ve hır çıktığında da tam tersi kadına ilgi göstermeye başlar. Bu ilgi illa “tamam hayatım haklısın” diye hatunu onaylamak şeklinde olmak zorunda değildir. Hır çıktığında kavga etmek, kızla dakikalarca soğuk bile olsa mesajlaşmak şeklinde de olabilir. Bunlar da kadın için ilgidir ve kadınlar kavga şeklinde ilgiyi bile ilginin hiç olmamasına tercih ederler.

Yapmanız gereken tam tersidir : kadına iyi zamanlarda yeterince (abartmadan) ilgi göstermenin yanında, kadın sizin için bir şey yaptığında ilginizi arttırmak, kadın hır çıkardığında ya da hoşunuza gitmeyen bir şey yaptığında ise ilgiyi azaltmak veya tamamen geri çekmek. Aynı şekilde özellikle sizin için yaptığı ekstraları ilgi ile ödüllendirmek ama hataları ilginizi tamamen çekerek karşılamak.

Öncelikle daha önce seks ve ilişkilerin temel ilkesinde bahsetmiştik, kadının kız arkadaş seviyesine çıkması için seksten ve güzellikten fazlasını masaya koyması lazımdır. Günümüzde maalesef kadınlara erkek için bir şey yapmaması gerektiği öğretiliyor. Instagramda girin kadın hesaplarına bakın, squad yaparken kıçını pazarlayanından hanım hanımcığına kadar hemen hemen tüm kızların fotoları tamamen kendilerine ve yaptıkları aktivitelere yönelik. Kadınların profillerinde cinsel pazar açısından reklamını yaptıkları tek şey kendileri. Açtığı bir böreğin, yaptığı bir yemeğin fotoğrafını (memelerini sergilemek için böreği dekolteye tutan ablaları saymazsak) koyan kadın profili en son ne zaman gördünüz?

Kadın sizin için ekstra şeyler yapıyorsa kız arkadaşınız olur (ya da olmalıdır) ama eğer uzun süreli ilişkiyi mutlu yürütmek istiyorsanız sizin de bu ekstraları ödüllendirmeniz sizin lehinize. Örneğin bir akşam size gelirken yemek paketletip getirdi ise üstünden çok geçmeden bir yemek yedirin. İlla çiçek falan alacaksanız mesela size yemek yaptığında ya da evinizi temizlediğinde alın, kavga ettikten sonra almayın. Kavga sonrası kıza jest yaptığınızda hatuna “kavga çıkarırsam çiçek alırım” diye öğretmek ne kadar akıllıca?

Aynı şekilde hatunun yanlışlarını kavga (=ilgi) ile ödüllendirmeyin. Bu gibi durumlarda elden geldiğince ağzınızı açmadan ilginizi geri çekin. Hatun dırdır mı yapıyor, sudan sebeplerle hır mı çıkarıyor? Evliyseniz ağzınızı açmadan anahtarınızı alın çıkın ve 2 – 3 saat geri dönmeyin. Kız arkadaşınız ise kısa bir süre ortadan kaybolun. Ultimatom vermeyin. Tartışma çıkarmayın. Eğer kız bu konuda kavga çıkarmıyor bile olsa kavgayı siz çıkarmayın.

İlgiyi bu şekilde yönetmenin en büyük faydası, bir müddet sonra istediğiniz şeylerin olmasını ve istemediğiniz şeylerin olmamasını ağzınızı bile açmaya gerek kalmadan sağlayabilmenizdir. Tabii ki bu 100% çalışan bir yöntem değil ama çalıştığı kadarı bile oldukça işe yarıyor olacaktır.

Bir sonraki bölümde yönettiğiniz bu ilgiyi nasıl değerli kılacağınıza, ilgi yönetimi konusundaki modern zaman problemlerine ve bunları nasıl aşabileceğinize değineceğim.

İlk buluşmayı ayarlama ile ilgili birkaç tavsiye

15karakteryetmi (anladık yetmiyormuş :)) rumuzlu okuyucu sormuş :

Selamlar,

İki adet sorum olacak biri kısa ötekisi uzun olacak şekilde.

1) Kadınlarla tartışırken özellikle yaptığım bir hamle var. Sessiz kalmak. Aslında her insanla tartışırken işe yaradığını düşünüyorum ama kadınlara karşı etkili bir silah. Karşımdaki kadın bağırıp çağırarak içinde ne varsa boşaltıyor ve sonra kendimden emin bir şekilde doğru argümanlarla onun yanlışını tane tane anlatınca kedi gibi oluyor. Soru ise şu; bu tarz bir davranışın kırmızı hap mentalitesi ile sizce yorumu nasıldır?

2) Bir daha içinde bulunmayacağım ortamlarda tanışıp, telefon numarasını aldığım kadınları görüşmeye davet ettiğimde uzun uzun mazeretler (veya gerçek yoğunlukları) belirterek nazikçe geri çeviriyorlar.

Kendileri ile tanıştığım günkü sohbetlerimde gayet pozitif reaksiyonlar aldığımdan dolayı telefon numaralarını istiyorum ve veriyorlar.

Mesajlaşmayı kullanmamaya çalışıyorum, dolayısıyla davetlerimi arayarak yaparım ve daha önce pek karşılaşmadığım şöyle diyaloglar yaşamaya başladım.

(hal hatır muhabbetinden sonra)
– çok güzel bir mekana gittim geçenlerde. seni de akşam yemeğine götüreyim oraya. perşembe akşamı kaçta çıkıyorsun işten?
– davetin için çok teşekkür ederim ama son zamanlarda çok yoğun bir iş temposundan çıktım. kısa bir süre sonra da sınavım var, ona da hazırlanıyorum bir yandan. perşembe akşamı da aile ziyareti var, biraz dinlendikten sonra ders çalışacağım, ardından da ziyarete gideceğim.

Bu şekilde cevap veren kadınların önceliği olmadığımı dolayısıyla da bana alternatif bir tarih sunmadıklarından dolayı next mi yapmalıyım?

Yoksa, ailesine ve kendi gelişimine değer veren bir kadın olduğunu, next yapmadan önce farklı bir tarihte tekrar bir davette bulunmalı mıyım?

Teker teker alalım, bazı temel bilgileri ara ara tekrarlamakta yarar var :

1) Kadınlarla tartışırken özellikle yaptığım bir hamle var. Sessiz kalmak. Aslında her insanla tartışırken işe yaradığını düşünüyorum ama kadınlara karşı etkili bir silah. Karşımdaki kadın bağırıp çağırarak içinde ne varsa boşaltıyor ve sonra kendimden emin bir şekilde doğru argümanlarla onun yanlışını tane tane anlatınca kedi gibi oluyor.

Kadınla tartışmazsın, hatun duygusal patlamasını yaşarken sessizce dinlersin ya da anahtarını alır gidersin ve hatun sakinleşince söyleyeceğini söylersin ya da gereksiz ise bir şey söylemezsin. Kırmızı haplı bir davranış. Duygularına yenilip karşılıklı bağırışma ise mavi haplıdır.

2) Bir daha içinde bulunmayacağım ortamlarda tanışıp, telefon numarasını aldığım kadınları görüşmeye davet ettiğimde uzun uzun mazeretler (veya gerçek yoğunlukları) belirterek nazikçe geri çeviriyorlar.

Kendileri ile tanıştığım günkü sohbetlerimde gayet pozitif reaksiyonlar aldığımdan dolayı telefon numaralarını istiyorum ve veriyorlar.

Bundan 10 yıl önce telefon numarası almak işin 50%si idi. Şimdi ise pek bir anlamı yok. Çoğu hatun nezaketinden konuşuyor ama telefon verirken aslında telefon vermeyip yüzyüze reddetmek yerine sonra reddetmeyi düşünüyor. Günümüz ilişkilerinin gerçeği. Ortam bu diye kabul edip avlanacaksınız. Hatta şunu söyleyeyim 10 sene önce ortalama bir erkek bugünkü kadar telefon alamazdı. Ama günümüz erkeği daha yetenekli olduğundan değil, telefon vermenin öneminin sıfırlanmasından.

– çok güzel bir mekana gittim geçenlerde. seni de akşam yemeğine götüreyim oraya. perşembe akşamı kaçta çıkıyorsun işten?

İlk buluşmada yapmaman gerekenler listesinin en tepesinden 2 hatan var :

1 – Akşam yemeği : İlk buluşmada bir kızı asla yemeğe götürmeyin. Asla. Sex and the City dizisinde Carrie Bradshaw karısı “kötü ilk buluşma yoktur, iyi ilk buluşma veya bedava akşam yemeği vardır” diye muştuladığından beridir akşam yemeği bedavacı kızların aptal erkek yolma yöntemi oldu. Yani geldi mi neden geldiğini bilemezsin? Oysa bir kahve içip oradan bir iki şey içmeye gelen kızın aptal silkelemek için gelmediği daha barizdir.

Ama akşam yemeğinin asıl problemi şudur : senin kıza “bak yanlış anlama ben sağlayıcı betayım, hani alfa falan sandıysan yanılıyor olabilirsin” demen gibi bir şey bu. Kız ne yapsın? Hayatına giren erkeklerden maskülen alfa olanları hafif bir iki içki / kahve içmeye çağırmış, bunlar dışındaki beta sürüsü ise yemeklere çağırmış. Nasıl bir eşleştirme yapacakları aşikar.

2 – perşembe akşamı kaçta çıkıyorsun işten?

Yarı dominant. Yeri söylemişsin, günü söylemişsin, saati neden soruyorsun? Neden olduğunu ben sana söyleyeyim. Çünkü kızı yeterince geç bir saatte çağırıp (830 mesela) sonra ordan yatağa geçme ihtimalini düşündüğünü belirtmeye cesaretin olmadığı için. Tavşanlık – saldıraylık dengesinde saldıray görünmemek için tavşan görünme riskini göze alıyorsun. Dezavantaj, kızın bilinçaltına uslu çocuk mesajı atıyorsun.

Bu şekilde cevap veren kadınların önceliği olmadığımı dolayısıyla da bana alternatif bir tarih sunmadıklarından dolayı next mi yapmalıyım?

Hayır. Muhtemelen önceliği değilsin ama bu aşamada kızın gerçekten bahsettiği bahanelerle gelmeme ihtimali yeterince yüksek. Tavsiyem, bir kızı iki kere dışarı davet etmek ve eğer ikisinde de reddediyor fakat alternatif sunmuyorsa nextlemektir. İki davet ve sıfır alternatif önerisinden sonra gerçekten bir bahanesi olma ihtimali güvenli bir şekilde ihmal edebileceğiniz kadar azdır.

Hadi bu aşağıdakiler de benden bonus :

1 – İlk buluşmada iki aşamalı geçiş yapın. İlkin ucuz bir yerde, mesela Starbucks’ta veya simitçide buluşun. Sizinle beraber olma ihtimalini düşünen hatun bunlara hayır demez. Burada birbirinizi beğenirseniz daha pahalı içkilerin olacağı mekana geçin, beğenmezseniz kız bir bahane bulur. Bulmazsa siz bir bahane bulup sıvışabilirsiniz.

2 – İlk buluşmayı evinize yakın ayarlayın. İlk buluşmada bir iki öpücükten sonra yatakta son dakika direnci yaratmaya en müsait olay, trafikte 45 dakika taksi ya da araba seyahati ile o buluşmanın ateşinin sönmesidir. Evinizin sokağındaki pastane de olmasın yalnız, o da kızda tam tersi yönden son dakika direnci yaratabilir.

3 – Asla çok içmeyin, çok içirmeyin. Sarhoş bir kadını evinize götürmeyin, sarhoş kadının evine gitmeyin. Güvenli bir şekilde eve gitmesini sağlamak isterseniz okey ama çok sarhoş ise o gece orada biter.

4 – Evde ise eğer içiyorsanız bir iki içkiniz ve yedekte prezervatifiniz olsun.

Saha raporu – Biten uzak mesafe ilişkisinin ardından

Dün hayatımdaki ilk uzak mesafeli ilişkiyi sonlandırdım. Bence sonlandırmakta biraz geç kaldım ama zararın neresinden dönersem kardır diyorum. Bu ilişkinin içindeyken kırmızı hap öğretilerine genel hatlarıyla hâkim olduğum için daha sağlıklı gözlem yapabildiğimi düşünüyorum.

Kızı özetlemem gerekirse tam olarak benim kontrolümde olan, hatta neredeyse bir dediğimi iki etmeyen, kavgasız gürültüsüz ve progresif diyebileceğimiz (dil öğrenmek için türlü yollar deneyen, yanıma gelmek için uçak bileti alması gerekiyordu, bunun için garsonluk yapan, derslerine düzenli çalışan ve sağda solda sürtmeyen) bir kızdı. Hatta tanıştırdığım arkadaşlarım bana sürekli “bu kıza ne yaptın? Ne desen yapacakmış gibi duruyor” tarzı cümleler kuruyorlardı. 3. şahıslardan da bu tarz yorumlar alınca benim de içim iyice rahat ediyordu.(Sanırım ben de burada kendime bir konfor alanı oluşturdum. Güzel bir yüzü ve fiziği, uysal ve feminen tavırları olan ve gece hayatı olmayan Avrupalı bir kızla birliktelikten başka nasıl bir birliktelik isteyebilirdim ki, değil mi?) Aramızda mesafeler varken de sürekli mesaj atıyor, ben sormadan günlerini raporluyor ve en kötü üç günde bir arıyordu.

Şimdi buraya kadar herhangi bir problem yoktu anlayacağınız üzere. Problemler biz eylül sonu tatile gitmeden önce takındığı soğuk tavırlarla başladı. Bu soğukluğunu zaten bir hafta sonra görüşeceğimiz için görmezden geldim ve ciddiye almadım. Tatile gittiğimizde(herkes kendi parasını kendisi ödüyor bu arada, beni yolduğu falan da yoktu) ilk iki gün soğuk davrandıktan sonra benim de çok ilgilenmemem ve düzgün davranmadığı takdirde böyle devam edeceğini söylemem (burada konuşmak bir hata olabilir) neticesinde tekrar eski hale gelmesi; hatta daha da fazla bağlılık göstermesi kafamı iyice kurcalamıştı. Tatilden dönüşte daha da sık araması, sürekli mesaj atması (burada 3e 2’den 5’e 2’ye çıktı ilgi boyutu) derken takribi 10 gün önce son görüşmemizi yaptık. İlginç bir şekilde o günden sonra hiçbir şey olmasa bile bir şeylerin ters gittiğini hissettim ama pek de kurcalamadım, yine tribal bir döneme girmiştir dedim.

Sonrasında bir kere aradım ve geri dönüş olmayınca ertesi gün sıkıntının ne olduğunu sordum ve klasik bir “her şey yolunda, sadece biraz tuhaf hissediyorum” temalı bir cevap aldım. Verdiği cevaptan her şeyin sıkıntıda olduğu açıktı. Cevap vermeyip birkaç gün bekledim ve dün başka bir durumu anlattığım bir mesaj attım ve gerekirse ilişkiyi bitirmek için pozisyon aldım.”Ok” mesajı aldıktan sonra “söyle bakalım sorun ne” dedim. Cevap vermediğini görünce hiçbir şey demeden instagramdan silip engelledim. Hayatımda olmak istemiyorduysa yardımcı olayım dedim bir nevi.

Kırmızı hapı okuyan ve yer yer özümseyebildiğini düşünen biri olarak bir de özeleştiri yapmamda fayda var diye düşünüyorum.

Öncelikle kırmızı hapın düzenli ilişkiye karşı olduğuna inanmıyorum. Kırmızı hapın bize “bak kardeşim, yaşadığın dünya böyle, aklını başına al ve kendini hayatının merkezine koyarak yükselmeye bak. Kadınlar da doğaları gereği böyle canlılar, bunları göz önünde bulundur. Ve herkesin(sadece kadınların değil) ne dediğine değil ne yaptığına bak.” Dediğini düşünüyorum.

Gördüğüm kadarıyla benim hatam sahip olduğum havayı ve gizemi kaybetmeye başlamam ve ilişkinin kontrolüm dışına çıkmaya başladığını görüp panik olmam (aramızda fiziki bir mesafe varken kontrol etmem zaten çok zordu). Bir kere sıkıntı çıkması tamamdı, çözüp olumlu geri dönüşü sağlamıştım. İkincisiyse bunun kronikleştiğini işaret ediyordu ve artık yavaş yavaş rütbesini düşürmesine vesile olmuştu ancak bir yandan da “siktir et git üstüne ve kurtul” kafasındaydım. Bu düşünce yapısı içinde olmak da hatalıydı sanırım. Ama olan oldu, ben de kendime birisinin bu derece saygısız davranmasını karşılıksız bırakamazdım ve verebileceğim en iyi karşılığı vererek hayatımdan çıkardım.

Ayrıca önümüzdeki ay ziyaretime gelmek için biletini almıştı. Durumu düzeltmek için bekleyebilirdim, zira yanımda olduğu zamanki rahatlığını ve mutluluğunu görebiliyordum. (Bununla alakalı gözlemimi daha kısa bir yazıda anlatacağım) Ancak bir durum iki kere gerçekleştiyse bunun düzelmesi için her seferinde çaba harcamayı, ya da böyle bir durumda olmayı, kendimden yemek olarak gördüm ve bitirdim. Bu süreçte kendimi yer yer kötü hissettim ama asla melankoliye kapılıp kendimi dışarıya kapatmak, işlerimi ertelemek/yarım yamalak yapmak ya da sporu aksatmak gibi bana zararı olacak saçma sapan şeyler yapmadım. Kırmızı hapın aynı zamanda bizi “kötü hissetmemeye” programlamadığını, tersine bizim de duygularımız olduğunu, onlarla barışık olmamız ve kaçmamamız gerektiğini ama bu duyguların geçici olduğunu, asla onların akışında gitmememiz gerektiğini ve kontrolü katiyen bırakmamız gerektiğini söylediğini düşünüyorum.

Yaşadığım olay ve sahip olduğum gözlem kabaca bu şekilde. Tabii ki olaya birinci dereceden şahit olmadığınız için detaylı bir yorum yapamayacaksınız ama ufak detaylar dışında bütün ilişkiler birbirine benzer sonuçta.

Hikâyemden diğer arkadaşların da faydalanabileceğini ve faydalı yorumlar yapabileceğinizi düşündüğüm için size göndermeyi düşündüm. Yorumlarınızı takip edeceğim.

Görüşmek üzere.

Konuk yazar : Sontecrübemüzerine

Bir boşanma macerası daha

Selamlar.

Ben Murat. Yaş 32 oldu. 28 yaşında evlendim geçen yıl başlayan çekişmeli boşanma sürecim hâlâ devam ediyor. Hatalarımdan başkaları ibret alır belki diye paylaşmak istedim. Biraz öncesini de anlatacağım, bazı yerlerde bana katılmayabilirsiniz, herkesin hayata bakış açısı ve beklentisi farklıdır.

Yaş 28, memuriyet sebebiyle İstanbul da yaşıyorum o zamanlar, bir yıllık sevgilimi terk edeli bir iki ay olmuş. Kısaca değinmek gerekirse çok iyi biriydi, hasta olduğumda günlerce bana bakardı, gerçekten harika bir anne olur diye geçerdi içimden. Bana atkı örer, ben haksız bile olsam alttan alırdı. Yakından tanıdıkça benim tahammül edemeyeceğim huylarını öğrendim. Mesela otobüste giderken kendisini taciz eden bir adama karşı sessiz kalacak kadar pısırık olması veya bir film artistinden aldığı imzalı fotoğrafı baş ucundan ayırmaması gibi şeyler gözümden düşürmüştü.

Neyse o aralar küçükken tanıdığım ve yengemin akrabası olan, İngilizce dili ve edebiyatı son sınıf öğrencisi bir kızdan bahsettiler. Meğerse çocukluk aşkıymışım, benim haberim yok. Üniversitede tanıdıklardan sordum biraz, kız o güne kadar kimseyle çıkmamış, hem babaannesine de bakmak için o şehre taşınmış.

Onunla bir kahve içtik, çok utangaç ama çocukluk aşkı hâlâ devam ediyor gibiydi, uzaktan uzaktan izlermiş beni. Biraz ısınamadım, annem de karşı çıkınca bu işte hayır olmaz dedim.

Ailem ve çevrem evlen artık deyip duruyordu. Si siz olun otomatikman evleneceem ben moduna girmeyin.

Sonra annem bizim memlekette birinin kızını duymuş da bana haber etti. Pat diye telefonda konuşuyor buldum kendimi, talihsizlik kızın annesi açmıştı telefonu, onlarda izin vermiş oldu kızın benle görüşmesine. Kızla tanıştım 19 yaşında, lise terk, bayan kuaförü. Karşılıklı fotoğraflar atıldı. Kız açık ara diğerlerinden güzeldi. Memlekete gidince buluştuk. Efendim burada aklımın beş karış havada olduğunu söylemeliyim o zamanlar. Şu yaşımla arada dağlar kadar fark var.

Velhasıl kelam 6 ay sonra nişan yaptık. Sonra ben bu kızı bırakacak oldum çünkü fena tartışıyorduk, ailem mani oldu. Üç ay sonra da evlendik. Doğu görevim için şarka geldik ve evi orda kurduk. Bizim evimiz sırtımızda tayinci adamız, çok eşya almayalım dedik. Çok eşya almadık ama kadın kısmının mobilyaya, perdeye, halıya taptığını canlı canlı izledim.

Bir buçuk sene sonra kızım oldu. Kızımı çok seviyorum. Onu görmeye gidiyorum, beraber vakit geçiriyoruz. Bir hafta önce yanına gittim, beraber denize gittik.

Eşimden bahsedecek olursam sadece şunları diyeyim, burdaki tek arkadaşım bir gün sinemaya gidelim diye dışarı çağırdı beni, gittik. Beni evde yalnız bırakıyor diye annesini aramış, kaynana beni aradı, olay büyüdü. Ulan tek arkadaşım var ve yılda bir gün dışarı çıkmışız. Ha bir de yalan olmasın yüzmeye havuza gittik. Burda da aynısı oldu.

Çoğu memleket kadının da bu sorun var galiba, eşinin hobi veya uğraşlarına saygı göstermemek.

Kendisini açık lise sınavına götürdüm, bahçede beklerken telefonun ses kaydını açıp çantasını yanımıza koymuş, annemle beni dinlemek için sonra o ses kaydını annesine göndermiş.

Çok değil iki üç konu vardı problem olan. Çok konuştum, anlattım, hayatımda kimseye anlatmadigim kadar. Hiç bir faydası olmadı.

Düşünürken bile afakanlar basıyor şimdi. Kısaca önce saygı gitti. Diğerleri de kartopu gibi devam etti.

Bu süreçte benim rizam olmadan beş kez babasının evine gitti. ilk ikisi kızım doğmadan. Dördüncüsü tam 3 ay sürdü. Son bir ümit gidip aldım kızımla kendini. Daha da kötü oldu. Sen gelip bizi aldın diyordu, ben minnet etmişim gibi davranmaya başladı. Artık ayrılık çerez muhabbetine döndü ailede.

Bir gün kahvaltıda sakince anlaşmalı ayrılalım dedi. Beraber aile mahkemesine gittik, küçük bi telefon konuşması yaptı. Annesi ile konuşmuş. Bana gelip bağırarak -sen beni gerizekali mi sanıyorsun, kendime 1500, kızıma 1000 lira toplam 2500 tl ayda nafaka istiyorum dedi. Ben de sakince hayır dedim.

Meğer son gitmesinde ailecek boşanma avukatına gitmişler. Avukat da şiddet, ilgisizlik ve evden koyma yazarız hem tazminat hem nafaka alırız demiş. Düzgün olanlari tenzih ediyorum ama çoğu avukat şeref yoksunu.

Adliyeden çıktık, eve geldik. Yukarda hazırlamış olduğu bavullarını indirdi, beni otogara götür gidiyorum dedi. Kızımı bırak git diyemedim kızım çok küçüktü. Baktım taksi çağırıyor. Aldım arabayla babasının evine götürdüm beş saatte. Yolda cirkeflik diz boyu.

Hemen dava açtılar bana. Yalandan iki de şahit bulmuşlar dayak izi gördük diye.

Adi postacı kapıya not bırakmadan dava dosyasını muhtara teslim etmiş. Benim haberim yok. İki hafta olan cevap hakkını kaçırdım. Mahkeme tedbir kararı vermiş, çocuğun geçici velayeti anneye ve ayda 800 tl tazminat. Gerçi cevap hakkını kaçırmasam yine aynı olurdu herhalde. Adalet felan hikaye bunlar.

Aradan geçti üç ay. Sonra nolduysa benim hatun deli gibi pişman oldu. Devamlı aramalar mesaj atmalar. Affet pişman oldumlar ama iş işten geçmişti.

Ben de karşı dava açtım. Avukat mesajları dosyaya ekledi, karşı taraf sizinle barışmak istediğinde, tekrar bir araya gelmek istediğinde bu demek oluyor ki her ne olmuşsa olsun (ağır vakalar hariç) sizi temize çıkarıyor, kusursuz kılıyor hakimin gözünde dedi avukat. Tabi bu nafaka vermemeye yetmez belki tazminattan kurtarır.

Tahmini son iki dava kaldı. Ayda bir kızımı görmeye gidiyorum. Eşimin eski iş yerinde çalışmaya başladığını tespit ettim. Sorduğumda haftasonu yardıma gidiyorum dedi.

Şimdi 32 yaşındayım. 28 yaşında ki kendimle aramda çok fark var ve hayret ediyorum kendime. göre göre bu kuyuya nasıl atladım diye.

Tanıştığımda iyiydi evlenince böyle kötü oldu diye bir şey yok. Herkes tanışınca kendini dünya tatlisi göstermeye çalışıyor ve onun bekar halini görüyorsunuz sadece. O yüzden bazı şeylere karar vermek için en az üç ay tartın. Herşeyden önce kendinizi tanıyın ve sevin. Olaylara baktığınızda önce kendinizin mutluluğunu ve tatminini düşünün. Çok canım cicim olmadan önce. Her derdinizi anlatmayin. Hayata nasıl bakıyor anlayın. Kesinlikle arkadaşlarına bakın, çevresine sorun. Herkes melek gibi anlatabilir. Ailesine iyi bakın. Annesine, babasına, kardeşine nasıl hitap ettiğine bakın. Kırmızı cizgilerinizi soyleyin ve mutlaka istişare edeceğiniz bir buyugunuz olsun, dayı olur vs. Kadının yaradılışının sizden farklı olduğunu unutmayın.

Konuk Yazar : Murat

Erkeğin duygularını saklaması

Maybe one day’in şu yorumu dikkatimi çekti ve çok yaygın olduğunu düşündüğüm bu mavi haplı düşünce ile ilgili birkaç şey söylemek istiyorum :

Tristan bro dediğine katılıyorum. Maalesef en basit olarak bir derdini anlatmaya bile hakkın yok eğer erkeksen senden Allah gibi olmanı bekliyorlar. Hanfendi sana sorununu anlatacak hatta erkek olarak onu cozmeni bekleyecek ama senin en ufak derdin onu ilgilendirmeyecek bence çok adil bir şey değil ki dertli bir insan olduğumu zannetmeyin bu konuda çok rahatım ama gerçekten oyunda erkeğin dezavantajına yürüyen oldukça şey var. Duygusal güç şu bu eyvallah ama insan robot olamaz illa düşecek kalkacak ve düştüğünde karının hipergami insafına kalacaksın ki nesil ilerledikçe kadınların fedakarlık ve tahammül özelliği azalıyor. Mgtowculara hak veriyorum yani. Sonuç olarak oyun ciddi anlamda bizim aleyhimize şeylerle dolu ama hakem hatasını bahane etmek yerine 3 puan almaya bakalım. En azından onları 30 yaşında duvar bekliyor bizde ise 30da olay yeni başlıyor. Sabır ve çalışmak gerek.

Maalesef en basit olarak bir derdini anlatmaya bile hakkın yok eğer erkeksen senden Allah gibi olmanı bekliyorlar.

Kimse sizden Allah gibi olmanızı falan beklemiyor. Erkekseniz derdinizi içinize ya da erkek arkadaşlarınıza dökeceksiniz. Bu kadar basit ve on binlerce yıldır böyle olan bir kanun bu. Yer çekimi gibi. Kabul edin bunu artık. Dedenizi gelip dertlerini anneannenizle paylaşırken düşünebiliyor musunuz? Ben düşünemiyorum şahsen. Büyüyün artık 20 yaşını geçmiş adamlarsınız. Bir erkek derdini kadınıyla paylaşamaz. NOKTA.

İlla düşecek kalkacaksınız ve düştüğünüzde babalarınızın ve dedelerinizin yaptığı gibi kadına renk vermeyip ihtiyacınız varsa meyhanede içip erkek arkadaşlarınızla salya sümük ağlayacaksınız. Ya da illa bir kadınla konuşmaya ihtiyacınız varsa pavyona gideceksiniz ve orada derdinizi ablamıza dökeceksiniz.

Allah aşkına biraz aklınız kullanın ve erkeğin kadınıyla derdini paylaşmamasının doğal olmadığını, kadınıyla derdini paylaşmamasının gereksiz kasmak olduğunu söyleyen embesillere de kanmayın. 200,000 yıldır her nesil erkeğin yaptığı şey doğal değil, 70lerin kafalarını LSD sikmiş çiçek böcek çocuklarının feminist dolmaları doğal!

Sizin içinizde kadınınızla derdinizi paylaşma ihtiyacınız “hassaslığım gücümdür” propogandasının uzantısı ve bu propogandanın temel amacı erkeğin herşeyi kadına anlatmasını sağlayarak kadın tarafından manipülasyonunu kolaylaştırmak. Ama işte binlerce yıllık eşleşme mekanizmasının üstünü yazamıyorsun. Kadının ilişkide eline koz olarak verilmek üzere erkeklerin duygusallaştırılmazı, kadının içinde tiksinti yaratıp kadının ilişkisini mahvetmesine neden oluyor.

Haldun Abi sağolsun en erkenden öğrendiğim ve çok faydasını gördüğüm bir kuraldır bu. Çoğunluk gibi kız arkadaş bulur bulmaz yakın arkadaşlarınızı ihmal eden bir kazma değilseniz derdinizi paylaşacak bir erkek grubunuz zaten vardır ve bunlarla en az iki haftada bir yanınızda tek kadın olmadan buluşuyorsunuzdur. Eğer hiç kadın olmadan buluşabildiğiniz bir erkek grubunuz yoksa veya varsa bile bunlarla ilişki başladığından beridir buluşamıyorsanuz taşaklarınızı da bir zahmet kadınınıza verin çantasında saklasın.

Maybe One Day bu yazıyı senin şahsına yazmıyorum, yazdıklarından esinlendim sadece.

Mavi hap travması

Yukarıdaki ekran görüntüsündeki mesajlaşma şöyle : Mavi Haplı Çocuk (MHÇ) – Yıktın Gittin İnsafsız (!) (YGİ)

MHÇ : Deniyorum ama daha da kötüye gidiyorum. Ne yaparsam yapayım seni unutamıyorum. Dün çaresizlikten resmen odamda 1 saat ağladım. Senin hayatımda olmana gerçekten ihtiyacım var ve ilişkimizi mahvettiğimi bilmek beni öldürüyor. Senin bunu yapamayacağını bilmeme rağmen herşeyin normale dönmesi için sonuna kadar çabalamak istiyorum. Ama tamamen darmadağın oldum ve bütün bu süreçte çok yalnız hissediyorum.

Seninle konuşmaya ve senin yanımda olmana ihtiyacım var. Seni nasıl da bu kadar çabuk kaybettiğimi anlayamıyorum.

YGİ : Bu ilişkiyi mahveden sadece sen değilsin. Bu ilişki iki taraflı idi bu nedenle kendini suçlamanı istemiyorum. Herşeyin bir sebebi var ve ikimizde bu ilişkiden çok şey öğrendik. Öğrendiklerimiz bugün olduğumuz kişileri şekillendirdi. Hayat çılgın şekillerde işliyor ve bugün imkansız görünse de zamanla bunu aşacağını ve unutmanın daha kolay olacağını biliyorum. Herşey yoluna girmeden önce işler çok kötüye gider.

MHÇ : Ama beni hayatından nasıl bu kadar hızlı söküp atabilirsin! İlişkimiz için çabalamak ve ilişkimizin çalışması için fırsat istiyorum zira ilişkimizin nasıl olabileceğini biliyorum. Neden çabalamak istemiyorsun? Sana şu an çok ihtiyacım var zira şu an o kadar depresyonda ve yalnız hissediyorum ki!  Seni yeniden hayatımda görmek için yapabileceğin birşey yok mu çok merak ediyorum.

Biliyorum benimle olmak ya da beni görüp görmemek senin zerre umrunda değil. Ama “seni özledim” ve “seni seviyorum”dan beni tamamen mahvetmeye bu kadar hızlı nasıl evrildin anlayamıyorum.

Bunların hiçbirini duymak istemediğini biliyorum ve seni rahatsız ettiğim için çok üzgünüm. Ama seni düşünmeden yapamıyorum, özellikle şu anda. Daha önce hiç böyle hissetmemiştim ve hayatımda hiç bu kadar kötü hissetmemiştim.

YGİ : Bildiğim tek şey bu ayrılığın senin için iyi olduğu. Daha önce dediğim gibi – bunu duymanın acı verdiğini biliyorum ve bunu söylemek bana acı veriyor – ama konuşmaya devam edersek, bu ayrılığın acı tarafı devam edecek. Başka hiçbir şeyin olmadığını söyleyemezsin zira her zaman senin yanında olan harika arkadaşların ve bir ailen var. Böyle birden bırakmakla sana acı verdiğimi biliyorum ama bence en iyisi bu ve tüm arkadaşların ve ailen bana hak verecektir.

MHÇ :Ama bu neden iyi olsun? Neden beraberce çabalayıp ilişkinin çalışmasını sağlamayalım?

YGİ :Çünkü ben bu aşamayı çoktan geçtim. Üzgünüm Jake.

MHÇ : Denemedin bile! Sadece vazgeçtin, ama ben vazgeçemem. Sabrina inan bana başka kimsem yok! Arkadaşlarımı kaybediyor görünüyorum ve insanlar konuşmak istemiyor / ben onlarla konuşmak istemiyorum. Ailemle de bu konuda konuşamıyorum zira şu an ilişkimiz hakkında ne düşündüğü umrumda bile değil.

Sabrina vazgeçemem, üzgünüm ama seni bırakamam.

Bana en çok sorulan sorulardan biri şu :

“Bir erkeği fişten nasıl çekerim? Kadın erkek ilişkileri dinamiği hakkındaki tüm bu kırmızı hap farkındalığı benim hayatımı iyiye doğru radikal bir şekilde değiştirdi! Arkadaşlarımın, erkek kardeşlerimin, babamın bu farkındalığın kadınlarla ilişkiler konusunda kendilerine nasıl fayda sağlayacağını bilmelerini istiyorum.

Bu bilgiler ÇOK ÖNEMLİ!  Ama en yakın arkadaşlarımda ve ailemde bile büyük bir dirençle karşılaştım. Ne yapabilirim? Bu adamlara kitabını vermek ve kitabı mantık çerçevesinde tartışmak istiyorum. Bu bilgiyi tavsiye ettiğin gibi diğerlerine vermek istiyorum ama onlar sanki gerçeği görmek istemiyorlar. Bu konu hakkında konuşmak bile istemiyorlar. Kendilerini sürekli olarak hayalkırıklığına uğratan boktan yolda ısrar ediyorlar ve kadınlarla mavi hap perspektifinden etkileşime geçmeye devam ediyorlar. Rollo, biraderime nasıl yardım edebilirim?

Bir zamanlar SoSuave Forumunun moderatörlerinden biri iken bu soruyu tartışırdık. Arkadaşınızın ya da erkek kardeşinizin eğer gözlerini açıp kadın – erkek ilişkilerinde küçük yaşlardan beridir kabul ettiği koşullanmalar nedeniyle nasıl kapana kısıldığını bir görebilse hayatının ne kadar güzelleşebileceğini bilmek yıldırıcı. İnanın bana, bu konuda hala hüsrana uğruyorum. Yukarıdaki çocuk gibi birçok erkeğin mavi hap izin vermediği için daha değişik düşünemediğinden bunalımın ve intiharın eşiğinde olmasını görüyorum.

Bu ciddi bir konu. Mavi hap koşullanması ve bir erkeğin bu koşullanmadan kurtulma kapasitesi gerçekten ölüm kalım meselesi. Kırmızı Hap farkındalığı olan bir erkek olduğunuzu ve en yakın arkadaşınızın ya da kardeşinizin Eski Kitaba olan ego yatırımı başka türlüsüne izin vermediği için ilişki çılgınlığına gömüldüğünü düşünün. Kadın erkek ilişkilerinin nasıl olması gerektiği ile ilgili düşüncelerini sorgulayacaklarına boyunlarına ip geçirmeyi tercih ediyorlar.

O benim herşeyim

Yazının ilerleyen bölümlerinde bu soruna tekrar geleceğiz ama şimdi bir okuyucunun beni Twitter’da haberdar ettiği bu mesajlaşmaya bakmak istiyorum. Çözünürlük için özür dilerim. Bu tweet ben yorum yazdıktan sonra silindi ve benim elimde de sadece ekran görüntüsü var. Burada aşırı yatırım yapmış bir mavi haplı çocuk ile herşeyi yaptığı kadın çocuğun hayatından çıkıp gitmesini istediğinde içine düştüğü düşünce yapısını görüyorsunuz. Burada çok şey oluyor ve bu yazıda bunları değerlendirmek istedim. Belli bir süre Kırmızı Hap farkındalığına sahip olduğunuzda Mavi Hap koşullanmasının içine düşen erkeğim düşünce süreci ile karşılaşmak kafanızı karıştırabilir. Kırmızı Hap Gözlüğü hem ödüldür hem de lanet. Bu gözlük ile fişten çekilmiş erkek, mavi haplının yaşadıklarına yabancı hissedebilir ve mavi haplının kadın – erkek ilişki dinamiği ile ilgili körlüğü nedeniyle affallayabilir.

“Bu çocuk bu kızın kendisinden neden kurtulmak istediğini gerçekten de göremiyor mu?” Kırmızı Hap bakış açısından bu çocuğun ne yaptığının zerre farkında olmamasından dolayı gerizekalı olduğunu düşünebiliriz. Olan biteni o kadar apaçıkken görememesi çocukta bir sorun olduğunun göstergesi değil mi? Fakat çoğunlukla bu çocuklarla ilgili tek problem Mavi Hap koşullanmalarının içine düştükleri durumu eski kitabın çerçevesinin sınırlarından algılamalarına neden olması. “Kaliteli kadın”ın da anlayıp kendileri gibi oynayacağını sandıkları ve dinsel bir şevkle takip ettikleri kuralların sınırlaması. Bunu şimdilik bir kenara bırakalım.

Deniyorum ama daha da kötüye gidiyorum. Ne yaparsam yapayım seni unutamıyorum. Dün çaresizlikten resmen odamda 1 saat ağladım. Senin hayatımda olmana gerçekten ihtiyacım var ve ilişkimizi mahvettiğimi bilmek beni öldürüyor …

Bu çocuğun (yazdıkları gerçekten de bir ergen olduğu izlenimini veriyor) yazdıkları tamamen kendi kendini suçlama ile dolu. Bu Mavi Hapın içgüdüsel bir parçasıdır – her ayrılık erkeğin kendi suçudur. Eski kız arkadaşın ayrılıkta kendi hatalarını da itiraf etmesine rağmen çocuk bunu tamamen görmezden gelecek. Bir ilişki, evlilik her zaman erkeğin yeterince yatırım yapmaması nedeni ile biter. Kadın aldatsa bile Mavi Hap mantığı kadının gözünün dışarda olmasının faturasını erkeğe kesecektir. Bunun sözünün eri zihin yapısının ve “ilişki büyük çaba ister ve bu çabayı kadının yakınlığını haketmek için sürekli erkek göstermelidir” temalı “Oprah evlilik danışmanlığı onaylı” nosyonunun içsel bir parçası olduğunu da belirteyim.

Sonuç olarak, Mavi Hap kafası otomatik olarak kendini suçlu bulacak ve bir şekilde kendi yüzünden “bozulan” ilişkiyi tamir etmek için yeni bir programın pazarlığına oturmaya çalışacaktır. Mavi Hap ile koşullanmış erkekler hala erkektir ve bu nedenle de erkeklerin fabrika ayarı olan tümdengelime meyillidirler. Yani Mavi Hap dünyasında ilişkiyi tekrar eski haline getirmek için çözümler aramak mantıklıdır. Mavi Hap zihin yapısı böyle çalışır : Herkesin uyduğu ya da uymak zorunda olduğu bir grup (Eski Kitap) kuralı vardır ve kadın – erkek aynı olduğu için kadının arzusu ve yakınlığının pazarlık edilebilir birşey olduğunu düşünür.

Hatasının farkındadır ve bunu düzelteceğine emindir. Ama dünya böyle çalışmaz. Gerçekte, bu hata kabulünün kendisi kadının terketme kararını güçlendirir. Hipergaminin kökleri şüphe üzerindedir ama bu erkeğin hipergamik bilinçaltının şüphelendiği gibi hiçbir opsiyonu olmayan bir Beta olduğu artık kesinleşmiştir.

Ama beni hayatından nasıl bu kadar hızlı söküp atabilirsin? İlişkimiz için çabalamak ve ilişkimizin çalışması için fırsat istiyorum zira ilişkimizin nasıl olabileceğini biliyorum.

Bu mesajlaşmadaki en yapışkan ve muhtaç duygusal boklardan uzak durmaya çalışıyorum. Mavi haplı erkekler ilişkinin en güzel zamanlarında bile kendilerini duygulara gömerler ama bir ayrılık ile karşı karşıya kaldıklarında kendilerine öğretilen “hassaslık güçtür” saçmalıkları onların ayaklarına tamamen pranga vurur. Bu duygusallığın kendilerini terk eden kadını nasıl tiksindirdiğinden bahsetmeye gerek bile yok.

Burada büyük bir yatırım yaptıkları kadının kendilerini terk edip gitmesi ile karşılaşan standart Mavi Hap şaşkınlığını görüyoruz. Kadını görev aşkı ile zihinsel merkezine koymuş olduğuna göre, kadın da aynı kurallar kitabına göre oynamıyor mu? Yukarıdaki alıntıda Savaş Gelinleri yazısını linkledim zira çoğu kadının erkeği hızlıca geride bırakabilmesinin mekanizması odur. Kadınların önceden yüklü gelen zihinsel yazılımının bir parçasıdır bu.

Bunun ardından oğlumuz Mavi Haplı bir şekilde ilişki yatırımını öne sürüyor ve ilişkiyi onarmak için gerekli çabaya hazır olduğunu anlatıyor. Ayrılıkta “ilişkiyi onarmak için çalışma” olayı ters teper özellikle de erkek eşitlik dolmalarını fazlaca yutmuş biri ise. “Açık iletişim her sağlıklı ilişkinin anahtarıdır” masalı öğretilen oğlumuz kendisine eşit ruh ikizinin ilişkiyi onarmak için çalışmak istememesi karşısında afallar. İşler iyiye giderken bu “ilişki için çabalama” olayı kadının istediğini alması açısından yararına çalışır ama kadın  (genellikle kendini daha iyi hipergamik opsiyonlara açmak için) Mavi Haplıyı terk etmek istediğinde bu “çabalama” isteği ayak bağıdır. Ama neden ilişkiyi onarmak için çabalamak istemiyor?

Ayrılık esnasında kaderini belirleyen bunlar olmasına rağmen Mavi Hap koşullanması o kadar derindir ki içinde bulunduğu durumu yazdığından daha farklı yorumlayabilecek kabiliyeti yoktur.

MHÇ : Hayatımda yaptığım herşey ilişkimizi daha iyi yapmak içindi. Ve burada Kingston’da, uğruna kalkıp buraya taşındığım kişi olmadan yaşamak beni öldürüyor. İyi bir ilişkimiz olmasını garantilemek için atılabilecek her adımı attım.  Kalbinde benimle konuşmaya ve beni duymaya istekli bir parça yok mu?

MHÇ : Hayatımı mahvettin ve bana herşeyi düzeltmek için bir şans bile vermiyorsun. Hiçbir şeyim kalmadı. Ailem ve arkadaşlarımla ilgili söylediklerin umrumda değil zira onlarla hiçbir şey konuşmak istemiyorum. Hiçbir şeyim yok burada. Berbat bir iş ve her tarafı bana seni hatırlattığı için içinde barınamayacağım bir şehirden başka. Geçirdiğimiz güzel zamanları takdir edemem, beraber geçirebileceğimiz güzel zamanları takdir etme ihtiyacım varken. En iyi arkadaşımla daha çok zaman geçirmeye ihtiyacım var. Eğer bunu yapamazsam hayatımla ne yapacağımı bilmiyorum. Aramızdaki ilişki nerede kötü gitti anlayamıyorum.

Ah evet, oğlumuz daha da sıçıyor. Bu çocuk çoğu Mavi Haplı erkeğin kendilerini ego – yatırımları ile tanımlarken yaptıklarını söylediğim şeyi yapmış. Mavi Hap bu erkeklerin kendi hayallerini gerçekleştirme kapasitelerini öldürmekle kalmaz, herhangi  bir hayal ve hırs sahibi olmalarını bile engeller. Elimizde hayalleri “mükemmel erkek arkadaş” olma etrafında dönen bir çocuk var. Bu olsun diye gerçekten herşeyi yapabilecek ve bırakabilecek biri. “İyi bir ilişki” en büyük amacı ve kadın kendi rolünü oynamadığında – “çalışması için herşeyi yapma” kurallarını – tepki genelde kendinde hata bulmaktır. Zira ruh ikizinde hata bulmak bütün Mavi Hap makinesini sorgulamak demektir.

Fakat hatun hala oynamamaktadır. Bu durumda 3 seçenek var : Birinci ve en çok kullanılan seçenek bir şeyleri feci şekilde sıçtığını düşünmektir. İkincisi, aynı kurallarla oynamadığı için kadında bir sorun olduğunu düşünmektir. Ve son seçenek ise kendi Mavi Haplı ego – yatırımının kurallar hakkındaki görüşünün yanlış olduğunu düşünmektir. Son seçenek en zor olanıdır ve bir erkek çok az ihtimalle bu seçeneğe gider.

Kılıçların çekilmesi

Çoğunlukla bu aşamada kadın kendisine “ilişkiyi onarmak için çabalama” baskısı yapan eski Beta erkek arkadaşına karşı savunmaya geçer. Mavi Haplı erkek herşeyi kitabına göre yapmış olmasına rağmen bu çabasının ona ilişki yatırımı olarak dönmemesinden dolayı şaşkındır. Ne yanlış yapmışsa o yatırımın bunu ödemesi gereklidir. Bunları bırakın, açık iletişim ve pazarlık onun da katılması gereken bir oyun değil midir?

Sorun şu ki yatırımı onu, kadının artık onunla tek bir dakika bile çöpe atmasına tahammülü olmayan hipergamiden korumamaktadır. Oğlumuz bunun farkında değildir ve davasını sonuna savunmaktadır ama bu çabası ise kadının savunma kalkanlarını kaldırır.

En tatlı, en anne eli ile seçilmiş kızın bile egosu hipergami ile direkt bağlantılıdır. Hipergami optimizasyonu onun hayatta onun en temel Darwinist dürtüsüdür. Bu optimizasyondan ödün vermesi fikri bile kadında ölüm – kalım meselesi ciddiyetinde karşı atağı harekete geçirir. Bir zamanlar sosyal kontrol mekanizmalarının kadının hipergami optimizasyonunun en kötü taraflarını dengelesi beklenirdi. Görücü usulü evlilik, sosyal ve dinsel kurallar, mahalle baskısı, vs … bu hayatta kalma içgüdüsünü kontrol etmek için varoldular ve erkeklere hipergami üzerinde kurumsal bir kontrol mekanizması sundular.

Bugün, cinsel devrim sonrası distopyada, kadının hipergami optimizasyonundan ödün vermesinin kişisel ya da sosyal olarak beklendiğini ima etmek bile azgın bir tepki ile karşılanır. Cinsel pazar değerlerinin kullanım gününün geçtiği zaman “Mr. Yeterince İyi” ile hayatını birleştirme ihtimalinin bile kadınların tüylerini diken diken etmesinin nedeni budur. Bu sanki onların bilinçaltına hayatları boyunca biraz daha bekleseler daha iyi olabilecek çocuklar kadar iyi olmayan çocuklar yetiştireceklerini fısıldamak gibi birşey. Hipergami gelecekte bulabileceği bir erkek için kadının hayatıyla kumar oynar ve evet bildiğin hayatta kalma dürtüsüdür.

Bütün bunlar “aşağı bir erkeğe” bir kez hayat boyu yatırım için değersiz olduğu anlaşıldıktan sonra duyulan düşmanlık olarak ortaya çıkar. Temelde bu kadına bu erkeğe yapacağı yatırımın yanlış olduğunu ve hemen erkekten kurtulması gerektiğini söyler. Erkeğin Mavi Hap paradigmasında oynamak artık kadın için çekilmez olduğunda bu vahşi tepki tüm gücüyle ortaya çıkar. Kadın elemanın bandajını birden çekip çıkarmadan önce onu yumuşak bir şekilde bırakmayı denediğini kendi egosuna anlatma ihtiyacı duyar. Bu aşamada erkek “deli”, “muhtaç” ve “anne problemi” bulunan ve “kendine güvensiz” biridir. Bu bahaneler ile kadın zaten  erkeğin Mavi Hap bağlılığı yüzünden olan şeylerle ilgili suçluluk duygusunu üzerinden atar.

Erkek Mavi Haplı ama Kafayı Yemiş.

Eminim ki bu yazıyı okuyan kadın ve erkek bir kısım okuyucu, bu çocuğun gerçekten sorunlu biri olduğunu düşünecektir. Belki çocuk gerçekten de bir süre tutunmayı başaran bir insel ve muhtaçlıkları yüzeye çıktığında kadın akıllıca davranarak çocuğu terk etti. Bu bariz birşey gibi görünse de her Mavi Hap koşullu erkeğin bu çocuk olduğunu iddia edeceğim. Hayat boyu maruz kaldığı bu koşullama erkeğin içsel idealizmi üzerine oynar ve tam olarak burada sergilenen düşünce sürecini tetikler. Kadınlar sizin koşullanmış zihinsel odağınız olduğunda, hayatınızı ilişki devam etsin diye yeniden düzenlemek doğal süreçtir. Bir kadın olmadan yaşayamayacağınıza inanmanız sizin sıfırlanmanızı daha da kolaylaştıracaktır.

Son olarak da bu erkeğin – ya da böyle birşey başına gelmeden fişten çekmeye çalıştığınız arkadaşınızın – ayrım noktasına geldik : terk edilme ile yüzleşip ya kendi Mavi Hap gözlüklerine daha da sarılacak ya da oyununu üzerine kurduğu kuralların geçerliliğini sorgulamaya başlayacak.Kırmızı Hapa bir erkeği en çok getiren neden bu tip bir tecrübedir. Ne yazık ki, uyuyan bir erkeği uyandırmak sarsıcı bir deneyim gerektirir ama kadın – erkek ilişkilerine bakışa meydan okunması birçok erkeğin mavi hapla çelişen fikirlere gözlerini açmasının tek yoludur.

Bana “Rollo arkadaşım, kardeşim, babam çok kötü bir yıkıma doğru ilerliyor ona fişten çekilmeleri gerektiğini nasıl gösterebilirim?” Söylemem gerekir ki doğru zamanı beklemelisiniz. Bazı erkekler daha önce izledikleri yolun hiçbir sonuca ulaşmaması ve şartların zorlaması üzerine kırmızı hapa gelirler ve Kırmızı Hap farkındalığı kazanırlar. Ama çoğu erkek Betadır ve çoğu derin koşullanma ile dolu yaşamlarında kendilerini bu çocuğun yerinde bulurlar. Bunların çoğu onların yanlış yetiştirilişlerini yüzlerine vurduğunuzda size şiddetle karşı koyarlar.

Bu adamları kendi hallerine bırakmak bazen en kolayıdır ama ya bu adam sizin hayatı boyunca ayak paspası olsa da en küçük fırsatta bile beyaz şövalye kesilen erkek kardeşiniz ise? Verebileceğim en iyi tavsiye doğru zamanı beklemeniz. Çoğu insan en zayıf anlarında bu erkeklere Kırmızı Hap aşılamanızın onu manipüle etmeniz anlamına geldiğini söyleyecektir ama bir kişiyi fişten çekmek için genellikle bu kişinin Mavi Hap tarafından darmadağın edilmiş olması gereklidir.

Böyle bir erkeğe karşı her zaman dürüst, açık ve affedici olmanızı tavsiye edeceğim.Bu adam muhtemelen geçmişte beyaz şövalyeliğine laf ettiğinizde sizi sorunlu ve kadın düşmanı ilan etmişti. Onu eğitebileceğinizi “sandığınız” için sizinle dalga geçmişti. Kırmızı Hap öğretecekseniz geçmişte olan bu şeyleri unutmanız lazım. “Ben sana demiştim” demek yerine adamı kendi haline bıraksanız daha iyi. Bırakın  o size gelip teşekkür ederek “sen beni uyarmıştın” desin.

****

Burada bir paragraf açıp bu bokun bir Mavi Haplıyı benim “başarı pornosu” dediğim bir grup satış taktiğine karşı savunmasız nasıl da savunmasız bıraktığına dikkat çekmek istiyorum. Mavi hap idealizmini anlamış olmanın arıza sonuçlarından biri de bu arzuyu sömürmek için mor haplı yaşam koçluğu satmaktır. RSD’nin (Real Social Dynamics) yeni ürünü olan “get me a girlfriend game” (bana kız arkadaş bul oyunu) programı buna bir örnek. Bence bu program direkt olarak mavi haplı “herşeyi olması gerektiği gibi yapmak” idealizmine oynuyor.

“Yaşam koçları” bu muhtaçlığı, kırmızı hap farkındalığı içinde mavi hap güvenliğine tutunmaya çalışan mavi hap rüyaları için mükemmel bir satış segmenti olarak görüyor. Hem kırmızı hap farkındalığınız olacak hem de bunlarla tüm mavi haplı hayallerinizi (kendinizi kurtarmak için cehennem azabından geçtiğiniz hayalleri) gerçekleştireceksiniz – ne kadar mucizevi değil mi? Bu tür hileler siz bu programları almaya niyetli olduğunuz sürece sizin hayatınızı bombok etmeye hazırlar.

Çeviri : Blue Pill Trauma

Rollo Tomassi : Kırmızı Hap camiasının en önemli figürlerinden biri olan Rollo Tomassi'nin The Rational Male kitabı her erkeğin okuması gereken başucu eseri. Oldukça popüler olan The Rational Male bloğunun da sahibi de olan Rollo, The Rational Male - Preventive Medicine (Volume 2) ve The Rational Male - Positive Masculinity: Positive Masculinity (Volume 3) adlı kitapları ile ilk kitabındaki fikirleri daha da geliştirdi. Rollo Tomassi'yi burada Rollo Tomassi etiketinde de takip edebilirsiniz.