Kişiye 17 Yaşındaki Halinin Vereceği Tepki

Ekşisözlük’te an itibarıyla 11 sayfa olan (sayfa başı 100 entry) böyle bir başlık var. Ve başlıktaki sadece son sayfadan birkaç alıntı:

— hâlâ aynı bataklıktasın hani hayallerim.

— artık bataklıktan yüzünü çevirip yıldızlara bakmalısın.

— bu ne amk.

— mk senin ben.

— oha kimi yedin?

— şu haline bir bak çok şişmansın, kaç kilosun sen?

— daha ölemedin mi sen?

— ben senin amk.

— öl, geber daha iyi.

— hişşşııykrt (bilek kesilme sesi)

— amına koduğum şişmanı

İnsanların kendine öfke kustuğu, hatta yaşamamış olmayı dilediği, bu derece birbirine benzer, bir yığın pişmanlık ifadesi neden var?

Farklı başlangıç noktalarından başlanıp ilerlenen farklı istikametlerin sonunda gelinen konumdan duyulan tiksinti, neden birbiriyle bu derece örtüşen, bu derece tahmin edilebilir bir model halini almıştır?

Arthur Schopenhauer şöyle der:

“Hayatımız, her daim peşinde koşup durduğumuz dinginliği hiçbir zaman bulma ihtimaline sahip olmayan bir devinim biçimine bürünmüştür: tıpkı bir tepeden aşağıya koşan adam gibi, eğer durmaya çalışırsa kaçınılmaz olarak düşecektir; ve ancak sürekli koşması halinde ayaklarının üzerinde durabilecektir. Yahut bir parmağın ucunda dengede duran çubuk, ya da yörüngesinde hızla ilerlemezse güneşi tarafından yutulacak olan bir gezegen gibi. Devingenlik varoluşun temel ayırt edici özelliğidir.”

Arthur Schopenhauer
Schopenhauer

Bu devingenliğin kritik önemini kavrayamayıp “Ne olacaksa olsun, sal rölantide gitsin” moduna girdiğin anda, o rölantideyken yıllar sandığından çok çabuk geçer ve soldaki saf mavi haplı çocuk sağdaki adama evrilir, hayata ve kendine dair bütün mavi düşleri suya düşmüş, hayata küsüp bunun öfkesiyle ve umutsuzluğuyla boğuşan biri. İyi bak:

kişiye 17 yaşındaki halinin vereceği tepki

Böyle olmak zorunda değil.

“Yapabileceğim hiçbir şey yok” bir bahane değil.

Bunu söyleme lüksünü hak ettiğini düşünüyorsan, sonuçlarını en baştan kabul edebilecek kadar ermiş olman gerek. Ermiş falan da değilsin, ee?

Namludaki 1 derecelik minik sapma 100 metre ilerideki bir hedefi 1.7 metre (2πr/360) ıskalamanıza, yani karavana atmanıza sebep olur. Bunun gibi, şu anki tercihlerinizde yaptığınız küçük bir ince ayar, bugün baktığınız istikametin 10 yıl ilerisinde tamamen farklı bir noktaya sizi götürür. Hatta “kelebek etkisi” yaratıp tahmin edemeyeceğiniz sonuçlar doğurur.

Konu, kontrolün dışında olan değil kontrol edebileceğin şeylerse, yaptığın ve yapmadığın tercihlerin, aldığın ve almadığın risklerin ve sorumlulukların toplamısın.

Bunun sonuçlarından da kaçamazsın.

Saha raporu – Olmuyor, yapamıyorum – Mahmutun buna bir şey yapması lazım

Kerem yazmış daha doğrusu yardım çığlığı atmış:

Mahmut Bey;
Tüm samimiyetimle söylüyorum ki.. OLMUYOR YAPAMIYORUM!
1 yıldır erkekadam sitesini yalayıp yuttum.. Teorik olarak aslında çoğu şeyi anladım ama olmuyor…
Arabam var… 5 Bin TL maaş var. Kamuda Mühendisim. boy: 175 Kilo:71 fitim.. Tek başıma eve de çıktım.. (bunlar varsa olmalı demiyorum ama bunlar önemsiz de değil o manada ifade ettim.)

Objektif unsurları hemen hemen hepsini yerine getirdim ama iş buluşmaya gelince boş!
En son dün iki kızla AYRI AYRI buluştum. (Çelişki gibi gelecek ama ikisini de asla kendime yakıştırmıyorum!)

İkisinde de konuşmaların yüzde 70 ini ben yaptım onlar benden daha rahattı ve kaçınılmaz son:
Birinden buluşmadan sonra telefon istedim hazır değilim dedi bitirdim. (Aslında o bitirmiş oldu.)

Diğeri mesaj atsam Lütuf olarak cevap yazıyor pek takmıyor Onu da siktir ettim.

Bu kadar okuyup, spora gidip, iyi giyinip GÖTÜ BOKLU KIZLAR TARAFINDAN RDDEDİLMEK itiraf ediyorum aşırı bir şekilde ZORUMA GİDİYOR

VE ARTIK ASLA KIZLAR KONUSUNDA BAŞARILI OLAMAYACAĞI HİSSİNE CİDDİ BİR ŞEKİLDE KAPILIYORUM.

YARDIMCI OLURSANIZ ÇOK SEVİNİRİM.

Dışarı çıkıp adım atmadan ağlayanlar baydı ama dışarı çıkıp çabalayan adama yazdığı absürt de olsa vakit ayırırım.

Şimdi Kerem Bey, 1 yıldır erkekadam sitesini yalayıp yuttuğunu sanabilirsin ama kendi kontrolün içinde olan şeyleri doğru yapıp sonra buraya gelmen lazımdı. Kendini zerre analiz etmeden yardım istiyorsun. Ama ben sana analiz edeceğim. Fakat dediğim gibi bunu senin yapman lazımdı!

<em>İkisinde de konuşmaların yüzde 70 ini ben yaptım onlar benden daha rahattı ve kaçınılmaz son</em>

Nein nein nein! Kadın gibi sussa da kafa dinlesek bir yaratık nasıl oluyor da 30% konuşuyor? En fazla 50% – 50% olabilir. Sen sorarsın o nezaketen de olsa cevap verir. Eğer kız arıza ise ve sorularına bile cevap vermiyorsa (sorular kızı stalk edecekmişsin gibi yer bilgileri olmamalı) sen de konuşmayacaksın. Sessizliği bozmak zorunda değişlsin, sessiz kalmaktan korkma.  Sessizliği bozma dürtün mavi hap, maalesef yalayıp yutmamışsın henüz. Kızın ne yaptığını kontrol edemezsin ama kendi davranışların 100% kendi elinde. Önce kendi tarafını doğru yap.

Sorular öyle havadan sudan olmamalı. Sorular onunla ilgili olmalı. Ya aslında bu zor değil zira kadınlar kendilerinden konuşmaya bayılırlar, susturman zor hatun kısmını. Emin ol, beta davranışlardan kurtuldun mu, hatun senden elektrük alamasa da çok konuşur. Hele de senin bir daha görüşmeseniz onu yarın unutacak bir adam olduğunu vücut dilinden anladıktan sonra.

Kız 10 dk içinde muhabbete girmiyorsa oradan sonra sen de aç telefonunu ve youtube’dan sessizde haftanın maç özetlerini izle. Ben olsam öyle yapardım mesela kız eğer arıza sessiz ise ama bu utangaçlığından değilse. Farkı anlarsın merak etme. Ama sen kendi mavi haplılığınla sessizliği bölme dürtüne yenilmesen çoğu kız böler.

Birinden buluşmadan sonra telefon istedim hazır değilim dedi bitirdim. (Aslında o bitirmiş oldu.)

Diğeri mesaj atsam Lütuf olarak cevap yazıyor pek takmıyor Onu da siktir ettim.

Nein nein nein! Gündüz oyununda ya da buluşmada konuşamadığınız, bağlantı kuramadığınız ya da kurdurmayan kadından telefon istemeyin diye ağlayacağız neredeyse! Sırf bu yüzden sokak saha raporlarını incelemeyi bıraktım. Hatun sizin taşaklarınıza tekme atsın daha iyi! Ben olsam ikisinden de telefon istemem. Bak kızlar seni beğenir beğenmez onun bir kısmı kızın elinde ama senin davranışların tamamen senin elinde. Sen kırmızı hapı özümsemiş olsan o telefonları istemezdin. Kız senin onun telefonunu aramanı sağlayacak ve senin zamanını hakedecek bir şey yapmamış. Nasıl ödülsün ki bir de telefon istiyorsun. Kendini zorla vermeye çalışan bir ödül!

VE ARTIK ASLA KIZLAR KONUSUNDA BAŞARILI OLAMAYACAĞI HİSSİNE CİDDİ BİR ŞEKİLDE KAPILIYORUM.

Bana zaten hep bu hisse sahipmişsin gibi geldi. Dedim ya, kendi analizin aşırı yüzeysel.

Bugüne kadar kaç kızla buluştun, ne tür sorular soruyorsun, neden sessizliği bozma ihtiyacı hissediyorsun (özellikle soruları zaten soran sensen), o masada nasıl oturuyorsun, neden rahat değilsin (yanlış bir şey söylesen seni masaya yapıştıracak Tekwando şampiyonu hatunlarla mı buluşuyorsun, yoksa kızdan korkma), neden kendi tarafını doğru oynamıyorsun, neden aç gibi muhabbeti illa devam ettireceğim, illa telefon alacağım diye kasıyorsun?

Kırmızı hapı yalayıp yutmuş olsan hikayen şöyle bir şey olurdu : “Abi kızla buluştuk, 5 – 10 dk muhabbet edeyim dedim ama olmadı, sonra ben sessizliği bozmam gerekliliği dürtüsüne yenilmedim ve soru sormayı bıraktım. Böyle 10 dk sessizlik oldu. Ben de açtım telefonumda haftanın en iyi 10 golünü izlemeye başladım.

a) Kız o arada bir şeyler geveledi ve kalktı gitti.

b) Baktım kız kalkmıyor, konuşmuyor da. İzin isteyip kalktım, hesabı ödedim ve çıktım gittim.

Hocam eğer sen kendi tarafını iyi oynarsan kız seni beğenmese bile en azından bir muhabbet olur. Senin anlattığından anlaşılan sen alt tarafı tanıyıp etmediğin bir kadın önünde fazla ezilip büzülüyorsun. Kendi tarafını mekanik olarak bile iyi oynamıyorsun.

Kaç kızla buluştun bilmem, muhtemelen bir düzine bile değildir, ama daha kendi oyununu oynayamazken 1000 kızla buluşsan iş çıkmaz.

Seni Seviyorum Meriç – İyi ki Varsın SJW

Erkek Egemenlik Hiyerarşisi

Kadınlarla başarılı olmak isteyen bir erkek, erkek egemenlik hiyerarşisindeki yerini yukarıya çekmelidir. Her ne kadar bir erkeğin kendine bakması, temiz ve medeni olması, karşı cinsle ilişkisinde önemli olsa da, erkeğin kadınlarla başarısını belirleyen temel şey, egemenlik hiyerarşisindeki yeridir. Bu nedenle bir erkeğin cinsel pazar değerine en çok etki eden şey, onun statüsüdür.

 

Yukarıda harikulade bir yazı mevcut, okumayanların ya da konudan haberdar olmayanların ve daha önce okumasına rağmen hala pratik edemeyenlerin göz atmasını istiyorum.

Erkek Egemenlik Hiyerarşisinde yükselmenin ve ortalama 65-80 yıl arasında yaşayacağımız hayatta ortaya bir değer koymanın; Eğitim, Kariyer ve Kişisel Gelişim odaklı üç ana dalı olduğunun artık bilincindeyiz, belki hala harekete geçmediniz ya da nereden başlayacağınızı bir türlü kavrayamadınız, olabilir en nihayetinde uzun yıllar bunu size “Paran yoksa o iş yaş” gibi sığ düşüncelerle anlatmaya çalıştılar. Hiçbir dayanak, hiçbir araştırma örneği olmadan.

Ne oldu sonra? Instagram, Twitter, Youtube demeden fenomen olma gayreti başladı. Toplum nezdinde değer kazanmanın birkaç siktiri boktan video çekmek olduğunu düşündünüz ya da olayın eğitim almak olduğunu kavramadan yetenekli olduğunuz yalanı anne, abla, teyze, anaanne, babaanne tarafından ” Şu ünlüden ne farkın var?!?! ” gazıyla pompalanarak setlerden setlere koşuşturarak, ülkenin büyük girişimcilerinden birinin gerizekalı turnusolu yetenek yarışmalarında vakit harcayarak yıllarınızı heba ettiniz ( Bu arada beyefendi bahsi geçen israfların katkılarıyla şu sıralar kendisinden 20-25 yaş küçük manitayı götürüyor, emeği geçenlere sevgilerimi iletiyorum. Tam olarak yaşamak istediğiniz hayat değil mi? ) ya da hayalinizdeki ev, araba, kadın için üç-beş kuruş elinize geçer geçmez sayısal, iddaa, altılı oynamaya başladınız.

Ama asla ÇALIŞMAK gerektiğini düşünmediniz. Çünkü size kolay yoldan kazanmak öğütlendi. Paran yoksa olmaz dendi, arabası olana veriyorlar dendi, ev olmazsa apart dendi, apart parası yoktu; Sevişemedik.

Pekala, bu kadar ofansif olmayacaktı fakat yine tutamadım kendimi. Şimdi gelelim yaptığınız/yaptığımız hatalara ve toparlamak için yapılması makul olanlara.

Yapacak çok şeyiniz olduğunu düşünüyorsanız, hiçbir zaman en önemli şeyi yapamazsınız.

Öncelikle şunu bir kavrayalım. Kırmızı Hapı aldınız, okumaya başladınız, değişim çok yakın.. Lakin bir terslik var; Yamyam gibi her şeyin ucundan tutmak için can atıyorsunuz. Sınırlarınızın bilincinde olmadan, saldırganlaştınız. Sakin olun, Neo bile ne acılar çekti.Hedefleriniz uğruna çaba harcamak için hiçbir motivasyon duymuyor musunuz? Aslında bu, birçok kişinin başına gelen son derece normal bir durum. Dünyanın en başarılı insanları bile zaman zaman hiçbir motivasyon duygusu hissetmiyor ve yaptıkları şeylere karşı hiçbir istek duymuyor. Hedefleri gerçekleştirmek için motivasyonun çok önemli bir rol oynadığı gerçek. Ancak her şeyi motivasyondan da bekleyemeyiz. Başarılı insanların en önemli sırrı, bir işe karşı günlük hislerinden bağımsız olarak çalışmaya istekli olmalarından kaynaklanıyor. Siz de motivasyonun bir duygudan ibaret olduğunu ve duyguların gelip geçici olduğunu kabul etmelisiniz. Kendinizi motivasyona bağlamak yerine, hedeflerinizi gerçekleştirmek için hazırladığınız planı alışkanlığa dönüştürün. Böylelikle motivasyondan bağımsız olarak hedefinize doğru ilerleyebilirsiniz.

Birçok kişinin hedeflerini gerçekleştirememelerinin en sık karşılaşılan nedenlerinden biri de, nasıl yapacaklarını bilememekten kaynaklanıyor. Bilgi ve beceri eksikliği, hedeflere ulaşmanın önündeki en büyük engellerden biri. Başarı, bilgi gerektirir. Hedefinizi gerçekleştirmek için hazırladığınız planı, nasıl uygulayacağınızı bilmelisiniz. Bunun için bir mentordan yardım alabilirsiniz, daha önce başarılı olmuş kişilere danışabilirsiniz, konuyla ilgili kitaplara başvurabilirsiniz, internet üzerinden araştırma yapabilirsiniz, eğitimlere katılabilirsiniz.

Birçok kişi büyük hedefler belirliyor, planlar yapıyor ancak bu planları uygulamak için yeterince çaba harcamıyor. Aksiyon, hedeflerle gerçekler arasındaki köprüdür. Eğer bu köprüyü oluşturmazsanız, hedeflerinizle gerçekler arasındaki boşluk hiçbir zaman kapanmaz ve ulaşılmaz olmaya devam eder. Hedeflerinize ulaşmak için hızlı stratejiler, şipşak çözümler araştırmaktan vazgeçin ve bir an önce çaba harcayarak aksiyon almaya başlayın. Hedeflerinizi ulaşmanın yolu, her gün çalışmaktan geçer. Bunun herhangi bir kısa yolu yok.

Ne kadar hızlı koşarsanız koşun, hep batıya doğru koştuğunuz sürece Güneş’in doğuşunu hiçbir zaman göremezsiniz. Birçok insan hedeflerine ulaşmak için çok fazla çalışmanın yeterli olduğunu düşünür. Oysa doğru stratejiyi geliştirip o yönde çok fazla çalışırsanız başarıya ulaşabilirsiniz. Stratejinizin, hedefinize uygun olup olmadığını sorgulayın. Eğer yanıtınız hayır ise, kendinize daha iyi bir strateji oluşturun ve planlarınızı bu stratejiye göre güncelleyin.

Yapacak çok şeyiniz olduğunu düşünüyorsanız, hiçbir zaman en önemli şeyi yapamazsınız. Bazen insanlar kendilerini bunalmış hissettikleri için harekete geçemez ve hedeflerine ulaşmakta başarısız olur. Bir yılda 100 hedefi gerçekleştiremezsiniz. Odaklanmalı ve gerçekten istediğiniz, önemli hedefleri belirlemelisiniz. Eğer seçim yapmakta zorlanıyorsanız, Pareto 80/20 kuralını uygulayabilirsiniz. Size istediğiniz sonuçların yüzde 80’ini sağlayan yüzde 20’lik iş gerektiren hedefleri belirleyin ve onları hayata geçirmek için çalışın.

Hedeflerinizi neden gerçekleştirmek istiyorsunuz? Eğer bu soruya verdiğiniz yanıt duygusal veya yeterince cesaretlendirici değilse, başarısız olma ihtimaliniz yüksek demektir. Hedeflerinizin altında yatan amaç, sizin o hedefe bağlılığınızın ve hesap verilebilirliğinizin göstergesidir. Eğer hedefinize bağlı değilseniz ertelemek, bahaneler uydurmak veya en basitinden harekete geçmemek çok kolay hale gelir. Hedeflerinizi neden gerçekleştirmek istediğiniz sorusuna, güçlü ve duygusal yanıtlar vermelisiniz. Eğer o hedefi neden gerçekleştirmek istediğinize dair bir fikriniz yoksa, işler zorlaştığında vazgeçmeniz çok daha kolay hale gelir.

Birçok insan hedeflerini belirler ancak zaman geçtikçe dikkatleri dağılır ve başka şeylerle ilgilenmeye başlarlar. En sonunda da hedeflerini hiçbir zaman gerçekleştirmeden unutup giderler. Eğer dikkatinizi çeken başka bir şey varsa, bir fırsattan diğerine zıplamaya çalışmak yerine hedefinizi hatırlayın ve dikkatinizi yoğunlaştırmaya çalışın. Dikkatiniz dağıldığında, odağınınızı da kaybedersiniz. Odağınız kaybolduğunda ise enerjiniz ve motivasyonunuz da kaybolmuş demektir.

Başarısızlıkları hiçbir zaman hafife almayın. Hedeflerinizi gerçekleştirmek için başarısızlıklara da ihtiyacınız var. Başarısızlık olmadan başarı da olmaz. Başarıya giden yolun basamakları, başarısızlıklardan oluşur. Başarısızlıklar bu kadar önemli olmasına rağmen birçok insan başarısızlıkları nasıl karşılaması gerektiğini bilmiyor. Başarısızlığa uğrayan birçok kişi ya vazgeçip bırakmayı ya da daha fazla çalışarak aynı süreci yeniden yaşamayı seçiyor. Ancak aynı şeyi tekrar yaparak, aynı sonuçları alırsınız. Başarısızlıkları karşılamanın en iyi yolu, onları birer geri bildirim olarak algılamak ve yanlışları ortaya koymaktan geçiyor.

Maalesef birçok insan yanlış hedef belirliyor. Gerçekten istemedikleri veya başkalarının istedikleri şeyleri hedef olarak belirliyor. Başkalarının sizin için istedikleri şeyleri kendinize hedef olarak belirlediğinizde, motivasyon duygusu hissetmek zorlaşır ve o hedefe ulaşsanız bile tatminsizlik duygusu ortaya çıkar. Bu yüzden gerçekten istediğiniz hedefleri belirleyin. Kalbinizin en derin noktasından kendinize bu hedefi isteyip istemediğinizi sorun ve iç sesinizi dinleyin.

Kazanan asla vazgeçmez, vazgeçen de asla kazanamaz. İnsanların hedeflerini gerçekleştirememelerinin nedenlerinden biri de vazgeçmektir. Oysa ilerlemeye ve çalışmaya devam ettikçe, hiçbir zaman başarısız olmazsınız.

Bazen hedeflerinize ulaşmaz, planladığınızdan daha uzun sürebilir, daha zor bir yolculuk olabilir. Her gün az da olsa ilerleme kaydederek, sonunda hedefinize ulaşabilirsiniz. Ancak vazgeçerek hiçbir şeye ulaşamazsınız. Hedefiniz için çalışmaya devam edin, gerekiyorsa stratejinizi değiştirin ama hedefinizden vazgeçmeyin.

Kaynak : TheSelfImprovementBlog
Wanderlust Worker

Yukarıda belirtilen detaylar için kaynakları inceleyebilirsiniz, dilerseniz devam edelim. Erkek Egemenlik Hiyerarşisinde adım atacak kudretin içinizde bir yerlerde olduğunu fark ettiğinizi umuyorum. Değinmek istediğim bir diğer nokta ise bu hiyerarşik düzene katılmayı reddeden, reddetmese dahi bunu kadınlara ulaşmak için kullanmayan ya da kullanmadığını iddia eden Meriçler, SJW’ler ve sizin bunlara karşı aşırı umursayan tavırlarınız. Bugün Twitter’da dolanırken Sir Tristan’ın RT’lediği bir diyalog gözüme çarptı, öncelikle bunu sizinle paylaşacağım.

Bana bir ineğin 8.000 takipçisi olduğu söylense; “Olay Hindistanda geçiyor değil mi?!” derim.Twitter baya komik bir yer, velhasıl diyaloğun devamında görecekleriniz ile büyük başa yatırımın sadece kurban bayramında büyüklerimiz tarafından yapılmadığını acı ve üzüntü içerisinde fark edeceksiniz, devam edelim.

5 lira mı?!? Satıyorum, satıyorum, saaaat..

Arka sıradaki enayiden 8 lira geldi.. Evet, başka teklif yoksa satıyorum, satıyorum..Saaaat..

Evet, beyefendi erkekliğini ortaya koyarak hanımefendinin yeni sahibi oluyor.
Yani, sanırım senaryonun böyle işlemesi gerekiyordu. Öyle işlemediğini ve işlemeyeceğini hepimiz biliyoruz. Günahkar58 oturum açtı. Sevap kisvesi altında ne güzel yalakalık yapıyor, takdire şayan.

Değinmek istediğim nokta aslında bu ve minvali erkeklerin, Erkek Egemenlik Hiyerarşisi içerisinde yer almak istememeleri veya sahip oldukları statüyü doğru kullanma eğilimine sahip olmamaları. Kırmızı Hap ile haşır neşir olan ve yeni başlayanların hatalarından biri Meriç, Sjw, Feminist, LGBT destekçisi herkesi alaşağı etme çabaları ve aynı çabayı hiyerarşik düzende basamak atlamak için göstermemeleri. Meriçlerin, Sjwlerin veya siz onlara ne diyorsanız, bu oğlan çocuklarının elinde kadınlarla arkadaş olmak ya da öyle davranmak dışında hiçbir silah yok!. Kadınlar onlara acıyor, kadınlar onlardan tiksiniyor ve onlar bunun farkında. Yinede umut fakirin ekmeğidir, bırakın öyle yaşasınlar.
Onları kendinize rakip olarak görmekten ve meriç oldukları için aşağılamaktan ya da eleştirmekten vazgeçin. Meriçleri ve Sjwleri ve türevlerini sevin. Belki elinde yeterince imkan olan ve eğer Kırmızı Haptan haberdar olsaydı, önünüze geçebilme ihtimali olan bir erkeğin sırf sosyal programlama ve öğrenilmiş çaresizlik ya da kendini pasifize ederek hiyerarşik düzende yer almayı kabul etmemesi sizin çaba sarf etmeden bir basamak daha atlamanız demek, çalışmadan elde edebileceğiniz en büyük başarı Meriçlerin varlığından kazanabileceğiniz statüdür. Siz, Kırmızı Hap ile tanışarak onlardan birkaç adım daha öne geçtiniz, peki bunu devam ettirmek için neyi bekliyorsunuz?

Blog içerisinde yazarlık yapan ve Kırmızı Hap ile ilgili pusula kabul ettiğiniz erkeklere bir bakın, hiçbirini maddi yetersizlik, duygusal yoksunluk, hiyerarşik düzene isyan içerisinde göremezsiniz. En önemlisi hiçbirini ÇALIŞMIYOR bir halde bulamazsınız. Daima meşgul, daima başında birden fazla iş olan, daima iş üstünde olduklarını fark etmişsinizdir.Çünkü başarı eşittir kadın, başarı eşittir saygı, başarı eşittir mutluluk.Ve başarıya ulaşmak için yapılması gereken; Çalışmak, çalışmak, çalışmak.

Mistik Feminenlik

Muhtemelen yüzyıllardır kadınların sahip oldukları en kullanışlı şey, “ bilinmezlik” olmuştur. Bu kelimeyi uydurdum ama kullanışlı bir kelime. Yüzlerce yıldır kadınlar, kuşaktan kuşağa bu bilinmezliği, bilerek ya da farkında olmayarak geliştirdiler. İşte bu, mistik feminenlik, kadınsı ayrıcalıkla elden ele geçen şey oldu. – Her kadının fikrini değiştirme hakkı vardır. –  kadın sezgisi ( efsanesi)- Mesela “ Kadınlar bilir “ diye bir söz vardır. Bir erkek hiçbir zaman bu kadar saygı görmezken ve kararlı görülmezken – onlara, kastettiğin şeyi söyle ya da söylediğini kastet denirken- kadınların zor anlaşılır olmaları toplum tarafından ödüllendirilir ve destek görür. Şunu da söyleyeyim, bu oldukça mantıksızdır. Aslında, doğru yapıldığında bu anlaşılmazlık kadını hem etkileyici hem de çekilmeyecek derecede sinir bozucu yapar. Bunu elde etmek için bir kadın anlaşılamaz olmalı ya da öyle görünmeye çalışmalıdır. Tüm erkekler, kadınların anlaşılmaz canlılar olduklarına inandırılmışlardır.

Aynı sebeplerden ötürü mistik feminenlik, kadın ruhuna çekici gelir ve PUA tekniğinde karı kız tavlama konusunda baya işe yarar. Din, batıl inanç, sezgi vb. metafizikle bağlantılı bazı “ gizli güç” dinamiklerine çok çekici gelir. Birinin, kadınların içindeki dedikodu aşkını görmek için çok uzağa bakmasına gerek yoktur. Kadınların gizli güçleri vardır. Bunca zamandır feminenliğin cadılıkla ilişkilendirilmesi boşuna değildir. Tarihsel olarak erkeğin domine ettiği kültürde, gizliliğin ve mistisizmin gücüne erkeği etkilemek ve kontrol altına almak için bir kaynak olarak ihtiyaç duyulmuştur. Bu bazen bir kadının kazıkta yakılarak öldürülmesiyle sonuçlanmıştır ama daha çok, tahtın arkasındaki güç anlamına gelmiştir ve kadının etkilediği erkeğin statüsüne bağlıdır.

Bu mistisizmi cinsellikle birleştirdiğinizde feminen mistisizmini elde edersiniz. Bu, uygun hipergami arayışı için feminen zorunluluğun sahip olduğu en kullanışlı araçtır.

Mistik feminenlik, cinsiyetler arası iletişime nüfuz eder. Her forumda, her blogta, her Facebook postunda ve bir kadın tarafından yazılan herhangi bir yazıda mistik feminenliğin bir kalıntısı vardır. Bir kadın, kadınlar hakkında yazılmış kötü bir gözleme sert yanıt verirken verdiği cevaptaki standart yanlış yönlendirme HER ZAMAN öngörülmeyen, kaprisli, kadınsı bilinmezliklerle doludur. Mistik feminenliğin ilk ( ve ikinci) dövüş klübü kuralı, kadının efsanevi, bilinemez yapısını korumaktır. Kız kardeşlik, buna ihanet edenlere acımaz. Roissy’nin deyişiyle, siz gerçeğe ne kadar yakınsanız, kadınlar size seslerini o kadar yükselteceklerdir.

Yıllarca kadın davranışlarını gözlemleyerek kafa karışıklığını gidermeye ve yaygın sorunların üstesinden gelmeye çalıştım. Kadınlar, erkeklerle az çok aynı temel mantığa ve yönteme sahip canlılardır. Esas mesele şu ki, kadınlar da erkekler kadar sıradışı ya da sıradan ama fark şu, istisnalar hariç, erkekler kadınlar gibi mistik maskülenliğin tadını çıkarmıyorlar. Biz kendimizi efsaneleştirmiyoruz çünkü kadınlar gibi bunu yaptığımızda ödüllendirilmiyoruz. Bunu yapmaya da ihtiyacımız yok. Kadınlar kendilerini efsaneleştirdiklerinde ona sahip olan erkek, ödül kazandığını sanıyor ve bu da kadına ilgi olarak geri dönüyor. Bir kadın delirdiği zaman herhangi bir sebepten delirdiğine emin olabilirsiniz. Kadınlar da erkekler kadar kurnazdır hatta iddia ediyorum, kadınlar erkeklerden daha kurnazdır çünkü bu mistisizmin arkasına saklayacakları çok günahları vardır. Mantıksız değillerdir. Bir kadının hareketlerini, davranışlarını ve bunların arkasındaki gerçek sebebi görebilmek için sadece yeteneğinizi geliştirmeniz gerekir.

Modern çağda erkekler kadınların irrasyonel yaratiklar olduklarini söyleyerek kestirip atmaya çok hevesliler. Freud bile kadınların histerilerine kanıp gelişigüzel şekilde kadınların aciz ve sahtekar olduklarını yazdı. Yaşını başını almış bir adamdan “ kadınları hiçbir zaman anlayamayacağız” gibi bir söz duymanın ne kadar sinir bozucu olduğunu anlatamam. Bir arkadaşınızın şu soruyu sorduğunu kim bilir kaç kere duydunuz : “Dün gece Kristy ile şansın yaver gitti mi?” Bu soruyu pek sorgulamayız ama soru öyle kurulmuştur ki erkekler bu mistik (feminen) mitini farkında olmadan yayıp dururlar. Sizi (kadinla) yatağa götüren şey şans değildir. Doğru zamanda doğru erkek olmanın rolü tabi ki var ama burada işleyen mekanizma o değil. Ama şanslı olduğumuzu, piyango kazandığımızı, nadir ve değerli bir ödül aldığımızı düşünürsek bu bizim neyi doğru yaptığımızı anlamamıza yardımcı olmaz. Üstelik bu, kadınları esrarlı birer ödül dağıtıcısı olarak düşünmemize neden olur ve kadınları dolaylı yoldan kaybetmekten korktuğumuz ödülün ete kemiğe bürünmüş hali olarak kurgulamamıza ve onların konuma gelmelerine neden olur.  Bu mistik kadınla seks yaptığın için şanslısın. Bu nadir ve değerli bir şey olmalı!

Mistik feminenlik cinsiyetler arasındaki süreçleri ve motifleri sorgulamamızı zorlaştırır. Erkekler, bilinemez, gizemli, anlayamadığı ve zor bulunan bir kadını elde ettiği için bile mutlulardır. Cinsel yokluk ile birleştirildiğinde şans faktörü, seksi daha ilgi çekici yapar. Erkeklerin bu “şans”koşullanması ve bunun kadınlarca teşvik edilmesi, yokluk zihniyetinin ve sıklıkla ONEITIS’in nedenidir. Bir erkeğin mistik feminen mitini özümsemesi, kadınlara hizmet eder. Cinsellik bir kadının ilk ve en iyi aracıdır ve bunun değerini arttıran her mekanizma teşvik edilecektir.

Kaynak: The feminine mystique

Single Instruction Single Data – Tek Komut Tek Veri Akışı

Baktık sizin değişeceğiniz yok, biz değişelim dedik. Sabaha karşı yapılan oylama doğrultusunda artık bilişim sektöründe devam etme kararı aldık. Haliyle bende bilişim teknolojileri ve programlama alanına dair araştırma yapmaya başladım birde ne göreyim?

Single Instruction Single Data, bir yerden tanıdık gelmiş olmalı. Tek komut tek veri akışı, peki ne demek bu?! Dante sahaya çıkar, sahada başına gelenleri anlatır, olmadı bir, iki felsefi aktarım yapar değil mi? Değil.

Blog içerisinde bulunan tüm yazıları bende sizler gibi evire çevire okudum, anlamadığım noktada SVBG ve Mahmut Abi’nin suyu çıkana dek sordum, öğrendim. Benim içinde pek yabancı bir kavram sayılmaz, dile kolay 19 yıl boyunca tek bir komut ve tek bir veri akışı ile sadece tek bir hedefe dayalı yaşamış ve en nihayetinde bu böyle olmaz demiştim.

Öncelikle Single Instruction Single Data ne demek bir bakalım.  Birim zamanda tek bir komutun, tek bir data işlemesi.

Biraz daha açayım; Bir komut işlenmeden, bir diğer komuta geçilememe hali. Deterministik hal. Ve komut bitirildikten ve data işlendikten sonra yine aynı eylemin tekrar etmesi durumu.

Bildiğiniz dilden konuşalım;

 

Ölümcül Oneitis Belirtisi

 

Sonra Bodrum,  amatör kulüp başkanlığı, alkol koması, parmak kesilmesi falan.

Interwieving Beach Girls(ONEitis)

 

Video boyunca görebileceğiniz üzere kadınlar ONEitisden müzdarip erkeklerle ilgili ezik, muhtaç, zavallı gibi düşüncelere hakim.

Peki o ezik, muhtaç, zavallıları hayatlarından defetmişler mi?

Elbette HAYIR!

Çünkü onaylanmaya ve ilgiye muhtaçlar. Çünkü blog içerisinde yazılan her yazının altına ” O kız, şu kız, bu kız, beriki kız ” diye yaldır yaldır cevap arayan sizler, o güzel atlara binip gitmek yerine o güzel atları tımarlamakla, ayaklarına batan çiviyi çıkarmakla, sakat kalan atları beslemekle meşgulsünüz.

At koşmuyorsa vurursunuz beyler. İyi bir jokey olmadığınız için değil atlara karşı beslediğiniz duygusal bağ yüzünden bu haldesiniz. Binemediğin atı, beslemeyeceksin.

Düşündümde bilişim teknolojileri yerine altılı ganyan tüyosu verebileceğimiz bir bloga evrilmek beni daha çok mutlu edecek.

Konuyu dağıtmadan usulca bitirelim ama önce ONEitis sizi nereye götürüyor bir bakalım.

Elbette Obsesif Kompulsif (Saplantılı Kişilik Bozukluğu)’ten muzdarip, zavallı bir birey olmaya. Kimdir Obsesif kişiler?

Bilince takılarak korku ve bunalım yaratan, bireyin çabalarına rağmen kurtulamadığı düşünce olarak tanımlanan obsesyon, bazı bireylerde kompulsif eylemler biçimine dönüşmüştür. Kompulsiyon bireyin eğilim ve isteğine uymayan istenmeyen düşüncelerin oluşturduğu bunalımların, etkisiyle sık sık tekrarlamak zorunda kaldığı tepki olarak tanımlanır. Bu kişiler genellikle etkin, ortalama düzeyin üstünde aydın, yüksek törel ölçüleri olan aşırı vicdanlı dürüst kişilerdir.

Aşırı vicdanlı, dürüst kişiler? Çok şükür vicdanım beni yapabileceklerimden alıkoymuyor ve kadınlarla ilgili herhangi bir noktada dürüst olmadığım yüzlerce konuyu ortaya dökebilirim. Devam ediyoruz;

Bu kişiliğe sahip olanlar son derece dakik kişilerdir. Cimrilik, inatçılık, aşırı düzenlilik, kuşkuculuk ve aşırı titizlikleri de vardır. Denetlemekten zevk alırlar. Kişiler arası ilişkilerinde esneklikten yoksundurlar. Kendilerini bir işe yada okumaya yöneltemezler.

Karar vermede güçlük çeker sorumluluktan kaçınırlar. Davranışlarında çifte standart görünür. Yaptıkları davranışlar arasında tekrarlı el yıkama, günlük elbiseleri yada diğer eşyaları üzerine birşey bulaşmışçasına yıkama, sayı sayma sayılabilir. Saplantılı zorlu düşüncelerin etkisi altında kalan kimi hastalar kişilik yapısıyla bağdaşmayan anlamsız, gereksiz, saçma davranışlarda bulunurlar. Bu arada çevredeki insanlara ve nesnelere zarar verebilirler.

Boşandığı eşini vuranların, ayrıldığı sevgilisini dövenlerin, sevişmek istemeyen manitasını parçalayanların ana problemi; ONEitis. Ben konuyu detaylandırırken, psikolojik bir veriyi kendi dünyamıza yani Kırmızı Hap’a uyarladım tutupta psikolojik derlemeler sıralamayın, lakin anlayabileceğiniz kadar basite indirgedim.

Single Instruction Single Data kavramını bulan Micheal Flynn’in Single Instruction Multiple Data kavramını bulduğunu biliyor muydunuz? Yani, cevap bizde değil sizde.

 

Saha Raporu Değerlendirme – Soru & Cevap –

Saha Raporu – Sıradaki Şarkı Tüm Evlilere Gelsin –

Sorular, cevaplar, yorumlar, eleştiriler doğrultusunda son saha raporunu değerlendirmek ve soruları cevaplandırmak istedim.

Evvela bir konuda anlaşalım. Kız tavlama, diyaloğu sekse götürme işi Kırmızı Hap öğretisi ardından tanıştığım bir konu değil. Birkaç Amerikalı girişimcinin “Pick Up Artist” adı altında yıllardır mahalle kültürünün dinamiklerinden biri olan manitacılığı teknik, taktik detaylarla süsleyip satması ve bunu cinsel gerilimi artırmaktan yana eksiklik yaşayan birçok erkeğin kapış kapış öğütmesi tam bir delilik. Manitacılık, seviyorsan git konuş abicilik ya da saf, temiz sevgi cümlelerinin bir isme ve bunca şaşaalı tekniğe malik olduğunu öğreneli 9 ay oluyor, evet. Lakin 25 yıllık yaşantımı, bir öğreti ile geçen 9 aya endeksli yürütmüyorum.

Ben 9 aydır kız tavlamıyorum, 9 aydır sevişmiyorum, cinsel dürtülerimi Kırmızı Hap tetiklemedi. Ben belli karakteristik özelliklere sahip bir varlıktım ve Kırmızı Hap törpülenmesi ya da sivrilmesi gereken yönlerimi açığa çıkarmamda bana yardımcı oldu.

Eleştirilere karşı daima saygı ve sevgi ile yaklaşmaya gayret gösteriyorum fakat bir konuyu unutmamanızı rica etmek durumundayım uzun bir süredir Kırmızı Hap ile ilgilenen, kadınlar  ve hatta erkekler hakkında yeterli hayat tecrübesine sahip Mahmut Abi ile SVBG’nin tutupta “Hayal gücün baya genişmiş kardeş, gel sen bizim çocuklara masal anlat” dediğini düşünür gibi bir haliniz var. Eleştirirken tüm koşulları göz önünde bulundurun, size doğru yolu ve yapılması gerekenleri anlatan bu iki insanın yanlış bir örnekle sizi başbaşa bırakması ve emek verdikleri sistemi kirletmeme müsade etmesi mümkün değil.

Gelelim sorulara ve yorumlara.

Kardeş kusura bakma da kadim meriç taktiklerini uygulamışsın.Karıyı öpmen veya birlikte olman bir şeyi değiştirmez.Ha seks yanına kar kalır ama karının kocası bir şekilde öğrenirse başın derde girebilir.Attığınız baş ürküttüğünüz kuşa değsin.

———————–

@ Şahsın bahsettiği nokta benim kadını dinlemem, birçoğunuzda olduğu gibi hatta bunu öngererek rapor içerisinde “Nice Guy etiketi yiyeceğim” demiştim.

Mahmut Abi önce şöyle demiş;

Şunlara meriçlik yazan arkadaşlar kız tavlamayı nasıl bir şey olarak düşünüyorlar? Dante burada meriç ise ben de mericim. Anlatın bakalım siz kızı saçından tutup itirazsız mağaranıza nasıl sürüklüyorsunuz. Biz de öğrenelim.

Ardından şöyle devam etmiş;

Hocam sikme ihtimali olmayan ve yörüngesinde haftalarca döndükleri kadını sürekli dinlemeye meriçlik denildi ya şimdi her dinlemeyi meriçlik sayacaklar.

Biri de demiyor ki Mahmut Abi 30% siz konuşun 70% o konuşsun diyordu bu abi de meriç değil mi? Dinleyeceksiniz tabii gençler ama dert babasına dönmeyeceksiniz. Kıza yardım etmeye kalkmayacaksınız.

Pozitif cinsel gerilim sadece sululukla yaratılmaz.

@ Bu konuyu çözdüğümüzü düşünüyorum. Bakış açınız çok, çok, çok dar.

———————–

Rogers says:
Benim bu tür konularda hazir cevapligim yok yani bir kadin bana git basimdan gibi seyler soyleyince hicbir bok yapamiyorum ve moral olarak dibe vuruyorum. Sen bunu yenmem için ne önerirsin yani hazircevap olabilmem için önerebilecegin bir kaynak var mi? Kitap gibi…
———————–
@ Hazır cevaplılık, beynin hızlı kullanımı ve fikirlerin süratle işlenmesine bağlı olarak çabuk düşünerek, etkileyici, düşündürücü ya da şaşırtıcı cevap verebilme becerisidir.
Tıpkı Mustafa Kemal ATATÜRK’ün aşağıda paylaşacağım hikayesinde olduğu gibi bir hazır cevaplılıktan bahsediyoruz.

İngiltere Kralı Edward da özel yatıyla İstanbul’a gelmişti. Atatürk, konuğunu Dolma bahçe Sarayı’nın rıhtımında karşıladı. Kral onuruna, akşam büyük bir şölen veriliyordu.

Ziyafet sofrasına hizmet eden garsonlardan biri, elinde getirdiği tepsiyle, ayağı halıya takılarak yere yuvarlandı.

Atatürk, Krala eğilerek şöyle dedi: “Majeste, Türk ulusuna her şeyi öğrettim, yalnız UŞAKLIĞI ÖĞRETEMEDİM!”

Etkileyici değil mi? Buradan bu büyük insanı saygı ve rahmet ile anmış olalım. Konumuza dönecek olursak bahsettiğin konuya dair aylar önce okuduğum (Beyin Gücü Dergisi)’nde gördüğüm egzersizi paylaşacağım.

1- Her gün gittiğiniz yolu, sabah uyandığınız müziği, oda ve büronuzun düzenini, birtakım rutin olarak yaptığınız şeyleri değiştirerek, beyninizi şaşırtın. Çalışmayan beyin hücrelerini çalışır hale getirirsek, 60 yaşında bile bir gencin beyni kadar aktiviteye sahip olabiliriz.

2- Her gün kendinize rastgele 15 kelime yazın. (Su aygırı, nar, fıskiye, kalem…)  Her birinden tek tek en az 6 kelimelik cümle kurun. Ardından bu 15 kelimenin her biri hakkında en az 1 dakika aralıksız ve akıcı konuşma yapmaya çalışın. Ardından bu 15 kelimeyi sırasıyla kullanarak saçma, ilginç, sıra dışı bir hikaye kurgulayın.

3- Bir hikayeye başlayın ve sonunu düşünmeden devam edin. Örneğin aklınıza ilk gelen cümleyi kurun. “Bir varmış bir yokmuş, uzak bir ülkede bir sincap yaşarmış…” gibi.

@ Şimdilik tavsiye edebileceğim egzersizler bunlar, bununla birlikte ben genellikle Stand-Up gösterileri izliyorum. Her ne kadar çok sevmesem de Tolga Çevik hazır cevap olmak konusunda esprili yaklaşımı benimsemek için güzel seçim.

———————–

Ben merak ediyorum dante, zihin yapın nasıl? Kinoları nasıl yaparsın? Neg atarken kendi beden dilin ve zihin rahatlığın nasıl? Kadın gibi hissettirmek nasıl olur?

———————–

@ Zihin yapımdan kastın nedir? Kadınlara karşı tutumundan bahsediyorsan hepsi varolması gereken ve varoluşları ile beni mutlu eden küçük canavarlar. Kadınlar gözümü korkutmuyor ya da onları her şeyi hak eden seks oyuncakları olarak görmüyorum. Yaratılışları ya da inançsızsanız bilimsel olarak tanımlamam gerekirse genetik kodlamalarında bulunan kusurları onları sevmemem için engel değil, aksine ben bu kusurları kendi lehime kullanmayı daha doğru buluyorum. Kino kısmına gelelim;  Konuşmalarımda, diyaloğa girişlerimde kendime on dakikalık bir üst limit belirledim. Kadının hafif meşrep-orta-rahibe gibi kavramlar dahilinde değerlendirilmesi mümkün hareketleri doğrultusunda Kinolarımı yönlendiririm. Bulunduğum çevre gereği kapalı, ilişkiden ve seksten uzak kadın yok. Genellikle diyaloğun 10. dakikası itibari ile  lise 3. sınıfa giden ilgi fukarası bir hatun simülasyonu oynarım. Bunu dedim diye gidip bir kızla tanışır, on dakika sonra hatunu avuçlarsan gelip bana sallama. İlişkilerinizde dozu tutturmak size kalmış, biz kalburüstü bilgileri paylaşırız karşınızdaki hatuna göre dozu artırmak veya düşürmek sizin işinizdir. Neg atarken hafif ve seyrek bir gülümseme ile karşımda bir çocuk olduğunu hayal ederek hareket ederim. Ben genellikle rahatımdır, o an özelinde bir rahatlık yok. Hayata bakış açım şu; Olursa olur, olmazsa olmaz. Kasmaya gerek yok. Kadın gibi hissettirmek, kadın gibi hissettirmektir. Buna dair çok derin örneklendirmeler yapmaya gerek var mı? Az sonra sevişeceğin hatunun saçlarını köpek okşar gibi okşayıp gel bakalım ufaklık demesi mi seni erkeksi hissettirir yoksa sen iki kolunu ve bacaklarını açmış boxer’ınla oturup, sigaranı tüttürürken kucağına oturup seni öpmeye başlaması mı? Anladın değil mi? Kadın olduğunu hatırlatmakta böyle bir şey. Özellikle problemli ilişkiden çıkan kadınlar, eski aşığı ona kadınsı hissettirmediği için şikayetçidir. Kadınsı hissetmemenin bir diğer çağrışımı ise kadının, erkeğini erkek olarak görememesi durumudur. Dengeyi sağladığın takdirde her şey kendiliğinden gelişecektir.

———————–

” Ona kadın olduğunu hissettirdim” bu cümlede uyguladıklarını biraz daha açabilir misin biz genç dimağlar için

———————–

@ Yukarıda belirttim aslında fakat aradığın detayı vermedim. Öküz gibi olmamak kaydıyla kadının kalçalarına bakmak ve kalçalarına baktığını hissettirmek dahi onun bir kadın olduğunu hatırlatmak için yeterlidir. Ben bu hatuna şunu yaptım. Gözlerinin içinden başlamak kaydıyla önce boynuna, ardından göğüs dekoltesine doğru hafifçe süzdüm ardından “Vücut dilime” ne yapıyorsun, o kadının harika bir parça olduğunu onu gözlerinle yiyerek anlatmana gerek yok tavrı sergiledim ve bunu o kadının anlamasını sağladım. Derinlemesine düşünürsen, ne demek istediğimi anlayacaksın.

———————–

Mahmut Abi says:

evli bir kadınla birlikte olmakta beis görmüyorum diyen kişi, aynı şekilde ileride başkasının kendi karısı ile birlikte olmasından ya da fırsat değerlendirmesinden beis görmüyorum da diyor. Dolaylı olarak dediği, benim gardım düştüğünde ve hatun hipergamisini kontrol edemediğinde, problem yok.

Ben yaparım başkası bana yapamaz ise komik bir düşünce. Senden daha yakışıklısı, zengini, eğitimlisi, kariyerlisi, kaslısı, vs … her zaman vardır.

———————-

@ Hayatımı bir kadının iradesine hapsetmeyeceğim konusunda kendi doğrularıma güveniyorum. Beni aldatmak isteyen kadın, aldatır. Bunun için benim yapabileceğim, eskimiş ilişkiyi yenisiyle değiştirmek. Bu söylediklerim ben yer, içer, sevişir, kıçımı döner yatarım ya da saha raporuna konu olduğu üzere hatunu çakallarla dolu bir mekanda bırakır giderim değil. Kırmızı Hap’ın vurguladığı erkek olurum, gardımı düşürmem. Gardım ilk düştüğünde (ki hayat şartları kime ne yapar bilinmez) beni boynuzlayan hatun için üzülmem, gerilmem yoluma devam ederim. Bu nedenle evli bir kadınla sevişmeyi, birlikte olmayı aykırı görmüyorum. Erkek dünyasının ticaret dünyasıyla eşdeğer olduğuna inanıyorum.

———————–

Selam Dante, oncelikle basarili bir rapor tebrik ederim. Ama bazi yerler yarim birakilmis gibi,
Kadin senin gitmeni istediginde shit sayip devam etmissin ama her devaminda siddet de artmis, peki bu arada kadinin vucut dili nasildi ve sen nasil bir davranis sergiledin?

———————–

@ Benim yazılarımın geneli kopuk. Sahaya çıkması güzel fakat yaşadıklarını aktarması çok sıkıcı. Yinede elimden geldiğince odaklanmaya çalışıyorum. Soruya gelecek olursak; Evli ve az evvel çatır çatır tartışmış bir kadının shit testleri artırmasının gayet doğal olduğunun bilincinde olarak hareket ettiğimden ve olmama halinde bekar ve daha müsait hatunlarla vakit geçirme ihtimalini düşündüğümden ruh halim, vücut dilim “15 yaşında bir delikanlıya” – Kimler gelir, kimler geçer delikanlı. Üzme tatlı canını – diyen amcadan halliceydi. Yaşadıklarının farkındayım ama şu an yaşayacağımız seksin sertliğine odaklan, siktir et kocanı gibi bir hal düşün.

————————

Kardeş bura alfa sitesi yanlış yerdesin.29 30 yas kadin icin tehlikeye bak aq. Dante yazını okurken lisede zevkine dayak attigim çocukları hatırladım. 30 yaşındaki teyze seni sıkmış kullanıp atmış kocasına kizginligindan. Tıpkı prezervatif gibi.

Mahmut abi çok fazla kadın üzerine yazı var. Şu erkek adam nasıl olunur ne yapar,bir erkek için hayatin amacı , başarmak , dünyayı gezmek vs. Bu tur erkek üzerine yazılar cogalmalidir bence.

———————–

@ Üsluba ayrı, fikre ayrı, sana ayrı.  Evvela alfa sitesi nedir ya? Biz alfa falan üretmiyoruz arkadaşlar bunu bir defa unutun. Bir topluluğa ait fikirleri sizlerle paylaşıyoruz. Onu bir geçin öncelikle. Haydi bana yazdığın kısmı es geçelim. Kadının kullanması falan (Ki şöyle birkaç hatunun seni kullanması için takla atmazsan Taksim’de tanga giyer dolaşırım) ikinci kısma odaklanalım.

Erkeğin özellikle burada dolanan erkeklerin yakıtı kadın, sıyrılın şu elitist tavrınızdan. Saha raporlarına yeri geliyor yüzden fazla görüş gelirken, alelade bir felsefi ya da hayata dair farklı konulara gelen bildirim sayısı benim gördüğüm en fazla elli. Varsayalım odak nokta kadınlar değil kendimiz. Mahmut Abinin sana yeni bir hayat standartı, maceraperest birkaç öneri sunması çok saçma değil mi? Erkek olmanın tanımını, hayatınıza yeni bir standart oturtmayı siz bilmeyecek kadar sığ mısınız? Maddi ve Ailevi ve Manevi konularda sınırlarını bul, sınırlarında problem varsa genişlet ve yeni bir dünya yarat kendine. Bunun için bizim yazı yazmamıza ya da senin okumana gerek yok. Bu sende bitiyor, bizde değil.

———————–

Dante senin yazılarını seviyorum ama burada henüz boşanmamış evli bir hatunla olarak büyük bir sistemsel hata islemişsin.

senin yerinde Yargıtay’dan 9 tane hırsızlık ve adam yaralamadan dosyası olan biri olsaydı o da aynı şekilde hareket ederdi.
sonunu hiç düşünmeden

———————–

@ Sen evlendiğin kadını gecenin bir yarısı sırf tartıştığın ve nedeni onu aldatman olduğu halde bilmediğin bir ortamda sap gibi bırakırsan, yürürüm. Konu kilit. Yemişim sistemi, saygıyı, değeri.

Benim yerimde gözlüklü, saçlarını sağa doğru tarayan, gömlek-süveter-kumaş pantolon kombinli inek modeli olsaydı hatunla ilgili türlü ıslak rüyalar görürdü, beni ondan ayıran ve bir mahkumla eşdeğer görmeni sağlayan onun hayal kurması, benimse hayallerimi gerçekleştirmek konusundaki kararlılığım.

———————–

Tamam Dante seni severiz, iyisin hoşsun djlik yaptığın ortamlarda açtığın setleri saha raporu diye yutturuyorsun ona da eyvallah da bu yazı bu site için fazla “duygusal” olmuş.

Saatlerce kadının derdini dinlemelere deginmiyorum bile. Yani burayı baştan sona okuyup da bu saha raporuna gelen adam; “e bu ne simdi? Ben bunları zaten yapıyordum!?” Gibi bir tepki verebilir ki haklı da.

———————–

@ Sabah koşusu, Tinder saha raporu ve birden fazla komfor alanım dışında raporum mevcut. Hani yutturuyorsun falan, gereksiz. Bunu senden ikinci okuyuşum, ben şahsen bir adama inanmıyorsam ya da yılanladığını düşünüyorsam uzak dururum, okumam, ilgi alanım içerisinde bulundurmam bu konuda anlaşalım. Mantıklı ve yorumlanabilir kısma gelirsek. Mahmut Abi 30-70 kuralından bahsetmiş. Telefon görüşmesi herkeste şöyle bir algı oluşturmuş sanırım; Kadın kocasından bahsetti, ben dinledim. Ben o telefon konuşması boyunca hatunla ilgili aldığım bilgiler ışığında hatunla sevişmenin kapısını açtım. Tüm siteyi hatmedip benim sıradan saha raporumda çuvallayacak adamlara tavsiyem gitsinler baştan okusunlar.

———————–

Mahmut Abi ciddi bir sıkıntım sorunum var. Öncelikle kırmızı hapı yutmuş sindirmiş öncesinde de Pua olan birisiyim set açma sayım 300 ü geçmiştir.

Üniversite de ilk günüm hazırlık sınıfı 20 kişilik çoğu da kız. Kendimi biraz tarif edicem 190 boyundayım takıntılı derece de modaya dikkat eder üstüme yakışanı giyer bir ayakkabı aldığımda vans gibi tahmini giyme süremi 3 yıl belirler akşamları ayakkabı mı temizler hergün farklı giyinir spor yapar beslenmeme pür dikkat eder ve uyku düzenimi sağlarım disiplin=özgürlük nokta. Sınıfa ilk girdiğim de sınıfı süzdüm benden daha değerli bir erkek yok bir kızı gördüm o kızı arkadaş mı yapıcam sikicem mi 2 snye de karar verdim. Kalan tüm kızları friendzone a attım. Ama burası önemli ben attım bunu da belirttim kanka, ortak vs diyerek sürekli o kızlarla dolaşarak bana bir şeyler yaparak kendime değer kattırdım. Kızlar benim için çabalıyor gittiğim yere geliyorlar ve DHVm zirvede ama bir kız var hiç umursamıyor beni. hiç etkilenmedi sıfır yani sıfır ya. Beden dilini okuyorum bana karşı ilgisi sıfır gittim bu kızın en yakın arkadaşını bile etkiledim çekici geleyim diye hatta en yakın arkadaşından birkaç tane de İli aldım ama bu kız da hiçbir şey yok ben ömrümde böyle bir kız görmedim yani, akşam saat 7 de başka bir kızla date im var ama ben sınıfımdaki kız gibisini görmedim yok oynadığım en iyi oyunu oynadım, en iyi rolü, en iyi içtenliği en iyi sosyal statüyü gösterdim. Sınıfın en yüksek değerdeki erkeği benim bütün kızlar benden hoşlanıyor benimle takılıyor ve bana değer katıp İlgi işareti verirken bir bu vermiyor yok yani kız içine kapanık eyvallah ta kızın yanına oturuyorum ertesi gün yerini değiştiriyor en iyi arkadaşını etkiliyorum tık yok dedim ki eğer sosyal statün zirvedeyse diğer kızlar senden hoşlanır ama bu kız da işlemiyor bu en sonunda sabrım taştı yanımdaki uyduyu aldım ve bugün birlikte yemek yiyelim dedim amınakoyim kız konuşmuyor en çok ekmeğini yediğim Pick up taktiklerini yaptım gizem oluşturdum kıza kendisini kanıtlaması için neg attım vücudu üzerinden ilginç şeyler söyledim yok yine pes etmedim tam vazgeçicem yine denedim yemek yedik çıkarken dedim çimlere oturalım konuşalım bu sefer de diğer kızın tuvaleti varmış şimdi ikisi de tuvalete girdi. Kız benden uzaklaşıyor nedense ve vücut dilimde bu arada çok iyi bütün dominantlığı kontral edercesine oturttum ses tonum keza öyle ukalalık da dozunda var ama anlamadım ben yani bugün telefonda konuşurken duydum sevgilisi varmış yine de bu önemli bir nokta değil benden etkilenmesi lazımdı evet havuz var evet tüm kızlar sana uymaz ama benim korkularım her zaman arzularımdan daha büyük arzularımı gerçekleştiremeyeceksem niye vücut geliştireyim niye pick up yapayım?

———————–

@ 300 tane set açmış adam evvela şunu bilir; Her kadınla sevişemezsin. Bunu 300 set açmaya bağlıyor olmaktan utanıyorum, bunu herkes biliyor aslında. 300 tane set açmış adamın kendini kadınla dolu bir sınıfta potansiyel tüm fuckbuddy ve onslardan koruyup, tek bir hatuna odakladığı nerede görülmüş? Bilerek ve isteyerek friendzone, sonuç; “Ben istedim de oldu” – O kız içinden demez mi? ” Lan bu keko tüm kızlarla arkadaş, ben ne diye vereyim buna ” Topuğuna sıkmışsın, o ayrı. Modaya aşırı ilgi dediğin bir ayakkabıyı üç sene giymekse eğer o moda falan değil baya har vurup harman savurmak, ana-baba parasıyla şekil çizmek, görgüsüzlük. 5 yıldır her Ekim-Mayıs ayları arasında askeriyeden getirdiğim postalları giyerim. 4 yıl önce Diesel Outletten aldığım 3 pantolonu her ay farklı yerine yama yaparak, yırtıksa yamalarla değilse kendi imkanlarımla yırtıklar yaparak giyerim. Pantolonlara toplam ödediğim tutar 1500 lira, 4 yıldırda alışveriş düşünmem. Yani modaya düşkünlük değil senin yaptığın. PUA falan demişsin ama geçelim o hikayeyi. Çatır çatır Mavi Haplısın, Allah sabrını da verir.

———————–

Sorulan sorulara, yorumlara, görüşlere ve eleştirilere kendi bildiğim doğrularla cevaplar sundum. 3-4 raporda bir tekrarlamayı düşünüyorum. Umarım faydalı olur, hepinize teşekkürler.

Keyifli okumalar.

Bana bak güzelim, henüz farketmedin ama, ben alfa bir erkekim

“Ültimatom, zayıflık / çaresizlik bildirimidir.” – Rollo Tomassi

Dominant ve maskülen olmak konusunda erkeklerin yaptığı en talihsiz hatalardan biri, bir kadın kafalarındaki kaf dağındaki alfa erkek imajına ters bir hareket yaptığında ya da kendilerinin ne kadar ERKEK olduğu anlaşılmadığında hatuna ültimatom vermeleridir.

Aşağıdaki yorumu yazan arkadaş, çok sık yapılan bu hatayı yapmış. Bu sitedeki birçok saha raporunda ya da yorumlarda “abi bir kız var …” etkileşimlerinde bulunan bir hata. O nedenle bu tecrübesiz arkadaşı parmakla göstermek ya da yermek için değil örnek olsun diye paylaşıyorum. Çok yapılan ve yapıldığında bir çuval inciri berbat etme oranı 99% olan bir hatadır bu :

Mahmut Abi selamlar,
İnstada dışarı çağırdığım bi hatunla diyaloğu paylaşmak istiyorum seninle, doğru ya da yanlış yaptığım yerleri yorumlarsan sevinirim, bi acemi olarak hatalarımı görmüş olurum.
+ben
-Kız

+selam
-Selamm
+nasılsın
-İyiyim teşekkür ederim sen nasılsın
+İyiyim
+çarşamba günü napiyosun
+x’te saat 5 gibi bi şeyler içelim
-Olabilir o gün bir planım yok
+Anlaştık
+Numaranı ver haberleşiriz
-burdan haberleşiriz ya yazdığında görürüm o gün
+dinle, işler kötü gittiğinde ağlayacak küçük bi çocuk değilim
+o gün sana WhatsApptan yalnızca bir mesaj yazarım, gelmek istersen vakit geçirmek istersen cevap verirsin
+diğer durumda ben yoluma bakarım, hepsi bu
-diğer durumda dediğin ne bekliyorsun ki ben arkadaşça oturup bi kahve içeriz diye düşünmüştüm, sadece numaramı sosyal medyadan tanıdığım birine vermek istemiyorum

Ültimatomu tekrarlayalım :

+dinle, işler kötü gittiğinde ağlayacak küçük bi çocuk değilim
+o gün sana WhatsApptan yalnızca bir mesaj yazarım, gelmek istersen vakit geçirmek istersen cevap verirsin
+diğer durumda ben yoluma bakarım, hepsi bu …

Burada erkek telefon numarası alamadığında Büyüklük Yanılsaması yazısındaki, kendi ayağına sıkmasına neden olacak aşırılığa kaçıyor :

eğer bir kadın 100% senin istediğin gibi davranmadı ise bunun nedeni yeterince alfa olmamandır” pozisyonudur. Bu yaklaşımı benimseyen erkekler, tüm dünyanın kendi kontrolleri altında olduğu gibi yanlış bir fikre kapılırlar. Her ne kadar bu yaklaşım diğerine göre tercih edilir olsa da, bu yaklaşım da erkeği başarısızlığa iter zira sadece her şeye kadir bir varlık bu çeşit bir iradeye sahip olabilir. Eğer hayatınız üzerinde 100%e yakın bir kontrol istiyorsanız, tamamen yalnız yaşamanız lazım. Başka birileri hayatınıza girdiği an, beraber varolmanız için kendi iradenizden ve onların iradesinden ödün verme başlar.

Bu durumda genellikle erkek, kendi dominant ve maskülen kişiliğini anlamamış olan kadına sözel olarak ültimatom atar ki arkadaşımız hemen bunu yapmış.

Sorun şu ki bir erkeğin bunu yapmak zorunda hissetmesi, genellikle söze döktüğü şeylere sahip olmamasından kaynaklanır. “Bak güzelim, ben senin bildiğin erkeklerden değilim” demenin 10,000 çeşidinin de anlamı aynıdır : sen tam olarak kızın bildiği erkeklerdensin.

Oysa temel kırmızı haplı oyun tekniklerini ucundan bilen biri için burada bir shit test var ve shit test en iyi eğlenen ustalık, onayla – abart gibi taktiklerle karşılanır. Shit test görünce anında ciddileşen ya da ültimatom veren erkek, kadının beyninin evrimsel olarak en bilge ve güçlü derinliklerine “ben (duygusal olarak zayıf) / tecrübesiz bir erkeğim” diye bağırır.

-burdan haberleşiriz ya yazdığında görürüm o gün

Telefon alamamanız shit test ya da kız için o aşamada birinci tercih olmadığınızın göstergesi. Muhtemelen her ikisi de. Kız arkadaşınızın ya da yüzyüze buluştuğunuz hatunun birinci tercihi olmamanız ayrı konu ama Instagramda yeni yürümeye başladığınız kadının birinci tercihi olmamanızda bozulup dağılacak bir şey yok. Siz bunu ne kadar cool olduğunuzu göstereceğiniz bir shit test olarak algılayıp ona göre cevaplayacaksınız :

-burdan haberleşiriz ya yazdığında görürüm o gün
-Telefonundan yerini tespit edip birgün önceden pencerenin altında gitar serenatı yapamayacağım yani 😀

Aklıma ilk gelen şey bu … Daha dobra da olabilir ama bu şekilde dolaylı olarak arkadaşça duygularınız olmadığını da vurgularsınız.

-burdan haberleşiriz ya yazdığında görürüm o gün
-Olmaz. Bu benim alt komşunun cep telefonu. O gün seni ankesörlü telefondan aramam lazım yoksa mecburen Rıza Amcayı da peşime takacağım 🙂

vs .. vs ..

Aslına bakarsanız, sosyal medyada yeni yeni yürüdüğünüz hatun telefonunu vermiyorsa shit test topuna bile girmeyebilirsiniz. Yani buradan haberleşiriz dediğinde shit testi görmezden gelip mesajlaşmaya devam edebilirsiniz (tamam demeyin, tamam ile onun çerçeveye girersiniz).

Ültimatomlar özellikle sevgili ya da evlilik hallerinde erkeğin karizmasına zarar verici şeylerdir. Bu konuda sevgilim bana karşı saygısız yazısındaki örneği verebiliriz :

Saygı, bir erkeğin kazandığı birşeydir, sorarak aldığı ya da kızı “ya saygı ya ben” diye seçime zorlayarak elde ettiği birşey değildir. Bu nedenle de kıza bunu sözel olarak sorarsanız, kızın size saygısı daha da azalır. Aslına bakarsanız kız belki de size saygısını kaybettiğinin farkında bile değildir ve bunu konu ederek kızın bilinçaltında giden bir olayı ona da farkettirip daha da hızlandırabilirsiniz.

Peki abi ne yapacağız?

Öncelikle bu durumu konu etmiyoruz. Dedik ya, saygısızlığını söze vurup, bunu onaylayıp onun sizin kadın saygısı dilenen bir erkek olarak saygıyı haketmediğinizi düşünmesini sağlamak yapılacak şey değil.

Buradaki “ya saygı göster ya ben” bir ültimatomdur. Söze dökülmüş dilenmedir. Bu tür ültimatomları genelde bilinçsizce veriririz ve böyle bir ültimatom kadın tarafından her zaman zayıflık olarak algılanır. Zira öyledir. Kendinizi ültimatom verirken yakalarsanız, bu size kendi zayıflığınızı – üzerinde çalışmanız gereken şeyi – gösterir.

Kıssadan hisse : “Ben senin bildiğin erkeklerden değilim” ya da “alfayım ben saksı değilim” ültimatomları, sizin bildiğimiz erkeklerden ya da saksı olduğunuzu gösterir 🙂

BONUS : Doğrular

1 – Instagramdan yürümeyi buluşmaya getirmiş.

2 – Çoğu erkeğin çuvalladığı buluşma ayarlamayı tam dengesinde yapmış.

çarşamba günü napiyosun
+x’te saat 5 gibi bi şeyler içelim

Ne kıza “ne zaman müsait olursun, nereye gitmek istersin” diye sormuş ne de “Çarşamba, 5te Yedi kule zindanlarına geleceksin kadın” diye kabalaşmış. Günü, saati ve yeri söyleyip sormuş. Bir şeyler içelim mi de dese bu dominant (egemen – lider) olmaktır.

 

 

Mavi haplıya sıkıcılık görünen sikicilik

Okur Rene şöyle bir yorum bırakmış :

Altta verdiğim yazı hakkında bir yazı yazılabilir. Maskülenlik ve sıkıcılık arasında ki fark nasıl ayarlanır?
O çizginin neresinde olmamız gerekli?

Yazıdan kısa bir alıntı bırakıyorum.

“Şimdi kafamda 2 düşünce var. Ya bize erkeksi gelen hareketler kadınlara erkeksi gelmiyo. Ya da kadınların maskülenite dışında ilgisini çeken başka şeyler var.

http://baycentilmen.com/kadinlar/günümüz-erkeksiliğinin-sıkıcılığı/

Rene burada klasik mavi haplı zihniyeti ile kırmızı hap yazan bir siteye gelip mavi haplı bir ideale (kadınlara göre kendimizi nasıl ayarlayacağımız) çözüm arıyor.

Bir yazıyı okumadan yorum yapmayı entellektüel tembellik sayarım ama linkteki yazının sadece başını okudum ve bana yetti (abi tam okusaydın, adam kinaye yapmış diyorsanız bir bakarım)

Bu adamın erkeksi olmadığını düşünen yoktur herhalde. Bu konuda hepimiz hemfikiriz. Gel gelelim bugüne kadar bir çok kadınla iletişim kurmama rağmen hiçbir zaman bir kadının Jason Statham’a olan hayranlığını dile getirdiğini duymadım. Sanırım bir kere duymuştum. O da 30 lu yaşlarda evli bir kadındı.

Tek paragraftaki faüllere bakalım.

1) Kadınların söylediklerine bakarak kadınları anlamaya çalışan ve daha da kötüsü başka erkeklere tavsiye veren mavi haplı. Buraya kadarı mor bile değil. Bunları dinleyecek genç adamlara da Allah yardım etsin.

2) Verdiği örnek Jason Motherfucking Statham. Daha önce yazmıştık.

50 yaşına geldiğinizde şu aşağıdaki abi gibi mi olmak istemez misiniz? Maskülen sikici pardon sıkıcı abimizi yeni yetme veya 20lik ilgi orospuları değil de duvar sonrası hatunlar beğeniyormuş. Bu abinin sıkıcı olmadığına eminim de kendinden 20 yaş hatunlara çekici gelen bir başka tarafını söyleyeyim : kadınların ne dediğine bakıp da kendi maskülenitesini onlara göre ayarlamamak, ilişkileri beta ip cambazlığı sanmamak.

Bonus : Çocukluğumuzun ve ilk gençliğimizin maskülen apex alfa idolü, gençliğinde Monicca Belluci’yi götüren Vincent Cassel ve 21 yaşındaki karısı. Cassel’i sevgilisi ile evlendiği için mavi hap tarafına doğru buluyorum ama adam sikici maskülenitenin yeryüzü sembollerinden biri. Alfa oğlu alfa. Onu da ben hiçbir zaman kadınların ağzından düşmeyen biri gibi duymadım ama kim takar!

O nedenler Mr. Rene, linkini verdiğin yazarın dediği gibi peacocking (tavus kuşu) yapabilirsin ki eski bir PUA tekniğidir. Ama takım elbiseli, sade görünümlü alfalara teenage kızlar gibi sıkıcı dersen resmin önemli bir kısmını kaçırırsın.

O çizginin neresinde olmamız gerekli?

-mamız gerekir soruları buraya çok geliyor. Soran saf saf cevap bekliyor ama sorun bu dengeyi ayarlayamaması değil zihniyet. Sizin probleminiz, kadınları zihin merkezinize alıp onların beğenisine göre hareket etmek. Kadınların beğeneceği bir figüre bürünmekte bir yanlış yok, yanlış kadınları zihin merkezinize almanız ve sonra da sihirli bir denge formülü aramanız.

Stilin Olsun

Dünyada erkek nüfusunun milyonda biri kadar bir apex alfa var. Bunlar hemen her kadına hitap eder. Bu yazıyı yazan da okuyan da onlardan biri değil. Geri kalanımız ise bir grup kadına hitap ederken bir grup kadına zerre hitap etmeyiz. Bazı kızlar dövmeli, bar grubu solisti tipli adamlara erirken takım elbiseli finansçı adamların yüzüne bakmaz. Bazı kızlar da iş kıyafetli ve kariyerli adamları çok seksi bulurken, dövmeli – bar grubu solistini kendi liginde bile saymaz.

HER KADINA HİTAP EDEMEZSİNİZ. Her kadına hitap etme arzusu mavi haplı oneitis hastalığının uzantısıdır. Oneitisinizin istediği erkek gibi olamama ve onun tarafından reddedilme korkusudur. Oysa kırmızı haplı bir erkek için oneitis yoktur, HAVUZ vardır. Sizi beğenecek kadınlar havuzu. Bu havuz çok geniştir ama her kadın içinde değildir. Tek bir kadını ONEITIS yapmayacak adam için havuzun geniş olması önemlidir, spesifik bazı kadınların bu havuza girip girmemesi değil. Şöyle düşünün. 1 milyon dolarınız olması mı önemli, Benjamin Dede’nin en yakışıklı olduğu serideki 1000 dolara sahip olup olmamanız mı?

 

 

 

Saha Raporu – Ağlamak Yok Yüreğim –

Geçtiğimiz pazar günü Türkiye’nin en büyük eğlence etkinliklerinden birinde sahneye çıktım, pek çetrefilli bir iş olduğuna inanmıyorum zira ortamın kalitesi ile paralel olarak aslında oldukça zor bir süreç olmasına rağmen, birkaç yüz gigabyte’a yakın USB bellek ve bir setup ile mekana ulaştım, yapılan anlaşma gereği iki saat boyunca fuara gelenleri içinde bulunduğumuz dönemin hit müzikleriyle eğlendirecektim, ardından mekanın nimetlerinden faydalanmak için arkadaşlarıma katılmayı ve kendimde eğlenmeyi planlıyordum. Aslında neşem kaçmadı fakat birkaç saatlik bir sürecin ardından kendimi canı sıkılmış hissettim ta ki dün akşam üzeri olayın kahramanlarından birinin attığı ve benim zaferimi tescilleyen mesaja dek.

Konuya geçelim. Ortam şahane fakat yaş ortalaması beklenenin altında, kendime sağlam birkaç açılış arıyorum. İşim henüz bitmiş, ortam ısınıyor derken arkadaşlardan birini yakından tanıyan, 1.68 boylarında sıska, kızıl bir oğlan çocuğu yanında taş gibi bir hatunla mekana girdi. İşte o taş gibi hatunun yanında kim olsaydı o an onu tavlamak için bir şeyler yapacaktım, şans bu ya hedefin yanında küçücük bir oğlan çocuğu vardı.

 

Selamlaşma, kaynaşma derken hatun kişiden birkaç shit test aldım. Nedir bunlar diyeceksiniz değil mi? Söyleyeyim. “DJ’lik yapıyormuşsun bu ortam için fazla yaşlı duruyorsun!”  Burada hatuna olgun erkek seven körpe kız etiketi vurdum. Ardından “90’lar falan çalmıyorsundur umarım, ben 2000’liyim olayı kaçırırım” gibi komik ve ucuz bir shit test ile yaşımı ve aramızdaki yaş farkını sorgulamaya devam etti. Bu noktada kendimi geri çektim ve “Dert değil, olayım seni kapsamıyor” dedim. Birkaç ufak şakalaşmanın ardından sporcu olması hasebiyle beni yok yere çekişmeye davet etti, bilek güreşi yapsak ben seni yerim dediği an bunu bir ilgi göstergesi olarak aldım diğer tüm testlerde olduğu gibi ve hatunu hemen orada mat ettim. Bu esnada 4 yıldır hatunun peşinde olduğunu söyleyen, ileri gidip bana “Çok havalısın, tarzın çok iyi” diye geveleyen genç delikanlı hala yanımızda. Sıra çocuğu ortamdan uzaklaştırmaya geldiğinde topu arkadaşlara gönderdim, çocuk on dakika kadar kaybolduğunda hatuna döndüm ve; “Haydi mağlubiyetini kutlayalım” dedim “Nasıl” demeye kalmadan öpüşmeye başladık. Son dakika direnci göstermedi diyemem fakat ben her şeyi yapan, güçlü kızım kafasında bir kadını tavlamak çok daha kolay. Asıl olay bundan sonra başladı, hatunu cepte görüp rahatladım ve kendimden beklemediğim şekilde birkaç blue pill harekette bulundum, ortam oldukça neşeliydi ve ben hatunlar tarafından hedef görüldüğüm bir ortamda aşırı rahat hareketler, blue pill’e kayan efektler ile nadiren saçmalayabilirim. Bunu kendime hak görüyorum zira dilediğimde bunu lehime kullanabilecek kıvraklığı yakaladım.

Velhasıl bir mühlet sonra hatunun ilgisini kaybettim, günün ilerleyen saatlerinde tekrar bir yakınlaşma oldu. Öpüşme öncesinde “İlk görüşte seni baya sevdim fakat şimdi, ne bileyim. Negatif bir elektrik alıyorum” diyen hatunla çatır çatır yiyiştim. Yanımdan ayrıldığında bizim ufaklıkla vakit geçirdiğini fark ettim, yarım saat sonra telefonuma bir mesaj geldi. Sanırım numaramı hatundan almış olacak; “Abi, neden yanımda gelen bir kızla öpüştün”, “Ne gerek vardı, kötülük bu” gibi Amerikanvari mesajlar ile devam etti. Genç neslin problemi bu. Ne lan öyle “Hey dostum, senin problemin koca kafanın koca kıçından büyük olması” tarzı komik mesajlar. Çok mu bilendin saldır, dayak mı yiyeceksin? Umursama giriş, cesaret en büyük silahtır. Yoksa öyle mesajlarla ancak taşak geçerler adamla. Vicdanen kendimi rahat hissediyor olsam dahi, bir şeyler yapma gereksinimi hissettim ve çocuğu buldum. Hatun başka erkeklerle fingirdeşirken, bu arkasında ağlayarak dolanıyordu. Beni gördüğünde hıçkırarak devam etti. Aldım karşıma ve anlattım, hatunun aslında bir seks makinesi olduğunu ve kendini heba ettiğini fakat nafile, hatun benim duygusal yatırıma kapalı olduğumu ve tehlike arz ettiğimi, ufaklığın ise tam olarak erkek olmadığını fark ettiğinden baya mutsuzdu. Midyata pirince giderken eldeki bulgurdan oldu diyelim. Çocukla birlikte mekandan ayrıldılar, sonrasında öğrendim hatun direk evine, çocuk ise arkadaşlarının yanına geçmiş. Bunu niye öğrenme ihtiyacı hissettin derseniz; Ben henüz oltayı çekmedim. Bu esnada Mahmut Abi ile süreci sıkı bir şekilde değerlendirdik, hatta son değerlendirmeyi Sonsuzluk VBG ile yaparken dün akşam üzeri hatundan mesaj aldım. O güne dair birkaç şey, bugün akşam saatlerine bir date ve büyük ihtimal ateşli bir gece fakat aksilik bu ya, akşam saatlerinde farklı bir hatunu evime davet ettim, aslında dün gecenin devamı olacak bir buluşma ve henüz onunla işim bitmedi. Bu nedenle sanırım yukarıda anlattığım olaylar silsilesinin yan karakteri olan bu hatunu mekana gönderip, birkaç saat beklettikten sonra oraya gidemeyeceğimi söyleyeceğim. Elde ne kaldı derseniz; Birkaç damla göz yaşı, ateşli bir öpüşme ve sonunda benim kazandığım bir saha raporu.

Olay günü Twitter üzerinde yazdığım birkaç şey baz alınarak baya bir nefret tohumu ekmiş olacağım ki, çatır çatır küfür yedim fakat problem değil. İnsanlar duygusal yaratıklar, hepimizin ironi yeteneği tam olarak istenildiği gibi olmayabiliyor. Kendimi o ufaklığın yerine koymayı beceremediğim için üzgünüm çocuklar. 🙂

Görünmek, imajı çizmek

Eğer yorumları okuyorsanız her hafta bir iki kere “kızlara imaj çizme” konulu ve yazarının asıl sorunu dile getirmesine rağmen sorunun zerre farkında olmadığı yorum sorularına cevaplarımı görüyorsunuzdur.

En yaygın olanı ise mesajlaşmalar ile ilgilisi. Aşağıdaki örnek, tek değil ve çok yaygın. Mesajlar içinde arayınca ilk karşıma çıkan olduğu için yazıyorum yoksa yazanı parmakla göstermek için değil. Bu konuda gençlerin büyük kısmı sorunlu :

Anladım abi aslında 4-5 saat aralıklardan az mesajlaşmak kadına karşı zamanı değersiz, boş bu adamın gibi bir imaj çizebiliyor.

Bu tür bir imaj çizme kaygısı çok fazla. İmaj tabii ki önemli bir şey ama sen kadına imaj çizerken kendin arkada kaygı duyuyorsan hiçbir uzun vadeli yararı yok. Zararı çok. Orada da yazdım :

Su yazdığımdan anladım abi diye yaptığın çıkarım ve kafa yapın çok vahim. Mavi hap kendini ilk paragrafta ele veriyor. Kadına nasıl göründüğünle ilgili çıkarım yapmışsın. Kadına nasıl göründüğünle meşgulsün. Yani zihin merkezinde kadın var. Bu kafayla hiçbir seyi dogru yapamazsın.

Alfa erkek gerçekten kadını kadından daha sıklıkla mesajlayacak ya da mesaj arasi kadini dusunecek vakti bulamaz. Alfa gibi gorunmeye vakit harcayacagina alfa gibi kendinle mesgul ol.

Iki mesaj arasi kadin aklindan cikmiyorsa mavi hapli betasindir. Bundan kurtulmaya bak. Gerisi hava civa.

Bunun bir de sevgili olan çiftlerin biyolojik olarak erkek ama ilişkide zihinsel olarak dişi olan taraflarından geleni var. Kız bana geç mesaj yazıyor, beni şundan bundan daha az önemsiyor, ders çalışırken beni unutuyor, vs … Eskiden ilişkide erkek kendisini odağa koyar ve kendi hayatıyla daha meşgul olurdu ve bu tür şikayetler kız muhabbetlerinde kızların ağzından çıkan şeylerdi. Erkeklerden duyamazdın. Bugün birçok erkek hala böyle ama çok fazla sayıda erkek de artık feminenleşmekten dolayı bu kız şikayetini yapar oldu. Balık sürekli içinde olduğundan suyun varlığından haberdar olmaz misali, artık yeni nesil tamamen feminen yetiştirilişin içinde olduğundan, utanıp sıkılmadan “abi kuzeni geldi diye beni unuttu” yazabiliyor.

Çerçeve işte budur, daha doğrusu çerçevenin olmaması. Çerçevesi olan adamın zihin odağında kendisi, ekran başında olmayan hobileri, işi / dersleri, misyonu falan vardır. Hayatında bunlar olan ve bunları merkezde tutan adam zaten böyle şeylere vakit bulamaz. Ama kendisini kadına feda etmek üzere yetişen nesil için böyle şeyler çok korkutucu, zira eğer kendisini merkeze koyarsa kızı kaybedeceğinden ödü kopuyor. Şu soruya samimi olarak cevap verin, kendini merkeze alan ve çoğu erkeğin kadınların aslında hiç de şikayetçi olmadıkları şikayetleri nedeni ile piç sandığı adam mı kızı elinde tutuyor, kızı merkeze koyan adam mı?

Tabii bir de kendini merkeze koy lafını “kendini merkeze koy ve başka kimseyi düşünme” olarak algılayan (sanki sen merkezde iken başkasına ilgi gösteremezmişsin gibi) tayfa var ki onlar ayrı konu. Yarın “kırmızı haplı baba” yazıları yazdığımızda “çocuklarınızla bile çerçeve sizde olmalı, onlar sizin çerçevenize girmeli” diyeceğiz, bu tayfa Allah korusun baba ise çocuklarını siklememeye başlayacak!

Burada yapana kadar yapıyormuş gibi yapmak olayının da yanlış anlaşılması durumu var sanırım.  Buradaki mış gibi yapmak kızlara mış gibi görünmek değil. Örneğin kıza mesaj attınız cevap gelmiyor. Kızın mesajını beklerken ona bir mesaj atmamaya çalışmak ve kızı aklından çıkaramamak, eğer siz kızın cevabını bekleyecek kadar sabrettiyseniz bile “mış gibi yapmak” değil “mış gibi görünmektir”. Bu sizin damarlarınızdaki kutsal testosteron seviyesini arttırmaz ya da kortizol seviyesini azaltmaz. Tamam kız mesaj yazdı mı testosteron artar ve kortizol azalır ama 3 saatlik tam tersi hormon salgılamadan sonra ne kadar işe yarar?

Burada mış gibi yapmak, tamamen sizinle alakalı. Tamamen ekran dışında bir hobinize ya da işinize, dersinize dönmek ve kıza nasıl imaj çizdiğinize değil sizin kendi kendinize nasıl imaj çizdiğinizle, kendinize nasıl odaklandığınızla ilgili.

Bu tür konularda kendinizi her zaman sizi izleyen bir üçüncü şahıs gibi düşünün. Kıza cool imajı çizdiniz ama orada kaygı duyarken (vücudunuzu durduk yere kortizol pompalarken) sizi izleyen o üçüncü şahıs gözündeki imajınıza ne oldu? Yapana kadar yapıyormuş gibi yapmak olayını her zaman sizin içinizdeki o üçüncü şahısa mış gibi yapmak olarak düşünün. Önemli olan o kaygıyı duymayan adam olana kadar kendinize mış gibi yapmanız. Kız  ne düşünmüş çok önemli değil. Şöyle anlatayım, siz kızı tamamen unutmuş iken kız bir nedenden dolayı “ya aramadığımı siklemiyormuş gibi görünmeye çalışıyor ama aslında orada telefon başında kasıyor” diye düşünsün size hiçbir zararı olmaz. Ama siz telefon başında kasarken kız “bak aramadım ama zerre siklemiyor” diye düşünsün, siz sonra o kaygıyı bir yerde patlatır, o imajı darmadağın edersiniz, merak etmeyin.

Son olarak da bu mesaj olayına özel yorumum : mesajlaşma, kadın işi bir şey. Tamam, mecburen yapacaksınız, ben de kullanıyorum. Ama o telefonda mesaj beklemek, 2 saat, yarım gün, birgün yazmadı mı diye süre tutmak, sizin masküleniteden uzaklığınızın ipuçları. Normalde bir erkeğin kız arkadaşı (tabağı demiyorum) aramadı mı, erkeğin kızı uzun süre unutması lazım ve hatırlamak için ekstra çaba göstermesi lazım. Nasıl böyle olmasın ki? Gym, iş / dersler, arkadaşlarla içmek, fazla mesai, belki gece yaptığınız ikinci iş, vs … ile hayatı ellerinde olan bir erkek çok çalışır ve böyle kaygılar onun için lükstür. Eğer bu tür kaygılara vaktiniz olacak kadar boşsanız öncelikle o boşluğu doldurun.

Daha önce de söyledik, erkeklik yan gelip yatma yeri değildir. Maalesef, ciddi miktarda çalışmayı gerektirir. Hem de yaşla beraber artan oranda.