Tinder Mesajlaşma Taktikleri – Kızın numarasını vermesi

Tinder hesabımdaki bazı mesajlaşmalarımın screenshotlarını yayınlarım diye almıştım. Bir dosyada öylece unutmuşum. Aslında o zaman bir sürü mesajı arşivlemişim ama bu siteyi bolca hatun da okuduğu için Türkiye’de olan çoğunluğu es geçeceğim. Yurt dışında yatağa giden (veya gitmeyen) mesajlaşmalarımı örnek olsun diye yazacağım.

Aşağıdaki örnekteki hatun telefonunu kendisi vermişti. Olay yatağa gitti. Biliyorum, Türkiye’de işler daha zor ve hatunlar genelde daha soğuk. Asya’da HB7.5 – 8 bir hatunla nasıl hoş bir muhabbet geliştiğini görünce gösleriniz de dolacak. Ama hatun hatundur ve aynı mekanizma az çok burada da işler. Türkiye’nin tek problemi – bence – bazı öküz kızlar çok kabalaşabiliyorlar ve onların da çözümü tek tuşla unmatch!

Neyse, kızımız Pinay güzeli. Süper bir poposu olduğundan süper like atmıştım, çok da hoş bir kız çıktı. Negleri abartıyorum, shit test yiyorum diyenler için olayın nasıl ince iş ama neşe ile yapılabileceğine örnekler var. Ayrıca olayın “merhaba ben Saldıray … telefon numarasını ver” şeklinde değil de hatunla bir muhabbet kurma olduğuna (bu muhabbeti iyi çocuk tarafına hiçbir zaman fazla kaydırmadan) örnek.

Mahmut (M), Nicole (N):

M : Selam Nicole. Mahmut ben. Ne haber? Kendine karşı çok acımasızsın (profiline ugly bitch – çirkin orospu yazmış). Hadi Nicole’u yeniden güzel hissettirelim (Let’s make Nicole feel cute again – Trump Reis oyunu).

Yukarıdaki mesaj 08:40’da atılmış. Kız 10:30’da yazıyor.

N : İyiyim. Kendime karşı neden acımasızım?

M : Kendine çirkin orospu demişsin?!?

N : Evet sevmeyenlerim öyle derler … Sanırım beni elde edemeyen erkekler bana çirkin, şişman orospu diyorlar 😀 (ben bunu deyince profilinde bio’yu sweet and innocent girl olarak değiştirmiş)

M : Hahahaha . Ama ben tatlı ve masum bir kız görüyorum . Neyse o elemanların hiçbirinin seni elde edemediğine sevindim.

N : Evet. Şimdi daha dikkatliyim. Çünkü daha önce başıma bir şey geldi.

M : Oh zavallı kız, ne oldu?

N : Bir oğlum var. Ama evlenmedim hiç. Hey, bu arada sen nerelisin?

Burada erkeklerin çoğunun kurtarıcı şemasına girip elendiğini bilmek acı. Oysa karşımda sorumsuz ve dürtü kontrolü zayıf bir kadın var muhtemelen. Ben ağlama Melis olayına girmeden olayı espiriye ve fırsattan istifade ilk cinsellik imasını masaya vurmuşum.

M : Oh dur çok hızlısın 😀 (buna bir şey deniyordu unuttum şimdi, kendi niyetini kıza yansıtma). Hamilelikten korunmak şart ama ben henüz senin kalbini çalmadım. Türk’üm. Sen Pinay mısın (Filipinli)?

N : Evet. Kaç yaşındasın? Burada ne yapıyorsun?

M : Sana CV yollayayım en iyisi 😀 İş gezisindeyim. Sen ne yapıyorsun?

N : Hahaha … Sorumu yanıtlamadın. Kaç yaşındasın? Ben hemşireyim. Huzur evinde çalışıyorum.

M : Ben yaşlıyım … Ama babacık olacak kadar yaşlı değilim (not daddy old). 39 yaşındayım (burada dalga geçmek için yaşımı yükselttim).

N : Hahahaa ihtiyar … Ben sadece 28 yaşındayım. (shit test) Evli misin?

M : Eğer hoşuna gidecekse bana daddy diyebilirsin 😉 (onayla abart) Hahaha, “sadece” 28 yaşında mısın? (neg) Küçük kız seni …

N : Hahaha … Peki evli misin?

M : Artık değilim ama bana evlenme teklif edeceksen avcunu yalarsın. Yeniden evlenmek için çok gencim ben. Bu ihtiyarın bakımını yapabilir misiniz huzur evi hemşiresi hanım?

N : Hahahaha …. Çok eğlencelisin. Ne kadar süre önce boşandın ve neden artık evli değilsin? …. Merak etme sana evlenme teklif etmeyeceğim … Hahahaha.

Burada iş görüşmesi modunu kırmak şart oldu ve genelde kırdığım şekilde bitiriyorum.

M : Çok derin konulara giriyorsun, bunlar sadece bir bira eşliğinde muhabbette konuşulacak konular. Bunlara cevap istiyorsan benimle bir çıkman (date) lazım … küçük kız (neg).

N : Pahalı bir restoranda şarap içeceksek tabii ki! …

Burada iş yüzünden muhtemelen bir ara 10 dk vermiştim sanırım.

N : Korktun mu? (shit test)

M : Hahaha …. pahalıyı tanımla 😀

N : 😀 😀

M : (Tinder’da ilk fotosunda şahane poposuna vurgu yapan çok güzel, dar bir siyah elbisesi var. Hatunun surat HB7, vücut HB 8.5). Eğer şu ilk fotondaki siyah elbiseyi giyip geleceksen tabii ki. Ama bak o halin çok seksi, senin ihtiyarlardan bir iki kalp ilacı araklayıp getir bana.

N : Tabii ki hoş bir elbise giyeceğim. Hahahaha. Espri anlayışına bayıldım. Whatsapp’ın var mı? Numaramı alabilirsin.

(Seni seviyorum Asya!)

M : Evet bebek (bundan sonra hatuna hep bebek dedim). Kullanıyorum. Numaran ne?

N : +852 XXXX XXXX

Hatunla whatsapp’tan buluşma ayarladım. Starbucks’ta buluştuk, sonra da Hong Kong Adası’nda merkezde IFC civarında güzel bir rooftop bara gittik. Ordan da otele. Arsız bana gece boyu ihtiyar veya daddy deyip durdu.

Saha raporu – Olmuyor, yapamıyorum – Mahmutun buna bir şey yapması lazım

Kerem yazmış daha doğrusu yardım çığlığı atmış:

Mahmut Bey;
Tüm samimiyetimle söylüyorum ki.. OLMUYOR YAPAMIYORUM!
1 yıldır erkekadam sitesini yalayıp yuttum.. Teorik olarak aslında çoğu şeyi anladım ama olmuyor…
Arabam var… 5 Bin TL maaş var. Kamuda Mühendisim. boy: 175 Kilo:71 fitim.. Tek başıma eve de çıktım.. (bunlar varsa olmalı demiyorum ama bunlar önemsiz de değil o manada ifade ettim.)

Objektif unsurları hemen hemen hepsini yerine getirdim ama iş buluşmaya gelince boş!
En son dün iki kızla AYRI AYRI buluştum. (Çelişki gibi gelecek ama ikisini de asla kendime yakıştırmıyorum!)

İkisinde de konuşmaların yüzde 70 ini ben yaptım onlar benden daha rahattı ve kaçınılmaz son:
Birinden buluşmadan sonra telefon istedim hazır değilim dedi bitirdim. (Aslında o bitirmiş oldu.)

Diğeri mesaj atsam Lütuf olarak cevap yazıyor pek takmıyor Onu da siktir ettim.

Bu kadar okuyup, spora gidip, iyi giyinip GÖTÜ BOKLU KIZLAR TARAFINDAN RDDEDİLMEK itiraf ediyorum aşırı bir şekilde ZORUMA GİDİYOR

VE ARTIK ASLA KIZLAR KONUSUNDA BAŞARILI OLAMAYACAĞI HİSSİNE CİDDİ BİR ŞEKİLDE KAPILIYORUM.

YARDIMCI OLURSANIZ ÇOK SEVİNİRİM.

Dışarı çıkıp adım atmadan ağlayanlar baydı ama dışarı çıkıp çabalayan adama yazdığı absürt de olsa vakit ayırırım.

Şimdi Kerem Bey, 1 yıldır erkekadam sitesini yalayıp yuttuğunu sanabilirsin ama kendi kontrolün içinde olan şeyleri doğru yapıp sonra buraya gelmen lazımdı. Kendini zerre analiz etmeden yardım istiyorsun. Ama ben sana analiz edeceğim. Fakat dediğim gibi bunu senin yapman lazımdı!

<em>İkisinde de konuşmaların yüzde 70 ini ben yaptım onlar benden daha rahattı ve kaçınılmaz son</em>

Nein nein nein! Kadın gibi sussa da kafa dinlesek bir yaratık nasıl oluyor da 30% konuşuyor? En fazla 50% – 50% olabilir. Sen sorarsın o nezaketen de olsa cevap verir. Eğer kız arıza ise ve sorularına bile cevap vermiyorsa (sorular kızı stalk edecekmişsin gibi yer bilgileri olmamalı) sen de konuşmayacaksın. Sessizliği bozmak zorunda değişlsin, sessiz kalmaktan korkma.  Sessizliği bozma dürtün mavi hap, maalesef yalayıp yutmamışsın henüz. Kızın ne yaptığını kontrol edemezsin ama kendi davranışların 100% kendi elinde. Önce kendi tarafını doğru yap.

Sorular öyle havadan sudan olmamalı. Sorular onunla ilgili olmalı. Ya aslında bu zor değil zira kadınlar kendilerinden konuşmaya bayılırlar, susturman zor hatun kısmını. Emin ol, beta davranışlardan kurtuldun mu, hatun senden elektrük alamasa da çok konuşur. Hele de senin bir daha görüşmeseniz onu yarın unutacak bir adam olduğunu vücut dilinden anladıktan sonra.

Kız 10 dk içinde muhabbete girmiyorsa oradan sonra sen de aç telefonunu ve youtube’dan sessizde haftanın maç özetlerini izle. Ben olsam öyle yapardım mesela kız eğer arıza sessiz ise ama bu utangaçlığından değilse. Farkı anlarsın merak etme. Ama sen kendi mavi haplılığınla sessizliği bölme dürtüne yenilmesen çoğu kız böler.

Birinden buluşmadan sonra telefon istedim hazır değilim dedi bitirdim. (Aslında o bitirmiş oldu.)

Diğeri mesaj atsam Lütuf olarak cevap yazıyor pek takmıyor Onu da siktir ettim.

Nein nein nein! Gündüz oyununda ya da buluşmada konuşamadığınız, bağlantı kuramadığınız ya da kurdurmayan kadından telefon istemeyin diye ağlayacağız neredeyse! Sırf bu yüzden sokak saha raporlarını incelemeyi bıraktım. Hatun sizin taşaklarınıza tekme atsın daha iyi! Ben olsam ikisinden de telefon istemem. Bak kızlar seni beğenir beğenmez onun bir kısmı kızın elinde ama senin davranışların tamamen senin elinde. Sen kırmızı hapı özümsemiş olsan o telefonları istemezdin. Kız senin onun telefonunu aramanı sağlayacak ve senin zamanını hakedecek bir şey yapmamış. Nasıl ödülsün ki bir de telefon istiyorsun. Kendini zorla vermeye çalışan bir ödül!

VE ARTIK ASLA KIZLAR KONUSUNDA BAŞARILI OLAMAYACAĞI HİSSİNE CİDDİ BİR ŞEKİLDE KAPILIYORUM.

Bana zaten hep bu hisse sahipmişsin gibi geldi. Dedim ya, kendi analizin aşırı yüzeysel.

Bugüne kadar kaç kızla buluştun, ne tür sorular soruyorsun, neden sessizliği bozma ihtiyacı hissediyorsun (özellikle soruları zaten soran sensen), o masada nasıl oturuyorsun, neden rahat değilsin (yanlış bir şey söylesen seni masaya yapıştıracak Tekwando şampiyonu hatunlarla mı buluşuyorsun, yoksa kızdan korkma), neden kendi tarafını doğru oynamıyorsun, neden aç gibi muhabbeti illa devam ettireceğim, illa telefon alacağım diye kasıyorsun?

Kırmızı hapı yalayıp yutmuş olsan hikayen şöyle bir şey olurdu : “Abi kızla buluştuk, 5 – 10 dk muhabbet edeyim dedim ama olmadı, sonra ben sessizliği bozmam gerekliliği dürtüsüne yenilmedim ve soru sormayı bıraktım. Böyle 10 dk sessizlik oldu. Ben de açtım telefonumda haftanın en iyi 10 golünü izlemeye başladım.

a) Kız o arada bir şeyler geveledi ve kalktı gitti.

b) Baktım kız kalkmıyor, konuşmuyor da. İzin isteyip kalktım, hesabı ödedim ve çıktım gittim.

Hocam eğer sen kendi tarafını iyi oynarsan kız seni beğenmese bile en azından bir muhabbet olur. Senin anlattığından anlaşılan sen alt tarafı tanıyıp etmediğin bir kadın önünde fazla ezilip büzülüyorsun. Kendi tarafını mekanik olarak bile iyi oynamıyorsun.

Kaç kızla buluştun bilmem, muhtemelen bir düzine bile değildir, ama daha kendi oyununu oynayamazken 1000 kızla buluşsan iş çıkmaz.

Fotoğraflarındaki gibi değilsin shit testleri

Birgün shit test ansiklopedisi yazıp tanesini 10,000 TLye satana kadar her shit testi yazabilme lüksümüz yok. Zaten shit testleri aşmak için gerekli olan şey her türlüsünü bilmek değil genel mantığını bilmektir.

Fakat Kerem’in şu sorusunu yazıyla yanıtlayacağım zira burada genel olarak defalarca işlediğimiz bir zihin yapısı problemi var :

Selam Mahmut Bey;
Buluştuğum bir sürü kızdan şunu duydum:
“Fotolardaki kadar havalı değilsin” bunu söylerken bu durumdan hoşnutmuş gibi söylüyorlar ama…
Havalı olmadığım için hayal kırıklığı yaşadıklarından adım gibi eminim.
Nasıl daha havalı biri olabilirim? Ve nasıl daha az “makul ” bir erkek olabilirim?

Kerem Bey, bu bir shit test. Kız gerçekten hayal kırıklığı da yaşamış olabilir ama sen kızla buluşuyorsan çerçeveni sağlam tutacaksın ve “kızın hayal kırıklığı varsa bile kızın problemi” deyip takmayacaksın. Yani sen shit test sayacaksın.

Senin mesajindan tahminim bunun shit test olduğunun bile farkında değilsin (kendi zihin merkezinde kizlar var ve hala havalı olmadığım için hayal kırıklığı yaşadıklarından gibi abuk subuk seyler soyluyorsun) ve bu nedenle de cuvallamişsındır.

“Sen fotoğraflarındaki gibi X değilsin” özellikle sosyal medyadan ya da Tinder’dan tanıştığınız kızlardan çok duyacağınız bir şey.

“Sen fotograflarındaki kadar havalı değilsin” diye duysam mesela “sen de fotoğraflarındaki kadar güzel değilsin” diye gelişine çakarım, hiç acımam.

“Ya sen amcaymışsın ya” diyene “bana amca diyorsan göster bakalım kimliğini sen reşit misin …. ufaklık” diye yapıştıracaksın.

Kendini kadınların dediklerine göre ayarlama. “Sen fotoğraflarındaki gibi uzun değilmişsin” dese gelip buraya nasıl uzarım diye mi soracaksın? Kız kısaysa “bu boyla basketçi mi arıyorsun” diye güleceksin ya da kız uzunsa “he ya, tam kolunun altına alıp sarmalığım” diyeceksin.

Şimdi sen bu shit testleri aşıyor musun bilmem. Eğer bunlara eğlenen ustalıkla karşılık vermiyorsan, kızın dediğinde gerçek payı var. Alt tarafı kızın birine cevap yapıştıramayacak kadar heyecanlanıp, Prensesin huzurunda tedirgin, ürkek, kapalı, vs … davranıyor olabilirsin. Eğer kızla buluştuğunda heyecanlanıyorsan, ya da bu tür shit test cevaplarının kızı kaçıracağını düşünüp korkuyorsan, kızı tepeye, kendini aşağı koyuyorsundur. O nedenle de vücudun bir asilzade huzurundaki toprak kölesi davranışını belirtiyordur.

Havalı ne demek hiçbir fikrim yok. Maskülen ama centilmen davranıp gerisini boşvereceksin. Shit testlere böyle gelişine vurabilirsen zaten daha az makul olursun.

Mistik Feminenlik

Muhtemelen yüzyıllardır kadınların sahip oldukları en kullanışlı şey, “ bilinmezlik” olmuştur. Bu kelimeyi uydurdum ama kullanışlı bir kelime. Yüzlerce yıldır kadınlar, kuşaktan kuşağa bu bilinmezliği, bilerek ya da farkında olmayarak geliştirdiler. İşte bu, mistik feminenlik, kadınsı ayrıcalıkla elden ele geçen şey oldu. – Her kadının fikrini değiştirme hakkı vardır. –  kadın sezgisi ( efsanesi)- Mesela “ Kadınlar bilir “ diye bir söz vardır. Bir erkek hiçbir zaman bu kadar saygı görmezken ve kararlı görülmezken – onlara, kastettiğin şeyi söyle ya da söylediğini kastet denirken- kadınların zor anlaşılır olmaları toplum tarafından ödüllendirilir ve destek görür. Şunu da söyleyeyim, bu oldukça mantıksızdır. Aslında, doğru yapıldığında bu anlaşılmazlık kadını hem etkileyici hem de çekilmeyecek derecede sinir bozucu yapar. Bunu elde etmek için bir kadın anlaşılamaz olmalı ya da öyle görünmeye çalışmalıdır. Tüm erkekler, kadınların anlaşılmaz canlılar olduklarına inandırılmışlardır.

Aynı sebeplerden ötürü mistik feminenlik, kadın ruhuna çekici gelir ve PUA tekniğinde karı kız tavlama konusunda baya işe yarar. Din, batıl inanç, sezgi vb. metafizikle bağlantılı bazı “ gizli güç” dinamiklerine çok çekici gelir. Birinin, kadınların içindeki dedikodu aşkını görmek için çok uzağa bakmasına gerek yoktur. Kadınların gizli güçleri vardır. Bunca zamandır feminenliğin cadılıkla ilişkilendirilmesi boşuna değildir. Tarihsel olarak erkeğin domine ettiği kültürde, gizliliğin ve mistisizmin gücüne erkeği etkilemek ve kontrol altına almak için bir kaynak olarak ihtiyaç duyulmuştur. Bu bazen bir kadının kazıkta yakılarak öldürülmesiyle sonuçlanmıştır ama daha çok, tahtın arkasındaki güç anlamına gelmiştir ve kadının etkilediği erkeğin statüsüne bağlıdır.

Bu mistisizmi cinsellikle birleştirdiğinizde feminen mistisizmini elde edersiniz. Bu, uygun hipergami arayışı için feminen zorunluluğun sahip olduğu en kullanışlı araçtır.

Mistik feminenlik, cinsiyetler arası iletişime nüfuz eder. Her forumda, her blogta, her Facebook postunda ve bir kadın tarafından yazılan herhangi bir yazıda mistik feminenliğin bir kalıntısı vardır. Bir kadın, kadınlar hakkında yazılmış kötü bir gözleme sert yanıt verirken verdiği cevaptaki standart yanlış yönlendirme HER ZAMAN öngörülmeyen, kaprisli, kadınsı bilinmezliklerle doludur. Mistik feminenliğin ilk ( ve ikinci) dövüş klübü kuralı, kadının efsanevi, bilinemez yapısını korumaktır. Kız kardeşlik, buna ihanet edenlere acımaz. Roissy’nin deyişiyle, siz gerçeğe ne kadar yakınsanız, kadınlar size seslerini o kadar yükselteceklerdir.

Yıllarca kadın davranışlarını gözlemleyerek kafa karışıklığını gidermeye ve yaygın sorunların üstesinden gelmeye çalıştım. Kadınlar, erkeklerle az çok aynı temel mantığa ve yönteme sahip canlılardır. Esas mesele şu ki, kadınlar da erkekler kadar sıradışı ya da sıradan ama fark şu, istisnalar hariç, erkekler kadınlar gibi mistik maskülenliğin tadını çıkarmıyorlar. Biz kendimizi efsaneleştirmiyoruz çünkü kadınlar gibi bunu yaptığımızda ödüllendirilmiyoruz. Bunu yapmaya da ihtiyacımız yok. Kadınlar kendilerini efsaneleştirdiklerinde ona sahip olan erkek, ödül kazandığını sanıyor ve bu da kadına ilgi olarak geri dönüyor. Bir kadın delirdiği zaman herhangi bir sebepten delirdiğine emin olabilirsiniz. Kadınlar da erkekler kadar kurnazdır hatta iddia ediyorum, kadınlar erkeklerden daha kurnazdır çünkü bu mistisizmin arkasına saklayacakları çok günahları vardır. Mantıksız değillerdir. Bir kadının hareketlerini, davranışlarını ve bunların arkasındaki gerçek sebebi görebilmek için sadece yeteneğinizi geliştirmeniz gerekir.

Modern çağda erkekler kadınların irrasyonel yaratiklar olduklarini söyleyerek kestirip atmaya çok hevesliler. Freud bile kadınların histerilerine kanıp gelişigüzel şekilde kadınların aciz ve sahtekar olduklarını yazdı. Yaşını başını almış bir adamdan “ kadınları hiçbir zaman anlayamayacağız” gibi bir söz duymanın ne kadar sinir bozucu olduğunu anlatamam. Bir arkadaşınızın şu soruyu sorduğunu kim bilir kaç kere duydunuz : “Dün gece Kristy ile şansın yaver gitti mi?” Bu soruyu pek sorgulamayız ama soru öyle kurulmuştur ki erkekler bu mistik (feminen) mitini farkında olmadan yayıp dururlar. Sizi (kadinla) yatağa götüren şey şans değildir. Doğru zamanda doğru erkek olmanın rolü tabi ki var ama burada işleyen mekanizma o değil. Ama şanslı olduğumuzu, piyango kazandığımızı, nadir ve değerli bir ödül aldığımızı düşünürsek bu bizim neyi doğru yaptığımızı anlamamıza yardımcı olmaz. Üstelik bu, kadınları esrarlı birer ödül dağıtıcısı olarak düşünmemize neden olur ve kadınları dolaylı yoldan kaybetmekten korktuğumuz ödülün ete kemiğe bürünmüş hali olarak kurgulamamıza ve onların konuma gelmelerine neden olur.  Bu mistik kadınla seks yaptığın için şanslısın. Bu nadir ve değerli bir şey olmalı!

Mistik feminenlik cinsiyetler arasındaki süreçleri ve motifleri sorgulamamızı zorlaştırır. Erkekler, bilinemez, gizemli, anlayamadığı ve zor bulunan bir kadını elde ettiği için bile mutlulardır. Cinsel yokluk ile birleştirildiğinde şans faktörü, seksi daha ilgi çekici yapar. Erkeklerin bu “şans”koşullanması ve bunun kadınlarca teşvik edilmesi, yokluk zihniyetinin ve sıklıkla ONEITIS’in nedenidir. Bir erkeğin mistik feminen mitini özümsemesi, kadınlara hizmet eder. Cinsellik bir kadının ilk ve en iyi aracıdır ve bunun değerini arttıran her mekanizma teşvik edilecektir.

Kaynak: The feminine mystique

Saha Raporu Değerlendirme – Soru & Cevap –

Saha Raporu – Sıradaki Şarkı Tüm Evlilere Gelsin –

Sorular, cevaplar, yorumlar, eleştiriler doğrultusunda son saha raporunu değerlendirmek ve soruları cevaplandırmak istedim.

Evvela bir konuda anlaşalım. Kız tavlama, diyaloğu sekse götürme işi Kırmızı Hap öğretisi ardından tanıştığım bir konu değil. Birkaç Amerikalı girişimcinin “Pick Up Artist” adı altında yıllardır mahalle kültürünün dinamiklerinden biri olan manitacılığı teknik, taktik detaylarla süsleyip satması ve bunu cinsel gerilimi artırmaktan yana eksiklik yaşayan birçok erkeğin kapış kapış öğütmesi tam bir delilik. Manitacılık, seviyorsan git konuş abicilik ya da saf, temiz sevgi cümlelerinin bir isme ve bunca şaşaalı tekniğe malik olduğunu öğreneli 9 ay oluyor, evet. Lakin 25 yıllık yaşantımı, bir öğreti ile geçen 9 aya endeksli yürütmüyorum.

Ben 9 aydır kız tavlamıyorum, 9 aydır sevişmiyorum, cinsel dürtülerimi Kırmızı Hap tetiklemedi. Ben belli karakteristik özelliklere sahip bir varlıktım ve Kırmızı Hap törpülenmesi ya da sivrilmesi gereken yönlerimi açığa çıkarmamda bana yardımcı oldu.

Eleştirilere karşı daima saygı ve sevgi ile yaklaşmaya gayret gösteriyorum fakat bir konuyu unutmamanızı rica etmek durumundayım uzun bir süredir Kırmızı Hap ile ilgilenen, kadınlar  ve hatta erkekler hakkında yeterli hayat tecrübesine sahip Mahmut Abi ile SVBG’nin tutupta “Hayal gücün baya genişmiş kardeş, gel sen bizim çocuklara masal anlat” dediğini düşünür gibi bir haliniz var. Eleştirirken tüm koşulları göz önünde bulundurun, size doğru yolu ve yapılması gerekenleri anlatan bu iki insanın yanlış bir örnekle sizi başbaşa bırakması ve emek verdikleri sistemi kirletmeme müsade etmesi mümkün değil.

Gelelim sorulara ve yorumlara.

Kardeş kusura bakma da kadim meriç taktiklerini uygulamışsın.Karıyı öpmen veya birlikte olman bir şeyi değiştirmez.Ha seks yanına kar kalır ama karının kocası bir şekilde öğrenirse başın derde girebilir.Attığınız baş ürküttüğünüz kuşa değsin.

———————–

@ Şahsın bahsettiği nokta benim kadını dinlemem, birçoğunuzda olduğu gibi hatta bunu öngererek rapor içerisinde “Nice Guy etiketi yiyeceğim” demiştim.

Mahmut Abi önce şöyle demiş;

Şunlara meriçlik yazan arkadaşlar kız tavlamayı nasıl bir şey olarak düşünüyorlar? Dante burada meriç ise ben de mericim. Anlatın bakalım siz kızı saçından tutup itirazsız mağaranıza nasıl sürüklüyorsunuz. Biz de öğrenelim.

Ardından şöyle devam etmiş;

Hocam sikme ihtimali olmayan ve yörüngesinde haftalarca döndükleri kadını sürekli dinlemeye meriçlik denildi ya şimdi her dinlemeyi meriçlik sayacaklar.

Biri de demiyor ki Mahmut Abi 30% siz konuşun 70% o konuşsun diyordu bu abi de meriç değil mi? Dinleyeceksiniz tabii gençler ama dert babasına dönmeyeceksiniz. Kıza yardım etmeye kalkmayacaksınız.

Pozitif cinsel gerilim sadece sululukla yaratılmaz.

@ Bu konuyu çözdüğümüzü düşünüyorum. Bakış açınız çok, çok, çok dar.

———————–

Rogers says:
Benim bu tür konularda hazir cevapligim yok yani bir kadin bana git basimdan gibi seyler soyleyince hicbir bok yapamiyorum ve moral olarak dibe vuruyorum. Sen bunu yenmem için ne önerirsin yani hazircevap olabilmem için önerebilecegin bir kaynak var mi? Kitap gibi…
———————–
@ Hazır cevaplılık, beynin hızlı kullanımı ve fikirlerin süratle işlenmesine bağlı olarak çabuk düşünerek, etkileyici, düşündürücü ya da şaşırtıcı cevap verebilme becerisidir.
Tıpkı Mustafa Kemal ATATÜRK’ün aşağıda paylaşacağım hikayesinde olduğu gibi bir hazır cevaplılıktan bahsediyoruz.

İngiltere Kralı Edward da özel yatıyla İstanbul’a gelmişti. Atatürk, konuğunu Dolma bahçe Sarayı’nın rıhtımında karşıladı. Kral onuruna, akşam büyük bir şölen veriliyordu.

Ziyafet sofrasına hizmet eden garsonlardan biri, elinde getirdiği tepsiyle, ayağı halıya takılarak yere yuvarlandı.

Atatürk, Krala eğilerek şöyle dedi: “Majeste, Türk ulusuna her şeyi öğrettim, yalnız UŞAKLIĞI ÖĞRETEMEDİM!”

Etkileyici değil mi? Buradan bu büyük insanı saygı ve rahmet ile anmış olalım. Konumuza dönecek olursak bahsettiğin konuya dair aylar önce okuduğum (Beyin Gücü Dergisi)’nde gördüğüm egzersizi paylaşacağım.

1- Her gün gittiğiniz yolu, sabah uyandığınız müziği, oda ve büronuzun düzenini, birtakım rutin olarak yaptığınız şeyleri değiştirerek, beyninizi şaşırtın. Çalışmayan beyin hücrelerini çalışır hale getirirsek, 60 yaşında bile bir gencin beyni kadar aktiviteye sahip olabiliriz.

2- Her gün kendinize rastgele 15 kelime yazın. (Su aygırı, nar, fıskiye, kalem…)  Her birinden tek tek en az 6 kelimelik cümle kurun. Ardından bu 15 kelimenin her biri hakkında en az 1 dakika aralıksız ve akıcı konuşma yapmaya çalışın. Ardından bu 15 kelimeyi sırasıyla kullanarak saçma, ilginç, sıra dışı bir hikaye kurgulayın.

3- Bir hikayeye başlayın ve sonunu düşünmeden devam edin. Örneğin aklınıza ilk gelen cümleyi kurun. “Bir varmış bir yokmuş, uzak bir ülkede bir sincap yaşarmış…” gibi.

@ Şimdilik tavsiye edebileceğim egzersizler bunlar, bununla birlikte ben genellikle Stand-Up gösterileri izliyorum. Her ne kadar çok sevmesem de Tolga Çevik hazır cevap olmak konusunda esprili yaklaşımı benimsemek için güzel seçim.

———————–

Ben merak ediyorum dante, zihin yapın nasıl? Kinoları nasıl yaparsın? Neg atarken kendi beden dilin ve zihin rahatlığın nasıl? Kadın gibi hissettirmek nasıl olur?

———————–

@ Zihin yapımdan kastın nedir? Kadınlara karşı tutumundan bahsediyorsan hepsi varolması gereken ve varoluşları ile beni mutlu eden küçük canavarlar. Kadınlar gözümü korkutmuyor ya da onları her şeyi hak eden seks oyuncakları olarak görmüyorum. Yaratılışları ya da inançsızsanız bilimsel olarak tanımlamam gerekirse genetik kodlamalarında bulunan kusurları onları sevmemem için engel değil, aksine ben bu kusurları kendi lehime kullanmayı daha doğru buluyorum. Kino kısmına gelelim;  Konuşmalarımda, diyaloğa girişlerimde kendime on dakikalık bir üst limit belirledim. Kadının hafif meşrep-orta-rahibe gibi kavramlar dahilinde değerlendirilmesi mümkün hareketleri doğrultusunda Kinolarımı yönlendiririm. Bulunduğum çevre gereği kapalı, ilişkiden ve seksten uzak kadın yok. Genellikle diyaloğun 10. dakikası itibari ile  lise 3. sınıfa giden ilgi fukarası bir hatun simülasyonu oynarım. Bunu dedim diye gidip bir kızla tanışır, on dakika sonra hatunu avuçlarsan gelip bana sallama. İlişkilerinizde dozu tutturmak size kalmış, biz kalburüstü bilgileri paylaşırız karşınızdaki hatuna göre dozu artırmak veya düşürmek sizin işinizdir. Neg atarken hafif ve seyrek bir gülümseme ile karşımda bir çocuk olduğunu hayal ederek hareket ederim. Ben genellikle rahatımdır, o an özelinde bir rahatlık yok. Hayata bakış açım şu; Olursa olur, olmazsa olmaz. Kasmaya gerek yok. Kadın gibi hissettirmek, kadın gibi hissettirmektir. Buna dair çok derin örneklendirmeler yapmaya gerek var mı? Az sonra sevişeceğin hatunun saçlarını köpek okşar gibi okşayıp gel bakalım ufaklık demesi mi seni erkeksi hissettirir yoksa sen iki kolunu ve bacaklarını açmış boxer’ınla oturup, sigaranı tüttürürken kucağına oturup seni öpmeye başlaması mı? Anladın değil mi? Kadın olduğunu hatırlatmakta böyle bir şey. Özellikle problemli ilişkiden çıkan kadınlar, eski aşığı ona kadınsı hissettirmediği için şikayetçidir. Kadınsı hissetmemenin bir diğer çağrışımı ise kadının, erkeğini erkek olarak görememesi durumudur. Dengeyi sağladığın takdirde her şey kendiliğinden gelişecektir.

———————–

” Ona kadın olduğunu hissettirdim” bu cümlede uyguladıklarını biraz daha açabilir misin biz genç dimağlar için

———————–

@ Yukarıda belirttim aslında fakat aradığın detayı vermedim. Öküz gibi olmamak kaydıyla kadının kalçalarına bakmak ve kalçalarına baktığını hissettirmek dahi onun bir kadın olduğunu hatırlatmak için yeterlidir. Ben bu hatuna şunu yaptım. Gözlerinin içinden başlamak kaydıyla önce boynuna, ardından göğüs dekoltesine doğru hafifçe süzdüm ardından “Vücut dilime” ne yapıyorsun, o kadının harika bir parça olduğunu onu gözlerinle yiyerek anlatmana gerek yok tavrı sergiledim ve bunu o kadının anlamasını sağladım. Derinlemesine düşünürsen, ne demek istediğimi anlayacaksın.

———————–

Mahmut Abi says:

evli bir kadınla birlikte olmakta beis görmüyorum diyen kişi, aynı şekilde ileride başkasının kendi karısı ile birlikte olmasından ya da fırsat değerlendirmesinden beis görmüyorum da diyor. Dolaylı olarak dediği, benim gardım düştüğünde ve hatun hipergamisini kontrol edemediğinde, problem yok.

Ben yaparım başkası bana yapamaz ise komik bir düşünce. Senden daha yakışıklısı, zengini, eğitimlisi, kariyerlisi, kaslısı, vs … her zaman vardır.

———————-

@ Hayatımı bir kadının iradesine hapsetmeyeceğim konusunda kendi doğrularıma güveniyorum. Beni aldatmak isteyen kadın, aldatır. Bunun için benim yapabileceğim, eskimiş ilişkiyi yenisiyle değiştirmek. Bu söylediklerim ben yer, içer, sevişir, kıçımı döner yatarım ya da saha raporuna konu olduğu üzere hatunu çakallarla dolu bir mekanda bırakır giderim değil. Kırmızı Hap’ın vurguladığı erkek olurum, gardımı düşürmem. Gardım ilk düştüğünde (ki hayat şartları kime ne yapar bilinmez) beni boynuzlayan hatun için üzülmem, gerilmem yoluma devam ederim. Bu nedenle evli bir kadınla sevişmeyi, birlikte olmayı aykırı görmüyorum. Erkek dünyasının ticaret dünyasıyla eşdeğer olduğuna inanıyorum.

———————–

Selam Dante, oncelikle basarili bir rapor tebrik ederim. Ama bazi yerler yarim birakilmis gibi,
Kadin senin gitmeni istediginde shit sayip devam etmissin ama her devaminda siddet de artmis, peki bu arada kadinin vucut dili nasildi ve sen nasil bir davranis sergiledin?

———————–

@ Benim yazılarımın geneli kopuk. Sahaya çıkması güzel fakat yaşadıklarını aktarması çok sıkıcı. Yinede elimden geldiğince odaklanmaya çalışıyorum. Soruya gelecek olursak; Evli ve az evvel çatır çatır tartışmış bir kadının shit testleri artırmasının gayet doğal olduğunun bilincinde olarak hareket ettiğimden ve olmama halinde bekar ve daha müsait hatunlarla vakit geçirme ihtimalini düşündüğümden ruh halim, vücut dilim “15 yaşında bir delikanlıya” – Kimler gelir, kimler geçer delikanlı. Üzme tatlı canını – diyen amcadan halliceydi. Yaşadıklarının farkındayım ama şu an yaşayacağımız seksin sertliğine odaklan, siktir et kocanı gibi bir hal düşün.

————————

Kardeş bura alfa sitesi yanlış yerdesin.29 30 yas kadin icin tehlikeye bak aq. Dante yazını okurken lisede zevkine dayak attigim çocukları hatırladım. 30 yaşındaki teyze seni sıkmış kullanıp atmış kocasına kizginligindan. Tıpkı prezervatif gibi.

Mahmut abi çok fazla kadın üzerine yazı var. Şu erkek adam nasıl olunur ne yapar,bir erkek için hayatin amacı , başarmak , dünyayı gezmek vs. Bu tur erkek üzerine yazılar cogalmalidir bence.

———————–

@ Üsluba ayrı, fikre ayrı, sana ayrı.  Evvela alfa sitesi nedir ya? Biz alfa falan üretmiyoruz arkadaşlar bunu bir defa unutun. Bir topluluğa ait fikirleri sizlerle paylaşıyoruz. Onu bir geçin öncelikle. Haydi bana yazdığın kısmı es geçelim. Kadının kullanması falan (Ki şöyle birkaç hatunun seni kullanması için takla atmazsan Taksim’de tanga giyer dolaşırım) ikinci kısma odaklanalım.

Erkeğin özellikle burada dolanan erkeklerin yakıtı kadın, sıyrılın şu elitist tavrınızdan. Saha raporlarına yeri geliyor yüzden fazla görüş gelirken, alelade bir felsefi ya da hayata dair farklı konulara gelen bildirim sayısı benim gördüğüm en fazla elli. Varsayalım odak nokta kadınlar değil kendimiz. Mahmut Abinin sana yeni bir hayat standartı, maceraperest birkaç öneri sunması çok saçma değil mi? Erkek olmanın tanımını, hayatınıza yeni bir standart oturtmayı siz bilmeyecek kadar sığ mısınız? Maddi ve Ailevi ve Manevi konularda sınırlarını bul, sınırlarında problem varsa genişlet ve yeni bir dünya yarat kendine. Bunun için bizim yazı yazmamıza ya da senin okumana gerek yok. Bu sende bitiyor, bizde değil.

———————–

Dante senin yazılarını seviyorum ama burada henüz boşanmamış evli bir hatunla olarak büyük bir sistemsel hata islemişsin.

senin yerinde Yargıtay’dan 9 tane hırsızlık ve adam yaralamadan dosyası olan biri olsaydı o da aynı şekilde hareket ederdi.
sonunu hiç düşünmeden

———————–

@ Sen evlendiğin kadını gecenin bir yarısı sırf tartıştığın ve nedeni onu aldatman olduğu halde bilmediğin bir ortamda sap gibi bırakırsan, yürürüm. Konu kilit. Yemişim sistemi, saygıyı, değeri.

Benim yerimde gözlüklü, saçlarını sağa doğru tarayan, gömlek-süveter-kumaş pantolon kombinli inek modeli olsaydı hatunla ilgili türlü ıslak rüyalar görürdü, beni ondan ayıran ve bir mahkumla eşdeğer görmeni sağlayan onun hayal kurması, benimse hayallerimi gerçekleştirmek konusundaki kararlılığım.

———————–

Tamam Dante seni severiz, iyisin hoşsun djlik yaptığın ortamlarda açtığın setleri saha raporu diye yutturuyorsun ona da eyvallah da bu yazı bu site için fazla “duygusal” olmuş.

Saatlerce kadının derdini dinlemelere deginmiyorum bile. Yani burayı baştan sona okuyup da bu saha raporuna gelen adam; “e bu ne simdi? Ben bunları zaten yapıyordum!?” Gibi bir tepki verebilir ki haklı da.

———————–

@ Sabah koşusu, Tinder saha raporu ve birden fazla komfor alanım dışında raporum mevcut. Hani yutturuyorsun falan, gereksiz. Bunu senden ikinci okuyuşum, ben şahsen bir adama inanmıyorsam ya da yılanladığını düşünüyorsam uzak dururum, okumam, ilgi alanım içerisinde bulundurmam bu konuda anlaşalım. Mantıklı ve yorumlanabilir kısma gelirsek. Mahmut Abi 30-70 kuralından bahsetmiş. Telefon görüşmesi herkeste şöyle bir algı oluşturmuş sanırım; Kadın kocasından bahsetti, ben dinledim. Ben o telefon konuşması boyunca hatunla ilgili aldığım bilgiler ışığında hatunla sevişmenin kapısını açtım. Tüm siteyi hatmedip benim sıradan saha raporumda çuvallayacak adamlara tavsiyem gitsinler baştan okusunlar.

———————–

Mahmut Abi ciddi bir sıkıntım sorunum var. Öncelikle kırmızı hapı yutmuş sindirmiş öncesinde de Pua olan birisiyim set açma sayım 300 ü geçmiştir.

Üniversite de ilk günüm hazırlık sınıfı 20 kişilik çoğu da kız. Kendimi biraz tarif edicem 190 boyundayım takıntılı derece de modaya dikkat eder üstüme yakışanı giyer bir ayakkabı aldığımda vans gibi tahmini giyme süremi 3 yıl belirler akşamları ayakkabı mı temizler hergün farklı giyinir spor yapar beslenmeme pür dikkat eder ve uyku düzenimi sağlarım disiplin=özgürlük nokta. Sınıfa ilk girdiğim de sınıfı süzdüm benden daha değerli bir erkek yok bir kızı gördüm o kızı arkadaş mı yapıcam sikicem mi 2 snye de karar verdim. Kalan tüm kızları friendzone a attım. Ama burası önemli ben attım bunu da belirttim kanka, ortak vs diyerek sürekli o kızlarla dolaşarak bana bir şeyler yaparak kendime değer kattırdım. Kızlar benim için çabalıyor gittiğim yere geliyorlar ve DHVm zirvede ama bir kız var hiç umursamıyor beni. hiç etkilenmedi sıfır yani sıfır ya. Beden dilini okuyorum bana karşı ilgisi sıfır gittim bu kızın en yakın arkadaşını bile etkiledim çekici geleyim diye hatta en yakın arkadaşından birkaç tane de İli aldım ama bu kız da hiçbir şey yok ben ömrümde böyle bir kız görmedim yani, akşam saat 7 de başka bir kızla date im var ama ben sınıfımdaki kız gibisini görmedim yok oynadığım en iyi oyunu oynadım, en iyi rolü, en iyi içtenliği en iyi sosyal statüyü gösterdim. Sınıfın en yüksek değerdeki erkeği benim bütün kızlar benden hoşlanıyor benimle takılıyor ve bana değer katıp İlgi işareti verirken bir bu vermiyor yok yani kız içine kapanık eyvallah ta kızın yanına oturuyorum ertesi gün yerini değiştiriyor en iyi arkadaşını etkiliyorum tık yok dedim ki eğer sosyal statün zirvedeyse diğer kızlar senden hoşlanır ama bu kız da işlemiyor bu en sonunda sabrım taştı yanımdaki uyduyu aldım ve bugün birlikte yemek yiyelim dedim amınakoyim kız konuşmuyor en çok ekmeğini yediğim Pick up taktiklerini yaptım gizem oluşturdum kıza kendisini kanıtlaması için neg attım vücudu üzerinden ilginç şeyler söyledim yok yine pes etmedim tam vazgeçicem yine denedim yemek yedik çıkarken dedim çimlere oturalım konuşalım bu sefer de diğer kızın tuvaleti varmış şimdi ikisi de tuvalete girdi. Kız benden uzaklaşıyor nedense ve vücut dilimde bu arada çok iyi bütün dominantlığı kontral edercesine oturttum ses tonum keza öyle ukalalık da dozunda var ama anlamadım ben yani bugün telefonda konuşurken duydum sevgilisi varmış yine de bu önemli bir nokta değil benden etkilenmesi lazımdı evet havuz var evet tüm kızlar sana uymaz ama benim korkularım her zaman arzularımdan daha büyük arzularımı gerçekleştiremeyeceksem niye vücut geliştireyim niye pick up yapayım?

———————–

@ 300 tane set açmış adam evvela şunu bilir; Her kadınla sevişemezsin. Bunu 300 set açmaya bağlıyor olmaktan utanıyorum, bunu herkes biliyor aslında. 300 tane set açmış adamın kendini kadınla dolu bir sınıfta potansiyel tüm fuckbuddy ve onslardan koruyup, tek bir hatuna odakladığı nerede görülmüş? Bilerek ve isteyerek friendzone, sonuç; “Ben istedim de oldu” – O kız içinden demez mi? ” Lan bu keko tüm kızlarla arkadaş, ben ne diye vereyim buna ” Topuğuna sıkmışsın, o ayrı. Modaya aşırı ilgi dediğin bir ayakkabıyı üç sene giymekse eğer o moda falan değil baya har vurup harman savurmak, ana-baba parasıyla şekil çizmek, görgüsüzlük. 5 yıldır her Ekim-Mayıs ayları arasında askeriyeden getirdiğim postalları giyerim. 4 yıl önce Diesel Outletten aldığım 3 pantolonu her ay farklı yerine yama yaparak, yırtıksa yamalarla değilse kendi imkanlarımla yırtıklar yaparak giyerim. Pantolonlara toplam ödediğim tutar 1500 lira, 4 yıldırda alışveriş düşünmem. Yani modaya düşkünlük değil senin yaptığın. PUA falan demişsin ama geçelim o hikayeyi. Çatır çatır Mavi Haplısın, Allah sabrını da verir.

———————–

Sorulan sorulara, yorumlara, görüşlere ve eleştirilere kendi bildiğim doğrularla cevaplar sundum. 3-4 raporda bir tekrarlamayı düşünüyorum. Umarım faydalı olur, hepinize teşekkürler.

Keyifli okumalar.

Saha Raporu – Sıradaki Şarkı Tüm Evlilere Gelsin –

Tabak Çevirme İle İlgili Yanlış Anlamalar

– Üzgünüm, birtanesi kartanesini seçip, filmlerdeki gibi onun için doğru çabayı gösterip onun kalbini çalma gibi inanmayı canıgönülden istediğiniz çocuk masallarının gerçek dünyada üç kuruş değeri yok. Onlara hala inanmak istiyorsanız, hala erkek değil çocuk olduğunuzdan, önce büyümeye bakmanızı tavsiye ederim. Dikkat edin, inanmak istiyorsanız dedim, inanıyorsanız demedim. Çoğu okur artık bunların masal olduğunun artık farkında ama bu gerçek onlara acı veriyor, bu nedenle inanmak istiyorlar. Bu acının nedeni çocuk olmanız hala, ilk hedef almanız gereken problem de bu. –

Okumaktan asla sıkılmayacağım yazılardan biri, blogun en iyilerinden. Bir kız, şu kız, o kız, berideki kız. Tek bir kadını kapsayan tüm sorularınız sizi günümüzün Simo Häyhä ‘si yapmaya doğru koşar adım götürüyor, bu tehlikeli beyefendi ile aranızdaki tek fark siz namluyu tek bir hedefe doğrulttuğunuzu sanırken, aslında kendi kafanıza sıktığınız.

Twitter üzerinden aldığım bazı soruları yanıtlarken, bir soruya takıldım.

Şöyle diyor; ” Kırmızı Hap bize ne yapmaya çalışıyor? ”

Kırmızı hap seni tekli atış modundan, seri atış moduna geçiriyor. Elindeki Kanası alıyor, M4A1 veriyor nasıl ama?

Bu saha raporunda kendimle ilgili fark ettiğim ve bir süredir cevabını aradığım bir sorun üzerinde ilerleme kaydettiğimi gördüm. Bildiğiniz üzere tek gecelik ilişkilerde ne kadar başarılı isem, tabak çevirmek hususunda bir o kadar başarısızdım. Mahmut Abi ve Sonsuzluk ile konuyu enine boyuna tartıştık ve onların mantıklı cevapları ile sorunun kökenine indim. Evet, parti kızları sığınaklarından çıkabilir artık iki tabak sahibiyim. Yalnız küçük bir problemimiz var; Tabaklardan biri evli.

Bu durum beni metres yapıyor mu? Öncelikle bu konuyu küçük bir oturum ile halletmek istiyorum. – Sanırım evet.

Olayların gelişim sürecini özetleyeceğim, uzun bir yazı olmayacak, saha raporu olarak adlandırmış olsam da, daha çok bir durum değerlendirmesi diyelim.

Yaklaşık iki haftadır şehrin şaşaalı semtlerinden birinde pek tutulmayan fakat ortamını sevdiğim bir mekanda haftanın iki gecesi üçer saatliğine çalıyorum.

Kitleyi özetlemek gerekirse; 25 yaş ve üzeri, evli-dul-nadiren bekar ve problemli çiftler. 25 yaş altı grubu oluşturan genelde çalışanlar ve tabaklarımdan birini içinde bulunduran sahne ekibi. O hatunla ilgili bir rapor ayrıca yazacağım fakat önceliğim ikinci tabağım olan 29 yaşında, sorunlu bir evliliğe sahip, hızlı ve atik hatun.

Evli bir kadınla birlikte olmakta beis görmüyorum. Aksine fırsatları değerlendirmemenin daha büyük problem olduğu konusunda ikna olmuş durumdayım.

Gelelim tanışma ve bahsi geçen hatunun tabak olma sürecine.

Gece yarısını geçtikten sonra arkadaşlarla birlikte mekana giriş yaptım. Beşerli bir grup, üç çift ve sanırım doğum günü kutlaması gibi bir sebeple mekanda bulunan üç arkadaş dışında ortam pek hareketli değildi. Sohbet, muhabbet derken arkadaşların ısrarı ile birkaç kadeh bir şeyler içtim bu esnada elimi yüzümü yıkamak için lavaboya yöneldiğim esnada oturduğum yerden dört sıra kadar uzakta karşılıklı sohbet eden çiftin kadını hiddetli bir şekilde konuşuyor, elindeki bardağı ultimatom verecek şekilde masaya tatlı-sert vuruyor ve hepimizin bildiği “Ağlama” rolü ile görevini yerine getiriyordu. Bir an karşısındaki erkek için üzüldüm fakat hatun oldukça albenili, HB 7,5-8 civarıydı. Geçerken gayri ihtiyari gözünün içine ve herhangi bir ihtimale karşı sol eline doğru baktım fakat ne göz göze geldik, ne de yüzük takıp takmadığını görebildim sanırım bu artık bir refleks oldu.

İşimi hallettikten sonra tekrar arkadaşlarımın yanına yönelirken, hatunun tek başına oturduğunu fark ettim. Terk edilmiş olabileceğini ya da yanındaki adamın bir şeyler almak için bara yöneldiğini kafamdan geçirdim fakat mekanda o saatlerde iki garson çalışıyordu, yinede bara doğru bir göz attım bar kısmında çalışanlar dışında kimseyi göremedim. Lavaboda da biriyle karşılaşmadığımdan, hatunun terk edilme ihtimali kuvvetlenmişti. Yinede hatuna yaklaşmak oldukça riskliydi fakat bunun için birden çok kılıf uydurmuştum bile.

Mekan çalışanı olduğumu söyleyebilirdim, lavaboyu soruyor olabilirdim, mekana yeni geldiğimi ve barın nerede olduğunu soruyor olabilirdim ve türlü bahaneler. Kimsenin benden şüphelenmeyeceğine artık eminim.

Risk aldım ve hatuna doğru yöneldim.

Hala sinirli, ağlamaklı ve sanırım genetiğinden kaynaklı ters ve soğuk bir kadındı. Bahane yok, bir kez karar verdim ve şansımı deneyecektim.

” Bir saate kadar sahnede olacağım, senin için bir parça çalmamı ister misin?

– Hayır, sadece rahat bırakman yeterli.

” Bende birkaç kez terk edildim, başlarda sinirden ne yapacağını şaşırıyorsun fakat birkaç saat sonra inanılmaz bir rahatlama geliyor, birkaç ağlama krizi derken alışıyorsun ”

– Gidecek misin artık? Şikayet mi edeyim illa?!?

” Elbette gideceğim, beyefendi gibi bende gideceğim ama şimdi değil ”

– Hasta mısın sen, belamı arıyorsun gerizekalı?!?

” Hayır, çalıştığım mekanda iç huzuru sağlamakla görevliyim ayrılmış çiftleri teselli etmek için yüklü miktarda para alıyorum ”

– Ben sana yüz lira vereyim, rahat bırak. Cidden güvenliği çağıracağım.

” ikiyüz liraya anlaşalım, yok veremem diyorsan şimdi anlatmaya başlasan, sabaha kadar sürer ”

– Gaspçı mısın sen? Anlatırsam gidecek misin!?

” Patron sadece dert dinle, teselli kısmı ekstraya girer dedi ”

– Kocam o benim, beni aldattığını öğrendim. Böyle güzel bir gecede yüzüne vurmak istedim, vurdum. İlişkisinin hala devam ettiğine eminim, yalan söylüyor biliyorum. Hala inkar ediyor, tek gecelik bir şeydi deyip geçiştiriyor.

” Konu beni aşar ama baya sağlam boşanma avukatları tanıyorum, tek celse, kılçıksız ”

– Bu hizmetide mi mekan sunuyor yoksa bu senin işgüzarlığın mı?

” Bu tamamen benim sunduğum bir hizmet, ha avukatım var dersen geceyi içerek geçiririz sonra evine gidersin ”

– Evliyim ben, birazdan ya o gelir ya da ben eve giderim.

” Evli olduğun konusunda tamamız, o kısmı tekrar etmene gerek yok. Hem ben eli kimsenin eline değmemiş bir hatun arıyorum ”

-Kaldıysa kardeşime bulalım bir tane.

” Bulursam haber ederim, bir daha gelir misin buralara? ”

– Boşandıktan sonra belki, gerçi boşanır mıyım, boşanmaz mıyım?!? Muamma.

” O halde numaranı alıyorum, ilerleyen günlerde paslaşıyoruz. ”

(Dur, olmaz diyene kadar aldım telefonu aradım kendimi “Bunu bir önceki saha raporunda da yapmıştım, ben genelde yaz numaramı, çaldır beni kısmından hoşlanmıyorum” telefon kocasının arama ihtimaline karşı masanın üzerinde duruyordu sanırım)

– Artık gidecek misin? Olurda gelirse kötü bir pozisyonda kalmak istemiyorum.

” Pekala gidiyorum, yarın ararım seni ”

-Neyi arıyorsun ya, arama ne araması?! Vallahi karakola giderim sapık mısın nesin?!

” Evet, sapığım. Mekan mekan gezip ayrılan çiftleri kovalıyorum. Kadın yalnız kaldığında hemen masaya çöküp bir ilişki başlatıyorum ”

– Beni arama, ben istersem seni ararım.

” Olabilir, bende istersem seni ararım ”

– Of bela mısın nesin defol git, tamam arayacağım tamam, git.

 

Bundan sonraki süreçte bir, iki gün kadar ne mesaj attım, ne aradım. Açıkçası abartmak ve başıma bela almakta istemiyordum, ben o gece yapmak istediğimi yaptım ve bir denemede bulundum. Eğer olursa beni arayacak ve kocasıyla ilgili yaşadığı problemleri ya da benimle vakit geçirmek istediğini söyleyecekti. Bir gün daha derken saat öğlen 3 civarı bir mesaj aldım.

– Bugün mekanda mısın? Arkadaşlarla geleceğiz, merak etme seni dövdürtmeyeceğim.

” Siz gidin, belki gelirim ”

 

(Neden bu cevabı verdiğimi herkes biliyor değil mi? Kocasıyla barışmış ve o geceyi anlatma ihtiyacı duymuş olabilir ve bu benim problem yaşamam demektir. Belki bir, iki kişiyle başa çıkabilirim fakat kadının kardeşi olduğu detayı, enişte beyin tek gelmeme ihtimali ile kendimi kollama ihtiyacı hissettim)

Seni dövdürtmeyeceğim ne demek ayrıca? Neden bunu belirtme ihtiyacı duyar bir kadın?

Velhasıl mekana birkaç saat önce gittim ve tenha bir köşede beklemeye koyuldum. Hatun hakikaten arkadaşlarıyla geldi, üç kişilerdi. Kendisi ve HB 9 iki arkadaşı. Bir saat kadar bekledikten sonra masaya doğru yaklaştım ve;

 

” Hoşgeldiniz biralarınızı tazeleyeyim mi? ”

– Belki gelirmiş, geleceksin tabi. Kızlar arkadaşım Dante, mekanda DJ’lik yapıyor yalnız baya çapkın dikkat edin.

(Şuraya bir not düşeyim ve Mahmut Abi’nin tecrübelerini rica edeyim; Evli bir kadın beni nasıl oluyorda arkadaşları ile bu denli rahat tanıştırabiliyor?)

” Hiçte bile ben dj değilim arkadaşlar, üçyüz metre ilerideki camiinin imamlığını yapıyorum. Çapkında değilim, hatta hiç sevgilim olmadı. ”

(Gülüşmeler)

derken yaklaşık bir saat kadar muhabbetin ardından bir bahane ileri sürerek yanlarından ayrıldım ve eve geçtim. Duş, yemek falan derken telefonuma bir mesaj geldi.

– Bu gece için teşekkür ederim, kendimi uzun zaman sonra rahat ve huzurlu hissettim.

(Neden kadın böyle hissetti, ne konuştun diyecek olursanız; Ona kadın olduğunu hissettirdim, kinoları sıklıkla uyguladım fakat asla sekse çağırır bir tavır sergilemedim. Aksine ona işi bilen fakat sınırlarını koruyan bir genç olarak yaklaştım)

Mesaja cevap vermedim. Açıkçası Mahmut Abi’nin evli kadınla birlikte olmayı yanlış bulması bugün raporu yazarken dahi zihnimin bir köşesinde yankılanıyor.

Ertesi gün bir mesaj daha aldım.

– Canım çok sıkkın, arayabilir miyim?

” Pek müsait değilim, yarım saate kadar seni arayacağım ”

Çünkü düşünmem gerek, planlı hareket etmezsem başıma iş alabilirim. Cinayete kurban gitmek istemiyorum.

Derken aradım ve biraz dert dinlemek zorunda kaldım. Bu esnada boşanma işlemlerinin başlayacağını, avukat tutulduğunu ve eşinin baya baya diğer hatunla gezip tozduğunu öğrendim. İyide nasıl?! Baya üzerinde düşündüm ne yalan söyleyeyim. Hatunun geçiş sürecini atlatacağı erkek olma ihtimalimden tutun, ilişkinin tekrar toparlanıp kapı önüne konulmama kadar her şeyi düşündüm fakat bir konuya odaklandım. Kötü ihtimal – tek gecelik ilişki – (Çünkü kadın psikolojik buhranda) İyi ihtimal – Çevrilecek bir tabak. (Çünkü kadın terk edilmeyi hazmedemediği için psikolojik buhranda) velhasıl muhabbet sohbet, dert dinleme faslını atlatmam ile birkaç gün sonrası için kahve içmek ve daha yakınlaşmak maksadıyla sözleşildi. Aslında olay kahve içmekten ibaret gözükse dahi, bunun anlamının iki tarafında duyduğu çekimin adlandırılmasıydı.

Buluşma gününe dek kimse konuşmadı. Ne mesaj, ne arama. Buluşma günü akşam üzerine doğru sabırsızlanmaya başlamışken; – Unutmadın değil mi? Saat 17:00’da XXX Avm’de. Ama çok kalamayacağım.

” Hatırlattığın iyi oldu, başka birine söz vermedim şansına 🙂 ”

Buluştuk. Daha rahattım, o da öyle. Ayrıldıktan sonra yapmak istediklerini söylüyordu, ikili arasındaki sürecin baya büyük bir geçmişi vardı. 4 yıllık bir evliliğin yaklaşık 2 yılını bu ve benzeri problemlerle geçirdiğinden bahsetti. “Çokta umurumdaydı” yinede dinledim, aslında bu zihniyeti pek sevdiğim söylenemez bana sadaka seksi gibi geliyor. “Nice Guy” etiketi gibi düşünebiliriz.

Konuşma gözlerinin yaşarması ile devam etti, doğru anın bu olduğunu düşünebilirsiniz fakat değil. Bir kadın duygusal girdaba girmişken ona asla yatırımda bulunmayın. Size ilerleyen günlerde şöyle diyecektir; ” O an boşluktaydım, hepsi bu”

Evet, bu engele takılmamak için onun kendini en güçlü hissettiği anı beklemeliydim. Bekleyemeyeceksem onu güçlü hissettirmeliydim. Sohbet istediğim gibi gelişiyordu ve ardından benim için doğru anın geldiğini vurgulayan şu sözleri duydum –  Hepsinin üstesinden gelebilirim, hayatım boyunca birçok problem atlattım bunuda atlatacağım –

” Atlatacağına eminim, seni gördüğüm ilk andan bu yana güçlü bir kadın olduğun konusunda ikna olmuş durumdayım ” dedim ve ona hafifçe yaklaştım, burun burunaydık ve onun kokusunu içime çektikten sonra ” Seni öpmek istiyorum ” dedim.

İstiyorum! fakat bunu yapmayacak kadar kendi üzerimde hakimiyet sahibiyim. O an onu öpmedim ve yakınlaşmamız sona erdiğinde yüzünde aptal bir mutluluk belirdi. Şans ona gülmüştü ve kendisini bunca zaman boynuzlayan kocasından sonra (Beyefendiye üzülmüştüm ben değil mi?! Bazen cidden çok temiz düşünceli oluyorum)

Ona değer veren birini bulmuştu.Ya da öyle sanıyordu. Öpüşmemiz ikimizde evlerimize gitmeden önce bir veda busesi olarak meydana gelmişti. Kafede onu öpmemek oldukça akıl kârıydı, seçen bendim seçilen ise o. Artık bir tabak sahibiydim, bir süredir flört hali devam ediyor. İmkan buldukça günaydın, iyi geceler gibi kısa ve ilgi belirten mesajlar alıyorum.

Haftaiçi ailesinin yanına gitmek üzere hazırlık yaptığını ve belirlenen tarihten bir gün önce evden ayrılacağını belirtti, bunun ne anlama geldiğini ve neden bana söylendiğini tahmin etmişsinizdir.  Seks is kaming?!?

Evet, kurallara aykırı hatta belki nice guy olarak dahi damgalanabileceğim bir raporun böylelikle sonuna geldik.

Yorumlarınızı merakla bekliyorum, şimdiden iyi – kötü tüm fikir ve düşünceleriniz için teşekkür ederim.

 

 

Bana bak güzelim, henüz farketmedin ama, ben alfa bir erkekim

“Ültimatom, zayıflık / çaresizlik bildirimidir.” – Rollo Tomassi

Dominant ve maskülen olmak konusunda erkeklerin yaptığı en talihsiz hatalardan biri, bir kadın kafalarındaki kaf dağındaki alfa erkek imajına ters bir hareket yaptığında ya da kendilerinin ne kadar ERKEK olduğu anlaşılmadığında hatuna ültimatom vermeleridir.

Aşağıdaki yorumu yazan arkadaş, çok sık yapılan bu hatayı yapmış. Bu sitedeki birçok saha raporunda ya da yorumlarda “abi bir kız var …” etkileşimlerinde bulunan bir hata. O nedenle bu tecrübesiz arkadaşı parmakla göstermek ya da yermek için değil örnek olsun diye paylaşıyorum. Çok yapılan ve yapıldığında bir çuval inciri berbat etme oranı 99% olan bir hatadır bu :

Mahmut Abi selamlar,
İnstada dışarı çağırdığım bi hatunla diyaloğu paylaşmak istiyorum seninle, doğru ya da yanlış yaptığım yerleri yorumlarsan sevinirim, bi acemi olarak hatalarımı görmüş olurum.
+ben
-Kız

+selam
-Selamm
+nasılsın
-İyiyim teşekkür ederim sen nasılsın
+İyiyim
+çarşamba günü napiyosun
+x’te saat 5 gibi bi şeyler içelim
-Olabilir o gün bir planım yok
+Anlaştık
+Numaranı ver haberleşiriz
-burdan haberleşiriz ya yazdığında görürüm o gün
+dinle, işler kötü gittiğinde ağlayacak küçük bi çocuk değilim
+o gün sana WhatsApptan yalnızca bir mesaj yazarım, gelmek istersen vakit geçirmek istersen cevap verirsin
+diğer durumda ben yoluma bakarım, hepsi bu
-diğer durumda dediğin ne bekliyorsun ki ben arkadaşça oturup bi kahve içeriz diye düşünmüştüm, sadece numaramı sosyal medyadan tanıdığım birine vermek istemiyorum

Ültimatomu tekrarlayalım :

+dinle, işler kötü gittiğinde ağlayacak küçük bi çocuk değilim
+o gün sana WhatsApptan yalnızca bir mesaj yazarım, gelmek istersen vakit geçirmek istersen cevap verirsin
+diğer durumda ben yoluma bakarım, hepsi bu …

Burada erkek telefon numarası alamadığında Büyüklük Yanılsaması yazısındaki, kendi ayağına sıkmasına neden olacak aşırılığa kaçıyor :

eğer bir kadın 100% senin istediğin gibi davranmadı ise bunun nedeni yeterince alfa olmamandır” pozisyonudur. Bu yaklaşımı benimseyen erkekler, tüm dünyanın kendi kontrolleri altında olduğu gibi yanlış bir fikre kapılırlar. Her ne kadar bu yaklaşım diğerine göre tercih edilir olsa da, bu yaklaşım da erkeği başarısızlığa iter zira sadece her şeye kadir bir varlık bu çeşit bir iradeye sahip olabilir. Eğer hayatınız üzerinde 100%e yakın bir kontrol istiyorsanız, tamamen yalnız yaşamanız lazım. Başka birileri hayatınıza girdiği an, beraber varolmanız için kendi iradenizden ve onların iradesinden ödün verme başlar.

Bu durumda genellikle erkek, kendi dominant ve maskülen kişiliğini anlamamış olan kadına sözel olarak ültimatom atar ki arkadaşımız hemen bunu yapmış.

Sorun şu ki bir erkeğin bunu yapmak zorunda hissetmesi, genellikle söze döktüğü şeylere sahip olmamasından kaynaklanır. “Bak güzelim, ben senin bildiğin erkeklerden değilim” demenin 10,000 çeşidinin de anlamı aynıdır : sen tam olarak kızın bildiği erkeklerdensin.

Oysa temel kırmızı haplı oyun tekniklerini ucundan bilen biri için burada bir shit test var ve shit test en iyi eğlenen ustalık, onayla – abart gibi taktiklerle karşılanır. Shit test görünce anında ciddileşen ya da ültimatom veren erkek, kadının beyninin evrimsel olarak en bilge ve güçlü derinliklerine “ben (duygusal olarak zayıf) / tecrübesiz bir erkeğim” diye bağırır.

-burdan haberleşiriz ya yazdığında görürüm o gün

Telefon alamamanız shit test ya da kız için o aşamada birinci tercih olmadığınızın göstergesi. Muhtemelen her ikisi de. Kız arkadaşınızın ya da yüzyüze buluştuğunuz hatunun birinci tercihi olmamanız ayrı konu ama Instagramda yeni yürümeye başladığınız kadının birinci tercihi olmamanızda bozulup dağılacak bir şey yok. Siz bunu ne kadar cool olduğunuzu göstereceğiniz bir shit test olarak algılayıp ona göre cevaplayacaksınız :

-burdan haberleşiriz ya yazdığında görürüm o gün
-Telefonundan yerini tespit edip birgün önceden pencerenin altında gitar serenatı yapamayacağım yani 😀

Aklıma ilk gelen şey bu … Daha dobra da olabilir ama bu şekilde dolaylı olarak arkadaşça duygularınız olmadığını da vurgularsınız.

-burdan haberleşiriz ya yazdığında görürüm o gün
-Olmaz. Bu benim alt komşunun cep telefonu. O gün seni ankesörlü telefondan aramam lazım yoksa mecburen Rıza Amcayı da peşime takacağım 🙂

vs .. vs ..

Aslına bakarsanız, sosyal medyada yeni yeni yürüdüğünüz hatun telefonunu vermiyorsa shit test topuna bile girmeyebilirsiniz. Yani buradan haberleşiriz dediğinde shit testi görmezden gelip mesajlaşmaya devam edebilirsiniz (tamam demeyin, tamam ile onun çerçeveye girersiniz).

Ültimatomlar özellikle sevgili ya da evlilik hallerinde erkeğin karizmasına zarar verici şeylerdir. Bu konuda sevgilim bana karşı saygısız yazısındaki örneği verebiliriz :

Saygı, bir erkeğin kazandığı birşeydir, sorarak aldığı ya da kızı “ya saygı ya ben” diye seçime zorlayarak elde ettiği birşey değildir. Bu nedenle de kıza bunu sözel olarak sorarsanız, kızın size saygısı daha da azalır. Aslına bakarsanız kız belki de size saygısını kaybettiğinin farkında bile değildir ve bunu konu ederek kızın bilinçaltında giden bir olayı ona da farkettirip daha da hızlandırabilirsiniz.

Peki abi ne yapacağız?

Öncelikle bu durumu konu etmiyoruz. Dedik ya, saygısızlığını söze vurup, bunu onaylayıp onun sizin kadın saygısı dilenen bir erkek olarak saygıyı haketmediğinizi düşünmesini sağlamak yapılacak şey değil.

Buradaki “ya saygı göster ya ben” bir ültimatomdur. Söze dökülmüş dilenmedir. Bu tür ültimatomları genelde bilinçsizce veriririz ve böyle bir ültimatom kadın tarafından her zaman zayıflık olarak algılanır. Zira öyledir. Kendinizi ültimatom verirken yakalarsanız, bu size kendi zayıflığınızı – üzerinde çalışmanız gereken şeyi – gösterir.

Kıssadan hisse : “Ben senin bildiğin erkeklerden değilim” ya da “alfayım ben saksı değilim” ültimatomları, sizin bildiğimiz erkeklerden ya da saksı olduğunuzu gösterir 🙂

BONUS : Doğrular

1 – Instagramdan yürümeyi buluşmaya getirmiş.

2 – Çoğu erkeğin çuvalladığı buluşma ayarlamayı tam dengesinde yapmış.

çarşamba günü napiyosun
+x’te saat 5 gibi bi şeyler içelim

Ne kıza “ne zaman müsait olursun, nereye gitmek istersin” diye sormuş ne de “Çarşamba, 5te Yedi kule zindanlarına geleceksin kadın” diye kabalaşmış. Günü, saati ve yeri söyleyip sormuş. Bir şeyler içelim mi de dese bu dominant (egemen – lider) olmaktır.

 

 

Diskalifiye Tekniği – Müsait değiliz –

Başarılı saha raporlarımın sayıca üstünlüğü “Atma Ziya” repliği patlatıyor değil mi zihninizde? Merak etmeyin, bende uzun bir süre yaşadıklarımın gerçekliği hakkında şüpheye düşmedim değil. Lakin şunun farkındayım; Türkiye’de her arkadaş ortamında, her toplulukta ya da kümede nerede derseniz, erkeklerden kadınlarla ilgili paylaşımda bulunulması, kadınlara dair bir şeyler anlatılması istenir. Anlatıldığında ise “Hassiktir lan” çekilir. Yani gösterdiğiniz tepkilerin bana değil, anlattıklarıma olduğunun ve bunun genetik bir aktarım olduğunun farkındayım, en azından sokak jargonunda böyle. 

Konumuza dönecek olursak; Ben neden çevremdeki bir çok erkekten fazla kadınla birlikte oluyorum?. Bunun birçok nedeni var. Eskiye nazaran kendime yatırım yapıyorum, bir metroseksüel olmak için çabalamıyorum fakat en azından alkol, sigara, uyuşturucu gibi zararlı alışkanlıkların kalıcı etkilerinden kurtulmak için bakım yapıyorum, yaptırıyorum. Maddi açıdan kendimi rahat hissetmemek adına sürekli bir takım konuları zihnime dikte ediyorum. Ve bilumum şeyler. Birde herkesin özene bezene anlattığı, bir halt sandığı ve aslında kimsenin anlamını zerre bilmediği Dark Triad özellikleri var. En azından psikolojik olarak bahsi geçen özelliklerden muzdarip olmayan bir erkeğe nazaran bolluk zihniyetine doğuştan sahibim. Genç arkadaşlarımıza uyarımdır, psikoloji rahatsızlıklarınız sizi ne çekici, ne farklı, ne de seks makinesi yapmaz. O çok özendiğiniz Karanlık özelliklerin sonu; 20 MG Tranko Buskas yutup, ölü gibi yatmaktan öteye gitmiyor. Çok dağıtmayacağım, konumuz uzun süredir bahsettiğim diskalifiye tekniği.

Tekniğin ana kaynağı; Muhtaç olmama halidir. Rollo Tomassi’nin -Tabak Çevirme- yöntemi ile benzerdir. İkisini birbirinden ayıran nokta Tabak Çevirmek tamamen kadınları tanımaya ve onları kendilerine has özelliklerine ayırarak, kendimiz için doğru olanı seçmek üzerine iken, Diskalifiye tekniği geceyi yalnız geçirmemek adına yapılan küçük bir kurnazlıktır, baştan uyarayım yatırım tavsiyesi değildir. Uzun zamanda getirisi yoktur, bas-geç.

İlgilendiğiniz kadının yanından uzaklaşmaktan, hedefiniz dışındaki insanlarla sohbet etmekten, kadında hemen harekete geçmediği takdirde şansını kaybedeceği izlenimini yaratmaktan ibaret bir teknik aslında. Bir şey için ne kadar çok uğraşmak zorunda kalırsak ona o kadar çok değer veririz. Dolayısıyla her etkileşimde onay veren taraf olun, onay arayan taraf değil. 

Bir kadını diskalifiye etmek için etkileşimin başında onunla ilgilenmediğinizi gösterin. Onun peşinden koşuyor olsanız bile diskalifiye etmek durumu tersine çevirir ve ona sizi kovalamak zorunda olduğunu hissettirir. Örneklendirmek gerekirse; Esmer bir hatuna, bugüne dek hep sarışın hatunlarla sevgili olduğunuzu belirtmek onu diskalifiye etmektir. Güzel kadınlar her daim erkeklerin radarındadır. Onlar her erkeğin kendileri ile yatmak istediğini düşünürler. Dolayısıyla kendinizi bu havuzdan çıkarırsanız, göze çarparsınız zira herkes sahip olamayacağı şeyi ister. Arkadaş gruplarında kadını diskalifiye etmenin bir diğer avantajı; onun her daim o kadının ilgisini çekmek için çabalayan erkekleri püskürtmeye alışkın arkadaşlarının kalbini kazanacak olmanızdır. Diskalifiye etmek güven oluşturur, tek motivasyonunuzun onunla yatmak olmadığını bilinçaltına yerleştirmiş olursunuz. İlgi göstermeden önce bekler ona sizi cazibesi, kişiliği ve zekasıyla kazanması için fırsat vermiş olursunuz. Diskalifiye tekniği her durumda gerekmez, bazen duygular karşılıklıdır. Bu ve benzeri durumları ayırt etmekte sizin elinizdedir, dünden razı bir hatuna gidipte bu bahsettiklerimi uygularsanız akşama Elizabeth ile mum ışığında tükrük köfte yersiniz söyleyeyim. Dış görünüşü nedeniyle kendini diskalifiye eden hatunlar için yine bu tekniğe başvurmanız gerekmemekte, onlar zaten bu silahı kendilerine doğrultmuş durumdalarsa, silahı ellerinden alın. Gerçi her 10 kadından 8’inin obez olup, yine 10 kadından 9’unun kendini güzel sandığı bir Türkiye’de son söylediğim pek mümkün değil ama istisnai durumların üzerinden geçmeden bırakmayayım. Bu kavramı akıcı olarak kullanmaya başladığınızda, flört etmenin temeli olduğunu kavrayacağınıza eminim. Diskalifiye tekniği asla ayrıştırıcı, yargılayıcı ve art niyetli değildir. Yüksek standartlarınız olduğunu ve her önünüze gelenle yatmadığınızı, herkesle ilişki kurmadığınızı göstermenin bir yoludur. Unutmayın kadınlara küçük kardeşinize sataşıyor gibi hafif tebessümle yaklaşmak bu işin temelidir.

Kadınlar buluşmada, saha çalışmalarında sürekli sizi test eder ve birçoğumuz orada öylece oturup, testi çözmeye çalışır. Tıpkı bir yarışma programında yeterince puan toplamaya çalışan zavallılar gibi. Fark edilmeyen şu; Teste boyun eğerek, zaten puan kaybediyorsun. Bu noktada ise eleme yöntemi devreye giriyor. Çok zor değil, eleme yöntemi olayı tersine çevirmenize ve kadının sizin standartlarınızda olup olmadığını görmenize yarar. Bunu yapmadan önce standartlarınızı belirleyin. Zihninizde ideal kadını oluşturun fakat ideal kadını bulayım derken, vasat üstü ve iyi kadınları kaçırmayın. Küçük bir örnekle anlamlandırayım; Hangi filmi seversin? Dediğiniz bir hatun ne cevap verirse versin; “Cidden o filmi sevdin mi ya, oldu o halde görüşmek üzere” deyin. Ya da “Hayatında yaptığın en çılgınca şey neydi?” Dediğiniz bir hatunun cevabına istinaden; “Harika anaannemle çok iyi anlaşırsın” deyip onu diskalifiye edin. Dans becerisinden, sevdiği dondurmaya kadar bir kadını diskalifiye etmek için türlü seçenek olduğunu unutmayın. Unutmayın, elemenin amacı kadını kötü hissettirmek değildir. Amacımız kendinizi önüne gelenle yatmayan, standartları yüksek bir erkek olarak tanıtmak asıl hedefimiz. Diskalifiye tekniği ile birlikte tam tersi kabullenme ve it-çek tekniği bir arada kullanıldığında her şey istediğiniz gibi ilerler. Hatuna iyi davranışlar için puan verirken, kötü davranışlar için puan kırın. Daha zorlu olmasını istiyorsanız, ona belirli eşiklerde ödüller verin. 40 puan = Kol kaslarına dokunmak (Spaghetti gibi kollarınız olmadığını varsayıyorum). 80 puan = Telefon numarası gibi. Bahsettiklerimin tümü prematüre bir ilişki yaratmakla alakalıdır. Gülümseyin ve onunla sevgili olacağınızı ya da evleneceğinizi söyleyin, dakikalar sonra söylediği bir şeye üzülmüş rolü yaparak ilişkinin statüsünü değiştirin. 

Onu kendinizden kurtarın. Birini uzaklaştırmaya çalışmak, sizi kovalamasının en iyi yoludur. Bunu kadınların nasıl yaptığını hepimiz tecrübe ettik. “Ben sana layık değilim, kötüyüm ben” uzaklaş benden değil mi? Evet, hiçbiriniz ne bana ne de bu yazıyı okuyan erkeklere layık değilsiniz. Girip çıkmak istediğimiz bir delik olmasaydı, sizinle asla uğraşmazdık. Bir hatun size yaklaştığında; “Senin gibi iyi bir kızın, şuradaki iyi çocukla yakışacağını düşünüyorum” iyi bir örnek.

Kendinize maddi bir değer biçin. Tıpkı bir kadının evlenmek için “5.000 liralık tek taş” istemesi gibi düşünün. Size dokunan bir kıza “ 50 dolardan başlıyor bu yaptığın” deyin. 

Onu friendzone’a atın. Nasıl ama? Hep bize mi lan?! Evet, flört esnasında “Harika bir dostluk kuracağız” deyin. Götünüz yerse tabi. Bu noktada patlamadıysanız, asla patlamazsınız.

Rolleri değişin. Bariz tavlama laflarından uzak durmasını, size bir et parçası gibi bakmaktan vazgeçmesini söyleyin. Senaryo imkansızsa, sonuç etkili olacaktır. 

Küstah olun. Açmama gerek yoktur sanırım? Saha raporlarımdan az çok kavramışsınızdır, hani şu “Neg değil bu hakaret” dedikleriniz.

Rekabet etmesini sağlayın. Daha ilginç kadınlarla konuşmak için fırsat kollayın, alıcıları daima açık tutun.

Ona meydan okuyun. Henüz sizinle takılmak için yeterince çılgın, enteresan ya da akıllı olmadığını belli edin. Karar verme aşamasında bir süre takılı kalın. 

Birçoğunuz için bu yöntem zor olacaktır, sebep tekniğin zor olması değil sizin hoşlandığınız kadınların etrafında söylemek üzere yetiştirildiğiniz şeylere aykırı olmasındandır. Diskalifiye ifadeleri tepki, cevap, karşılıklı beklenmeyen bir ruh hali ve vücut diliyle yapılmalıdır. Kimi zaman aşırı tepki gösterenler olacaktır, bu noktada panik yapmayın zira aldığınız her tepki flörtü başlatmak için verilmiş bir onaydır. Dozajını kişinin karakteristik özellikleri belirler.

Birçok PUA’nın (Ünlü-Ünsüz) başvurduğu tekniklerin atası olan Diskalifiye tekniğini ilişkilerinize adapte edebilirseniz, başarı oranınız %50 artacaktır. 

Keyifli günler. 

Saha Raporu – Ağlamak Yok Yüreğim –

Geçtiğimiz pazar günü Türkiye’nin en büyük eğlence etkinliklerinden birinde sahneye çıktım, pek çetrefilli bir iş olduğuna inanmıyorum zira ortamın kalitesi ile paralel olarak aslında oldukça zor bir süreç olmasına rağmen, birkaç yüz gigabyte’a yakın USB bellek ve bir setup ile mekana ulaştım, yapılan anlaşma gereği iki saat boyunca fuara gelenleri içinde bulunduğumuz dönemin hit müzikleriyle eğlendirecektim, ardından mekanın nimetlerinden faydalanmak için arkadaşlarıma katılmayı ve kendimde eğlenmeyi planlıyordum. Aslında neşem kaçmadı fakat birkaç saatlik bir sürecin ardından kendimi canı sıkılmış hissettim ta ki dün akşam üzeri olayın kahramanlarından birinin attığı ve benim zaferimi tescilleyen mesaja dek.

Konuya geçelim. Ortam şahane fakat yaş ortalaması beklenenin altında, kendime sağlam birkaç açılış arıyorum. İşim henüz bitmiş, ortam ısınıyor derken arkadaşlardan birini yakından tanıyan, 1.68 boylarında sıska, kızıl bir oğlan çocuğu yanında taş gibi bir hatunla mekana girdi. İşte o taş gibi hatunun yanında kim olsaydı o an onu tavlamak için bir şeyler yapacaktım, şans bu ya hedefin yanında küçücük bir oğlan çocuğu vardı.

 

Selamlaşma, kaynaşma derken hatun kişiden birkaç shit test aldım. Nedir bunlar diyeceksiniz değil mi? Söyleyeyim. “DJ’lik yapıyormuşsun bu ortam için fazla yaşlı duruyorsun!”  Burada hatuna olgun erkek seven körpe kız etiketi vurdum. Ardından “90’lar falan çalmıyorsundur umarım, ben 2000’liyim olayı kaçırırım” gibi komik ve ucuz bir shit test ile yaşımı ve aramızdaki yaş farkını sorgulamaya devam etti. Bu noktada kendimi geri çektim ve “Dert değil, olayım seni kapsamıyor” dedim. Birkaç ufak şakalaşmanın ardından sporcu olması hasebiyle beni yok yere çekişmeye davet etti, bilek güreşi yapsak ben seni yerim dediği an bunu bir ilgi göstergesi olarak aldım diğer tüm testlerde olduğu gibi ve hatunu hemen orada mat ettim. Bu esnada 4 yıldır hatunun peşinde olduğunu söyleyen, ileri gidip bana “Çok havalısın, tarzın çok iyi” diye geveleyen genç delikanlı hala yanımızda. Sıra çocuğu ortamdan uzaklaştırmaya geldiğinde topu arkadaşlara gönderdim, çocuk on dakika kadar kaybolduğunda hatuna döndüm ve; “Haydi mağlubiyetini kutlayalım” dedim “Nasıl” demeye kalmadan öpüşmeye başladık. Son dakika direnci göstermedi diyemem fakat ben her şeyi yapan, güçlü kızım kafasında bir kadını tavlamak çok daha kolay. Asıl olay bundan sonra başladı, hatunu cepte görüp rahatladım ve kendimden beklemediğim şekilde birkaç blue pill harekette bulundum, ortam oldukça neşeliydi ve ben hatunlar tarafından hedef görüldüğüm bir ortamda aşırı rahat hareketler, blue pill’e kayan efektler ile nadiren saçmalayabilirim. Bunu kendime hak görüyorum zira dilediğimde bunu lehime kullanabilecek kıvraklığı yakaladım.

Velhasıl bir mühlet sonra hatunun ilgisini kaybettim, günün ilerleyen saatlerinde tekrar bir yakınlaşma oldu. Öpüşme öncesinde “İlk görüşte seni baya sevdim fakat şimdi, ne bileyim. Negatif bir elektrik alıyorum” diyen hatunla çatır çatır yiyiştim. Yanımdan ayrıldığında bizim ufaklıkla vakit geçirdiğini fark ettim, yarım saat sonra telefonuma bir mesaj geldi. Sanırım numaramı hatundan almış olacak; “Abi, neden yanımda gelen bir kızla öpüştün”, “Ne gerek vardı, kötülük bu” gibi Amerikanvari mesajlar ile devam etti. Genç neslin problemi bu. Ne lan öyle “Hey dostum, senin problemin koca kafanın koca kıçından büyük olması” tarzı komik mesajlar. Çok mu bilendin saldır, dayak mı yiyeceksin? Umursama giriş, cesaret en büyük silahtır. Yoksa öyle mesajlarla ancak taşak geçerler adamla. Vicdanen kendimi rahat hissediyor olsam dahi, bir şeyler yapma gereksinimi hissettim ve çocuğu buldum. Hatun başka erkeklerle fingirdeşirken, bu arkasında ağlayarak dolanıyordu. Beni gördüğünde hıçkırarak devam etti. Aldım karşıma ve anlattım, hatunun aslında bir seks makinesi olduğunu ve kendini heba ettiğini fakat nafile, hatun benim duygusal yatırıma kapalı olduğumu ve tehlike arz ettiğimi, ufaklığın ise tam olarak erkek olmadığını fark ettiğinden baya mutsuzdu. Midyata pirince giderken eldeki bulgurdan oldu diyelim. Çocukla birlikte mekandan ayrıldılar, sonrasında öğrendim hatun direk evine, çocuk ise arkadaşlarının yanına geçmiş. Bunu niye öğrenme ihtiyacı hissettin derseniz; Ben henüz oltayı çekmedim. Bu esnada Mahmut Abi ile süreci sıkı bir şekilde değerlendirdik, hatta son değerlendirmeyi Sonsuzluk VBG ile yaparken dün akşam üzeri hatundan mesaj aldım. O güne dair birkaç şey, bugün akşam saatlerine bir date ve büyük ihtimal ateşli bir gece fakat aksilik bu ya, akşam saatlerinde farklı bir hatunu evime davet ettim, aslında dün gecenin devamı olacak bir buluşma ve henüz onunla işim bitmedi. Bu nedenle sanırım yukarıda anlattığım olaylar silsilesinin yan karakteri olan bu hatunu mekana gönderip, birkaç saat beklettikten sonra oraya gidemeyeceğimi söyleyeceğim. Elde ne kaldı derseniz; Birkaç damla göz yaşı, ateşli bir öpüşme ve sonunda benim kazandığım bir saha raporu.

Olay günü Twitter üzerinde yazdığım birkaç şey baz alınarak baya bir nefret tohumu ekmiş olacağım ki, çatır çatır küfür yedim fakat problem değil. İnsanlar duygusal yaratıklar, hepimizin ironi yeteneği tam olarak istenildiği gibi olmayabiliyor. Kendimi o ufaklığın yerine koymayı beceremediğim için üzgünüm çocuklar. 🙂

Doğru Duruş ve Alexander Tekniği

Ağzınızdan tek kelime çıkmadan bir kadın aklında size dair bir ilk izlenim oluşturur.
İlk izlenim ağırlıklı olarak vücut dilinize bağlıdır, bir önceki yazımda konuşma bozuklukları ve diksiyon, ses hacmi gibi konulara değinmiştim. Sıralama size farklı gözükebilir, zira öncelikle duruş ve ardından konuşma bozuklukları gelmeli diye düşünebilirsiniz fakat ben konuşma alışkanlıklarını sadece kadınlarla değil, diğer tüm insanlarla doğabilecek iletişim problemlerinin önünü alabilmesi adına her zaman daha öncelikli bir sıralamaya koyuyorum. Konumuza dönecek olursak, basit bir teknik olan duvar duruşu ile özgüveninizi bir nebze olsun toparlayabilirsiniz.

Sırtınızı bir duvara yaslayın ve dimdik durun. Topuklar, kalça, omuzlar duvara yaslansın. Başınızın arkasını da duvara değdirin ve birkaç dakika bu pozisyonda bekleyin. Beliniz ve duvar arasında büyük bir mesafe olmamalı.

Şimdi duvardan bir adım uzaklaşın ve birkaç dakika pozisyonunuzu bozmadan bekleyin. Bu pozisyonunu hafızanıza kazıyın. Bu egzersizi gün içinde mümkün olduğunca sık tekrar edin. An itibari ile duruşunuzu sürekli olarak kontrol edin ve pozisyonunuzun bozulduğunu hissettiğiniz an toparlanın. Bu sadece özgüveniniz için değil, sağlığınız içinde oldukça mühim.

Dilerseniz birazda Alexander Tekniğine göz atalım. Bu teknik duruş eğitimi olarak görülüyor olsa dahi, vücut ve zihnin uyum içinde olmasını sağlamaktadır.

 

Bu konuda en çok yakınanlar oturuştan ayakta durmaya ya da yatıştan oturmaya geçerken vücutlarını kötü kullananlar ve başlarını geriye itenlerdir.
Matthias Alexander’ın 1932’de yayınlanan ‘Kendini Kullanma’ kitabını okumanızı tavsiye ederim.
Diğer alternatif tıp terapilerine benzemeyen Alexander tekniği, bir uzmanın denetlediği ve cesaretlendirdiği kendi kendini eğitme sürecidir. Alexander tekniğine yönelen kişinin yapacağı belirli alıştırmalar yoktur. Alexander tekniğinde kullanılan metotlar uygulayanlara, günlük hayatın normal hareketlerinden sonra en uygun duruş haline gerilimsiz olarak dönebilmeleri için yardım etmektedir. 
Herşeyden öte hepimiz bazı şeyler yüzünden gergin duruyoruz, bir çoğumuz ofis masalarında eğik oturuyor, direksiyon başında kamburlaşıyor ve televizyon karşısındauygunsuz pozisyonlarda uyuya kalıyoruz. Bu yanlış hareketler, Alexander tekniğini bilmeyenlerde alışkanlıktan dolayı fiziksel hastalıklar yaratıyor.

Pierce Jones`un ve diğerlerinin çalışmaları Alexander prensibi hakkında aşağda sıralanan hipotezleri desteklemektedir.

  

1. Vücudun temel duruş refleksleri diğer refleks sistemlerine entegre olmuştur ( yoga pratisyenleri için bu sonuç yeni bulunan bişey değildir) .

2. Medeni yaşamın zorlamasıyla bu refleksler baş, boyun ve gövde arasındaki ilişkileri bozan alışkanlıkla veya öğrenilerek kazanılmış cevaplarla engellenmektedir.

3. Kişinin dikkati bir kez bu engellemeye çekildiğinde bunu önleyip, vücut fonksiyonlarının iyileştirilmesi öğretilebilmektedir.

 

“Düzgün yürü!”, “Sallanıp durma!” Küçüklüğümüzde anne ve babalarımızdan zaman zaman hepimiz duyduk bu talimatları. Sürekli hareket etmeye, sürekli değiştirmeye yönelik doğal isteğimizi kontrol etmeyi ve katı ve öğrenilmiş bir hareket şekli ya da alışkanlığı edinmeyi öğrendik. Ancak daha sonraları çevremizdeki yetişkinleri taklit ettikçe kötü duruş alışkanlıkları kazanmaya ve bedenlerimizi kötü kullanmaya başladık. Ergenlik çağına geldiğimizde hemen hepimiz yürürken, otururken ve ayakta dururken kötü duruş alışkanlıkları edinmiş oluruz. Bu alışkanlıklar öylesine kök salar ki bize doğal gelmeye başlar. Bu aşamada artık duruşumuz bozulmuştur! Araba kullanırız, işte ve evde kötü tasarlanmış sandalyelerde otururuz ve bir yere gitmek için yürümemiz gerekmez. Yaşımız ilerledikçe çöker ve kamburlaşırız. Pek çok yaşlıda görülen bu iki büklüm duruş kaçınılmaz değildir!
Oturma, yürüme sırasında başımızı öne veya arkaya götürme eğilimiz vardır. Bu durum boyun kaslarında gerginliğe neden olur. Tüm vücudumuz başımıza göre hatalı konumlanır. Baş ağrısı, miğren, sırt-bel ağrısı, astım gibi solunum sorunları, konuşma ve ses bozuklukları, sindirim sorunları gibi fiziksel rahatsızlıklar ve bazen de depresyon, panik atak, kaygı gibi psikolojik problemlerin daha da büyümesine neden olur. Kişinin kambur durması karşısındakiler üzerinde negatif bir etki oluşturmaktadır. Bu durum kişisel iletişimde 1-0 yenik başlamanıza neden olur. Alexander söz konusu tekniği geliştirirken duruşunu istemli olarak düzeltmeye çalıştığında daha kötü hale getirdiğini farketti. Tüm vücudu istemli olarak konumlandırmak pek mümkün değildi. Alexander tekniğini özü de burada yer alır. Sadece başını yukarı ve ileri konumlandırır ve boyun kaslarınızın gevşek olmasını sağlarsanız vücudun geri kalanı kendiliğinden pozisyonunu ayarlayacaktır. Alexander duruşun düzeltildiğinde sahne performansının, ses hakimiyetinin düzeldiğini de gözlemlemiştir. Burada önemli olan kısım başın iskelet ile aynı paralelde yer almasıdır. Bu paralelliği otururken, yürürken, yatarken devam ettirirsek zamanla istemsiz kaslarımız pozisyonun devamlılığını isteğinizin dışında devam ettirecektir. Yürürken başımızın tepesine bağlı bir ipin bizi yukarı çektiğini, tuttuğunu ve desteklediğini hayal edebiliriz. Bu bir hareket değildir: Bir imgelemdir, bir yeniden programlamadır.

 

 

Alexander tekniğine göre doğru oturma şekli.

Alexander tekniğine göre sırt üstü yatış egzersizi.

 

Alexander Tekniğinin yardımcı olabileceği fiziksel problemler;

– kas ve iskelet problemleri örneğin sırt ağrısı, her türlü eklem ve kas problemi, artrit ve romatizma gibi kronik rahatsızlıklar

– baş ağrısı ve migren

– ameliyat, sakatlanma veya hastalık sonrası rehabilitasyon dönemi

– astım gibi solunum sorunları

– konuşma bozuklukları dahil ses rahatsızlıkları

– yüksek tansiyon dahil dolaşım sorunları

– sindirim sorunları

 

Alexander Tekniğinin yardımcı olabileceği psikolojik problemler;

– strese bağlı bozukluklar

– depresyon

– hiperventilasyon (solunum hızı ve derinliğinde artış)

– asabiyet ve panik ataklar.

 

Kıssadan hisse konu size dağınık gelmesin, okuduklarınızı anlayabilin diye fotoğraflamamış olmama rağmen bu konuda bende öğrenme aşamasını henüz atlatmış ve uygulama aşamasına geçmiş durumdayım. Birkaç aydır, oldukça fayda sağladığımı itiraf etmeliyim. Size tekniğin varlığını, bir takım tekniklerini ve amaçlarını anlattım. Hatta birçok kitapçıdan Richard Craze’in  – Alexander Tekniğiyle Bel Ve Sırt Ağrısının Üstesinde Gelin – adlı kitabını bulmanızı ve okumanızı tavsiye ederim.

Başarılı yaklaşımlar ve odağı yakaladığınız diyaloglar kurabilmek için ses çalışmalarının ardından, duruş pozisyonuna odaklandığınızda yakaladığınız özgüvenle çok daha başarılı olacağınızı düşünüyorum. Bir sonraki yazının yaklaşımlarımızı değerlendirmek, söze nasıl başlayacağımız ve bilumum köklendirme, zaman kısıtlaması ve benzeri konularla ilgili olacak.

Şimdilik bahsi geçen çalışmaları tekrarlamanız yeterli olacaktır, hepinize başarılar.