Tabak Teorisi III – Dönüşüm

Tabak çevirme konusunda daha önce Tabak Teorisi ve Tabak Teorisi II : Bağlanmamak yazılarını yayınlamıştık. Bunların üçüncüsü olan bu yazı da kırmızı hap camiasının efsane ismi Rollo Tomassi’nin The Rational Male blogundaki Tabak Teorisi serisinden. Yazının aslı şurada : Plate Theory III – Transitioning.

Rollo bu yazıda 27 yaşında bir gencin sorularını yanıtlıyor. Gencimiz kırmızı hap öğretisi ile tanışalı sadece 5 ay olmuş ve bu öğretiye gelmeden önce de tipik beta davranışlarla bir ilişkiyi eline yüzüne bulaştırmış. Kendi değişiyle o ilişkiyi büyük bir suçluluk duygusu ile bitirmiş zira kızımız çok iyi bir insanmış ve oğlumuz kızımıza aşık olmasa da, ilişkiyi yürütebilmesi gerekliymiş.

Rollo : Öncelikle belirteyim ki kırmızı hap camiası içinde sadece 5 aydır bulunuyorsun ve kişiliğini şekillendirmen ve sana öğretilen ve bugün kişiliğinin temel parçaları saydığın bazı zihinsel şablonları söküp atman zaman alacak. Çoğu erkeğin bu yolda karşılaştığı en büyük engel, kişiliğin statik ve kontrol edilemez birşey olduğu öğretisidir. Bu “ne yapayım ben böyle biriyim” ruh halinin büyük bir kısmı aslında bu tür şartlanmadan kaynaklanıyor ve hemen işin başında üzerinde çalışılması gereken birşey. Zira bu aslında muhtemelen duygusal stres içinde, kafası karışık ve hayal kırıklığı yaşayan erkeğin ego yatırımı yapmış olduğu birşey.

Anlaman gereken şey, kişiliğin sonuçta sen ne olmasını istersen o olduğu gerçeği. Bu dışsal etkenlerin kişilik üzerinde etkisi yok demek değil; aslına bakarsan tam da bu dışsal etkenler senin ve senin gibi erkeklerin kırmızı hap topluluğunu aramanın nedeni. Ama, senin için rahat olanı belirleyen kişi sensin ve senin kişiliğini senin yapan özelliklerin ne olduğuna karar veren kişi de sensin. Bembeyaz bir sayfa değilsin belki ama beğenmediğin ya da yararsız tarafları silebilecek ve beğendiğin ve verimli yeni parçalar yazabilecek kapasiteye sahipsin.

Sorular ve cevaplar şöyle.
(1) Mayıs ayında 2. diploma için üniversiteye dönüyorum, bunu en iyi nasıl değerlendirim?

Bu tamamen senin kişisel hedeflerine bağlı. Bu zamanı kullanmanın en iyi yolu, ikinci diploma alma amacını gerçekleştirmek. Bu ikinci üniversite işine kafanda belirli hedefler olarak girdiğini varsayıyorum, ama bu gerçekten istediğin şey mi? Bu soruyu sorma nedenim, hayatlarındaki kadını memnun etmek ya da kendi güvensizlikleri ve reddedilme korkuları yüzünden hayatlarının akışını değiştiren o kadar çok erkek biliyorum ki. Bir erkeğin, kaybetmekten korktuğu bir ilişkiyi ancak böyle devam ettireceğine inandığı için ya da “sorumluluk sahibi bir erkek böyle yapar” konsepti ile kadınının yararı için kendinden fedakarlık yapması gerektiği inancı ile, belli bir üniversiteyi ya da kariyeri seçmesi çok duyulmamış bir hikaye değil. Böyle bir senaryo çoğunlukla, kadın kendisine ve hırslarına öncelik veren bir erkekle terk ettiğinde (bu erkeği çekici yapan tam da bu kendine öncelik vermesidir), öfkesi ile başbaşa kalan bir erkek ile sona erer.

Bu yazdığım senin durumunu uyuyor mu, uymuyor mu bilmem ama bunu kendi kişiliğini eline almak ve kendi istediğin kalıba sokmak için bir örnek olarak alabilirsin. Bazı seçimleri neden yaptığını ancak sen bilebilirsin. Senden tek istediğim gerçek motivasyonun konusunda acımasız bir şekilde eleştirel olman. Belki neden ikinci bir ünivertiste derecesi yapmak istediğini gözden geçirme zamanın gelmiştir.

(2) sadık bir ilişkiye girmeden bir kadınla ilişkiye girmek için çalışarak, temel olarak cinsel ilişki isteyerek kadınları inciteceğimi, ahlaksız biri olduğumu hissettiren sosyal koşullamayı nasıl aşabilirim?

Az çok güzel her kadın, senin onunla seks yapmak istediğini bilir. Bu temel, kimyasal bir içgüdü ve dürüst olmak gerekirse, bunda kötü hiçbir şey yok. Erkek olarak doğandan gelen çok partnerli ilişki dürtünün sende duygusal çelişki yaratmasının sebebi, tam da bu doğal dürtüyü bastırmak için icat edilmiş ve senin de içselleştirdiğin sosyal geleneğin sonucu.

Bunun farkına varmak, bu sosyal geleneği aşmanın ve hatta onu sorumlu bir şekilde kullanmanın ilk adımı. Erkek olarak bizim biyolojik zorunluluğumuz, en iyi fiziksel özelliklere sahip kadınların en olabildiğince çoğu ile cinsel ilişkiye girmek. Bu temel bir içgüdü ve belli bir seviyede hem kadınların hem de erkeklerin anladığı birşey. İtiraf etmeliyiz ki, sosyal gelenek geçmişte bu içgüdüyü bastırmak konusunda iyi iş çıkardı ama bu dürtüyü hiçbir zaman yok edemedi zira bu bizim hayatta kalma sebebimiz olan temel bir özelliğimiz.

Tam tekeşliliğin amacı ve yararına karşı bir argüman öne sürmeyeceğim. Ebeveyn yatırımı olarak karşı cinsten iki kişinin kurduğu ve tek eşli olarak devam ettirdiği aileden başka hiçbir metod çocukların sağlıklı ve dengeli bir ruhsal gelişim kazanması konusunda aynı şekilde etkili değil. Burada şunu da belirtmeliyim ki, ana akım medyada bolca iddia edildiği gibi cinsel kimliğin sosyal koşullanma sonucu ortaya çıktığını düşünmüyorum. Bunun aksine çok fazla sayıda biyolojik delil var.

Cinsiyetler birbirlerini tamamlamak için varlar, birbirlerine karşı değillerdir. Bu dediğimin asla aldatmaya bahane olarak kullanılmasını istemem zira tek eşlilik her iki yetişkin için de faydalı birşey. Ama bu sağlıklı tek eşlilik tamamen çocukça, duygusal ve güvensizlik dolu romantizm ile gölgelendiğinde ve beklentiler bu romantizme göre şekillendiğinde, bir erkeğin “ödül benim” ruh haline bürünmesi lazım. Bu kafa yapısı, tek eşliliğe girmeden önce daha geniş bir eş havuzu ile tecrübe yaşamak ve bunun olgunluğu ile tek eşliliğe girmek ile sonuçlanır. Bunun anlamı şu : eğer kendi biyolojik dürtünü (sınırsız sekse sınırsız ulaşım) tek eşliliğe feda edeceksen, pragmatik olarak, en geniş havuzdan en iyi partneri tavlamayı ve seçmeyi isteyeceksindir. Bunun iki negatif yüzü var. Öncelikle senin şu an elinde olabilecek en büyük havuz ve burdan tavlayabileceğin en iyi partner, elde edebileceğinin en iyisi olmayacak. Zira 37 yaşına geldiğinde, herşeyin yolunda gittiğini varsayarsak, 27 yaşındakinden çok daha olgun ve varlıklı olacaksın. 37 yaşındaki sen, 27 yaşındaki sana göre çok daha iyi uzun vadeli partner tavlayabilecektir. İkincisi, kadının cinsel pazar değeri yaşla düştüğü için, senin şu an 27 yaşında olan güzeller güzeli uzun süreli ilişki adayının 37 yaşında da aynı kalacağının garantisi yok. Aslına bakarsan, muhtemelen alakası bile olmayacak.

Bir erkek kelimenin tam anlamıyla opsiyonları ile yaşar ve ölür. Bu nedenle bir erkek hayatında, opsiyonlarını değerlendirdiği ve paralelinde de kendisini geliştirdiği uzun bir dönem yaşamalıdır.

Ve işte tam da bu çoğu erkeğin yenildiği noktadır. Ruh ikizi gibi sosyal geleneklere inanır ve içselleştirir. Bu gelenekler zaten onun yeterli olgunluğa ve kişisel başarı (sadece finansal başarı değil) seviyesine bakmaksızın kendisini bir kadına bağlaması için vardırlar. Bu erkeklerin en acınası ise OHSlerdir ve bu elemanlar bu tür beyin yıkamalarını evliliklerine hatta yaşlılıklarına taşırlar.

Gerçekten güçlü bir erkek, en değerli kaynaklarını büyük bir itina ile korur; özgürlüğünü ve manevra kabiliyetini. Başka deyişle opsiyonları ve bunları kullanabilme gücü. Gerçek güç başkalarını kontrol etmekle alakalı değildir, kendi hayatının gidişatını ne derece kontrol edebildiğinle alakalıdır. Herhangi birşeye bağlılık bunu HER ZAMAN sınırlar. Bir kapıdan girdiğinde, binlerce kapı ardından kapanır. Ne istersen yapmakta özgürsün değil mi? Bir işten her zaman istifa edebilir, karını boşayabilir, okulunu değiştirebilirsin, vs. Fakat bugün ne oldukları kız arkadaşlarından, karılarından, çocuklarından ve ebeveynlerinden bağımsız kendi kendilerine aldıkları kararlara bağlı kaç erkek tanıyorsun?  Peki istifa etmelerinin kendilerine ve ailelelerine ne yapacağından korkarak kötü bir işe çakılıp kalmış kaç adam tanıyorsun? Bu adamlar istifa etmekte özgür mü? Tabii ama ellerine bakan çocukları ve ilişkileri üzerinde ciddi kötü etkileri olmadan istifa etmeleri mümkün değil.

Peki bu senin için ne demek? Gördüğüm kadarıyla 2 seçeneğin var. Opsiyonlarını bir sürü uzun süreli ilişki ile değerlendirir, eğer işin içinde cinsellik olacaksa bağlılık sözü vermeden cinsellik yaşayabilirsin. Kadınların çıkarı için varolan ve senin de içselleştirdiğin  sosyal gelenekleri ve beklentileri içinden atmayı öğrenirsin ve gerçekten opsiyonlarını değerlendirirsin. Ya da bu moral doktrin içinde kalır (bunda utanılacak birşey yok) yine de bağlılık sözü vermeden kızlarla çıkmaya devam edersin (opsiyonları sınırlı olsa da).

Sana hangisini seçmen gerektiğini dikte etmeyeceğim ama çok az dindar insan karşısındaki kadının karakter problemlerini gözardı ederek bir an önce evlilik ve tabii seks olayına geçmenin cazibesine karşı koyabilir. Bence ikna edilmesi zor olmak, acele karar verip hayatını geri dönüşssüz değiştirmekten daha iyidir.

Senin bu tereddütlü halin dini inançtan mı ya da içselleştirdiğin sosyal gelenek mi bilmiyorum. Aslında bu ikisinin yakın ilişkili olması ilginç değil mi? Fakat adanmış ateist olmasına rağmen ruh ikizi hurafesine yobazca inanan insanlar biliyorum. Birçok kadın (ve olması gerekenin çok üstünde sayıda erkek) bu ruh ikizi, hayatının aşkı, hurafeleri ile ilgili düşüncelerimi Tanrının varlığını reddediyormuşum gibi karşılıyor.

Altta yatan nedenlerin ne olursa olsun kadınlar bir erkeğin hayatının odağı olmamalı. Bir kadın için yaşamaya başladığında, o kadın olursun. Bundan sonra asla bir kadının onayını almak için hayatından ödün verme. Her zaman ÖDÜL sen olmalısın, kız arkadaşın olmadığı zaman bile. Uzun süreli ilişkiye ÖDÜL olduğun ruh haliyle girmen gerekir. Sana tavsiyem, iş yaşamında 2 sene geçirmeden tek eşli bir ilişkiden uzak durman. Ortamı yokla, ne istersen yap ama bir kız arkadaşa bağlanma ya da odaklanma. Bunun yerine kendine odaklan ve tek eşli ilişkinin hedeflerini ve bunları nasıl gerçekleştireceğine etkilemesine izin vermeyeceğine dair kendine söz ver. Buna aydınlanmış benlik-ilgisi denir, kendine yardım etmeden, başkalarına yardım edemezsin.

Rollo Tomassi : Kırmızı Hap camiasının en önemli figürlerinden biri olan Rollo Tomassi'nin The Rational Male kitabı her erkeğin okuması gereken başucu eseri. Oldukça popüler olan The Rational Male bloğunun da sahibi de olan Rollo, The Rational Male - Preventive Medicine (Volume 2) ve The Rational Male - Positive Masculinity: Positive Masculinity (Volume 3) adlı kitapları ile ilk kitabındaki fikirleri daha da geliştirdi. Rollo Tomassi'yi burada Rollo Tomassi etiketinde de takip edebilirsiniz.

Prezervatif nasıl takılır?

Prezervatif, cinsel hayatı aktif bir erkeğin en önemli dostu. Sadece cinsel yolla bulaşan hastalıktan korunmak için değil, doğum kontrolünü kadının eline bırakmamak için de önemli (bkz. Tomassi’nin 5 Numaralı Demirden Kanunu).

Prezervatifin yırtılmasını, patlamasını ve çıkmasını önlemek için bilinmesi gereken en önemli şey, nasıl prezervatif takılacağı. Bunu aşağıdaki öğretici videoda, DanKhooProductions‘tan Malezya’lı komedyenler, daha doğrusu Alicia Tan adlı hatun komedyen, güzel bir şekilde gösteriyor.

 

Ayrıca bakınız Prezervatif kullanırken dikkat edilmesi gereken 11 durum.

Tinder’da neden eşleşme olmuyor?

Tinder kullanan erkeklerin büyük bir kısmının bu platformun çalışmadığından ya da en azından Türkiye’de çalışmadığından şikayet ettiğini görebilirsiniz. Sadece Ekşi Sözlük’ün tinder başlığında birkaç sayfa gezseniz tinder’dan bırakın seks yapmayı, eşleşme alamayan erkeklerin oranının oldukça yüksek olduğunu anlayabilirsiniz.

Peki Tinder’da neden eşleşme olmuyor? Öncelikle Tinder  nasıl kullanılır bilmiyor olabilirsiniz. Tinder profiliniz nasıl olmalı konusunda da düşünmeniz lazım. Ama tinderda eşleşme olmamasının pek de hoş olmayan bir sebebi daha var : Tinder’da eşleşme oluyor. Yani sizin hevesle sağa attığınız hatun birileriyle eşleşiyor. Belki sizinle eşleşmiyor, ya da bazı tanıdıklarınızla, ama biriyle eşleşiyor. İşin sırrı : Pareto Kanunu. Pareto Kanunun (80 / 20 kuralı) hayatın hemen her alanında kendini gösteren ilginç bir olay. Hipergami de istisna değil. “Eğer seçme şansı varsa kadınların 80%si erkeklerin 20%si ile ilişkiye girmek ister”.

Kendi özel alanlarında hiçbir sosyal baskıya maruz kalmadan kadınların erkekleri potansiyel olarak seçtikleri tinder’da oranın 80 – 20 kuralına yakın olmasını bekleyebilirsiniz. Aşağıdaki grafikten de görebileceğiniz gibi oran gerçekten de buna yakın. OKcupid ve Tinder’da kadın ve erkeklerin karşı cins tarafından seçilimini gösteriyor.

Tinder ve OKcupid’de kadın ve erkeklerin karşı cinsi seçme oranları

Örneğin Tinder’da erkekler kadınların (women) 47%sini sağa atarken, kadınlar erkeklerin (men) sadece 15%sini sağa atmış. Oranı %15e indiren en büyük neden muhtemelen modern kadına sürekli pompalanan narsisizm ile kadınların kendi cinsel pazar değerlerini olduğundan daha fazla algılamaları. Ama 15% yine de 20%ye yakın ve bu da olayın bizim erkeklerimizin kadın narsistik koşullanmasını adlandırmak için kullanmayı çok sevdiği “kezbanlık” femoneninden ziyade doğal ve biyolojik hipergami dürtüsüne bağlı olduğunu gösteriyor.

(Not : hipergami ile ilgili en çok yanlış anlaşılan şey bunun biyolojik değil de sosyal koşullama ile oluştuğu yanılgısıdır. Hipergami güçlü bir biyolojik dürtüdür, kökleri insanoğlunun genetik kodundadır. Bu nedenle kadınlara hipergami yüzünden düşmanca bakmak anlamsızdır).

Şimdi burada belirtilmesi gereken en önemli nokta şu, kadınların yüzde 80inin erkeklerin yüzde 20si ile seks arzuluyor olması, erkeklerin  yüzde 20si kadınların yüzde 80ini yiyor anlamına gelmiyor. Yani pareto kuralı, kadınlarla başarısızlığınıza mazaret olarak kullanıp kendinizi kadınlardan tamamen soyutlama malzemesi olmamalı.

Fakat bu oran maalesef erkeklerin yüzde kaçının düzenli ve çeşitli sekse ulaşabilirken, yüzde kaçının buna sahip olmadığını gösteriyor. Alfa siker beta öder yazımızda belirttiğimiz gibi, her betaya bir eş modeli ile çalışan klasik toplum öncesinde bu 80 / 20 kuralı dolu dizgin yürümüş olmalı ki, bugüne kadar yaşamış erkeklerin sadece 40%si genlerini gelecek nesle aktarabilmiş. Bugün yaşadığımız ve Tinder’da kendini göstermekte olan olgu, Cinsel Devrim sonrası bu klasik toplum sözleşmesinin ve buna bağlı baskıların azalması ile, cinsel pazarda eskiye geri dönüşün yaşanması.

Bunlar rahatsız edici ve konuşulmayan gerçekler ama hayatımızı şekillendiren gerçekler.

Rahip Modu (Monk Mode) – Giriş

Rahip modu, kendinizi geliştirmek için kendinize zaman ayırmanızı sağlayacak ciddi bir dönem. Eğer hapı yeni yuttuysan ve nereden başlayacağınızı bilmiyorsan, tam olarak yerin burası. Konu biraz uzun olduğu için giriş, uygulama ve sonuç olarak 3’e bölüp yazacağım.

Peki nedir rahip modu? Rahip modu bir kişisel gelişim sürecidir ve kişisel gelişimi bir alışkanlık haline getirebilmek için en etkili yollardan biridir. Gerçekci olmak gerekirse, burada yazılanları okuyan insanların çoğu gerçekten harekete geçmedikleri için gerçek anlamda başarıyı yakalayamamakta. Bu nedenle bu süreci şiddetle tavsiye ediyorum.

Peki napıcaz? İsminin rahip modu olması boşuna değil, minimum dikkat dağınıklığı, maksimum dikkat ve özen gerektiren bir süreç bu. Kendini kontrol edebilmeyi, bir hayat düzeni oturtabilmeyi başarabilmen lazım, ki kolay olmayacak. Ancak ve ancak böyle cinsel pazar değerini kısa bir zamanda ciddi anlamda arttırabilirsin.

O zaman madde madde başlayalım:

1- Boş aktivitelerden uzak dur!

Günümüz hayat tarzının insana en büyük kazığı bu olsa gerek. Boş beleş işlere çok fazla zaman harcıyoruz ve bu zamanın kayıp olduğunun farkında bile değiliz. Peki ne gibi boş aktivitelerden uzak durman lazım?

  • Bi kahve içip boş boş oturmak
  • Telefondan ya da bilgisayardan saatlerce oyun oynamak
  • Maraton halinde dizi ya da film izlemek
  • Porno izlemek!
  • Mastürbasyon yapmak!
  • Sosyal medya, sözlük gibi yerlerde saatlerce gezinmek
  • Geceden kalma olup günün yarısını heba etmek

Daha bir sürü örnek verilebilir, ama olayın özünü anladığını varsayıyorum. Hayatta sana değer katmayan, yok yere zaman harcadığın, mastürbatif ne varsa çıkar hayatından. Sana sadece kısa vadede bir fayda sağlayan ancak uzun vadede hayatına artı bir fayda sağlamayan ne varsa bırak.

E peki abi hiç mi eğlenmeyeceğiz diye soruyorsan, e insansın tabi eğleneceksin. Ancak bunu belirli bir akşamda, belirli bir süreçte yapmaya alış. Oturup iki gün aralıksız dizi izlemek ya da oyun oynamak eğlenmek değil zaman kaybıdır. Yukarıdaki hareketleri düzenli olarak yapmayı bıraktığında zaten hayatında kendine ayırabileceğin ciddi bir zamanın olacak.

Şimdi bu noktada üzerinde durmak istediğim birkaç konu var.

Birincisi mastürbasyon. Tavsiyem mastürbasyon ve pornoyu tamamen hayatından çıkarmak. Neden mi? Mastürbasyon şu makalede de görebileceğin gibi hormonel seviyeni ciddi olarak bozmakta. Bu da bir başarı elde etmek için ihtiyacın olan motivasyonu bulabilmeni çok ciddi anlamda imkansız hale getirmekte. Aynı şekilde porno da, hem cinsellik algını çok ciddi bir şekilde bozmakta, hem de mastürbasyon aracılığıyla hayatına etki etmekte.

Diğer konu ise alkol. Alkol kullanıyorsan da ciddi anlamda azaltmanı öneririm. Alkol hem beynindeki hormonel yapıyı etkilemekte, hem de ciddi anlamda para ve zaman kaybına sebep olmakta. 1-2 biradan zarar gelmez ama asla ve asla fazlaya kaçma. Hele rahip modunda olduğun süreçte kesinlikle sarhoş olup sabahına hangover olacak kadar içme.

Monk Mode: Be More By Doing Less (Estranging Ourselves from Distractions and Focusing on Success)
Monk Mode: Be More By Doing Less (Estranging Ourselves from Distractions and Focusing on Success) kitabının kapağı.

2- Sosyal çevre

Bu konuda çok net ve acımasız olacağım. “Başarılı insanlar, eziklerle takılmaz!”. Hayatınızda bir amacı olmayan, boş beleş yaşayan tüm insanlarla iletişiminizi kesin ya da minimuma getirin. Sizin kendinizi geliştirmeye çalıştığınızı, yararlı birşey yaptığınızı anlamamak için inat eden, sizi yolunuzdan çevirmeye çalışan, “amaan ne uğraşıyon bunlarla” diyen herkesle ilişkinizi kesin.

İlk kısmı zor olacak, ancak bir süre sonra bunun da yararını göreceksiniz. Çevrenizde gerçekten vizyonu olan, kendini geliştirmiş ya da geliştirmeye çalışan insanlar olsun. Sizi demotive eden herkesi hayatınızdan uzaklaştırın.

3- Günlük hayat

Öncelikle kendinize bir günlük rutin oluşturun. Yatış – kalkış saatleriniz, yemek saatleriniz düzenli olsun. Bu konu özellikle genç arkadaşlar için biraz zorlayıcı olabilir, ancak bu da başarı için olmazsa olmazlardan.

Artık, “bugün dersim yok öğlene kadar uyuyayım” yok! Günlük ortalama bir uyku süren ve kalkış saatin olsun. Hafta sonları 1-2 saat ekstra kaytarabilirsin ama dediğim gibi artık öğlene kadar uyumak yok. Onun yerine yapılacak bir dolu şey var. Onları da bir sonraki yazıda anlatacağım.

Jordan Peterson – Nasıl alfa olunur?

Toronto Üniversitesi Psikoloji Profesörü Jordan Peterson‘un üniversitede verdiği derslerin kayıtları kendi YouTube kanalında yayınlanıyor. Bu videolarda bayağı iyi mücevherler var. Bunlardan birinde kaydedilmiş bu aşağıdaki videoda Peterson, egemenlik hiyerarşisi, arketip idealler, hiyerarşide yükselmek ve kişisel ideal hakkında konuşuyor. Bu arada çaktırmadan nasıl alfa erkek olunur sorusuna da cevap veriyor. (Alfa olmak için ızdırabı gönüllü kabul etmek ve dolayısı ile aşmak ile (02:10) ve bilinmeyene kahramanca meydan okumak ve onu anlaşılır hale getirip başkaları ile paylaşmak (12:25) lazım diyor.).

Jordan Peterson daldan dala atladığı için olsa gerek, arada mesajı kaçırmak mümkün. Videonun altında bir izleyici sormuş :

“Nasil alfa erkek olunur? Video da buna dair bir cevap var mı? ”

Şöyle yanıtladım :

“Evet dikkat ettim de biraz Jordan B. Peterson’a hakim olmak lazım mesajı kapmak için. Bir de arada çok dağılıyor üstad. JBP üstad, eğer toplum yolsuzluğa batmamış ise herhangi bir erkek egemenlik hiyerarşisi; yetenek, çalışma ve sabır ile tırmanılan bir yapıdır. Bunu gerekli fedakarlığı yaparak çalışan, bir alanda yetenek geliştiren kişi tırmanır. Örneğin Bilişim beyin cerrahlarının arasındaki hiyerarşiyi düşün (toplumda çok hiyerarşi vardır böyle, örneğin futbolcular arasında, finansçılar arasında, fırıncılar arasında, lokantacılar arasında …). En yetenekli, çalışkan, sabırlı ve fedakar cerrah egemenlik hiyerarşisinde yukarı tırmanır.

Alfaya gelelim. JBP’ye göre arketip alfa, kaotik bir durumda bilinmeyenle yüzleşecek cesareti olan ve bu cesareti ile bilinmeyeni yenip yeni bilgi üreterek bunu paylaşan kişidir. Böylece egemenlik hiyerarşisinde tepeye çıkar ve kadınlar tarafından daha arzu edilir olur. Bunun avcı toplayıcı toplumda arketipi, yeni ve keşfedilmemiş yerlere ilk gitme cesareti gösteren, oralardaki bilinmeyen vahşi hayvanları avlayan ve böylece daha çok kaynağa sahip olan cesur – savaşçı – avcı erkektir. Günümüz toplumunda ise bir alanda bilgiye ulaşan (örneğin daha önce hiç kullanılmamış bir teknikle cerrahi geliştiren ve daha çok hastanın hayatını kurtaran doktor ya da yeni bir yazılım geliştiren mühendis, vs.)dir.”

İzleyici daha sonra şöyle sormuş :

“Erkek Adam illa mühendis doktor mu olmak gerekiyor yani bu devirde alfa erkeği olmak için, yoksa kendi alanında başarılı olmak ta alfa erkeği olmak için yeterli mi ?”

Cevap :

“Çok güzel bir nokta yakaladın. JBP’a göre yükselebileceğin erkek egemenlik hiyerarşisi sayısız. Çoğunda bilinmeze kafa tutmak demek değer yaratmak demek. Muslukçular, fırıncılar, lokantacılar, vs … zanaatkarlar için kendi yerel hiyerarşileri var. Zanaatin neyse orada değer yaratıp yukarı çıkman seni alfa yapar der üstad. “Özen ve sabırla yapılmış hiçbir şey önemsiz değildir” der.

Yani kısacası mühendis falan olmaya gerek yok. Hatta birçok zanaatkar veya esnaf kendi hiyerarşisinde ortalama bir mühendise 5 basacağı bir yüksekliğe çıkabilir.”

Toronto Üniversitesi Psikoloji Profesörü Jordan Peterson,  ilkin Social Justice Warrior‘larla (SJW) girdiği başarılı mücadele ile gündeme gelse de, genç erkeklerin hiç duymadıkları, ama eksikliğini derinden hissettikleri sorumluluk ve hayatına yön verme mesajları ile kısa zamanda erkek popülasyonu tarafından yoğun takip edilen biri haline geldi. Peterson’u erkekler arasında bu kadar meşhur eden şey, erkeklerin babalarından duymaları gereken ama artık hiç duymadıkları mesajları veriyor olması. 12 Rules for Life: An Antidote to Chaos adlı kitabı Ocak 2018'de piyasaya çıkacak olan Peterson'un Maps of Meaning: The Architecture of Belief  adlı bir kitabı da mevcut. Jordan Peterson'un Türkçe çevirilerini burada Jordan Peterson Türkçe etiketinden takip edebilirsiniz.

Erkek arkadaşlık başvurabileceğiniz bir iş pozisyonu olsa idi …

Mumbai merkezli genç komedyen ve aktörlerin güzel skeçlerinin yer aldığı SNG Comedy sayfasından uydu erkek nasıl olunur, nasıl friendzone’a parkedilir konusunda enfes ve komik bir skeç. Elemanlar çıkma teklifinin iş başvurusu olduğu paralel evrende olayı güzel anlatmışlar.

Video bir erkeğin genelde friendzone kendi ısrarı ile düştüğünü güzel bir şekilde anlatıyor.

NOT : Türkçe altyazılı, eğer otomatik açılmıyor ise CCden açabilirsiniz.

 

Arkadaşı oynamak

Kadınların erkek arkadaşları ve kız arkadaşları vardır. Eğer bir kadınla yatmıyor ve arkadaş iseniz, onun kız arkadaşlarından birisinizdir.

“Ben seni arkadaş olarak görüyorum (friendzone) diyarından nasıl çıkılır?” Hiçbir zaman o diyara girmeyerek (eğer girdiyseniz arka kapıdan sıvışabilirsiniz, hatunu ve friendzone’unu arkada bırakarak).

Kadınlar bu meşhur “ben seni arkadaş olarak görüyorum / arkadaş kalalım” reddetme yöntemini çok uzun süredir kullanıyorlar zira bu bir taşla iki kuş vurmak anlamına gelen oldukça fonksiyonel bir yöntem. Zira erkek için kadın – erkek ilişkilerinin en önemli ödül birimi seks iken kadın için bu ilgidir ve arkadaş kalalım reddetmesi ile istemediği ya da şimdilik istemediği bir erkekle seks yapmak zorunda kalmazken onu friendzone’a atarak ondan ilgi koparmaya devam eder. Bu aynı zamanda reddedişin yükünü erkeğin omuzlarına da yıkar zira eğer siz arkadaş kalalım cevabına “yok öyle bye bye” diye karşılık verirseniz, onun uzattığı arkadaşlık elini iterek suçlu konumuna da düşersiniz.

Fakat birçok kadın için “arkadaş olalım” reddedişi tehlikeli bir yöntem olmaya başladı zira abazanlıkta sınır tanımayan genç ve feminen beta kuşağı bunun bir reddetme olduğu gerçeğinden 100% birhaber olarak bunu bir umut olarak algılıyor : “eğer onunla önce arkadaş olursam ona benim aslında ne kadar iyi bir erkek arkadaş materyali olduğumu gösterebilirim” yanılgısı ile. Bu erkeklere biz uydu erkek diyoruz. Uydu erkek, gerçekte sürtüğün erkek versiyonudur. Erkekten ilişki karşılığı almadan onunla seks yapan kadın ile, kadından seks karşılığı almadan ona ilgi ve kaynak ayıran erkek aynı şeydir. Fuckbuddy – friends with benefits durumundaki kadın ile friendzone’daki erkek aynı şeydir, vs.

Bir erkek, “arkadaş olalım / kalalım” reddedişini genelde en standart beta erkek oyunu olan önce arkadaş olalım stratejisi yüzünden yer. Bu erkek daha ilk buluşmadan daha yakın ilişkiyi ima ile de olsa bastırmak yerine, önce tamamen aseksüel ve zararsız görünüp, doğru zamanı bekleyerek, başından kendi kendinin kulaklarından tutup friendzone’a atar. Her kadınla ilk buluşmalarda olayı yakın temasa taşımak mümkün değildir ama beyni beta oyunu ile yıkanmamış erkek (a) bunu deneyecek cesareti göstererek ve (b) iş oraya gitmeyecek gibi ise hatunu komple unutarak friendzone’un yanına bile yaklaşmazken betanın temel stratejisi bunun tam tersidir.

Friendzone’a giren erkeklerin burada olmalarının en önemli nedenlerinden biri keskin nişancı taktiğidir :

Uzun süreli ilişki dışında erkeklerin büyük bir kısmı, sniper yöntemi olarak adlandırılabilecek bir ilişki stratejisi izlerler. Beta erkek sıklıkla tüm zamanını, enerjisini ve kaynaklarını hedefi sabırla beklemeye, o sabırla beklediği doğru zaman gelip de hedefindeki kıza niyetini belli etmeye adar. Bu “kız”, bütün bu bekleme / kur yapma dönemi boyunca, beta erkeğinin hedefindeki tek hatun kişidir. Bu proses birkaç haftadan, bazı uç örneklerde birkaç yıla kadar sürebilir. Bu bekleme süresi boyunca beta erkeği, en önemli kaynağından fedakarlık yapar – diğer potansiyel fırsatlar. Tabak çevirme teorisini kullanan erkek ise bu saçma (ama maalesef çok yaygın) durumdan kendini koruyabilir ve kadın peşinde koşarken birçok hedefe seri halde yönelir (pompalı tüfek yöntemi). Kadınsı koşullanma ile beyni yıkanmış beta erkeği balığı olta ile avlarken, tabak çeviren erkek balığı çok geniş bir ağ ile avlar. Ağa takılanlardan beğendiklerini alır, beğenmediklerini tekrar suya atar. – Tabak Teorisi

Keskin nişancı stratejisinin temel problemi kadın – erkek ilişkisini yatağa taşıyan o tüm cinsel gerilimden ve tutkudan soyutlanmış olmasıdır. Ancak cinsel birleşme sonrası gelebilecek olan o sıcak, samimi ve güvenli atmosfere, cinsel ilişki öncesi varolması gereken cinsel gerilim prosesini bypass ederek atlar. Bu testasteron yoksunu sureç kadına karşısındaki erkeğin bir şekilde erkek değil yatakta sarılıp uyuyacak bir oyuncak ayı olduğunu bağırır. İşin komiği bu oyuncak ayı “zararsız” sürecin sonunda seks talep ederse kadından alacağı cevap “aman Tanrım sen bunca süredir beni becermek için arkadaş gibi mi davrandın?” sorusu olacaktır 🙂 Tabii bu kısım betamıza söylenmeyebilir ama bunun ardından gelen sözler klasiktir “ama Turgut ben seni arkadaş olarak görüyorum”.

Eğer yukarıdaki prosesi uygulamazsanız zaten bu cevabı almazsınız. Ama eğer bu duruma düşerseniz arkadaş kalalıma her zaman verilmesi gereken cevap bunu reddetmektir. Bu reddediş ne zaman olursa olsun “hatanın neresinden dönülse kardır” diye yapılmalıdır. Ama arkadaş kalmayı reddetmek genelde uydu erkeğin “kız ben kaçarsam kovalar” mantığıyla yaptığı bu nedenle de tam olarak yapamadığı birşeydir.

 

Eğer benim en kötü halimle baş edemezsen, beni en iyi halimle katiyen hak edemezsin.

“Eğer benim en kötü halimle baş edemezsen, beni en iyi halimle katiyen hak edemezsin”. Kızların profillerinde sıkça kullanılan bir özlü(!) söz. Sözlerin sahibi de Marilyn Monroe. Tamamı şöyle :

“Kendini beğenmiş, sabırsız ve biraz da özgüvensiz biriyim. Hatalar yaptım, bazen kontrol edilemez ve zor başedilir oldum. Ama eğer benim en kötü halimle baş edemezsen, beni en iyi halimle katiyen hakedemezsin.” – Marilyn Monroe.

Ne güzel, tam da Dünyanın ihtiyacı olan şey : Kariyerine poposunu göstererek başlayan, alkolik, 29 yaşına kadar 12 tane kürtaj yaptıran (prezervatif kullanmayı akıl edemeyecek bir aptal), uyuşturucu bağımlısı ve overdosedan 36 yaşından ölen bir mankafanın felsefesi. Şu sözlerin güzel veya manalı birşey gibi on binlerce kadının diline dolanması, modern dünyanın saçmalıklarından biri.

Marilyn Monroe doğru söylemiş. Hiçbir erkek hayatında böyle bir kadını hak etmez. Bu tip bir kadının en iyi haline bile değmez.

Tinder’da falan rastlarsanız bu söze, hatunu hoyratça sola atın.

HB (Hot Baby) Derecelendirme sistemi

Kırmızı hap camiasında ve daha geniş erkek camiasında kullanılan HB diye bir kavram var. Bazen HB kısmı olmadan da kullanılıyor. Şu kız HB7, bu kız en fazla 8.5 gibi.

Bu kavram kadınların fiziksel çekiciliklerini konuşma dilinde standartlaştırma çabasının sonucu. HB = Hot Baby. Her ne kadar olay standartlaştırma olsa da, olay tabii tamamen kişiye bağlıdır. Örneğin kendi çekicilik indeksi 8 olan bir erkek, HB5’i değil HB6yı ortalama alacaktır.

Bu sistemde indeks tamamen fiziksel güzellikle alakalıdır. Siz örneğin HB4 bir kızla çıkabilirsiniz ama onun fiziksel olarak çekici olduğunu iddia edemezsiniz (her ne kadar diğer alanlarda çok iyi olsa da).

HB1 – Hiçbir çekiciliği ve güzelliği olmayan kadınlar bu kategoriye girer. Ortalama bir erkeğin bu kategoride bir kadınla birlikte olmak aklının ucundan geçmez.

HB2 – Temelde HB1, hala hiçbir çekiciliği yok ama en azından sıcak bir gülüş gibi bir adet özellik sayabiliyorsunuz. Yine de bir barda iken bu kıza yürümek aklınızın ucundan bile geçmez.

HB3 – Temelde HB1, hala çekici değil ama birden fazla iyi özelliği var. Ortalama bir iyi çocuk bu kıza acıyıp konuşabilir ve hatta kız iyi biri ise bildiği çirkin bir arkadaşına ayarlamak isteyebilir. Ama seks tabii ki düşünülemez.

HB4 – Çekici değil ama fiziksel olarak da tamamen itici değil. Biri kafanıza silah dayasa ve dese ki yürü “sık lan sık, öldür daha iyi” demek yerine “tamam tamam ayak bilekleri güzel, oraya odaklanacağım” diyerek yürürsünüz. Kıza acıyıp seks yapma şansı da var. 20 kilo verse aslında fena değil dediğiniz kızlar genelde HB4 veya HB5tir.

HB5 – (Nötr)- Ortalama hatun. Kadın milletinin çekicilik açısından en çok içine düştüğü grup. Çekici değildir, itici değildir. Çirkin diyemezsiniz mesela ama güzel de değildir. Bu seviyede bir kadınla çıkıp çıkmayacağınıza kadının kişiliği ve sizin kendi çekicilik seviyeniz büyük etki eder. Mesela iyi yemek yapması ve çok cool olması durumunda çıkarsınız.

HB6 – (Eh işte güzel) – Ortalama çekicilikteki hatun. Fiziksel çekiciliğine bakarak onunla beraber olmak ve yatmak istersiniz. Bu hatun çekici gibi diye düşündüğünüz hatunların çoğu 5.5 – 6.5 bandındadır. Arkadaşlarınız görse “OK olur bu” der.

Not : Kırmızı hap camiası çoğunlukla HB6.5 ve üzeri hatunlara yürür.

HB7 – (Gerçekten Güzel) – Ortalamanın üstünde çekici hatun. Bu hatun birçok kişi tarafından “güzel” ve “çekici” olarak tanımlanacaktır.

HB8 – (Çok güzel) – Çok güzel hatun. Kızların 10%den azı bu kategoridedir.

HB9 – (İnanılmaz güzel) – Pratik maksimum. Gerçek hayatta top modeller bu kategoridedir.

HB10 – Teorik maksimum. Bu kızların sayısı pratik olarak sıfırdır. Ağır fotoşoplu ve makyajlı Victoria Secrets modelleri magazin kapaklarında ve televizyonda HB10 görünür ama gerçek hayatta bu tarz bir kız yoktur. Bir de, bir kadının HB10 olması tamamen bir erkeğin eğilimine hitap etmesi ile olabilir. Mesela Asyalı kızlara ilgi duyan biri HB9 bir Asyalıyı HB10 algılayabilir ya da kızıl saçlılara ilgi duyan biri kızıl saçlı bir HB9’u HB10 algılar.

Çiftleşme çizelgesi

Kadınların hem iyi genetik materyale hem de kendisine ve çocuğuna rahatça bakacak iyi kaynaklara sahip erkekleri elde etmek için geliştirdikleri ve yüzyıllardır kullandıkları sosyal tertibatlar ve metodlar var. Bir kadın için ideal olan, elde ettiği etken bu ikisine de sahip olması. Fakat bu iki özelliğin tek bir erkekte bulunması (özellikle günümüzde) nadir görülen birşey. Bu nedenle kadınlar hem biyolojik zorunluluklarının hem de güven ihtiyaçlarının kışkırtması sonucu bu duruma cevaben sosyal gelenekler geliştirmek zorunda kaldılar. Sonuç olarak erkekler bugün sadece kadınların biyolojik zorunluluklarıyla değil, uzun bir tarihi olan bu geleneklerle de karşı karşıyalar.
Daha önceki birçok yazıda eş seçiminin binlerce yıllık evrimle iki cinsiyetin de donanımına kazınmış psikolojik ve biyolojik fonksiyonlarca şekillendiğini yazdım. Bu fonksiyonlar kollektif hafızamında o kadar derinlere işlemiş ki, bu fonksiyonları sonucu defalarca aynı davranışları tekrarlasak bile, bunların etkisinde kararlar verdiğimizin bilinçli olarak farkında bile değiliz (örneğin bir kadının alfa serseri ile ikinci çocuğu yapması).
Bir türün hayatta kalması için çocuklarının hayatta kalma şansını en çok arttıracak davranışlar sergilemesi mantıken çıkarabileceğimiz bir kavram – bunun diğer bir yolu da sinekler gibi binlerce yumurta bırakmak ama çoğu büyük gövdeli memeli bu şekilde üremiyor.  Bunun insan dişisi için en açık seçik anlamı, kadının kendi genetik materyalinin elde edebileceği en iyi erkeği bularak ona ve potansiyel bebelerine en iyi kaynakları sağlanması şansını arttırmak. Bu nedenle kadınlar kendi üremelerinin itina ile seçicileri iken, erkeklerin üreme stratejisi kendi genetik materyallerini insani sınırlar içinde en fazla kadınla paylaşarak en fazla sayıda bebe yapmak şeklindedir. Bir erkeğin tabii ki eş seçerken kriterleri vardır ama (hatun taş olmalı gibi) ama kriterleri bir kadın kadar seçici değildir (gece 2’den sonra çirkin hatun olmaz). Bunun yansımasını hormonlarımızda görebilirsiniz. Erkekler kadınların 12 ila 17 katı testosterona sahip iken (cinsel tahrikin ana hormonu) kadınlar erkeklere göre daha çok östrojen (cinsel ihtiyatın hormonu) ve oksitosin (besleme – büyütme ve güvenin hormonu) hormonuna sahiptir.
Fakat bu iki strateji pratikte çatışma halindedir. Bir kadın ve bebesinin hayatta kalma şansını arttırması için erkeği üreme stratejisinden büyük ödün vermeye zorlaması gerekir. Erkeğin birden çok kadını hamile bırakıp terk etmek yerine sadece bir kadına (en azından uzun süre) ve onun bebesine yatırım yapması kendi genetik geleceği açısından risklidir. Bu nedenle erkek kendi üreme stratejisinden ödün verirken hem seçtiği kadının üremek için uygunluğundan, hem de beraber yaptıkları bebelerin kendi bebesi olduğundan emin olmalıdır.
Not : Bunun enteresan sonucu ise erkeklerin kalabalık bir çocuk grubu içinde kendi çocuklarını, kadınlara göre çok daha hızlı bir şekilde bulabilmeleridir. Yapılan çalışmalara göre erkekler hepsi aynı üniformayı giyen kalabalık bir çocuk grubu içinde babalar çocuklarını annelere göre hem daha hızlı hem de daha isabetli bir şekilde bulabiliyorlar.
Eş seçiminde sosyal ve psikolojik faktörler de olsa, temel mekanizma yukarıdaki stratejiler ve onların dengelenmesi üzerine kuruludur.
Sosyal Gelenek
Bilinçaltında süre gelen bu dinamiği karşılamak için kadınlar kendi üreme stratejilerini eniyileyecek sosyal gelenekler geliştirmişlerdir. Örneğin bir kadının bir ilişki konusunda birden fikrini değiştirmesi ve erkeği terk etmesi normal karşılanırken, erkeğin böyle bir fikir değişikliği genelde sorumluluk duygu sömürüsü ile engellenir. Bu nedenle kendi bilinç altı üreme dinamiklerini takip eden “oyuncular” ve çocuklarını başka kadınlar için terk eden erkekler “çok kötü insanlar” iken kendi hayatlarından vazgeçerek karıları ve çocukları (bazen biyolojik olarak kendilerinin olmayan çocukları) için gece gündüz çalışan babalar ise el üstünde tutulur.
Kadınların klasik “arkadaş kalalım” reddetmesi, kadınların kurban rolüne ışık hızıyla soyunması ve hatta evliliğin kendisi bile bu mekanizmanın sonucudur.
İyi babalar mı, iyi genler mi?
Kadınların üstesinden gelmeleri gereken en büyük problem, cinsel çekiciliklerinin çok kısa sürmesi (çoğu 20lerinde takriben 10 – 12 yıl kadar) ve iyi baba materyali ile iyi genetik materyalini aynı erkekte bulmanın zor olmasıdır. Tedarik edebilecekleri ve sağlayabilecekleri güvenlik iyi babaları oldukça faydalı kılsa da, bu özelliklere sahip erkekler genelde daha iyi fiziğe, ataklığa ve risk alma yeteneğine sahip erkeklerin çocuklarına bırakabileceği bu oldukça adaptif genetik materyale sahip değillerdir (daha güçlü, daha hızlı ve daha agresif erkeklerin kendi genetik materyallerini daha sonraki nesillere bırakma şansı daha fazladır).  Bu efendi adam mı, piç adam mı paradoksudur.
Bir kadının hem iyi babanın hem de iyi sperm bağışlayıcısının sağlayabileceklerini elde edebilmeleri için sosyal gelenekleri bu yönde eğip bükmeleri gerekmektedir.
Üreme çizelgeleri
Yukarıdaki paradoksun gerekliliği, kadının kısa süreli ve uzun süreli ilişki dinamiğinde ortaya çıkar. Kısa süreli ilişki iyi genetik materyale sahip erkeklere açık iken, uzun süreli ilişki iyi baba materyaline sahip erkeklere ayrılmıştır. Bir kadının efendi, işi gücü yerinde ve sadık bir erkekle evlenirken kaçamak fırsatı bulduğunda serserinin teki ile kaçamak yapmasının nedeni budur. Genetik geçmişimizin çok büyük bir kısmında bir erkeğin iyi genlere sahip olması iyi sağlayıcı olması anlamına da geliyordu ama günümüz kompleks toplumunda tam tersi daha yaygın. Avcı toplayıcı toplumlarda en saldırgan, en güçlü ve en risk alabilen erkekler en çok geyiği avlayıp en çok eti sağlayabiliyorlardı belki ama bugün en sorumlu, en çalışkan ve en efendi erkekler en iyi para getiren işlere sahipler (tepedeki alfa patron azınlığı saymazsak).
Aldatma
Bir kadının aldatmasının altında genelde bu mekanizma işler. Kadın proaktiv ya da reaktif olarak aldatabilir. Reaktif aldatma da kadının uzun süreli ilişkisi olsa da, kendine kur yapan bir alfa ile kısa süreli kaçamak yapabilir. Bu aldatma paralel bir ilişkiye de dönüşebilir ama asıl motivasyon genelde bu kaçamaktan, eldeki erkek arkadaş veya kocanın sağlayamayacağı iyi genleri almaktır.
Proaktif aldatma ise bekar anne (single mom) olayıdır. Bu senaryoda kadın iyi genlere sahip bir adam bulur, ondan çocuk yapar ve sosyal geleneğin icat edilmiş araçlarını kullanarak onu çocuklarına daha iyi babalık yapacak birini bulmak için terkeder.
Birçok kadının bu döngüleri uygulamak ve erkekleri tuzağa düşürmek üzere kafalarında bilinçli bir ana plan olmadığını tekrar vurgulamak isterim. Bu motivasyonlar ve bunları haklı çıkarmak üzere icad edilen sosyal gelenekler tamamen bilinçaltı prosesler. Kadınlar çoğunlukla bu proseslerin farkında değildir ama onların etkisindedir. Herhangi bir türün dişisinin çocukları için en iyi gen sağlayıcıyı ve çocuklarıyla beraber hayatta kalmasını sağlayacak en iyi kaynak sağlayıcıyı bulması, ona evrimsel olarak piyango vurmasıdır.
Boynuzlu
Bir seviyede erkekler burada olup bitende bir yanlış olduğunun farkındadır ama kadının haklı çıkarma çabalarının karşısında neden böyle hissettiklerini bilemezler ya da sebebini yanlış anlarlar. Ya da erkeği utandırma üzerine kurulu “doğru olanı yap” sosyal baskısına dayanamadıkları için kurtarıcı / kendini feda eden rolüne bürünmek zorunda kalırlar. Buna rağmen bazı erkekler, tecrübe ya da gözlem ile başka erkeklerin başarılı üremeleri olan çocuklar için kendi kaynaklarını harcadıklarını görerek bekar annelerden uzak duracak kadar durumun farkındadırlar.
Erkekler genelde proaktif ya da reaktif boynuzlu durumuna düşerler. Eşinin kısa süreli ilişkilerinin yararlandığı tutkulu cinsellikten asla yararlanmasa da sosyal baskı ile bu başkasının çocuklarına sağlayıcı olmaya devam ederler. Bu erkekler çok az kaynak ayırıyor olsa bile yine de başkasının genetik mirasına az miktar seks elde etmek uğruna kaynaklarını aktarmaktadırlar. Bu erkekler aslında kısa dönemli partnerin yapması gereken babalık işini üzerlerine almışlardır. En azından zaman ve çaba harcamaktadırlar, kendi çocuklarını yapmak üzere kullanabilecekleri zaman ve çaba.
Fakat maalesef söylemeye gerek yok ki uzun süreli zararlarını göz ardı edecek ve bekar annenin kötü kararlarını ödüllendirip besleyecek, am yoksunu sayısız erkek var dünyada. Kadının bu kötü kararlarını destekleyerek bu çerçevede toplumun sosyal geleneğini de destekler. Unutulmamalıdır ki bu devirde (tecavüz hariç) çocuk yapacakları erkeği seçme konusunda tüm sorumluluk kadının üzerindedir ve bu onun seçimidir. Erkeğin de sorumluluğu olsa da sonuçta seks ve çocuk kadının seçimidir.
Rollo Tomassi : Kırmızı Hap camiasının en önemli figürlerinden biri olan Rollo Tomassi'nin The Rational Male kitabı her erkeğin okuması gereken başucu eseri. Oldukça popüler olan The Rational Male bloğunun da sahibi de olan Rollo, The Rational Male - Preventive Medicine (Volume 2) ve The Rational Male - Positive Masculinity: Positive Masculinity (Volume 3) adlı kitapları ile ilk kitabındaki fikirleri daha da geliştirdi. Rollo Tomassi'yi burada Rollo Tomassi etiketinde de takip edebilirsiniz.