Red Man Group Episode 27 Notları – Alfa / beta genetik midir yoksa öğrenilmiş midir?

Red Man Group Episode 27 – The Curse of The Thirsty Beta podcastına telefonla bağlanan birinin sorduğu “alfa / beta genetik midir yoksa sonradan öğrenilmiş midir?” sorusuna panelin verdiği cevap şöyle oldu :

Rollo Tomassi : Bence her ikisi. Erkekler ya da oğlan çocukları daha çok alfa karakterli doğarlar ve daha sonra KÖY (*) bu alfa özellikleri bastırır ve onları betaya çevirir. Bence küçük oğlan çocukları doğal olarak daha maceracı ve risk alabilen insanlar. Eğer bir oğlunuz ya da küçük bir erkek yeğeniniz varsa kızlar ve erkekler arasında küçüklüklerinde birçok fark olduğunu gözlemlemişsinizdir. Çoğu küçük çocukta alfa doğası vardır. Alfa doğası derken hepsi futbol oynamak, gidip silah talimi yapmak ya da birbirlerine taş fırlatmak ister demek istemiyorum. Bu alfalık küçük çocuklarda daha farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Ama biz bunu bir şekilde bastırıyoruz. Çocuk 5 yaşına geldiğinde bir çeşit endoktrinasyon yani çocukları 30una gelince daha önce konuştuğumuz yedek lastik olmak üzere kadına dilenen beta kalıbına dökme işi başlıyor.

Alfa / beta karakterinde kesinlikle biyolojik bir yan var. Ama sosyolojik bir yan da var. Zira birçok erkek “alfa tamamen  biyolojik, eğer alfa doğmadı isen siki tuttun” diyor. Hayır, öyle olmak zorunda değil. Şunu da çok duyuyorum : “sen doğal alfasın“. Doğal (alfa) miti diye bir şey var. Böyle doğduğuna dair. Evet eğer daha yakışıklı ve makülen özelliklere yatkın doğdu isen, kendine bakıyorsan, bu özellikler sayesinde ödüllendiriliyorsun. Evet biyolojik özelliklerin sayesinde ödüllendiriliyorsun ama o durumdaki erkekler bile hala (alfa özellikleri) öğreniyorlar. Doğal alfa olduğunu düşündüğünüz adam sadece sizden bir adım önde / daha erken başlamış. Bu adamın önceden başlamasının nedeni muhtemelen daha yakışıklı, daha masküleniteye meyilli olması ya da daha değişik bir kişiliğe sahip olması. Bir erkeği alfa ya da beta yapan çorbanın içine giren birçok malzeme var.

Bakın asıl soru şu : “bir erkeği ona öğreterek ya da zorla belleterek betalaştırabilir misin?” Kimse bu sorunun cevabını sorgulamaz. Herkes, “tabii ki” der zira bütün bu millenial gençliğe veya saç topuzlu erkeğe bakın. Bunlar böyle mi doğdular? Hayır. Böyle olacak şekilde beyinleri yıkandı. “(bir erkekten) beta yaratabilir misin” sorusunu hiç sormayız, ama “alfa yaratabilir misin?” sorusunu tartışıyoruz.  Bu tartışmalı zira Carl’ın (Black Label Logic) daha önce gösterdiği gibi istatistiklerin ortaya koyduğu gibi Pareto prensibine göre çoğu erkek beta kategorisine girecek.  Çoğu erkek, kendi cinsel pazar değerlerinin gerçek değerinden daha düşük olduğuna inanacak şekilde büyüyecek. Bir erkeği alıp kullanışlı saban öküzüne, kadın stepnesine çevirmek üzere örgütlenmiş koca bir sistemin olduğu yerde “evet tabii ki betalaşabilirsin” deriz, bu dönüşümü sorgulamayız. Tersini görmeyiz ama tersi de gayet olabilir bir şey. Alfa karakteri doğal olan erkek gibi öğrenmiş bir erkek de olabilirsiniz.

Ryan Stone : Bence alfa öğrenilmiştir. Genetik olup olmadığı umrumda değil, bence öğrenilmiştir. Bu argüman hiçbir zaman bir işe yaramaz. Bu insellerin kullandığı “looks max” (tip maksimizasyonu) kavramını duymuşsunuzdur.

Geçenlerde biri benim Instagram fotoğraflarımı almış, sanki yazan benmişim gibi bir insel subredditine koymuş ve “tipim hakkında yorum yapın” demiş. Ve elemanlar “çene geliştirici estetik cerrahi” gibi abuk subuk şeyler yazmışlar.

Bakın, bir genetik lotoyu kazanmak sayesinde çekici olma düşüncesinden size gelecek hiçbir fayda yoktur. Kimseyi genetik olarak gym üyeliğine ya da belli bir hırsa programlayamazsın.

Bunun yanında Carl’ın bahsettiği “yineleme krizini” ekleyin. Sosyal bilimler deneylerinin yüzde 40ı tekrar edilemiyor (tekrar edildiklerinde aynı sonucu vermiyor). Sizin ne kadar başarılı olacağınız hakkındaki tahminlerinizi, tahmin konusunda hava durumu sunucusu kadar başarılı olan bir yumurta kafanın çalışmalarına göre mi belirleyeceksiniz? … Yapmayın.

Bence öğrenilmiştir.

Carl (Black Label Logic) : Ben Ryan ile aynı fikirdeyim. Bence çoğunlukla öğrenilmiştir. Evet bazı erkekler doğuştan gelen yakışıklılıkları ve masküleniteye yatkın özellikleri ile hayata önde başlarlar ama bana bir adamı verseniz ben onu 10 – 12 günde alfa yaparım. Benim CTWC metodu dediğim ve daha önce hiç kimseyle paylaşmadığım yöntemim ile. Adama yüksek miktarda tren (**), kokain, 4 bardak viski ve cialis veriririm ve Las Vegas’ın ortasına bırakırım (***) … Testosteron seviyesini 1400 seviyesine çıkarırım ve biraz da viski ile çoğu erkek alfa olur.

Olay şu ki çoğu erkek kendi siklerine basma konusunda çok iyiler. Bunu az önce chat penceresinde tartıştım ama Beş Faktörlü Kişilik Kuramı açısından alfa ile beta arasındaki en temel fark şu : beta nevrotiktir, alfa değildir ve beta uzlaşmacıdır ama alfa ile uzlaşması zordur. Dışa dönüklük ve içe dönüklük her ikisinde de olabilir. Erkeğin cinsel partner sayısı ile doğru orantılı olan dark triad özellikleri de uzlaşmacı olmamak ve narsisist olmaktır. Eğer ukala, uzlaşması zor bir piç iseniz muhtemelen daha çok kadınla yatıyorsunuzdur.

Rollo Tomassi : İnsanlar alfa – beta terminolojisinden nefret ediyor. Twitter’da bu eleştiriyi çok görüyorum. “Alfa – beta kavramlarını kinaye yapmadan kullanabildiğinize inanamıyorum”. Ben de diyorum ki “inanamıyorsun zira bizim bunları soyut kavramlar olarak kullandığımızı anlayamayacak kadar salaksın”.  “Ohhh hepimiz gümüş sırtlı goriliz” diye göğsümüzü yumruklaya yumruklaya ortalıkta gezinmiyoruz. “Adam Ruins Everything” geçenlerde “alfa erkek diye bir şey yoktur” diyordu. Evet, senin baktığın etimolojik perspektife göre alfa erkek diye bir şey yok gerçekten. Kırmızı hap camiasında erkekler “biz hepimiz kurduz” diye gezinmiyor ya da belgesellerle kendilerini karşılaştırmıyorlar. Bunlar yer imi olarak kullandığımız kavramlar. Biz bunları daha büyük dinamikleri adlandırmak kavramak üzere kullanıyoruz. Daha büyük bir fenomeni açıklamak için bu kavramlara ihtiyaç var.

İnsanlar bu kavramları silmek ya da yeniden tanımlamak istiyorlar zira bunu yaparlarsa uykularını dönebilirler.

Donovan Sharpe : Bence hem genetik hem de öğrenilmiş şeyler. Örnek olarak ben hep yakışıklı bir erkektim. Üniversitenin ilk yılında 68 kiloydum ve sadece ilk dönemde 12 kilo kas yapmıştım. Kaslı, Adonis (Afroditin ölümlü erkek aşkı) gibi bir adamdım ama iliklerine kadar betalık işlemiş bir betaydım. Bence “gyme gidersen ve bol paran varsa alfasın” demek tembellik.

Biz alfa erkekler miyiz, bilmiyorum. Ben alfa mıyım bilmiyorum. Çıkıp da “eğer dikkatini çekmediyse bebeğim ben bir alfa erkeğim” demem. Hayır. Ben ortalamanın üstünde fit, ortalamanın üstünde tipe sahip ve kadınlar hakkında ortalama erkekten daha fazla şey bilen bir erkeğim. Hepsi bu. Beni alfa yapan şey bu. Alfa davranışlar öğrenilmeli. Rollo’nun dediği gibi bazıları önde başlıyor. Tipleri iyi ya da alfa erkek bir babaları var. Evet bu nedenle de insanlar bu erkeklerin doğal alfalar olduğunu düşünüyorlar. Alfa davranışlar yine de sonradan öğreniliyor. Bekar anneler tarafından yetiştirilen erkekler alfa olmuyorlar. Tamam birbirlerini vuruyorlar, hapishaneye düşüyorlar veya profesyonel sporcu oluyorlar ama hala alfa olamıyorlar. Hala dışarda konuşuyorlar ama adamım senin ananı hamile bırakan elemanın genetik özellikleri sayesinde iyi bir sporcusun ama alfa değilsin. Anan seni 14 – 15 yaşında doğurdu, o nedenle biyolojik sağlığın ve gücün çok iyi. Alfa özellikler yine de öğrenilmesi gereken şeyler ve bunun için de erkekliğe geçiş ritüelin olmalı. Bu da en iyi bir kadının elinde acı çekmekle olur.

Richard Cooper : 3 – 4 yaşına kadar hepimiz az – çok alfayız. Bir anaokulundaki 4 yaşındaki erkek çocukları izle. Doğal alfalar. Ama sonra okul sistemi, TV, Disney masalları derken o alfa davranışlarımız köreliyor. Bu davranışları yeniden öğrenmemiz gerekiyor. Olay bu.

(*) – Burada köy, bir Afrika atasözü olan “bir çocuğu bütün köyün yetiştirir (it takes a village to raise a kid)” cümlesindeki köy. Çocuğun sadece anne babası tarafından yetiştirilmediği, sonradan yetişkin olarak gireceği kalıbın sadece anne ve babanın elinde olmadığı, köyün (yani toplumun) güçlü bir etki yaptığını anlatır.

(**) – Trenbolone enanthate, bir çeşit steroit.

(***) – Kinaye yaptığını anlayacak zekaya sahip olmayanlar için yasal uyarı : dalga geçiyor. Bunları bir arada alan adam muhtemelen kalpten gider.

Red Man Group Episode 27 Notları – Bin tavizle betalaşmak

Red Man Group Episode 27 – The Curse of The Thirsty Beta podcastında Black Label Logic Carl, bin tavizle betalaşmak kavramını (betatization by 1000 concessions) anlatıyor :

Carl : “Bununla anlatmak istediğim, çoğu erkeğin olaya bir beta olarak başlamadığı. Eğer küçük erkek çocuklarına bakarsanız, neredeyse alfa olduklarını gözlemlersiniz. Eğer 3, 4 veya 5 yaşlarında iken bakarsanız. Ama zamanla bu alfalık tüm sistem, ilaçlar, vs … ile bu çocuklardan sopalanarak atılır.

Ama “bin tavizle betalaşmak” ile spesifik olarak anlatmak istediğim, bir erkeğin alfa iken bir ilişkiye girmesi ile beraber huzur için küçük, önemsiz ama sürekli tavizler vermesi. Örneğin kadını drama yaratıyorsa, başından savmak için bir şeye evet demesi, …

Evet bunu herkes yapar ama olay kaynayan kurbağa deneyi gibi bir şey. Bu “hey, gym’e gitmek yerine neden bugün benimle evde kalıp televizyon izlemiyorsun?” daveti üzerine gymi birgün atlama ile başlayabilir. “Neden dışarı çıkıp bir şeyler yapacağımıza, eve yemek ısmarlamıyoruz” ile devam eder. Sonra bir bakmışsın ki şişkonun teki olmuşsun, kadının senden tiksiniyor, kadın şişko ve o nedenle sen de onu sikmek istemiyorsun, vs …

Kadınlar içgüdüsel olarak kendilerini yıkıcı yaratıklar ve alfa bir erkeği alıp onu betaya çevirdikten sonra bu erkeğin kendisini değiştirmesine izin verdiği için erkekten tiksinerek adamın kıçına tekmeyi basacaktır. ”

Rollo Tomassi : “Bu Güzel ve Çirkin hikayesinin çirkin tarafının çirkin bir uzantısı. Kadınlar süpermen, tarzan tarzı alfa bir adamın peşinden koşarlar ve … bu birçok romantik romanın formülüdür. Kadın bu dizginlenemez alfa erkeği bulur ve her ne sihirli yöntemle olursa olsun bu kadın o dizginlenemez erkeği evcilleştirebilecek tek kadındır. Eleman ele avuca gelmez barbar ve vahşi adamdır ama kadının feminen ruhu sayesinde ya da bir şekilde evcilleşir. (Jordan) Peterson ara ara bu konuya değiniyor ama bu çok yaygın bir hikaye formülü. Ama Carl’ın demeye çalıştığı özellikle bu çağda her şey sosyal medya ya da globalizasyon ile aşırı abartılmış vaziyette.

Bu hikayenin çirkin bir yanı da var. Süpermen bir kere Klark Kent olmaya doğru bastırıldığında, oradan nereye gidiyor? Daha da kötüye : tembelleşiyor, şişmanlıyor, vs …

Bir erkek bu çizgiyi kırmadığı ve kendi kimliğini koruma konusunda ısrar etmediği sürece gideceği yer orası (şişman Klark Kent).

Alfa bir kafa yapısıdır, demografik değil

Alfa – beta ikilisi ile ilgili en fazla yapılan hata, bunların biyolojide kullanıldığı şekilde bir bireye sıfat olduğunu düşünmektir. Daha önce de belirttiğimiz gibi, biz de burada kolaya kaçıp “alfa davranışları baskın erkek” / “beta davranışları baskın erkek” demek yerine, alfa erkek / beta erkek deyip geçiyoruz. Oysa alfa bireye değil bir kafa yapısına ya da davranış şekline sıfattır.

Alfa bir kafa yapısıdır, demografik değil. – Rollo Tomassi

Üstelik durum biraz daha karışık :

  • Bir erkeğin hayatının bir alanında alfa kafa yapısına sahip olması, onun diğer alanlarında da alfa kafa yapısına sahip olacağını garantilemez. Buna en güzel örnek, kız arkadaşı Asia Argento’yu oneitis yaptığı ölmeden önce verdiği demeçlerde, fotoğraflarda ve arkadaşlarının verdiği bilgilerde belli olan ve söylentiye göre Asia Argento’nun kendisini aldatmasından sonra intihar eden ünlü şef Antony Bourdain. Bu adam, iş hayatında tamamen alfa kafa yapısında olsa da, aşk hayatında neredense tamamen beta kafa yapısında.
  • Bir erkeğin alfa kafa yapısında olması, mavi haplı olmasına engel değildir. Yine Antony Bourdain’i ele alalım. Kız arkadaşı Asia Argento’nun uzun süreli ilişki materyali olmadığı her tarafından bağırıyor : vücut dövmelerle ve metalle kaplı. Kendi rızasıyla Harvey Weinstein’ın casting couchundan geçtikten yıllar sonra MeToo hareketi ile bunun tecavüz olduğuna karar verip bunu lehine kullanmaya çalışan bir ilgi orospusu. 25 yaşında bir rockstardan sonra 35 yaşında daha efendi bir adamdan çocuk yapmış, ikisini de boşamış. Normalde ucundan kırmızı haplı bir erkeğin 100 metre yanına yanaşmayacağı bir hatuna sırıl sıklam aşık. Ki bir öncesinde MMA savaşçısı bir kadınla evlenip, onun boynuzuyla boşanmış (hatun Bourdain’i parasını kendi ödediği trainer ile aldatmış) bir erkek.

Erkeklerin alfa algısı genelde “erkeklerin lideri” diye anılan grup erkek. Oysa aşağıdaki grafikte göreceğiniz gibi, bunların sadece bir kısmı alfa.

Alfa – beta kavramlarının bir kafa yapısına sıfat olduğunu unutursanız, kırmızı hap bilgileri sizi büyük bir karamsarlığa itecektir. Zira erkeklerin 80%si beta 20%si alfa (ki aslında 90% – 10% muhtemelen) lafını duyunca, bunun kader olduğunu düşünürsünüz. Bir bireyin ya alfa ya da beta olduğunu sanarsınız.

Oysa kafa yapısı olarak alfa – beta, daha dinamiktir. Tepe alfa davranışları baskın erkek grubu oldukça dinamiktir. Orada kalmak zordur ve sürekli çaba ve şans ister. Bu gruba sürekli alttan bireyler çıkar ve sürekli olarak da bu gruptan bireyler beta davranışları zaman içinde baskınlaşarak aşağı düşerler. Örneğin bekar iken alfa davranışları baskın bir erkek, evlendiğinde salarak müzmin bir betaya dönüşebilir. Bu arada evliliği boyunca beta ayak paspası olan bir erkek, boşanma tecavüzüne uğradıktan sonra hayatta kalırsa, hızla alfa davranışı baskın bir erkeğe dönüşebilir.

Bu gerçeği ara ara hatırlatmakta fayda var. Zira siteye sürekli yeni insanlar geliyor.

Alfa bir kafa yapısıdır, demografik değil

Alfa olmak isteyen beta

Merhaba Mahmut hocam. Ben DG. 18 yaşındayım.
Başta güzel kızları tipsiz serseri erkeklerin yanında görünce “ulan tipe bak yanındaki kıza bak” diye şaşırırdım. Ancak red pill’i okuduktan sonra işin mantığını çözdüm. Amacım playboyluktan çok ihtiyacım olduğunda çak-geç yapacağım kız bulabilmek.

Babam spora gitmeyen ancak onun dışında “alfa erkek” sıfatını tamamı ile taşıyan biri. Ancak ben onun yarısı kadar bile alfa olduğumu düşünmüyorum (hatta direkt itiraf edeyim değilim). Kızlar hariç her konuda cesurum. Hatta “aptal cesareti” denilen durum tam beni yansıtıyor. Benden güçlü erkeklerle kavga ettim,hatta neredeyse lisedeki müdür yardımcısıyla da kavga edecektim. Yani öyle pısırık değilim diye bunları anlattım ama konu kız oldu mu şaftım kayıyor. Hatta bir kaç güzel kızın dalga geçmesiyle bu işten ümidimi taa red pill’i keşfedinceye kadar kestim.

Fiziksel özelliklerimden bahsedeyim: 1.80, 98 kilo,hafif göbekli,hayatında neredeyse hiç kas çalışmamış dışarıdan tam bir beta erkeği olarak gözüken ve bakım yapmayan biriyim. Tipsiz sayılırım.

Alfa olduğunu nasıl anlarsın yazısından bana uyanları yazayım.

  • Saçmalıyorken bile kendinden emin konuşuyorsun. Gerekirse kavga edebilecek yapıdasın. Çatışmadan / tartışmadan kaçınmıyorsun.
  • Güvendiğin insanlar dışındakilerin ne düşündüğünü fazla takmıyorsun. Bir alfa olarak insanların sana sürekli shit test atacağının farkındasın ve bunu pek fazla önemsemiyorsun.
  • Cinsel çekimin pazarlıkla olmadığının farkındasın. Kadını flört oyununda tavlanıp baştan çıkarılacak biri olarak görüyorsun, ilişkinin aynı seviyede eşitlikçi bir pazarlık ile olmadığının farkındasın.
  • Acı çekmeyi hayatın bir parçası olarak görüyorsun ve acıyı hedeflerine doğru seni iten bir güç olarak görüyorsun. Acı ve onun getirdiği motivasyonun olduğu sürece hiçbirşey senin ruh halini etkileyemiyor. Cehenneme gidip geri gelmiş biri isen rastgele hatunun birinin senin hakkında ne düşündüğünden sana ne? Hayatın getirdiği acının karşısına çıkıp meydan okuyan kişi, o acıdan sürekli kaçan kişiden daha güçlüdür. Acıyı düşmanın değil arkadaşın yapmayı biliyorsun.
  • Hakettiğinden daha azını sana veren kadının peşinde koşmuyorsun. Bu kadını hemen yenisiyle değiştiriyorsun, yeni kadınlara açılıyorsun. Ama tapmıyorsun. “Asıl ben ona ödülüm” düşünce yapısına sahipsin.
  • Dramaya harcayacak zamanın yok. Drama zamanın en büyük katilidir.
  • Sınırlarını her zaman koruyorsun.
  • Kaybet – kaybet oyunundan uzak duruyorsun. Bazen karşındakinin ikinizi de kaybetmeye ötelediğinin farkına varıyorsun ve o oyunu oynamayı bırakıyorsun / reddediyorsun.
  • Cesursun. Risk alabiliyorsun. (Kadınlar Hariç)
  • Projeleri, insanları yönetmeye talipsin. Üzerine sorumluluk alabiliyorsun.
  • Bu dünyada kendi başına olduğunun, ebeveynlerinin birgün öleceğinin farkındasın. Herşey sana bağlı. İnsanlar gelip geçici; arkadaşlar, kadınlar, vs. İhtiyaçların için sadece kendine bağımlısın (5 kızkardeşten bahsetmiyoruz).
  • İnsanları gerektiğinde bırakmayı biliyorsun (bolluk mentalitesi)
    Tembel değilsin, sürekli bir uğraş, yenilik peşindesin.
  • Motive ve risk almaktan korkmayan biri olduğun için sürekli yenilsen de sonunda başarının yolunu bulacağını biliyorsun (başarılı insanların başarı – yenilgi oranı ortalama 1’e 12). Yenilmekten korkmuyorsun.
  • Biri senin hakkında saçmaladığında, öfkeleneceğine, o kişi ile dalga geçiyorsun. Biri bunu ciddi ciddi yapıyorsa, o kişiyi umursamıyorsun.
    Hayatın adil olmadığının farkındasın. Kıskançlık feminen bir karakter özelliğidir. Kıskançlığın üretken bir sonuç verme şansı yoktur. Senin gibi verimliliğin nadide örneği birinin kitabında kıskançlık yoktur.

    Bunlar dışındakiler şimdilik bana uymasada uymaya çalışıyorum. Birkaç ay sonra eğitim için Macaristan’a gidiyorum. Büyük ihtimalle hayatımın geri kalanı orada geçecek. Belki oradaki kızlarla şansım daha yüksek olur. Orda spora yazılıp kas sorununu halletmeyi düşünüyorum.

    Aslında cesur olduğum anlar yok değil. Mesela bir kızın bacaklarına baktım ve bunu fark etti,ben “ne bakıyorsun” diye tepki vermesini bekledim ancak bacaklarını çekti ve gülerek yanındaki arkadaşıyla konuştu. Tabii henüz red pill’i keşfetmemiş bir beta olaraktan devamını getiremedim ve utandığımı açık açık söylemek haricinde her şeyi yaptım

    Yine de bana aşık olan kızlar oldu. Biri hariç diğerlerini güzel bulmadığımdan ilgilenmedim ama biri güzeldi. O kızı da beni sevdiğinini açık açık belli etmesine karşın (hatta arkadaşının “DG, Merve kendisine çıkma teklifi eden erkeğin teklifini kabul edecek,hemen teklif et” demesine rağmen) çok çok geç anladım+anladığımda devamını getirmedim. Zaten 13 yaşındayken aşktan ne anlarsın ki?

Sonra uzaktan akrabam olan bir kızla (niyetim seks değil,seks yapacağım diye ailesiyle uğraşıp evlenmek istemiyorum) red pill’deki “alfa erkeğin” kızlar üzerindeki etkisini test etmek amacıyla konuştum (ama bunun red pill ile ilgili olduğunu çaktırmadım). Kıza “Güzelsin” demekten başka hiç bir şekilde yürümedim. Bu arada kızın evindeyim(komşuyuz) ve sadece ikimiz varız. 19:00-23:45 arası yanlızdık. Kız benimle aynı yaşta

Ben: Berfin,okuldaki serseri tipli erkekler hoşuna gidiyor mu?
Kız:Hayır,hatta kızların o tiplerde ne aradığını anlamıyorum
Ben: Sokakta erkeklerle gezen kızlara kaşar tarzı laflar kullanıyorlar. Umrunda mı
Kız: Hayır,onları da anlamıyorum ki. Bunun gibiler yüzünden erkek arkadaşlarımla(sevgili değil) yolda yürüyüp sohbet etmekten korkuyorum.
Ben:Pekii seni koruyup kollayacak,senin dertlerini taşıyacak birinin olmasını istermiydin
Kız:Ben acılarımı kendi içimde yaşamayı tercih ederim.

Buraya kadar şaşırmadım değil,çünkü “alfa erkek” tanımında “duygusal olarak kızın yükünü taşıyan (sonuçta red pill’e göre kızlar duygusal olarak güçlü erkeklerden hoşlanır diye biliyorum), kavgaya hazır(Kekoların yanındaki güzel kızlar aklıma geldi)” ifadeleri de vardı. Kızın feminist olduğunu sormak aklıma gelmedi ama feminist tavrı yoktu. Acaba kendisi bir istisna mı yoksa red pill’den haberi var ve beni mi trolledi mi diye düşünüp duruyorum.

Sonra tam bir beta gibi davranıp duygusal erkeği oynadım. Ama yüzünde “şu salak betaya bak” ifadesinden çok üzgün bir ifade vardı.

Sonra denek olarak kullandığım bu kıza kapalı bir biçimde cinsellikten bahsettim.

Ben: Ailelerimiz biraz yobaz olsa ikimiz tek başımızayız diye bizi şey sanacaklar. Anladın sen
Kız:Bu imkansız ama özellikle doğu tarafında böylesi düşünceler var

Konuşmanın devamı bunun gibi gelişti. İmkansız lafına sevinmedim değil,sonuçta amacım seks değil ve bir günlük zevk uğruna işin evliliğe (ve hatta çocuğa) gitmesini istemiyorum. Amacım sadece vereceği tepkileri ölçmek.

Biraz da bağımlılıklarımdan bahsedeyim
-Sigara ve alkol yok,sokmam da
-Mastürbasyon bolca var
-Porno nadiren,ancak başladım mı 2-3 gün duramıyorum

Simdi size sorularım şunlar

1.Alfa erkeğe yakın mıyım yoksa bas bas “Zavallı beta” diğe bağırıyor muyum?
2.Tavsiyeleriniz neler
3.Yukarıdaki kızın durumu ne

1.Alfa erkeğe yakın mıyım yoksa bas bas “Zavallı beta” diğe bağırıyor muyum?

Betasın, zavallı değilsin ama kadın – erkek ilişkileri bağlamında alfaya yakın değilsin. Özellikle vücut kitle indeksin çok kötü (aşağıya bak). Fakat yaşına göre düşünürsek, kadınlar konusunda ortalama bir 18 yaşı erkeğisin. Bazı şeyler sadece kh bilgisi ile değil yaşla da gelecek. Sabırlı ol. Daha 5 sene önce 13 yaşındaydın, bir tarafının oğlan çocuğu olması çok anormal değil.

Sana ilk taşı 18 yaşında az çok böyle olmayan atsın. Benim mesela yakışıklı ve gayet kaslı olmam (gym + muay thai) harici durumum daha parlak değildi.

2.Tavsiyeleriniz neler?

Aha bunlar :

Amacım playboyluktan çok ihtiyacım olduğunda çak-geç yapacağım kız bulabilmek.

Kırmızı hapta bahsedilen kısa süreli ilişki sanırım çak – geç (pump and dump) ile karıştırılıyor. Benim çak – geç arayana tavsiyem, KH’nın oyun kısmına uğraşmanıza gerek yok, para kazanın ve gidin ayda 2 – 3 kere fahişe tutun kendinize. Madem karşı cinsle cinsel hariç hiçbir muhabbetinizin olmamasını istiyorsunuz, ne gerek var KH’nın kadın – erkek ilişkileri tavsiyelerine?

Yaş olarak uzun süreli ve ciddi ilişki tavsiye etmesem de, hatunlara çakayım – geçeyim diye yaklaşmanı tavsiye etmem. Ahlaki problemi bir yana (ki ben bunu da önemseyen biriyim) bu zihniyet senin kadın – erkek ilişkileri deneyimi yaşamanı engeller ve ilerde uzun süreli ilişkiye geçmekte zorlanırsın. Sen “bana ne?” deyip takmayabilirsin ama ben de prensip olarak çak- geç arayana tavsiye vermiyorum.

Kızlar hariç her konuda cesurum. Hatta “aptal cesareti” denilen durum tam beni yansıtıyor. Benden güçlü erkeklerle kavga ettim,hatta neredeyse lisedeki müdür yardımcısıyla da kavga edecektim. Yani öyle pısırık değilim diye bunları anlattım ama konu kız oldu mu şaftım kayıyor. Hatta bir kaç güzel kızın dalga geçmesiyle bu işten ümidimi taa red pill’i keşfedinceye kadar kestim.

Mavi hap – kırmızı hap ile maskülinite tam olarak aynı eksenler değiller. Genelde mavi haplı maskülin olmasa da, ara ara mavi haplı ama bazı açılardan maskülin adam görebilirsiniz.

Fiziksel özelliklerimden bahsedeyim: 1.80, 98 kilo,hafif göbekli,hayatında neredeyse hiç kas çalışmamış dışarıdan tam bir beta erkeği olarak gözüken ve bakım yapmayan biriyim. Tipsiz sayılırım.

Hafif göbekli mi ?!?!? BMI’ın 30.2 üstü, yani Class I obez kategorisindesin. Bir rakamı mı yanlış yazdın? Verdiğin rakamlarla şişman değil obezsin. Rakamları doğru verdiğini sayarsak, 18 yaşında bu kilo ile sağlık yanında kızlarla da işin zor.

Kızlar konusunda 16 – 22 yaş arası yakışıklı ve atletik olmak en önemli boyuttur. İki sebepten : birincisi bu yaşlarda kızlar yakışıklı ve atletik olmanı çok önemserler ve ikincisi 22 yaşına kadar bir erkeğin kırmızı hap karizması (oyun) olgunluğunu yakalaması zordur (imkansız değil).

Zayıflaman ve kas yapman lazım. Kızlarla önündeki en büyük engellerden biri bu. Hit the gym Jack!

Bunlar dışındakiler şimdilik bana uymasada uymaya çalışıyorum. Birkaç ay sonra eğitim için Macaristan’a gidiyorum. Büyük ihtimalle hayatımın geri kalanı orada geçecek. Belki oradaki kızlarla şansım daha yüksek olur. Orda spora yazılıp kas sorununu halletmeyi düşünüyorum.

Google Image search’te Hungarian Girl diye arayın ve arkadaşın şansına küfredin 😀

Slav kızları diyarına gidiyorsun. Sen gyme yazıl yeter. Eğer çok beceriksiz değilsen bir sene sonra bize saha raporlarını gönder. Ama dediğim gibi vur – kaçı abartma.

Acaba kendisi bir istisna mı yoksa red pill’den haberi var ve beni mi trolledi mi diye düşünüp duruyorum.

Bu tür konularda kadınların dediklerinin bir önemi yok, yaptıklarına bakacaksın. Asla kadınların ağzından çıkana göre hareket etme. Kadınlardan ilişki tavsiyesi alma ve onlarla kadın – erkek ilişkileri konuşma.

Ben: Berfin,okuldaki serseri tipli erkekler hoşuna gidiyor mu?
Kız:Hayır,hatta kızların o tiplerde ne aradığını anlamıyorum

Kızlar bu sorulara hep politik doğrucu cevaplar verirler. Ama asıl problem, böyle bir soruyu soran erkek, kızların gözünde kızlardan zerre anlamayan erkektir. Zira kızlardan anlayan ve onlarla başarılı bir erkeğin bu sorunun cevabını ve kızların bu soruya dürüst cevap vermeyeceğini bilmesi gereklidir. Bu soruyu sorarak kıza “hiçbir kızın seçmediği, kızlarla tecrübesi olmayan bir erkeğim” diye bağırıyorsun. “Ben betayım” yazan t-shirt giysen daha iyi. En azından onu espri algılayabilir.

Klavuzu kadın olanın burnu abazanlıktan kurtulmaz.

Mastürbasyon bolca var.

Haftada 2’ye indir. Max 3. Feromonal beta olma.

3.Yukarıdaki kızın durumu ne

Kızı boşver, senin durumun vahim. Konuşarak kızlardan bilgi alacağını sanıyorsun ama konuşarak kızlardan bilgi sızdırmaya çalışan erkek, kızlara “kadınlarla zerre tecrübesi olmamış (ya da çok az olmuş) ve muhtemelen kadınlar tarafından istenmeyen erkek” olarak görünür.

Yumuşak bir sonraki (soft next) ilişkinize nasıl yardımcı olabilir?

Daha yeni Blackdragon’un “yumuşak bir sonraki” kavramı üzerine olan yazısını okudum. Bu konuyu daha önceden bilseniz bile bu yazıyı okumanızı şiddetle tavsiye ederim.

Soft nexting kızla tüm bağlantınızı bir süreliğine bilinçli bir şekilde kesmeniz anlamına gelir. Bunu yapmanız için çeşitli nedenler olabilir ama bunun kırmızı çizgilerinizi çiğnediği ya da sizi bir şekilde öfkelendirdiği zaman uyguladığınız düzeltici bir önlem olduğunu söylememiz yeterli.

Soft nextin süresi, “suçun” ciddiliğine ve sizin kızla ne kadar süredir birlikte olduğunuza bağlıdır. Tipik bir soft next 3 ila 7 gün arası sürer. Mesela kız fuck buddt ise ve cidden kötü bir suç işlemiş ise, 7 tam gün soft next uygulayabilirsiniz. Ama söz konusu olan eşiniz ise ve olay çok ciddi değil ise, çok daha kısa bir soft next yeterli olacaktır.

Yumuşak bir sonraki, adından da anlaşılacağı gibi “bir sonraki”nin (kızın numarasını sildiğiniz, tüm sosyal medya bağlantısını kopardığınız ve kızla bir daha görüşmediğiniz nextin) daha yuuşak bir formudur.

Yumuşak bir sonraki için sebepler şunlar olabilir :

  • Aptalca nedenlerle hatunun size bağırması
  • Hatunun sizi ekmesi
  • Hatunun sürekli geç kalması
  • Israrla saygısızlık etmesi
  • Diğer bazı can sıkıcı hareketleri

“Bir sonraki” için nedenler ise :

  • Aldatma
  • Şiddet
  • Ciddi güven zedelenmesi

Yumuşak bir sonraki”nin temel amacı kızı cezalandırmak değildir. Her ne kadar kadınlar ilgiden enerji alsalar ve bu ilgi birden ve acımasızca çekilince kendilerini cezalandırılmış hissetseler de, sizin amacınız cezalandırmak değil, sizin kabul edilemez davranış saydığınız şeyin etrafında sağlam bir sınır çizmektir. Soft next aynı zamanda size bir sonraki hareketinizi düşünmek için zaman da verir.

Bazı koşullarda, bir soft next, nexte dönüşebilir. Soft next süresince düşündüğünüzde, yapılanın aslında kabul edilemez olduğuna karar verip, hatunu hayatınızda bir daha istemediğinizi anlayıp, tamamen next edebilirsiniz.

İletişimi birden kestiğiniz kız, genelde sizi telefon ve mesaj yağmuruna tutar. Önemli olan bunları, önceden karar verdiğiniz soft next süresi dolana kadar görmezden gelmektir. Süre dolunca kıza mesaj atıp, hiçbir şey olmamış gibi davranmalısınız. Sanki son görüştüğünüzden beridir hiç zaman geçmemiş gibi.

Çünkü kabul edersiniz ki hatun aptal değil – ne yaptığının farkında. Ona neden kızgın olduğunuzu biliyor, aksine ne kadar dırdır ederse etsin. Bunun hakkında konferans vermenize gerek yok. En azından şimdi biliyor ki siz bir kapı paspası değilsiniz ve bu yaptığına tolerans göstermeyeceksiniz.

Soft next yapmak, pasif – agresif davranmak mıdır? Hayır, değildir. Soft nexte sebep olabilecek durumda, elinizin altında kullanabileceğiniz çok fazla araç yok. Ve herkesin, kadın ya da erkek, kendileri için sağlıksız gördükleri bir durumdan kendilerini çıkarmaya hakları var ki soft next tam olarak budur. (*)

Yani hatununuz bir dahaki sefere sizi ciddi anlamda rahatsız eden bir şey yaptığında, soft next’i deneyin. Peki soft next sonunda size geri dönmeyeceğini düşünüyorsanız ne olacak? O zaman muhtemelen oneitis probleminiz var ve bu kadın size bir şey yapmasa bile ondan uzak durmanız ve başka kadınlara bakmanız lazım.

Çeviri : Why soft nexting could help your relationship?

(*) Çevirenin Notu : Günümüzde erkeğin fiziksel herhangi bir güç kullanımını bırakın kadına geri aynı şekilde bağırması sosyal olarak kabul edilemez hatta suç iken, kadının duygusal ve fiziksel şiddet uygulaması kabul edilebilir olduğundan, soft next daha da önemli bir araç haline geldi.

Yumuşak Bir Sonraki (Soft Next)

Bu yazıyı “poli(gami)” forumunda yazdım zira tekeşli ilişki yaşayan erkekler “yumuşak bir sonraki” yöntemini çok zor hatta imkansız görebilirler. Tekeşli ilişki yaşayan bir erkeğin kadınına “yumuşak bir sonraki” uygulayabilmesinin nadir olmasını bekliyorum. Bunun sebebi, tekeşlilik sisteminin yaratmaya meyilli olduğu muhtaçlık, oneitis, yokluk çerçevesidir. Tekeşli ilişkide belki “yumuşak bir sonraki” yapamasanız da, bunun tehdidinde bulunun. Fakat bunları belirttikten sonra söyleyeyim ki, “yumuşak bir sonraki” tekeşli ilişkilerde uygulanabilir ve uygulanmalıdır. Bu yöntem, ilişkinize çok yardımcı olacaktır.

Konuya girmeden önce belirtmem gereken bir nokta daha var. “Yumuşak bir sonraki”, kadınla aynı evde yaşıyorsanız imkansızdır. Evet, imkansızdır. Birden fazla kişiyle görüşüyor olsanız bile bir kızla aynı evde yaşıyorsanız, ona bu yöntemi uygulamanız imkansızdır. Evet, gidip birkaç geceliğine otelde kalabilirsiniz ama bu “yumuşak bir sonraki” değil küsmektir. Hatun geri dönmeniz gerekeceğini bildiğinden, ilginin geri çekilmesi o kadar kuvvetli değildir. Bu nedenle zaten eğer bir kadınla beraber yaşıyorsanız, normalden çok daha fazla drama ile yaşamaya maruz kalacaksınız. (6 yıl önce boşanmış olmama rağmen o zamandan beridir hiçbir kadınla aynı evde yaşamamış olmamın nedeni budur).

“Yumuşak bir sonraki” çalışan bir yöntemdir zira ilginin geri çekilmesini içerir. Kadınlar sizden en çok ilgi beklerler. Kadına bağırıp çağırmak, onunla kavga etmek, onu tehdit etmek hep İLGİ GÖSTERMEKTİR ve bu nedenle de bunların kadının davranışlarını düzeltmeye etkisi minimaldir. Kötüsü, bütün bunlar kadını, size daha fazla drama yaratması için teşvik eder. “Yumuşak bir sonraki” ise ilgiyi esirgemektir ve çok güçlü bir araçtır.

Şimdi, nasıl “yumuşak bir sonraki” yapacağınıza gelelim :

1. Hatun drama yaratmaya başlar başlamaz, ona kendisini neyin rahatsız ettiğini sormak için 20 – 30 saniye verin. Bu süreden sonra hatun size hala drama yaratıyorsa (bağırmak, şikayet etmek, ağlamak, seks yapmamak, bir şey talep etmek, vs.) hemen “yumuşak bir sonraki” yöntemini aktive edin. HEMEN YAPIN, beklemeyin. Kadınla 20 dakika kesinlikle kavga etmeyin / tartışmayın ve sonra “yumuşak bir sonraki”. Yumuşak bir sonrakine hemen başlamak önemli zira aksi taktirde istediğiniz olmıyor diye küsmüş gibi görüneceksiniz.

2. SAKİN OLUN. ÖFKELENMEYİN. HİÇBİR ŞEY SÖYLEMEYİN. KONUŞMAYIN. ÇENENİZİ KAPATIN.

3.Basitçe ayağa kalkın, ceketinizi alıp çıkın ya da arabanıza binip gidin. “Nereye gidiyorsun” ya da “benden böyle kaçamazsın” ya da “eğer o kapıdan çıkıp gidersen beni bir daha göremezsin” gibi bir şey zırvalarsa UMURSAMAYIN ve HEMEN ORADAN UZAKLAŞIN. ERKEK OLUN VE KENDİNİZİ KONTROL EDİN.

4. Dışarıda / araba sürerken cep telefonunuzu kapayın ki sizi arayamasın ya da mesa gönderemesin. Zira inanın bana, telefon edip mesaj gönderecek.

5. Eğer kızı öyle terk edemeyeceğiniz bir yerde iseniz, örneğin oraya sizin arabanızla geldiyseniz. Arabanıza yönelin ve “hadi gidelim” deyin. Kızı evine ya da nereye gidecekse oraya bırakın ve gidin. Eğer hatunun suçu küçükse ya da ilk defa böyle bir şey yapıyorsa, ben “eve gitmek ister misin?” diye sorarım. Hatunlar ya çenelerini kaparlar ya da dramaya devam ederler. Eğer çenesini kapıyorsa yumuşarım. Eğer dramaya devam ediyor ise ve cevap “evet” ise, kızı evine bırakırım.

6. Yolda KIZLA KONUŞMAYIN. Radyoyu favori kanalınıza getirin ve yolda müzik dinleyin. Eğer sizi tahrik etmeye çalışırssa, “bu konuda konuşmuyorum” deyin.

7. Tekrar açıklayacağım. KONUŞMAYIN. KAVGA ETMEYİN. ÖFKELENMEYİN. YAPTIKLARINIZI AÇIKLAMAYIN. Çenesi düşük ve duygusal erkekler sözüm size : kavga etmek ya da kendinizi savunmak için şiddetli bir dürtü hissedeceksiniz. Bununla savaşın. Erkek olun, ve çizginizden çıkmayın.

8. Kızdan ayrıldıktan sonra, 3 ya da 7 gün hatunla hiçbir şekilde iletişime geçmeyin (kızın yarattığı dramanın şiddetine göre). Eğer size mesaj atar ya da ararsa TAMAMEN GÖRMEZDEN GELİN VE CEVAP VERMEYİN. Arka arkaya 30 kere araması umrumda değil. Eğer böyle  yaparsa cep telefonunuzu kapatın ve 2 saat kapalı tutun.

9. Bu adım zorunlu değil ama şiddetle tavsiye ederim. Size “yumuşak bir sonraki” süresince gönderdiği tüm mesajları OKUMADAN SİLİN. Ciddiyim. Bu mesajlar, hatunun birkaç gün içinde unutacağı, öfkeli ve irrasyonel piliç mantığı ile dolu çöpten ibaret olacak. Bunları okumak sizi nedensizce öfkelendirmekten başka bir işe yaramayacak. Bunları okumadan silin ve hayatınıza devam edin. “Onun sözlerini küçük bir çocuğun mızmızlanması olarak görün.” Oyunun bu aşamasında, bunlar gerçekten de çocuk mızmızlanması.

10. Çok önemli : Yumuşak bir sonraki süresince ya gidin başka bir hatun sikin ya da kendi MİSYONUNUZ her neyse tamamen ona odaklanın. İdealinde, ikisini birden yapmanız gerek (ama tahmin edebiliyorum ki tekeşli ilişki içinde iseniz başka hatun sikemezsiniz …). Ben yumuşak bir sonrakinden hemen sonra başka hatunla yatmayı alışkanlık haline getirdim, aynı akşam gibi (eğer gerçekten çok geç değilse). Bu sizin bolluk zihniyetiniz ve sonuçtan bağımsız olmanız için çok yararlı. Yumuşak bir sonraki süresince en son yapmak isteyeceğiniz şey, bütün gün onu düşünmek olacaktır.

11. 3 – 7 gün sonra HİÇBİR ŞEY OLMAMIŞ GİBİ onunla yeniden irtibata geçin. “Kahretsin, bugün çok soğuk!” ya da “Cuma günü şu konuştuğumuz film geliyor” gibi bir şey yazın. GERÇEKTEN HİÇBİR ŞEY OLMAMIŞ gibi davranın. Eğer yumuşak bir sonrakiyi gerektiği gibi yürütürseniz, hatun konuşmaya ve ilişkiye, hiçbir şey olmamış gibi devam edecektir. Onunla bir daha buluştuğunuzda, kızın kibar, mutlu ve eğlenceli olduğunu göreceksiniz.

Şimdi sorular ve itirazlar :

“Bu çok kancıkça görünüyor. Gerçek bir erkek sorunlara meydan okumalı.”

Bunlar gerçek sorunlar değiller. DRAMAlar. Aptalca dramaya sadece MUHTAÇ erkekler meydan okur. Gerçek bir erkek DRAMAYA TOLERANS göstermez. Hatun drama yaratıyorsa ve siz de karşılığında drama yaratıyorsanız, MUHTAÇ olduğunuzdandır. Eğer onu orada dramasıyla başbaşa bırakıp gidiyorsanız, ERKEKsinizdir.

“Ya hatunun gerçekten tartışması gereken bir problem varsa? Onu her seferinde bir sonrakileyeceksen, nasıl tartışacaksınız ki?”

Bir kadın medeni ve sakin bir şekilde yaptığı sürece her sorununu sizinle tartışabilmelidir. Eğer bir kadın bana medeni bir şekilde gelip “hey, Blackdragon, beni rahatsız eden bir şeyi seninle konuşmak istiyorum. Şimdi konuşabilir miyiz?” derse bu tamamen normal ve tabii ki oturur istediği kadar konuşurum. Bu her zaman yaptığım bir şey. Ama bana kancıklık yapıyor, sesini yükseltiyor, bağırıyor, ağlıyor, beni tehdit ediyor, bana emirler yağdırıyor vs. ise ANINDA YUMUŞAK BİR SONRAKİ! Ve HATUNUN HAKLI OLUP OLMAMASI DA UMRUMDA DEĞİL. DRAMANIN NEDENi ÖNEMLİ DEĞİL. DRAMA ÇOCUKÇA VE KABUL EDİLEMEZ BİR ŞEY ve benim buna ayıracak zamanım yok. Eğer sorunu benimle sakince tartışacak ise tamam, YUMUŞAK BİR SONRAKİ TAMAMLANDIĞINDA istediği kadar konuşuruz.

Kadına bağırıp çağırmak, onunla kavga etmek, onu tehdit etmek hep İLGİ GÖSTERMEKTİR ve bu nedenle de bunların kadının davranışlarını düzeltmeye etkisi minimaldir.

“Yumuşak bir sonraki yaptıktan sonra hala aynı konuda tartışmak istiyor ise ne yapacaksın?”

Medeni ve sakince tartıştığı sürece sorun yok. Ama yuuşak bir sonrakiden sonra 95% farkedeceksiniz ki, dramanın sebebi çocukça, aptalca, irrasyonel ve boktan bir şey ve o da bunu biliyor. “Bir sonraki” ardından bu konuyu açmayacaktır zira küçük bir çocuk gibi davrandığının o da farkında olacaktır.

“20 – 30 saniye çok sıkı. Ben biraz daha uzun devam etmesine ses çıkarmam.”

Bu, tekeşli erkeklerden çok duyduğum bir şey. Bu sizin kararınız. Ama ben de sizin ilişkinizdeki tüm o dramaları dinlemek istemiyorum. Bir sonraki için ne kadar çok beklerseniz A) bir sonrakinin etkisi o kadar azalır ve B) daha fazla dramayı teşvik edersiniz zira kadın sizin ilginizi uzun süre alabileceğini bilir.

Düşünün bir. Amacınız drama olduğunda dramanın kendisini mi hafifletmek yoksa TOPLAMDA DAHA AZ DRAMA MI? Eğer amacınız daha az drama ise Yumuşak bir sonraki hızlı olmalı.

“Bunu yapmak isteyip istemediğimi bilmiyorum. Yumuşak bir sonraki ardından bana geri dönmeyebilir.”

Bundan korkuyorsan sende  oneitis hastalığı var ve bu kızı GERÇEKTEN hemen NEXTlemen ve gidip 10 tane başka hatunla yatman lazım. Hemen şimdi. Drama bekleme.

“Ben hatunu soft nextleyemem zira …”

Sebep “dairemi babasına kiraladım”, “beraber yaşıyoruz” ya da “bir bebeğimiz vardan” “onun oda arkadaşı benim kankam” a kadar bir sürü şey olabilir. Bu konu bir yazıda değil bir kitapta ele alınacak kadar karmaşık. Tek bilmeniz gereken şey, kendinizi bir kadınla onu Soft Nextleyemeyecek pozisyona sokuyor iseniz, daha fazla drama ve betalaşmaya hazır olun. Bu, rızanızla girdiğiniz anlaşmanın bir parçası. Eğer bu hoşunuza gitmiyor ise, öyle durumlara girmeyecektiniz.

 

“Oh bu deli saçması. Hatunlar öylece, hiçbir şey olmamış gibi devam etmezler. Hala size çok kızgın olurlar.”

Bu bahaneyi ne zaman duysam, hayatında soft next yapmamış biriyle konuştuğumu biliyorum. Kancığın teki olmayı bırakın ve deneyin. Nasıl çalıştığını göreceksiniz.

“Ya bir yerdeyseniz ve siz onu eve bırakmak isteseniz de sizinle gelmiyor ise?”

Bu çok ciddi bir suç ve gerçekten bir sonraki ya da haftalarca süren bir yumuşak bir sonraki ile cezalandırılmalı. Eğer siz ne derseniz deyin yerinden kıpırdamıyor ise,  kızdan uzaklaşın ve sakinleşir sakinleşmez onu arabaya bindirip evine bırakın. Ve sonra kızı gerçekten NEXT edin. En azından çok uzun bir soft next yapın.

Çeviri : How To Soft Next: Step-by-step instructions and answers to questions

Araştırma: Güçlü duruş davranışlarınızı değiştirebilir

Yapana kadar yapıyormuş gibi yap” oyun kuralının hayatın bir gerçeği olduğuna dair her gün yeni kanıtlar ortaya çıkmakta.

“Duruş şekliniz alavere, çalma ve trafik kurallarını ihlal etme olasılığınızı nasıl arttırabilir?

Kişinin duruş şeklinin -spesifik olarak, geniş duruş veya yayılmasının- kötü davranışlara meyilli olmasını nasıl etkilediğini araştıran araştırmacılar şaşırtıcı bir sonuçla karşılaştılar. İnsanları yayılmış bir vücut pozisyonuna sokmanın onları para çalmaya, sınavda kopya çekmeye hatta bir sürüş simülasyonunda trafik kurallarını ihlal etmeye daha meyilli hale getirdiğini buldular. Sadece bu da değil. New York City sokaklarında daha geniş koltuklu arabaların yasak yerlere park etmiş olma olasılıkları daha fazla. Gözlemledikleri bu etkilerin, kendilerini daha güçlü hissetmelerini sağlayan geniş vücut pozisyonundan kaynaklandığını varsayıyorlar. Bilindiği üzere, güçlü insanlar hilekar ve ikiyüzlü olmaya daha meyillidirler.

Ve kadınlara daha çekici gelirler. Mrowr.

Evet “alfa erkek” güç pozları (alfa erkek gibi davranmak) gerçekten de kendinizi daha alfa hissetmenizi sağlar. Ve tavırlarınızı doğuştan alfa olanların tavırlarına benzeyecek şekilde değiştirir. Hatta bu değişime hormonal profiliniz de dahildir.

Kısacası, alfa erkeğin hal ve hareketlerini taklit etmeniz sizi yaşayan bir alfa haline getirir. Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: “gerçekten yapana kadar taklit et”. Çünkü “Oyun” kavramını hayatınıza sokmanız, kendi alfa versiyonunuzu yaratır. Eğer hali hazırda zaten alfa iseniz sizi daha alfa yapar.

“İlk üç deney, -bilinçli ya da farkında olmadan- yayılmış şekilde duran insanların para çalma, kopya çekme veya sürüş simülasyonunda kuralları ihlal etme olasılıklarının daha fazla olduğunu ortaya koymuştur. Sonuçlar, katılımcıların kendi bildirdikleri güç duygularının geniş vücut pozisyonu ile sahtekarlık arasındaki bağlantıya aracılık ettiğini düşündürmekte. 4. araştırma ise, New York sokaklarında daha geniş sürücü koltuğu olan araçların yasak yerlere park etme olasılığının daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Bu sonuçlar birlikte ele alındığında, birincisi, geniş vücut pozisyonuna imkan veren ortamlar insanları farkında olmadan daha güçlü hissetmelerine sebep olabiliyor. İkincisi, bu güç algısı kötü davranışlara sebep olabiliyor.”

Eğer güçlü bir adam gibi yani alfa erkek gibi oturur veya durursanız kendinizi daha güçlü hissedersiniz. Bu güç duygusu, kişisel çıkarlarınız için kullanmanız gereken diğer insanlara karşı size gerçek sonuçlar verir. Ve bir faydası daha vardır: kızlar sizinle yatmak isterler.

Çeviri : Study: Power Poses Can Change Your Behavior

Konuk Yazar : The Man From Earth

Kırmızı hap farkındalığına erişmek için ne yapmalı?

Bir okur sormuş :

Hocam selamlar, yanlış anlamayacağınızı düşünerek size birkaç soru sormak istiyorum. Erkek adam bloğundaki yazıları yeni yeni okumaya basladım. Daha önce kırmızı hap düşüncesi ve felsefesine dair hiçbir şey bilmiyordum. Kırmızı hapla ilk kez ne zaman karşılaştığımı hatırlamıyorum. Muhtemelen internet üzerinde bir şekilde denk geldi. Şimdiye kadarki ömrümü “sağlam” bir beta erkek olarak yaşadığımı itiraf etmeliyim. Gerçi günümüz toplumunda birçok erkeğin benim durumumda olduğunu düşünüyorum. Bu bütünüyle benim seçimim olmadığı için bunu söylerken utanmıyorum aslında. Yazıları okumaya başladığımdan beri Şimdiye kadar doğruluğundan zerre kuşku duymadığım düşünceler yavaş yavaş yerle bir olmaya başladı. Gerçeği görüp sorunu tanımlamak bir taraftan bana güven aşılayıp gaz verirken bir taraftan da derin bir boşluğa sürüklüyor. Çünkü kırmızı hapı yutmak sizlerin de belirttiği gibi kolay bir süreç değil. Belki birçok kişinin altından hakkıyla kalkamayacağı bir süreç. Yıllardır bu toplumun içinde yaşamış olmak bile bunu zor kılan etkenlerden biri sadece. Kırmızı hap farkındalığına erişmek sadece blogdaki yazıları okumakla ne ölçüde başarılır? Başkaca neler yapmak gerekir? Bu farkındalığı erişip mutlu alfa erkekler olmamız için ne önerirsiniz? Bu öğretinin hitap ettiği bir yaş aralığı var mı? Belirli bir yaştan sonra (27 yaşındayım) karakterde bazı şeyler oturduktan sonra değişim ne ölçüde mümkündür ya da mümkün müdür? Kişinin sahip olduğu ve ruhuna tabiri caizse perçinlenen toksik betalık düzeyi her çabayı beyhude kılabilir mi? Biraz uzun oldu ama geri dönüş yaparsanız çok sevinirim.

Sırayla cevaplayacak olursak :

Kırmızı hap farkındalığına erişmek sadece blogdaki yazıları okumakla ne ölçüde başarılır? Başkaca neler yapmak gerekir? Bu farkındalığı erişip mutlu alfa erkekler olmamız için ne önerirsiniz?

Sadece okuyarak öğrenilecek birşey değil bu. Araba kullanmak için de bir sürü ehliyet kursu kitabı okumak faydalıdır ve hatta gereklidir ama araba sürmeyi, direksiyona geçmeden öğrenemezsin. The Red Pill öğretisinin pratiği – Önce kendine odaklanmak ve Maskülin benliğini geliştirmek yazılarını uygulamak şart. Eğer hayatında disiplin yoksa Nasıl Disiplinli Olunur yazısı da iyi bir uygulama rehberi. Belki beta salgınının nedeninin testosteron ile bağlantısından, belki de disiplin kazandırdığından, ağırlık kaldırmak, kırmızı hap pratiğinin temel taşı. Haftada 3 – 4 kere gymde canını çıkarmadan, alfa davranışlarını arttırman gereksiz zor.

Bu öğretinin hitap ettiği bir yaş aralığı var mı? Belirli bir yaştan sonra (27 yaşındayım) karakterde bazı şeyler oturduktan sonra değişim ne ölçüde mümkündür ya da mümkün müdür?

Bir yaş sınırı yok. 30undan hatta 50sinden sonra kırmızı hap öğretisi ile tanışıp dönüşenler var. Aslına bakarsan, yaşı 40 civarı ve üstü olanların işi daha kolay zira onlar eskinin daha sert erkek neslini, en azından çocukken gözlemleme şansına sahipti. 27 ise hiç de geç bir yaş değil. Bakın, bu iş kolay değil. Pratik uygulamalara başladıktan sonra değişim görmeniz 6 – 12 ay, tam kırmızı haplanman ise 2 – 3 yıl ister. 27 yaşında biri için bu 30una gelmeden (CPD tırmanışının hızlandığı yaş), ustalaşmaya başlaman anlamına gelir.

Kişinin sahip olduğu ve ruhuna tabiri caizse perçinlenen toksik betalık düzeyi her çabayı beyhude kılabilir mi?

Nefes aldığın sürece o zehiri atabilirsin. Çoğu erkeğin betalıktan kurtulamama sebebi a) kırmızı hapı düşmanca bir şey görüp reddetmeleri ve b) eğer öğretiyi kabul etseler bile yeterince uzun süre pratik uygulamasını sürdürememeleri. İçindeki alfayı cilalayıp parlatmak yazısını okumanı tavsiye ederim.

Biyolojik determinizm ve kırmızı hap

Sitenin yorumlar bölümünde, biyolojik determinizm konusunda oldukça fazla yorum görüyorum. Şu aşağıdaki yorum en son gelen ve bu yazıya örnek olsun diye koyuyorum. Yoksa sadece yorumu bırakana cevaben yazmıyorum :

Sitedeki yazıların çoğu hatta redpill in neredeyse tamamı temel olarak biyolojiyi alır, ve neredeyse sitedeki her yazıda en az bir kere geçen arzunun dinamiği ya da saf-doğal cinsel çekim biyolojiden ve onun üstüne inşa edilen sosyal dinamiklerden kaynaklanır(feminizm yapay bir sosyal dinamik olduğundan gerçekte bi boka yaramıyor gibi). Dolayısıyla bu adamların bu çekimde ve saf arzu dinamiğinde yeri yok, sağlıklı hiç bir kadın bu adamlar beni döllesin demeyecek. Biyolojinin acıması yok ki.

Feministlerin ve genel olarak şu an akademiyi, görsel sanatları ve yüksek kültürü elinde tutan neo-marksistlerin en büyük hatası biyolojiyi tamamen gözardı edip herşeyin tamamen bir sosyal yapı olduğunu sanmalarıdır. Mesela geçen sene Jordan Peterson karşısına çıkan bir profesör (!) aynen şöyle demişti “biyolojik seks ile cinsiyet arasında hiçbir ilişki yoktur, bu 40 yıldır da bilimsel konsensustur”.  Yani XY ya da XX kromozomları ile doğmanızın sizin kadın mı erkek mi olacağınıza etkisi yüzde sıfırdır, bu tercihin 100%ü sizin yetiştirilişinizden gelir gibi bir abuklukla konuşuyordu.

Aynı hatayı red pill camiasında ters uçta yapanlar var. Tamamen biyolojik determinizme savrulup “birader genetiğin iyi değilse ne yaparsan yap bittin” demeye getiriyorlar. Biz bu sitede biyoloji hep ihmal edildiği için onu vurgulasak da aynı hatayı yapmıyoruz / yapmayalım.

Evrimsel psikoloji alanında çalışan bilimadamı Gad Saad (namı diğer Gad Father)’ın dediği gibi bir davranışta hem biyoloji hem de sosyal yapılar rol oynar. Sonuç davranışın neresi hangisinden kaynaklanır gösteremezsin. Buna örnek olarak kek yapımını verir. Kekin içinde yumurta, un, şeker, kakao, vs … olsa da sonuç ürünün neresinde un, neresinde yumurta var, parmağını koyup gösteremezsin. Bunun içinde hiç un yok diyen adama unu gösteremezsin. Ama un vardır ve kekin analizi ile ispatlanabilir.

Genetik önemli ama kıçını yırtarak ağırlık kaldıracak disiplin daha önemli. Fotoğraftaki iki adam da Chris Patt

Alfa’nın kökeni yazısında da belirttiğimiz gibi saf arzu yaratan maskülinitenin genetik kökleri kadar sosyal kökleri de var. Genetiği iyi (yakışıklı) adamların bu konuda önde olduğu gerçek. Özellikle de erkeklerin erkek adam değil de daha çok oğlan çocuğu olduğu 13 – 20 (şimdilerde neredeyse 25) yaş arasında. Ama maskülinitenin en önemli öğesi olan duygusal güç erkeğin disiplin, cesaret, ataklık, çalışkanlık, vs … gibi şeylerle oğlan çocukluğundan erkek adamlığa geçerken kazandığı bir şey ve bunun içinde sosyolojinin payı yüksek. Genetiğin payı az olsa da kadınlarda saf arzu yaratan bir şey bu.

Bunu, bu gibi sitelerde kadın – erkek dinamiğinin gerçekliğini anlayıp, disiplinli bir şekilde çalıştıktan sonra kadınlarda saf arzu yaratabilmeye başlayan erkekler onaylayacaktır (gerçi orada da genetik var. Son yapılan araştırmalara göre, unutturmayın onu da bulup linkleyeyim, bir kişi yeni bir ortama konulduğunda, ona adapte olurken DNA’sında daha önce tamamen uyuyan bölgeler aktif hale geçip yeni proteinler üretiyor! Yani örneğin daha sosyal ve dışa dönük olduğunuzda biyolojiniz ve davranışlarınız beraber değişiyor. NOT : Bir insanın DNA dizgisinin sadece 8.2%si aktif. Diğer 91 – 92%si ise ‘uykuda’ ve neden orada olduğu yaptığı belli değil).

Biyolojinin acıması yok ki derken doğru söylüyorsun ama biyolojik determinizme düşmeyin. Öncelikle herhangi bir evrimsel psikologla konuşursanız size ilk söyleyeceği şey şu olacak : genetiğin davranışa etkisi rastlantısaldır (probabilistic), deterministik değildir.

Disiplini, duygusal gücü ve cesareti, görünüşün önüne koyun. İnanın bana bunlarda yetkin olan erkeğe isterse hiçbir kadın dönüp bakmasın mühim değil. Böyle bir erkek, hergün başka kadına atlayan ama bu üçüne sahip olmayan adamdan daha iyidir, daha mutlu ve doyumlu yaşayabilir.

Alfa Erkek – Jason MOTHERFUCKING Statham modu

1.78 cm boyunda, kel ve 50 yaşında bekar bir erkek. Henüz evlenmemiş … Böyle girince “yazık lan …” demek geliyor içinden ama amcamız Jason MOTHERFUCKING Statham (JMS). Maskülinitenin boyu, saçı ve yaşı nasıl önemsizleştirdiğinin yeryüzü temsilcisi. Bu amcamız, 2010 yılından beridir kız arkadaşı olan Rosie Huntington-Whiteley ile (çıkmaya başladıklarında Jason Statham 42, Rosie Huntington-Whiteley 22 yaşında idi) hayatından memnun görünüyor. Kel istemem, 185 altı erkeğe bakmam diyen kızlarla çıkamaz ama. Çok da sikindeydi o kızlar 😀

JMS’yi buraya ara ara taşıyoruz zira kız arkadaşıyla hep maskülin pozlar veriyor. Biri de aşağıdaki. Illimitable Man bu fotoğrafa “bir erkek kız arkadaşıyla böyle poz vermeli” diye yorum yazmıştı. Donald Jr. örnek almalı 🙂

Tamam, eğer erkek kadından bir 8 – 10 yaş veya daha fazla büyükse bu tür bir ilişki liderliği ve eğlenen ustalık yakalamak zor değil. Zaten 20li yaşlarının ilk yarısındaki gençlerin problemlerinden biri de kız arkadaşları ile aralarına koyabilecekleri yaş farkının sınırlı olması.

JMS, klasik pozu kusursuz veriyor :

  • Kalçadan – omuza kadına bitişik fakat kadından öteye dönmüş vücut.
  • Hatunu kollarıyla sarmış ama hatuna dönük olmayan vücut.
  • Kadın kendisine hayranlık ile bakarken uzağa bakmak (eski Türk aile fotoğraflarındaki babalar gibi uzağa bakmış).
  • Kontrapost pozisyonu.
  • Hatun HB9 (HB10 teorik üst sınırdır, gerçek hayatta bulunmaz :))

Jason MOTHERFUCKING Statham, alfa tanrı Mars‘ın yeryüzü temsilcisi.